• Sonuç bulunamadı

Tarımsal Yayımda Danışmanlık Kavramı Ve Türkiye’de Uygulama Biçimi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tarımsal Yayımda Danışmanlık Kavramı Ve Türkiye’de Uygulama Biçimi"

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

773

Tarımsal Yayımda Danışmanlık Kavramı Ve Türkiye’de Uygulama Biçimi

Cennet OĞUZ1

ÖZET

Tarımsal Yayım en az Tarımsal Öğretim ve Tarımsal Araştırma kadar önemli bir konudur.

Tarımsal Yayım, Üreticiler ve bilimsel araştırma kuruluşları arasında bir köprü görevi görerek, yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanılmasını sağlamak ve kullanımdan doğan problemleri de zamanında araştırma kuruluşlarına ileterek çözümünü sağlayan bir süreçtir. Tarımsal yayım örgütlenmiş eğitim içerisinde ele alınan yaygın eğitim şekli olarak ele alınabilir. Çünkü yayım, üreticileri daha iyi yaşam düzeyine ulaştırmak için yeni bilgi ve becerilerin kazandırılmasını amaçlar. Tarımsal yayım teoride çok basit olmakla beraber uygulamada oldukça zor olan bilim dallarından birisidir. Türkiye’de Tarımsal Yayım cumhuriyetli yıllardan günümüze kadar farklı yaklaşımlarla uygulanmıştır. Eylül 2006 yılında çıkarılan Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Yönetmelik, Tarımsal Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılmış ve bu yönetmelik kapsamında Türkiye’de 5000’den fazla Tarım Danışmanı kamu dışında çalışmak üzere sertifika sahibi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Sistemin tarım sektörüne bir takım avantajları olacağı gibi aksayan birçok yanı da bulunmaktadır. Çalışmada, sistemin avantaj ve dezavantajları tartışılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler; Tarımsal Yayım, Tarım Danışmanı, Yeni Teknoloji

The Concept Of Consultant In Agricultural Extension And Its Application Format In Turkey

ABSTRACT

Agricultural extension is an important issue as well as agricultural education and agricultural research. It served bridge between producers and scientific research organization is a process which provided the use of new technologies by producers and delivered problems arising from the use of new technologies and solutions on time to research institutions. Agricultural extension can be described that it is a non-formal education which takes part in organized education. Because, agricultural extension aims to be gained new knowledge and skills to be reached a better life level the producers. Agricultural extension is one of the sciences that it is very simple in theory but difficult in practice. It has been applied with different approach from the first years of the republic to the present day. “Rearrange about Pertaining of Agricultural Extension and Consulting Services” was prepared by General Directorate of Agricultural Organization and Support in September 2006. The rearrange has ensured more than 5,000 certificates for agricultural consultants for the purpose of work outside the public. There are a lot of aspect failures like a lot of aspect advantage of agricultural extension system. Aim of the study to develop solution about advantage and disadvantages of agricultural extension system

Key Words: Agricultural Extension, Agricultural Consulting, New Technology

1.Giriş

Bugün içinde bulunduğumuz bilgi çağında süratle bilgi üretimi olmakta ve tarımsal faaliyetlerde bu bilgi üretimi ve teknolojik yeniliklerden etkilenmektedir. Tarım sektörü, özelikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik gelişmenin sağlanmasında önemli görevler üstlenmektedir. Tarımın doğaya olan aşırı bağımlılığı ve kaynakların kıt olması yeni sorunları ortaya çıkarmakta ve çözüm için yeni bilgilerin ortaya konulması gerekmektedir.

Bu amaçla üniversiteler, araştırma enstitüleri, yoğun bir bilgi üretimi içindedirler.

