************ TURAN-SAM: TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi *

Tam metin

(1)

(2)

İÇİNDEKİLER

(1)

Dr. Öğr. Üyesi Süleyman ERATALAY TÜRKÇE ve SÜMERCEDE EK EYLEM

THE PREDICATIVE VERB IN TURKISH and SUMERIAN SAYFA 11

(2)

Dr. Öğr. Üyesi Canan SUNER

GÜNCEL TASARIM SORUNLARI, KALİTE ve TÜRKİYE CURRENT DESIGN PROBLEMS, QUALITY and TURKEY

SAYFA 20 (3)

Doç. Dr. Murat AKYÜZ

DEĞERİ BİLİNMEYEN BİR BÜYÜK ŞAİR ve YAZAR: RAHİM İBRAHİM A FORGOTTEN GREAT POETRY and AUTHOR: RAHIM IBRAHIM

SAYFA 23 (4)

Doç. Dr. Caner SANCAKTAR

HIRVAT BAHARI: YUGOSLAVYA’YA KARŞI HIRVAT İSYANI CROATIAN SPRING: CROATIAN REVOLT AGAINST YUGOSLAVIA

SAYFA 30 (5)

Doç. Dr. Murat AKYÜZ

MİRZA SEYYÎD ŞERÎF RÂKIM SEMERKANDÎ ve TÂRİH-İ RÂKIM ADLI ESERİ MIRZA SAYED SHERIF RAQIM SEMERQANDI and HIS BOOK NAMED TARIKH-E RAQIM

SAYFA 35 (6)

Hamdi Ali MUSSE

THE CAUSE and EFFECT OF URBANIZATION IN SOMALIA: THE STUDY CASE BASED IN SOMALIA

SOMALİ'DE ŞEHİRLEŞMENİN NEDENİ ve ETKİSİ: SOMALİ TEMELLİ ÇALIŞMA ÖRNEĞİ SAYFA 41

(7)

Prof. Dr. Halil İbrahim ŞAHİN

TÜRK DÜNYASINDA KÜBREVÎLİK ve ETKİLERİ ÜZERİNE ON THE KUBREVISM AND ITS EFFECTS IN THE TURKISH WORLD

SAYFA 52 (8)

Şahin KARAKAYA; Doç. Dr. Cemal ÖZTÜRK

HEMŞİRELERDE BENLİK SAYGISI ve STRESLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ: BİTLİS TATVAN DEVLET HASTANESİ ÖRNEĞİ

SELF-ESTEEM and METHODS OF COPING WITH STRESS IN NURSES: BITLIS TATVAN STATE HOSPITAL CASE

SAYFA 58 (9)

Dr. Öğr. Üyesi Şeyda BÜYÜKCAN SAYILIR

TÜRK KÜLTÜRÜ ve MİTOLOJİSİNDE SU İYESİ ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME

(3)

SAYFA 67 (10)

Jamaluddin SADRUDDİN OGHLİ; Zahir AHMED KHALEQİ

ABD’NİN 2001 AFGANİSTAN İŞGALİNDEN SONRA İŞLEMİŞ OLDUĞU İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

HUMAN RIGHTS VIOLATIONS COMMITTED BY THE US AFTER THE 2001 INVASION OF AFGHANISTAN

SAYFA 73 (11) Hüsniye KOÇ

KÖLELİKTEN SULTANLIĞA BİR VAROLUŞ MÜCADELESİ A STRUGGLE FOR EXISTING: FROM SLAVERY TO REIGNE

SAYFA 80 (12)

Esmira İSMAYILOVA

MƏHƏMMƏDHÜSEYN ŞƏHRİYARIN ANA DİLLİ POEZİYASINDA TƏBLİĞ ETDİYİ

VƏTƏNPƏRVƏRLİK VƏ QƏHRƏMANLIQ İDEYALARININ MÜASİR HƏYATIMIZDA TƏRBİYƏVİ ROLU

EDUCATION OF THE IDEAS OF PATRIOTISM AND HEROISM PROMOTED BY MOHAMMAD HUSSEIN IN THE MOTHER TONGUE POETRY IN OUR MODERN LIFE

SAYFA 85 (13)

Ahmed Sadeq Nıyazı AL- SARRAF; Doç. Dr. İlyas OKAN

SPOR BİLİMLERİ LİSANS ÖĞRENCİLERİNİN FANATİKLİK DÜZEYİNİN ARAŞTIRILMASI:

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

A RESEARCH OF FANATIC LEVEL OF SPORTS SCIENCES UNDERGRADUATE STUDENTS: GAZI UNIVERSITY CASE

SAYFA 90 (14)

Dr. Öğr. Üyesi Abdülkadir ÖZDEMİR

ÇORUM BELEDİYESİ ve İLÇE BELEDİYELERİNİN LOGO ve AMBLEMLERİNİN GRAFİK TASARIM İLKE ve ELEMANLARI BAĞLAMINDA İNCELENMESİ

INVESTIGATION OF THE LOGO and EMBLEMS OF CORUM MUNICIPALITY and DISTRICT MUNICIPALITIES IN THE CONTEXT OF GRAPHIC DESIGN PRINCIPLES and ELEMENTS

SAYFA 97 (15)

Dr. Ögr. Üyesi Abdulkadir ÖZDEMİR

TEKNOLOJİ ve GRAFİK TASARIM (DİJİTAL SANAT) TECHNOLOGY and GRAPHIC DESIGN (DIGITAL ART)

SAYFA 113 (16) Ali AKKUŞ

KUR’AN’DA ‘İLM’ KELİMESİ; SİYER ve NÜZUL EŞLİĞİNDE KRONOLOJİK YAKLAŞIMLAR CHRONOLOGICAL APPROACHES OF THE WORD "KNOWLEDGE" IN THE QUR'AN;

ACCOMPANYING SIYER and NUZUL SAYFA 119

(17)

Arş. Gör. Dr. Gürkan BOZMA

(4)

HAVACILIK SEKTÖRÜNDE ÇEVRE YÖNETİMİ, EKONOMİK BÜYÜME ve KENTLEŞME İLİŞKİSİ: ÇEVRESEL KUZNETS EĞRİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

NEXUS BETWEEN ENVIRONMENTAL MANAGEMENT IN AVIATION SECTOR, ECONOMIC GROWTH and URBANIZATION: A STUDY ON THE ENVIRONMENTAL KUZNETS CURVE

SAYFA 132 (18)

Dr. Öğr. Üyesi Rövşen MEMMEDOV

JAPON YAZARI YUKIO MİŞİMA'NIN "VATANSEVERLİK" HİKAYESİ: SOSYO-POLİTİK DEĞİŞİMLER

THE STORY OF PHILOSOPHYING OF JAPANESE WRITER YUKIO MİŞIMA: SOCIO-POLITICAL CHANGES

SAYFA 147 (19)

Dr. Öğr. Üyesi Hakan ÖZCAN; Dr. Öğr. Üyesi İbrahim UZPEDER

HAVA YOLU YÜK TAŞIMACILIĞINA EKONOMİK ve POLİTİK RİSKLERİN DÖNEMSEL ETKİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

A RESEARCH ON THE PERIODICAL EFFECTS OF ECONOMIC and POLITICAL RISKS ON AIR FREIGHT TRANSPORTATION

SAYFA 152 (20)

