YENİ BİR FİNANSAL ARAÇ OLARAK SUKUK (FAİZSİZ BONO) NEDİR? TÜRKİYE UYGULAMASI ve VERGİLENDİRİLMESİ

Tam metin

(1)

YENİ BİR FİNANSAL ARAÇ OLARAK SUKUK (FAİZSİZ BONO) NEDİR?

TÜRKİYE UYGULAMASI ve VERGİLENDİRİLMESİ

AS A NEW FINANCIAL INSTRUMENT, WHAT IS SUKUK (INTEREST-FREE BONDS)? ITS TURKISH IMPLEMENTATION AND TAXATION

Abdulkadir ÜNAL(*)

Ö Z

Geleneksel bonolar, ihraç edenin anapara ve faizi bono alıcısına ödemesini yükümlülük haline ge­

tiren borç senetleridir. Sukuk yatırımcılarına faiz ödemesi yapılmamakta, varlıkların paylaşılmasına ve­

ya kiralanmasına dayalı gerçek ekonomik işlemlerin getirisi dağıtılmaktadır. Eylül 2012'de Türkiye'de Hazine tarafından 1.5 milyar dolarlık Sukuk ihraç edilirken, talebin, ihraç tutarının 5 katı olduğu belir­

tilmiştir. Yapılan araştırmalar ve sektör genelindeki oranlara da bakıldığında; son yıllarda işlem hacmi gerek yerel çapta gerekse dünya çapında giderek artan Sukuk, bundan sonraki dönemlerde de yıldızı parlayan bir finansman aracı olmaya devam edecek gibi görünmektedir. Çalışmamızda sukuk kavramı, türleri ve Türkiye uygulaması incelenecek ve vergilendirilmesi ile ilgili özellik arz eden hususlar ele alınacaktır.

Anahtar Kelim eler: Sukuk, faizsiz finansman, kira sertifikaları

ABSTRACT

Traditional bonds are notes by which the issuer owes both principal and interest to the owner. In- terest is not paid to the owner of a sukuk; instead, the real economic gains derived from the share and rental of assets are distributed. In September 2012, sukuk at a value of $1,5 billionhave been issued by the Turkish Treasury, and the demand was five times higher than the issue volume. Research outcomes and market rates considered, sukuk will continue to be a fairly popular financial instrument at both local and international levels. This study explores certain special aspects regarding the concept, types and application of sukuk, and its taxation.

Keywords: Sukuk, interest-free finance, rent certificates

° Vergi Müfettişi

(2)

1- G İR İŞ

Finansal piyasalarda tasarruf sahipleri için en önemli husus elde edecekleri faiz veya kazanç oran­

larıdır. İslam dinindeki faiz ile ilgili hükümler geleneksel bankacılık sisteminin dışında kalan birikimle­

rin ekonomiye kazandırılması için faizsiz sisteme dayalı farklı finansal araçlar geliştirilmesini zorunlu kılmıştır.1 Faizsiz finansal araçlar içerisinde en önemli gelişmeyi faizsiz bono olarak da adlandırılan sukuk göstermiştir. Sukuk; Arapça "Sak" kökünden gelmektedir. Sak, kelime anlamı olarak sertifika veya vesika anlamlarını içinde barındırır. Sukuk ise sak'ın çoğulu olduğundan saklar, sertifikalar an­

lamına gelir. Arap piyasalarında bono ve tahviller için senet kelimesi kullanılırken İslami finansman bonoları olan saklar için ise sukuk denilmektedir.

2- SU K U K U N T A N IM I, AM AC I ve B O N O ve H İSSE SEN ETLERİYLE K A RŞILA ŞTIRILM A SI

İslami Finans Kurumları Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (Accounting and Auditing Orga- nization for Islamic Financial - AAOIFI) sukuku şöyle tarif etmiştir: "Sukuk, ihraç edildikten sonra eşit değerleri temsil eden; ihraçtan elde edilen tutarların önceden planlanan şekilde yatırım yapıldığı; ya­

pılan yatırım türüne göre duran varlıklar ve benzerleri üzerindeki haklar ve payların temsil edildiği ya da bir projede ya da özel bir yatırım faaliyetinde ortaklık hakkı veren sertifikalardır. "

Sukuk sistemini anlamak için öncelikle V D M K sistemini bilmek gerekmektedir. Varlığa Dayalı Menkul Kıymet olarak da isimlendirilen bu modelde geleneksel mevduat - kredi ilişkisi değişmiştir.

