• Sonuç bulunamadı

ÇELİK E YANIT ONBİNLERCE GENÇ İSTANBUL DA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ÇELİK E YANIT ONBİNLERCE GENÇ İSTANBUL DA"

Copied!
16
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

DAHA COŞKULU GEÇECEK

AKP’nin milli bayramları gözden düşürme giri- şimi 19 Mayıs’ta kitlesel halk eylemlerinin işaretlerini veriyor. Yurt çapındaki 19 Mayıs programları netleşmeye başladı. Bu yılki kut- lamaların coşkulu geçeceği değerlendiriliyor.

ONBİNLERCE GENÇ İSTANBUL’DA

Partiler, kitle örgütleri ve belediyeler 19 Mayıs için

çalışmalara başladı. CHP ve ADD 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkacak. TGB ise “Kutlama yasağı- nı kaldırıyoruz” sloganıyla onbinlerce genci İs- tanbul’da toplamaya hazırlanıyor. 7’de

19 Mayıs’ı yasaklama girişimi Danıştay’dan dönen AKP, milli bayramlara saldırmaya devam ediyor. Çelik, “Milli

bayramlarda çocukları acayip acayip giydiriyorlar” dedi

Zaten PKK olmasa, Barzanistan da ayakta kalamaz. ABD, Türkiye’nin şakağına PKK’yi dayayarak, Barzanistan’ı yaşatmaktadır. Bar- zanistan’ı Diyarbakır ve Doğu Akdeniz’e doğ- ru büyütmek, Barzani ile mümkün değildir.

ABD ve İsrail’in tek şansı PKK’dir. O neden-

le PKK’ye dokunan, ABD’ye dokunur. Tıpkı Fethullah’a dokunmak gibi. BDP, Amerikan emperyalizminden “rol talep ediyor” ve bunu gazetelerden bir kez daha ilan ediyor.

Tayyip Erdoğan’ın ardın- dan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da Inter- pol’ün “Kırmızı Bülten” çı- kardığı Irak’ın kaçak Cum- hurbaşkanı Yardımcısı Tarık el Haşimi’ye sahip çıktı. Bozdağ, “Başın- dan beri desteğimi- zi verdiğimiz birini iade etmeyiz” dedi.

Irak Hükümeti’nin mez- hep çatışması çıkarmak amacıyla terörist faaliyet- lere desktek verdiği ge- rekçesiyle hakkında tu- tuklama kararı çıkarttığı Haşimi, 9 Nisan’dan bu yana hükümetin tahsis et- tiği Türk polisinin koru- ması altında İstanbul’da yaşıyor. 9’da

Batı Çalışma Grubu (BÇG)’nu kuran emekli Orgeneral Çetin Doğan, BÇG’nin kuruluşunun 13 Mart 1997’de yapılan Milli Güvenlik Ku- rulu’nda konuşulduğunu belirtti.

Doğan, hazırladığı görev talimatı- nı Genelkurmay Başkanı’nın açıklamasını istedi. 6’da 10 MAYIS 2012 PERŞEMBE - 50 KURUŞ

KURULUŞ 1921

Tanıklar: Suçlu kontrgerilla

DOU PERNÇEK

KURTUL ALTUĞ 3’te

“CHP solun neresinde?”

MEHMET FARAÇ 9’da

Atatürk’e niçin düşmanlar?

ÖZDEMİR İNCE yazdı

6’da

Diyarbakır anketinin ötesi

DENİZ HAKAN 2’de

Cumhuriyet, Jakobenizm, Darwinizm

Taha Akyol’a cevap!

EREN ERDEM 7’de

ISSN 2146-2356

ŞAHİN MENGÜ 6’da

Tayyip bey tribünlere

oynuyor

Genelkurmay BÇG talimatını açıklasın Genelkurmay BÇG talimatını açıklasın

ÇETİN DOĞAN AYDINLIK’A KONUŞTU:

ÇELİK’E YANIT 19MAYIS’TA ÇELİK’E YANIT

19MAYIS’TA ÇELİK’E YANIT

19MAYIS’TA ÇELİK’E YANIT

19MAYIS’TA

‘Haşimi’yi iade etmeyiz’

‘Haşimi’yi iade etmeyiz’

28 Şubat’ın 4’üncü dalgasın- da gözaltına alınan 17 emekli ve görevde askerden 15’i savcılık sorgularının ar- dından tutuklanmaları tale- biyle mahkemeye sevk edildi.

Tutuklanması istenen 6 görev- de general arasında 3’üncü Ordu Kurmay Başkanı Tüm- general Berkay Turgut ile Bal- yoz sanığı Korgeneral Tevfik Özkılıç da yer alıyor. 6’da

Tunceli’de çatışma:

1 ASKER ŞEHİT

Tunceli’deki Pülümür Vadisi’nde te- rör örgütü PKK ile güvenlik güçleri arasnda çkan çatmada 1 uzman onba ehit oldu. 6’da

Generallere tutuklama istemi

İsraillilere istedikleri kadar toprak

4’te

INTERPOL ARIYOR AKP KORUYOR

İzmir’in Tire İlçesi’nde geçen Ekim ayında toplu söz- leşme hakkı için eylem yapan Eğitim-Sen üyesi 12 öğ- retmen yürüyüş kanununa muhalefetten dün hakim karşısına çıktı. Öğretmenler “Gündoğdu Marşı” söy- ledikleri için de suçlanıyor.

Öğretmenlere destek için adliye önünde toplanan yak- laşık 300 kişi yine Gündoğdu Marşı söyleyerek öğret- menlerle birlikte AKP il binasına yürüdü. Eylemciler,

“Bağımsızlık marşları söyleyenler değil, engelleyenler yargılansın” dedi. Dava 6 Haziran’a ertelendi. 5’te

Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası Öğretmenlerin

‘Gündoğdu’ davası

Tayyip Erdoğan’ın “sınır ihlali var” dediği, 9 Ni- san’daki sınır kışkırtması aydınlandı. Servis edilen gö- rüntüler asıl sınır ihlalini Kilis’teki kamplardan Suri- ye’ye sızan ve karakola saldıran muhaliflerin yaptığı- nı ispatlıyor. Suriyeli askerlerin takip ettiği saldırgan- lar, tekrar Türkiye’ye geçmeye çalışıyor. 10’da

TERÖRE RAĞMEN YÜKSEK KATILIM

Asıl sınır ihlali

Türkiye’den yapılmış

Suriye dün sandık başına gitti. Yüksek Seçim Kuru- lu Başkanı Halef Azzavi, boykot çağrıları ve terör tehdidine karşın seçime katılım oranının yüksek olduğunu kaydetti. Azza- vi, kesin sonuçların ilan tarihinin daha sonra açık- lanacağını söyledi. 11’de

Cumhurbaşkanı Abdul- lah Gül’ün görev süresi ile ilgili olarak ara formül bulunduğu, Anayasa Mahkemesi’nin Gül’ün görev süresi 7 yıl olarak kabul edeceği, ancak ikin- ci kez aday olmasını en- gelleyen maddeyi iptal edeceği konuşuluyor. 9’da

Çankaya’ya

‘ara formül’

1 Mayıs 1977 katliamının ‘solcular arası çatış- ma’dan kaynaklandığı görüşünü ortaya atan Ta- raf gazetesi yazarı Halil Berktay’a yanıt dönemin tanıklarından geldi. Tanıklar “1 Mayıs katliamı- nın asıl faili kontrgerilla” görüşünde birleşti.

1 Mayıs 1977’de yaşanan olayla ilgili açılan da- vada duruşma savcısıyken olay hakkında yaptığı incelemelerden sonra görevden alınan Çetin Yetkin, “Olayın soruşturması yapılmadı, beni he- men atıverdiler” dedi. 9’da

PKK/BDP , ABD ’den ROL TALEP EDİYOR

BDP Milletvekili Gültan Kışanak’ın Washington dönüşü Radikal gazetesine verdiği demeç

manşetlikti: “ABD’DEN ROL İSTEDİK.”

8’de

35 kişilik CIA heyeti buradan kumanda ediliyor

ABD Genelkurmay Sözcüsü Scott McIll- nay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nec- det Özel’in ABD’yi ziyaretinin, Türk ve ABD ordusu arasındaki köklü ve yakın ilişkinin bir parçası olduğunu belirtti.

Özel’in Virginia eyaletinde Langley Ha- va Kuvvetleri Üssü’nü de ziyaret edeceği duyuruldu. Bu üs, Ergenekon ve Balyoz tertipleri için 2007’de Türkiye’ye gelen 35 kişilik CIA-Pentagon heyetini kumanda eden merkez olarak biliniyor. 8’de

Org. Özel’den

Langley ziyareti

(2)

Bugünlerde pek revaçta olmadn biliyo- ruz; hayr, özgür sanattan, çada eitim- den, hukuk devletinden deil, evrim kura- mndan söz ediyorum. Bugünlerde “safsa- ta” diyorlar; bu nedenle, Hüseyin Rahmi Gürpnar’n, 1934’te Cumhuriyet Gazete- si’nde tefrika edilen, “nsan Önce Maymun muydu?” romanyla karlaanlar arabilir.

