• Sonuç bulunamadı

Infection Surveillances in the Anesthesiology and Reanimation Clinic of Kahramanmaras Sutcu Imam University Medical Faculty Researching Hospital

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Infection Surveillances in the Anesthesiology and Reanimation Clinic of Kahramanmaras Sutcu Imam University Medical Faculty Researching Hospital"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniğinde Nozokomiyal İnfeksiyonların Surveyansı

Özet Abstract

Infection Surveillances in the Anesthesiology and Reanimation Clinic of Kahramanmaras Sutcu Imam University Medical Faculty Researching Hospital

Seyfi Kaya1, Hafize Öksüz2, Nimet Şenoğlu2, Zafer Doğan2, Hüseyin Yıldız2

1Kahramanmaraş Devlet Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, Kahramanmaraş

2Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Kahramanmaraş

Yazışma Adresi: Yrd. Doç. Dr. Hafize Öksüz, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Kahramanmaraş.

Tel: 03442212337/420, e-posta: [email protected]

Giriş ve Amaç: Nozokomiyal infeksiyonlar yüksek mortaliteye neden olan ciddi bir sorundur. Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ) nozokomiyal infeksiyonların en sık görüldüğü birimlerdir.

Bu çalışmada Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi YBÜ’nde gelişen nozokomiyal infeksiyonların sürveyansının araştırılması amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Çalışma 1 Ocak 2003 ve 1 Temmuz 2006 tarihleri arasında YBÜ’nde retrospektif olarak yapıldı.

YBÜ’de 48 saatten fazla kalan tüm hastaların kimlik bilgileri, yatıştaki APACHE II skorları, Glasgow Koma Skorları, varsa alt hastalıkları, operasyon uygulanıp uygulanmadığı, yoğun bakım ünitesinde ve hastanede yatış süreleri kaydedildi.

Bulgular: İnfeksiyon gelişen ve gelişmeyen hastaların yaş ortalamaları, APACHE II skoru ortalamaları ve mortalite oranları arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. İnfeksiyon gelişen hastalarda YBÜ’nde ve hastanede yatış süresi infek- siyon gelişmeyenlere göre anlamlı oranda yüksekti. İnfeksiyon gelişen grupta mortalite oranı % 26,7 bulundu. APACHE II skoru arttıkça mortalitenin istatistiksel olarak anlamlı oranda arttığı saptandı. Alt hastalık infeksiyon gelişimi için önemli bir risk faktörü değildi. Operasyon geçiren hastalarda infeksiyon gelişme riski yüksekti. Hem YBÜ’nde hem de hastanede yatış süresi uzadıkça nozokomiyal infeksiyon gelişme riski artıyordu.

YBÜ’nde yatış süresinin uzaması ile infeksiyona ilişkin morta- lite oranında da artış saptandı. En sık saptanan nozokomiyal infeksiyon bakteriyemiydi (% 32,0). Üriner sistem infeksiyonu, cerrahi alan infeksiyonu, pnömoniler sırayla % 30,5, % 17,6,

% 15,2 oranında saptandı.

Sonuç: Hastanemiz YBÜ’nde nozokomiyal infeksiyon oranlarının yüksekti ve yatış süresi ile orantılı olarak infeksiyon surveyansının artmaktadır. Bu sorunun üstesinden gelebilmek için ciddi önlemlerin alınması gerektiği ortaya konulmuştur.

Objective: Nosocomial infections are a prominent problem resulting in high mortality. Intensive care units (ICU) are the areas where nosocomial infections are mostly common. The present study aimed to surveil the nosocomial infections in the ICU of Kahramanmaras Sutcu Imam University, Medical School Hospital.

