KONULAR
TİYATRO TERİMLERİ
Perde: Olayların gelişmesine göre oluşturulan bölümler.
Sahne: Olayların geçtiği, oyunun oynandığı yer.
Dekor: Tiyatroda sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın genel adı.
Kostüm: Oyuncuların giydikleri kıyafet, giysi.
Aktrist: Kadın oyuncu.
Aktör: Erkek oyuncu.
Rejisör (Yönetmen): Oyunu sahneye koyan, hazırlayan kişi.
Makyaj: Oyuncuların rol gereği yüzlerinde, saçlarında yaptıkları değişiklik.
Jest: Oyuncuların her türlü el, kol ve vücut hareketleri.
Mimik: Oyuncuların kaş, göz ve yüz hareketleri.
Rol: Oyuncuların sahnedeki görevleri.
Suflör: Oyuncuların unuttukları sözleri seyircilere duyurmadan hatırlatan kişi.
Kulis: Sahne arkası.
Dramatize etmek: Bir düşünceyi, duyguyu veya olayı canlandırarak anlatmak.
Epizot: Ana olayın içindeki ikinci olay.
Mizansen: Oyunun sahneye konması düzeni.
Diyalog: Karşılıklı konuşma.
Monolog: Oyuncunun tek başına konuşması.
Tirat: Sahnedeki uzun konuşmalar.
Replik: Oyunda, konuşanların birbirlerine söyledikleri sözlerden her biri.
Tulûat: Yazılı metne dayanmayan, önceden hazırlanmadan, sahnede akla geliveren sözlerle oynanan oyun.
Opera: Sözleri müzik eşliğinde söylenen, seçkin konuların işlendiği müzikli tiyatro çeşidi.
Operet: Operaya benzeyen, sözlerinin bir kısmı müzikli, halk için yazılmış tiyatro türü.
Bale: Konusu, çeşitli dans ve ritmik hareketlerle anlatılan müzikli, sözsüz bir çeşit tiyatro.
Pandomima: Jest ve mimiklerle sergilenen sözsüz oyun.
Skeç: Genellikle bir nükteyle son bulan, az kişili ve yalın, şakacı bir içeriği olan kısa oyun.
Feeri: Kahramanları doğaüstü varlıklar olan, olağanüstü olayların anlatıldığı tiyatro türü.
Fars: Komedinin sanat yönü az, kaba bir türü.
Kabare: Genelde güncel konuları (siyasal, toplumsal, kültürel) taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.
Kanto: Tanzimat Dönemi’nde, tiyatro sahnesinde azınlık aktrislerince başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.
A-DRAMA
Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini, araştırmasını, paylaşmayı öğrenmesini engeller. Drama ise, çocuğu geliştiren yetiştiren başlı başına bir eğitim alanıdır. Drama ile oyun iç içedir. Drama oyunun pek çok özelliğini barındırır. Oyun, çocuk için yemek, içmek kadar önemlidir.
Oyun; çocuğun çevresiyle ilgi kurmasını, duygularını dışa vurmasını, deneyim kazanmasını, eğlenmesini, dinlenmesini, rahatlamasını ve problemlerini çözmesini sağlar.
Drama; bireyler arasında dolaysız bir iletişim ve etkileşim sağlar. Drama bir olayı,oyunu,yaşantıyı tiyatro tekniklerinden yararlanarak, geliştirerek canlandırmaktır.
Yaratıcı drama bir grup çalışması içinde, öğrencilerin bir yaşantıyı, bir kavramı, ders ünitelerinden belli konu ya da temaları yaşayarak, canlandırarak, oynayarak öğrenmelerini sağlayan bir süreç, eğitsel bir ortamdır. Bu arada eski bilgiler yeniden gözden geçirilir, sorgulanır, yeni bilişsel ve duyuşsal örüntüler içinde pekiştirilir. Drama surecinde çocuk; gözlem, deneyim, duygu ve bilgilerini canlandırarak yaşar.
1.TEMEL KAVRAMLAR
Dramada sıklıkla kullanılan kavramlardan önemlileri şunlardır : a. Yaratıcılık
b. Dramatik oyun c. Dramatizasyon
d. Drama ( Yaratıcı Drama ) e. Rol oynama
f. Doğaçlama g. İletişim h. Etkileşim a. Yaratıcılık
1. Yaratıcılık insana özgü bir yeti ve yetenektir. Yeter ki insanlar bunun farkına varabilsin. Yaratıcı olmak için bir dahi olmak gerekli değildir. Yaratıcılık, insan yaşamının tüm yönlerinde yer alan temel bir yetenektir.