Hüseyin Rahmi, romannda hicvettii sofu karakterlerin gerçek hayattaki karikatürle- rinden birinden ald bir kü- für mektubuna yantnda u sözleri yazyordu: “Laiklik, ti- yatrolar, sinemalar, balolar, danslar, sporlar, konferanslar, gazeteler, laik neriyat, kadn tuvaletleri ilahare... Elinizde kocaman bir meydan süpürge- si alarak bir cami fara gibi bu çirkinlikleri ortadan silip süpü- rebilseydiniz siz cennetlik olur- dunuz, biz de cehennemlik.”

1934 pek gerilerde kald;

imdilerde tiyatroya meydan

süpürgesi sallayanlar, baka tasavvufçular ve imam hatip mezunlaryla beraber, For- bes Dergisi listesinde en çok kazanan “Tür- kiyeli” romanclar arasnda görülmektedir.

Belediye bakandrlar.

Babakandrlar.

Babakan, “ucube” tiyatrocularmz ve tiyatroseverlerimiz için “elitist” ve “jako- ben” demektedir.

Cumhuriyet jakoben, jakoben cumhuriyet

Jakobenizm sözcüünün Cumhuriyete küfür niyetine kullanlmas son 10 yln mo- das, biliyoruz. Kullananlar, bununla, halka, kendisine yabanc deerlerin, kendisine ya- banc bir yaamn zorla ve “acmaszca” da- yatlmasn kastediyor. Jakobenizm, Fransz Devrimi içindeki yeriyle, ayr bir yaznn ko- nusu; ancak Jakobe-

nizm’le birlikte anlan

‘zor’un ve “acmaszl-

n”, halkn çkarlarnn savunulmasndaki tutarl- lktan kaynaklandn he- men söylemek gerekiyor.

Lenin, devrimine ilerle- yen Rusya’da, Eylül 1917’de, “Rusya’y kendi kendini müdafaa eder du- ruma getirmek için, kütle kahramanlnn ‘mucize- lerini’ yaratmak için, eski- mi olan her eyin ‘Jako- ben acmaszlyla’ temiz- lenmesi” gereini anlat- yordu. “Eskimi olan”

Fransa’da kraln asas,

Rusya’da halkn emperyalistlerin savanda krdran burjuvazinin sopasdr. Ancak, asa- lar ile sopalarn iktidarda terör estirmelerini mümkün klann, ite bu meydan süpürgeli

zihniyet olduunu unutamayz.

Jakobenizm asalar ve sopalara olduu kadar, meydan süpür- gelerine kar da tutarl sava- tr.

1934 romanında evrim

Hüseyin Rahmi, 1934 y- lnda Cumhuriyet gazetesinde Darwin’i savunan “feylesof”

Muallâ Lâhuti’nin, yeri geldi-

inde iddete bavurmaktan da çekinmeyen iki yobazdan ve “feylesofu” gerçekten de

eytan sanan mahalle halkn- dan çektiklerini canl ve güldürülü bir dille anlatyordu. Ancak 1930’lu yllar Türkiye- si’nin, Gürpnar’n anlatt mahalleden ibaret olmadn anlayabiliyoruz; Everest Yaynlar, romann sonuna, Hüseyin Rah- mi’nin kendisine gelen bir küfür mektubu- na yazd cevabn eklemi. Hüseyin Rah- mi öyle diyor: “Çok ihtiyar ve bunak üslu- bunuzun altna ‘sizi seven gençler’ imzasn

koymusunuz. Hem ahsnz saklyorsunuz hem de gençlere iftira atyorsunuz. Sizin gibi düünen, yazan kalmad. Ne genç ne ihtiyar... Bu yalanclk ve müfterilik kaba- hatinizi saffetinize balyorum.” Hüseyin Rahmi, 1930’lu yllarda, Darwin’i savu- nanlar meydan süpürgeleriyle kovalayan- larn istisna olduuna tanklk ediyor.

Bu tablo, yeni kurulan Cumhuriyet’in

“Jakobenizm’inin”, “gelenekten tepeden inmeci kopuunun” bir sonu- cu mu? Zafer Toprak’n

“Darwin’den Dersim’e Cum- huriyet ve Antropoloji” kitab

ile Mehmet Ö. Alkan’n cogi- to Darwin Devrimi: Evrim saysnda yaynlanan “Os- manl Darwinizmi” yazs

önemli ipuclar sunuyor.

Osmanlı Darwinizmi

Evrim kuram ve evrimci- lerle ilgili bilgi ve görülerin Osmanl’da ilgi görmeye balamas 1860’l yllarn sonlarna tekabül ediyor. II.

Merutiyet dönemi ise ev- rim kuramclarna, materya- lizme ve Darwinizm’e ilgi-

nin artt yllar oluyor.

Mülkiye ve tbbiye ile bir- likte, Osmanl modernle- mesinin önemli merkezle- rinden birini oluturan Har- biye bu yeni fikirlere kap- larn ve zihinlerini ilk açan- lardandr. Osmanl Darwi- nizmi’nin en önemli ismi Suphi Edhem, evrim kura- mn, Mustafa Kemal’in de okuduu Manastr Askeri

dadîsi’ndeki örencilerine anlatyor; konu, bir süre sonra idarenin tepkisiyle ders programndan çkarlsa da, Suphi Edem ders notla- rn toplayarak kitap haline

getiriyor; kitabn “ilk talebelerine” ithaf ediyor. Zafer Toprak, II. Merutiyet’ten sonra, Darwin’in “en azndan Balkanlar’da ve stanbul’da artk Osmanl aydn tarafn- dan bilinir olduu” bilgisini veriyor.

Yeniçeri varsa Darwin yok

Tepeden inme ve elitist mi diyeceiz, meydan süpürgeleri arasnda yeerecek de-

il ya, Hüseyin Rahmi’nin romanna açlan yol, ancak, bir orduyu ykan ve yepyeni ku- rumlar kuran radikal reformasyon hareketi Tanzimat’la balayabiliyor. Yeniçeri varsa, Darwin yoktur; Tanzimat, Cumhuriyeti ve Hüseyin Rahmi’yi mümkün klyor, içinde ilk çada aydnlarmz buluyoruz.

1930’larda seküler din tarihi 2012’de seloteyp tankı

Cumhuriyet’in kuruluuna geldiimiz-

de, eitimde evrim kuramna yaklam açsndan radikal bir koputan bahsedemiyoruz.

1920’li yllarda Türkiye’de gerçekletirilen pek çok re- formun tartmasnn daha önceden Merutiyet aydn

tarafndan yapldn unut- mamak gerekiyor. Ancak Zafer Toprak, özellikle 1930’lu yllardaki ders ki- taplarnda evrim kuramna ve seküler bir yaklamla ha- zrlanm din tarihi açkla- malarna ayrlan yeri ön pla- na çkaryor. Verdii örnek- leri buraya al-

mak mümkün deil;

ancak incelenmesini

iddetle tavsiye edi- yorum, 4+4+4 ku-

ann temellerini atan eitim komisyo- nunda tartld m;

tartlamaz, komis- yonlara kabul edilen tek silahn, seloteyp tank ve meydan sü- pürgesi olduunu gö- rüyoruz.

Toprak’n dikkat

çektii bir baka önemli nokta, 40’l yl- larda ders kitaplarnda atlan geri adm oluyor. 1939 ylnda baslan lise 1 tarih kitabndan fizik, antropolojiyle birlikte ev- rim de çkarlyor. Yazarnn emsettin Günaltay olduunu örenince armyo- ruz; Günaltay on yl sonra, srail devleti

tannrken ve imam-hatipler açlrken ba- bakanlk koltuunda oturuyor.

Halkçılıkta tutarlılık

Zafer Toprak, bunu Mustafa Kemal’in bu yaamdan göçmesine balyor; bizse Cumhuriyet ve jakobenizm tartmasna dö- nüyoruz. Jakobenizm, en temelinde, halkn çkarlarnn savunulmasnda tutarllktr; slo- gan “halka ramen, halk için” oluyor ve Jakobenizm’le beraber anlan ve olmazsa olmaz parças olan “zora bavurma” eski rejimin egemenleri ile, çoklukla, halkn bir ksmnn meydan süpürgelerini savunmala- rndan kaynaklanyor. Cumhuriyet’te, Tan- zimat ve Merutiyet’ten devrald bir jako- ben damar tespit edebiliyoruz; ancak tutarl- l bulamyoruz.

1930’lu yllar, Kemalist düzenin oturdu-

u yllard. Sanayileme planlar bu dönem- de yapld, ancak dev- letçilik politikalarnda burjuvazi ve toprak sa- hipleri kolland. Hilafe- tin ilgasna kar çk- mayan Darulfünun so- nunda bu dönemde kapatld ve stanbul Üniversitesi olarak bu dönemde açld; Dil- Tarih-Corafya Fakül- tesi bu dönemde ku- ruldu. Köy Enstitüleri, Halkevleri bu dönem- de geldi. Ancak, grev ve toplu sözlemenin yasaklanmasyla, TKP’nin kapatlmas, 141-142 ile geldi.

