...A""'.tı,",.wT~U!!.rki!!J!·ıJya!!t.!lA!!.r!!laşwtl~rm~a"-,l",an...E....nş",,ti..,tU...s....U...D""er...g...,is...i -"'S....ay'-'-I....16"-"E""rz""u....ru"'m...2"'OO""1'--
----:-121-AZERBAYCAN'IN ÜNLÜşAİR-DRAMYAZARı
RAsİZADE HÜSEYİNCAVİD VE İKİ şİİRİ•
Dr.BanıçiçekKlRZIOGLU"
GİRİ Ş
Rusya'da yakın tarihte oluşan siyasi degişim, dikkatlerimizin Türkiye Türklüğü dışındaki Türk Dünyası'naçevrilmesine sebep teşkil ederken; olumsuz şartlara ragmen Azerbaycan, özellikle de Kuzey Azerbaycan Türkleriyle kültürel açıdan baglarımız,dünden bugüne sürekliligini korudugundan, onların edebiyatına karşıkendimizi daha yakınhissettik.
Kuzey Azerbaycan'ınünlü şairve dram yazarıHüseyin Cavid'i bu dar kapsamlı yazımızda ele almamızın sebebi de: Yenileşme Dönemi Azeri Edebiyatı'nın en dikkate deger sanatçılarından biri oluşu; Yüksek ögrenimini İstanbul Darülfiinun Edebiyat Fakültes'inde gerçekleştirmesi; Batı Edebiyatı'nı Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı vasıtasıyla tanıması; Namık Kemal, Tevfik Fikret,Rıza Tevfık (Bölükbaşı),Abdülliak Hamit, Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Akif ve benzerlerinin havasındaeserler verip, Azeri Edebiyatı'nayeni bir boyut kazandırması; hayatınındramatik bir şekilde son bulması;eserlerini oluştururken
İstanbul Türkçesi'ni tercih etmesi ve Azeri Edebiyatı'nda ilk manzum dramı
yazmasındankaynaklanmaktadır.
HAYATI
Rasizade Hüseyin Cavid, 24 Ekim ı882'de Azerbayca'nın Nahçivan şehrinde, ŞahtahtıkentindenNahçıvan'agöç eden bir molla ailesindedoğdu. Babası
•
Sanatçı hakkındadahagenişbilgi için bk.:Banıçiçek KırzlOgıu, (Yard. Doç. Dr.): "Hüseyin C4vid, Ana, inceleme veÇevriyazı ", AtatürkÜ.Yay. No: 841, KazımKarabekir Eg!. Fak. Yay. No: 80,Araştırma Serisi No: 21; iSBN: 975-442-050- 5, Erzurum 1997, 187 S.BamçiçekKırzlO~u, (Yard. Doç. Dr.): "Hüseyin Cavid,Geçmiş Günler, İnceleme ve Çevri yazı"AtatürkÜ.Yay. No: 840,KazımKarabekirEğt.Fak. Yay. No:79,AraştırmaSerisi No: 20, İSBN975-442-49-1, Erzurum 1997,100 S.
(Buyayınlar: Bilge - Yayın TanıtımıTahlil Eleştri- Dergisi, S.: 2 1/ Yaz 1999, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yay, s. 114-115'te "Doğudan Türk Dünyasına İki Yeni •• Armağ3!.1".başlı.g1i.let!lIlıtllmıştır.). . . .. .
·122- B.Kırzıoitlu: Azerbaycan'ınÜnlü Sair-DramYazarıRasizade Hüseyin Cavid veİkiSiiri
HacıMolla Abdullah ve agabeyiŞeyhMuhammet dinadamıidiler. Hüseyin Cavid'i de kendileri gibi yetiştinnek istediler. Bu sebepten de ilk tahsile Mollahane'de
başladı. AğabeyindenArapça, Farsça ve dini ilimler okudu; Mollahane'deki dersler ilgisini çekmeyince, dini tahsilibırakıp 1894'te Mehmmed Tagı Sıdkı'nınl müdürü oldu#U "yeni usul" ders verilen ve Nahçıvan'da ünlü Rus- Tatar( Azeri) mektebi Mekteb·i Terbiyye'ye kaydoldu. Fars ve Türk edebiyatıarına dair ilk bilgileri edindigi bu okulu 1898' bitirdi. Eğitimini sürdürmek isterken göz ağrısına yakalandı. i90i'de babası tarafından, hem gözlerini tedavi ettinnek, hem de dini tahsilini sürdünnek arzusuyla Tebriz'e gönderildi. Ancakbabasının bu girişimi,
yeni usul bir okulu bitiren Hüseyin Cavid'in tekrar dini eğitimedönmesini mümkün
kılmadı. Tedaviden sonra birkaç yıl Tebriz'de kalan Cavid, burada Farsça ve
Arapça'sını ilerletmekten başka, klasik Şark edebiyatı ve felsefesiyle de meşgul
oldu. Bir ara Nahçıvan'a dönerek öğretmenlik yapan Hüseyin Cavid, 1905 te yükseköğrenim içinİstanbul'agitdi. Burada idadininsınavlarınıverirken,Fransızca da öğrenmeye çalışdı. İdadiyi bitirdi. Aynı yıl İstanbul Darülfiinunu Edebiyat
Şubesi'negirdi; 1909'da mezun oldu.
İstanbul dönüşü, Nahçivan, Gence, Bakü, Tiflis ve Revan'da dil ve edebiyat Muallimliği yaptı. Tiflis 'te Rusça öğrendi. i926 Bakü Türkoloj i Kongiresi'ne katıldı. Haziran i926' da, Azerbaycan Sovyet Hükümeti, Hüseyin Cavid'i gerek gözlerini tedavi ettirmek, gerekse Batı Edebiyatı'nı incelemek
maksadıyla Berlin'e gönderdi.
i930'dan sonra rejime uygun eserler yazmadığı gerekçesiyle Azeri
matbuatında çok sert hucumlara uğradı.i932 de Yazarlar Birliği'ne kabul edildi. Ama komünistlerin takibinden ve baskısından kurtulamamıştı.i937 de tutuklandı.
Uzun yıllar hangi tarihte, nerede öldüğü bilinmedi. Ancak 1983' te Azerbaycan Komünist Partisi'nin Hüseyin Cavid'in 100. Doğum Yıldönümü'nü kutlama kararı almasından sonra, KGB'deki soruşturma dosyası açıklanınca 1941'de Sibirya'da İrkutsk'ta öldüğü anlaşıldı.
Sovyet döneminde, "Pantürkist", "Panislamisf', "Antikomünist" olarak suçlanan Hüseyin Cavid, ölümünden sonra affedilerek, cenazesi Nahcıvan'a
getirilip; devlet töreniyle toprağa verildi; 1996'da Şair'in sanattaki ününe ıayık
görkemli bir deanıtmezaryaptırıldı.
Sanatı
ve
Sanatnın Oluştueu OrtamAzeri Teceddüt Edebiyatı İkinci Dönemi'nin (1905·1920), en kudretli
sanatkarı, ünlü şair ve dramyazarı sayılan Rasizllde Hüseyin Cllvid'in, 1919'dan
...!:!oA~.il",,'•...JJo!!U!.!rkill'·yt.!!a~tA~rU!a~ştııır.!!lm~al!!!.ar!.!.I~E~nşi!iti!lltu12S.!!.O~D,,-!ergRi~şiwSoZ!a!ıYlwl!o.!!6-"E!i<.!rz~u!!.!r..!l.um~2i<l!Oıı.;Ol!o..- ....::.-123-sonra - bir ara göz tedavisi için Berlin'e gidişi dışında-hep Bakü'de yaşadıgınıda dikkate alıp; sanatı hakkında kesin bir görüş sahibi olabilmek için dönemin, özellikle de Kuzey Azerbaycan ve Bakü'nün, tarihi, siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürelortamını oluşturan şartları, XiX. yy.' la kadar giderek, kısaca bilmek gerekir:
Rus- İran savaşlarının arkasından ı8i3 ve i828 yıllarında imzalanan Gülistan ve TürkmençayantlaşmalarıylaAzerbaycan, Kuzey ve Güneyolmak üzere ikiye bölünür ve bu iki müstevli devlet arasında paylaşılır.Yavuz Akpınar, bu bölünmilşlügünetkilerini:
"... her iki Azerbaycan 'da birbirine yakın yıllarda devam eden bayak siyası-millihadiseler münevverler üzerinde derin izlerbıraktı. Edebiyathayatındaki tesirleri daha uzun zaman devam etti. Azerişairleri, yazarlarıbu büyüksiyası-milli hadiselerin beslediği heyecanla millı eserler yarattııar." 2 ibareleriyle yargıya baglar.
