• Sonuç bulunamadı

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ NİSAN 2019 MARDİN/TÜRKİYE SOSYAL BİLİMLER TAM METİN KİTABI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ NİSAN 2019 MARDİN/TÜRKİYE SOSYAL BİLİMLER TAM METİN KİTABI"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

i

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER

ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19- 21 NİSAN 2019

MARDİN/TÜRKİYE SOSYAL BİLİMLER TAM METİN KİTABI

ISBN 978-605-7875-41-9

(3)

ii

KONGRE TAM METİN KİTABI

Editörler

Dr. Öğr. Üyesi Hasan ÇİFTÇİ Öğr.Gör.Yasemin AĞAOĞLU

İKSAD YAYINEVİ®

(TC. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINEVİ RUHSAT NUMARASI: 2014/31220)

TÜRKİYE

TR: +90 342 606 06 75 USA: +1 347 257 9863 E-mail: info @iksad.com

Bu kitabın tüm hakları İKSAD Yayınevi’ne aittir.

Yazarlar etik ve hukuki olarak eserlerinden sorumludurlar.

Iksad Publications - 2019©

ISBN 978-605-7875-41-9 Yayın Tarihi: 12.05.2019

(4)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

304

ÇOCUĞA YÖNELİK CİNSEL İSTİSMARIN ÇOCUKTA YARATTIĞI ETKİLER VE ÇOCUĞUN CİNSEL SÖMÜRÜ ARACI OLARAK

KULLANILMASI

Öğr. Gör. Zeynep ATA İzmir Kavram Meslek Yüksek Okulu, Sosyal Hizmetler Bölümü

ÖZET

Bu çalışma, çocuğa yönelik cinsel istismarın çocuk üzerinde yarattığı etkiler ve dünyada çocuğun cinsel sömürü amacıyla kullanılması sorunsalı ile ilgili literatürde yapılmış çalışmaları derleyip sunarak bu alandaki bilgi eksikliğini gidermeyi ve konuyla ilgili yaşanan problemlerin çözümüne katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada çocuğa yönelik cinsel istismar ile ilgili bilimsel araştırmalar taranmış, ulusal ve uluslararası istatistikler ile konuyu destekleyen rapor ve durumlar derlenmiştir. Çok boyutlu etkileri olması bakımından istismar türleri içerisinde çocuğa en fazla zarar veren tür olduğu düşünülen cinsel istismarın belirtilerini açıklayarak önleme; etkilerini açıklayarak da mağduriyetin izlerini telafi etme noktasında çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2002 yılında yayınladığı bir raporda dünya genelinde 150 milyon kız çocuğu ve 73 milyon erkek çocuğun zorla cinsel ilişkiye ya da cinsel şiddet içerikli fiziksel temasa maruz kaldıklarını bildirmiştir. End Child Prostitution, Child Pornography and Child Trafficking for Sexual Purposes (ECPAT) ‘ a göre de sayıları milyonlarla ifade edilen cinsel istismar mağduru çocukların ve cinsel amaçlı çocuk turizminin son zamanlarda yaygınlaşan bir ticari faaliyete dönüştüğünü belirtmiştir. Çocuğun cinsel sömürü amacıyla kullanılmasının dünya genelinde hızla yayılmasını işaret eden bu raporlar endişe veren boyutlara varmaktadır.

Çocuğun cinsel istismara maruz kalması vakaları küresel anlamda dünyanın hemen hemen her bölgesinde rastlanılan bir durumdur. Ülkelerin gelişmişlik seviyesinin, vakaların azalması ya da artması yönünde herhangi bir etkide bulunmadığı birçok çalışmada görülmektedir. Bu da konuya farklı perspektiflerden bakılması gerektiği ihtiyacını doğurur. Hukuki zeminin gelişmiş olduğu ülkelerde dahi istatistiklerin yüksek çıkması, çocuğun cinsel sömürü yaşamasına neden olan etkenler üzerinde derinlemesine inceleme yapılması ve problemin zincirleme gelişen birden fazla etkene bağlı olduğunun bilinmesi gerektiği kanaatini oluşturur. Bu büyük problemin çözümü için ortaya çıkan bütün etkenlerin üzerinde tek tek durulması ve bunun küresel boyutta işlev görecek yaptırımlara dönüştürülmesi faydalı olacaktır.

