• Sonuç bulunamadı

BİR GİZLİ ISIL ENERJİ DEPOLAMA TANKININ AKIŞ MODÜLÜNÜN 2 BOYUTLU SAYISAL İNCELENMESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "BİR GİZLİ ISIL ENERJİ DEPOLAMA TANKININ AKIŞ MODÜLÜNÜN 2 BOYUTLU SAYISAL İNCELENMESİ "

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TESKON 2017 / BİNALARDA ENERJİ PERFORMANSI SEMPOZYUMU

MMO bu yayındaki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan, teknik bilgi ve basım hatalarından sorumlu değildir.

BİR GİZLİ ISIL ENERJİ DEPOLAMA TANKININ AKIŞ MODÜLÜNÜN 2 BOYUTLU SAYISAL İNCELENMESİ

NAZIM HAYDAR YILDIRIM EMRE KAHRAMAN

AHMET BERK YILMAZ ERSİN ALPTEKİN AYÇA TOKUÇ

MEHMET AKİF EZAN AYTUNÇ EREK

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

BİLDİRİ

Bu bir MMO yayınıdır

(2)

BİR GİZLİ ISIL ENERJİ DEPOLAMA TANKININ AKIŞ MODÜLÜNÜN 2 BOYUTLU SAYISAL İNCELENMESİ

Nazım Haydar YILDIRIM Emre KAHRAMAN Ahmet Berk YILMAZ Ersin ALPTEKİN Ayça TOKUÇ Mehmet Akif EZAN Aytunç EREK

ÖZET

Bu çalışmada, güneş enerjisi kaynaklı GIED sisteminin ön analizi sunulmaktadır. Güneş kolektöründen elde edilen yüksek sıcaklıktaki iş akışkanı (su) depolama tankı içerisinde bulunan küresel kapsüller üzerinden akmakta ve kapsüllerin içindeki FDM erimektedir. İçe doğru erime problemine akış Reynolds sayısı ve küre sayısının etkisi parametrik olarak incelenmiştir. İndirgenmiş model silindirik bir kanal ve kürelerden oluşmaktadır. Sayısal analiz bulguları hidrodinamik ve ısıl olmak üzere iki kısımda sunulmuştur. Üç küreli sistem için yüksek Reynolds sayılarında küreler arasında oluşan sirkülasyon hücrelerinin boyutlarının arttığı tespit edilmiştir. Artan akış Reynolds sayısına bağlı olarak tek ve üç küreli sistemde FDM’nin erimeye başlama süreleri azalmakta ve buna bağlı olarak akış süresi sonunda kürelerin toplam erime yüzdeleri artmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Enerji depolama, ısıl enerji, faz değişim malzemesi, sayısal modelleme ABSTRACT

In this study, preliminary analysis of solar energy based LHTES system is presented. The high temperature working fluid (water) from the solar collector flows over the spherical capsules in the storage tank and the PCM in the capsules melts. The effect of the Reynolds number and the number of sphere on the flow to the problem of inward melting was studied parametrically.The reduced model consists of a cylindrical channel and spheres. Numerical analysis findings are presented in two parts as hydrodynamic and thermal. It has been found that the size of the circulation bubbles formed between the spheres in the high Reynolds numbers for the system with three sphere increases. Due to the increased flow Reynolds number, the start times of PCM start to decrease in systems of single and three spheres and accordingly, the total melt percentages of the spheres increase at the end of the flow period.

Key Words: Energy storage, thermal energy, phase change material, numerical modeling

1. GİRİŞ

Dünyamızın giderek artan enerji ihtiyacı, fosil yakıtların gün geçtikçe azalması ve bunların neden olduğu ekolojik problemler yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgiyi her geçen gün artırmaktadır. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin bir şekilde kullanımının yaygınlaşmasına yönelik çalışmalar farklı alanlarda yürütülmektedir. Yapılan çalışmalar ışığında bu kaynakların kullanıldığı enerji sistemlerinin sayısı artmakta ve fosil yakıtların kullanımı kademeli olarak yerini yenilenebilir kaynaklara bırakmaktadır.