Köylüyü topraksız bırakmak, Sünni-Şii çekişmelerini körüklemek, Rus kolonisini verimli topraklara yerleştirmek, Hıristiyan azınlıga yarar saglamak, Çarlık Rusya'nınKuzey Azerbaycan'auyguladıgı ilkbaskıyönetimleridir.
Öte yandan Şubat i9i7 Rusya İhtila.ıi, Azerbaycan' da milliyetçilik düşüncesine dayalımillt devlet tezinin aksiyon haline gelmesine ortamhazırlamışve 28 Mayıs 1918'de Azerbaycan Cumhuriyeti kurulmuştur. Hatta, iktidar partisi Musavat'ın kurucusu Mehmet Emin ResUlzade, 27 Nisan 192Ü'de Azerbaycan'ın Komünist istililsına ugraması üzerine ömrü ancak iki yıl silren Azerbaycan Cumhuriyeti'ni,yaşadıgıbu felakettendolayı asrımızın Siyavuş'uolarak algılarnış ve"Asnınızın Siyavuş'u "adlıbir de oyunyazmıştır.
İlgili ortam Bakü için bazı olumlu şartları da getirmiştir: Petrolleri sebebiyle dış dünyaya açılan Başkent Bakü'de milli bilinç uyanmaga başlamış,
İslamcı-Tilrkçü dergiler, gazeteler yayın hayatına girmiş; bu fikirleri yaymaga çalışan fikir adamları, sanatçılarortayaçıkmış ama, liberalistlerle , sosyalistleri de karşılarında bulmuşlar; böylece Azerbaycan'da zengin bir kültürel yogunluk gerçekleşmiştir. Böyle bir ortam ve dönemde Hüseyin Cavid'in, bizce tali sebep olarak göz r aha t si Ziı
g
inı b aha n e e d ip; Tiflis, İstanbul ve Berlin'e giderek egitimini ve kültürel eksikliginitamamlaması dogaldı.Bu kültürel yogunlugun edebiyat yönü de şöyle özetlenebilir: Anadolu Türkleri'nin edebiyatını, birçok resim, yazı , şiir, Türkiye matbuatından iktibas
-124- B.KıruoRlu: Azerbaycan'ınÜnlUŞair-Dram YazarıRasizade Hüseyin Cavid veİki Şiiri
ederek Azerbaycan'datanıtımında etkin olan Füyuzat3 ve ŞeHile'nin4yayın hayatına girmesi, Yeni AzeriEdebiyatı'nın oluşmasınıetkilerken; bu çerçeve içinde giderek sayısıartan tiyatroyazarları arasına, Türkiye'debulunduğu yıllarda Batı Edebiyatı ilebağlantılı olarak döneminedebiyatını yakından tanımış olan Hüseyin Cdvid de katılırve yeniakımınen güçlü temsilcisi konumuna gelir.
Hüseyin Cdvid ile birlikte Yeni Azerı Edebiyatı temsilcileri, Batı Edebiyatı'nınörneklerini deÇağdaşTürkEdebiyatı'ndabulurlar. Hüseyin Cavid'in, eserlerini çok sevdiği İstanbul Türkçesi ile yazmasının sebepleri arasında ilgili durumun etkisi olsa gerek. Sovyet eleştirmenleri Hüseyin Cavid'in bu yönünü sürekli tenkit ederlerken,edebiyatçı- eleştirmenMehmet Cafer, Cavid'in dildeki bu tutumunu:
"Cavid Azerbaycan edebi-bedii dilini sistemli dillerin hesabına
'zenginleştirmek'hayalinekapılmışve bu fikrinde daimi yersiz inatetmiştir. ,,5
şeklinde değerlendirir.Tespitlere göre de Hüseyin Cavid'in son eserlerinde bu "yersiz inad" ından vaz geçtiği, Azeri Türkçesi'ne ait özellikleri giderek artırdığı görülür.
Romantik edebiyat görüşünübenimseyen Hüseyin Cavid, eserlerinde Batı Medeniyeti ile Şark Medeniyeti'nin bileşkesini oluşturmağa, Rus Edebiyatı'nın etkisinden uzakkalmağa çalışırken; Türk-İslam dünydsının manevı değerlerindenve küıtüründen kopmaz; Sosyalist Realizm'eeleştiriyelbirtavırla yaklaşır.
Konu seçimi ve estetik tavırdaHüseyin Cavid'i diğer sanatçılarlabirlikte değerlendirenMustafa Külliyev, Maarif ve MedeniyetMecmuası'nda yayınlanan
yazısında şunlarıyazar:
"Hüseyn Cdvid'ler, Ahmet Cevad'lar, Cafer Cebbarlı'larve daha birçok diğer şairve yazarlarilhamlarımya eski Türkistilalarından, ya da tarihi Arabistan çöllerinden, yahut da Kız Kuleleri ile Gök Göller 'in füsunkdr ve sembolik
3Haftalık edebi ,i1mi,siyasi,ictimai jumal, Müdürü ve Redaktörü Ali Bey Hüseyinzade, Bakü,
i906-i907(38sayı çıkmış).
4Haftalık edebi, siyasi, ictimai jumal,Redaktörü: H.H Sabribeyzade. Naşiri: Aşurbeyli,
BakUI913·1914 (58sayı çıkmış).
5Süleyman Tekiner'in,"Azerbaycan Şairi Hüseyin Cavid" konulu Milli Türkoloji Korgresi'nde sunulan bildirisinden (Azerbaycan Türk Kültür Derg.Y.36/ 8.26).
...A....u",,'....T..,U..r....kio.t·v...at...A""r..a""'ştı,.,r..m"'a,.,la:.,:.r....1E"'~n,.,s""tic::tU""ş...ü-"'D"'e'"'rg""is"-i-"S"'a-'-'yl'-'ı'""6--'E""r'-"z...ur'-'u:.::m,...".2"'oo""ı'--
~.125-manzaralarından alıyorlar. Bu sanatçılar ülkedeki büyük başarılı işleri görmek istemiyorlar. ,,6
Hüseyin Cdvid, özellikle Namık Kemal, AbdUlhak Hamit, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet HikmetMUfiUogıu...gibi şahsiyetıerineserlerini okur. Buyıllarda TürkçOluk ve İslamcılık akımlarının etkisinde kalarak Milli Edebiyat cereyanı dogrultusunda hareket ettiği eserlerinden anlaşılmaktadır. Azerbeycan'da modern şiirin gelişmesinde,Azerbaycan TürkleriarasındaTürkçülUk bilincininuyanmasında önemli roloynar:
Bu baglamdan olarak, Hüseyin Cavid'in, "çırpınırdı, Karadeniz,
i
Bakıp Türkünbayrağına" mısralarıyla başlayan "Yol Ver TürkünBayrağına" şarkısının güfte yazarı olan Azerbaycan'ın tanınmış şairi, aynı zamanda pedogog, çevirmen, politikacı AhmetCevad'ındaö~etmenioldugunu belirtelim.(Estetikçi) Prof. Dr. BabekOsmanoğlu Kurbanov7, sanatçının Azerbaycan içindeğerini:
" Onlü,şairdramyazarıHüseyin Cavid Azerbaycan'ınmanevi kültürünün ayrılmazbirparçasıdır.Uzun süre siyasi takiplere, baskılara, sürgünlererağmena, halkının özgürlüğünü, millf mensubiyetini, dilini, dinini daima savunmuş, gah "Pantürkist", gah da "Panislamist" diye Türk düşmanları tarafindan damgalanmış,tarihin yaddaşından silinip atılmasına bile karar verilmiştir. Fakat kadirbilen halkımız kendi büyük üstadını hiçbir zaman unutmamış; manevi kültürümüzün diğer görkemli simaları gibi onun da hatırasını her zaman aziz kılmıştır.
Hüseyin Cavidyaratıcılığının bu doğurganlığı, sonsuz estetik etki gücü
O 'nunherşeydenöncehalkın arzularını, ideallerini, geleceğe olan inancını, sosyal adillik ilkelerini yüksek bir bediilikle ifade edebilmesindedir. Bu özellikleri O 'nun bütün yaratıcılığı boyu, bu sahada "Şeyh San 'an ", "Uçurum", "İblis",
"Peygamber", "Afe!", "Topal Teymur" gibi muazzam piyeslerinde izlemek zorunluk töretmiyor.
