ÜKLEER TIPTA RADYOAKTİF MADDELER İLE YAPILAN TEDAVİLER

Tam metin

(1)

ÜKLEER TIPTA RADYOAKTİF MADDELER İLE YAPILAN TEDAVİLER (Radyonüklid tedavi)

Çeşitli radyoaktif maddelerin hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılmasına Radyonüklid Tedavi adı verilir. Radyonüklid tedaviler; tiroid kanserleri ve hipertiroidi hastalarında İyot-131 ile radyoaktif iyot tedavisi, hemofili ve romatoid artrit hastalarında eklem tedavisi, karaciğer kanseri ve karaciğer metastazlarında radyomikroküre tedavisi, metastatik kemik ağrılarının tedavisi ve lenfomalarda immünoterapi gibi birçok farklı hastalıkta uygulanmaktadır. Bu tedavilerle ilgili açıklamalar aşağıda sunulmuştur.

Radyonüklid tedavi polikliniği

Çeşitli klinikler tarafından radyonüklid tedavi isteği ile gönderilen hastaların muayenesi ve değerlendirilmesi bu poliklinikte yapılır.

1- RADYOAKTİF İYOT İLE HİPERTİROİDİ TEDAVİSİ

Radyoaktif iyot tedavisi tiroid bezinin fazla çalıştığı ve hipertiroidi olarak tanımlanan kanda tiroid bezi hormonu yüksekliğine neden olan guatr hastalıklarının tedavisinde 50 yıldan beri başarıyla uygulanan bir yöntemdir. Halk arasında ATOM olarak da bilinen radyoaktifiyod, iyodun radyoaktif şeklidir ve etrafa radyasyon yaymaktadır. Ağız yolundan kapsül ya da sıvı olarak verilen radyoaktifiyod, sindirim sisteminden emilerek tiroid bezi (guatr) hücrelerinde toplanır ve yaydığı radyasyon tiroid hücrelerinin büyümesini ve faaliyetini durdurur. Aşırı çalışan tiroid bezinin fonksiyonu normale döner veya istenmeyen tiroid dokuları yok olur. Radyoiyod; vücuttan çoğunlukla idrar yolu ile, bir kısmı ise tükürük, ter ve dışkı ile atılır. Atılmayanlarda bir süre sonra kendiliğinden yok olur, 10 gün ila 1 ay arasında vücudunuzda radyasyon kalmaz. Vücutta kalış süresi; düşük dozlarda daha kısa, yüksek dozlarda daha uzundur. Hipertiroidili hastalara radyoaktifiyot tedavisi genellikle ayaktan verilmekte bazı özel durumlarda hastanede yatış gerekmektedir. Radyasyon güvenliği açısından uymanız gereken kurallar hastalara tedavi öncesinde anlatılmaktadır ve size yazılı olarak verilecektir. Aşağıda bu tedavi sırasında dikkat etmeniz gereken noktalar ve bazı bilgiler özetlenmiştir.

A- İçeceğiniz madde radyoaktif iyod tuzudur.

Verdiği radyasyonun riski sizin ve yakınlarınız açısından düşüktür.

Gebe kadınlara uygulanamaz. Tedaviye yanıt 4-6 haftadan önce beklenmez.

B-İçeceğiniz radyoaktif iyodun etkinliğini daha da arttırmak için 2 hafta süreyle düşük iyotlu diyet yapmanızı öneririz. Bunun için tedavi tarihinden önceki 2 hafta boyunca özellikle iyod içeren multivitaminler, her türlü kabuklu deniz ürünleri (midye, karides, yengeç, istakoz, vb) ve İYOTLU TUZyenilmemelidir. En az 2 hafta süreyle tentürtiyot ve benzeri antiseptik maddelerin cildinize sürülmemesi tercih edilir. Ayrıca, iyod içim tarihinizden önceki 2 ay içinde ilaçlı böbrek filmi, 4 ay içinde ilaçlı safra kesesi filmi ve ilaçlı bilgisayarlı tomografi çekilmemiş olması gerekir. Kullanmakta olduğunuz Tefor, Tiromel, propisil, gibi ilaçların da tedaviden önce Endokrinoloji Uzmanı Doktorunuz tarafından önerilen şekilde kesilmiş olması gerekmektedir.

