• Sonuç bulunamadı

Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi. 2. Olağan Büyük Kongresinde Genel Başkanımız. Sayın Ertuğrul Zekâi Ökte nin Konuşması.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi. 2. Olağan Büyük Kongresinde Genel Başkanımız. Sayın Ertuğrul Zekâi Ökte nin Konuşması."

Copied!
10
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi

2. Olağan Büyük Kongresinde Genel Başkanımız

Sayın Ertuğrul Zekâi Ökte’nin Konuşması

5 Aralık 2010

Saygıdeğer Divan Başkanı, Yardımcısı ve Divan Heyeti;

Partimizin değerli Bölge, İl, İlçe Başkanları ve Liderleri;

Sevgili Üye ve Delege Arkadaşlarım;

Sayın Konuklarımız;

(2)

Sizlere en içten duygularımla saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Partimizin İkinci Büyük Kongre Toplantısında aranızda bulunamadığım için çok üzgünüm.

Ağır bir kalp krizi ve daha sonra nedeni bilinmeyen başdönmesi ve dengesizlikler bu anlamlı ve önemli günümüzde sizlerle birlikte olmama, Kongreye katılmama engel oldu.

Büyük Kongremizin üyelerimizin hertürlü çıkar ve hırslardan, kıskançlık, haset ve bencilliklerden arınmış, özgüvenlerinin ve iradelerinin oluşturduğu tertemiz ve yüce manevi havasını, birlikte olmanın sevinç ve coşkusunu, takdir ve kararlarınıza sunulacak görev ve sorumluluk

konularımız hakkındaki görüşlerinizi paylaşmamızı önledi.

Hayatın akışı içinde doğal karşılanması gereken bu durumun Partimize, birbirimize,

yöneticilerimize bağlılığımızdan hiç bir şey eksiltmeyeceğine aksine daha da şuurlu olarak artıracağına inancım tamdır. Ayrıca bu Büyük Kongremizde üyelerimiz kendi özgür iradeleriyle, her an ve her durumda, inançları ve bilgileri doğrultusunda kararlar alarak, görevlerini yerine getirerek Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi’nin bir Lider ve şahıs partisi olmadığını

kanıtlayacaklardır.

Bu görüş ve düşünceler içinde sizlerle beraber olamayışımı, Kongreye katılamayışımı bağışlamanızı diliyorum.

Sizlere sağlıklar, esenlikler, başarılar dualarımla selamlıyorum.

Yüce Allahımızdan mağfiretini esirgememesini diliyorum.

Allah yardımcımız olsun.

(3)

Saygıdeğer Divan Başkanı ve Üyeleri;

Aziz Başkanlar ve arkadaşlarım;

Sayın Konuklar;

Partimizin İkinci Büyük Kongresi çalışmalarına başlamış bulunuyor. Saygıdeğer Divan Başkanı, Şehit ve Gazilerimize Saygı duruşumuzu, İstiklal Marşımızı ve yeminimizi icra ettirerek bu büyük ve mutlu etkinliğimizi başlattı.

“Müdafaa-i Hukuk” fikir ve düşüncesinin yeniden hayata geçirilmesi 1990larda gerçekleşti.

Başta İnsanımızın maddi ve manevi hakları olmak üzere, toplumumuzun,

Milletimizin,Devletimizin ve Vatanımızın haklarının korunması, savunulması, geliştirilmesi anlamında Müdafaa-i Hukuk, bir zorunluluk olarak yeniden doğdu. 2000 li yıllarda

“Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi Derneği”

adı altında örgütlendi. Bu derneğin etkin fikri ve araştırmacı çalışmaları sonunda elde edilen birikimle

“Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi”

kuruldu.

Dünyamız yeni bir yüzyıla, 21. Yüzyıla girerken örgütlenmeye başlayan “Müdafaa-i Hukuk Hareketi” düşünce ve fikirleri, 2006 yılında siyasi bir parti çatısı altında toplandı. Yeni yüzyılın partisi özellikleriyle Yüce Milletimizin siyasi hayatında yer aldı.

Partimiz bir miras partisi değildi. Bir şahsa, özel veya kamusal bir servete, güce dayanmıyordu.

