Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

15  Download (0)

Full text

(1)
(2)



‹(NLQ<D\ÖQHYL

7PKDNODUÕPDKIX]GXU%XNLWDEÕQWDPDPÕ\DGDELUNÕVPÕ6D\ÕOÕ<DVD¶QÕQKNPOHULQHJ|UHNLWDEÕ\D\ÕQOD\DQ

\D\ÕQHYLQLQL]QLROPDNVÕ]ÕQHOHNWURQLNPHNDQLNIRWRNRSL\DGDKHUKDQJLELUND\ÕWVLVWHPLLOHoR÷DOWÕODPD]|]HWOHQHPH]

\D\ÕQODQDPD]GHSRODQDPD]

6HUWLILND1R







HB,6%1







.DSDN7DVDUÖPÖ$VOÕ$<5$1&,













(.ù1%DVÖP<D\ÖQ'DøÖWÖP

ùHKUHNVW0DK&XPKXUL\HW&DG

'XUDN6N1R2VPDQJD]L%856$

7HO  

)D[  

HPDLOLQIR#HNLQ\D\LQHYLFRP

ZZZHNLQNLWDSFRP





(3)

ødø1'(.ø/(5

.DUúÕODúWÕUPDOÕ.DPX<|QHWLPLYH*HOHFH÷L ... 1 Emrah AYHAN, Israel Nyaburi NYADERA, Murat ÖNDER

.DPX<|QHWLPL<DNODúÕPODUÕdHUoHYHVLQGH6RV\DO$GDOHW ... 13 Hasret ÖZTÜRK

.DPX+L]PHWL*GOHPHVLYH.DPX<|QHWLPL(÷LWLPL ... 21 Muhammed Zahid d,ö0$16DPHG.85%$1

.DPX+L]PHWOHULQLQ6XQXPXQGD%LU.DWDOL]|U2ODUDN<|QHWLúLP ... 33 0XVWDID'(0ø5.2/

.DPXGD.DUL\HU6LVWHPL\OHøVWLKGDP(GLOHQ3HUVRQHOLQ3HUIRUPDQV

'H÷HUOHQGLUPH6RUXQVDOÕ ... 43 +DYD7$+7$/,2ö/8

Estetik Bir Kamu Yönetimi Mümkün mü? ... 57 ùHUDIettin ERTEN

*YHQYH0HPQXQL\HW%D÷ODPÕQGD.DPX<|QHWLPL(WL÷LQLQ'H÷HUOHQGLULOPHVL. 69 Müslüm KAYACI

.DPX3ROLWLNDVÕQGDNLdRNOX$NÕP<DNODúÕPÕ.HVLQWLOL'HQJH.XUDPÕ

LOH6DYXQPD.RDOLV\RQXdHUoHYHVL0RGHOOHULQLQ.DUúÕODúWÕUÕOPDVÕ ... 81 Ahmet Alptekin DURU

7UN.DPX3HUVRQHO<|QHWLPLQGHøVWLKGDPùHNLOOHULQH*|UH'LVLSOLQ

UygulamalaUÕ ... 95 6LQDQ*h5&h2ö/8

<]\ÕOGD7UN.DPX<|QHWLPLQLQ'|QúP'LMLWDOOHúPHYHE-Devlet... 105 Serkan DORU

*|o2OJXVXQXQ6RQXFX2ODUDN.HQWOHúPH7UNL\H¶GH*|oYH.HQWOHúPH

3HUVSHNWLILQGH*HFHNRQGXODúPD... 117

<DUHQ'80$1$OSHU%ø/*ø/ø

2VPDQOÕ'|QHPLQGHQ*QP]H7UNL\H¶GH%\NúHKLU%HOHGL\H

<|QHWLPLQLQ*HOLúLPL-2022 Dönemi... 125 Gamze ÇÜRÜKSULU USTA

8OXVøQúD6UHoOHULQGHgMHQL'úQFHVLQLQ$UDoVDOOÕ÷Õ7UNL\HYH

Almanya Örnekleri ... 139

&HUHQ$9&ø/

*Ho2VPDQOÕ0RGHUQOHúPHVLQLQ<DSÕVDO'|QúPQGH-|Q7UNOHU

<]\ÕOh]HULQH%LUøQFHOHPH... 149 'HPRNDDQ'(0ø5(/*L]HP.$%$6$.$/

(4)

7UN<HUHO<|QHWLP6LVWHPLQGH.ÕUVDO0DKDOOH8\JXODPDVÕQÕQ<HUL ... 159 0XVWDID.$5$øVD<$9$ù

6L\DVHW%LOLPLYH7RSOXPVDO&LQVL\HW<DNODúÕPÕ ... 169 )XQGD.(0$+/,*$5ø32ö/8

dHYUHFL'DYUDQÕúYH%XQODUÕQgOoOPHVLQGH.XOODQÕODQ<DNODúÕPYH0RGHOOHU ... 179 Mehmet CevhHU0$5ø1

7HNQRORMLN*HOLúPHOHULQ$NÕOOÕ.HQW3ROLWLNDODUÕQD<DQVÕPDODUÕ... 195 Abidin KEMEÇ, Hüseyin GÜL

YH$QD\DVDODUÕQGD.DWÕOÕPFÕ<|QHWLPYH6LYLO7RSOXP.XUXOXúODUÕ .... 207 øEUDKLP+DOLO*h=(/

gOoHN7DUWÕúPDODUÕ%D÷ODPÕQGD6D\ÕOÕ<DVDLOH%HOGH%HOHGL\HOHULQLQ

0DKDOOH\H'|QúP7UDE]RQgUQH÷LQGH9DWDQGDúÕQ+L]PHW$OJÕVÕ ... 217 1D]OÕg=&$16$5,+$1$EGXOODK8=81

.OWU9DUOÕNODUÕQÕQ.RUXQPDVÕQGD<HWNL6RUXQXYH<HUHO<|QHWLPOHULQ5RO.. 245 SaOLKdø)7dø

Küresel Kent-%|OJHYH<|QHWLPL6ÕQÕUDúDQ%LUgUQHN2ODUDNgUHVXQG ... 257 Hakan OLGUN

(OOL%LUøOGH%WQúHKLU0RGHOLQH*HoLOPHVLQLQ<DUDWDELOHFH÷L3RWDQVL\HO

6RQXoODUh]HULQH%LU'H÷HUOHQGLUPH ... 273 dD÷UÕd2/$.$EGXOJD]L<,.,&,

Afetlerin Geçim KayQDNODUÕh]HULQGHNL(WNLVL6UGUOHELOLU*HoLP

.D\QDNODUÕ ... 285 Hasan YÜCEL

Suriyeli Göçmenlerin Seçmen Üzerindeki Etkisinin Siyasi Partilere Göre

$QDOL]L*D]LDQWHSYH(VNLúHKLUgUQH÷L ... 295 Eray GÖÇ

7RSOXPVDO&LQVL\HWYH0XWOXOXNøOLúNLVL7hø.9HULOHULÜzerinden Bir Analiz .... 307 )DWPDøONQXU$.*h/

