ANKARA ÜNİVERSİTESİ

21  Download (0)

Tam metin

(1)

EK-11

ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ

KESİN RAPORU Proje Başlığı

TROMBOZ GEÇİREN VE GEÇİRMEYEN FAKTÖR V LEİDEN TAŞIYICILARINDA FARKLI GEN POLİMORFİZMLERİN ARAŞTIRILMASI

Proje Yürütücüsünün İsmi Prof. Dr. Nejat AKAR Yardımcı Araştırmacıların İsmi

Uzm. Bio. Yonca Eğin Uzm. Bio. Afife Karabıyık

Proje Numarası 08B3330008 Başlama Tarihi

05.08.2008 Bitiş Tarihi

05.08.2010 Rapor Tarihi

14.08.2010

Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Ankara - 2010

(2)

I. Projenin Türkçe ve İngilizce Adı ve Özetleri

TROMBOZ GEÇİREN VE GEÇİRMEYEN FAKTÖR V LEİDEN TAŞIYICILARINDA FARKLI GEN POLİMORFİZMLERİN ARAŞTIRILMASI

Koagülasyon mekanizmasında Faktör V 1691G-A, Protrombin 20210 G-A, MTHFR 677 C-T, FV 4070 A-G, FV 6533 T-C, FV -426 G-A ve EPCR ins23bç mutasyonları tromboz açısından risk faktörleridir. Bu çalışmada, belirtilen gen değişimleri 0-18 ile 70 ve üzeri yaş grubuna ait sağlıklı kontrol ve hastalarda taranmıştır. FV Leiden mutasyonunun 0-18 ile 70 ve üzeri yaş gruplarında tromboz açısından risk getirdiği saptanmıştır. MTHFR 677 C-T mutasyonuyla birlikteliğinin 0-18 yaş grubunda tromboz açısından risk getirdiği gözlenmiştir.

Diğer gen değişimleri ile ise anlamlı bir fark bulunmamıştır.

EFFECT OF DIFFERENT GENE POLYMORPHISMS IN FACTOR V LEIDEN CARRIERS & NON CARRIERS WITH AND WITHOUT THROMBOSIS

Faktör V 1691G-A, Prothrombin 20210 G-A, MTHFR 677 C-T, FV 4070 A-G, FV 6533 T-C, FV -426 G-A and EPCR ins23bç mutations in coagulation mechanism are risk factors for thrombosis. In this study, these gene variations were screened in 0 to 18 years and 70 and older healthy controls and patients. FV Leiden mutation was determined as a risk factor for thrombosis in 0 to 18 years and 70 and older groups. Also, an association with MTHFR 677 C- T mutation was obtained as a risk factor for thrombosis in 0 to 18 years. Other gene changes did not have any significance.

(3)

II. AMAÇ VE KAPSAM

Hemostaz ve Tromboz

Normal şartlarda kanama veya tromboz oluşmaz. Herhangi bir nedenle damar sisteminde meydana gelen harsalar, süratle oluşturulan sağlam bir tıkaç (pıhtı) ile kapatılır. Bir süre sonra bu pıhtılar belli bir hızla eritilir. Böylece kan dolaşımı içinde engel oluşturmaz. İşte bu olayların kusursuz bir denge içinde sürdürülmesini sağlayan sistem HEMOSTAZ sistemidir. Normal hemostaz var olduğu sürece organizmada gereksiz kanama ve trombüsler oluşmaz (1).

Hemostaz, bazı faktörlerin birbirleri ile olan dengeli etkileşimi ile devam ettirilir. Bu sistem içinde yer alan faktörler:

1. Kan damarları 2. Trombositler

3. Koagülasyon proteinleri 4. Fibrinolizis

Endotelde bir hasar meydana geldiğinde, vasküler sistem kanamayı engellemek için harsalı damarda ve komşu damarlarda hızlı vazokonstriksiyon oluşturur. Bu durum hasarlı damardaki kan akımını azaltırken, trombositler ve koagülasyon faktörlerinin harsalı bölgeye olan temaslarını ve böylece aktivasyonlarını artırır. Dolanımda bulunan trombositeler normal endotele yada birbirlerine yapışmazlar (adezyon). Ancak damar endotel tabakası bozulduğunda subendotelial konnektif dokuya yapışırlar. Trombositlerin adezyonunun olabilmesi için de plazmada bulunan von Willebrand faktör (vWF) gereklidir. Kollajen veya trombinle temas, trombosit granül içeriğinin salınımına yol açar. Bu salınım sonucu ortaya çıkan maddeler, diğer trombositlerde hasar bölgesine toplanmalarına yol açar ve birbirleri ile daha fazla temas etmelerini sağlar. Bunun sonucunda trombosit agregasyonu gerçekleşir. Böylece hasar bölgesinde yeterli büyüklükte tıkacı oluşturacak trombosit kitlesi oluşturulur (primer hemostaz). Ancak bu oluşan tıkaç (primer yanıt) tek başına yeterli olmaz. Koagülasyon proteinlerinin enzimatik olarak aktivasyonu ile fibrinojenden fibrin oluşması sonucunda, primer hemostazla oluşan bu frajil pıhtının daha sağlam hale gelmesi sağlanır (sekonder hemostaz) (2).

(4)

Koagülasyon; enzimler, substratlar, fosfolipid yüzeyleri ve kofaktörler arasında gerçekleşen kompleks reaksiyonlar zincirinin sonucunda gerçekleşir. Aktif haldeki bir pıhtılaşma faktörü, kendi substratı durumundaki inaktif bir başka faktörü aktif hale getirir. Bu kofaktör, enzim ve substrat bir fosfolipid yüzey üzerinde toplanır ve kalsiyum iyonu ile bir arada tutulurlar.

