Saman alevi değil ama ne olduğu da henüz bilinmiyor

Tam metin

(1)

Türk Ekonomi Bankası

Haftalık Ekonomi Bülteni

Emin Öztürk

(212) 251 21 21 (1671)

5 Mart 2007 emin.ozturk@teb.com.tr

Saman alevi değil ama ne olduğu da henüz bilinmiyor

Geçen haftadan iz bırakanlar

• Geçen haftanın hiç şüphesiz en önemli gelişmesi, borsalar başta olmak üzere yurt dışında ve yurt içinde mali piyasalarda görülen kuvvetli satış dalgasıydı

• Cuma günü açıklanan Şubat ayı TÜFE enflasyonu ortalama beklentinin hafifçe üzerinde yüzde 0.43 çıktı, yıllık enflasyon ise tekrar çift haneli düzeye yükseldi

• Şubat ayının son günlerinden itibaren benzin fiyatlarında ve kurlarda görülen artışlar Mart ayına ilişkin enflasyon beklentisinin de yükselmesine yol açtı

• Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 2007 yılı bütçe açığı hedefinin yüzde 36’sı Ocak ayında gerçekleşti

• Geçen hafta ABD’de açıklanan verilerin bir bölümü beklenenden iyi çıkmakla birlikte genel eğilim, büyümenin yavaşladığı görüşünü destekler nitelikteydi Bu haftaya bakış

• Piyasalardaki satış dalgasının daha ne kadar süreceği, geçen hafta cevaplanması çok zor bir soruydu ancak bu haftanın ilk gününü de gördükten sonra piyasaların çok çabuk durulmayacağı fikri yerleşmeye başladı

Bu hafta ABD’de ve Avrupa’da açıklanacak önemli bazı veriler olmakla birlikte bu haftanın sıcak konusu, ekonomik verilerin piyasaları nasıl etkileyeceğinden çok piyasaların iç dinamiğinin ne yönde gelişeceği olacak; bu çerçevede, geçen hafta da vurguladığımız üzere, Yen/USD paritesinin seyri yakından izlenecek

Türkiye’de ise Hazine’nin Salı günü gerçekleştireceği tahvil ihalelerinin sonuçları piyasaların seyri açısından oldukça önemli

Her hakkı saklıdır. İzinsiz çoğaltılamaz. Bu raporda yer alan bilgi ve veriler güvenilir olduğu düşünülen kamuya açık kaynaklara dayanmaktadır. İfade edilen görüşler, tahminler ve beklentiler bu raporun yazıldığı tarih itibariyle yazarın vardığı sonuçları yansıtmaktadır. Türk Ekonomi Bankası’nı bağlamaz. Ticari kararlar için veya yatırım tercihi

yapmak amacıyla kullanılması durumunda Türk Ekonomi Bankası hiç bir sorumluluk üstlenmez.

(2)

Piyasalardaki dalgayı tek nedene bağlamak zor ama fiyatların şişkinliği önemli bir etken.

Geçen hafta Salı gününden başlayarak mali piyasalarda uluslararası düzeyde bir satış dalgası başladı. Söz konusu hareket başlamadan önce açıklanan verilere ve çıkan haberlere bakıldığında, piyasalarda olup biteni tek bir etkene indirgeyerek açıklamanın doğru olmayacağı görülmektedir. İlk başta, Çin Merkez Bankası Başkanı’nın yaptığı bir konuşma sonrasında Çin borsasının bir günde yüzde 9’a yakın düşmesi, olayların tetikleyicisi olarak görülmüş olmakla birlikte bu hadisenin öncesindeki ve sonrasındaki diğer bazı gelişmelerin de piyasaların moralini bozduğunu söylemek mümkündür. Yabancı payının çok fazla olmadığı Çin borsasındaki bir düşüşün dünya piyasalarını bu ölçüde etkilemiş olması ihtimali çok düşüktür.