Millf ve beşeri problemlere dokunan Müellif hiçbir zaman halkı karşısındaki sosyal sorumluluk duygusunu, iyimserliğini, geleceğe olan inancını kaybetmiyor. Eski Sovyetler Birliği'nin çökmesi ile ilgili olarak manevi değerleri yenibakış açısındanHüseyin Cavid gibiaydınlarımlZın yaratıcılık mirasıyeni bir estetik mana taşımağa başlıyor. çağımızda dahi bunların eserlerinin büyük
6S.9, 1926,s.2
-126- B.KırzıoiUu: Azerbaycan'ınÜnlüŞair-Dram YazarıRasizade HüseYin Cavid veİkiSiiri
trajları, yayımlanması,milli çerçeveleriaşması, incelenmesi bütan estetik teraveti ile dünya okuyucularına açılması için elverişli imkanlar meydana gelmiştir. Bu imkanların düzgün değerlendirilmesi, kültürler arasındaki karşılıklı ilişkilerin
genişlendirilmesive tebliği işindeher birteşebbüstakdireldyıktır.,,8 ibareleriyle
dikkatlere sunar.
Çocuk denecek bir yaşta şiir yazmaga başlayan Şair, ilk manzumelerini Salikmahlası ile yazar. 1904' ten sonra buşiirlerinden bazıları Azerimatbuatında
yayınlanır. Salik takına adını İstanbul'da iken degiştirip; Cavid imzasını kullanır. "Sonbaharda", "Deniz Perisi" adlı bir dizi şiiri, İstanbul yıllarında kaleme alınmış duygusal,coşkulu şiirlerdir.
İstanbulEdebiyat Fakültesi'de okurken, Abdülhak Hamit, TevfıkFikret ve Rıza Tevfık iletanışır, onların derslerini dinler; ayrıca RızaTevfik'ten özel felsefe dersleri alır. Bir kısım Azeri aydınlarının Cavid'e" Azerbaycan'ın Abdülhak Hamid'i " unvanını ıayık görmesi, bu dönemin izlerinden kaynaklanır. Nitekim, Abdülhak Hamid'i Türk romantizminin ilkyaratıcıolarak kabul eden MesutEloğlu, "Hüseyin Cavid'in Romantizmi"adlı eserinin "Birkaç Söz" bölümünde, Abdülhak Hamid'in dramıarı ile Hüseyin Cavid'in dramlarının kısa bir karşılaştırmasını
yapmışve:
"Hamid' inyaradıcılığı ile Cavid'insanatı arasındabir uygunlukvardır";
"Hüseyin Cavid Hamid'insanatının incelik/erinden yarar/anmış.,,9
yargısına ulaşmış;iki yazararasındakonu ve sahneyeuygulanış farklarını göstermegeçalışmıştır.Abdülhak Wimit ile Hüseyin Cavidarasındaki baglantıyıAli Salettin' 10den takip edelim:
" Azerbaycan gençliği saf ve samimi bir niyetle Türk öğretmenlerinin öğrencisioldular. Çok sürmedi kiNamıkKemal, Mehmet Hadi'yi, Abdülhak Hamit . Hüsevin Cavid'i, Mehmet Emin de AhmetCevad'ı evlatlığakabul ettiler. "
Refik Zeka Handan ise, "XX Asır Azerbaycan Romantizminin Estetik Prensipleri (Bakü, 1967)adlıeserininmuhtevasınıözetlerken Hüseyin Cavid içinşu tespiti yapar:
8Dipnotui'deki eser içinyazılan"Kitap ileılgiliBirkaç Söz"başlıklıtakriz'den. 9 Bakü, Azerbaycan DövletNeşriyati975, s, 3-8: • AÜ.FEFK. AZK.928,C28.
ıoBirKere Yükselen Bayrak, (AhmetCevad'ın yaşamıve sanatı)çev. :Sabir Sabih, Bakü,
-!:lA"",U~··....T""U~r-!!ki!.l·Yc!!'a~tA~r:..!as~tı~r,-"m!!.'!a",la....r-,-1...E",ns""tj""tD...s""O-"D<>:e.!.Jrg""is!!.i--,S""aCLyl,-,1""6,-E~rz,,,u,,-,ru~m~2""OO",1,--
--=-127-" Azerbaycan 'm görkemli şairi ve dramaturgu H. Cavid'in anadan
olmasınm100. Yılı ile alakadar Azerbaycan KPMK'nm kararma esasenneşredilen
bu kitapta Hüseyin Cavid'in misalsiz hızmetleri, Azerbaycan'da manzum piyesin banisi kimi şöhretlenmesi romantizm cereyammn yaratıcılarmdan biri olması, şehrimize getirdiğiyeni estetik prensipler, sanatkarın helgifiği ve vetenperverliği, inkılapçılığı, geleceğemünasebeti orjinalşekilde ışıkfandırıldı. "
Refik ZekaHandan'ın yukarıdakiibareleriyle; Gulam Memmedli'nin:
" Cavid Ömür BoyuKitabı, büyük Azerbaycan dramaturgu ve mütefekkiri H Cavid'in ömür ve sanat yolunu aksettiren sanatlar toplusudur."i i
nonı birleştirilecek olursa, Hüseyin Cilvid'in Azerbaycan'dayalnızcabir Ş ai r ,
yaz a r v e d ram a tur g deltil aynı zaman da bir c e m i y e t
lıava r i s i olarak delterlendirildilti görülür. E
s e r
ıe r
i 12ı. Azerbaycan'ın SovyetDönemİ'C2?Nisan 1920) ne kadaryazdıgıeserleri:
1. Ana.·Bir perdelik manzum piyes, 1913.Beşeri'problemler elealır.Azeri' edebiyatının ilk manzumdramıdır.
2. Maral : Nesirle yazılmış dram, 1913. Beşeri' problemler ela alır; Azerbaycan Dergisi' nde tefrikaedilmiştir.
3.Geçmiş Günler: 13Şiirler Mecmuası,1913, Tiflis'te"Şark" matbaası, ında
basılmış. (Aynıkimlik üstkapaltınikinciyarısınaRus abc si ile deyazılmış.)
4. Şeyh San 'an:14 Hüseyin Cavid'in en çok üzerinde konuşulan ve
hakkında yazı yazılan manzumdramıdır. Eser hece ölçüsü iledir. 4. perdeden sonra
11 notun devamı olan: "Matbuattan, arşivlerden, hatıralardan müellifin şahsi arşivinden seçilen ve H. CAvid'in tercUme-i hali,yaratıcıhgı ile bagh olan bu sanatlar ilkdefadırki bir yeretoplanıpokuyuculara takdim edilir. "(CAvid'in Ömür BoyuHayatıveYaratıcılık Salnomu, Bakü 1982, AÜ.FEFAK.AZK.928.C28.) sözleri, Hüseyin Cavidaçısındanbu eserin önemineişareteder.
12Hliseyin Cllvid, Seçilmiş Eserleri,Tertip eden: Turan Cavid, Bakü,1968,1971; Hüseyn Clivid'in Eserleri,4 C. BakU, 1982-1985.(Hüseyin Cavid'in evliliginden Turanadlı bir kızı ve Ertugml adlıbiroğlu olmuştu. OğluII. DUnyaSavaşı'nda öldü. Henüz hayatta olankızıTuran Cllvid,babasınıneserlerini yenidenyayınladı.)
-128- B.Kırzıoj!lu: Azerbaycan'ınÜnlO Sair·DramYazarıRasizade Hüseyin Cavid veİkiSiiri
"Şeyh San'an'a ek bir bolüm dahavardır.Oyunda Tasavvuf'un çağdaşbir yorumu yapllmıştır.EserAzerbaycan Dergisi'nde tefrikaedilmiştir.
5.Şeyda:Nesirleyazılmış-Facia-dram- 1916.
6. Bahar Şebnemleri: Şiirler Mecmuası,19 17; (1905-1916 da yazılmış şiirler.)
7. Uçurum: Manzum Facia- dram, 1917. İlk sahnesiİstanbuldageçen 4 perdelik dram; Azerbaycan Dergisi'nde tefrikaedilmiştir.
8. İblis] 5 : Nahçivan'da yazılmış manzum piyes; eser beşeri problemler
işler.. Sembolik bir niteliktaşır. Konu Türkiye ile ilgilidir; Azerbaycan Dergisi'nde tefrikaedilmiştir.
II.Sanatçı'nınAzerbaycan'ınSovyet döneminden
sOnra
yazdığıesereleri: ı. Peygamber: Manzum dram, 1923-1 922(?) Hazreti Muhammed'in hayatını,mücadelesini konu alan bu eser, tarihi gerçeklik ile de bağdaştırılarak; Buset , Davet, Hicret ve Zafer bölümlerini ihtiva eden 4 perde halindeoyunlaştırılmış.
