• Sonuç bulunamadı

VİRÜSLERİN ÖZELLİKLERİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "VİRÜSLERİN ÖZELLİKLERİ"

Copied!
122
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

VİRÜSLERİN ÖZELLİKLERİ

1. Hücresel yapıları yoktur.

2. Nükleik asit ve onun etrafını çevreleyen protein yapısında bir kılıf bulunur. Buna kapsid veya kılıf proteini denir.

Bazı virüslerde protein kılıfın etrafında ayrı bir katman bulunur. Bu çoğunlukla membran veya zarf olarak

adlandırılır. Membran yapısı lipid, protein ve bazen de

karbonhidrat içerir. Hayvan virüslerinde membran içeren virüslerin sayısı bir hayli fazladır.

3. Virüsler yapılarında tek tip nükleik asit bulundurur. Bu ya RNA ya da DNA’dır. Her ikisini birden içermezler. Hayvan

virüslerinin çoğu DNA, bitki virüslerinin ise çoğu RNA yapısında genoma sahiptir.

4. Virüsler konukçu hücre dışında replike olamazlar

(kendilerini yenileyemezler). Konukçu hücrenin protein

sentezi veya nükleik asit çoğaltım sistemini kendileri için

kullanırlar. Çok az virüs kendi nükleik asit sentezi için

enzime sahiptir.

(3)

8. Virüsler antibiyotiklere duyarlı değildirler, ancak interferon adı verilen madde insanlarda patojen virüsler üzerinde etkili olabilir.

9. Viral hastalıkların kontrolünde etkili ve tedavi edici bir kimyasalın olmaması, virüslerin çoğalmasının konukçu hücreye bağımlı olması ile yakından ilgilidir. Virüs çoğalmasını durdurmak için kullanılan antiviral maddelerin bir çoğu konukçu hücrenin nükleik asit veya protein sentezine olumsuz etkisi nedeniyle toksik etkiye sahiptir.

10. Virüsler hücre dışı ortamda kristalize haldedirler. Ancak hücre dışında virüsün enfeksiyon yeteneğini sürdürmesi virüs türlerine göre oldukça değişkendir. Bazı virüsler uzun süre kalabilir (örnek;

TMV) bazıları (Apple mosaic virus; ApMV) ise birkaç dakikada hastalık oluşturma yeteneğini yitirir.

(4)

Escherichia coli 3 mikron () (E. coli)

10 mikron Alyuvarlar

100 mikron Saç Teli kalınlık

(Hücrelere oksijen taĢır)

Tütün mozayik virüsü 300 nm (uzunluk) 18 nm (en)

1 nanometre (nm): 10 -3 mikron 1 nanometre (nm): 10 -6 mm

(5)
(6)

FARKLI HÜCRE TĠPLERĠNĠN VE VĠRÜSLERĠN BOYUTLARI

(7)

Picornavirus: Enterovirus AIDS / Acquired Immune

Difficiency Syndrome

human immunodeficiency virus (Retrovirus)

Rahim ağzı kanseri human papilloma virus (Papovavirus)

Hepatit B - hepatitis B virus (Hepadnavirus)

Hepatit C hepatitis C virus (Flavivirus)

(8)

Grip

Influenza

Influenza viruses A, B, and C

(Orthomyxovirus

Soğuk Algınlığı (Common Cold)

Rhinovirus

Menenjit

Coxsackie A and B (Picornavirus: Enterovirus),

Faranjit

Adenovirus (Adenovirus)

Influenza Virus (Orthomyxovirus

Parainfluenza Virus (Paramyxovirus

Çocuk felci Poliomyelitis - Poliovirus (Picornavirus: Enterovirus)

Kuduz rabies virus (Rhabdovirus)

(9)

BeĢinci Hastalık Parvovirus B19 (Parvovirus

Zatüre (Pünomoni) Coranavirus

COVID-19 = SARS-COV-2

(10)

Virüs sözcüğü latincede ZEHĠR anlamına gelir.

Hayvan ve insan virüslerinde her virüs türünün vücutta yerleĢip çoğaldığı yer farklılık gösterir.

HIV VĠRÜSÜ

Lenfositler (Akyuvarlar)

GRĠP VĠRÜSÜ

Solunum Yollarında

Hepatit B Virüsü Çocuk Felci veya Kuduz

Karaciğerde Beyin, Omurilik

(11)

Deride Deride Solumun

Yolları Mide-Bağırsak

(12)

BĠTKĠ VĠRÜSLERĠNDE MORFOLOJĠK YAPI

Virüsün nükleik asiti protein yapısındaki bir kılıf içinde bulunur.

Protein yapısında olan bu yapıya “Kapsid” ya da “Kılıf” denir.

(13)

Nükleo-kapsid en dıĢtan ikinci katmanla da sarılmıĢ olabilir. Bu zara kısaca “membran yada zarf” denir.

“Membran” lipid yani yağ yapısındadır.

Lipid mebran içren virüslere membranlı virüsler denir.

Hayvanlardaki virüslerinin bir çoğunda lipid+proteinden

oluĢan bir membran bulunur.

(14)

HIV PARTĠKÜL YAPISI (çizim) Elektron Mikropskop Görüntüsü AIDS hastalığı Etmeni HIV virüsünün partikül yapısı

(Partikül büyüklüğü 90-260 nm)

(15)
(16)

Hücre Ġçinde Covid-19 Partikülleri

(17)
(18)

Tütün Mozayik Virüsü (TMV) Partikül Şeması

(19)
(20)

TMV‟nin Partikül Yapısı “ÇUBUK ġEKLĠNDEDĠR”

Bir TMV partikülünde 2130 adet kılıf protein alt birimi (kapsomer) bulunur.

Her bir protein alt biriminin yapısında 150 aminoasit yer alır.

Bir TMV genomik RNA‟sı 6400 bazdan (nukleotid) oluĢur.

(21)
(22)

2. ĠPLĠKSĠ VĠRÜSLER (FLEKSIBLE)

Patates Y virüsü (PVY)

Karpuz mozayik virüsü (WMV) Turunçgil Tristeza virüsü (CTV)

(23)

Hıyar mozayik virüsü (CMV)

(24)

Domates lekeli solgunluk virüsü Domates sarı yaprak kıvırcıklık virüsü (Tomato spotted wilt virus) (Tomato yellow leaf curl virus)

(25)

Mısır mozayik virüsü (Maize mosaic virus)

(26)

Bitki virüslerinin Dünya‟da yaklaĢık her yıl 60 milyar dolar kayba sebep olduğu tahmin edilmektedir.

(27)

Virüsler bitkiden bitkiye, vektörlerle veya tarımsal faaliyetler sırasında taĢınabilirler.

Ancak bitki virüsleri fungusların sporları gibi havadan kendileri yayılarak taĢınmazlar.

(Hayvan ve insan virüslerinin bazılarında durum farklıdır. Örneğin grip (influenza) Virüsleri hava akımıyla taĢınıp solunum yolundan giriĢ yaparlar).

Virüs bir kez bitkiye giriĢ yaptıktan sonra hızlı bir Ģekilde hücrelerde çoğalmaya baĢlar. Çoğalabilmesi için bulunduğu hücrenin nükleik asit ve protein

sentezi mekanizmasını kullanır.

Virüs, eğer tüm bitkiyi sistemik olarak istila ederse bu bitkinin tohum veya yumru gibi generatif ve vejatatif çoğaltım materyallerine de bulaĢabilir.

(28)

VĠRÜSLERĠN KOMPOZĠSYON VE YAPILARI

Virüslerin temel yapısı nükleik asit (RNA veya DNA) ve proteindir.

Nükleik asitlerin en küçük birimi nükleotid olarak adlandırılır.

Viral RNA „da 1 nükleotid

Riboz Ģekeri + Baz (Adenin, Guanin, Sitozin, Urasil) + Fosfat Grubu Viral DNA‟da 1 nükleotid

Deoksiriboz + Baz (Adenin, Guanin, Sitozin, Timin) + Fosfat Grubu Virüslerin kimyasal yapısını anlayabilmek için öncelikle DNAve RNA‟nın

yapısını incelemek gereklidir.