Materials and Methods: This retrospective study was con- ducted between January, 2003 and July, 2006 at the Intensive Care Unit (YBÜ) of our hospital. APACHE II score of sedation and Glasgow Coma Scores upon admission, presence of any sub-diseases, any history of operations, time in the intensive care unit and in the hospital were recorded for all the pa- tients who had stayed in the ICU for longer than 48 hours Results: There were no statistically significant diffe- rences between the mean ages, APACHE II scores, and mortality rates of the patients with an infection and the pa- tients without an infection. The hospitalization time in the hospital and in the ICU of infected patients was significantly higher than that of the uninfected patients. The mortality rate of the infected group in the ICU was 26.7 %. No correlations were found between APACHE II scores and development of infection. As the APACHE II scores increased, the mortality rate of infected and uninfected patients increased. Accom- panying disease was not a risk factor for the development of infection. The risk for the development of infection was higher in the patients who had undergone an operation. As the duration of hospitalization in both the ICU and hospital increased, the risk for the development of nosocomial infec- tion increased. Hospitalization time in the ICU and mortality associated with infection were positively correlated. The most common nosocomial infection was bacteriamia (32.0%), fol- lowed by urinary tract infection, surgical site infection and pneumonia (30.5%, 21.44% and 15.2% respectively).

Conclusion: Our results indicate that nosocomial infection rate in the ICU of our hospital is relatively high. Thus, serious measures should be taken to overcome nosocomial infection risk.

Anahtar Kelimeler: Nozokomiyal enfeksiyon, Yoğun bakım, Anti-infektif ajanlar Keywords: Nosocomial infection, Intensive care unit, Anti-infective agents

(2)

Hİ bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun- dur ve görülme sıklığı % 5-56 arasında değişmektedir [2]. Hİ, mor- talite ve morbiditede artışın yanında, hastanede yatış süresinin uzaması ve tedavi maliyetlerinin artışına da neden olmaktadır [3].

Hİ, hastaneye başvuru anında veya hastaneye yattığında henüz enkübasyon döneminde olmayan, daha sonra gelişen, hatta ba- zen hasta taburcu olduktan sonra ortaya çıkan infeksiyonlardır. Bir başka deyişle Hİ; hastaneden alınan mikroorganizmalarla gelişen infeksiyonlardır. Genellikle hasta yattıktan en az 48-72 saat sonra veya taburcu olduktan sonra 10 gün içinde gelişir [4].

Yoğun Bakım Üniteleri (YBÜ)’inde en sık pnömoni, üriner sistem infeksiyonları, bakteriyemi, sepsis, kateter infeksiyonları, cerrahi alan infeksiyonları görülmektedir [2]. YBÜ’de kalma süre- si infeksiyon gelişimini etkileyen en önemli faktörlerden biridir.

YBÜ’de 1-2 gün kalmaya göre, 3-4 gün kalmak infeksiyon riskini 3 kez, 21 gün kalmak ise 33 kez arttırmaktadır. YBÜ’de kalma süresi uzadıkça dirençli bakterilerle kolonizasyon ve infeksiyon riski de artmaktadır [4].

Bu çalışmada Kahramanmaraş Üniversitesi Tıp Fakültesi Has- tanesi YBÜ’sinde gelişen nozokomiyal infeksiyonların gelişiminin yaş, APACHE II (Acule Physioiogy and Chronic Healtlh Evalua- tion) skoru, yandaş hastalık, operasyon, hastanede yatış süresi ile ilişkisini ve infeksiyon gelişiminin mortalite üzerine etkisini araştırmayı amaçladık.

Gereç ve Yöntem

Çalışma 1 Ocak 2003 ve 1 Temmuz 2006 tarihleri arasında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi YBÜ’nde retrospektif olarak yapıldı. YBÜ’de 48 saatten fazla kalan tüm hastaların kimlik bilgileri, yatıştaki APACHE II skorları, Glas- gow Koma Skorları, varsa alt hastalıkları, operasyon uygulanıp uygulanmadığı, YBÜ’nde ve hastanede yatış süreleri kaydedildi.

