28 - 30 NİSAN 2016
BİLDİRİLER KİTABI
Editör
Yrd. Doç. Dr. Zekeriya IŞIK
Editör Yardımcıları
Öğr. Gör. Ömer Faruk KARAKAŞ Öğr. Gör. Eyyüp Ensari ŞAHİN
Öğr. Gör. Tuğba GÜLEN
Düzenleyen Hitit Üniversitesi
Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu
2. Cilt
Çorum, 2016
ÇORUM’DA BİR EREN: DERVİŞ EDNA ÇORUM’S SAİNT: DERVİŞ EDNA
Ali ONAR1
1Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,[email protected]
Özet
Erenlik, Aleviler arasında çok önemli bir kavramdır. Bu erenler, gerek madden gerekse ruhen insanların yanlarında olup onlara yardımlar edip yol hakkında bilgilendiren zatlardır.
Karahisar Köyü’nden Derviş Edna bu erenlerdendir. Yörede eren diye bilinip saygı duyulur.
Yörede oldukça fazla eren gelip göçmüştür. Derviş Edna, yine yöre erenlerinden olan Merzifon’lu Kul Fakir’in mürididir. Bu yüzden Kul Fakir etkileri gerek yetişmesinde, gerek hayatında gerekse deyişlerinde açıkça görülür. Ömrünü kendi köyünde geçirmiştir. Deyişleri nefes ağırlıklıdır. Söz konusu deyişler hem kulaktan kulağa hem de yazılı olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Ömrünü geçirdiği bölgelerde, türbesinde, onu seven kişiler bilgi sahibi kişiler ve torunları arasında geniş derlemeler yapılıp kayda geçirilmiştir. Çalışmamızda, gerek basılı eserler gerekse alan çalışmalarının değerlendirilip analiz edilmesi ile Derviş Edna sunumu yapılacaktır. Bu çalışma ile halk bilimi tekniklerini kullanarak Derviş Edna hakkında bilgiler, geniş çaplı analizler yapılarak bu erenimizin deyişleri ve hakkında anlatılan anlatılar bilim dünyasına kazandırılmış ve kamuoyu ile paylaşılmış olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Çorum, Eren, Derviş Edna, Alevilik Abstract
Erenlik is a very important concept among Alevis. This Saints need matter both in need is the essence of the people are well informed about the way whether they support. Karahisar Village’s Derviş Edna that saints.
He village known and respected saint. rather than saint it has prevailed in the region. Dervis Edna, is still one of the disciples of Kul Fakir from Merzifon local Saint. So the servants of growth should impact the poor, the need is evident in both poetry in life. Life has been spent in his village. Poetrys religious is weighted. These poetrys are both from ear to ear and reached today in writing. İn regions where she spent her life in the shrine, loving people made was recorded with a wide collection of information between individuals and grandchildren. In our study, printed works should be evaluated by the analysis of both fieldwork Dervis Edna presentation will be made. In this study, using the technical information and folklore about Dervis Edna, making large scale analysis was brought into this sooner our poetrys and narratives told about the scientific world and will be shared with the public.
Key Words: Çorum, Saint, Derviş Edna, Alevis
GİRİŞ
Çorum, birçok farklı kültürün iç içe yaşadığı ve bu kültürlerin sürekli bir etkileşim olduğu yerlerden biridir. Tarih boyunca pek çok farklı inancı misafir etmiş çok önemli bir kentimizdir. Bu inançlar arasında Aleviliğin de Anadolu’da duru ve saf bir biçimde yaşandığı bölgede bulunur. Bu Alevilik inancı içerisinde en önemli faktörlerden biri de şüphesiz erenliktir. Erenler, halk belleğini ruhsallık yönünden yeniden şekillendiren kişilerdir.
Gündelik hayat içinde yaşanan karmaşalara; insanın “aslına” duyulan inanç ve kararlılıkla, Hakk’a teslimiyet sonucu duyulan güvenle cevap verirler. (Caner Işık, 2013: 120) Halk arasında bu kişilere çok farklı isimler verilmiştir. Yörede ermiş anlamına gelen “gerçek”
kelimesi de sıkça geçer. Bu da erenlerin gerçek olması, gerçek dünya ile temas halinde olması ile ilgilidir.
Bu erenlerin biri de Çorum’un Karahisar Köyü’nden asıl adı Mehmet olan Derviş Edna’dır. Derviş Edna, kısa zamanda hem ruhsal yönden etkileri, hem yazdığı güzel deyişler ve bun söylerken ki sesinin güzelliği ile kısa zamanda ismini civar köylerden duyurmuştur.
Rehberi Kıreymirli Kul Fakir’dir. Derviş Edna’nın sözlerindeki hakikatin farkına varanlar ona itibar etmiş ve sözlerine önem vermişlerdir. Onun deyişleri cem törenlerinde söylenmiştir.
