YEM BİTKİLERİNİ KARIŞIM OLARAK YETİŞTİRMELERDE ALAN EŞDEĞERLİK ORANI, REKABET İNDEKSİ VE BESİN SAĞLAMA İNDEKSİ
Mustafa KIZILŞİMŞEK Adem EROL KSÜ., Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Kahramanmaraş
ÖZET
Tarımsal sistemler oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu sistemlerde, bireyler arasında her zaman biyolojik, fiziksel ve morfolojik etkileşimler ortaya çıkmaktadır.
Birlikte üretimde ise, yalın üretime göre daha karmaşık bir sistem mevcuttur.
Birlikte üretimde verimi ve kaliteyi etkileyen faktörler arasında Alan Eşdeğerlik Oranı (AEO), Rekabet indeksi (RI) ve Besin Sağlama İndeksi (BSİ) önemli bir yere sahiptir.
Bu makalede, birlikte üretimde AEO, RI ve BSİ'nin tanımı, bu değerlerin matematik modeller aracılığı ile tahmin edilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi tartışılacaktır.
LAND EQUIVALENT RATE, INTER SPECIES COMPETITION AND NUTRIENT SUPPLEMENTATION INDEX IN INTERCROPPING OF FORAGE CROPS
ABSTRACT
Agricultural systems have a quite complex structure. Always there are biologic, physiologic and morphologic interactions among individual plants in these systems.
There are more complex systems in intercropping compared with the sole cropping. Among the factors affecting yield and quality in intercropping, Land Equivalent Ratio (LER), Competition İndex (CI) and Nutrient Supplementation Index (NSI) are of great importance.
In this paper, definition of LER, CI and NSI in intercropping, calculation of these values through the mathematical models and analysing of the results will be discussed.
GİRİŞ
Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de tarımsal araştırmaların ana hedefi, birim alandan elde edilen net geliri ve kaliteyi artırmaktır.
Ülkemizde mevcut tarımı yapılan arazi içerisinde yem bitkilerinin payı %2'nin altındadır. Oysa bu değer hayvancılığı gelişmiş ülkelerde %20-25 dolayındadır. Çayır mer'a alanlarımız ise miktar olarak yeterli olmasına karşın, uzun yıllardan bu yana devam eden yanlış amenajman sonucu, çoğunluğu dejenere olmuş durumdadır. Buna tarla tarımı içerisinde yem üretiminin de az yapıldığı eklenirse, hayvansal ürün üretimi ve tüketimimizin neden düşük olduğu, hayvansal ürünlerin niçin pahalı olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Karlı bir hayvansal üretim için yem giderlerinin en az %70'nin işletme içinde sağlama zorunluluğu vardır. Buna karşın ülkemiz hayvancılığı büyük
ölçüde fabrikasyon yemlere bağlıdır. Halbuki hayvancılığımızın en büyük sorunu çiftlik yemlerindeki üretim eksikliğinden kaynaklanmaktadır
Yem üretimini artırmak için gerek çayır mer'alarımızın ıslahında ve gerekse tarla tarımından yem üretimi konularında, birlikte üretim (intercropping) son derece önemli bir yere sahiptir. Genel anlamda birlikte üretim, en az iki farklı bitkinin, aynı yetiştirme sezonunda, aynı alan üzerinde yetiştirilmesi anlamına gelmektedir. Uygulama bakımından çok değişik şekilleri olan birlikte üretim sistemleri mevcuttur. Örneğin, her bir sıraya farklı türün ekilmesine birlikte üretim (intercropping), tohumların ekimden önce karıştırılması ve sonra ekimin yapılması karışım yetiştirme (mixed cropping) veya, geniş şeritler halinde farklı türlerin yan yana ekilmesine ise şerit ekimi (strip cropping) adı verilmektedir. Bazı araştırıcılar ise bütün sistemleri genel olarak Birlikte Üretim olarak adlandırmaktadır.
Birlikte üretimin sistemlerinin, her bir türün ihtiyacına yeteri kadar cevap verebilecek bir gübrelemede karşılaşılan güçlükler ve karışıma giren türler arasında besin, su ve ışık rekabeti gibi sorunları bulunmaktadır. Ancak bu gibi problemler, ekim şekli, bitki sıklığı, ekim oranı gibi bazı kültürel önlemler ile bir miktar giderilebilmektedir. Ancak, bu sorunların giderilebilmesi için öncelikle problemlerin şiddetini, ortaya çıkış zamanını ve nedenlerini saptamak gerekmektedir.