Cumhuriyetin “Jakobenizm korkusu”, kuru- lu yllarnda dahi, “Jakoben damarna”

hep ar bast.

1940’l yllarda “yerli sermaye” Missouri gemisini, Marshall yardmlarn ve imam- hatipleri çard. 1985’te MEB’in yaynlad-

 Evrim Teorisi Hakknda Rapor Öze- ti’nde, evrim teorisini destekleyen delilin,

“sadece neye ait olduu tam bilinmeyen bir çene ve birkaç di” olduu yazld. 2009’da Katolik kilisesi Darwin’den özür dilerken, AKP TÜBTAK’nn Darwin saysn san- sürledii konuuldu.

Bugün, TSK’dan atlmadan önce, altn alyansn haram olduu korkusuyla gümü al- yans taktn anlatan ve Zaman’daki köe- sinden muhafazakarlar adna tiyatroda ucube tayin eden skender Pala, Forbes Dergisi’ne göre, en çok satan üçüncü yazarmzdr.

1930’lu yllarda el üstünde tutulan, 2012’deyse safsata ilan ettiimiz evrim ku- ramna dönüyoruz ve Jakobenizm korku- suyla kararan bir cumhuriyette, insann ya- rasa misli körlemesini izliyoruz. Aydnsa körlemeye direniyor; meydan süpürgele- riyle sava görevidir.

ŞEYTANCA

Devrim’i, Temren ile benim sevgili olu- muz, en çok dedesi Albay Sabri Süer bü- yüttü, diyebiliriz. Gülüleri en çok Albay- mnkine benziyor. Albaym en çok Kuleli Askeri Lisesi’ni anlatrken sevinçli ve hat- ta çok zaman heyecanl olurdu, öyle hatr- lyorum. Kuleli Askeri Lisesi belki de, Bur- sa Iklar Lisesi’nden gelenler hariç, bütün subaylarmzn ans ve heyecandr. Ama ne yazk, duyduklarmz doru ise, Orge- neral Necdet Özel, bu sevinç ve heyecan- na kym görünüyor. Umarm dönerler.

Kymazlar.

Vur Hafız, vurdum oğlum

Albaymn “Kuleli Anlar” içinde en çok

“Vur Hafz, Vurdum Olum” hikayesini se- veriz, bütün aile toplanrdk. Binba Hafz, Kuleli Askeri Lisesi’nde kimya hocas, Kur- tulu Sava’na katlm, zamanla kilo alm, sevdikleri hocalardandr. Ama yazl snav da yapyor, örencileri bunu sevmiyorlar.

Askerler yazldan korkuyorlar.

Binba önce, “hayr” dermi, snf srar edince, “biliyorum, siz snav

kaynatmak istiyorsunuz” aa- masna gelirmi, bu aamada Binba yumuamtr. Ö- renciler önce “anlat”, sonra

“nasl vururdun Hocam” ve arkasndan “vur Hafz” derler- mi; Binba naslsa “vurdum olum” dedii an, tören ba- lamtr. “Vur Hafz, vurdum olum”, bütün snf “vur Ha- fz” yollu baryor, Hafz Ho- ca, “vurdum olum” cevabn

veriyor. Yalnz buraya vardy- sak, Binba Hafz artk bir s- rann üstündedir, kendinden geçmi halde; Kuleli örencile- ri “vur Hafz” dedikçe, süngü-

sünü dümana saplyor ve “vurdum o- lum” deyi haykryor. Bütün bu tören krk be dakika sürüyor, “vur Hafz, vurdum olum”, Binba Hafz kan ter içindedir.

Galiba heyecanla Sabri Albay’a da vurur-

du, cezbe hali; okul Müdürü gelip, “Vur Hafz” Hocay sralarn üzerinden indirir- mi, öyle anlatyordu. Tabii, snav yok ve her snav teebbüsünde örenciler baara- bilirse, kimya öretmeni Hafz Binba s- ralarn üzerinde düman avlyormu, müt- hi liselerimizdendir.

Kuleli’den Kandilli’ye

Bir tesadüf, Temren de Kandilli Lise- si’ndendir, yatl ve iki lise bitiiktir; belki de Temren’i Kandilli’den daha çok heye- canlandran pek az ey var. Geçen gün, sat haberinden sonra, Silivri’de, avukat odasnda yine Kandilli’yi anlatyordu; biz yatllar, ben Kabata’ta yatl idim, Cu- martesi günü darya ve evci çkardk.

Kandilli’den kzlar çkar çkmaz, Kulelili olanlar etraflarn çevirirmi, pek holan-

dklarn anlyorum.

Aralarnda evlilie gi- den pek çok ak var.

Kulelili olanlar, sev- dikleri kzlar görebil- mek için duvarlara ç- karlarm, yakalanp ceza alanlar çoktur.

Sığıntı lise

Sabri Albay, 29 Ni- san 1960 Örenci s- yan’nda, siyasal ve hukuk fakültelerini ku-

atan askeri birliin komutan idi, iyi dav- ranm olmaldr. 27 Mays’tan sonra Piya- de Okulu Komutanl’na atand, tüm- general görevidir. O tarihte okul, Çanka- ya’dayd, stanbul’a, Tuzla’ya nakil karar

verildi, Tuzla Piyade Okulu’nun ilk komuta- n da Sabri Albay’dr. Okulun Marmara’ya inen tarafnda, Komutan için bir yer vard,

Devrim’i dedesine götürürdük. Denizdeki resimlerini saklyoruz. imdi anlardan ko- parlan Kuleli Askeri Lisesi’nin, artk Tuzla Askeri Lisesi olup, buraya, snt olacan

duyuyoruz. Tarihi çökü, diyorum.

Okuldan lokantaya

Ne mi olur, Beyhan ve Artun Ünsal’n oullar Can’n düünü vard, ben dar- daydm, ancak sabah sporunu fazla zorla- m olabilirim, çok rahatszdm; Kandilli

imdi lüks lokanta olmutu. Temren, Kan- dilli’yi tekrar gördüü için çok seviniyordu, müdüriyet bölmesi, göbekten lokanta yapl- mt. Resmiye Hanm, müdüre, sabahlar

hep klasik müzik çaldrrd, öyle yetitiler.

Biz de öyleydik, klasik müzikle kalkardk.

imdi yerinde çatal-kak korosu var.

Ne olacak, bizim lise Kabata, halledil- mi, Abdüllaziz’e verilmiti, müdürümüzün dairesinde Abdüllaziz’in intihar ettiini söy-

lerlerdi; insan öyle güzel, Bo-

az’a nazr salonda intihar eder mi, amma Sultan Aziz pehlivand, yapmtr. O sa- raya o zamanlar “Feriye”

derlerdi, imdi bir bölümünde lüks Feriye Lokantas çal- yor. imiz budur. Ya lokanta ya otel, bunlar artk en islami mesleklerdir.

Devrimle kurtuluş

Güzel, bazen unutuyorum,

ben meslekten iktisatçym, plancym, bu kadar residans, bu kadar lüks lokanta, bu kadar Trump-Mall, bu kadar Akaretler, bu kadar Tarlaba, bu kadar Balat, bu kadar emlakçlk ve bu kadar servet transferi, bu kadar el koyma, bu kadar lüks fahie var- sa, Türkiye artk bölünmütür. Ankara’dan m diyeyim, Sivas’tan diyeyim, bölünmü-

tür. Bir yan Avrupa Birlii’ndedir; stan- bul, finans merkezleri, lüks otelleri, çok pahal fahieleri ile ben diyeyim ki angay, siz deyin ki Beyrut’tur. Kimse önleyemez, önlemek Devrim’dir. Bundan “devrim ç- kar” demek istiyorum.

Tarihi otel yapılan ülke

Ah Necdet Paa, “verdim” dediniz,

“sattm” dediler ve Kuleli bir lüks otel ol- mutur. O yakkl Kuleli örencilerinin ya- takhanelerinde, üstlerinde dünyann büyük ve yal tefecileri, stanbul’un lüks ve genç fahieleri ile birlikte olacaklar, hepsi budur.

Boaz’a bakacaklar, baka ne yapacaklar, hiç bilmiyorum. Diyorum ki, herhalde yeti-

iriz ve “bu ii” yaptrmayz.

Bitti, ama bakalarnn anlarn çaldm, ben de Sultan Ahmet’i, tabii cezaevi, çok severdim. Dardaydk, tarihi binayd, ald- lar ve sattlar ve tabii otel yaptlar. “Yap- mayn” dedik, Aziz Nesin sad, birlikte ba-

rdk ve dedik ki, “iktidar- mzn ilk gününde alrz, eski haline getiririz, devrim mü- zesi yaparz”, bunu söyle- dik. Burada Aziz, burada Nazm, burada Yalçn, sa- yarz ve “yattlar” deriz.

Yatmayanlar yatma saya- rz, saygnlar deriz ve mut- laka yatrrz.