Onun muhabbetlerine vakıf olmuş kişiler, deyişlerini ezberlerinde tutmuşlar, sözlü kültür vasıtasıyla kulaktan kulağa aktarılarak günümüze değil ulaşabilmiştir. Birkaç kelime yanlışları olsa da genel olarak doğru olarak aktarılmasına önem gösterilmiştir. Söz konusu deyişler, muhabbet ortamlarında dinlenip düzeltilmiş ve doğru biçimde aktarılmasına dikkat edilmiştir.
Derviş Edna’nın mürşidi olan Kul Fakir’in Merzifon’da yaşaması sebebiyle, o bölgeye gidip gelen Derviş Edna, çok geniş coğrafyalarda tanınmıştır. Gezdiği bölgelerde de cem ayinlerine katılan Derviş Edna’nın deyişlerini toplarken de çok geniş bir coğrafyadan yararlanılmıştır. Hem kendi köyü olan Karahisar’da, hem Çorum’un Mecitözü ilçesinin köylerinde hem de Amasya’nın köylerinde derin çalışmalar yapılmıştır. Onun sevenlerinin ezberlerinde ve cönklerinde bulunan deyişler kayda aktarılmıştır. Söz konusu yörede ses ve video kayıtlarıyla derlemeler yapılıp tüm bunların mukayesesi sonucunda en doğru kayda ulaşılmıştır. Bu bilgiler analiz edilerek Derviş Edna’nın hayatı ve düşünce dünyası üzerinde bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Derviş Edna üzerinde de ilk defa akademik bir çalışma yapılmış olup bu sayede bilim dünyasına kazandırılmış olacaktır.
1. DERVİŞ EDNA’NIN HAYATI VE DÜŞÜNCE DÜNYASI
Çorum, genel anlamda çok zengin kültürel varlığa sahip bir şehrimizdir. O yüzden bütün bu değerlerin hepsi üzerinde de akademik araştırılma yapılmış değildir. Derviş Edna’nın yaşadığı bölge de erenlik geleneği açısından ayrı bir öneme sahiptir. Derviş Edna üzerine sadece Mehmet Çevik, 2010 Çorumlu Hak Aşıkları ismiyle yazılmış bir kitap vardır (Mehmet Çevik, 2008, Çorumlu Hak Aşıkları, Çorum). Bunu biraz daha akademik düzeyde inceleyip yanlışlarını düzeltip oradaki eksiklikleri tamamladık.
Derviş Edna, kızının ve onu tanıyanların anlattığına göre orta boylu, beli hafif kambur, uzun saçlı ve uzun sakallıdır. Saçlarını on iki adet ince örgü şeklinde eşine ördürüp sarığının içine koyarmış. Köyde çobanlık yapar, dağlarda deyişlerini söylermiş. Sesinin güzelliği ve deyişlerindeki derin anlam ile kısa sürede herkesi kendine hayran bırakmış.
Okuma yazma bilmeyen Derviş Edna tüm deyişlerini ezberinde muhafaza etmiştir. Bu durumu;
GİRİŞ
Çorum, birçok farklı kültürün iç içe yaşadığı ve bu kültürlerin sürekli bir etkileşim olduğu yerlerden biridir. Tarih boyunca pek çok farklı inancı misafir etmiş çok önemli bir kentimizdir. Bu inançlar arasında Aleviliğin de Anadolu’da duru ve saf bir biçimde yaşandığı bölgede bulunur. Bu Alevilik inancı içerisinde en önemli faktörlerden biri de şüphesiz erenliktir. Erenler, halk belleğini ruhsallık yönünden yeniden şekillendiren kişilerdir.
Gündelik hayat içinde yaşanan karmaşalara; insanın “aslına” duyulan inanç ve kararlılıkla, Hakk’a teslimiyet sonucu duyulan güvenle cevap verirler. (Caner Işık, 2013: 120) Halk arasında bu kişilere çok farklı isimler verilmiştir. Yörede ermiş anlamına gelen “gerçek”
kelimesi de sıkça geçer. Bu da erenlerin gerçek olması, gerçek dünya ile temas halinde olması ile ilgilidir.
Bu erenlerin biri de Çorum’un Karahisar Köyü’nden asıl adı Mehmet olan Derviş Edna’dır. Derviş Edna, kısa zamanda hem ruhsal yönden etkileri, hem yazdığı güzel deyişler ve bun söylerken ki sesinin güzelliği ile kısa zamanda ismini civar köylerden duyurmuştur.
Rehberi Kıreymirli Kul Fakir’dir. Derviş Edna’nın sözlerindeki hakikatin farkına varanlar ona itibar etmiş ve sözlerine önem vermişlerdir. Onun deyişleri cem törenlerinde söylenmiştir.
Onun muhabbetlerine vakıf olmuş kişiler, deyişlerini ezberlerinde tutmuşlar, sözlü kültür vasıtasıyla kulaktan kulağa aktarılarak günümüze değil ulaşabilmiştir. Birkaç kelime yanlışları olsa da genel olarak doğru olarak aktarılmasına önem gösterilmiştir. Söz konusu deyişler, muhabbet ortamlarında dinlenip düzeltilmiş ve doğru biçimde aktarılmasına dikkat edilmiştir.