2. Drama insanlara bu özelliklerini fark ettirir. Yeteneklerinin farkında olan ve onları kullanmaya çalışan insanlardan çekinilmemelidir. Bu ifade şekilleri sözlü ve yazılı olabildiği gibi dans, resim, tiyatro, müzik, edebiyat, şiir şeklinde de gerçekleşebilir. Ya da matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi bilgilerin eklenmesiyle keşiflerde bulunmak şeklinde ortaya çıkabilir.
3. Yaratıcılığa bir süreç, bir kişilik özelliği ya da süreç sonunda ortaya çıkan sonuç ( ürün ) açısından yaklaşılabilir. Eğitimciler açısından süreç daha önemlidir. Çünkü yaratıcı bir eğitsel süreç sonunda araştırıcı, özgür düşünen, sorular soran bireye ulaşır.
Yaratıcı kişilerde öğrenmeye hazır olma, anlatımda akıcılık, düşüncede esneklik ve özgürlük, sabır, merak, sezgi, hayal gücü, deneme, araştırma, sınama, bulma, kalıplardan kurtulma ve yeni fikirler üretme en belirgin özelliklerdir.
‘Genel olarak yaratıcılık;daha önceden kurulmamış ilişkileri kurabilme, böylece yeni düşünce şeması içinde, yeni yaşantılar, deneyimler, yeni düşünceler ve yeni ürünler ortaya koyma durumudur.’
Düşünce kalıpları dışına çıkmak hem bireye hem de etkileşim içinde olanlara önemli açılımlar sağlar.
Yaratıcılığı Engelleyen Etmenler
İnsanın yaratıcılığını engelleyen en önemli etmenleri şöyle sıralayabiliriz ;
* Bireyin kendini tanımaması
* Eksikliklerini ve fazlalıklarını bilmemesi
* Bilgiye ulaşmayı bilmemesi
* Ezberci eğitim ve öğretim
* Yurttaş olma sorumluluklarını tanımaması
* Yaşamı yeterince anlamlandıramamış olması
* Kendini ifade etme yetisinin gelişmemiş olması
* Toplumda var olan durum ve kurallara uyma zorunluluğu
* Rahatına düşkün olması
* Kendini yeterince özgür hissetmemesi
* Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması
* Kendini güvende hissetmemesi
* Yenilgiye uğramaktan, alay edilmekten ve yanlış yapmaktan korkması
* Belli bir otoriteye bağımlı olması
* Yaratıcılığın dünyada pek az kişiye özgü bir yetenek olduğunu düşünmesi
Ayrıca kalabalık sınıf ortamı, esnek olmayan öğretmenler, öğrencilere söz hakkı tanınmaması, kısacası demokrasiye dayanmayan sınıf ortamı gibi etmenlerde yaratıcılığı engeller. Bunun yanında ailenin ve yakın çevrenin, çocuğu kısıtlamak çocuğun düşünce ve sorunlarına değer vermemek, doğa ile
iletişimini engellemek , çocuğun yaptıklarını yanlış ve saçma bulmak, denetlemek, şiddet kullanmak, azarlamak, belli kalıplara sokmaya zorlamak gibi davranışları da yaratıcılığı engeller.
Yaratıcılık Aşamaları 1. Hazırlık dönemi 2. Kuluçka dönemi 3. Aydınlanma dönemi
4. Gerçekleşme ya da doğrulama dönemi
1. Hazırlık Dönemi: Bu dönemde sorun, gereksinim ya da gerçekleştirilmek istenen şey saptanır, tanımlanır. Çözüm için gereken bilgi ve malzeme toplanır ve bunlar çözümün geçerliliği işlerliliği bakımından ölçütlere vurulur.
2. Kuluçka Dönemi: Sorundan çıkarak geriye gidilir. Bu dönem, hazırlık aşamasındaki gibi dakikalarca sürebileceği gibi haftalar ya da yıllar boyu da sürebilir.
3. Aydınlanma Dönemi: Düşünüler yaratıcılığa bir temel oluşturmak üzere zihinden doğarlar bu aşama çoğunlukla anlıktır, müthiş bir içgörüler zenginliği içinde gelişir, birkaç dakika ya da bir kaç saat sürer.
