ÇOCUKLUK YAŞLARINDA İŞTAH
D r. Ş u le B ilir* Giriş
İştah ve açlık çok defa birbiri ile karıştırılır, oysa ikisi ayni şey değil dir. Açlık vücut için gerekli enerji kaynağının sağlanm ası için bio- lojik bir çağındır, iştah, yemek yemekten zevk alm aktır. Gerçek iş tah ancak insanlara özel bir duyudur.
İştah süt çocuğundan büyük çocuğa doğru gittik çe gelişir ve erişkin çağında kültürel koşullarla ilgili olarak bazı özel besin maddelerine karşı duyulan çok karışık arzular haline gelir.
İştah, açlık gibi biolojik kontrole bağlı d eğild ir ve çoğunluk la biyolojik ihtiyaçlar bireylerde çok farklı olabilir. B azı kimsele rin biolojik ihtiyaçları için çok az yem elerine k arşılık diğerleri çok fazla yerler.
Doğumdan Önce Beslenme
Fetüs durağan bir şekilde beslenir. H er kalp atım ı ona yaşaması ve gelişmesi için gerekli olan öğeleri g e tirir ve bütün vücut hüc relerine dağıtır. Açlık söz konusu d eğildir ve gastro intestinal sis temde besin maddeleri bulunmaz, şu halde fetüs yem ez, beslenir. Bu durumda besinlerle ilgili b ir mutluluğu yoktur.
Süt Çocukluğunda Açlık B elirtileri ve İştah
Doğumdan kısa bir süre sonra bebekler gen ellikle huzursuz olur lar; ağlarlar. Bunun nedeni çok defa açlıktır, fak at h er zaman ne den bu değildir. Biraz okşama, sallama ile uykuya dalarlar. Bazen doğumdaki sedasyona bağlı olarak b ir ik i gün em m e istek leri pek kuvvetli olmayabilir. Bununla beraber sağlıklı bebek te em m e ref leksi vardır. Süt çocuğu kendisini besleyemez, beslen m eye ihtiya cı vardır. V e beslenme onun için bütün vücudu ilg ilen d iren mutlu bir perioddur, Çünkü, o an kucağa alınır, sıcak b ir ilgi görür, ve emmesine izin verilir. İlk aylar anne kucağında b öy lece yem e alış kanlıkları başlar.
* Hacettepe Ü niversitesi P ed iatri D oçenti — Ç o cu k G e liş im i B ö lü m ü Başkanı
BESLENME ve D İY E T DERGİSİ 85
H e r b eslen m e saati b irb irin e benzer. Vücüt dokularının bes lenmesi için b io lo jik ihtiyaçları vardır, kan şekeri düşer, gastrik k on tra k siyon lar ağrıya ve huzursuzluğa sebep olur. Bu gerginlik uyuyan çocuğu uyandırır. Ağlam aya başlar. Ancak annesinin onu şefkatle kucağına alıp okşam ası ve beslenmesi ile durumu düze lir.
B eslen m e saatinde annelerin onları kucaklarına alış şekli, okşa m aları süt çocu k larım iştah yönünden etkileyen en büyük fak tör dür. S in irli annelerin ruhsal gerginlikleri ve hızlı ve sert b ir şekil de b eslem eleri b ebek lerd e olumsuz etki yapar, iştahları azalır, be sinlerini a lm ak istem ezler, ajite, huzursuz b ir hale gelirler. Bu durum d e va m lı ise bu bebeklerin gelişm eleri geri kalır, içe dönük veya tam aksine huysuz, sinirli olurlar.
Anne Sütü İle Veya Yapay Beslenme
Bazı an neler için kendi sütlerini verm ek anneye ait b ir fonk siyon olm a s ı nedeniyle mutlulukla yapılan b ir görevdir ve bunla rın sütleri y e te rli m iktarda oluşur, başarılı b ir beslenmeye doğru gidilir. Anne sütü ile beslenme hiç b ir zaman biberonla beslenme ile kıyaslanam az. Anne sütü ile beslenen b ir süt çocuğu annesinin kucağında olm ası nedeni ile güvenlik duygusunu kazanır. Biberon la b eslen m elerd e de biberonu bebeğin ağzına dayayıp kendisi baş ka b ir iş gören annenin bebeği ile, onu kendi sütü ile besler gibi bir pozisyon da kucağında besleyen b ir annenin bebeği arasında ayni m ik tard a sütü alsalar b ile gelişm e yönünden farklar olacaktır.