Milletin evlatları, kendiliklerinden bir araya gelmişler; karşılaştıkları sorunları, toplumlarının sorunlarını, halklarının durumlarını, devletin ve milletin bağımsızlığının yeniden kazanılmasını dikkate alıp, çözmek ve düzeltmek için siyasi hayatta çalışmanın gereğine inanarak partiyi kurmuşlardı. Herhangi bir güce dayanmadan, ondan destek almadan, parasız pulsuz bir parti

(4)

bölümde açıklanıyordu. Bunlar;

1- Hayatımızın ve kaderimizin başkaları tarafından, başka güçler tarafından belirlendiği,

2- Toplumumuzun sürekli yapay sorunlarla ve risklerle işgal edildiği, gerçek sorunlardan uzak tutulduğu,

3- Halkımızın yılgınlıklar, belirsizlikler ve ümitsizlikler içinde kaldığı,

4- Milli Kültürümüzün, milli değerlerimizin, düşünce ve hayat tarzımızın tehdit ve tehlike ve baskı altında bulunduğu,

5- Yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin varlığımızı ve gelişmemizi etkilediği,

6- Toplumumuzun büyük bir güven bunalımı içinde bulunduğu, Özgüvenlerimizin çözüldüğü,

7- Devletimizin, Kamu ve Özel Sektörün, fertlerin büyük bir borç yükü altında oldukları,

8- Toplumumuzun üretmeden tükettiği, tüketim toplumu olduğu,

9- Sağlık, eğitim, adalet, güvenlik, kamu hizmetlerinin yetersiz, pahalı ve tüketici olduğu,

(5)

gibi sorunlar olarak sıralanmıştı.

Partimiz, kesinlikle çözülmesi gereken 4 sorun/dava belirlemişti. Bunlar; Tam bağımsızlığın yeniden elde edilmesi, Egemenliğin bütün anlam ve kapsamı ile halkımızca uygulanması, Cehaletin ortadan kaldırılması ve Yoksulluğun kontrol altına alınması olarak açıklandı. (Parti Davaları) olarak benimsendi.

Partimiz, özgürlükler tam, doğru ve bütün çağdaş anlamları ile kullanılmadan siyasi hayatta herhangi bir gelişme olmayacağını ve demokratik hayata katkı sağlanamayacağına inancını açıkladı.

Partimiz, siyasi partilerin amaçlarının iktidar olmak, iktidarı ele geçirmek ve bu yolla programını uygulamak olduğunu kabul etmekle birlikte Siyasi Partilerin bulundukları topluma ve içinden çıktıkları ulusa karşı çeşitli görevlerinin olduğunu da kabul ediyor. Bu görevleri partinin her durumda iktidarda-muhalefette, hatta hiç seçime girmese bile yerine getirmesi gereğine inanıyor. Bu yaklaşımla görevlerini tüzüklerinde (İçtüzük 4/md.) gösteriyor.

Bu görevlerin başında; Cumhuriyetimizin niteliklerini, ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliğini, dilimizi, bayrağımızı, istiklal marşımızı canımız, namusumuz, şerefimiz pahasına korumak;  Ana dilimiz Türkçemizi geliştirip, güçlendirmek, yaymak; İnsan varlığımızın her türlü maddi ve

manevi hayatını geliştirmek… var.

Bu yüzyılın partisi olarak Partimiz kendine özgü özellikleriyle bütün diğer partilerden ayrılmaktadır.

Bu özelliklerin başında üyelerimizin durumu gelir. Onların hakları, görüşleri, sorumlulukları gelir.

İkincisi Kadın üyelerin durumudur. En önemlisi ise, Partimiz Lider partisi değildir. Lider görevli bir üyedir. Esas yetki (Genel Yönetim Kurulunda) ve Kademe (Yönetim Kurumlarındadır). Mali esaslar, “imece” usulüne bağlıdır. Üye aidatları, bağışlar, imece, giderleri karşılayacaktır.

Partimizin amaçları vardır. İlkeleri vardır. YEMİNİ VARDIR. Programı tamamen özeldir.

(6)

Saygıdeğer Divan Başkanı ve heyeti;

Sayın Başkanlar, Liderler;

Sevgili üye arkadaşlarım;

Sayın konuklar;

Partimizin kuruluş aşamasında insanımız, toplumumuz, ulusumuz, devletimiz ve

vatandaşlarımızla ilgili hangi sorunlar tespit edilmişse, hangi olumsuzluklar belirlenmişse bugün bu sorunlar ve olumsuzluklar katlanarak devam etmektedir. Örgütlenmiş cehalet bütün toplum yaşamımızı, kamu kurum ve kuruluşlarını, öğrenim kurumlarını sarmış bir durum

göstermektedir. Yoksulluk artmış, işsizlik en önemli ve çözümlenmesi en zor görünen boyutlara ulaşmıştır. Dünya ekonomik bunalımına ve bu bunalımın çeşitli etkilerine rağmen

ekonomi-politik alanında hiç bir değişme yoktur.