2. Afet: Nesirleyazılmış4 perdelik dram-fada, ] 922.
3. Topal Teymur 16(Aksak Timur) Nesirle yazılmış dram. Eser Türk tarihiyle ilgilidir.
4. Kinyaz ( DeliKıynyaz): Manzum dram,1929. Rejime uygun bir oyun sayılmaktadır.
5. Telli Saz : 1930, Güney Azerbaycan Türklerinin yönetimin baskısına karşı yaptıkları mücadele konu alınmıştır;Bu eser basılmadığıgibi , sahneye de konmamıştır.Eserin orijinalyazmasıdakayıpolarak gösteriliyor.
14 Facia 4 perde,geçmiş asırlara ait bir vak'a, naşiri: Takı Takı (Ta~ı Ta~ı) Of, fiyatı 3 ruble, 1917,Açıksöz Matbaası ,ll l+10(ŞeyhSan'an'aİlave)+l(tasihcetveli) S.:120,"Kayıd:
Şeyh San'an"Devamında yanlışdoi\ru listesiverilmiştir. Altındaise 1910· 1916 tarihi yazılıdır.Eser, AOK. SÖK. T 812.32,K.12904 'dekayıtlıdır.
15 Facia.4- Perde, BakU, 1918(Eserin 2. bs. 1924»( Osmanlı alfabesiyle yazılmış olan eserinkapagında ayrıcayazar ile eserinadıRus alfabesiyle de tespitedilmiştir. Bu eser, AÜK. SÖK .22867, T812.32'dekayıtlıdır.
16 Dram 5 Perde,(mensur) BakU, 1926, 82-d Azerbaycan Matbuat MOdUrlUğU 13D4.A.H.M.K..Azemeşir Matbaası, 82+iS. Eser, AÜK. SÖK. K 962'dekayıtlıdır.
-.i:!A,,-•.\<:Ü:.,...T!.lU~r.!!!k1!.Lyaa.!t.;:A~r~aS!lJtı!!orm~al~ar!.!.I~E<2n:!.!st.!.!.itU~· s~U..!:D~e!.lrg",is,,-i....S""ay....l ....lıı.6...E...rz""u!!,-r-",um",-,2!lıO~O~1
...;-129-6. Siyavuş 17: Manzum dram- facia 1933. Konusu, Firdevsi'nin
Şeyhname'sinden alınmıştır. Hüseyin Cilvid bu oyununu Firdevsi'nin 1000. Yıl
Jübilesi ile ilgili çalışmalar programı çerçevesindeyazmıştır. Eserde Pantürkizm" ideolojisi telkin edilir. Azerbaycan Dergisi'nde tefrikaedilmiştir.
7.Şehla: Manzum piyes,1934.Basılmamış, sahneye konmamıştır, kayıptır. 8. Hayyam : (1935) Jürice Devlet Ödülü'ne layık görülmüş olmasına ragmen,Hayyam'ın hayatını konu alan bu manzum piyes nebasılmış ne de sahneye
konmuştur.
9.Körogıu:Senaryo, 1936. Eserkayıptır.
10. Azer (Poemia) :Sanatçının 1927yılında yazmagabaşladıgı, 1937'ye kadaryazmayısürdürdügü, fakat sona erdiremedigi manzumesidir. Mevcudu iki bin
mısradır. Belgesel niteliktedir. Edebiyat dergileri zaman zaman Azer'den belirli parçalaryayınlamakla yetinmişlerdir.Milliyetçilik- Türkçülükdüşüncesi çevresinde vücutbulmuştur.
i i. İblis'inİntikamı :Manzum piyes,ı936.İspanya iç savaşını konu alan bu eseri ile Hüseyin Cavid ilk defa aktüel bir siyasiolayı işlemiştir.
12. MektupveGünlük/eri: EzizŞerif, "Keçmiş Günlerden" adlıeserinin 32-69.sayfalarl arasında Hüseyin Cavid'in İstanbul'dan yazdıgı 8 mektuba; 7-n.sayfalarda ise Tiflis'tenyazılmış bir mektubuna yer venniştir. Aynı eserin III. Bölümü'nde de, "Gündeliğimde Yazılmışlar" alt başlıgı ile 73-147 sayfaları arasındaHüseyin Cavid'in ilki, "Tiflis 28 Agustos 1912" tarihinitaşıyangünlük ile, sonuncusu, "Eylül, Ocak 1937 Bakü" tespitii günlükleri yeralır.
13. Remzi:"Gecmiş Günler"de"Basılacak eserleri"arasındayer alan bu
piyesin, ulaşabildigimiz kadarıyla Hüseyin Cilvid'den söz eden kaynaklarda adı
geçmez.
i7 Bilindi~i üzere,Türk edebiyatında konusunu Firdevsi'nin Şehnamesi'ndeki Siyavuş
destanından alan iki tiyatro eseri dahavardır. Bunlardan ilki, Ahmet Mithat Efendi'nin "Fürs-i Kadirnde Bir Facia- yahut- Siyavuş" (Dört perdelik bu dram, TercUman-ı Hakikat'te tefrika edildikten sonra ,1301-1883 - 'de de ilk defa olarak risaleşeklinde tab olunmuştur.); ikincisi, Azerbaycan'ın Onlü yazar ve siyaset adamı Mehmet Emin Resulzlide'nin,"Asrımızın Siyavuşu" (İstanbul AmdiMatbaası,1923) dur.
-130- B.KırZlol!:lu: Azerbaycan'ınÜnlü Sair-DramYazarıRasizade Hüseyin Cavid vetkiSiiri
GEÇMİş GÜNLER
Bu bölUrnde Hüseyin Cavid'in, "Bakü' de" ve"Kadın" şiirlerininyeraldıgı Geç m iŞ Gün i e r adlı şiir mecmuasını tanıttık:.
Eserin kimligi problemini ilgilendirdigi için de hakkında yazılanlarıburaya almayıuygun buluyoruz:
"1910 yılına kadar Hüseyin Cavid ancak lirik şiir/er yazar Şairin 1905'ten sonrayazdığı şiir/erdenmatbuada ancak birkaç numune neşredi/miştir. 1913yı/ında Ctivid 1905-1912yıl/arı arasında yazılmış şiir/erinin muayyen bir kısmını" Geçmiş Gün/er " adlı birşiir/er mecmuası şeklinde Tiflis 'de neşreder. Birkaçyı/ sonra Bakü'de şairin "Bahar Şebnem/eri " (1917) adlı ikinci şiir/er mcmuası neşrolunur. Bu mecmua/arda H. Cavid'in el/iye kadar muhte/ifmazmun/u
şiir/eri top/anmıştır." 18
Hüseyin Cavid'in son sahifedeki,"Kayıd" başlıklı:
"(Geçmiş Gün/er) i şairane bir nazar/a gözden geçiren/er şiire benzer değerli bir şey bu/amaz/ar. Yapraklar, yalnız hikaye ve hasbiM/ tarzında kara/anmışbirtakım parça/ardır. Yazılışınagelince: (Ana) daki (mü/ahaza)ya bir kereatıf-ınazar edilmesi kafi o/sa gerek. .. H.C "
notu, 24 sayfalık bu mecmuada muhtevanın hikaye ve hasbıhallerden oluştuğuna işaret edip; şiir sanatı konusunda bir iddiası olmadıgına da açıklık
getirirken: .
"Yazılışınagelince: (Ana) daki (mü/ahaza)ya bir kereatıf-ınazar edilmesi kafio/sa gerek. ... ,,19
ifadesi, bu eserinyazılışındada dönemindiğerAzerişairveyazarlarında
görülen"Müşterekbir Türkyazıdili yaratma"eğilimiile,İstanbulTürkçesi'ni tercih ettiği fakatKafkasya'yı da büsbütün unutmak istemedigi söz konusudur.
Mes'utEloğlu,Hüseyin Cavid'in, hakikat vedoğruluk hakkındaki arzularını sanat yoluyla ifade etmiş olmasına, konularını,umumi, beşeri, milli idelerden seçtiğine; bu konularıromantik aktarışiarlaokuyucusuna sunduguna degindikten
18AzerbaycanEdebiyatı Tarihi, 2.C.s.: 859-863.
19Adı geçen mülahaza: "Ana" elfliz ve terkıbatea kavaid ve tablratea Istanbul Tür~esi 'ni
hatırlamakta beraber, Kafkasyayı da bütün bütün unutmak istemez. Parmak usulü yahud manzumyazılarda revi'y'y ve kdjiyece takib edilen usul peksıkıolmayarak oldukca serbest vegenişdir."
