T.C.
MARDİN VALİLİĞİ
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
MARDİN İLİ
2011 YILI ÇEVRE DURUM RAPORU
MARDİN – 2011
“Ağaç, çiçek ve yeşil medeniyet demektir.”
ÖNSÖZ
İnsanın refah ve mutluluğunda temel rol oynayan değerlerden biri de, hiç şüphe yoktur ki çevredir. Çevre konusu, üzerinde titizlikle durulması gereken dünyanın en önemli gündem maddeleri arasındadır.
Çevre; Türk toplumu için artık yeni bir kavram olmaktan çıkmış, çevre ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmış, kurumlar oluşturulmuştur. En önemlisi de çevre ile ilgili toplumsal bilincin eriştiği düzeydir. Toplumda çevre bilincinin yerleşme düzeyi o toplumun çağdaşlık göstergesidir.
Son yıllarda gelişen çevre bilinci ilimizde de önem kazanmış ve birçok kurum ve kuruluş faaliyetlerinde çevreyi de göz önünde bulundurmaya başlamıştır. Bugün çevre ile ilgili meseleler yalnız resmi kurumlarda değil sivil toplum örgütleri için de kaçınılmaz bir ilgi alanı oluşturmaktadır.
Tabiat, her gün defalarca can çekişmekte olduğunu bize çeşitli yollarla anlatmaya çalışıyor ama biz gerekli önemleri alma noktasında hassasiyet göstermiyoruz. Bir gün, ani bir şekilde yıkılırsa, altında bütün insanlığın kalacağını bilmemiz gerekir.
Gelecek nesillere bozulmamış bir biyolojik varlık mirası ve yaşanabilir, sağlıklı, temiz bir çevre bırakmak ve bununla birlikte sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak çalışmalarımızın odak noktasını teşkil etmektedir.
Kültürünü köklü uygarlıklardan alan, dört mevsimin bütün güzellikleriyle yaşandığı ilimiz, tarih ve tabiatının ayrıcalıklı özellikleriyle de ülkemizin ve bölgemizin ticaret ve turizminde gelişmekte olan illerin başında gelmektedir. Bu nedenle doğal kaynakların dikkatli bir şekilde kullanılması ve çevrenin özenle korunması gerekmektedir.
Gerek Valiliğimiz tarafından, gerekse Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz tarafından yürütülen faaliyetler sonucunda çevre duyarlılığının giderek arttığını ve bu duyarlılık sonucunda kişilerin, kurumların ve sanayi tesislerinin çevresel önlemler alınması konusunda daha hassas davrandıklarını gözlemlemekteyiz.
Çalışmalarını bu yönde aralıksız sürdüren İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü personelini kutlar, çalışmalarının devamını temenni ederim.
Turhan AYVAZ Mardin Valisi
TEŞEKKÜR
Çevre; insan da dâhil olmak üzere doğadaki bütün canlı ve cansız öğelerle bu öğeler arasındaki karşılıklı ilişkilerin oluşturduğu bir bütündür.
Hızlı kentleşme, çarpık yapılaşma, arazinin kabiliyet sınıflarına göre kullanılmayışı, endüstrinin hızla gelişmesi, hızlı nüfus artışı, dünya ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta olup bu bütünlük bozulmaya başlamıştır.
Evsel ve endüstriyel katı atıklar, sıvı atıklar, hava kirliliği, gürültü kirliliği ve trafik kirliliği gibi olumsuzluklar hepimizin beden ve ruh sağlığını etkilemektedir.
Çevre sorunları bölgesel olmaktan çıkıp ulusal ve hatta uluslararası sorunlar haline gelmiştir.
İl Müdürlüğümüz; ilimizdeki çevre sorunları ile ilgili olarak, kuruluşundan bu yana ilgili yönetmelikler çerçevesinde ekolojik sistemin korunması ve iyileştirilmesi, her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi, ilimizin doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerin korunması ve kamuoyunda çevre bilincinin oluşması için bir çok kurum ve kuruluş ile işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.
İlimiz Çevre Durum Raporu’nun hazırlanmasında bize desteklerini esirgemeyen başta Sayın Valimiz Turhan AYVAZ’a, Vali Yardımcımız Müfit GÜLTEKİN’e şükranlarımızı arz ederek emeği geçen Çevre Yönetimi ve ÇED Planlama Şube Müdürlüğümüz personeline teşekkür ederim.
Halil İbrahim METİN Çevre ve Şehircilik İl Müdürü
İÇİNDEKİLER
SAYFA
ÖNSÖZ 2
TEŞEKKÜR 3
İÇİNDEKİLER 4
TABLOLAR 12
ŞEKİLLER 14
A. COĞRAFİ KAPSAM
A.1. Giriş 16
A.1.1. Mardin’in Tarihi 16
A.2. Yüzölçümü ve Kapsamı 18
A.3. Mardin İlinin Topoğrafyası ve Jeomorfolojik Durumu 19 A.3.1. Dağlar 20
A.3.2. Platolar 20
A.3.3. Vadiler 20
A.3.4. Ovalar 21
A.3.5. Akarsular 21
A.4. Mardin İlinin Jeolojik ve Tektonik Yapısı 23 A.4.1. Kambrien ve Daha Eski Formasyonlar 23
A.4.2. Kretase 23
A.4.3. Üst Kretase (Mardin Formasyonu) 23
A.4.4. Orta Eosen (Midyat Formasyonu) 23
A.4.5. Neojen (Kısmen Denizel, Kısmen Karasal) 23
A.4.6. Volkanizma 24
A.4.7. Tektonik 25
B. DOĞAL KAYNAKLAR
B.1. Enerji Kaynakları 29
B.1.1. Güneş Enerjisi 29
B.1.2. Su Enerjisi 29
B.1.3. Kömür 29
B.1.4. Doğalgaz 29
B.1.5. Rüzgar 29
B.1.6. Biyogas-Biyomas 29
B.1.7 Petrol 29
B.1.8. Jeotermal Sahalar 29
B.2. Flora ve Fauna 30
B.2.1 Ormanlar 30
B.2.2. Çayır ve Mera 30
B.2.3. Sulak Alanlar 30
B.2.4. Endemik Bitkiler 30
B.2.5. Fauna ve Endemik Hayvanlar 30
B.2.6. Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanları 30
B.3. Toprak 31
B.3.1. Alüvyal Topraklar 31
B.3.2. Kolüvyal Topraklar 31
B.3.3. Kahverengi Orman Toprakları 32
B.3.4. Kireçsiz Kahverengi Orman Toprakları 32
B.3.5. Kahverengi Topraklar 32
B.3.6. Kireçsiz Kahverengi Topraklar 33
B.3.7. Kırmızımsı Kahverengi Topraklar 33
B.3.8. Bazaltik Topraklar 33
B.3.9. Çıplak Kaya ve Molozlar 33
B.3.10. Irmak Taşkın Yatakları 34
B.4. Su Kaynakları 34
B.4.1. Yeraltı Su Kaynakları 34
B.4.2. Akarsular 35
B.4.3 Göller ve Göletler 36
B.5. Mineral Kaynaklar 36
B.5.1. Endüstriyel Hammaddeleri 36
B.5.2. Enerji Hammaddeleri 38
C. HAVA (ATMOSFER VE İKLİM)
C.1. İklim ve Hava 40
C.1.1 Doğal Değişkenler 40
C.1.1.1. Rüzgar 40
C.1.1.2. Basınç 40
C.1.1.3. Sis ve Nem 40 C.1.1.4. Sıcaklık 41 C.1.1.5. Yağışlar 41 C.2. Havayı Kirletici Gazlar ve Kaynaklar 52 C.2.1 Yakıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği 52 C.2.2 Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği 52 C.2.3. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği 52
C.2.4. Hava Kirliliği İzleme İstasyonu 53
C.3. Hava Kirleticilerinin Çevreye Olan Etkileri 55
C.3.1. Doğal Çevreye Etkileri 55
C.3.1.1. Toprak Üzerine Etkileri 55
C.3.1.2. Flora ve Fauna Üzerideki Etkileri 55 C.3.1.3. İnsan Sağlığı Üzerideki Etkileri 55
C.3.2. Yapay Çevreye Etkileri 55
C.3.2.1. Görüntü Kirliliğine Olan Etkileri 55 D. SU
D.1. Su Kaynakları ve Kullanımı 57
D.1.1. Yer Altı Suları 57
D.1.2. Sondaj Kuyuları 57
D.1.5. Denizler 59
D.2. Doğal Drenaj Sistemleri 59
D.3. Su Kirliliği ve Çevreye Etkileri 59
D.3.1. Yer Altı Sularının Kirliliği 59
D.3.2. Akarsuların Kirliliği 59 D.3.3. Göller, Göletler ve Rezervuarlarda Kirlilik 59
D.4. Denizler 60
D.5. Su Kıyı Yönetimi Strateji ve Politikalar 60 E. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI
E.1. Genel Toprak Yapısı 62
E.2. Toprak Kirliliği 62
E.2.1. Mikrobiyal Kirlilik 62
E.2.2. Atıklar 62
E.3. Arazi 62
E.3.1. Arazi Kullanım Durumu 62
E.4. Arazi Problemleri 63
E.4.1. Taşlılık – Kayalık 63
E.4.2. Drenaj 63
E.4.3. Tuzluluk – Sodiklik 63
E.4.4. Erozyon 63
F. FLORA-FAUNA VE HASSAS YÖRELER
F.1. Ormanlar 65
F.1.1. Ormanların Ekolojik Yapısı 65
F.1.2. İlimizin Orman Envanteri 66
F.1.3. Orman Varlığının Yararları 69
F.1.4. Orman Sayılan Yerlerin Daraltılması 69
F.2. Çayır ve Meralar 72
F.3. Flora 72
