• Sonuç bulunamadı

30. ölüm yıldönümünde Halit Ziya Uşaklıgil:Karaları, adaları bol bir deniz

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "30. ölüm yıldönümünde Halit Ziya Uşaklıgil:Karaları, adaları bol bir deniz"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

"Aşk-ı Memnu"u yazdığı yıllarda Ölümünden birkaç yıl önceki fotoğrafı

30. ölüm yıldönümünde Halit Ziya

Uşaklıgil: Karaları,adaları bol bir deniz

Behçet Necatigil Evliya Çelebi Bursa yol­ culuğunda Uludağ'a da çıkar, "Bakacak" denen yerden Bur - sa ovasını enine boyuna sey - reder."Y alçın bir kayadır ki, insan .aşağısına bakmayı göze alamaz" dediği bu m enzil'in adının nerden geldiğini açık - lar : Yani ay buradan gözle­ nir,hilâl görülünce ateşler ya­ kılıp İşaret v e rilir .Bursa ka­ lesi de bu "b ild iri" üzerine toplar atarak, ramazan ayının, orucun başladığını halka duyu­ rurmuş.

Halit Ziya da öyle : Ser - vetifünun ovasına hâkim bir tepe,o ovanın bütün güzellik ve zenginliğini dört yönde gös­ teren yalçın bir kaya,bir odak noktası,bir yeni ay. Ve öteki Servetifünün yazarları onun çevresinde birer uydu oldu­ lar : Topluluktan Mehmet Ra­ uf, "Eylül" romanını Halit Z i- ya'ya şu sözlerle adamıştı : "İlk eserim son üstadıma! " -Yalnız Rauf değil, şiirde, düzyazıda öbür Servetifünün - cular da,onu üstad bildiler.

Halit Ziya bu gücü iki yön­ lü,güçlü bir öğrenim görme

-sinden aldı. Hem kendi edebi­ yatım ızı, hem Batı'yı vaktin­ de tammış,özümlemiş olma - sından aldı. Eski ağaca etkili bir aşıydı ; baharında gür bir ağaç yetişti Halit Ziya'dan.

Dilini iki yoldan öğrendi : Ahmet Mithat'tı önündeki ilk çalışkan yol gösterici ; onun eserlerinden öğren di.İzm ir'­ de kaldığı on beş yıl ( 1878 - 1893) süresince Fransızcasını durmadan ilerletti.İlk kalem denemeleri bu dilden çeviri - terdir. TUrkçenin anlatım im­ kânlarını bu çevrilerle sava­ şırken keşfetti.TUrkçeye, tas­ vir ve tahlillere uygun uzun cümleli yeni bir sözdizimi getir meyi, böylece, çeviriden de öğrendi.On sekiz yirmiyaş- larmdaydı,arkadaşlarıyla İ z ­ m ir'in günlük ve ilk özel ga - zetesi Nevruz'u ,daha sonra da Hizm et''i çıkardı. Bir süre Fransız romantikleriyle oya­ landı,sonra birden,kendi sa - natına çok daha elverişli,Fran­ sız realistlerine geçti : Con­

court Kardeşler' i, Alfons Daudet'yi,Stendhal' i .Balzac'ı, yani gününe en yakın realist - leri okudu,artık kendi roman­ larını yazmaya koyuldu. İlk dört romanı ("S efile",

"Nemi-d e ","B ir Ölünün D efteri" , "F erd i ve Şürekâsı"), yirm i yirm i beş yaş arası İzm ir ça­

lışm alarıdır, önce Hizmet ga­ zetesinde tefrika edildiler.

Servetifünün edebiyatının, ikinci adıyla Eöebiyatıcedfdei nin kuruluşu 1896 başlarına raslar. Halit Ziya görevle İs ­ tanbul'a gelm iştir. Adını İz - mirdeyken duyurmuştu. R e - caizade Ekrem,Menemenliza- de Tahir ve çoğu gençler b i­ liyor .beğeniyorlardı onu.Ser- vetifünuncular için büyük kuv­ vetti .onlara katıldı." Mâi ve S iyah","Aşk-ı Memnû" r o - manian,Servetifünün d e r g i­ sinde sütun sütün yeni yollar açtı, Türk romanında birer a- şama oldu. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın yalın,yer yer a - laycı gerçekçiliğinin yanına; ş iir li, düşsü, acılı bir gerçek­ çilik koydu.

"K ırık Hayatlar",bir r o ­ manının adı değil sadece. Bü­ tün romanlarının,hikâyeleri - nin,bir sıfat tamlaması kısa­ lığında ö zeti, anahtarı bir yan­ dan. Benzeri pekçok gündelik olayların, belli belirsiz fa r ­ kına varılm ış .üzerlerinde du­ rulmamış, altlarında yenilgi

-ler,ü m itsizlik ler,a ile fâcia - ları gizli olayların yorumu,ay­ rıntılar dosyası yazdıklarU s - tibdat,İkinci Meşrutiyet, Bi­ rinci Cihan Harbi, Mütareke dönemlerinin siyasal-toplum­ sal çalkantılarına yapışık, ge - ne de bağımsız toplumsal dur­ gunlukları, yaklaşan kasırga - la rı, kavurucu sıcaklarda bek­ lenen depremleri saptayan bir rüzgârölçer, bir depre-

mölçer idi Halit Ziya. Sonra insan çok zaman yalnızdır,kendi kaderine b ı ­ rakılm ıştır , anlayışsızlıklara tutsaktır. Halit Ziya bu tutsak­ lıklarının , bu "mahalleye mev­ kuf" oluşların,"sadebir ş e y " yüzünden mutlu olamamış in - sanların, bizde saygı ve ya - şa.ntı birliği uyandıran iç dünyalarını dillendirdi, öyle -

lerine eğildi. Y arı dua, yarı isyan,yarı tevekkül .fakat sü - rekli gerginlik ve bekleyiş i - çinde, onların ancak duyulur seslerini dinledi.. .İşlenmiş , zevki incelmiş,okuyucudan da hazırlık isteyen bir dille kah­ ramanlarının duyarlıklarını, iç dünyalarını dile getirdi.

Bırakalım romanlarını bir yana, sessiz sofralar (" âyin-i şikem") .Altın N ine'ler, F e r - hunde Kalfa'lar,Küçük Kam - bur'lar, Kar Yağarken' deki kimsesiz çocuklar,boş ömür ("Öm r-i tehf') Terdeki posta­ cılar. . .üzerine,her biri bir roman boyutlu küçük hikâye - ler ; kuruluşları .yapıları, ş i­ ir li ve yoğun etki güçleri ile, birer ustalık örneğidir.Nere­ de neyi,ne kadar söyleyeceği­ ni bilm esi, ölçü ve denge dik - katleri içinde yerine göre kı­ saltmaları, yeri gelince uzat­ ma ve açıklamaları iyi ayar­ layarak satır satır ilerlem e - s i,titiz çalışm ası... sanatını belirleyen öğelerdir.

Mâi ve Siyah! Biri kısa ömürlü umutları simgeliyor , biri hayal kırıklıklarını ve yi­ tik leri, ki gene ikinci renk,Ha- lit Ziya'nın karakteristikdoğ- rultusudur. Mizacından geli - yordu bu. Ama karaları bol, adaları bol bir denizdi Halit Ziya. Bugün kalabalık liman - lara,aydınlık limanlara sefer eden gem iler .zaman zaman onun şimdi ıssız adalarına uğramadan edemiyor.

©

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Pek çok kuramcıya göre atar- caların hem böylesine büyük kütleye sahip olmaları, hem de böylesine ufak olmaları, ancak nötron yıldızı ol- malarıyla mümkün..

Bunu bir örnekle açıklayalım: Kaçırılan, araba kazası geçiren ya· da cinsel saldırıya uğrayan bir çocuk, çeşitli korkular ve bunalımlar geliştirir.

derece SİT alanı olan Baradan Koyu, 7 kilometrelik sahil şeridiyle Yonca Köy, yine deniz şeridi olan Seferihisar, Gümüldür ve son dönemin en çok ilgi gören tatil

İnsanın vejetaryen olduğuna dair görüş ve kanıt bildirilirken en büyük yanılma biyolojik sınıflandırma bilimi (taxonomy) ile beslenme tipine göre yapılan

edilmekle bu-konuda değerlendirilme yapmak iizere soruşnırma dosyası mükememize gelrniş olmakla; değişik iş esasına kayıt edildi.. Itiraz dilekçesi ve

l~yların sakinleşmesine ramen yine de evden pek fazla çıkmak 1emiyorduk. 1974'de Rumlar tarafından esir alındık. Bütün köyde aşayanları camiye topladılar. Daha sonra

,ldy"ryon ordı, ırnığ rd.n ölcüm cihazlan uy.nş ü.rinc. saİıtrd fıatiycılcri

Öte yandan, hemen her konuda "bize benzeyeceksiniz" diyen AB'nin, kendi kentlerinde yüz vermedikleri imar yolsuzluklar ını bizle müzakere bile etmemesi; hemen tüm