• Sonuç bulunamadı

ağaç mülkiyeti (Fr. mode de possession des arbres, m; İng. tree tenure) geom. Kişilerin, ağaçlar ve ürünleri üzerindeki mülkiyet hakları.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ağaç mülkiyeti (Fr. mode de possession des arbres, m; İng. tree tenure) geom. Kişilerin, ağaçlar ve ürünleri üzerindeki mülkiyet hakları."

Copied!
52
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

açı koruyan izdüşüm (Alm. konforme Abbildung, f; Fr. projection conforme, f; représentation conforme, f;

transformation conforme, f; İng. conformal projection; orthomorphic projection) 1. geom. 1. Elipsoit veya küre yüzeyi üzerindeki (Yeryüzünde ölçülen açıların kendi gerçek değerlerine eşit olarak veren) açıların projeksiyon yüzeyine değiştirilmeden aktarıldığı, izdüşüm yöntemi; eşanlam: açıkorur izdüşüm. 2. Enlem ve boylamların her zaman dik açı ile kesiştiği, çok küçük alanların herhangi bir değişime uğramadan haritalandığı, herhangi bir noktadan geçen enlem ve boylam boyunca ölçek aynı kalsa da bir noktadan diğerine ölçeğin değiştiği harita izdüşüm yöntemi; eşanlam: açıkorur harita izdüşümü. 2. müh. Geodezi ve fotogrametride, öteleme, dönüklük ve benzerlik dönüşümlerinin diferansiyel anlamda koruyarak yapıldığı problem çözümü; eşanlam: konform izdüşüm.

açık nivelman geçkisi (Fr. cheminement de nivellement ouvert, m; İng. open level traverse) geom. Yüksekliği bilinen bir noktadan başlayıp yüksekliği bilinmeyen bir noktada sona eren nivelman geçkisi.

açık poligon geçkisi (Alm. offener Polygonzug, m; Fr. cheminement ouvert, m; İng. open

traverse) geom. Koordinatları bilinen bir nirengi veya poligondan başlayarak koordinatları bilinmeyen noktaya bağlanan, hata denetimi yapma olanağı olmayan poligon geçkisi.

açıklık açısı (Alm. Richtungswinkel, m; Fr. azimut grille, m; İng. grid bearing) geom. Doğrultu açısı hesabında kullanılan baz hattı gerçek kuzeyi göstermeyip yerel meridyen olduğunda, düzlemdeki herhangi bir noktayı, baz hattının herhangi bir ucuyla birleştiren doğrunun yatay düzlemde yaptığı açı.

açıölçer (Alm. Winkelmesser, m; Goniometer, n; Fr. anglemètre, m; goniomètre, m; İng. anglemeter; angulator;

goniometer; protractor; esk. minkale) geom. Açıları ölçmeye yarayan alet; eşanlam: iletki.

ada (Alm. Baublock, m; Häuserblock, n; Fr. pâté de maisons, f; îlot urbaine, m; İng. city block; island site; urban block) geom. Çevresi kamuya ait cadde, sokak, yol, kanal, ark, dere, göl, deniz gibi doğal ve yapay sınırlarla, kadastro çalışma alanı sınırı ile veya demiryolları arazisi ile çevrili parseller topluluğu; eşanlam: kadastro adası.

adres bilgi sistemi (İng. address information system) geom. Arazi üzerindeki varlıkların bir adres kayıt sistemine göre konumsal olarak işaretlendiği ve bir veri altyapısında saklandığı, adres bilgisinin sorgulanarak harita

üzerinde gösterilmesini ve güncellenmesini sağlayan bilgi sistemi; eşanlam: numarataj.

afin dönüşüm (Alm. affine Abbildung, f; Fr. transformation affine, f; İng. affine coordinate transformation; affine transformation) geom. Bir (x,y) koordinat sistemindeki, x’=ax+by+c, y’=dx+ey+f, ifadeleriyle verilen ve {a,b,c,d,e,f}

çarpanlarının oluşturduğu matrisin tekil olmaması koşuluyla elde edilen ve düz çizgilerin düz, paralel çizgi ya da düzlemlerin paralel kaldığı, açıların değişime uğrayabildiği ve diferansiyel ölçek değişimlerinin söz konusu olduğu koordinat dönüşümü.

ağaç mülkiyeti (Fr. mode de possession des arbres, m; İng. tree tenure) geom. Kişilerin, ağaçlar ve ürünleri üzerindeki mülkiyet hakları.

akitli işlem (Alm. Verfügungsgeschäft, f; Fr. transaction de nature contractuelle, f; İng. contractual

transaction) geom. Satış, bağış, taksim, ölünceye kadar bakma akdi, ipotek ve irtifak hakları örneklerinde olduğu gibi belirli bir sözleşmeye dayanan tapu sicil müdürlüğünde resmî senet düzenlenerek yapılan işlemler.

akitsiz işlem (Alm. außervertragliche Transaktion, f; Fr. transaction de nature extracontractuelle, f; İng. non- contractual transaction) geom. Ayni hakların kurulması ve devri ile ilgili olmayan kişisel hakların şerhi, terkin, düzeltme, değişiklik, ayırma, birleştirme, mirasın intikali gibi hak sahibinin veya malikin tek taraflı iradesi ile tapu sicil müdürlüğünde yapılan işlemler.

aksonometrik izdüşüm (Alm. axonometrische Projektion, f; Fr. perspective axonométrique, f; perspective cylindrique, f; perspective parallèle, f; projection axonométrique, f; İng. axonometric projection; orthogonal axonometry) geom. Bir nesnenin birden fazla bakış açısıyla resminin elde edilmesi için kullanılan, ışınların izdüşüm düzlemine dik olarak alındığı, nesnenin bir ya da daha fazla ekseni üzerinde döndürülerek farklı yüzlerinin görünümünün elde edildiği izdüşüm tekniği; eşanlam: aksonometrik projeksiyon.

aktif uzaktan algılama (Alm. aktive Mikrowellen -Fernerkundung, f; Fr. télédétection en hyperfréquences actives, f; İng. active microwave remote sensing; microwave remote sensing) geom. Bir uzaktan algılama sisteminin elektromanyetik ışınım üretmesi ve bu ışınımın yüzeyden geri yansımasının ölçümü şeklinde yapılan algılama türü.

(2)

alan deformasyonu (Alm. Flächendeformation, f; Fr. distortion d’aires, f; İng. area

deformation) geom. Diferansiyel anlamda, yeryüzündeki bir alan ile bunun haritadaki karşılığı olan alanın birbirine oranının kullanılan harita izdüşüm yöntemine ve Dünya üzerindeki koordinatlara göre değişmesi.

alan koruyan izdüşüm (Alm. flächentreue Projektion, f; äquivalente Abbildung, f; Fr. projection cartographique authalique, f; projection cartographique équivalente, f; projection équivalente, f; İng. authalic projection; equal- area projection; equiareal projection; equivalent projection; homolographic projection) geom. Yeryüzü üzerindeki veya model olarak alınan küre, elipsoit gibi referans yüzeyleri üzerindeki alanların herhangi bir değişime

uğramadan izdüşüm yüzeyine aktarıldığı harita izdüşüm yöntemi; eşanlam: alan korumalı izdüşüm.

alçak uyduyu izleyen uydu sistemi (Fr. poursuite de satellite bas par un autre satellite bas, f; İng. low-low mode satellite-to-satellite tracking) geom. Yer’in zamana bağlı ve statik dış yerçekimi alanının modellenmesi amacıyla geliştirilen, alçak ve yaklaşık dairesel bir yörüngede dolaşan iki uydudan oluşan, yerçekimi anomalilerinin belirlenmesi için uydular arasındaki uzaklık değişimlerini yüksek doğrulukla ölçen sistem.

alçalan yörünge geçişi (Alm. absteigender Gang, m; Fr. passage descendant, m; İng. descending

pass) geom. Yörüngedeki bir uydunun dik açıklık (deklinasyon) değerinin küçüldüğü ya da ekvator düzleminden bakıldığında uydunun kuzeyden güneye doğru hareket ettiğinin gözlemlendiği yörünge parçası.

alet dış merkezliği (Alm. Exzentrizität des Vermessungsinstruments, f; Fr. eccentricité d’un instrument topographique, f; İng. surveying instrument eccentricity) geom. Teodolitlerde asal eksenin yatay dairenin merkezinden geçmemesi durumu; eşanlam: topografya alet dış merkezliği.

alet hatası (Alm. Instrumentenfehler, m; Fr. erreur d’instrument, f; erreur instrumentale, f; İng. instrument error;

instrumental error) geom. Kullanılan ölçme aletinin kalibrasyon eksikliğinden kaynaklanan hatası ile aletin sağlayabileceği ölçme kesinliği limitinden kaynaklanan hatanın toplamı; eşanlam: aletsel hata.

alet paralaksı (Alm. Parallexenfehler, m; Fr. erreur de parallaxe, f; İng. error of parallax; instrument parallax;

instrumental parallax; parallax error) geom. Teodolit dürbününün eksik ayarlanması sonucu ya da gözlemci pozisyonundaki değişiklik sonucu aletin referans işaretleri ile bir nesnenin görünen pozisyonu arasındaki fark;

eşanlam: paralaks hatası.

alet sabiti (Alm. Gerätekonstante, f; Fr. constante d'instrument, f; constante d'un instrument de mesurage, f; İng.

constant of a measuring instrument; instrument constant) geom. Bir ölçme aletinin asal odak uzaklığı, gösterge hatası, büyültme oranı gibi değişmeyen sayı veya katsayısına verilen isim.

alet yüksekliği (Alm. Instrumenthöhe, f; Fr. hauteur d’appareil, f; hauteur d’instrument, f; İng. height of instrument) geom. 1. Teodolit ya da teleskopik alidatın yer işareti ile merkezi arasındaki yükseklik. 2.

Trigonometrik nivelmanda, teodolitin yatay ekseni ile yer işareti arasındaki mesafe.

alıcıdan bağımsız veri dağıtım formatı (Alm. RINEX Format, n; Fr. format RINEX; İng. receiver independent exchange format; RINEX format) geom. GPS, GLONASS, GALILEO, BEIDOU gibi küresel yöngüdüm uydu sistemleri ile elde edilen gözlem verilerinin, uydu yayın bilgilerinin ve meteorolojik ölçümlerin kullanıcılara yazılım ve platform bağımsız olarak sunulabilmesi için 1989 yılından başlayarak yayımlanan işlenmemiş veri değiş tokuş standardı; eşanlam: RINEX formatı.

Allan varyansı (Alm. Allan-Varianz, f; Fr. variance d’Allan, f; İng. Allan variance; two-sample

variance) geom. Ardışık saat okumaları farklarının kareleri toplamının toplam okuma sayısının iki katına bölünmesi ile bulunan, saatlerin zaman frekans duyarlılığını gösteren istatistiksel saçılma ölçütü.

altimetri (Alm. Höhenmessung, f; Fr. altimétrie, f; İng. altimetry) geom. Barometre, radyo dalgaları, jiroskop gibi aygıtlardan yararlanarak nesnelerin referans düzeylerine göre yükseltilerini ölçme ve sonuçlarını yorumlama disiplini.

amaca dönük arazi yönetimi (Fr. administration foncière taillée sur mesure, f; İng. fit-for-purpose land

administration) geom. Bir yöredeki kişilerin temel ihtiyaçlarını ve haklarını göz önünde bulundurmayı amaçlayan, en temel düzeyde, büyük ölçekli haritaları esas alan arazi yönetimi biçimi.

ana büyük daire (Alm. Hauptgroßkreis, m; Fr. grand cercle fondamental, m; İng. primary great

circle) geom. Büyük dairelerden, Yer’in ortalama dönme eksenine ait kuzey ve güney kutup noktalarına 90 derece açısal uzaklıkta yer alan ve Ekvator'dan geçen daire; eşanlam: esas daire, ana büyük çember.

(3)

ana normal kesit eğrisi (Alm. Hauptnormalschnittbogen, m; Fr. courbe principale de la section normale, f; İng.

principal normal section curve) geom. Elipsoit yüzeyi üzerindeki herhangi bir noktada birbirini karşılıklı olarak dik kesen, maksimum ve minimum eğriliklere sahip normal kesit eğrileri.

anaglif (Alm. Anaglyph, m; Fr. anaglyphe, m; anaglypte, m; İng. anaglyph) geom. Genellikle kırmızı ve mavi gibi farklı renklere kodlanmış olan iki stereo imgenin üst üste bindirilmesiyle üç boyutlu görünümün stereoskopik olarak gösterim yöntemi.

anakent (Alm. Großstadt, f; Metropole, f; Fr. métropole, f; ville métropolitaine, f; İng. metropolis; metropolitan city) geom. Bir ülkenin ya da bölgenin, çevresindeki tüm kentsel ve kırsal yerleşim yerlerine ekonomik ve toplumsal yönlerden egemen olan, genellikle ülkenin başka ülkelerle olan ticari ilişkilerinin sağlandığı, ekonomik ve toplumsal gelişmişlik bakımından ileri düzeyde büyük kentlerinden her biri.

analitik fotogrametri (Alm. analytische Bildmessung; analytische Photogrammetrie; Fr. photogrammétrie analytique, f; İng. analytical photogrammetry) geom. Fotoğraf çiftlerini kullanarak gözlemlenen yapıların üç boyutlu geri çatımı, nesneler arasındaki geometrik ilişkileri saptama gibi problemleri perspektif geometriye dayanarak çözen yöntem.

analog ölçme aleti (Alm. Analogmessinstrument, n; Fr. appareil de mesure analogique, m; instrument analogique, m; İng. analog instrument; analogue measuring instrument) geom. Fiziksel büyüklüklerin değişik gösterimleri için benzeşim teknikleri ile analog ölçüm ve değerleri kullanan aletler; eşanlam: analog alet.

anlık görüş alanı (Alm. momentanes Gesichtsfeld; Fr. champ de visée instantané, m; champ instantané de pris de vue, m; İng. instantaneous field of view) geom. Bir uydu görüntüleme algılayıcısında, algıcın uzamsal detayı çözme yeteneğine karşılık gelen ve algılayıcıya ait tek bir pikselin yeryüzünde kapladığı alanın büyüklüğü;

eşanlam: anlık görüş sahası.

anten faz merkezi (Alm. Antennenphasenzentrum, m; Fr. centre de phase de l’antenne, m; İng. antenna phase center) geom. Uydu ve alıcı antenlerinde gönderilen ve alınan sinyallerin antenin fiziksel merkezi (anten referans noktası) ile çakışmayan, konumu sinyalin yönü ve frekansına bağlı olarak değişen nokta.

arazi bilgi sistemi (Alm. Flächeninformationssystem, n; Fr. système d'information sur le territoire, m; İng. land information system) geom. Arazi yönetimi için gereken, grafik ve grafik olmayan araziye ilişkin farklı verilere ve özniteliklere sahip bilgilerin tutulduğu ve bir veritabanı işleviyle çalışan bilgi sistemi.

arazi değeri (Alm. Landpreis, m; Fr. valeur du terrain, f; İng. land value) geom. Bir arazinin üzerindeki ve altındaki tüm yapıları ile güncel piyasa koşullarında çeşitli yöntemlerle tespit edilen maddi olarak karşılığı.

arazi etüdü (Alm. Landvermessung, f; Fr. arpentage; levé de terrain, m; İng. field mapping; ground survey; land survey) geom. Yeryüzündeki belirli referans noktalarının üç boyutlu koordinatlarını, birbirleriyle yaptıkları açıları ve birbirlerine olan uzaklıkları saptama, coğrafi bilgilerle birleştirip yorumlama tekniği.

arazi işgali (Alm. Beeinträchtigung, f; Uberbau, m; Fr. empiétement, m; İng. land encroachment) geom. Bir başkasına ait olan arazinin, malikinin rızası dışında kullanımı, üzerinde hüküm sürülmesi.

arazi kullanım haritası (Alm. Bodennutzungskarte, f; Fr. plan d'état actuel, m; İng. land use map) geom. Arazi parsellerinin, adalarının veya bir bölgenin hangi arazi kullanımına sahip olduğunu gösteren harita.

arazi modeli (Alm. Geländemodell, n; Fr. modèle de terrain, m; İng. terrain model) geom. Bir bölgenin doğal ve yapay fiziksel özelliklerini gerçekçi olarak modellemek için ölçekli olarak üretilmiş, ayrıca arazinin yüzey şeklini gösteren, üç boyutlu grafik gösterim.

arazi örtüsü (Alm. Landüberdeckung, f; Fr. couverture du sol, f; couverture terrestre, f; İng. land

cover) geom. Tarım alanları, ormanlar, sulak alanlar, yapılaşmış alanlar, yollar gibi yeryüzünü kaplayan ögeler.

arazi reformu (Alm. Bodenreform, f; Fr. reforme foncière, f; İng. land reform) geom. Arazi üzerindeki mülkiyete bağlı hakların ve arazi kullanımının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için gerçekleştirilen siyasal atılımlar bütünü.

arazi sınır ihtilafı (Alm. Eigentumsgrenze-Konflikt, m; Grundstücksgrenze-Konflikt, m; Fr. litige de ligne de lot, m;

litige relatif aux limites de propriété, m; İng. boundary dispute; lot line dispute; property line

dispute) geom. Parselin sınırının nereden geçtiği yönünde zemin veya harita üzerindeki uyuşmazlık.

(4)

arazi yönetimi (geom. çok amaçlı kadastro) (Alm. Landmanagement, n; Fr. gestion foncière, f; İng. land administration; land management) geom. Mülkiyet ve ona bağlı haklar, arazi değeri, arazi kullanımı ve arazi geliştirme ile ilgili süreçlerin kamu ve özel sektör kurumları aracılığıyla, devlet güdümünde yürütülmesi.

arazi yönetimi çalışma modeli (Fr. modèle du domaine de l'administration des terres, m; İng. LADM; land administration domain model) geom. Arazi yönetiminin bilgiye ilişkin mülkiyet, kullanım ve değer bileşenlerini anlamsal olarak ilişkilendiren ve ülkelerin arazi yönetimi sistemleri için gereken altyapıyı oluşturmaya yarayan referans model.

arazi yönetimi paradigması (Fr. paradigme de la gestion des terres; İng. land management

paradigm) geom. Arazi yönetimi için geliştirilen sistemlerin çalışma ilkelerini belirleyen kavramsal çerçeve ve anlayışlar bütünü.

arazi yönetişimi (Alm. Verwaltung von Landnutzungsrechten, f; Fr. gouvernance foncière, f; İng. land governance) geom. Arazi politikalarını belirlemek ve uygulamak için gerçekleştirilen faaliyetler bütünü.

ardışık resim (Alm. Folgebild, n; Fr. image successive, f; İng. consecutive photograph; successive

photograph) geom. Kendisinden bir önceki ve bir sonraki resimlerle belirli oranda örtüşme oranına sahip komşu resim.

arkeolojik sit alanı (Alm. archäologischer Platz, m; Fr. site archéologique, m; İng. archeological

site) geom. Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli uygarlıkların ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları, önemli tarihi olayların olduğu yerler ve

saptanmış doğal özellikleri ile korunan yerler.

arsa (Alm. Baugrund, m; Bauplatz, m; Bauland, n; Fr. parcelle à bâtir, f; lot à bâtir, m; terrain à bâtir, m; İng.

building plot; construction lot) geom. İmar planına uygun şartlarda yapılaşma kapsamına girmiş ya da fiili olarak yapılaşmış, kentsel altyapı ve üstyapı hizmetlerinden faydalanan arazi.

asal eksen (Alm. Vertikalachse, f; Fr. axe vertical; İng. principal axis; vertical axis) geom. Teodolitte yatay açı dairesinin merkezinden ve muylu ekseni ile optik eksenin kesişim noktasından geçtiği varsayılan, teodolitin etrafında dönebildiği, düşey doğrultulu eksen; eşanlam: düşey eksen.

asal meridyen (Alm. Hauptschnitte, pl; Fr. méridien principal, m; İng. principal meridian) geom. Bir başlangıç noktasından uzanan, üzerinde düzenli çeyrek bölge, bölge ve ilçe köşelerinin bulunduğu ya da bulunacağı meridyen.

asal uzaklık (Alm. Aufnahmebildweite, f; Fr. distance principale, f; İng. principal distance) geom. Kamera merkezinden perspektif düzlemine olan dik uzaklık.

asgari parsel cephesi (Fr. longueur minimale de la façade principale, f; İng. minimum frontage

length) geom. Kent içinde, yapıların belli bir büyüklükten daha küçük olmalarını önlemek üzere imar yasalarına konulan ve her parselin, yol üzerindeki uzunluğunu gösteren minimum ölçü.

askeri grid koordinatları (Fr. coordonnées de carroyage militaire, pl; İng. military grid reference system coordinates) geom. UTM veya UPS yönteminde hazırlanan ve her UTM grid karesinde özel değerleri olan, haritanın ölçek ve amacına göre 1000, 100, 10 veya birer metre aralıkta grid koordinat ağı çizilmiş haritalarda, grid bölge işareti ve UTM grid karesi tanıma işareti eşliğinde, önce yatay veya doğuya, sonra düşey veya kuzeye değer sırasıyla yazılan, bir noktanın başnoktaya göre koordinatını veya koordinatı bilinen iki nokta arasındaki yön açısını ve uzaklığını, açı ve uzaklık bozulması olmadan, kesin ve birörnek olarak belirten, NATO ülkeleri silahlı kuvvetleri ve yerbilimciler tarafından kullanılan standart, metrik birimde, coğrafi koordinat değerleri.

askeri grid referans sistemi (Alm. Meldegitter im UTM-Abbildungssystem, n; UTM-Referenzsystem, n; Fr.

système de référence de carroyage militaire, m; İng. military grid reference system) geom. UTM veya UPS yönteminde hazırlanan haritalara göre, bir noktanın yeryüzünde bulunduğu yeri, grid bölgesi-grid karelerinin haritanın ölçeğine göre değişen aralıkta çizilen ve her kare alanı için özel değeri olan, grid koordinat ağına göre açı ve uzaklık bozulması olmadan belirten, kullanım şekli pafta alt kenarında açıklanan, boylam değerini orta boylamdan, enlem değerini ekvatordan itibaren m olarak veren, standart, özel bir harita bildirim sistemi; eşanlam:

askeri grid bildirim sistemi.

(5)

askı cetveli (Fr. liste d’annonce, f; İng. announcement list) geom. Kadastro ya da imar uygulaması sonuçlarını ilgili hak sahiplerine duyurmak amacıyla düzenlenen, hukuki karşılığı olan duyuru çizelgesi.

asma kat (Alm. Mezzanin, m; Fr. mezzanine, f; İng. entresol; mezzanine) geom. Asgari iç yüksekliği imar yönetmeliklerinde belirlenen ve ait olduğu bağımsız bölümü tamamlayan ve bu bölümden bağlantı sağlanan kat.

astralon pafta (İng. astralone map sheet) geom. Kadastro planlarının çiziminin üzerine yapıldığı saydam malzemeden yapılmış çizim altlığı.

astrojeodezik dayanak düzlemi (Alm. astrogeodätische Bezugsebene, f; Fr. plan de réference astrogéodésique, m; İng. astrogeodetic datum) geom. Jeodezik ve astronomik verilere göre tanımlı referans düzeyi; eşanlam:

astrojeodezik referans düzeyi.

astrojeodezik nivelman (Alm. astrogeodätisches Nivellement, n; Fr. nivellement astrogéodésique, m; İng.

astrogeodetic leveling; astronomical leveling) geom. Astrojeodezik sapmalardan yararlanarak Yer’in şekline ilişkin jeoit ile elipsoit arasındaki farkların belirlenmesi yöntemi.

astronomik azimut (Alm. astronomischer Azimut, m; Fr. azimut astronomique, m; İng. astronomic

azimuth) geom. Ufuk düzleminde, kuzeyden saat istikameti yönünde ölçülen, gözlemcinin astronomik meridyen düzlemi ile ölçülen noktayı ve gözlemcinin gerçek normalini (düşey) içeren düzlem arasındaki açı.

astronomik birim (Alm. astronomische Einheit, f; Fr. unité astronomique, f; İng. a.u.; astronomical unit) geom. Güneş’in ağırlık merkezinden, 365,2568983 gün periyotlu, tam dairesel bir yörüngeye ve ihmal edilebilir kütleye sahip olduğu varsayılan bir uydusuna olan ve Yer'in yörüngesinin büyük yarı ekseninden kısmen daha kısa olan, günümüzde kesin değeri 149 597 870 691 ± 30 metre olarak kabul edilen uzaklık.

astronomik boylam (Alm. astronomische Länge, f; Fr. longitude astronomique, f; İng. astronomic

longitude) geom. Yeryüzündeki bir noktadan geçen astronomik meridyen düzlemi ile sıfır derece boylamından geçen astronomik meridyen düzlemi arasındaki gök ekvatoru düzlemi boyunca açı.

astronomik doğu (Alm. astronomischer Ost, m; Fr. est astronomique, m; İng. astronomical east) geom. 1. Birinci düşey dairenin ufuk dairesini kestiği iki noktadan kuzeye dönüldüğünde sağ tarafta kalanına olan doğrultu. 2.

Herhangi bir yeryüzü noktasından geçen eşpotansiyelli yüzeye (jeop) o noktadaki teğet düzlem üzerinde tanımlanan ve astronomik kuzey ile saat ibresi yönünde 90 derece açı yapan yön.

astronomik enlem (Alm. astronomischer Breitengrad, m; Fr. latitude astronomique, f; İng. astronomical latitude) geom. Yeryüzündeki bir noktadan geçen gravite vektörü doğrultusunun (çekül doğrultusu) gök ekvator düzlemi ile yaptığı açı.

astronomik kırılma (Alm. astronomische Refraktion, f; Fr. réfraction atmosphérique, f; İng. astronomic

refraction) geom. Atmosfer dışındaki bir kaynaktan gelen ışının atmosferden geçerken kırılması sonucunda ışın kaynağının konumunun görünürde yerdeğişimi.

astronomik konum (Alm. astronomisch bestimmter Ort, m; Fr. station astronomique, f; point astronomique, m;

İng. astronomic position; astronomical station) geom. Dünya üzerinde bulunan ve koordinatları gökcisimlerine dair yapılan ölçümler sonucu belirlenen nokta.

astronomik koordinatlar (Alm. astronomische Koordinaten, pl; Fr. système de coordonnées astronomiques, m;

coordonnées astronomiques, pl; İng. astronomical coordinates) geom. Yerel yerçekimi anomalileri tarafından etkilenen, ilgili gözlem yeri noktasındaki gerçek yerçekimi vektörleri esas alınarak belirlenen, küresel olarak bileşenleri; astronomik enlem, astronomik boylam, yerel ölçekte bileşenleri; astronomik kuzey, astronomik başucu olan koordinatlar.

astronomik kuzey (Alm. astronomischer Nord, m; Fr. nord astronomique, m; İng. astronomical north) geom. 1.

Astronomik meridyen dairesinin ufuk dairesini kestiği iki noktadan kuzey kutbu yönü. 2. Herhangi bir yeryüzü noktasından geçen jeopun (eşpotansiyelli yüzeyin) bu noktadaki teğet düzlemi (yerel yatay düzlem) ile aynı noktadan geçen astronomik meridyen düzleminin arakesiti doğrultusunda tanımlı kuzey yön.

astronomik meridyen (Alm. astronomische Meridien, f; Fr. méridien astronomique, m; İng. astronomic meridian;

true meridian) geom. 1. Başucu noktasından geçen saat dairesi. 2. Yeryüzündeki bir noktadan geçen yerçekimi

(6)

ivme vektörü doğrultusunu (çekül doğrultusunu) içinde bulunduran astronomik meridyen düzlemi ile gök küresinin arakesiti; eşanlam: gök meridyeni.

astronomik meridyen düzlemi (Alm. astronomische Meridianebene, f; Fr. plan méridien astronomique, m; İng.

astronomical meridian plane) geom. Yeryüzündeki herhangi bir noktadan geçen, yerçekimi ivme vektörü doğrultusunu (çekül doğrultusunu) içinde bulunduran ve gök ekvator düzlemine dik olan düzlem.

astronomik temel üçgen (Alm. astronomisches Dreieck, n; Fr. triangle de position, m; İng. astronomical triangle) geom. Herhangi bir gökcismine ait saat dairesi, gözlem yeri meridyen dairesi ve düşey dairenin kesişiminden oluşan küresel üçgen.

astronomik yerel dik koordinat sistemi (Fr. système local de coordonnées astronomiques Cartesiennes, m;

İng. local astronomical oriented Cartesian coordinate system) geom. Orijini herhangi bir yeryüzü noktası ile çakışık, eksenleri birbirine dik ve doğrular olan, birinci, ikinci ve üçüncü eksenleri sırası ile astronomik kuzey, astronomik doğu ve astronomik başucu doğrultuları ve yönlerinde tanımlı koordinat sistemi.

atmosfer gelgit yükü (Alm. atmosphärische Gezeitenbelastung, f; Fr. charge de la marée atmosphérique, f; İng.