Pıhtılaşma, bir doku harabiyeti ve endotel hasarı ile doğar. Pıhtılaşmanın ya negatif yüklü bir yüzeyden (harslı endotel gibi) başlayan intrinsik, ya da hasarlı dokudaki hücreden açığa çıkan doku faktörü (tromboplastin) ile uyarılan ekstrinsik yol olmak üzere iki başlangıç basamağı ile devreye girebildiği bildirilmektedir.

İntrinsik yol, faktör XII’nin aktivasyonu ile uyarılır. Faktör XII ve HMWK (yüksek molekül ağırlıklı kininojen), negatif yüklü, harsalı endotele temas eder ve oaraya bağlanır. Bu bağlanma olayı ile faktör XII güçlü bir proteaz haline geçer (Faktör XIIa). Faktör XIIa, prekallikreini kallikreine çevirir. Faktör XII, HMWK, prekallikrein ve faktör XI arasındaki reaksiyon ve aktivasyon sonucunda faktör XIa oluşur. Faktör XIa, faktör IX’u aktif hale getirir. Bu yol faktör IXa’nın oluşumunda birinci yoldur. İkinci yol ise faktör IXa’nın ekstrinsik yol ile oluşumudur.

Hücre harabiyeti ile doku faktörü (TF) açığa çıkar. TF’nin fonksiyonu FVII’nin aktivasyonudur.

Böylece faktör VIIa oluşur. İnaktif zimojen olan faktör IX’u faktör IXa’ya çevirir. Bu şekilde hem intrinsik hem ekstrinsik yoldan faktör IXa oluşur. İki koldan oluşan faktör IXa tek başına herhangi bir etkiye sahip değildir. Faktör IXa, faktör VIIIa-fosfolipitten oluşan kompleks faktör X’un aktif hale gelmesini sağlar ve böylelikle faktör Xa oluşturulur. Faktör IXa gibi, Xa da iki yolaktan oluşabilir. Faktör Xa pıhtılaşma sürecinin anahtar elamanıdır, intrinsik ve ekstrinsik yolakların birleşme noktasıdır. Faktör Xa’dan sonra pıhtılaşma reaksiyonları ortak bir yol izler (1,2).

Aktive olan faktör X, kofaktör faktör V ile birlikte fosfolipit yüzey üzerinde Ca+2 eşliğinde protrombini trombine çevirir. Trombin (FIIa) ise fibrinojeni hidrolize ederek fibrinopeptit A ve B’yi ayırarak fibrin monomerlerini oluşturur. Fibrin monomerleri spontan olarak hidrojen bağları aracılığıyla gevşek, insolubl fibrin polimerini oluşturur. Trombin ve Ca+2 tarafından aktive olan faktör XIII, fibrin polimerinde kovalent çapraz bağlar oluşturarak stabilize eder (2). Böylece bu ardışık reaksiyonlar, zayıf bir sinyalle başlar ve kanamayı durduran fibrin pıhtısıyla sonlanır.

(5)

Pıhtılaşmanın zamanında durdurulması gerekir. Bu nedenle dolaşımda aktif halde bulunan faktörlerin inaktif hale getirilmesi gerekir. Bu olayı doğal antikoagülan veya doğal inhibitörler gerçekleştirir. Antitrombin III (AT III) serin proteazlara bağlanarak onları inaktive eder. Heparin, AT III’ün fizyolojik olarak yaptığı trombin, faktör Xa ve faktör IXa’nın inhibisyon etkinliğini anlamlı derecede arttırır. Bu da heparinin etki mekanizmasını oluşturmaktadır. Fktör V ve Faktör VIII’nin de inhibitörleri vardır. Trombin, endotelş hücresi üzerindeki trombomodülin isimli reseptörüne bağlandığı zaman, buradan küçük bir peptidi ayırır ve böylece protein C (PC) aktive olarak, aktif protein C (APC) oluşur. APC, faktör VIII ve faktör V’in yıkılmalarını sağlayarak bunların kofaktör fonksiyonlarını ortadan kaldırır. Protein S (PS) PC’nin kofaktörüdür. Doku faktörü yolu inhibitörü (TFPI), faktör VIIa’yı inhibe eder (1,2).

Hemostazın sürekliliğinde, fibrinolizis (pıhtının eritilmesi) önemli bir sistemdir. Bu sistem fibrinin oluşması ile aktive olur, fibrini proteazlar ve plazmin ile eriterek fibrin tıkacı ile tıkanacak olan kan damarının açık kalmasını sağlar. Plazmin, plazmadaki prekürsörü olan plazminojenden, plazminojen aktivatörleri aracılığı ile oluşur. Fibrin oluşurken, aynı zamanda fibrinolitik sistem de (plazminojen) aktive edilir. Plazmin fibrini parçalar, fibrinojenin fibrine dönüşmesi ile lizin açığa çokar. Plazminojen lizin bağlayıcı bölgeleri aracılığı ile fibrine sıkı bir şekilde bağlanır. Plazminin trombin üzerindeki etkisinin haricinde fibrinojen, fibrin, faktör V, faktör VIII ve birçok proteini parçalayabilme özelliği vardır. Fibrinojen ve fibrinin yıkılmaları ile yıkım ürünleri meydana gelir (1,2).

Devamlılığı bozulmamış damar sistemi içerisinde pıhtılaşmış bir kan kitlesinin oluşması tromboz olarak bilinir ve kitlenin kendisine trombüs denilmektedir. Tromboz gelişimine birden çok faktör sebep olmaktadır. Çok sayıda edinsel ve kalıtsal faktör değişik mekanizmalar ile tromboz gelişimine neden olmaktadır. Arteriyel ve venöz sistemde tromboz gelişimi farklı şekilde seyretmektedir. Arteriyel sistemde, endotel hasarı ve trombositlerin fonksiyonel bozukluklarının önemli rol oynadığı, venöz sistemde ise daha çok kan akımındaki değişiklikler ve pıhtılaşma sistemine ait bozuklukların tromboza neden olduğu bilinmektedir (3).

