• Sonuç bulunamadı

Halılarda senbol

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Halılarda senbol"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Halılarda senbol

L'mumi tezyinat işleri Mütehassısı Edip Hakkı

Bir çok yerlerde, şüphesiz medeniyetin bir az geç kaldığı mahallerde. Dekoratif şekillerin- den dolayı (Tatuaj) lı kumaşlar gaip oluyor ve yerlerini Ornöman 1ar doldurarak adeta bulun- dukları mahallin tılsımlı bir ifadesini, umumî ka- naat la rın mi'hssalasını gösteriyorlar.

Bu nazariye; günün ticaret ve ilim sahasın- da tanınmış seyyah ve tüccarlarının ortaya koy- dukları, yüksek kıymetlerle dolu ve bediî kanun- lar dahilinde beslenmiş bir nevzat halindedir.

Şimdiye kadar, tarih san'at ve (Enoloji) ilimleri -{beşerin Oınöman'lara olan temayülünü izah edebilmek için çırpınıp duruyor. (Tibet) de kadınların, bütün eşyalarını, kürklerini daha mü- zeyyen ve daha zarif bir şekle sokabilmek için gösterdikleri mesâi, hattâ genç kızların çene ve yanaklarına varıncıye kadar boyanmaları, hep müstakbel bir damadın gözleri içindir. Çünki bu uzun mesaiye mukabil elde edilen netice hayatla- rında kopacak ilk fırtınadır, ve bu tezyinat niha- yet onların birer koca sahibi olmalarını temin eder.

Ceziıetiilarabın ekseri yerlerinde (Tatuaj) lar; dudakların etrafında, burunda, kulaklarda hatta kadınlarda bu keyfiyet memelere ve mide üzerine varıncaya kadar teşmil edilmiştir. Bu hal vucudun tabiî açıklıklarını ervahı habiseden vi- kaye maksadına matuftur. V e insan oğulları mu- hakkaktır ki, vücudun, tabiat tarafından bazı kısımlarının kıllarla muhafaza edilmesini tesettür için kâfi bir sebep addedemiyorlar. Bundan dola- yıdır ki, oıılar bu gibi mahallerde mahvedilmiş ve yellerine «şehirli ornömanlar» yapılmıştır!.

Örnek: 1

Pisikoloji, «oyuna karşı temayül» hâdisesin- de vahşi ve çocuğu toprak veya kum üzerine her hangi bir Tornömani» resmetmeğe sevk ettiren saiki, kâfi derecede izah etmiş değildir.

«Psychietrik ve Psyko - analitik» ilimleri vahşi gibi -çocuğu da, tabiî bir insan gibi mecnu- nu da, şuuri bir kayda tabi olmaksızın veya tah- teşşuur faâliyetlerin tesirleri altında kalmaksızın, bir tek hat bile çizemiyeceğini isbat etmiştir.

Bu hususta büyük Beritanya, Antrepoloji müessesesi müdürü Mösyö «Seligman» şu fikri srrd ediyor:

•ıTecrübelerimle şuna kaniim ki, «Primitif»

«insanlar, bizlerden daha çok muğlak olan arzu-

«larını, korkularını, rüyalarında da aynen oyanık

«oldukları zamanki gibi hissediyorlar.

«Ve çok muhakkaktır ki. onların dans ve

«ibadata âit teferrüatta kullandıkları «tılsımlı or- tnöman larda.» rüyada veya rüyaya şebih vecd-

«lerde yapılmış olsun. Ben. hakikatte bunlara

«daha az bağlandıklarına eminim.»

Şu halde «Senbolik» ornöman'ları da buna

(2)

benzer, tahteşşuur faaliyetlerin birer n u m u n e s i gibi m i telâkki etmeliyiz?

G ö r d ü ğ ü m ve yekdiğerile m u k a y e s e ede- b i l d i ğ i m bir k a ç k u m a ş v e k i l i m o r n ö m â n l a r ı u ı şu mesele h a k k ı n d a eşhat e d e b i l i r i m : .

Parlak renkli sıcak m e m l e k e t l e r i n zevıcle- rini, ifadelerini taşıyan hırçin v e asabi kâ«-vanlr—

rın çıktıkları yolların ilerisinde onları, cüce bir tabiat dekoru içerisinde bekleyen yoksul b i r küt-

Köşeli desenler ortasında m a n a s ı z gibi du- ran bu, yeleleri k a b a r ı k , u z u n bacaklı, u f a k ka- falı beygirler; b u yoksul kütleye d o ğ r u yürüyen ve sanki maveraî bir a l e m d e n g e l i y o r m u ş hissini veren, sıcak memleketlerin k â r v a n ı d ı r .

Şarkta yeşil renk, k u v v e t i n , sermediyetin ifadesidir. Bu beygirlerdeki yeşil k o n t ü r b u n u i f a d e eder. Z e n d e v e ebedi.

d a h a esaslı bir tetkik bize, bu beygirlerin, eski Misırîlerin «lris»lerile bir müşabeheti oldu- ğ u n u zannettiriyor. İstilâ, Ticaret, v e e k l i m ha- diseleri bu zannımızı kuvvetle teşyi eder. Diyebili- riz ki, bu beygirlerde d e b i r tılsım v a r d ı r , ö y l e tılsımlı bir Senbol ki, ticaretin remzi, n a k l i y a t ı n ve haberin tılsımı... B ü t ü n P r i m i t i f hikâyelerde habere vasıta olan veya b i z z a t b u haberin inti- z a m ı n ı temin eyliyen k a h e m a n l a r ı n kâffesi bey- girlerdir. A d e t a periler; tılsımlarile, beygir şek- linde tezahür ederek v i c d a n l a r ı m ı z d a kudsî v e sshhar bir rnevkiie yükselmişlerdir. B u n u , o zama- nın beşerî taşlarının k u m a ş l a r ı n ı n ü z e r i n d e Sen- b o l olarak k a b u l etmiştir. A ş a ğ ı d a beygirlerin a y a k l a n altında yeknesak u z a y u p g i d e n yeşil ve ter d e s.'en bir fon var. B u fon araziyi, ç i m e n ve toprağı i f a d e eder. bir s e n b o l ' d u r .

