ATATÜRK’ÜN VE CUMHURİYETİMİZİN ÜNİVERSİTESİ
ETKİLİ VE GÜZEL KONUŞMA Ders:10 Konu:10
BOĞUMLANM A
Diksiyon bozukluklarını oluşturan etmenlerin en yaygın olanı boğumlanma ile ilgili olan kusurlardır.
Boğumlanma, telaffuz ya da artikülasyon; ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemelere uğrayarak konuşma haline gelmesine verilen addır.
BOĞUMLANM A
Örnek konuşma ölçütü olarak kabul ettiğimiz İstanbul ağzı denilen konuşma tarzında, harflerin, diğer ağızlardan değişik çıkışları vardır.
BOĞUMLANM A
Boğumlanma kusurları denildiğinde anlaşılması gereken, fonemlerin yani harfleri oluşturan seslerin, İstanbul ağzındaki çıkışlardan farklı biçimlerde oluşturulmasıdır.
BOĞUMLANMA
1 Kasım 1928 gün ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’un “Harflerin Adları” bölümünde ünsüzlerin “e” ünlüsü ile birlikte okunması gerektiği belirtilmiştir.
BOĞUMLANM A
Türkçe 29 harfle yazılır ama 48 sesle konuşulur.
Alfabemizi oluşturan harflerin hiçbiri boğumlanmada güçlük yaratıcı türden değildir.
Gerekli çaba ve özen gösterildikten sonra doğru boğumlanma alışkanlığını kazanmak oldukça kolaydır…
BOĞUMLAN MA
Zihinsel ve fizyolojik yetersizlikler dışında kötü alışkanlıklar, bilgisizlik ve sorumsuzluktan kaynaklanan belli başlı boğumlanma bozukluklarını ve bunların giderilme yollarını şöyle sıralayabiliriz:
BOĞUMLANM A
İlki, boğumlanmayı oluşturan gırtlak, dil, çene, damak ve dudakların tembelliği nedeniyle fonemlerin, hecelerin, sözcüklerin anlaşılmamasıdır.
Böyle bir durum söz konusu olduğunda bir kurşun kalem ya da şişe mantarını dişlerinizin arasında tutarak kısa metinleri, düzgün boğumlamaya dikkat ederek okuyun.
BOĞUMLANMA
Altçene, dudaklar ve yanaklarınız görevlerini daha iyi yapmaya başlayacaklardır.
Bu alıştırmanın süresi günde on dakikayı geçmemelidir.
Aksi halde çeneniz gereğinden fazla sertleşebilir.
BOĞUMLANM A
Bazı kimseler konuşurlarken kimi harfleri ya da heceleri atlarlar.
Bu da umursamazlıktan ileri gelen bir kusurdur.
Gidermek için, ünlü ünsüz tüm harflerin boğumlanmasına elden gelen tüm özeni göstermek ve konuşmayı ağırlaştırarak çalışmak gerekir.
BOĞUMLANMA
Kimimiz yine bilgisizlik ve umursamazlıktan ötürü ortaya çıkan kötü bir alışkanlıkla, olmayacak yerlerde olmayacak harfleri kullanırız.
BOĞUMLANMA
Örneğin; Makas yerine makaz,
herkes yerine herkez,
şefkat yerine şevkat,
birader yerine bilader,
şemsiye yerine şemşiye gibi…
BOĞUMLANMA
Kimimiz ise bir hecede takılıp o heceyi yineleriz.
Boğumlanmada tutukluk denilen bu kusur;
düşüncede kararsızlık, heyecan, sıkılganlık ya da sinir bozukluklarından ileri gelebilir.
Bu durumda, tutukluğu yaratan nedenlerin saptanması ve giderilmesi şarttır.
BOĞUMLANM A
Bir başka önemli kusur ise kekemeliktir.
Konuşurken duraklama, bunun yanı sıra yüzün buruşturulması, gerilme ve hecelerin yinelenmesi, zorlanması biçiminde kendini gösterir.
Kekeme iseniz, muhtemelen sözcükleri ağzınızdan fırlatarak konuşuyorsunuzdur.
BOĞUMLANM A
Normal olarak bir kelimeden ötekine geçerken yitirdiğiniz zaman kaybını telafi etmek için, her bir kelimeyi fırlatarak söylersiniz.
Ancak bu yalnızca daha fazla kekelemeye neden olur.
