• Sonuç bulunamadı

RAHMET İKLİMİ ÜÇ AYLAR

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "RAHMET İKLİMİ ÜÇ AYLAR"

Copied!
15
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

RAHMET İKLİMİ

ÜÇ AYLAR

Hazırlayan: Bilgin EKŞİ

12 ŞUBAT 2021

(2)

Kıymetli Müslümanlar;

Rabbimizin bize sunduğu en büyük nimetlerden biridir zamandır… Çoğu defa nasıl geçtiğini anlamadan hızla tüketiriz… Zaman, durmadan akıp giden bir çağlayandır âdeta… İnsanlar da geceler ve gündüzler içinden akar gider... Peki Nereye?

Kur’an’ı Kerimde

Meâric Suresinin 43 ve 44. Ayetlerinde

belirttiği

o güne;

َمْوَي َنو ُضِفوُي ٍب ُصُن ىٰلِا ْمُهَّنَاَك اًعاَر ِس ِثاَدْجَاْلا َنِم َنوُجُرْخَي َنوُدَعوُي اوُناَك ىٖذَّلا ُمْوَيْلا َكِلٰذ ٌةَّلِذ ْمُهُقَهْرَت ْمُهُرا َصْبَا ًةَع ِشاَخ

‘’ Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir hâlde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte

o, uyarıldıkları gündür.’’

Peki, bu ayette zikredilen gün nedir. İşte o gün

AHİRET GÜNÜDÜR.

Kıymetli Müminler;

Şüphesiz ki, ahiret gününde kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Nitekim

Mü’minun Suresinin 62. Ayetinde;

َنوُمَلْظُي اَل ْمُهَو ِّقَحْلاِب ُقِطْنَي ٌباَتِك اَنْيَدَلَو اَهَعْسُو اَّلِا اًسْفَن ُفِّلَكُن اَلَو

‘’herkesin kazancının kendisine eksiksiz geri verileceği ve hiç kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı’’

(3)

Âdiyât Suresinin 10. Ayetinde;

ِروُد ُّصلا ىِف اَم َل ِّصُحَو

“kalplerde gizlenenlerin ortaya çıkacağı”

Âl-i İmrân Suresinin 106. Ayetinde de;

ٌهوُجُو ُّدَوْسَتَو ٌهوُجُو ُّضَيْبَت َمْوَي

“yüzlerin kararacağı veya ağaracağı”

“O gün”e... Âhiret gününe!

Hazırlanmalıyız. İşte bizi bu güne hazırlayacak rahmet iklimi olan üç aylara giriyoruz.

Değerli Kardeşlerim;

Hiç kuşkusuz

üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayı bizim gönül dünyamızda çok özel bir yere sahiptir. Millet olarak bizim için üç aylar; geçmişimizle hesaplaşma, geleceğimizi yeniden planlama fırsatı olarak görülmektedir. Duruşumuzu yeniden gözden geçirip dünyevî meşgalelerimizi hafiflettiğimiz zaman dilimleridir. Gönül yükümüzden arındığımız günler ve gecelerdir.

Bu aylar

yaratılış gayemize uygun davranışlara yöneldiğimiz, yaratılmışlarla münasebetlerimizi yeniden gözden geçirdiğimiz aylardır.

Gaflet hastalığından kurtulup birlikte hareket etme kabiliyeti geliştirmemize zemin oluşturan müstesna zaman dilimleridir.

(4)

Kıymetli Müslümanlar;

Rahmet iklimi diye adlandırılan bu üç aylarda

Yasin Suresinin 57.