Ülkemizde yapılan birlikte üretim araştırmalarında genellikle en önemli veri olarak elde edilen toplam yeşil ot veya kuru ot değerleri dikkate alınmakta, oysa AEO hesabı yapılmamaktadır. Halbuki AEO karışım yetiştirmekte hangi sistemin diğerinden üstün olduğunu belirlemekte yardımcı bir veridir. Rekabet indeksi ise, karışımdaki bitkilerin belirli bir ekim oranında, ortaya koydukları yarışma performansını gösterdiğinden, araştırıcılara ileriki çalışmalarında ekim oranını ayarlamada kolaylık sağlayabilir.
Bu makalede, yem bitkilerinin karışım halinde yetiştirilmesi durumunda, alan kullanım etkinliğinin, bitkilerin rekabet güçlerinin ve türlerin besin sağlama yeteneklerinin nasıl tahmin edileceği, bu konuların bazı matematik modeller ile nasıl hesaplanacağı ve tarımsal araştırma ve üretimdeki önemi tartışılacaktır.
ALAN EŞDEĞERLİK ORANI (AEO)
Yem bitkilerini birlikte yetiştirme durumunda, karışımın bileşenleri olan bitkilerin verimleri, yalnız yetiştirmeye göre bir düşüş gösterebilmektedir Ancak çoğunlukla toplam verimde artışlar gözlenmektedir. Bu verim azalışına ve artışına etki eden en önemli faktörlerden biri bitki sıklığıdır. Bu konuda yapılan araştırmalarda genellikle verim bakımından dominant olan bitki türünün ekim sıklığı, toplam verimi etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır (1). Ancak verimi etkileyen diğer önemli bir faktör ise, ekolojik kaynakların ne kadar etkin kullanıldığıdır. Son yıllarda ülkemizde yem bitkilerini karışım halinde yetiştirme olanakları üzerinde yapılan araştırmalar yoğunlaşmıştır. Ancak bu tür araştırmalarda, karışıma giren bitki türlerinden her hangi birinin yalnız yetiştirmedeki verimi, karışımların veriminden yüksek olduğunda, karışım yetiştirmelerin tavsiye edilmediği de görülmektedir. Oysa karışım yetiştirmelerde karışım oranın ne olacağı ve hangi sistemlerin önerilebileceği konusunda karar vermede etkili olan tek faktör, üretilen yeşil otun miktarı değildir.
Burada, kuru ot verimi, hazmolabilir protein verimi ve alan kullanım etkinliğinin bir
göstergesi olan AEO'da göz önüne alınması gereken önemli kriterlerdendir. AEO, karışım sistemlerinin birim alanından elde edilen verimin, bitkileri ayrı ayrı yetiştirdiğimizde de alınabilmesi için gerekli alan miktarıdır (2). Bu konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; AEO 1,25 olarak hesaplanan bir karışım sisteminden birim alandan elde edilmiş olan toplam verimin, bitkileri saf olarak yetiştirdiğimizde elde edilebilmesi için 1,25 birim alana gereksinim duyulmaktadır. AEO oranının hesabında bitkilerin oransal verimlerinden yararlanılmaktadır.
Bu oran şu şekilde hesaplanır;
AEO=OVA +OVB Burada AEO=Alan Eşdeğerlik Oranı.
OVA= A bitkisinin Oransal verimi OVB= B bitkisinin Oransal verimi
Oransal verim, bir türün karışım içerisindeki veriminin yalnız yetiştirildiğindeki verime oranıdır. Yani,
OVA= KVA/ YVA
KVA=A türünün karışımdaki verimi YVA= A türünün yalnız ekimdeki verimi
Elde edilen değer 1'ise, karışım yetiştirme ile türleri yalnız yetiştirme arasında alan kullanımı veya alan ihtiyacı yönünden bir farkı olmadığı, sonucun 1'den küçük olması durumunda karışım yetiştirmenin yapılmaması gerektiği, 1'den büyük olması durumunda ise karışım yetiştirmenin saf yetiştirmeden üstün olduğu sonucuna varılır.