Eğer kekeliyorsanız duraklayın, insanlar sizi dinlemek için bekleyeceklerdir; ama çok değil.
BOĞUMLANMA
Kekemelik, ruhsal ve sinirsel nedenlerle birlikte soluk alıp verme ile boğumlanma arasındaki dengesizlikten de ileri gelir.
Utangaçlık, sabırsızlık, dalgınlık, kararsızlık gibi etmenler de kekemeliği doğurabilir.
BOĞUMLANMA
Doğru soluk alınıp verilmesi durumunda kekemeliğin önüne geçilebilir.
Bunun için; soluk alıp verme, harfler, heceler, sözcükler, tümceler üzerinde bıkıp usanmadan boğumlanma çalışmaları yapmak gerekir
BOĞUMLANMA
Pek çok kişi konuşurken “h” sesini ihmal eder ya da söyleyemez. “h” sesini söylerken diyafram küçük bir hareket yapar.
Bazı kişiler bu hareketi yapamadığından bu sesi çıkaramazlar.
BOĞUMLANMA
Postane, hastane gibi yazıda da düştüğü sözcükler dışında “h” sesi mutlaka söylenmelidir.
BOĞUMLANMA
Kimileri de “r” sesiyle sorun yaşarlar.
Türkçede “r”, pek çok batı dilinde olduğu gibi fazla titremez.
Oldukça hafif söylenir.
Özellikle sözcük sonlarına gelenler fazla titretildikleri zaman sert bir konuşma biçimi ortaya çıkar.
BOĞUMLANM A
Ama
« r »
harfihafif de olsa her zaman
kullanılması gerekir.
BOĞUMLANMA
“R” sesi; dilin kenarları, köpek dişlerinden başlayarak üst diş köklerine temas ederken, dil ucunun ön üst diş köklerine yaklaşması ve hafifçe titremesiyle oluşur.
Dil geriye çekilirse ‘ğ’ ye benzer bir ses çıkacaktır.
BOĞUMLANM A
Bu tür sorunu olan kişilerin, dillerini üst arka diş etleriyle dişlerinin birleştiği yere iki yana doğru sıkıca yaslayıp, güçlü bir soluk verişiyle dilin abartılı bir biçimde titremesini sağlamaları gerekir.
Rrrrrrrr ya da prrrrrrrr gibi…
BOĞUMLANM A
“S” sesini yanlış söyleyenler ise genellikle dillerini üst arka dişetiyle birleştiği yere değdirirler.
O zaman hava dilin iki yanından çıkar ve bozuk bir
‘s’ sesi duyulur.
Oysa dil büzülmeli, ucu sivrilmeli ve ön dişlere yaklaşarak söylenmelidir.
BOĞUMLANMA
Bu bozukluğun giderilmesi için dilinizi doğru kullanma alışkanlığını kazanmanız ve yine içinde ‘s’
harfi olan heceleri daha fazla yinelemeniz gerekecektir.
“S” bozukluğu olan kimseler de genellikle “z” sesi de bozuk çıkar.
Çünkü bu iki sesin çıkış yer ve biçimi aşağı yukarı aynıdır ancak ‘s’ sesi tonsuz, ‘z’ ise tonludur.
BOĞUMLANM A
Doğuştan duyma engelli olan insanlar bile dil, yanak ve dudak kaslarını gerektiği gibi kullanmayı öğrenerek, düzgün bir biçimde konuşabilirler.
Bunun için yapmamız gereken; harfleri, onları oluşturan hareketlere dikkat ederek çıkarmaya dikkat etmektir.
BOĞUMLANM A
İyi bir boğumlanma harflerin ve hecelerin anlaşılır biçimde seslendirilmesidir.
Boğumlanmaya yeteri kadar önem verilmemesi halinde konuşurken sesler birbirinin üstüne binecek ve söylediklerimiz algılanamayacaktır.
BOĞUMLANMA
İyi bir boğumlanmaya yatkınlık kazanmak için söylenmesi güç, özel olarak seçilmiş kimi heceler ve sözcükler üzerinde yüksek sesle, yoğun alıştırmalar yapmak gerekir.
BOĞUMLANMA
Özellikle boğumlanmada zorlandığınız seslerle ilgili olanları, ağız ve dudak hareketlerini biraz da abartarak yapmak koşuluyla kusurlarınız düzelinceye kadar çalışmanız gerekecektir.
