• Sonuç bulunamadı

Cezaevinde Kalan Kişilerde Şiddetli Madde İsteğini (Craving) Belirleyen Etkenler. Ögel K, Koç C, Başabak A, Aksoy A, Karadayı G, Yeroham R. 7.Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi, poster sunumu, 08-11 Aralık, Antalya 2011

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Cezaevinde Kalan Kişilerde Şiddetli Madde İsteğini (Craving) Belirleyen Etkenler. Ögel K, Koç C, Başabak A, Aksoy A, Karadayı G, Yeroham R. 7.Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi, poster sunumu, 08-11 Aralık, Antalya 2011"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1 CEZAEVİNDE KALAN KİŞİLERDE ŞİDDETLİ MADDE İSTEĞİNİ (CRAVİNG) BELİRLEYEN ETKENLER

Kültegin Ögel1, Ceren Koç2, Aslı Başabak2, Alper Aksoy2, Gülşah Karadayı2 , Romina Yeroham2

1

Acıbadem Üniversitesi ve Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği

2

Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği

7.Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi, poster sunumu, 08-11 Aralık, Antalya 2011

Giriş

Cezaevleri maddeden temiz (drug-free) olarak bilinir. Ancak uyaranlar olmamasına rağmen cezaevinde madde kullanıcılarının şiddetli madde isteğinin (craving) devam ettiği de gösterilmiştir (1). Şiddetli madde isteğinden, kişi madde kullanmasa bile madde kullanımına bağlı nörobiyolojik değişikliklerin belli bir süre devam etmesi sorumlu tutulmaktadır. Şiddetli madde isteğinin tedavi edilmesinin relapsın önlenmesi açısından da önemli olduğu

bildirilmektedir (1). Yöntem

Araştırma Ümraniye T tipi cezaevinde kalan hükümlüler arasından rastgele seçilen 162 erkek hükümlüyle yapılmıştır. Araştırmada sosyodemografik form, Bağımlılık Profil İndeksi Klinik Formu (BAPİ-2) ve SCID (2) kullanılmıştır. BAPİ madde kullanım özellikleri, bağımlılık tanı ölçütleri, madde kullanımının kişinin yalamına etkisi, şiddetli madde isteği ve madde

kullanımını bırakma motivasyonu alt ölçeklerinden oluşmaktadır (3). BAPİ-2 ise BAPİ'ye ek olarak depresyon, anksiyete, öfke kontrol sorunu ve güvensiz davranışı ölçen alt ölçekleri içermektedir (4). Görüşmeler yüz yüze klinik psikologlar tarafından yapılmıştır.

Bulgular

Örneklemin özellikleri tablo 1'de verilmiştir. Bağımlılık tanısı alanlarda almayanlara göre ve daha önce tedavi görenlerde görmeyenlere göre şiddetli madde isteği puan ortalaması daha yüksek bulunmuştur (Tablo 2). Kişinin cezaevinde kaldığı sürenin kısa veya uzun olması şiddetli madde isteğini etkilemiyor gözükmektedir.

Bırakma motivasyonu, tanı ölçütleri, anksiyete düzeyi ve güvensiz davranışın cezaevinde kalan kişilerde şiddetli madde isteğini yordadığı saptanmıştır (Tablo 3).

Tartışma

Cezaevinde şiddetli madde isteğinden kişinin bağımlı olup olmamasının ve daha önce tedavi görüp görmemesinin etken olduğu saptanmıştır. Daha önce tedavi görmenin de bir bağımlılık belirtisi olduğunu düşünebiliriz. Öte yandan kişinin anksiyetesinin yüksek olması ve güvensiz davranış puanlarının yüksek olması da kişinin madde isteğinin şiddetini artırmaktadır.

Güvensiz davranışın anksiyeteyle ilişkisi olduğu düşünüldüğünde temel olarak anksiyetenin madde isteğinde rol aldığını söyleyebiliriz.

(2)

2 Bu bulgularla, cezaevinde madde isteğini kişinin bağımlı olup olmaması ile anksiyete

düzeyinin belirlediği kanaatindeyiz. Sonuç olarak cezaevinde kalan madde kullanıcılarında özellikle bağımlılık tanısı alan ve anksiyete düzeyi yüksek olanların psikososyal ve tıbbi müdahalelere gereksinimi olduğunu söyleyebiliriz.