Bu konuları daha iyi açıklamak için karışım ve saf yetiştirmeden elde edilen mısır ve soya yeşil ot değeri üzerinden birer örnek verelim.
Tablo 1. Karışım Sistemlerindeki Mısır, Soya ve Toplam Yeşil Ot Verimi (kg/da) Değerleri ve AEO.
Yetiştirme
Sistemleri Mısır Verimi Soya Verimi Toplam
Verim AEO
A-Saf Mısır 6875 - 6875 1.00
B-Saf Soya - 2200 2200 1.00
C-1Mısır+1Soya 3800 700 4500 0.87
D-2Mısır+1Soya 3796 986 4782 1.00
E-2Mısır+2Soya 4765 1195 5960 1.23 Tablo 1'den de izlendiği gibi, saf sistemlerin AEO değerleri 1.00 olarak hesaplanacaktır. Karışım sistemlerinden C sistemi için hesaplanan AEO;
((3800/6875)+(700/2200))=0.87 olacaktır. Bu durumda karışım yetiştirme ile alan kullanım etkinliği %13 (0.87-1= -0.13) azalmıştır. Diğer bir ifade ile, karışımın 1 da alanından elde edilen yeşil ot verimi, bitkileri saf yetiştirilerek 0,87 da alandan elde edilebilirdi. Bu durumda karışım yetiştirme bir avantaj sağlamamaktadır.
D sisteminde AEO sonucu 1.00 olarak bulunmuştur. Bu durumda karışım yetiştirme ile bitkileri yalnız yetiştirme arasında, farklılık bulunmamıştır. Ancak elde edilen ot bir buğdaygil ve baklagil karışımı olduğundan kalite daha iyi olacaktır ve karışım yetiştirme tavsiye edilebilir.
E sisteminde ise AEO 1.23 olarak tespit edilmiştir. Yani ekolojik kaynaklar, dolayısıyla alan %23 (1.23-1=0.23) daha etkili kullanılmıştır. Başka bir ifade ile, karışım yetiştirme sayesinde 1 da alandan elde ettiğimiz bu kompozisyondaki otu, bitkileri ayrı ayrı yetiştirme ile ancak 1.23 da araziden elde edebilirdik. Bu sistemde toplam yeşil ot verimi 4765+1195=5960 kg/da olarak bulunmuştur. Bu rakamlardan, karışımın toplam veriminin saf mısır veriminden daha düşük olduğu izlenmektedir.
Burada, düşük verimli bir sistemin nasıl avantajlı olduğu sorusu akla gelebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, karışımın toplam verimi saf soya veriminin de iki katından fazladır. Bu nedenle, karışımların verimlerini incelerken, karışımı oluşturan bileşenlerin saf verimleri arasındaki farklılık da dikkate alınmalıdır. Dolayısı ile burada üreticinin amacı, karar vermede etkili bir faktör olacaktır. Eğer üretici için otun kalitesinden çok, mutlak miktarı önemli ise, saf mısır yetiştirebilir. Ancak kalite bakımından daha üstün olan bir ot karışımı elde etmeyi hedefliyor ise, bitkileri ayrı ayrı değil E sistemindeki gibi karışık olarak yetiştirmelidir. Buradaki örnekte saf sistemler ile karışım sistemler arasındaki açık verim farklılığı, saf mısır ile saf soya verimleri arasındaki farklılığın yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, karışım yetiştirmelerde verim bakımından dominant olan türün bitki sıklığını çok azaltmamak gerekmektedir. Nitekim yapılan araştırmalar karışım yetiştirmelerde, verimi belirlemede dominant olan bitki türlerinin karışımdaki paylarının veya bitki sıklıklarının çok azaltılmaması yönündedir (1, 2, 3). Ancak bu şekilde mutlak bir verim üstünlüğü sağlanabilir. Türler arasında verim farklılığının fazla olmadığı karışımlarda ise bu sorun hemen hemen hiç ortaya çıkmaz.
Bazı araştırıcılar farklı bitkilerin aynı kombinasyonlarının veya aynı bitkilerin farklı kombinasyonlarının değişik sonuçlar verdiğini, bu nedenle araştırmalarda karışım kombinasyonlarının ve bitki türlerinin seçiminin çok önemli olduğunu bildirmektedirler (4, 5).