V M D K sisteminde alacak portföyüne sahip olan şirket, bu portföyü özel amaçlı şirkete (Special Purpo- se Vehicle/SPV) satmaktadır. Özel amaçlı şirket ise portföyü menkul kıymete dönüştürmektedir. Yatırım bankaları da bu kıymetlerin yatırımcılara satılmasına aracılık etmektedirler. Sukuk ve tahvil arasındaki en önemli fark; sukukun bir varlığa dayanan sertifika olmasıyken tahvilin borç olarak alınan bir miktar paraya dayanan sertifika olmasıdır.

Sukuk ihracının amacı, toplanan fonlar ile sahip olunan paya göre yeni bir projeye başlamak, mevcut bir projeyi geliştirmek veya toplanan fonları ticari bir faaliyetin finansmanı için kullanmaktır.

Sukuk sisteminde yatırımcının veya Sukuk sahibinin elde edeceği getiri; bir ticari faaliyetten, belirli bir varlığın mülkiyetinden ya da bir iş ortaklığından elde edilecek gelir üzerindeki hak sahipliğinden kaynaklanmaktadır.

Geleneksel bonolar ise ihraç edenin anapara ve faizi bono alıcısına ödemesini yükümlülük haline getiren borç senetleridir. Sukuk yatırımcılarına faiz ödemesi yapılmamakta; varlıkların paylaşılmasına veya kiralanmasına dayalı gerçek ekonomik işlemlerin getirisi dağıtılmaktadır.

Sukukun geleneksel bono ve hisse senetleriyle karşılaştırıldığı tablo aşağıda yer almaktadır.

1 Nalan Ece, "Dünya'da ve Türk Bankacılık Sektöründe İslam Bankalarının Gelişimi " Akademik Bakış Dergisi,Uluslar arası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, Sayı 25,ss 17, 2011

(3)

Tablo 1: Sukuk, Bono ve Hisse Senetlerinin Karşılaştırılması

Sukuk Bono Hisse Senedi

İhraç Konusu

Borç senedi değildir.

Belirlenmiş varlık ya da proje üzerinde

bölünmemiş sahiplik söz konusudur.

İhraç edenin borcu sözkonusudur.

Şirketin hissesinden sahiplik hakkı sözkonusudur.

Varlığa Dayalı O lm a Durumu

En az belirlenen oran nispetinde maddi varlık olmalıdır.

Genelikle gerekli

değildir. Gerekli değildir.

Teminat

Dayandığı varlıklar ya da proje üzerindeki sahiplik hakkı ile teminat

sağlamaya ek olarak teminat artırımı ile teminat sağlar

İpotekli tahviller, teminatlı borç senetleri vb. dışında genellikle teminat içermezler.

Teminat içermezler.

Anapara ve G elir İhraççı tarafından garanti edilmemiştir.

İhraççı tarafından garanti edilmiştir.

Şirket tarafından garanti edilmemiştir.

Amaç

Sadece İslam hukukuna uygun amaçlar için ihraç edilebilir.

Her türlü amaç için ihraç

edilebilir.

Her türlü amaca uygundur.

Senetlerin Satılması

Belirlenmiş varlık ya da proje üzerindeki sermaye payının satışı söz konusudur.

Bir borç senedinin satışı söz konusudur.

Şirketin hisselerinin satışı söz konusudur.

Senet Ham illerinin Sorum lulukları

İhraç edilen senetlere katılım oranında dayalı olduğu

varlık/teşebbüse bağlı olarak

tanımlanmış bir sorumluluk söz konusudur.

Bono sahiplerinin ihraççının mali durumu için herhangi

bir sorumluluğu yoktur.

Sahip olunan şirket hisseleri oranında şirketin

işlerinden sorumluluk söz konusudur

Kaynak: NathijJ. Adamand Abdulkader Thomas, İslamic Bonds, 1st Edition, London: Euromoney Books,2004.