C-içeceğiniz radyoaktif iyod renksiz, kokusuz ve tatsız olup AÇ KARNINA alınır. Takma dişiniz varsa çıkardıktan sonra radyoaktif iyotu içiniz. İçtikten sonra en az 1 saat süre ile yemek yemeyiniz. İyodun idrarla atılmasını arttırmak için ilk 24 saat boyunca en z 2 litre sıvı alınız.

-İyodun idrarla atılması nedeniyle her tuvalete gittikten sonra 2 kez sifon çekilmesi, elle taharet alınmaması, erkeklerin oturarak işemesi ve tuvaletten sonra bol su ve sabunla ellerin yıkanması gerekmektedir.

(2)

-İçilen iyod ayrıca ter, tükürük ve dışkı ile de dışarı atılır. Bu nedenle öksürük, hapşırıkta mendille ağızın mutlaka kapanması, ayrı yeme, içme kapları kullanılması ve özellikle iç çamaşır ve çarşafların ayrılarak yıkanması gerekmektedir.

-Bazı hastalarda iyotu içtikten sonra 4-12 saat içinde bulantı hissi olabilir. Genellikle 1 gün içinde geçer.

Aşağıdaki listede uyulması gereken kurallar için süreler belirtilmiştir. Belirtilen bu süreler ev halkı ve ziyaretçileri, özellikle de gebe ve küçük çocukları kendinize bir kol mesafesinden fazla yaklaştırmamanız gerekmektedir. Kendi ellerinizle başkalarına 2-3 hafta süreyle yemek pişirmemeniz, kullandığınız bardak, tabak ve çatal gibi malzemeleri ve iç çamaşırlarınızı ayrı olarak yıkamanız önerilir. Eğer mümkünse ayrı tuvalet kullanınız.

Radyoaktif iyot içtikten sonra tuvalette özellikle tuvalet kağıdı kullanılması gerekir. ( Elle taharet yapmayınız ) Radyoaktif iyot içtikten sonraki ilk 3 ay gebe kalmak kesinlikle yasaktır.

Mentrüasyon (Adet Dönemi) içerisinde olmak tedaviye etki etmez.

Son söz olarak tedaviden sonra düzenli kontrollere gelmeniz, hastane ile ilişkinizi koparmamanız sizin iyiliğiniz içindir.

Özel Taşıtla Ulaşım

Kamu Taşıtı ile Ulaşım

İşe Gitmeme

Eşinden Ayrı Uyuma

Çocuklarla Teması Kısıtlama

1.Hafta 2.Hafta 1.Hafta 2.Hafta

<2 Yaş

2-5 Yaş

5- 11 Yaş

TEDAVİ

5 mCi 24 saat 24 saat

3.5

saat 24 saat İşe gider 15 gün

15 gün

11 gün

5 gün

10 mCi 24 saat 24 saat

1.5

saat 14 saat 3 gün 21 gün

21 gün

16 gün

11 gün

15 mCi 24 saat 24 saat

1.0

saat 9 saat 6 gün 25 gün

25 gün

20 gün

14 gün

20 mCi 24 saat 24 saat

0.5

saat 7 saat 8 gün 26 gün

26 gün

21 gün

20 gün

(3)

2- RADYOAKTİF İYOT İLE TİROİD KANSERİ TEDAVİSİ

Tiroid bezinin bazı kanserlerinde tiroid bezi ameliyatından sonra geride kalan tiroid bezine ait kalıntıların yok edilmesi ve tiroid kanserlerinin vucuttaki yayılımlarının tedavisinde de radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. Radyoaktifiyod dozu, tiroid kanserinin özelliğine göre değişir. Bazı hastalarda düşük doz, bazı hastalarda yüksek doz verilebilir. Tiroid kanserlerinin tedavisinde kullanılan radyoaktif iyot dozu hipertiroidi tedavisinde kullanılan dozlardan daha yüksek olduğundan hastanın, çevresine radyasyon yaymaması için hastanede radyoiyod tedavisi için hazırlanmış özel odada yatması gerekir. Bu aynı zamanda kanuni bir zorunluluktur. Hastanede kalış süresi;