Doç. Dr. Sadagat ABBASOVA

CONDOLENCE and DEATH TRADITIONS IN BRITISH CULTURE İNGİLİZ KÜLTÜRÜNDE BAŞSAĞLIĞI ve ÖLÜM GELENEKLERİ

SAYFA 161 (21)

Furkan İLGÜN; Volkan GÜNAY; D. Selin YILDIRIM; Mesut CERİT

ATLETİK PERFORMANS GENLERİ ve ATLETİK YETENEĞİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR

ATHLETIC PERFORMANCE GENES and APPROACHES TO DETERMINING ATHLETIC ABILITY SAYFA 166

(22)

Dr. Nurten TOPÇU

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE 1948, 1968, 2005, 2009, 2015 ve 2017 DÖNEMİNDE EĞİTİM PROGRAM TASARIMLARI PERSPEKTİFİNDEN HAYAT BİLGİSİ DERSİ İÇİN TASARIM

YAKLAŞIMLAR YÖNÜNDEN BİR İNCELEME

A REVIEW FROM THE PERSPECTIVE OF EDUCATIONAL PROGRAM DESIGN IN THE TURKISH EDUCATIONAL SYSTEM IN 1948, 1968, 2005, 2009, 2015 and 2017 PERIODS IN TERMS OF DESIGN

APPROACHES FOR LIFE SCIENCE COURSE SAYFA 175

(23)

Öğr. Gör. Ali ÇİÇEK

TÜRKİYE’YE GÖÇ EDEN SURİYELİLERİN HUKUKİ STATÜSÜ LEGAL STATUS OF SYRIAN IMMIGRANTS LIVING IN TURKEY

SAYFA 180 (24)

Dr. Nurten TOPÇU

SEVİYE(DÜZEY) BELİRLEME TESTİ ÇALIŞMASI LEVEL DETERMINATION TEST STUDY

SAYFA 187

(5)

(25)

Dr. Erkan YILMAZ

ULUSLARARASI GÜÇ DENGELERİ BAĞLAMINDA TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ TURKEY-RUSSIA RELATIONS IN THE CONTEXT OF INTERNATIONAL POWER BALANCE

SAYFA 202 (26)

Prof. Dr. Hasan LATİF; Yasemin EKİCİ GÜRBÜZOĞLU

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİ COVID-19 SÜRECİNİN İLK GÜNLERİNİ NASIL YÖNETTİ? İNSAN KAYNAKLARI SÜREÇLERİNDE NE DEĞİŞİKLİKLER OLDU?

HOW DID HUMAN RESOURCES MANAGERS MANAGE THE FIRST DAYS OF THE COVID-19 PROCESS? WHAT CHANGES IN HUMAN RESOURCES PROCESSES?

SAYFA 216 (27)

Miraç Fatma UZUN, Savaş KANBUR

GÜRÜLTÜYE BAĞLI OLARAK GELİŞEN MESLEKİ İŞİTME KAYIPLARININ İNCELENMESİ EXAMINATION OF OCCUPATIONAL HEARING LOSS DUE TO NOISE

SAYFA 220 (28)

Arş. Gör. Ceyhun SERÇEMELİ

EBEVEYNLERİN SOSYAL MEDYADAKİ “OVER-SHARENTING” DAVRANIŞLARININ HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

LEGAL EVALUATION OF THE "OVER-SHARENTING" BEHAVIORS OF PARENTS IN SOCIAL MEDIA

SAYFA 229 (29)

Dr. Öğr. Gör. Nil KONYALILAR

SİVİL HAVACILIK YOLCU HİZMETLERİNDE TEKNOLOJİ KULLANIMININ HİZMET KALİTESİNE YANSIMASI

REFLECTION OF THE USE OF TECHNOLOGY IN CIVIL AVIATION PASSENGER SERVICES ON THE QUALITY OF SERVICE

SAYFA 238 (30)

Dr. Öğr. Üyesi Celal GÜLŞEN

EĞİTİM YÖNETİMİNDE YENİLİK UYGULAMALARININ ETKENLERİ FACTORS OF INNOVATION APPLICATIONS IN EDUCATION MANAGEMENT

SAYFA 244 (31)

Prof. Dr. Hakan TÜRKMEN; Mehmet SERTKAHYA

SORGULAMA YAKLAŞIMINDA EĞİTSEL OYUNLARIN ÖĞRENCİLERİN BAŞARISINA ETKİSİ:

YERYÜZÜNDE HAREKET KONUSU ÖRNEĞİ

THE EFFECT OF EDUCATIONAL GAMES ON THE SUCCESS OF STUDENTS IN THE INQUIRY APPROACH: THE EXAMPLE OF MOVEMENT ON EARTH

SAYFA 249 (32)

Doç. Dr. Meşkure YILMAZ

BİRİNCİ TBMM’NİN TÜRK DEMOKRASİSİNE KATKILARI

FIRST GRAND NATIONAL ASSEMBLY OF TURKEY PARLIAMENT'S CONTRIBUTION TO TURKISH DEMOCRACY

SAYFA 257

(6)

(33)

Doç. Dr. Meşkure YILMAZ

“DEMOKRASİ ADASI” NIN DEMOKRASİ İLE SINAVI DEVAM EDİYOR THE TEST OF “DEMOCRACY ISLAND” WITH DEMOCRACY CONTINUES

SAYFA 265 (34)

Çiğdem İNCE AYAYDIN

AİLE MOTİVASYONUNUN İŞ PERFORMANSI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDE STRESİN ARACILIK ROLÜ: SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA BİR ARAŞTIRMA

THE MEDIATING ROLE OF STRESS IN THE EFFECT OF FAMILY MOTIVATION ON JOB PERFORMANCE: A STUDY IN HEALTHCARE PROFESSIONALS

SAYFA 274 (35)

Dr. Öğr. Üyesi Kadir GÜNDOĞAN; Ali ANTEPLİ

TOZ METALURJİSİ YÖNTEMİYLE ÜRETİLEN AL2024 ve AL6061 MATRİSLİ, GRAFEN – KARBON NANOTÜP ve TİTANYUM DİOKSİK TAKVİYELİ KOMPOZİT MALZEMELERİN

MİKROYAPI ve MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

INVESTIGATION OF MICROSTRUCTURE and MECHANICAL PROPERTIES OF AL2024 and AL6061 MATRIX, GRAPHENE - CARBON NANOTUBE and TITANIUM DIOXIDE REINFORCED COMPOSITE

MATERIALS PRODUCED BY POWDER METALLURGY METHOD SAYFA 282

(36)

Dr. Öğr. Üyesi Gülnara GOCA MEMMEDLİ

AHISKA TÜRK OKULLARINDA ALFABE DEĞİŞİMLERİ (1921–1944) ALPHABET CHANGES IN AHISKA TURKISH SCHOOLS (1921-1944)

SAYFA 291 (37)

Arş. Gör. Sinem ÇELİK

İTALYA’DA YÜKSELEN AVRUPA ŞÜPHECİLİĞİ RISING EUROSCEPTICISM IN ITALY

SAYFA 297 (38)

Dr. Öğr. Üyesi Bülent DURAN; Arş. Gör. Cemal GÜLER; Doç. Dr. Selçuk Bora ÇAVUŞOĞLU TENİS OYUNCULARINDA BOŞ ZAMAN YÖNETİMİ ve YAŞAM DOYUMU

MANAGEMENT OF LEISURE TIME and LIFE SATISFACTION OF TENNIS PLAYERS SAYFA 302

(39)

Prof. Dr. Tamar KHVEDELİANİ; Arş. Gör. Dr. Sudan ALTUN

VASİL BARNOV’UN HİKÂYELERİNDE SEVGİ MOTİFİ: “AŞK - TANRI'NIN SİMGESİDİR!”