<HUHO.DONÕQPD%D÷ODPÕQGD%\NúHKLU%HOHGL\H<|QHWLP0RGHOLQGH

6D\ÕOÕ<DVDLOH<DSÕODQ'H÷LúLNOLNOHUH0ONLøGDUH$PLUOHULYH%HOHGL\H

%DúNDQODUÕQÕQ%DNÕú$oÕVÕ... 315 +DWLNH.2d$58=$1øEUDKLP(WKHP7$ù

0DUFXV7XOOLXV&LFHUR¶QXQ6L\DVHW)HOVHIHVLQLQ$QD+DWODUÕ... 335 Mehmet KANATLI

(5)

ELLİ BİR İLDE BÜTÜNŞEHİR MODELİNE GEÇİLMESİNİN YARATABİLECEĞİ POTANSİYEL SONUÇLAR ÜZERİNE BİR

DEĞERLENDİRME

Çağrı ÇOLAK1 Abdulgazi YIKICI2

1. GİRİŞ

6360 Sayılı Kanun mekânsal, sosyal, ekonomik ve idari alanlarda çeşitli değişim ve dönüşümleri beraberinde getirmesinden dolayı Türkiye’deki yerel yönetim sistemi açısından önemli bir yere sahiptir. Bu kanun ile 30 Mart 2014 Mahallî İdareler Genel Seçimlerinin ardından uygulamaya konulan model, büyükşehir belediyelerinin görev sahasını il mülki sınırlarına genişletmesinden ötürü kamuoyunda “bütünşehir” terimiyle anılmaktadır.

Bölgeselleşme ve yerelleşme arayışlarının Türk yerel yönetim sistemine bir iz düşümü niteliğinde olan bütünşehir modelinin uygulamaya konulması sonucunda otuz il özel idaresi kaldırılmış, söz konusu illerdeki belde belediyeleri ve köyler ise mahalleye dönüştürülerek mülki sınırlarında yer aldığı ilçe belediyesinin bünyesine dâhil edilmiştir. İl veya ilçe mülki sınırlarında tek bir birimi yetkilendirmesi, bunun yanı sıra il özel idareleri, belde belediyeleri ve köylerin tüzel kişiliğini sona erdirmesi dolayısıyla bütünşehir modelinin “merkeziyetçi yerelleşme / yerelde merkezîleşme” ye doğru bir evrilmeyi gündeme getirdiği söylenebilir.

Büyükşehir statüsündeki otuz ilde uygulanan bu modelin, günümüzde hizmet sunumunun kalitesini ve hızını artırmak ve kentin bir bütün olarak planlanmasını sağlamak amacıyla diğer elli bir ilde de hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu konu üzerine hükümet yetkilileri ve iktidar partisi tarafından verilen demeçler ve yapılan toplantılar bütünşehir modelinin yaygınlaştırılmasına yönelik önemli politika hazırlıklarının varlığına işaret etmektedir.

Elli bir ilin bütünşehir kapsamına alınması durumunda yerel yönetim sistematiğinde ve bölümlemesinde radikal değişikliklerin ortaya çıkacağı ve birim sayılarının oldukça azalacağı, hâlihazırda büyükşehirlerde uygulanan model referans alınarak iddia edilebilir. Aynı zamanda bu durum, seçim yapılacak üyelik sayısının eksileceğinden ötürü doğal olarak halkın yerel siyasete katılım oranının da olumsuz yönde etkilenmesine yol açabilir. Öte yandan büyükşehir belediye sınırlarının il mülki sınırlarıyla çakıştırılması ve böylece büyükşehir belediyelerin hizmet alanının genişletilmesi, sınırlarına kırsal alanlardan katılan yerel topluluklara karşı hizmet sunumunda aksaklıklar yaşanmasına yol açma potansiyeli taşımaktadır.

Özetle, bölümün birinci kısmında bütünşehir modelinin genel çerçevesi, kavramsal, tarihsel ve hukuki açılardan ortaya koyulmaktadır. İkinci kısımda bütünşehir modelinin büyükşehir statüsü dışındaki elli bir ilde de hayata geçirilmesine yönelik politika hazırlıklarına, basına yansıyan demeçler ve haberlerden yararlanılarak yer verilmektedir. Son kısımda ise büyükşehirlerdeki mevcut deneyimler ışığında bütünşehir modelinin elli bir ilde de hayata

1 Dr. Öğr. Üyesi, Trabzon Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, cagricolak@trabzon.edu.tr, ORCID: 0000-0001-5806-9084.

2 Arş. Gör., Karadeniz Teknik Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü, abdulgaziyikici@ktu.edu.tr, ORCID: 0000-0003-1230-1612.

(6)

274 Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

geçirilmesi durumunda söz konusu alanlarda karşılaşılacak olası sonuçlara değinilmekte ve bu çerçevede değerlendirmelerde bulunulmaktadır.

2. BÜTÜNŞEHİR MODELİ: KAVRAMSAL, TARİHSEL VE HUKUKİ ÇERÇEVE

Vatandaşa en yakın yönetim kademelerinden biri olan belediyeler, yerel hizmet sunumu noktasında ön plana çıkmaktadır (Yıkıcı ve Salman, 2021: 2). Kentsel nüfusun artması ve bunun sonucunda toplumsal ihtiyaçların çeşitlenerek çoğalması belediye hizmetlerinin arz ve talebi arasında dengesizlik yaşanmasına yol açmıştır (Çolak vd., 2017: 3; Öztop, 2017: 6). Söz konusu dengesizlik özel yönetim yapılarına yönelik bir ihtiyacı ortaya çıkarmış ve çözüm olarak büyükşehir belediye sistemi uygulamaya konulmuştur. Nitekim 1984 yılında üç büyük kentte (İstanbul, Ankara ve İzmir) hayata geçirilen büyükşehir belediye sistemine dâhil olan il sayısı, son düzenlemelerin ardından otuza ulaşmıştır. Bu kapsamda yapılan düzenlemelerin sonuncusu bütünşehir modelinin kavramsal olarak değilse de içerik boyutuyla mevzuata eklendiği “6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”dur.

Yerel yönetimlerin seçilmiş organlarının görev sürelerinin henüz dolmaması nedeniyle, 2012 yılında yayımlanan bu kanunun yürürlüğe girmesi için 30 Mart 2014 Mahallî İdareler Genel Seçimleri beklenmiştir. Söz konusu kanunun gerekçesinde; israfı önleyerek kaynak kullanımında etkinlik ve verimlilik sağlamak, vatandaşın artan taleplerini karşılamak, katılım düzeyini yükseltmek ve parçalı plan anlayışından bütüncül planlamaya geçmek gibi başlıklara yer verilmiştir (Zengin, 2014: 102; Çolak, 2017: 319; Biricikoğlu ve Yalnızoğlu, 2018: 263).

Bunun yanı sıra 6360 Sayılı Kanun’a kadar yalnızca İstanbul ve Kocaeli’de uygulanan bütünşehir modelinden hizmet sunumu bağlamında olumlu sonuçlar alınması da kanunun gerekçeleri arasında sayılmıştır (Zengin, 2014: 102; Yıldırım vd., 2015: 207).