YBÜ’ne hastanın alınmasından 48 saat sonra gelişen infek- siyonu olanlar ya da primer infeksiyon bölgesinden farklı bölgede farklı etken ile gelişen nozokomiyal olarak kabul edilen infeksi- yonu olan hastalar çalışmaya alınmıştır. Hastanın yatışında infek- siyon belirtileri olan veya yatışından önce varolan ancak daha sonra belirtileri ortaya çıkan infeksiyonlar primer infeksiyon ola- rak tanımlanmış ve çalışmaya alınmamıştır. Ayrıca nozokomiyal infeksiyonu saptanan ancak klinik materyallerinde etken patojen üretilemeyen hastalar da çalışmaya dahil edilmemiştir. Yoğun bakımda yatarken veya yoğun bakımdan devredildiği serviste no- zokomiyal infeksiyon gelişen hastalar “Kahramanmaraş Üniversi- tesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Ünitesi İnfeksiyon İzlem Formu”na kaydedildi.

gelişen infeksiyon nozokomiyal infeksiyon olarak değerlendirildi [1]. Hastanın hastaneye yatışı sırasında infeksiyonu varsa, bu in- feksiyondan farklı anatomik bölgede 48 saat sonra ortaya çıkan infeksiyon değerlendirmeye alındı [6].

Nozokomiyal Cerrahi Alan İnfeksiyonu

Yüzeyel insizyonel ve derin insizyonel cerrahi alan infeksi- yonu olmak üzere ikiye ayrıdı; a) Yüzeyel İnsizyonel Cerrahi Alan İnfeksiyonu: Operasyonu izleyen 30 gün içinde ortaya çıkan ve yalnızca insizyon altındaki deri veya deri altı dokuyu ilgilendiren infeksiyon, b) Derin İnsizyonel Cerrahi Alan İnfeksiyonu: Kalıcı olarak yerleştirilmiş implant yoksa operasyondan sonraki 30 gün, implant yerleştirilmişse bir yıl içinde gelişen, insizyon bölgesindeki derin yumuşak dokuları (fasiya ve kas tabakalarını) tutan infek- siyonu.

Nozokomiyal Üriner Sistem İnfeksiyonu

Ateş, pollaküri, dizüri veya suprapubik hassasiyet bulgularından biri olan hastada idrar kültüründe >10koloni/ml üreme olması ve en çok iki tür bakteri üremesi ve ayrıca, ateş, pollaküri, dizüri veya suprapubik hassasiyet bulgularından ikisinin olması olarak tanımlandı.

Nozokomiyal Pnömoni

Akciğer grafısinde yeni ve başka bir nedenle açıklanamayan infıltrasyon, ateş, lökositoz ve pürülan balgam bulunması olarak değerlendirildi.

Ventilatörle İlişkili Pnömoni

Mekanik ventilasyon uygulamasından 48 saat sonra başlayan ve ateş, pürülan balgam, akciğer grafisinde yeni veya devam eden infiltrasyon saptanması, lökositoz, pozitif balgam kültürünün bulunması [7] olarak kabul edildi.

Damar İçi Kateter İnfeksiyonu

Damar içi kateter uygulanımının artmasına bağlı olarak özel- likle yoğun bakımlarda kateterle ilişkili infeksiyon (Kİİ) oranları hızlı bir artış göstermektedir. a) Kateter Bölgesinin Lokal İnfeksiyonu:

Kateter bölgesinde inflamasyon olsun veya olmasın kateter ucunun semikantitatif kültüründe >15 cfu üreme olması veya vasküler alanda pürülan drenajın varlığı, b) Katetere Bağlı Bakteri- yemi: Kateter ve kandan alınan kültürde aynı mikroorganizmanın izolasyonu, bakteriyemi ve fungeminin başka bir kaynağının saptanmaması ve sepsis klinik bulgularının olmaması, c)Kate- tere Bağlı Sepsis: Kateter ve/veya kandan alınan kültürde aynı mikroorganizmanın izolasyonu, bakteriyemi ve fungeminin başka bir kaynağının olmayışı ve sepsisin klinik bulgularının varlığı olarak kabul edildi.

(3)

İstatistik Analizler

Prevalans araştırması, epidemiyolojik surveyans ve durum saptama araştırmalarında aşağıdaki testlerden yararlanıldı.