F.3.1. İlimizde Bulunan Bitki Türleri 72
F.3.2. Mardin İl Sınırları İçinde Yer Alan Endemik Bitki Türleri 75 F.3.3. Mardin İli Sınırları İçinde Var Olan Lokal Endemik Bitkiler 76
F.4. Fauna 76
F.4.1. Memeli Fauna Türleri 77
F.4.2. Kuş Türleri 77
F.4.3. Red Data Book Kategorileri 80
F.4.4. Bern Sözleşmesi (Madde : 6) 80
F.5. Hassas Yöreler 81
F.5.1. Milli Parklar 81
F.5.2. Tabiat Parkları 82
F.5.3. Tabiat Anıtı 82
F.5.4. Tabiat Koruma Alanları 82
F.5.5. Orman İçi Dinlenme Yerleri 82
G. TURİZM
G.1. Sit Alanları 84
G.2. Kaleler 85
G.2.1. Mardin Kalesi 85
G.2.2. Kız Kalesi 88
G.2.3. Erdemeşt Kalesi 88
G.2.4. Arur Kalesi 88
G.2.5. Dara Kalesi 88
G.2.6. Rabbat Kalesi 89
G.2.7. Dermetinan Kalesi 89
G.2.8. Zarzavan Kalesi 89
G.2.9. Savur Kalesi 89
G.2.10. Aznavur Kalesi 89
G.2.11. Rahabdim Hafemtay Kalesi 89
G.2.12. Merdis Marin Kalesi 89
G.2.13. Haytam Kalesi 90
G.2.14. El Nıhman Kalesi 90
G.3. Harabeler 90
G.3.1. Dara Harabeleri 90
G.3.2. Gırnavaz Harabeleri 90
G.3.3. Merdis.Marin Harabeleri 90
G.3.4. Fıtvar Harabeleri 90
G.3.5. Akbağ Harabeleri 90
G.3.6. Hofi ve Zarava Harabeleri 91
G.3.7. Beşikkaya Harabeleri 91
G.3.8. Tebısım Harabeleri 91
G.3.9. Ramanus Harabeleri 91
G.3.10. Kefertut Harabeleri 91
G.4. Höyükler 91
G.5. Mağaralar 92
G.5.1. İplik Mağaraları 92
G.5.2. Gümüşova Mağarası 92
G.6. Kiliseler 92
G.6.1. Mar Petrus ve Pavlus Kilisesi 92
G.6.2. Mor İliyo Kilisesi 92
G.6.3. Mar Behnam (Kırklar) Kilisesi 93
G.6.4. Meryem Ana Kilisesi 93
G.6.5. Kırmızı Kilise 93
G.6.6. Protestan Kilisesi 93
G.6.7. Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane 93 G.7. Manastırlar 94
G.7.1. Deyrulumur Manastırı 94
G.7.2. Mor Yakup Manastırı 95
G.7.3. Deyrulzafaran Manastırı 95
G.8. Medreseler 96
G.8.1. Kasımiye Medresesi 96
G.8.2. Sıtti Radviye Medresesi 97
G.8.5. Altun Boğa Medresesi 98
G.8.6. Şah Sultan Hatun Medresesi 98
G.8.7. İlimizdeki Diğer Tarihi Medreseler 98
G.9. Camiler 98
G.9.1. Ulu Camii 98
G.9.2. Şehideye Camisi 99
G.9.3. Melik Mahmut Camisi 99
G.9.4. Abdullatif Camii (Latifiye) 99
G.9.5. Reyhaniye Camii 99
G.9.6. İlimizdeki Diğer Tarihi Camiler 99 G.10. Çeşmeler 99 G.11. Çarşılar 100
G.12. Hanlar ve Hamamlar 100
G.13. Kaplıcalar 100
G.14. İlin Turistik Alt Yapısı 100
G.15. Turist Sayısı 101
G.16. Turizm Ekonomisi 101
H. TARIM VE HAYVANCILIK
H.1. Genel Tarımsal Yapı ve Arazi Dağılımı 105
H.2. Tarla Tarımı 105
H.2.1. Sulu Tarım 105
H.3. Kuru Tarım 106
H.4. Bağ - Bahçe 107
H.5. Çayır ve Mer’alar 108
H.6. İlimizde Hayvancılık 108
H.7. Tarımsal Faaliyetler 109
H.7.1. Pestisitler 109
H.7.2. Gübre Kullanımı 110
I. MADENCİLİK
I.1. Fosfat 111
I.2. Çimento ve Kireçtaşı 111
I.3. Taş Ocakları 111
I.4. Cevher Zenginleştirme 112
J. ENERJİ
J.1. Kaynaklarına Göre Enerji 114
J.1.1. Birincil Enerji Kaynakları 114
J.1.1.1. Güneş Enerjisi 114
J.1.1.2. Rüzgar Enerjisi 114
J.1.1.3. Kömür 115
J.1.1.4. Petrol 117
J.1.1.5. Doğal Gaz 117
J.1.2. İkincil Enerji Kaynakları 117
J.1.2.1. Termik Enerji 117
J.1.2.2. Hidrolik Enerji 118
K. SANAYİ VE TEKNOLOJİ
K.1. Genel Durum 120
K.2. Sanayinin İlçelerine Göre Dağılımı 122 K.3. Sanayi Gruplarına Göre İşyeri Sayıları ve İstihdam Durumu 123
K.4. Küçük Sanayi Sistemleri 123
K.5. Mardin Organize Sanayi Bölgesi 124
K.6. Mardin Serbest Bölgesi 124
K.7. Serbest Bölgede Üretim Alanında Faaliyet Gösterecek Firmalar 124 K.8. Serbest Bölgede Ticaret Yapılan Ülkeler 124 K.9. Serbest Bölgede Ticareti Yapılan Ürünler 125
L. ALTYAPI, ULAŞIM VE HABERLEŞME
L.1. Altyapı 128
L.1.1. Su Sistemi 128
L.1.2. Sondaj Kuyuları 128
L.1.3. Akarsular 128
L.2. Ulaşım 128 L.2.1. Karayolları 128 L.2.2. Havayolları 131 L.2.3. Demiryolları 131 L.3. Haberleşme 131
L.3.1. PTT 131
L.3.2. Basın – Yayın 132 L.3.3. İldeki Baz İstasyonlarının Sayısı 133
M. YERLEŞİM ALANLARI VE NÜFUS
M.1. Kentsel Alanlar 134
M.1.1. Doğal Özelliklerin Kent Formuna Etkileri 134 M.1.2 Planlı Kentsel Gelişme Alanları 134
M.1.3 Endüstri Alanlarda Yer Seçimi 135
M.2. Binalar ve Yapı Çeşitleri 135
M.2.1. Kamu Binaları 135
M.2.2. Endüstriyel Binalar 137
M.2.3. Büro ve Dükkânlar 137
M.2.4. Otel, Motel ve Turizm Amaçlı Binalar 137 M.2.5. Hastaneler Ve Sağlık Tesisleri 137 M.2.6. İlimizin Diğer Sağlık Kuruluşları 137
M.2.7. Göçler ve Hareketli Barınaklar 138
M.3. Sosyo-Ekonomik Yapı 138
M.3.1. İl Toprağının Mülkiyet Dağılımı 138
M.3.2. Konut Yapım Süreçleri 138
M.3.3. Gecekondu Islah Önleme Bölgeleri 138
M.4. Nüfus 138
N.2. Tehlikeli Atıklar 144
N.3. Özel Atıklar 144
N.3.1. Tıbbi Atıklar 144 N.3.2. Atık Yağlar 145 N.3.3. Bitkisel ve Hayvansal Atık Yağlar 145
N.3.4. Pil ve Aküler 145
N.3.5. Cips ve Diğer Yakma Fırınlarından Kaynaklanan Küller 145
N.3.6. Tarama Çamurları 145
N.3.7. Elektrik ve Elektronik Atıklar 145
N.3.8. Kullanım Ömrü Bitmiş Araçlar 145
N.4. Diğer Atıklar 145
N.4.1. Ambalaj Atıkları 145
N.4.2. Hayvan Kadavraları 146
N.4.3. Mezbaha Atıkları 146
N.5. Atık Yönetimi 146
N.6. Katı Atıkların Miktar ve Kompozisyonu 146 N.7. Katı Atıkların Biriktirilmesi, Toplanması, Taşınması ve Aktarma
Merkezleri 149
N.8. Atıkların Bertaraf Yöntemleri 150
N.8.1. Katı Atıkların Depolanması 150 N.8.2. Atıkların Yakılması 150
N.8.3. Kompost 150
N.9. Atıkların Geri Kazanımı ve Değerlendirilmesi 150 N.10. Atıkların Çevre Üzerindeki Etkileri 150
O. GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİM
O.1. Gürültü 153
O.1.1. Gürültü Kaynakları 153
O.1.1.1. Trafik Gürültüsü 153
O.1.1.2. Endüstri Gürültüsü 154
O.1.1.3. İnşaat Gürültüsü 154
O.1.1.4. Eğlence Yerlerinde Oluşan Gürültüler 154 O.1.2. Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerinde Etkileri 154 O.1.2.1. Gürültünün Fiziksel Etkileri 154
O.1.2.2. Psikolojik Etkiler 154
O.1.2.3. Performans Etkileri 155
O.1.2.4. Gürültünün Şiddetine Göre Etkileri 155 P. AFETLER
P.1. Afet Olayları 157
P.1.1. Depremler 157
P.1.2. Heyelan ve Çığlar 157
P.1.3. Seller 157
P.1.4. Orman ve Otlak Yangınları 157
P.1.5 Fırtınalar 157
P.2. Afetler ve Sağlık Zararları 157
P.2.1. Radyoaktif Maddeler 158
P.2.2. Denize Dökülen Petrol ve Diğer Tehlikeli Atıklar 158
P.3.1. Sivil Savunma Birimleri 158 P.3.2. Yangın Kontrol ve Önleme Tedbirleri 158
P.3.3. İlkyardım Servisleri 158
P.3.4. Afetzedeler ve Mültecilerin Yeniden İskanı 159 P.3.5. Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Sınırlararası Taşınımı İçin Alınan
Tedbirler 159 P.3.6 Afetler ve Büyük Endüstriyel Kazalar 159
R. SAĞLIK VE ÇEVRE
R.1 Temel Sağlık Hizmetleri 160
R.1.1. Sağlık Kurumlarının Dağılımı 160 R.1.2. Bulaşıcı Hastalıklar 161
R.1.3. İçme ve Kullanma Suları 161
R.1.4. Zoonoz Hastalıklar 162
R.1.5. Gıda Hijyeni 162
R.1.6. Aşılama Çalışmaları 162
R.1.7. Bebek Ölümleri 163
R.1.8. Aile Planlaması Çalışmaları 163
R.2. Çevre Kirliliği ve Zararlarından Oluşan Sağlık Riskleri 164
R.2.1. Kentsel Hava Kirliliği 164
S. ÇEVRE EĞİTİMİ
S.1. Kamu Kuruluşlarının Çevre Eğitimi İle İlgili Faaliyetleri 165 S.2. Çevre İle İlgili Gönüllü Kuruluşlar 166
T. ÇEVRE YÖNETİMİ VE PLANLAMA
T.1. Çevre Kirliliğinin ve Çevresel Tahribatın Önlenmesi 167 T.2. Doğal Kaynakların Ekolojik Dengeler Esas Alınarak
Verimli Kullanımı, Korunması ve Geliştirilmesi 170 T.3. Ekonomik ve Sosyal Faaliyetlerin, Sonuçlarının Çevrenin Taşıma