THE MOTIF OF LOVE IN VASIL BARNOV'S STORIES: "LOVE - THE SYMBOL OF GOD!"

SAYFA 314 (40) Ulaş ÇINAR

AĞIRLIKLI SKORLAR YÖNTEMİ İLE İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ RİSKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ASSESSMENT OF OCCUPATIONAL HEALTH and SAFETY RISKS USING THE WEIGHED SCORES METHOD

SAYFA 320 (41)

(7)

Prof. Dr. H. Yunus TAŞ; Dr. Öğr. Üyesi Mahmut KÜÇÜKOĞLU

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE SOSYAL GİRİŞİMCİLİK ALANINDA BİR ÇALIŞMA A STUDY ON SOCIAL ENTREPRENEURSHIP FROM PAST TO PRESENT

SAYFA 324 (42)

Doç. Dr. Yiğit Anıl GÜZELİPEK

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE “12 ÖFKELİ ADAM”: KISA BİR FİLM ve SİSTEM ELEŞTRİSİ

“12 ANGRY MAN” IN INTERNATIONAL RELATIONS: A SHORT MOVIE and SYSTEM CRITICISM SAYFA 330

(43)

Dr. Öğr. Üyesi Sefer GÜMÜŞ; Öğr. Gör. Dr. Birol ERDEM

YAŞ MEYVE ve SEBZE PAZARLAMASINDA KOBİLERDE SATIŞI ARTIRACAK PAZARLAMA MODELLERİ

MARKETING MODELS and EXAMPLES TO INCREASE SALES IN THE AGE FRUIT VEGETABLE INDUSTRY

SAYFA 335 (44)

Dr. Öğr. Üyesi Turabi KARADAĞ; Öğr. Gör. Ulaş ÇINAR GÖÇMEN İŞÇİLERDE İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ

OCCUPATIONAL HEALTH and SAFETY IN MIGRANT WORKERS SAYFA 346

(45)

Doç. Dr. Kasım TATLILIOĞLU

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN PSİKOLOJİK KIRILGANLIKLARI, PSİKOLOJİK İYİLİK HALLERİ, SOSYAL GÜVEN VE MEMNUNİYET DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN

DOĞRULAYICI FAKTÖR ANALİZİ SONUÇLARI: BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ CONFIRMATORY FACTOR ANALYSIS RESULTS OF THE RELATIONSHIP BETWEEN PSYCHOLOGICAL VULNERABILITIES, PSYCHOLOGICAL WELL-BEING, SOCIAL TRUST AND SATISFACTION LEVELS OF UNIVERSITY STUDENTS: THE SAMPLE OF BINGOL UNİVERSITY

SAYFA 351 (46)

Dr. Huseyn AHMADOV

AHMET CEVAT’IN BAYRAKLA İLGİLİ ŞİİRLERİ AHMET CEVAT'S POEMS ABOUT THE FLAG

SAYFA 358 (47)

Ümmügülsüm AYMERGEN; Prof. Dr. Damla BULUT

ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN MÜZİK DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARI SECONDARY SCHOOL STUDENTS’ ATTITUDES TOWARDS MUSIC LESSON

SAYFA 362 (48)

Cansel KAYA; Faruk AYDIN; Mesut CERİT

EPO GENİ ve PERFORMANS ARTIRICI FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ EVALUATION OF EPO GENE & PERFORMANCE ENHANCING FACTORS

SAYFA 368 (49)

Dr. Öğr. Üyesi Bülent DEMİR; Dr. Öğr. Üyesi Turabi KARADAĞ

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ ENTEGRASYONUN BİR FİRMADA UYGULAMA ÖRNEĞİ

(8)

APPLICATION EXAMPLE OF OCCUPATIONAL HEALTH and SAFETY MANAGEMENT SYSTEMS SAYFA 373

(50)

Dr. Öğr. Üyesi Eylem BAYRAKÇI

DİJİTAL ÇALIŞMA HAYATINDAKİ İHTİYAÇLARA MASLOW’UN İHTİYAÇLAR SIRALAMASI AÇISINDAN KURAMSAL BİR BAKIŞ

A THEORETICAL OVERVIEW OF THE NEEDS IN DIGITAL WORKING LIFE IN TERMS OF MASLOW'S HIERARCHY OF NEEDS

SAYFA 378 (51)

Dr. Zeyyat BANDEOĞLU

A COMPARISON OF THE EUROPEAN UNION and CANADIAN DATA PROTECTION & PRIVACY LAWS

AVRUPA BİRLİĞİ ve KANADA’NIN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İLE KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA DAİR KANUNLARININ KARŞILAŞTIRLMASI

SAYFA 384 (52)

Dr. Kadri AĞGÜN; Eray AMASYA

KIRGIZİSTAN EĞİTİM TARİHİ (YENİLİK ve GELİŞMELER)

HISTORY OF KIRGIZISTAN EDUCATION (INNOVATION AND DEVELOPMENTS) SAYFA 394

(53)

Prof. Dr. Enis TULÇA

TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNDE DİPLOMATİK BİR TECRÜBE – 1997 GİRİT ZİRVESİ ve MESUT YILMAZ

A DIPLOMATIC EXPERİENCE IN TURKISH-GREEK RELATIONS – 1997 CREATAN SUMMIT and MESUT YILMAZ

SAYFA 402 (54) Demet İRBAN

SINIF ÖĞRETMENLERİNİN OKUL MÜDÜRLERİNİN DERS DENETİMLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

OPINIONS OF PRIMARY SCHOOL TEACHERS ON SCHOOL PRINCIPALS’ COURSE SUPERVISION SAYFA 411

(55) Haydar İRBAN

OKUL YÖNETİCİSİ VE ÖĞRETMENLERİN FARKLI ÜLKELERDEN (KÜLTÜRLERDEN) GELEN ÖĞRENCİLER İÇİN YÖNETSEL ve ÖĞRETİMSEL YETERLİLİKLERİ

MANAGEMENT and TEACHING COMPETENCES OF SCHOOL MANAGER AND TEACHERS FOR STUDENTS FROM DIFFERENT COUNTRIES (CULTURES)

SAYFA 426 (56)

Doç. Dr. Sibel DEMİRARSLAN

KAMUSAL ALAN ve KENT DONANIMLARI: İZMİT İLİ YAHYAKAPTAN MAHALLESİ ÖRNEKLEMİ

PUBLIC AREA and URBAN EQUIPMENT: SAMPLE OF IZMIT PROVINCE YAHYAKAPTAN NEIGHBORHOOD

SAYFA 452 (57)

(9)