Emme
H ayatın ilk aylarında bütün süt çocukları beslenmeye emme ile başlarlar. B eslenm e ihtiyacı ile emme ihtiyacı ayrı şeylerdir. Ba zı b ebek lerin d iğerlerin e kıyasla emme ihtiyaçları fazladır. Anne
sütü alan b ebek ler gereken sütü aldıktan sonra bir süre daha bo şalmış m em eyi em m eğe devam ederler. Biberonla beslenenlerde şi şedeki süt boşalıp ta ağzından annesi çekip alınca emme yönünden doym adığı için bu sefer başparmağını emmeğe başlar. Bu da aylar ca devam edebilir, ileride dişlerin şekil bozukluklarına sebep olur. Böyle çocuklara b ir süre yalancı emzik vermek daha yararlıdır.
Süt çocukları çoğunlukla uykuya varırken baş parmaklarım em erler. B azıla rı ayak parmağını tercih eder. Bazen el bileklerini em enleri görülür. Bu olay çok defa b ir battaniyeyi yana dayama, şaçını çekm e, kulağını çekme ile beraber bulunur. Yeni doğan
56 ÇOCUKLUK Y A Ş L A R IN D A İŞTAH
devrelerinde bebeklerin çoğunda parm ak em m e bulunduğuna gö re belkide intra uterin hayatta başlıyor olabilir.
3 aylık bebek istem li olarak kendi elini ağzına götürür. 5 ay lıkken istemli olarak ob jeleri yakalar ve ağzına götürür.
Parmak emme açlık, utanma, diş çıkarken kaşınm a, yorgun luk, uykuya dalma ile b irlik te görülebilir. Bazen k en d iliğin d en or tadan kalkar ve yeni b ir diş çıkarken tek rar görülür. B ebeklerin yarısı hemen hemen b ir yaşma kadar parm ak em erler. B a zıla rı on dan sonra da devam eder. Uykuya dalacakları zam an e lin e eldiven giydirilirse çıkanp parm ağını em enler olabilir. F reu d p a rm a k em m eyi süt çoğunda seksüel gösterilerin b ir örneği ola rak kabul eder. Çocuğun dışarıdaki b ir objeye kendi parm ağını tercih sebeb i onun daha yumuşak ve her zaman yanında oluşundandır. B ir yaşından sonrada ekseriye mutlu olm adıkları b ir anda em en ler görülür. Çünkü anne m emesi veya biberonu em m e b eb ek leri m u tlu eder bu nedenle üzüldükleri an parm ağını ağzına götü ren b e b e k le r var dır. Parmak emmeyi yeni doğanda tedavi düşünülmez, p ek kısa bir zaman sonra kendiliğinden bırakılabilir. Y a ln ız u yuyacağı za man parmağını ağzına alanlarda zararsız b ir işlem d ir, fa k a t bu alış kanlık 5 - 6 yaşma kadar sürerse dişler de e ğ rilik le re sebep olabilir. Kaşığın Kullanılması
Hayatın ilk b ir kaç ayından sonra beslenm ede süt y e te r li b ir diyet sayılmaz, yeni besin m addelerinin eklenm esi gerek ir, b u y o lla da kaşığa alıştınlm ağa başlanılm ış olur.
Kaşıkla yem e kuşkusuz oldukça fa rk lıd ır, süt çocuğu buna alıştınlm alıdır. Em m ede dil, yanaklar, dam ak k u llan ılır. K a ş ık la
beslenmede ise mama boğaza doğru itilm iş o lu r ancak yu tm a iş lem i gerekir. Bebeğin kaşıkla beslenm esi ilk gü n ler ç o k d e fa ba şarısız sonlanır, ö n c e verilen besin m addelerinin d ili ile tadın a ba kar, dudakları arasında d olaştırır sonra d ışarı d o ğ ru ite r v e ilk beslenmelerde m ideye hiç b ir şey gitm em iş o la b ilir.