2D Numerical Investigation of the Flow Modul of a Latent Heat Thermal Energy Storage Tank

(3)

Yenilenebilir enerji kaynaklarının uygulanması noktasında en önemli sorun enerji kaynağının sürekliliğidir. Rüzgâr ve güneş gibi enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin periyodik olarak değişkenlik göstermektedir. Özellikle güneş enerjisi yoğunluğu gün içinde değişiklik gösterirken, gece kullanım dışıdır. Bu nedenle güneş ve rüzgâr gibi değişkenlik gösteren enerji kaynaklarının ek bir depolama ünitesi olmaksızın enerji ihtiyacını sürekli karşılaması imkânsızdır [1].

Isıl enerji depolama (IED) sistemlerinde, ısıl enerji kaynağının aktif olduğu zaman diliminde enerji depolanmakta, enerji kaynağının bulunmadığı dönemde ise depolanan enerji kullanılmaktadır. Böylece süreksiz enerji kaynağının kesintisiz bir şekilde kullanımına imkân sağlanmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları gibi sürekli olmayan enerji sistemlerine entegre edilen IED sistemleri yardımıyla doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanımı sağlanabilir. Örnek olarak gün içerisinde güneş enerjisinin aktif olduğu zaman dilimlerinde ısıl enerji depolanabilir ve gece saatlerinde güneş destekli ısıtma, soğutma veya güç üretim sisteminin devamlılığı sağlanabilir. IED sistemlerinde depolanan enerji miktarı doğrudan kullanılan depolama malzemesinin iç enerji değişimiyle ilgilidir. Malzemenin iç enerjisi nükleer, kimyasal, duyulur ve gizli enerji formlarında olabilir. Duyulur ısıl enerji depolama yöntemi en eski ve yaygın uygulanan depolama yaklaşımı olmakla birlikte birim hacim başına ısı depolama kapasitesinin düşük olması nedeniyle yüksek miktarda enerji ihtiyacı olan sistemlerde veya sınırlı hacme sahip uygulamalarda kullanılabilir değildir. Termokimyasal enerji depolama ise son yıllarda üzerinde çalışılan en ilgi çekici depolama yöntemi olsa da uygulamada henüz karşılığı yoktur.

Sıralanan yöntemler içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarına entegrasyon açısından umut vadeden yöntem gizli ısıl enerji depolamadır.

Gizli IED sistemlerinde (GIEDS), duyulur ısıl enerji depolama sistemlerine kıyasla çok daha küçük bir hacimde daha yüksek enerji depolanabilir. Bunun altında yatan sebep, GIEDS enerji depolamanın faz değişimi tarafından sağlanmasıdır. Bu sistemlerde kullanılan depolama malzemeleri, işlem sırasında faz değiştirdiğinden faz değişim malzemesi (FDM) olarak bilinirler. Bu malzemelerdeki faz değişimleri sıvı-gaz veya katı-sıvı şeklinde olabilir. Ancak sıvı-gaz faz değişimi yüksek basınç değişikliğine karşı dirençli depolama tankı gerektirdiğinden kullanım alanı kısıtlıdır. Buna karşın katı-sıvı faz değişimi küçük hacim farklarıyla enerji depolama ya da aktarma hususunda geniş kullanım alanına sahiptir.

GIEDS uygulamalarında iki temel zorluğun üstesinden gelmek gerekmektedir. Bunlardan birincisi ısı transfer akışkanı (ITA) ve FDM arasında daha yüksek ısı aktarım hızı sağlayabilecek uygun bir ısı değiştiricisi tasarlanması, ikincisi ise depolama veya geri kullanım sürelerini azaltmak için gelişmiş ısıl özelliklere sahip uygun bir FDM geliştirilmesidir. Literatürde, ısı transfer akışkanının (ITA) çalışma koşullarının ve faz değişim malzemelerinin karakterizasyonuna yönelik çok sayıda araştırma yapılmıştır. Erek ve Ezan [2] suyun FDM olarak kullanıldığı gerçek boyutlu bir GIEDS tasarlamış, bununla ilgili FORTRAN dili ile sayısal kod geliştirmiş ve deneysel ölçümlerle, sayısal bulguları mukayese etmiştir. Farklı akış debileri ve giriş sıcaklıklarına bağlı olarak toplam depolanan enerjinin zamana göre değişimini elde etmişlerdir. Erek ve Dinçer [3, 4] ise tek borulu bir enerji depolama sisteminin entropi ve ekserji analizini gerçekleştirmek için yeni bir metot önermiştir. Tümden yaklaşım yerine, sistem içerisindeki yerel sıcaklık değerleri üzerinden sayısal hesaplama gerçekleştirilmiştir.

