• Sonuç bulunamadı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH (ESKİÇAĞ TARİHİ) ANABİLİM DALI HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH (ESKİÇAĞ TARİHİ) ANABİLİM DALI HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA"

Copied!
490
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH (ESKİÇAĞ TARİHİ) ANABİLİM DALI

HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA

Doktora Tezi

Hasan TUNCER

Ankara-2020

(2)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH (ESKİÇAĞ TARİHİ) ANABİLİM DALI

HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA

Doktora Tezi

Hasan TUNCER

Tez Danışmanı

Prof. Dr. Turgut YİĞİT İkinci Tez Danışmanı

Doç. Dr. Leyla MURAT KARAKURT

Ankara-2020

(3)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH (ESKİÇAĞ TARİHİ) ANABİLİM DALI

HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA

Doktora Tezi

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Turgut YİĞİT

İkinci Tez Danışmanı: Doç. Dr. Leyla MURAT KARAKURT

Tez Jürisi Üyeleri

Adı ve Soyadı İmzası 1- Prof. Dr. Aygül SÜEL ………

2- Prof. Dr. Turgut YİĞİT ………

3- Prof. Dr. İlknur TAŞ ………

4- Prof. Dr. Hülya BOYANA ………

5- Doç. Dr. Hakan EROL ………

Tez Savunması Tarihi

28.08.2020

(4)

Tez Doğruluk Beyanı Belgesidir

T.C.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü’ne,

Prof. Dr. Turgut Yiğit (Birinci Danışmanım) ve Doç. Dr. Leyla Murat Karakurt (İkinci Danışmanım) danışmanlıklarında hazırladığm “Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde Dokuma” (Ankara-2020) adlı doktora tezimdeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplanıp sunulduğunu, başka kaynaklardan aldığım bilgileri metinde ve kaynakçada eksiksiz olarak gösterdiğimi, çalışma sürecinde bilimsel araştırma ve etik kurallarına uygun olarak davrandığımı ve aksinin ortaya çıkması durumunda her türlü yasal sonucu kabul edeceğimi beyan ederim.

28.08.2020

Hasan TUNCER

(5)

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ ... i

KISALTMALAR ... iii

TRANSKRİPSİYON VE DİĞER YERLERDE KULLANILAN İŞARETLER ... vi

GİRİŞ ... ..1

Hititler Öncesi Anadolu’da Dokuma Konusuna Genel Bir Bakış ... 3

1. HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA İLE İLGİLİ KELİMELER VE KADINLAR VE ERKEKLER TARAFINDAN KULLANIMINA GÖRE DOKUMA ÜRÜNLERİ ... 7

1.1. Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde Dokuma ile İlgili Kelimeler ve Kullanımları ... 7

1.1.1. TÚG ve TÚG ile Birlikte Kullanılan Kelimeler ... 8

1.1.1.1. TÚG ... 8

1.1.1.2. TÚGGAD(A).DAM ... 12

1.1.1.3. TÚGKABALLU ... 16

1.1.1.4. TÚGlupanni ... 18

1.1.1.5. TÚGBAR.SI ... 22

1.1.1.6. TÚGŠÀ.GA.(AN).DÙ ... 23

1.1.1.7. TÚGSAG.DUL ... 24

1.1.1.8. TÚGhup(b)iki-/hupiga- ve TÚGhupita- ... 26

1.1.1.9. TÚGE.ÍB ... 26

(6)

1.1.1.10. TÚGkušiši ... 30

1.1.1.11. TÚGkureššar ... 32

1.1.1.12. TÚGNÍG.LÁM ... 35

1.1.1.13. TÚGšeknu ... 40

1.1.1.14. TÚG.GÚ.È.A ve TÚG.GÚ.È.A Hurri ... 44

1.1.1.15. TÚGERÍNMEŠ ... 48

1.1.1.16. Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde TÚG ile Birlikte Kullanılan Diğer Kelimeler ... 49

1.1.2. SÍG ve SÍG ile Birlikte Kullanılan Kelimeler ... 65

1.1.2.1. SÍG ... 65

1.1.2.2. SÍGali ... 67

1.1.2.3. SÍGašara-/ešara- ... 69

1.1.2.4. SÍGešri-/eššari- ... 70

1.1.2.5. SÍGhanzana-/hanzanna- ... 71

1.1.2.6. SÍGhandala-/hantala- ... 71

1.1.2.7. SÍG/TÚGipulli- ... 72

1.1.2.8. (SÍG)tarpala ... 74

1.1.2.9. Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde SÍG ile Birlikte Kullanılan Diğer Kelimeler ... 76

1.1.3. GAD ve GAD ile Birlikte Kullanılan Kelimeler ... 80

1.1.3.1. GAD ... 80

1.1.3.2. GADalalu ... 85

1.1.3.3. GADhuppara ... 86

(7)

1.1.3.4. GAD/TÚGintana-/intanni- ... 87

1.1.3.5. GAD/TÚGlakkušanzani- ... 87

1.1.3.6. GADlatagga- ... 88

1.1.3.7. GADmanziti-/manzitti- ... 88

1.1.3.8. GADtanipu- ... 89

1.1.3.9. GADkazzarnul ... 90

1.1.3.10. GAD IGI ... 92

1.1.4. Dokuma ile Bağlantılı Olan Kelimeler ... 92

1.2. Kadınlar ve Erkekler Tarafından Kullanımına Göre Dokuma Ürünleri ... 96

2. SİYASİ, ASKERİ, HUKUKİ VE İDARİ METİNLERDE DOKUMA VE TASVİRLERDE DOKUMA ... 105

2.1. Siyasi, Askeri, Hukuki ve İdari Metinlerde Dokuma ile İlgili Kelimelerin Kullanımı ... 105

2.1.1. Kral, Kraliçe, Veliaht Prens ve Diğer Görevlilerin Kullandığı Kıyafetler ... 131

2.1.2. Dokumanın Ülkelerarası İlişkilerdeki Yeri ve Önemi ... 181

2.2. Tasvirlerde Dokuma ... 211

3. EKONOMİK HAYATTA DOKUMA ... 222

3.1. Tekstil ve Terminolojisi ... 222

3.2. Dokumanın Hitit Ekonomisindeki Yeri ve Önemi ... 228

3.2.1. Kumaş, Yün ve Keten Kullanımı ve Renkleri ... 251

3.3. Dokumanın Hitit Ticaretindeki Yeri ve Önemi ... 270

(8)

3.4. Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde Dokumacılar ... 280

3.5. Birer Dokuma Aracı Olan Kirman ve Öreke ... 288

4. DİNİ VE MİTOLOJİK METİNLERDE DOKUMA VE KULLANIMI ... 296

4.1. Ritüel Metinlerinde Dokuma ve Kullanımı ... 297

4.1.1. Temizlik/Kirlilikten Arındırma ile İlgili Metinlerde Dokuma ve Kullanımı ... 335

4.2. Bayram Metinlerinde Dokuma ve Kullanımı ... 351

4.3. Büyü, Fal, Kehanet ve Rüya Metinlerinde Dokuma ve Kullanımı ... 367

4.4. Mitolojik Metinlerde Dokuma ve Kullanımı ... 392

SONUÇ ... 404

KAYNAKÇA ... 413

EKLER ... 446

Dokuma ile İlgili Kelimelerin Listesi ... 446

Resimler ... 451

ÖZET ... 473

(9)

i ÖNSÖZ

Hitit ülkesinde dokuma ve kullanımı, kraliyet arşivleri olan Hititçe çivi yazılı belgeler üzerinden takip ettiğimiz kadarıyla Hitit dünyasının hemen her noktasına etki etmiştir. Kimi zaman bir kıyafet, kimi zaman bir bez ve kimi zaman da bir ip şeklinde karşımıza çıkan bu ürünler, Hititçe çivi yazılı birçok farklı metinde yer almıştır. Bu dokuma ürünleri, toplumların vazgeçilmez öğelerindendir. Elbette kıyafetler arasında yapılış şekli, türü ve materyali dışında, bu kıyafetleri kullanan kişiler ve yerler/makamlar bakımından da çeşitli farklar bulunmaktadır. Örneğin, kralın bir bayram veya ayin esnasında giydiği kıyafeti özeldir. Ayrıca çivi yazılı belgelerde “tanrı kıyafeti” tabiri de bulunmaktadır. Bu durum, giyilen kıyafetin, kralın tanrının yeryüzündeki temsilsici olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Özellikle Hitit dini hayatı ile ilgili belgelerde sıkça karşımıza çıkan dokuma ürünleri siyasal, ekonomik, hukuki vb. alanlardaki birçok belgede de yerini almıştır.

Bütün bu belgelerde çok farklı kullanım şekilleriyle karşımıza çıkan dokuma ürünleri, yalnızca giyilmemiş, kimi zaman yere serilmiş, kimi zaman asılmış, kimi zaman bir ritüel ve büyü malzemesi olarak kullanılmıştır. Bunların dışında, tezimizde belirttiğimiz daha birçok farklı kullanım şekliyle bu dokuma ürünleri karşımıza çıkmıştır.