E ğer çok acıkmışsa henüz kaşıkla b eslen m eyi öğren em ed iği için çok sinirlenir. Bu durumda açlıktan can çek işirk en h iç alışa m adığı yoldan karnını doyuramaz. Z orlam a y erin e süt biberon la verilirse sonradan rahatlıkla bu yeni uygulanan b eslen m e yoluna razı olur. Zamanla kaşığı görünce ona yaklaşm adan ön ce ağzını açar duruma gelir. K aşıkla beslenm ede daha k on santre v e kalorisi fazla besin m addeleri verildiğin den daha y a ra rlı o lm a k la beraber
BESLENM E ve D İY E T DERGİSİ 87
em m e zam an ın ı otom a tik olarak azalttığından her öğünde v e ril m eğe b aşlanırsa bebeğin parm ak em m e süreleri artm ış olur. Bunu ön lem ek am acı ile kaşığa başlanıldığı zaman sütü yine biberonla v e rilm e lid ir.
Süt çocuğu büyüdükçe yem eğe karşı ilgisi de artm ağa başlar. Annesinin kucağına uzanıp beslenm e yerine eli ile besin m addele rine uzanm ağa başlar. Anne sütü ile beslenenler elleri ile memeye uzanır, daha b o l m iktarda alm ak için çaba gösterirler, biberonla b eslen en ler ise biberon u kendileri tutmayı tercih ederler, 5-6 ay lık b eb ek kaşığı yakalar veya elini mama tabağına daldırır. M am a sını seyretm ek artık ona zevk verm eğe başlar. Böylece bebek ar tık ken d i vücudunu kendi kontrolü altında tutmağa karşı ilk adım la rın ı atm ağa b a şlıyo r sayılır. Bağım sız olm aya karşı ihtiyaç du yar. Bu nedenle aşırı olm am ak şartı ile onun ortalığı kirletmesine, yavaş h arek etlerin e b ir dereceye kadar sabır göstermelidir.
Ç iğnem e
H ayatın ilk 6. ayından itibaren ekseriya süt çocuklarında çiğne m e h a rek etleri gelişm eğe başlar. Ortalam a 6 - 8 ay arası eline geçir d iği h er şeyi kem irm ek ister. Isırm a ve kem irm e onun kaşınan, ka rıncalanan diş etlerin in huzursuzluğunu yatıştırır. Bu dönemde eli ne g e ç ird iğ i herşeyi çiğn ediği için eline ekmek ve bisküvi vermekle çiğn em eye alıştırılm ış olur. A rtık yumuşak besin m addelerini ka şıkla alıp yutm ağa alışm ıştır. Fakat kaşık dolu olursa zorluk çe ker v e d ışarı akıtır. K en d i parm akları ile besin m addelerini alırsa on ları daha kolayca çiğnem eye alışır. Çiğneme alışkanlığı başla yınca p arm aklarını, oyuncaklarını, eline geçirdiği her şeyi çiğner
ve b öy lece besin m addelerini de ufak parçalar halinde ısırıp çiğ nem ekten zevk duyar. Fakat henüz sert besin maddelerine alışkın
d e ğild ir ve onun için zaten tehlikelidir.
E ğ e r b ir bebek hep sulu ve yumuşak püre şeklinde besin mad deleri ile beslenm eğe alıştırılm ışsa dişleri çıktıktan sonra da çiğ nem ek istem ez. İlerid e kuşkusuz o da çiğnemeyi öğrenecektir. Fa kat d işleri çıkm adan önce eline yiyebilecek şeyleri verip kemirme ğe alıştırılan çocuklardan daha geç ve zorlukla bu alışkanlığı ka zanacaktır.
Çiğnem enin diğer b ir yardım cısı ısırmaktır. Dişlerin çıkması na yakın bazı anne sütü alan bebeklerde bu bir sorun olabilir. Ger çi günümüzde bu kadar uzun süre süt veren annelere şehirlerde pek sık rastlanılm az. Dişleri çıkan çocuğun annesinin memesini
88 ÇO CU KLU K Y A Ş L A R IN D A İŞTAH
ısırm ağa ve çiğnemeye kalkmasının anneye v e rd iğ i ani a ğ rı ile bi linçsiz olarak bebeğe şam ar indiren annelere rastlan a b ilir. Bebek için annesinin bu davranışı v e ceza verişi ç ok k ork u cu b ir olay, ruhsal b ir travm a olur. Bu durumda m em eyi b ıra k ır. Ağlam aya başlar, genellikle sütten kesilmesine sebep olur. B azı b e b e k le r ısır ma alışkanlıklarını terkeder, em m eyi bırakm az. B a zı bebeklerde ise emme ve zaman zaman ısırm a devam eder. Sonuç o la ra k ta an nesinin sert davranışları nedeni ile beslenm e saatin d ek i mutluluk duygusu yerine arzu edilm em e ve suçluluk d u y gu la n y erle ş ir. Bu gibi durumlarda annelerin daha yumuşak daha an la yışlı davran m aları onların kültür düzeyleri ile de ilg ilid ir.