(5)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

305

Anahtar kelimeler: Çocuk, Cinsel istismar, cinsel sömürü, çocuk mağduriyeti.

GİRİŞ

Çocuğa yönelik cinsel istismar; Geniş anlamıyla, 0-18 yaş arasında bulunan ve psikososyal gelişimini tamamlamamış çocuğun cinsel stimulasyon amacıyla kullanılmasıdır. Teşhircilik, ırza geçme, pornografiden, genital bölgeleri ellemeye kadar geniş yelpazedeki tüm eylemleri içermektedir ( Yücel ve Gönültaş, 2017, 105). Daha kısa bir tanımla yetişkin birinin cinsel haz elde etmek amacıyla çocuğu kullanması olarak ifade edilebilir. Kabul edilmesinin zor olduğu bir durum olmasından ötürü tespit edilmesi ve belirlenmesi de zor olmaktadır. Bu yüzden cinsel istismar vakalarının sadece % 15 inin bildirildiği düşünülmektedir ( Durak ve Durak, 2017, 128).

Çocukların cinsel istismara uğraması tarih boyunca yaşanmış ve birçok çocuğu ciddi şekilde zarara uğratmış mağduriyet türlerinden biridir (Yücel ve Gönültaş, 2017, 65). Ancak bununla ilgili araştırmalar eski değildir. Çocuklara kötü muamelenin sistematik olarak araştırılması 1962 yılında yayınlanmış olan “Dövülmüş Çocuk Sendromu” ile başlamıştır. Bu araştırma, bir grup tıp doktoru tarafından bazı çocuklarda tekrar eden kemik kırıklarının teşhis edilmesiyle gerçekleştirilmiştir ( Demirbaş, 2016, 256). Daha sonra 1970 li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde aniden artan çocukluk çağı cinsel istismarı vakaları ile bu konu bir problem olarak ele alınmaya başlanmıştır. Birkaç yıl sonrasında bu vakalar İngiltere ve Kanada’dan da bildirilmiştir (Aktepe, 2009, 96) Bu vakalar çocuğun cinsel istismarının bir sorun olduğunun farkındalığını ortaya çıkarmıştır.

Çocuğun cinsel istismara maruz kalmasının çocuktaki etkileri birden fazla boyutta incelenmelidir. Çünkü istismarın yarattığı mağduriyet çocuğu tek boyutta etkileyen bir durum değildir. Cinsel istismara uğrayan çocuk hem fiziksel hem psikolojik olarak her iki kategoride de kısa ve uzun vadeli ciddi problemlerle karşı karşıya kalabilmektedir. Cinsel istismara maruz kalan çocukta kısa vadeli olarak bedensel yakınmalar ve korku tepkileri örnek olarak verilebilirken, uzun vadede fobiler, uyku bozuklukları, kâbuslar ile yüksek oranda depresyon da rastlanabilmektedir (Akduman, 2005)

Cinsel istismarın çocuktaki yansımaları

Çocuğa yönelik cinsel istismarın etkilerine geçmeden önce, bir çocuğun cinsel istismara uğradığına işaret eden belirtilere değinmek faydalı olacaktır. Çocuğun istismara uğradığından şüphe edilmesini gerektiren belirtilerden bazıları şunlardır:

• Çocuğun iç çamaşırlarında meni ve kan lekelerine rastlanması

(6)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

306

• İdrar yaparken ağrı yaşaması

• Çocuğun oturma ve yürümede zorluk yaşaması

• Cinsel ya da anal bölgede yaralar, tahrişler ve kanamalar ya da akıntı, şişme ve enfeksiyon bulguları olması

• Ağız çevresi ya da ağzın içinde enfeksiyon bulguları veya yaralar olması

• Cinsel bölgede kötü koku

• Vücudun farklı bölgelerinde, vurma-çarpma ile açıklanamayan yaraların olması gibi durumlar şüphe duyulmasını gerektiren belirtilerdir ( Bayraktar, 2015, 56)

Cinsel istismarın etkileri her çocukta aynı reaksiyonu vermeyebilir. Bu reaksiyonlar çocuğun içinde bulunduğu koşullar ve maruz kaldığı istismarın boyutuna göre değişebilmektedir. Ancak bu etkinin en fazla belirginleştiği durumlar çocuğun içinde bulunduğu yaş gruplarıdır:

0-3 yaş grubu: Yabancılara karşı korku davranışı, giyinip soyunurken sorun çıkarma, uyku ve yeme bozuklukları

3-6 yaş grubu: İçe kapanıklık, parmak emme, bebek gibi konuşma gibi geri dönüş davranışları gösterme, anneye daha fazla artan bağlılık ile suçluluk, öfke, utanma gibi duygular.

6-12 yaş grubu: Kendinden küçükleri istismar etme, huzursuzluk halleri, sosyal içe kapanıklık, yeme-uyku bozuklukları ile suçluluk, güvensizlik, depresyon ve korku duyguları.

13-18 yaş grubu: Bağımlılık yapan maddelere yönelme, okuldan-evden kaçma, fiziksel ve duygusal yakınlıktan kaçma, intihar, psikoz, sosyal içe kapanma, başkalarını istismar etme ile suçluluk, utanma, güvensizlik, kirlenme ve çaresizlik duyguları ( Durak ve Durak, 2017, 129) Türkiye Psikiyatri Derneği hekimleri tarafından hazırlanan raporda cinsel istismara uğrayan çocuğun istismarın uzun süreli duygusal ve davranışsal etkilerini şöyle açıklamıştır:

• Çocukluk döneminde cinsel istismara uğrama, çocuğun yetişkinlik hayatında cinsel istismarda bulunma eğilimini riskli boyutlarda arttırmaktadır.

• Çocukluk çağında yaşanan cinsel travmalar erişkinlikte gecikmiş olarak tekrar hatırlanabilmektedir.

• Çocuklukta cinsel saldırıya maruz kalma yetişkinlik hayatında ruhsal hastalıklara sebep olabilmektedir. Depresyon, kaygı, travma sonrası stres bozuklukları, cinsellikle ilgili sorunlar yaşayabilmektedirler.

• Çocuğun yaşı, istismarın şiddeti, tekrarı, süresi ve saldırganın yakınlık derecesi ile istismarın ruhsal etkisi arasında doğru orantılı bir artış bulunmaktadır ( Yüksel ve Saner, 2016)

(7)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

307

Çocuğun cinsel istismara uğramasından kaynaklı sorunların bir başka boyutu da mağdur çocukların saldırganlık eğilimi göstermeleri yönünde olmaktadır. Kendisine cinsel haz elde etmek için yaklaşan kişinin çocuğa şiddet ile bu eylemi yapması çocuğun cinselliğe bakışını karmaşıklaştırmaktadır. Vücutlarına ve kendilerine karşı olumsuz tutum geliştirmekte, hatta daha da ileri boyutu olarak mağdur çocukların yetişkinlik hayatlarında istismara yönelerek kriminal kişilik geliştiren birey olma ihtimalini de barındırmaktadır ( Öztürk, 2009, 90)

İstismarın en önemli göstergelerinden biri çocuğun kendini ifade etme biçimidir. Genelde istismara uğrayan çocukların bu durumu açıklamaları çok güçtür. Cinsel istismar çoğu zaman gizli kalır. Çünkü çocuk bu durumu ifade etmekte yetersiz olmakta veya tamamen sessiz kalmaktadır. Gönültaş’ a (2017) göre çocukların istismara uğradıklarını ifade etmelerinde yetersiz kalmalarına neden olan durumlar şunlardır:

• İstismarcının sevdiklerine zarar vereceği tehdidinde bulunmuş olması

• Kendini suçlu hissetme eğiliminden doğan utanç duygusu

• Kendisine inanılmayacağı düşüncesi

• Cezalandırılma korkusu

• Arkadaşları içerisinde dışlanma endişesi

• Mağdurun yaşının çok küçük olması halinde yaşanılan istismarın doğal hayat akışında gerçekleşen normal bir olay olduğunu sanması ( Gönültaş, 2017, 111-112)

Çocuğa yönelik Cinsel istismarın yaygınlık oranı

Çocuğa yönelik cinsel istismarın istatistiklere tam olarak yansımadığı düşünülmekte, yaşananlar ile kayıtlara geçenler arasında büyük farklar olduğu tahmin edilmektedir. Bunun nedenleri; toplumsal ve kültürel açıdan bölgeler arasındaki farkların cinsel istismar olaylarına bakış açıları, konunun önemli bulunmaması ya da tabu olarak görülmesi sebebiyle ört bas edilmeye çalışılmasıdır ( Kaytez, 2018, 21)

Çalışmalar çocuğa yönelik cinsel istismarın görülme oranının kızlarda %6 ile % 62, erkeklerde

%3 ile % 13 arasında olduğunu göstermektedir ( Lanning, Ballard, ve Robinson, 1999, akt:

Bulut, 2016, s.141)

Adalet Bakanlığı’ nın çocukların cinsel istismarı ile ilgili suç ve karar sayılarını yayınladığı 2005 ve 2015 yılına ait, Türkiye’nin bütün bölgelerini içeren veriler şekil 1’ deki gibidir:

(8)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

308

Şekil 1. Çocukların Cinsel İstismarı Suç ve Karar Sayıları 2005-2015

Kaynak: http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/istatistik_2015/ceza/48.pdf erişim tarihi:

19.03.2019

Şekil 1’de görünen istatistiklerde, çocuklara yönelik cinsel istismar suçları üzerinden açılan davaların 10 yıl içinde 5 730’ dan 16 957’ ye yükselmesi vahim bir durumun göstergesidir. Bu davalar sonucunda verilen mahkûmiyet kararlarının da yıldan yıla artan bir orana sahip olduğu görülmektedir. 2005 yılında bu suçtan dolayı hakkında mahkûmiyet kararı verilen kişilerin sayısı da 4 126’ dan 2015 yılında 13 968 e kadar yükselmiştir. Bu rakamlar, çocuğun cinsel istismarı vakalarının son 10 yıl içinde 4 kat arttığını göstermektedir.

Türkiye’de UNICEF’ in desteğiyle hazırlanan “Türkiye’de Çocuk İstismarı ve Aile İçi Şiddet Araştırması” (2010) özet raporunda 7-18 yaş arasındaki 1886 çocuğun istismara tanıklık etmiş olma durumlarının ölçüldüğü oranlar; %49’u duygusal istismara, %56’ sı fiziksel istismara,

%10’ u cinsel istismara tanık olmuştur. Raporda çocukların cinsel istismara tanık olduğu yerin daha çok okul ortamında ve bir çocuğun diğerine cinsel istismar uygulamasına tanıklığı

şeklinde gerçekleştiği belirtilmiştir. (Unıcef, 2010,

30) http://www.unicef.org.tr/files/bilgimerkezi/doc/cocuk-istismari-raporu-tr.pdf

Beyazıt ve Ayhan, Türkiye’de yapılmış olan çocuğa yönelik cinsel istismar olgularının konu edildiği bilimsel araştırmaları derledikleri çalışmalarında, istismarcıların yakınlık derecelerinin

(9)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

309

içinde %39’ unun tanıdık, %16’ sının yabancı, %13’ ünün bilinmeyen kişiler ve %11’ inin akraba olduğunu belirtmişlerdir (Beyazıt ve Ayhan, 2015, 443-453)

Dünyadaki duruma baktığımızda, İtalya’da yapılan bir çalışmayı örnek verebiliriz. Çalışmada cinsel istismara uğramış veya davranış bozukluğu göstermiş 7256 katılımcıyı içeren 23 çalışma incelenmiştir. Bu katılımcılar içinden çocukta cinsel istismarın yaygınlık oranı % 27 olarak

saptanmıştır (Maniglio, 2014, 268-282)

(https://link.springer.com/content/pdf/10.1007%2Fs10567-013-0161-z.pdf)

Endonezya’nın bazı bölgelerinde ekonomik alt yapının yetersiz olması sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan bazı ailelerin, geçimlerini sağlamak için kız çocuklarını bu işin ticaretini yapan şahıs veya gruplara para veya mal karşılığında satmakta, yaşları 15-16 arasında değişen kız çocukları fuhuşa zorlanmaktadır. Bu durum bölge halkı tarafından normal karşılanmakta hatta bazı aileler kız çocuk sahibi olduğunda gelir getireceği düşüncesiyle kutlamalar yapmaktadır (https://insamer.com/tr/2018-dunyanin-cocuk-karnesi_1490.html )

Yapılan araştırmalar çocuk istismarına yönelik pornografik görüntü ve video kayıtlarının %60

‘ının Avrupa’da olduğunu göstermektedir. Çocukların içeriğinde yer aldığı cinsel sömürü içerikli video ve görüntülerin sayısı 2015-2016 yılları arasında 4,4 milyon iken bu rakam 2017’

de 8,2 milyonu bulmuştur. Bu tarz faaliyetlerin içinde yer aldığı müstehcen içeriklerin kullanımının en yaygın olduğu ülke olarak ise Hollanda olarak bilinmektedir (https://insamer.com/tr/2018-dunyanin-cocuk-karnesi_1490.html )

Hindistan’da 2007 yılında yapılmış bir araştırmada da çocukların %53 oranında cinsel istismara maruz kalındığı belirlenmiştir ( Finkelhor, 1994)

Çocuk cinsel istismarı ile ilgili ağır sonuçları içeren bir başka durum ise, çocuklara yönelik cinsel sömürünün neredeyse bir ticaret ağına dönüşmüş olmasıdır. Çocukların Ticari Amaçlı Cinsel Sömürüsü (ÇTCS) olarak bilinen bu faaliyet tanım olarak, “Çocuğun, kendisine ya da üçüncü bir kişiye yapılan nakdi ya da ayni ödeme karşılığında yetişkin tarafından cinsel istismara maruz bırakılması” şeklinde ifade edilmektedir ( ECPAT, 2008, 1). Bu işin turizm ayağını araştıran ECPAT, çocuklara yönelik cinsel amaçlı turizmi; çocuklarla cinsel temas amacıyla kendi yaşadığı yerleşimden, bölgeden ya da ülkeden ayrılarak başka yerlere giden bir kişinin çocukları cinsel yönden sömürmesidir. “Çocuklara Yönelik Cinsel Amaçlı Turizm eyleminde bulunan turistler kendi ülkelerinde seyahat edenler olabileceği gibi uluslararası turistler de olabilir. ÇYCAT’de çoğu kez çocuklarla teması kolaylaştıran kalacak yer, ulaşım ve turizmle ilgili hizmetler söz konusudur ve suç işleyen kişi bu sayede çevredekiler tarafından pek fark edilmeme gibi bir avantaja sahiptir” şeklinde ifade etmiştir. ECPAT’ in 2008 yılında

(10)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

310

yayınladığı raporda bu tip cinsel sömürü faaliyetlerinin son yıllarda yayılmaya başlayan bir ticari ağa dönüştüğünü, uzun süreli etkilenen bölgelerin başında Amerika kıtasındaki bazı bölgeler olduğunu ancak son dönemlerde Ortadoğu’nun çeşitli bölgelerine doğru hızlı bir yayılma gerçekleştirdiğini vurgulamaktadır (ECPAT, 2008)

SONUÇ

Cinsel istismar, insanlar üzerindeki etkileri uzun süre devam eden son derece yıpratıcı bir istismar türüdür. Yetişkin bireylerin maruz kalmasında dahi oldukça yıkıcı sonuçlara sebebiyet verirken çocuğun maruz kalması halinde ortaya çıkan sonuçlar çok daha vahim olabilmektedir.

Çocuk, kendi algısı içinde cinsellik gibi tanımlayamadığı bir konunun tacizine uğrarken çoğu zaman bu anlamsızlığı ifade edemeyebilir. Uğradığı istismarın hayatın rutin bir parçası olduğu yanılgısına da kapılması mümkündür. Bu sebeplerden ötürü çocuklar istismara maruz kaldıklarını ifade etmekte yetersiz kalabilmektedirler. Bu durumda çocukların davranışları, vücutlarındaki normal olmayan değişmeler, bazen rüyaları bize bir şeylerin yolunda gitmediği sinyalini verebilmektedir. Bu sinyalleri doğru algılayıp yorumlamak, erken müdahale etmede faydalı olacaktır. Her yaş grubuna ait çocukta bu tarz istismarlar farklı tepkiler doğurabilir. Bu tepkilerin doğru anlaşılması, geleceğin yetişkinleri olan çocukları sağlıklı bireyler olarak yetiştirebilmek için hayati önem taşımaktadır. Çünkü cinsel istismarın çocukta yarattığı psikolojik etkiler fiziksel etkilerden çok daha sarsıcıdır ve iyileşme safhası çok daha uzun sürer.

Kendi ruh dünyasında onarılmaz yaralar oluşturabileceği riskiyle birlikte maruz kaldığı istismar şeklini diğer insanlara uygulama eğilimini de gösterme ihtimali bambaşka bir olumsuzluğu meydana getirebilmektedir. Araştırmalar cinsel istismarcıların genelinde çocukluğunda benzer istismarlara maruz kaldıklarını göstermektedir. Bu sebeptendir ki çocukların cinsel istismara maruz kalmasını engellemek veya çocukların verdiği sinyalleri anlayabilmek hem kendilerini hem de diğer insanları korumak adına iki yönlü bir sürecin parçasını oluşturur. Diğer yandan çocukların cinsel sömürü aracı olarak kullanılması da son yıllarda sayıları hızla artan bir problem alanına dönüşmektedir. Bu konuyla ilgili küresel çalışmalar yapan örgütlerin faaliyetleri ve çocukların korunması için var olan yasalar, sözleşme ve protokoller azımsanmayacak ölçüde olsa bile bu istismarları engelleyemedikleri ortadadır. Her geçen gün sayıları artan çocuğa yönelik cinsel istismar ve çocuğun cinsel sömürü aracı olarak kullanıldığı vakalar için mevcut yaptırımların caydırcılığının tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Teknolojik gelişmelerin çok hızlı ilerlediği bugünün dünyasında yasaların ve yaptırımların da aynı oranda revize edilmesi gereği, çocuk pornografisinin veya çocuğa yönelik cinsel istismarın yayılmasını önlemek adına gerekli olan çalışmalardan yalnızca birine örnek oluşturmaktadır.

(11)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

311

Yaptırımların revize edilmesi ve caydırıcılık özelliğinin arttırılması bu alanda atılması gereken önemli bir adım olacaktır.

KAYNAKÇA

1- Akduman, G.G. Ruban, C. Akduman, B. ve Korkusuz, İ. (2005), Çocuk ve Cinsel İstismar, Adli Psikiyatri Dergisi, 3 (1), 9-14.

2- Aktepe, E. (2009), Çocukluk çağı cinsel istismarı. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar-Current Approaches in Psychiatry, 1(2), 95-119.