atmospheric tidal loading) geom. Dünya’nın dönüş hareketinin yol açtığı, atmosferdeki sıcaklık kaynaklı basınç değişimlerinin yeryüzünde bir nokta üzerinde yaptığı, periyotları 24 ve 12 saat olan sinüzoidal dalga biçimli, genliği birkaç milimetre olan karasal gelgit hareketi; eşanlam: atmosfer gelgit yüklemesi.

atmosfer perspektifi (Alm. Farbperspektive, f; Luftperspektive, f; Fr. perspective atmosphérique, f; perspective aérienne, f; İng. aerial perspective; atmospheric perspective) geom. Resim veya fotoğraf sanatında renk tonu değişiklikleriyle yaratılan derinlik yanılsaması; eşanlam: hava perspektifi, renk perspektifi.

atmosferik düzeltme (Alm. Atmosphärenkorrektur, f; Fr. correction atmosphérique, f; İng. atmospheric

correction) geom. Hava ve uydu fotoğraflarında atmosferin etkisi nedeniyle güneş ışınlarının ve/veya cisimlerden yansıtılan ışınımın yaratmış olduğu olumsuz etkileri azaltmakta ya da gidermekte kullanılan işlemler.

atmosferik yükleme (Alm. atmosphärische Luftbelastung, f; atmosphärische Stoffracht, f; Fr. chargement atmosphérique, m; İng. atmospheric loading) geom. Küresel hava kütlelerinin ve bununla ilişkili basınç değişimlerinin yerdeğişimi sebebiyle oluşan, jeodezik alanlarda yatayda ve düşeyde 1 cm’den fazla konum değişikliğine sebep olan, gelgit hareketleri ile ilgili olmayan, yerkabuğunun atmosferik etkilerden dolayı yüklenmesi.

azimut çözünürlük (Alm. Seitenwinkelauflösung, f; Azimut-Auflösungsvermögen, n; Fr. résolution azimutale, f;

pouvoir séparateur en azimut, m; İng. azimuth resolution; bearing resolution) geom. Yapay açıklıklı radar teknolojisinde, yerde uçaktan aynı uzaklıkta, ancak farklı yanca açılarında olan iki yansıtıcı nesnenin ayırt edilebildiği en küçük açı farkı.

azimut kapanma hatası (Alm. Azimut Schleifenschlussfehler, m; Fr. écart de fermeture d’azimuth, f; İng. azimuth error of closure; closing error of azimuth) geom. 1. Bilinen bir semt açısından başlayıp bilinen diğer bir semt açısına ulaşılmak için yapılan açı ölçümleri sonucunda ortaya çıkan fark; eşanlam: poligon açı kapanma hatası. 2.

Farklı yollar üzerinden ya da farklı ekipler tarafından yapılan arazi ölçümleri sonucunda elde edilen yanca açı kestirimleri arasındaki fark.

bağıl yerçekimi ölçümü (Alm. relative Bestimmung der Schwerebeschleunigung, f; relative Schweremessung, f;

Fr. mesure gravimétrique, f; İng. relative gravity measurement) geom. Yer'in dış yerçekim alanı içerisinde herhangi iki nokta arasındaki yerçekimi ivmesi farkının, bağıl gravimetre yöntemini kullanarak yay sabiti ve yaya asılı kütle miktarı bilinen bir cismin salınım uzunluklarının izlenmesi prensibini esas alarak ölçülmesi; eşanlam:

bağıl yerçekimi ivme vektörü ölçümü, rölatif yerçekimi ölçümü.

bağlı nivelman geçkisi (Fr. cheminement de nivellement fermé, m; İng. closed level run; closed level traverse) geom. Arazi etüdünde, yüksekliği bilinen bir noktadan başlayıp yüksekliği bilinen diğer bir noktaya bağlanan ve kapalı bir nivelman geçkisine göre hata denetimi daha üstün olan geçki.

bağlı poligon geçkisi (Alm. geschlossener Polygonzug, m; geschlossener Streckenzug, m; Fr. cheminement fermé; İng. closed linked traverse) geom. Koordinatları bilinen iki noktadan başlayarak yine koordinatları bilinen diğer iki noktada biten, hata kontrol olanağı açık ve kapalı poligona göre daha üstün olan poligon geçkisi;

eşanlam: dayalı poligon geçkisi.

(7)

barisentrik göksel referans sistemi (Fr. système de réference céleste barycentrique, m; İng. barycentric celestial reference system; BCRS) geom. Orijini Güneş Sistemi’nin ağırlık merkezi ve eksenleri uluslararası göksel referans sistemi (ICRS) eksenleri ile çakışık olan, bu nedenle sıklıkla uluslararası göksel referans sistemi (ICRS) ile alternatifli olarak kullanılan, yermerkezli göksel referans sistemi (GCRS) ile arasındaki koordinat dönüşümlerini gerçekleştirmek üzere görelilik kuramını esas alan metrik tensörleri tanımlı göksel referans sistemi;

eşanlam: BCRS.

barometrik nivelman (Alm. barometrisches Nivellement, n; Fr. nivellement barométrique, m; İng. barometric heighting; barometric leveling) geom. Barometre veya barometrik altimetre gibi ölçme aletleri kullanılarak yapılan arazinin kabaca yükseklik farkı ölçümü; eşanlam: dolaylı nivelman.

başlangıç meridyeni (Alm. Bezugsmeridian, m; Nullmeridian, m; Fr. méridien de Greenwich, m; méridien origine, m; premier méridien, m; İng. Greenwich meridian; initial meridian; prime meridian; zero

meridian) geom. İngiltere'deki Greenwich gözlemevinden geçtiği varsayılan, boylamı 0o olan ve boylam ölçülerinin başlangıcı olarak kullanılan meridyen; eşanlam: ana meridyen.

başucu noktası (Alm. Zenit, m; Fr. zénith, m; İng. zenith) geom. Yeryüzü veya yakınındaki bir noktada yerçekimi yönünün tersine olan doğrultu; eşanlam: zenit, astronomik başucu noktası.

batı uzanımı (Alm. westlische Elongation, f; Fr. élongation occidentale, f; élongation ouest, f; İng. western elongation) geom. Güneş Sistemi’ndeki bir gezegenin Yer'den bakıldığında güneşin batı yanında bulunduğu bir andaki uzanım açısı.

batimetrik harita (Alm. bathymetrische Karte, f; Fr. carte bathymétrique, f; İng. bathymetric

chart) geom. Okyanus ve deniz tabanının derinlik ölçümlerine dayalı görselleştirilmiş topografya haritası.

baz-yükseklik oranı (Alm. Verhältnis zwischen Basis und Flughöhe, n; Fr. rapport base-éloignement, m; İng.

base-altitude ratio; base height ratio) geom. Bir stereoskopik resim çiftinde, ana hava bazı ile uçuş yüksekliğinin oranı.

bileşik renkli imge (Alm. zusammengesetztes Farbbild, n; Fr. image en couleur composée, f; İng. composite color image) geom. Bir sahnenin, her biri; örneğin kırmızı, yeşil ve mavi gibi, tek renk bandında edinilmiş, birden fazla kaydından oluşan renkli imge.

bina derinliği (Alm. Gebäudetiefe, f; Fr. profondeur du bâtiment, f; İng. building depth; depth of

building) geom. Binanın ön cephe hattı ile arka cephe hattının en uzak noktası arasındaki dik hattın uzunluğu.

bina genişliği (Alm. Gebäudebreite, f; Fr. largeur du bâtiment, f; İng. building width; width of

building) geom. Binanın ön cephesinden bakıldığında, bir dış duvarından diğer dış duvara olan uzaklık.

bina güçlendirme kredisi (İng. credit for building reinforcement) geom. Riskli binaların yasaya uygun olarak güçlendirilmesi için hak sahiplerine bankalardan verilen kredi tipi.

bina ön cephesi (Alm. Außenfassade, f; Gebäudefront, f; Hauptfassade, f; Fr. façade de devant, f; İng. forefront;

front façade) geom. Parsel düzeninde, binanın toprak üstündeki ilk katının yol tarafındaki duvarının dış yüzü;

eşanlam: bina önyüzü.

bina taban alanı (Alm. Grundfläche, f; Fr. superficie au sol occupée, f; İng. area occupied at ground level;

building footprint) geom. Bir imar parselindeki ana yapının, imar planına uygun olarak arsa üzerinde oturacağı alan.

bindirme (Alm. Überlappung, f; Fr. recouvrement, m; İng. overlap) geom. Genellikle yüzde olarak (%20, %60 gibi) ifade edilen, ardışık çekilen bir fotoğrafın diğer bir fotoğrafta kapsadığı ortak alan oranı.

birinci düşey daire (Alm. erster Vertikalkreis, m; Fr. premier cercle vertical, m; İng. prime vertical

circle) geom. Herhangi bir yeryüzü noktasından geçen meridyen düzlemine ilgili noktada dik olan ve doğu-batı doğrultularını belirlemede kullanılan düşey daire.

blok (Alm. Block; Fr. bloc, m; İng. block) geom. Enine bindirmeli, birbiriyle komşu iki ve daha fazla sayıda şeritten oluşan, fotogrametrik nirengi ölçümü ve dengeleme hesaplamalarında temel hesaplama birimi olarak kullanılan resim, model veya şeritler topluluğu.

(8)

blok dengeleme (Alm. Blockausgleichung, f; Fr. compensation par bloc, f; İng. block

adjustment) geom. Fotogrametride sistematik ve/veya rasgele hataları gidermek amacıyla uygun düzeltmeler yapıldıktan sonra, görüntüleri içeren fotoğraflardan oluşan bloklarda, görüntülerin dış yöneltme elemanlarını ve görüntü üzerinde ölçülen noktaların üç boyutlu yer koordinatlarını hesaplamaya yarayan yöntem.

bodrum kat (Alm. Keller, m; Fr. sous-sol, m; İng. cellar) geom. Binaların zemin seviyesi altında kalan, oturma ya da depolama alanları olarak kullanılan katları.