(6)

Faktör V Leiden Mutasyonu (1691 G-A)

Faktör V’i kodlayan gende 10. ekzondaki 1691. nükleotitte Guanin’in Adenin ile yer değiştirmesi (G1691A) sonucu 506. pozisyonda Arginin→Glisin (Arg506Gln) aminoasit değişikliği, FV Leiden mutasyonu olarak adlandırılmış ve FVa’nın ağır zincir domaininde APC kesim noktasını ortadan kaldırarak, APC rezistansına neden olan en önemli faktör olduğu bildirilmiştir (4). APC rezistansı, özellikle venöz tromboz için en sık görülen bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmiştir (5). Sağlıklı beyaz bireylerde mutasyonun prevalansı %2-10 arasında bildirilmiştir ki bu da FVL mutasyonunun tromboza neden olan diğer genetik faktörlerden en az 10 kat daha yaygın olduğunu göstermektedir (6). Akar ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada ise, FVL mutasyonunun sıklığı Türklerde %10.4, Kıbrıslı Türklerde ise bu oran %12.2 olarak bildirilmiştir (7,8).

Protrombin 20210 G-A Mutasyonu

Tromboza neden olan bir başka yaygın genetik risk faktörü ise protrombin genin translasyona uğramayan 3’ bölgesinin (3’UTR) 20210. nükleotidinde meydana gelen Guanin→Adenin baz değişimidir (9). Protrombin genindeki G20210A mutasyonu ven trombozu icin bir risk faktörü olduğu gibi arteriyel tromboza da neden olabilmektedir. Bu mutasyonun heterozigot formları, sağlıklı bireylerde % 2.3 oranında, venöz trombozlu hastalarda ise 6.2 oranında görülmektedir (10). Protrombin tek başına venöz tromboz için 3.8 kat risk getirir iken Faktör V Leiden mutasyonu ile birlikte 20 kat risk getirmektedir (11). Ülkemizde bu mutasyonun sıklığının sağlıklı kişilerde %2,7, derin ven trombozlu olgularda ise %6.25, Kıbrıslı Türklerde %8,1 oranında olduğunu göstermiştir (12).

MTHFR 677 C-T Değişimi

Metilentetrahidrofolat redüktaz (MTHFR) geninin 677. nükleotidinde Sitozin→Timin bazlarının yer değiştirmesi sonucu, 266. pozisyonda Alanin→Valin aminoasit değişimi ile sonlanan polimorfizmin, enzimin termolabil formunu eksprese ettiği bildirilmiştir (13). MTHFR 677 C-T mutasyonunun plazma homosistein düzeyini arttırarak tromboza eğilime neden olduğu (14-16) ve FV Leiden mutasyonuyla birlikteliklerinin trombozla ilişkili olabileceği bildirilmiştir

(7)

(17,18). Toplumlar arasında 677 TT homozigot genotip sıklığı coğrafi bölge, ırk ve etnik gruplara göre değişkenlik göstermektedir. Türk toplumunda ise TT genotipinin sıklığı %5–9 olarak bildirilmiştir (19-21).

Faktör V 4070 A-G

FV geninde yaygın görülen bir diğer genetik varyasyon, B domaininde yer alan, 1299.

pozisyonda His-Arg aminoasit değişimi ile karakterize, R2 polimorfizmidir (22). Yapılan çalışmalarda derin ven trombozu oluşumunda A4070G gen değişiminin etkisi tartışmalı olsa da venöz tromboembolide, FV1691A ve FV1299G birlikteliklerinin, tek başına FV R506Q taşıma ile karşılaştırıldığında 3-4 kat daha fazla risk getirdiği bulunmuştur (23). Akar ve ark. tarafından venöz tromboemboli hastaları (VTE) ile yapılan bir çalışmada, FV His1299Arg gen değişiminin sıklığı sağlıklı Türk toplumunda %8.5 olarak bulunmuş ve VTE oluşumunda tek başına bir etkisinin olmadığı gösterilmiştir (24). Türk pediatrik inme hastalarında ise, FV A4070G gen değişiminin tromboz açısından 2.5 katlık bir risk getirdiği, FV G1691A ve PT G20210A mutasyonlarını taşıyan hastalar çıkartıldıktan sonra ise tek başına 3.9 kat risk getirdiği saptanmıştır (25).

Faktör V 6533 T-C

Faktör V geninin C2 domaininde, 24. ekzonda yer alan 6533 T-C mutasyonu, kodon 2120’da Met-Thr amino asit değişimine neden olmaktadır. Faktör V geninin C2 domaini FVa’nın membrana bağlanabilmesı için gerekli bölgeleri içerir. Burada meydana gelen polimorfizmler fosfolipid membranlarla mutant FV’in etkileşiminin azalmasının sonucu olarak FV aktivitesinde düşüşe sebep olurlar. Ayrıca 2120Thr değişimi FVL hastalarındaki artan APC resistansıyla da bağdaştırılmaktadır (26).

Faktör V -426 G-A

FV geni promotor bölgesi, plazma FV seviyelerini arttıran polimorfik adayların varlığının belirlenmesi amacıyla araştırılmıştır. Bu bölgede yer alan, -426G/A gen değişiminin, 3. ekzonda bulunan D79H mutasyonunun FV düzeyi üzerine etkisini arttırdığı gösterilmiştir. D79H taşıyıcılarında, -426G/A homozigotluğunun FV seviyesini düşürdüğü gözlenmiştir (27).

