• Sonuç bulunamadı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Kasım 2012 O.P. Raporu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Türkiye küçük Millet Meclisleri Kasım 2012 O.P. Raporu"

Copied!
12
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1  

1 1

Türkiye

küçük

Millet Meclisleri

Kasım 2012 O.P. Raporu

AB 2012 Türkiye İlerleme Raporu

Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı Açlık Grevleri

www.tkmm.net

(2)

2

(3)

3

Ortak Paydalar

Ortak payda bulunamadı.

Genel bakış

Avrupa Birliği ‘2012 Türkiye İlerleme Raporu’ açıklandı.

2012 raporu, geçtiğimiz yılların aksine, AB gözünden, bir ilerlemeye değil gerilemeye işaret ediyor.

Rapor özellikle hükümet tarafından tepki ile karşılandı.

Raporun yanlı olduğu, iyi niyet ve nesnelikten uzak olduğu ifade edilirken, bu durum AB dönem başkanlığının Kıbrıs’ta olmasıyla ilişkilendirildi.

Neticede rapor, ekonomik ve siyasal olarak Türkiye’nin AB’nin gözünden görünümünün resmi vesikası.

(4)

4 Türkiye’nin AB üyeliği yolculuğunda, toplumun büyük kısmının istikrarsız bir tercihe sahip olduğunu, geçmiş dönem kamuoyu araştırmalarından hatırlıyoruz. Bu destek farklı dönemlerde arttığı gibi azalabiliyor da.

İlerleme raporu, -Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyelim ya da desteklemeyelim-, tartışılmaya değer bir başlık oluşturdu.

İlerleme raporunun alt başlıklarından birini oluşturan

‘yerel yönetimler’, yapılan yeni yasal düzenleme ile daha da güncel bir tartışma konusu haline geldi.

Toplantılarımızda ‘Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı’ da alt başlık olarak veya yerel konu olarak tartışıldı. Toplantılar yapıldığında, yasa tasarısı henüz meclis genel kuruluna gelmemişti. Ancak, okuduğunuz bu rapor kaleme alınmadan önce yasa tasarısı, yalnızca hükümet partisinin desteği ile, TBMM tarafından kabul edildi.

TkMM katılımcılarının çoğunluğunun, ‘zaten yasa kabul edilecek’ varsayımıyla konuya yaklaştığını da not edelim.

TkMM ekibi, genel konu üzerine görüşlerini oluşturmaya başladığında, cezaevlerinde başlayan açlık grevleri

‘henüz’ bu derece gündeme gelmemişti, ulusal basında yer bulmuyordu. Açlık grevlerinin doğrudan ilişkili olduğu Kürt sorunu ise AB ilerleme raporunun da en kapsamlı başlıklarından biri. Açlık grevleri, eylemcilerin talepleri ve hükümetin yaklaşımı da, yine bir alt başlık olarak, ya da temel konu olarak TkMM’lerin gündeminde yer aldı.

(5)

5 TkMM’ler Kasım 2012 toplantılarında: ‘AB 2012 Türkiye İlerleme Raporu’, ‘Yeni Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı’ ve ‘Açlık Grevleri’ni, ya bir arada ya da bu başlıklardan ikisini ayrı ayrı konuştular.

Yalnızca İstanbul kMM, TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerini dikkate alarak, önceden planlandığı gibi

‘Türkiye’nin 2013 Bütçesini’ masaya yatırdı.

*****

TkMM'ler 2012 yılının Kasım ayında 18 ilde toplandı.

Adana kMM, toplantı salonu konusunda son anda ortaya çıkan bir sorundan kaynaklı olarak toplanamadı.

Şanlıurfa kMM uzun bir aradan sonra başarılı bir toplantı ile yeni döneme başladı.

Kasım ayının ilk haftasonu AK Parti’nin Kızılcahamam kampı, MHP’nin de genel kurulu nedeniyle, iki partiden vekil katılımı beklenmiyordu.

Toplantılara yalnızca CHP’den üç vekil katıldı: Kazım Kurt (Eskişehir), Turgut Dibek (Ankara) ve Müslim Sarı (İstanbul).

Toplantılara katılan belediye aşkanı katılımı olmadı.

Hazırlayan: Yakup Kadri Karabacak

Türkiye küçük Millet Meclisleri Koordinatörü, 16.11.2012

“Raporda yer alan görüşler TkMM katılımcılarına aittir.”

TkMM Girişimi, Uncular Sok.28/2, TR- 34672 İSTANBUL

(6)

6 Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri

Doğrudan şu soruyu soran yok; ancak herkes bu soru sorulmuşcasına cevap vermiş: Türkiye Avrupa Birliği’ne üye olmalı mı? (girmek yerine üye olmak daha doğru bir ifade sanıyoruz.)

Katılımcılarımız arasında Türkiye’nin geleceğini AB üyeliğinde görenler olduğu gibi tam aksi fikirde olanlar da var. İkinci grubun ‘sayısal’ ağırlığının daha fazla olduğunu belirtelim.

Toplantı tutanaklarını incelediğimzde, karşılıklı ilişkileri tarif ederken en fazla başvurulan kelimelerin ‘ikiyüzlülük ve samimiyetsizlik’ olduğuna tanık oluyoruz.

Sürecin olumlu sonuçlanmayacağı görüşünde olan katılımcılar, ‘AB’nin bir Hristiyan klübü’ olduğuna ilişkin inançlarına dair toplumdaki yaygın görüşe gönderme yapıyorlar. Bu nedenle, Türkiye’nin tüm krtiterleri yerine getirse bile AB üyeliğinin mümkün olmayacağıinancındalar.

AB’ni ‘emperyalist bir blok’ olarak ifade eden görüş, Nobel Barış ödülünün AB’ye verilmesini eleştiriyor.

Türkiye’nin batı yerine doğu ittifaklarına yönelmesi gerekliliği düşüncesi de bu görüşteki katılımcılarımız tarafından ifade ediliyor.

AB’ne karşın azımsanmayacak bir olumsuz algı söz konusu. AB’nin, Türkiye’nin istikrasızlaşmasını arzu ettiği ve bu nedenle ‘terörü’ desteklediği çok sayıda

(7)

7 katılımcı tarafından dile getirilmiş. Sürekli tekrarlanan söz ise ‘AB, Türkiye’nin bölünmesini istiyor’.

AB ülkelerinde yaşanan ekonomik krize de dikkat çekiliyor. Türkiye’nin, ekonomik olarak AB’den daha iyi bir durumda olduğu fikri yaygın.

AB’nin Türkiye’nin ekonomik ve demokratik gelişiminin motor gücü olduğunu düşünen ve katılımı savunanlar, AB ekonomik ve siyasi kriterlerinin bir bütün halinde yerine getirilmesinin şart olduğu fikrindeler. Katılımcılar 1952’den bu yana devam eden AB serüveninin, bir çırpıda sonlandırılamayacağını belirtiyor, Türkiye’nin geleceğini AB üyeliğinde görüyorlar.

Bu görüşteki katılımcılardan bazıları, Türkiye’nin katılımının, AB’nin de lehine olduğuna işaret ediyor.

Katılım ekseninde durum bu; ya demokrasi ve özgürlükler? Soruyu bu şekilde sorduğumuzda, katılım konusundaki iki hakim çizgi silikleşiyor.

Neredeyse tüm katılımcılarımız, Türkiye’nin demokrasi ve özgürlükler çıtasını daha yukarı taşıması gerektiği görüşünde. ‘Kopenhag Kriterlerini yerine getirelim, ama AB üyesi olmayalım’ diyen çok sayıda katılımcı var.

AB kriterleri yerine Türkiye’nin kendi demokrasi ve özgürlükler kriterlerini oluşturmasını gerekli görenler, bu tartışmanın AB kriterlerine endekslenmesini hatalı buluyorlar.

(8)

8 Hükümetin AB politikası ‘zigzaglı’ bulunurken çok sayıda eleştiri de almış. 2002 ile 2012 arasındaki değişim eleştirilmiş. Bu eleştiriyi yapan katılımcılar, Ak Parti’nin

‘demokrasi ve özgürlükler’ iddiasından uzaklaştığını vurguluyorlar.

