• Sonuç bulunamadı

3 Mart 1924, halifeliğin kaldırılması

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "3 Mart 1924, halifeliğin kaldırılması"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

i M art 1 9 2 4 , 3 >

^

Halifeliğin Kaldırılm ası

A TFİ KALELİ___________

İkinci Abdülmecit, her ne enli Türkiye Büyük Millet Mec- ;i tarafından Halife seçilmiş ol-

\ da Mustafa Kemal Pa-ı ’nPa-ın kafasPa-ında öteden beri ilifeliğin de kaldırılması dü- ■ncesi vardı. Eski OsmanlI ;vlet ve toplum yapısından ıi ve çağdaş bir toplum ya­ ma geçiş sürecinde denge- n iyi kurulması gerekiyordu, bir denge kurma ustası olan jstafa Kemal Paşa, her şeyin esabını inceden inceye yapı- or, nerde, ne zaman, nasıl ,avranılacağını çok iyi biliyor- lu. 29 Ekim 1923 günü Cum- luriyet ilan edilmişti. Artık genç cumhuriyetin ayaklar^ yere ba­ sıyordu. İşte şimdi sıra halifeli­ ği kaldırmaya gelmişti... Bunu biraz da yetkisiz, etkisiz ve iş­ levsiz bırakılan Halife Abdülme­ cit hızlandırmıştı: Cumhurbaş­ kanı Gazi Mustafa Kemal, Baş­ bakan İsmet İnönü’den 22 0 - cak 1924 tarihli kapalı bir tel al­ mıştı. Bu telde, halifelik maka­ mına ilişkin gazetelerde çıkan haber ve yorumlardan rahatsız olan Abdülmecit’in, hükümet ileri gelenleriyle görüşmek ve Halifelik Hazinesi’ni arttırıcı ek ödenek istemekte olduğu yazıl­ mıştı. Mustafa Kemal’in buna verdiği tepki ise,özetle şöyle ol­ muştu:

“Halifenin, iç ve özellikle dış yaşayışıyla ataları olan padi­ şahların yolunu izlemek, cuma alayları ile yabancı devlet tem­ silcileri yanına görevliler gön­ dererek ilişki kurmak, gösteriş­ li gezintiler yapmak ve saray yaşayışını sürdürmek istediği görülmektedir. Halife, kesinlik­ le bilmeiidir ki, bugün var olan halifelik makamının gerçekte ne dinsel, ne de siyasal bakım­ dan hiçbir anlamı ve önemi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti,

varlığını ve bağımsızlığını boş inançlar yüzünden tehlikeye atamaz. Halifelik makamının bizce tarihsel bir anı olmaktan öteye b ir önemi yoktur... Hali­ feliye verilecek ödenek, yaldız­ lı ve göserişli yaşamak için de­ ğil, insanca yaşamak ve geçi­ mini sağlamak içindir. ‘Halifelik

Hâzinesi’ demek de ne oluyor?

Halifeliğin hâzinesi yoktur ve olamaz da... ”

i r i r k

Bu yazışmadan sonra Mus­ tafa Kemal kararını veriyor ve Meclis konuşmasında şöyle di­ yor:

“Baylar! Açık ve kesin söyle­ yeyim ki, Müslüman halkı b ir halife korkuluğu ile uğraştırma­ yı ve kandırmayı sürdürmek çabasında bulunanlar, yalnız ve ancak Müslümanların ve özel­ likle Türkiye’nin düşmanlandır. Böyle b ir oyuna kapılmak da ancak bilgisizlik ve aymazlık belirtisi olur... ”

Bu bağlamda 3 Mart 1924 günü TBMM Birinci Oturum Başkanlığı’na verilen üç öner­ ge okunup oylamaya sunuldu. Oybirliğiyle kabul edilen 429, 430-ve 431 sayılı yasalar1 şun­ lar oldu:

a) Türkiye Cumhuriyeti’nde halkın işleriyle ilgili yasaları yap­ maya ve yürütmeye yalnız TB­ MM ile onun kurduğu hüküme­ tin yetkili olduğu saptandı; Şe- riye ve Evkaf Bakanlığı kaldırıl­ dı.

b) Türkiye içindeki tüm öğre­ tim kurumlan ile medreseler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağ­ landı.

c) Halife görevinden alındı ve Halifelik makamı kaldırıldı. Çı­ karılan Halife ve Osmanoğulla- rı soyundan olanların hepsine Türkiye Cumhuriyeti ülkesinde oturmak, süresiz olarak yasak­ landı...