Denebilir ki, Türkiye dünyada kapitalist, neoliberal düzey ve kapsamda tam olarak uygulamaya çalışan, küreselleşmeyi devam ettiren ender ülkelerden biridir. Serbest piyasa, yabancı dövize dayalı büyüme modeli ihracatı ön plana almaya çalışsa da başarılamayan tüketime önem veren iktisadi politikalar. Sorunları örtmeye, ertelemeye yönelik tutum ve davranışlar. Halkımızı hiçbir gerçek sorun ve konuda ve özellikle iktisadi hayatında aydınlatmaya, bilgilendirmeye gerek görmeyen totaliter yaklaşımlar. Tarım ve hayvancılığın çöküş noktalarına geldiği,

kaynaklarımızın kalkınmamızda kullanılmadığı, aksine hergün biraz daha ulusal özelliğini yitirdiği, sanayi ve ticaret alanlarında beklenen ilerlemelerin görülmediği bir ekonomik hayat yaşanmakta.

Hergün siyaset tartışılmakta; gerilim-çatışma- hiçbir sorunu çözmeden politika yapma siyasi hayatımızın özellikleri…

Hukuk, adalet, Yargı kavramları herkese, her güce göre değişken ve tam anlamı ile gerçek

(7)

değerlerini yitirmiş bir durumda.

Her kurum ve kuruluşla, kesimle kavgalı olmasada küskün bir iktidar; Siyaseti mücadele ve çıkar sağlama alanı kabul eden, birbirleriyle devamlı çatışma halinde olmayı etkinlik sayan partiler; sorun üreten, ürettiği kadar güç sağlayacağını ve yaşayacağını savunan bazı medya kuruluşları ve her yerde siyaset(!)

İşte Türkiyede Demokrasi… Korku, çekingenlik ve güvensizlik…

Kısaca özetlediğimiz bu durum ve gelişmelerin geleceğimizle, ülkemizin 21. Yüzyılda çağdaş bir toplum düzeyine ulaşmasında hiç bir yararı yok. Aksine geleceğimizi tehdit eden, tehlikeye sokan birçok unsuru taşıyorlar.

Bugün; yaşadığımız zaman kesitinde, dünyamız, ilgili bulunduğum bölgelerimiz, çevremiz çok zor sorunlarla karşı karşıya bulunuyorlar. Önce ekonomik kriz henüz sona ermiş değil.

Avrupada ülkeler ağır borç batağı içindeler. Yunanistan- İrlanda; İrlandanın, Portekizin iflas noktasına gelmesi bekleniyor. İtalya ve İspanya da güç durumda. İzlenen ekonomik politikalar değişiyor. Her değişim sosyal olayları tetikliyor. Onbinlerce genç, onbinlerce işçi caddelerde izlenen politikalara direniyor.

Dünya ekonomik güç merkezi ilk defa Asyada Çin-Hind-G.Kore-Japonya’da toplanıyor. Çin başı çekiyor. Hegemon gücü temsil ediyor. Gelecekte bu güçlerin durumunu tahmin zor, fakat

dünya’ya egemen olacakları bekleniyor.

Ortadoğu Bölgemiz tam bir cadı kazanı. Hiçbir sorun çözülmüş değil. Irak’ta belirsizlik devam ediyor. Filistin her an patlamaya hazır bir bomba. Bütün ülkeler silahlanıyor.

İran sorunu bir bölge sorunu olmaktan çok uzak dünya sorunu… Ya nükleer güç olacak, bu güçle yaşamasını öğreneceğiz, ya da ağır bedeller peşinen ödenerek İran kendi mecrasına

(8)

Türkiyemiz kısaca değindiğimiz bu çerçeveler içerisinde yaşayacak.. geleceğimizi hazırlayacak..

Geleceğin somut sorunları ise bütün dünya ve ülkeler için biliniyor. Dünya toplumları gelecek 5-10 yıl içinde

1- Enerji

2- Su

3- Tarım

4- İletişim

dar boğazlarına gireceklerdir. Özellikle nüfusu bizim gibi yüksek olanların (Endonezya, Pakistan, Bengaldeş, Hindistan, İran…) tek çabaları karın doyurmak olacak. Açlıkla savaş…

Türkiyemiz  açıklanan bu durumu ve görüntüsüyle veya siyasi iktidarların ve hatta iktidarla birlikte muhalefet partilerinin ortaya koydukları durum ve görüntülerle açıklanan sorunlarla başa çıkabileceklermidir?

