HALÝDE ASLAN
Arþ. Gör., ANKARA Ü. ÝLÂHÝYAT FAKÜLTESÝ e-mail: [email protected]
Söyleþi: Emine Çaykara, TTTTTarihçilerin Karihçilerin Karihçilerin Karihçilerin Karihçilerin Kutbu “Halil Ýnalcýkutbu “Halil Ýnalcýkutbu “Halil Ýnalcýkutbu “Halil Ýnalcýkutbu “Halil Ýnalcýk Kitabý”,
Kitabý”, Kitabý”, Kitabý”,
Kitabý”, Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý, 2. Baský, Ýstanbul, 2005, 614 sayfa.
Çalýþma, söyleþiyi yapan Emine Çaykara’nýn önsözüyle baþlayýp, on bir bö-lümle devam etmekte, kronolojik yaþam öyküsünün ardýndan, Halil Ýnalcýk Bibliyoðrafyasý ve albümle son bulmaktadýr. Ayrýca kitabýn sonuna ad dizini de eklenmiþtir.
“Ah Çocukluk” baþlýðýný taþýyan Birinci Bölüm Halil Ýnalcýk’ýn doðumun-dan baþlayýp, DTCF’ne girene kadar yaþadýðý çocukluk ve gençlik dönemin-den bahsetmektedir. 26 Mayýs 1916’da Ýstanbul’da doðup dedesinin adýný alan Halil Ýnalcýk’ýn çocukluðuna dair unutamadýðý özel anýlarýnýn yaný sýra, devrimlere, inkýlâplara tanýklýðýný aktarmakta, gitmiþ olduðu okullarla ilgili bilgi verirken dönemin eðitim sistemiyle ilgili deðerlendirmeler de sunmak-tadýr. Ýþgal yýllarýnda Ýstanbul’dan Ankara’ya yolculuðunu anlatýrken bir yandan da Osmanlý’nýn son dönemlerine ait birkaç anýsýný mesela Cuma Selamlýðý’ný canlý bir þekilde tasvir etmektedir.
Ýkinci Bölüm “DTCF: Tarihe Yolculuk” baþlýklý olup, Halil Ýnalcýk’ýn 1935 yýlýnda Dil Tarih Coðrafya Fakültesine giriþinden, 1948 yýlýnda Ýngiltere’ye gidene kadar yaþadýklarýný aktarmaktadýr. Burada da yine Halil Ýnalcýk’ýn birincilikle girdiði fakülte yýllarý ve sonrasýna ait özel anýlarý ile birlikte o döneme ait pek çok özel veya genel, fakat özellikli ve kýymetli deðerlendir-melerini görebilmekteyiz. TDK. ve TTK. gibi kurumlarýn kuruluþ hikayeleri ve iþleyiþleriyle ilgili bilgiler aktarýrken, askerlik dönemine rastlayan II. Dünya Savaþý ile ilgili görüþ ve deðerlendirmelerini, evliliðiyle ve eþiyle ilgili anýla-rýný ve dahasý Fuad Köprülü, Adnan Menderes, Kenan Evren’le ilgili deðer-lendirmelerini paylaþmaktadýr.
“Güzel Ýngiltere” adý verilen Üçüncü Bölüm, 1948 yýlýnda Ýngiltere’ye gidiþiyle baþlayýp, 1951 yýlýnda Türkiye’ye dönüþüne kadarki kýsýmdýr. Bu-rada da yine dönemin tarih, ve tarihçileriyle, tarihe bakýþ açýlarýný aktarmak-tadýr. 28 Mehmet Çelebi ile baþlayan deðerlendirmeleri, þehrengizlerle de-vam etmekte Paul Wittek ve çalýþmalarýndan bahsederken bir yandan alp nedir sorusunu cevaplamaktadýr. Ýngiltere’de nerelerde çalýþýp, hangi kütüp-hanelere gittiðini, Osmanlý Tarihi açýsýndan zengin olan bilgileri nerelerde bulunabileceði ile ilgili kýymetli bilgiler verirken, hem Osmanlý’yý hem de Avrupa tarihini nasýl araþtýrdýðýný bizlere aktarmaktadýr. Bu arada Annales okuluyla ilgili bilgiler verirken gittiði yerler mesela Londra, Viyana vd. ile ilgili tarihî bilgiler vermekte ayný zamanda iyi bir tarihçi olmanýn da ipuçlarý-ný sunmaktadýr.