Böylece Emevi Hanedanlığı tarafından çıkar aracı haline ge­ tirilen ve tarih sürecinde salta­ nata dönüştürülen halifelik ma­ kamı kaldırılmış oldu...

★★★

İşte bu aşamada gerek içte gerekse dışta birtakım ufku dar, basiretsiz, bağnaz insanlar, ha­ lifeliğin kaldırılışına tepki verdi­ ler. Kimileri de halifelik makamı­ nı Mustafa Kemal’e önerdiler. Mustafa Kemal Paşa, onlara özetle şöyle seslendi:

“Baylar! Halifelik makamını alıkoymakta dinsel ve siyasal yarar ve zorunluluk bulunduğu sanısında olan birtakım kişiler, bilginize sunduğum kararların alındığı son dakikalarda halife­ lik görevini üzerime almamı önerdiler. Bu gibilere gereken olumsuz yanıtı hemen ver­ dim... TBMM halifeliği kaldır­ dığı sırada, din bilginlerinden

Antalya Milletvekili Rasih

Efendi, Kızılay adına Hindis­

tan’da bulunan b ir kurulun başkanlığını yapıyordu. Mısır'a da uğrayarak Ankara’ya dön­ dü. Görüştüğü ileri gelenlerin dileklerini bana aktardı: Müslü­ man halk benim halife olmamı istiyormuş. Onlara teşekkür et­ tikten sonra Rasih Efendi’ye dedim ki:

- Siz din bilginlerindensiniz. Halifenin aynı zamanda ‘Devlet

Başkan ı ’ olduğunu gayet iyi bi­

lirsiniz. Başlarında kralları, im- paratorlan bulunan Müslüman halkın, bana ulaştırdığınız dilek ve önerilerini ben nasıl kabul edebilirim?.. Kabul ettim de­ sem bile, o halkın başındaki ki­ şiler bunu isterler mi? Bilirsiniz ki halifenin buyruklan ve yasak­ ları yerine getirilir. Beni halife yapmak isteyenler, buyrukları­ mı yerine getirebilecekler mi? Bu duruma göre yapacak işi ve anlamı olmayan, gölgemsi b ir makama oturmak gülünç ol­ maz m ı?..” (Atatürk, Söylev

(Nutuk) sayfa: 438-439) ileri görüşlü olan Atatürk, doğru olanı yaptı. Emevi, Abba­ si, Selçuklu, OsmanlI dönemle­ rinde halifelik erkini elinde bu­ lunduranlar hiçbir zaman Müs­ lüman toplumunu bir araya ge­ tirmediler ve buyruklarını ge­ çerli kılamadılar...

Bu gerçekler ortada iken, ba­ zı şeriatçılar, “Halifelik yıkıldığı

yerden tekrar ayağa kaldırıla­ caktır!" diyerek iktidara oyna­

maktadırlar. Bunlara izin veril­ memelidir.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Geçen yılın Mayıs ayında 4.34 Milyon $ fazla veren altın ve enerji hariç cari denge, bu yıl 1 Milyar 847 Milyon $ açık verdi.. Şekil.2 Mal ve

Denge performans›; ayakta durufl testlerini (gözler aç›k ve kapal› pozisyonda ayakta düz, ayaklar birleflik, ayaklar aç›k, ayaklar birbiri önünde, tek ayak üzerinde

Ancak hem Hilâfet kurumunun kaldırılması hem de son Halife Abdülmecid Efendi’nin hanedan üyeleri ile birlikte sürgün edilmesi olayını, dönemin önemli siyasi

Ve size 100 milyar yýldýzdan daha fazla yýldýza sahip olan galaksinizin güneþ sistemlerini yapýþtýran enerjinin, Tanrý'nýn eli gibi Evreninizin tüm galaksileri üzerinde

B "ZOŽZÌOMÑQBSBMFMLVWWFUMFS 0 OPLUBTŽOEBO HF¿FO WF TÐSUÐONFMFSJO JINBM FEJMEJóJ TBZGB EÐ[MFNJOF EJL FLTFO

Kars Antlaşması Ankara Antlaşması Londra Konferansı Moskova Antlaşması Gümrü Antlaşması 2- ANTLAŞMALAR.. Mudanya Mütarekesine göre; 14/15 Ekim gecesi ateşkes

Saltanatın kaldırılması sırasında halifelik kurumuna dokunulmamış, fakat Cumhuriyetin ilanından sonra laik ve demokratik bir toplum ve devlet düzeni için halifelik kurumu ciddi

Eğer reaksiyon oranı Kd değerinden büyük ise ürünlerin konsantrasyonları dengedekinden daha büyük , reaksiyon oranı kd değerinden daha küçük ise