(8)

Endotelyal Protein C Reseptör (EPCR) Gen 23 bç’lik İnsersiyon

Endotelyal protein C rseptörüne (EPCR) bağlanan protein C, trombin-trombomodülin kompleksinde katalitik etkisi arttırılarak aktivasyonu düzenlenir (28). EPCR geninde meydana gelen değişikliklerin, reseptör ekspresyonunun azalmasına veya reseptör fonksiyon bozukluğuna neden olarak tromboz gelişimini stimüle ettiği bilinmektedir. EPCR geni 3. ekzonunda 4031.

pozisyonda 23 bç’lik bir insersiyonun erken stop kodonu oluşturduğu (29) ve bu mutasyonun venöz tromboz ile arteriyel oklüzif hastalıkların gelişimine neden olabileceği bildirilmiştir (30,31,32). Ancak bazı çalışmalarda, tromboz için risk faktörü olmadığı da gösterilmiştir (33,34).

Faktör V 1691 G-A, Protrombin 20210 G-A, FV 4070 A-G, FV 6533 T-C, FV -426G-A, MTHFR 677 C-T ve EPCR 23 bç’lik insersiyon gen değişimlerinin tromboz üzerine etkileri bilinmekteyse de, bazı taşıyıcı bireylerde yaşlılık dönemine kadar trombozun oluşmaması, başka gen içi veya diğer farklı gen değişimlerinin etkili olabileceği düşüncesini doğurduğundan dolayı, proje kapsamında FVL taşıyan 0-18 yaş arası ve 70 yaş sonrası bireyler ilgili gen değişimleri açısından incelenmiştir.

FVL taşıyan,erken yaş döneminde tromboz geçiren bireyler ve FVL taşıyan geç dönemde tromboz geçirmeyen bireylerin varolduğu fikri projenin esasını oluşturmaktadır. Ve bu polimorfizmlerin bu dönemlerde tromboz oluşumu üzerinde ne gibi etkilere sahip olduğunun ortaya çıkarılması bakımından projemiz önem teşkil etmektedir. Tromboza neden olabilmelerinde ya da trombozda koruyucu role sahip olabilmelerinde başka gen değişimleriyle etkileşimlerinin incelenmesi de proje kapsamı içerisindedir.

Projenin amacı, koagulasyon mekanizmasında yer alan, tromboz oluşumuna katkıda bulunan Faktör V 1691 G-A, Protrombin 20210 G-A, FV 4070 A-G, FV 6533 T-C, FV -426G-A, MTHFR 677C-T ve EPCR 23 bç’lik insersiyon gen değişimlerinin, 70 yaş ve üzerinde FVL taşıyan ancak tromboz atağı geçirmeyen bireylerle erken yaş dönemlerinde (0-18 yaş) tromboz atağı geçiren FVL taşıyıcısı olan bireylerde genetik başlıca polimorfizmlerin/mutasyonların etkilerinin araştırılmasıdır.

(9)

III. MATERYAL VE YÖNTEM

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Genetik Bilim Dalı DNA bankasından, daha önce trombozun moleküler genetiği konusunda yaptığımız projelerle elde etmiş olduğumuz, Faktör V Leiden 1691 G-A mutasyonunu heterozigot olarak taşıyan örnekler ile çalışma sırasında gelen toplam 161 kontrol ve hasta çalışmaya dahil edilmiştir. FV 1691A mutasyonu Light Cycler (Roche, Almanya) cihazında real-time PCR yöntemiyle saptanmıştır. Ayrıca FV Leiden mutasyonunu taşımayan 1008 kontrol ve hasta da çalışma sürecinde araştırmaya alınmıştır.

Çalışmaya dahil edilen bireylerden 10 ml periferik kan örnekleri alınarak klasik fenol- kloroform yöntemiyle DNA izolasyonu yapılmıştır.

FV 1691 G-A mutasyonu, Light Cycler FV 1691 G-A Mutasyon kitiyle, Protrombin geninin 3’ bölgesinde lokalize olan PT 20210 G-A mutasyonu Light Cycler PT 20210 G-A mutasyon kitiyle, MTHFR 677 C-T gen değişimi ise Light Cycler MTHFR 677 C-T mutasyon kitiyle Light Cycler (Roche, Almanya) cihazında real-time PCR yöntemiyle çalışılmıştır.

FV geni, promotor bölgesi için F:5’-CTATGCTGCAGCTTAGCTGG-3’ ve R:5’- GCTGCAATGAGCTCTAGAGG-3’ primerleri kullanılarak 597 bç, 13. ekzon için F:5’- CAAGTCCTTCCCCACAGATATA-3’, R:5’-GGTTACTTCAAGGACAAAATACCTGTAAAG C-3’ primerleri kullanılarak 492 bç, 24. ekzon için F:5’-TTTTTTGCATAAACTTGGTCTAA-3’

ve R:5’-CTCATTATAGCACAGTCTTCA-3’ primerleri kullanılarak 316 bç uzunluğunda fragmentler, polimeraz zincir reaksiyonu yöntemiyle (PCR) amplifiye edilmiştir. Elde edilen PCR ürünleri -426 G/A→MvaI (promotor), A4070G→RsaI (ekzon 13), T6533C→TaiI (ekzon 24) restriksiyon endonükleaz enzimleri kullanılarak RFLP yöntemiyle incelenmiştir. İlgili gen değişimlerine ait oluşan bant profilleri %2’lik agaroz jel ile görüntülenmiştir.

EPCR geninin 3. ekzonunda yer alan 23 bç’lik insersiyon tayini için, F:5’-ACACC TGGCACCCTCTCT-3’ ve R:5’-CATCCTTCAGGTCCATCC-3’ primerleri kullanılarak ilgili gen bölgesi PCR yöntemiyle amplifiye edildikten sonra oluşan 407 ve 384 bç’lik fragmentler

%4’lük agoroz jelde görüntülenmiştir.

(10)

IV. Analiz ve Bulgular

FV 1691 G-A mutasyonu 0-18 yaş kontrol ve hasta grupları arasında karşılaştırıldığında mutasyonu heterozigot olarak taşımanın istatistiksel olarak yaklaşık 1,5 kat risk getirdiği gözlenmiştir (p<0.05). 70 yaş ve üstü kontrol ve hasta grupları arasında ise A allelini taşımanın yaklaşık 2 kat risk getirdiği saptanmış, istatistiksel olarak da anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05) (Tablo 1).