Bağım sızlık Arzulan
Birinci yaşın sonuna doğru süt çocuğu, beslen m e zam an ı kucakta olm ayı istememeğe başlar. Masaya oturm aktan h o ş la n ır v e kendi kendine beslenmeye doğru yönelir. Beslenm e a r tık b a ğ ım s ız ola rak, oynayarak', annesinin yanında rahat b ir şek ild e y a p ıla n bir işlem haline gelir. H er tarafı b atırır, k irle tir. F ak at n eş’e v e ya şam doludur.
Ona köfte, yumuşak pişm iş sebzeler, haşlanm ış yu m u rta, ek mek verilm elidir. Onun arzularını k am çılayacak şekil v e gölü n ü m de ortaya koym alıdır. K en d i kendine beslen m eğe b ır a k ıld ığ ı za man bazı durumlarda annesinden yard ım b e k le r v e bunu kabul eder. E trafı ve üstünü başını çok k irletse b ile b a ş a rılı b ir beslen me alışkanlığım bu y o lla kazanır. Önündeki y e m e k le rle oynam ağa başlayınca buna engel olunm alıdır. B esin m a d d e le ri b ir oyun cak değildir. Çok nazik davranarak onu yin e de d is ip lin e alm alı dır. Azarlamak, bağırm ak, söylenm ek hiç b ir zam an o lu m lu b ir di siplin yolu değildir. V erilen yem ek y en ilm iy orsa o rta d a n k a ld ırıl malıdır. Çocuk açsa önüne getirilen i yem esi g e re k tiğ in i a k si halde açlıktan sıkıntı çekeceğini kısa zam anda ö ğ ren ir.
Bardakla Su İçm e
Süt çocukları 5-6 aylıktan itibaren büyükler g ib i b a rd a k ta n su iç m eyi arzu edebilirler. Su v e m eyve suları küçük fin c a n v e y a bar dakla verilebilir. E ğer beceriksiz b ir şekilde de o lsa a ğ zın a aldığı* nı yutabiliyorsa bu işlem e hazır dem ektir, zam an la g e liş tir ir. Fa kat isteksizlik gösterip bardaktan içm ek istem ezse zo rla n m a m a lı b i raz daha büyümesi beklenm elidir. Su ve m ey v e su ların ı bardakla
B ESLENM E VE D İYE T DERGİSİ 89
içse b ile süt yine biberon la verilm elidir. Fakat emmesi kuvvetli b azı b eb ek lerin devam lı süt içm ek istem elerine karşı engel olun m a lıd ır. Çünkü d iğer ek m am aları almak istemiyeceklerinden nüt- risy o n e l an em ilere sebeb olabilir. Em m e ihtiyacı her çocukta fa rk lıd ır. B a zıla rı için bu çok önem li b ir ihtiyaç değildir. 7-8 aylık o- iunca kaşık veya elleri ile beslenmeyi daha uygun veya zevkli bularak biberon u atarlar, almak istemez ve bırakırlar, bazı la rı için ise bu korkunç b ir ihtiyaçtır, yem ek yerken bile bibe ronu dolu olarak yanlarında ister, arada emerler, hatta biraz süt em m ed en k atı besinleri almak bile istemezler, bunlarda en iyisi k atı b esin lerden önce biraz süt verm ek, bağırttırm ak ve kızdırmak tan daha iyid ir. B öyle çocuklar 2-3 yaşa kadar biberonu bırakmak istem ey eb ilir. Z orla bıraktırılm ak istenilirse aşırı parmak emmeğe sebeb ola b ilir. Bu durumda günlük aldığı süt m iktarı katı besinle ri alm asına engel olm ayacak b ir oranda olmak şartiyle bir süre da ha v e rilm e ğ e devam edebilir.