İnsanlar doğaları gereği, giyinme ihtiyacının farkında idiler. Muhtemelen bu ihtiyaç, zamanla o kimsenin bulunduğu toplum, coğrafya, inanç sistemi vs. gibi etkenlerle şekillenmiştir. Toplumların gelişmesiyle birlikte, kıyafetler de gelişme göstermiş, zaman içerisinde kıyafetler daha süslü, şekilli ve renkli bir şekilde karşımıza çıkmıştır. Biz Hititçe çivi yazılı belgelerden süslü, şekilli ve renkli giysileri takip edebilmekteyiz.

Birçok farklı yönü olduğunu düşündüğümüz dokuma ürünlerini, belli bir ön çalışma yaparak belirlediğimiz “Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde Dokuma” isimli tezimizde, siyasi, ekonomik ve dini yönlerden ele almaya çalıştık.

(10)

ii

Doktora eğitimime başladığım ilk günden bu yana beni destekleyen, tez sürem boyunca her zaman yanımda olan, bilgi ve deneyimlerini tezimin her anında hissettiğim kıymetli danışmanım Prof. Dr. Turgut Yiğit’e teşekkürü büyük bir borç bilirim. Ayrıca tez sürem boyunca beni yalnız bırakmayan, tezime büyük bir katkı sağlayıp bilgi ve deneyimlerini aktaran ikinci danışmanım Doç. Dr. Leyla Murat Karakurt’a yardımları için teşekkürü büyük bir borç bilirim.

Çalışmalarım sırasında beni destekleyen, tezimle yakından ilgilenen kıymetli hocalarım Prof. Dr. Aygül Süel’e ve Prof. Dr. İlknur Taş’a teşekkürü büyük bir borç bilirim. Zamansız bir şekilde kaybettiğimiz ve üzerimde emeği olan Dr. Öğr. Üyesi Sedat Erkut’a ve meslektaşım Dr. Öğr. Üyesi Gülgüney Masalcı Şahin’e katkılarından dolayı teşekkürü bir borç bilirim.

Tez çalışmam esnasında iki ayı kapsayan bir süreliğine gittiğim ve tezime büyük katkı sağladığını düşündüğüm “Akademie der Wissenschaften und der Literatur Mainz”

kurumunun başkanı Prof. Dr. Johannes Deißler’e, genel sekreteri Prof. Dr. Claudius Geisler’e, yazışmaları yürütürken ve akademide bulunduğum sürede büyük katkısını gördüğüm Prof. Dr. Gerfrid G. W. Müller’e, katkısı ve bilgisinden faydalandığım Prof.

Dr. Daniel Schwemer’e, akademide kısa süreliğine de olsa tanıştığım ve katkısını gördüğüm Dr. Alice Mouton’a, yine akademide bulunduğum süre içerisinde katkılarını esirgemeyen Dr. Silvin Košak’a, Dr. Charles Steitler’e ve özellikle de akademide bulunduğum her an desteğini hissettiğim ve tezime büyük bir katkı sağlayan Dr. Matteo Vigo’ya teşekkürü büyük bir borç bilirim.

Son olarak, tezimin her anında manevi desteğini hissettiğim kıymetli aileme ve hayat arkadaşım Dilara Aydoğdu’ya teşekkürü bir borç bilirim.

Hasan TUNCER Ankara 2020

(11)

iii KISALTMALAR

a.g.e. adı geçen eser.

a.g.m. adı geçen makale.

AOAT Alter Orient und Altes Testament.

AoF Altorientalische Forschungen.

ArAn Archivum Anatolicum.

BCBO Biblioteca de Ciencias Biblicas y Orientales.

BiOr Bibliotheca Orientalis.

Bkz. bakınız.

c. Cilt.

CAD The Assyrian Dictionary of the Oriental Institute of the University of Chicago.

CHANE Culture and History of the Ancient Near East.

CHD The Hittite Dictionary of the Oriental Institute of the University of Chicago, (Ed. H. G. GÜTERBOCK-H. A. HOFFNER, T. P. J. Van Den HOUT), 1980 vd.

CHS Corpus der Hurritischen Sprachdenkmäler.

CollAn Colloquium Anatolicum.

CoS The Context of Scripture, (Ed. W. W. HALLO), Leiden 2003.

CTH E. LAROCHE, Catalogue des Textes Hittites, Paris 1971.

Çev. Çeviren.

(12)

iv

DBH Dresdner Beiträge zur Hethitologie.

DMOA Documenta et Monumenta Orientis Antiqui.

DTCFD Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi Ed. Editör.

Haz. Hazırlayan.

HdO Handbook of Oriental Studies.

IBoT İstanbul Arkeoloji Müzelerinde Bulunan Boğazköy Tabletleri.

KBo Keilschrifttexte aus Boghazköi, Leipzig/Berlin 1916 vd.

KUB Keilschrifturkunden aus Boghazköi, Berlin 1921 vd.

JANER Journal of Ancient Near Eastern Religions.

JAOS Journal of the American Oriental Society.

JBL Journal of Biblical Literature.

JCS Journal of Cuneiform Studies.

JNES Journal of Near Eastern Studies.

MIO Mitteilungen des Instituts für Orientforschung.

MVAG Mitteilungen der Voderasiatisch-Aegyptischen Gesellschaft.

No. Numara.

RA Revue d’Assyriologie et d’Archéologie Orientale.

RHA Revue Hittite et Asianique.

Rs. Arka yüz.

(13)

v RS Ras Şamra.

S. Sayı.

s. Sayfa.

SMEA Studi Micenei ed Egeo-Anatolici.

StBoT Studien zu den Boğazköy-Texten.

THeth Texte der Hethiter.

vd. ve devamı.

ve diğ. ve diğerleri.

VBoT Verstreute Bogazköi-Texte, Marburg.

Vol. Volume.

Vs. Ön yüz.

ZA Zeitschrift für Assyriologie und Vorderasiatische Archaologie.

(14)

vi

TRANSKRİPSİYON VE DİĞER YERLERDE KULLANILAN

İŞARETLER

[ ] : Tabletin kırık kısımlarını ifade etmek için kullanılır.

[( )] : Yuvarlak parantez içindeki kısmın metnin dublikatı veya paralelinden tamamlandığını gösterir.

[ x ] : Kırık metin yerlerinde sayısı hesaplanmayan işaretler için kullanılmıştır.

[ . . .] : Kırık metin yerlerinde sayısı takriben hesaplanabilen işaretler için kullanılmıştır.

( ) : Tercümenin daha iyi anlaşılabilmesi için yapılan ilaveleri gösterir.

+ : Direkt “join”leri gösterir.

(+) : İndirekt “join”leri gösterir.

< > : Metni yazan kâtip tarafından, yanlışlıkla unutulmuş olan işaretleri içine alır.

? : İşaretin okunuşunun kesin olmadığını gösterir.

(?) : Tercümenin şüpheli olduğunu gösterir.

[ x ] : Kırık metin yerlerindeki işaretler için kullanılmıştır.

.. : O kısmın sağlam olduğunu ancak gerek görülmediğinden alınmadığını gösterir.

! : Kendinden önce gelen işaretin normal olmadığını gösterir.

x : Okunamayan işaret veya işaretleri gösterir.

- : Hititçe ve Akadca kelimeleri içeren işaretlerin arasına konulmak amacıyla kullanılır.

(15)

GİRİŞ

İnsanoğlu tarihin en eski dönemlerinden itibaren giyinme ihtiyacı duymuştur. Bu ihtiyaç, zaman içerisinde iklim, gelenek, din, kültür vs. gibi etkenlerle şekillenmiştir.

İnsanoğlunun yaşadığı coğrafya, bağlı olduğu inanç sistemi ve içinde yaşadığı toplum da onun giyim-kuşam tarzını etkilemiştir. İnsanoğlunun giyinme ihtiyacı, her şeyden önce soğuktan korunma amaçlıdır. Zamanla bir toplumda yaşamaya başlayan insanlar, sosyal hayatlarının bir zorunluluğu olarak vücutlarını kapatma ihtiyacı duymuşlardır.

Toplumsal ilerleme göz önüne alındığında, ilk kıyafetlerin ilerleyen dönemlere nazaran daha kaba ve düz bir yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ancak zaman içinde kıyafetler şekillenmiş ve bu gelişme ile renkli ve süslü birçok kıyafet türü ortaya çıkmıştır. İnsanlar kimi zaman ait oldukları sosyal statüye göre kimi zaman ise bulundukları toplumun inanç ve kültürlerine göre giyinmişlerdir. Bu durum, toplumlarda dokumacılığın bir zanaat dalı olarak ortaya çıkışını sağlamıştır. Bütün bunlarla birlikte üretilen dokuma çeşitleri yerel ekonomide kendine önemli bir yer edinirken, ülkelerarası ticari faaliyetlerin de önemli ve kıymetli ürünleri arasında yer almıştır.

MÖ. 2. binyıl Anadolusu’nun en önemli uygarlıklarından olan Hititlerle ilgili bilgilere, Hititlerin devlet arşivlerinden elde edilmiş olan çivi yazılı tabletler vasıtasıyla ulaşabilmekteyiz. Bunun dışında arkeolojik veriler de Hititler hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Hititlerdeki dokuma ile alakalı bilgilerimiz de çoğunlukla bahsettiğimiz bu devlet arşivlerine ve az da olsa arkeolojik verilere dayanmaktadır.