Ayetinde;

َنوُعَّدَي اَم ْمُهَلَو ٌةَهِكاَف اَهيٖف ْمُهَل

‘’ Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.’’

ifadesinde,

d

ünya hayatında ahiret hayatına yatırım yapanlar için diledikleri herşeyin var olduğu, dünyaya rağbet etmeyerek ahiret yurdunu arzulayanlardan bahsedilerek insanlar ahirete rağbet etmeye davet edilmiştir. İşte bu üç aylar bize samimi bir şekilde istekte bulunanların isteklerinin karşılık bulacağı

REGAİP GECESİNİ,

Müddesir Suresinin 42. Ve 43. Ayetlerinde:

Cennetliklerin cehennemliklere;

َرَقَس ىٖف ْمُكَكَلَس اَم

Sizi cehenneme sokan şey nedir?

diye sorduklarında;

َنِم ُكَن ْمَل اوُلاَق َنيٖ ل َصُمْلا

Cehennemliklerin: Biz namaz kılanlardan değildik’’

diyerek namazın terkinin ahirette insanı götüreceği hazin sondan bahsedilmiş,

(5)

Ankebut Suresinin 45. Ayetinde;

ِرَكْنُمْلاَو ِءاَشْحَفْلا ِنَع ىٰهْنَت َةوٰل َّصلا َّنِا

‘’Namaz insanı kötülüklerden ve hayâsızlıklardan alı koyar’’

ifadesiyle rabbimizin insanları Namaz ile korumaya aldığı ifade edilmiştir. İşte bu üç aylarda kulluğumuzun ve kurtuluşumuzun en önemli unsuru olan Namazın rabbimizden kullarına hediye edilerek farz kılındığı

MİRAÇ GECESİNİ,

Tahrim suresinin 8. Ayetinde;

ْنَا ْمُكُّبَر ىٰسَع اًحو ُصَن ًةَبْوَت ِهّٰللا ىَلِا اوُبوُت اوُنَمٰا َنيٖذَّلا اَهُّيَا اَي ْمُكِتاَپِّيَس ْمُكْنَع َرِّفَكُي

Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter,

ifadesiyle biz kulların tevbeye davet edildiği zikredilmiştir. İşte bu üç aylarda Rabbimizin tevbe kapılarının sonuna kadar açıldığı, yok mu benden bağışlanma dileyen onu bağışlayayım [İbni Mace, İkamet, 191] diye kullarına seslendiği

BERAAT GECESİNİ,

Kadir Suresinin 3. Ayetinde;

ٍرْه َش ِفْلَا ْنِم ٌرْيَخ ِرْدَقْلا ُةَلْيَل

‘’Bin aydan daha hayırlıdır’’

ifadesiyle tarif edilen

KADİR

GECESİNİ

ihya etme ve bu gecelerle günahlarımızdan arınıp kullukta zirveye çıkma imkânı bulabileceğiz.

(6)

Kıymetli Kardeşlerim;

Tüm farklılıkların gözden geçirilerek kuru tartışmalardan, kısır didişmelerden, şahıs merkezli ihtiraslardan kurtulma iklimidir üç aylar.

Yüce Mevlamız Kur’an-ı Kerimde

Haşr Suresi 18. Ayeti

kerimesinde:

ٍدَغِل ْتَمَّدَق اَم ٌسْفَن ْرُظْنَتْلَو َهّٰللا اوُقَّتا اوُنَمٰا َنيٖذَّلا اَهُّيَا اَي

‘’Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın.’’ ikazı ile insanları boş dünya hayatının didişmelerinden kalıcı ahiret hayatına çalışmaya davet ediyor.

Kıymetli Müslümanlar;

Üç aylar diye bildiğimiz

Recep, Şaban ve Ramazan ayları gelişi ile hem gönüllerde hoş sedalar oluşturmakta hemde insana birçok hakikati düşünme anlama fırsatı vermektedir.

Peygamber Efendimiz

(s.a.v) üç ayların başında şu duayı yapardı;

ْعَش َو ،ٍبَج َر يِف اَنَل ْك ِراَب َّمُهللا َناَضَم َر اَنْغِ لَب َو ،َناَب

‘’Ey Allahım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazana kavuştur.’’[Ahmed bin Hanbel]

Peki, kullar olarak

bu rahmet iklimi olan üç ayları nasıl değerlendirmeliyiz. Gelin sohbetimizin kalan kısmında

bu hususa göz

atalım.