Relatif risk tespiti testi Risk oranlarını belirler.

Ki-kare testi

Değişkenler arasındaki ilişkinin anlamlılığını test eder.

Student-t testi

Bağımsız iki grup ortalamasının karşılaştırılması testi olarak bilinir, parametrik bir testtir.

Mann-Whitney U test

Bağımsız iki grup ortalama değerlerin karşılaştırılması testidir.

Bulgular

Çalışmaya 1 Ocak 2003 ile 1 Temmuz 2006 tarihleri arasında YBÜ’ne yatırılan, yatış süresi 48 saat’in üzerinde olan toplam 315 hasta alındı. Toplam 210 hastada nozokomiyal infeksiyon epizodu, 103 hastada birden çok üreme epizodu, hastaların % 34.90’unda nozokomiyal infeksiyon saptandı. Toplam 315 has- tada mortalite oranı % 39.7, taburcu oranı % 56.8, sevk oranı %

1.9, devir oranı % 1.3 olarak tespit edildi.

315 hastanın YBÜ’ne yatış nedenleri tablo 1’de gösterilmiştir.

Hastaların büyük çoğunluğunda birden fazla infeksiyon oluşumunu kolaylaştırıcı risk faktörü vardı. Risk faktörlerinin infek- siyon gelişmesindeki rolleri tablo 2’de gösterilmiştir. Tüm yoğun bakım ünitelerinde; en sık oranda idrar sondası (% 98,1), H2 bloker/antiasit kullanımı (% 98), santral venöz kateter (% 56,8), mekanik ventilasyon (% 59), nazal kateter (% 98,4), trakeostomi (% 10,2), gastrostomi (% 8,3) uygulaması vardı ve eş hastalık oranı (% 19,4) idi. Yaş ile mortalite oranları karşılaştırıldığında;

yaşı ileri olan hastalarda mortalitenin yüksek olduğu ve bunun istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (P<0,05).

YBÜ’nde izlenen 315 hastanın 125 (% 39,7)’si kaybedildi.

Hastalar mortaliteye etki eden çeşitli risk faktörleri açısından incelendiğinde veriler tablo 3’te gösterilmiştir.

Toplm 315 hastanın, 210’da “Centers for Disease Control and Prevention” (CDC)’un hastane infeksiyonları kriterlerine göre infeksiyon belirlenmiştir. Hastaların infeksiyon atağı sayısına göre dağılımı ve yatış süreleri tablo 4’te gösterilmiştir. Hastaların 107 (% 34,0)’ünde tek infeksiyon atağı gelişirken, 63 (% 20) has- tada iki ve 40 (% 12,7) hastada da üç infeksiyon atağı gelişti.

İnfeksiyon geçirmeyen hastaların yatış süreleri 4,1±11,2 gün ola- rak saptanırken, tek infeksiyon atağı öyküsü olan hastaların yatış süresinin olmayanlara göre 4 kat daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Üç infeksiyon atağı geçirenlerde yatış süresi bir infeksiyon atağı geçirenlere göre anlamlı oranda yüksek olarak bulunurken (P<0,002), iki infeksiyon atağı geçirenlerle üç infeksiyon atağı

(4)

yal pnömoni gelişen 32 hastanın, %89.4’ünde Gram-negatif basiller en sık saptanan etkenlerdi. Gram-negatif basiller içe- risinde ise P. aeroginosa ve non-fermentatif bakteriler ilk sıralarda yer alan mikroorganizmalardı. Bakteriyemilerin 26 (% 38,8)’sında alt solunum sistemi, 23 (% 34,3)’ünde damar içi kateterler, 11 (%

16,4)’ inde üriner sistem, 7 (% 10,4)’sinde cerrahi alan primer infeksiyon odağı olarak belirlendi.

İnfeksiyon türlerinde izole edilen patojenler

Hastaların 45’in de cerrahi yara infeksiyonu saptanmıştır.