...!!A~•.!<Ü....T.Lıı!!!r,-!!ki>!.l·v~R~tA!:ll.!rR!l!s.!l.tır!.!mwR!.!.IRa.ır.ı.I.ı.;E.ıı.nsi!.!t.!l.itıı.;üs!.l!ü~D~e:ı..rglio!ii!.!si....!S~R!.lV.!..' ı~6:....ı.;E::.;rz~u~ru!!!m~2~O:ıı.O.!..ı
--=-
131-sonra Hüseyin Cavidşiirleri'nin, lirik ve felsefi şiirler açısından, özünü maddeler halindesıralar:
lXonulu felsefi lirik şiirler: Reel hayatın toplumsal gerçekliğin yoğun canlı tasvirinden sonra hayata, cemiyete ve insanlığa dair özünün felsefi estetik
görüşlerini vermeğe çalışır.
2.Birşahsın dilinden denilmiş monoloğlar: Birşahsındilinden toplumsal hayat, insan vb. hakkında müdrik görüşler ön plandadır. Bu halde şairin lirik
hayatın reel varlığın ve zamanın girdaplarına başvurmuş temkinli bir filizofun diliyle dikkatlere sunar.
3Nasihatamiz didaktik parçalar: Ahlaki, estetik kanaatleri, öğüt
verici(didaktik)şiirlerinde ifadesinibulmuş. Hikmetten, varlığınduyumlusırlarına
hitaplar ve aktarıcı suallerle dolu ifadeler aruzla yazılmış.Şairin varlığa
münasebetinin, hayata ve devrin toplumsal ve siyasi hadiselerine bakışının terkip hissesi kimi (gibi) meydanaçıkmış. .. 20
BusatırlarHüseyin Cavid'in veşiirinin Türk AzeriEdebiyatı'ndakiyerini ve degerini ortayakoymaktadır. Ayrıcayine Mes'ut Eloglu'nun Hüseyin Cavid'in sanat ve romantizmine açıklıkgetinneki için V.V. Vanslov'dan yaptıgı alıntıyıda burayaalmayıuygun buluyoruz:
" Kapitalist burjuva dünyasını büsbütün inkaredip ütopyadan ibaret idealler alemine çekilmek ve insanın, reelvarlığınyüksek derecede tekmilleşmesi hakkındahaydi beslemek bütün romantiklerin esas husussiyetidir. "
Bizim tespitierimize göre de Hüseyin Cavid, Geçmiş Gtlnler'de yer alan manzum parçalararacılıgıile: beşeriduygular, aile ve cemiyethayatındaher zaman itibar edilmesi gereken ahlak, geçimsıkıntısı,o beldesinden-cennetinden-kovulmuş insanın dtlnya hayatında çaresizligi, kadın haklarına saygı, cehalete, sosyal eşitsizlige karşı mücadele, genç kızların egitimi ve yetiştirilmesi, medeniyetçilik, çocuk ve tabiat sevgisine yönelik mesajlar verir.
Hüseyin Cavid için elealınankonubirtakımfelsefidüştlncelerüretmek için bir vesiledir. Nitekim Mes'ut Eloglu'nun:
"Azerbaycan Edebiyatının Romantizm cereyanının
nümayendelerinden ve esas yaratıcılarından olan Hüseyin CIİVid öz felsefi müdrikliği ve bedii kamilliği müstesna bir ustalıkla
20 Hüseyin Cavid'in Romantizmi, Bakü, 1975,5.10,56/56-213.
kudretli eserlerinde
-132- B.KırzıolUu: Azerbaycan'ıo ÜnlüŞair-Dram YazarıRasizadeHüseyinCavid veİki ŞIIri
şair Romantizmin bedi! özellikleri, romantik rehreman aktarışımiarı, romantik sanatın tabiatından doğanideya ve mevzular alemi, fikir ve mülahazalar si/si/esi, şairin yaratıcılığındayüksek bedii eksenini yapan toplumsal, felsefi problemlerde konkret tahlil yolu i/e izah olur.,,2i
tarzındaki açıklamalarıbizce, GeçmişGünler'de yer alan manzumeler için de bir genellerneoluşturur.
Geçmiş Günler, Adem ile Havva'nın Cennet'ten kovuluşunu anlatan Hubfit-i Adem ilebaşlayıp; insanın dünyadaki çilesini imleyen: "Bakü 'de Balaham Neft
Madenierine" giderken Mes'ut veŞefika arasında bir müsahabe" adlı şiirledevam eder ve baharladenkleşenbirkızçocugunun ölümünü ifade eden "Çiçek Sevgisi" ile biter. Butavır, kitapta bir tasnifendişesininolduguna dikkat çekmektedir.
İnsan'ınmerkezalındığı GeçmişGünler'deşu altbaşlıklardaverilenşiirler
yeralır: Hubut-ı Adem, Bakü' de, Yı1d-1 Mdzi, Otuz Yaşında, Geceydi Bir
ResimKarşısında, İlm-iBeşer, Kadın,Küçük Serseri, Öksuz Enver,İlkbahar, Kız Mektebinde, Çiçek Sevgisi.
Yukarıda sıralamada yer alan şiir adları, Hubı1t-1 Adem hariç, Hüseyin Cavid'in yenileşme yolundaki Türk edebiyatı zevk ve anlayışına baglı olduğunu düşündürür.
HüseyinCı1vid, şiir sanatıyoluyla reelhayatın,toplumsalgerçekliğinyogun canlıtasvirlerinden sonra, hayata, cemiyete,insanlığadair felsefi ve estetikgörüşleri vermektedir. Estetik ve ahlaki görüşleri de öğüt verici şiirlerinde ifadesini bulmuştur.Bu şiirlertoplumsal hayatlagenişölçüde ilişkilidir. Birey'in dramından hareketle beşerlntrajedisinin sergilendigi manzumelerinde HüseyinCı1vid, sürekli hayatı sorgulayan, bunlara karşılıklar bulmaya çalışan bir düşünür konumundadır. Coşku ve telkin havası birlikte yL.ütülmüştür. Dünya hayatının hiçbir zaman huzur vermedigi görüşümanzumelerindeyaygındır.Gelecek endişesi karşısında yalnızcaailehayatıonu teselli edip hayatabağlamaktadır.
Manzumelerin konularını da, dünya dertleri, tutsaklık sembolü, entellektüel erdemler; çocukluk ve eğitim, gençlik ve orta yaş üstüne, maddi ve manevi güzellikler oluşturur. Manzumelerin bütünü dikkate alındıgında edebi türlerin iç içe girdiği görülür. Okuyucu, tiyatro, hasblMI, hikAye, hatta Geceydi'de oldugu gibi bir roman nüvesiylekarŞı karşıyadır. BakU'de, Geceydi, Öksüz Enver, KızMektebinde, hikayeye has muhteva ile karşılaşılır. GUçlü birduygusallık ile sanatın özünü ve agırlık merkezini hayatta arama, ortamdan kaynaklanan hüzünlü
....i:!A"".Ü"".L..!Tull!Lrki!Y·.I.!ya!!.t.!JA!Lra~s!!!tı.!..!rm~a!!.l!!!ar"-1.!i<E.!l'ns~ti!!!ttl!!.2s.!!.tl.!!D""eru;g...is...i""Sa....Yu.I"",16"---"E,",,rz!o.!=u!Lru!!.!m...2,...OO"'I'-
--=-133-hayat sahnelerinden bahsetrne ihtiyacı, bu tarz şiirlerin vücud bulmasında sebep teşkileder.Toplumsal çelişkiler karşısında duygulanıpve bu duygudan düşUncelere ulaşır.Hubilt-i Adem, Geceydi, Öksüz Enver,Çiçek Sevgisi, Kız Mektebinde manzumelerindeizlenebildiğigibi çoklukla, manzum hikaye türUneeğilim duyar.
Aruz ve hecenin birlikte kullanıldığı bu manzumelerde kullanılan dil malzemesi, seçilen veznin sesiylebağdaşır. Vezin ilebağlantılıveya vezindışında birkaç mısradan sonra bir iki kelime kullanarak, anlamı ve ritrn vurgusunu bu kelimelere yükler ve böylelikle şiiri, vezin eğemenliğinden kurtarır.(Öksüz Enver, Çiçek Sevgisi,KızMektebinde)
Kitabınson üç şiiri olan İlkbahar, Kız Mektebinde, Çiçek Sevgisi, hece ölçüsüyle;diğerleriaruziayazılmıştır. AruzunkullanıldığımanzumelerdeOsmanlıca kelime ve tamlamalar, hece ileyazılanlaranazaranağırlıktadır.Konuya ve seslenilen kesime göre de bir dil örgüsü söz konusudur. Konuşma dilinden geniş ölçüde yararlanmıştır.