Ezan ve Erek [5] gerçek boyutlu bir GIEDS sisteminde katılaşma ve erime periyotlarını deneysel olarak farklı ısıl ve akış sınır koşulları için incelemiştir. Spiral borular üzerinde oluşan buzun içten ve dıştan erimesi ayrı ayrı incelenmiş ve farklı ısıl yükler altında performansları karşılaştırılmıştır.

Depolama tankının veya sistem çalışma parametlerinin yanı sıra GIEDS’da kullanılan faz değişim malzemesinin ısıl özellikleri de sistem performansına etki etmektedir. Bu nedenle özellikle son yıllarda FDM’lerin ısıl özelliklerin geliştirilmesine yönelik çalışmalara olan ilgi artmaktadır. Bu uygulamalarda genellikle temel FDM içerisine yüksek ısı iletimi katsayısına sahip malzemeler mikro veya nano boyutta dağıtılmakta ve oluşturulan yeni malzemenin ısıl özelikleri iyileştirilmektedir. Seki vd. [6], Adipik Asit ve Sebasik Asitten oluşan yeni bir ötektik FDM geliştirmiştir. Önerilen FDM'nin erime sıcaklığı 116°C'dir. Ötektik karışımın ısı iletkenliği, grafen nano-düzlem (GND) yüklenerek geliştirilmiştir. Seki vd. [7] ve İnce vd. [8], sırasıyla Araşidik Asit (AA) ve Mristik Asit (MA) kullanan nano-katkılı FDM'ler hazırlamışlardır. Elde edilen sonuçlara göre %2 GND katkısıyla AA'nın ısı iletim katsayısı %2 oranında artmıştır. Aynı oranda GND katkısı için MA'nın ısı iletim katsaıyısı %38 oranında iyileştirilmiştir.

FDM'ler, genel olarak kartezyen, silindirik veya küresel geometrili kapsüllere yerleştirilir. Bédécarrats vd. [9], kullanımı kolay ve FDM ile ITA arasında daha efektif bir yüzey alanına sahip olduğu için,

(4)

küresel kapsülün diğer geometriler arasında en iyi performansa sahip olduğunu iddia etmiştir.

Bédécarrats vd. [10], çeşitli çalışma koşulları altında katılaşma ve erime periyotları sırasında kapsüllü bir enerji depolama biriminin performansını deneysel olarak araştırmıştır. Veerappan vd. [11], küresel bir kapsül içindeki faz değişimini incelemek için bir boyutlu bir matematiksel model geliştirmişlerdir. Bir boyutlu modelin çözüm doğruluğunu iyileştirmek ve doğal taşınım etkilerini analize dahil etmek için etkin ısı iletim katsayısı tanımı kullanılmıştır. Etkin ısı iletim katsayısı kullanılması durumunda benzeşim sonuçlarının deneysel ölçümlere yaklaştığı belirtilmiştir. Ezan vd. [12], küresel kapsül içerisindeki içe doğru erime probleminin çözümünde kullanılmak üzere etkin ısı iletim katsayısı formülü geliştirmiştir. Türetilen bağıntı, sıcaklık farkı ve arayüzey konumuna bağlı olup, önerilen bağıntının doğruluğunu test etmek için deneysel karşılaştırma sunulmuştur.

Bu çalışmada güneş enerjisi destekli binanın ısıtma sistemine ait ısı depolama tankına ait ön analiz sonuçları sunulmuştur. Ele alınan tank geometrisi iki boyutlu ve simetrik bir modüle indirgenerek tek küre ve üç küre için içe doğru erime problemi ANSYS-FLUENT paket programında çözümlenmiştir.

Küre üzerinden geçen ITA’nın akış Reynolds sayısı farklılaştırılarak FDM’nin erime hızı ve basınç düşümüne etkisi irdelenmiştir.

2. MATERYAL ve METOD 2.1. Problemin Tanımı

Güneş enerjisinin sürekliliğini sağlamak amacıyla güneş enerjisinin etkin olduğu gündüz saatlerinde güneş kolektöründen elde edilen sıcak su, GIED sistemi içerisinden geçirilerek FDM’nin erimesi sağlanır. Tank içerisindeki kapsüllerde depolanan gizli ısı, gece iç ortamın ısıtılması amacıyla kullanılabilir. Sistemin hem depolama hem de geri kullanım performansının iyileştirilmesi için sistemde dolaşacak ITA’nın çalışma koşulları, tank içerisindeki kapsül geometrileri veya yerleşimleri detaylı bir şekilde incelenmelidir. Bu çalışmada, GIED tankındaki küresel kapsüllerin etrafındaki akış ve ısı transferi problemi ele alınmıştır. Şekil 1’de bir GIED sisteminin örnek çalışma şeması gösterilmiştir.

Şekil 1. Bina entegreli GIDS sisteminin çalışma şeması

GIED tankı içerisindeki zamana bağlı faz değişimini incelemek için tankın tamamını modellemek yerine, akış yönünde bir modül içerisindeki küre veya kürelerin ısıl davranışı incelenebilir. İndirgenmiş model silindirik bir kanal ve kürelerden oluşmaktadır. Şekil 2’de tek küre ve üç küre içeren silindirik kanal geometrileri verilmektedir. Kapsül çapı Dküre = 0.1 m olarak alınmış ve diğer tüm geometrik boyutlar çap cinsinden elde edilmiştir.

(5)

(a) Tek Küre

(b) Üç Küre

Şekil 2. Küre/kürelerin akış kanalı içerisindeki konumları Matematiksel problemin çözümünde kullanılan sınır koşulları şu şekildedir:

• Küre yüzeyinde kaymama sınır koşulu etkindir (V = 0),

• Başlangıçta küre ve akışkan bölgesi aynı sıcaklıktadır (z = 0 → T= Tbaşlangıç),

Girişte üniform eksenel hız ve sıcaklık kabul edilmiştir (z = 0 → T = Tgiriş, z = 0 → Vz = Ugiriş, z = 0

→ Vr = 0),

• Eksenel simetriden dolayı, hesaplamalarda akış alanın yarısı göz önüne alınmıştır. Eksende, radyal hız bileşeni ile radyal yöndeki gradyanlar sıfırdır (Vr = 0, ∂Vr/∂z =0, ∂Vz/∂z =0),

• Bu çalışmada, kanal duvarının akışkanın giriş hızıyla aynı hızda hareket ettiği varsayılmıştır.

(r = Dkanal/2 →Vz = U, Vr = 0),

• Kanal duvarının adyabatik olduğu kabul edilmiştir (∂T/∂r =0)

Kürelerin içerisinde 53°C erime sıcaklığına sahip FDM bulunmaktadır. FDM’nin ve ITA’nın (su) ısıl özelikleri Tablo 1’de verilmektedir. Çalışmada güneşten alınan ısıl enerjinin depo içerisinde depolama periyodu incelendiğinden 5,5 saatlik bir süre için analizler yapılmıştır. FDM ve ITA’nın başlangıç sıcaklığı 27°C, akışkanın sisteme giriş sıcaklığı ise 65°C alınmıştır.

Tablo 1. Malzemelerin Isıl Özelikleri Termal

Özellikler ITA FDM [13]

ρ (kg/m3) 998,46 800

μ (kg/ms) 0,001015 -

k (W/mK) 0,602308 0.2

c (kJ/kgK) 4,182385 2

Pr 7 -

hsf (kJ/kg) - 200

2.2. Çözüm Yöntemi ve Doğrulama

Küresel kapsül içerisindeki faz değişiminin zamana bağlı elde edilmesi için aşağıdaki diferansiyel denklemler ANSYS-FLUENT paket programında çözümlenmiştir,

Tgiriş Ugiriş

10Dküre

Dküre

r z

2Dküre

3Dküre

2Dküre

2Dküre

Tgiriş Ugiriş

3Dküre 10Dküre

2Dküre

Dküre

r z

(6)

Süreklilik:

0

∇ = V

(1)

Momentum:

DV 2

P V

ρ

dt = −∇ + ∇

µ

(2)

Enerji:

DV 2

c k T

ρ

dt = ∇ (3)

Tek küre ve üç küre içeren akış bölgeleri için toplam mesh sayıları sırasıyla 231671 ve 462273’tür.