İlerleme raporuna ise doğrudan bir eleştiri yok. Hatta raporda yazılanların büyük kısmına çok sayıda katılımcımız hak verirken; Türkiye’nin düne göre daha iyi bir noktada olduğunu belirtenler, hükümete haksızlık yapıldığı görüşünde.

AB ilerleme raporu yanı sıra, başka uluslararası kuruluşların raporlarına da, ‘Türkiye demokrasisinin halinin parlak olmadığı’ yönünde göndermeler yapılmış.

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Burhan Kuzu’nun bir TV programında ilerleme raporunu çöpe atma görüntüsü ise, bu konuda konuşanlar tarafından

‘yakışıksız’ bulunmuş.

Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı

Tasarı hakkında detaylı bilgiye sahip olunamamasından büyük kesim şikayetçi. Tasarının tartışılmadan, toplumun görüşü alınmadan hazırlanmasına yoğun itiraz ve eleştiriler yapılmış.

Tasarının amacı en büyük tartışma konusu. Bir görüş, tasarı ile ‘yerel yönetimelerin güçlenmesi ile hizmetin daha işlevsel ve verimli verilebileceğini’ ifade ederken, tasarıyı ‘eyaletleşme provası’ olarak görenler de var.

(9)

9 Temel tartışma merkez-yerel ilişkileri üzerine kurulu.

Hangisinin daha güçlü olması gerektiğine cevap aranıyor.

Güçlü merkezi savunanlar, ‘bölünme’den, güçlü yereli savunanlar ‘demokrasi’den dem vuruyor.

Bunun dışında ‘yerel idarelerin güçlendirilmesi’ni doğru bulan; ancak ‘bu tasarı bunu karşılamaz’ diyenler de var.

Tasarının valiyi mi yoksa belediyeleri mi güçlendirdiği konusunda da görüşler farklı. Belediye başkanlarının güçlenmesi, merkezi yönetimin bazı kamusal hizmetleri belediyelere devretmesine, Kürt sorunu temelinde endişeyle yaklaşanlar olduğu gibi; sorunun çözümü için olması gerekeni bu şekilde ifade edenler de var. AB üyeliği için de ‘yerinden yönetim’ şart görülüyor.

Tasarının yereli güçlendirmediğini belirten ve bunu eleştiren katılımcılar, büyükşehir belediyeleri ile yeni Ankara’lar yaratıldığını ifade ediyorlar. Ölçeğin küçüldükçe katılım artacağı, büyüdükçe azalacağı önkoşulu bu eleştiriye temel olarak gösterilmiş.

Teknik altyapının bu düzenleme için yetersiz olduğunu düşünenler de var. ‘İmar’ bu tartışmada en fazla gündeme gelen konu. Belediyelerin bu halde hizmet vermekte zorlanırken, büyükşehir belediyesi olduklarında işlerinin daha da zorlaşacağı ifade ediliyor. Kırsal alanlara ve köylere hizmet götürülmesi noktasında endişeler var.

Tasarının, yaklaşan yerel seçimler öncesinde yeni rant alanları yaratmak için hazırlandığını ileri sürenler de var.

(10)

10 Açlık grevleri

Süreç endişe ile takip ediliyor. Herkese çözümün bir parçası olması noktasında görev düştüğü genel bir söylem.

En büyük korku, birbiri ardınca ölümlerin yaşanması. Bu durumda, Kürt sorununun çözümünün daha da çıkmaza gireceğinden, toplumun daha da kutuplaşacağından endişe ediliyor.

Eylem şekli olarak, açlık grevlerini onaylayanlar az.

Yaşam hakkının siyaset enstrümanı yapılmasına çoğu katılımcımız karşı. Ancak eylemcilerin, cezaevinde olanlar olmasına işaret edilerek, ‘başka çareleri yok ki’

diyenler de var.

Eylemcilerin ‘Ana dilde savunma ve ana dilde eğitim’

talepleri, konu hakkında konuşanlar açısından makul ve haklı görünüyor. Hükümetin ve özellikle Başbakan’ın üslubu çok sayıda katılımcı tarafından eleştirilmiş.

Bazı katılımcılarımız ‘BDP’li vekillerin neden açlık grevine girmediğini’, sorduklarında henüz vekiller açlık grevine başlamamışlardı.

Hükümetin sorunun çözümü için adım atacağına olan inanç zayıf görünürken; sivil topluma büyük sorumluluk düştüğü çok sayıda katılımcı tarafından ifade edilmiş.

(11)

11

(12)

12 Sayılarla TkMM KASIM 2012 Toplantıları

Gerçekleşme sayı ve oranları:

Yapılması gereken toplantı sayısı: 20 İptal edilen toplantı: 2 (Adana, Hatay)

Yapılan toplantı sayısı: 18, Toplantı gerçekleşme oranı: %90 Sivil Toplum katılımı:

Olması gereken sivil toplum katılımcı sayısı: 360 Toplam sivil toplum katılımcı sayısı: 204, %56,6 Seçilmişlerin katılımı:

Katılması gereken milletvekili sayısı: 120

Katılan toplam milletvekili sayısı ve oranı: 3, %2,5 Katılması gereken belediye başkanı sayısı: 18 Katılan toplam belediye başkanı sayısı ve oranı: - Kolaylaştırıcı ağırlayan belediye sayısı ve oranı:2, %11,1 Medya ilgisi:

Toplantılara katılan medya muhabiri sayısı toplam: 36 Toplantı başına düşen medya muhabiri sayısı: 2 Toplantılara kim ev sahipliği yaptı?

Ev sahipliği yapan belediyeler ve oranı: 15, % 83,3 Ev sahipliği yapan meslek odaları ve oranı: 2, %11,1 Ev sahipliği yapan STÖ sayısı ve oranı: 1, %5,5 Ev sahipliği yapan sendika sayısı ve oranı: - Sivil toplum bileşenlerinin katılım oranları:

Katılımcı meslek odaları sayısı: 22, %10,7 Katılımcı sendika sayısı: 29, %14,2

Katılımcı dernek/vakıf/girişim sayısı: 153, %75 İzleyiciler:

İzleyici olarak katılanlar: 205 Kanaat Önderi: 36

Referanslar

Benzer Belgeler

D) Özdeş olmayan kaplara aynı yükseklikte, farklı miktarlarda alkol ve zeytinyağı koyarak kapla- rın tabanındaki sıvı basınçlarını ölçmelidir.. 10. Su dolu kabın K, L ve

· Zaman ve uzaklık gibi fiziksel büyüklüklerin ölçülmesinde elde edilen verilerin, cisimlerin hareketini ve bir sistem içinde cisimler arası etkileşmeleri örneğin

23 ATÖLYE MAKİNE KALIP TASARIM VE ÜRÜN GEL.MERK... ELEKTRİK ENERJİ

Katılan toplam milletvekili sayısı ve oranı: 2 % 1,56 Katılması gereken belediye başkanı sayısı: 19. Katılan toplam belediye başkanı sayısı ve oranı: 1 % 5,26

Toplantılara katılan medya muhabiri sayısı toplam: 109 Toplantı başına düşen medya muhabiri sayısı: 4,95 Toplantılara kim ev sahipliği yaptı.. Ev sahipliği yapan

(*) Gerçi Türkiye küçük Millet Meclisleri adındaki ‘küçük’ sıfatı ile ‘Millet’ sözcüğünün yan yana gelişinden ‘millete küçük denildiği sonucu

Bu rapor; Türkiye küçük Millet Meclisleri’nin Ekim 2012 – Haziran 2013 tarihleri arasında yaptığı toplantıların (TBMM’nin 24. Yasama dönemi üçüncü

Ev sahipliği yapan belediyeler ve oranı: 12, % 85,7 Ev sahipliği yapan meslek odaları ve oranı: 1, %7,1 Ev sahipliği yapan STÖ sayısı ve oranı: 1, %7,1 Ev sahipliği