(7)

ÜÇ AYLARI NASIL DEĞERLENDİRMEMİZ GEREKİR

1. İyi bir nefsi muhasebe, Tevbe ve İstiğfar yapmalıyız:

Yüce Mevlamız

En’âm Suresinin 50. Ayetinde;

َنوُرَّكَفَتَت اَلَفَا

Düşünmez misiniz?

…diyerek bizi uyaran yüce Mevlamız;

Bakara Suresinin 266. Ayetinde;

َنوُرَّكَفَتَت ْمُكَّلَعَل ِتاَيٰاْلا ُمُكَل ُهّٰللا ُنِّيَبُي َكِلٰذَك

" Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor."

…diye buyururken rabbimiz,

"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz" (Tirmizî, “Kıyame”, 25)

derken de kutlu nebi;

tefekküre davet eder insanı…

Yapmış olduğumuz hatalarımızı gözden geçirmenin en güzel anlarından biride bu kandil geceleridir. Bu gece Rabbimizin bizlerden istediği

günahlarımıza tevbe etmek ve bağışlanmayı dilemektir.

Hud Suresinin 90.Ayeti Kerimesinde:

ا ًحو ُصَن ًةَبْوَت ِهّٰللا ىَلِا اوُبوُت اوُنَمٰا َنيٖذَّلا اَهُّيَا اَي

"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."

…buyurulmaktadır.

(8)

Neden,

tövbe etmemizin cevabını yine Kur’an’dan öğrenmekteyiz.

Rabbimiz

Nur Suresinin 31. Ayetinde

şöyle buyurmaktadır:

َنوُحِلْفُت ْمُكَّلَعَل َنوُنِمْؤُمْلا َهُّيَا اًعيٖمَج ِهّٰللا ىَلِا اوُبوُتَو

“Hepiniz Allah’a tövbe edin, ey mü’minler!

Belki böylece korktuğunuzdan kurtulur, umduğunuzu elde edebilirsiniz.”

Bu sebeple,

üç aylarda, Yüce Rabbimize yapmış olduğumuz günah, hata ve isyanlarımız için tevbe edelim, istiğfarda bulunalım.

Günahlar,

insanların sırtında yüktür.

Bu aylar ise

bu yükü hafifletme vaktidir. Onun yolu ise tövbedir. İşte üç aylar, keşkelerin öğütülüp iradî başlangıçların yapıldığı anlar…

Tevbe ve istiğfar ile günahlardan arınmanın,

işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı pişmanlık duyarak O'ndan af dilemenin, onları bir daha işlememek için kararlı bir duruş sergilemenin en güzel fırsatı…

2.

Kur’an’ı Okumaya ve anlamaya çalışalım:

Hayat rehberimiz

, yol haritamız olan Kuran-ı Kerimin her müslüman tarafından bilinmesi ve içerdiği hükümlere göre yaşanılması gerekmektedir.

Kur’an’ı okumak ve anlamak

bizler için ahirette kurtuluşa erişme ve mükâfatlara nail olma olanağı sağlayacaktır.

(9)

Nitekim Kuran-ı Kerimde

Fatır Suresinin 29. Ayetinde

bu husus bize bildirilmektedir:

اًّر ِس ْمُهاَنْقَزَر اَّمِم اوُقَفْنَاَو َةوٰل َّصلا اوُماَقَاَو ِهّٰللا َباَتِك َنوُلْتَي َنيٖذَّلا َّنِا َروُبَت ْنَل ًةَراَجِت َنوُجْرَي ًةَيِناَلَعَو

" Allah’ın kitabını okuyanlar ve O’na uyanlar, namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli açık başkaları için

harcayanlar; işte ancak bunlar, hiç kesintiye uğramayacak bir kazanç umabilirler."