İstanbul ağzı ile yazılan Geçmiş Günler'de "Birce kerre ıçkır-H, "geydiğin geyim (geyim gey- ) " , "oynaşıp okuş- " , "sen ne sen " , "gül/ük(gül bahçesi). " gibi Azeri Lehçesi'ne özgüsöyleyişler devardır.
Genelde manzumelerde, her beyitte iki uyak kullanma kolaylığı sebebiyle mesnevi biçimi seçilmiş. Tekli, üçlü, özellikle dörtlü mısra kümelenişleri de kullanılmış. Denilebilir ki, Hüseyin Cavid'de geleneksel nazım şekilleri dışında kendine özgübirtakım arayışlarda söz konusudur.
Hüseyin Cavid, genellikle manzumelerine bir olay çevresinde romantik duygular ve felsefidüşünceleri bir araya getirerek vücut verir. Yönteminuygulanışı da, önce bir olayın tespiti sonra da olaya dair düşüncelerin verilişi tarzındadır. Hubftt-i Adem'de bu olay: Adem ile Hava'nın "esir- i nefs" olarak cennetden kovuluşlarıiken, Geceydi'de, terkedilen biraşığın intiharıdır.
Hüseyin Cavid'in bu kitapta yer alan manzumelerini, temaları bakımından sekiz grupta toplayabiliriz:
ı.Sevgiyi konu alanlar(Hubfıt-ıAdem, Geceydi,KızMektebinde); 2. Geçim derdi üzerine kurulanlar (Bakü'de,Küçük Serseri);
3. Konusunu sosyal hayattan alanlar (Bakü'de, Öksüz Enver, Küçük Serseri,Kadın);
4.Eğitim(KızMektebinde, Öksüz Enver); 5. Tabiat(İlkbahar,Çiçek Sevgisi),
-134- B.Kırzıoi!lu: Azerbaycan'ınOnlO Sair-Dram Yazan Rasizade Hüseyin Cayjd vetkiSiiri
6.Kadın hakları (Kadın);
7. Zaman ve çocuklukyılları (Ydd-ıMAzl);
8. Evrenin bilinmezlerikarşısında insanlıgın aczi(İIm-i Beşer).
Kitapta yer alan şiirlerden bazıları, Tevfik Fikret ve Mehmet Akifte
karşılaştıgımız"zavallılaraacıma şekilindetezahür edeniçtimaıhisler "jterennüm ederler. Bunlar: Geceydi, Küçük Serseri ve Öksüz Enver'dir. Bu tarz şiirlerin Hüseyin Cavid'in kendi gözlemlerindendoğdugusöylenebilirse de bu etkininTevfık Fikret aracılığıyla François Coppee ve SuIIy Pnıdhomme'dan geldigi yargısına ulaşmakda mümkün.
İnsanın hayatla mücadelesi: ferdi ıztırapve kabuller çevresinde daha çok kaderci bir dikkatle elealınması; felsefi huzursuzluk sözleriyle ifade edilen insanın sosyal düzenden kaynaklanan buhranı içinde bireyi ve onun milyösünü problem olarak görmesi ve bu çerçevedealışılmışdeger hükümlerinin çemberi içinde kalma, yaşanmışferdi deneyime yönelmeçabası,butemalarınbireyden hareketle romantik duyuş tarzıyla işlenmesi; farklı şekil denemeleri sebebiyle nevilerin birbirine karışması, temaya ve seslenilen kesime göre degişen vezin çeşidi; daha çok dış dünyaya yönelik hayal sistemi; ortak bir Türkyazıdili yaratma endişesi ile 0, hem eskişiirden uzaklaşır,hem de Azerişiirinin ulaşacagı ufukları işareteder.
İnsan'a odaklanan manzumelerin kişileri de, iki grupta toplanır: Kalbi temsil edenler; aklıtemsil edenler. Bu durumda Geç m iŞGünie r' inmuhtevası: k alp - a ki i d iYaioğu' na indirgenebilir.Şiirlerinanaizleği de eği t i c i ve yol g ö s ter i ci birtavrıiçermeleridir.
TAHLİLLER
l. "BAKU' DE" MANZUMESİ
Azerbaycan edebiyatında "Mes'ut ve Şefika" adıyla tanınan " B akü' d e " manzumesi, Hüseyin Cavid'in BakU yoksullarının hayatı ile ilgilendiğini; işçi sınıfının gelecekteki bagımsızlıgı konusunda arzular besledigini gösterir. Sanat hayatını dikkate aldığımızda onun Proleter mefktiresinden uzak oldugu görülür. Yine de onun butavrı sanatındave görüşlerinde bir yenilik olarak kabul edilebilir.
Bu manzume, sınıf farklılıklarının belirginleştigi devrin Rusya'sında çoğunluğun isyankar dUşüncelerinin canlılık kazandığı; gelecege ait düşüncelerin giderek kötümserligedönüştüğügünlerdeyazılmış olmalı.
...,A>:..,Ü"",,-,.T..,Il...r...ki....Yl!.!at""A...r.."as...tl...rm...al...ar....I ....E""o...sl....ilU"'s""U....D""e...rg....is...i ""S""ay...l ....l""6....E""rz...u....r....um...2""O""OI...
---"-135-Tevfik Fikret'in Süha ile Pervini'ni hatırlatan bu şiir, Şefıka- Mes'ut diyaloğu üzerine kurgulanmış. Tahkiyeye uygun düşen mesnevi kafiyesinin kulanıldı~ı manzumenin konusu, Süba ve Pervin'den farklıdır ama, kurgu ve semboller tam benzerlik göserir. Her ikisinde de kişiler birer semboldür: hayal v e h a k i kat kavramlarınıkarşılayıp,felsefi fikirleri ifade ederler:
Sosyalmuhtevasıolan buşiirde, hayal. hakikatçatışmasısöz konusudur: "Şefika biraz hayal -perverdir. Iki arkadaş Balaham Neft Madenieri 'ne giderken, Şefika, uzaktan hoş, şairane bir ormana benzetıiği neft boruklarım görünce sevinerek Mes'ud'a gösterir" ve,
"Nedir o manzara? Bir bak,nasılda cazibe-dar! Ki herbakışda doğarkalbe bir sürur-ibahar.
Oservilikde gezenlerdeğilmi hep mes 'ud? Değilmi- Allah için söyle- hepsi vecd-alud? "
sorusunu sorar; Mes'ud'dan aldı~ı uzun cevap özet olarak aşağıdaki beyittekarşılı~ınıbulur :
"Hayal içindebeşerdaima saadet arar, Hakikatinyüzü lakin gülümsemez, ağlar""
Şiirin bütünü dikkate alındığında, metinde, zengin- yoksul; çalışan çalışmayan tezatlarının vurgulandığı görülür. Soru ve ünlem cümleleriyledüşünce mekanizması harekete geçirilmek istenirken; rejimi hicveden bir nitelikle de karşılaşılır.
Şiirin tahkiyeye dayanan dramatik bir özelliği var. Manzumenin fikri boyutu: hayalin hakikatekarşı isyanı ve ondan yüz çevinnesidir. Hakikat -Mes'ut- , cemiyethayatındaki zulüm ve sefaleti görerek, bunlardan habersiz olan hayale-Şefıka'ya-göstennekle görevli konumundadır. Manzumenin ilerleyen bentlerinde hayaıhakikate büsbütün teslim olur ve onun iradesialtınagirer.
Azerbaycan Edebiyatı Tarihi'nin "Hüseyn Cavid" maddesinde22 bu iki sembolikkişiile ilgiliaşa~ıdakinotvardır:
"Mes 'ud ve Şefika" tabii, şairane bir pa/oslayazılmıştır. Bu pa/os, her şeydenevvel, Mes 'ud veŞefika'mn karakterinde, onları düşündüren büyük ictimai
-136- B.Kırııollu: Azerbaycan'ıoÜnlü Sair-DramYazarı RasiıadeHüseyin Cavld vetkiSiiri
fikirlerde, Neft Bakusu ve yoksul sınıfının hayatı, geleceği hakkında besledikleri güzel arzularda özünü gösterirdi. Bu suretle de hem keskin akıl, hem de zengin hissiyat zehmet yürekvardır.Eserdekişiiriyetde bu iki hususiyetinbirleşmesinden
doğar.
.. .. Mes'udveŞefika" şairin yaradıcılığınınbirinci devrindeyazdığı şiirler içerisinde mezmunu etibarıyla hususi yer tutturdu. Şiirde Bakü fehleleri(yoksulları)nin ağır hayatından, sahibkerler tarafindan onların amansız
istismar edilmesinden bahs olunurdu. "
B u Ş i i rinden dolayıHüseyin Cavid, " B akü ' d e Şa i ri" diye adlandırılmış; şiirdeele aldıgı konu ise çevresi tarafından, s ana ti n d a b i r yen i 1 i k ve o 1 u miu b i r h a d i s e olarakdegerlendirilmiştir.