4. Gerçekleşme Dönemi ( Doğrulama Dönemi ): Aydınlanma aşamasında ortaya çıkan ne ise, onun gereksinimleri karşılayıp karşılayamayacağının, hazırlık aşamasında saptanmış ölçülere uyup
uymayacağının anlaşılması ve gösterilmesi için yapılan bir dizi etkinliktir.
b. Dramatik Oyun
Çocukların çevrelerinde keşfettikleri tüm karakterleri ve hareketleri taklit ettikleri özgür bir ortamda oynanan oyundur. Dramatik oyun içinde çocuk kendini ifade eder. Çocuğun ilgisine göre tekrar oynanabilir.
Örneğin;evcilik,doktorculuk gibi oyunlar için dramatik sözcüğü eyleme dayalı olması,hareketli oyun ve canlandırmalara yer verilmesi açısından kullanılmaktadır. Dramatik oyun anlıktır,süresi belli değildir. Temel olarak öykünmeye dayanır.
c. Dramatizasyon
Dramatizasyon tıpkı drama gibi bir eylemselleştirmedir. Rol oynama yöntemi ile iç dramaların görselleştirilmesidir. Bir metni düz anlatımdan çıkarılarak yaşamda gerçekleşme şeklinin bulunması, bu tutumun bir beceri halini alması yönünde çalışma yapılmasıdır. Ya da bir konu, bir olay ya da durumun roller verilmesi yoluyla ve hareket, mimik, jest ve sözlerle canlandırılmasıdır. Çocuğun bedensel, zihinsel, duyuşsal, sosyal ve kültürel tüm özelliklerini geliştirir, çocuğu hayata hazırlamaya çalışır.
d. Drama ( Yaratıcı Drama )
Drama ve dram kavramlarının daha eski ve köklü kavramlar olduğu belirtilmişti. Böyle bir yaratıcılık eğitimi;
* Eğitimde
* Resim,müzik,tiyatro,dans,şiir,edebiyat gibi ifade becerilerinin geliştirilmesinde.
* Bireyin kendini tanıması ve olanaklarını kullanması becerilerinin gelişmesinde kullanılır.
* Psikolojide drama kullanımına psikodrama bilindiği gibi sosyolojide de sosyodrama sözü kullanılır.
Dramanın dramatizasyondan ayrıldığı önemli noktalar şunlardır; dramatizasyonda rolleri dağıtan ve oynatan bir öğretmen vardır. Dramada birlikte yaratılan oyun süreçlerine karşın, dramatizasyonda belirlenmiş roller verilir, doğaçlamaya yer verilmez, kendiliğindenlik de pek yer almaz. Çocuk hayal gücünü geliştirir,çocuğun duygu ve heyecanı artar. Bunları yaparken sözcük dağarcığı gelişir, yeni bilgiler edinir. Öğrenci dramada yaratıcı bir sürece girer ‘drama; bir insanın kendi kendine ve başkalarıyla olan ilişkilerin tümüne denir. Kendi kendine olanına iç drama, başkalarıyla iletişim ve etkileşim eylemine dış drama denir. İnsanların düalist ( iki ruhlu ) bir yapıda olmamaları için, iç dramalarıyla dış dramalarının örtüşmesi sağlanmalıdır. İç drama, bireyin çocukluğundan günümüze değin bilgi birikimi ile oluşur.
e. Rol Oynama
İnsanlar yaşantılarının her döneminde, her anında bir rol oynarlar. Rol, bir bakıma incelemek,analiz etmek,doğruyu aramaktır. Bir oyunda rol oynamak demek oyundaki bir karakterin
duygularını,düşüncelerini canlandırmak demektir. Aslında insanlar yaşamlarında her an her zaman yeni bir rol oynarlar. Her duruma karşı yeni roller yaratırlar. Çocuk oyunlarında rol oynamaya en iyi örnek evcilik oyunlarıdır. Öykülenme ve pandonim rol oynamaya başlamanın kolay yoludur.
Polis,doktor,öğretmen,şoför gibi kişilerin yorgun,sinirli,kızgın,neşeli vb. hallerini canlandırmak söz konusu olabilir. Rol oynama hiçbir zaman bir film veya tiyatro oyundaki karakterin aynı biçimde canlandırılması değildir. Rol yapmanın daha gelişmiş biçimi, gerçek hayatta henüz yaşanmamış rolleri üstlenerek yaşamın daha ilerideki aşamalarına hazırlanmaktır. Dramanın önemli bir bölümünü rol oynama oluşturur. Bir çocuk oyununda başarılı olan çocuk, rol oynama konusunda cesur ve girişken olmayabilir. Çünkü rol oynayarak kişilik sırlarını dışarı vuracağından korkar. Arkadaşlarının onun özel yanlarını öğrenerek kendisi ile alay edeceklerinden çekinir. Zaaflarının başkalarına eğlence olacağını zanneder.