Semure İbni Cundeb (r.a) şöyle dedi:

Peygamber efendimiz bir sabah bize şöyle buyurdu:

- "Bu gece rüyamda bana iki kişi gelerek "Haydi yürü, gidiyoruz" dediler.

Ben de onlarla beraber gittim. Yanı üzerine yatmış bir adamın yanına vardık. Elinde bir kaya parçası bulunan bir başka adam, onun başı ucunda ayakta duruyor, elindeki kayayı, yanı üzerine yatmış adamın tepesine indiriyor, başını yarıyordu. Taş yuvarlanıp gidiyordu, adam taşın arkasından koşup alıyor, o geri gelinceye kadar ötekinin başı iyileşiyor, eski haline geliyordu. Adam, önce yaptığım aynen tekrarlayıp duruyordu.

Ben yanımdakilere:

- "Subhanallah! Bu nedir?" dedim.

- Bu ilk olayda kafası taşla yarılan adam, meleklerin haber verdiğine göre Kur'an'ı öğrendiği halde okumayan ve farz namaz vaktini uyku ile geçiren kimseydi.

(10)

3. Hz. Peygamberimizin hayatını anlamaya ve yaşamaya çalışalım:

Değerli kardeşlerim;

Kuran Hz. Peygambere verilmiş en büyük mucizedir.

Bakınız;

 Kur’an, Cebrail ile buluşunca, Cebrail bütün meleklerin efendisi olmuştur.

 Kur’an, Hz. Peygamber ile buluştuğunda, Peygamberimiz tüm peygamberlerin ve yaratılmışların en üstünü olmuştur.

 Kur’an, Hz. Peygamberin ümmeti ile buluşunca bu ümmet tüm ümmetlerin en hayırlısı olmuştur.

İşte bu kadar hayrı bizlerle buluşturan Yüce Mevlamız

Ali İmran suresinin 31.ci ayetinde

bakınız Peygamberimize itaat konusunda ne buyuruyor:

ْمُكَل ْرِفْغَيَو ُهّٰللا ُمُكْبِبْحُي ىٖنوُعِبَّتاَف َهّٰللا َنوُّب ِحُت ْمُتْنُك ْنِا ْلُق ٌمي ٖحَر ٌروُفَغ ُهّٰللاَو ْمُكَبوُنُذ

‘’De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır,

çok merhamet edendir."

(11)

Değerli Kardeşlerim;

Allah c.c biz kullarından kendisine itaat etmemizi emrettiği gibi peygamberlere de itaat etmemizi emretmiştir.

Bu hususu

Haşr Suresinin 7.ci ayetinde:

اوُهَتْناَف ُهْنَع ْمُكیٰهَن اَمَو ُهوُذُخَف ُلوُسَّرلا ُمُكیٰتٰا اَمَو

‘’ Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. ’’

…diye buyurup peygamberlerine itaate davet ederken,

Nisa Suresinin 14. Ayetinde;

اَهيٖف اًدِلاَخ اًراَن ُهْل ِخْدُي ُهَدوُدُح َّدَعَتَيَو ُهَلوُسَرَو َهّٰللا ِصْعَي ْنَمَو ٌنيٖهُم ٌباَذَع ُهَلَو

Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

…diye buyurarak bizleri ikaz etmektedir.

Kıymetli Müminler;

Birgün bir sahabenin

Allah resulünün ahlakını sorması üzerine Hz. Âişe validemiz;

‘’O nun ahlakı Kuran idi’’

buyurarak bu gerçeği bize birkez daha hatırlatmıştır.

(12)

4.