Bu soruya bugün olumlu cevap vermek imkansızdır. Çünkü açıklanan siyasi kuruluşlar ister iktidarda, ister muhalefette olsun fikren geleceğe hazır değillerdir. Onlar için gelecek yoktur, bugün vardır. Liderlerinin ömrü veya etkinlikleri kadar bir değer taşımaktadırlar.

İşte Saygıdeğer Başkanlar, Üyeler, Liderler, Konuklar!...

(9)

“Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi” o günler için gereklidir. O günler içindir.

Partimiz, geleceğimizi yeniden yapmak zorundadır. Yeniden yapılandırmak zorundadır.

Tüzüğünde, programında açıkladığı gerçekçi, milletimizin düşünce ve vicdanından doğan ekonomik, sosyal, kültürel politikaları ile geleceğimizi yeniden düzenleyecek ve güvence altına alacaktır. “İktisadi ve Sosyal Kalkınma” plan ve programları ile, yoksullukla mücadele

projeleriyle kısaca ortaya koyduğu amaçları ve ilkeleri doğrultusunda yaptığı ve yapacağı çalışmalarla partimiz;

1- Açıklanan sorunları çözerek, vatanımızı bir tarım-sanayi-ticaret ülkesi haline getirecek.

2- Bilim-Teknik ve Teknoloji üçlüsünün bir bütün olan yapısını toplumun kültürüne ve bütün alanlarına etkin kılarak cehaletten, yoksulluktan, borç batağından kurtulmamızı sağlayacak ve Türkiyeyi çağdaş toplumlar düzeyinin üstüne çıkaracak, Milli kültürümüzü bu düzeyde dünyaya egemen kılacaktır.

Bunun için bugüne kadar üyelerimiz bilgilendirilmekte, aydınlatılmaktadır. Aynı strateji partimizin örgütlenme ve diğer bütün aşamalarında da uygulanmalıdır.

Bu seçkin, vefakâr, sevgili Yüce topluluğa saygılarımı ve sevgilerimi sunarken; onların partilerine inançla bağlanmalarını, bilgilerle bu inançlarını güçlendirmelerini, birbirlerini

sevmelerini, birbirlerine güvenmelerini, aralarına bozguncu ve kötü niyetlileri almamalarını, Aklı ve bilimsel düşünceyi her konuda rehber edinmelerini öneriyorum.

Birlikte geçirdiğimiz yılları, günleri, saatleri Yüce Allahın bana verdiği en büyük nimet olarak kabul ediyorum.

Allahaısmarladık… Benim aziz arkadaşlarım ve dostlarım.

(10)

Ertuğrul Zekâi ÖKTE

Referanslar

Benzer Belgeler

Çelen, EGO Genel Müdürlü ğü’nün de 2004’te abonelerden mevzuata aykırı fazla bağlantı bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek, Gökçek’in merkezi ısıtma sistemleri

“Irkçılık-Turancılık” davasından 1944 yılında ceza almıştır. Alparslan Türkeş mahkeme salonunda vermiş olduğu ifade ile önemli bir düşünce sisteminin

Bizim için "bir arada yaşama ilkeleri" insan onurunu merkeze almak, hak ve özgürlükleri güvencelemek, kuvvetler ayrılığını tesis etmek, doğayı ve çevreyi

Demokrasi ve atılım partisi, her bir vatandaşımızın daha özgür, daha eşit, daha zengin olması için

İlaveten, 2972 sayılı Kanunun 5/a-b maddelerinde; nüfus sayılarına göre seçilecek “ İl Genel Meclisi Üyesi” ve “Belediye Meclisi Üyesi” sayıları tablo

İnternet hizmetini tüm Türkiye için ucuz ve hızlı hale getirmek için çalışacağız.. İnternet kullanımındaki haksız yasaklara, engellere

Biz bunun için hazırız, DEVA Partisi bunun için

Bir de tabii daha vahimi değerli arkadaşlar, çok da öncesine gitmeyelim, daha iki ay önce cumhurbaşkanının bir açıklaması var.. Diyor ki; “Ekonomimiz pik yapıyor,