Yeşil ot verimi araştırıcılara gerçekten önemli ip uçları vermektedir. AEO değerleri bu güne kadar genellikle türlerin ve karışımın yeşil ot verimi üzerinden hesaplanmıştır. Ancak hayvansal üretimde otun miktarı kadar, hazmolabilir besin maddesi de önem kazanmıştır. Nitekim son yıllarda, birim alandan elde edilen yeşil ottan ziyade, hazmolabilir ham protein oranı dikkate alınmaktadır. Hatta bazı araştırıcılar, daha da ileri giderek, birim alandan elde edilen otun hayvanlara ne kadar canlı ağırlık artışı sağladığını hesaplamaktadırlar. Buradan hareketle, karışım yetiştirmelerin AEO değerleri sadece yeşil ot verimi üzerinden değil aynı zamanda kuru ot, ham protein oranı ve protein verimi üzerinden de hesaplanmalıdır. Bu şekilde araştırma sonuçları daha etkili şekilde uygulamaya aktarılabilir.
REKABET İNDEKSİ (RI)
Besin maddesi, ışık ve toprak suyunu yeteri kadar alma yarışı olarak tanımlanan rekabet, belirli bir tür içerisinde ve türler arasında ortaya çıkabilir. Rekabet kelimesini ilk kez tanımlayan bilim adamlarından olan Clements'e göre rekabet, bitkilerin içinde bulunduğu fizyolojik faktörleri değiştirmelerinden kaynaklanmaktadır (6). Nitekim Wahua ve Miller (1978), soyayı uzun boylu sorgum ile birlikte yetiştirdiğinde, soyanın azot fiksasyonunun çok önemli derecede azaldığını, ve N bakımından sorgum ile rekabete girmek zorunda kaldığını bildirmektedirler (7). Braakhekke (1980) rekabeti, kıt
kaynaklara aynı anda ihtiyaç gösteren bireylerin, bu kaynakları kullanmaya başlaması ile ortaya çıktığını, bu paylaşım sırasında ise bireylerin birbirlerinin büyüme, gelişme ve ürün verme kapasitelerini azalttıklarını bildirmiştir (8). Bu tanımlamaya göre rekabetin ortaya çıkabilmesi için, söz konusu çevre kaynağının kıt durumda bulunması, aynı anda farklı bireylerin bu kaynaktan yararlanmaya başlaması gerekmektedir. Buradan hareketle, farklı morfolojik yapılara sahip, farklı besin istekleri olan veya farklı familyalara ait bitkiler arasındaki rekabetin, aynı morfolojik yapıda, aynı besin maddelerine gereksinim duyan veya aynı familyalara ait bitkiler arasında ortaya çıkan rekabetten daha az olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerle karışım yetiştirmelerde, rekabeti en aza indirecek bitki türlerinin seçilmesi, son derece önem taşıyan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Genellikle yem bitkileri yetiştiriciliğinde farklı türlerin kullanıldığı karışım yetiştirmelerde bir rekabetin ortaya çıkması sık rastlanılan bir durumdur. Daha önce yapılan çalışmalarda karışımdaki türler arası rekabetin öncelikle su ve azot gibi toprakta hareketli kaynaklar bakımından ortaya çıktığı bildirilmiştir. Bunun nedeninin, kök gelişiminin toprak üstü aksamlardan daha önce ve hızlı olması ve köklerin üst üste gelerek veya iç içe girerek kök bölgesindeki kaynakları daha yoğun tüketmesi ve bu kaynakların değişik nedenlerle kaybolması sonucu bir kaynak kıtlığın ortaya çıkmasıdır (9)
Karışımlardaki besin rekabetini azaltmanın kültürel yollarından bazıları, daha önceden değinildiği gibi, farklı kök yapısındaki türleri, farklı besin isteği olan türleri ve maksimum besin isteğine farklı zamanlarda ihtiyaç duyan türleri seçmektir. Ayrıca uygun bir hayat alanı bırakma zorunluluğu vardır. Rekabetin varlığı bitki aksamlarındaki düşük besin maddesi konsantrasyonlarından anlaşılmaktadır (10).
Birlikte üretimde toplam besin alımı daha yüksek olmasına karşın, asıl avantaj besin maddesinden çok toprak suyu ve ışığın daha etkili kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Rekabet, bitkilerin ilk fide döneminden itibaren başlamasına karşın, bitkilerin hızlı bir büyüme gösterdiği dönemlerde ve besin maddesinin depolandığı dönemlerde en yüksek düzeye ulaşmaktadır (11).