Derviş Edna’nın mürşidi olan Kul Fakir’in Merzifon’da yaşaması sebebiyle, o bölgeye gidip gelen Derviş Edna, çok geniş coğrafyalarda tanınmıştır. Gezdiği bölgelerde de cem ayinlerine katılan Derviş Edna’nın deyişlerini toplarken de çok geniş bir coğrafyadan yararlanılmıştır. Hem kendi köyü olan Karahisar’da, hem Çorum’un Mecitözü ilçesinin köylerinde hem de Amasya’nın köylerinde derin çalışmalar yapılmıştır. Onun sevenlerinin ezberlerinde ve cönklerinde bulunan deyişler kayda aktarılmıştır. Söz konusu yörede ses ve video kayıtlarıyla derlemeler yapılıp tüm bunların mukayesesi sonucunda en doğru kayda ulaşılmıştır. Bu bilgiler analiz edilerek Derviş Edna’nın hayatı ve düşünce dünyası üzerinde bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Derviş Edna üzerinde de ilk defa akademik bir çalışma yapılmış olup bu sayede bilim dünyasına kazandırılmış olacaktır.
1. DERVİŞ EDNA’NIN HAYATI VE DÜŞÜNCE DÜNYASI
Çorum, genel anlamda çok zengin kültürel varlığa sahip bir şehrimizdir. O yüzden bütün bu değerlerin hepsi üzerinde de akademik araştırılma yapılmış değildir. Derviş Edna’nın yaşadığı bölge de erenlik geleneği açısından ayrı bir öneme sahiptir. Derviş Edna üzerine sadece Mehmet Çevik, 2010 Çorumlu Hak Aşıkları ismiyle yazılmış bir kitap vardır (Mehmet Çevik, 2008, Çorumlu Hak Aşıkları, Çorum). Bunu biraz daha akademik düzeyde inceleyip yanlışlarını düzeltip oradaki eksiklikleri tamamladık.
Derviş Edna, kızının ve onu tanıyanların anlattığına göre orta boylu, beli hafif kambur, uzun saçlı ve uzun sakallıdır. Saçlarını on iki adet ince örgü şeklinde eşine ördürüp sarığının içine koyarmış. Köyde çobanlık yapar, dağlarda deyişlerini söylermiş. Sesinin güzelliği ve deyişlerindeki derin anlam ile kısa sürede herkesi kendine hayran bırakmış.
Okuma yazma bilmeyen Derviş Edna tüm deyişlerini ezberinde muhafaza etmiştir. Bu durumu;
Derviş Edna’m doğru gider yolumuz / Aktan okur kara bilmez dilimiz Yaramaza tutturmasın salımız / Cenazemi götürmeye dört de kulu var
Diyerek ifade etmiştir. Kara dediği; mürekkep yani yazıdır, kitaptır. Yani okuma yazma bilmediğini ama bildiklerini Hakk tarafından batın olarak öğrendiğini söyler. (KK4) Deyişlerinde hep bir şeyler öğretmeyi amaçlamıştır fakat çoğu kimse onu anlayamamıştır. Bu durumu ise “Kara zarınızı yırtamadım” diyerek sitemli bir şekilde dile getirmiştir. Fakat bu insanlar daha da ileri gidip onun dedikodusunu yapıp iftiralar dahi atmıştır. Derviş Edna bunlara aldırmayıp büyük bir sabır ve erdem göstererek sükunetini korumuştur. Çevresinden onu sevenler bu duruma kızıp niçin sesini çıkarmadığını söylemeleri üzerine Derviş Edna:
“İmam Hüseyin Kerbela’da çocukları ile kellesini verdi de sizin kadar celallenmedi, biz ondan büyük müyüz?” diyerek son derece kamil bir insan olduğunu bir kez daha göstermiştir. (KK5) Hatta kendi köyünden ziyade civar köyler tarafından daha fazla sevildiği söylenir. Yine bir gün Gümüşhacıköy ilçesinden bir grup insan yaya bir vaziyette onu ziyaret için yola çıkar. O zaman koşullarında yollar güvenli değil, dağlarda eşkıyalar mevcuttu. Bu eziyet dolu durumda Saniye Bacı isminde bir gönül dostu;
Karasar derlerdi benden bilmezdim Selam alıp selamını vermezdim
Derviş Edna olmasa ben de gelmezdim
Diyerek bu durumu dile getirmiştir. Sonunda Karahisar’a sağ salim varınca, onları karşılayan Derviş Edna da bu deyişe karşılık;
Derviş Edna’m şükür Hakk’a kavuştuk / İrakip duymadan uğrun uğrun savuştuk Dost elinden bir kadehçik mey içtik / Yok, yoksul değildir aşkın belası
Diyerek onların ne zorluklarla geldiğini ve bu deyişini haber aldığını dile getirmiştir.