Dördüncü Bölüm, Londra’dan Türkiye’ye dönüþünde Bursa Sicilleri üze-rinde çalýþtýðý dönemi içermekte olup, “Tozlu Gerçeðin Ýzinde”baþlýðýný ta-þýmaktadýr. Bu bölümde Halil Ýnalcýk’ýn Bursa’da yaptýðý çalýþmalarýný, na-sýl çalýþtýðý ve neler bulduðu, Osmanlý tarihine katkýlarý ile ilgili bilgiler edinmekteyiz. Kendisinin o sýralarda yaptýðý diðer çalýþmalarýný, Amerika’-ya gidiþi ve Columbia Üniversitesi’nde misafir öðretim üyesi olarak ders vermesini, buradaki Osmanlý tarihi çalýþan hocalarla ilgili deðerlendirmele-rini aktarmaktadýr. Bu arada kýsa da olsa Amerikan tarihine deðinirken ar-þivlerimiz ve arar-þivlerimize verdiðimiz kýymetten bahsetmektedir. Yine Wit-tek, Lewis ve tarihçilikleriyle ile ilgili deðerlendirmelerde bulunurken, han-gi çalýþmasýný hanhan-gi soru ve düþüncelerle araþtýrýp kaleme aldýðýný,yazar-ken nelere dikkat ettiðini bizlerle paylaþmaktadýr. Bu arada tarihsel konu-larla ilgili bilgiler verirken güncel konukonu-larla, mesela AB.’ye giriþ, Kýbrýs meselesi, Ecevit ve siyaseti ile ilgili, bir tarihçi olarak kýymetli yorumlarýný sunmakta, Osmanlý’daki Gayrimüslimlerin statüleriyle bugünkü hoþgörü/ tolerans yorumlarýný deðerlendirmektedir.
“Tarihin Ýçindeki Seyyah-ý Âlem” baþlýklý Beþinci Bölüm de Halil Ýnalcýk-’ýn çeþitli vesilelerle gittiði yerleri aktardýðý bölümdür. Burada da yine diðer bölümlerde olduðu gibi Halil Ýnalcýk’ýn Demokrat Parti ile ilgili yorumlarý-nýn yaný sýra, irtica ile ilgili görüþlerini öðrenirken, Osmanlý’yorumlarý-nýn iç ve dýþ politikasýna dair deðerli bilgiler öðrenmekte, bugünkü meselelerle baðlantý kurarak, tarihi bilmenin faydalarýný ve güncel hayatta nasýl kullanýlacaðýný uygulamalý olarak görmekteyiz. Halil inalcýk ayrýca da bu bölümde 1960’lý yýllardaki siyasî, sosyal ve ilmî ortamla ilgili deðerlendirmelerini sunarken kendi çalýþmalarýyla ilgili bilgiler vermektedir. Lübnan, Ýsrail, Hollanda, New York, Kýbrýs, Yugoslavya, Bosna Hersek, Venedik, Paris, Dubrovnik, Sofya, Pensylvania, Princeton gibi ülke ve þehirlere gidiþ geliþlerini anlatmakta,
buralarda verdiði konferans ve derslerle ilgili bilgiler verirken, buralarýn tarih ve sanat eserleriyle, tarihçi ve tarihe bakýþlarýyla, buralardaki ilmî merkezlerle ilgili deðerlendirmelerini de sunmaktadýr.
Altýncý Bölüm “Chicago Yýllarý” adýný taþýmakta ve Halil Ýnalcýk’ýn bura-daki yýllarýný aktarmaktadýr. Chicago’ya geliþi, verdiði dersleri, içeriklerin-den, buradaki tarihçi dostlarýndan, öðrencilerinden bahsederken, buradaki eðitim-öðretime, kütüphanelerine, ilme bakýþ açýlarýna da deðinmektedir. Burada eþini kaybettiðinden, fedakarlýðýndan, kendisine ne kadar destek olduðundan bahsederken, bir insan olarak inceliðini ortaya sergilemekte-dir. Ayrýca yine çalýþmalarýna deðinirken, Ermeniler ve Ermeni meselesi ile ilgili yorumlarýný bizimle paylaþmaktadýr. Suudi Arabistan ziyaretinden bah-sederken, burada yapýlmasý gereken ritüellerle ilgili deðerlendirmelerinin yaný sýra buranýn tarihi ve Osmanlý-Arap iliþkilerine deðinmektedir. Kurulu-þunda emeði geçen IRCICA (International Relations of Islamic Research Center for Islamic History, Art and Culture )’nýn nasýl kurulduðu, çalýþmala-rý ve bugünkü durumuyla ilgili deðerlendirmelerinin yaný sýra Osmanlý tari-hine dair yorumlarýný aktarmaktadr.