Duyuru

Yaparz, kanunlara uygun olarak kamulatr- rz, parasn basarz; pek güzel olur, bana duyurusu düüyor. Güzel duyurumu bitirdim, yalnz bu arada, frsat varken, bir de savunma- m yapmak istiyorum. Sanki Mehmet Akif’i sevmiyorum, bana hücum ediyor- lar; hayr, bir dizesi var ki çok seviyorum,

“yarn belki yarndan da yakn” ve imdi,

“Türküm doruyum...” andn yasaklad- lar. Sabah sporumu yaparken hep bunu çryorum.

10 MAYIS 2012 PERŞEMBE

Y ALÇIN K ÜÇÜK

Ah Necdet Paşa, “verdim” dediniz, “sattım” dediler ve Kuleli bir lüks otel olmuştur.

O yakışıklı Kuleli öğrencilerinin yatakhanelerinde, üstlerinde dünyanın büyük ve yaşlı tefecileri, İstanbul’un lüks ve genç fahişeleri ile birlikte olacaklar, hepsi budur

Evrim kuramı ve evrimcilerle ilgili bilgi ve görüşlerin Osmanlı’da ilgi görmeye başlaması 1860’lı yılların sonlarına tekabül ediyor. II. Meşrutiyet dönemi ise evrim kuramcılarına, materyalizme ve Darwinizm’e ilginin arttığı yıllar oluyor

[email protected]

D ENİZ H AKAN

Leman Dergisi 18 Mart 2009

Cumhuriyet, jakobenizm, darwinizm

Necdet Özel

Kuleli ile Kandilli yan yana

Anlardan

anlar

(3)

29/15

13:08 17:00 20:19 21:55 12:52 16:42 20:00 21:34

13:15 17:03 20:20 21:50 25/12

22/13 17/6

30/18 24/11

18/7 11/26

27/17

16/6

20/11 11/22 10/19

10/26

32/15

21/7

20/12

10 MAYIS 2012 PERŞEMBE

25/16

Bu sütunda genellikle cumartesi yazlar okurlarmn kaleminden çkar. Onlarn gözlemleri daha objektif, daha gerçekçi ve daha önemlidir benim için. 50 y- l akn gündelik yazlar yazan, tatillerini kitap yaz- makla geçiren bir fikir emekçisiyim. Omurgam hiç eip bükmedim. Gelene ‘aam’ gidene ‘paam’ da demedim. Yaammda tek bir lekesi olmayan bir ai- le babasym. Yam artk 70’leri çoktan at. Çok ola- ya tank oldum, çok yerli- yabanc devlet adamlaryla tantm. Bizim kuak Cumhuriyetin ikinci kua ol- duu için, yaamn her türlü nimet ve mihnetine doy- gunum. Nerede bir yanllk görürsem, akl d ma- ceraya gidildiini sezsem kalemimi kullanyorum. Ba- na çok kaplarn kapandnda, açlan bu tek AY- DINLIK kapdan sizlere her gün sesleniyor, TV prog- ramlarmda beni krmayan ne kadar akil adam var- sa onlar konuturarak yurduma, ulusuma hizmet et- meye çalyorum. O kadar da yalnz olmadmzn da farkndaym. Bizim gibi düünen yurttalarn se- si bana kvanç veriyor. Bazen ‘u Çlgn Türkler’den biri ortaya çkyor cesaretle düündüklerini ulatryor.

te onlardan biri vatansever dürüst bir eski parla- menter bakn CHP’nin ackl durumunu nasl anla- tyor? Dr. Engin Ünal’n -115.dönem CHP milletve- kiliydi- bana yazd bir metinin önemli bir bölümü- nü sizler için aktaryorum.

“ÜÜlkemiz 2002 ylndan beri demokrasinin temel dayanaklarn zorlayan bir anlayn iktidar tarafn- dan yönetilmektedir. Demokrasinin özü boaltlmakla birlikte ekonominin genleri ile de oynanmaya ba- lanm ve din kökenli yeni bir zengin snf yaratlmtr.

Uygulanan ekonomik politikalarla zengin-fakir ara- l büyümü, toplumsal ekonomik piramidin tepe- si sivrilmi, taban genilemi orta snf yok olma sü- recini yaamtr. nsan haklar, bireyin ekonomik ve sosyal haklar yok saylmaya balanm, hak ihlalle- ri yüzünden Türkiye Avrupa nsan Haklar mahke- mesi tarafndan en çok tazminat ödemeye mahkum edilen ülkelerden biri olmutur.

Siyasal ve ekonomik demokrasinin böylesine ra- yndan çkarld toplumlarda sol partilere önemli gö- revler düer. Soldaki partilerin bölünmülüü ve güç- süzlüü ülkemiz siyasetinde ki egemen güce kar et- kin mücadele olana vermemektedir. Solda olduunu söyleyen ve TBMM de ana muhalefet partisi olarak görev yapan CHP ise devlete ve kurduu Cumhu- riyete sahip çkabilmek için 1970’lerde “ortann so- lu” ad altnda bir deiim süreci yaam ve sosyal demokrat ögeleri partiye dayanak yapmak çabasna girimitir. Temelde erafa dayal bir parti kimlii ile gelimi CHP’nin özünü ve üye profilini deitirme çabalar büyük zorluklar yaamtr.

Bugün CHP yönetiminde bulunanlar partinin kla- sik siyaset anlayn deitirmek, parti tabann bü- yütecek politikalar uygulamak çabasndadr ama sü- rekli yanl yapmaktadr. Amacn demokrasiye ve in- san haklarna dayal yoksul, güvencesiz kesime insan onuruna yaraan bir düzen kurmak ve bu yolda sos- yo-ekonomik politikalar üretmek olmas gerekirken bu yaplamam iktidar partisinin dümen suyunda mu- hafazakâr seçmene yaklama çalmalar öne çka- rlmtr. Cemaatlere dayal bir demokrasi anlay ge- litirilirken CHP lideri, “cemaat yok” demi, laiklik yok edilirken, “laiklik sorunu yok” demi, üniversi- telerde türbann önünün açlmasna katkda bulu- nulmu, çarafllara CHP rozeti taklarak iktidar ol- ma hayalleri kurulmutur. Devletin ekonomik varlklar

özelletirilerek yandalara peke çekilirken sessiz ka- lnm, çalan kesimdeki milyonlar için hiçbir prog- ram hazrlanmam, ülkenin aydnlar, subaylar hu- kuki dayanaktan yoksun sudan sebeplerle yllarca ha- pislerde tutulmu ve muhalefet etme kavram halk- la birlikte yaplma yolu srarla denenmemitir. Fet- hullahç figürler, hayatlarnda hiç CHP’li olmam dev-

irme politikaclar, CHP karsnda parti kurmak için yola çkm ama baarl olamam 10 Aralkçlar par- ti yönetimine egemen olmutur. Bu tablodan sol bir parti çkarmak olanakszdr.

CHP ayakta kalmak ve AKP karsnda seçenek olmak istiyorsa süratle solun evrensel ilkelerine da- yal bir parti olmak zorundadr. Bu yaplamyorsa par- tinin tarihi misyonu bitmi olarak kabul edilmeli ve parti kapatlmaldr.

AKP onlarca yl iktidarda kalaca sansn yay- gnlatrmaktadr. Bu gerçekleirse nasl bir Türkiye’de yaanaca bir karabasan gibi yurtseverlerin temel kor- kusu olmaktadr. Bu karanlktan ülke ve insanlarmz ancak halk ile kucaklaacak, parti içi demokrasiyi ya-

atacak, sol ilkeleri özümseyecek Demokratik Sol kul- varda bir parti ile kurtulabilecektir.”

Dr. Engin Ünsal (15. dönem milletvekili)

“CHP solun neresinde?”

[email protected]

K URTUL A LTUĞ

NABIZ

GÖKCEN BEYAZ

Aydınlık’a konuşan resen emekli astsubaylar Basri Yavaş ve Yıldırım Gülcemal, 19 Nisan’da TRT Haber’de resen emek- li astsubayların konuk olduğu prog- ram öncesinde TRT yetkililerinin kendilerine “Dini inançlarımızdan do- layı ordudan uzaklaştırıldık şeklinde konu- şun” dediğini belirtmişti. TRT açıklama yapa- rak haberde yer alan ifadelerin doğru olmadı- ğını iddia etti. TRT açıklamasında, “Yapılan ha- ber-programda Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ay- rılmak zorunda kalanların görüşleri ekrana yan- sıtılmıştır. 13 dakikalık haber programa 17 kişi katılmak istemiş ve konuklarımız aralarından 13 kişiyi seçerek konuşmacıları mikrofona da- vet etmişlerdir. Aydınlık Gazetesi’ne konuşan Basri Yavaş isimli konuğumuzsa, canlı yayın sı- rasında konuşamamış ve arkadaşları ile prog- ram ekibine tepki göstermiştir. Basri Yavaş, Ay- dınlık Gazetesi’ne TRT’nin ne konuşulacağı- na dair kendilerine baskı yaptığını iddia et- mektedir. Hiçbir TRT çalışanı, hiçbir şekilde program konuklarına baskı, yönlendirme ya- pamaz. Basri Yavaş isimli şahsın gerçek dışı be- yanlarını sadece TRT değil; programa katılan Resen Emekliler Derneği de yazılı olarak kı- namıştır” denildi.