Hititler döneminde dokumayla alakalı bu araştırmamızı yaparken kullandığımız internet portalı hethiter.net, Hititçe çivi yazılı belgelerin kataloglarını (CTH) ve dizinini taramak, çivi yazılı belgelerin yayın yerleri hakkında bilgi sahibi olmak ve bibliyografyaları tespit etmek için önemli bir kaynak olmuştur.

(16)

2

Tez konusuyla ilgili kelimelerin anlamlarına ve bu kelimelerle ilgili çeşitli örneklere ulaşmak için Ünal tarafından yayımlanmış olan Hititçe-Türkçe Türkçe-Hititçe Büyük Sözlük Hattice, Hurrice, Hiyeroglif Luvicesi, Çivi Yazısı Luvicesi ve Palaca Sözcük Listeleriyle Birlikte isimli sözlük, Tischler’in, Hethitisches Handwörterbuch ve Hethitisches Etymologisches Glossar isimli sözlükleri, Košak’ın, Hittite Inventory Texts (CTH 241-250) isimli envanter metinlerini içeren kaynak, Hoffner’ın, An English-Hittite Glossary isimli sözlüğü, Laroche’un Catalogue des textes Hittites isimli eseri, Puhvel’in, Hittite Etymological Dictionary isimli sözlüğü ve The Hittite Dictionary isimli sözlük (CHD) serisi baş kaynaklarımız olarak kullanılmıştır.

Tezimiz toplam dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, dokuma ile ilgili ulaştığımız kelimelerin anlamları hakkında bilgiler verilmiş olup, bu kelimelerin yer aldığı çeşitli metinlerle bölümümüz zenginleştirilmiştir. Ayrıca yine bu bölümde kadınlar ve erkekler tarafından kullanılan dokuma ürünleri hakkında bilgiler verilmiş ve bu konu birtakım kıyafetler üzerinden tartışılmıştır.

Tezimizin ikinci bölümünde, dokumanın Hitit siyasi, askeri, hukuki ve idari dünyasındaki yeri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Kralın, kraliçenin, veliaht prensin ve diğer devlet görevlilerinin kullandıkları kıyafetler, dokumanın ülkelerarasındaki yeri ve önemi ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bu bölümün ikinci kısmında ise, tasvirler üzerinden dokuma ürünleri değerlendirilmiştir.

Tezimizin üçüncü bölümünde, ekonomi ile alakalı belgelerde dokumanın önemi ifade edilmiştir. Dokumanın Hitit ekonomisinde yeri, kumaş, yün ve keten kullanımı, dokumanın Hitit ticaretindeki yeri, Hititlerde dokumacılar ve önemi ve kadınların kullandığı dokuma araçları olan kirman ve öreke hakkındaki bilgiler bu bölümde verilmiştir.

Tezimizin dördüncü bölümü, dokumanın Hitit dinindeki yeri ve önemi ile alakalıdır. Bu bölümde, ritüel metinler, temizlik/kirlilikten arındırma metinleri, bayram

(17)

3

metinleri, fal, büyü, kehanet ve rüya ile ilgili metinler ve mitolojik metinler üzerinden dokumanın yeri ve önemi vurgulanmıştır.

Hititler Öncesi Anadolu’da Dokuma Konusuna Genel Bir Bakış

İnsan, avcı ve toplayıcı bir yaşam şekli sürdüğü Paleolitik ve Mezolitik devirlerde, örtünme ihtiyacını büyük ölçüde avladığı hayvanların derilerinden sağlamış olmalıydı.

Ancak biz tekstilin ortaya çıkışını yalnızca örtünme ihtiyacına bağlayamayız. Zamanla değişen iklim şartları, insanları o iklime uygun bir şekilde giyinmeye itmişti. Bunun için ise, bir hammadde ve onu işleyecek bir teknolojiye ihtiyaç vardı. Bu bahsettiğimiz iki duruma insanlar, ancak yerleşik hayata geçtikleri ve üretime başladıkları Neolitik devirde ulaşmışlardı. Doğu Anadolu’da bulunan ve ilk üreticiliğe geçişin en önemli yerleşmelerinden birisi olan Çayönü’nde koyun, yaklaşık MÖ 8. binin ortalarında evcilleştirilmiştir. Koyunun evcilleştirilmesi, zaman içerisinde dokuma sektöründe yünün kullanımını sağlamıştır. MÖ 7. binyıla gelindiğinde Anadolu’da dokumanın yapıldığına dair kanıtlara rastlamaktayız. Çatal Höyük kazılarında ele geçen yünden yapılmış bez parçaları bunu ortaya koymaktadır. Kalkolitik devirde de Anadolu dokumacılığı fazla bir değişikliğe uğramadan devam etmiş, Erken Tunç devrine geldiğimizde ise, dokumacılıkta bir ilerleme olmuş ve Orta Karadeniz bölgesindeki İkiztepe yerleşmesinde dokuma tezgahı ağırlıkları bulunmuştur. Erken Tunç devrinde Anadolu’nun batısında da dokuma tezgah ağırlıklarına rastlanmış olup ve yapılan arkeolojik çalışmalarla bunlar ele geçirilmiştir.1

Mezopotamya’da özel mülkiyet anlayışı geliştikten sonra, MÖ 2. bin yıl başlarında Anadolu’ya gelen Asurlu tüccarlar, özellikle Orta Anadolu bölgesi olmak

1 İsmail FAZLIOĞLU, Eskiçağda Dokuma, İstanbul 1997, s. 1-4.

(18)

4

üzere yaklaşık olarak 250 yıl ticari faaliyetlerini yürütmüşlerdir. Asurlu tüccarlar, yaptıkları ticareti kendi dillerinde kayıt altına almış ve böylelikle “Kültepe Tabletleri”

olarak adlandırılan ve Eski Asur lehçesinde yazılmış olan belgeler ortaya çıkmıştır. Bu belgeler, Anadolu’nun yazılı tarihine ışık tutan en eski kaynaklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Asurlu tüccarların pazarladıkları ürünlerin2 başında, başta tunç yapımı için gerekli olan kalayla birlikte tekstil ürünleri gelmekteydi.3 Bahsettiğimiz Kültepe Tabletleri’nin önemli bir kısmı, tüccarların kısa notlar şeklinde kaydettiği metinlerden oluşmaktaydı. Bu belgeler arasında tekstil ürünlerinin sevkiyatını içeren belgeler de bulunmakta idi.4 Ayrıca birkaç idari nitelikli metin dışında, devrin siyasi, sosyal, hukuki ve coğrafi özellikleri ile ilgili doğrudan bilgi veren belge bulunmamaktaydı. Bunun sebebi, bu belgelerin Asurlu tüccarların kişisel arşivi olması idi.5 Ancak bölgenin yerli halkı olmadığı bilinen Asurlu tüccarların, yerli halk ile olan müsabetleri de bilinmekteydi.6

Asur’dan Anadolu’ya diğer önemli malzemeler ile birlikte dokuma çeşitleri de ihraç edilmekteydi. Bunların başında, 40 kadar çeşidi bilinen kumaş(şubātum) ve elbiseler(lubũšum) gelmekteydi. Ayrıca ticareti yapılan kumaş türleri arasında

2 Asur dönemindeki tekstil ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. K. R. VEENHOF, Aspects of Old Assyrian Trade and its Terminology, Leiden 1972.

3 L. Gürkan GÖKÇEK, “Çivi Yazılı Tabletlere Göre Eski Anadolu’da Vergi Uygulamaları ve Kaçakçılık (M.Ö. 1975-1750), Akademik Bakış, c. 2, S. 4, 2009, s. 148.

4 İrfan ALBAYRAK, “ Kumaş ve Kalay Sevkiyatına İlişkin Üç Kültepe Tableti”, Anadolu Medeniyetleri Müzesi 2003-2004 Yıllığı, Ankara 2005, s. 269.

5 Hakan EROL, “Asur Ticaret Kolonileri Devrinde Anadolu Şehir Devletlerinin İdari Yapısı”, 38.

ICANAS, c. 3, Vol. 3, Ankara 2012, s. 1306.

6 Salih ÇEÇEN, “Yeni Kültepe Metinleri’ne Göre Yerli-Asurlu Münasebetleri”, Uluslararası 1.

Hititoloji Kongresi Bildirileri (19-21 Temmuz 1990), Çorum 1990, s. 140.

(19)

5

“pirikannum”, “saptinnum” ve “menuniānum” cinsi olan ve Anadolu’da dokunduğu bilinen kumaş çeşitleri de bulunmaktaydı. Sık geçen kumaşlardan birisi ise, “kutānum”

kumaşı idi. Kumaş çeşitleri arasında Abarna kumaşı, Akad kumaşı, Talhat kumaşı gibi, üretildikleri yerlerin ismi ile anılan türler de bulunmaktaydı. Bu dönemde, Asur’da kumaş dokumaları ve ihracatıyla ile ilgili işlerde sorumluluğu kadınlar almıştır. Yine tüccarların Anadolu’da ticari faaliyetlerini sürdürmeleri büyük ölçüde Asur’dan sağlanan mal akışına bağlı olmakta olup, Anadolu’ya gönderilen kumaşların bazen çok büyük miktarda olması, bunların tamamının bir evde dokunmasının mümkün olmadığını ve bir kısım kumaşın Asur pazarlarından toplandığı düşüncesini ortaya çıkarmaktadır. Bahsettiğimiz kumaşların satın alınmasıyla ilgili olarak, Anadolu’da saraylar bu kumaşların bir kısmı veya tamamı üzerinde ilk satın alma hakkına sahiptiler. Ayrıca kumaşların değeri, ince veya kalın dokunmuş olmaları ve kumaş yapılırken kullanılan yün miktarı ile yakından bağlantılı idi.7

Asur Ticaret Kolonileri devrinden sonra, Anadolu’da Hititleri görmekteyiz.