Aslında hiçbir zaman iki türün ihtiyacı tam anlamıyla aynı olamaz. Belirli bir ekosistemdeki tüm bireyler birbirleri için potansiyel bir rakiptir. Ancak yapılan araştırmalar türlerin kök, sap ve yaprak özellikleri ile rekabet yetenekleri arasında sıkı bir korelasyon olduğunu ve bitkilerin morfolojik özelliklerinin farklılaşması durumunda rekabetin de azalacağını ortaya koymuştur (12). Hem tür içi hem de türler arası rekabette önemli olan bir diğer faktör ise, rekabet edilecek kaynağın mevcut miktarıdır. Eğer bu miktar her iki birey için yeterli ise bir rekabetin varlığından söz edilemez. Bununla birlikte hemen hemen bütün eko sistemlerde bir veya daha çok kaynağın belirli dönemlerde yetersiz olması kaçınılmazdır.
Son yıllarda türler arası rekabet üzerine oldukça yoğun araştırmalar yapılmış ve bu rekabetin somut olarak ortaya konulabilmesi için matematik modeller geliştirilmiştir (13, 14).
Bu matematik modellerden özellikle türler arası rekabetin belirlenmesinde kullanılanı yer değiştirme serileri modelidir (14). Bu modelde özellikle yem bitkileri karışımları için hangi karışım oranı ile rekabetin azaltıldığı ve çevre kaynaklarının ne kadar yeterli olduğu tahmin edilmektedir.
Daha önce hesaplanan oransal verim değerlerinden aşağıdaki eşitlik aracılığı ile rekabet katsayısı hesaplanır.
RIAB= (OVA) (EOB)/(EOA)-(1-OVA)
RIAB = A türünün B türü karşısındaki rekabet gücü.
EOB = B türünün ekimdeki tohum oranı.
EOA = A türünün ekimdeki tohum oranı.
OVA = A türünün oransal verimi.
Aynı şekilde B bitkisinin A bitkisine göre rekabet indeksi ise, RIBA=OVB*EOA/EOB-(1-OVB) formülü ile hesaplanır.
Rekabet indeksi, karışıma giren bir türün ekimdeki oranı ve verimi dikkate alınarak, diğer türler ile nasıl bir etkileşime girdiğini ve ekolojik kaynakları diğer türlere oranla nasıl kullandığını ifade eden bir parametredir.
Rekabet indeksinin nasıl yorumlanabileceğini örneklerle açıklayalım. Tablo 1'deki D karışım sistemindeki mısır ve soya verimlerini kullanarak ve ekim oranının
%60 mısır %40 soya olduğunu varsayarak RI değerini her iki bitki için hesaplayalım.
Mısırın oransal verimi (OVm) = 3796/6875=0,55, Soyanın Oransal verimi (Ovs) = 986/2200=0,45'dir.
Mısırın soya karşısındaki rekabet indeksi (RIms);
RIms= 0,55*40/60-(1-0,45)=0,37 olarak,
Aynı sistemde soyanın mısır karşısındaki rekabet indeksi (RIsm) RIsm=0,45*60/40-(1-0,55)=0,68 olarak bulunur.
Rekabet indekslerinden hareketle, bu sistemde ve bu bitki sıklığında soyanın rekabet gücünün mısırdan daha yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle saf verimi mısıra göre oldukça düşük olan soya bitkisi eşit ekim oranında saf soyanın yaklaşık yarısına yakın bir verim oluşturmuştur. bu nedenle oransal veriminin de yüksek çıktığı, ancak bu durumun ekimdeki oranlar ile de yakından ilgisi olduğu söylenebilir.
Eğer herhangi bir bitkinin ekimdeki oranları artırılırsa, o bitkinin veriminin ve dolayısı ile rekabet indeksinin artması beklenir.
Ancak, yukarıdaki örnekte mısırın ekim oranının %70 olduğu ve verimlerin değişmediği varsayılırsa, bu durumda hesaplanan mısırın rekabet indeksi değeri azalacaktır. O halde, bu sistemde, eğer benzer verim değerlerini elde ediyorsak, mısırın ekim oranını daha fazla artırmaya gerek olmadığı düşünülebilir.