Hepsi belgeli

Basri Yavaş ise TRT’den yapılan açıklamanın

doğru olmadığını söyledi ve konuştuklarının ar- kasında olduğunu belirtti. Aydınlık’a konuş- tuktan sonra Resen Emekliler Derneği Başkanı Servet Kahramaner’in kendisini mec- zup ilan ettiğini ifade eden Yavaş, şöy- le konuştu; “Madem böyle birşey yok, TRT açıklamasında tepki gös- terdiğim söyleniyor. Ben durup du- rurken delimiyim ki tepki göstereyim. Tartış- manın büyüğü programdan önce oldu üstelik.

Söylediklerimin sonuna kadar arkasındayım.

Ayrıca Resen Emekliler Derneği’nden kınama gelmesi hiçbir şey ifade etmiyor. Ben bu derneğe üye değilim. Doğrudur Resen Emekliler Der- neği üyeleri o gün o prog-

ramdaydı. “Gizli YAŞ mağruyuz” dediler. İç- lerinde definecilikten, alkollü askeri araç kul- lanmaktan, defalarca fi- rar etmekten ordudan uzaklaştırılanlar var, bun- ların hepsi belgeli ama

“Namaz kıldığımız için efendim, eşimiz başörtü- lü olduğu” için diyorlar.

Kimse namaz kıldığı için

oruç tuttuğu için ordudan uzaklaştırılmaz.

Ben de uzaklaştırıldıysam muhakkak hatam var- dır. Ordumuza yalanlarla çamur atılmasını kabul edemem. Orada baştan aşağı bir tezgah vardı” İade-i itibar istediğinin altını çizen Ya-

vaş, “TSK’yı kafir ilan edenlere hakları verilir- ken bizim kapsam dışında bırakılmamız, büyük adaletsizlik, biz YAŞ kararıyla uzaklaştırılarak aynı yönetmelikle resen emekli olduk, hakkı- mızı istiyoruz” diye konuştu.

28 Şubat’la bağdaştırın

Resen emekli Yıldırım Gülcemal de Bas- ri Yavaş’la birlikte Aydınlık’a açıklamalarda bu- lunmuştu. Gülcemal TRT’den yapılan yalan- lamayı şöyle değerlendirdi: “Programın yayın- landığı gün 28 Şubat operasyonlarının 2. dal- gası varmış. O gün bizi kullanmak istediler. Bi- zim üzerimizden TSK’yı itibarsızlaştırma ha- reketi yapıldı. Prog- ramdan önce hepi- mizle ayrı ayrı konu- şuldu. Israrla “Ordu- dan uzaklaştırılma- nızı 28 Şubat’la bağ- daştırın” dediler.

“Ben 28 Şubat mağ- duru değilim. An- nem başörtülüydü sosyal tesislere girip çıkardı hiçbir so- run yaşamadım, yalan söyleyemem. 530 kilometrelik yoldan geliyorum, hakkımı aramak istiyorum. 6191 sayılı kanun kapsamına alın- madım, adaletsizlik var” dedim. “Ama bu bi- zim konseptimize uymaz” dediler. Programda iki defa önümden mikrofon geçmesine rağmen

bana söz hakkı vermediler. Aydınlık’a söyle- diklerimin sonuna kadar arkasındayım. “

Senaryo hazırlanmıştı

Haberimizin ardından gazetemize ulaşan resen emekli Muzzaffer Korkmaz’da o gün prog- ramda olduğunu belirterek Yavaş ve Gülce- mal’in söylediklerinin doğru olduğunu, kendi- sinin de tüm bunlara tanık olduğunu ifade etti.

Korkmaz o gün yaşadıklarını şöyle anlattı; “O günkü program resen emekli edilenlerin so- runlarının anlatılacağı bir programdı. Yayın baş- lamadan önce sunucu yanımıza geldi ve “Ko- numuz 28 Şubat süreciyle ilgili, o zaman yaşa- dığınız mağduriyetleri anlatın” dedi. Onlara 28 Şubat mağduru olmadığımı söyledim. “6191’de kapsam dışında bırakıldığım için geldim. Hü- kümet bize haksızlık yaptı” dedim. “TRT’de bunları konuşamazsınız” diye yanıt verdiler.

Program 1,5 saat olarak planlanmıştı, ancak 13 dakikada bitirdiler. Görüntülerde mevcut Bas- ri Bey ve ben yanyanaydık. Herkese birer da- kika söz verdiler mikrofon iki defa önümüzden geçti, bize söz vermediler. O gün bazıları TSK’yı tabiri caizse sözleriyle dövdü. Ajitasyonu bol bir program oldu. Bu arada Resen Emek- liler Derneği açıklama yaparak, Basri Bey’in der- nek üyesi olmadığını söyledi. Ama o gün prog- rama katılanların bir bölümü de derneğe üye değil. Bayanların da hiçbiri derneğe üye değil.

O gün TRT’de bir senaryo hazırlanmıştı. Bas- ri Bey’in anlattıklarının hepsi doğru.”

Pardon! Konsomatris değilmişsiniz

Uzun yllar terzilik yapan Fevziye Cen- giz ailesiyle bakkal dük- kan iletiyor

EMRE KALE/ ZMR

İzmir’de Karabağlar Karakolu’nda Fevziye Cengiz’in dövülmesiyle ilgili davanın ilk du- ruşmasında görevsizlik kararı çıktı. 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada hakim olaya karışan polislerin işkence suçundan yar- gılanması gerektiğini belirterek dosyayı, Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Polisler ‘pişmanız’ dedi

Duruşmada olaya karışan polisler Behiç Sez- gin ve Hakan Yörük pişman olduklarını söyledi.

Karabağlar Karakolu Amiri Nevzat Ataseven ise Fevziye Cengiz’in yanlışlıkla konsomatris- lerle birlikte alındığını, bunun hata olduğunu söyledi. Ataseven, “Cengiz aslında kimliksiz ol-

duğu için karakola alındı” dedi.

‘İlk kez yüzüm gülüyor’

Fevziye Cengiz ise duruşmanın ardından Ay- dınlık’a yaptığı açıklamada, “Olaydan sonra ilk kez yüzüm gülüyor. Çabalarımızla adalet yeri- ni bulmaya başladı.

Ailecek çok mut- luyuz” dedi. Dos- yaya daha önce de 17. Sulh Ceza Mahkemesi’nden takipsizlik kararı ve- rilmişti. Fevziye Cengiz geçen yıl 16 Temmuz’da ailesiy- le gittiği müzikholde

gözaltına alınmış, karakolda polislerin dayak ve tacizine uğramıştı. Olaydan sonra Cengiz sav- cılığa suç duyurusunda bulunmuş, polisler ise

“O da bizi tartakladı” diyerek şikayetçi olmuştu.

Bu şikayet üzerine Fevziye Cengiz hakkında 6.5 yıl hapis istemiyle dava açılmıştı. İzmir Emni- yet Müdürlüğü skanda- lın ortaya çıkmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada Fevziye Cengiz’in konsomatris olduğunu öne sürm- üştü. Cengiz Ailesi bu açıklamanın ardından zor günler yaşadığını

belirtmişti.

Fevziye Cengiz’in isyan

8 Mart 2012 Aydnlk’ta yer almt.

Söz alamadığım için sinirlendiğim söyleniyor. Ama tartışma program başlamadan önce yaşandı. Yayında gizli YAŞ kararıyla emekli edildiklerini söyleyenler oldu. İçlerinde, definecilikten tutun da, alkollü askeri araç kullanmak nedeniyle ordudan uzaklaştırılanlar vardı

Yavaş: O program

baştan aşağı tezgahtı

Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlar- da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM Başkanlığı’na sunul- du. Tasarıda astsubayların özlük hak- larının iyileştirilmesine dönük çalış- mada bulunuyor. Tasarı yasalaşırsa ast- subaylar 1’in 4’ünden emekli olabile- cek. Haber yıllardır hak mücadelesi ve- ren astsubay camiasında büyük se- vinçle karşılandı. Gazetemize ulaşan çok sayıda astsubay, yayınlarımızla kendilerine destek verdiğimiz için te- şekkür etti.

Tasarı Askerlik Kanunu’nu baştan aşağı değiştiriyor. Değişikliklerin ba- zıları şöyle; askerlik şubeleri başkan- lıklarınca kısa sürelerle teşkil edilen ve etkinliği kalmayan askerlik meclisle- ri, ilk yoklama ile yedeklik yoklama- sı işlemleri kaldırılacak. Yoklama iş- lemleri, 1 Ocak gününden başlamak üzere yaklaşık 14 aylık süreye yayıla- cak. Yükümlülerin sağlık muayeneleri, aile hekimlerince yapılabilecek.

Yoklama sırasında lise veya den- gi okuldan mezun olduğunu belgele- yenlerin askerlikleri üç yıl, fakülte veya yüksekokuldan ilişikleri kesilen-

lerle yüksekokul mezunlarının asker- likleri ise 29 yaşını tamamladıkları yı- lın sonu esas alınarak iki yıl süreyle er- telenecek. Dört yıl ve daha uzun sü- reli yükseköğretim kurumlarından yahut bunların dengi olduğu kabul edi- len okullardan mezun olan yükümlü- lerin askere sevkleri, istekleri halinde mezuniyet tarihinden itibaren iki yıla kadar, yüksek lisans eğitimini ta- mamlayanların ise bir yıla kadar tehir edilebilecek.