B ü yü m e Oranı, İştah ve Annenin Davranışları
B irin c i yaşın sonuna doğru bebeğin büyümesi yavaşlar, kalori ih tiyacı azalır, b ilin d iği gibi hayatın ilk aylarında süt çocuğunun bü yüm esi çok h ızlıdır. H er ay ağırlığı hızla artan bebeğin annesi çok m u tlu du r vc bundan gurur duyar, fakat bu büyüme hızını hiç b ir b ebek aynı düzeyde devam ettiremez. O zaten elinden geleni yap m ak tadır, yani norm al insanın büyüme örneğini biliyor gibi d ir. D oku lar her verilen besin maddesini kaparcasma almaz. 10 a y lık veya 1 yaşındaki b ir bebek gibi acıkmaz. Ancak büyümesi o- ranında gereken besin ihtiyacı kadar yemek ister. Annelere normal büyüm e örnek lerin i açıklam ak gerekir. H iç kimse gereğinden faz la şişm an b ir çocuk istemez. N orm al çocuğun büyüme ve gelişme si konusunda gerekli bilgiler verilirse hem yavrusu hem anne m utlu olur.
Oyun Çocukluğu Dönemi
B eb ek lik ten kurtulup küçük bir masaya oturan çocuk kendi ken dini beslem eğe çalışır. Yem ek yemeğe oturmak onun için çok zevkli dir. Çatal ve kaşığa aldırış etmez. Kaşığı parmakları ile doldurur.Su- yunu bardaktan içer ve sürahiden bardağına kendisi doldurmağa çalışır. Y em eğin i kendi kendine yiyebilir. Fakat çok yorgun ve uy kulu ise annesinin yedirm esini ister. Bu yaşlardaki çocuğun yemek y ed iğ i oda gürültüden uzak olm alıdır ki ilgisi başka tarafa yöne lip yem eğin i bırakmasın. Küçük çocuklar çok defa biraz yedikten
90 ÇOCUKLUK Y A Ş L A R IN D A İŞ TAH
sonra, yan d a bırakıp başka şeylerle oynamağa başlarlar, k en d ileri için gerekli m iktar besin alm ayabilirler, bu durumda y a rd ım e d il m elidir.
Aile İle B irlikte Yem ek Yem e
Küçük b ir çocuğun ne zaman sofraya oturabileceği ev k oşu llarına bağlıdır. Bazen genç b ir çift ilk bebeklerini yüksek b acaklı b ir sandalyeye oturtturarak kendi masalarında onun e tra fı dağıtarak, kirleterek vem ek yemesinden rahatsız olm azlar hatta ze v k d u yar lar. Küçük çocuklar çok defa annelerinin tabağındaki k en d ilerin e verilm eyen yemekten yem ek isterler. Sin dirim i güç b esin lerin on lara uygun olm adığını anlatmak yerine b ir denem esini ön erm ek daha yararlıdır.
Eğer anne çok titiz ve aceleci ise «y erlere d ök m e», «b u n la rı tamamen b itir», «çabuk yu t», «iy i çiğn e» gibi konuşm alarla can sıkıcı bir hava yaratmaktansa çocuğun b ir küçük m asada ay rı y e mesi daha uygun ve olumlu b ir yoldur.
Okul Öncesi Çocukluğunda Y en ^k Y em e A lışk an lık ları
Okul öncesi çocuğu yem ek zam anı arkadaşlık ister, y a ln ız y e m e k ten hoşlanmaz. Yem ek yerken ayni zam anda konuşabilir, soru lar sorar. Ailenin bir bireyi olduğunu b ilir ve on larla aynı m asada, günlük kendisine ait olayları, ak tivitelerin i anlatarak otu rm aktan zevk alır. Kendi b ilgi düzeyinde, an layabileceği şekilde konuşulsun ister. Anne ve babasından küçük öyk ü ler d inlem eyi arzu eder. O n ların yanında mutluluk duyar. B elk i yem ek m asasına alışk an lığı, hareketleri henüz olgun değildir, fakat iştahla yem ek y er, k iş iliğ i ne verilen önem ve sıcak aile havası onun kendine gü ven in i a r ttî' rır.
Diğer taraftan eğer ailenin masa başındaki k on u şm aları onun anlayabileceği şeyler değilse v e onunla ilg ili olm azsa ken d i için e döner. Kişisel ilgiye olan açlığı besinlere karşı olan açlığın d a n da ha üstün hale gelir veya yem ekleri m asaya döker, o y n a r v e y a hiç elini bile sürmez, yemez. Bu y o l doğru olm am ak la b e ra b e r m asa daki grubun dikkatini çekeceğini de b ilir. B u durum da ek seri a i lelerde çocuk azarlanır.
Anne baba b ir küçük çocuğun yem ek kadar ilg iy e , ş e fk a te de ihtiyacı olduğunu bilm eli ve ona vereceği y em eği sıcak b ir a tm o s fe r içinde sunmalıdır. B öylece yem ek sorunları ön len m iş olu r. B a
BE SLE N M E ve D İYE T DERGİSİ 91
z ı ç o c u k la r günde 3 öğünden başka birşey yemezler, yalnız su içer ler. B ununla b erab er çocukların ekserisinde iki öğün arası uzun süre için d e kan şekeri düşmesine bağlı olarak huzursuzluk görüle b ilir , b ir parça karbonhidrata ihtiyaçları vardu\ Ana okulları bu
du ru m u b ilir, ve m utlaka b ir m eyve suyu veya b ir parça kraker v e lim o n a ta verirler. Fakat öğün araları verilen şeyler hiç b ir za m an yem ek lerd e çocuğun iştahını kaçıracak kadar kuvvetli ve m ik ta rc a fazla olm am alıdır.
K ü çü k çocuklar oyun oynarken daima kirleneceklerini düşün m e d ik le ri için yem ekten önce onları yıkayıp, üstlerini değiştirmek h em iştah ların ı kam çılar, dinlendirir, hem de sofraya temiz bir ş ek ild e otu rm a alışkanlıkları kazandırılmış olur.
O kul Ç ağı Y em e k Y em e Alışkanlıkları
Ç ocuğun okula başlaması ile beraber çocukta bağımsızlık alışkan lık la r ı başlar. T em el yem ekleri evde yem ekle beraber dışarıda ba zı acayip şeyleri alıp yem ekten hoşlanır. Zamanla kendileri alış ve riş te n zevk alm aları nedeni ile de evde masa da yemek yemek ten çok, k afeteryada ayakta bazı şeyler yem eyi tercih eder.
O kul çocukluğu dönem i aile sofrasının çok önemli olduğu bir d ön em d ir. Y em ek tek i ilginç ve güzel konuşmaları iyi alışkanlıkla ra d o ğ ru götürür. A ile sofrasındaki hava hiç b ir yerde temin edi lem ez. Çünkü yem ek zamanı ailenin bütün bireyleri b ir araya ge lir, günlük ak tiviteler anlatılır, neş'eli b ir hava içinde şakalar ya p ılır. Bütün bunlar çocukların ruhsal gelişmeleri için gereklidir. B u neş’eli havanın yaratılm ası anne babanın görevleridir.
B azı a ileler bunun tersini yapar, ailenin çözümü zor sorunla rın ı sofrad a anlatırlar, bütün alacaklar, borçlar üstelik çocuklar anlam asın d iye yabancı b ir dille de konuşulur. Bazen tartışmalar ç o k ile riy e de gidebilir. Bu durum çocukları da kızdırır, sinirli iş tahsız, içine dönük olm alarına sebeb olur. Yem ek saatleri aranı lan, sevilen b ir saat olm aktan çıkar. Çocukların kişilikleri hiç bir zam an unutulm am alıdır.
E v d e aile bütçesine göre yem eklerin çeşitlerini değiştirmek, güzel görünüm lü b ir masa hazırlamak da çok önemlidir. Besin de
ğ e ri ne k adar yüksek olursa olsun çeşitlerde ve görünümde deği şik lik olm azsa çocukların istekle yemeğe gelmelerine ve başarılı b ir şekilde beslenm elerine engel olabilir.
92 ÇOCUKLUK Y A Ş L A R IN D A İŞTAH
Fazla Yeme Alışkanlıkları
Aşırı yeme kuşkusuz şişmanlığa götürür. Gereğinden çok yem e a- lışkanlığı organik hastalık durumları, genetik, çevre, em osyonel faktörlerle ilgili olabilir.
Organik kusurlar şişmanlığa sebeb olabilir fakat genel olarak düşünülürse sayıca fazla sayılmaz. Yağ, karbonhidrat m etab oliz masındaki santral bir kusur veya anormallik nedeni ile olabilir. Hyperglisem i sendrom’lu olan hayvanların izokalorik diyete k o nulan normal hayvanlara kıyasla, daha fazla yağ yaptıkları göste rilmiştir.
Vücutta yağ depolanması ile ilgili genlerle tayin edilen fa k törler de vardır. Prugh tarafından yapılan bir çalışmada çocukla rın %75 inin hem anne hem babasının şişman, °/o20 sinin anne v e ya babası şişman, yalnız 5 inin normal ağırlıkta anne ve babasının olduğu gösterilmiştir. Ailevi şimanlık kuşkusuz evdeki beslenm e alışkanlıkları ile de ilgili olabilir. Bazıları için yem ek yem ek çok büyük bir zevk olabilir. Anne çok güzel yem ekler yap ıyor olabilir. Güzel yemeklerin hepsi genellikle yüksek kalorilidir. Çocukda bun ları seçerek yer ve şişmanlık böylecc genetik ve çevre fak törlerin e bağlı olarak başlamış olur.
Emosyonel faktörlerin de etkisi çok küçük yaşlarda başlar. Bazı anneler aşırı sevgi bazıları suçluluk duygusu içinde çok y e dirmeğe çalışırlar. Bazıları düşer de yaralanır, hasta olu rlar diye üstelik onların hareketlerini de kısıtlarlar.
Bazen evdeki hava üzücüdür, mutlu olmayan b ir çevre de ye tişen çocuk mutluluğu yemek yemekte arar. îy i veya kötü ne bu lursa yer, daha sonraki hayatında da kederli zam anlarında derhal midesini doldurmağa çalışır, böylece şişmanlık kaçınılm az hale gelmiş olur.
Az Yeme Alışkanlığı
Bazı insanların çok yeme alışkanlıklarının aksine bazıları da ken dilerini besleyemiyecek kadar az yemek yemeğe alışm ışlardır.
Süt çocukluğu çağında eğer konjenital bir anomali yoksa az- yeme, bebeğe karşı ilgi azlığından olabilir, ihtiyacı kadar besin almaz.
Oyun çocukluğu döneminde az yeme annesinin daha fazla ye direbilm ek için çok zorlaması ve bunun çocukta yem ek yem eğe karşı nefret uyandırmasından olabilir,
B ESLENM E ve D ÎYE T DERGİSİ 93
Y em e k le rin lezzeti, kokusu da iştah açıcı değilse az yem emeğe sebeb o la b ilir. Y em ek tek i çocukla aile bireyleri arasında kurulan gü zel iliş k ile r olm azsa onun kişiliğine değer verilmezse az yem e a lış k a n lığ ı yerleşir. Bu durumda m ide ve barsak salgıları da aza lır, iştah sızlık başlar. Bu bazen şartların değişmesi ile düzelebilir, bazen hayat boyu az yiyen b ir insan olarak kalır.
K A Y N A K L A R
1. S e ltzer, C. a n d M a y o r, J. A n E ifecliv e W eight Control P ro gram in a P u b lic S ch ool System . A.J. of Pu blic H ealth V o l: 59, No: 12, 1969. 2. R osenstock, İ. Psych ological Forces, M otivation and N utrition E du ca-
tion. A m . J. o f P u b lic H ealth N o : 59 N o: 11 N ovem ber 1969.
3. T o d h u n te r, N E. School F e e d 'n g fro m a Nutritionist’s Point of View ., A .J. o f P u b lic H ealth, V : 60, N o: 12, Dec. 1970. Goverm ent Printing o f fice, 1971.
4. N o rth . A .F . D a y C a re-6 H ealth Services A . guide for Project Directors a n d H e a lt h P erson el.
5. R a u m , L.J. Sshum sk, D A . : R elative Accuracy of V isu al Assesiment o f J u v e n ile O besity, J ou rn al o f the A m erican Dietetic Association, 55: 459, 1969.
6. D o ris , R.E. Slom e, C. Epidom iııologic A n a ly Sis in School Populations as a B a s is fo r C h an ge in School N u rsin g Practice. A.J. o f Pu b lic Health,
V o l ; 59, N o : 12 Dec. ;969.
7. Illin g w o r t h , R.S. T h e N o rm a l Child. Churchill Livingstone, E din burgh a n d L o n d o n , 1972.
8. R oss, G . C h ild L i f2 and H ealth J. and A . Churchill, Gloucester Place. L o n d o n , 1970.