Tablo 1'deki E sistemine göre, ekim oranlarının her iki tür için %50 olduğu düşünülerek aynı hesaplamalar yapıldığında, RIms=0,70, RIsm=0,54 olarak hesaplanır.
Bu durumda iki bitkinin rekabet indeksleri arasındaki fark da azalmış olmaktadır.
Nitekim, oransal verimler ile rekabet indeksleri arasındaki benzerlik, bu durumu açıklamaktadır. Bu sistemde bitkiler birbirleri ile çok iyi bir şekilde rekabet etmişler, mısır ekim oranındaki eşitliğe rağmen bir miktar daha fazla oransal verim getirmiş, bu durum mısırın rekabet indeksinin daha yüksek olmasından kaynaklanmıştır.
Bu hesaplama yolu ile elde edilen sonuçlar toplam bitki sıklığına göre değiştiğinden eleştiri de almaktadır. Ancak hangi model kullanılırsa kullanılsın, karışımdaki bitkilerin rekabetleri açısından yalnızca tahmini sonuçlar elde edilebilmektedir. Türlerin birbirleri ile olan rekabet ilişkilerinin tahmini olarak bilinmesi, karışım oranlarını belirlemede önem kazanmaktadır. Nitekim Rekabet İndeksi
de karışım yetiştirmelerde uygun karışım oranını bulmak ve bitki sıklığını ayarlamaya yardımcı olmak amacıyla kullanılabilmektedir (14).
BESİN SAĞLAMA İNDEKSİ (BSI)
Baklagil ve bugdaygil karışımlarını yetiştirmede bugdaygil için yeterli azotu sağlayacak, ancak baklagillerin nodül oluşumunu azaltmayacak bir gübreleme;
araştırıcıların yüz yüze geldiği ve üreticilerin de karşılaşabileceği ana problemlerden birisidir. Bu konuda bir çok araştırıcı, karışım yetiştirmenin bir dezavantajı olduğu şeklinde görüş bildirmiştir (15). Baklagil+bugdaygil karışımları bakımından bu durum daha önce bir çok araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmalar, karışımda verimi belirlemede baskın durumda olan bitki lehinde bir gübreleme yapmanın daha akılcı olabileceğini göstermiştir Bilim adamları ayrıca, yalnız yetiştirilen bitkilerin besin maddesi alımı ile karışımdaki bitkilerin besin maddesi alımı arasındaki farkın yalnızca verimi farklılaştırmadığını, aynı zamanda bir rekabetin varlığını da gösterdiği konusunda görüş birliği içerisindedir. Dolayısı ile bitkilerin besin maddesi alımı ile rekabet güçleri arasında sıkı bir ilişki vardır.
Eğer bitkinin yetişme süresi boyunca kullanılabilir formdaki besinlerin miktarı karışımdaki bütün türleri tatmin edecek seviyede ise bir besin rekabeti ortaya çıkmaz (6). Belirli bir besin elementi bakımından rekabetin şiddetini ve zamanını tayin etmek, yüksek verim elde etme hedefi için sadece bir araçtır. Bu konu ile ilgili olarak yapılan bir araştırmada, mısır ve börülcenin N, P, K ve Ca bakımından rekabete girdiği, bu rekabetin bitkilerin çiçeklenme döneminde açık bir şekilde ortaya çıktığı, mısırın, ekimi izleyen 50. günde, börülcenin ise 40. günde rekabete girdiği, bu nedenle, rekabet başlamadan hemen önce, yaklaşık olarak ekimi izleyen 30. günde yapılacak bir gübrelemenin daha etkili olacağı bildirilmiştir (16).
Karışımdaki bitkilerin başaklanma veya çiçeklenme döneminde yapılan yaklaşık besin gereksinimi hesaplamaları, gübrelemenin formüle edilmesi için bir temel oluşturmaktadır. Aşağıdaki formülde karışımdaki A ve B türleri için besin sağlama indeksi hesaplanmıştır (16)..
BSIA%=100(((KA+KB)/SA)-1)
BSIA=Belirli bir element için A türünün Besin Alım Indeksi.
Bu rakam yalnız yetiştirilen A bitkisinin olağan besin alımının yüzdesi olarak, A+B karışım yetiştirme sistemindeki kombine ihtiyacın karşılanması için eklenmesi gereken olarak tanımlanır.