(KK3)Ayrıca “Yok, yoksul değil aşkın belası” diyerek de aşk denen belanın ne zorluklara göğüs germeyi gerektirdiği dile getirmiştir.
Derviş Edna, köyde kerametleri ile de tanınır. Yaz ayı, tam hasatın kaldırıldığı vakitler çok büyük bir fırtınanın geldiğini gören köylüler ne yapacağını bilemez halde vehme kapılırlar. Çünkü civar köyleri sarmıştır bu fırtına. Bu durumu gören Derviş Edna, “Dert ettiğiniz şeye bakın, dünya dertleri ile canınızı sıkmayın” deyip ellerini kaldırmış ve “Nereye geliyorsun mübarek, öte git” dediği zaman fırtına yön çevirmiş ve köyün üstüne yeniden güneş doğmuştur. (KK7)
Bir başka anlatıya göre de bir Perşembe akşamı köyde cem yapılacaktır. Fakat Derviş Edna meydanda yoktur. Köyden birisini onu çağırmaya göndermişlerdir. Hava yağmurludur.
Fakat Derviş Edna ceme geldiğinde ne üstünde ıslaklık ne de ayakkabısında zerre kadar çamur yoktur. O kadar yağmur ve çamurun Derviş Edna’ya etki etmemesine ise çağıran kişi hayretler içinde bakmıştır. (KK8) Fakat böyle insanların değerini nedense en yakınları bilemez. Bunlardan biri de Derviş Edna’nın annesidir. Bir gün yine Derviş Edna’ya “Yavrum ben ermiş görmeyeli çok uzun zaman oldu, uzun süredir o zatların sohbetlerinde bulunamadım” der ve bunun üzerine Derviş Edna da;
Bahçelerde zerdali / Nerden geliyon zır deli Günde Hak yanında ama / Yine gözü perdeli
Diye cevap vermiştir.
Deyişlerinde hecenin on birli hece ölçüsünü kullanmıştır. Sade bir dili vardır. Anlatmak istediğin fazla dolandırmadan anlatmıştır. Hakk-Muhammed-Ali konusunu deyişlerine islemiştir. Örneğin bir deyişinde;
Okuduğum ayet farz ile sünnet / Halka yaratılmış cehennem cennet Şefaat etmeye gelir Muhammed / Her sualler orda sorulacaktır (KK2)
Diyerek Kur’an ayetlerinin önemine, Hz. Muhammed’e ve dünyanın faniliğine telmih yaparak aslında bir dizeye çok şey sığdırmıştır. Derviş Edna, öleceği zamanı ölmesine az bir zaman kala, batınî olarak öğrenmiştir. Ve hala bir çocuğu olmamıştır. Bunu eşine söylemiştir ve üç yıllık misafir olduğunu imâ etmiştir. Bir sene sonra ilk çocuğu olan Behiye, onu takip eden yılda da Halil İbrahim dünyaya gelmiştir. Halil İbrahim’in doğduğu yıl Derviş Edna Hakk’a yürümüştür. Ve eşi ima ettiğini ancak idrak etmiştir. Derviş Edna son yılında da bu durumu da yine bir deyişiyle ifade etmiştir;
Sırrını düşmandan gizleyen vardır / Sinesin bu aşka közleyen vardır
Bizi o tarafta gözleyen vardır / Biz gidelim hoşça kalın kardeşler (KK1)
1928 yılında Hakk’a yürüyen Derviş Edna’nın öldüğü gece anlatılanlara köyün üstüne öylesine büyük bir nur inmiştir ki herkes bunu çok büyük bir yangın zannetmiş ve atına atlayıp; “Karahisar kül olacak” diyerek köye koşmuşlardır. Geldiklerinde ise Derviş Edna’nın vefat ettiğini öğrenmişlerdir. (KK6) Mezarı kendi köyünde bulunan Akkübbe diye bilinen türbenin hemen yanındadır. Sonrasında mezarının üstü yapılarak türbe şekline gelmiştir.
Türbe sevenleri tarafından sık sık ziyaret edilir. Sevenleri onun öldüğünü değil Hakk’a yürüdüğünü ve böyle zatların asla ölmeyeceğini söylerler. Yunus Emre’nin de dediği gibi;
“Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil.”
2.DERVİŞ EDNA’NIN DEYİŞLERİ
Eren, aşık ve derviş araştırmalarında derleme yöntemi diğer araştırma yöntemlerine göre daha zordur. Bunun sebebi ise sevenlerinin objektif olamama sorunu ve sözlü kültü vasıtasıyla bozulmadan günümüze ulaşma güçlüğüdür. Tarafımızdan yapılan bu derlemelerde, farklı kişilerle görüşülmüş ve en doğru bilgiye ulaşılmaya gayret edilmiştir. Elde edilen deyişlerin yanlışlıkları düzeltilmiş ve deyişlerin sonunda künye bilgileri sırayla verilmiştir.