Beygirlerin başlarının m ü t e v e c c i h o l d u ğ u köşeli kısımlar, kendilerini bekleyen yoksul küt- lenin karlarla d o l u d a ğ l ı k v e taşlık arazilerinin yüksek kıymette Senbolik ifadeleridir.

İnsan bunların karşısında, artistin b u k a d a r bi'.sit ifadelerle, eşkâle nasıl i'cazkâr bir k u v v e t verdiğini; nasıl temiz bir hassasiyetle tabiati te- ressiim e'dirdiğini hayretle g ö r ü y o r .

Bu ifadeler d e n i z d e n tedrici b i r surette u- zaklaşmış kütlelerde d a h a kuvvetli v e d a h a ma- n i d a r bİT hususiyetle tebarüz ederler.

Yavrularile yürüyen b u S e n b o l i k beygirle- ri süsleyen o r n ö m a n l a r şayanı dikkattir. Beraber-

Ornck : 2

ce taşıdıkları eşya, m ü s t a k i m hatların en güzel bir k o m p o z i s y o n u d u r .

K ü ç ü k l ü ğ ü n d e n sarfı nazar, b u m i n i m i n i y a v r u n u n ; kısa bir m a i l h a t l a i f a d e edilen kuy- ruğu, neşe v e çalakinin b ü y ü k b i r m i k y a s t a ifa- d esi değil m i d i r ?

A r k a l a r ı n d a mutekatı, köşeli bir şehir v e ka- saba, üzerinde d e t a v a k k u f ettikleri S e n b o l i k b i r k ö y vardır.

Denilebilir ki. P r i m i t i f Sonboller, beşerin en güzel k o m p o z i s y o n ' e r i d i r . İstihfaf ile geçtiği- miz bir çok o m ö m a n l r f r ı n d a , g ü n ü n m a d d î dü- şüncelerine acıyan, derin bir m a n a taşırlar.

Y e k d i ğ e r i üzerine hiçde istif e d i l m i ş gibi d u r m ı y a n şu J f a d e bir k u ş sürüsü k o m p o z i s y o n u - dur, ve d ö r t köşeli zaviyeli o r n ö m a n l a r , düşün- ce v e mukayeseye geniş b i r c e p h e verildiği tak- d i r d e en küzel bir bereket S e n b o l u o l a m a z m ı ? .

Bu ifadeyi gelişi küzel bir k a r a r d i y e tasav- vur etmeyin. B ö y l e köşeli o r n ö m a n ; h a v a d a na- zarlarımızı saatlerce cezbeden narin fakat c e v v a l kanatlı başı kınalı bir kırlanğıça aittir. V e kırlan- gıç, b ü t ü n bir kışın d o n d u r d u ğ u tabiatın artık can- landığını, insan o ğ l u n u n yiyeceği b u ğ d a y ı n müj- desini getiren ona tarlasile m e ş ğ u l olacağı zama- nı ihtar eden bir bereket S e n b o l u d u r . Üst tarafta zikzak hareketlerle u z a y ı p g i d e n b a z a n cılız ba- zan d a k a l ı n ve g ü r b ü z motifler b u S e n b o l u teyit edici yaz bulutlarıdır. Y a n d a a ş a ğ ı d a g ö r ü l e n ys-şil Pter d e sien, sarı fonlar çitlerle ayrılmış tarlalardır.

S a n ' a t a l e m i n d e , S e n b o l i k ifadelerin diğer bir hususiyeti d e z e k â y a k ö z gibi bir k ı y m e t ver- m i ş o l m a s ı n d a n d ı r .

• • •

Referanslar

Benzer Belgeler

Güllenin namlu hızı artıkça gülle küresel kabul edilmiş Dünya üzerinde sürekli daha uzağa düşer.. Topumuz Şahi olduğu ve bu da bir düşünce deneyi olduğu için

Ancak bir fark vardı: Fiziksel şiddet gören çocuklar diğerlerinin gerisinde kalmış, fazla puan kazandıran görselleri diğerlerinden daha az tercih etmişti. Araştırmacılar

Özellikle kad›nlarda meydana gelen aspirasyonlar›n büyük bölümüne türban i¤nesi rol ald›¤›n- dan, hastalar difllerinin veya dudaklar›n›n aras›na i¤ne

Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Brucella Aşıları Üretim Laboratuvarı’nda da yapılan tetkikler sonucunda, üreme elde edilen her iki süt

Rıih, ulvi ve şerif, cesed ise halka muzaf olduğu için süflidir. Fakat rıih da, cesed de sari olduğu için renk değiştirehilir, enbiya ve evliyada olduğu gibi

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu tarafından deprem felaketi sonrası sahada yürütülen çalışmalara ilişkin 4 Kasım

1- Muhaddisler, Rasulullah’tan gelen rivayetleri gerek sened ve gerekse metin yönüyle tetkik ederek Müslümanların önüne sağlam hadisler koymak için zaman

Aynı dönemin diğer bir tarihçi ve ricâl âlimi Zehebî, Tezhîbü’t-Tehzîb gibi Mizzî’nin eseri üzerine kaleme aldığı çalışmalar başta olmak üzere, Si-