28

(29)

GUANĠN (purin)

URASĠL (pirimidin)

29

(30)

30

DEOKSĠBOZ VE RĠBOZ ġEKERĠ ARASINDAKĠ FARK

(31)

31

Fosfat Bağı

ġeker Molekülü

(32)

32

(33)
(34)

34

(35)
(36)

36

(37)
(38)

38

(39)

39

(40)

Yapılarındaki Nükleik Asit Özelliğine Göre;

1. RNA içeren Virüsler 2. DNA içeren Virüsler

a..Tek sarmal RNA Virüsleri c…Tek Sarmal DNA Virüsleri (ssRNA) ss DNA

b..Çift Sarmal RNA Virüsleri d…Çift Sarmal DNA Virüsleri (ds RNA) ds DNA

40

(41)

Pozitif (+) Duyarlı ssRNA

Negatif (-) Duyarlı ssRNA

41

(42)

VĠRÜS REPLĠKASYONU (VĠRÜSLERĠN ÇOĞALMASI=BĠYOSENTEZĠ)

Virüslerin nasıl çoğaldığının anlaĢılabilmesi için normal sağlıklı bir hücredeki nükleik asit ve protein sentezinin iyi bilinmesi önemlidir.

Canlılarda genetik bilgi akıĢı DNA‟dan RNA‟ya doğrudur (bkz. Slayt no 40).

Çekirdekte kromozomlar yoğun DNA iplikçiklerinden oluĢur.

DNA üzerindeki genetik bilgi önce mRNA‟ya aktarılır.

Daha sonra mRNA‟lar sitoplazmaya geçer ve protein sentezi baĢlatılır.

Virüslerde genetik materyal virüs türüne göre değiĢmekle birlikte

ya RNA ya DNA‟dır. Virüsler kendi proteinlerini konukçu hücre dıĢında

oluĢturamazlar. Enfekte ettikleri hücrenin protein sentezi mekanizmasından yararlanarak kendi proteinlerini, enzimlerini sentezlerler.

42

(43)

DNA’dan mRNA nın sentezine Transkripsiyon denir.

mRNA’dan ribozomlarda protein sentezine Translasyon denir.

+ RNA Virüsleri Viral RNA Protein (RNA virüslerinde, viral RNA sitoplazmada mRNA gibi davranır ve virüs protein sentezi direkt baĢlayabilir)

43

(44)

ÖKARYOTĠK BĠR HÜCREDE PROTEĠN SENTEZĠ

44

(45)

45

(46)

tRNA

3‟ uç aminoasite bağlanır ve CAA diziliĢine sahip tRNA‟da Antikodon bölgesine

mRNA‟da kodon diziliĢi karĢılık gelir

46

(47)

47

(48)

TRANSLASYON (2)

48

(49)

49

(50)

VĠRAL PROTEĠNLERE ÖRNEKLER

KILIF PROTEĠNĠ

HÜCEREDEN HÜCREYE TAġINMA

PROTEĠNĠ

REPLĠKAZ ENZĠMĠ

FLOEMDE UZUN MESAFE

TAġINMA PROTEĠNĠ

50

(51)

3. Protein Kılıftan Nükleik Asidin Ayrılması (Uncoating)

4. Viral RNA‟nın serbest kalan 5‟ ucundan itibaren protein sentezinin baĢlatılması

5. Aynı zamanda viral RNA‟nın Kopyalarının OluĢturulması

6. Yeni oluĢan viral RNA‟lar ve protein alt birimleri (kapsomer) bir araya gelerek yeni virüs partüküllerinin oluĢumu (Coating)

7. GiriĢ yapılan hücreden diğer hücrelere geçiĢ (Hücreden hücreye taĢınma) 8. Bitki bünyesinde iletim dokularına ulaĢma ve uzun mesafeye taĢınma

(52)

VĠRÜSLERĠN TOHUM ĠLE TAġINMASI

Bugüne kadar bilinen virüslerin 1/7'i tohumla taĢınma özelliğindedir.

Bazı virüsler sadece tek bir bitkide tohumla taĢınma özelliğinde olmasına rağmen bazıları ise birden fazla konukçusunda tohumla taĢınabilir.

Tohumla taĢınma tarlada veya bahçede ilk (primer) enfeksiyonları oluĢturması, yani Diğer sağlıklı tohumlardan geliĢen bitkilere virüslerin bulaĢmasında rol oynaması bakımından önemlidir.

Bir virüs, hem tohumla taĢınıyorsa, hem de hareketli bir vektöre sahipse bu durumda Tohumla taĢınma daha önemli hale gelir.

Virüsler tohumun içinde uzun süre aktif kalabilirler.

(53)
(54)

Tohumun testa kısmında bulunan virüsler, çimlenme esnasında tohum kabuğundan sıyrılmaya çalıĢan genç fideye, tohum kabuğuna temas ederek bulaĢabilmektedir.

Bu Ģekilde bulaĢan virüsler TMV‟nin de dahil olduğu Tobamovirus cinsinde yer alan virüslerdir.

Örneğin TMV, domates ve biber tohumlarının testa ksımında uzun süre kalabilmekte ve bu tohumların ekilmesi durumunda çimlenme

esnasında yeni oluĢan bitkiye bulaĢabilmektedir.

Ancak bazen virüs, tohum kabuğunda olsa bile eğer kabuktan çıkıĢ sırasında virüs bitkiye temas etmemiĢse bitki sağlıklı olarak

oluĢabilmektedir.

Tohum kabuğunda bulunan virüsler (TMV, ToMV gibi) bazı kimyasallarla tohumun dezenfekte edilmesi yoluyla tohumdan uzaklaĢtırılabilirler.

Bu virüsler tohumun embriyo kısmına bulaĢmamaktadır.

(55)

yol mevcuttur:

a) Enfekteli bitkiden dağılan polen tozu ve bunun sağlıklı bitkinin

çiçeğini döllemesi.

b) Enfekteli bitkideki virüsün önce bitkinin çiçeğine, sonra da diĢi gametlere ulaĢması.

(56)

Bazı durumlarda çok düĢük miktardaki enfekteli tohumun hastalık

epidemilerine (salgınlarına) ve ürün kayıplarına neden olabildiği görülmüĢtür.

Tohumdaki bulaĢıklık düzeyi ile hastalıktan oluĢan kayıplar üzerinde yapılan çalıĢmalarda tohumda bulaĢıklık ile ilgili eĢikler belirlenmiĢtir.

Bazı virüslerde bu eĢik çok düĢüktür. Örneğin Marul mozayik virüsü (Lettuce mosaic virus; LMV) marul tohumunun embriyosunda taĢınma özelliğindedir.

Bu virüsün aynı zamanda mevsim içinde vektörü afit ile taĢınma özelliği

sebebiyle kısa sürede geniĢ bir alana yayılma kabiliyeti vardır. Bu sebeple bu virüsün inokulum eĢiği çok düĢüktür.

Bu virüsün 1/30.000 oranına tohumda bulınması durumunda ekonomik kayıp meydana gelmektedir. Yani LMV‟nin inokulum eĢiği 1/30.000‟dir.

Embriyoda taĢman virüsler dıĢ faktörlerden kolay kolay etkilenmezler. Eğer vektörü de mevcutsa çok daha tehlikeli bir boyuta ulaĢmıĢ olur. Bazen

embriyodaki virüs tohumun canlılığını, çimlenme yeteneğini de etkilemektedir.

(57)

çimlenmeden, uzun süre toprakta kalabilir. Bu nedenle çevrede CMV‟

nin konukçusu olan kültür bitkisi olmasa bile virüsün toprakta uzun süre kalması, yabancı ot tohumları ile olmaktadır.

Tohumla taĢınma bir tarlada primer (ilk) inokulum kaynağını

oluĢturmanın dıĢında bölgeler veya ülkeler arası yeni bulaĢmalara da sebep olduğu için önemlidir.

(58)

Tohumla TaĢınmayı Etkileyen Faktörler:

• Virüs ve Virüs Irkı:

Farklı virüsler, tohumla değiĢik taĢınma oranlarına sahiptir.

Hatta aynı virüsün değiĢik ırkları arasında, tohumla taĢınma yüzdesinde farklılık vardır.

•Virüsün Bitkiye BulaĢma Zamanı: Tohumla taĢınan virüslerde bitki ne kadar erken virüsle enfekteli hale gelirse, tohumla bulaĢma oranı o kadar yüksektir.

Genellikle çiçeklenme öncesi bulaĢmalarda tohumla taĢınma yüzdesi fazladır.

•Sıcaklık: Virüslerin birçoğu, tohum yüksek sıcaklıklarda depolandığı zaman daha uzun süre kalıcı olabilir. Bu sıcaklıklarda tohum çimlenme özelliğini yitirdiği halde virüs aktif halde canlılığını sürdürebilir. Oda sıcaklığı, birçok virüsün aktif olarak kaldığı sıcaklık değeridir.

•Tohumun Ekildiği Zamandaki YaĢı: Bazı virüsler tohumun depolanması sırasında, ekim tarihine kadar tohumda hızlı bir Ģekilde inaktif hale geçmektedir.

Bazıları ise tohumda uzun süre aktif kalmaktadır. Bunun, her virüs için ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.

•Konukçu Bitkinin Türü ve ÇeĢidi: Aynı türe ait çeĢitler arasında bile virüsün tohuma bulaĢma süresi farklılık gösterir. Örneğin; Bean common mosaic virus (Fasulye yaygın mozayik virüsü), fasulye çeĢitlerinden Selanik' de %60, ġeker' de

%32, Dermason' da %62 oranında taĢınabilmektedir.

(59)

Fasulyede Cucumber mosaic virus (CMV)

(60)

Pea seed-borne mosaic virus

Bezelye tohum kökenli mozayik virüsü

Cowpea mosaic virus (Börülce mozayik virüsü)

Sağlıklı Enfekteli

(61)

Bean yellow mosaic virus (Fasulye sarı mozayik virüsü) Ġle enfekteli bakla tohumları

(62)

VĠRÜSLERĠN POLEN ĠLE TAġINMASI

Bazı virüsler enfekteli bitkiden sağlıklı bitkiye polen ile bulaĢabilir.

Kendine tozlaĢma özelliğinde olan bitkiler daha yüksek oranda tohumla taĢınma özelliğindedirler.

Enfekteli polenler rüzgar, böcekler veya insanların tarımsal uygulamalar sırasındaki faaliyetleri ile yayılım gösterirler.

Örneğin Thrips tabaci gibi bazı trips türlerinin bazı virüslerin polen ile taĢınmasını sağladığı bildirilmiĢtir.

Polen ile taĢınma tek yıllık bitkilerden ziyade çapraz tozlaĢan meyve ağaçlarındaki bazı virüs hastalıklarının yayılmasında önem taĢımaktadır.

Polen ile taĢınma ayrıca tek yıllık bitkilerde bitki sağlıklı olsa bile bu bitkinin tohumunun bulaĢık hale gelmesine neden olabilmektedir.

(63)

Türleri

Ilarvirus Prune dwarf virus Set çekirdekli Meyve Türleri

Nepovirus Cherry leaf roll virus Ceviz

Sobemovirus Soybean mosaic virus Chenopodium Idaevirus Raspberry dwarf virus Ahududu

(64)

VĠRÜSLERĠN VEJETATĠF ÇOĞALTIM MATERYALLERĠYLE TAġINMASI

Virüslerin yayılmasında vejetatif çoğalma materyalleri de büyük önem taĢımaktadır. Ekonomik olarak önemli bazı virüsler bitki bünyesinde sistemik olarak yayılarak bitkinin vejetatif kısımlarına bulaĢabilmektedir.

Enfekteli bir bitkiden alınan çoğaltım materyalleri (rhizom, soğan, çelik, stalon, göz, yumru) virüsle bulaĢık halde elde edilebilir.

Özellikle patateslerdeki bir çok virüs, enfekteli yumruların üretim materyali olarak kullanılması durumunda yıldan yıla, bölgeden bölgeye taĢınma imkanına sahiptir. Örneğin; PVX, PVY, PLRV, PVS patates yumruları ile taĢınan virüslere örnek olarak verilebilir.

Yine çok yıllık odunsu bitkilerde özellikle meyve ağaçlarında enfeksiyon oluĢturan virüsler, bu bitkilerden alınan göz, çelik, kalem gibi üretim materyalleri ile bulaĢabilir.

(65)

üretim için gereklidir. Bu uyuĢma, eğer aĢılamada kullanılan parçalardan birisi virüs ile enfekteli ise virüslerin taĢınması için de gereklidir.

Yani kalemle anacın organik olarak birleĢmesi sonucunda bunlardan herhangi birisinin virüsle bulaĢık olması durumunda elde edilmesi hedeflenen bitkinin de virüslü olarak oluĢması söz konusudur. Mekanik olarak bitki özsuyuyla

taĢınamayan virüslerin laboratuvar ortamında konukçu bitkilere nakledilemesinde aĢı yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

Bunun yanısıra aĢı ile taĢınmanın asıl önemi doğada ortaya çıkmaktadır. Özellikle çok yıllık odunsu bitkilerdeki birçok virüs hastalığı doğada aĢı yoluyla yayılma imkanı bulmaktadır. Örneğin; yumuĢak çekirdekli meyve ağaçlarında Elma mozayik virüsü, turunçgillerdeki birçok virüs ve viroid tipi hastalık, bulaĢık

ağaçlardan alınan kalem, göz gibi aĢı materyallerinin kullanılmasıyla yayılmaktadır.

(66)

Bitki Virüslerinin TaĢınmasında Etkili Olan Vektör Grupları

• BÖCEKLER

• AKARLAR

• NEMATODLAR

• PROTOZOALAR

(67)

sağlamaktadır. Bu 381 türün %94'ü Arthropoda Ģubesindeki canlılardır.

Arthropoda Ģubesine bağlı 6 sınıftan sadece 2 tanesi virüs vektörü durumundadır. Bunlar, Insecta ve Arachnida sınıflarıdır.

Arthropoda Ģubesindeki vektör olan türlerin %99'u Insecta sınıfında bulunur ve bu sınıf çok önemli vektör türleri içermektedir..

(68)

Arthropoda (Eklem Bacaklılar)

Insecta Arachnida

(69)

3. Thysanoptera (Kirpik Kanatlılar) 4. Coleoptera (Kın knatlılar)

• * Insecta sınıfındaki virüs vektörü olan türlerin %70'i ise Homoptera takımında bulunmaktadır.

• Geriye kalan %30'luk kısmı diğer takımlarda paylaĢılmıĢ

durumdadır. Diğer bir önemli takım ise Coleoptera takımıdır.

Burada 30 tür virüs vektörüdür. Bunun haricinde Thysonoptera takımında 8 tür virüs vektörüdür. Diğer bir takım olan

Orthoptera takımında 10 tür virüs vektörü olarak görev

yapmaktadır. Çok daha az öneme sahip diğer bir takım olan Diptera'da sadece 2 tür virüs vektörü olarak kabul edilmiĢtir.

Lepidoptera takımından 4 tane tür virüs vektörüdür.

(70)

Sokucu-emici ağız yapısına sahip olan Homoptera takımında virüs vektörü olan familyalar:

1.

Aphididae (Yaprak bitleri)

2. Cicadellidae (Cüce ağustos böcekleri) 3. Aleyrodidae (Beyaz sinekler)

4. Delphacidae 5. Membracidae

6. Pseudococcidae (Kabuklu bitkiler)

HOMOPTERA TAKIMI

(71)

YeĢil ġeftali Yaprak Biti (Myzus persicae)’nin Hayat Döngüsü: KıĢı geçirdiği konukçulara primer konukçu denir. Bunlar özellikle çok yıllık meyve ağaçlarıdır (Prunus spp: Erik, Ģeftal,, kaysı vs.). Ġlkbaharda çok yıllık bu konukçulardan göç ederek sekonder konukçularına geçiĢ

yaparlar. Sekonder konukçuları otsu kültür bitkileri veya yabancı otlardır.

Yaprak bitleri otsu bitkilerin bulunmadığı dönemlerde odunsu bitkilerde kıĢı geçirirler. Otsu bitkilerde çok değiĢik morfolojik formlarda ortaya çıkarlar.

Mevsimin değiĢik dönemlerinde kanatlı veya kanatsız formları ile

karĢılaĢmak mümkündür. Konukçu çevresi oldukça geniĢ bir afit türüdür.

Yani polifag bir zararlıdır. Primer konukçusunda kıĢı yumurta halinde geçirir. Ġlkbaharda havaların ısınmasıyla bu yuvarlarından kanatsız diĢi bireyler çıkar. 5 nimf dönemi geçirerek ergin hale gelir. Her bir dönemde gömlek değiĢtirir.

(72)

Kanatlı

Kanatsız Birey

(73)

fazla hale geldiği zaman kanatsız diĢiler yürüyerek komĢu bitkilere geçiĢ yaparlar ve orada kanatlı diĢileri meydana getirirler. Birçok virüsün uzun mesafelere yayılması bu kanatlı bireyler sayesinde olmaktadır.

Sonbahara doğru hava Ģartları kötüye gittiği zaman kanatlı diĢi ve erkek bireyler tekrar primer konukçularına geri dönerler ve burada eĢeyli olarak çoğalırlar. EĢeyli çoğalma sonucunda kanatsız diĢileri meydana getirirler.

Bunlar da yumurta bırakarak afitin yumurta halinde kıĢı geçirmelerini sağlarlar. Afitler ile 3 farklı tipte taĢınma Ģekli vardır:

(74)

---YAPRAK BĠTLERĠ (AFĠTLER) ile TAġINMA

a) Non-persistent TaĢınma (Kalıcı olmayan taĢınma Ģekli)

b) Semipersistent TaĢınma (Yarı-kalıcı)

c) Persistent TaĢınma Sirkuletif TaĢınma

(Böcek bünyesinde virüs partikülü

sindirim sistemi ve salgı bezlerine kadar ulaĢır.)

Propagatif TaĢınma

(Virüs vektör hücreleri içerisinde çoğalır.)

(75)
(76)

--- Yaprak Bitleri (Afitler; HOMOPTERA) --- Beyaz Sinekler (HOMOPTERA)

--- Cüce Ağustos Böcekleri ve Yaprak Pireleri (HOMOPTERA)

…………....Unlu Bitler (HOMOPTERA)

………Tripsler (THYSANOPTERA)

Virüslerin TaĢınmasında Rol Oynayan Önemli Vektör Grupları:

(77)
(78)

Yaprak Biti (Afit)………..Kanatsız Form

(79)
(80)

Beyaz Sinekler (HOMOPTERA)……Diğer önemli virüs vektörleri

(81)
(82)

CÜCE AĞUSTOS BÖCEKLERĠ (Cicadellidae; Homoptera)

(83)
(84)

Tripsler (THYSANOPTERA)…….Kirpik Kanatlılar. Bazı virüs hastalıklarının bulaĢmasında önemlidir.

Larva

(kanat yapısı yok)

(85)
(86)

Tripslerin Biyolojik Dönemleri

(87)
(88)

Trips zararı.

(89)
(90)

NEMATODLAR: Bazı nematod türleri virüslerin taĢınmasında rol oynar.

Ancak en çok bilinen nemataod türü, kök ur nematodu virüs vektörü değildir.

(91)
(92)

AKARLAR: Eriophyidae (Ur Akarları)

(93)
(94)

Ur akarının (Eriophyidae) elektron mikroskop görüntüsü

Ur akarının binoküler sterio mikroskop görüntüsü

(95)
(96)

AKARLAR: Eriophyidae (Ur Akarları)

(97)
(98)

Acarina: Tetranychidae (Kırmızı Örümcekler)

(99)
(100)

FUNGUSLAR: Bazı toprak kökenli protozoan funguslar virüs vektörüdür.

(101)
(102)

Patateste Potato mop top virusü (PMTV)‟nün yumrudaki simptomu.

(Bu virüsün vektörü patateste tozlu uyuz hastalığına sebep olan Spongospora subterrenea adındaki fungustur).

(103)
(104)

Zoozporun kök bölgesine giriĢ sonrası görüntüsü

(105)

Zoospor

(106)

Potato mop top virus (PMTV) Yaprak Simptomları

(107)

Virüsler hastalık oluĢturdukları bitkilerin yaprak ve meyvelerinde mozayik tipinde renk anormallikleri, kloroz, Ģekil bozuklukları, bodurluk, rozetleĢme

tipi simptomlar oluĢturur.

Virüslerin oluĢturdukları simptomlar pratikte bitki besin elementi noksanlıkları ve tarım ilacı fitotoksiteleri ile karıĢtırılır.

(108)

Blueberry scorch virus

(109)
(110)

Elmada: Apple Mosaic virus

(111)
(112)

Elma yaprağında Apple mosaic virus simptomları

(113)
(114)

Kabak meyvesinde Papaya ring spot virus’in oluĢturduğu Ģekil bozukluğu ve mozayikli meyveler. En sğda sağlıklı meyve

(115)

Tulip breaking virus

(116)

Tobacco rattle virus

(117)
(118)

Patates bitkisinde Potato leaf roll virus‟ün oluĢturduğu bodurluk

(119)
(120)

Virüs Hastalıkları Ġle Mücadele

Virüs hastalıkları ile mücadele zordur. Bir kez enfekteli hale gelen bitkinin yeniden eski durumuna dönmesi mümkün değildir.

Kimyasal mücadele yöntemleri günümüzde pratikte bitki virüslerine karĢı kullanılmamaktadır. Bu sebeple virüs hastalıkları ile mücadele, yayılma ve bulaĢmayı önleyici tedbirlere dayanmaktadır.

En etkili yöntem dayanıklı çeĢit kullanmaktır. Eğer problem olan virüs türüne dayanıklı bitki çeĢidi varsa ve bölgeye uygun bir çeĢitse mücadelede en

ekonomik yol bu çeĢidin kullanılmasıdır.

Ayrıca, baĢlangıçta sağlıklı fidan, tohum, çelik, yumru vs..üretim materyalleri ile üretime baĢlanmalıdır.

Vektörler ile yayılan virüs türlerine karĢı vektör populasyonunu düĢürücü önlemler alınmalıdır.

(121)

bir sürenin geçmesi gerekir.

Oysaki ilaç böceğe etki edene kadar virüs kısa sürede bulaĢtırılmaktadır.

Bu sebeple açık alanlarda (tarla-bahçe) söz konusu virüslerin mücadelesinde günümüzde bazı üreticilerin yaptığı gibi yaprak bitlerine insektisit uygulaması

ekonomik olmamakta, aksine boĢuna ilaçlama masraflarını yükseltmekte ve çevreyi kirletmektedir.

Eğer asıl sorun yaprak biti değil de virüs ise, bu durumda kısa sürede bulaĢtırılan virüsler için çevreden bulaĢma devam ettiği sürece vektöre karĢı ilaçlama

Yapılmamalıdır. Bunun yerine sarı yapıĢkan tuzaklar kullanılabilir.

Vektöre karĢı kimyasal mücadele ancak bulaĢtırılması için uzun süreye gerek duyan Floem dokusundaki virüsler (örnek patates yaprak kıvırcıklık virüsü) için önerilebilir.

(122)

Yabancı otlar, virüslerin kültür bitkileri dıĢında çoğalması ve barınması için alternatif konukçulardır. Tarım alanlarında iyi bir yabancı ot kontrolü virüs hastalıkları ile

mücadele için önemlidir.

Tütün mozayik virüsü, Domates mozayik virüs gibi temas ile çok kısa sürede bulaĢan virüslerin yayılmasını önlemek için bazı önlemler alınabilir. Kültürel iĢlemler sırasında (örneğin Sırık Domatesin bağlanması gibi) ellerin her sıra baĢında sabunlu suyla yıkan- ması bulaĢmayı azaltmada etkili olur. Veya ellerin arada sırada sulandırılmıĢ süte

Batırılması bitkilerin araziye aktarılması sırasında temas ile bulaĢmaları azaltabilir.

Tarım aletlerin %10‟luk sulandırılmıĢ çamaĢır suyu ile dezenfekte edilmesi önerilebilir.

ÇalıĢılırken sigara içilmemesi önemlidir. Çünkü Tütün mozayik virüsü (TMV)

kuru sigara Tütününde uzun süre kalıcıdır. Kolay kolay hastalık oluĢturma özelliğini dıĢ ortamda dahi yitirmez.

BaĢlangıçta fark edilirse bulaĢık bitkilerin imha edilmesi daha sonraki yayılmayı azaltmaya katkıda bulunur.

Referanslar

Benzer Belgeler

“01.01.2000 tarihinde sonra doğmakla birlikte çalışma hayatı içerisinde yer alan yönetici, çalışan ya da işyeri sahiplerine bu durumu ispatlayan (SGK kayıt belgesi,

Toprağa katılan organik ve inorganik azotlu gübreler toprakta biyokimy asal olaylar sonucunda nitrat iyonlan haline dönüşmekte, nitrat iyonlan toprak kolloidleri

Ayrıca, mekanik inokulasyon yöntemi ile WMV-2 inokule edilen indikatör bitkilerden yapılan ELISA testleri sonucunda, simptom gözlenen Cucurbita pepo L., Cucumis

TMV: Tütün mozayik virüsü (tobacco mosaic virus), AIMV: Yonca mozayik virüsü (alfalfa mosaic virus), TRV: Tütün “rattle” virüsü (tobacco rattle virus),

• Bu ailede yer alan virüsler ikozahedral simetrili, 180 - 250 nm büyüklüğünde, çift iplikçikli DNA içeren, zarflı virüslerdir.. • Deri, mukoza, salgı bezleri ve

• Virüs, fekal-oral yolla bulaşmakla birlikte Solunum yolu sekresyonlarında virüs tespit edilmiştir ancak bu yolla geçiş kanıtlanmamıştır.. • Hastalık en çok 4-5 yaş

Hollanda’daki herkes için: burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ya da ateş gibi semptomlarınız varsa evde kalın.. Bunlar

Enfekteli sultani çekirdeksiz ve parmak gibi beyaz üzüm çeşitlerinde de yapraklarda hafif bir sararma görülür... Bazı beyaz üzüm çeşitlerinde yapraklar