Deyişin türü, ölçüsü ve kimlerden derlendiği verilmiştir. İşte ele geçen deyişlerden bazıları şunlardır:
1. Açılmış Bahçede Güle Benziyor Şu âlemde bir güzeli sevmüşem Açılmış bahçede güle benziyor Beni mecnun etti dostun bakışı Cennet-i âlâda Hür’e benziyor
Diye cevap vermiştir.
Deyişlerinde hecenin on birli hece ölçüsünü kullanmıştır. Sade bir dili vardır. Anlatmak istediğin fazla dolandırmadan anlatmıştır. Hakk-Muhammed-Ali konusunu deyişlerine islemiştir. Örneğin bir deyişinde;
Okuduğum ayet farz ile sünnet / Halka yaratılmış cehennem cennet Şefaat etmeye gelir Muhammed / Her sualler orda sorulacaktır (KK2)
Diyerek Kur’an ayetlerinin önemine, Hz. Muhammed’e ve dünyanın faniliğine telmih yaparak aslında bir dizeye çok şey sığdırmıştır. Derviş Edna, öleceği zamanı ölmesine az bir zaman kala, batınî olarak öğrenmiştir. Ve hala bir çocuğu olmamıştır. Bunu eşine söylemiştir ve üç yıllık misafir olduğunu imâ etmiştir. Bir sene sonra ilk çocuğu olan Behiye, onu takip eden yılda da Halil İbrahim dünyaya gelmiştir. Halil İbrahim’in doğduğu yıl Derviş Edna Hakk’a yürümüştür. Ve eşi ima ettiğini ancak idrak etmiştir. Derviş Edna son yılında da bu durumu da yine bir deyişiyle ifade etmiştir;
Sırrını düşmandan gizleyen vardır / Sinesin bu aşka közleyen vardır
Bizi o tarafta gözleyen vardır / Biz gidelim hoşça kalın kardeşler (KK1)
1928 yılında Hakk’a yürüyen Derviş Edna’nın öldüğü gece anlatılanlara köyün üstüne öylesine büyük bir nur inmiştir ki herkes bunu çok büyük bir yangın zannetmiş ve atına atlayıp; “Karahisar kül olacak” diyerek köye koşmuşlardır. Geldiklerinde ise Derviş Edna’nın vefat ettiğini öğrenmişlerdir. (KK6) Mezarı kendi köyünde bulunan Akkübbe diye bilinen türbenin hemen yanındadır. Sonrasında mezarının üstü yapılarak türbe şekline gelmiştir.
Türbe sevenleri tarafından sık sık ziyaret edilir. Sevenleri onun öldüğünü değil Hakk’a yürüdüğünü ve böyle zatların asla ölmeyeceğini söylerler. Yunus Emre’nin de dediği gibi;
“Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil.”
2.DERVİŞ EDNA’NIN DEYİŞLERİ
Eren, aşık ve derviş araştırmalarında derleme yöntemi diğer araştırma yöntemlerine göre daha zordur. Bunun sebebi ise sevenlerinin objektif olamama sorunu ve sözlü kültü vasıtasıyla bozulmadan günümüze ulaşma güçlüğüdür. Tarafımızdan yapılan bu derlemelerde, farklı kişilerle görüşülmüş ve en doğru bilgiye ulaşılmaya gayret edilmiştir. Elde edilen deyişlerin yanlışlıkları düzeltilmiş ve deyişlerin sonunda künye bilgileri sırayla verilmiştir.