Bir örnek vermek gerekirse, eski Fed Başkanı Greenspan’ın piyasadaki dalgalanma başlamadan bir gün önce yaptığı bir konuşmada ABD ekonomisinin 2007 yılı sonuna doğru durgunluğa girebileceğini söylemesi ve bunun arkasından açıklanan dayanıklı mal siparişlerinin keskin bir düşüş göstermesi de piyasalardaki havayı olumsuz etkilemiştir. Ancak bu gerekçe de tek başına yeterli değildir. Dolayısıyla, muhtemel gerekçelerin listesini biraz daha uzatmakta yarar vardır:

ABD’de büyümeye ilişkin makro göstergelerin son günlerde zayıf çıkması yanında söz konusu ülkede yatırımcıların endişe duymasına yol açan bir başka gelişme de “sub-prime” denilen ve

“prime” gruba göre daha yüksek kredi riski içeren “mortgage” kredilerindeki geri ödenmeme oranının artmakta oluşudur. Bu durum bir yandan ABD mali sektöründe sistemik bir risk olup olmadığı sorusuna, diğer yanda da ev kredisi borçlarını ödemekte zorlanan ABD tüketicilerinin harcama eğiliminin daha ne kadar sürebileceği sorusuna yol açmaktadır.

Piyasalarda geçen hafta başlayan satış dalgasına yukarıda sayılan etkenlerin değişen ölçülerde katkısının olduğunu söylemek kanımızca doğru bir yaklaşımdır. Ayrıca, ABD-İran gerginliğinin sürmesi ve son dönemde ABD’nin İran’a karşı askeri bir girişimde bulunacağına ilişkin haberlerin çıkması da yukarıdaki listeye eklenebilir.

Ancak sayılabilecek gerekçeler arasında bir tanesi diğerlerine göre daha fazla ön plana çıkmaktadır ve bu Yen piyasasında olup bitenle ilgilidir: Bu noktada Japonya Merkez Bankası’nın bir önceki hafta faiz artışı yaptığı hatırlanmalıdır. Japonya’da faiz artışıyla birlikte Yen cinsinden borçlanarak başka ülkelerde yatırım yapan fonların borçlanma maliyeti artmıştır. Ayrıca, her ne kadar ilk piyasa tepkisi aksi yönde olsa da, söz konusu faiz artışı Yen’in değer kazanması ihtimalini de yükseltmiştir. Bu gelişmelere bağlı olarak, Salı gününden itibaren bazı yatırımcılar Yen borçlanmasına dayalı “carry trade” portföylerini bozarak Yen satın almaya başlamıştır. Böylece daha iki gün öncesine kadar 121 civarında olan Yen/USD paritesi Salı günü ABD piyasasının açık olduğu saatlerde 118 seviyesinin altına gelmiştir.

Yatırımcılarda bu eğilimin devam edebileceği korkusunun doğmasıyla söz konusu parite bu haftanın ilk gününde 115 seviyesine kadar inmiştir. Bir başka deyişle, bazı yatırımcıların Yen açık pozisyonlarını bir an önce kapatma isteği bir sarmala yol açarak bir hafta gibi kısa bir sürede Yen’in yüzde 5’ten fazla değer kazanmasına yol açmıştır. Yatırımcıların Yen açıklarını kapatmak için portföylerini bozmaları, doğal olarak diğer ülkelerdeki mali varlıklarını satmaları, yani diğer piyasaların düşmesi anlamına gelmektedir. Türkiye de bunlardan bir tanesidir.

Geçen haftanın bülteninde Yen/USD paritesinin kısa vadede USD/Euro paritesinden daha fazla dikkat edilmesi gereken bir değişken olduğunu vurgulamamızın nedeni budur.