Anadolu’da devrinin büyük bir gücü olarak var olan Hititler, siyasi, dini, sosyal, ekonomik vs. birçok alanda gelişmiş ve kurumları olan bir medeniyetin temsilcisi idi.

Konumuz olan dokuma kavramı bakımından ise, bu dönemde Asur Ticaret Kolonileri Çağı’ndan daha farklı bir durum görmekteyiz. Öyle ki, Asur Ticaret Kolonileri Çağı döneminde birçok kumaşın ticaretinin yapıldığını, bu kumaşların çeşitlerini, kimden alınıp kime satıldığını ve daha birçok farklı özelliklerini belgelerden öğrenebilmekteyiz.

Ancak Hitit dönemine gelindiğinde durum çok farklı bir şekilde karşımıza çıkmıştır.

Elbette Hitit devrinde birçok dokuma türü bulunmaktadır. Bunlardan kimisi ayrıntılı olarak bilinmekte, kimisinin farklı şekillerdeki kullanımı Hititçe çivi yazılı belgelerde geçmekte ve kimisi hakkında ise yok denilecek kadar az bilgi yer almaktadır. Hititçe çivi

7 Cahit GÜNBATTI, Kültepe-Kaniş Anadolu’da İlk Yazı İlk Belgeler, Kayseri 2017, s. 67-68.

(20)

6

yazılı belgelerde, birkaç belge dışında dokuma türlerinin fiyatları hakkında bilgi verilmemektedir. Ayrıca fiyatlandırma durumu, bütün dokuma ürünlerini kapsamamaktadır. Birçok dokuma ürününün fiyatları ile alakalı bir bilgiye ulaşamamaktayız. Buna ek olarak, yine dokuma ürünlerinin herhangi bir kimseye satıldığı ya da herhangi bir kimseden satın alındığı konusunda elimizde bir bilgi yoktur. Biz sadece çeşitli çıkarımlar ve yorumlar vasıtasıyla bu ürünler hakkında yargılara varabilmekteyiz.

(21)

1. HİTİTÇE ÇİVİ YAZILI METİNLERDE DOKUMA İLE İLGİLİ

KELİMELER8 VE KADINLAR VE ERKEKLER TARAFINDAN

KULLANIMINA GÖRE DOKUMA ÜRÜNLERİ

1.1. Hititçe Çivi Yazılı Metinlerde Dokuma İle İlgili Kelimeler ve Kullanımları

Birçok Hititçe çivi yazılı belgede dokuma ile ilgili kelimelere rastlamaktayız.

Aşağıda TÚG (kumaş), SÍG (yün) ve GAD (keten) determinatifleri ile geçen -bazen determinatifsiz olarak karşımıza çıkan ve bazen de diğer determinatiflerle birlikte geçen- bu kelimelerin isimleri ve açıklamaları belirtilmiştir. Bunun yanında herhangi bir determinatif kullanılmadan metinlerde yer alan ve dokuma ile bağlantılı olan kelimelere de değinilmiştir. Elbette dokuma ile ilgili kelimelerin hepsinin anlamı tam olarak bilinememektedir. Bunun yanı sıra, birkaç farklı anlama gelen ya da sözlüklerde ve diğer eserlerde farklı yorumlar yapılan kelimeler de bulunmaktadır.

Hititçe çivi yazılı belgelerde bazı kelimelerin anlamları net olmakla birlikte, bazı kelimelerle ilgili yorum yapmak zor bir durumdur. Bunun sebepleri, o kelimenin metinlerde az geçmesinin yanısıra, yine o kelimenin metinlerde bolca geçse de farklı bağlamlarda ve anlamlarda kullanılmasıdır. Bütün bu durumlar kelimenin anlamını belirlemeyi zorlaştırmaktadır. Öyle ki, dokuma ile ilgili belirli bir kelime birçok farklı Hititçe metinde yer alabilmekte ve farklı amaçlarda kullanılabilmektedir.

8 Bu bölümde, metinlerde rastladığımız TÚG, SÍG ve GAD determinatifleri ile birlikte geçen – bazen de diğer determinatiflerle birlikte geçen- ve Hititçe çivi yazılı belgelerde karşımıza çıkan, dokuma ile ilgili kelimeler listelenmiştir. Bunun yanında determinatifsiz olarak geçen ancak dokuma ile bağlantılı kelimelerden de söz edilmiştir.

(22)

8

1.1.1. TÚG ve TÚG ile Birlikte Kullanılan Kelimeler 1.1.1.1. TÚG

Bu kelime “elbise, giysi, kıyafet, kumaş” gibi anlamlara gelmekle birlikte, bu türlerden önce kullanılan determinatiftir. Bu kelimenin Hititçe karşılığı waš(ša)pa-’dır.9 TÚG nesnesiyle ve genellikle kıyafetlerle birlikte kullanılan fiil ise “giymek, giyinmek”

anlamlarına gelen waš-, waššiya-‘dır.10 TÚG kelimesi, Hititçe metinlerde çok sık bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca bu kelimeyi birçok renk ile birlikte görmekteyiz. TÚG kelimesi bazen bir tür kıyafetin veya giysinin önünde, onun determinatifi olarak kullanılır bazen direkt olarak bir giysiyi belirtir ve bazen de kumaş olarak kullanılabilir.

KBo 10 23 numaralı metin, KI.LAM bayramı ile ilgilidir. Belgenin ilgili kısmında TÚG kelimesinin kullanımını görmekteyiz. Metnin ilgili kısmının (Vs.I) transkripsiyonu ve tercümesi şöyledir:11

6 LUGAL-uš tu-un-na-ki-iš-na 7 pa-iz-zi nu-za KINHI.A-ta 8 da-a-i

9 TÚG.GÚ.È.A BABBARTIM URUKI

9 Ahmet ÜNAL, Hititçe-Türkçe Türkçe-Hititçe Büyük Sözlük Hattice, Hurrice, Hiyeroglif Luvicesi, Çivi Yazısı Luvicesi ve Palaca Sözcük Listeleriyle Birlikte, Ankara 2016, s. 543; Johann TISCHLER, Hethitisches Handwörterbuch, Innsbruck 2008, s. 290.

10 Albrecht GOETZE, “Hittite Dress”, Corolla Linguistica, Festschrift Ferdinand Sommer zum 80. Geburtstag am 4. mai 1955, Wiesbaden, s. 50-51.

11 Sedat ALP, Beitrage Zur Erforschung Des Hethitischen Tempels, Ankara 1993, s. 192-193;

Itamar SINGER, The Hittite KI.LAM Festival, StBoT 28, Vol.2, Wiesbaden 1984, s. 9-10.

(23)

9 10 TÚG-ia wa-ar-hu-in

11 wa-aš-ši-ia-zi

6-8 Kral iç odaya girer. Ritüel için bayram elbisesini giyer.

9-11 Beyaz şehir gömleğini ve tüylü/kaba elbisesini giyer.

Yukarıdaki metnin 10. satırında kralın bir elbise giydiğini görmekteyiz. Ancak bu elbisenin ne tür olduğunu bilmemekteyiz. Bu metinde TÚG sözcüğü direkt olarak kıyafeti belirtmek için kullanılmıştır. Belki de bu metinde belli bir kıyafeti belirtmek için kullanılmış ancak yalnızca TÚG olarak belirtilmiştir.

KBo 10 37 numaralı metin, lanete karşı bir ritüeldir. Metnin ilgili kısmının (Vs.I) transkripsiyonu ve tercümesi şu şekildedir:12

39 [(na-aš-t)]a a-ša-ra-an a-aš-tág-ga-a[(š-ša-an)] GIM-an ha-an-za-na-aš 40 [ TÚ]G?-az aha túh-ša-an-z[i? (na-a)]š-ta TÚG-an da-an-zi 41 [nu-ut-tá]k-kán HUL-lu-uš EM[E-aš (t)úh]-ša-an-za e-eš-du

42 [nu-ut-ták]-kán ar-ha da-an-za [ ] x [ ] e-eš-du

39-40 ve onlar siyah? ipliği kumaştan ayırdıklarında, sonra onlar kumaşı alırlar.

41-42 Aynı şekilde kötü dil (senden) ayrılsın, aynı şekilde o (senden) uzaklaşsın!

12 Birgit CHRISTIANSEN, Die Ritualtradition der Ambazzi eine Philologische Bearbeitung und Entstehungsgeschichtliche Analyse der Ritualtexte CTH 391, CTH 429 und CTH 463, StBoT 48, Wiesbaden 2006, s. 186-187; Hripsime S. HAROUTUNIAN, “The Hittite Ritual againist a Curse (CTH 429)”, Hittite Studies İn Honor Of Harry A. Hoffner Jr. On The Occasion Of His 65th Birthday, (Ed. Gary BECKMAN ve diğ.) İndiana 2003, s. 151-159.