uygulanan doza ve günlük ölçümlerle vücutta saptanan radyasyona göre 3 gün ile 1 hafta arasında değişebilir. Tedavi öncesinde hastanın kullandığı ilaçların ve diyetinin belirli kurallara uygun olarak ayarlanması gerekmektedir. Nükleer Tıp polikliniğinden aldığınız tedavi randevusu sırasında size bu konuda gerekli bilgi verilecektir. Aşağıda bu konu ile ilgili açıklama sunulmuştur.

A- Hastaneye Yatmadan Önce

Hastaneye yatmadan önce içeceğiniz radyoaktif iyodun etkinliğini daha da arttırmak için 2 hafta süreyle düşük iyotlu diyet yapmanızı öneririz. Bunun için yatmadan önceki 2 hafta boyunca özellikle iyod içeren multivitaminler, her türlü kabuklu deniz ürünleri (midye, karides, yengeç, istakoz, vb) ve İYOTLU TUZ yenilmemelidir. En az 2 hafta süreyle tentürtiyot ve benzeri antiseptik maddelerin cildinize sürülmemesi tercih edilir. Ayrıca, iyod içim tarihinizden önceki 2 ay içinde ilaçlı böbrek filmi, 4 ay içinde ilaçlı safra kesesi filmi ve ilaçlı bilgisayarlı tomografi filmlerin çekilmemiş olması gerekir. Kullanmakta olduğunuz Tefor, Tiromel gibi ilaçların da hastaneye yatmadan önce Endokrinoloji Uzmanı Doktorunuz tarafından önerilen şekilde kesilmiş olması gerekmektedir.

B-Hastanede

1- Hastanede yatarken oyalanmak amacıyla ufak TV, radyo, kitap, örgü vb. getirebilirsiniz.

2- İçeceğiniz radyoaktif iyod renksiz, kokusuz ve tatsız olup, aç karnına alınır. Takma dişinizi çıkardıktan sonra içmeniz uygun olur. İçtikten sonra en az 1 saat süreyle yemek yemeyiniz. İyodun idrarla atılmasını arttırmak için ilk 24 saat boyunca en az 2 litre sıvı alınız.

3- İyodun idrarla atılması nedeniyle her tuvalete gittikten sonra 2 kez sifon çekilmesi, elle taharet alınmaması, erkeklerin oturarak işemesi ve tuvaletten sonra bol su ve sabunla ellerin yıkanması gerekmektedir.

4- İçilen iyod ayrıca ter, tükürük ve dışkı ile de dışarı atılır. Bu nedenle öksürük, hapşırıkta mendille ağızın mutlaka kapanması, ayrı yeme, içme kapları kullanılması ve özellikle iç çamaşır ve çarşafların ayrılarak yıkanması gerekmektedir.

5- Gebeler ve 18 yaşından küçüklerin sizi hastanede ziyaret etmeleri yasaktır. Diğer ziyaretçiler ise günde 1-2 kez 5-10 dakikayı geçmeyecek ve an az 2 metre uzakta durarak ziyaret edebilirler.

6- Bazı hastalarda iyodu içtikten sonra 4-12 saat içinde bulantı hissi olabilir. Genellikle 1 gün içinde geçer. Bazı kimselerde de iyota bağlı olarak tükürük bezlerinde ağrı, şişme olabilir, ağız kuruluğu görülebilir. Bunlar naneli akide şekeri, sakız ve bol su ile giderilebilir.

C- Taburcu Olduktan Sonra

(4)

Üzerinizdeki radyoaktivite miktarı 5 miliröntgenin altına düşünce taburcu edileceksiniz. Aşağıdaki listede uyulması gereken kurallar için süreler belirtilmiştir.