Deyişin türü, ölçüsü ve kimlerden derlendiği verilmiştir. İşte ele geçen deyişlerden bazıları şunlardır:
1. Açılmış Bahçede Güle Benziyor Şu âlemde bir güzeli sevmüşem Açılmış bahçede güle benziyor Beni mecnun etti dostun bakışı Cennet-i âlâda Hür’e benziyor
Ne kadar met etsem methe ilayık Peşinde dönüyor yüz bin halayık Deryadan çıkmış da susamış balık Akıyor kevseri bala benziyor
Baktım cemâline hüsn ü kemâldir Sıtkınan sevene on ik’imâmdır Müritler başı bulundu tamamdır Şehitler serveri pire benziyor
Cihanı tutmuştur dolunmaz şevki Alnında zöhredir görene baki Elinde badesi içene saki Al beyaz badesi nura benziyor
Derviş Edna’m şu âlemde bir dedim Horasan’dan söküb gelen pir dedim Elinde Defteri cihan sır dedim Doğup da dolunan nura benziyor
2. Biz Gidelim Hoşça Kalın Kardeşler Geldim elinize gitmek isterim
Biz gidelim hoşça kalın kardeşler Varıp bir menzile yetmek isterim Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Bu aşka düşenler yüğrük atl’olur Her dem bu cefaya özü katl’olur
Dostlar muhabbetin azı tatl’lur Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Sırrını düşmandan gizleyen vardır Sinesin bu aşka közleyen vardır Bizi o tarafta gözleyen vardır Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Gelin bir ikrara beli diyelim Ariflerin her kelamın duyalım Her gelip gittikçe hatır soralım Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Gerçeklerin özü hakka bağlıdır Aşk elinden sineleri dağlıdır İzin talep eden Derviş Edna’dır Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
3. Gel Nasihatımı Tuta Gör Kardaş Gelin bir nasihat eyleyim size
Gel nasihatımı tuta gör kardaş Nasihat eylersen başına eyle Herkes nasibini alıyor kardaş
Taşıma su ile değirmen dönmez Ali’nin sırrına kimseler ermez Sen onu göründe o seni görmez Bakınca bell’olur seveni kardaş
Dostlar muhabbetin azı tatl’lur Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Sırrını düşmandan gizleyen vardır Sinesin bu aşka közleyen vardır Bizi o tarafta gözleyen vardır Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Gelin bir ikrara beli diyelim Ariflerin her kelamın duyalım Her gelip gittikçe hatır soralım Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Gerçeklerin özü hakka bağlıdır Aşk elinden sineleri dağlıdır İzin talep eden Derviş Edna’dır Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
3. Gel Nasihatımı Tuta Gör Kardaş Gelin bir nasihat eyleyim size
Gel nasihatımı tuta gör kardaş Nasihat eylersen başına eyle Herkes nasibini alıyor kardaş
Taşıma su ile değirmen dönmez Ali’nin sırrına kimseler ermez Sen onu göründe o seni görmez Bakınca bell’olur seveni kardaş
Onun için seçilir ruh kısımı Elham suresidir onun taksimi Yüz on dört suredir oku Yasin’i Yazılmış vechine sırrınan kardaş
Teslim oldum tevellüdüm bilmeye Hakkın emri buyruğuna girmeye Meylim vardır bir güzeli sevmeye Sevilir güzel de halınan kardaş
Derviş Edna’m bir halınan gezerler Arif olan manasından sezerler Bir gün olur can cesetten üzerler Ol zaman bell’olur karinen kardaş
4. Kan ile Yaş Dolmadı mı?
Kurulunca bu meydanlar Kan ile yaş dolmadı mı Şimir’in kızı Zeliha Hasan’avu vermedi mi?
Şah Hüseyin’dir yaremiz Zeynel, Bakır’dır çaremiz İmam Cafer rehberimiz Cümleye pir olmadı mı?
Musa-i Kazım pirimiz Cümle içinde canımız İmam Rıza’dır yolumuz
Horasan’da durmadı mı?
Taki’den tuttum elimi Naki’den bağla belimi Ali Asker’in kanını
Mehdiy’(e) ikrar vermedi mi?
Ali’ye bağlandım durdum Muhammed’e ümmet oldum Ol zaman kırklara girdim Selman keşkül sunmadı mı?
Kırkın gönlü bire bağlı Hemi haktır hemi tanrı Cihan zülüfünde bağlı Muhammed yar olmadı mı?
Derviş Edna’m hak nazarı Gönülden eyle pazarı Cümle okunan yazarı Bir noktadan olmadı mı?
5. Keremler Gânisin Eyle Hidayet Adım adım dostu ettim ziyaret
Keremler gânisin eyle hidayet Sevindir kulunu ülke vilâyet Ağlatma kulunu hakka bağışla Ülke vilâyetin haznesi sensin
Horasan’da durmadı mı?
Taki’den tuttum elimi Naki’den bağla belimi Ali Asker’in kanını
Mehdiy’(e) ikrar vermedi mi?
Ali’ye bağlandım durdum Muhammed’e ümmet oldum Ol zaman kırklara girdim Selman keşkül sunmadı mı?
Kırkın gönlü bire bağlı Hemi haktır hemi tanrı Cihan zülüfünde bağlı Muhammed yar olmadı mı?
Derviş Edna’m hak nazarı Gönülden eyle pazarı Cümle okunan yazarı Bir noktadan olmadı mı?
5. Keremler Gânisin Eyle Hidayet Adım adım dostu ettim ziyaret
Keremler gânisin eyle hidayet Sevindir kulunu ülke vilâyet Ağlatma kulunu hakka bağışla Ülke vilâyetin haznesi sensin
Sevindir kulunu yüzleri gülsün Seyrettim âlemi ülkede birsin Ağlatma kulunu hakka bağışla
Seyrettim alemi mislin bulunmaz Seni seven âşık her dem yorulmaz Sen merhem sürmezsen yarem onulmaz Ağlatma kulunu hakka bağışla
Yarelerim göz göz oldu gaynaştı Aşkına düşeli dalgamız aştı Bunca âşık sâdık destinden içti Ağlatma kulunu hakka bağışla
Gördüm cemâlini arzumuz nurdur Dostun muhabbeti gönülde sırdır Fakir Derviş Edna’m kapında kuldur Ağlatma kulunu hakka bağışla
Derviş Edna’nın Deyişlerinin Künyeleri:
1- Açılmış bahçede güle benziyor Nefes, 11 Hecelik, (KK2), (KK3), (KK8) 2- Biz gidelim hoşça kalın kardeşler
Nefes-Devriye, 11 Hecelik, (KK1), (KK4), (KK8) 3- Gel Nasihatımı Tuta Gör Kardaş
Nasihatname, 11 Hecelik, (KK1), (KK3), (KK5) 4- Kan ile Yaş Dolmadı mı?