PT 20210 G-A ve MTHFR 677 C-T gen değişimlerinin genotip ve allel dağılımları yine aynı yaş kontrol ve hasta grupları arasında farklı bulunmamıştır (Tablo 1).

FV 4070 A-G homozigotluğu sadece 0-18 yaş grubunda 1 hastada saptanmış olup, 70 ve üzeri yaş kontrol ve hastalarda gözlenmemiştir. Genotip ve allel dağılımları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (Tablo 2).

FV geninin promotor bölgesinde yer alan -426 G-A gen değişiminin genotip ve allel dağılımları 0-18 yaş ile 70 yaş ve üstü kontrol ve hasta grupları arasında istatistiksel olarak farklı bulunmamıştır (Tablo 3).

EPCR 23 bç’lik insersiyonun genotip ve allel dağılımlarının yine aynı yaş kontrol ve hasta grupları arasında anlamlı bir farka sahip olmadığı belirlenmiştir (Tablo 4).

FV 6533 T-C gen değişimi 216 hastada taranmış ancak hiç birinde saptanmamıştır.

FV 1691 G-A ve MTHFR 677 C-T risk faktörlerinin 0-18 yaş grubunda birlikteliklerinin tromboz açısından yaklaşık 2 katlık bir risk getirdiği saptanmıştır. 70 yaş ve üstünde ise FV Leiden mutasyon varlığının yaklaşık 2.5 kat risk getirdiği belirlenmiştir (Tablo 5).

FV 1691 G-A ve FV 4070 A-G risk faktörlerinin birlikte dağılımlarına bakıldığında 0-18 ile 70 ve üstü yaş grubunda FV Leiden taşımanın sırayla 2 ve 2.5 katlık bir risk getirdiği saptanmış, istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur (p<0.05) (Tablo 7).

(11)

FV Leiden mutasyonuyla PT 20210 G-A, EPCR ins23bç ve FV -426 G-A gen değişimlerinin birlikte dağılımlarına bakıldığında 0-18 yaş ile 70 yaş ve üstü kontrol ve hasta grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (Tablo 6,8,9).

Tablo 1. FV 1691 G-A, PT 20210 G-A ve MTHFR 677 C-T gen değişimlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında genotip ve allel dağılımları.

0-18 Yaş Kontrol n=332 (%)

0-18 Yaş Hasta n=362 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=266 (%)

70 Yaş Hasta n=209 (%)

p OR

CI (%95)

FV 1691 G-A

GG 294 (88.5) 304 (83.9) 1 237 (89) 173 (83) 1

GA 35 (10.5) 53 (14.6) 0.03 1.39

(0.9-2.2) 29 (11) 33 (16) 0.2 1.4 (0.8-2.5)

AA 3 (0.9) 5 (1.4) 0.8 1.52

(0.36-6.4) - 3 (1) 0.3 7.6

(0.4-153.3)

G 623 (93.8) 661 (91.3) 1 503 (94.5) 379 (90.7) 1

A 41 (6.2) 63 (8.7) 0.09 1.41

(0.9-2.1) 29 (5.5) 39 (9.3) 0.03 1.7 (1.0-2.8) PT

20210 G-A

G/G 314 (94.6) 348 (96.1) 1 254 (95.5) 197 (94.3) 1

G/A 18 (5.4) 14 (3.9) 0.6 0.7

(0.3-1.4) 11 (4.1) 12 (5.7) 0.5 1.4 (0.6-3.2)

A/A - - - - 1 (0.4) - 0.6 0.6

(0.02-19.0)

G 646 (97.3) 710 (98.0) 1 519 (97.6) 406 (97.1) 1

A 18 (2.7) 14 (2.0) 0.6 0.7

(1.3-1.4) 13 (2.4) 12 (2.9) 0.7 1.1 (0.5-2.6) MTHFR

677 C/T

C/C 174 (52.4) 173 (47.8) 1 138 (51.9) 91 (43.5) 1

C/T 126 (38.0) 157 (43.4) 0.6 0.9

(0.7-1.2) 108 (40.6) 106 (50.7) 0.2 1.2 (0.9-1.7)

T/T 32 (9.6) 32 (8.8) 0.7 0.9

(0.5-1.5) 20 (7.5) 12 (5.7) 0.5 0.8 (0.4-1.6)

C 474 (71.4) 503 (69.5) 1 384 (72.2) 288 (68.9) 1

T 190 (28.6) 221 (30.5) 0.6 1.1

(0.8-1.3) 148 (27.8) 130 (31.1) 0.6 1.1 (0.8-1.5)

(12)

Tablo 2. FV 4070 A-G gen değişiminin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında genotip ve allel dağılımları.

FV 4070 A-G 0-18 Yaş Kontrol n=171 (%)

0-18 Yaş Hasta n=220 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=211 (%)

70 Yaş Hasta n=181 (%)

p OR

CI (%95)

R1R1 157 (91.8) 198 (90.0) 1 190 (90.0) 166 (91.7) 1

R1R2 14 (8.2) 21 (9.5) 0.7 1.2

(0.6-2.4) 21 (10.0) 15 (8.3) 0.6 0.8 (0.4-1.7)

R2R2 - 1 (0.5) 0.6 1.6

(0.1-46.6) - - - -

R1 328 (95.9) 417 (94.8) 1 401 (95.0) 347 (95.9) 1

R2 14 (4.1) 23 (5.2) 0.5 1.3

(0.6-2.5) 21 (5.0) 15 (4.1) 0.6 0.8 (0.4-1.6)

Tablo 3. FV -426 G-A gen değişiminin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında genotip ve allel dağılımları.