IL. "KADIN" MANZUMESl
Hüseyin Cavid'in "K a di n" manzumesi, kadın'ıyücelten ve onu bir güzellik timsali olarak algılayan, kadının kölelikten kurtulup insan olmasının bilincinevarmasınıtelkin eden birmuhtevayıiçermektedir. Bu sebepten manzumeyi, konusu ve telkinettiği düşünceler açısından değerlendirmekyerinde olur.
Kadın'a yapılan manevi işkencenin hatırlatıldıgımanzumedekadınvesile edilerek, hUmanist birbakış açısıile cemiyeteseslenişsöz konusudur;kadın kavramı da bir genel içinde verilmiştir. Kadınların savunması yapılmaktadır. Şair, kadın üzerindeki erkek eğemenliğine, kadınların kendi haklarına sahip çıkarak son vemeleri yolundauyarıcıbir fonksiyonyüklenmiş.
Kendisine seslenilenkadınınkutsiyeti, "Sevgilihemşire", "ana" , "ey
nazlı kadın ", "ey sevgili ", "şevkatli melek" ifadeleriyle anlatılır. K a di n a s e s 1 e n iŞ diye adlandırılabilacek bu manzumede "uyan" seslenişi: kadını insancayaşamakiçin, insanoluşununbilincinevarıp insanoluşunun sorumluluğunu duymayaçagırıyor. "Esaret" ve "hakaret" e maruz kalan kadın'a telkin edilen mesaj:
"Çalış, öğren,ara, bulhakkınıal! Kahramanlar gibi kCNgayaatıl! Fazıüirfhanla mücehhez olarak Cehliyık,gajleti yak, aczibırak! Kimseden, gözlemeyardımasla; Yalanızkendine kendinağla! "
---!:!A,,-,t)""'ı.JTuü!!.r~ki~ya!!..!t.l:JA!!.r~aşwtl~rml!!;a!!..!l!!ıar,,,-I~E!!inşU!tiwtü~ş.!!.U~D~er,-"g.!i!iş:!...i -",S"",aYl!.I..!:ı6~E~rz!:!:u"-,ru,,-,m-,,--,,2,,,,OO!!.!ı,--
--=-137-ifadeleri ile verilmekte; ilgili düşüncelerde ancak onun çalışmasıyoluyla bagımlılıgına dayanan dizgenin yıkılacagı; somut bir özgürlük kazanabileceği yolundadır.
Geleneksel kadının kandırılmış, uyutulmuş bir bilinç ve uyutma aracı oldugunun farkında olan Şair, dünyakurulalıdan beri zincirlerinden kurtulamamış, bu sürekli aşagılanmış köleden, etkin, tutugunu koparan bir varlık olmasını istemekte; dolayısıyla ondan bir çağdaş kadın portresi , kimligi beklemektedir. Çağdaş kadınise:düşünen, etkinlikte bulunan,çalışıpyaratan, üreten erkekleeşitbir kadındır.
Hüseyin C§vid, kadının uyutulduğunu, kandırıldığını bilip samimiyetle söylerken; bunun farkında olmayan kadından da uyanmasını ister. Kadınlarla erkeklerineşit olacağıbir toplumunütopyasıiçindekadınaseslenirken de 0,kadına yapılan kötülüğün,bireyselsapıklıktan değil, kişisel davranışların değiştiremeyeceği toplumsal durumdan geldiğinin bilincindedir. Kadınların, özerk bir organizmaya sahip kılınarak, dünyayla boğuşacak, ondan kendi özlerini çıkaracak duruma geldikleri an,bağımlıolmaktankurutulacaklarınadainanmaktadır.
Erkeklekadınların eşit olacağıbir toplum hay§1 etmek, SovyetDevrimi'nİn
geçmişte insanlara vaat ettiği şeydi. Erkekler gibi eğitilip yetiştirilen kadınlar, onlarla aynı koşuııarda çalışacak, para kazanmak yolunda c i n s eiiiği,
ilc ret Öd e n e n bir h iZm e t o 1 m aya c ak; para kazanmak için başka bir iş bulmaları gerekecekti. Çalışarakiktisadi durumunu değiştiren kadının tepedentırnağa değişeceginivaadine Hüseyin Cavid deinanmışgörünür.
"İşte sıyrılmadahep zulmetler!..
Ağarırdanyeri kalk, işteseher!.." beytiyle adeta bu devrimiişareteder. "Eğersefilolursakadın, alçalır beşer"
diyen Tevfik Fikret çizgisinde yürüyen Hüseyin Cavid için de: bir toplumsal katı aşağı tutarsanız, aşağıda kalır elbete düşüncesi geçerlidir ama, özgürlük bu çemberi kırabilir. Kadından kendi haklarını kendilerinin arayıp
savunması beklenmektedir. İnsanlığın yarısının köleliği ve bunun getirdiği ikiyüzlülükten kurtuluş, ancak kadının kendi haklarını elde etmek için mücadele vennesi ve bu mücadeleyi kazanmasına bağlıdır. Kadının kendini türsel bir varlık olarak, yani insan olarak anlamasını beklerken 0, bağ ı m si z k a di n i m aj ı nı oluştunnak ister. Önce ağlamayı telkin ederken, bunuyardımbeklemek için değil,kendi durumunun, köleliğinin farkına varıp;durumunaağlamasını,sonra da bu durumdan kurtulmak için mücadele vermesini istemektedir.
Rasiz§de Hüseyin C§vid,KadınManzumesi'nde insan hak ve hürriyetlerini kadın için de mümkün görmek istemiş. Bu hak ve hürriyyet davası, O'nun idealist
-138- B.KlrzlDeıu: Azerbaycan'ın ÜnlüŞair-Dram YazarıRasizade Hüseyin Cavid veİki Şiiri
ruhuna işlemiş inaçlardan biri olmuştur. Bu sebeple manzumede t e m aya uyg u n ret o r i k b i r II sin p k ui ia n m ası, i çte n i i k, H. Cavid'in ş i i r e uiaŞm a s ma zemin hazırlamış; onu bu yolda başanya
ulaştırmıştır.
MANZUMELER BAKÜ'DE
Balahanı Neft Madenieri'ne giderken Mes'ud ile Şefıka arasında bir müsahabe.
Şefıka
biraz hayal-perverdir, uzakdan neft boruk23alarını
görüncesevinerek Mesud'a gösterir.
Uzak, uzak, pek uzak yerdeiştebir orman! Nasıldahoş,ne kadarşairaneserv-istan! Bak,iştebak nedir onlar? Ne söyledikse yalan... Gezübdolaşsadiyordun buşehribir insan, Çiçekli bir küçücük bagçeden eser bulmaz O serviler seni tasdik için mi? Ay kurnaz! .. Nedir o manzara? Bir bak,nasıl da cazibe-dar' Ki herbakışdadogar kalbe bir sürUr- i bahar. O servilikde gezenlerdeğilmi hep mes'ud? Değilmi- Allah için söyle- hepsivecd-aınd?
(Birdenbire hayretle) Degişdibetbenizin,şöylezehr handenle Ne söylemek diliyorsun? Aman çabuk söyle! ..
MES'UD Ne söyleyim, nedüşündünse hepsineş'e-pezlr. Güzel, sevimli, fakatşairanebir tasvir... Bu birhakıkatebenzer hayal-i muzlimdir.
23 Neft: Petrol; Boruk: Petrol çıkarmatesisleri; serv-istan: Servilik; C§.zibe-dk C§.zibeli, alımlı; sürur- i bahar: Bahar sevinci; vecd-iilud: Coşturan; hande: Gülüş; neş'e-pezir: Sevinçli; hayitl-imuzlim:Karanlık hayiiI; pışegiih-ı nigiih: Bakışın önü; tecessüm et-: Canlan-:!Akat-ıdil: Gönül kuvveti;keşlde: Çekiliş, çekilmiş;mu'tiid:Alışılmış;teverrüm et-: Verem 01-; rezm-gith-ı malşet: Yaşama kavgası meydaı; temeshur eyle-: Maskaralık el- ; bed-baht: Talihsiz ; keder-nümii: Keder gösteren; müzlim: Karanlık; tekiirrüb et-:Yaklaşma; keder-ıii:Kederdoğuran; ruşen:Aydınlık:menba'-) sa'iid: Mutlulukkaynağı~ piş-giih-ı nigii: Bakışın önü; hissoı neşiit: Sevinç duygusu: ma'dilet: Adalet : suiil-j
-",A"",.u",".""T'-"II"'rki""·...,ya....l...,A""ra""s""tır...w...a....la...r""'lE""n""s""li""lll""sll....D...e"'r...gi""sic..S...a..,.V""'11....6ı...E"'r...z"'ur"'u"'w'---"C20""O"'-1
-'-139-KipIŞ-gillı-1 nigahında şöyle dalgalanır. "Hayal içindebeşerdaima saadet arar,24
Hakikalinyüzüıakin gülümsemez, ağlar".