Aktaran: Aslan,2012:58

(4)

3- SU K U K U N D Ü N YA D A Kİ U Y G U LA M A LA R I

Sukuk uygulamaları ilk kez Malezya Hükümeti tarafından 2001 yılında gerçekleştirilmiştir. Baş­

langıçta 500 milyon U SD olarak ihraç edilen Malezya sukukların % 5 1 'i Körfez Ülkelerinde, % 30'u Asya'da, % 1 5 'i Avrupa'da ve % 4 'ü de ABD'de satılmıştır. Uygulanan yapı ise bir kamu kurumu olan Federal Malezya Arsa Ofisi elindeki arsaların kurulan bir SPV'ye (Özel Amaçlı Şirket'e) satılarak, ora­

dan Malezya Hazinesi'ne kiralanarak elde edilen gelirlerinin, SPV'ce ihraç edilen sukukların satıldığı kişilere gelir olarak aktarılmasını sağlayan bir yapı üzerine inşa edilmiştir.2

Sukuk, 2003 yılından itibaren dünya çapında daha tanınır hale gelmiş ve 2007 yılında 34 milyar dolar­

lık ihraç rakamına ulaşmıştır. Bu konuda Malezya'nın sukuk piyasasının ana pazarını oluşturduğu söylene­

bilir. 2009 yılında ise Endonezya ve Singapur'un da bu piyasaya hızlı bir şekilde girdikleri görülmektedir.

G rafik 1: Sukuk İhraççılarının Ülkelere Göre Dağılımı

Kaynak:http://w w w.iifm .net/sites/default/files/sessionfiles/Sukuk%20M arket%20Overview%20%26%20 Structural%20Trends%20by%20M r.%20Ijlal%20Ahm ed%20Alvi.pdf (E.T. 27.10.2014)

Grafikten anlaşılacağı üzere dünya sukuk ihracının önemli bir bölümü (%67) Malezya tarafından gerçekleştirilmededir. % 7 oranıyla Suudi Arabistan ve % 4 oranıyla Katar ve Endonezya sukuk piyasa­

sında Malezya'yı takip etmektedirler. Türkiye ise pastadan % 2 'lik bir pay almıştır.

Sukuk yapısı ve oluşturulma şekli itibariyle ve dayandığı prensipler açısından kendine has bazı özelliklere sahiptir.

- Faiz, prensip gereği yasak olduğundan sukuk getirileri faizli olmak yerine, kira geliri veya kar payı şeklindedir.

- Sukuk likit bir finansal araçtır. Çeşidine göre ikincil piyasalarda da işlem görebilmektedir.

- Sukuk işlemlerinde, İslami finansman prensipleri gereği yüksek belirsizlik içeren işlemlerden uzak durulmaktadır.

2 Muaz Güngören, Katılım Bankalarında Menkul Kıymet İhracının (Seküritizasyon) Yapısal Farklılık Gösteren Finansal Piyasalarda Uyum ModeNemesi: Sukuk Örneği. Yayımlanmamış Doktora Tezi, T.C.Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Finans Bankacılık Anabilim Dalı,İstanbul-2011

(5)

- Sukuk, sahibinin hak ve yükümlülüklerini belirten senetler olup nama veya hamiline düzenlene­

rek ihraç edilebilmektedir.

- Sukuk, İslam hukuku esaslarına göre düzenlenmektedir. İkincil piyasada işlem görmesi de bu kurallar dahilinde söz konusu olmaktadır.

4- SU K U K ÇEŞİTLERİ

Finansman şekillerine göre çeşitlilik gösteren sukuklar içerisinden en yaygın olarak kullanılanlar aşağıda açıklanmıştır.

4.1- Mudaraba Sukuku

Mudaraba hissesinde eşit değerde paylara sahipliği (mülkiyet) temsil eden, mülkiyetin tam olduğu, murabaha alıcılarının isminin kaydedildiği ve getirinin sahip olunan hisseye göre dağıtıldığı yatırım sukuklarıdır. Bu tür sukuk alıcıları (rabbul-mal) mal sahibidirler. Mudaraba sukuku büyük yatırım pro­

jelerinde geniş kitlelerin katılımını arttırmak için kullanılır.