Askerlik çağrısına hasta oldukla- rından dolayı katılamayan yedek er- baş ve erlerden, bu durumlarını resmi veya askeri hekim ya da sağlık kuru- lu raporuyla tespit ettirenler herhan- gi bir cezai işleme tabi tutulmayacak.

‘Operasyonları meşrulaştırmak için’

Resen emekli bir asker olan Erdal Kaya haberimi- zin ardından bize ulaşanlar arasındaydı. BasriYavaş’ın söylediklerinin doğru olduğunu anlamak için prog- ramı izlemeniz yeterli” diyen Kaya şunları söyledi:

Programdaki katılımcıları Resen Emekliler Derne- ği (Reder) organize etti. Askere yönelik operasyon olduğu zamanlarda, meşrulaştırılmak için Reder üye- leri çeşitli televizyonlara çıkarılır ve “Yok eşimin ba-

şörtüsü, yok namaz kıldım ordudan atıldım” derler.

Zaten programda 28. Şubat operasyonunun 2. dal- gasının gerçekleştirildiği gündü. Ben katılamadım ama öncesinde Basri Bey’le görüştüm. Programdan son- ra tekrar aradım ve niçin sorunlarımızı anlatmadı- ğını sordum. “Beni konuşturmadılar. 28 Şubat’ı ve o dönemin generallerini eleştireceksiniz dediler” ya- nıtını verdi. Sinirlenmişti, tartıştığını söyledi.

Astsubaylara 1’in 4’ü tasarısı Meclis’te

TOPLUM

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer 4+4+4 eğitim sis- temiyle ilgili genelge yayımladı. Genelgeye göre önü- müzdeki eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 ta- rihi itibariyle 66 ayını tamamlayan çocuklar okula baş- layacak. Diploma ilkokuldan sonra değil 12. sınıfın bi- timinde verilecek. 66 ayını tamamlayan çocukların okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi ola- rak yapılacak. Genelgede velilerinin istemeleri duru- munda, gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılan ço- cukların 60. aydan itibaren okula başlayabilecekleri be- lirtildi. Ancak Dinçer, çocukların okula hazır olduğunun nasıl tespit edileceğine dair bir açıklama yapmadı.

5 ve 6 yaş aynı sınıfta

Genelgenin eleştirilen bir diğer yönü ise 5

yaş ve 6 yaş çocukların sınıflarının ayrı olup ol- mayacağına açıklık getirmemesi oldu. Dinçer daha önce Hürriyet Gazetesi’ne verdiği de- meçte, “keskin bir ayrım yapmak mümkün de- ğil” demişti. Çocuk gelişimi uzmanları ise bu yaş çocuklarda aylar arasında bile fark olduğuna

dikkat çekiyor ve hükümetin uygulamasını eleştiriyor.

İmam hatip vurgusu

Genelgeyle 5. sınıftan itibaren imam hatip orta- okullarına devam etmek isteyenlerin bu okullara ka- yıt yaptırabilecekleri de vurgulandı. İlköğretim ku- rumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okul- lar halinde kurulmasını öngören genelgede imam ha- tipler için ayrı bir vurgu dikkat çekti. Ömer Dinçer’in genelgesinde “İmam-hatip ortaokullarının bağımsız or- taokul olarak kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imam-hatip liseleri ile birlikte kurulabileceklerdir” denildi. Normal okullar- da ve imam hatiplerde ilköğretim, ortaöğretimin ayrı kurulamaması durumunda okula giriş çıkış saatlerinin farklı olması sağlanacak.

4+4+4’ün

genelgesi çıktı Okula başlama yaşı 5.5

Program 19 Nisan’da yaynland.

Basri Yava

Ordumuza y alanlarla çamur atılm asını

kabul edeme m

TRT’den yaplan açklamada Aydnlk’a konuan Basri Yava’n yalan söyledii öne sürüldü

(4)

*Serbest piyasa satış fiyatları

İMKB-100 Cumhuriyet

Çarşamba 1,7942

Salı 1,7785

DOLAR EURO BORSA ALTIN

Çarşamba 2,3228

Salı 2,3099 Çarşamba 58.341,27

Salı 58.772,58 Çarşamba 634.00 TL

Salı 642.00 TL

10 MAYIS 2012 PERŞEMBE

Dosya No : 2012/327 Esas

Borçluya ait ve bir borçtan dolayı ipotekli bulunan ve aşağıda tapu kaydında cinsi, evsafı, kıymeti ile önemli özellikleri ile satış şartlan be- lirt istanbul ili. Kağıthane ilçesi lalatpaşa mahallesi Yaşaılı caddesi, Giinyolu sokakla kain. 4315 ada 4 parsel sayılı 211.00 m2 miktarlı, kay- dında: Arsa vasıflı taşınmazın 107/211 hissesi İstanbul 10. İcra Müdürlüğü kaleminde açık arttırma suretiyle satılarak paraya çevrilecektir.

1- K 127. M D GÖRE SATI LANININ TEBL; Adresleri tapuda kayıtlı olmayan (Mübrez tapu kaydında belirtilen) alakadarlara takip borçlularına gönderilen tebligatların tebliğ imkânsızlığı halinde iş bu satış ilanı tebliğ yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur.

2- MAR DURUMU...

Kağıthane Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 10.08.2011 tarih ve 2011-4826 sayılı yazısına göre: Kağıthane, Talatpaşa ma- hallesi 4315 ada 4 parsel sayılı taşınmaz: 14.02.2009 tarih onanlı kağıthane 5.etap 1/1000 ölçekli Uygulama imar planında BL-3 ( Blok ni- zam 3 kat) konut alanı olarak planlanmış olup yola terki olduğu belirtilmektedir.

3- TAINMAZIN HAL HAZIR DURUMU ve EVSAFI; Satışa konu taşınmaz: İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, Talatpaşa mahallesi, Yaşarlı caddesi Günyolu sokakta kain. 4313 ada 4 parsel sayılı 211.000 m2 miktarlı, kaydında: Arsa vasıflı taşınmazın, mahallinde: 20 kapı nu- maralı 6 katlı kargir Adilbey apartmanı ile arsasının 107/211 hissesi’dir . Okmeydanı Darülaceze Hastanesi ve Perpa iş merkezi karşı tara- fında. E5 Karayolunun karşısında ralatpaşa mahallesinde. E-5 otoban yan yolu konumundaki Nişane caddesinden ayrılan Emirgazi cad- desi ile Yaşarlı caddesi arasındaki Günyolu sokağına cepheli parsel üzerinde Bodrum kat+ zemin kat +4 normal katlı .betonarme karkas sistemde ayrık nizamda üçüncü sınıf malzeme ve işçilikle inşa edilmiş, girişi bahçe katı görünümlü bodrum katından olan. dış cephesi sı- valı, çatısı oturtma çalı üzeri kiremit kaplı, elektrik, su. ve doğal gaz tesisatı bulunan, katlarında her biri müstakil kullanımlı birer dairesi bu- lunan takribi 15 yılı geçkin kargir apartman yer almakladır. Katları takribi 90 ar m2 alanlı alanlı apartmandaki müstakil daireler antre ( hol), mutfak salon, banyo- vvc ve iki yatak odasından ibaret. ıslak hacimleri seramik döşemeli, oda. zeminleri kısmen marley kısmen halıfileks döşemeli, iç duvarları sıvalı ve badanalı, iç kapıları ahşap doğramalı, pencereleri pvc doğrama ısı camlı daireler soba ısıtmalı olup. yapı- nın toplam inşaat alam takribi 540.00 m2 kadardır

4-TAKDR EDLEN DEER: Sata konu 107/211 hissesi, 240.000.00 TL ( iki yüz krk bin türk liras) olarak kymet takdir edilmi- tir.

5- SATI ARTLARI: Yukarıda açık tapu kaydı, imar ve halihazır durumu ve kıymeti belirtilen taşınmazın:

HALENN /YAPILACAI YER, GÜN ve SAAT :

1. Sat stanbul 10. cra Müdürlüünde 12.06.2012 günü saat 14:00 dan 14:10 saatleri arasnda 2. Sat stanbul 10. cra Müdürlüünde 22.06.2012 günü saat 14:10 dan 14:10 saatleri arasnda SATI ARTLARI

a- Birinci satış yukarıda tayin edilen gün. yer ve saatleri arasında açık artırma suretiyle yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen kıyme- tin %60’ını ve rüçhanlılar varsa alacakları toplamını ve satış masraflarını geçmek şartı ile en çok artırana ihale olunacaktır. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok artıranın taahhüdü baki kalmak kaydı ile. yukarıda yazılı yer. gün ve saatlerde ikinci arttırmaya çıkarılacaktır Bu art-

tırmada rüçhanlı alacakların alacaklarını tahmin edilen kıymetin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacaklıların top- lamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masrafları geçmesi lazımdır.

b-Artırmaya iştirak edeceklerin tahmin edilen kıymetin ve alacağa mahsuben iştirak edeceklerin kendinden önceki sırada bulunan ala- caklıların alacağının, (muhammen değerin %20’siyle sınırlı olarak) %20’si nispetinde pey akçesi (Yabancı para kurunda günlük değişim- ler olması ve 508 SK’ un 1. maddesine göre “döviz teminat olarak kabul edilemeyeceğinden nakit türk parası alınacaktır) veya bu miktar kadar Milli bir bankanın ŞARTSIZ- SÜRESİZ ve KESİN TEMİNAT MEKTUBU’nu vermeleri lazımdır.

c-Satış peşin para ile yapılacaktır. Alıcıya talep ederse 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. İhaleye itiraz vaki olması halinde da- hi. (alacağına tekabül eden satış bedelini müşteri sıfatıyla ödemekte imtina suretiyle alacaklıya ihale yapılmamış olması şartı ile) satış be- deli naklen icra veznesine yatırılırdım! (md. 131/4) fellaliye resmi. İhale pulu. tapu harç ve masrafları ile KDV.(150m2’ye kadar olan net mes- kenlerde %1 mesken olmasına rağmen işyeri olarak kullanılmış dairelerde, metruk durumda olan binalarda, tarla bina han otel ve arsa- larda % 18 olarak KDV müşteriden tahsil edilir) tahliye ve temsil giderleri öncelikle müşteri tarafından ödenmiş Birikmiş Emlak vergisi ce- zaları ve ferileri ile tellaliye ve tapu satım harcı satış bedelinden müşteriye iade edilir.

d-İhaleye iştirak edenlerin icra satış dosyası, tapu kaydı, şartname, ilan ve tebligatları incelemek suretiyle ihaleye katıldığını kabul etti- ği. Satılacak taşınmazın Tapu kaydında varsa: taşınmazın bütünleyici parçalarının (MK md.684.862). taşınmazın eklentilerinin (MKmd.686.862). hukuki semerelerinin (MKmd. 879). taşınmazın birleştirilmesi durumunun (MKmd. 859) İİK 128. md. Göre taşınmazın mü- kellefiyetlerinin (intifa hakkı MK md 794 oturma hakkı MK md 823 üst hakkı MK md 834 kaynak hakkı MKmd. 837. irtifak hakları MK md 858. Kaydı hayatla ölünceye kadar bakma akdi BK md. 507) ... mükellefiyetleri nazara aldığı kabul edilir.

e-Uygulamada rehin bedelinin ödemesinde ve alacağa mahsuben satışta İİK 140. 151. 268. md. Emredici hükmüne rağmen sıra cet- veli düzenlenmemekte olduğundan: taşınmaz üzerinde haciz ipotek satış vaadi vesair hakları olan ilgililerin ihaleyi takip ederek satış tari- hinden itibaren yedi gün içinde. İİK md. 100. 151 ve 268. 4792 sayılı S.S. Kurumu K.Md. 211479 Bağ-Kur K yasası md. 17 3065 sayılı KDV Kanunun 55. Amme Alacağının Tahsili Hakkındaki Kanun md.21 K 766. 789. 777/2. 796/1. İİK 83/c-2. 100. 142/1. 151. maddelerine göre sıra ve alacağın aslına yönelik şikayet ve itiraz, dava haklarını kullanmaları ve icra dosyasına dava açtıklarına dair derkenar ibraz etmeleri gerekir.

f-İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarım hususiyle faiz ve masraf olan iddialarını dayanağı bel- geler ile onbeş gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicil sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılır.

g-İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak sureliyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca satış bedelini yatırması için verilen 10 gün sonundan itibaren temer- rüt faizinden müteselsildi mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın Dairemizce tahsil olunacak bu fark varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.

h-Şartname. ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için İcra Dairesinde açık olup, Tebligat pul masrafı verildiği takdirde isteyen

alıcıya bir nüshası gönderilebilir. BASIN: 29003 (www.bik.gov.tr)

T.C. STANBUL 10. (TAINMAZ SATI) CRA MÜDÜRLÜÜ’NDEN GAYRIMENKULÜN AÇIK ARTTIRMA LANI

Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de Fransa ve Yunanistan’da yaplan seçim sonuçlar önem-

li. Çünkü seçimin galipleri, mevcut ekonomi politika- larn deitireceklerini vaat ederek baarl oldular.

Fransa’da seçimi kazanan Hollande seçim kam- panyas boyunca Merkel-Sarkozy tarafndan dayatlan kemer skma politikalarn eletirdi. Ortodoks politikalar olarak adlandrlan bu uygulamalarla ekonomik kriz- den çkn mümkün olmadn vurgulad. Daha adil bir gelir dalm, daha çok yatrm, daha çok harcama ve büyümeye ihtiyaç duyulduunun altn çizdi. Büyüme sayesinde elde edilecek vergi gelirleri ve zenginlerden daha yüksek vergi alarak bir türlü çözülemeyen büt- çe aç ve kamu borcu sorununu çözerim dedi. Ya- ni, Merkel-Sarkozy tarafndan çkarlan ve bütün AB üyesi ülkelere dayatlan “Mali Birlik” uygulamasn ra- fa kaldracam dedi.

Krize çözümü Ortodoks politikalarda arayan liderler tek tek tasfiye oldular. En sonuncusu bu politikalara inan, onu hem Fransa’ya, hem Merkel ile beraber Av- rupa’ya dayatan Sarkozy oldu. Yani ekonomik kriz, hükümeti tasfiye eder genellemesi bir kere daha ça- lt. Olay sadece; “ac reçete tasfiye getirdi” diye özet- lenemez. Avrupa iki yldr krizde. ki yldr Avrupa hal- k ac reçete ad altnda fakirleiyor. Yani ac reçete de-

il, iki yldr çözüm bulunamamas tasfiye getirdi.

Bankaları kurtarmak yetmiyor Benim de içinde bulunduum bir grup ekonomist, krizden çk için Hollande’n da dillendirildii politikalar

iki yldr savunuyor. En son Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz “Avrupa Ortodoks politikalar ile inti- har ediyor” dedi. Ekonominin tekrar ilemesi için ge- lir dalmn düzelterek, yaygn halk kitlesinin alm gü- cünü ve bu yolla da toplam talebi arttrmak gerekli. Bu- nun yannda kamunun harcamalar arttrmas ve ya- trm yapmas, yani halka yeni gelir kaplar açmas art.

Bu noktada Ortodokslarn itiraz; “bu kadar bütçe aç-

 ile nasl yaplacak bu kadar harcama” oluyor? tiraz hakldr, ama kendi politikalarnn da sonucu ortada.

Bankalara aktarlan bir trilyon Avro tutarndaki fonlar ekonomi çarklarn döndürmüyor. Para yeni yatrm- lara gitmiyor. Üretim ve kazanç artmadkça vergi ge- lirleri de artmyor. Bütçe aç kemer skma prog- ramlarna ramen kapanmyor, borç dümüyor. Ek- si büyüme zaten isizlik ve gelir skntsndaki halk iyi- ce bunaltyor, harcamalar erteleniyor.

Sonuç; 2012 ilk çeyreinde Avrupa genelinde yüz- de 0.6 daralma ve ikinci çeyrek için daha da büyük bir daralma beklentisi. Yani gerçekten de çözüm gelmi- yor. Halk rasyonel davranyor.

imdi Merkel Avrupa’da yalnz kald. Bu rüzgar

arkasna alan Hollande, Almanya’nn AB’deki sü- rükleyici tek liderliini dengeleyecektir. Merkel’in ekonomi görüleri bir anda deiemeyeceine göre ne olacak? ki lider Avrupa’nn krizden çk politikalar için hangi noktada anlaacaklar?.. Daha önce de yazdm, Hollande direnirse baarr. Merkel de ya Hollande’n politikalarna yanar ya da tarihteki saygn yerini alr.

Yunanistan para birliğinden ayrılır mı?

Yunanistan’a gelince, seçim sonucunda Merkel- Sarkozy’nin “fakirleme” politikalarna siyasi destek ve- ren Pasok ve Yeni Demokrasi Partisi neredeyse tas- fiye oldu. 2009 seçimlerinde yüzde 77 oya sahip olan bu iki partinin toplam oylar yüzde 33’e geriledi. Yu- nanistan Komünist Parti’nin oyu yüzde 8,5’e, stan- bul bakentimizdir diyen rkç partinin oyu yüzde 6,97’ye yükseldi. imdi bu saydm iki parti ve mec- lise giren dier düük oy oranl partiler, hem kemer skma program bitmitir diyor, hem de para birliini sorguluyor... Muhtemelen Yunanistan Haziran’da tek- rar seçime gider.

Yunanistan AB’den para almak için imzalad an- lamay artk tanmyorum der. Zaten Sarkozy de tas- fiye oldu. Denge politikas oluur. Merkel srar edemez.

Yunanistan’n para birliinden çkmasnn maliyeti AB’ye büyük olaca için daha dengeli bir program uy- gulamaya konur. Aksi durumda, bu siyasi tablo, ken- dilerini “bitiren” eski Merkel-Sarkozy programn uy- gulamaz, resti çeker. Para birliinden de ayrlr.