Kapasitesini Aşmayacak Biçimde Planlanması 170 T.4. Çevrenin İnsan Psiko-sosyal İhtiyaçlarıyla Uyumunun Sağlanması 170 T.5. Çevre Yönetimi ve ÇED Planlama Şube Müdürlüğü Çalışmaları 170
T.5.1. Su Kirliliği 171
T.5.2. Toprak Kirliliği 171
T.5.3. Hava Kirliliği 172
T.5.4. ÇED Yönetmeliği ve Emisyon İzni 172
T.5.5. Mahalli Çevre Kurulu 172
T.5.6. Tehlikeli Atıklar 172
T.5.7. Yer Tespiti 173
T.6. Çevresel Etki Değerlendirmesi 173
KAYNAKLAR 174
TABLOLAR
SAYFA Tablo B.1. Büyük Toprak Gruplarının İlçelere Göre Dağılımı (Ha.) 34 Tablo B.2. Mardin İlinde bulunan göletler 36 Tablo C.1. Aylık Ortalama Sıcaklıkların Minimumu (°C) 44
Tablo C.2. Aylık Toplam Yağış(mm) 44
Tablo C.3. Aylık Yağışın 0.1 mm Ve Büyük Olduğu Günler Sayısı 45 Tablo C.4. Aylık Ortalama Sıcaklıkların Maksimumu (°C) 45
Tablo C.5. Ortalama Sıcaklık(°C) 46
Tablo C.6. Aylık Ortalama Rüzgar Hızı (M/SEC) 47 Tablo C.7. Aylık Ortalama Nisbi Nem (%) 47 Tablo C.8. Aylık Ortalama Buharlaşma (mm) 48 Tablo C.9. Aylık Ortalama Basınç (hPa) 49 Tablo C.10. Aylık Ortalama Açık Günler Sayısı 49 Tablo C.11. Aylık Maksimum Kar Kalınlığı (cm) 50 Tablo C.12. Aylık Maksimum Rüzgar Hızı (10 m.de) (M/SEC) ve Yönü 50 Tablo C.13. Aylık Fırtınalı Günler Sayısı 51 Tablo C.14 Aylık Kar Yağışlı Günler Sayısı 51
Tablo C.15. İlimiz 2010 Yılı Kükürtdioksit ve Partikül Madde Ortalamaları 54 Tablo C.16. İlimiz 2011 Yılı Kükürtdioksit ve Partikül Madde Ortalamaları 54 Tablo E.1. Mardin İli arazi kullanma durumu 57
Tablo D.1. Mardin İli 2011 Yılı Nitrat Analiz Sonuçları 60
Tablo E.2. Mardin İli Arazi Kabiliyet Sınıfları 62
Tablo F.1. Mardin İli saha dökümü 67
Tablo F.2. Yıllar İtibariyle Yapılan Ağaçlandırma ve Rehabilitasyon Çalışmaları 67
Tablo F.3. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Eylem Planı 2011–2013 68 Tablo F.4. Mardin İli Fidanlık Mühendisliği’nde üretilen ve dağıtılan fidanlar 68
Tablo F.5. Av Kontrol Çalışmaları 81
Tablo G.1. Mardin İli Sit Alanları 85
Tablo G.2. Höyükler 91
Tablo G.3. Turistik değeri olan mağaralar 92
Tablo G.4. Diğer tarihi kiliseler 93
Tablo G.5. Diğer manastırlar 96
Tablo G.6. İlimizdeki tarihi çeşmeler 99
Tablo G.7. İlimizdeki tarihi çarşılar 100
Tablo G.8. İlimizdeki tarihi hanlar ve hamamlar 100
Tablo G.9. İlimizdeki Turist Sayısı 101
Tablo G.10. İlimizin turizmi ile ilgili veriler 102 Tablo G.11. İlimizdeki Turizm İşletme Belgeli Oteller 103 Tablo G.12. İlimizdeki Yatırım Belgeli Oteller 103 Tablo G.13. İlimizdeki Belediye Belgeli Tesisler (Otel ve Acenteler) 104 Tablo H.1. İlimizin arazi varlığının dağılımı 105 Tablo H.2. Tarım Alanlarının Ekilişlerine Göre Dağılımı (Ürün Grupları Bazında) 106
Tablo H.3. Yem Bitkileri Ekim Alanları 107
Tablo H.4. Ekilişlerine Göre Sebze Dağılımı 107
Tablo H.5. Mardin İlinde yetiştiriciliği yapılan önemli meyve türlerine ait son 4 yıllık ağaç başına düşen ortalama verimler (kg/Ağaç) 108 Tablo H.6. İlimizde yetiştirilen hayvan sayısı ve türleri 109
Tablo H.7. Son 5 yılda ilimizde kullanılan pestisit türleri ve miktarları 110 Tablo H.8. Mardin İli İlçelere Göre Gübre Tüketimi (Ton) 110
Tablo J.1. 2010 – 2011 Dönemi Ortalama Güneşlenme Süresi (Saat) 114 Tablo J.2. İlimiz 2010 – 2011 Yılları Aylık Ortalama Rüzgar Hızı
Tablo J.3. İlimizde Tüketilen Elektrik Enerjisinin Sektörel Dağılımı 118 Tablo K.1. İnşaat ve yapı Elemanları Sanayii Tesisleri 125 Tablo K.2. Organize Sanayi Bölgesinde Bulunan Tesisler 125
Tablo L.1. Köy yollarının durumu 129
Tablo L.2. İlimizin İlçe Bucaklarının Merkeze olan Uzaklığı 130 Tablo L.3. İlimiz Kayıtlı Motorlu Araç Sayıları 130 Tablo L.4. Mardin ve ilçelerin hat kapasiteleri 132
Tablo M.1. Okulara göre(Okul Öncesi) 136
Tablo M.2 Okulara göre(İlköğretim) 136
Tablo M.3. Kullanma Amacına Göre Tamamen veya Kısmen Biten Yeni ve İlave Binalar (Yapı Kullanma İzin Belgelerine Göre) 139 Tablo M.4. Kullanma Amacına Göre Tamamen veya Kısmen Biten Yeni ve İlave
Binalar (Yapı Ruhsatlarına Göre) 140 Tablo M.5. Sayım Yıllarına Göre İl Nüfus ve Nüfus Artış Hızı Tablosu 141 Tablo M.6. Mardin ilçelerinin Nüfusları, Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu 142 Tablo M.7. Merkez, İlçe ve köy Nüfuslarının Yıllarına göre Gelişimi 142 Tablo M.8. Mardin İli nüfusunun Cinsiyete Göre Dağılımı 143 Tablo N.1. Katı Atıkların Miktar ve Kompozisyonu 146 Tablo O.1. İlimiz Sınırları İçerisinde Yapılan Gürültü Ölçümleri 155 Tablo R.1. İlimizde İlçelere göre Sağlık Kurumları 160 Tablo R.2. İlimizdeki bulaşıcı hastalıklar 161 Tablo R.3. İlimizdeki Zoonoz Hastalıkları 162
Tablo R.4. İlimizdeki aşı çalışmaları 162
Tablo R.5. İlimizdeki bebek ölüm hızları 163 Tablo R.6. İlimizdeki aile planlaması çalışmaları 163 Tablo T.1. 2009 Yılı “B Grubu Emisyon İzin Belgesi” Alan Faaliyetler Listesi 168
Şekil A.1. Eski Mardin’den bir görüntü (1923 - 1930) 18
Şekil A.2. Mardin İli Haritası 19
Şekil A.3. Mardin’de Beyazsu vadisi (Nusaybin - Mardin) 20 Şekil A.4. Mardin’de Tarihi bir köprü (Sürgücü) 21
Şekil A.5. Savur Çayı 22
Şekil A.6. Mardin Deprem Haritası 24
Şekil A.7. Mardin Jeoloji Haritası 27
Şekil B.1. Mardin’de Üzüm 31
Şekil B.2. Mardin Çimento Fabrikası 37
Şekil B.3. Nuhoğlu Kireç Fabrikası 37
Şekil C.1. Mardin’de kış 42
Şekil C.2. Mardin İli Hava Kirliliği İzleme İstasyonu 53 Şekil C.3. Mardin İli Hava Kirliliği İzleme İstasyonu 56 Şekil E.1. İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Erozyon Önleme Çalışmaları 64
Şekil F.1. Meşe Palamutu (Uercus Brantii) 65 Şekil F.2. Mardin fidanlığında pramidal servi 66
Şekil F.3. Mardin Fidanlık Mühendisliği 70
Şekil F.4. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü Kutlamaları 71 Şekil F.5. Mardin Orman Fidanlık Mühendisliği Tüplü Fidan Yastıkları 71
Şekil F.6. Mardin Fidanlık Mühendisliği (Sedir Tohum Bahçesi) 74 Şekil F.7. Mardin İli Ağaçlandırma Faaliyetleri 83 Şekil G.1. Dinler Arası Hoşgörü (Mardin Ulucami-Kırklar kilisesi) 84
Şekil G.2. Mardin Müzesi 87
Şekil G.3. Mardin Kalesi 88
Şekil G.4. Deyrulumur Manastırı (Midyat-Mardin) 94 Şekil G.5. Deyrulzafaran Manastırı (Mardin) 95
Şekil G.6. Kasımıye Medresesi 97
Şekil G.7. Ulucamii 98
Şekil I.1. Mardin Çimento Fabrikası 111
Şekil I.2. Midyat Taş İşlemeciliği ile Yapılmış Tarihi Konukevi (Midyat) 112 Şekil J.1. Mardin Mobil Enerji Santralı (Rasa) 117
Şekil K.1. Mardin Serbest Bölgesi 124
Şekil K.2. Organize Sanayi Bölgesi 128
Şekil K.3. Çimento Fabrikasında Denetimler 128
Şekil M.1. Mardin Yenişehir 135
Şekil M.2. Mardin İli Sayımlar Arası Nüfus Artış Hızı 141 Şekil M.2. Mardin çarşısından bir görünüm 143
Şekil N.1. Düzensiz Katı Atık Depolama Alanı (Rehabilite edildi) 151
Şekil N.2 Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi İnşaat Çalışmaları 152 Şekil O.1. İlimizde yapılan gürültü ölçümleri 153
Şekil S.1. İlköğretim okullarında verilen eğitim çalışmaları 165 Şekil S.2. Mardin’de 5 Haziran Dünya Çevre Günü Etkinlikleri 166
ŞEKİLLER
SAYFA
A. COĞRAFİK KAPSAM A.1. Giriş
A.1.1. Mardin’in Tarihi
Fırat ve Dicle arasında, Mezopotamya Bölgesinde bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden birisidir.