Belirtilen bu süreler boyunca ev halkı ve ziyaretçileri, özellikle de gebe ve küçük çocukları kendinize bir kol mesafesinden fazla yaklaştırmamanız gerekmektedir. Kendi ellerinizle başkalarına 2-3 hafta süreyle yemek pişirmemeniz, kullandığınız bardak, tabak ve çatal gibi malzemeleri ve iç çamaşırlarınızı ayrı olarak yıkamanız önerilir. Eğer mümkünse ayrı tuvalet kullanınız.

Radyoaktif iyot içtikten sonraki ilk 3 ay gebe kalmak kesinlikle yasaktır ve genelde 2 yıl süre ile gebelik önerilmez.

Radyoaktif iyot içtikten sonra tuvalette özellikle tuvalet kağıdı kullanılması gerekir. ( Elle taharet yapmayınız ) Mentrüasyon (Adet Dönemi) içerisinde olmak tedaviye etki etmez.

Son söz olarak taburcu olduktan sonra düzenli kontrollere gelmeniz, hastane ile ilişkinizi koparmamanız sizin iyiliğiniz içindir.

(5)

Özel Taşıt ile Ulaşım Kamu Taşıtı ile Ulaşım

İşe Gitmeme

süresi

Eşinden ayrı Uyuma

Çocuklarla teması kısıtlama

İlk 24 saat

İkinci 24 saat

Üçüncü 24 saat

İlk 24 saat

İkinci Gün

<2 yaş

2-5 yaş

5-11 yaş İlk tedavi

50 mCi 8

saat 20.5 saat 24 saat yasak 1 saat 3 gün 16 gün 16

gün

13 gün

10 gün

100 mCi 4

saat 10 saat 18.5 saat yasak yasak 7 gün 20 gün 20

gün

17 gün

13 gün

150 mCi 2.5

saat 6.5 saat 12.5 saat yasak yasak 10 gün 22 gün 22

gün

19 gün

16 gün

200 mCi 2

saat 5 saat 9 saat yasak yasak 12 gün 23 gün 24

gün

21 gün

17 gün Takip

hastaları

50 mCi 8

saat 2.5 saat 24 saat 1 gün 3 gün 4

gün

3 gün

2 gün

100 mCi 4

saat 10 saat 24 saat 1 saat

(2.gün)

2 saat

(3.gün) 2 gün 4 gün 4

gün

4 gün

3 gün

150 mCi 2.5

saat 6.5saat 17 saat 2 gün 4 gün 5

gün

4 gün

3 gün

200 mCi 2

saat 5 saat 13 saat 2 gün 5 gün 5

gün

4 gün

4 gün

(6)

3- HEMOFİLİK EKLEM HASTALIĞI VE ROMATOİD ARTRİTTE RADYONÜKLİD SİNOVEKTOMİ

Eklemlerin sinovyal hastalıklarının tedavisinde , hastayı rahatsız eden semptomları geriletmek ve eklem kıkırdağını korumak amacıyla sinovyum dokusunun çıkarılması işlemi uzun yıllardan beri uygulanmaktadır. Radyosinoviektomi denilen kolloid veya partikül şeklindeki radyonüklidin eklem içine verilmesi cerrahi sinoviektomiye alternatif olarak kullanılan uygulaması son derece kolay hasta tarafında kolay tolere edilen bir yöntemdir. Bu metodda beta ışını yayan radyofarmasötiğin eklem içine enjeksiyonu ile sinovial dokunun eritilmesi ve enflamasyonun azaltılarak kontrol altına alınması amaçlanır. Doğru seçilmiş hastalarda uygulaması kolay ve çeşitli serilerde % 60-90 başarılı olduğu bildirilen bir tedavi yöntemidir. En sık, hemartroza sekonder gelişen hemofilik sinovitte ve romatoid artritte kullanılır. Ayrıca sinovitle seyreden Reiter Sendromu, Lyme hastalığı, psoriatik artrit, sistemik lupus eritomatosus, ankilozan spondilit gibi artritlerde, persistan sinovyal effüyonlarda (ör. endoprotez yapılmış dizlerde), osteoartritlerde ve pigmente villonodüller sinovitlerde de kullanılabilir. Radyoaktif sinovektomi için en çok kullanılan radyoaktif maddeler eklem tipine göre seçilen Yttrium-90 (90Y), Rhenium-186 (186Re) ve Erbium-165 (165Er). Radyosinovektominin, özellikle hemofilik hastaların uzun dönem takiplerde%80 oranında kanama sayısını azalttığı rapor edilmiştir. Radyoaktif sinovektomi aynı anda birkaç ekleme uygulanabilir, ancak bir seansta iki eklemden fazlasına yapılması tavsiye edilmez Radyoaktif sinovektomi üç ay aralıklarla 3 kez tekrarlanabilir. Özellikle hemofilide, büyüme çağında çocuklarda uygulanmasına rağmen, radyasyon ile ilgili malinite veya büyüme kusuru bildirilmemiştir.