Doç. Dr. Sibel DEMİRARSLAN

KENTSEL MORFOLOJİ BAĞLAMINDA KENTTEN KONUTA, KÜLTÜREL YOLCULUK CULTURAL JOURNEY FROM URBAN TO HOUSING IN THE CONTEXT OF URBAN MORPHOLOGY

SAYFA 457 (58) Azime TULAN

İZMİR MENEMEN BÖLGESİ ÖLÜM ÂDETLERİ İZMİR MENEMEN REGION DEATH TRADITIONS

SAYFA 462 (59)

Dr. Öğr. Üyesi Mahmut KÜÇÜKOĞLU; Prof. Dr. H. Yunus TAŞ TÜRKİYE’DE SİYASİ İSTİKRAR ve EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ POLITICAL STABILITY and ECONOMIC GROWTH RELATIONSHIP IN TURKEY

SAYFA 471 (60)

Dr. Öğr. Üyesi Hasan BALTACI; Büşra KARTAL

GELENEKSEL ve GÜNÜMÜZ ÇOCUK OYUNLARININ ÖĞRENCİ RESİMLERİNE YANSIMASI REFLECTION OF TRADITIONAL and TODAY'S GAMES ON STUDENT PICTURES

SAYFA 479 (61)

Dr. Öğr. Üyesi Ertuğrul BAYER; Ömer BAŞ; Özge ÖZLEM BAŞ

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURUMSAL UNSURLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

EVALUATION OF THE INSTITUTIONAL MATTERS THAT MUST BE CONSIDERED DURING THE EDUCATION OF SPECIAL NEEDED STUDENTS

SAYFA 486 (62)

Abu Faisal Mohammad Shamim HAIDER

DİL ve KÜLTÜR: ARAP DİLİNİN BENGAL DİLİ ve KÜLTÜRÜ ÜZERİNDEKİ TARİHSEL İLİŞKİLERİ

LANGUAGE and CULTURE: THE HISTORICAL RELATIONS OF ARABIC LANGUAGE ON BENGALI LANGUAGE and CULTURE

SAYFA 494 (63)

Doç. Dr. Aysen ŞİMŞEK KANDEMİR

TÜRKİYE’DE YAŞAYAN BİREYLERİN TÜTÜN ve ALKOL KULLANIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

A STUDY ON THE USE OF ALCOHOL and TOBACCO INDIVIDUALS LIVING IN TURKEY SAYFA 499

(64)

Prof. Dr. Abdullah KARAKAYA; Uzm. Sahib RAMAZANOV

ÜNİVERSİTELERDE ÜST DÜZEY KADIN YÖNETİCİLERE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA A RESEARCH ON SENIOR WOMEN EXECUTIVES AT UNIVERSITIES

SAYFA 504 (65)

Öğr. Gör. Aykut TOSUN

TÜRKİYE'DE 2020 YILI PANDEMİ DÖNEMİNDE SPOR ÜZERİNE YAPILAN MAKALELERİN ANALİZİ

2020 SPORTS YEAR IN TURKEY ON PANDEMIC PERIOD ANALYSIS OF STRUCTURES ARTICLE

(10)

SAYFA 510 (66)

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Bora ORAN

TÜRKİYE’DE YAPAY ZEKA VE ROBOTİK TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ &

COVİD-19 ETKİSİ

DEVELOPMENT OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE AND ROBOTIC TECHNOLOGIES IN TURKEY AND IMPACT OF COVID-19

SAYFA 516 (67)

Öğr. Gör. Aykut TOSUN; Öğr. Gör. Asiye YÜKSEL

TÜRKİYE'DE 2020 YILINDA SOSYALLEŞME ÜZERİNE YAPILAN MAKALELERİN ANALİZİ YEAR ANALYSIS OF THE SOCIALIZATION ON ARTICLE 2020 MADE IN TURKEY

SAYFA 524 (68)

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet KILDIROĞLU; Zaure KENESOVNA KARTOVA ALTIN ORDU DEVLETİ’NDE UYGURLAR ve UYGUR YAZISI THE UYGHURS and UYGHUR LETTER İN THE GOLDEN ARMY STATE

SAYFA 531 (69)

Doç. Dr. Murat ÇOLAK

TANE İNCELTİCİ ve MODİFİYE EDİCİ İLAVELİ ÖTEKTİK AL-Sİ ALAŞIMININ KUM KALIBA DÖKÜMÜNDE MODELLEME TEKNİKLERİ İLE KRİTİK KATI ORANININ BELİRLENMESİ DETERMINATION OF CRITICAL FRACTION OF SOLID BY MODELING TECHNIQUES IN SAND

MOLD CASTING OF EUTECTIC AL-SI ALLOY WITH ADDITION OF GRAIN REFINEMENT and MODIFIER

SAYFA 541 (70)

Doç. Dr. Neşide YILDIRIM

EROL GÜNGÖR’ÜN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM HUKUKU ISLAMIC LAW IN EROL GÜNGÖR'S THOUGHT

SAYFA 549 (71)

Öğr. Gör. Dr,Hande Özolgun AKKURT

TEKİRDAĞ İLİ TARIM İŞLETMELERİNDE İŞLETME BAŞINA DÜŞEN DESTEKLER, VERGİ ve KESİNTİLERİN ANALİZİ

ANALYSIS OF SUPPORTS, TAXES and DEDUCTIONS PER BUSINESS IN AGRICULTURAL ENTERPRISES IN TEKIRDAG

SAYFA 558 (72) Oğuzhan KUZU

TÜRK İÇ POLİTİKASINDA BAŞLICA ETKENLER VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER TEORİLERİ EKSENİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI

KEY FACTORS IN TURKISH DOMESTIC POLICY AND TURKISH FOREIGN POLICY ON THE AXIS OF INTERNATIONAL RELATIONS THEORIES

SAYFA 562 GENEL BİLGİLER

ve

DERGİ YAZIM KURALLARI SAYFA 570

(11)

(9)

Dr. Öğr. Üyesi Şeyda BÜYÜKCAN SAYILIR*

TÜRK KÜLTÜRÜ ve MİTOLOJİSİNDE SU İYESİ ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME A BRIEF EVALUATION ON WATER GOOD IN TURKISH CULTURE and MYTHOLOGY

ÖZ

Yer-su’nun bir parçası olan su ve onun çevresinde şekillenen ‘su kültü’, Türklerin tabiat kültleri içerisinde ‘yer’ ile birlikte ilk sırada değerlendirilmiştir. Suyun kutsal olarak algılanmasının arka planında kozmik ve kozmogonik anlatımlarda, kozmosun su ile başlayıp, yine su ile sona ermesi yatmaktadır.

Dolayısıyla su iyesi denilen su ruhları, suların hem sahibi hem de hâkimidirler. Bu doğrultuda yaşamın başlangıcında her yerin suyla kaplı olması düşüncesi, su ile ilgili olarak, hâkim güç olma ve göksel ruhların bir parçası ya da temsilcisi olma kut’u ve motifini ön plana çıkarmaktadır. Destanlarda su, çoğunlukla gök- kağan ikiliği, suyun Tanrı’nın bir parçası olma kutsallığı, devlet olma ve yurt tutmada yardımcı güç şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bu kapsamda Anadolu’daki su kültüyle ilgili söz, dua, deyiş, tutum ve davranışlar, İslam öncesi eski Türk kültüründe mevcut olan yer-su inanışlarının daha sonraki dönemlere yansıyan biçimi ve tezahürleridir.