İzole edilen mikroorganizmalarda 10 P. aeruginosa, 10 E. coli., 2 MRSE, 6 Acinetobacter baumanii, 8 Klebsiella pneumoniae, 2 Enterobacter cleoacae, 1 Serratia, 4 MRSA, 2 Klebsiella oxytoca, 6 Escherisia Coli ile karşılaşılmıştır.

Hastaların 64 (% 30,5)’ünde üriner sistem infeksiyonu saptanmıştır. İzole edilen mikroorganizmalar 22 E. coli, 4 Entero- coccus spp., 4 Klebsiella pneumoniae, 5 P. Aeruginosa’dır.

Pnömoni saptanan 32 hastada izole edilen mikroorganizma- lar 7 Pseudomonas spp., 6 S. Aureus, 4 Acinetobacter baumanii, 3 Serratiaa spp., 4 Enterobacter amnigenus ve 4 Morganella mor- ganii, 2 Steno. maltophilia, 2 MRSA’dır.

Primer bakteriyemilerin sayısı 67 olup izole edilen etken mikroorganizma 16 Acinetobacter spp., 14 E. coli, 12 MRSE, 2 MRSA, 4 Enterococcus spp., 4 Enterobacter cloacae ve 2 Serratia marscences’tir.

Tartışma

Günümüzde gelişen tıbbi teknoloji ve yoğun bakım hiz- metleri sayesinde daha önceden kaybedilebilecek pek çok hastanın yaşatılması mümkün olmaktadır. Buna karşın YBÜ hastalarının konak faktörlerinin ileri derecede bozuk olması, tanı ve tedavi amaçlı yapılan girişimler normalde virülansı çok düşük mikroorganizmalarla bile kolonizasyon ve ardından in- feksiyon gelişmesini kolaylaştırmaktadır. Yoğun bakım birimleri hastane infeksiyonlarının en sık görüldüğü birimlerdir. Yoğun

tanenin eğitim hastanesi olup olmaması, büyüklüğü, sürveyans yapılan kliniklerin nitelikleri ve veri toplama yöntemleri gibi pek çok faktörden etkilenmektedir [11,12].

Bu çalışmada izlenen 315 hastadan 167’sinde 210 infek- siyon epizodu saptanmıştır. Çalışmamızda YBÜ’deki nozokomiyal infeksiyon oranı % 34,0 olarak bulunmuştur. İnfeksiyon oranının yüksek bulunmasının nedeni; kliniğe yatırılan hastaların post CPR, travma ve solunum desteği gerektiren hastaların oluşturması ve ünitede izlenen hastalara yapılması gereken invaziv girişimlerin diğer ünitelerden daha fazla olması gösterilebilir. Ülkemizde yoğun bakım ünitelerinde gelişen hastane infeksiyonları % 5,3- 64,6 oranlarında bildirilmiştir [13-16].

Çalışmamızda infeksiyon gelişen hastalarda gelişmeyenlere göre YBÜ’nde toplam kalış süresi anlamlı oranda yüksekti. No- zokomiyal İnfeksiyonların hasta morbiditesi ile hastanede kalış süresi ve buna bağlı olarak mortalite oranını artırdığı görüldü [17,18].

İzlediğimiz 315 hastadan 167 sinde 210 infeksiyon atağı gözlenmiştir. Birden çok infeksiyon atağı geçiren hastalarda has- tanede yatış süresi tek infeksiyon atağı geçirenlere göre daha uzundu.

YBÜ’lerinde genellikle en sık görülen nozokomiyal infeksiyon pnömonidir, daha sonra üriner sistem infeksiyonu ve bunu diğer infeksiyonlar izlemektedir [13-24]. Çalışmamızda 210 nozokomi- yal infeksiyon epizodunda en sık primer bakteriyemi, üriner in- feksiyon ve pnömoni saptanmıştır. Üriner infeksiyon saptanan hastaların % 97,5’inde üriner kateterizasyon vardı ve genellikle açık sistemler kullanılmaktadır [25]. Yapılan çalışmalarda üriner infeksiyonların % 95-% 97’sinin kateterize hastalarda görüldüğü bildirilmiştir [19,24]. Yoğun bakımda ventilatöre bağlı olan hasta- larda hastane kaynaklı pnömoni açısından pek çok risk faktörü söz konusudur. Mekanik ventilasyon uygulanan hastalar ilk günden itibaren pulmoner infeksiyon açısından risk altındadır.

Endotrakeal entübasyon orofarenks ve trakeadaki doğal bari- yerleri ortadan kaldırdığından infeksiyona zemin hazırlayıcı bir faktördür [26]. Richards ve ark.’ları [24] saptadıkları nozokomi- yal pnömonilerin % 86’sının mekanik ventilasyon uygulamasıyla ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Ünitemizde pnömoni ile ilişkili risk

(5)

faktörü olarak bildirilen mekanik ventilasyon % 70,5 hastada uygulanmış ve bunların % 71,2’sinde ise nozokomiyal infeksiyon saptanmıştır.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi YBÜ’lerinde yapılan bir çalışmada 116 hastada 159 hastane infeksiyonu saptanmıştır. Çalışmadaki hastaların çoğunluğu (% 64,2) anestezi YBÜ’nde izlenen hastalardı ve nozokomiyal infeksiyonlardan en sık solunum yolu infeksiyonu (% 44,7), bakteriyemi (% 27) ve üriner infeksiyon (% 9,4) geliştiği bildirilmiştir [22]. Bizim YBÜ elde ettiğimiz sonuçlar bu çalışmadaki nozokomiyal infeksiyonların sıklığı ile benzer bulunmuştur.

YBÜ’lerinde infeksiyon riskini artıran faktörler; hastaya ait faktörler, yapılan invaziv girişimler ve çapraz kontaminasyondur.

YBÜ’inde kalma süresi uzadıkça infeksiyon riski de artmaktadır [27,28].Yoğun bakım ünitesinde 1-2 gün kalmaya göre, 3-4 gün kalmak infeksiyon riskini 3 kez, 21 gün kalmak ise 33 kez artırmaktadır [27]. Ayrıca kalma süresi artmasıyla dirençli bak- terilerle kolonizasyon ve infeksiyon riski artmaktadır. YBÜ’lerinde sürekli hastaların varlığı, bakım veren personel ile yakın temas, infeksiyon kontrol önlemlerinin, el yıkamanın ihmal edilmesi ve dış ortama dirençli mikroorganizmalar çapraz kontaminasyonu kolaylaştırmaktadır [28].

YBÜ’lerinde yapılan üriner kateterizasyon, mekanik venti- lasyon ve santral venöz kateter gibi invaziv girişimlerin infeksiyon riskini artırdığı birçok çalışmada bildirilmiştir [19,29]. Üriner ka- teterizasyonda en yaygın bakteri giriş yolu, kateter dış yüzeyi ile üretral mukoza arası boşluktur. Bunun dışında kateter-drenaj tüpü birleşim yerinin idrar almak, biriken idrarı boşaltmak veya irri-

gasyon amacıyla açılması bakteriüri gelişimine neden olmaktadır.

Hastaların 64 (% 30,5)’inde üriner sistem infeksiyonu saptanmıştır.

Çalışmamızda tüm hastaların % 56,8‘ine santral venöz ka- teter takılmıştır. Santral venöz kateter uyguladığımız hastaların ise

% 84,4’ünde nozokomiyal infeksiyon saptanmıştır. Santral venöz kateterlerle ilişkili sepsis insidansının % 3-5 oranında olduğu ve bu oranın periferik intravenöz kateterlere göre oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir. İnfeksiyon oluşumu için giriş yeri civarının kolonizasyonu ve kontaminasyonu önemli risk faktörüdür [28].