Duvaz-ı İmam, 8 Hecelik, (KK3), (KK6), (KK7) 5- Keremler Gânisin Eyle Hidayet
Medetnâme, 11 Hecelik, (KK2), (KK5), (KK8)
SONUÇ
Derviş Edna, Çorum bölgesinde yetişmiş en önemli isimlerden biridir. Halk onu sevmiş ve benimsemiştir. Araştırmadaki en büyük ise söz konusu şahsiyet hakkında söylenenlerin efsanevi bir nitelik halini alıp sözleri kutsal kelam sayılmaktadır. Bu çalışma halk bilimi metotları ile derleme merkezli bir çalışma olup bu bilgilerin derin analizi sonucunda yazıya aktarılmıştır. Bu efsanevi görüntü, Derviş Edna’nın çağdaş ve entelektüel kimliğini örtememiştir. Halk bilimi kültürel birikimimizi, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi gelecek nesillere aktarma konusunda bir köprü görevi yapan en önemli görevi üstlenip bunları anlamamıza olanak sağlar. Erenler de bu kültürel unsurun çok önemli bir parçasını oluştururlar. Onların deyişleri de bize kalan kıymetli miraslardır. Bu mirası en iyi şekilde muhafaza ederek gelecek nesillere aktarmak da şüphesiz biz halk bilimcilerin görevidir.
Çalışmamızda erenimizin hayatı ve düşünce dünyasını; gerek deyişlerle, gerekse kaynak kişilerle ve yazılı eserlerle analiz ederek sentezleyip bu çalışmayı meydana getirmiş bulunuyoruz. Halkın yaşayan bankaları adını verebileceğimiz bu deyişler aslında bize başka kapılar da açmıştır. Horasan erenleri dediğimiz Kul Fakir, Derviş Edna gibi erenlerimizin bilgilerinin toplanmasının ve kayda alınmasının Anadolu’yu ve Anadolu Aleviliğini daha iyi anlamamıza olanak sağlayacağını bize göstermiştir. Biz de bu çalışma ile erenimiz hakkındaki bilgi boşluğunu doldurup biraz daha netleştirmiş olduk. Kaynak kişilerimiz dilinin döndüğünce bildiklerini sözlü kültür aracılığıyla bize aktardı. Bize düşen de bu bilgileri asıllarına sadık kalarak kayıt altına almaktır. Bizi bu çalışmaya asıl sürükleyen ise “Doğu’da bir bilge ölse bir kütüphane yanmış gibi olur” sözünün uyandırdığı etkidir. Çünkü böyle bilge şahsiyetlerin kayıt altına alınıp gelecek nesillere aktarılması bu kütüphaneye yapabileceğimiz en büyük katkıdır.
Çalışmamız Derviş Edna’nın bilgilerini kayıt altına alarak anlaşılabilir kıldıysa, bizim için maksat hasıl olmuş demektir. Kusurlar tamamen bize aittir. Gelebilecek her türlü eleştiriye açık olduğumuzu bildirerek çalışmamızı burada sonlandırıyoruz.
Medetnâme, 11 Hecelik, (KK2), (KK5), (KK8)
SONUÇ
Derviş Edna, Çorum bölgesinde yetişmiş en önemli isimlerden biridir. Halk onu sevmiş ve benimsemiştir. Araştırmadaki en büyük ise söz konusu şahsiyet hakkında söylenenlerin efsanevi bir nitelik halini alıp sözleri kutsal kelam sayılmaktadır. Bu çalışma halk bilimi metotları ile derleme merkezli bir çalışma olup bu bilgilerin derin analizi sonucunda yazıya aktarılmıştır. Bu efsanevi görüntü, Derviş Edna’nın çağdaş ve entelektüel kimliğini örtememiştir. Halk bilimi kültürel birikimimizi, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi gelecek nesillere aktarma konusunda bir köprü görevi yapan en önemli görevi üstlenip bunları anlamamıza olanak sağlar. Erenler de bu kültürel unsurun çok önemli bir parçasını oluştururlar. Onların deyişleri de bize kalan kıymetli miraslardır. Bu mirası en iyi şekilde muhafaza ederek gelecek nesillere aktarmak da şüphesiz biz halk bilimcilerin görevidir.