“Türkiye’ye Dönüþ: Bilkent” baþlýklý Yedinci Bölümün baþýnda, Halil Ýnal-cýk “Taþ yerinde aðýrdýr” sözünden sonra Türkiye’ye döndüðü için mutlu olduðunu ifade etmektedir. 1993 yýlýnda Türkiye’ye dönüþünde, Bilkent Üniversitesi’ne davet ediliþi, Tarih Bölümü’nü açmasý, verdiði dersler, yetiþ-tirdiði öðrencilerden bahsederken, eðitim sistemimizin tarihi ve bugünkü durumunu deðerlendirmekte, bizim eðitim kurumlarýmýz, eðitim politika-mýz ile yurt dýþýndaki kurum ve politikalarý karþýlaþtýrarak yorumlarýný ak-tarmaktadýr.
Sekizinci Bölüm “Sevgili Ýstanbul” baþlýklý olup, Halil Ýnalcýk’ýn Ýstanbul’a ait proje, öneri ve deðerlendirmeleri yer almaktadýr. Özellikle Eyüp, Beyoð-lu, Pera Palas, Anadolu Kavaðý ve Yoros Kalesi ile Boðaz’a dair en eski tarihinden günümüzdeki durumunu yansýtan yorum ve deðerlendirmeleri-ni sunmaktadýr.
“Sevgili Osmanlý” baþlýðýný taþýmakta olan Dokuzuncu Bölümde Halil Ýnalcýk’ýn Ankara’daki ev ve yaþamýna dair aktardýklarýnýn yaný sýra Osman-lý’da padiþah ve bürokratlarýn halkla iliþkilerinden baþlayýp, Osmanlý sul-tanlarýnýn Türk olmasýyla devam eden Ýstanbul’un fethinde uygulanan po-litika vd. konularla ilgili deðerlendirmeleri yer almaktadýr.
Onuncu Bölüm “Tarihin Ýçindeki Hayat” baþlýðýný taþýmakta ve “Belgede size verilen iþaretler çok az olduðundan hayal, tasavvur önemlidir. Tarihçi yaratýcý þair ve edipleri okumalý… ”tespitleriyle baþlayan tavsiyelerini aktar-maktadýr. Ayný zamanda kendisinin aþkla, zamanla ilgili düþüncelerine,
ya-zýlarýný nasýl yazdýðý, ne kadar zamanda yazdýðý, yazarken nelere dikkat ettiðine deðinirken, bir tarihçinin iyi bir edebiyatçý, þüpheci, sorgulayýcý, belgeye hakim olabilmesi ve çok okumasý gerektiði üzerinde durmaktadýr. Ayrýca futbol, sinema, televizyon gibi hobilerinden de bahsederek, haya-týnda bir gününü nasýl yaþadýðýný aktarmakta ve sonunda da ülkemizde ki tarih ve tarihçilikle ilgili deðerlendirmeleri ve eleþtirilerini sunmaktadýr.
On Birinci Bölüm “Halil Bey Dostlarý ve Öðrencileri Hocayý Anlatýyor” baþlýklý olup, Türkiye ve dünyanýn her yerinden dost, meslektaþ, öðrencile-rinin aðzýndan ve yüreklerinden Halil Ýnalcýk aktarýlmaktadýr. Hepsi için ayrý ve özel bir yere sahip olan Halil Ýnalcýk için ortak düþünce ve his onun büyük bir Osmanlý Tarihçisi olmasý ve onu tanýmaktan duyulan onur.
Çalýþmanýn sonuna Halil Ýnalcýk’ýn hayatý kronolojik olarak verilmiþ olup, akabinde bibliyoðrafya ve seçilmiþ fotoðraflar yer almýþ sonuna da ad dizini eklenmiþtir.