Yapılan birçok çalışmada belirtildiği gibi diğer risk faktörleri ile birlikte her zaman hatırlanması gereken nokta; hasta bakımıyla ilgilenen tüm personelin ellerinin mikroorganizmaların bir has- tadan diğerine yayılmasını sağlayan en önemli faktör olduğu belirtilmektedir. Sağlık personelinin el yıkama protokollerine uyumsuzluğu bilgi ve motivasyon eksikliğine bağlanmakta, iş yükü fazlalığı, altyapıdaki el yıkama ve kurulama ajanlarındaki eksikliğin ise problemi daha da artırdığı belirtilmektedir [30].

Bulgularımız hastanemiz YBÜ’nde nozokomiyal infek- siyon oranlarının ve çeşitli antibiyotiklere karşı direnç düzeyle- rinin çok yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Nozokomiyal infeksiyonları azaltmak için, invaziv girişimlerin endikasyonları iyi değerlendirilmeli, infeksiyonlardan korunma ilkelerinden ödün verilmemeli, antibiyotiklerin bilinçli kullanılması ve sağlık ekibinin el yıkama alışkanlığının yerleştirilmesi konusunda yoğun çaba uygulanmalıdır. Bu önemli sorunun üstesinden gelebilmek için uygun olmayan antibiyotik kullanımının engellenmesi, iyi orga- nize olmuş ve etkin olarak çalışan bir hastane infeksiyon kontrol programının uygulanması gerekmektedir.

1- Uzun Ö. Hastane İnfeksiyonlarının Tanımları.

Hast İnf Der 1997; 1: 8-20.

2- Akalın H. Yoğun bakım ünitesi infeksiyonları:

risk faktörleri ve epidemyoloji. Hast İnf Der 2001; 5: 5-16.

3- Hayran M, Akalın E. Hastane infeksiyonları

sürveyansı. In: Akalın E, ed. Hastane İnfeksiyonları. Güneş Kitabevi, Ankara 1993;

pp. 79-91.

Kaynaklar

(6)

fect Dis 1996; 15: 281-5.

7- Ünal S. Nosoline projesi. Hast İnf Der 1997; 1:

50-3.

8- Sümerkan B. Nozokomiyal sepsis: Etyoloji ve mikrobiyolojik tanısı. Hast İnf Der 1998; 2:

182-7.

9- Doğanay M. Nozokomiyal kan dolaşımı infeksiyonları. In: Doğanay M, Ünal S, eds.

Hastane İnfeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi,.

Ankara, 2003; pp. 474- 88.

10- Usluer G. Yoğun bakım ünitesinde infeksiyonları önleme ve kontrol. X. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi Kongre Kitabı, Adana, 15-19 Ekim 2001; pp. 116-8.

11- Taşova Y. Üriner sistem infeksiyonları. In: Kök- sal İ, Çakar N, Arman D, eds. Yoğun Bakım İnfeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi, Ankara, 2005; 733-42.

12- Ata YN. İnfeksiyon kontrol programlarının ma- liyet-yara analizi. In: Eraksoy H, Yenen OŞ, eds.

İstanbul 2000; pp. 103-5.

13- Bakır M. Nozokomiyal üriner sistemin infeksiyonları. In: Doğanay M, Ünal S, eds.

Hastane İnfeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi,.

Ankara, 2003; pp. 531-55.

14- Kayabaş Ü, Aygen B, Güven M, Sümerkan B, Doğanay M. Gevher Nesibe Hastanesi Yoğun Bakun Üniteleri nozokomiyal infeksiyonlann

infeksiyonları:1999 yılı sonuçları. Hast İnf Der 2001; 5: 38-42.

17- Kayabaş Ü. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakül- tesi Yoğun Bakım Üniteleri nozokomiyal infeksiyonlarının sürveyansı. Uzmanlık Tezi.

Erciyes Üniversitesi, Kayseri, 1998.

18- Hadimoğlu N. Yoğun bakım infeksiyonları.

Uzmanlık tezi. Akdeniz Üniversitesi,1998; pp.

45-7.

19- Şardan Çetinkaya Y. Metisilin dirençli staphylo- coccus aureus infeksiyonlarının epidemyolojisi ve kontrolü. 2000; Hast İnf Der 4: 205-17.