Mardin’in kuruluşu ile ilgili çeşitli efsaneler bulunmaktadır. Bunlardan birisine göre;
Pers hükümdarı Ardeşir’in (226-241) Marde isimli bir kavmi yöreye yerleştirdiği ve şehrin ismi de bu kavimden kaynaklanmıştır. Bir başka efsaneye göre, Pers hükümdarlarından birisi, hasta oğlunu iyileştirmek için buraya getirmiş ve şehzadenin Mardin olan ismi yöreye verilmiştir. Diğer bir efsaneye göre de şehrin kuruluşu, günümüze kadar ulaşan Mardin Kalesinin olduğu yere yerleşen ve gününü ibadetle geçiren Dîn isimli bir alimin öyküsüne bağlanır. Heraklius’un gönderdiği bir komutan Dîn ile önce dost olmuş, sonra da onu öldürmüştür. Komutan buraya bir kale yaptırmış ve zamanla Dîn Öldü anlamına gelen “Mâte Dîn’kelimesinin” Mardin’e dönüştüğü ileri sürülmüştür. Bu efsanelere dayanılarak kente, Süryaniler Süryanice Kale ya da Kaleler anlamına gelen Merdin, Merdi, Merdo, Mirdo, Merde, Marda, Mardin demişlerdir. Bizanslılar Maride, Mardia; Ermeniler Merdin; Araplar Maridin; Osmanlılar da Mardin olarak isimlendirmişlerdir.
Çoğu kaynaklarda Mardin’in yerine “Merdin” ismi kullanılmaktadır. Merdin adı
“Kaleler” anlamına gelmektedir. Kentte birçok kalenin varlığı, bu şekilde isimlendirilmesine neden olmuştur. Mardin’in kale kavramlarıyla adının bu kadar sık geçmesinin en önemli nedeni de birbirini koruyup kollayan doğal savunma ve gözetleme görevini üstlenen korunaklı yapıların varlığındandır.
Mardin’in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.
Eski Yakın Doğu tarihine göre; şehrin kuruluşu Subarilere dayanmaktadır. MÖ.4500’den itibaren yöreye Subariler, Hurriler, Sümerler, Akadlar, Mitanniler, Hititler, Asurlular, İskitler, Babiller, Persler, Makedonyalılar, Abbasiler, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Artuklular ve Osmanlılar egemen olmuşlardır. Artukoğulları zamanında Meyyafarikinin (Silvan) kolu kurulmuş ve bu dönemde kent büyük bir imar görmüş, gelişmiştir.
Arkeolog Baron Marvan Oppenheim’in 1911-1929 yılları arasında burada yaptığı kazılarda, Subarilerin Mezopotamya’da (MÖ.4500-3500) yaşadıkları burada ele geçen kalıntılardan anlaşılmıştır. Gırnavaz Ören yerinde 1982 yılında başlayıp, 1991 yılına kadar sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar sonucunda Gırnavaz’ın MÖ.4000’den MÖ. VII.
yüzyıla kadar sürekli bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmıştır.
Sümer Kralı Lugarzergiz MÖ.2850 yılında Akdeniz’e kadar yaptığı seferinde Mardin’i de egemenliği altına almıştır. Şehircilik, sulama ve tarım alanında ileri bir düzeye ulaşan Sümerler Mardin’i Akadlar’a bırakmışlardır (MÖ.2820). Akadlar, MÖ.2500 yıllarında Sümerler’le anlaşarak yörede Akad-Sümer Devletini kurmuşlardır. Bundan sonra Mardin, MÖ.2230’lu yıllarda Elam şehri olmuştur. Hammurabi, Sümer topraklarını Babil’in idaresi altına alınca bu kez de Babil Devleti’ni kurmuş, ardından Yukarı Mezopotamya’ya saldırınca Mardin’i de istila ederek topraklarına katmıştır (MÖ.2200-1925) .
MÖ.1925 yıllarında Mardin’i işgal eden Hititler, bir süre sonra şehri terk etmişlerdir.
İran’dan gelen Ari ırkından Midiller, Mardin ve çevresini ele geçirmiştir. MÖ.1367 yılında Midiller arasında iç savaş çıkınca, Asur Kralı Asurobalit, Mardin ve çevresini topraklarına katmıştır. MÖ.1190’da Anadolu’dan gelen diğer bazı Ari ırk kavimleri Mardin’i almışlardır.
Ardından I.Tıplatpalasır; Sincar, Nusaybin ve Mardin’den geçerek 20 bin Maşiki kuvvetinin koruduğu Kemecin’e saldırıp onları yenmiş, Mardin yöresini yeniden ele geçirmiştir.
MÖ.1060’da I.Asurnasırbal zamanında Hititler birleşerek Gılgamış yakınlarında Asurlular’ı yenmişlerdir. Asurlular yeniden Mardin’i egemenlikleri altına almıştır. Böylece MÖ.800 yılına kadar Asurlular’ın elinde kalan Mardin, daha sonra Urartu Krallığı’nın egemenliğine girmiştir. MÖ.612 yılına kadar Sityaniler, MÖ.618 yılında ise İran’dan gelen Midiller buraları ele geçirmiştir.
MÖ.335 yıllarında Büyük İskender Mısır’ı aldıktan sonra Mezopotamya’ya gelerek İran’a yönelmiş ve bu arada Mardin’i de ele geçirmiştir. İskender’in ölümünden sonra komutanları arasında İmparatorluğu paylaşılırken, Mardin de General Sleukos’un payına düşmüştür (MÖ.311). Mardin ve çevresi (M.Ö.131) Urfa Krallığı (Abgarlar) topraklarına katılmıştır. MS.249’da Roma hükümdarı Filippos, kendisine isyan eden Dokuzuncu Abgar’ı memleketten kovmuştur. Bundan sonra Şehrin Valiliğine Hapsioğlu Uralyonos tayin edilmiştir. Bu arada Mardin’de Urfa’ya bağlı olduğu için Roma egemenliğine girmiştir.
Bizanslar 640 yılında Hz. Ömer’in kumandanlarından İlyas Bin Ganem’in Mardin’i işgaline kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Mardin ve çevresi 692’de Emeviler’in, 824’te Halife Memnun zamanında Abbasiler’in hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde İslamiyet hızla yayılmıştır. Mervaniler, 990 yılında Musul’da tutunabilen Hamdaniler’in topraklarının yanı sıra Mardin’i de ele geçirmiştir. Bundan sonra Mardin ve çevresindeki çarşıların, camilerin onarılması ve yenilerinin de onlara eklenmesi, ayrıca İpek Yolu’nun da buradan geçmesi şehri ticari açıdan canlandırmıştır.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Türkmen boylarının yapmış olduğu akınlar, Mervanileri zayıf düşürmüştür. Nusaybin’de Mervanilerin 1089’da yenilmesi ile yöre Selçukluların egemenliği altına girmiştir. Bu arada Artuklular’dan İlgazi Bey Mardin’i 1105’te ele geçirerek Artukoğulları Devleti’nin başkenti yapmıştır. Artuklular bölgede büyük bir devlet kurmuş ve yörede 304 yıl egemenlik kurmuşlardır. Bu dönemde Mardin ve yöresinde çok sayıda cami, medrese, hamam ve kervansaray yapılmış ayrıca birçok cami, medrese ve manastır da onarılmıştır.
Onbeşinci yüzyılda güçlenen Karakoyunlular şehri kuşatmış ve 1409’da şehri ele geçirmişlerdir. Ardından Karakoyunluları 1462 yılında yenen Akkoyunlular, Mardin Kalesini ele geçirmişlerdir. 16. yüzyılın başında Akkoyunlular’ı egemenliğine alan Şah İsmail yörede güçlü bir Safevi Devleti kurmuştur. Mardin hakimi, şehri zulme ve yağmalamaya karşı korumak için kalenin anahtarını kan dökmeden Şah İsmail’e teslim etmiştir.
Yavuz Sultan selim Mısır seferi sırasında, 1517’de Mardin ve yöresini Osmanlı topraklarına katmıştır. Osmanlı döneminde Diyarbekir Beylerbeyliği’ne bağlanmış, uzun süre Diyarbakır-Bağdat ve Musul Sancağı konumunda kalmıştır.
I.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında işgale uğramamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra il konumunu sürdürmüştür.
Şekil A.1. Eski Mardin’den bir görüntü (1923 - 1930) Kaynak : Getrude Bell
A.2. Yüzölçümü ve Kapsamı
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir sınır İli olan Mardin 8891 Km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1,1’lik bir kısmını oluşturur. Batıda Şanlıurfa, kuzeyde Diyarbakır, doğuda Batman, Şırnak ve Siirt, güneyde ise Suriye Devleti ile komşu olan Mardin 36 55° - 38 51 kuzey enlemleri ve 39 56°- 42 54 doğu boylamları arasında yer alır. İl merkezinin denizden yüksekliği yaklaşık 1.083 metredir.
Mardin ilinin ilçeleri sırayla şöyledir;
Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve Yeşilli’dir.
Mardin il ve ilçe sınırlarını gösteren harita Şekil A.2’te gösterilmiştir.
Şekil A.2. Mardin İli Haritası
A.3. Mardin İlinin Topoğrafyası ve Jeomorfolojik Durumu A.3.1. Dağlar
Mardin il alanının % 52,6’sı dağlarla kaplıdır. Pek yüksek olmayan bu geniş dağ kütlesi, il topraklarının ortasında doğu – batı istikametinde uzanır. Genellikle kalker kaplı bu dağlar oluşum özellikleri açısından Toroslara benzerler. Yörede yer yer çıkan lavların oluşturduğu seyrek yükseltilerde vardır.
İl alanında doğu – batı istikametinde uzanan bu dağlar Diyarbakır Havzası ile Suriye Çölü arasında basamaklarla yükselen bir eşik oluşturur. Suriye Çölüne egemen bir konumu olan Mardin Dağları, Mardin Ovasından yaklaşık 600 metre yükseklikte çok geniş bir kütle oluşturur. Sıranın bazı kesitlerinde yükselti 1.000 metre üzerine çıkar. Bu yükseltilerin başlıcaları, Dilek Dağı, (1.231 m.) Ziyaret Tepe (1.160 m.) Kalınca Tepe (1.134 m.) ve Alem Dağı (1.041 m.)’dır. Suriye Çölü ve bu çölü kapatan bozkır kuşağında kalan Mardin Dağları genellikle çıplaktır. Büyük bölümü kalkerli olduğundan çatlaklar ve yarıklar oluşmuştur.
Yüzey suları çatlaklardan dibe çekilmekte ve ancak ovalara yakın kesimlerde yüzeye yakın seviyeye çıkabilmektedir.
Mardin Dağları’nın; Mazıdağı, Derik, Midyat, Savur ve Nusaybin yörelerinde sokulan yüksek kesimlerde meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanır. Yörenin diğer engebelerini Mazıdağı, Abdulaziz Dağları ve Midyat Dağları teşkil eder.
Şekil A.3. Mardin’de Beyazsu vadisi (Nusaybin - Mardin)
A.3.2. Platolar
Mardin’de platolar, yeryüzü şekillerinin en az ağırlıklı bölümünü oluşturmaktadır.
Mardin Dağlarının, özellikle kalkerli kesimleri hızla aşınarak platolara dönüşmüştür. Bu platolar 700 – 1.000 metre yükselti kuşağında yer alır. Kuzeyde Diyarbakır Havzasına doğru, güneyde ise Mardin – Kızıltepe ve Mardin – Nusaybin Ovalarına doğru basamak basamak açılan bu platolar yer yer yüzeye çıkan lavlarla kaplıdır.
Platolarda genelde kalkerli yapı egemendir. Umumiyetle bitki örtüsünden yoksun olduğu için platolar il hayvancılığı açısından çok önemli değildir. Ancak ovalara yakın platolarda dağların yüksek kesimlerinde dibe çekilen suların yüzeye çıkması ile oluşmuş zengin çayırlarla kaplı, hayvancılığa elverişli bölümlere de rastlanır.
A.3.3. Vadiler
İlin büyük bir bölümü dağlarla kaplı olduğundan vadiler önemli yer tutmaktadır.
Mardin Dağlarından kaynaklanan Dicle Irmağı’nın bazı kolları ile Fırat Irmağı’nın bazı kolları genellikle kalkerli olan topraklarda koridorlar oluşturmuştur.
Dicle Vadisi : Güneydoğu Anadolu’nun Fırat Irmağı’ndan sonra en önemli vadisidir.
Diyarbakır Havzasını ortadan bölen bu vadi Diyarbakır – Mardin, Batman il alanlarının birleşme noktasından doğuya doğru uzanır. Mardin il sınırlarını içerisinde bulunan Beyazsu vadisi Şekil A.3’te gösterilmiştir
Şekil A.4. Mardin’de Tarihi bir köprü (Sürgücü)
A.3.4. Ovalar
Kızıltepe – Mardin – Nusaybin Ovaları; Şanlıurfa ili sınırlarında kalan Ceylanpınar Ovasının doğu uzantısı durumundaki bu ovalar bir bütün oluşturmaktadır.
Büyükdere Vadisi ile Gümüş Çayı Vadisinin birleşmesi ile genişleyen taban üzerinde yer alan Kızıltepe Ovası en geniş olanıdır. Uzunluğu 35 Km. genişliği 20 Km. civarındadır.
Kızıltepe Ovasından sonra doğuya doğru Suriye sınırı boyunca takriben 90 Km.
uzanan düzlüklere Mardin ve Nusaybin Ovaları adı verilmektedir. Ova tabanlarının derinliği fazla olmayıp, 5 – 10 metre arasında değişmektedir.
Geniş alanlar kaplamalarına rağmen Kızıltepe – Mardin – Nusaybin Ovalarında sulama imkanları son derece kısıtlıdır. Çünkü yöredeki akarsular genellikle yaz aylarında kurumaktadır. Ancak Nusaybin Ovasının bir kısmı Çağ –Çağ Suyu ile sulanabilmektedir.
GAP Projesi ile birlikte bu ovaların büyük bir bölümü sulamaya açılacaktır.
A.3.5. Akarsular
- Gümüş Çayı (Zergan) : Mardin İlinin batısında, Erdem Köyü yakınlarından doğan Gümüş Suyu, önce güneydoğuya sonra güneybatıya doğru akar. Kızıltepe’den geçtikten sonra batıya yönelen çay, Akdoğan (Arrade) Köyünün güneyinden Suriye Devleti sınırlarına girer. Sözkonusu Akarsu iklim değişikliği ve yağışların azlığı sonucu kuru dere niteliği kazanmış olup, kış aylarında mevsimsel akış göstermektedir.
- Çağ Çağ Suyu : İlimiz Midyat ve Nusaybin İlçeleri arasında Dali Köyünün güneyinde iki ayrı kaynaktan çıkan Aksu (Beyazsu) ile Karasu’nun birleşmesi ile Çağ Çağ Suyu oluşmaktadır. Bu su üzerinde kurulan baraj ile yörenin içme ve sulama suyu ihtiyacı temin edilmektedir.
Nusaybin İlçesi sınırlarından Suriye Devleti topraklarına geçen Çağ Çağ Suyu, üzerinde kurulan baraj ile gerek sulama gerek enerji üretimi açısından önemli bir yere sahiptir.
- Savur Suyu (Habur Çayı) : İlimiz Savur İlçesinin Suçi Köyünden çıkmaktadır. Bu su, Savur İlçesinin hayat kaynağıdır. Çayın geçtiği yerlerdeki kavaklık ve bahçelik, bu su ile sulanmaktadır (Bkz. Şekil A.5).
-Buğur Çayı : İlimiz Derik İlçesinin Buğur Köyü’nün yakınlarında bir kaynaktan doğmaktadır.
Bu suyun üzerinde kurulan Dumluca Barajı ile Derik İlçemizin tarımsal sulama ihtiyacının bir kısmını karşılamaktadır.
Şekil A.5. Savur Çayı
Bu suların dışında, İlimizde bulunan akarsular şunlardır;
Hınız Deresi
Gülzar Deresi
Sultan Şeyhmus Deresi
Gurs Suyu
Büyük Dere
Cehennem Deresi
A.4. Mardin İlinin Jeolojik ve Tektonik Yapısı A.4.1. Kambrien ve Daha Eski Formasyonlar
Arap Blokunda bu formasyon yalnız Mardin’in Derik İlçesinde Kermik, Sadan ve Telbismi’de gözükmektedir. Genellikle gre, konglomera ve kırmızı renkli çapraz tabakalı kumtaşı ve şeyllerden oluşur.
A.4.2. Kretase
Eosen ve paleosen formasyonlarının aşındığı yerlerde jura-altkretase kireçtaşları ile üst kretase marn ve killeri, Mardin Mazıdağı İlçesi çevresinde Kentalan, Espandika, Gercüş, Hermis, Kerbent Basenlerinde yüzleklenir. Batıya gidildikçe kalınlıkları azalan kretase kireçtaşları Mardin Mazıdağı İlçesinde 400 metre kalınlıktadır.
A.4.3. Üst Kretase (Mardin Formasyonu)
Genellikle Mardin ve Mazıdağı Bölgesinde üst kretase – paleosen ve senoniyen kireçtaşları üzerinde 200 metre kadar kalınlıkta marnlı gre ve şeyler durumundadır.
A.4.4. Orta Eosen (Midyat Formasyonu)
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde geniş bir trasgresyon alanına sahip olan eosen kireçtaşlarının en karakteristik gelişimi ilk defa Midyat Platosunda görüldüğünden bu eosen kireçtaşı birliğine Midyat Formasyonu adı verilmiştir. Genellikle alt düzeylerde sarımsı ve devetüyü renkte sileks modüllü stratifiye, üst düzeylerde ise açık kırmızı renkte tebeşirli ve bazen çörtlüdür. Kalınlığı yaklaşık 270 – 350 metre dolayındadır.
Mardin Blokunda çok geniş surette yayılan eosen kalkerleri kenar kıvrımlarında açığa çıkan Midyat Kalkerleri tipinde olup, alt kesimi bol fosilli ve zengin bir Nummulit faunası içerir. Mardin Blokunda alttan yukarı başlıca üç seviyeye ayrılabilir;
Masif, gri krem renginde sık dokulu kalker,
Marnlı Seviye,
Beyaz Tebeşirli Kalker.
A.4.5. Neojen (Kısmen Denizel, Kısmen Karasal)
A.4.6. Volkanizma
Doğuda Siirt – İdil, Batıda Harran – Ziyaret Dağı ile sınırlanmış alanı içeren Diyarbakır Paftası hudutları dahilinde kenar kıvrımlarıyla Arap Bloku arasında büyük tektonik faylardan çıkan Efüzif bazalt akıntıları bölgenin başlıca volkanizma faaliyetlerinin kalıntısıdır. Bunlardan en önemlisi Diyarbakır’ın güneybatısındaki 7,200 Km2 ’lik saha dahilinde yayılan ve yüzlerce akıntı merkezlerinden gelen delikli, ojit ve olivinli bazalt akıntılardır.
Ayrıca, Ramandağ ile Garzan arasındaki Kıradağ ile alanın güneyindeki Ceflana, İdil ve Cizre arasındaki bazalt akıntıları yüzlerce Km2 saha kaplarlar, Karacadağı’nda mevcut kraterler pek çoktur. Bu akıntıların yaşı pleistosendir. Cizre, İdil akıntılarının da yeni zamanlara ait oldukları ve bölgede en genç çökeltileri örttüklerinden anlaşılmaktadır. Buna karşılık, Diyarbakır çevresinde, Dicle kıyısında bazalt akıntıları üzerinde taraçaların bulunması, akıntıların daha yaşlı olduğunu götermektedir.
A.4.7. Tektonik
Bölge sınırlarında başlıca tektonik karakterler şöyle özetlenebilir;
Bitlis Masifinin güneyinde ardı ardına gelen eden zoojen ve pelajik kalker, marn ve arjilli serilerle detritik gre çökelleri binlerce metre kalınlıkta birbiri üzerine yığılmıştır. Bu muazzam yığılma çökelme havzasının devamlı surette çökmesi ile mümkün olabilmiştir.
Çökeller arasında tespit edilen gre, konglomera ve hafif diskordanslar daha kuzeydeki metamorfik hareketlerine tabi olarak litolojik değişiklikleri meydana getirmiştir. Kıvrık sisitemlerinin ekseriya antiklinal şeklinde oluşması bölgeye çok karakteristik bir bünye arz eder.
Mardin Bloku’nun kuzeyinde uzanan subsidans havzasında birbirini takip eden yönleri önce NB – SE, daha sonra batıya doğru SB – NE istikametini kenar kıvrımlarının ekserisi monoklinal sistemde antiklinal ve senklinallerden ibarettir. Kenar kıvrımlarının yön değiştirmelerinin sebebi daha kuzeyde bu kıvrımları doğuran Bitlis Masifinin virgasyonundan ileri gelmektedir.