Kanunun gerekçesinde sayılan hususlardan ve hizmet sunumunun il merkezinden daha etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirilebileceği düşüncesinden hareketle büyükşehir belediyelerinin görev alanı mülki sınırları kapsayacak şekilde genişletilmiştir (Öztop, 2017: 6). Büyükşehir sınırlarında hizmetlerin tek bir merkezden koordine edilmesine yönelik yapılan bu düzenleme ile kaynakların etkin kullanılması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması hedeflenmiştir. Türk idare sisteminde daha önce denenmemiş3 bir yapıyı ortaya çıkaran 6360 Sayılı Kanun, büyükşehir belediye sınırlarını il mülki sınırlarına genişletmesinin yanı sıra bu sınırlar içerisinde bulunan il özel idarelerinin kaldırılarak; belde belediyeleri ve köylerin ise mahalleye dönüştürülerek söz konusu yerel yönetim birimlerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılmasını da beraberinde getirmiştir. Söz konusu değişiklikler ile birlikte yeni düzenleme, kamuoyunda “bütünşehir” modeli olarak anılmaya başlamıştır.

Türk yerel yönetim sisteminde ilk kez 2001 yılının Ocak ayında dönemin Denizli Belediye Başkanı Ali Aygören tarafından kullanılan “bütünşehir” ifadesi, söz konusu dönemden itibaren anlam ve coğrafi kapsam bağlamında birkaç kez değişime / genişlemeye uğramışsa da hukuki mevzuatta net bir yansımasını bulamamıştır (Özgür, 2014: 32). 6360 Sayılı Kanun ile bütünşehir ifadesinin kapsamı büyük ölçüde belirginleştirilmiştir. Bütünşehir modeli ile büyükşehir belediyelerinin görev yelpazesinin genişletilmesi ve sorumluluk alanlarındaki yerel yönetim yapılarında köklü değişikliklerin yaşanması ciddi bir dönüşüm sürecini ortaya

3 Aslında 6360 Sayılı Kanun öncesinde de İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediye sınırlarının il mülki sınırlarına genişletilmiş olması, bütünşehir modeliyle paralellik arz etmektedir. Ancak o dönemde söz konusu illerdeki ilçe belediyesi sınırlarının ilçe mülki sınırlarına genişletilmemiş olması ve büyükşehir belediye sınırlarında il özel idaresi, belde belediyesi ve köy birimlerinin varlığını sürdürmesi bütünşehir modeline aykırılık teşkil eden unsurlar arasında yer almaktadır.

(7)

Çağrı ÇOLAK - Abdulgazi YIKICI 275

çıkarmıştır. Nitekim 2014 Mahallî İdareler Genel Seçimleri ile birlikte yerel yönetim yapısında ve sayılarında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu bağlamda Türkiye’deki il belediye sayısı 65’ten 51’e, belde belediyesi sayısı 1977’den 396’ya, toplam belediye sayısı 2950’den 1396’ya, köy sayısı 34339’dan 18366’ya düşmüş; büyükşehir belediyesi sayısı 16’dan 30’a, büyükşehir ilçe belediyesi sayısı ise 519’a yükselmiştir (Apan, 2016: 7).

İl mülki sınırlarıyla belediye sınırlarının çakıştırılması uygulamasının, tüm büyükşehirlere yaygınlaştırılarak “büyükşehir” belediyelerinin “bütünşehir” belediyelerine dönüştürülmesi kanunun en çok tartışılan yönlerinden biridir (Karasu, 2013: 4). 6360 Sayılı Kanun ve getirdiği bütünşehir modeli, idari yapıda geniş kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatmasının yanında, anayasa ve taraf olunan uluslararası anlaşmalara aykırılık teşkil etmek ve idari ve mali özerkliği zedelemek gibi açılardan da eleştirilerin hedefi olmuştur (Çolak vd., 2017: 2). Beldelerde ve köylerde yaşayan halka sorulmadan bu yönetim birimlerinin mahalleye dönüştürülerek tüzel kişiliklerinin sonlandırılması, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının (AYYÖŞ) 5. maddesine4, dolayısıyla da yerel demokrasiye aykırılık teşkil etmektedir. Buna paralel olarak Çolak (2021: 697), yasal dayanağını anayasanın 127. maddesinden5 alan yerel yönetim birimlerinin varlığına kanun ile son verilmesinin normlar hiyerarşisi ve kanunların anayasaya uygunluğu savlarıyla çeliştiğini belirtmiştir.

Benzer şekilde küçük ölçekli birimlerin büyükşehir ilçesine mahalle statüsüyle dâhil edilmesi, il özel idaresine ait görevlerin büyük bir kısmının merkezî yönetimin taşra birimleri arasında paylaştırılması (Belli ve Aydın, 2017: 409-411); merkezî yönetimden daha fazla pay almasından ötürü büyükşehir belediyelerinin bütçelerinin büyük oranda bu gelirlere bağlı olması, büyükşehir belediye başkanı adaylarının belirlenme usulü ve büyükşehir belediye encümeninin ağırlıkta atanmış üyelerden oluşması (Apan, 2016: 14-17), bütünşehir modelinin

“merkeziyetçi yerelleşme / yerelde merkezîleşme”ye doğru bir yönelime hizmet ettiği iddialarına temel oluşturmaktadır.

Ayrıca bu düzenlemenin yerel seçim sonuçlarını etkileme amacıyla yapıldığına ilişkin iddialar da öne sürülmüştür. Çolak vd. (2017) tarafından büyükşehir belediye sınırlarında yaşanan değişikliğin “büyükşehir belediye başkanlığı” seçim sonuçlarına herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan çalışmada, söz konusu uygulamanın hem iktidar partisi hem de muhalefet partileri açısından seçim sonuçlarını etkilediği ve partiler arasında başkanlıkların el değiştirmesi gibi bir sonucu ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Bunun dışında bütünşehir modeli, kırsal hizmetlerin sunumu açısından da tartışılmıştır. Örneğin, Mehmet Akif Çukurçayır, İstanbul ve Kocaeli’nin tamamının kentsel alana dönüşmesinden ötürü modelin bu illerde uygulanmasında herhangi bir sakınca bulunmadığını, ancak söz konusu modelin diğer bütün büyükşehirlerde hayata geçirilmesinin merkezden uzak kırsal alanlara hizmet sunumunda aksamalara yol açabileceğini iddia etmiştir (Radikal Gazetesi, 2012).

İl ölçeği üzerinde şekillenen bütünşehir modeli, kentleşmiş alanların yanı sıra kırsal alanları da kapsayacak şekilde bütün il sınırlarının yönetilmesine dayanmaktadır (Övgün, 2018:

210). Ancak söz konusu sınır genişlemesinin yanında yeni alandaki diğer tüm yerel yönetim birimlerinin (il özel idaresi, belediye ve köyler) kaldırılması da bütünşehir modelinin önemli özellikleri arasında yer almaktadır. Bütünşehir modeli, yalnızca il belediyesini il mülki sınırlarına genişleten bir model değil, aynı zamanda ilçe belediyesini de ilçe mülki sınırlarına genişleten ve söz konusu ilçedeki belde belediyeleri ve köylerin tamamının ortadan kaldırılarak mahalleye dönüştürülmesine aracılık eden bir uygulamadır.

4Yerel yönetimlerin sınırlarında, bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz (Council of Europe, 1985).”

5 “Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.”