Sözgelimi
p, b, m
harflerini söylerken dudaklar birbirine yapışır.BOĞUMLANMA
Şu harfler ise dilin, damağın çeşitli noktalarına değişik sürelerle temas etmesi sonucu oluşur.
T, d, n, l, ş, ç, j, r, k, g
seslerini kolayca çıkarabilmek için dilinizi bir kalem ucu gibi kullanın ve damak üzerinde gerekli noktalara temas etmeye özen gösterin.BOĞUMLANMA
Bu harflerin kullanıldığı sözcükleri belirledikten sonra, önce hecelere ayırıp, heceleri doğru boğumlamayı başardıkça sözcüğü mükemmele ulaşana kadar yinelemek en iyi yöntemdir.
BOĞUMLANM A
Elinizdeki kitaptan herhangi bir bölümü, özellikle okuma parçalarından birini seçerek bu alıştırmayı yapabilirsiniz.
Bu tür çalışmalara başlamadan önce her seferinde ilk adım olarak yapacağınız bir alıştırma daha vardır.
BOĞUMLANMA
Bu alıştırma sesli harf bağlama sorununun giderilmesinde de etkilidir.
Bu sorun ise genellikle bir sözcüğün sesli harfle bitmesi ve ardından gelenin yine sesli harfle başlaması durumunda ortaya çıkar.
BOĞUMLANM A
A→E→İ→O→U→A→U→O→İ→E→A
Dizgesini derin bir soluk alarak ve oklar yönünde sesten sese kayarak ve sesleri uzatarak söyleyin harfler arasında duraklamayın.
Sonra da bu harflerin başına “M” ve “L” seslerini koyup yine uzatarak ve kesiksiz okuyun.
BOĞUMLAN MA
Aşağıdaki sözcükleri önce tane tane, sonra giderek
hızlanarak ve ritmik bir biçimde söyleyin. Boğumlanmaya dikkat edin ve sesiniz canlı olsun.
Ping-pong…Ping-pong… Ping-pong… Ping-pong…Ping- pong…
Ding-dong…Ding-dong…Ding-dong…
Ding-dong…Ding-dong
King-kong…King-kong… King-kong… King-kong… King-kong
BOĞUMLANMA
Bu alıştırmalar, olağan sesle, her gün belirli sürelerde, olumlu sonuçlar alınıncaya değin sabırla sürdürülmelidir.
Her harfi, her heceyi, her sözcüğü tam değeriyle seslendirmeye, bunun için de başlangıçta acele etmemeye özen göstermeniz gerektiğini söylemeliyim.
BOĞUMLAN MA
Sonraları giderek hızlanabilirsiniz; ta ki, konuşmanızı sağlayan organlarınız yeterli işlevselliğini kazanana dek çalışmaya ara vermemeniz, kusurlarınızı giderdikten sonra bile paslanmamak için belirli aralıklarla yinelemeniz gerekecektir.
BOĞUMLANM A
Söz konusu alıştırmalar arasında “ğ”, yani yumuşak g ile ilgili herhangi bir örnek olmaması dikkatinizi çekecektir.
Bunun nedeni ise artık konuşurken bu harfi kullanmayışımızdır.
Türkçe alfabede ve yazıda kullanılan ğ harfinin varsayılan /ğ/
sesi gerçekte modern kültür Türkçesinde bulunmamaktadır.
BOĞUMLANM A
Harfin doğurduğu alışkanlık yüzünden insanlar da böyle bir sesi telaffuz etmek için kendilerini zorlamaktaysalar da normal konuşmada, bu sesin bütünü ile kaybolmuş olduğu söylenebilir.
GÜRZAP, C. Söz Söyleme Ve Diksiyon/Konuşan İnsan. Remzi Yayınevi.
İstanbul 2019
ŞENBAY,N. Söz Ve Diksiyon Sanatı. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul 2012 ÜNSAL, F., Şahin, H. 80 Yılın Sesi 1927’den 2007’ye Spikerlik. TRT
Yayınları. Ankara 2007
“Milli Duygu İle Dil Arasındaki Bağ Çok Güçlüdür. Dilin Milli Ve Zengin Olması, Milli
Duygunun Gelişmesinde Başlıca Etkendir. Türk Dili, Dillerin En Zenginlerindendir; Yeter Ki Bu Dil Bilinçle İşlensin.” Mustafa Kemal ATATÜRK