Aynı zamanda virgasyonun diğer bir sebebini ön ülke rolünde olan Arap Blokunun
“eperon” ve girintilerinde aramak gerekir. Kenar kıvrımları biri doğuda Cilo Dağlarında, diğeri bölgemizin hemen kuzeyinde Hacertun Dağında önemli eksen yükselmeleri sayesinde bölgenin en derin kesintilerini görmek mümkündür. Bu iki yükselim arasındaki sahada, geniş bir senklinal depresyonu mevcuttur.
Dipten gelen dikey hareketlerin rijit kalker tabakalarını yükselim bölgelerinde kademeleştirdiği Körkandil, Hacertun Dağ, Cudi ve Katimehenk Dağlarında tespit edilmiştir.
Epirojenik hareketlerin en bariz örnekleri bölgemizde Espandika, Kentalan ve Garzan istikametinde görülmektedir. Antiklinallerin kırılma yönlerindeki faylar çok derinlere kadar iner. Kentalan ve Sadak antiklinali kuzey cephelerinde faylarla sınırlanmış ve hatta Kentalan antiklinali kısmen kuzeye itilmiş dip kıvrımsı arz eder. Güneye gittikçe antiklinaller daha domumsu olup, fay tesirleri azalır.
Gercüş antiklinalinin güney flankındaki fay sistemi doğuya doğru büyür. Hermis ve Kerbent antiklinallerini sınırladıktan sonra Fındık Dağı antiklinalinden Cudi Dağı bindirmesine vasıl olur. Gene epirojenik hareketlerin tesirleri aynı antiklinallerde dubl deversmanla kendini göstermektedir. Kentalan ve Garzan antiklinalleri aslında aynı eksenli bir kıvrım sistemi olup, Kurtalan’nın güney batısında N – S istikametinde bir fayla birbirinden ayrılmış ve Kentalan antiklinali kuzeye Reşan Dağı üzerine bindirmesine rağmen, Garzan güneye devrik bir antiklinal meydana getirmiştir.
Kenar kıvrımlarının Siirt’in güney doğusunda çok sıkışmış ve fazlaca falyanmış ve hatta senklinallerinin çoğunun yatık birer izoklinal şekil almasına karşılık Diyarbakır Ovası etrafında antiklinal eksenlerin birbirinden uzaklaşarak yelpazevari yayılmalar teşkil ettikleri görülür. Siirt’in güney doğusundaki sıkışmalar güneydeki Arap Platformunun çok yakın ve muhtemelen Diclenin hemen güneyinden geçtiğine işaret etmektedir. Diyarbakır Ovasında yapılan gravimetrik jeofizik haritası, Arap Platformunun Diyarbakır Ovasının altına girdiğini ve böylelikle kıvrım sistemlerinin yelpazevari ayrılmalar yaptığını göstermektedir. Özellikle Arap Platformunun Karacadağı etrafında bir yükselim gösterdiği, bu eski blokun İran’dan ve
Keza, Tektek Dağlarının batısında Harran Ovasında bulunan N – S doğrultulu faylar ve eosen kalkerlerinin bu yönde faylanmaları Arap Platformu ile ilgilidir. Sübsidans havzasının güney hudutları muhtemelen Mardin Bloku denilen Savur, Nusaybin hattında geçmekte ve kuzeye doğru tedrici olarak inmektedir. İdil – Nusaybin arasındaki Bazalt Kraterleri de bu hattı işaret etmektedir.
Mardin Bloku’nun güneyinde Cebeli Sincar, Cebeli Abdulaziz, Toualabba istikametinde Arap Platformu içinde diğer bir sillon belirtmektedir. Böylece Karacadağın etrafında Arap Platformu’nun bir eperon yaptığı görülür. Ön çukurların etrafına giren bu eski masif çıkıntısı bütün bölgedeki bu kenar kıvrımlarının yön değiştirmelerine sebep olmuştur.
Mardin Bloku’nun kuzeyinde uzanan Cizre – Diyarbakır sübsidans havzası Devonienden pliosene kadar devamlı bir çökelme gösterir. Bu çökelme kuzeybatı yönünde incelmektedir. Güneydoğuya doğru çökellerin genel bir kalınlaşma arzetmesi Raman’da, Kentalan’da, Gercüş’te masif kalkerler içinde yapılan sondajlarla ve nihayet Harbol ve Hacertun Dağı kesitlerinin karşılaştırılması ile kafi derecede izah edilmiş olmaktadır.
Sübsidans Havzası’nın Arap Platformu ile temas zonlarında en son paroksizma hareketleri dolayısıyla oluşan fraktürlerden çıkan bazalt lavları, bu havzanın güney sınırlarını meydana getirmektedir.
Güneyde Mardin Bloku, sübsidans havzasına nazaran değişik bir tektonik bünye arz etmektedir. Arap Platformu’nun yükselim noktalarından birini teşkil eden bu blok üzerinden Üst Paleozik ve Alt Mesozoik transgresyonları ulaşmamıştır. Gerçekten, Mardin antiklinalinin incelenmesiyle bu durum daha iyi anlaşılır. Mardin antiklinali güneyde ani olarak fay hattı ile ovada sınırlanmıştır. Bu fay, batıya doğru yürüyerek Mesozoik kalkerlerinin parçalanmasına ve nihayet Derik’te substratumu teşkil eden eski paleozoik bünyelerin aflöre etmesine neden olur. Bu fay boyunca birçok genç akıntı merkezleri görülmektedir. Derik kesiti de Alt ve Orta Kambrien tabakaları ile Algonkiene ait olan eski efüziflerin üzerine kretase masif kalkerleri açılı diskordansla oturmuşlardır. Kambrien Formasyonlarının doğrultuları NE – SB olmasına mukabil, örtü tabakalarını teşkil eden Mesozoik ve Tersiyer Formasyonlarının doğrultuları E – B istikametlidir.
Paleozoik serilerinin kıvrımlanma yönlerinin Alpin Plisman yönlerinden farklı olması, eski Huronien masifinin çok önce karakterini kazandığına Karacadağ bazalt akıntılarının güneydoğu ucunda aflöre eden bu eski paleozoik silsilenin bütün Karacadağ çevresinde ve Tektek Dağları Tersiyer Tabakaları altında mevcut olduğuna delil olduğu gibi, bu bölgede Tersiyer Denizinin değişik çökelleride buna işarettir. Arap Bloku’nun batı hudutları üzerindeki Tersier ve Üst Mesozoik çökelleri, hemen hemen horizontal denecek derecede az dalgalıdır. Epirojenik hareketler Arap Bloku’nun batı hatlarında Tektek Dağlarında rijit blok faylanmalara kadar tezahür eder.
Kenar kıvrımlarında mevcut devamlı çökel ve muhtelif derin açmaların mukayesesi sayesinde bölgenin jeolojik tarihçesini oldukça sağlıklı çizmek mümkündür.
Mardin’in Depremsellik Haritası Şekil A.6’da gösterilmiş olup, Mardin bu haritaya göre 3. derecede deprem bölgesi içinde yer almaktadır.
Şekil A.6. Mardin Deprem Haritası
Mardin Jeoloji Haritası Şekil A.7’de gösterilmiştir.
KAYNAKLAR :
Mardin Valiliği “Yaşayan Tarih MARDİN”, 2002
DSİ Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Daire Başkanlığı “GAP”, 2002 İl Tarım Müdürlüğü, 2006
İl Köy Hizmetleri Müdürlüğü, 2006 İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, 2011 Çevre Koruma Vakfı, 2006
Getrude Bell
Mardin Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, 2011
B. DOĞAL KAYNAKLAR B.1. Enerji Kaynakları
B.1.1. Güneş Enerjisi
İlimizde, Mardin Meteoroloji Müdürlüğünden alınan bilgilere göre en fazla güneş ışığına maruz kalınan aylar: Haziran, Temmuz ve Ağustos’dur.
B.1.2. Su Enerjisi
İlimiz Nusaybin İlçesindeki Çağ Çağ Suyu üzerinde kurulan Hidroelektrik Santralinin Kurulu gücü 14.04 MegaVatt’dır. Ancak su potansiyelinin düşük olması nedeni ile santral yüzde yirmi verimle çalışmaktadır.
İnşaat aşamasında olan Ilısu Barajı’nın hizmete alınmasıyla beraber gerek İlimizin gerekse de komşu illerimizin enerji ihtiyacı büyük ölçüde karşılanacaktır.
B.1.3. Kömür
Mardin İli sınırlarında Kömür Ocağı bulunmamaktadır.
B.1.4. Doğal Gaz
İlimiz Nusaybin İlçesinde açılan 56 adet kuyudan günlük 35.000 m3 Doğalgaz çıkarılmaktadır.
B.1.5. Rüzgar
İlimizde Rüzgâr enerjisine dayalı santrallerin kurulabilmesi için kabul edilen 6 m/sn’lik eşik değerin üzerinde rüzgâr esmekle baraber bu konuda henüz faaliyet yürütülmemektedir.
B.1.6. Biyogaz-Biyomas
İlimizin kırsal kesimlerinde ekonomik sebepler nedeniyle, ısınma amaçlı olarak, Hayvan Tezeği kullanılmaktadır.
B.1.7. Petrol
TPAO tarafından Nusaybin İlçesinin kuzeyinde yapılan petrol çıkartma çalışmaları ile ilgili detaylı bilgi J.1.1.4. Petrol kısmında verilmiştir.
B.1.8. Jeotermal Sahalar
İlimiz Dargeçit İlçesindeki Ilısu yerleşkesinde ve kıyısında bulunan ılıcaları yılda yaklaşık 10.000 kişi ziyaret etmektedir. Bu doğal kaynaklar, köylüler tarafından ortaklaşa kullanılmakta ve ek gelir imkânı sağlamaktadır.
B.2. Flora – Fauna B.2.1. Ormanlar
İlimizdeki Orman varlığına ilişkin arazi bilgisi aşağıdaki gibidir;
Normal Baltalık :12.376,0 Ha.
Bozuk Baltalık :112.066,5 Ha.
Toplam Ormanlık Saha :124.442,5 Ha.
Açık Saha :771.985,5 Ha.
Toplam Genel Saha :896.428,0 Ha.
B.2.2. Çayır ve Mera
Toplam 896.428 hektar olan ilimizde çayır ve meraların kapladığı alan 115.447 hektardır.
B.2.3. Sulak Alanlar
İlimiz sınırları içerisinde tescil edilmiş sulak alan bulunmamaktadır.