Cerrahinin komplikasyonları göz önüne alındığında, hemofilik sinovit tedavisinde ilk seçenektir.

4- KARACİĞER METASTAZLARININ İNTRAARTERYEL RADYOMİKROKÜRE TEDAVİSİ

Cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı karaciğer tümörlerinin tedavisinde uygulanan bu yöntem tümöre yüksek radyasyon dozu verilerek yok edilmesi esasına dayanmaktadır. Kateter yardımıyla tümöre yakın bir damar içerisine verilen Y-90 mikroküre adı verilen radyoaktif küreler yolu ile kanserli doku radyasyona maruz bırakılmaktadır. Bu yöntem ile tümörde küçülme yada tam kaybolma sağlanabilmekte dolayısı ile hastanın yaşam süresini uzatılmaktadır. Anabilim dalımız ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan bu tedavi yönteminin uygulandığı sayılı tedavi üniteleri arasında yer almaktadır. Hastalar Nükleer Tıp, Girişimsel Radyoloji ve Onkoloji uzmanları tarafından birlikte değerlendirilerek tedavi kararı alınmaktadır. Nükleer Tıp hastaların değerlendirilmesi, tedaviye uygun hasta seçimi, ilacın hazırlanması, hastaya verilmesi, görüntülenmesi aşamalarında, girişimsel radyoloji ile birlikte görev almaktadır.

5- METASTATİK KEMİK AĞRILARININ RADYONÜKLİD TEDAVİSİ

Yaygın ağrı şikayeti olan kemik metastazlı kanser hastalarında ağrı şikayetinin azaltılmasında ve yeni ağrı sebebi olan metastazların ortaya çıkmasının geciktirmesinde kullanılan etkili bir tedavi yöntemidir. Strontium-89, Samaryum-153 gibi kemikte tutulan tedavi edici özellikteki radyofarmasötiklerin sistemik uygulaması yolu ile yapılır.

Prostat ve meme kanserleri gibi kemik metastazlarının sık görüldüğü kanser hastalarında günlük gözlem altında hastane yatışına gerek olmadan uygulanabilmektedir.

(7)

6- LENFOMALARDA RADYOİMMÜNOTERAPİ

Non Hodgkin Lenfoma, vücuttaki lenf sisteminin bir kanseridir. Lenfoma tedavisinde yaşanan önemli sorunlardan biri de hastalarda tedaviye karşı direnç gelişmesidir.

Radyoimmunoterapi, özellikle bu tip hastalarda alternatif bir tedavi seçeneğidir. Hematolog veya onkolog tarafından tanı konulan hastalara radyoimmunoterapi, nükleer tıp uzmanları tarafından uygulanmaktadır. Tedavide kullanılan etken madde, nükleer tıp laboratuvarında bir radyoaktif maddeyle birleştirilerek hastaya enjeksiyon yoluyla uygulanır. Radyoimmunoterapi, spesifik olarak tümör hücrelerini hedefler ve içerdiği radyasyonu tümör hücrelerine taşır. Çapraz ateş etkisiyle sadece bağlandığı kanser hücrelerini değil mevcut tedavilerin kan yoluyla ulaşmakta zorlandıkları yerlerdeki kanser hücrelerine de ulaşır. Kemoterapiyle gözlenen ve hastanın günlük yaşamını olumsuz etkileyen saç dökülmesi vb. yan etkiler radyoimmunoterapide gözlenmez.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :