• Sonuç bulunamadı

ÜNİTE 1. Anneanne: Hoş geldiniz yavrularım. Geçin geçin, içeriye geçin. Kahvaltı hazır. Herkes içeride, sizi bekliyoruz.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ÜNİTE 1. Anneanne: Hoş geldiniz yavrularım. Geçin geçin, içeriye geçin. Kahvaltı hazır. Herkes içeride, sizi bekliyoruz."

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÜNİTE 1

Anneanne: Hoş geldiniz yavrularım. Geçin geçin, içeriye geçin. Kahvaltı hazır. Herkes içeride, sizi bekliyoruz.

Funda: Bayramın mübarek olsun anneanne. Ver elini öpeyim.

Ahmet: Hayır önce ben öpeceğim. İlk harçlığı ben alacağım.

Anneanne: Çok bayramlar gör, güzel kızım.

Anneanne: Sağ ol yavrum. Al bu da harçlığın. Bir dahaki bayrama kadar başka harçlık yok ona göre.

Funda: Kimler geldi anneanne?

Anneanne: Dayın, teyzen, kuzenlerin… Herkes burada.

Ahmet: Oley! Dayı, dayı! Ver elini öpeyim.

Funda’nın annesi: İyi bayramlar anneciğim.

Funda’nın babası: Bayramın kutlu olsun anne.

Anneanne: Sağ olun çocuklar. Sizlerin de bayramı kutlu olsun. Haydi bakalım, herkes kahvaltıya. Kahvaltıdan sonra bayramlaşırsınız.

Dayı: Eee, nasılsın Ahmet? Hayırlı olsun, üniversiteyi de kazandın. Hangi üniversiteye gideceksin?

Ahmet: Sağ ol dayı. Anadolu Üniversitesine gideceğim.

Teyze: Ooo demek Eskişehir’e gideceksin. Çok güzel memleket ama kış mevsiminde oralar çok soğuk olur. Dikkatli ol.

Ahmet: Evet teyze, biliyorum. Eskişehir’e gidene kadar sürekli kışlık kıyafet satın alacağım.

Funda’nın annesi: Ahmet’in halasının kızı da Eskişehir’de yaşıyor. O yüzden içim rahat.

Ahmet: Evet, kuzenim de orada olduğu için yurt çıkana kadar onun yanında kalacağım.

Teyze: Sen neler yapacaksın Funda? Üniversite de bitti.

(2)

Funda: Evet teyze, sınav sonuçları yakında açıklanacak.

Anneanne: Kızım, sen bitirmedin mi bu okulu? Öğretmen olmayacak mısın? Ne sınavı hâlâ yahu?

Funda: Evet anneanneciğim. Bitirdim ancak bu sınavın sonucuna göre görev yapacağım yer belli olacak.

Teyze: Peki atanamazsan ne olacak?

Funda’nın annesi: Allah korusun abla.

Yenge: Şimdi atamalar zorlaştı. Neyse, eğer atanamazsan evleneceksin mecbur. Benim gün arkadaşımın mühendis oğlu var. Onlar da kız bakıyorlardı.

Funda: Öfff! Ne evlenmesi yenge! Ben öğretmen olacağım.

Anneanne: Aman! İyi! Evde kal da gör. Ahmet! Ahmet! Gel oğlum buraya.

Ahmet: Ne oldu anneanne? Harçlık mı vereceksin?

Anneanne: Daha o kadar bunamadım. Ne harçlığı. Gel şu bulaşık makinesine bir bak.

Deterjan almıyor mu bu?

Ahmet: Anneanne ben nereden bileyim ya bulaşık makinesi neden deterjan almıyor?

Anneanne: Kızım, bu çocuk nasıl üniversite kazandı? Daha bulaşık makinesini tamir edemiyor.

Ahmet: Anneanne ne alakası var ya?

Funda’nın annesi: Anne ben hallederim.

Dayı: Ahmet gel bakalım gel. Ne zaman gideceksin Eskişehir’e?

Ahmet: Okul eylülde başlayacak dayı. O zamana kadar İstanbul’a tatile gideceğim.

Dayı: Ne yapacaksın İstanbul’da?

Ahmet: Gezeceğim. Amcamlar da orada. Kuzenlerimi de göreceğim.

Dayı: O zaman Eskişehir’e gitmeden önceki son görüşmemiz mi olacak bu?

(3)

Ahmet: Evet dayıcığım. Sizi çok özleyeceğim.

Dayı: Biz de seni özleyeceğiz.

Funda’nın babası: Senin işler nasıl gidiyor Hüseyin?

Dayı: İyi gidiyor enişte. Sabahtan akşama kadar çalışıyoruz. Bizim işin saati yok. Sizin gibi sadece 8’den 5’e kadar çalışmıyoruz.

Funda’nın babası: Biz de sizin kadar para kazanmıyoruz Hüseyin.

Dayı: Biz de kasıma kadar çalışacağız enişte. Kasımdan nisana kadar inşaat işi pek olmaz.

Anneanne: Ahmet, telefonumdan bir ses geldi. Şuna bir bak.

Ahmet: Neden kuzenlerime sormuyorsun anneanne? Bir tek torunun ben miyim?

Funda: Ver anneanne, ben bakarım. Mesaj gelmiş anneanne.

Anneanne: Kimden gelmiş mesaj?

Funda: “Mehmet abinin büyük kızı” yazıyor.