Kitabýn deðerlendirilmesine gelince, iki açýdan deðerlendirilebilir; - Kitabýn düzenleniþi açýsýndan
- Halil Ýnalcýk ve hayata bakýþý açýsýndan.
Kitabýn düzeni açýsýndan bakýldýðýnda, çalýþma bir biyografi kitabý olup yazarýnýn ifadesiyle iki yýlda röportaj usulü ile hazýrlanmýþ fakat klasik bi-yografi kitaplarýndan farklýlýk arzetmektedir. Biraz hatýrat, biraz bibi-yografi, biraz tarih kitabýna benzerken, edebiyat, felsefe, mantýk, siyaset ve diðer ilim dallarýna da deðinmektedir. Bunda röportaja konu olan Halil Ýnalcýk’ýn çok yönlülüðünün etkili olsa gerektir. Röportajý yapan kiþinin tarihçi olma-masýnýn zaman zaman eksikliði hissedilse de kitabýn popülerliði ve daha geniþ kitleye hitap edebilmesine katkýsý olduðu kanaatindeyiz. Çalýþma, Halil Ýnalcýk gibi büyük bir tarihçinin aðzýndan, Türkiye’nin en kritik dönemleri-nin birebir canlý tahlilini okumanýn zevkini tattýrmasýnýn yaný sýra, çeþitli kurumlarýn tarihi ve politikalarýyla ilgili ve dönemin siyaseti üzerine eleþti-rel yorumlarýný da aktarmaktadýr. Eserden Halil Ýnalcýk’ýn az önce de belir-tildiði gibi çok yönlü akademisyenliðiyle farklý ilim dallarýyla ilgili bilgi edi-nebildiðimiz gibi yurt dýþý ile ilgili deðerlendirmelerini de öðrenebiliyoruz. Herþeyden önemlisi o dönemin tarihçisinin gözünden o döneme dair toplu bir deðerlendirme ve eleþtirileri bulabilmekteyiz. Bunun yaný sýra çok akýcý ve güzel bir üslupla yazýlmýþ olup, bir solukta okunabilmektedir.
Halil Ýnalcýk açýsýndan bakýlýrsa,kendisinin bir ömürde iki-üç hayat yaþa-dýðý görülmektedir. Zeki, çalýþkan, þanslý olduðunu çeþitli vesilelerle vurgu-layan Halil Bey’in hayatýnda tam bir plan ve kariyer inþasý dikkat çekmekte-dir. Kendisi için belirtilmesi gereken önemli özellikleri; disiplinli çalýþma, iradesinin gücü ve fýrsatlarý deðerlendirme sayýlabilir. Bu özelliklerin
þahsi-yetinden kaynaklanmasýnýn yaný sýra göçmen olmasýnýn da etkisi olduðu muhakkaktýr. Ayrýca eþinin fedakarlýðýný da birkaç kez tekrar etmiþtir. Ken-disi baþlangýçta ansiklopedi maddesi yazdýðýný, bunun hem net yazma be-cerisi, hem genel bilgi, hem de açýk bir yazma üslubu kazandýrmýþ olduðu-nu ifade etmektedir. Daha sonra arþiv çalýþmalarýna aðýrlýk veren Halil Ýnal-cýk, belgesiz tarihçilik yapýlamayacaðý gibi belgenin birebir nakliyle de ta-rihçilik yapýlamayacaðýný vurgulamýþ, edebiyat, sosyoloji ve felsefenin bi-linmesi gerektiði ve tarih için önemli bir unsur olan mekaný da tarihçinin bizzat görmesinin lüzumunu belirtmiþtir.
Sonuç olarak, 1916 doðumlu olup halen münbit bir þekilde eserler veren Halil Ýnalcýk gibi bir tarihçinin hayatýný ve hayata bakýþ açýsýný aktaran bu kitabýn her satýrýnda bu kadar iyi ve dünya çapýnda tanýnmýþ bir tarihçi/ilim adamý olabilmenin öncelikli þartýnýn çok ve sistemli çalýþmakla mümkün olduðunu, bir iradenin aldýðý yol ve ulaþtýðý baþarýnýn öyküsünü bulabil-mekteyiz.Kitabýn bizler gibi bu yolun henüz baþýnda olanlar tarafýndan okun-masý gerektiði ve çalýþma azminin örneðini sunokun-masý açýsýndan motive ede-ceði kanaatindeyiz.