(8)

276 Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

6360 Sayılı Kanun’un 2014’te uygulamaya geçmesinden kısa bir süre sonra, söz konusu modelin büyükşehir statüsünde olmayan diğer elli bir ilde de hayata geçirilmesine, diğer bir deyişle yerelde merkezîleşmenin taşranın geri kalanında da tesis edilmesine yönelik politika hazırlıklarına girişilmiştir. Takip eden bölümde söz konusu girişimlere yer verilmektedir.

3. BÜTÜNŞEHİR MODELİNİN BÜYÜKŞEHİR STATÜSÜNDE OLMAYAN ELLİ BİR İLDE DE UYGULANMASINA YÖNELİK ÇABALAR

Bütünşehir modelinin büyükşehir olmayan elli bir ilde de uygulanmasına yönelik çalışmalar 2014 yılından itibaren Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) gündeminde yer almaya başlamışsa da buna ilişkin söylemler tarih itibariyle biraz daha eskiye dayanmaktadır.

AK Parti genel başkanı ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2013’te partisinin Kızılcahamam kampında verdiği demeçler üzerinden hazırlanan ve Ensonhaber Gazetesi’nde yayımlanan aşağıdaki haber metni bu iddiayı desteklemektedir:

Erdoğan, AK Parti’nin Kızılcahamam kampında “Gönlüm bu yönde, 51 il ‘bütünşehir’ hâline getirilecek” dedi (…) Edinilen bilgiye göre toplantıda bazı katılımcılar 30 büyükşehirdeki

‘bütünşehir’ uygulamasının tüm iller için geçerli olması önerisini gündeme getirince Erdoğan da

“Benim de gönlüm bu yönde” diyerek, tüm il sınırları içindeki seçmenlerin büyükşehir belediye başkanlığı için oy kullandığı modelin 30 büyükşehirde 2014’teki yerel seçimlerde deneneceğini söyledi. Erdoğan, ilerleyen süreçte bütünşehir uygulamasının tüm iller için gündeme geleceğini ifade etti (Ensonhaber Gazetesi, 2013).

Bütünşehir modelinin 2014’te uygulamaya geçmesinin ardından, diğer illerde de bu modelin uygulanması gündemdeki yerini korumuş, ancak 2014 - 2017 arası dönemde ülke gündeminin en üst basamağında Paralel Devlet Yapılanması ve Fethullahçı Terör Örgütü ile mücadelenin yer almasından ötürü herhangi somut bir adım atılamamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2017’de ihtiyaç olması hâlinde büyükşehir olmak için gereken 750.000’lik nüfus şartının esnetilerek ve bazı iller birleştirilerek büyükşehir sayısının artırılabileceği şeklinde bir ifade kullanmışsa da İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ortaklaşa yapmış oldukları çalışmadan, büyükşehir sayısının artırılmasından ziyade, büyükşehir olmayan elli bir ilin bütünşehir statüsüne kavuşturulması yönünde bir sonuç çıkmıştır (Türkiye Gazetesi, 2017). AK Parti kurmayları, büyükşehir statüsündeki otuz ilde uygulanan bütünşehir modelinin, diğer elli bir ilde de uygulanması taleplerinin gerekçesini şu şekilde belirtmişlerdir:

Büyükşehir olmayan yerlerde, il özel idareleri ile belediyeler arasında koordinasyon sağlanamıyor. Bürokrasiden kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Bu düzenleme ile merkez ilçe yapılanması kalkacağı için, şehrin tüm hizmetlerinden belediye sorumlu olacak. Belediyelerin gelirleri artacak. Hizmet sunumunda sıkıntı olmayacak (Yeniakit Gazetesi, 2017).

AK Parti kurmayları tarafından yapılan açıklamaya paralel olarak dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de Eylül 2017’de bütünşehir düzenlemesi hakkında kendisine yöneltilen soruyu şu şekilde yanıtlamıştır:

(…) geldiğimiz noktada bu fikrin doğru olduğu, şehirlerde bir bütün olarak hareket etmenin gerek büyükşehir merkez ilçe belediyelerinde gerekse de çevredeki ilçe belediyelerinde ve beldelerinde hep birlikte ortak bir planlama, ortak bir alt yapı, üst yapı planlamasıyla hareket edilmesinin doğru olduğu kanaati hepimizde oluştu. Bu manada 30 büyükşehirde uygulanan Bütünşehir Yasası, Cumhurbaşkanımızın da işaret ettiği gibi biraz daha yaygınlaştırılacak.

Birçok şehir daha buna katılacak. Ancak burada şunu da söylemeliyiz, ufak tefek de şikayetler alıyoruz. Bunların giderileceği bir yasa hazırlıyoruz. İnşallah Meclisin çalışma sistematiği içerisinde bunu getireceğiz. Orada uzun uzadıya tartışacağız bu konuyu ve geliştireceğiz. Bütün şehirler hazır olmayabilir. Etap etap geçmekte fayda var. Herhalde nüfus kriteri ile biraz daha şehirlerin geliştirilmesi daha akılcı gözüküyor (Birgün Gazetesi, 2017).

(9)

Çağrı ÇOLAK - Abdulgazi YIKICI 277

AK Parti kurmayları ve Bakan Özhaseki’nin açıklamaları, bütünşehir düzenlemesinin temel amacının hizmet sunumunda verimlilik ve koordinasyonun artırılması ile kaynak kullanımında etkinliğin sağlanması olduğunu göstermektedir. Söz konusu dönemde AK Parti cephesinde bütünşehir modeline ilgi oldukça artmıştır. Hatta bütünşehir modelinin 2019 Mahallî İdareler Genel Seçimlerinde kalan elli bir ilde de uygulamaya konulabilmesi için AK Parti istekli olmuş, ancak müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) gelen itirazlar sonucunda bu düzenleme 2019 sonrasına bırakılmıştır. Bu konuda basına yansıyan haberlerden iki tanesi aşağıda yer almaktadır:

AK Parti yöneticileri: “30 büyükşehir dışında kalan 51 ille ilgili bir sistem değişikliğini 2019 sonrasına erteledik. Çünkü, yerel seçimleri ilgilendirecek düzenlemelerin mart ayı sonuna kadar çıkması lazımdı. Bütünşehir konusunun bu kadar kısa sürede ele alınacak bir konu olmadığına kanaat getirdik. Bu sebeple Bütünşehir Yasası sonraki dönemlere kalmış gibi görünüyor. 2019 Mart ayında yapılacak yerel seçimlere aynı sistemle devam edilecek” dedi (Türkiye Gazetesi, 2018).

(…) Seçimlere ilişkin düzenlemelerin bir yıl önceden yapılması yönündeki Anayasal zorunluluk nedeniyle taslağın Mart ayında bittiği ancak MHP’nin itirazı üzerine askıya alındığı belirtildi.

İddiaya göre bütünşehir uygulamasını Türkiye geneline yaygınlaştıran düzenleme AK Parti ile MHP arasında tartışmalara yol açtı. İl belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında yaşanan “yetki karmaşası” gerekçe gösterilerek 30 büyükşehir dışındaki 51 ilin “bütünşehir” olmasına MHP

“daha kapsamlı bir çalışma yapılmalı” diyerek onay vermedi. Bazı MHP’lilerin “Derebeylik”

olarak nitelediği düzenleme rafa kaldırıldı (T24 Gazetesi, 2018).