Anahtar Kelimeler: Su iyesi, su kültü, Türk Mitolojisi, destan, kozmogoni, yer-sub.

Jel Kodları: N9, N95, N90.

ABSTRACT

Water, which is a part of the earth-water (yer-su), and the "water cult" shaped around it, were evaluated in the first place together with "earth" in the natural cults of the Turks. In the background of the perception of water as sacred, in cosmic and cosmogonic expressions, the fact that the cosmos starts with water and ends with water again plays a vital role. Therefore, water spirits are both the owner and the “lord”

of the waters. Concordantly, the idea that everywhere was covered with water at the beginning of life brings to the fore the concept and motif of being the dominant power and being a part or representative of the celestial spirits. In the epics, water mostly appears in the form of the sky-khagan duality, the sanctity of water being a part of God, being a state and a helping power in keeping a homeland.

In this context, the words, prayers, sayings, attitudes and behaviors related to the water cult in Anatolia are the reflected forms and manifestations of the earth-water beliefs that existed in the pre-Islamic ancient Turkish culture.

Keywords: Turkish culture, Turkish mythology water cult, sky-khagan, Anatolia.

Jel Codes: N9, N95, N90.

*Dr. Öğretim Üyesi.; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi; Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü. sbuyukcan@ogu.edu.tr

(12)

Tüm dünya uygarlığı ve mitolojisinde olduğu gibi su, yaşamın başlangıcı ve kaynağıdır. Türk kültür ve mitolojisinde herşey ona dayanır. Türklerin üçlü dünya algısında yeri kozmogonidedir. Yaşam ilk onunla başlar. Türk kozmogonisinde yer-sub (yer ve su) anlayışında yerini alır. Dünyanın oluşumunda mitolojik bilgiler, ilk olarak su ile başlar. O anlamda tanrısaldır, kut’ludur; göksel ve yer ruhlarının ilkidir; başlangıçtır.

İslamiyetten sonraki anlatılarda en dikkat çeken “suyun, Allah’ın dîdârını (cemâlini) görmüş” olmasıdır. Bu anlayış ve inanç, su ve Türk ilişkisinde eski Türk inancından bu yana belirleyici olmuş ve suya hep saygı duyulmuştur.

Kozmogonik olarak Türklerin cihan anlayışında, su ve yer ile birlikte ifade edilmiştir. Somut olarak yer-su ve onların hayat verdikleri anlatılırken, soyut manada da koruyucu ve yardımcı yer-sub ruhlarının kut’u, merkez/vatan ve toprak (Ötüken) ekseninde durulmuştur. Yer-su ruhlarının anlam açısında mahiyetini “Türk Oguz begleri budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilingin törüngin kim artatı (udaçı erti)?Türk budun ertin, ökün!” şeklinde en güzel Orhun Yazıtları’ndan anlamak mümkündür. (Ergin, 2014, 23) Eski Türk dini inanç ve davranışlarında su, “pınar, ırmak, çay, nehir, göl, deniz, okyanus”

şekillerinde destan, masal, deyiş, kargı, atasözü ve dualarında bahsedilirken zaman zaman da yer, dağ, ateş ve ağaç iyeleriyle birlikte kullanıldığı görülmektedir. (İnan, 2006:48)

Eski Türkler, su yerine, kelime olarak “sub”u kullanmışlar ve daha ziyade Göktürk Yazıtlarında bu yazılış görünmüştür. Uygur yazılarıyla yazılmış Doğu destanının içinde su sözü, “sug(ı)” olarak söylenmiş ve yazılmıştır. Radloff’a göre, Sagay, Koybal ve Şor gibi Altay kültür çevresindeki Türk kesimleri, suya, “sug”

demekteydiler. İlk Uygur zamanında ise “suv” olarak yazılmış daha sonra bu gelenek, Kaşgarlı Mahmud’un kitabı Kutadgu Bilig için de devam etmiştir. (Ögel, 2002: 318) Mitolojik tasavvurda genellikle insan ya da balık şeklinde düşünülen varlıklar olarak öne çıkan su iyeleri ise, Türk halklarının anlatılarında “Su Issı, Su Eezi, Su Anası, Uhun Ecen, Subaba, U İçite, Ukulaan Toyon vb.” olarak geçmektedir. (Türkan, 2012:135)

Emel Esin Türk kozmolojisini, kâinatın bütün tezahürlerini gök ve yer-suyun temsil ettiği, birbirine zıt, fakat birbirini tamamlayan iki evrensel nefesten oluşmuş olarak kabul edilen sistemin, Proto Türk ve Türklerin en eski veyahut öz kozmolojisi olduğunu ifade eder. (Esin, 2001:19) Bu bakımdan Türk mitoloji anlatılarında, “başlangıcın/dünyanın oluşumu” (yaratılış) da, tufanın ve kalgançı çakın da (kıyamet) anlatılarında su olmazsa olmaz bir motiftir. Altay-Sayan Türklerinin destanlarına göre, ilk evre yaratılış, ikinci evre de tufan ile tanımlanır. Buradaki ortak motif, su’dur. Efsaneye göre, Tanrı’nın şımarık, hakkı tanımamış, birbirini öldürmekten zevk alan insanları cezalandırmak için tufan göndereceği haberini ilk olarak demir boynuzlu, gök renkli bir keçi haber vermiştir. İnsanlar bu uyarıya kulak tıkamışlardır. Gök teke, yedi gün boyunca yeryüzünü gezmiş ve önce 7 gün boyunca deprem olmuş daha sonra her biri yedişer gün olan dağların ateş püskürmesi, aralıksız yağan yağmurlar (su motifi), fırtına ve dolular ve ardından kar yağmıştır. Yedi günün tamamında havalar keskin şekilde soğumuştur. Yedi kutsanmış erkek kardeşten en büyüğü Erlik, en küçüğü Ülgen’di. Ülgen, nomçı denilen kutsal kitabın sahibi adıyla bilinmekteydi. Bu yedi kardeş bir gün bir gemi yaparlar ve her tür hayvandan bu gemiye birer çift alırlar. Bu esnada tufan başlar, gökler delinir ve bütün dünya su ile kaplanır. Dağlar dahi suyun altına gömülürler. Bütün canlılar yok olur. Yalnız bu gemide olanlar kurtulur. İşte bu tufan çekildikten sonra Ülgen, toprak parçası bulmak için sırasıyla gemiden önce bir horoz, ardından kaz ve en son olarak da karga gönderir. Hiçbiri geri dönmeyince bir kırlangıcı karayı bulmak üzere gönderir. Kırlangıç ağzında toprakla geri döner ve karanın dağın ötesinde olduğunu bildirir. Böylece dünya, yaşamının ikinci evresine dahil olur. (Bayat, 2017:70) Bu mitin farklı versiyonları, Türkistan coğrafyasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk halklarında görülmektedir. Bununla birlikte İslamiyet sonrasındaki anlatımlarla bu destanlar, Hz. Nuh ve tufan örneğinde olduğu gibi, birbirine son derece benzer unsurlar barındırması açısından dikkat çekicidir. Kalgancı çak adı verilen kıyamet anlatılarında da su motifi, “doğada fırtına kopacak, kara su kanla karışarak, dağlar yaprak gibi yellenecek, yerin altı üstüne gelecek” şeklinde karşımıza çıkmaktadır.(Bayat, 2017:76)

En eski Türk destanlarında, özellikle yaratılışı derleyen Verbitsky ve Radloff’a göre, “Dünya bir deniz idi, ne gök vardı ne bir yer, uçsuz bucaksız sonsuz sular içreydi her yer!” ifadeleriyle, Türklerin, suyu, yaratılışta ilk sıraya koyduklarını söylemek mümkündür. Altay yaratılış mitinde, ilk insanın yaratılışı esnasında, yılanlar, suyla kaplı olan dünyayı sararak ona destek olmuşlardır. Fakat daha sonra Altay destanı olan Maa-day Kara’da bu görev, iki balık tarafından üstlenilmiş; balıklar, her iki tarafından dünyayı sararak

(13)

destek olmuşlardır. Zamanla destanların geçirdiği değişim ve dönüşümün etkisiyle okyanusun yerini ırmak almış ve dünyayı ayakta tutan varlık, bu sefer balina olarak karşımıza çıkmıştır. (Çoruhlu, 2017:154) Altay Yaratılış Destanı’nda, Dünya’nın üzerinde durduğu yer, diğer mitlerde de ortak olarak görülen “uçsuz, bucaksız su” (kozmik okyanus)dur. İnanışa göre, ucu bucağı görünmeyen suyun içinde bulunan yılan, ejderha, dev su kaplumbağaları, dev balıklar gibi yaratıkların zaman zaman yeryüzünün üzerine yerleştirildiği varlıklar olarak düşünülmüştür. Bunlar suda yüzüp su yüzeyinde de sabit kalabildiklerinden bunların üzerinde yer alan Dünya da bu sayede sabit durabilmektedir. Bu hayvanlardaki herhangi bir hareketlilik, felaketlerin, tufanların ve depremlerin olmasına sebep olabilmektedir. (Çoruhlu, 2017: 152-153)

Dünya’nın yaratılışı ile ilgili anlatımlarda çoğunlukla, göksel ruhlardan Ülgen’in uçtuğu ancak konacak bir yer bulamadığı; bunun üzerine Ak Ene’nin Ülgen’e seslenerek denizden bir taş çıkarmasını istemesi ve yaptım olmadı deme, yap diyerek “bolsun kıl” diye seslenmesini anlatır. Burada Ülgen tek yaratıcı değildir; o, ne yapılması gerekirse onu yapmıştır. Dişi ruh Ak-ene yaratıcı eril kutsal ruh Ülgen’e yaratma kudretini ve ilhamını vermiştir. Ana maygıl ise ulusu koruyan ve kendisine ulus anası da denilen ruhtur.

(Bayat, 2017:24, 25, Çoruhlu, 2017:51) Dünyanın yaratılmasında ikisinin de ismi geçmektedir. Burada Türk Milleti’nin vatan, toprak ve devlet kavramlarının, suyun içinden çıkarılan bir kaya parçasıyla oluşması motifi dikkat çekicidir. Muhtemelen kökenden gelen bir anlayışla Türkler, toprağı su ile kodlamış ve değerlendirmiştir. Çünkü mitoloji ve kaynaklarda, toprak, ancak su ile düşünülüp irdelendiğinde bir anlam kazanmıştır. Birlikte kullanıma örnek olarak, Göktürkçe yazılan Yenisey Yazıtlarında “yerime, ayıta, suyuma adırıldım” (yerimden suyumdan ayrıldım) verilebilir. (Orkun, 2011: 73) Devlet ve su ilişkisini, eski Türkler, suyun kollara ayrılmasını, tarmak kelimesiyle anlatır. Günümüze “tırmık” olarak gelen bu kelime hayvan veya kuşların pençesi veya tırnağı anlamında kullanılır. Bu kapsamda “suv tarmaklanması/boy tarmaklanması”

demek, boyun veya halkın, parçalanması veya bölüklere ayrılmasının metaforudur. (Ögel, 2002:391) Kül Tigin Yazıtında, “Türk Milleti, ilinizi bırakıp gittiniz. Gittiğiniz yerde iyiliğiniz şu oldu. Kanınız su gibi, ırmak gibi aktı” şeklinde su kutsanmış; fakat kanın su gibi akmasının da tabu olarak görüldüğü de uyarı olarak dile getirilmiştir. Göktürk yazıtlarında, Türklerin devletten kopup, başlarını alıp gitmeleri, “kanın, ırmak gibi (ögüzce) aktı; kemiğin, dağ gibi yığıldı” ifadeleriyle anlatılmıştır. Başlarına gelen felaket yada başarısızlıkların sebeplerini, atalarından ders almamalarında, kut’a saygısız davranmalarında, Tanrı’nın izin vermemesi veyahut onu kızdırmalarında aramışlardır. Bunu yaparken de çoğunlukla, yaşadıkları olayları, tasvirlerinde tabiat olaylarıyla veya onların kutsal ruhlarıyla anlatma yoluna gitmişlerdir. Düşmanı yendiklerinde ise, günümüzde de tarihi anlatımlarda sıklıkla kullanılan “düşmanı denize dökmek” tabiri, “otça, borça” (fırtına) gibi gelen düşmanı, “Tanrı yarlık izin verdi, düşmanı dağıttık ve ögüzke tüşdi” yani ırmağa düştüler şeklinde ilk olarak ortaya çıkmıştır. (Ögel, 2002: 324, 374) Burada yer-suların küçük kutsal iyeler olduğu ve yersularına izi denildiğini de hatırlatmakta fayda vardır. İbn-i Mühenna’ya göre, sahip ve mâlik demektir. Aynı anlamı Kaşgari’de belirtir ve “izimiz yarlığı” terkibinde olduğu gibi, İslamiyet sonrası dönüşüm ve değişimi

“Rabbimizin emri/izni” dir. (Yörükan, 2005:58)

Türk kozmogonik ve kozmik düşüncesine göre, Tanrı, Türk’ün atalarının “yeri ve suyu sahipsiz kalmasın” diye kağanları getirmiş ve bu kut’un başına koymuştur. Görevini iyi yapmayan, suiistimal eden, bu kuta layık olmayan yöneticileri, yer ve su ruhları cezalandırır. Bu düşüncenin etkisi yalnızca dinsel davranışlara değil aynı zamanda devlet ve vatan kavramlarına da yansımıştır. O nedenle, Türk yöneticilerin görev ve sorumlulukları yalnızca halkına karşı olmamalı esas itibariyle kutsal olana olmalıdır. Bu bakımdan sorumluluk büyük ve ağırdır. Halkından aç olanı doyurmalı, çıplak olanı giydirmeli, “Ot ve su” gibi yaşamamak için, çok çalışmalı, devletine ve milletine sahip çıkmalı ve bu “kut’sal” görev yerine getirilmelidir.

(Ögel, 2002:315) Bu bakımdan yer-su-kut ve devlet kavramları hep yanyana kullanılmış, devleti ve hakimiyet yersub ruhu ve kutu üzerinden betimlenmiştir. Uygur yazılarında geçen, “okyanuslar kadar (taluy ögüz) geniş ve uçsuz bucaksız (keng alkıng)” sözü, tıpkı Çinlilerin Hun hakanlarını tanımlarken kullandıkları Şen-yü veya Tanyü ifadeleri gibi, genişlik ve büyüklüğün de ifadesidir. Nehir, ırmak demek olan “Üküz, ögüz” sözünün Türklerde yalnızca büyük ülkeler ile büyük kavimlerin ırmaklarına verilen bir ad olması Göktürklerde başlar.

Ögel’e göre, küçük bölge ırmaklarına asla “ögüz” adını vermemişlerdir. Bilge Tonyukuk, Göktürklerle Türgişler arasındaki savaşı anlatırken “ertiş ögüzüg keçiksizin keçtimiz” yani İrtiş ırmağının geçitsizliğini geçtik şeklinde bahsetmektedir. (Ögel, 2002:367-369)

(14)

Türklerin acundan/cihandan bahsederken “tört bulung” (dört bucak) ifadelerinde olduğu gibi, suyun da benzer şekilde büyüklük-genişlik manasında kullanıldığı görülmüştür. Türkler, “Üze Türk Tengrisi, Türk ıduk yeri subı, anca timiş erinç: Türk budun yol bolmazun tiyin, budun bolcun tiyin…”, “okyanuslar kadar geniş (veyahut derin) yerin aşılması” şeklindeki ifadelerle muvaffakiyet ve hakimiyet kavramlarına değinilmiştir. (Ögel, 2016:44) Kutlu yer-sub, bazen Türk kağanına, Türk ilinin yer ve suları olarak emir veriyor, bazen de “kağanın devlet ve ikbaline” yâr olmuyorlardı. Buna örnek olarak, Bilge Kağan yazıtındaki, Bilge Kağan’ın amcası Kapagan Kağan’dan bahiste, “Üze Tengri, ıduk yer sub…. Kağan kutı taplamadı”

satırları örnek gösterilebilinir. (Ögel, 2016: 46) Çünkü insanoğlu için, bireysel ve devlet hayatında, Kaşgarlı’nın da belirttiği gibi (tengri beni ağırladı) mutluluğun sırrı, işlerin yolunda gitmesi ve uzun ömürlü olmasının altında bir kuta sahip olmak yatmaktadır. “Eğer Tanrı, esirine, kut ve büyük mutluluk verirse, o zaman, onun işleri her zaman yolunda gider. Ulu Tanrı, onu iyiliklere boğdu, onun sayesinde, kut ve büyük mutluluk bir bulut gibi yükseldi” Kut’un gidişi, ya geldiği gibi uçup giderek yada ruhun tıpkı bir ateş gibi sönmesi yoluyla olduğu belirtilmektedir. (Roux, 1999:42)

Yaşamın her yönünü şekillendirdiği açıkça ortada olan Türk kültüründeki bu iye ve inanışların, mimari yapıların inşasında bile ortaya çıktığı ve bu hususa bilhassa dikkat edildiği görülmektedir. Buradaki davranışın altında, dünyanın dengesinin sarsılacağına dair korku, yanlış yapınca başına büyük bir felaketin geleceğine dair olan inanç ve bu nedenle tedbirli davranma zorunluluğu yatmaktadır. Konuyla ilgili güzel bir örnek olarak; Mircea Eliade’e göre, kadim uygarlıklar bir yere tapınak, dini mabet yaparken dünyanın dengesini değiştirmemek için astrolog vasıtasıyla dünyayı taşıyan yılanın kafasına denk düşecek şekilde noktalar belirlenir ve bunun üzerinden inşaatın yapımı başlardı. (Eliade, 1994:32) Türklerde de özellikle Mani ve Budizm dinlerinin etkisinin yoğun yaşandığı dönemlerde, üzeri yazılı kazıkları tapınak temellerine çaktıktan sonra mabet veya manastırlar inşa edilmekteydi. (Çoruhlu, 2017:154)

Su ile ilgili anlatılardan, Türk gelenekleri, inanışları ve tarih içinde girip çıktıkları çeşitli dinler hakkında da bilgi edinilmektedir. Suyun, kamlık kültüründe dini ritüellerde özellikle Korkut Ata yardıma çağrılırken dualarda sıklıkla isminin geçtiği görülmektedir. “Su ayağı Er-Korkut, baksıların piri…dar yolda sana sığındım” , “Sub başında Süleyman, sub ayağında Er-Korkut, çağırınca gel, kaygu ve hastalığı bul”

şeklinde dualar edilirdi. (Ögel, 2002:315) Otacı ak kamların duasına benzer bu duada, suyun şifacı olma ve iyileştirici özelliği vurgulanmıştır.

Suyun taşla birlikte anıldığı rivayetlerde ise, özelikle Doğu Türklerinin halk inançlarında çok sık rastlanılan yada taşı motifi ve yağmur anlatısı dikkati çeker. Buna göre, Kırgız-Kazakların Er Gökçe destanında geçen, Er Kosay’ın yanındaki adamlarının çölde susaması, Er Kosay’ın cay (yad) taşını çıkarması, onu sallayarak yere koyması ve ardından yağmurun yağması ve askerlerin susuzluğunun giderilmesi anlatısı dikkat çekicidir. Benzer olarak Kırgızların Manas destanının büyük Çin seferi rivayetinde Almanbet adlı kahramanın yağmur yağdırmak için bulutları efsunladığından bahsedilir. Bugün de İslamiyetle birlikte su ve taş ilişkisinin devam ettiği, Anadolu’nun özellikle doğu olmak üzere bazı bölgelerinde, yağmur duası için 41 taşa dua okuyup suya atıldığı bilinmektedir. (İnan, 2006:164)

Suyun ateşle birlikte anılması ile ilgili örneklerden, işareti duman olan göksel ruhlardan Karlık’a bir mesaj olarak, otağların tam orta noktasında yanan ocakta bulunan ateş üzerine, duman çıkması için su serpilmesi en dikkat çekici olanıdır. (Çoruhlu, 2017:36, Anohin, 2006:15) Bunun dışında kutsal ruhları incitmemek, saygısız davranmamak inancıyla, ateş, suyla söndürülmez, tükürülmez gibi yasak, tutum ve davranışlar da bulunmaktadır.