f. Doğaçlama
Doğaçlama, belli bir hazırlık üzerine kurulan, büyük ölçüde grup dinamiğinden yararlanılarak oluşturulan rol oynamalar, oyunlar ve benzeri süreçlerdir. Doğaçlama, öğrenciye sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verdiği gibi, gerçek yaşamda karşılaşacağı durumlara da hazırlıklı olması açısından geniş olanaklar sunar. Doğaçlama insanın davranışlarında önemli bir yönlendirici ögedir. Birbirini tanımayan iki insanın birbiri ile karşılaştıklarındaki davranışları bir tür doğaçlama olarak görülebilir. Demek ki doğaçlama, anında ortaya çıkan bir durum olmaktan çok, belli kural ve kalıplara göre değişen, değiştirilebilen davranışlar, oluşumlardır. Anında yaratılırmış gibi görünse de belli hazırlık süreçlerini barındırır. Çocukların oyun oynamaları da bir tür
doğaçlamadır. Çocukların ilk başlarda hareket ederken ve konuşurken akıcı olmayabilirler. Zamanla grubu tanırlar, kendilerine ve diğerlerine güvenleri artar, düşüncelerini sözlerle, hareketlerle rahat bir şekilde ifade ederler.
g. İletişim
Duygu, düşünce ya da bilgilerin söz, devinim, yazı, görüntü, vb. aracılığıyla başkalarına aktarılması ve paylaşılmasıdır.
h. Etkileşim
Toplumdaki insanlar birbiri ile ilişkilidir. Karşılıklı iletişim ve etkileşim hem birey hem de grup için son derece önemlidir. İnsanlar ve gruplar birbiriyle çok sayıda ilişki kurarlar. Etkileşim bu karşılıklı ilişkiler için de geçerlidir. Öncelikle sosyal etkileşim karşılıklı olmayı gerektirir. Bundan dolayı da etkileşim iletişimde son derece önemlidir. Etkileme durumu ile anlatılmak istenen, bireylerin birbirlerinin duygularını, düşüncelerini tutumlarını, ilgilerini, alışkanlıklarını, değer yargılarını, yaratıcı drama sürecine katmaları, paylaşmaları, paylaştıklarını değişik açılardan denetlemeleri ve bunların sonucunda elde edilenleri çevreleriyle bütünleştirmeleridir.
2.OYUNUN ÖNEMİ
Oyun, kişiliğin gelişimi süresince diğer insanlarla paylaşarak, taklit ederek gerçekleştirilen ve yaşamın temel dayanağı olan önemli bir etkinliktir. Oyun ortamları, çocukluktan başlayarak her yaştan insanın fırsat buldukça içinde olmaktan keyif aldığı ortamlardır. Oyun, öğrencinin hayal gücünü geliştirir, dil gelişimini sağlar, insanlar arası etkileşimi arttırır. Çocuğun, kendi bedenini tanımasına yardımcı olur, dikkatini toplamasını sağlar. Bunların yanı sıra oyun, çocuğun çevreyi gerçek yönleriyle tanıma ve araştırmasını, yetişkin rollerini gözlemlemesini, karar verme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmesini sağlar. Çocuk, oyun sayesinde fazla enerjisini iyi yönde kullanmayı öğrenir. Oyun, tarih boyunca hem çocukların hem de büyüklerin iletişim aracı olmuştur. İki çocuk yan yana geldiğinde, göz göze bakışarak birlikte oynamak istediklerini işaretini verirler. Az sonra ne oynayacaklarını
kararlaştırırlar. Oyun aynı zamanda zaman geçirme ve eğlence aracıdır. Çocuğun duygularını, ruhsal çatışmalarını, eğilimlerini, düşlerini, isteklerini ve çevresel etkinliklerini içine alır. Çocuk oynadığı oyunda problemlerini, sevincini, öfkesini, nefretini ifade eder. Oyunun büyüleyici bir etkisi vardır.
Oyun kuralları bağlayıcıdır. Kuşkuya yer bırakmaz. Kurallar bozulunca bütün oyun çöker. Oyun kurallarını çiğneyen oyun dışında kalır. Ciddi bir iş olarak benimsememekle birlikte oyuncu yoğun şekilde ve tamamen kendini oyuna verir.
Çocuk oyunlarının bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Oyun çocuğun serbest etkinlik alanıdır. Oyunun belli başlı amacı yoktur.