O serviler ki uzakdan sana tebessüm eder. Biraz dayaklaşalımbak, hemen tecessüm eder: Önünde bir serv dehşetli,sisli abideler, Ki daima saçar, etrafa kirli rayiha lar. O servilikdeçayırdan,çiçekden iz yokdur, Görürkenanlayacaksınki hepbataklıkdır. Güzel, temiz su bulwımaz. Cehennemıbir çöl... Ki zift akar, birikir, her taraf olur göl, göl... Şu"serviiik"dediğinhep mülevves ehramlar, çamurlu, isli ( boruk)lardıröyle manzaradar. Yığın, yığın beşeriyyet o müzlim ormanda, Yaşar, koşar, çalışırzift içinde, her yanda.
Hayatıgüldürecek bir ümidebağlanarak, İş arkasınca koşuşmakdahepsiçırpınarak, Biraz dayaklaşalımgörzavaıııinsanlar, Neler çekeryaşamakçin!Nasıl yaşaronlar! Görünce tab edemezsin.Acırsın, ağlarsm.
Nedirbela-yı ma'ışet, duyarsın, anlarsın. ŞEFİKA
Hayır,olevhayıben görmek istemem, dönelim... MESUD
Fakat niçin acaba! Söylemez misin güzelim? ŞEFİKA Niçin mi?Göğsümügel dinle, sonra h§.limi bil. Bakişte,öyletemaşayavarmı takat-ıdil ? Birer, birer banaanlattığıno manzaradan, Gönüldehası]olur sade, gizli birşivan.
Hemen dönüp gidelim, bence fazla... seyretmek.
Yazık!..Belli-yı ma'işet hayatımahvedecek. Ağırdemirlerinaltındahep ezilmek için Uzak, fakat pek uzak, pekyabancıülkelerin, Fakir,zavaııı,sefalet keşide evladı,
Koşub, gelirişiçin, hepsinin bumu'tadı...
Çoluk, çocuk, ana,hemşıre, kız, nişanlı,gelin; Vatanda hep gözüyoııardamüztarib, gam-kin...
24Az,çokhayalden gelir insana tesliyet
-140- B.Kırzıo!!lu: Azerbaycan'ın Ünlü Sair-DramYazarıRasizade Hüseyin Cavid vetkiŞiiri
Melal-i hasretedüşkünkederli aileler, BUgün,yarındiye hep intizar içinde meler, Yarınkigün, kimi me'yUs olup teverrüm eder; Sönüp gider,yaşamazcümle kainata küser. Fakatyaşarkimi; ye's ü ümit içindeyaşar,
Soluk hayat ileakşam,seher yanar,sızlar. Obı-nevalarıyadeyledikce, hep bunlar, Cefaya, zahmetekarşı göğüsgerüb çabalar. Burezm-gah-ı maışetde yıpranırhepsi, O zift akan, kuyularonlarınecelkapısı... Sakatlanırçogu koldan, kaburgadan, belden, Yarımcesed,yarıminsankalıb düşerdilden. İkincibir yeni zillet temeshur eyleyerek Gülerzavallıya,bcdbaht Mem ne yapsa gerek... Hayır, bu halidüşündükce artıyorkederim; Okanlımezbeha gitmekden ihtiraz ederim. O serviler neimiş şimdi anladım, bildim; Birer mezardaşıdır hep keder-nüma , mUzlim. Uzaktan öyle güzelken tekarrüb ettikce; Hayali, hissi üzercanınızabirişkence. Hayır, şukirli, mülevves muhite ben varmam; Hemançapıkdönelim, herşeyanlaşıldıtamam.
MES'UD Fakat çokaldanıyorsun benim güzel melegim Düşündüğüngüzel, ammayanılma sevdiceğim. Buneş'esiz,bu keder-za, bu muzlim alemden; Ziyalanırbütün evler, cihan olurruşen. O zift akan kuyularmenba'-ısa'Metdir; Akub giden sularaltındır; aynıservetdir. Bak,iştehep o boruklar birer büyük butdur, Kipış-gahınaçok kimse varmadanboğulur. Buşehriçinde görüpduyduğun o his s-ineşat;
BütUn o debdebeler, hep o anh,şanlıhayat; Bütün o tantanalar, hep o süslü heykellere?!) Bu sisli, isli boruklarla iftihar eyler
ŞEFİKA Evet! .. O servet ü samiin içinde zenginler, Keder ne... bilmeyerek istirahat etsinler! Fakatzavallıfakir orta yerde kahrolsun, Zehiriigazlarıyutsun da yıpranıbsolsun. Sebeb ne? - sahtedüşman-O nemli yerlerde. Fakir olan çürüsiin! .. HakIIma'dilet nerde?
-,,!A....,.Ü:....T~iı"-'·r..,ki",·y..!!a,,-,tA",r..."a""şt",lr""m:ıı;a",la....r,-,1E""n"'s,..,ti"'tU..s....ü..,D"'er....g...,is"-i-"S"'a..,yl'-'I"'6-'E'"'r""z....ur,...u"'m"-"Z"'OO"'I
--=-141-Bu, anlaşılmayacakbir sual-imüşkUldür, Ki halledilmesi zannıınca gayr-ıkabildir. Bu fikrekarşınemazıcevap verdi, ne hal; Senin bu fikrinikeşfeylerancak istikbal...
KADıN
Kadın! Ey sevgili hemşıre25uyan!
Ana! Eynazlı kadınkalk! Uyuyan Daima mevtlehem-duşoluyor. Züll ü mihnetle hem-aguşoluyor. İşte sıyrılmadahepzulmetıer!... Ağarırdanyeri kalk,işteseher' .. Uyan,etrafınıseyret de,düşün! Bütünevlad-ıvatanişte,bugün Yalınızsenden umar sadraşifa,
Yalınızsende bulur ruhagıda.
Anaevladınıbesler, büyütür, Anasızmillet, evet öksüzdür. Senin alemde vazifen , hissen Ne büyük hem neağırdırbilsen?!
Kadın!Ey sevgili,şevkatlimelek! Bu kadar sabr u tahammül ne demek O letafet, onca bütle sana,
Bu esaret, bu hakaret ne reva!? Sen ne sen? Kendini bil, za' afı bırak! Hepnasıbinmi senin sille, dayak? Çekme ah, öyle mükedder, mahzun!
Ağla, gözyaşların aksın, coşsun'
Ağla, feryadınıduysun erler, Belki insafa gelüb rahmedeler. Ağla, çırpın!Olatıf,ince sesin
ÇınlasınmevcelenUb yükselsin. O sesin kuvveti,te'sıribüyük. ..
Ağla,ta lerzeye gelsin yer, gök.
25Bem-şIre: Kızkardeş;mevt: ölüm; hem-duş01-: eşit01-; Züll (zül): Alçaklık;hem- aguş 01- : Kucakkucağa01-; danyeri: Tanyeri; sadr: Göğüs,yürek; letafetBoşluk,güzellik; bütle: Tapınma; mükedder: Kederli, üzüntülil; mahzun: Tasalı, kaygılı ; mevclen: Dalgalan-; lerzeye gel- Titre-; pa- mal 01- Çiğnen- ;Perde-ızulmet: Karanlığın perdesi; Faz!: Erdem; irfiin: Anlama, bilme; mücehhez 01-: Donarr-; cehl: Bilmezlik.
-142- B.Kınıoğlu: Azerbaycan'ın Ünlü Sair-DramYazarıRasizade Hüseyin Cavid veİkiSiiri
Bak, bak insan ne kadaraldanıyor? Hayır, asla beni sen dinleme, dur! "Agla, hep agla!" dedim. Pekyanılış... Aglamakdan neçıkarsanki?Çalış!
Oluyorişte hukOkwı
pa-
mal,Çalış,ögren, ara, bulhakkını al!
Perde-ızulmet içindensıyrıl!
Kahramanlar gibi gavgayaatıl! Fazıu irfanla mücehhez olarak Cehliyık,gafleti yak, aczibırak!
Kimseden, gözlemeyardımasla;
Yalınızkendine kendinağla!