Bouger anomalisi (Alm. Bougueranomalie, f; Fr. anomalie gravimétrique de Bouger, f; İng. Bouguer

anomaly) geom. Yeryüzünün bir noktasında, referans elipsoidinin üzerinde saptanan, kuramsal yerçekimi alanı ile ölçülen ve bulunduğu yüksekliğe göre düzeltme yapılmış alan değeri arasındaki fark.

boylam (Alm. Längengrad, m; Fr. longitude, f; İng. longitude) geom. Bir noktadan geçen meridyen düzlemi ile başlangıç meridyeni düzlemi arasında ekvator düzlemi boyunca tanımlanan, başlangıç boylamının doğusunda olanlar (+), batıda olanlar (-) değer alarak, 0o ile 180o arasında değişen, coğrafi koordinatlardan Y değerine karşılık gelen açı değeri.

boylam dilimi (Alm. Längenbereich, n; Fr. zone longitudinale, f; fuseau, m; İng. gore; longitude zone; longitudinal zone) geom. Dünya’nın iki boylam yayı arasında kalan portakal dilimi şeklindeki bölümü.

boyuna bindirme (Alm. Längsüberdeckung, f; Fr. recouvrement longitudinal, m; İng. end overlap; forward lap;

forward overlap; longitudinal overlap) geom. Havadan resim çekiminde birbirine komşu olan resimlerin uçuş doğrultusunda ve yüzde olarak (%60 gibi) ifade edilen ortak örtüşme oranı.

bozucu yerçekimi potansiyeli (Alm. Störpotenzial, n; Fr. potentiel perturbateur, m; İng. disturbing potential) geom. Yerçekimi potansiyeli ile referans yerçekimi potansiyeli arasındaki fark.

brüt inşaat alanı (geom. brüt metrekare) (Alm. Außenmaßfläche, f; Brutto-Grundfläche, f; Fr. surface hors œuvre, f;

İng. gross floor area) geom. Bodrum kat ve çatı arasındaki kısımlar dahil olmak üzere yapının inşa edilen tüm katlarının, dış duvarlar dahil toplam alanı.

brüt metrekare bkz. geom. brüt inşaat alanı.

bütünleşik kıyı alanları planı (Alm. integrierter Küstenzonenplan, m; Fr. plan intégré des zones côtières, m; İng.

integrated coastal plan; integrated coastal zone management) geom. Kıyıları, etkileşim alanı ile birlikte tüm sektörel faaliyet ve planları, sosyal ve ekonomik konuları da içerecek şekilde bütünleşik bir yaklaşımla ele alan;

kıyı alanlarındaki fonksiyon ve faaliyetler ile kıyı alanlarına yönelik hedefler arasındaki uyumu sağlayan, 1/25.000 veya 1/50.000 ölçekte şematik ve grafik planlama diline uygun plan.

bütünleyici parça (Alm. Bestandteil eines Rechtsaktes, n; Fr. partie intégrante, f; İng. integral part; esk.

mütemmim cüz) geom. İmar mevzuatında bir taşınmazı bütünleyen, ona zarar vermeden ayrılması olanaksız bölümü.

büyük daire 1. (Alm. Großkreis, m; Fr. grand cercle, m; İng. great circle) geom. 1. Yerküre'nin merkezinden geçen bir düzlemin gökküreyi kesmesi ile oluşan gök ekvatoru, astronomik meridyen daireleri ve saat daireleri;

eşanlam: büyük çember. 2. Yerküre'nin merkezinden geçen bir düzlemin Yerküre ile arakesiti; örneğin,

yeryüzündeki Ekvator ve tüm meridyen daireleri. 2. (Alm. Großkreis, m; Fr. orthodromie, f; grand cercle, m; İng.

great circle; orthodrom; Riemannian circle) müh. Kürenin merkezinden geçen bir düzlemin küre ile arakesiti.

büyük daire uzunluğu (Alm. Großkreisentfernung, f; Fr. distance orthodromique, f; longueur de l'arc de grand cercle, f; İng. great circle distance; orthodromic distance) geom. Küre üzerinde alınan iki nokta bir büyük daire yayı ile birleştirildiğinde bu iki nokta arasındaki yay uzunluğu; eşanlam: ortodrom uzunluğu.

büyük ölçekli harita (Alm. Karte in großem Maßstab, f; Fr. carte à grande échelle, f; İng. large-scale map) geom. Ulusal ve uluslararası bir sınıflama standardı olmasa da, türüne göre, ölçeği 1/100.000 veya 1/75.000’den daha büyük olan, ayrıntılara olabildiğince yer verilen, görece küçük bir yeryüzü alanını kapsayan harita.

büyük ölçekli topoğrafya haritası (Alm. topografische Karte in großem Maßstab, f; Fr. carte topographique à grand échelle, f; İng. large-scale topographical map) geom. Türkiye’de, Harita Genel Müdürlüğü tarafından basılan, ölçeği 1/100.000’den büyük olan ayrıntılı topografya haritası.

(9)

Chandler yalpalaması (Alm. Erdpolschwankung, f; Eulersche Nutation, f; Fr. mouvement chandlérien du pôle, m;

İng. Chandler wobble) geom. Yer’in göksel ara kutbunun, Yer kabuğuna göre, saat ibresinin tersi yönde, çapı 15- 20 metre arasında değişen, dairesel ve yaklaşık 435 gün periyotlu, herhangi bir tork etkisi altında kalmadan gerçekleştirdiği kutup gezinmesinin önemli bir harmonik bileşeni olan hareketi.

cins değişikliği (Alm. Flächennutzungsänderung, f; Fr. changement d'affectation des sols, m; İng. land use conversion) geom. Bir taşınmazın bahçe, tarla vb. iken arsaya dönüştürülmesi ve bu durumun arazi kayıt sistemine aktarılmasını içeren işlem.

coğrafi boylam (Alm. geographische Länge, f; Fr. longitude géographique, f; İng. geographic

longitude) geom. Bir noktadan geçen boylam düzlemi ile başlangıç boylam düzlemi arasında ekvator düzlemi boyunca tanımlanan açısal değer.

coğrafi enlem (Alm. Breite, f; geographische Breite, f; Fr. latitude, f; latitude géographique, f; latitude terrestre, f;

İng. geographic latitude; latitude; terrestrial latitude) geom. 1. Coğrafi koordinatlardan X değerine karşılık gelen, ekvatordan itibaren ekvatorun kuzeyinde (+) güneyinde (-) değer alan, kuzey kutbunda + 90, güney kutbunda - 90o olan açısal değer. 2. Yerküre üzerinde bulunan bir noktanın Ekvator’dan olan açısal yüksekliği; eşanlam:

enlem. 3. Yerküre üzerindeki herhangi bir nokta ile ekvator düzlemi arasındaki, bu noktadan geçen boylam yayı üzerinde ölçülen açısal değer.

coğrafi kodlama (Alm. Geokodierung, m; Fr. géocodage, m; İng. geocoding) geom. Bir nesnenin ismini ya da adresini barındıran metin verileri, o nesnenin bulunduğu konumun enlem, boylam ve yükseklik verileri ile ilişkilendirme işlemi.

coğrafi koordinat ağı (Alm. geographisches Gitter, n; geographisches Netz, n; Fr. carroyage géographique, m;

graticule géographiques, m; réseau géographique, m; İng. geographic graticule) geom. 1. Boylam ve enlem dairelerinin yerküre üzerinde ve bunların harita düzlemi üzerindeki izdüşümlerinin oluşturdukları ağ. 2. Harita üzerindeki bir noktanın, derece, dakika ve saniye cinsinden coğrafi koordinatlarının bulunmasını sağlayan, meridyenleri ve enlem çemberlerini temsil eden, çizgilerin oluşturduğu koordinat ağı.

coğrafi koordinat sistemi (Alm. geographisches Koordinatsystem, n; Fr. système de coordonnées

géographique, m; İng. geographic coordinate system) geom. Başnoktası, aynı zamanda yerkürenin merkezine karşılık gelen, Greenwich boylam düzlemi ile Ekvator düzleminin kesişim noktası olan, dünya üzerindeki herhangi bir noktanın yerini, üç boyutlu kartezyen koordinat sistemine göre enlem, boylam ve yükselti değerleri, iki boyutlu düzlemsel sistemde enlem ve boylam değerleri ile tanımlayan koordinat sistemi.

coğrafi koordinatlar (Alm. geopraphische Koordinaten, pl; Fr. coordonnées géographiques; repères

géographiques, pl; İng. geographical coordinates) geom. Yerküre üzerinde bir noktanın başlangıç değeri olarak ekvator çemberi ve Greenwich boylamına göre uzaklığını veren enlem ve boylam değeri.

coğrafi mil (Alm. geographische Meile; Fr. mille géographique, m; İng. geographic mile; geographical mile) geom. Ekvatorda 1852 metreye karşılık gelen 1 dakikalık yay uzunluğu.

çaplı kroki bkz. geom. kadastro çapı.

çekme kat (Alm. Dachstockwerk, n; Fr. étage en mansarde, m; étage mansardé, m; İng. attic storey; half storey;

half story) geom. Bir yapının çatı ile son katı arasında yer alan ve yapının önyüz çizgisinden geri çekilerek yapılan kat.

çekme mesafesi (Alm. Bauwich, m; Fr. marge de reculement, m; marge d’isolement, m; İng. setback distance) geom. Bir arsa üzerindeki inşaatın arsa sınırından ne kadar içeride başlatılması gerektiğini belirten uzaklık.

çekül (Alm. Bleinewicht, n; Lot, n; Richtblei, n; Schnurlot, n; Senkblei, n; Senklot, n; Fr. fil à plomb, m; İng. plumb;

esk. şakul) geom. İnşaat faaliyetlerinde dikey doğrultuyu bulmak için kullanılan, bir ipe takılmış genellikle kurşun bir ağırlıktan oluşan alet.

çekül ağırlığı (Alm. Blei, n; Fr. plomb, m; plomb de fil à plomb, m; İng. plumb-bob; plummet) geom. Bir çekülün ucuna bağlanan, genellikle kurşundan yapılmış ağırlık.

(10)

çekül doğrultusu (Alm. Lotschnur, f; Richtschnur, f; Fr. ligne à plomb, f; fil à plomb, m; İng. gravity direction;

plumb line) geom. Bir yerçekim alanının eşpotansiyel yüzeyine dik olan doğrultu, diğer bir deyişle ağırlığı serbest halde salınan bir çekülün gösterdiği doğrultu; eşanlam: çekül doğrusu.

çekül doğrusu (Fr. direction du fil à plomb, f; İng. plumb line direction) geom. 1. Ağırlığı serbest halde salınan bir çekülün gösterdiği doğrultu; eşanlam: çekül doğrultusu. 2. Teğetlerinin doğrultusu o noktadaki yerçekimi alanı doğrultusunu gösteren çizgi.

çekül eğrisi (Fr. courbure de la verticale, f; İng. curved plumb line) geom. Yer'in dış yerçekimi alanı içerisindeki ardışık eşpotansiyel yüzeyleri dik kesen ve Yer'in ağırlık merkezinde kesişen üç boyutlu eğriler.

çekül sapması (Alm. Lotabweichung, f; Fr. déviation astrogéodésique, f; déviation de la verticale, f; İng. astro- geodetic deflection; deflection of the plumb line; vertical deflection) geom. Yakındaki dağların etkisi ile yerçekimi alanının uğradığı değişiklikten kaynaklanan, çekül doğrusunun yönü ile yeryüzüne oturtulan elipsoidin dikmesi arasındaki açı; gerçek yerçekim vektörü ile normal yerçekim vektörü arasındaki açı; eşanlam: astrojeodezik sapma.

çekülleme (Fr. ajustement de la verticalité, m; İng. adjustment of verticality; plumbing) geom. Teodolit, nivo gibi ölçme aletlerinin düşey eksenini çekül doğrultusuna sokma işlemi.

çevre düzeni planı (Fr. plan d'organisaton du paysage, m; İng. landscape organizaton plan) geom. Ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan.

çıkma (İng. building plan offset) geom. Binalarda döşemelerin uzantısı olarak yapılan, en az bir ucu serbest, mesnetli, açık veya kapalı olan, derinliği uygulama imar planı veya yönetmelikle belirlenen balkon, çıkma kat gibi bina kısımları.

çizgisel ölçek (Alm. Maßstabsleiste, f; grafischer Maßstab, m; Fr. échelle graphique linéaire, f; İng. bar scale;

graphic scale; graphical scale; linear scale; scale bar) geom. Bir mimari veya mühendislik teknik çizimi, fotoğraf, harita veya hava fotoğrafında, bir birim uzunluğun gerçekte kaç birim uzunluğa karşılık geldiğini gösteren, bir veya birkaç birim uzunlukta doğru parçası; eşanlam: çizik ölçek.

çizim perspektifi (Alm. Linearperspektive, f; Fr. perspective linéaire, f; İng. linear perspective; perspective graphical) geom. Bir nesnenin, çizim düzlemine dik ve biri birine koşut hatları sonsuzdaki bir kaçış noktasında birleşecek şekilde çizilen ve kaçış noktası sayısına göre başlıca, bir, iki ve üç kaçış noktalı türleri olan perspektif izdüşüm.

çok amaçlı kadastro bkz. geom. arazi yönetimi.

çok bantlı imge (geom. mültispektral görüntü) (Alm. multispektrales Bild; Fr. image multibande, image

multispectrale, f; İng. multiband image, multispectral image) geom. Birden fazla elektromanyetik bantta algılanmış imgeler; örneğin, renkli imgeler; eşanlam: çok bantlı görüntü.

çok uzun baz interferometrisi (Alm. Langbasisinterferometrie, f; Fr. interférométrie à base très longue, f;

interférométrie à très grande base, f; İng. very long baseline interferometry) geom. Ana prensibi gökadamıza uzaklığı 5 ila 7 milyar ışıkyılı olan kuazarlardan gelen radyo frekansındaki sinyalinin yeryüzü üzerinde farklı yerlerde bulunan iki ya da daha fazla radyo teleskobuna geliş zamanı arasındaki farkın (sinyal gecikmesi) ölçülmesi ilkesine dayanan, uzay tabanlı radyometrik jeodezik astronomi tekniği; eşanlam: çok uzun tabanlı girişimölçüm.

çoklu zamansal görüntüler (Alm. multitemporale Bilder, pl; Fr. images multitemporelles, pl; İng. multitemporal images) geom. Uzaktan algılama teknikleri ile yeryüzündeki belirli bir bölgenin farklı zaman aralıklarında algılanması sonucunda elde edilen görüntüler.

çözünürlük 1. (Alm. Lösbarkeit, f; Fr. solubilité, f; İng. solubility) kim. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin belirli koşullarda çözücüsü ile homojen bir çözelti oluşturabilmesinin nicelik sınırı, birim hacim çözücüde çözünebilen miktarı. 2. (Alm. Auflösung, f; Auflösungskraft, f; Fr. résolution, f; pouvoir de résolution, m; İng. resolution;

resolving power) müh. 1. Ölçümbilimde, alınan iki ölçüm değerinin birbirinden ayırt edilebilmesi için aralarındaki farkın ulaşılabileceği en küçük değer. 2. Teleskop, mikroskop ya da kamera gibi bir optik aygıtın elde ettiği görüntü üzerinde yer alan iki nokta arasında ayırt edebildiği en küçük uzaklık.

(11)

dağıtım cetveli (Fr. liste d’affectation du sol, f; İng. distribution list; land distribution list) geom. Her imar uygulama bölgesi için düzenlenen ve uygulama sonucu oluşan yeni parsellerin mülkiyet, yüzölçümü ve değer bilgilerini gösteren çizelge.

dağıtım değeri (İng. distribution value) geom. Taşınmaz mal sahibinin, imar uygulaması ya da kentsel dönüşüm uygulamasından sonra alacağı bağımsız birime karşılık gelecek değer.

dar açılı kamera (Alm. Kleinwinkelkamera, f; Fr. caméra à champ étroit, f; İng. narrow-angle

camera) geom. Fotogrametride odak uzaklığı 300 mm ve daha büyük olan, yüksek irtifadan da büyük ölçekli resim çekimi yapabilen özel amaçlı kameralar.

datum (Alm. Datum, n; Fr. datum, m; İng. datum) geom. Ölçülen herhangi bir değişkene referans değer olmak üzere belirlenen sayısal veya geometrik bir ya da birden çok büyüklük.

dayanak düzlem dönüşümü (Alm. Datumstransformation, f; Fr. transformation de plan de réference, f; İng.

datum transformation; reference plane transformation) geom. Aynı koordinat sistemi üzerinde tanımlanan farklı iki dayanak düzlemindeki noktalara ait koordinatların 7 dayanak düzlem parametresi kullanılarak birbirine

dönüştürülmesi işlemi; eşanlam: datum dönüşümü, referans düzlem dönüşümü.

dayanak düzlem parametreleri (Alm. Datumsparameter, pl; Fr. paramètres du plan de réference, pl; İng. datum parameters; reference plane parameters) geom. Bir dayanak düzleminden başka bir dayanak düzlemine geçişi sağlamak için kullanılan dönüklük, öteleme, ölçek gibi parametreler; eşanlam: referans düzlem parametreleri, datum parametreleri.

dayanak düzlemi (Alm. Bezugsebene, f; Bezughorizont, n; Fr. surface de reference, f; horizontal de référence, m; plan horizontal de référence, m; İng. datum level; reference plane; reference surface; surface of

reference) geom. Herhangi bir noktanın, yapay veya doğal objenin, Öklid uzayındaki konumunu tanımlamak için kullanılan, aynı zamanda yeryüzünün şeklini ve boyutunu da tanımlayan referans yüzeyi; eşanlam: datum düzlemi, referans düzeyi.

dengeleme (Alm. Ausgleichung, f; Fr. compensation, f; İng. adjustment) 1. elk. Bir sistemin frekans cevabını istenen bir davranış doğrultusunda değiştirme; örneğin bir iletişim kanalında zayıflamış frekansları

kuvvetlendirme; eşanlam: ayarlama. 2. geom. Hesaplanan ya da ölçülen miktarlardaki tutarsızlıkları gidermek ve rasgele hataların etkisini azaltmak üzere fazla ölçmeler kullanarak ilgili düzeltmeleri ve duyarlıkları belirleme işlemi; eşanlam: düzeltme. 3. (Alm. Wuchten, m; Fr. équilibrage, m; İng. balancing) mak. Dönen bir cismin atalet ekseni ile dönme eksenini çakıştırma işlemi.

deniz kadastrosu (Alm. mariner Kataster, m; Fr. cadastre marin, m; İng. marine cadastre) geom. Denizin üzerinde kurulmuş liman, platform, marina ve benzeri yapılar ve denizle ilgili kullanıma dair hakların, kısıtlamaların ve sorumlulukların sınırlarını belirleyen ve izleyen, konuyla ilgili verileri içinde barındıran yönetim aracı.

deniz tabanı topografyası (Alm. Meeresbodentopographie, f; Fr. topographie des fonds océaniques, f; İng.

ocean floor bathymetry; sea floor topography; seabed topography; topography of the ocean floor; underwater topography) geom. Yerkabuğunun denizlerin altında kalan kısımlarını yansıtan topografya.