FV -426 G/A

0-18 Yaş Kontrol n=148 (%)

0-18 Yaş Hasta n=179 (%)

p OR

70 Yaş Kontrol n=118 (%)

70 Yaş Hasta n=110 (%)

p OR

GG 90 (60.8) 119 (66.5) - 1 73 (61.9) 70 (63.6) - 1

GA 52 (35.1) 51 (28.5) 0.2 0.7

(0.46-1.19) 42 (35.6) 38 (34.5) 0.8 0.9 (0.54-1.63)

AA 6 (4.1) 9 (5.0) 0.9 1.1

(0.38-0.30) 3 (2.5) 2 (1.8) 0.9 0.7 (0.11-4.28)

G 232 (78.4) 289 (80.7) - 1 188 (79.7) 178 (80.9) - 1

A 64 (21.6) 69 (19.3) 0.5 0.8

(0.59-1.26) 48 (20.3) 42 (19.1) 0.7 0.9 (0.58-1.46)

Tablo 4. EPCR 23 bç’lik insersiyonun 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında genotip ve allel dağılımları.

EPCR ins23bç

0-18 Yaş Kontrol n=47 (%)

0-18 Yaş Hasta n=81 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=78 (%)

70 Yaş Hasta n=77 (%)

p OR

CI (%95)

w/w 45 (95.7) 80 (98.8) 1 76 (97.4) 74 (96.1) 1

w/ins 2 (4.3) 1 (1.2) 0.6 0.3

(0.02-3.3) 2 (2.6) 3 (3.9) 0.9 1.5 (0.2-9.3)

w 92 (97.9) 161 (99.4) 1 154 (98.7) 151 (98.1) 1

ins 2 (2.1) 1 (0.6) 0.6 0.3

(0.02-3.2) 2 (1.3) 3 (1.9) 0.9 1.5 (0.2-9.2)

(13)

Tablo 5. FV 1691 G-A ve MTHFR 677 C-T risk faktörlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında birlikte değerlendirilmesi.

FV 1691G-A

MTHFR 677C-T

0-18 Yaş Kontrol n=332 (%)

0-18 Yaş Hasta n=362 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=266 (%)

70 Yaş Hasta n=209 (%)

p OR

CI (%95)

- - 148 (44.6) 143 (39.5) 1 137 (51.5) 88 (42.1) 1

- + 147 (44.3) 164 (45.3) 0.6 1.1

(0.8-1.6) 101 (37.9) 85 (40.7) 0.1 1.3 (0.8-1.9)

+ - 23 (6.9) 29 (8.0) 0.6 1.3

(0.7-2.3) 11 (4.1) 16 (7.6) 0.04 2.3 (1.0-5.1)

+ + 14 (4.2) 26 (7.2) 0.05 1.9

(0.9-3.8) 17 (6.4) 20 (9.6) 0.08 1.8 (0.9-3.6)

Tablo 6. FV 1691 G-A ve PT 20210 G-A risk faktörlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında birlikte değerlendirilmesi.

FV 1691G-A

PT 20210 G-A

0-18 Yaş Kontrol n=332 (%)

0-18 Yaş Hasta n=366 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=266 (%)

70 Yaş Hasta n=209 (%)

p OR

CI (%95)

- - 315 (94.9) 353 (96.4) 1 254 (95.5) 197 (94.3) 1

- + 16 (4.8) 12 (3.3) 0.3 0.7

(0.3-1.4) 9 (3.4) 8 (3.8) 0.9 1.1 (0.4-3.0)

+ + 1 (0.3) 1 (0.3) 0.5 0.9

(0.1-14.3) 3 (1.1) 4 (1.9) 0.7 1.7 (0.4-7.8)

(14)

Tablo 7. FV 1691 G-A ve FV 4070 A-G risk faktörlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında birlikte değerlendirilmesi.

FV 1691G-A

FV 4070 A-G

0-18 Yaş Kontrol n=171 (%)

0-18 Yaş Hasta n=220 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=211 (%)

70 Yaş Hasta n=181 (%)

p OR

CI (%95)

- - 140 (81.9) 159 (72.3) 1 173 (81.9) 135 (74.6) 1

- + 13 (7.6) 22 (10) 0.2 1.5

(0.7-3.0) 17 (8.1) 14 (7.7) 0.9 1.1 (0.5-2.2)

+ - 17 (9.9) 39 (17.7) 0.02 2.0

(1.1-3.7) 17 (8.1) 31 (17.1) 0.007 2.3 (1.2-4.4)

+ + 1 (0.6) - 0.7 0.4

(0.01-13.2) 4 (1.9) 1 (0.6) 0.5 0.3 (0.03-2.9)

Tablo 8. FV 1691 G-A ve FV -426 G-A risk faktörlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında birlikte değerlendirilmesi.

FV 1691G-A

FV -426 G-A

0-18 Yaş Kontrol n=148 (%)

0-18 Yaş Hasta n=179 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=118 (%)

70 Yaş Hasta n=112 (%)

p OR

CI (%95)

- - 81 (54.7) 98 (54.7) 1 63 (53.4) 59 (52.7) 1

- + 53 (35.8) 52 (29.1) 0.6 0.8

(0.5-1.3) 39 (33.0) 31 (27.7) 0.6 0.8 (0.5-1.5)

+ - 9 (6.1) 21 (11.7) 0.1 1.9

(0.8-4.4) 10 (8.5) 13 (11.6) 0.5 1.4 (0.6-3.4)

+ + 5 (3.4) 8 (4.5) 0.8 1.3

(0.4-4.2) 6 (5.1) 9 (8.0) 0.5 1.6 (0.5-4.7)

(15)

Tablo 9. FV 1691 G-A ve EPCR ins23bç risk faktörlerinin 0-18 ve 70 ve üstü yaş grubu kontrol ve hasta gruplarında birlikte değerlendirilmesi.