Dünya Ve Ahiret Arasındaki Dengeyi Sağlamlaştırmalıyız:

Değerli Kardeşlerimiz;

Zariyât Suresinin 56. Ayetinde;

اَّلِا َسْنِاْلاَو َّن ِجْلا ُتْقَلَخ اَمَو ِنوُدُبْعَيِل

‘’Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım’’

…diye buyuran yüce Mevlamız,

َنِم َكَبي ٖصَن َسْنَت اَلَو َةَرِخٰاْلا َراَّدلا ُهّٰللا َكیٰتٰا اَميٖف ِغَتْباَو اَيْنُّدلا

"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma.’’ [Kasas 28/77]

Bakın Yüce Mevlamız Kasas Suresinin 77. Ayeti kerimesinde bize ayrı bir hakikati ifade ediyor:

َكْيَلِا ُهّٰللا َنَسْحَا اَمَك ْن ِسْحَاَو

‘’Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap’’

Kardeşlerim, iyiliklerimiz ahiretimize yatırım yaparak başlasın.

Gelin;

ىٰقْبَاَو ٌرْيَخ ُةَر ِخٰاْلاَو

‘’Ahiret hayatı daha hayırlı ve kalıcıdır’’ [âlâ 87/17] ayetinden yola çıkarak, gelin fani ve geçici olan şu dünya hayatını; baki ve kalıcı olan ahiret hayatının kazanılma aracı yapalım.

(13)

BİR KISSA:

Bir gün Zülkarneyn (a.s) ordusuyla birlikte seferden dönüyordu. Gece olmuş, karanlık çökmüştü. Her taraf zifiri karanlıktı ve göz gözü görmüyordu. Derken kulakları rahatsız eden bir hışırtı sesi işittiler.

Atların ayaklarının altından gelen bu ses daha çok çakıl taşlarını andırıyordu.

Askerler: "Ey Zülkarneyn! Sen peygambersin, bilirsin; atların ayaklarının altındaki şey nedir?" diye sordular.

Hz. Zülkarneyn: "O, öyle bir şey ki alsanız da pişman olacaksınız, almasanız da." dedi.

Bunun üzerine bazıları atlarından inip bohçalarına bir miktar doldurdular. "Nasıl olsa almasak da pişman olacağız, en azından alarak pişman olalım." dediler. Bazıları tenezzül dahi etmeyip, "Nasıl olsa alsak da pişman olacağız, neden kendimizi yoralım?" dediler.

Alanlar biraz aldı, almayanlar da öylece yoluna devam etti. Bir süre yol gittikten sonra düzlüğe çıktılar. Hava da yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. Askerler hemen atlarından inip bohçalarını açtılar. Taşları avuçlayıp gökyüzüne kaldırdılar. Zümrüt, yakut, pırlanta ve zebercet gibi değerli taşlar olduğunu gördüler.

Herkes bu manzarayı görünce pişmanlıklar baş gösterdi. Alanlar, "Ah, keşke biraz daha alsaydım da en zengin ben olsaydım!" dediler.

Almayanlar da, "Ne kadar da aptalmışız! Keşke en azından bir miktar biz de alsaydık da biraz servetimiz olsaydı!" dediler.

(14)

Bunun üzerine Hz. Zülkarneyn şöyle dedi:

"İşte, dünya hayatı da böyledir. Hayırlar (iyi ameller) serilidir.

Kim ne kadar hayır toplarsa kıyamette o kadar mutlu olacaktır.

O gün az toplayanlar, 'Keşke biraz daha toplasaydım!' diye pişman olacaklar; hiç toplamayanlar da, 'Keşke birazını dahi toplasaydık da elimiz boş kalmasaydı!' diyecekler...’’

Kıssada geçen bu aktarılmak istenen mesajı

Peygamberimizin şu sözleri ile açıklamak istiyorum.

Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:

"Rasûlullâh (sav) buyurdular ki:

َمِدَن َّالإ ُتوُمَي ٍدَحأ ْنِم اَم

"Ölüp de pişman olmayan yoktur, mutlaka herkes nedamet/pişmanlık duyar:

َداَدْزا َنوُكَي َ ْنأ َمِدَن ًان ِسْحُم َناَك ْنإ

İyi yolda olan hayrını daha çok artırmadığı için pişman olur, nedamet/pişmanlık duyar.