deniz yüzeyi topografyası (Alm. Meeres Oberflächentopographie, f; Meerestopographie, f; Fr. topographie de la surface de la mer, f; topographie de surface océanique, f; topographie dynamique des océans, f; İng. dynamic ocean topography; ocean surface topography; sea surface topography) geom. Deniz yüzeyi ile jeoit arasındaki yükseklik sapmalarının oluşturduğu, okyanus dalgaları, gelgitler, akıntılar ve atmosferik basınç yüklemeleri etkisi altında en fazla 2 metreye kadar yükseklik değişimleri gösteren yüzeyi; eşanlam: dinamik deniz topografyası.

deniz yüzeyi yüksekliği (Alm. Höhe der Meeresoberfläche, f; Meereshöhe, f; Fr. hauteur de la surface de la mer, f; İng. sea surface height; water surface height) geom. Deniz yüzeyinin referans elipsoidinden olan yüksekliği.

detay (Fr. détail cartographique, m; İng. feature) geom. Topoğrafik harita yapımına konu olan, yeryüzünde insan yapısı ya da doğal nesnelerin her biri; eşanlam: detay.

detay ölçümü (Alm. topographische Messung, f; Fr. levé topographique, m; İng. detail surveying; topographic surveying) geom. Yeryüzünde doğal veya yapay etkiler sonucu meydana gelmiş, hava fotoğrafı ve uydu

görüntülerinde orijinal şekli ile harita ve planlarda ise çeşitli simgelerle gösterilen, belirli ve ortak özniteliklere sahip varlıkların saptanıp haritada işaretlenmesi; eşanlam: detay alımı.

(12)

devir (Alm. Veräußerung, f; Überteignen, n; Fr. aliénation, f; İng. alienation; transfer of right; transfer of

title) geom. Taşınmaz malikinin, taşınmaz üzerindeki haklarından satış, bağış ya da ipotek yollarıyla vazgeçmesi;

eşanlam: taşınmazın devri.

dış yöneltme (Alm. aussere Orientierung; Fr. orientation externe, f; orientation extérieure, f; İng. exterior orientation; outer orientation) geom. Fotogrametride görüntü alım anındaki kameranın konum ve açısal dönüklüğünün belirlenmesi işlemi, karşılıklı ve mutlak yöneltme işlemlerinin eşzamanlı çözülmesi.

diferansiyel konumlama (Alm. differenzielle Positionierung; Fr. positionnement différentiel, m; İng. differential positioning) geom. Bilinen bir noktadaki konumlama hatalarının belirlenip aynı bölgedeki başka alıcıların konum hesaplarının düzeltilerek doğruluğun artırıldığı bir teknik; eşanlam: ayrımsal konumlama.

dik açıklık (Alm. Deklination, f; Fr. déclinaison, f; déclinaison astronomique, f; İng. astronomical declination;

celestial declination; declination) geom. Gök ekvatorundan saat dairesi boyunca herhangi bir gökcismine kadar olan açısal mesafe olup [-90 90] derece arasında değerler alan ve ekvatoral göksel koordinat sisteminde gök cisimlerinin konumunu belirleyen iki koordinattan biri; eşanlam: astronomik deklinasyon, deklinasyon.

dik açıklık dairesi (Alm. Deklinationskreis, m; Fr. cercle de déclinaison, m; İng. declination circle) geom. Gök ekvatoruna paralel olan, dik açıklıkları eşit olan noktaların gökküre üzerinde oluşturduğu küçük daireler.

dik açıklık paraleli (Fr. parallèle de déclinaison, m; İng. declination parallel; parallel of

declination) geom. Gökküre üzerindeki, göksel ekvatora paralel olan küçük daire; eşanlam: deklinasyon paraleli.

dik izdüşüm (Alm. orthogonale Projektion, f; Orthogonalprojektion, f; senkrechte Projektion, f; Fr. projection orthogonale, f; İng. orthogonal projection; orthographic projection) 1. geom. 1. Bir kümenin her noktasından bir doğruya ya da düzleme inilen dikmelerin ayaklarının oluşturduğu küme; eşanlam: dikgen izdüşüm. 2. Bir nesneye, sonsuz uzaklıktaki bir bakış noktasından gönderilen birbirine koşut ışınlarla, o nesnenin, izdüşüm ışınlarına dik olan bir düzlem üzerine çizilen görüntüsü; eşanlam: ortogonal projeksiyon. 2. müh. Teknik çizimde, üç boyutlu bir nesnenin ikişer boyutta, plan çizimi, yandan çizimi ve yükseliş çizimi olarak gösterilmesi.

dik koordinat sistemi (Alm. rechtwinkliges Koordinatensystem, n; orthogonale Koordinaten, pl; Fr. système de coordonnées orthogonales, m; coordonnées orthogonales, pl; İng. orthogonal coordinate system; orthogonal coordinates system) geom. N boyutlu uzayda bir noktanın konumunun, birbirleriyle dik açıyla kesişen eğri, yüzey, hiperyüzey ya da kartezyen özel durumunda düzlemlere göre belirlendiği, diğer bir deyişle her bir koordinat bileşeninin diğerlerinden bağımsız olduğu konum gösterim sistemi.

dikili tarım arazisi (Fr. espace planté, m; İng. planted area; planted land) geom. Özel ekolojik şartlarda çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formunda bitkilerin dikili olduğu tarım arazileri.

dilimsel harmonik (Alm. sektorielle Kugelflächenfunktion, f; Fr. harmonique sectorielle, f; İng. sectorial harmonic) geom. Sadece boylamın bir fonksiyonu olarak küreyi pozitif ve negatif dilimlere ayıran, derecesi mertebesine eşit olan küresel harmonik; eşanlam: sektörel harmonik.

dimetrik izdüşüm (Alm. dimetrische Projektion, f; Fr. projection orthogonale dimétrique, f; İng. dimetric pictorial;

dimetric projection) geom. Aksonometri eksenleri arasındaki üç açıdan ikisi eşit ve derinlik ekseni boyunca uygulanan ölçek diğer eksenlerden farklı olarak uygulanan aksonometrik izdüşüm yöntemi.

dinamik fotogrametri (Alm. dynamische Photogrammetrie, f; Fr. photogrammétrie dynamique, f; İng. dynamic photogrammetry) geom. Hareket ya da değişim halindeki cisimlerin kısa zaman aralıklarıyla alınan

fotoğraflarından yararlanarak zamana bağlı durumlarını, konumlarını ve değişimlerini araştıran fotogrametri yöntemi.

dinamik harita (Alm. dynamische Karte, f; Fr. carte dynamique, f; İng. dynamic map) geom. Bir zaman birimi içinde trafik, göç, askeri ilerleme, çekilme ve bunlara ilişkin tarih, coğrafya, mühendislik projelerinin durumu, bunlardan iki veya daha çoğunu özel çizgi ve oklarla gösteren harita.

dinamik yükseklik (Alm. dynamische Höhenverstellung, f; Fr. hauteur dynamique, f; İng. dynamic

height) geom. Jeopotansiyel yüksekliğin, herhangi bir referans yerçekimi ivme vektörü büyüklüğüne (genellikle 45º enlemindeki referans yerçekimi ivme vektörü büyüklüğü) bölünmesi ile elde edilen metre biriminde yükseklik.

(13)

distomat (İng. distomat) geom. Teodolit üstüne monte edilen veya teodolitin bir parçası şeklinde komple olarak imal edilen, iki nokta arasındaki mesafeyi ışın göndererek elektronik sistemle ölçen alet.

diyoptri (Alm. Dioptrie, f; Fr. dioptrie, f; İng. diopter; dioptre) geom. Mercekler ya da bükümlü aynalar için optik gücün bir ölçüm birimi olarak kabul edilen, metre olarak ölçülen odak uzaklığının tersi.

doğal sit alanı (Alm. geschützter Naturpark, f; Naturerbe, f; Fr. patrimoine naturel, m; site naturel, m; İng. natural heritage; natural site; protected natural site) geom. Olağanüstü doğa fenomenlerini ve/veya güzellikleri

barındıran, yeryüzünün tarihine ve jeolojik oluşumuna ışık tutacak nitelikte, ekolojik ve biyolojik evrim süreçlerinin gözlemlenebildiği ve benzeri üstün özelliklere sahip doğa parçası.

doğrudaşlık (Alm. Kollinearität, f; Fr. colinéairité, f; İng. collinearity) geom. Geometri ve doğrusal cebirde ele alınan noktaların aynı doğru üzerinde bulunmaları özelliği.

doğrudaşlık koşulu (Alm. Kollinaritätsbedingung, f; Fr. condition de colinéarité, f; İng. collinearity

condition) geom. Fotogrametride görüntülenen cismin bir noktası, bu noktaya imge üzerinde karşılık gelen nokta ve kamera merkezinin aynı doğru üzerinde bulunması koşulu.

doğruluk analizi (Alm. Genauigkeitsanalyse, f; Fr. analyse d’exactitude, f; İng. accuracy analysis; accuracy assessment) geom. Fotogrametri ve uzaktan algılama uygulamalarında, hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve algılayıcı verileri kullanılarak elde edilen sayısal verilerin ve sınıflandırma sonuçlarının doğruluğunun arazide saptanmış verilerle karşılaştırılarak tespit edilmesi işlemi.

doğruluk testi (Alm. Genauigkeitstest, m; Fr. essai d’exactitude, m; test d’exactitude, m; İng. accuracy testing) geom. Bir ölçme çalışmasında elde edilen büyüklüklerin belirlenmiş doğruluk standartları ile uyumluluk derecesinin incelenmesi işlemi.

doğu uzanımı (Alm. östlische Elongation, f; Fr. élongation est, f; élongation orientale, f; İng. eastern

elongation) geom. Güneş Sistemi’ndeki bir gezegenin Yer'den bakıldığında güneşin doğu yanında bulunduğu bir andaki uzanım açısı.

dolaylı ölçme (Alm. indirekte Messung, f; indirektes Messverfahren, n; Fr. méthode de mesure indirecte;

mesurage indirect, m; İng. indirect measurement; indirect method of measurement) geom. Doğrudan ölçerek elde edilmiş başka niceliklerle olan fonksiyonel bağıntıdan yararlanarak elde edilen ölçme; örneğin, hava

fotoğraflarında, güneşin bilinen bir yükselti açısı için gölge uzunluklarına dayanarak yeryüzündeki ağaç, bina, dağ gibi nesnelerin yüksekliğini saptama.