Fakat ortaya konulan bu bilgilerin anlamlı hale gelebilmesi için bilginin sorun sahiplerine ulaştırılması daha da önemlisi uygulanır hale getirilmesi gerekmektedir. Yani Tarımsal

1S.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü [email protected]

(2)

774

bilgi tarımsal yayımla anlamlı hale gelmektedir. Buradan araştırma ve yayımın bir bütün olarak algılanması gerekmektedir. Kırsal kalkınmanın gerçekleşmesi adına kırsal halkın ya tarımdaki bilgi ve uygulama düzeylerinin artırılması ya da kırsal alanlarda tarıma alternatif faaliyet imkanların ortaya çıkarılması gerekmektedir. Her iki durumda da kırsal halkın bilgi ve görgü düzeylerini artırması gerekmektedir. Son yıllarda toplumun her kesimindeki değişimlere paralel olarak tarım sektöründe de hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Çiftçilerin koşullarında ortaya çıkan değişiklikler, tarımsal yayım sistemlerinin de değişmesini zorunlu kılmaktadır. Tarımsal yayım organizasyonları, kendilerini değiştirmek ve hedef kitlelerinin değişen ihtiyaçlarına uygun hizmet sunmak zorundadırlar. Gelecek yıllarda tarımsal yayım hizmetleri, kim tarafından sunulursa sunulsun, bu kuruluşlar hizmetlerini hedef kitlelerine pazarlamak, başka bir ifade ile diğer hizmet sunucularla rekabet etmek zorunda kalacaklardır. Bu nedenlerle, yayım organizasyonları bugünden kendilerini gelecek yıllarda üstlenecekleri görevlere uygun bir şekilde yapılandırmalı, ihtiyaç duyacakları alt yapıyı kurmalıdırlar. Bu nedenle devlet gelecekte tarımsal yayım faaliyetlerini özelleştirmek ve üreticilerin kendi sorunlarına kendilerinin sahip çıkması için 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 9 uncu

maddesine dayanılarak “TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK

HĐZMETLERĐNĐN DÜZENLENMESĐNE DAĐR YÖNETMELĐK” hazırlanmıştır

Bu yönetmelik kapsamında tarımsal danışmanlık kavramı tanımlanarak, tarımsal Yayım faaliyetlerinin üreticilere ulaştırılmasında devletin yanında Sivil Toplum Kuruluşları da yer almaya başladı. Çalışmada tarımsal danışmanlık kavramının tanımı ve dünyadaki uygulamalardan örnekler vererek yönetmeliğin aksayan yönleri burada ele alınmıştır.

2. Dünya’da Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Kavramı

Dünya genelinde tüm ülkeler ekonominin temel sektörlerinde, dolayısıyla tarım sektöründe de ortaya çıkan değişim ve gelişmelere paralel olarak yeni düzenlemelere gitmektedirler. Bu düzenlemeler teknik, ekonomik ve sosyal boyutta olabilmektedir.

Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanmakta olan kooperatif yayım sistemi verimsizlik ve vizyon sahibi olmamakla eleştirilmiş ve tarımsal yayım sistemini incelemek problemlerini belirlemek, reorganizasyona ilişkin tavsiyelerde bulunmak üzere bir özel komisyon kurmuştur. Daha sonra bu komisyonun bulguları çerçevesinde Amerika tarımsal yayım sisteminde önemli değişikliklere gidilmiştir. Yine bazı Avrupa ülkelerinde mevcut olan kamu yayım sistemleri korunmakla birlikte tarımsal yayım pazarı diğer hizmet sunuculara da açılmakta, hatta bu tip özel kuruluşların gelişmesi teşvik edilmektedir. Çoğulcu yayım sistemlerinin geliştirildiği ülkelere örnek olarak Almanya verilebilir. Bu ülkede kamunun yanı sıra özel danışmanlık kuruluşları da sistemde yer almaktadır. Yeni Zelanda Tarım ve Balıkçılık Bakanlığına (MAF) bağlı olan tarımsal yayım servisi artık ticari koşullara göre çalışmakta ve ücret karşılığı hizmet vermektedir.

Yine Đngiltere Tarımsal Yayım Servisinin (ADAS) uzun yıllar ücretsiz olarak sunduğu hizmetler için kademeli olarak ücretlendirmeye gidilmiştir.