(24)

10

Yukarıdaki metinde kumaştan, hanzana’nın13 ayrılması ile kötü dilin de kişiden uzaklaşacağı belirtilmiştir. Bu metinde, TÚG kelimesinin “kumaş” şeklinde kullanıldığını görmekteyiz. Ayrıca metinde geçen “hanzana” kelimesinin de siyah mı yoksa ip mi anlamına geldiği de tam olarak bilinmemektedir. Belgede “siyah ip” olarak tercüme ettiğimiz bu kelime hem “ip” hem de “siyah” anlamına gelmektedir. Kelimenin her iki anlamı da metnin bağlamına uygundur. İlk olarak, “hanzana” kumaştan ayrılıyorsa

“ip” anlamında kullanılması uygundur. İkinci olarak ise, “hanzana” kelimesi “siyah”

anlamını ifade ederek, siyahın olumsuz yapısını üstlenmiştir. Öyle ki, biz Hititçe çivi yazılı metinlerde siyahın olumsuz bir anlama geldiğini bilmekteyiz. Metinde de

“hanzana”nın kumaştan ayrılması ve kötü dilin kişiden uzaklaşması denklemi görülmektedir. Yine Hititçe çivi yazılı metinlerde, olumsuz durum kişiden ya da o kişinin kullandığı veya o kişiyi temsil eden bir eşyadan uzaklaşıyorsa, kişi kötülüklerden de uzaklaşmış demektir.

KUB 58 79 numaralı metin, Kummanni’den Maštigga ritüeli ile ilgilidir. Metnin ilgili kısmının (Rs.IV) transkripsiyonu ve çevirisi şu şekildedir:14

11 [n]am-ma-kán pu-ul-lu-ri-ia KU-KU-UB ˹ZABAR˺ TUR TÚG ZABAR 12 [A-N]A GIPISAN.TÚG an-da da-a-i ku-wa-[pí]-˹ma˺-wa A-NA EN SISKUR 13 [KI-a]z da-a-u-wa-ar SISKUR ZI-an-za e-ep-zi

13 Yumak, ip yumağı; koyu renk, siyah anlamlarına gelmektedir. Bkz. ÜNAL, a.g.e, s. 543;

TISCHLER, a.g.e, s. 153.

14 Esma REYHAN, Hitit Kaynaklarında Kizzuwatna’lı Kadın Maštigga’ya Ait Ritüel Metinler(Yayınlanmamış doktora tezi), Ankara 2002, s. 188-189; Jared L. MILLER, Studies in the Origins, Development and Interpretation of the Kizzuwatna Rituals, StBoT 46, Wiesbaden 2004, s. 151.

(25)

11 14 [nu-a-p]í-ia Ú-NU-TEMEŠ da-a-i

11 Sonra pulluriya-kabını, küçük bronz sürahiyi ve bronz giysiyi 12 bir tekstil sepetine yerleştirir, ritüel sahibinin

13 ritüeli gerçekleştirmek istediği yerlere, yerden alarak 14 eşyaları yerleştirir.

Yukarıdaki metinde geçen TÚG kelimesi yerine, ŠU2 teklif edilmiştir.15 Ayrıca Reyhan bu kısmı, “merdiven” anlamına gelen GIŠKUN5 şeklinde çevirmiştir.16 Bu durumlarda çeviri değişmektedir. Ancak Miller’in söylediği gibi bir çeviri yaparsak,

“bronz giysi” anlamı ortaya çıkmaktadır. Buna benzer bir tabire, Hititçe çivi yazılı metinlerde rastlamamaktayız.17

KBo 18 181 numaralı metin, bir envanter metindir. Bu metinde, TÚG kullanımını görmekteyiz.18 Metinde TÚG kelimesi “kumaş/bez” anlamıyla kullanılmıştır. “İki büyük kumaş/bez” tabiriyle, TÚG kelimesinin hem sayısı hem de boyutu hakkında bilgi verilmiştir. Ardından ise, bunlardan birisinin sarı/yeşil ve diğerinin beyaz olduğu belirtilerek, renkleri hakkında da bilgi verilmiştir. Yine KUB 42 49 numaralı envanter metninde, “bir büyük sarı/yeşil kumaş” ve “iki küçük beyaz kumaş” şeklinde

15 Jose Virgilio Garcia TRABAZO- Detlev GRODDEK, Hethitische Texte in Transkription KUB 58, DBH 18, Wiesbaden 2005, s. 206.

16 REYHAN, a.g.e, s. 188-189.

17 KBo 13 127 numaralı Manninni envanterinde (Rs.III, 8-10) baş bandı için bronz şerit kullanıldığını bilmekteyiz.

18 Silvin KOŠAK, Hittite Inventory Texts (CTH 241-250), THeth 10, Heildelberg 1982, s. 118- 122.

(26)

12

geçmektedir.19 Metinde, TÚG kelimesinin hem “büyük” ve “küçük” olması yani boyutu ve hem de renkleriyle ilgili bilgiler verilmiştir.

KBo 20 10 numaralı metin, bir bayram ritüelidir. Bu metinde, TÚG kelimesi, kral tarafından kullanılan bir bayram kıyafeti şeklindedir:20

Vs.I

7 LUGAL-uš TÚG da-a-i ERÍNMEŠ-az e-ša LUGAL-uš A-NA GIŠŠÚ.A e-ša 7 Kral (bayram) giysisini giyer. Askerler oturur. Kral tahtına oturur.

KUB 28 6 numaralı Hatti-Hitit tablet parçasında, Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın kan kırmızısı bir elma ağacını gördüğü ve onu parlayan kıyafetiyle örttüğü belirtilmiştir.21 Bu metinde, TÚG kelimesi, Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın bir kıyafeti olarak karşımıza çıkmakla birlikte şüphesiz bir tanrıça kıyafeti olması sebebiyle ihtişamlı olarak gösterilmiş ve “parlayan” sözcüğü ile beraber kullanılmıştır.

1.1.1.2. TÚGGAD.DAM

Goetze, bu kelimenin “tozluk, dolak” anlamına geldiğini belirtmiştir ve Akadça

“örtü” anlamına gelen kattamu(m) kelimesi ile bağlantısına dikkat çekmiştir. Yine Goetze, GAD.DAM kelimesinin “ayakkabı giymek” anlamına gelen šarkuwai- fiiliyle

19 Silvin KOŠAK, a.g.e., s. 127-128.

20 ALP, a.g.e., s. 244-247.

21 Maciej POPKO, Arinna Eine Heilige Stadt der Hethiter, StBoT 50, Wiesbaden 2009, s. 29.

(27)

13

birlikte kullanıldığını belirtmiştir.22TÚGGAD.DAM kelimesinin “tozluk, dolak” anlamına geldiğini Ünal, Tischler ve Hoffner gibi yazarlar da desteklemişlerdir.23

TÚGGAD.DAM kelimesinin šarkuwai- (ayakkabı giymek) fiiliyle birlikte kullanılması, bu kelimenin bir ayak giysisi olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca aşağıda örnekleri verilen bazı metinlerde, TÚGGAD.DAM kelimesinin “ayakkabı” yani KUŠE.SIR sözcüğü ile birlikte geçmesi de bu durumu desteklemektedir.

KUB 45 22 numaralı metin, rahiplerle ilgili bir Hatti-Hitit büyü metnidir. Metnin ilgili kısmının (Vs.II) transkripsiyonu ve çevirisi şu şekildedir:24

1 GIŠŠÚ.A-ia-aš-ma-aš GIŠGÌ[(R.GU)]B GIŠ˹BANŠUR˺

2 pi-ra-a ki-it-ta

3 2 še-e-ni-eš-ša ˹ŠA˺ GAB.LÁL i-ia-an-te-eš 4 1 LÚ nu TÚGGÚ.È.A wa-aš-ša-an har-zi 5 TÚGÍB.LÁL pu-tal-li-ia-an har-zi nu-uš-ša-an 6 TA-HAP-ŠI iš-hu-uz-zi-ia-an har-zi

7 KUŠE.SIRHI.A-ia TÚGGAD.DAM šar-˹ku˺-wa-an ˹har˺-zi 1 Sandalye, tabure (ve) masa

2 önlerine yerleştirilir.

22 GOETZE, a.g.m., s. 60.

23 ÜNAL, a.g.e., s. 125; Johann TISCHLER, a.g.e., s. 250; Harry A. HOFFNER, “An English- Hittite Glossary”, RHA, c. 25, Paris 1967, s. 31.

24 Volkert HAAS-Ilse WEGNER, Die Ritüale der Beschwörerinnen SALŠU.GI, CHS, Teil 1/5, Roma 1988, s. 404.

(28)

14 3 Balmumundan iki figür/bebek yapılır.

4 (Bunların) birisi erkek(tir), bir gömlek giymiş, 5 hafif bir elbise giymiş,

6 bir TAHAPŠU-kemeri takmıştır.

7 ve bir ayakkabı ve tozluk giymiştir.

Belgede TÚGGAD.DAM kelimesinin bir ayak giysisi olduğu açıkça belirtilmiştir.

Öyle ki, bu giysi bir ayakkabı ile birlikte giyilmiştir.