B.2.4. Endemik Bitkiler
İlimizde bu konuda ayrıntılı bilgi elde edilememiş olmakla beraber Siirt İli sınırlarında yayılış gösteren 10 adet lokal endemik bitki mevcut olup, Bunlar;
1-Allium armenioides Yabani Soğan 2-Allium endelboanum Yabani Soğan 3-Centaurea davisii Peygamber Çiçeği 4-Cicer reticulatum Yabani Nohut 5-Eremopoa mardinensis -.-
6-Fumaria boissieri Şahtere 7-İris nectarifera var. Mardinensis Süsen 8-İris nectarifera var. Nectarifera Süsen 9-İsatis mardinensis Çivit Otu 10-Stachys baytopiorum Karabaş B.2.5. Fauna ve Endemik Hayvanlar
İlimizdeki hayvan varlığına ilişkin bilgiler “F. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler”
bölümünde verilmiştir.
B.2.6. Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanları İlimizde Milli Park, Tabiat Koruma Alanı, Tabiat Parkı gibi koruma alanları bulunmamaktadır.
B.3. Toprak
B.3.1. Alüvyal Topraklar
Bu topraklar akarsular tarafından taşınıp depolanan materyaller üzerinde oluşan genç topraklardır. Mineral bileşimleri akarsu havzasının titolojik bileşimi ile jeolojik periyotlarda yer alan toprak gelişimi sırasındaki erozyon ve birikme devirlerine bağlı olup, heterojendir.
Profillerinde horizonlaşma hiç yoktur ya da çok az belirgindir. Buna karşılık değişik özellikte katlar görülüp, çoğu yukarı arazilerden yıkanarak oluşan kireççe zengin topraklardır.
Toprak yüzeyi nemli ve organik madde bakımından zengindir. İyi bir drenaj olduğundan yüzey hatları çabuk kurur.
Üzerilerindeki bitki örtüsü iklime bağlıdır. Bulundukları iklime uyabilen her türlü kültür bitkisinin yetiştirilmesine elverişli ve üretken topraklardır.
Şekil B.1. Mardin’de Üzüm
B.3.2. Kolüvyal Topraklar
ve eğim derecesine göre değişik parça büyüklüğünü içeren katlar görülür. Bu katlar alüvyal topraklarda görüldüğü gibi birbirine paralel durumunda olmayıp düzensizdir.
Dik eğimliler ve ağızlarında bulunanlar çoğunlukla az topraklı olup, Kabataş ve moloz içerirler. Yüzey akış hızının azaldığı oranda parçaların çapları küçülür. Eğimin çok azaldığı yerlerde parçacıklardaki küçülme alüvyon parçaları düzeyine geldiğinden bu gibi yerlerde kolüvyal topraklar geçişli olarak alüvyal topraklara karışır.
Bu tip topraklarda eğim tek tip olup, materyalin geldiği yöne doğru artmaktadır.
Arasıra taşkına maruz kalırlarsa da eğim ve bünye nedeniyle drenajları iyidir. Tuzluluk ve sodiklik gibi sorunları bulunmamaktadır.
B.3.3. Kahverengi Orman Toprakları
Kahverengi Orman Toprakları kireççe zengin ana madde üzerinde oluşur. Bu toprakların profilleri A(B)C şeklinde olup, horizonlar birbirine tedricen geçiş yapar. A horizonu çok gelişmiş veya granüler bir yapıya sahiptir. Reaksiyonu genellikle kalevi bazen de nötr dür. B horizonunun rengi açık kahverengi ile kırmızı arasında değişir. Reaksiyonu A horizonundaki gibidir. Yapı granüler veya yuvarlak köşeli bloktur. Çok az miktarda kil birikmesi olabilir. Horizonun aşağı kısımlarında CaCo bulunur.
Kahverengi Orman Toprakları genellikle geniş yapraklı orman örtüsü altında oluşur.
Bunlarda etkili olan toprak oluşum işlemleri kalsifikasyon ve biraz da podzollaşmadır.
Drenajları iyidir. Çoğunlukla orman veya otlak olarak kullanılırlar. Tarıma alınmış alanların verimleri iyidir.
B.3.4. Kireçsiz Kahverengi Orman Toprakları
A(B)C Profilli topraklardır. A Horizonu iyi oluşmuş gözenekli bir yapısı vardır. (B) horizonu zayıf oluşmuştur. Kahverengi veya koyu kahverengi, granüler veya yuvarlak köşeli blok yapıdadır. (B) horizonunda kil birikimi yok veya çok azdır. Horizon sınırları geçişli ve tedricidir. Kireçsiz kahverengi orman toprakları genellikle yaprağını döken orman örtüsü altında oluşur.
B.3.5. Kahverengi Topraklar
Çeşitli ana maddelerden oluşan ABC Profilli topraklardır. Oluşumlarında kalsifikasyon ana rol oynar. Bu işlem sonucu profillerinde çok miktarda kalsiyum bulunur. Erozyona uğrayan tiplerinde A ve C horizonları görülür. Doğal drenajları iyidir.
Al horizonu kahverengi veya girimsi kahverengi 10-15 cm, kalınlığında ve granüler yapıdadır. Organik madde içeriği ortadadır. Reaksiyonu nötr ve kalevidir.
B horizonu açık kahverengiden koyu kahverengiye değişir. Kaba yuvarlak köşeli blok yapıdadır. Bu horizon tedrici olarak soluk kahverengi veya grimsi çok kireçli ana maddeye geçiş yapar.
Kahverengi topraklarda bütün profil kireçlidir. B horizonunun altında beyazımsı ve çoğunlukla sertleşmiş kireç birikme katı yer alır. Bunun altında bir jips birikme katı vardır.
Bu topraklar yazın uzun periyotlar kuru kalır ve bu periyotlarda kimyasal ve biyolojik etkinlikler yavaştır.
B.3.6. Kireçsiz Kahverengi Topraklar
A(B)C profilli topraklardır. A horizonu kahverengi, kırmızımsı kahverengi, grimsi kahverengi, yumuşak kıvamda veya biraz sıkıdır. B horizonu daha ağır bünyeli, daha sert kahverengi veya kırmızımsı kahverengidir. B horizonunun normal olarak kireci yıkanmıştır.
Fakat nötr veya kalevidir. A’dan B’ye geçiş tedricidir.
Kireçsiz kahverengi topraklar sit ana madde üzerinde olduğu kadar kireç taşı üzerinde de oluşabilir. Doğal bitki örtüsü çalı ve otlar ile yaprağını döken ormandır. Doğal drenajları iyidir.
B.3.7. Kırmızımsı Kahverengi Topraklar
Solunum rengi hariç, hemen hemen diğer bütün özellikleri kahverengi toprakların aynısıdır veya benzeridir.
A horizonu tipik olarak kırmızımsı kahverengi veya kırmızı olup, yumuşak kıvamdadır. B horizonu kırmızı veya kırmızımsı kahverengi, daha ağır bünyeli ve oldukça sıkıdır. B horizonunun atında kalsiyum karbonat birikme horizonu bulunur.
Beyazımsı renkli olan bu horizon yumuşak veya çimentolaşmış olabilir.
Kırmızımsı kahverengi topraklar çeşitli ana maddeler üzerinde oluşur. Doğal bitki örtüsü uzunca otlar veya çalılardır. Doğal drenajları iyidir.
B.3.8. Bazaltik Topraklar
Bu toprakların özellikleri bir dereceye kadar benzer iklim koşullarında kireç taşı üzerinde oluşmuş topraklarınkine benzemektedir. Bu topraklar genellikle orta ve derin veya sığdır.
Ağır killi topraklardır. Profilleri iyi gelişmemiştir. A horizonunun yapısı granülerden bloka kadar değişir. B horizonu genellikle daha ağır bünyeli ve blok yapılıdır.
Bazalit topraklarda genellikle kireç bulunmaz, reaksiyon nötr ile orta kalevi arasında değişmektedir. Fiziksel özellikleri kötü olduğundan verimleri düşüktür.
B.3.9. Çıplak Kaya ve Molozlar
Üzerinde toprak örtüsü bulunmayan parçalanmamış veya kısmen parçalanmış sert kaya ve taşlarla kaplı sahalardır. Genellikle bitki örtüsünden yoksundurlar. Bazen arasında toprak bulunan kaya çatlaklarında veya topraklı küçük cephelerde yetişen çok seyrek orman
B.3.10. Irmak Taşkın Yatakları
Akarsuların normal yatakları dışında feyezan halinde iken yayıldıkları alanlardır.
Genellikle kumlu, çakıllı ve molozlu malzeme ile kaplıdırlar.
Taşkın suları ile sık sık yıkanmaya maruz kaldıklarından toprak materyali ihtiva etmezler ve bu nedenle arazi tipi olarak nitelendirilirler. Tarıma elverişli olmadıkları gibi üzerinde doğal bitki örtüsü de yoktur.
Büyük toprak gruplarının ilçelere göre dağılımı aşağıda çıkarılmıştır;
Tablo B.1. Büyük Toprak Gruplarının İlçelere Göre Dağılımı (Ha.) İ L Ç E L E R
Büyük Toprak
Grubu Merkez Derik Kızıltepe Mazıdağı Midyat Nusaybin Ömerli Savur TOP.
Alüvyal
Topraklar 1.131 --- ---- 522 1976 ---- ---- 2.362 4.091 Kolüvyal
Topraklar
4.521 ---- 3.012 3.945 19.866 3.881 3.056 588 43.377 Kahverengi
Orm. Topr.
54.902 28.313 3.348 37.602 79.803 52.309 4.208 50.793 316.278 Kireçsiz
Kahv.Orm.Topr.
1.325 1.085 2.689 23.238 ---- ---- --- --- 28.337 Kırmızı Kahv.
Topr.
36.262 63.631 106.781 14.956 49.566 52.133 728 3.285 367.342 Bazaltik
Toptaklar ---- 42.962 ---- ---- ---- ---- ---- ---- 42.967 Irmak Taşkın
Yatakları ---- ---- ---- ---- 18 --- --- ---- 18 Çıplak Kaya
ve Molozları
6.190 2.233 2.486 1.927 6.336 3.774 230 1.768 24.944 Su
Yüzeyi
---- ---- ---- --- --- 10 ---- ---- 10
Yerleşim 539 138 637 138 343 ---- 63 35 1.893
TOPLAM 104.870 138.367 123.953 82.328 156.008 112.107 8.293 103.331 889.100
B.4. Su Kaynakları
B.4.1. Yer Altı Su Kaynakları
İlimiz Kızıltepe İlçesinin kuzeyinde ve kuzeybatısında 3.000 dekarlık bir alanda yeraltı suyu rezervi bulunmuş olup, bu suyun toplam rezervi 13.106 m3/yıl olarak saptanmıştır. Bu yeraltı suyu havzasında açılan yaklaşık 3.500 kuyudan çıkarılan su, tarım arazilerinin sulanmasında ve içme suyu olarak kullanılmaktadır.
Söz konusu yeraltı suyu Kızıltepe Ovasında sığ derinlikler halinde olup, su yüzeylerinin rejimi tamamen yerel özelliklere bağlıdır. Yeraltı suyun beslenmesi genellikle yağış kaynaklı ve yüzeysel akıştan yeraltına sızma şeklinde olmaktadır. Yapılan son araştırmalara göre ilimizde 7000 kadar sondaj kuyusu bulunmaktadır.
B.4.2. Akarsular
İlimizin en önemli akarsuyu Çağ Çağ Deresidir. Çağ Çağ Deresi Nusaybin İlçemizin sınırlarında olup, Karasu ile Beyazsu adındaki iki koldan oluşmaktadır.
Karasu (Mahsari Deresi) kolu Tahtakeraş dağlarının eteklerinde Hırbeşimrik, Maserti, Görik Köylerinin etrafındaki küçük dereciklerin birleşmesiyle meydana gelir. Güneydoğuya akarak Sakecli, Mikri ve Havadin Köylerinin batısından geçerek Zevaran sırtları mevkiinde Beyazsu (Bismar) ile birleşir.
Karasu akarsu kolu ortalama 0.81 m3 /sn debi ile akmaktadır.
Beyazsu Kolu, Tefi köyü sırtlarından Batuş ve Haldah köylerinin küçük dereciklerinin birleşmesiyle meydana gelir. Beyazsu 4,5 m3 /sn debiye sahiptir. Güneybatıya yönelerek Karasu ile birleşir.
Karasu ile Beyazsu birleştikten sonra Çağ Çağ (Bunizra Çayı) adı altında güneye doğru dar bir vadi içinde akarak sağ ve sol ana kanallarla Nusaybin Ovası’nın 6.900 Hektarlık alanının sulamasını sağlamaktadır. Bu suyun üzerinde 1968 yılından beri faaliyette olan Çağ Çağ Hidroelektrik Santrali ile enerji üretilmektedir.
Çağ Çağ Suyu güneye doğru akışına devam ederek Nusaybin Ovasını kat ettikten sonra Nusaybin İlçesi’nin batısından Türkiye topraklarını terk ederek ülkemiz dışında Fırat nehrine ulaşmaktadır.
Nusaybin Çağ Çağ Suyunun akış hızı minimum 8 m3/sn, maksimum kapasite 12 m3/sn olarak kabul edilmektedir. İstikrarlı bir sudur. Nisan ayından itibaren Mayıs ayı sonuna kadar artmaya devam eder. Haziran ayından itibaren azalmaya başlar. Ağustos ayında minimum sarfiyata düşer. Yağışlara bağlı olarak Ocak ayından itibaren artmaya başlar. Suyun kalitesi C2 S1 ’dir.
Nusaybin Çağ Çağ Deresinin kat ettiği dar vadi Nusaybin’e yaklaşık 30 km’lik bir alanda yöre halkının rağbet ettiği bir mesire alanı oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra Çağ Çağ Regülatör Piknik Sahası mevcut olup, yaklaşık 130 dekarlık bir alandır. Bu piknik sahası Nusaybin halkına dinlenme alanı olarak hizmet etmektedir.
Çağ Çağ Suyu, sulama ve içme suyu dışında aynı zamanda enerji üretiminde de kullanılmaktadır. Bu nedenle 1968 yılında işletmeye açılan Nusaybin Çağ Çağ Hidroelektrik Santrali’nin enerji kaynağını oluşturmaktadır. Santral 3 üniteden oluşmaktadır. Her ünite 4.8 MegaVatt gücünde olup, tesisin kurulu gücü 14.40 Mega Vatt’tır. İşletmenin ortalama yıllık üretimi ilk başlarda 42 GigaVatt/saat olmakla beraber bu değer günümüzde suyun durumuna göre değişim göstermektedir. İşletmenin 2010 yılı üretimi 62,211 Giga Vatt/saat düzeyindedir.
Santral ilk inşa edildiği yıllarda üretimi Nusaybin ve çevresine yetmekle beraber şu anda artan
İlimizdeki diğer kaynak sularımız : Gurs (0,2 m3/sn), Buğur (0,3 m3/sn), Sino Seydoş (0,05 m3/sn), Baba anber (0,3 m3/sn), Hamrut (0,03 m3/sn) ve Hafari (0,03 m3/sn) dir.
B.4.3. Göller ve Göletler
İlimizde doğal göl bulunmamakla beraber Derik- Dumluca Barajı (Sulama Alanı 3313 Hektar) ve Çağ Çağ Enerji Regülatörü (Sulama Alanı 7800 Hektar) ile 3 adet suni gölet bulunmaktadır.
Derik İlçesinde Yıldız Göleti ve Şerif Baba Göleti yanında “Çınar Köylere Hizmet Götürme Birliği” Başkanlığının işletme ve bakım sorumluluğundaki Künreş Göleti de bulunmaktadır.
İlimizde mevcut göletlerle ilgili bilgiler aşağıdaki Tablo B.2.’de verilmiştir.
Tablo B.2. Mardin İlinde bulunan göletler
İlçeler Gölet Adı Alanı (Da.) Gölet Açılış Tarihi Derik
Derik Derik
Yıldız Şerifbaba
Hanok
2200 719 506
1980 1974 1970 Kaynak: DSİ, 2011
B.5. Mineral Kaynaklar
B.5.1. Endüstriyel Hammaddeler
-Fosfat: Mardin İli madencilik yönünden zengin bir il değildir. İlin en önemli madeni Mazıdağı Bölgesindeki 68 Milyon ton rezervli fosfattır. Etibank tarafından bölgede bir fosfat zenginleştirme tesisi kurulmuştur. Bu işletme Özelleştirme sonucunda 2012 yılında tekrar faaliyete geçmiştir.
-Çimento ve Kireç Taşı: İlimizde çıkartılan ikinci önemli maden, Çimento ve Kireç Taşı hammaddesi olan kalkerdir. Bu hammadde diğer müteşebbislerle birlikte ilimizdeki Çimento Fabrikası ile Kireç Fabrikası tarafından değerlendirilmektedir (Bkz. Şekil B.2 ve Şekil B.3).
Şekil B.2. Mardin Çimento Fabrikası
B.5.2. Enerji Hammaddeleri
-Taşkömürü: İlimiz sınırları dahilinde taşkömürü yatakları bulunmamaktadır.
-Petrol: TPAO tarafından İlimiz Nusaybin İlçesindeki arazi üzerinde bu konuya ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir.
-Doğalgaz: İlimiz Nusaybin İlçesinde Doğal gaz yatakları bulunmakta olup, açılan 56 kuyudan günde yaklaşık 35.000.- m3 doğal gaz çıkarılmaktadır.
KAYNAKLAR : İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, 2011 Çevre Koruma Vakfı, 2006
Mardin Meteoroloji Müdürlüğü, 2011 Orman İşletme şefliği, 2011
DSİ 10. Bölge Müdürlüğü, 2011 TPAO, 2008
“Red Data Book”, 2002 İl Özel İdaresi 2011
C. HAVA (ATMOSFER VE İKLİM) C.1. İklim ve Hava
İlimizde iklim, Akdeniz iklimine benzer özellikler taşır. Yazlar çok sıcak ve kurak, kışları ise bol yağışlı ve ılımandır. Mardin’de kış mevsiminde oluşan yüksek basınç alanı kış aylarında soğuk geçmesine yol açar. Bir yandan güneydeki çöl ikliminin etkisi altında bulunması (Basra Alçak Basıncı), diğer yandan kuzeydeki yüksek dağların serin hava kütlelerinin bölgeye girmesine mani olması sebebiyle ilin ovalık kesiminde yazlar çok sıcak geçer. İlimizin kuzey kesiminde zaman zaman kara iklimine benzer özellikler görülür.
Mardin’in iklimini ova ve dağ kesimi olarak iki şekilde değerlendirmek mümkündür. İki kesimdeki farlılık yağış, sıcaklık ve rüzgar değerlerinde ortaya çıkar. Ova kesiminde yazlar çok sıcak geçer, kışlar ise ılıman ve yağmurludur. Bu kesimde az miktarda ve kalıcı olmayan kar yağışları görülür. Dağ kesiminde ise yazları ovaya nispeten daha serin, kışlar ise şiddetli rüzgar, bol yağmur ve kar yağışlı geçer.
Mardin, ilçeleri ve komşu illerden; rüzgar hızının ve yağış miktarının yüksekliği, nem ve sıcaklık değerlerinin düşüklüğü ile dikkat çekici bir farklılık gösterir.
C.1. Doğal Değişkenler C.1.1. Rüzgar
Aylık Ortalama rüzgar hızı saniyede 3,5 m/s’dir. Rüzgarın en hızlı estiği aylar Ocak ve Mart olarak belirlenmiştir.
Mardin de egemen rüzgar NNE ve ESE yönlüdür. Yaz mevsiminde bölgenin bozkır bitkileri kuruduğunda ve nadasa bırakılmış tarlalarda toprak yüzeyi kuru olduğundan, esen rüzgarlar bol miktarda toz taşırlar. İlimizde rüzgarın taşıdığı tozu engelleyecek orman örtüsü bulunmadığından il merkezinin ve diğer yerleşim birimlerinin havası saydam değildir.
Mardin’de her ay fırtınalı günler vardır. Ocak ve Şubat aylarında fırtınalı günler sayısı artar.
Ancak, İlimizde yıllık ortalama 7,5 gün fırtınalı geçer.
İlimiz; ortalama rüzgar hızı Tablo C.6’de ve en fazla esen rüzgar yönü Tablo C.12’da verilmiştir.
C.1.2. Basınç
İlimizde ortalama basınç değeri 901,3 mb.’dir. Kış aylarında basınç değerinde yükselme; İlkbahar ve Yaz aylarında da düşme görülür. En yüksek basınç 902,0 hPa ve en düşük basınç 890.6 hPa. olarak ölçülmüştür.
İlimizde ortalama basınç değerleri Tablo C.9’de verilmiştir.
C.1.3. Sis ve Nem
İlimizde sisli gün ortalaması 13 gündür. Yaz aylarında da sis oluştuğu gözlenmemiştir.
Bunun nedeni yaz aylarında bölgemizin Basra alçak basınç merkezinin etkisine girmiş olmasıdır. İlimizde en çok sis Aralık ve Ocak aylarında görülür. Mardin’de sisli gün sayısı çok azdır. Aralık ve Ocak aylarında 3-5 gün sisli geçer.