Bazı ülkelerde kamu yayım örgütleri, giderlerine çiftçi katkısının sağlanması yoluna gitmektedirler. Örneğin Meksika hükümeti ülkenin kuzeybatı bölgelerindeki büyük çiftçiler için ücretli yayım hizmetlerine başlamış ve bu gelişmenin ülkenin daha az gelişmiş bölgelerine genişletmeyi planlamaktadır. Bazı ülkeler kamu tarafından verilen tarımsal yayım hizmetlerini kupon sistemleri yoluyla özel yayım kuruluşlarına devretmişlerdir (Şili, Kolombiya). Çiftçiler bankadan kredi aldıklarında kendilerine kredi ile birlikte kuponlar verilmekte ve çiftçi özel kuruluşlardan aldıkları yayım hizmetlerinin karşılığını bu kuponlarla ödemektedirler. Böylece verilen kredinin belirli bir miktarı tarımsal yayım hizmetlerine gitmektedir. Hollanda 1990’lı yıllarda tarımsal yayım servisinin (DLV) yarısını özelleştirmiştir. Özelleştirmede yayım personeli ilk yıllarda hükümet desteği de sağlanarak çiftçi örgütlerine aktarılmıştır. Hollanda çiftçisi yeni

(3)

775

yayım servisinin giderlerine çiftçi örgütlerine ödediği üyelik aidatları ve özel olarak aldığı hizmetler için direkt ödeme yaparak katılmaktadır. Çiftçiler üye aidatları yoluyla tarımsal yayım servisinin giderlerinin % 50’sine katılmaktadırlar ve özel hizmetlerin giderlerinin ise tamamını ödemektedirler.

AB ülkelerinde, Birliğin kendi koşullarındaki değişme ve diğer taraftan Dünya Ticaret Örgütünün aldığı kararlara üye ülke tarım işletmelerini hazırlamak amacıyla, tarım politikalarında önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda AB Bakanlar Konseyi tarafından onaylanarak Avrupa Birliği Resmi Gazetesinin 21 Ekim 2003 tarihli nüshasında 1782/2003 sayılı bir yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelikte üye ülkelerdeki tarım işletmeleri iki sütuna ayrılmıştır. Birinci sütundaki işletmeler büyük ölçekli işletmeler olup bunlara yönelik politikalarda amaç küresel piyasalarda rekabet etmeyi artırmaktır. Bu amaca yönelik de destekleme araçları oluşturulmuştur. Đkinci sütundaki işletmeler ise küçük işletmeler olup, bunlara yönelik desteklemelerde ise gelir artırıcı politikalar ön plana çıkarılmıştır. Diğer taraftan sadece politik karar ve desteklerle yetinilmemiş ve bu politikalar doğrultusunda çiftçileri bilgilendirecek yayım ve danışmanlık sistemlerinin oluşturulması içinde çalışmalar yapılmıştır. AB’de 2003 yılında çıkarılan bu yönetmelik kapsamında üye ülkelerin 1 Ocak 2007 tarihine kadar tarımsal yayım ve danışmanlık sistemlerini de yapılandırmaları koşulu getirilmiştir. Bu düzenleme kapsamında, üye ülkelerin büyük çoğunluğunda özel tarımsal yayım ve danışmanlık yöntemlerinin uygulanması ve desteklenmesi benimsenmiştir. AB ülkelerinde tarım sektöründe yayım ve danışmanlık yapacak teknik personelin yetkilendirilmesine yönelik üye ülkelerde farklı uygulamalar söz konusudur.

Bazı ülkelerde danışmanlık sertifika belgesi alma koşulu getirilmişken, bazı ülkelerde mesela Avusturya’da Sertifikalı Tarımsal Eğitim yanında yayımcıların Tarımsal Pedagojik eğitimi almaları koşulu da bulunmaktadır. Üye ülkelerde genelde sertifika eğitimi verilmesi yaygın olarak yürütülmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de de tarım sektörünü değişen koşullara uyarlamak ve AB’ne üyelik çalışmaları doğrultusunda sektörel uyum stratejilerini hayata geçirmek amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca söz konusu yönetmelik 2006 yılında çıkarılmıştır.