Kaynaklar

1-Fletcher WB, Chandler RK. Principles of Drug Abuse Treatment for Criminal Justice Populations . A Research-Based Guide. National Institute on Drug Abuse. 2006

2-Çorapçıoğlu A, Aydemir Ö, Yıldız M ve ark. (1999) DSM-IV Eksen I bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme, Klinik Versiyon. Ankara: Hekimler Yayın Birliği. 3-Ögel K, Başabak A, Koç C, Aksoy A, Karadayı K. Bağımlılık Profil İndeksinin (BAPİ) Farklı Formlarının Psikometrik Özellikleri. 4. Ulusal Psikofarmakoloji Kongresi. Poster bildirisi. 2011

4- Ögel K, Karadağ F, Evren C, Gürol DT. Kullanılan Madde Cinsine Göre Bağımlılık Profil İndeksi'nin (BAPİ) Psikometrik Özellikleri. 4. Ulusal Psikofarmakoloji Kongresi. Poster bildirisi. 2011

Tablo 1: Örneklemin özellikleri

N % Eğitim durumu Okuryazar 21 11,5 İlkokul 100 54,9 Ortaokul 39 21,4 Lise 21 11,5 Üniversite 1 ,5 Çocuk Var 90 49,5 Yok 92 50,5

Daha önce tedavi görme

Var 57 31,3

Yok 125 68,7

Bağımlılık tanısı

Var 32 17,6

Yok 150 82,4

Ortalama Standart sapma

Yaş 33,43 10,35

Cezaevinde kaldığı süre 24,93 13,12

Daha önce cezaevine girme sayısı 1,33 0,47

(3)

3 Tablo 2: Kişinin cezaevinde kaldığı süre, bağımlılık tanısı alması, daha önce tedavi görmesi ile şiddetli madde isteği puanları ortalamasının karşılaştırılması

N ort±ss t-değeri, sd p

Cezaevinde kaldığı süre

0-12 ay 31 3.00 0.26, 160 0.78

13 ay ve üstü 131 2.88

Bağımlılık tanısı

Yok 31 1.5 -4.14, 160 0.00

Var 131 3.2

Daha önce tedavi

Yok 55 3.58 2.96, 160 0.004

Var 107 2.56

Tablo 3: Şiddetli madde isteğini yordayan değişkenler

B Std. Error Beta T p

Yaş ,019 ,019 ,107

Cezaevinde kaldığı süre (ay olarak) -,018 ,014 -,130 -1,263 ,211

Daha önce cezaevine girmiş olma -,955 ,664 -,139 -1,439 ,155

Aldığı cezanın toplam süresi ,004 ,004 ,108 ,952 ,345

Motivasyon -,300 ,112 -,298 -2,670 ,009

Tanı ölçütleri ,239 ,090 ,389 2,659 ,010

Madde kullanımının yaşama etkisi ,065 ,065 ,142 1,009 ,317

Depresyon ,015 ,126 ,014 ,119 ,906

Anksiyete ,462 ,176 ,338 2,628 ,011

Güvensiz davranış -,207 ,102 -,229 -2,037 ,045

Öfke kontrol sorunu ,098 ,130 ,083 ,752 ,455

Referanslar

Benzer Belgeler

This coding system can also be used to evaluate the communication and problem-solving skills of couples receiving Behavioral Marriage Therapy and to test the effectiveness of

Severity of renal failure is in parallel with the given dose of HgCl 2 and plasma urea and creatinine levels (Table 1) besides urine protein electrophoresis confirms the degree

As a result of the data obtained by the qualitative research method; according to countries whether the education received from high school contributes academically or not,

‹lçe düzeyinde sa¤l›k yönetiminden sorumlu makam olarak olufltu- rulmas› gereken ‹lçe Sa¤l›k Müdürlüklerine ba¤l› olarak kurulacak modüler sa¤l›k

[r]

Bu nedenle tam yurttaş katılımlı bir planlama politikasına geçişte yurttaş katılımının mevcut konut üretim modellerine entegre edilmesi gerektiği söylenebilir (Bu

• Bağımlı aynı duyguyu yaşamak için daha fazla ilaç almak durumunda kalıyor.. Nöronlar arasında sinirsel iletişimi

Eğer madde kullanım bozukluğuna bağlı zehirlenme, kalp ve karaciğer bozukluğu, genel durum bozukluğu, deliryum. tremens, yoksunluk gibi acil bir durum söz konusu