Öte yandan iktidar cephesi tarafından sürekli gündemde tutulan “bütünşehir” konusu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurmaylarının da dikkatini çekmiştir. Örneğin, CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, konuyu meclis gündemine taşımış ve yazılı olarak içişleri bakanı tarafından cevaplanmasını istediği soru önergesinde şu başlıklara yer vermiştir (TBMM, 2018):

1. Bu konuda, İçişleri Bakanlığınca yapılan kesinleşmiş bir kanun tasarı çalışması var mıdır?

2. “Bütünşehirler” adı altında, “Mini Büyükşehir”ler kurarak, bir taraftan inadına kentleşme politikaları; öte yandan şehircilik ve kırsal yerleşme politikaları birbirleriyle bir çelişki yaratmamakta mıdır?

3. Örneğin; kırsala geri dönene 300 koyun verilecek politikası, bütünşehir alanları için de geçerli olacak mı? Olacaksa bu bir tezat değil midir?

4. Bu düzenleme ile kentsel alandaki AK Parti oylarının düşmesi eğilimi karşısında il belediyelerine, kırsal alanlardan oy devşirilmesi ve ikamesi yapılması mı amaçlanmaktadır?

5. İlgili düzenlemede; “Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” madde çekincelerini dikkate alacak ve olası bir yerel özerkliği filizlendirebilecek fiilî bir duruma dönüştürmemeye yönelik hususlar da kapsama alınmış mıdır?

6. “Bütünşehir” belediye başkanlarının yetkilerini güçlendirirken, il özel idareleri ve mahallî teşkilatları fiilen işlevsiz hâle getirmek ne derecede anlamlıdır?

7. Binlerce Anadolu köyünün, mahalle statüsüne geçmesiyle; kırsal kültürden, tarım ve küçük ölçekli hayvancılıktan uzaklaşan köylerin imarı, “TOKİ mimarisine”, hayvancılık ise büyük tekel şirketlere mi emanet edilecektir.

Nihat Yeşil tarafından verilen soru önergesi aradan yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen yanıtlanmamıştır. Ancak söz konusu önerge, muhalefetin, elli bir il için düşünülen bütünşehir modeline yönelik hazırlıkları takip ettiğini ve bütünşehir modelini şiddetli bir biçimde eleştirdiğini gözler önüne sermektedir.

Elli bir ilde hayata geçirilmek istenen bütünşehir modeli, 2019 Mahallî İdareler Genel Seçimlerinin ardından, yeniden AK Parti tarafından gündeme alınmıştır. Üstelik bu kez Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu bunun hazırlığıyla görevlendirilmiştir.

Bunu gösteren haber metni aşağıda yer almaktadır:

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu ile yaptığı toplantılarda yerel yönetimlerde 51 ilin de aynı büyükşehirlerde olduğu gibi bütün şehre hizmet verebilmesinin

(10)

278 Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

önünün açılması konusunun içinde olduğu yerel yönetimlerde reformu gündemine aldı. Edinilen bilgiye göre, 30 büyükşehirde olduğu gibi 51 il için de benzer model uygulanacak. Beldelerin ve nüfusu belli sayının altındaki ilçe belediyelerinin hizmet ulaştırmada sıkıntıya girdiği noktalarda il belediyeleri devreye girecek. Bunun yasal alt yapısı için de Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu, çalışma yapmaya başladı. Yerel reform çalışmaları kapsamında bazı beldelerin kapatılarak buralarda “temsilcilik” açılabileceği değerlendirmeleri de yapılıyor.

Çalışmalarda belde belediyelerinin birçoğunun kapatılması da gündemde tutuluyor. Bazı beldelerin ise birleştirilerek ilçeye dönüştürülmesi ya da en yakın ilçe ile birleştirilmesi değerlendiriliyor (Milliyet Gazetesi, 2019).

Ancak sonraki dönemde bütünşehir modeline yönelik çalışmalarda Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulundan ziyade, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ön plana çıkmıştır. Özhaseki, içerisinde bütünşehir modelinin de bulunduğu yerel yönetim reformu hakkında 2021 yılında Cumhurbaşkanına bir sunum gerçekleştirmiş ve elli bir ilin bütünşehir yapılmasına yönelik çalışmaların tamamlanma aşamasında olduğunu ifade etmiştir (Sabah Gazetesi, 2021). Bundan yaklaşık dört ay sonra da Çorum’da yerel yönetim reformu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulunmuştur:

Çalışmalar son aşamaya geldi. Aslında bir kez görüştük ama MHP’li arkadaşlarımızla oturup, üzerinde son hâlini vereceğiz. Tabii ki kamuoyuna da açıklayacağız ondan sonra. Uzlaşı arayacağız. CHP ve İYİ Parti’lilere de vereceğiz. Çünkü belediye çalışmaları siyasi tartışmaların ötesinde gitsin istiyoruz. Burada iyi bir yönetim tarzı ortaya konursa vatandaş rahat edecek. İyi bir sistem ortaya konmazsa vatandaş eziyetini çekecek. Bu nedenle her türlü siyasi çekişmenin dışında bu işi götürmek için de bir gayretimiz var (…) Şehirlerde plan bütünlüğünün sağlanması ve alt yapı hizmetlerinin yapılması için birlikteliğe ihtiyaç var (Haberler Gazetesi, 2021).

Beyanda doğrudan “bütünşehir” kavramı geçmese de “şehirlerde plan bütünlüğünün sağlanması ve altyapı hizmetlerinin yapılması için birlikteliğe ihtiyaç olduğu” ifadesi bütünşehir modeli ile ilgili çalışmaların sürdüğünü göstermektedir.

Tablo 1. Bütünşehir Modelinin Elli Bir İlde Uygulanmasına Yönelik Çalışmaların Serüveni Tarih Beyan Sahibi / Beyanı

04.11.2013 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: 51 il ‘bütünşehir’ hâline getirilecek.

27.09.2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: İhtiyaç olması hâlinde büyükşehir olmak için gereken nüfus şartı esnetilerek büyükşehir sayısı artırılabilir ve bu yolla hizmet sunumunda koordinasyon sağlanabilir.

27.09.2017 İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Büyükşehir sayısının artırılması yerine, büyükşehir olmayan elli bir il bütünşehir statüsüne kavuşturulmalı.

27.09.2017 Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki: 30 büyükşehirde uygulanan Bütünşehir Yasası, Cumhurbaşkanımızın da işaret ettiği gibi biraz daha yaygınlaştırılacak.

01.03.2018 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: 51 ilin “bütünşehir” kapsamına alınmasına ilişkin taslak rafa kaldırıldı.

08.02.2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: 51 ilin de aynı büyükşehirlerde olduğu gibi bütün şehre hizmet verebilmesinin önünün açılması konusunun içinde olduğu yerel yönetim reformunu gündemine aldı.

21.04.2021 AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki: Elli bir ilin bütünşehir yapılmasına yönelik çalışmalar tamamlanma aşamasında.

17.08.2021

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki: Çalışmalar son aşamaya geldi. Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımızla oturup, üzerinde son halini vereceğiz. Tabii ki kamuoyuna da açıklayacağız ondan sonra uzlaşı arayacağız.