4.2- Musaraka Sukuku

Musaraka varlığının mülkiyetini temsil eden yatırım sukuklarıdır. Sukuk ihraç edenlerin yatırım kararlarında referans gösterilen sukuk alıcılarından oluşan komite oluşturmaları durumunda sukuku elinde bulunduranlar ve sukuku ihraç edenler arasındaki ilişkinin organizasyonu hariç mudaraba su- kukundan farkı yoktur. Musaraka Sukuku, ortaklık sözleşmesine dayalı mevcut bir işin finansmanını geliştirmek veya yeni bir projeyi tesis etmek için kullanılır. Sertifikayı elinde bulunduranlar hisseleri oranında projenin veya faaliyetin sahibi olurlar. Bu Musaraka sertifikaları ciro edilebilir enstrüman olarak işlem görür ve ikincil piyasalarda alınıp satılabilirler. Yeni bir projenin kurulması, varolan bir projenin geliştirilmesi veya herhangi bir ortaklık sözleşmesini temel alan bir faaliyetin finansmanı için eşit değerde ihraç edilmiş sertifikalardır. Yatırım acentesi, mudaraba veya katılım esasına dayalı musa­

raka sertifikalarıyla sertifika sahipleri hisseleri oranında projenin veya faaliyetin sahibi olurlar. Emirates Airline'nin 550 milyon U SD değerindeki 7 yıllık sukuku, Musaraka ile yapılmıştır.

4.3- İcara Sukuk

Bu sukuk türü sahibine kiradaki bir gayrimenkuldeki eşit ortaklığın sahipliğini veya gayrimenkulün intifa hakkını sunar. İcara sukuku sahiplerine gayrimenkulün mülkiyet hakkını, kirasını almayı ve suku­

ku kiracının haklarını etkilemeyecek şekilde elden çıkarma mesela alım-satımını yapma hakkını tanır.

İcara sukuku sahipleri söz konusu gayrimenkulün bakım maliyetlerini üstlenmektedirler. İcara sukuk, bir kira kontratı ile bağlanmış tanımlı, mevcut ve bilinen varlıkların mülkiyet hakkını sahiplerine sunar ve kira bedeli sukuk sahibine ödenir. İcara kiraları kiracının intifa hakkını kullanma dönemi ile ilişkili olmayabilir. Tarafların ortak kararı ile kiralamanın öncesinde, kiralanmış durumda iken veya kiraladık­

tan sonra yapılabilir. Bu esneklik çeşitli türlerde kontratların geliştirilmesini ve sukukun çeşitli amaçlar için kullanılmasını sağlamaktadır.

4.4- Murabaha Sukuk

Bu sukuk türünde sertifika ihraç eden taraf Emtia Murabahası satıcısı, murabaha alan emtianın

(6)

alıcısı ve fon da emtianın satın alma maliyetidir. Sertifika sahipleri murabaha emtiasına sahip olurlar ve emtianın tekrar satışında nihai satış fiyatı hakkına sahiptirler. Murabaha temelli sukukun hukuki olarak geçerli olması için sadece birincil piyasada işlem görmesi gerekir. Sukukun ciro edilmesi veya ikincil piyasada işlem görmesine İslam hukuku tarafından izin verilmemiştir. Çünkü sertifikalar, emtia alıcısının sertifika sahiplerine borcunu temsil etmektedir ve borcun vadeli olarak alınıp satılması faizle sonuçlanacağından izin verilmemiştir. Borç enstrümanı olmasına rağmen büyük bölümü musaraka veya icara sukuku gibi ciro edilebilir enstrümanlardan oluşan ve bir portföyün küçük bir parçasını oluşturursa murabaha sukuku ciro edilebilir. Murabaha sukuku, anlaşılan fiyattan borcun satışına (bai- al-dayn) izin verilen Malezya'da daha yaygındır.

4.5- Salam Sukuk

Salam sermayesi toplamak için eş değerli olarak ihraç edilen belgelerdir. Toplanan bu sermaye ile ihraç olan belgeleri alanlar Salam bazlı satılan malların mülkiyetini almış olur. Belgeleri ihraç eden bu malların satıcısıdır. Üyeler ise malların alıcılarıdır. Ödenecek üyelik ücretleri malların satın alma fiyatlarıdır. Salam belgelerini ihraçedenler mal sahipleridir ve bu mal sahipleri Salam bazlı malları ihraç edilen Salam Sukuk belgeleri ile satmaya yetkilidirler.

4.6- İstisna Sukuk

İstisna sukuku, sertifika sahibinin sahip olduğu ürünleri imal için gerekli fonların sağlanması ama­

cıyla ihraç edilen ve eşit değer taşıyan sertifikalardır. Üyelikten elde edilen fonlar ürünün maliyetiy­

ken, sertifikaları ihraç edenler üreticiler (satıcı/tedarikçi) ve üyeler ise planlanan ürünün alıcılarıdır.

Sertifika alıcıları ürüne sahip olurlar ve sertifikanın satış bedeline veya paralel istisnayla satılan ürünün satış bedeline hak kazanmaktadırlar. İstisna sukuku büyük altyapı projelerini finanse etmekte kullanış­

lıdır. Alt yükleniciyle paralel istisna sözleşmesi yapması için istisnadaki yükleniciye izin vermesinden dolayı istisna finansal aracılığa uygundur. Bu nedenle bir finansal kuruluş kar amaçlı bir inşaat işlemini yüklenebilir ve alt yüklenici sözleşmesiyle inşa işlemini uzmanlaşmış bir firmaya devredebilir. İslam hukuku bu borç senetlerinin ön (ilk) değerinden farklı herhangi bir fiyattan üçüncü bir kişiye satılma­

sını yasaklamıştır. Bu nedenle bu tür sertifikalar ikincil piyasada işlem görememektedir.

5- T Ü R K İY E'D E SU K U K U Y G U LA M A SI

5.1- Kira Sertifikaları (Sukuku) ile İlgili Yasal Düzenlem eler

Türkiye'de sukuk uygulaması, Varlık Kiralama Şirketleri (VKŞ) tarafından çıkarılan kira sertifikaları şeklinde ortaya çıkmıştır. Çeşitli sukuk uygulamaları arasında sadece İcara Sukuk olarak ifade edilen kira sukuku ile ilgili mevzuat hazırlanmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yeni sermaye piya­

sası araçlarının Türkiye finansal piyasalarında işlem görmesine yönelik olarak Seri: III, No:61.1 sayılı

"Kira Sertifikaları Tebliği" 06.07.2013 tarih ve 28670 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğde yer alan bazı kavramların tanımı tebliğin 3. maddesinde aşağıdaki gibi yapılmıştır.

Kaynak kuruluş: Sahipliğe dayalı kira sertifikası ihraçlarında varlık ve hakları varlık kiralama şirke­

tine devreden sermaye şirketini veya tacir niteliğini haiz gerçek veya tüzel kişilerin bir araya gelerek ve malvarlıklarını birleştirmek suretiyle yazılı bir sözleşmeye istinaden oluşturdukları adi ortaklığı; yöne­

(7)

tim sözleşmesine dayalı kira sertifikası ihraçlarında sahip olduğu varlık ve hakları VKŞ adına yöneten 12'nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen nitelikteki şirketleri,

Kira sertifikası: Her türlü varlık ve hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketi tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haktan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymeti,

Kira sözleşmesi: Kiraya verenin bir varlık veya hakkın kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini öde­

meyi üstlendiği sözleşmeyi,

Likit piyasa: Bağımsız ve çok sayıda gerçek alım-satım tekliflerinin mevcut olduğu, gün içinde son satış fiyatı veya cari gerçek rekabetçi alım-satım teklifleri ile makul ölçüde ilişkili bir fiyatın belirlene- bildiği ve işlemlerin ticari teamüllere uygun olan kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği piyasayı,

O rtak girişim: Yeni bir projeyi gerçekleştirmek, mevcut bir projenin geliştirilmesini veya herhangi bir iktisadi faaliyetin finansmanını sağlamak için kurulan sermaye şirketini veya ortaklık sözleşmesi düzenlenmesi yoluyla oluşturulan adi ortaklığı,

O rtaklık sözleşmesi: Varlık kiralama şirketi ile bir ya da daha fazla tüzel kişinin varlık veya hakla­

rını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmeyi, Varlık: Kira sertifikaları ihracına dayanak haklar dışındaki her türlü varlığı,

Varlık kiralam a şirketi (VKŞ): Kanunun 61'inci maddesi çerçevesinde münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere anonim şirket şeklinde kurulmuş olan sermaye piyasası kurumunu,

5.2- Kira Sertifikalarının (Sukuk) İşleyişi

İhraç ile finansman sağlayacak şirket olan "Kaynak Kuruluş", bilançosundaki devre konu "Varlığı"

ihraç özelinde kurulacak olan "Varlık Kiralama Şirketine (VKŞ)" "gerçek satış" şeklinde satıp, VKŞ'den geri kiralar. VKŞ, kira sertifikası ihraç hasılatı ile kaynak kuruluşa varlık satış tutarını öderken, kaynak kuruluş edindiği kira gelirleri ile de Kira Sertifikası sahiplerinin kupon ödemelerini gerçekleştirir. Vade sonunda Varlık Kiralama Şirketi, Varlığı Kaynak kuruluşa satıp elde ettiği hasılatla, Kira Sertifikalarının itfasını gerçekleştirmiş olur.

5.3- Kira Sertifikalarının (Sukuk) Vergilendirilm esi

Kira sertifikalarının vergilendirilmesi ile ilgili yasal düzenleme 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6111 sayılı kanun ile düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Damga Vergisi Kanununda değişiklikler yapılarak kira serti­

fikalarının vergilendirilmesinde yasal dayanaklar oluşturulmuştur.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun İstisna başlıklı 5. maddesine "Taşınmazların; kaynak ku­

ruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, finansal kiralama şirketlerine satışı ve varlık ki­

ralama ile finansal kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar için bu oran %100 olarak uygulanır ve bu taşınmazlar için en az iki tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmaz. Ancak söz konusu taşınmazların; kaynak kuruluş, kiracı veya sözleşmeden kaynaklanan

(8)

yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâli hariç olmak üzere, varlık kiralama veya finansal kiralama şirketi tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, bu taşınmazların kaynak kuruluşta veya kiracıdaki varlık kiralama veya finansal kiralama şirketine devirden önceki kayıtlı değeri ile anı­

lan kurumlarda ayrılan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak satışı gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılır." hükmü eklenerek kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlar için uygulanan % 7 5 'lik istisna oranı kira sertifikaları için % 100 olarak uygulanması ve iki yıllık aktifte bulunma şartının aranmaması ifadelerine yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunun da yapılan değişiklikle G V K 75/5. maddesi varlık kiralama şirketleri tarafın­

dan ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirleri de kapsayacak şekilde genişletilmiş ve varlık kiralama tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirlerin menkul sermaye iradı ol­

duğu hüküm altına alınmıştır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununa 6111 sayılı kanun ile eklenen bir fıkra ile; Menkul, gayrimen­

kul ve maddi olmayan varlıkların varlık kiralama şirketlerine devri, bunların varlık kiralama şirketle­

rince devralınan kuruma devri, bu devirlere bağlı olarak yapılan ipotek işlemleri ile bunların varlık kiralama şirketlerince kiralanması nedeniyle düzenlenen kağıtlar ve kira sertifikaları damga vergisin­

den istisna tutulmuştur.

492 sayılı Harçlar Kanunun 123. maddesinde; menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların varlık kiralama şirketlerine devri ile bunların varlık kiralama şirketlerince devralınan kuruma devri ve bu devirlerle bağlı olarak yapılan ipotek işlemleri bu Kanunda yazılı harçlardan müstesna olduğunu ifade edilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4. maddesine eklenen bir bent ile menkul, gayri­

menkul ve maddi olmayan varlıkların varlık kiralama şirketlerine devri ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince kiralanması ve devralınan kuruma devri KDV'den istisna tutulmuştur.

29 Haziran 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2011/1854 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirler ve varantlar- dan sağlanan bazı kazançlara uygulanacak stopaj oranları belirlenmiştir. Bakanlar Kurulu Kararına göre daha önce tahviller için uygulanan stopaj oranları kira sertifikaları için de benimsenmiştir. Buna göre;

- Varlık kiralama şirketleri tarafından Türkiye'de ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler üzerinden % 1 0 oranında stopaj yapılacaktır.

- Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışına ihraç edilen kira sertifikalarının;

Vadesi 1 yıla kadar olanlara sağlanan gelirlerden % 10 Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlara sağlanan gelirlerden % 7 Vadesi 3 yıl ile 5 yıl arası olanlara sağlanan gelirlerden % 3

Vadesi 5 yıl ve daha uzun olanlara sağlanan gelirlerden % 0 , oranlarda stopaj yapılacaktır.