Önümüzdeki günlerde Yen’in değer kazanmaya devam etmesi durumunda Türkiye ve diğer ülke piyasalarına yeni satış dalgalarının gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Yukarıda sayılan etkenler yanında hatırlanması gereken son bir etken ise dalgalanma öncesinde mali varlık fiyatlarının tüm dünyada artık iyice şişkin hale gelmiş olmasıdır. Her sene kısa süreli bir kesinti olmakla birlikte son üç senedir piyasalar yükselmeye devam etmiştir. Özetle, mali varlık fiyatlarının daha fazla yukarı gitmesi için dünyadaki likiditenin çok bol olması dışında bir gerekçenin bulunamadığı bir noktada yatırımcıların kafalarında biriken endişelerin umulmadık bir anda ciddi bir satış dalgasına yol açmış olduğu söylenebilir.

(3)

Trend değişikliği olduğu kesin gibi ancak bunun ne anlama geldiği henüz tam belli değil Geçen hafta Salı günü Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkenin mali piyasalarında satış dalgası başladığında ilk akla gelen soru, bunun çok kısa süreli ve küçük çaplı bir düzeltme hareketi olup olmadığıydı. Çarşamba günü Fed Başkanı Bernanke’nin yaptığı bir konuşmadaki yatıştırıcı ve iyimser sözlerine ABD borsalarının olumlu tepki vermesi ilk başta bu dalganın kısa sürede bitebileceği ihtimalini akla getirdi. Ancak Perşembe sabahı Asya borsalarının olumsuz seyretmesi ve Yen’in değer kazanmaya devam etmesi kafalardaki soru işaretlerinin artmasına yol açtı. Perşembe günü ABD piyasaları açıldıktan sonra açıklanan ISM imalat verisinin beklenenden iyi çıkması, piyasalarda ikinci defa kısa süreli bir toparlanmaya yol açtıysa da Cuma günü hem ABD hem de Asya borsalarının gerilemeye devam etmesi piyasalardaki dalganın saman alevi gibi çok çabuk sönecek nitelikte olmadığını gösterdi.

Bu haftanın ilk gününde de piyasalardaki olumsuz havanın sürmesi, bir haftadır devam eden bu hareketin küçük bir düzeltmeden ibaret olmadığına işaret etmektedir. Dolayısıyla, bir kaç gün içinde piyasaların eski rutinine geri dönerek hiç bir şey olmamış gibi kaldıkları yerden artış eğilimine devam etmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu saptama bir trend değişikliği olduğu söylemek ile eş anlamlıdır.

Ancak bu noktada henüz belli olmayan nokta, piyasalardaki dalgalanmanın daha ne kadar ve hangi şiddette devam edeceğidir. Bu soruların cevabını net olarak vermek mümkün olmamakla birlikte, iki ihtimalden söz edilebilir:

Önceki üç yılda olanların bir tekrarı bu yıl biraz daha erken yaşanıyor olabilir: İlk olarak, önceki üç yılda Mart-Nisan ya da Mayıs-Haziran dönemlerinde olduğu gibi, dalgalanmanın en az bir kaç hafta daha devam etmesi ve bu süreçte mali varlık fiyatlarının daha fazla düşmesi ihtimalinden söz edilebilir. Bir başka deyişle, 2004, 2005 ve 2006 yıllarının bahar aylarında görülen dalgalanmanın bir benzerinin bu yıl biraz daha erken gerçekleşmekte olduğu akla gelmektedir. Hiç şüphesiz başta ABD’de olmak üzere önümüzdeki günlerde açıklanacak verilere, çıkacak siyasi-ekonomik haberlere ve ülke otoritelerinin vereceği politika tepkilerine bağlı olarak mevcut dalgalanma sürecinin öncekilerden daha kısa ya da uzun sürmesi, dalga boyunun daha az ya da çok olması mümkündür.

Bu konuda net bir tahmin yapmak doğal olarak mümkün olmamakla birlikte, bu tür bir düzeltme sonrasında piyasaların eski coşkusuna kavuşması, borsaların tekrar yükselmesi ve gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin tekrar değer kazanmaya başlaması beklenebilir. Bu senaryonun detaylarını daha fazla tartışmak yerine önceki üç senenin gelişmelerini hatırlamak yeterli olacaktır.

Ancak, bir ihtimal daha var: İkinci olarak, geçen hafta başlayan piyasa hareketinin ağırlıklı olarak hisse senedi piyasalarından başlamış olması ve aynı kanaldan devam etmesi başka bir ihtimali daha akla getirmektedir. Bu, tüm dünyada hisse senedi piyasalarının en az bir veya iki yıl sürecek bir “ayı” trendine girmesi senaryosudur. Söz konusu senaryonun gerçekleşmesi durumunda önümüzdeki günlerde ve haftalarda piyasalarda keskin düşüşler olması yerine düşük işlem hacimleriyle mali varlık fiyatlarının yavaş yavaş ve muhtemelen küçük zikzaklar yaparak aşağı yönde kayması beklenebilir.

Son dalgalanmanın hisse senedi piyasaları odaklı olmasının yanı sıra ilk günlerdeki düzeltmenin çok keskin olmaması da ikinci ihtimale destek vermektedir. Ayrıca, önceki üç yılın aksine, bu seferki dalgalanma yalnızca Latin Amerika ile Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa / Orta Doğu / Afrika ülkelerini etkilemiş değildir. Bu defa gerek gelişmiş ülkelerin borsalarının hızla ve hep birlikte değer kaybetmesi hem de Asya ülkelerinin de tabloya dahil olması farklı bir duruma işaret etmektedir. Bu yönüyle son dalgalanma, sadece gelişmekte olan piyasalarla sınırlı bir düzeltme hareketi olmaktan çok dünya çapında hisse senedi piyasalarını etkileyen bir hareket görüntüsü vermektedir.

(4)

ABD tahvil piyasasının öngörüsü hisse senedi piyasasının öngörüsüne göre daha gerçekçi çıkıyor olabilir: Hatırlanacak olursa, ABD’de başta olmak üzere son bir iki yılda hisse senedi piyasalarında hızlı yükselişler olurken Fed ve diğer merkez bankalarının gecelik faizlerde yaptığı artışlara rağmen uzun vadeli tahvil faizleri düşük kalmıştı. Bu duruma getirilen bir yorum ise tahvil piyasalarının ekonomik bir yavaşlamayı ve dolayısıyla gelecekte yapılacak faiz indirimlerini fiyatladığı şeklindeydi. Buna karşılık hisse senedi piyasalarında fiyatların sürekli yükselmesi ve rekor üstüne rekor kırılması ise tam tersine bir öngörüyü akla getirmekteydi. Bir başka deyişle, borsaların yükselmesi ABD ekonomisinin durgunluğa girmeyeceği senaryosunun fiyatlandığı şeklinde yorumlanmaktaydı.

Ancak, bugün gelinen noktada ABD’den Asya borsalarına kadar neredeyse tüm hisse senedi piyasalarının satış eğiliminde olması tahvil piyasalarının öngörüsünün daha doğru çıktığı ihtimalini akla getirmektedir. Söz konusu eğilimin daha fazla devam etmesi durumunda bu yorum daha fazla ağırlık kazanacaktır.

Bu defa Türkiye en fazla darbe yiyen ülke değil ama önde gelen ülkelerden bir tanesi.

Piyasalarda son günlerde yaşanan olayların global çaptaki nedenlerine ve muhtemel sonuçlarına değindikten sonra Türkiye’nin diğer ülkelere göre nasıl performans gösterdiğine bakılmasında yarar vardır. Hatırlanacak olursa, geçen yılın Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleşen satış dalgası sırasında Türkiye en şiddetli darbe yiyen ülke olmuş, IMKB yüzde 25 civarında düşerken YTL de benzer ölçüde değer kaybetmişti.