Çalışmamızda erenimizin hayatı ve düşünce dünyasını; gerek deyişlerle, gerekse kaynak kişilerle ve yazılı eserlerle analiz ederek sentezleyip bu çalışmayı meydana getirmiş bulunuyoruz. Halkın yaşayan bankaları adını verebileceğimiz bu deyişler aslında bize başka kapılar da açmıştır. Horasan erenleri dediğimiz Kul Fakir, Derviş Edna gibi erenlerimizin bilgilerinin toplanmasının ve kayda alınmasının Anadolu’yu ve Anadolu Aleviliğini daha iyi anlamamıza olanak sağlayacağını bize göstermiştir. Biz de bu çalışma ile erenimiz hakkındaki bilgi boşluğunu doldurup biraz daha netleştirmiş olduk. Kaynak kişilerimiz dilinin döndüğünce bildiklerini sözlü kültür aracılığıyla bize aktardı. Bize düşen de bu bilgileri asıllarına sadık kalarak kayıt altına almaktır. Bizi bu çalışmaya asıl sürükleyen ise “Doğu’da bir bilge ölse bir kütüphane yanmış gibi olur” sözünün uyandırdığı etkidir. Çünkü böyle bilge şahsiyetlerin kayıt altına alınıp gelecek nesillere aktarılması bu kütüphaneye yapabileceğimiz en büyük katkıdır.
Çalışmamız Derviş Edna’nın bilgilerini kayıt altına alarak anlaşılabilir kıldıysa, bizim için maksat hasıl olmuş demektir. Kusurlar tamamen bize aittir. Gelebilecek her türlü eleştiriye açık olduğumuzu bildirerek çalışmamızı burada sonlandırıyoruz.
KAYNAKLAR Yazılı Kaynaklar
ÇEVİK, M. (2008). Çorumlu Hak Aşıkları, Çorum, Pegasus Görsel İletişim Merkezleri
IŞIK, C. (2013) Gaziler Ovacığından Bir Eren; Kul Hüseyin Alevilik Araştırmaları Dergisi- The Journal Of Alevi Studies, Kış-Winter 2013 Sayı/Volume 6, s.120
Sözlü Kaynaklar
Behiye ERCELEP: Amasya-Merzifon, 1926-2015, İlkokul Mezunu. Derviş Edna’nın iki çocuğundan büyük olanıdır. Doğumundan iki yıl sonra babasını kaybetmiştir. Bildiği deyişleri annesi ve onu sevenlerinden öğrenmiştir. 2015 yılında vefat etmiştir. (KK1)
Hasan SALBAŞ: Çorum-Karahisar Köyü, 1930, İlkokul Mezunu. Köyün en yaşlı insanı olduğu için çok fazla olaya ve kişiye şahit olmuştur. Derviş Edna hakkındaki bilgilere babası vasıtasıyla vakıftır. (KK2)
Hasan YÜCEER: Çorum-Karahisar Köyü, 1956, Lise Mezunu. Babası Derviş Edna zamanında yaşamıştır. Deyiş sevgisi sebebi ile başta Derviş Edna olmak üzere birçok aşık ve dervişin deyişlerini topladığı defteri vardır.
Hasan Yüceer de anlattıklarını bilhassa babasının deyişler topladığı cönkten öğrenmiştir. (KK3)
Kadim ONAR: Çorum-Karahisar Köyü, 1966, İlkokul Mezunu. Anne tarafından Derviş Edna ile akrabadır.
Derviş Edna’nın pek çok deyişini ezberinde muhafaza etmiştir. Bu deyişleri de anneannesinin öğretmiştir.
(KK4)
Sadık ONAR: Çorum-Karahisar Köyü, 1956, İlkokul Mezunu. Yaşadığı dönem coğrafyası pek çok erene ev sahipliği yapmış bir yerdir. Yörede yaşayan erenler hakkında oldukça fazla bilgiye ve deyişe sahiptir. Derviş Edna ve diğer dervişlerin duvaz-ı imamları ezberinde mevcuttur. (KK5)
Mehmet AL: Çorum-Karahisar Köyü, 1956, İlkokul Mezunu. Dedesi de Derviş olduğu için bu kültüre bağlıdır.
Yörede bulunan birçok eren ve aşık hakkında bilgi sahibidir. Kendisinin de deyişleri bulunur. (KK6) Mehmet ÇELİK: Çorum-Karahisar Köyü, 1974, İlkokul Mezunu. Yörede birçok aşığın ve dervişin muhabbetinde bulunmuştur. Çok uzun süredir deyiş toplama işinde aktiftir. Kendi tuttuğu defterine yörede bulunan eren ve dervişlerin deyişlerini yazar. Kendine ait birkaç tane defteri mevcuttur. (KK7)
Muharrem ÇIRAK: Çorum-Karahisar Köyü, 1952, İlkokul Mezunu. Köyün bilgin kişilerinden olup bu kültür konusunda anlatacak bilgisi çoktur. Derviş Edna hakkındaki bilgileri de babasından duymuştur. (KK8)