KBo 5 2 numaralı metin, Kizzuwatnalı Ammihatna’nın kirliliğe karşı ritüeli ile ilgili metindir. Bu metnin ilgili kısmında, bir çift tozluk diğer kıyafet ve malzemelerle birlikte Hava Tanrısı için sayılmıştır. Ardından belgede, bir ayakkabı ile birlikte tozluk giyildiği görülmektedir.25

TÚGGAD.DAM kelimesini, bir kişinin ayağına giyilmesi örnekleri dışında, bir kişinin ayağından çıkarılması şeklindeki örneklerle de görmekteyiz. KUB 7 53 numaralı Tunnawi ritüelinde bunun örneğine rastlarız. Metnin ilgili kısmının transkripsiyonu ve çevirisi şöyledir:26

43 TÚGGADA.DAM GE6-ia-š[i]-ša-an GÌR-az pa-ra-a da-a-i 43 Siyah tozlukları onun ayaklarından çıkarır.

Metinde yaşlı kadın siyah tozlukları ritüel sahibinin ayaklarından çıkarmaktadır.

Siyah renk, olumsuz bir anlamı ifade ettiği için, ritüel sahibinin siyah renkteki tozluktan

25 Rita STRAUSS, Reinigungsrituale aus Kizzuwatna Ein Beitrag zur Erforschung Hethitischer Ritualtradition und Kulturgeschichte, Berlin 2006, s. 234-238.

26 Hannah MARCUSON, “Word of the Old Woman”, Studies in Female Ritual Practice in Hittite Anatolia, Chicago 2016, s. 346.

(29)

15

kurtulması, yaşlı kadının o kimseyi kirlilikten arındırmak için böyle bir işlemi uyguladığını göstermektedir.

TÚGGAD.DAM, metinlerde birçok renk ile birlikte yer almaktadır. KBo 18 175 numaralı envanter metninde HAŠMANNU yani mor ve SA5 yani kırmızı renklerde27, KBo 18 183 numaralı envanter metninde ZA.GÌN yani mavi, KUB 7 53 numaralı Tunnawi ritüelinde GE6 yani siyah, KBo 7 25 numaralı metinde BABBAR yani beyaz, KUB 42 52 numaralı envanter metninde ise HAŠARTU yani sarı/yeşil renklerinde karşımıza çıkmaktadır.

TÚGGAD.DAM’ın genellikle kumaştan yapıldığı bilinmekle beraber, bu dokuma ürününün KUŠ determinatifi ile geçtiği de görülür. KUB 42 77 numaralı bir ritüel metninde KUŠGAD.DAMMEŠ şeklinde karşımıza çıkması, bu giysinin kumaştan yapılmasının yanında deriden de yapıldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca tekil şekilde metinlerde yer almasının yanında birçok metinde çoğul olarak da karşımıza çıkmaktadır.

TÚGGAD.DAM kelimesini KUB 42 75 numaralı envanter metninde “üzerine boncuk takılmış” şekilde görmekteyiz: …] GAD.DAM SA5 VI NUNUZ-kán an-da (kırmızı tozluk, üzerinde 6 boncuk).28 Bu kelimeyi determinatifsiz bir şekilde de görmekteyiz. IBoT 1 31 numaralı envanter metninde 11 GAD.DAM UD.SAR (11 çift tozluk hilallerle süslenmiş?) şeklinde karşımıza çıkmaktadır.29TÚGGAD.DAM kelimesini

“düz, işlemesiz” olarak KUB 7 53 numaralı metinde görmekteyiz: I-NU-TUM

TÚGGAD.DAMGE6 dan-da-ri-iš (bir çift siyah tozluk, düz/işlemesiz).

27 KOŠAK, a.g.e., s. 11-13.

28 KOŠAK, a.g.e., s. 188-189.

29 KOŠAK, a.g.e., s. 4-5.

(30)

16 1.1.1.3. TÚGKABALLU

Ünal bu kelimenin “tozluk, uzun konçlu çorap” anlamına geldiğini30, Tischler ise,

“tozluk, çorap” anlamına geldiğini belirtir.31 CAD K’da “ayakkabının koncu, tozluk”

anlamlarına geldiği belirtilmiştir.32 Goetze, KABALLU kelimesi için “çorap” anlamını ifade etmiştir.33 Hoffner da buna katılmıştır ve “çorap” anlamı konusunda Goetze ile hemfikirdir.34 Košak, bu kelime için hem “tozluk” hem de “çorap” anlamlarını öne sürmüştür.35 Salonen ise, bu kelimenin “kabalu” yani “bağlamak” fiili ile olan bağlantısına dikkat çekerek, hem “tozluk” hem de “çorap” anlamlarını ifade etmiştir.36

KBo 22 1 numaralı metin, yüksek rütbeli kimseler için talimatları içeren bir metindir. Metinde, Kuluppa şehrinin savaş arabası sürücü olan Tas’ın, Sarka’ya ait beş paket taşıyıcısı ile birlikte KABALLU’nun da içinde bulunduğu çeşitli giysi ve malzemeleri aldığını öğrenmekteyiz.37 KBo 35 103 numaralı metin, Ašdu ritüeli ile

30 ÜNAL, a.g.e., s. 247.

31 TISCHLER, a.g.e., s. 314.

32 CAD, (Ed. M. CIVIL ve diğ.), Vol. 8/k, Chicago 1971, s. 2.

33 GOETZE, a.g.m., 62.

34 HOFFNER, a.g.m., s. 31,

35 KOŠAK, a.g.e., s. 287.

36 Armas SALONEN, Die Fussbekleidung der alten Mesopotamier nach Sumerisch-Akkadischen Quellen, Helsinki 1969, s. 64.

37 Jared L. MILLER, Royal Hittite Instructions and Related Administrative Texts, Atlanta 2013, s. 74-75.

(31)

17

ilgilidir. Bu metinde, TÚGKA-BAL-LIHI.A şeklinde geçer. Ritüel için alınan malzemeler arasında kullanılır.38

KUB 17 18 numaralı metin, güneş tanrıçası ile ilgili bir ritüel metnidir. Metnin ilgili kısmının (Vs.II) transkripsiyonu ve tercümesi şöyledir:39

20 …… INU-TUM TÚGGAD.DAMMEŠ INU-TUMKUŠE.[SIRHI.A]

21 QA-DU KUŠMAR-ŠUM wa-aš-ša-an har-zi MUNUS-ma I TÚGka-ri-u[l-li]

22 I TÚGka-lu-up-pa-an I TÚGBAR.SI I TÚGE.ÍB MAŠ-LU INU-TUM I TÚGKA-BAL-LI 23 INU-TUMKUŠE.SIR MUNUSTI wa-aš-ša-an har-zi

20 (erkek) ….. bir takım tozluk, şeritleri

21 ile birlikte bir takım ayakkabı giymiştir. Kadın ise bir başlık,

22 bir iç giysisi, bir başörtüsü, bir süslenmiş tunik, bir takım çorap(KABALLU) 23 ve bir takım kadın ayakkabısı giymiştir.

Metni inceleyecek olursak, erkeğin TÚGGAD.DAMMEŠ, kadının ise KABALLU giydiğini görmekteyiz. Bu durumda, bu iki kıyafet birbirlerinden farklı anlamları ifade etmektedir. Bize göre, KABALLU kelimesi için “çorap” anlamı daha uygun görünmektedir. Ve bu giysi metinlerde genellikle kadınlar tarafından giyilmiştir. Yine

TÚGGAD.DAMMEŠ kelimesinden bahsedilirken “şeritleriyle birlikte” sözcüğü ile görmekteyiz. Bu durum, TÚGGAD.DAMMEŠ ile KABALLU arasında bir fark olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca KBo 6 26 numaralı kanun metninde E-PIŠ TÚGKA-BAL-LI

38 Susanne GÖRKE, Das Ritual der Aštu (CTH 490)-Renkonstruktion und Tradition eines Hurritisch-Hethitischen Rituals aus Boğazköy/Hattuša, CHANE, Vol.40, Leiden 2010, s. 36.

39 Belkıs DİNÇOL, Hitit Metinlerinde Geçen Baş ve Ayak Kıyafetleri(Yayınlanmamış doktora tezi), İstanbul 1991, s. 33.

(32)

18

şeklinde geçmektedir. Bu durum, bu kıyafetin özel bir üreticisinin olduğunu göstermektedir. Ayrıca, incelediğimiz metinlerde aynı şey TÚGGAD.DAMMEŠ için söz konusu değildir.

KABALLU kelimesini genellikle TÚG determinatifi ile veya determinatifsiz şekilde metinlerde görmekteyiz. Bu da bize bu kıyafetin kumaştan yapıldığını göstermektedir. Ancak Bo 3299 numaralı ritüel metninde, bu kelime SÍGKAPALLU olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, KABALLU’nun kumaşın yanında yünden de üretildiğini göstermektedir.

İncelediğimiz metinlerde, KABALLU kelimesini genellikle herhangi bir renkle birlikte kullanılmadan görmekteyiz. Ancak yalnızca bir metinde, KBo 25 85 numaralı kanunlarla ilgili metinde, BABBAR yani “beyaz” renkte karşımıza çıkmaktadır.

KABALLU’nun “çorap” anlamına gelmesi ve ayakkabının içinde kalması durumuna dayanarak,40 bu kelimenin TÚGGAD.DAMMEŠ kelimesinin aksine daha renksiz, işlemesiz kısacası daha ayrıntısız olduğunu belirtebiliriz. Buna karşın, TÚGGAD.DAMMEŠ ise, KABALLU’ya göre daha uzun bir yapıdadır. Dışardan bakıldığı zaman görülmesi ve ayrıntılarının belirtilmesi KABALLU’ya göre çok daha kolaydır. Bu sebepten dolayı, metinlerde daha ayrıntılı bir şekilde yer almıştır.

1.1.1.4. TÚGlupanni

Goetze, bu kelime ile ilgili olarak, KUB 29 4 numaralı metinde, KUB 27 18 numaralı metinde geçen TÚGBAR.SI’nın yerine, TÚGlupanni kelimesinin kullanıldığını ve bu giysinin kral olacak bir adam tarafından giyildiğini, böylelikle bu kelimenin kralın

40 DİNÇOL, a.g.e., s. 35.

(33)

19

giyeceği bir kıyafete uygun olduğunu belirtir. Yine Goetze, bu kelimenin metalden yapılmış serit anlamına da gelen EME “dil” sözcüğü ile birlikte kullanıldığını söylemiş ve “baş bandı” anlamını önermiştir.41 Hoffner da bu kelime ile ilgili olarak “baş bandı”

anlamını ifade etmiştir.42 Kümmel, lupanni- kelimesinin bir “baş bandı” türü olduğuna dikkat çekmiştir. Bunun yanında, lupanni- kelimesinin šiia- “başa bir şey giymek” fiili ile birlikte kullanılması sebebiyle, Goetze tarafından belirtilen TÚGBAR.SI ile išhiial eşitliğine lupanni- sözcüğünün dahil olmasının şüpheli olduğunu, çünkü išhiial-’in sadece

“bağlanarak” kullanıldığını belirtmiştir. Konuyla ilgili olarak Kümmel, lupanni-’nin metalden yapılanlarının ve şerit şeklinde ifade edilenlerinin de “bağlanarak”

kullanılmasının mantıklı olmadığını ve daha çok sabit bir çemberi ifade ettiğini ifade etmiştir.43

CHD’de lupanni- sözcüğü için “bir başlık türü” ve determinatifsiz olanlar için

“hançer, kılıç veya bıçağın bir parçası” anlamları ifade edilmiştir. Yine lupanni-‘nin kral tarafından, tanrı tarafından ve bir kadın tarafından giyildiği belirtilmiştir.44 Tischler ise, bu kelimenin “diadem (alınlık), baş bandı, kralın giydiği bir başlık” anlamlarına geldiğini ifade etmiştir. Yine Tischler lupannawant- sözcüğünün ise “baş bandı takmış” anlamına geldiğini belirtmiştir.45

41 GOETZE, a.g.m., s. 61-62.

42 HOFFNER, a.g.m, s. 31.

43 Hans Martin KÜMMEL, Ersatzrituale für den Hethitischen König, StBoT 3, Marburg 1966, s.

30-31.

44 The Hittite Dictionary, (Ed. H. G. GÜTERBOCK-H. A. HOFFNER), Vol. L-N, Chicago 1989, s. 85-86.

45 TISCHLER, a.g.e., s. 106.

(34)

20

Vigo, konuyla ilgili ayrıntılı bir açıklama yaparak, bu kelimenin bir “baş bandı”

anlamına geldiğini, kullanımının ise genellikle dini bağlama indirgenmiş olacağını belirtmiş ve bu sebeple karakteristik bir nesne ve lüks bir baş giysisi olduğunu ifade etmiştir. Bu dokuma ürününün kral ve kraliçe tarafından kullanıldığına dikkat çeken Vigo, bu ürünün haraç olarak da verildiğini ve hatta Güneş tanrısının bir aksesuarı olduğunu belirtmiştir. Yine Vigo, bu baş giysisinin muhtemelen IV. Tudhaliya tarafından Yazılıkaya A odasının 64 numaralı kabartmasında, Alacahöyük ortostatlarındaki kraliyet çiftinde ve Sirkeli Kabartmasında II. Muwatalli’nin görüntüsünde kullanıldığını belirtmiştir.46

KBo 15 15 numaralı metin, yeryüzünün güneş tanrıçası ile ilgili ritüelleri içermektedir. Metnin ilgili kısmında, kralın TÚGNÍG.LÁMMEŠ giydiği, başında bir

TÚGlupanni olduğu, kulağında bir küpe olduğu ve ayağında ise bir Hatti ayakkabısı bulunduğu belirtilmiştir.47

Yukarıdaki belgede, kralın giydiği ve kullandığı diğer malzemeler ile sayılan

TÚGlupanni, kralın başına taktığı bir krallık alameti olarak kullanılmıştır.

KUB 29 4 numaralı gece tanrıçasının kültünün genişlemesi ile ilgili metinde,

TÚGlupanni diğer dokuma eşyaları arasında sayılmıştır.48 IBoT 1 31 numaralı envanter metninde TÚGlupanni, kadın kıyafetinin bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır.49 Bunun

46 Matteo VIGO, “Linen in Hittite Inventory Texts”, Textile Terminologies in the Ancient Near East and Mediterranean from the Third to the First Millennia BC, (Ed. C. MICHEL-M.-L.

NOSCH), 2013, s. 311.

47 KÜMMEL, a.g.e., s. 136.

48 MILLER, a.g.e., 2004, s. 276-278.

49 KÜMMEL, a.g.e., s. 30.

(35)

21

dışında, TÚGlupanni kelimesi KUB 42 59 numaralı envanter metninde ise mor renkte karşımıza çıkmaktadır.

Hem kadın hem erkek tarafından kullanılan ve krallık baş giysisi olarak da karşımıza çıkan lupanni kelimesini çeşitli madenlerle birlikte kullanılırken de görmekteyiz. KBo 13 127 numaralı Manninni envanterinde biz bu kullanıma rastlamaktayız. Belgenin ilgili kısmının (Rs.III) transkripsiyonu ve tercümesi şu şekildedir:50

8 2 EME AN.BAR GE6 GAB lu-pa-an-n[i-eš 9 A-NA I EME ZABAR lu-ba-an-ni-eš 10 11 EME ZABAR lu-pa-an-ni-eš GAB x[

11 SAG.DU-ZU NU.GÁL ŠU-RU-UH-DU NA4 x[

12 GAB lu-pa-an-ni-eš AN.BAR [

13 IEN ŠI-IK-KIŠ AN.BAR GE6 GAB lu-pa-an-ni-eš NA4Z[A.GÌN? 8 Siyah demirden iki şerit, baş bantlarının önü için

9 baş bandı için bir bronz şeridin üzerinde 10 onbin bronz şerit baş bandı için, önü 11 başı kayıp, mükemmel durumda 12 baş bandı önleri, demir (ile)

13 siyah demirden bir takım šikki. Baş bantlarının önleri lacivert [taşı (ile)

50 Jana SIEGELOVA, Hethitische Verwaltungspraxis ım Lichte der Wirtschafts und Inventardokumente, Vol. 1, Praja 1986, s. 442-443; DİNÇOL, a.g.e., s. 59.

(36)

22 1.1.1.5. TÚGBAR.SI

Tischler bu kelimenin “baş bağı” anlamına geldiğini belirtmiştir.51 Ünal “baş bağı, başörtüsü, yazma” anlamlarını ifade ederken52, Goetze Hititçe belgelerde BAR.SI için temel oluşturan metnin KUB 9 15 numaralı metin olduğunu ve bu kelimenin “baş-bandı”

anlamına geldiğini belirtmiştir.53

KBo 2 9 numaralı metin Niniveli İštar ile alakalı metindir. Metnin ilgili kısmının (Rs.IV) transkripsiyonu ve çevirisi şu şekildedir:54

26 GIM-an-ma zi-in-na-i nu HAL GIŠBANŠUR ša-ra-a da-a-i 27 A-NA GIŠBANŠUR-ma-aš-ša-an ku-it TÚGBAR.SI SA5 GAR-ri 28 na-at IGI-zi-az dam-ma-iš e-ep-zi nu DINGIRLUM-an-ma ú-da-an-zi 26 bitirince, kahin masayı kaldırır.

27 Masaya konulan kırmızı baş bandını 28 başka biri önceden tutar ve tanrıyı getirir.

Yukarıdaki metinde TÚGBAR.SI kırmızı renkte kullanılmıştır ve ritüel için kullanılan malzemeler arasında bulunmaktadır.

TÚGBAR.SI kelimesini genellikle TÚG determinatifi ile görmekteyiz. Ancak bunun dışında GAD determinatifi ile de görmekteyiz. KUB 42 16 numaralı envanter

51 TISCHLER, a.g.e., s. 241.

52 ÜNAL, a.g.e., s. 101.

53 GOETZE, a.g.m., s. 61-62.

54 DİNÇOL, a.g.e., s. 50-51.

(37)

23

metni buna bir örnek teşkil etmektedir. KUB 42 14 numaralı envanter metninde bu kelimeyi mavi renkte ve KBo 2 9 numaralı metinde ise beyaz renkte görmekteyiz.