Aşağıdaki tabloda verilen ilk hafta gerçekleşmeleri bu defa Türkiye’nin liste başında olmasa bile yine de en fazla etkilenen ülkelerden birisi olduğunu göstermektedir. Para birimlerinin USD karşısındaki değer kaybı açısından yapılan karşılaştırmada Türkiye, Güney Afrika’nın ardından parası en fazla değer kaybeden ikinci ülkedir. Borsalardaki düşüşler açısından bakıldığında, yüzde 9’dan fazla düşen Arjantin ve Malezya borsalarından sonra yüzde 7 civarında düşüş kaydeden borsaların olduğu ikinci grupta İMKB de bulunmaktadır. İkinci gruptaki diğer ülkeler, Polonya, Rusya, Brezilya, Meksika, Filipinler, Hong Kong ve Çin’dir.

Geli

T Polony Çek Rusy M Slov G Ar Br M T T Endone Filipinler Viet Çin G M Hong

şmekte olan ülkelerin para birimleri ve borsa performansları

23.02.07 02.03.07 % değişim 23.02.07 02.03.07 % değişim ürkiye 1.3829 1.4365 -3.73 43591.7 40550.34 -6.98

a 2.9475 2.9569 -0.32 3508.99 3242.12 -7.61

Cum. 21.5175 21.3625 0.73 1704.8 1613 -5.38

a 26.1826 26.1705 0.05 1934.26 1795.89 -7.15

acaristan 191.9 192.49 -0.31 24157.45 23088.71 -4.42

akya 26.1525 26.0005 0.58 412.87 413.59 0.17

.Afrika 7.0632 7.415 -4.74 26792.39 25561.12 -4.60 jantin 3.1045 3.1005 0.13 2202.45 1997.64 -9.30 ezilya 2.088 2.1324 -2.08 46015.79 42369.84 -7.92 eksika 11.0597 11.2083 -1.33 28505.72 26321.12 -7.66

ayvan 33.085 32.845 0.73 7900.2 7630.15 -3.42

ayland 33.54 33.67 -0.39 690.76 679.02 -1.70

zya 9083 9183 -1.09 1791.553 1760.019 -1.76 48.14 48.735 -1.22 3389.37 3140.34 -7.35

nam 15986 15998 -0.08 1129.02 1147.66 1.65

7.7426 7.7465 -0.05 3040.599 2831.526 -6.88 . Kore 938.5 946.05 -0.80 1469.88 1414.47 -3.77 alezya 3.4935 3.5065 -0.37 1283.47 1164.68 -9.26 Kong 7.8095 7.8144 -0.06 20711.65 19442.01 -6.13

Para birimi / USD Borsa endeksleri

(5)

Ekonomi gündemi 5 Mar

6 Mar 7 Mar

8 Mar

9

G

Mali araçların getirileri

%

İ İ Dolar Kur İ Eur

Makroekonomik veriler

Cari Fiy

2003 topla 2004 topla 2005.I 2005.II 2005.III 2005.IV 2005 topla 2006.I 2006.II 2006.III 2006 ilk

atlarla ve Dolar Bazında Milli Gelir

Cari fiyatlarla GSMH Dolar bazında GSMH (Milyar YTL) (% değişim) (Milyar USD) (% değişim)

m 356.7 29.7 239.2 32.3

m 428.9 20.3 299.5 25.2

94.5 17.4 71.3 18.3

109.5 14.5 80.2 22.1

149.5 12.1 111.4 22.3

132.9 11.2 98.0 18.8

m 486.4 13.4 360.9 20.5

107.2 13.4 80.4 12.8

133.4 21.8 92.0 14.6

175.4 17.4 117.7 5.7

9 ay 416.0 17.7 290.1 10.3

Yılbaşından

Haftalık beri Yıllık

MKB-100 (dolar bazında) -9.82 3.20 -20.92

MKB-100 (YTL bazında) -6.98 3.66 -13.52

kuru (YTL/ABD$) 3.15 0.45 9.36

sepeti (0.5ABD$+0.5Euro) 3.35 0.49 15.47

MKB DİBS performans endeksi (15 ay) 0.31 3.14 13.05

obond (03/2015) -0.65 -0.69 -3.63

t Pazartesi Türkiye: IMF heyeti Ankara'da resmi temaslara başlıyor ABD: ISM hizmetler endeksi (Şubat 2007)

