BAYDUR KOLEKSİYONU
(14 Ekim- 7 Kasım)
Her sezon bir koleksiyoncunun yapıtlarını AnkaralI sanatseverlere sunmayı planlayan Beymen Bedesten’in, 1987-88 Sezonu ilk sergisinde Suat Nazif Baydur’ un kişiliğinde, yaşayan sanatın
desteklenmesi gerektiğine inanan bir koleksiyoncunun seçimlerini izlemek fırsatı bulunacaktır.
Eğitimci bir ailenin tek oğlu olan Suat Nazif Baydur Saint Joseph Fransız Lisesinden mezun olduktan sonra Hukuk Fakültesine devam etmiş ve
bir süre İngiltere’de yaşamıştır. Yurda dönüşten sonra tercümanlık, Ulus Gazetesinde muhabirlik, askerlik, bankacılık, gazetecilik yapmıştır. Halen kendi kurduğu 3 şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan Baydur, yaşamını Ankara ve Londra’da sürdürmektedir. Koleksiyonunda yerli-yabancı 500 kadar resim olan Suat Nazif
Baydur’un resme ilgisi eniştesi Ferit Celal Güven’in 1945’de vermiş olduğu Seyfi Toray’ın papatyalarıyla başlamış. İçel Milletvekili ve Ankara Halkevi Reisi olan Güven’in yanı sıra ressam dostu İhsan Cemal
Karaburçak, kendisinde Türk resmine karşı merak, sevgi, ilgi, inanç
uyandırmış. Sonradan yabancı
ressamların yapıtlarına da uzanan bu ilgi yine de çağdaş Türk resminde odaklaşıyor.
«Benim için biraz da sevmek önemli. Bendeki resimlerde seçim, resme sevgiye dayanıyor. Ama saygılı ve bilinçli sevgiye. Resim önemli, kimin yaptığı değil.»
<(Bir resmi alırken duygu ve eğitim başlıca ölçü benim için. Benim şansım resim toplamaya 30-35 yıl önce başlamam. Resimle ilgili çok kitabım var, okurum. Her şehirde sergilere giderim. Bu işi çaba sarfetmeden, okumadan, sergileri izlemeden yapmak kolay değildir.» «Bugünkü tutkum yaşayan Türk resmi. Dileğim Türk resminin Ankara, İstanbul'un ötesine, hatta Avrupa’ya gitmesi. Çağdaş Türk ressamının uluslararası bir ortamda görülmesi için onun gücünün arttırılması gerekiyor. Onun maddi ve manevi yaşamını güçlendirecek etkenleri sağlamak, resmini almakla, sergilemekle, kısaca onu desteklemekle mümkün.»
«Türk resminin gelişmesinde olumsuz etkenler arasında galericilik önemli bir yer tutuyor. Galericiliğin çok ciddi bir iş olduğunu kimse kabul etmiyor. Galericilik çağdaş resimde geri kalmışlığın en önemli nedenlerinden
biri. Galerici aydın olmalı. Galeri bir okul düzeyine erişmiş olmalı. Ama Türkiye’de galeri, galeri olarak yapılmamış ; galeri yöneticisi, yönetici olarak yetişmemiş. Galerici işini bilmeli ve sevmeli. Yine Galerici Public Relations bilmeli ; resim satmasını bilmeli.»
«Türkiye’de resimle ilgili yayınların hepsi kötü, baskı kötü, hatalar çok. Kitap eğitici olmalı. Sanatla ilgili kitapların çoğalması ve iyi basılması şart.»
Konuşmalarımızdan bazı alıntılar yaptığımız Baydur, ve onun dışında diğer sayılı resim koleksiyoncularımı zın güzel sanatlar ortamına içten katkılarıyla çağdaş sanatın yaygınlaşması kaçınılmazdır.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Ta h a T o ro s Arşivi