Dünya genelinde uygulanan yeniden yapılanma ile ilgili çalışmaların ortaya çıkardığı en önemli sonuç; bu tür çalışmaların şekilsel ve yüzeysel olmasından ziyade, ülkenin kendi koşullarına uygun ve içerik yönünden tamamlanmış ve olgunlaştırılmış yapılandırmalarla söz konusu olduğudur. Bu başarıda en önemli bir diğer faktörde yeni oluşturulan kurum, kuruluş ve vizyonları başarı ile yürütecek insan kaynaklarının yeterli olması veya yetiştirilmesi hususudur.

3. Türkiye’de Tarımsal Danışmanlık Kavramı ve Uygulaması

Türkiye’de tarımsal işletme sahiplerinin bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanması ile ilgili usul ve esasları belirlemek amacı ile hazırlanan “TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HĐZMETLERĐNĐN DÜZENLENMESĐNE DAĐR YÖNETMELĐK” Yeni tarımsal teknolojilerin üretici kitlesine zamanında ve uygun dozda tanıtılması ve benimsetilmesine dayanmaktadır. Söz konusu bu Yönetmelik; 18/4/2006 tarihinde, 5488 sayılı Tarım Kanununun 9 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelik; kamu yayım hizmetleri ve sivil toplum örgütleri, ziraat odaları, tarımsal danışmanlık şirketleri, serbest tarım danışmanlarınca yerine getirilecek tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak; ilke ve kural belirleme, strateji ve program geliştirme, yönlendirme, özendirme, eğitim, sertifikalandırma, belgelendirme, görev ve sorumluluk tanımlama, izleme, değerlendirme, denetim ve yaptırım uygulama görevleriyle ilgili usul ve esasları, tarımdan girdi alan ve tarıma girdi veren kuruluşların ticari faaliyetleri çerçevesinde yapacakları çiftçi bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır. Yönetmelikte tarım danışmanı kavramı, sivil toplum örgütlerinde, ziraat odalarında ve tarımsal danışmanlık şirketlerinde istihdam edilen veya tarımsal danışmanlık hizmeti yürütmek üzere kendi nam ve hesabına çalışan ve bu Yönetmelikte

(4)

776

belirtilen hükümlere göre sertifikalandırılmış kişileri, ifade ederken, serbest tarım danışmanı, kendi nam ve hesabına çalışmak suretiyle tarımsal işletmelere, sivil toplum örgütlerine ve tarımdan girdi alan kuruluşlara tarımsal danışmanlık hizmeti sunan, sertifika sahibi kişileri, ifade etmektedir. Yine yönetmelik kapsamında kooperatifler, üretici birlikleri,dernekler, odalar ve vakıflar da danışmanlık hizmetlerini tarım danışmanı istihdam ederek yürütebilmektedirler. Sistemin düşünce biçimi son derece iyi olmakla beraber uygulamada bazı problemler ortaya çıkmıştır. Her şeyden önce, Đç Anadolu, Orta Anadolu, Doğu Anadolu gibi bölgeler danışmanlık kavramına alışkın olmadıkları için sistemin dışında kalmayı tercih etmişlerdir. Zira, tarımsal danışmanlık desteği tek taraflı olarak 2009 ve 2010 yılı için işletme başına verilmiştir. Çiftçiye verilen bu desteğin içeriği de anlatılmadığı için uygulama başarısız olmuştur. Oysa danışmanlık sisteminin uygulandığı ülkelerde danışmanlık desteği sistem oturuncaya kadar ( bu süre en az beş yıldır) hem üreticiler hemde sistemde yer alan tarım danışmanları, danışmanlık şirketleri, kooperatifler, üretici birlikleri ve Ziraat odaları belirli oranda desteklenmektedirler.

Örneğin Almanya danışmanlık sistemini on yıl boyunca desteklemiştir. Tarımsal yayım ve danışmanlık faaliyeti, yayımcının teknik bilgi yanında, iletişim teknikleri, halkla ilişkiler, yörenin gelenek ve göreneklerini, işletmenin bulunduğu çevrenin doğal ve ekonomik koşullarını bilmesini de gerekli kılmaktadır. Türkiye’de tarımsal öğrenimin büyük oranda teknik bilgilere dayalı yapılandırıldığı göz önüne alınırsa, tarımsal yayım ve danışmalık yapacaklara yayımla ilgili yukarda bahsedilen destek bilgilerin verilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan bugün dünya genelinde herkes için yaşam boyu öğrenme programlarına verilen önem ve ayrılan fonlarda dikkate alındığında, sahaya çıkacak yayımcı ve danışmanların sertifika eğitim programlarından geçmelerinin önemi net olarak anlaşılmaktadır.

Türkiye’de tarımsal işletme sahiplerinin bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanması tarımsal yayım çalışmalarının temel görevidir. Tarımsal yayımın temel amaçlarından birincisi, tarımda verimliliği ve üretimi artırmasıdır. Tarımsal yayım bu amacına ancak araştırma kuruluşlarından elde edilen bilgi ve tekniklerin üreticilere benimsetilebildiği oranda ulaşabilir. Tarımsal Yayım eğitime, eğitim ise iletişime dayanan faaliyetlerdir. Bu nedenle Tarımsal Yayım faaliyetleri Tarımsal Yayım Eğitimi veya Tarımsal Yayım ve Đletişim olarak ta ifade edilmektedir. Hedef kitle olan çiftçilerin kalkınmasına yardım etmek amacı güden Tarımsal Yayım amaçları da çok yönlü olmak durumundadır. Bu amaçlar eğitimle ulaşılabilecek ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel nitelikte olabilir. Ekonomik amaçlar; gelirin artırılması, sosyal amaçlar; bölgeler ve cinsiyetler arası farklılıkların azaltılması, kültürel amaçlar; katılımcılığın ve hoşgörü kültürünün geliştirilmesi, çevresel amaçlar ise; çevre koruma ve geliştirme bilincinin kazandırılması gibi amaçlardır (Yurttaş,2005).

Eylül 2006 yılı itibari ile sivil Toplum Kuruluşları, Özel danışmalık Şirketleri, Kooperatifler gibi kuruluşlara Yayım faaliyetlerinin devredilmesi amacıyla ‘ Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Eğitimi Yönetmeliği ve uygulama Esasları Yayınlanmıştır’.

Devlet burada diğer AB ülkelerinde olduğu gibi kontrol, değerlendirme ve desteklemelere yön vermeyi ve gelecekte bütün yayım hizmetlerinde özel sektörün payını artırmayı hedeflemektedir. Yayım faaliyetlerinin zamanında ve yeterli düzeyde kırsal alana götürülebilmesi ve uygulanabilmesi için kırsal alanda üreticilerin örgütlenmesi büyük önem taşımaktadır. Zira, Tarımsal Yayım, tarımla uğraşan kişilerin sosyal, ekonomik ve kültürel yönden kalkınmalarına yardım etmek amacına yönelik, okul-dışında verilen gönüllü bir eğitim sistemidir(Özçatalbaş ve Gürgen, 1998). Üretici yaşadığı ortamda sosyo-ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunlar tarımsal veya tarım dışından kaynaklanabilir. Tarımsal sorunlar; küçük arazi, arazi mülkiyet yapısı, çok parçalılık, düşük verimlilik, yetersiz sermaye, ekolojik özelikler, yetersiz tarım bilgisi ve yetersiz yayım eğitimi, eski teknoloji, düşük fiyat ve Pazar gibi konular sayılabilir. Üretici ve ailesi birçok sorunu çözebilmek için çeşitli girişimlerde bulunmaktadırlar. Ayrıca devlet

(5)

777

üretici sorunlarını çözmek için çeşitli uygulamalar yapmış ve yapmaya devam etmektedir.