AB: Euro-bölgesi PMI hizmetler anketi (Şubat 2007) t Salı ABD: Fabrikalardan siparişler (Ocak 2007)

ABD: Tarım dışı verimlilik (4. çeyrek, 2006) AB: Euro bölgesi perakende satışlar (Ocak 2007) t Çarşamba ABD: Fed'in "Beige Book"

ABD: Ham petrol stokları

Almanya: Fabrikalardan siparişler (Ocak 2007) t Perşembe Türkiye: Sanayi üretimi (Ocak 2007)

ABD: Yeni işsizlik başvuruları (3 Mart 2007)

ABD: Devam eden işsizlik başvuruları (24 Şubat 2007) AB: Avrupa Merkez Bankası faiz kararı

Almanya: Sanayi üretimi (Ocak 2007) İngiltere: İngiltere Merkez Bankası faiz kararı Japonya: Eco Watcher's anketi (Şubat 2007) Mart Cuma Türkiye: Cari işlemler dengesi (Ocak 2007)

ABD: Tarım dışı istihdam (Şubat 2007) ABD: Ortalama haftalık kazanç (Şubat 2007) ABD: İşsizlik (Şubat 2007)

ABD: Toptan satışlar (Ocak 2007) Almanya: Dış ticaret (Ocak 2007)

Almanya: Cari işlemler dengesi (Ocak 2007)

ünü kesin olmamakla beraber Şubat ayı Hazine nakit dengesi verileri bu hafta açıklanacaktır.

(6)

Üret Y

Ta Sanay İ T Ul Mali k İ G G

M Y

Ö Dev Br Br

Mal ve hiz Mal ve hiz

D

Aksi belirtilme

İ İ T

İ

Aksi belirtilmedikçe mily

Ya Ar T

Ya

Aksi belirtilmedikçe mily

Ya Ar T Ya Ya

im Yöntemine Göre Milli Gelir ve Sektörel Büyüme Hızları ıllık % reel değişim

2004 2005 2005 2005 2005 2005 2006 2006 2006 2006

Toplam I II III IV Toplam I II III İlk 9 ay

rım 2.0 4,3 8,2 7,5 -0,1 5,6 5.4 -1.6 -2.0 -1.2

i 9.4 6,6 3,9 5,7 10,1 6,5 4.5 10.8 6.4 7.3

nşaat 4.6 20,6 25,4 25,6 14,8 21,5 27.1 14.7 20.0 20.1

icaret 12.8 7,0 5,0 7,5 9,9 7,4 7.0 7.5 3.7 5.9

aştırma ve haberleşme 6.8 6,8 4,7 8,0 15,2 8,8 3.3 5.2 0.9 3.0

uruluşlar 1.1 0,7 0,3 -0,5 -1,2 -0,2 1.0 -0.5 1.5 0.7

thalat vergisi 26.2 8,7 8,8 14,7 16,2 12,2 15.4 13.4 3.2 10.4 ayri Safi Yurtiçi Hasıla 8.9 6,6 5,5 7,7 9,5 7,4 6.5 7.8 3.4 5.6 ayri Safi Milli Hasıla 9.9 7,5 4,7 8,0 10,2 7,6 6.4 8.8 3.0 5.7

illi Gelir Harcama Bileşenlerinin Büyüme Hızları ıllık % reel değişim

2004 2005 2005 2005 2005 2005 2006 2006 2006 2006

Toplam I II III IV Toplam I II III İlk 9 ay

zel tüketim harcaması 10.1 4.1 3.9 10.4 16.7 8.8 8.4 10.4 1.3 6.2 let tüketim harcaması 0.5 4.4 4.0 3.2 0.0 2.4 8.1 18.0 15.4 14.2 üt özel yatırımlar 45.5 8.8 18.4 29.0 41.6 23.6 30.4 15.4 13.0 18.8 üt devlet yatırımları -4.7 30.7 30.2 38.2 17.1 25.9 34.5 -11.4 -5.6 -2.2 met ihracatı 12.5 14.0 6.7 3.9 10.9 8.5 2.9 3.4 5.7 4.1 met ithalatı (-) 24.7 10.6 9.1 11.2 15.3 11.5 8.2 9.5 1.7 6.6