SA =Saf A bitkisinin belirli bir birim alandaki besin alımıdır.
KA = Karışımdaki A bitkisinin aynı birim alandan besin alımıdır.
KB =Karışımdaki B Bitkisinin aynı birim alandan besin alımıdır.
Buradaki BSI karışımın toplam besin alımının saf bitkinin besin alımına oranıdır.
Yani Toplam Besin Alımı/ Saf Bitki Besin Alımı şeklinde açıklanabilir.
Bu oran, saf ve karışımın besin alımı eşit ise 1'e eşit olacaktır ve bu durumda bir besin ilavesi gerekmeyecektir. Bu yüzden eşitliğe -1 faktörü eklenmiştir Hesaplama sonucu elde edilen BSI. indeksinin geçerli olabilmesi için;
1. Hesaplamada kullanılan birim alan, saf ve karışım için aynı olacaktır.
2. Besin alım oranı saf ve karışımlarda gelişmenin aynı dönemlerinde belirlenmelidir.
3. Karışıma giren bitkilerin farklı gelişme dönemlerinde bulunup bulunmaması önemli değildir, ancak karışım örnekleri bütün bitkilerden eş zamanlı yapılmalıdır.
4. Hesaplamalar belirli bir birim alan için yapılmalı bitki üzerinden hesaplama yapılmamalıdır.
Hesaplamanın ve elde edilen sonucun nasıl değerlendirileceğini bir örnekle açıklayalım.
Saf Mısır fosfor alımı= 3.97 kg/ha
Karışımdaki Mısır fosfor alımı =3.89 kg/da
Karışımdaki börülce fosfor alımı =1.03 olduğu varsayılırsa;
BSI= 100* ((3.89+1.03/3.97)-1)= %23.9 olarak bulunmuştur.
Bu rakam, karışımdaki mısırın fosfor ihtiyacını karşılamak için, saf mısırın kullanıldığı rakam üzerinden %24 daha fazla fosfor gübrelemesi gerektirdiğini göstermektedir. Bu hesaplama N, K, Ca için de yapılabilir. Ya da aynı formül börülce için de uygulanabilir.
Yukarıdaki formülde, gelişmenin sadece bir devresindeki besin alımı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bununla birlikte hesaplama için seçilen gelişme devresi, rekabetin yoğun olduğu bir dönem olmalıdır. Bunun için en uygun zaman olarak türlerin sıra arasını tamamen kapatmalarından sonra, başaklanma veya çiçeklenme dönemine kadar olan gelişme devreleri önerilmektedir (16). Elde edilen BSI indeksi değerleri gerçek değerler değil tahmini rakamlardır. Ancak, gelecekte yapılacak birlikte üretim çalışmalarında kullanılacak gübreleme hesapları için bir temel oluşturabilir. Bu yöntemin en önemli özelliği, gelecekte araştırıcıların kendi ekolojik çevrelerinde, değişik karışımların besin maddesi gereksinimini belirlemelerine yardımcı olmaktır.
SONUÇ
İster doğal veya suni çayır mer'alarda, isterse tarla tarımı içerisinde olsun bütün birlikte yetiştirme sistemlerinde bitkiler morfolojik olarak değil ama, fizyolojik olarak birbirlerini etkilemek durumundadır. Bu etkileşim pozitif yönlü olduğunda, karışımın veriminin de artması beklenmektedir. Bu verim artışı oranının ne kadar olduğunu, bitkiler arasındaki rekabetin ne zaman başladığını, rekabetin şiddeti ve süresi ile karışımdaki türlerin kendilerine besin sağlayabilme yeteneklerinin bilinmesi, ve bu konularda çözüm yollarına gidilmesi ile elde edilen net gelir artırılabilir. Bu konuda, araştırıcıya bir fikir vermesi açısından geliştirilen matematik modellerin kullanılması ile elde edilen sonuçlar daha iyi değerlendirilebilecektir. Nitekim özellikle son yıllarda hemen her üretim dalında karar vermeye yardımcı sistemler olarak bilgisayar programları ve matematik modeller yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Alanın ve ekolojik kaynakların birlikte üretim ile ne kadar etkili kullanıldığını AEO ile, karışım bileşenlerinin rekabet yeteneklerini RI ile ve bu türlerin besin maddesi alma yeteneklerini de BSI ile tahmin edebiliriz. Bu bakımdan birlikte yetiştirme konusunda yapılan araştırmalarda, karar vermeye yardımcı birer ölçü olarak bu değerler kullanıldığı takdirde daha sağlıklı sonuçlara ulaşıla bilecektir.