َعَزَن َنوُكَي َال ْنأ َمِدَن ًائي ِسُم َناك ْنإَو

Kötü yolda olan da nefsini kötülükten çekip almadığına

pişman olur, nedamet/pişmanlık duyar.’’

[Tirmizî, Zühd 59, (2405).]

(15)

DUA İLE KAPANIŞ;

Allah’ım sen affetmeyi sevensin bizleri affeyle.

Bizleri tevbe kapında temizle. Merhamet kapında merhametini ikram eyle Allah'ım.

Seni unutmuş kulların olarak bizleri, seni hatırlayacak bir hayatın müdavimleri eyle Allah'ım.

Bizlere Firdevs cennetine muhatap kılacağın amelleri işlemeyi ve hayat tarzını yaşayabilmeyi nasip eyle Allah'ım.

Ümmetim Ümmetim diyen Habibine hakkıyla ümmet olabilmeyi, ondan kalan Kuran ve Sünnette sımsıkı sarılıp Kuran ve Sünnet istikametinde bir hayat yaşayabilmeyi bizlere nasip eyle Allah'ım.

Peygamber efendimiz hayır yönünde senden ne istediyse bizde onları istiyoruz bizlere de nasip eyle. Şer yönünde nelerden sana sığındıysa bizde onlardan sana sığındık bizleri koru ve muhafaza eyle Allah'ım.

Zalimler karşısında mücadele veren İslam ordusunun her bir ferdine güç, kuvvet, birlik ve zaferler ihsan eyle. Ordumuzu Bedir ordusuyla şereflendir ve muzaffer eyle Allah'ım.

Senin davan uğruna şehadet şerbetini içmiş şehitlerimize rahmetinle muamele eyle Allah'ım.

Gazilerimize ve tüm hasta kullarına şifalar ihsan eyle Allah'ım.

Bize dünyada da ahirette de iyilikler ihsan eyle. Bizleri cehennem azabından koru ve muhafaza eyle Allah'ım.

Allah'ım bizleri ve zürriyetlerimizi namazlarını devamlı ve dosdoğru kılan kullarından eyle.

Bizi annemizi babamızı ve Tüm müminleri hesap gününde mahzun eyleme Allah'ım.

Allah’ım Recep ve Şaban’ı bizler için mübarek eyle ve bizleri Ramazana kavuştur.

Vel-hamdu lillahi rabbil âlemin el-FATİHA...

Referanslar

Benzer Belgeler

Irak' ın petrol kaynaklarının işletme yetkisinin ve bu kaynaklardan elde edilecek gelirin merkezi ve bölgesel yönetimler aras ında nasıl paylaşılacağını düzenleyen yeni

Son aylarda su seviyesinin düşmesiyle gündeme gelen Sapanca Gölü'nün kıyı kesimlerinde görülen kızıllık, çevre ve Orman Müdürlü ğü ekiplerini harekete geçirdi.. çevre

Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya rahmet nazarı ile bakar ve fecir oluncaya kadar şöyle buyurur: ‘Benden af dileyen yok mu, onu

Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anne- babaya iyi davranmanızı kesin olarak

Anne-babamız, sabır ve fedakârlıkla, sevgi ve şefkatle, kimi zaman gözyaşı ve duayla, kimi zaman da göz nuru ve alın teriyle bizleri

A. MUSIBET ve RAHMET KAVRAMLARININ TANIMI Müslüman düşüncesindeki musibet-rahmet ilişkisine ve musibete maruz kalan insan için musibetin bir rahmet olup olmadığı

24 Kasım 2017 Cuma günü düzen- lenen kutlama programına Solhan Kay- makamı Fatih Okumuş, Solhan Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Doğan, İlçe Milli Eğitim Müdürü

AHİRET GÜNÜNÜ DAHA İYİ ANLAMA ve HAZIRLANMA İKLİMİ: ÜÇ AYLAR 1..