Kamu ve kamu dışı yayım faaliyetleri ile üreticilere yeni teknikler ve metotlar ulaştırılmakta ve uygulattırılmaktadır. Ve bu hizmetleri götüren Ziraat Mühendisleri, Veteriner Hekim, Teknisyen ve Teknikerler, gelişen teknoloji, zaman, bölge, üretici eğitim düzeyi, bölgede üretilen ürünler, ürünlerin piyasa fiyatları v.b. gibi kriterlere göre kendilerinde var olan UZMANLIK ALANI bilgilerine göre yayım faaliyetlerini yürütmektedirler. 1970-1990’lı yıllar arasında tarımsal üretim ağırlıklı yürütülen yayım faaliyetleri bugün piyasa talepleri de dikkate alınarak değişme göstermiştir. En ilkelinden en gelişmişine kadar her toplum sürekli bir gelişme ve değişme içerisindedir. Sosyo- ekonomik açıdan sosyal değişme, toplumun belirli bir üretim biçiminden daha ileri bir üretim biçimine geçmesi demektir. Sosyal değişmenin ana etkenlerinden bir diğeri de nüfusun sahip olduğu nicelik ve niteliklerdir. Belirtilen tüm bu etkenler, her hangi bir toplumda belirli bir zaman sürecinde büyük sosyal değişmelere neden olmaktadır. Sosyal değişim içinde olan bir toplumun sosyal, ekonomik ve politik yapısı, kültürü, sosyal örgütleri ve kurumları değişmektedir. Bu değişimler çeşitli sosyal sorunları beraberinde getirmekle birlikte, toplum genellikle ileriye ve daha yüksek bir aşamaya doğru yol almaktadır. Bu nedenle günümüzde tarım danışmanlarının önemi şu şekilde özetlenebilir.

• Üreticilere yeni teknikleri benimseme sürecinde kendilerini nelerin beklediğini anlatacak,

• Karar vermelerine yardım edecek,

• Kendilerine eşlik edecek,

• Tarım politikalarının uygulanmasını kolaylaştıracak,

• Yeni teknikleri benimsemenin getirdiği stresle baş etmesini öğretecek,

Onlara dışarıdan destek olacak Tarım Danışmanlarına ihtiyaç vardır. Đşte gerek Tarım Bakanlığı gerekse Kamu dışında hizmet verecek olan tarım danışmanları gelecekte kırsal kalkınmada önemli rol oynayacaklardır. Bu nedenle tarımsal yayım faaliyetleri ile de danışmanların önemi üreticilere kavratılmalı ve tarım danışmalarından nasıl faydalanmaları gerektiği onlara anlatılmalı ki bu ara geçiş biraz esnek olabilsin.

Başlangıçta bu görev yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığına, Üniversitelere ve Sivil toplum örgütlerine düşmektedir.

Danışmanlık kavramı, ele alınırken hangi alanları kapsayan bir kavramdan bahsettiğimizi ortaya koymak gerekir.

1- Đşletmenin mevcut durum analizi ve istatistikî verilerin ortaya konması.

2- Üretim metotları ve çeşitliliği.

3- Pazarlama, reklam ve tanıtım.

4- Çevreye saygılı üretim anlayışı.

Yukarıda da belirtildiği gibi, üretim anlayışının artık son noktaya ulaştığı ve dünya da benimsenmediği gerçeği kabul edilmelidir. Günümüzde yeterince üretim yapamadığından şikâyet eden üreticiler pek yoktur, bunun yerine ürettiğini satamayan ve ürününün elinde kaldığını ifade eden çiftçilerimiz ise büyük bir çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu noktada pazar sorunu en can alıcı şekliyle karşımıza çıkmaktadır.

Öyleyse Tarımsal Danışmanlık artık ürününü yurtdışı pazarlara ulaştırabilen veya ürettiklerini kendi işletmesinde işledikten sonra işlenmiş mamül olarak piyasaya arz edebilen üreticiler yaratmak zorundadır.

Maliyet ve karlılık hesapları yapılmayan, marka olmanın sadece sanayi sektörüne has bir durum olduğu sanılan tarımsal işletmelerde bu değişimlerin yaşanması için öncelikle Tarımsal Danışmanlık kavramının bu gelişmeler ışığında kendini değerlendirmesi ve yapılandırması kaçınılmaz bir görevdir. Tarım danışmalarının önemi ve yeni teknolojilerin benimsetilmesinde ve uygulatılmasında eskiden olduğu gibi günümüz koşullarında da önder çiftçilerden yararlanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kırsal alanda yaşayan insanlar kalkınmadan ülke kalkınmasından söz edilemez. Kırsal kalkınma,

(6)

778

ekonomik ve sosyal amaçların entegrasyonu ile ortaya çıkan bir işlemdir. Kırsal kalkınma yalnızca tarımsal problemleri değil aynı zamanda sosyal ve kurumsal problemleri de çözmeye çaba göstermelidir. Buna göre kırsal kalkınma üreticiyi tüm yönleri ile ele almaktadır. Bu özelikler tarımsal yayımın etkin kullanıldığı sürece kalkınmanın sağlanmasında önemli işlevleri yerine getireceği kaçınılmazdır. Yukarıda da değinildiği gibi, Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Faaliyetleri Üretimden Tüketime, Ürünün işlenmesinden Pazarlanmasına, işletmelerin mevcut kaynaklara göre planlanmasına kadar bir sürü disiplini içermektedir. Türkiye^de 2007-2010 tarihlerinde 5000’den fazla kişi tarımsal yayım danışmanlık sertifikasına sahip olmuşlar ve sistem doğru işlemediği takdirde gençlerin gelecek beklentileri yine yok olacaktır. Kurulan bu sistemin başarılı ve sürdürülebilir olması, büyük oranda bu alana ilişkin düzenlemenin rasyonelliği ile bu alanda çalışacak teknik personelin yetkinliğine bağlı olacaktır. Dolayısıyla, değişiklik yapılması düşünülen bu yönetmeliğin uygulama başarısı için göz önünde bulundurulması gereken temel husus yayım ve danışmalık faaliyetlerini yürütecek teknik personel ile çalışma alanına ilişkin hususların optimal düzeyde yapılandırılması olacaktır.

Örnek olarak; Selçuk Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde uygulanan sertifika eğitimi programında, 217 tarım danışmanı sertifika almış ve katılımcılarla ilgili gözlenen şu hususlar dikkat çekicidir.

Yayım ve danışmanlık yapacak teknik personelin çiftçilerin mevcut durumlarını analiz edecek metodolojik yöntemler hakkında bilgi sahibi olmadıkları,

Danışmanlık sertifika eğitimine katılan teknik elemanların önemli kısmı iletişim, halkla ilişkiler, beden dili, grup yönetimi gibi yayımı destekleyen konularda yeterli bilgi ve deneyimlerinin olmadığı,

Çiftçilere yönelik olarak yapılacak görsel eğitimde kullanılan broşür, slayt gibi görsel ve yazılı eğitim materyali hazırlama ve sunma konusunda yeterli deneyimlerinin olmadığı,

Katılımcıların önemli bölümünün topluluk önünde konuşma ve eğitim verme deneyimlerinin olmadığı,

Proje hazırlama konusunda bilgi ve deneyimlerinin olmadığı,

Çiftçiye yönelik yayım çalışmalarına büyük oranda kendi teknik bilgileri alanı yanında bütünsel yaklaşım yönlerinin zayıf olduğu,

Kendilerini motive edecek dünyadaki yayım ve danışmanlık modelleri konusunda yeterli bilgilerinin olmadığı gibi önemli eksiklikleri bulunmaktadır.

Tarımsal Danışmanlık eğitimleri tarım danışmanlarında var olan bilgileri çiftçilere nasıl verebileceklerini ortaya koyması, bir sunuyu yapılandırabilmeleri, toplum karşısında konuşabilmeleri, bu tür eğitim programlarına bağlıdır. Söz konusu eğitim programları ticari kaygılardan uzak, üniversitelerin yayım merkezlerinde belirli disiplin içerisinde verilmesi gerekmektedir.

4. Sonuç

1. AB ülkelerinde yayımcı ve danışmanların eğitim ve pedagoji almalarının zorunlu olması, 2. Nitelikli personelle yayım ve danışmanlık faaliyetlerini yürütmek,

3. Yayım ve danışmanlık yapacak teknik personelin genelde teknik bilgiler alarak yetiştikleri için tarımsal yayım ve iletişim bilgi ve deneyimlerini geliştirmek,

4. Dünyada tarım politikaları, yayım ve danışmanlık sistemleri hakkında yayım ve danışmanlık yapacak kişilerin eğitim düzeylerini artırmak amacıyla,

5. Tarımsal yayım ve danışmanlık sertifika eğitimleri Üniversite Yayım merkezlerine alınarak devam etmeli,

6. Tarımsal yayım ve danışmanlık sertifika eğitimleri sonunda yapılacak sınav Bakanlıkça merkezi olarak yapılmalı,

7. Yapılacak sınav komisyonlarında Üniversitelerden konu uzmanı akademisyenlerin yer alması ve 8. Sınavların tarımsal yayımcı ve danışman personel ihtiyacına göre yapılandırılması gerekmektedir.

Türkiye’de 2009 ve 2010 yıllarında işletme başına verilen destekler bazı

(7)

779

bölgelerde sistemin yürütülmesini engellemektedir. Özellikle Đç Anadolu, Orta ve Doğu Anadolu illerinde üreticiler tarım danışmanının ne olduğunu danışman ile çalışmanın kendilerine ne kazandıracağını bilmemektedirler. Bu bölgedeki üreticilere belirli eğitimler ve bazı yaptırımlar ile üreticiler ve tarım danışmanları birlikte çalışmaya yönlendirilmelidirler.

5. Kaynaklar

Anonymous., EU, Verordnung (EG) Nr. 1782/2003 “ gemeinsamen Regeln für Direktzahlungen im Rahmen der Gemeinsamen Agrarpolitik und .

Boyacı. M., 1996 . AB ve Türkiye’de Tarımsal yayım, TUAM Yayım serisi 3. Ege Üniv.

Basımevi, Bornova, Đzmir.

Hoffman, V, “Landwirtschaftliche Beratung Wohin” Vorlesungsskripten Schlotmann, L, Privatisierung von Beratungsdiensten, Margraf Verlag, 1997.

Celep,C., 1995 Halk eğitimi, Pegem yayın No:22, ISBN:975-7251-14-3. Ankara

Oakley, P., C. Garforfth., 1998. Yayım Eğitim rehberi, No:11 TYUAP Yayınları, seri no:

2 Ankara.

Özçatalbaş, O., Gürgen, Y., Tarımsal Yayım ve Haberleşme, Baki Kitabevi, adana,1998 Yurttaş. Z., 2006 Tarımsal Yayım ve Đletişim Teknikleri, A.Ü. Ziraat Fakültesi, Yayın

No:67.

http://www.tedgem.gov.tr

http://www.vnu- ev.de/ downloads/ 40507_p_bakenhus.pdf.

Referanslar

Benzer Belgeler

Yönetmeliğin dokuzuncu bölümünde ise; Tarımsal danışmanlık sisteminin etkinliğini artırmak için hazırlanan ''Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerine

Siyasal toplum karşısında, insan hak ve özgürlüklerini savunmak gibi çok önemli bir çaba içinde olduğu için sivil toplum, birçok siyaset bilimci ve

[r]

Hayran ve Gül (2018) Mersin ilinde yaptığı çalışmasında; Çiftçilerin sigorta yaptırmaları ile tarımsal kredi kullanımları arasında pozitif ve istatistiksel

Therefore, this study also seeks to provide answers to the questions of who are the livestock farmers insured by the Nigerian Agricultural Insurance Corporation, How

İnsan kaynakları yönetimi, insan gücünden en etkili şekilde yararlanmayı hedefleyen ve bu hedef yönünde, uygun işe uygun çalışanın alınması, onların eğitimi,

Bu doğrultuda “H.2d: Kişisel değerlerin “özdeğer” alt boyutunun marka denkliğinin “personel davranışı” alt boyutu üzerinde anlamlı bir etkisi vardır”

This present study was aimed at evaluating the effect of extraction methods (Soxhlet and cold press) on the physico-chemical properties, fatty acids composition, tocopherols and