Suyun dört elementten ağaçla olan ilişkisinde, ağacın hayat ağacı motifi olduğu ve tıpkı su gibi yaşamın devamı için olmazsa olmaz mitolojik unsurlardan biri olduğu kanaati yaygındır. Kökleriyle beslenen yitikenlerin/evrenin, zamanın çarklarını (güneş, ay ve gezegenlerin kozmik döngüsü) çevirdiği dallarıyla da göğe uzandığı miti göz önünde bulundurulduğunda yaşamın enerjisini sağlayan iki unsur oldukları değerlendirilmektedir. (Esin, 2001:41) Konuyla ilgili, Kuzeybatı Asya’daki Turalı Türk boyundan denizin ötesindeki gök ağacıyla olan bir masala göre; “Bir Hanın oğlu, 24 arkadaşıyla yola çıkar. 24 gün giderler. 24 atları ölür. Yaya yürümek suretiyle denize varırlar. Denizde salları batar ve bir adaya düşerler. Adada bir

“Pay-terek”, yani “Bay-direk” dedikleri büyük bir ağacın olduğunu görürler. Ağaçta bir kartal ve kartalın iki yavrusu vardır. Yavruları, bir ejderha yemek ister. Oğlan, ejderhayı öldürür ve onları kurtarır.” Buradaki

(15)

masal, bize, kayıp Dede Korkut Hikayelerinden “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesini”

anımsatmaktadır. Burada, Salur Kazan su ile konuşmaktadır. (Demir, 2019, Ekici, 2019) Bunun gibi pek çok Türk masalında ve destanlarında suyla ilgili anlatılar vardır. Su perisi de bunlardan birisidir. Dede Korkut destanlarında Korkut Ata suyun üzerinde ölümü bekler; Köroğlu destanında da Köroğlu’nun atının soyu sudan çıkan bir ata dayanır. XI. yüzyılda Kıpçaklar arasında ünlü bir kahraman olarak bilinen Çora Batır’ın denizde boğularak öldüğü rivayet edilmektedir. Fakat bir diğer rivayette ise onun, gönüllü olarak kendisini ırmağa attığı ve bu şekilde ermiş mertebesine ulaştığı ifade edilir. Ayrıca İbnü’l-Fakih, Barshan Türklerinin “Isık- göl”ünü kutsadığı ve senede en az bir kez dolaşarak ziyaret ettiği bilgisini vermektedir.( Gökbel, 2000:222, Kıyak, 2013: 28)

Türk destan ve hikâyelerinde de çocuk sahibi olabilmek için bir kısım su ile ilgili ritüellerin sergilendiği görülür: Dede Korkut’da Salur Kazan’ın suya karşı soylama söylediği görülür. Yine Dede Korkut’un Boğaç Han hikâyesinde Derse Han’ın “Hatunu kuru çaylara sucu saldım… Dilek ile Tanrıdan bir oğul gücile buldum” ifadesinde de suyun kutsiyetine işaret edilir ve onun sayesinde maksadına ulaştığı belirtilir. Manas destanında Yakup Han’ın çocuğu olmadığından eşi Çıyrıçı’ya şu serzenişi de suyun kutsiyetini gösterir: “Çıyrıçı’yı (eş olarak) alalı ben bir çocuk öpmedim. Çıyrıçı çözdüğü saçını (bir daha hiç) taramadı. Allah’a tövbe edip hiç (bir) işime yaramadı. Belini sıkıca germedi. Çıyrıçı bana (bir) oğul vermedi.

(Ben) Çıyrıçı’yı alalı (mevsimler doldu), yaz-kış (gelip geçti), tam on dört yıl oldu. (Çıyrıçı) evliya mezarına gitmedi, elmalıkta (yerlerde) belenmedi, kaplıcalarda (yıkanıp) gecelemedi.(Gülensoy, 2002:29)

Eski Türklerde su iyelerine saçı sunulur ve kestikleri kurbanın, bu saçı sayesinde kendilerine bolluk, bereket geleceğine inanırlar. Türkler yer-su ruhlarını, memnun etmek için kurban keser ve saçı olarak da içki sunardı. Yakut Türkleri bu uygulamayı özellikle ilkbaharda balık avına çıkmadan önce yaparlardı. Bol balık avlamak isteyen balıkçılar, balığa çıkmadan önce bir kayın ağacına renkli kumaş parçaları bağlarlardı. Bu kumaş parçalarına “coloma” adı verilirdi. Ayrıca bereketli bir av olması için kayın ağacının yanında yakılan ateşin üstüne çay ve süt dökülürdü. Yapılacak av öncesinde uygulanan bu ayinde ağaç, su ve ateşin bir araya geldiği görülmektedir. Bu inanç ritüelleri kısmen değişmiş olmakla beraber günümüz Anadolu’sunda “saçı”

adı altında yaşamaktadır. (Kalafat, 1990: 43, Kıyak, 2013:28)

Sonuç olarak, eski Türklerde su, kut’saldı, mukaddesti; mengüydü, ebedî idi. İdilligti, dirilig yani ab- ı hayattı. Edgü idi, arı ve iyiydi. Kendisine saçı saçılan, kurban kesilen, adak adanan, dilek tutulandı. Su kavramı, gerek kültürde, gerek mitolojide gerekse Türk devlet ve askeri teşkilatında somut anlamda vatan- devlet- toprak ve gök-yer-sub ilişkisinde, “yer-sub iyesinden kut alan kağan” motifleriyle karşımıza çıkmaktadır. Olumsuz anlamlarda kullanıldığına çok fazla rastlanılmamakla birlikte Türklerin genel olarak tüm yer-sub -göksel ve yeraltı kutsal varlıklarından çekindiği, onlara saygısız bir davranışta bulunduğu takdirde yerinden yurdundan olup cezalandırılacağı inancı ve endişesi hususları, su iyesi için de geçerli görünmektedir.

KAYNAKÇA

1. Bayat, F., (2017) Kadim Türklerin Mitolojik Öyküleri, İstanbul.

2. Çoruhlu, Y., (2008) “Türk Sanatında Dünyayı Taşıyan Hayvan” Teması, Fen-Edebiyat-MSGSÜ Fen- Edebiyat Fakültesi Dergisi, S. 6, İstanbul, ss. 73-84

3. Çoruhlu, Y., (2017) Türk Mitolojisinin Ana Hatları, İstanbul.

4. Demir, N. ( 2019) Dede Korkut Destanı. İstanbul: Ötüken Yayınları

5. Ekici, M. (2019) Soylamalar ve 13. Boy Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi, İstanbul:

Ötüken Yayınları,

6. Eliade, M., (1994) Ebedi Dönüş Mitosu (çev. Ü. Altuğ), Ankara 7. Ergin ,M.(2014), Orhun Yazıtları, Boğaziçi Yayınları, İstanbul

8. Esin, Emel, (2001) Türk Kozmolojisine Giriş, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 9. Gökbel, Ahmet., (2000) Kıpçak Türkleri, Ötüken Neşriyat, İstanbul

10. Gülensoy, T., (2002)Manas Destanı (Türkiye Türkçesi İle), Akçağ Yay., Ankara.

11. İnan, A. (2006), Tarihte ve Bugün Şamanizm, Materyaller ve Araştırmalar, TTK Yay., Ankara.

(16)

12. Kalafat, Yaşar, (1990), Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara.

13. Kıyak, Abdulkadir, (2013) “Geleneksel Türk İnanışlarındaki Su Kültü ve Elazığ’daki İzleri”, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Gümühane.

14. Orkun, H.N., (2011), Eski Türk Yazıtları, Türk Dil Kurumu, Ankara 15. Ögel, B., (2002) Türk Mitolojisi, TTK, Ankara

16. Ögel, B., (2016) Türklerde Devlet Anlayışı, İstanbul.

17. Roux, J.P.(1999), Altay Türklerinde Ölüm, İstanbul

18. Türkan, Kadriye (2012), “Türk Dünyası Masallarında Su Kültü”, Milli Folklar Dergisi, Y.24, S. 93, Ankara.

19. Yörükan, Y.Z.(2005), Müslümanlıktan Evvel Türk Dinleri Şamanizm, Ötüken Yay., İstanbul.

Şekil

Updating...

Benzer konular :