3- Bayraktar, S. (2015), İnsanlığın Kanayan Yarası Çocuk İstismarı ve İhmali, Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul

4- Beyazıt, U. ve Ayhan, A. (2015), An Overview Of The Scientific Studies Conducted In Turkey Which Examines The Sexual Abuse Cases Covering Children As The Victims. International Journal of Social Science (31), 443-453

5- Bulut, S. (2016). Çocuk cinsel istismarı hakkında bir derleme. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(28).

6- Demirbaş, T. (2016), Kriminoloji, Seçkin Yayıncılık, Ankara. 6. Baskı, ilk baskı 2001

7- Durak, E.Ş. ve Durak, M. (2017), Adli Psikolojide Gözlem- Görüşme ve Psikolojik Değerlendirme, Nobel Akademik Yayıncılık, Ankara.

8- End Child Prostitution, Child Pornography and Child Trafficking for Sexual Purposes (ECPAT), Çocuklara Yönelik Cinsel Amaçlı Turizm ile Mücadele: Sorular ve Yanıtlar, 2008.

https://www.ecpat.org/wp-content/uploads/2016/04/CYCAT-Book-PRINT.pdf 22.03.2019 tarihinde erişildi.

9- Finkelhor D. The international epidemiology of child sexual abuse. Child Abuse Negl 1994;18:409-17. https://doi.org/10.1016/0145-2134(94)90026-4

(12)

MARDİN ARTUKLU ULUSLARARASI MULTIDİSİPLİNER ÇALIŞMALAR KONGRESİ 19-21 Nisan 2019

MARDİN

312

10- Kaytez, N. Yücelyiğit, S. Kadan, G. (2018), Çocuğa Yönelik İstismar ve Çözüm Önerileri, Eurasıan Journal of Health Sciences 1(1): 18-24.

11- Maniglio R. (2014), Prevalence of sexual abuse among children with conduct disorder: A systematic review. Clinical Child and Family Psychology Review, 3: 268-282

12- Öztürk, B. (2009), Çocuğun Cinsel İstismarı ve Aileyle Çalışma, Toplum ve Sosyal Hizmet, 20(2), 89-98.

13- Yücel, D. ve Gönültaş M.B. (2017), Adli Sosyal Hizmet Yaklaşım ve Müdahale, Nobel Akademik Yayıncılık, Ankara.

14- Yüksel, Ş. Ve Saner, S. (2016), Çocuk Cinsel İstismarı ve Zor Açığa Çıkması, Bilgilendirme dosyası. http://www.aktuelpsikoloji.com/cocuk-cinsel-istismari-bilgilendirme-dosyasi- 17188h.htm Erişim tarihi: 17.03.2019.

Referanslar

Benzer Belgeler

Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM), cinsel istismar şüp- hesi olan çocuğun beyanının alınması, muayenesinin yapılması, aile görüşmesinin yapılması ve raporla-

IV-Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi Yayım İlkeleri Selçuk University Journal of Faculty of Letters Editorial

Benzer bir ara t rma, pera- kende zincirleri olarak da t m kanallar n n,fiyat uygunlu unun ve yüksek kalitenin marka kimli i üzerinde etkili oldu u sonucuna varmas bulgular

TÜRK OÜNYASİ MAHALLf TiPLERiYLE ANADOLU FIKRA TiPLERi. ARASINDAKI P.ARALElllKLER

Yüz:yıld_a Konya'da Bazı Eşya ve Yiyecek

Sonuç olarak disritmi düşündüren semptomlarla başvuran ve standart EKG’de disritmi saptanmayan hastalarda disritminin saptanmasında HM’nin yanı sıra özellikle

Anne, baba veya çocuğa hizmet veren erişkinler tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallarla bağdaşmayan ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak

• Rıza yaşının altında bulunan bir çocuğun cinsel açıdan olgun bir yetişkinin cinsel doyumuna yol açacak bir edim içinde yer alması ya da bu duruma göz yumulmasıdır..