KAYNAKLAR.
1. KIZILŞİMŞEK, M., SAĞLAMTİMUR, T.,1994. Çukurova Koşullarında Sorgum ve Börülcenin 2.Ürün Olarak Birlikte Yetiştirme Olanakları Üzerine Bir Araştırma.
Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi C.20.S.133-138
2. TANSI,V., 1986. Çukurova Bölgesinde Mısır ve Soyanın 2.Ürün Olarak Birlikte Yetiştirilmesinin Tane ve Hasıl Yem verimine etkisi üzeri araştırma Doktora Tezi 1986 239 S.
3. SOUSO FİLHO, B.F., ADRAE, MJ.B., 1984. Influences of Different Populations on the Assosiation Maize X Beans. F.C.A. (1984)37-6, 480.
4. NYAMBO, D.B., MATİMATİ, T., KOMBA, A.L., JENA, R.K., 1980. Influence of Plant Combinations and Planting Configration on Three Cereals, (Maize, Sorgum Millet) Intercropped with Two Legumes (Soybean, Green Gram ).
Proceeding of Second Sympossium on Ottowa. (Canada). En.Ed. P. 56-62.
5. AYDIN, İ., TOSUN, F., 1991. Samsun Ekolojik Koşullarında Yetiştirilen Adi Fiğ + Bazı Tahıl Türlerinde Farklı Karışım Oranlarının Kuru Ot Verimine, Ham Protein Oranına ve Ham Protein Verimine Etkileri Üzerinde Araştırma. Türkiye 2. Çayır mer'a ve Yem Bitkileri Kongresi. 28-31 Mayıs 1991. S. 333-339.
6. DONALD, C.M., 1963. Competitıon Among Crop and Pasture Plant. In Advences in Agronomy Edited by A.G.Norman P.118 Academic Press Newyork and London.
7. WAHUA, T.A.T., MİLLER, D.A., (1978). Effects of Intercropping on Soybean N2- Fixation and Plant Composition ofAssociated Sorgum and Soybeans. Agronomy Journal. 70:292-295.
8. BRAAKHEKKE, W.G., 1980. On Coeexistence: A caousal approach to diversity and Stability in Grassland Vegetation. Agricultural Research reports 92, Pub. No:
160 of the Centre for Agrobiological Research (CABO), Wageningen.
9. KURTZ, T., MELSTED, W. AND BRAY, R.H., 1952. The Importance of Nitrojen and Water Reducing Competition Between Intercrops and Corn. Agron. J.44 13.
10. DALAL, R.C., 1974. Effects of Intercroping Maize with Pigeonpeas on Grain Yield and Nutrient Uptake Epx.Agric, 10, 219-224
11. MASON, S. C., LEIHNER, D.E., VORST, J.J., 1986. Cassava-Cowpea and Cassava-Peanut Interecopping. 3. Nutrient Concentrations and Removal Ag.J.78, 441-444
12. WEAVER, J. E. AND CLEMENTS, F.E, 1986. Plant Ecology. Mc Graw Hill Publishing Comp New Delhi
13. FIRBANK, L G. AND WATKINSON, A.R 1985. On the Analysis of Competitions Within Two Species Mixtures of Plants. J.Appl Ecology. 22, 503.517.
14. HATİPOĞLU, R. TÜKEL, T. (1997) Tarımsal Ekosistemlerde Bitkiler Arası Rekabet Ç.Ü.Z.F.Dergisi Mart 1997.C.12.Sayı.1.S.177-186
15. AÇIKGÖZ, E., 1991. Yem Bitkileri 2.Baskı. Uludağ Üniv .Basımevi. U.Ü .Ziraat Fakültesi Ders kitabı.456.S
16. WAHUA, T.A.T., 1983. Nutrient Uptake By Intercropped Maize And Cowpea And A Concept of Nutrient Supplementation Index (NSI). Expl. Agric., 1983, V:19, 263-275.