FV 1691G-A

EPCR İns23bç

0-18 Yaş Kontrol n=47 (%)

0-18 Yaş Hasta n=81 (%)

p OR

CI (%95)

70 Yaş Kontrol n=78 (%)

70 Yaş Hasta n=77 (%)

p OR

CI (%95)

- - 41 (87.2) 64 (79.0) 1 68 (87.2) 64 (83.1) 1

- + 2 (4.3) - 0.5 0.1

(0.01-3.6) 1 (1.3) 2 (2.6) 0.9 2.1 (0.2-24.0)

+ - 4 (8.5) 16 (19.8) 0.1 2.5

(0.8-8.2) 8 (10.2) 10 (12.9) 0.7 1.3 (0.5-3.5)

+ + - 1 (1.2) 0.5 1.3

(0.04-39.0) 1 (1.3) 1 (1.3) 0.5 1.1 (0.06-17.3)

V. Sonuç ve Öneriler

FV Leiden mutasyonu bizim çalışmamızda yer alan 0-18 ile 70 ve üzeri yaş gruplarında tromboz açısından risk getirdiği saptanmıştır. MTHFR 677 C-T mutasyonuyla birlikteliğinin 0-18 yaş grubunda tromboz açısından risk getirdiği gözlenmiştir. FV 6533 T-C mutasyonunun ilk olarak Hollandalı bir hastada tanımlanmış olup, nadir bir polimorfizm olduğu bildirilmiştir (35). Bizim hasta grubunda saptanmamış olmasının nedeni de etnik köken farklılığından kaynaklanabileceğini akıla getirmektedir.

VI. KAYNAKLAR

1. Klinik Hematoloji, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Antıp A.Ş. Yayınları, Ankara 1997.

2. Clinical Hemotology and Fundemantal of Hemostasis. F.A. Davis Company, Philadephia, Ch.

23-24-25-26, 2002.

3. Rosendal F.R. Venous Thrombosis: a multicausal disease. Lancet 1999;353;1167–1172.

4. Dahlbäck B. Inherited thrombophilia: resistance to activated protein C as a pathogenic factor of venous thromboembolism. Blood 1995;85:607–614.

5. Svensson PJ, Dahlbäck B. Resistance to activated protein C as a basis for venous thrombosis.

(16)

N Engl J Med 1994;330:517–522.

6. Rees DC, Cox M, Clegg JB. World distribution of factor V Leiden. Lancet 1995;346:1133–

1134.

7. Akar N. Factor V 1691 G-A mutation distribution in a healthy Turkish population. Turk J Hematol 2009;26:9-11.

8. Akar N, Akar E, Dalgın G, Sozuoz A, Omurlu K, Cin S. Frequency of factor V (1691GA) mutation in Turkish population. Thromb Haemost. 1997;78:1527–1528.

9. Poort SR, Rosendaal FR, Reitsma PH, Bertina RM. A common genetic variation in the 3’- Untranslated region of the prothrombin gene is associated with elevated plasma prothrombin levels and an increase in venous thrombosis. Blood. 1996;88:3698–3703.

10. Lopaciuk S, Bykowska K, Kwiecinski H, Mickielewicz A, Czlonkowska A, Mendel T, Kuczynnska-Zardzewialy A, Szelagowska D, Windyga J, Schroder W, Hermann FHI, Jedrzejowska H. Faktor V Leiden, prothrombin gene G20210A variant, and Methylenetetrahydrofolat Reductase C677T genotype in young adults with ischemic stroke.

Clin Appl Thromb Hemost. 2001:7;346–350.

11. Van Domburg RT, Meeter K, Van Berkel DF. Smoking cessation reduces mortality after coronary artery bypass surgery: a 20- year follow-up study. J Am Coll Cardiol, 2000:36;878.

12. Akar N, Akar E, Deda G, Sipahi T, Orsal A. Factor V1691 G-A, Protrombin 20210 G-A and Methylenetetrahydrofolate Reductase 677 C-T variants in Turkish Children with Cerebral Infarct. J Child Neurol 1999:14;729.

13. Frosst P, Blom HJ, Milos R, Goyette P, Sheppard CA, Matthews RG, Boers GJ, Den Heijer M, Kluijtmans LA, Van Den Heuvel LP, Rozen RA. Candidate genetic risk factor for vascular disease: a common mutation in Methylenetetrahydrofolat Reductase. Nat Genet 1995:10;111–

113.

14. Frosst P, Blom HJ, Milos R, Goyette P, Shep-pard CA, Mathews RG, Boers GHJ, Den Heijer M, Kluijtmans LAJ, van den Heuvel LP, Rozen RA. Candidate genetic risk fac- methylenetetrahytor for vascular disease: A common mutation in methylenetetrahydrofolate reductase. Nat Genet 1995;10:111–3.

15. Clarke R, Daly L, Robinson K, Naughten E, Cahalane S, Fowler B, Graham I Hyperhomo- cysteinemia: An independent risk factor for vascular disease. N Eng J Med 1991;324:1149–

1155.

16. den Heijer M, Koster T, Blom HJ, Bos GMJ, Briet E, Reitsma PH, vand den Broucke JP, Rosendaal FR. Hyperhomocysteinemia as a risk factor for deep vein thrombosis. N Eng J Med

(17)

1996;334:759–762.

17. Akar N, Akar E, Mısırlıoğlu M, Avcu F, Yalçın A, Cin S. Search for genetic factors favoring thrombosis in Turkish population. Thromb Res 1998;92:79–82.

18. Akar N, Akar E, Akçay R, Avcu F, Yalcin A, Cin S. Effect Of Metylenetetrahydrofolate Reductase 677 C-T, 1298 A-C and 1317 T-C on Factor V 1691 Mutation in Turkish Deep Vein Thrombosis Patients. Thromb Res 2000:97:163-167.