Doppler ölçüleri ile yörünge ve konum belirleme uydu sistemi (Fr. détermination d'orbite et radiopositionnement intégré par satellite, f; İng. Doppler orbitography and radiopositioning integrated by satellite) geom. Yaklaşık 60 sabit yer istasyonundan yayımlanan ve uydular üzerindeki alıcılar tarafından algılanan radyo sinyallerindeki Doppler kaymalarının ölçülmesi temeline dayanan, belli bir zaman aralığındaki frekans kaymalarının izlenmesi ile uydu ve istasyon konumlarının yanı sıra diğer birtakım jeodezik ve jeodinamik parametrelerin belirlenebilmesini sağlayan, Fransa tarafından kurulan ve işletilen uydu sistemi; eşanlam: DORIS.

doruk 1. geom. 1. (Alm. Kulmination, f; Fr. culmination, f; İng. culmination) Astronomide, gezegen, yıldız gibi bir gökcisminin gözlemcinin bulunduğu meridyenden geçerken oluşturduğu yükselti açısı; doruktan geçme; eşanlam:

külminasyon. 2. (Alm. Gipfel, m; Fr. cîme, f; İng. peak) Haritacılıkta bir dağın veya tepenin en yüksek noktası. 2. (Alm. Spitze, f; Gipfel, m; Höhepunkt, m; Fr. crête, f; valeur extrême pointe, f; İng. crest;

peak) müh. Bir zaman işaretinde ya da bir zaman dizisinde çevresine göre en büyük değeri alan nokta. 3. (Alm.

Firstenlinie, f; Kamm, n; Fr. crête, f; İng. crest; peak) yerb. 1. Bir dağın en yüksek noktası. 2. Doğal bir yamacın veya bir mühendislik şevinin en üst kesimi.

doruk hattı 1. (Alm. Bergkamm, m; Fr. ligne de crête; İng. crest line) geom. Sıra dağların en yüksek noktalarının geometrik yeri. 2. (Alm. Deckenlinie, f; Hülllinie, f; Fr. ligne de crête, f; İng. crest line) orm. Arazinin en yüksek noktalarından geçtiği varsayılan hat.

dörtyüzlü (Alm. Vierflächner, m; Tetraeder, n; Fr. tétraèdre, m; İng. tetrahedron) geom. Uzayda rasgele durumda bulunan herhangi dört adet noktanın belirlediği, üçgen biçimli dört yüzü, altı kenarı ve dört uç noktası bulunan geometrik şekil.

(14)

düğüm noktası (Alm. Knotenpunkt, m; Fr. nœud, m; İng. nodal point; node) 1. blşm. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, istemci bilgisayar, sunucu bilgisayar gibi birimin bulunduğu nokta. 2. geom. Bir coğrafi bilgi veritabanında, bir ayrıtın bittiği ya da başladığı ve topolojik olarak oraya gelen diğer tüm ayrıtlarla buluştuğu nokta. 3. inş. 1. Bir ulaştırma ağında, duraklar, kavşaklar, terminaller gibi bağların veya yolların kesişim yerleri; eşanlam: birleşim noktası. 2. Yapısal analizde boy eksenleriyle temsil edilen kiriş ve kolonların (tek boyutlu) kesiştikleri nokta; eşanlam: birleşim noktası.

düğümler çizgisi (Alm. Knotenlinie, f; Fr. ligne des nœuds, f; İng. line of nodes) geom. Yörüngedeki bir cismin yükselme düğümüyle alçalma düğümünü birleştiren doğru.

dünya coğrafi koordinat sistemi (Fr. système de référence géographique mondial, m; İng. GEOREF; world geographic reference system) geom. ABD Hava Kuvvetlerince geliştirilmiş olan, yeryüzündeki bir noktanın konumunu, dünyayı her biri farklı bir harf ile belirtilen, 15’er derecelik 24 boylam ve 12 enlem dilimine bölen dik koordinat ağına göre belirten, özellikle askeri hava savunma sisteminde kullanılan koordinat sistemi; eşanlam:

GEOREF koordinat sistemi.

dünya jeodezi sistemi (Alm. geodätisches Weltsystem; Fr. système géodésique mondial, m; İng. world geodetic system) geom. Haritacılıkta bir noktanın üç boyutlu koordinatlarının belirlenmesi için bu amaçla tanımlanmış referans elipsoidini standart alan dünya koordinat sistemi.

düşey (Alm. lotrecht; senkrecht; Fr. perpendiculaire; İng. perpendicular; esk. şakuli) 1. geom. Jeodezide herhangi bir noktada jeoide dik olan doğrultu. 2. müh. Yerçekim doğrultusunda olan, yataya dik olan.

düşey datum (Alm. vertikale Bezugsebene, f; Vertikaldatum, n; Fr. surface du canevas altimétrique, f; surface du canevas de nivellement, f; İng. height datum; vertical-control datum; vertical datum) geom. Haritalarda, yeryüzü rölyefinin yükselti değerlerinin belirlenmesinde başlangıç olarak alınan ve her paftanın alt bölümünde belirtilen (veya yükseltiler ortalama deniz yüzeyine göredir gibi bir açıklama ile belirtilen) dünyaca kabul görmüş referans yüzeyi; eşanlam: düşey referans yüzeyi.

düşey açı (Alm. Senkrechtwinkel; Fr. angle vertical; İng. vertical angle) geom. Bir doğrultunun düşey düzleme izdüşümü ile tanımlanmış bir düşey doğrultu arasında, başucu noktasından itibaren ölçülen açı.

düşey daire (Alm. Höhenkreis, m; Vertikalkreis, m; Fr. cercle vertical, m; cercle zénithal, m; İng. vertical

circle) geom. Nadir (ayakucu) ve zenit (başucu) noktalarından geçen, ufuk düzlemine dik olan gökküredeki büyük daire.

düşey düzlem (Alm. Senkrechtebene, f; Vertikalebene, f; Fr. plan vertical; İng. vertical plane) geom. Yatay düzlemle dik bir açı oluşturan ve gözleme noktasından geçen, içerisinde açıların ve mesafelerin ölçülebildiği düzlem.

düşey kolimasyon hatası (Alm. vertikaler Kollimationfehler; vertikaler Zielachsenfehler; Höhenindexabweichung, f; Fr. erreur de collimation verticale, f; İng. vertical collimation error; vertical collimation index error) geom. Başucu ve ayakucu açısı ölçen aletlerde düşey açı dairesindeki 0-200 grad doğrultusunun düşey düzlemle çakışık olmamasından kaynaklanan, eğim açısı ölçen aletlerde ise düşey açı dairesindeki 0-200 grad doğrultusunun yatay düzlemle çakışık olmamasından kaynaklanan hata.

düşey kontrol ağı (Alm. Nivellementsnetz, n; Fr. canevas altimétrique, m; réseau de nivellement, m; İng. leveling network; vertical control network) geom. Yükseklikleri büyük doğrulukla bilinen, yatay konumları ise yaklaşık olarak bilinen dikey kontrol noktalarının oluşturduğu ağ; eşanlam: nivelman ağı.

düşey kontrol noktası (Alm. Höhenfestpunkt, m; Fr. point de nivellement, m; point de repère altimétrique, m; İng.

levelling point; vertical control point) geom. Bir jeodezik yükseklik ağındaki (nivelman ağı) ortalama durgun deniz yüzeyinden itibaren çekül eğrisi boyunca ilgili noktaya kadar ortometrik yüksekliği milimetre altında duyarlılıkla belirlenen kontrol noktası; eşanlam: Rs noktası.

düzeç duyarlığı (Alm. Richtwaage Empfindlichkeit, f; Fr. sensibilité du niveau à bulle, f; İng. air level sensitivity;

bubble level sensitivity) geom. Düzeç kabarcığının 1 mm yerdeğişimine karşı meydana gelen eğim veya bu eğimin derece saniyesi cinsinden değeri.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu bölümde genel olarak stresin kişi açısından önemi, stres kavramının kökeni ve tanımı, tıp biliminde stres araştırmaları, kişide stresin oluşumu, stres kaynakları

AraĢtırmada ĠKY‟ne stratejik açıdan yaklaĢım ve stratejik ĠKY uygulamalarıyla örgütsel öğrenme arasında pozitif yönlü ve “orta kuvvette” bir iliĢkinin

Portakal suyu, portakal yağı, portakal posası ve portakal kabuğu ekstrelerinin aktivite değerlerinin mantar tedavisinde ilaç olarak kullanılan Fluconazol

(TÜBİTAK başvuru formu Başarı Ölçütleri ve B 4 Planı kısmında belirtildiği üzere öngörülmemiş gelişmelerle karşılaşılması durumunda neler yapılacağı ile ilgili

Aşağıdaki simülasyonlarda VFO kinematik yörünge kontrolcüsü ve SMC tabanlı dinamik hız kontrolcüsünden oluşan dayanıklı hareket kontrol sistemindeki VFO tabanlı

Hertzgerger’in mimari programda “çokdeğerlilik” (polyvalence) olarak adlandırdığı kavram, Türk evi mekan kurgusu ile büyük benzerlikler içerir.. Çokdeğerlilik

kahasil insanı sebat terekkiye sevk eder.. Dünyada her umur ve hususta görülen

[r]