EKONOMİDE ÇÖZÜM

[email protected]

Hollande Merkel’e

‘dur’ diyebilecek mi?

B ARTU S ORAL

AYDINLIK/ANKARA

Yabancılara mülk satışını düzenleyen ve mü- tekabiliyet (karşılıklılık) şartını kaldıran ya- sanın kabul edilmesinden sonra büyükelçilere “toprakları pazarlama” görevi veriliyor. Mütekabiliyet şartının kaldırılma- sından sonra İsrailli firmaların da Türki- ye’den istediği kadar toprak alabilecekleri

bildirildi. CHP Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, TBMM’de AKP oylarıyla kabul edilen yasanın ulusal egemenliğimize aykırı olduğunu ve Lozan Antlaş- ması’nın ihlal edildiğini söyledi. Yılmaz “Çıkarılan yasa ile İsrailli firmalar da Türkiye’den istediği kadar toprak alabilecektir. Türk firmalarının İsrail’de toprak alması mümkün değildir. Ama İsrailli firmaların Türkiye’de toprak almasına bir engel kalmamıştır” dedi.

Yabancıya mülk satışını yeniden düzenleyen yasanın TBMM’den geçirilmesinden sonra Türkiye toprakları- nın pazarlanması çalışmalarına başlandı. Bu çerçevede büyükelçilerden, yeni yasayı bulundukları ülkelerde ta- nıtması ve yabancıları Türkiye’den mülk almaya teşvik etmesi istendi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Aydınlık’a yaptığı açıklamada “Bü- yükelçilerden Türkiye’nin topraklarının pa- zarlanması konusunda çalışmalar yapması istenmiş. Basında bu tür haberler çıktı. Yap- tığımız araştırmalarda da bunun doğru ol- duğu konusunda bilgiler aldık. Bu çok daha vahim bir durumdur. Türk büyükelçisi bu- lunduğu ülkelerde Türkiye topraklarını mı pazarlayacak. Çıkarılan yasa ve bu tür davranışlarla Tür- kiye topraklarının satılık olduğu teyit ediliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

‘Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz’

Çıkarılan yasanın 36. Maddesinde toprak satışında sını- rın kaldırıldığını da kaydeden Yılmaz, yasanın Anaya- saya açıkça aykırı olduğunu belirterek konuyu Anayasa Mahkemesine götüreceklerini söyledi. Yılmaz, “Bu yasa ile ülke topraklarının önemli bir bölümü yabancıların eline geçebilir. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda emsal kararları vardır. Açıkça anayasaya aykırıdır. Yaşa- nan ekonomik kriz nedeniyle toprak satışından gelecek paralara mı umut bağlanmıştır?” diye konuştu.

AKP’nin özelletirerek yaklak 10 milyar lira ge- lir elde etmeyi bekledii köprü ve otoyollardan yln ilk dört aynda 255 milyon lira gelir elde edil- di. Karayollar Genel Müdürlüü Otoyol Mali Ge- lirleri verilerine göre, 25 yl süreyle iletme hak- larnn verilmesi yöntemiyle özelletirilmesi plan- lanan köprü ve otoyollardan , Ocak, ubat, Mart ve Nisan aylarnda 111 milyon araç geçi yapt.

Bu araçlarn geçilerinden elde edilen 4 aylk ge- lir ise 255 milyon TL oldu. Köprü ve otoyollardan elde edilen gelir 2011 ylnda 700 milyon liray a- mt. Yaplacak özelletirmeyle elde edilmesi

beklenen gelirin ise bugün salanan getirinin ol- dukça altnda olduu görülüyor.

Nisan ayı geliri 69 milyonu aştı

Nisan aynda köprülerden 13 milyon araç ge- çi yapt ve 21 milyon TL gelir elde edildi. Oto- yollardan ise 17 milyon araç geçi yaparken el- de edilen gelir 48 milyon TL oldu. Nisan aynda elde edilen toplam gelir ise 69 milyon 560 bin TL’yi buldu.

Özelletirme daresi Bakanl en büyük özelletirme ilemlerinden biri olan köprü ve oto-

yol özelletirmesini ihaleye çkarm ancak iha- lede son teklif verme tarihini 4 defa ertelemiti.

halede son teklif verme tarihi son olarak 9 Aus- tos 2012 tarihine uzatlmt.

Özelleştirilmesi düşünülen köprü ve otoyollar

4 ayda 255 milyon lira getirdi

Doların hakimiyeti sarsılmaya devam

ediyor, Yuan ile ticaret yayılıyor ‘Türkiye

toprakları satılık!’

İsrailli firmalar istedikleri kadar toprak alabilecek

Yeni TTK’da

“şaka gibi” ceza

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Kamu Aydınlatma Platformu’na gönderdiği, Özelleştirme İdaresi Baş- kan Vekili Ahmet Aksu im-

zalı açıklamada, Petkim Petrokimya Holding A.Ş.’nin sermayesindeki yüzde 10,32 oranındaki

kamu hissesinin satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihale sonuç- landı. Özelleştirme Yüksek Kurulu

söz konusu kamu hissesinin 168 mil- yon 500 bin dolarla Socar Turkey Enerji A.Ş. ve Socar International DMCC OGG’ye ihale şartnamesi çerçevesinde satılmasını dün onayladı.

Petkim’in daha önce yapı- lan satış ve halka arzlar ile yüzde 51’i Socar Turcas Petrokimya AŞ’ye devredilmiş, yüzde 38,68 his- sesi de İMKB’de işlem görüyordu.

Petkim’de devletin payı kalmadı Levha görünmezse iki yıl hapis

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre “ticaret ünvanı” lev- hası işletmelerin görülebilir bir yerine asılmazsa, işlet- menin sahibi veya yöneticileri hapis cezasına çarptırılacak. Yeni kanuna göre lev-

hanın görülebilir şekilde asılmaması durumunda işletme sahibi veya yöne- ticilerine “üç aydan, iki yıla kadar hapis” veya “73 bin liraya kadar para cezası” verilecek. Hürriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Şükrü Kızılot da dünkü köşe yazısında yasayı “şaka gibi” biçiminde değerlendirirken

“İnanmayan Yeni TTK‘nın 39/2, 51/2

ve 38/1’inci maddelerini okusun” diye yazdı.

Kanuna göre ceza alacak olanlar ise ticari işletmenin durumuna göre farklılık gösteriyor. Şahıs işletmelerinde ticari işletmenin sahibi veya ortakları ceza alırken, limited şirketlerde şir- ket müdürü ceza alıyor. Anonim şir- ketlerde ise ceza yönetim kurulu üyelerine veriliyor.

Kanuna göre ayrıca hakim hapis cezasını paraya çevirebiliyor. Ancak 73 bin liraya kadar olan adli para ce- zası ödenmezse 730 gün ertelemesiz hapis cezası uygulanıyor.

Dilek Akagün

Ylmaz

Çin İran’dan Yuan’la petrol alıyor

ABD İran’a uyguladığı yaptırımlarla ülkenin petrol ihracatını engellemeye çalışırken, İran, Çin ile Yuan üzerin- den petrol alım anlaşması imzaladı.

Çin’in önemli ekonomi gazetelerin- den Finans Günlüğü’nün Pekin’den üst düzey bir yetkiliye dayandırarak verdiği habere göre, İran, Çin’e sattığı ham petrolün bir kısmı için Çin’in para birimi olan Yuan ile ödeme ya- pılmasını kabul etti.

Haberde, Sinopec ve alt kuruluşu Unipec’in İran’dan satın aldığı petrol için Yuan ödemeye başlayacağı belir- tildi. Çin bu ödemeyi ABD’nin yaptı- rımlarından kaçınmak için Rus bankaları üzerinden yapacak. Bu adımla birlikte Yuan’ın artık uluslar- arası değişim parası konumuna gele- ceği belirtiliyor.

Diğer yandan İran’ın da Çin’den

ithal ettiği ürünler için ve petrol çı- karma gibi hizmetlerin karşılığı olarak aynı şekilde Çin’e ABD Doları yerine Yuan ödeyeceği kaydedildi. Çin’in İran ile olan yıllık ticaret hacmi, 30 milyar doları buluyor. İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri Elçisi Muhammed Rıza Fayyad da önceki gün İran’ın Yuan cinsinden elde ettiği kazancı Çin’le ticaret yapmakta kullandığını söylemişti.

Reuters haber ajansı tarafından yayınlanan İran elçisine ait açıklama Financial Times gazetesinin daha önce yayınladığı bir haberi de doğru- lamış oldu. Financial Times Çin dev- leti tarafından kontrol edilen petrol şirketi Sinopec’in alt kuruluşu Uni- pec’in Zhuhai Zhenrong adlı bir ticari birim aracılığıyla İran’dan petrol satın aldığını iddia etmişti.

Referanslar

Benzer Belgeler

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

31.1. Tekliflerin değerlendirilmesinde, öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen

Bu madde şartname kapsamı dışındadır. Mesleki ve teknik yeterliliğine ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:.. İş Deneyim Belgeleri: İsteklinin, son