Özetle 2013’ten bugüne elli bir ilde bütünşehir modelinin uygulanmasına yönelik bir eğilim varlığını korumuş ve korumaya devam etmektedir. Tablo 1’de elli bir ilde de bütünşehir modeline geçilmesine yönelik politika hazırlıklarının serüveni tarih ve beyanatlar açısından özetlenmektedir.

(11)

Çağrı ÇOLAK - Abdulgazi YIKICI 279

4. BÜYÜKŞEHİRLERDEKİ MEVCUT UYGULAMA ÜZERİNDEN BÜTÜNŞEHİR MODELİNİN ELLİ BİR İLDE UYGULANMASININ YARATABİLECEĞİ POTANSİYEL SONUÇLAR

Bütünşehir modelinin büyükşehir dışındaki elli bir ilde de uygulanması Türk idare sistemine yönelik önemli etkiler doğurma potansiyeli taşımaktadır. Bunların başında yerel yönetim türleri ve sayılarındaki dramatik düşüş gelmektedir. Söz konusu modelin elli bir ilde uygulamaya konulması durumunda yerel yönetim birimlerindeki sayısal değişim Tablo 2’de sunulmaktadır.

Tablo 2. Elli Bir İlde Bütünşehir Modelinin Uygulamaya Konulması Sonrasında Yerel Yönetim Birimi Sayılarında Meydana Gelecek Değişim

Yerel Yönetim Birimleri Mevcut Durum Bütünşehir Modeli Uygulanırsa

Büyükşehir Belediyesi 30 81

Büyükşehir İlçe Belediyesi 519 922

İl Özel İdaresi 51 0

İl Belediyesi 51 0

İlçe Belediyesi 403 0

Belde Belediyesi 388 0

Köy 18292 0

Kaynak: T. C. İçişleri Bakanlığı, 2022

Elli bir ilde bütünşehir modelinin hayata geçirilmesiyle birlikte; büyükşehir belediye sayısı 30’dan 81’e, büyükşehir ilçe belediyesi sayısı 519’dan 922’ye çıkacak, toplam belediye sayısı ise 1390’dan 1003’e düşecektir. Buna karşılık 51 il özel idaresi kaldırılarak, 388 belde belediyesi ve 18292 köy de mahalleye dönüştürülerek söz konusu yerel yönetim birimlerinin tüzel kişilikleri sona erdirilecektir. Yasal dayanağını anayasadan alan il özel idaresi, belediye ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin bütünşehir modeli kapsamında tüzel kişiliklerine son verilmesi, AYYÖŞ’e aykırılık teşkil ettiği gibi yerel yönetim sistemindeki çeşitliliği de azaltacaktır. Dolayısıyla, bütünşehir modeline geçilmesi durumunda Türkiye’de yerel yönetim birimi olarak yalnızca il ve ilçe merkezlerinde bulunan belediyelerin kalacağı ve 6360 Sayılı Kanun ile ortaya çıkan yerelde merkezîleşmenin daha da artacağı öngörülmektedir.

Öte yandan bu uygulama yerindenlik ilkesinden uzaklaşılmasına da yol açma riskini barındırmaktadır. Yerel nitelikteki hizmetlerin halka en yakın yönetim birimlerince sunulmasını ifade eden “yerindenlik” (subsidiarity) ilkesi (Spicker, 1991), aynı zamanda yerel yönetim birimlerinin özerkliklerini güçlendirme ve halkın katılım düzeyini artırma amacına da atıfta bulunmaktadır (Böckenförde, 2011: 4). Bütünşehir uygulamasının yaygınlaştırılması durumunda hizmetler 81 adet büyükşehir belediyesi, 922 adet de büyükşehir ilçe belediyesi tarafından sunulacak, halka en yakın yönetim birimleri olan köy, belde belediyesi ve il özel idaresi ise kapsam dışında bırakılacaktır. Söz konusu durum yalnızca hizmet sunumunun yerel ihtiyaçlara uygunluğunu engelleme potansiyeli taşımamakta, bunun yanı sıra halkın katılım düzeyini de olumsuz yönde etkilemektedir. Önceden köye ve daha küçük ölçekli bir belediye meclisine oy kullanan vatandaşlar, yeni düzenleme ile birlikte ya çok büyük ölçekli bir belediye meclisine ya da belediye başkanına oy vereceklerdir. Bunun dışında bir de mahalle için oy kullansalar da mahalle, yerel yönetim birimi statüsüne sahip olmadığı için bu çok bir anlam ifade etmeyecektir. Ayrıca katılım konusunda bir diğer sorun ise Çolak’ın (2021) da dikkat çektiği gibi, bütünşehir modeli uygulamasının yerel seçimlerde Halkların Demokratik Partisi’ne avantaj sağlaması nedeniyle kamuoyunda “kayyım” terimiyle adlandırılan ve yerel demokrasiyle bağdaşmayan uygulamalara daha çok zemin hazırlama potansiyeli taşımasıdır.

Anayasa ve AYYÖŞ’e aykırılık ve yerel demokrasiyi aşındırma risklerinin yanı sıra bütünşehir modeli, mali açıdan da birtakım sorunlara aracılık etmektedir. Örneğin, yasal düzenleme ile büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinin genel bütçe vergi gelirlerinden

(12)

280 Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

aldıkları payların artırılması, mali kaynak yetersizliğini çözememiştir. Üstelik payların dağıtılmasında nüfus ölçütünün öne çıkması, bu mali yetersizlik sorununu daha da derinleştirmektedir. Bu konuya dikkat çeken Biricikoğlu ve Yalnızoğlu (2018), Sakarya’nın Kocaali ilçesinde yapmış oldukları çalışmada, payların nüfusa göre dağıtılmasının yanında ilçede mevsimsel olarak yaşanan nüfus değişiminin de hizmet sunumu noktasında sorunlara yol açtığını belirtmişlerdir. Nitekim bütünşehir kapsamına alınmak istenen illerde kentsel alt yapı açısından çeşitli eksikliklerin bulunması veya mülki sınırlara dâhil edilen kırsal bölgelerde söz konusu alt yapının hiç olmayışı, mali sorunların çok daha kronikleşmesine yol açabilir.

Diğer yandan, bütünşehir modelinin bir diğer olumsuz etkisi tarım ve hayvancılıkta ortaya çıkabilir. Bu durumun somut olarak gerçekleştiği Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından itiraf edilmiştir. Pakdemirli’nin Dünya Gazetesi’nde yer alan aşağıdaki ifadesi söz konusu iddiaya dayanak teşkil etmektedir:

(…) İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı’nın konuyu gündeme getirmesi üzerine Bakan Pakdemirli: “Büyükşehir Yasası, maalesef, tarıma hakikaten zarar verdi” diye konuştu (Dünya Gazetesi, 2021).

Gündeme gelen haberlerden yola çıkarak büyükşehirlerde uygulanan bütünşehir modelinin özellikle kırsal alanlarda yaşayan vatandaşlara mali bir külfet yüklediği söylenebilir.