Anneanne: Heee, bizim Hayriye. Ne diyormuş?

Funda: Bayram mesajı atmış.

Anneanne: Aaah ah! Önceden elimi öpmeye gelirlerdi. Şimdi mesaj atıyorlar, kurtuluyorlar.

Funda’nın babası: Alo! Merhaba Erkan Abi. Sağ olun sizlerin de bayramını kutlarım. Herkese selamlar.

Anneanne: Gördünüz mü? Aradı, bayramını kutladı. Oldu mu şimdi? Bayramın ne anlamı kaldı? Nerede o eski bayramlar?

Dayı: Haklısın anne. Artık devir değişiyor. Teknoloji her şeyi kolaylaştırıyor. İnsanlar eve kadar gelmek istemiyor.

(4)

Anneanne: Ooo! Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Misafir1: Hoş bulduk Emine Hala. Nasılsın? Bayramın mübarek olsun.

Anneanne: Sağ ol yavrum. Sizleri gördüm daha iyi oldum. Senin de bayramın mübarek olsun.

Buyurun, içeri gelin.

Funda’nın annesi: Funda, kuzenlerinden birini çağır. Markete kadar gitsin. Misafirler için içecek kalmamış.

Funda: Anne çay yapalım olmaz mı?

Funda’nın annesi: O kadar uzun oturmazlar. Bayram gezmesi kısa olur. Hem sıcak havada serin bir şeyler içsinler.

Funda: Tamam anne.

Yenge: Ne ikram edelim misafirlere?

Funda’nın annesi: Yaprak sarma var. Baklava da koyalım. Su böreği kaldı mı?

Teyze: Su böreğini kahvaltıda bitirdik.

Funda’nın annesi: Tamam, yaprak sarma ve tatlı yeter zaten. Funda sen git kolonya ve şeker tut misafirlere.

Funda: Ya niye ben tutuyorum? Evin en küçük torunu Merve, o tutsun.

Yenge: Benim kızım daha küçük. Taşıyamaz şekerliği.

Funda: O zaman o kolonyayı tutsun. Ben şeker tutarım.

Ahmet: Anne! Babam gidelim diyor.

Funda’nın annesi: Bağırma oğlum. Misafirlere ayıp olur. Onlar gidene kadar bekleyelim.

Sonra gideriz.

Kuzen: Teyze, teyze! Meyve suyu aldım.

Funda’nın annesi: Hayırdır oğlum niye nefes nefese kaldın?

Kuzen: Markete kadar koştum teyze. Bayramda her yer kapalı. Zor buldum. Gelirken de köpek kovaladı, yine koştum.

(5)

Funda’nın annesi: Allah iyiliğini versin senin.

Misafir2: Biz artık kalkalım.

Anneanne: Olmaz, baklavamı yemeden göndermem. Kendi ellerimle açtım.

Misafir1: Ah, Emine Hala. İnşallah başka zaman yeriz. Önceki yerlerde de çok yedik.

Anneanne: Ee, peki o zaman. Yine gelin.

Misafir2: İnşallah.

Funda’nın babası: Anne biz de müsaade isteyelim.

Anneanne: Müsaade sizin.

Ahmet: Anneanne ben eylülde Eskişehir’e gideceğim. Ondan önce de İstanbul’a tatile gideceğim. Uzun bir süre görüşemeyiz. Kendine iyi bak.

Anneanne: Tamam oğlum. Allah zihin açıklığı versin. Gelene kadar bulaşık makinesi tamir etmeyi de öğren.

Ahmet: Öf anneanne ya! Neyse hepinizi çok özleyeceğim. Görüşürüz.

Referanslar

Benzer Belgeler

Anne veya baba olarak, çocuğunuzun gelişimi konusunda okulun en önemli ortağı sizsiniz.. Bu nedenle veli gecelerine ve veli görüşmelerine

müşteri kaybettikleri pazar olduğunu belirten ihracatçıların oranı bir önceki çeyreğin üzerinde yüzde 38,2 olarak gerçekleşti.. İlk 500’de bu oranda

belirtmiş olduğumuz herhangi bir hattımızın faturasını, son ödeme tarihinde ödemememiz (TURKCELL’in ilk ihlalde cezai şart talep etme ve/veya Kampanyadan

Olağanüstü yol tutuş için geliştirilmiş 36 mm'lik USD çatallar ve bağlantısız monokros arka süspansiyon sistemi, YZ65'in en zorlu arazilerde dengeli bir performans

Stok (İrsaliye, Sipariş, Seri Lot Takibi, Maliyetlendirme, Dinamik Birimleme, Eşdeğer Mal Takibi , Renk/Beden Matrisi, Barkod Etiketi Tasarımı ve Basımı,

Avrupa Birliği Çevre Ödülleri 2016-2017 Programı ödül töreni Avrupa Komisyonu ve Estonya Çevre Bakanlığı tarafından 27 Ekim 2016 tarihinde Estonya’nın başkenti

Epson iProjection Uygulaması veya Ekran Paylaşma (Miracast) işleviyle* herhangi bir mobil cihazı kablosuz olarak bağlayın.. Windows, MacOS, iOS, Android ve Chromebook'larla

Yine de Sevgi abla, annemi yalnız bırakmamam için her yıl bu zaman- lar beni manipüle etmeye çalışırdı.. Telefon konuşmalarımız sırasında annem de, yıllardır burada