Zamana bağlı analizlerde zaman adımı büyüklüğü 2 saniye olarak tanımlanmıştır. Mevcut hızların düşük olması nedeniyle, sonuçların hassasiyeti açısından yakınsama kriteri tüm korunum denklemleri için 10-6 alınmıştır. Momentum ve enerji denklemlerindeki taşınım terimlerinin ayrıklaştırılmasında

“Second Order Upwind” yöntemi seçilmiştir. Süreklilik ve momentum denklemlerinin çözümünde ise SIMPLE çözüm algoritması kullanılmıştır.

Küre üzerindeki akışın doğruluğunu test etmek için Maheswari vd. [14] tarafından gerçekleştirilen sayısal analizler tekrarlanmıştır. Maheswari vd. [14] tek ve üç küre etrafındaki akış ve ısı transferi problemini farklı Reynolds sayıları için sürekli rejimde incelemiştir. Akış Reynolds sayısı ve küre yüzeyindeki ortalama Nusselt sayısı aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır,

Re UgirisDküre

ρ µ

= (4)

Nu küre

küre giris

q D

k T T

= ′′

(5)

Şekil 3’te referans çalışma ve mevcut analizlerde elde edilen Nusselt değişimleri tek küre için karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Analizler Re = 10 ile 100 arasında gerçekleştirilmiştir. Artan Re sayısı için Nusselt sayısının da arttığı görülmektedir. Mevcut çalışmada elde edilen Nusselt sayıları ile referans makaledeki değerler birbiriyle uyum içinde olup fark %5’lik hata bandı içerisinde kalmaktadır.

Şekil 3. Küre üzeri akış için yöntemin doğrulanması

(7)

3. BULGULAR

Sayısal analiz bulguları hidrodinamik ve ısıl olmak üzere iki kısımda sunulmuştur. Şekil 4’te Re = 10, 50 ve 100 için tek ve üç küre çevresinde oluşan akım çizgileri gösterilmektedir. Tek ve üç küre için Reynolds sayısına bağlı olarak kürelerin arka kısmında oluşan sirkülasyon bölgelerinin benzer yapıda değiştiği söylenebilir. Re = 10 değerinde akış çevresinde ayrılma oluşmazken Re = 50 ve üzerindeki akış Reynolds sayılarında kürenin arkasında sirkülasyon hücreleri belirgin olmaktadır. Artan Reynolds sayısı ile akış küre üzerinden daha erken ayrılmaktadır. Bu nedenle küre arkası bölgede ısı transferi hızının azalması beklenmektedir. Üç küreli sistem için yüksek Reynolds sayılarında küreler arasında oluşan sirkülasyon hücrelerinin boyutlarının arttığı da tespit edilmiştir.

Re = 10

Re = 50

Re = 100

(a) Tek Küre (b) Üç Küre

Şekil 4. Küreler üzerindeki akım çizgileri

Şekil 5’te tek küreli sistemde farklı akış Reynolds sayılarına bağlı olarak küredeki zamana bağlı erime grafiği verilmiştir. Akış Reynolds sayısının artması küre içerisindeki FDM’nin erimeye başladığı süreyi azaltmakta ve aynı süre sonunda küre içerisinde oluşan sıvı FDM miktarı da artmaktadır. Reynolds 10, 40, 70 ve 100 için erimenin ilk gözlemlendiği akış süreleri sırasıyla sırasıyla 2000, 550, 300 ve 200 saniyelerdir. Benzer şekilde Reynolds 10, 40, 70 ve 100 için 20000 saniye sonundaki erime yüzdeleri sırasıyla %85, %92, %93 ve %94 olarak elde edilmiştir.

Şekil 5. Tek küreli sistem için akış Reynolds sayına bağlı erime yüzdesi değişimi

Şekil 6’da üç küreli enerji depolama sistemi için farklı akış Reynolds sayılarında küreler içerisindeki erime yüzdesinin zamana bağlı değişimleri sunulmuştur. Öngörüldüğü gibi her bir küre için artan akış Reynolds sayısına bağlı olarak kürelerin erimeye başladığı süre kısalırken akış süresi sonunda kürede meydana gelen erime miktarında artış gözlemlenmiştir. Bu grafiklerden yola çıkarak, sırasıyla

(8)

Reynolds 10, 40, 70 ve 100 sayılarındaki kürelerin yaklaşık olarak erimeye başladığı zamanı ve akış süreleri sonunda kürelerde meydana gelen erime miktarları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

a. 1. Kürelerin yaklaşık olarak erimeye başladığı zamanlar sırasıyla; 2000., 550., 300. ve 200.

saniyelerdir. Toplam akış süresi sonunda kürelerde meydana gelen erime miktarları sırasıyla;

%83, %92, %92,5 ve %93’tür.

b. 2. Kürelerin yaklaşık olarak erimeye başladığı zamanlar sırasıyla; 3400., 1200., 800. ve 600.

saniyelerdir. Toplam akış süresi sonunda kürelerde meydana gelen erime miktarları sırasıyla;

%73, %88, %90 ve %91’tür.

c. 3. Kürelerin yaklaşık olarak erimeye başladığı zamanlar sırasıyla; 4500., 1600., 1000. ve 800.

saniyelerdir. Toplam akış süresi sonunda kürelerde meydana gelen erime miktarları sırasıyla;

%64, %85, %88 ve %89’tür.

Şekil 7’de Re = 40 için üç küreli sistemde her bir küre içerisindeki FDM’nin erime yüzdesinin zamana bağlı değişimi verilmiştir. Giriş kesitine yakın olan 1. Kürede erime daha erken başlamış ve akış süresi sonunda çok daha yüksek erime yüzdesine ulaşılmıştır. Akış yönünde oluşan akış ayrılması ve sıcaklık düşümünden dolayı ikinci ve üçüncü küreler içerisindeki FDM’nin erime hızı düşük kalmaktadır. Birinci küre ile diğer iki kürelerin erime yüzdeleri arasındaki fark ilk anlarda yüksek olmasına rağmen ilerleyen zamanla birlikte bu fark azalmaktadır. Kısa süreli depolama gerektiren ısıl sistemlerde bu fark göz önünde tutularak arka sıralardaki küreler için ısı geçişini arttırıcı yöntemlerin uygulanması gerekmektedir.

(a) 1. Küre (b) 2. Küre

(c) 3. Küre

Şekil 6. Üç küreli sistemde farklı akış Reynolds sayılarına bağlı, kürelerdeki erime miktarının zamanla değişimi

(9)

Şekil 7. Üç küreli sistemde FDM’nin erimesinin zamanla değişimi (Re = 40)

4. SONUÇLAR

Bu çalışmada, güneş enerjisi kaynaklı GIED sisteminin ön analizi sunulmaktadır. Güneş kolektöründen elde edilen yüksek sıcaklıktaki iş akışkanı (su) depolama tankı içerisinde bulunan küresel kapsüller üzerinden akmakta ve kapsüllerin içindeki FDM erimektedir. İçe doğru erime problemine akış Reynolds sayısı ve küre sayısının etkisi parametrik olarak incelenmiştir. Elde edilen ana çıktılar şu şekilde sıralanabilir,

• Artan akış Reynolds sayısına bağlı olarak tek ve üç küreli sistemde FDM’nin erimeye başlama süreleri azalmakta ve buna bağlı olarak akış süresi sonunda kürelerin toplam erime yüzdeleri artmaktadır.

• Tek küreli ve üç küreli her iki sistemde de akış Reynolds sayılarının erimeye olan etkisi incelendiğinde akış Reynolds sayısının 40’dan büyük olduğunda, akış Reynolds sayısının erimeye olan etkisinin azaldığı görülmektedir. Artan Reynolds sayısı küre üzerinden geçen akışkan ile yüzey arasındaki ısı taşınım katsayısını arttırmakta ve ısı transfer hızı da iyileşmektedir. Ancak FDM ile akışkan arasındaki toplam direnç düşünüldüğünde ısı taşınım katsayısının yanı sıra malzeme içerindeki iletim dirençleri de ısı geçişi üzerinde önemli etkiye sahiptir. Artan Reynolds sayısı ile taşınım direnci azalmakta ve Re = 40 üzeri değerlerde ısı transferi taşınım katsayısı değişiminden bağımsız olmaktadır.

• Üç küreli sistemde, giriş kesitine yakın küre ile diğer küreler arasında ısı transferi hızı açısından önemli farklar görülmüştür. İkinci ve üçüncü küre içerisindeki ısı transfer hızının arttırılması için farklı tasarım çözümlerine gidilebilir. Örnek olarak, akış yönündeki kürelerin çapları küçültülerek FDM miktarları akış yönünde azaltılabilir veya farklı erime sıcaklıklarına sahip FDM kullanılarak erime hızı iyileştirilebilir.

KAYNAKLAR

[1] Amar M. Khudhair, Mohammed M. Farid “A review on energy conservation in building applications with thermal storage by latent heat using phase change materials” p 263-275

[2] Erek, A., & Ezan, M. A. (2007). Experimental and numerical study on charging processes of an ice‐on‐coil thermal energy storage system. International journal of energy research, 31(2), 158-176.

[3] Erek, A., & Dinçer, İ. (2008). An approach to entropy analysis of a latent heat storage module.

International Journal of Thermal Sciences, 47(8), 1077-1085.

[4] Erek, A., & Dinçer, İ. (2009). A new approach to energy and exergy analyses of latent heat storage unit. Heat Transfer Engineering, 30(6), 506-515.

(10)

[5] Ezan, M. A., & Erek, A. (2012). Solidification and Melting Periods of an Ice-on-Coil Latent Heat Thermal Energy Storage System. Journal of Heat Transfer, 134 (6), 062301.

[6] Seki, Y., İnce, Ş., Ezan, M. A., Turgut, A., & Erek, A. (2015a). Graphite nanoplates loading into eutectic mixture of Adipic acid and Sebacic acid as phase change material. Solar Energy Materials and Solar Cells, 140, 457-463.

[7] Seki, Y., Ince, S., Ezan, M. A., Turgut, A., & Erek, A. (2015b). Development and evaluation of graphite nanoplate (GNP)‐based phase change material for energy storage applications. International Journal of Energy Research, 39(5), 696-708.

[8] İnce, Ş., Seki, Y., Ezan, M. A., Turgut, A., & Erek, A. (2015). Thermal properties of myristic acid/graphite nanoplates composite phase change materials. Renewable Energy, 75, 243-248

[9] Bedecarrats, J. P., Strub, F., Falcon, B., & Dumas, J. P. (1996). Phase-change thermal energy storage using spherical capsules: performance of a test plant.International Journal of Refrigeration, 19(3), 187-196.

[10] Bédécarrats, J. P., Castaing-Lasvignottes, J., Strub, F., & Dumas, J. P. (2009). Study of a phase change energy storage using spherical capsules. Part I: Experimental results. Energy Conversion and Management, 50(10), 2527-2536.

[11] Veerappan, M., Kalaiselvam, S., Iniyan, S., & Goic, R. (2009). Phase change characteristic study of spherical PCMs in solar energy storage. Solar Energy,83(8), 1245-1252.

[12] Ezan, M. A., Uzun, M., & Erek, A. (2014). A study on evaluation of effective thermal conductivity for spherical capsules. International Conference on Heat Transfer, Fluid Mechanics and Thermodynamics.

[13] RUBITHERM Technologies GmBh datasheets

[14] Maheshwari, A., Chhabra, R. P., & Biswas, G. (2006). Effect of blockage on drag and heat transfer from a single sphere and an in-line array of three spheres. Powder technology, 168(2), 74-83.

ÖZGEÇMİŞ

Nazım Haydar YILDIRIM

1991 Diyarbakır doğumludur. 2015 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümünü bitirmiştir. 2016 yılında DEÜ Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü Termodinamik Anabilim Dalı’nda yüksek lisans programına başlamıştır.

Emre KAHRAMAN

1994 Çanakkale doğumludur. Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümü 4.sınıf öğrencisidir. Araştırma ve Bitirme Projelerini "Binalarda Isıtma Amaçlı PCM Kullanımı" üzerine yapmaktadır.

Ahmet Berk YILMAZ

1995 İstanbul doğumludur. Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümü 4.sınıf öğrencisidir.

Araştırma ve Bitirme Projelerini "Binalarda Isıtma Amaçlı PCM Kullanımı" üzerine yapmaktadır.

Ersin ALPTEKİN

1988 Mersin doğumludur. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makina Mühendisliği Bölümü’nü 2011 senesinde bitirmiştir. 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü Termodinamik Anabilim Dalı’ndan mezun olmuştur. Halen aynı anabilim dalında doktora eğitimini sürdürmektedir ayrıca D.E.Ü Makina Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi görev yapmaktadır.

Hesaplamalı akışkanlar dinamiği konusunda çalışmaktadır.

(11)

Ayça TOKUÇ

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden 2001 yılında mezun olmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesinden 2005 yılında yüksek mimar, 2013 yılında doktor unvanını almıştır. 2001-2013 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışmış, 2013 yılından itibaren aynı bölümde yardımcı doçent olarak çalışmalarına devam etmektedir. Binalarda enerji etkinlik, ısıl enerji depolama, ısıl konfor, mimaride sürdürülebilirlik ve karbon konularında çalışmaktadır.

Mehmet Akif EZAN

1982 Düzce doğumludur. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir. Aynı Üniversiteden 2006 yılında Yüksek Mühendis, 2011 yılında Doktor unvanını almıştır. 2004-2014 yılları arasında aynı üniversitede Araştırma Görevlisi olarak görev yapmıştır. 2015 yılından itibaren DEÜ Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü Termodinamik Anabilim Dalı’nda Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Isıl sistemlerin sayısal modellenmesi, faz değişimli ısıl enerji depolama sistemleri ve manyetik soğutma konularında ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmaları bulunmaktadır.

Aytunç EREK

1966 yılı İzmir doğumludur. 1989 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir. Aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü, Termodinamik ABD‟ dan 1993 yılında yüksek lisans ve 1999 yılında doktora derecelerini almıştır. 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünde Prof. unvanını alarak, görevine devam etmektedir. Sayısal akışkanlar mekaniği, faz değişimli ısı transferi uygulamaları, katı modelleme ve ısıl analiz konularında çalışmaktadır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Zamana bağlı olarak yapılan sayısal çalıĢmada, 300 dakikalık Ģarj iĢleminde serpantine giren suyun giriĢ debisi 2,8 L/dak, sıcaklığı ise 70 ᵒC‟dir ve elde

olmadığından çekirdek çıkarma işlemi için yaygın olarak özel makinalar kullanılır.  Bu makinalarda birbirine doğru dönerek meyveyi içine alan iki

Ortalaması 50’nin altında olan öğrencilere ‘KALDI’, ortalaması 50’nin üstünde ve final notu 35’in üzerinde olanlara ‘GEÇTİ’ yazan akış

if deyimi kullanılırken kümenin başlangıcı ve bitişini gösteren, küme parantezleri kullanılması kullanıcıya bir esneklik sunar.. Eğer if deyiminden sonra

3.4 A aralıklarla tekrarlayan yapıların varlığını doğrulamış ve DNA’nın bir çeşit sarmal yapıda olduğunu daha saf örnekler kullanarak gösterebilmiştir....

Akış işiyle ilgili bir ilişki elde etmek için, bir giriş ve bir çıkışa sahip bir kontrol hacmini ve girişte hacmi V olan bir akışkan elemanını ele alalım.. Bu

Bu çalıĢmada, sabit yüzey ısı akısı sınır Ģartı altında çapı 6 mm ve kanal uzunluğu 800 mm olan dairesel kesitli kanal içerisindeki hidrodinamik ve

Sonuç olarak I.durumda insan vücudundan taşınım ile ısı transferi kaybı toplam ısı kaybının %45’ni, ışınım ile ısı transferi kaybı toplam ısı kaybının %55’ini,