2. Oyunda ki nitelik ve konular çocuğun gelişimine bağlı olarak zaman içinde farklılık gösterir.
3. Oyunun tekniği her çocuğa göre değişir.
4. Oyun, çocuğun duygularını doğal olarak ifade etmesini sağlar.
5. Bazı oyunlarda bir çeşit ‘ alıştırma ’ işlevi bulunur.
6. Oyunlar çoğunlukla bilinen yaşantıların yeniden yaşanması veya yaşantıların sürdürülmesi olarak görülür.
7. Beceri ister.
8. Cesaret ister.
3. DRAMA – OYUN İLİŞKİSİ
Drama ; bir sözcüğü , kavrama , bir yaşantıyı , bir olayı oyun veya oyunlar geliştirerek
canlandırmaktır. Bireyler arası doğrudan etkileşime dayanır. Oyun, gelişimin ve büyümenin temel bir aracıdır. Oyun olmadan etkili bir yaşam ve sağlıklı bir gelişmeden söz edilemez. Oyun çocuk için yemek, içmek kadar önemli bir etkinliktir. Drama süreci içinde çeşitli oyunlarda yer alabilir. Çocuk, oyunda ben, sen ve biz kavramlarını öğrenir. Paylaşma, yardımlaşma, yenme ve yenilmeyi yaşayarak öğrenir. Oyun kız erkek çocuklar arasındaki ayrımın, çekişmenin azalmasını sağlayabilir. Güven duyma, karar verme, iletişim kurma drama ile oyun arasındaki ortak noktalardır. Dramanın kökeninde oyun kavramı bulunduğuna göre eğitimde de dramada da kültürel ve evrensel oyunlardan
yararlanılır. Oyundaki etkileşim ile toplumsal gerçeklikteki etkileşimin benzer olması, oyunun eğitimde de drama da kullanılmasına neden olmuştur. Eğitimde drama grupla yapılan oyunsu süreçlerdir. Grup içindeki bireyler belli bir konuyu irdeler, oynar, yeniden gözden geçirir ve rolleri değiştirirler. Dramada dikkati toplayarak ve yaratıcılığı geliştirerek düşünmenin bilgiye geçişini sağlamak önemli bir hedeftir. Çocukluk çağı oyunları drama da temel alınır. Eğitimde drama çalışmalarında pek çok amaç için oyuna başvurulur. Oyunu birlikte tasarlama, kuralları birlikte belirleme, birlikte oynama gibi özellikler eğitimde de drama da kullanılır. Dramada grup içerisinde daha küçük gruplar ve bireyler vardır. Fikir alışverişi yargılamayı ve değerlendirmeyi beraberinde getirir. Yargılama ve değerlendirme belli sentezlere götürür. Birey kendini böyle bir grup içerisinde güvende hisseder. Kendini tanır, grubu tanır, grupla uyumlu bir çalışma ortamına girer. Dramanın ve oyunun iç içe olduğunu düşünürsek drama lideri ( öğretmeni )’ nin çocuk oyunlarını iyi bilmesi yerinde olur.
4. DRAMANIN ÖNEMİ
Drama, tiyatro,sinema,dans gibi kişiyi aktif kılan bir alandır. Drama insanı kuşatır ve geliştirir.
Eğitim ve öğretimde öğretmenler pek çok konuda dramadan yaralanırlar. Rol oynama, yaratıcı dramanın önemli araçlarından biridir. Drama çalışmaları çocuğu bağımsız davranmaya, hoşgörülü olmaya, demokratik olmaya ve yaratıcı bir kişilik kazanmaya yöneltir. Ayrıca , drama,eğitimin değişik basamaklarında yer alan diğer disiplinlerin pek çoğunda bir yöntem olarak uygulanabilir. Drama yoluyla öğrenme çabuklaştırılır ,etkinleştirilir. Bu çalışmalar öğrencinin sözcükleri ,tutum ve davranışları ,devinimleri ve yaşam durumlarını anlamlandırmasını sağlar.