Bu karar ile kira sertifikaları ile gerçekleştirilen bazı işlemlerdeki Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi(BSMV) oranlarına da yer verilmektedir. Buna göre,

- Yurt içinde Türk Lirası cinsinden ihraç edilen tahviller ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarının geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılı­

ğında lehe alınan paralar üzerinden % 1,

(9)

- Yurt içinde Türk Lirası cinsinden ihraç edilen tahviller ve varlıklar, kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarının vadesi beklenmeksizin satışı nedeniyle lehe alınan paralar üze­

rinden %1 oranında BSM V alınacağı hükme bağlanmıştır.

Kira sukuku ile ilgili yapılan vergi düzenlemelerinin genel olarak tahvil için yapılan düzenlemelere paralel olduğu söylenebilir. Dolayısıyla geleneksel olarak tahvil ile karşılaştırıldığında vergi açısından önemli avantajı görünmemektedir. Gerek global sukuk pazarından pay almak gerekse inançları gereği geleneksel finansal araçlardan uzak duran tasarruf sahiplerinin tasarruflarını ekonomiye kazandırmak için sukuk çeşitlerinin artırılması ve vergi açısından daha avantajlı hale getirilmesi yararlı olacaktır.3

6- SO N U Ç

Faizsiz finansman araçlarındaki son yenilikler faizsiz finansman endüstrisinin dinamiklerini de­

ğiştirmiştir. Müstakil ihraçlar yoluyla devlet ve şirketlere finansman sağlama aracı olarak özellikle bono ve menkul kıymet alanlarında sukuk veya faizsiz menkul kıymet kullanımı son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştır. Sukuk, uluslararası sermaye piyasalarında finansmanı arttırmak için geliştirilen faizsiz Bankacılık ilkelerine uygun önemli finansal araçlardan birisidir. Özel şirketler, devlet şirketleri ve fi­

nansal kurumlar sendikasyon finansmanına alternatif olarak uluslararası sukuk çıkarmayı enstrüman olarak kullanmaktadırlar. Gerek yurtdışında gerekse yurt içinde özellikle dini hassasiyetlerden dolayı geleneksel bankacılık sisteminin dışında kalan ve yastık altı olarak ifade edilen kaynakların ekono­

miye kazandırılması için mevzuatta diğer sukuk çeşitleri ile ilgili düzenlemelerin yapılması faydalı olacaktır. Bununla birlikte sukukun vergilendirilmesi ile ilgili yapılan düzenlemeler incelendiğinde genellikle geleneksel tahvil için öngörülen düzenlemelere paralel bir yapı olduğu görülmektedir. Vergi oranlarının daha avantajlı hale getirilmesi Türkiye'nin uluslararası sukuk pazarından daha fazla pay alabilmesine olanak sağlayacaktır.

KAYNAKÇA

• ASLAN H. "Alternatif Bir Yatırım ve Finansman Aracı Olarak Sukuk: Yapısı, İşleyişi ve Türk Piya­

sası İçin Öneriler ", Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı, İstanbul,2012

• ECE, N. "Dünya'da ve Türk Bankacılık Sektöründe İslam Bankalarının Gelişimi " Akademik Bakış Dergisi,Uluslar arası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, Sayı 25,ss 17, 2011

• G Ü N G Ö R E N , M. Katılım Bankalarında Menkul Kıymet İhracının (Seküritizasyon) Yapısal Fark­

lılık Gösteren Finansal Piyasalarda Uyum Modellemesi: Sukuk Örneği. Yayımlamamış Dok­

tora Tezi, T.C.Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Finans Bankacılık Anabilim Dalı,İstanbul-2011

• YILM AZ, E. Yeni Bir Finansal Araç Olarak Sukuk: Çeşitleri, Türkiye Uygulaması ve Vergilendiril­

mesi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, Ocak 2014

• SPK Seri: III, No:61.1 sayılı "Kira Sertifikaları Tebliği "

• http://www.iifm.net/sites/default/files/sessionfiles/Sukuk%20Market%20Overview%20%26%20 Structural%20Trends%20by%20Mr.%20Ijlal%20Ahm ed%20Alvi.pdf (E.T. 27.10.2014)

3 Erdal Yılmaz, Yeni Bir Finansal Araç Olarak Sukuk: Çeşitleri, Türkiye Uygulaması ve Vergilendirlmesi,Muhasebe ve Finansman Dergisi, Ocak 2014

Şekil

Updating...

Benzer konular :