1.1.1.6. TÚGŠÀ.GA.(AN).DÙ

Ünal, bu kelimenin “bezden kemer, uçkur” anlamına geldiğini belirtmiştir.55 Tischler ise “bezden kemer, kuşak” anlamlarını ifade etmiştir.56 Goetze, bu kelimenin, Hititçe TÚGmaššiya ile olan benzerliğine dikkat çekmiştir.57

KUB 45 32 numaralı belge, Tamininga’nın İštar’ı için yapılan ritüelleri içerir. Bu belgenin ilgili kısmında TÚGŠÀ.GA.DÙ’nun kraliçe tarafından kullanıldığını görmekteyiz. Metnin ilgili kısmının (Rs.III) transkripsiyonu ve çevirisi şu şekilde karşımıza çıkmaktadır:58

6 [MUNUS.]LUGAL UŠ-KE-EN E[GI]R-an TÚGŠÀ.GA.DÙ UZUpal-ta-ni-iš[-ši har-zi 7 nu-uš-ši A.ZU HA-AZ-ZI-NA pa-a-i ŠA MUNUS.LUGAL UŠ-KE-E[N

8 nu HA-AZ-ZI-IN-NU d[a-a-]i nu PA-NI DINGIRLIM tar-uk-zi[

6 Kraliçe reverans yapar. Kolunda kumaş kemeri vardır 7 ve hekim ona baltayı verir. Kraliçe reverans yapar

55 ÜNAL, a.g.e., s. 439.

56 TISCHLER, a.g.e., s. 281.

57 GOETZE, a.g.m., s.54-55.

58 Meltem DOĞAN-ALPARSLAN, “Hititçe Metinlerde ‘Reverans Yapmak’: aruwai- ve hink- Fiilleri Üzerine Bir Deneme”, Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu’na 65. Yaş Armağanı, (Haz. İnci DELEMEN ve diğ.), c.1, Antalya 2008, s.401.

(38)

24

8 ve balta(yı) a(lı)r ve tanrının huzurunda dans eder.

KBo 5 2 numaralı metin, kirliliğe karşı Kizzuwatnalı Ammihatna ritüelidir.59 Bu ritüelde kullanılan malzemeler arasında TÚGŠA.GA.DÙ kelimesini de görmekteyiz.60 Yine KBo 16 68 numaralı KI.LAM bayramında, TÚGŠA.GA.DÙ’yu kırmızı renkte görmekteyiz.61

1.1.1.7. TÚGSAG.DUL

Goetze bu kelimenin bir baş kıyafeti olduğunu belirtmiş ve bu kelimeyi Hititçe

“kupahi” ile eşitlemek istemiştir.62 Kümmel bu kelimenin bir başlık türü olduğunu63, Tischler de benzer şekilde “bir tür başlık” olduğunu belirtmiştir.64 Ünal TÚGSAG.DUL için “bir baş örtüsü” anlamını ifade etmiştir.65

Dinçol bu kelime ile ilgili olarak “takke, kasket, bere” anlamlarının uygun olduğunu belirtmiş ve KBo 5 2 numaralı metnin ilgili kısmının (Vs.I) transkripsiyonu ve çevirisini şu şekilde yapmıştır:66

59 Bu ritüel ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Leyla MURAT, Kizzuwatna’lı Rahip Ammihatna’ya Ait Bir Ritüel Metni (CTH 471) (Yayınlanmamış doktora tezi), Ankara 2002.

60 STRAUSS, a.g.e., s. 221.

61 SINGER, a.g.e., s. 112.

62 GOETZE, a.g.m., s. 59.

63 KÜMMEL, a.g.e., s. 227.

64 TISCHLER, a.g.e., s. 282.

65 ÜNAL, a.g.e., s. 433.

66 DİNÇOL, a.g.e., s. 67.

(39)

25

33 ………. I TÚGSAG.DUL

34 I-NU-TIM TÚGGAD.DAM I-NU-TIM KUŠE.SIR na-at A-NA DU ti-an-zi 33 ………. bir takke/kasket

34 bir takım tozluk ve bir takım ayakkabı. Bunları fırtına tanrısının önüne koyarlar.

Yukarıdaki metin, Kizzuwatna’dan kirliliğe karşı Ammihatna ritüelidir. Metinde

TÚGSAG.DUL, tanrının önüne konulan eşyalar arasında bulunmaktadır.

TÚGSAG.DUL, kelimesinin hem ketenden hem de yünden yapıldığını envanter metinlerinden öğrenmekteyiz. KUB 42 16 numaralı envanter metninde ketenden yapıldığını67, KBo 18 181 numaralı envanter metinde ise, yünden yapıldığını ve siyah renkte olduğunu görmekteyiz.68 Yine KUB 42 61 numaralı metinde mavi bir yünden yapıldığını öğrenmekteyiz.69

TÚGSAG.DUL kelimesinin nasıl bir baş giysisi olduğunu belirlemede, KBo 18 181 numaralı metnin Vs. 30 numaralı satırında geçen TÚGSAG.DUL GEŠTU LÍL-aš70 şeklindeki kısmı önemlidir. Çünkü GEŠTU LÍL-aš “arazide kullanılan kulaklık anlamına gelmektedir.71 Buradan yola çıkarsak, TÚGSAG.DUL kelimesinin kulaklıklı bir baş giysisi olduğunu görürüz. Yukarıdaki şekilde TÚGSAG.DUL kelimesinin kullanımı, bu kelimenin

67 KOŠAK, a.g.e., s. 40.

68 KOŠAK, a.g.e., s. 118.

69 KOŠAK, a.g.e., s. 135.

70 KOŠAK, a.g.e., s. 119.

71 ÜNAL, a.g.e., s. 128.

(40)

26

TÚGkureššar gibi örtülen veya serilen bir baş giysisi yerine daha çok “şapka, bere” gibi başa takılabilen bir baş giysisi olduğunu düşündürmektedir.

1.1.1.8. TÚGhup(b)iki-/hupiga- ve TÚGhupita-

Bu sözcükler ile ilgili olarak Ünal “çarşaf” anlamını ifade etmiştir. Ayrıca

TÚGhubiki/hupiga için “başörtüsü” anlamını belirtmiştir.72 Tischler TÚGhubiki kelimesinin

“peçe, duvak” anlamına geldiğini, sıfat olarak ise hupigawant- kelimesinin bulunduğunu ve bu kelimenin de “peçeli, örtülü” anlamlarına geldiğini belirtmiştir. Yine Tischler

TÚGhupita sözcüğünün ise “bir kadın kıyafeti” ve “peçe?, duvak?” anlamlarında geldiğini belirtmiştir.73 Puhvel TÚGhubiki/hupiga için “peçe, duvak, başörtüsü, örtü” gibi anlamları ifade etmiştir.74 Laroche “hubiki” kelimesinin sıfat halinin “hubigawant” olduğunu belirtmiş ve bu kelimenin “hubiki giy(in)miş” anlamına geldiğini ifade etmiştir.75

1.1.1.9. TÚGE.ÍB

Götze-Petersen TÚGE.ÍB kelimesinin “kemer” anlamına geldiğini belirtmiştir.76 Ancak daha sonra Goetze, bu kelimenin “tunik” anlamına geldiğini belirtmiştir. Ayrıca

72 ÜNAL, a.g.e., s. 203.

73 TISCHLER, a.g.e., s. 61.

74 Jaan PUHVEL, Hittite Etymological Dictionary, Vol. 3, Berlin 1991, s. 392.

75 E. LAROCHE, “Notes de Linguistique Anatolienne”, RHA 19, Paris 1961, s. 26.

76 Albrecht GOETZE-Holger PEDERSEN, Muršilis Sprachlähmung Ein Hethitischer Text, Kobenhavn 1934, s. 44.

Referanslar

Benzer Belgeler

Geçen salı günü Ukrayna bas savcılığı, santrale ait yasak bölgede gerçekleştirilen bir teftişin sonuçlarına ilişkin yapt ığı yorumda, çernobil Nükleer Santralinin

Dikili Belediyesi’nin “ayda 10 tona kadar su tüketiminden para al ınmaması, belediye çalışanlarına yüzde 50 oranında indirimli su tarife uygulanması ve geciken

Aynı politikayla turistik tesislere &#34;kamu ve orman arazisi tahsisi&#34; ile &#34;ayrıcalıklı imar izinleri&#34; verilmesi de 12 Mart 1982 tarihinde çıkartılan Turizmi

alila-, alili-, alilli-,aliliya-, aliya-, alli-, alliya- alpinant- ALPU ammanašši- aramnant- aršintara-, aršintathi- halliyara- halwašši- harrani-, hurrani- haštapi-

Sanığın ve avukatının karşı delillerini çürütmek için her yola başvurur, sonunda delikanlıyı idama mahkûm eder ve idam da infaz edilir.. Bu davada eksik

Bozkurt Kuruç; rejisör olarak oyunu yo- rumlamada ve oyuncuların çabalarında yardımcı olmada, kendi engin tiyatro bilgisini, yarım yüzyılı aşan deneyimi- ni gösterme

Giriş bölümünde Irak Türkmenlerinin tarihi, nufüsları, yerleşim yerleri, Te- lafer sözcüğünün anlamı, Telafer tarihçesi, coğrafi konum ve sosyoekonomik durumu,

Sosyal medyanın aile içi etkileşimi en çok etkilediği boyutlar; birinci olarak aile üyelerinin birlikte geçirdikleri zaman dilimlerinin yerini sosyal medyada geçirilen