6360 Sayılı Kanun öncesindeki köylerin mahalleye dönüştürülmesi, uygulamada onların belediye sınırlarına dâhil edildiği anlamına gelmektedir. Çünkü mahalle yerel yönetim birimi olmamakla birlikte, belediyenin bir parçasını teşkil etmektedir. Bu durum, büyük nüfusu olan, metropol niteliğindeki illerde de problemli bir alan olmakla birlikte, en azından bu gibi yerlerin gelişmişlik ve kentleşme düzeyi daha yüksektir. Şimdi söz konusu düzenlemeyi çok daha küçük ölçekli yerlerde hayata geçirmenin, yani neredeyse kırsal alanların en ücra köşesinde yaşayan vatandaşları bile emlak vergisi mükellefi yapmanın, vatandaşa yükleyeceği mali sorumluluklar bulunmaktadır. Örneğin, mezrada (kırsalda birkaç evden oluşan en küçük yerleşim birimi) evi olan bir vatandaş, tam anlamıyla belediye hizmetlerinden faydalanamamasına rağmen emlak vergisi ödemek zorunda kalacaktır. Mali külfetler emlak vergisi ile sınırlı kalmamakta, aynı zamanda ödenen faturalardaki katsayıların artması da vatandaşa ilave mali yük oluşturmaktadır.

Mahalleye dönüştürülen köylerde yaşanan bu sıkıntıları çözmek ve bu yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşların yüklerini hafifletmek adına “Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği” çıkarılmıştır. Bu yönetmelik ile birlikte gerekli başvurularda bulunan ve “kırsal mahalle” olma hakkı tanınan köy ve beldelerde yaşayanlara vergi, su vb.

ödemelerde kolaylık sağlanacaktır. Ancak kırsal mahalle statüsü kazanmanın, başvuru şartına bağlanması uygulamada çifte standart yaratma riski taşımaktadır. Bülent Gülçubuk’un kırsal mahalle düzenlemesi konusunda Dünya Gazetesi’nde şu şekilde bir değerlendirmesi bulunmaktadır:

Köyleri mahalleye dönüştürürken tek seferde karar alındı. Bu köyler ve mahalleler toptan mahalleye dönüştürüldü. Şimdi deniliyor ki isteyen köy/mahalle veya belde ilçe belediyesine başvursun, oradan Büyükşehir’e gider ve kabul edilirse “kırsal mahalle” olma hakkı elde edilecek. Başvuran ve kabul edilen köy veya beldelerde yaşayanlar vergi, su ve benzeri ödemelerde indirimli yararlanacak. Çifte standart olacak. İki köy/mahalle düşünün bunlardan birisi haber alıyor ve başvuruyor. Birinin haberi yok. Başvurmadığı için bu indirimlerden yararlanamayacak. Statüsü değişen tüm köylerin tek kararla eski statüsüne kavuşması sağlanmalı. Ayrıca ortak mülkiyet alanları ellerinden çıktı. Ortak meraları, arazileri belediyelere geçti. Haklarını kaybetmiş oldular. Beldeler gelirlerini kaybetti. Şimdi vergi indirimi ile bu kayıpları karşılanabilir mi? (Dünya Gazetesi, 2021).

Kırsal mahalle şeklinde bir uygulamanın gündeme getirilmesi, yaşanan sorunların dikkate alındığına ve çözüme kavuşturulmak istendiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte bütünşehir modelinin elli bir ilde yaygınlaştırılması, mevcut uygulamada ortaya çıkan anayasa ve AYYÖŞ ile bağdaşmama, yerindenlik ilkesini zedeleme, katılım düzeyini düşürme, kayyım

(13)

Çağrı ÇOLAK - Abdulgazi YIKICI 281

potansiyelini körükleme ve kırsal bölgede yaşayanlara ek mali yükümlülükler getirme gibi sorunların bu illerde de hissedilmesine yol açma riski taşımaktadır.

5. SONUÇ

Bütünşehir modelinin ortaya çıkmasında, hizmet kalitesini ve sunum hızını artırma ile kente ilişkin planlamanın tek elden yürütülmesini sağlamaya yönelik arayışlar etkili olmuştur.

Bu bağlamda büyükşehir belediyelerinin görev sahası il mülki sınırlarına genişletilmiş ve belediyeler kentsel alanların yanında eskiden kırsal olarak kabul edilen yerleşim birimlerine de hizmet sunmakla görevli hâle getirilmiştir. Özellikle kaynak kullanımında etkinliğin ve koordinasyonun sağlanması gibi amaçlarla büyükşehir statüsündeki otuz ilde uygulanan bütünşehir modelinin diğer elli bir ilde de hayata geçirilmesine yönelik politika hazırlıkları yaklaşık on yıldır gündemdeki yerini korumaktadır.

Bütünşehir modelinin büyükşehir olmayan illerde de uygulanmasının, Türk yerel yönetim sistematiğinin standart hâle getirilmesine aracılık edeceği açıktır. Mevcut uygulamada otuz ilde yalnızca büyükşehir belediyesi ve büyükşehir ilçe belediyeleri bulunurken, diğer elli bir ilde il özel idaresi, belde belediyesi ve köy gibi birimler yer almaktadır. Eğer kalan elli bir ilde de bütünşehir modeline geçilirse, seksen bir ilin tamamında benzer bir gruplandırma ortaya çıkmış olacaktır.

Bununla birlikte yerel yönetim sisteminde yaşanan sorunlara çözüm getireceğine inanılan bütünşehir modelinin büyükşehirlerdeki sekiz yıllık deneyimi bazı yönlerden eleştirilmesine de sebebiyet vermektedir. Söz konusu eleştirileri; model kapsamında mahalleye dönüştürülen köylerdeki vatandaşlara ek mali yükümlülükler getirme, yerelde merkezîleşmeye yol açma, özellikle terör tehdidinin yoğun yaşandığı yerlerde güvenlik-demokrasi gerilimini körükleyerek kayyım potansiyelini artırma ve belediyelerinin görev sahalarının aşırı derecede büyümesi sonucunda kırsal bölgelerde hizmet sunumunda aksamaya neden olma gibi başlıklar altında toplamak mümkündür.

Elli bir ilde bütünşehir modelinin hayata geçirilmesiyle birlikte yasal dayanağını anayasadan alan il özel idaresi, belediye ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin tüzel kişilikleri sonlandırılacaktır. Bu durum yerelde merkezîleşmeye yol açmanın yanı sıra anayasaya ve taraf olunan uluslararası anlaşma niteliğindeki AYYÖŞ’e de aykırılık teşkil edecektir. Ayrıca söz konusu düzenlemenin yasalaşması hâlinde Türkiye’nin yerel yönetim sistemi içerisinde sadece il ve ilçe merkezlerinde bulunan belediyelerin yer alacak olması, dolayısıyla da il merkezine uzak bölgelerde yaşayan halkın kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda bile büyükşehir meclisi tarafından alınacak kararlara bağımlı hâle gelmesi yerindenlik ilkesini de zedeleyecektir.

Özetle, gerek büyükşehir deneyiminin ortaya çıkarmış olduğu tablodaki görüntü gerekse daha küçük ölçekli birimlerde bu modelin uygulanmasının yol açabileceği potansiyel riskler göz önünde bulundurularak bütünşehir modelinin elli bir ilde uygulanmasının olumsuz ve tehlikeli yönlerinin daha ağır bastığı ileri sürülebilir.