Eğitimde yaratıcı dramanın önemini şu şekilde özetleyebiliriz ; a. İmgelem ( hayal ) gücünü geliştirir :
b. Bağımsız düşünebilmeyi sağlar : c. İş birliği yapabilme özelliğini geliştirir : d. Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır :
Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasını ve hissetmesini ve bu durumun ona iletilmesi sürecine empati adı verilir.
e. Dört temel dil becerisini ( konuşma , dinleme, okuma , yazma ) kazandırır,dilin kullanım alanlarını ve kalitesini zenginleştirir :
Dil gelişimi ile ilgili hedeflenenler şu şekilde belirlenmiştir :
* Konuşmada güven
* Konuşma becerisinde gelişme
* Sözcük dağarcığında gelişme
* Düşüncelerin yazılı ve sözlü anlatımında gelişme
* Dinleme becerisinde gelişme
* Farklı sosyal rol ve statülere ilişkin değişik dil biçimlerini kullanabilme
* Okuma becerisini geliştirme
* Yazma becerisini geliştirme
f. Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar.
g. Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlar.
h. Etik değerlerinin gelişmesine olanak sağlar.
i. Kendine güven duyma ,karar verme becerilerinin gelişmesini sağlar.
j. Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazandırır.
k. Kaslarını hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı,denemeyi ve bedenini çok yönlü geliştirmeyi sağlar.
l. Çevresindeki canlı ve cansız varlıkları tanıma ve algılamayı öğretir.
m. Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar.
n. Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar.
o. Özellikle doğaçlama çalışmalarında iç tepi ve dürtülerden yaralanmayı öğretir.
p. Duygunun sağlıklı bir şekilde boşalımından yararlanmayı sağlar.( Bu kontrollü bir birey için oldukça önemlidir.)Duygunun denetlenmesi ,onun bastırılması anlamına gelmez. Bütün insanlar zaman zaman hissettikleri öfke,korku,kaygı,kıskançlık,dargınlık gibi duygularını bu temaların ifade edildiği oyunlarda rol alarak boşaltabilir ve gerilimden kurtulabilirler.
q. Öncelikle kendini tanımasını sağlar.
r. Kendinde bulunan özelliklerle başkalarını karşılaştırabilmeyi sağlar.
s. Başkaları ile benzerliklerini keşfetmesini sağlar.
t. Kendinde geliştirmek istediği yanlarıyla ilgilenmesini ,kendini eleştirebilmesini sağlar.
u. Kendini ifade etmede gerek duyduğu kaynaklara ulaşma gerekliliğini fark ettirir.
v. Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma gelir.
w. Kendini ifade etmede güven kazanır.
5. DRAMA ARAÇ VE GEREÇLERİ
Araç, gereç ve materyaller dramanın ayrılmaz parçasıdır. Araç ve gereçler rol oynamada ve
doğaçlamalarda bireyin dikkatinin odaklaşmasında ( konsantrasyon ) yerinde kullanıldığında yararlı işlev üstlenir.
Drama dersinin yapılacağı sınıf ortamında ( drama odasında ) şu araç ve gereçler bulunabilir:Çantalar,eski süs eşyaları,yöresel
giysiler,çeşitlitakılar,meslekgiysileri.şapkalar,baston,fular,başlıklar,maskeler,ayakkabılar,yelekler , makyaj malzemeleri .toplar vb. Dramada konsantrasyon sağlamak ve işlenen konuyla ilgili bir atmosfer yaratabilmek için,klasik müzik,değişik uluslardan alınan etnik müzik örnekleri,pop müzik,çağın yeni müzik akımları olarak bilinen elektronik müzik. Çizme ve boyamada dramanın etkisini arttırır , öğrencinin dikkatinin yoğunlaşmasını sağlar. Görsel materyaller , eski fotoğraflar , kartlar , gazete küpürleri , dergilerden kesilmiş resim ve fotoğraflar , slaytlar , tepegöz projektör vb.
etkinlik öncesi öğretmen (lider) tarafından hazırlanabilecek olan materyallerdir . Öğretmen , malzeme sağlamada yönetimle , diğer öğretmenlerle , velilerle,çevredeki çeşitli işyerleri ve kurumlarla iyi ilişkiler kurarak destek alabilmelidir. Araç gereçsizde drama yapılabileceği asla unutulmamalıdır.
Gerektiğinde öğrencinin , üstündeki giysileri , saçı , eli , ayağı çeşitli amaçlarla isteğe ve yaratıcılığa göre kullanılabilir. Kitaplıklarda bir gereksinim olarak drama ile ilişkilendirilmeli drama dergisinde öğrenci, bilgiye gerek duyulan noktalarda kütüphaneden yararlanmaya , kaynağa ulaşmaya , kaynak tarayabilmeye , eriştiği bilgiyi uygulamada kullanmaya özendirilmelidir. Bu açıdan kitaplıkta drama çalışmalarının bir başvuru merkezi olarak araç ve gereçten sayılabilir.