20- Dökmetaş İ, Bakır M, Elaldı N, Kunt N, Bakıcı MZ, Bener F. Yoğun bakım ünitesindeki no- zokomiyal infeksiyonların değerlendirilmesi.

XVII. Gevher Nesibe Tıp Günleri Hastane İnfeksiyonları Kongresi Kongre Kitabı, Kayseri, 1999: pp. 17

21- Erdenizmenli M, Yapar N, Öktem MA ve ark. Bir üniversite hastanesinde 1993-1998 yıllarında gözlenen hastane kaynaklı infeksi- yon oranları. XVII. Gevher Nesibe Tıp Günleri Hastane İnfeksiyonları Kongresi Kongre Kitabı, Kayseri, 1999; pp. 26.

22- Uysal Ü. Erdenizmenli M, Ellidokuz H ve ark.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde hastane infeksiyonları.

XVII. Gevher Nesibe Tıp Günleri Hastane

States. İnfect Control Hospital Epidemiol.

2000; 21: 510-5.

25- Bakır M. Üriner Kateter İnfeksiyonları.

Klimik 2001. X. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi Kongre Kitabı, Adana, 2001: 65-8.

26- Estes Rj, Meduri GU. The pathogenesis of ven- tilator-associated pneumonia: I. mechanisms of bacterial transcolonization and airvvay in- oculation. Intensive Care Med 1995; 21: 21-7.

27- Aktaş F. Yoğun bakım infeksiyonlarında pa- togenez. In: Köksal İ, Çakar N, Arman D, eds. Yoğun bakım infeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi, Ankara, 2005; pp. 67-75.

28- Gür D. Antibiyotik direnç mekanizmaları. In:

Köksal İ, Çakar N, Arman D, eds. Yoğun bakım infeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi, An- kara, 2005; pp. 959-975.

29- Gündeş S, Baykara N, Özdamar D ve ark. Bir yoğun bakım ünitesinde nozokomial infeksi- yonlar ve infeksiyon risk faktörlerinin irdelen- mesi. Hast İnf Der 2003; 7: 149-52.

30- Arman D. El yıkama ve el dezenfeksiyonu.

Hastane İnfeksiyonları. In: Doğanay M, Ünal S, eds. Hastane İnfeksiyonları. Bilimsel Tıp Yayınevi, Ankara, 2003; pp. 91-107.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu makalede filtreleme işlemleri Çok Hızlı En Küçük Kareler Metodu ve Dalgacık Dönüşümü metotları olmak üzere iki farklı yolla yapılmış ve

Çelebi Üyesi: Birimin tanımı ve adı: Birim ilk kez Boer (1954) tarafından Çelebi formasyonu olarak adlanmış, (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Trakya bölgesi

Şekil 6 incelendiğinde sistemi en çok etkileyen faktörün Dozaj olduğu görülmekte olup TS EN 12457-4 standardının TCLP standardına göre daha yüksek verim

Bu uygulama üç ayrı atıksu numunesine önce giderim verimlerine bağlı olarak en iyi renk gi derimine sahip olan koagülant belirlendi ve koagülant bu üç ayrı atık suya

Bu çalışmanın amacı ceviz kaplama levhalar üzerine uygulanan sıcaklık ve basınç miktarının yüzey kalitesi üzerine etkisini belirlemek olacaktır.. Levhaların

Bu çalışmada Uyarlamalı Sinirsel Bulanık Çıkarım Sistemi (ANFIS) kullanılarak 15 hasta için TUA skorlama yapılmıştır.. Morfolojik filtreler, ağ

Şekil 3 ve 4’den görüleceği üzere kompanzasyon devrede iken alınan anlık akım ve gerilim dalga şekilleri, kompanzasyon devreden çıkarıldığında alınan şekillere göre

Bu çalışmada MÇÇÇ’lerde sünekliği etkileyen parametreler incelenmiş ve TBDY-2016’da bulunan 4 farklı merkezi çapraz sistemi (Tek diyagonal çapraz basınç, tek