19. Güleç S, Aras O, Akar E, Tutar E, Omurlu K, Avcı F, Dinçer I, Akar N, Oral D. MTHFR gene polymorphism and risk of premature myocardial infarction. Clinical Cardiology 2001:24;281–

284.

20. Sazcı A, Ergul E, Guzelhan Y, Kaya G, Kara I. Methylenetetrahydrofolate reductase gene polymorphisms in patients with schizophrenia. Brain Res Mol Brain Res, 2003:117;104–107.

21. Sazcı A, Ergul E, Kaya G, Kara I. Genotype and allele frequencies of the polymorphic methylenetetrahydrofolate reductase gene in Turkey. Cell Biochemistry and Function 2003:1;51–54.

22. Lunghi B, Iacoviello L, Gemmati D, et al. Detection of new polymorphic markers in the factor V gene: association with factor V levels in plasma. Thromb Haemost 1996; 75:45–48.

23. Faioni EM, Franchi F, Bucciarelli P, Margaglione M, De Stefano V, Castaman G, Finazzi G, Mannucci PM. Coinheritance of the HR2 haplotype in the factor V gene confers an increased risk of venous thromboembolism to carriers of factor V R506Q. Blood 1999;94:3062–3066.

24. Akar N, Akar E, Yilmaz E. Factor V (His 1299 Arg) in Turkish patients with venous thromboembolism. Am J Hematol 2000; 63:102-103.

25. Akar N, Yilmaz E, Akar E, Deda G, Sipahi T. Factor V (His 1299 Arg) in young Turkish patients with cerebral infarct. Haemostasis. 2000;30:118-122.

26. Scanavini D, Gireli D, Lunghi B, Martinelli N, Legnani C, Pinotti M, Palareti G, Bernardi F.

Modulation of Factor V Levels in Plasma by Polymorphisms in the C2 Domain. Arterioscler Thromb Vasc Biol. January 2004;24:200-206.

27. Lunghi B, Scanavini D, Girelli D, Legnani C, Bernardi F. Does factor V Asp79His (409 G/C) polymorphism influence factor V and APC resistance levels? J Thromb Haemost 2005;3:415- 416.

28. Esmon CT. The endothelial cell protein C receptor. Thromb Haemost 2000;83:639–643.

29. Simmonds RE, Lane DA. Structural and functional implications of the intron/exon organisation of the human endothelial cell protein C/activated protein C receptor (EPCR) gene: comparison with the structure of CD1/major histocompatibility complex a1 and a2

(18)

domains. Blood 1999;94:632–641.

30. Merati G, Biguzzi E, Oganesyon N, et al. A 23bp insertion in the endothelial protein C (EPCR) gene in patients with myocardial infarction and deep venous thrombosis. Thromb Haemost Suppl 1999;507.

31. N. Akar, R. Gökdemir, E. Akar, D. Özel. Endothelial cell protein C/activated protein C receptor gene exon III, 23 bp insertion mutation in Turkish pediatric thrombotic patients.

Thrombosis and Haemostasis 2002;88(6):1068-9

32. Arzu Ulu, Denizay Gunal, Serap Tiras, Yonca Egin, Gülhis Deda, Nejat Akar. EPCR gene A3 haplotype and elevated soluble endothelial protein C receptor (sEPCR) levels in Turkish pediatric stroke patients. Thrombosis Research 2007;120:47-52.

33. Galligan L, Livingstone WJ, Mynett-Johnson L, Smith OP. Prevalence of a 23bp endothelial protein C receptor gene insertion in the Irish population. Thromb Haemost Suppl 2001;2220.

34. Wermes C, Czwalinna A, Sykora KW, et al. Role of a 23 bp insertion in the endothelial protein C receptor (EPCR) gene in thrombogenesis in children with cancer. Haemostasis 2000;30:17.

35. van Wijk R, Nieuwenhuis K, van den Berg M, Huizinga EG, van der Meijden BB, Kraaijenhagen RJ, van Solinge WW. Five novel mutations in the gene for human blood coagulation factor V associated with type I factor V deficiency. Blood 2001;98:358–367.

(19)

VII. Ekler

a) Mali Bilanço ve Açıklamaları

Proje kapsamında belirtilen sarf malzemeler rektörlük tarafından satın alınmıştır.

b) Makine ve Teçhizatın Konumu ve İlerideki Kullanımına Dair Açıklamalar Proje kapsamında makine ve teçhizat alınmamıştır.

c) Teknik ve Bilimsel Ayrıntılar (varsa Kesim III'de yer almayan analiz ayrıntıları) ---

d) Sunumlar (bildiriler ve teknik raporlar)

35. Ulusal Hematoloji Kongresi / Genç Katılımcı Ödülü

“Faktör V 1691 G-A, Protrombin 20210 G-A ve MTHFR 677 C-T Gen Değişimlerinin Uzun Yaşam Üzerindeki Etkisi” Poster

e) Yayınlar (hakemli bilimsel dergiler) ve tezler

(TEZ) “Genç ve Yaşlı Trombozlu Hasta Gruplarında Olası Risk Etmenlerinin Değerlendirilmesi”

(TEZ) “Faktör V 4070 A-G Değişiminin Trombozlu Hastalarda İncelenmesi”

Yapılan çalışmalar doğrultusunda hazırlanan makalenin taslağı ektedir.

NOT: Verilen kesin rapor bir (1) nüsha olarak ciltsiz şekilde verilecek, kesin rapor Komisyon onayından sonra ciltlenerek bir kopyasının yer aldığı CD ile birlikte sunulacaktır. Kesin raporda proje sonuçlarını içeren, ISI’ nın SCI veya SSCI veya AHCI dizinleri kapsamında ve diğer uluslar arası dizinlerce taranan hakemli dergilerde yayınlanmış makaleler, III. Materyal ve Yöntem ve IV. Analiz ve Bulgular bölümleri yerine kabul edilir.

(20)
(21)

Şekil

Updating...

Referanslar

Benzer konular :