KAYNAKÇA

Apan, A. (2016). Bütünşehir modeli ve taşra yönetimine etkileri. Çağdaş Yerel Yönetimler, 25(1), 1-24.

(14)

282 Elli Bir İlde Bütünşehir Modeline Geçilmesinin Yaratabileceği Potansiyel Sonuçlar Üzerine Bir Değerlendirme

Birgün Gazetesi (2017). Bakan Özhaseki: Bütünşehir yasası yaygınlaştırılacak; birçok şehir katılacak. https://www.birgun.net/haber/bakan-ozhaseki-butunsehir-yasasi- yayginlastirilacak-bircok-sehir-katilacak-181584 adresinden alındı, (01.05.2022).

Biricikoğlu, H., & Yalnızoğlu, Y. (2018). 6360 sayılı kanun’un etkinlik-verimlilik ile hizmette yerellik ilkeleri açısından değerlendirilmesi: Kocaali ilçesinde yapılan bir araştırma.

Yönetim Bilimleri Dergisi, 16(32), 255-284.

Böckenförde, M. (2011). A practical guide to constitution building: Decentralized forms of government, Stockholm: International Institute for Democracy and Electoral Assistance.

Council of Europe (1985). European Charter of Local Self-Government. European Treaty Series - No. 122, Strasbourg. available in https://rm.coe.int/168007a088, (26.04.2022).

Çolak, Ç. (2017). 6360 sayılı kanun’un büyükşehir ilçe belediye başkanlığı seçimlerine etkileri:

Trabzon örneği. Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, (18), 317-338.

Çolak, Ç. (2021). Bütünşehir modelinden vazgeçmek Türkiye’nin doğusundaki belediyeleri demokrasi ve terör kıskacından kurtarmanın bir yolu olabilir mi?. KAYFOR 20:

Uluslararası kamu yönetimi forumu (terör), 21-23 Ekim, Malatya, Türkiye, 692-707.

Çolak, Ç., Sağlam, H., & Topal, A. (2017). ‘Bütünşehir’ modelinin 2014 büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerine etkileri. Çağdaş Yerel Yönetimler, 26(2), 1-47.

Dünya Gazetesi (2021). Büyükşehirlerde köyler “kırsal mahalle” olacak.

https://www.dunya.com/kose-yazisi/buyuksehirlerde-koyler-kirsal-mahalle- olacak/606618 adresinden alındı, (05.05.2022).

Ensonhaber Gazetesi (2013). 51 il ‘bütünşehir’ oluyor.

https://www.ensonhaber.com/gundem/51-il-butunsehir-oluyor-2013-11-04 adresinden alındı (29.04.2022).

Haberler Gazetesi (2021). AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özhaseki’den yerel yönetimler reform paketi açıklaması. https://www.haberler.com/politika/ak-parti-genel-baskan- yardimcisi-ozhaseki-den-14337214-haberi/ adresinden alındı, (01.05.2022).

Karasu, M. A. (2013). 6360 sayılı büyükşehir belediye kanunu ve olası etkileri: Şanlıurfa örneği. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 15(1), 1-17.

Milliyet Gazetesi (2019). Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatı verdi! ‘Bütünşehir’ formülü.

https://www.milliyet.com.tr/siyaset/cumhurbaskani-erdogan-talimati-verdi-butunsehir- formulu-2824313 adresinden alındı, (04.05.2022).

Övgün, B. (2018). Kamu yönetiminde yeniden ölçeklendirme. Küreselleşme sürecinde yerel hizmet yerel siyaset (Eds. A. Mengi & D. İşçioğlu). Ankara Üniversitesi Yayınları: 618, Ankara, 203-217.

Özgür, H. (2014). Denizli kenti ve ilinde yönetsel ölçek arayışları 9-4: Dört bütünşehir belediyesi söylemi / tasavvuru (2001-2014) ve büyükşehir belediyesi statüsü 2012- 2014). Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 1(5), 30-53.

Öztop, S. (2017). Mülki idare – belediye ilişkileri. Belediye yönetimi ve kamusal ilişkiler (Eds.

H. Ateş & M. Bıyıkoğlu). Der Yayınları, İstanbul, 3-46.

Radikal Gazetesi (2012). ‘Büyükşehir yasa tasarısı’ ne şekilde okunmalı?.

http://www.radikal.com.tr/yorum/buyuksehir-yasa-tasarisi-ne-sekilde-okunmali- 1108110/ adresinden alındı, (26.04.2022).

(15)

Çağrı ÇOLAK - Abdulgazi YIKICI 283

Sabah Gazetesi (2021). Yerel seçimler için 51 bütünşehir reformu! Yerel yönetim düzenlemesinden flaş detaylar. https://www.sabah.com.tr/gundem/2021/04/21/son- dakika-yerel-secimler-icin-51-butunsehir-reformu-yerel-yonetim-duzenlemesinden- flas-detaylar adresinden alındı (01.05.2022).

Spicker, P. (1991). The principle of subsidiarity and the social policy of the European community. Journal of European Social Policy, 1(1), 3-14.

T.C. İçişleri Bakanlığı (2022). İçişleri Bakanlığı Türkiye Mülki İdare Bölümleri Envanteri.

https://www.e-icisleri.gov.tr/Anasayfa/MulkiIdariBolumleri.aspx adresinden alındı, (05.05.2022).

T24 Gazetesi (2018). Yerel yönetimlere düzenleme: Tüm iller ‘bütünşehir’ sayılacak, belediye başkanlarının yetkisi artacak. https://t24.com.tr/haber/yerel-yonetimlere-duzenleme- tum-iller-butunsehir-sayilacak-belediye-baskanlarinin-yetkisi-artacak,670925

adresinden alındı, (29.04.2022).

Türkiye Büyük Millet Meclisi [TBMM] (2018). Yazılı soru önergesi bilgileri.

https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/YaziliSoruOnergesi/228419 adresinden alındı, (01.05.2022).

Türkiye Gazetesi (2017). Erdoğan talimat vermişti, düğmeye basıldı! ‘Bütünşehir’ler geliyor.

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/506604.aspx adresinden alındı, (27.04.2022).

Türkiye Gazetesi (2018). Bütünşehir 2019 sonrasına kaldı.

https://m.turkiyegazetesi.com.tr/politika/547201.aspx adresinden alındı, (28.04.2022).

Yeniakit Gazetesi (2017). 51 il’e müjde... Erdoğan talimat vermişti, düğmeye basıldı!

‘Bütünşehir’ler geliyor. https://www.yeniakit.com.tr/haber/51-ile-mujde-erdogan- talimat-vermisti-dugmeye-basildi-butunsehirler-geliyor-380460.htmlBelediyelerin adresinden alındı, (29.04.2022).

Yıkıcı, A., & Salman, T. (2021). Farklı yerel yönetim modelleri ışığında Azerbaycan’daki belediyeler ve merkez-yerel ilişkisi. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (47), 1-17.

Yıldırım, U., Gül, Z., & Akın, S. (2015). İl mülki sınırı büyükşehir belediye modelinin getirdiği yenilikler. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 10(2), 205-229.

Zengin, O. (2014). Büyükşehir belediyesi sisteminin dönüşümü: Son on yılın değerlendirmesi.

Ankara Barosu Dergisi, (2014/2), 91-116.

Figure

Updating...

References

Related subjects :