ış Ticaret Verileri

dikçe milyar USD

Ocak Ocak Değişim Değişim

2006 2007 (%) Ocak 2006 Ocak 2007 (%)

hracat 5.1 6.5 26.5 73.6 86.6 17.7

thalat 8.1 9.6 18.3 117.7 138.8 17.9

icaret dengesi -3.0 -3.1 4.3 -44.1 -52.2 18.3

12 ay birikimli

thalatın Ana Mal Gruplarına Göre Dağılımı ar USD

Ocak Ocak Değişim Pay Değişim Pay

2006 2007 (%) (%) Ocak 2006 Ocak 2007 (%) (%)

tırım malları 1.3 1.3 -5.3 13.1 20.7 22.1 6.8 15.9

a mallar 5.9 7.4 25.0 77.0 82.3 100.0 21.5 72.0

üketim malları 0.8 0.9 6.5 9.3 14.2 16.0 12.7 11.5

12 ay birikimli

kıt İthalatı ve diğer ithalat ar USD

Ocak Ocak Değişim Değişim

2006 2007 (%) Ocak 2006 Ocak 2007 (%)

kıt ithalatı 1.9 2.2 12.8 21.9 28.8 31.8

a malı ithalatı 5.9 7.4 25.0 82.3 100.0 21.5

oplam ithalat 8.1 9.6 18.3 117.7 138.8 17.9

kıt hariç ara malı ithalatı 4.0 5.3 30.8 60.4 71.2 17.8

kıt hariç ithalat 6.2 7.5 20.0 95.8 110.0 14.8

12 ay birikimli

(7)

En

% T ( ( ( (D) (B ( (F) (E (G) (F) v (

Üret T Petr Petr

T

%

G Alk G

Konut ve k Ev e Sa Ul Haber E E Lok

flasyon Verileri

Aylık Kümülatif Yıllık (Şubat) (İlk 2 ay) (Son 12 ay)

üketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) 0.43 1.44 10.16

A) Mevsimlik ürünler hariç 0.75 1.58 9.84

B) İşlenmemiş gıda ürünleri hariç 0.13 -0.09 8.97

C) Enerji hariç 0.46 1.59 10.40

) ve (C) 0.11 -0.20 9.02

E) (C) ve alkollü içkiler ile tütün hariç 0.33 1.53 10.93

) ve fiyatı yönetilen ürünler 0.41 1.70 12.63

e (B) -0.02 -0.36 11.56

H) (D) ve alkollu içkiler, tütün, altın hariç -0.11 -0.45 9.29

ici Fiyatları Endeksi (ÜFE) 0.95 0.89 10.13

arım 1.98 3.79 3.84

İmalat sanayi 0.66 0.07 11.22

ol ürünleri 0.03 -7.93 0.96

ol ürünleri hariç ÜFE 1.02 1.60 10.87

ÜFE Ana Kalemleri

Aylık Kümülatif Yıllık (Şubat) (İlk 2 ay) (Son 12 ay) ıda ve alkolsüz içecekler 1.60 6.11 13.70

ollü içecekler ve tütün 2.51 2.51 2.90

iyim ve ayakkabı -6.47 -14.36 1.43

ira 0.49 1.68 13.12

şyası 0.75 0.85 9.60

ğlık 0.45 1.12 7.72

aştırma 0.67 0.64 9.02

leşme -0.09 1.62 1.30

ğlence ve kültür -0.76 -0.74 10.03

ğitim 0.08 0.08 7.80

anta ve oteller 0.62 1.76 13.02

Diğer mal ve hizmetler 1.20 1.99 11.10

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :