ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ Lütfiye YILMAZ
SARIKAVAK-BAĞÇATAĞI (MERSİN) DOLAYININ JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
ADANA, 2006
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
SARIKAVAK-BAĞÇATAĞI (MERSİN) DOLAYININ JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Lütfiye YILMAZ YÜKSEK LİSANS TEZİ
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
Bu tez ..21../.09./2006 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği / Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir.
İmza İmza İmza
Prof. Dr. Niyazi AVŞAR Doç.Dr.Ergül YAŞAR Yrd.Doç.Dr.Hakan GÜNEYLİ
DANIŞMAN ÜYE ÜYE
Bu Tez Enstitümüz Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında Hazırlanmıştır.
Kod No:
Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü
Bu Çalışma Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir.
Proje No: FBE2001YL64
Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki hükümlere tabidir.
ÖZ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
SARIKAVAK-BAĞÇATAĞI(MERSİN) DOLAYININ JEOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Lütfiye YILMAZ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
Danışman : Prof. Dr. Niyazi AVŞAR Yıl: 2006, Sayfa: 54 Jüri : Prof. Dr. Niyazi AVŞAR
: Doç. Dr. Ergül YAŞAR
: Yrd. Doç .Dr. Hakan GÜNEYLİ
Çalışma alanı Mersin ili, Tarsus ilçesinin yaklaşık 40 km kuzeybatısındaki Çamlıyayla yakın güneydoğusunda bulunan Sarıkavak – Bağçatağı köyleridir. İnceleme alanında arazi çalışmaları ile Adana N33 d2- d3-cl ve c4 paftaları kullanılarak bölgenin fasiyes ayırtına dayalı 1/25.000 ölçekli jeoloji haritası yapılmıştır.Yapılan incelemeler sonucunda çalışma alanında başlıca sekiz adet kaya stratigrafi birimi ayırtlanarak haritalanmıştır. Bu birimler sırasıyla, bölgede temeli oluşturan sığ denizel ve platform tipi karbonatlardan oluşan, Üst Triyas-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonu ,Üst Kretase yaşlı Magmatik kompleks, Fındık karmaşığı ve Mersin ofiyoliti, karasal nitelikli, Oligosen- Alt Miyosen yaşlı Gildirli formasyonu, resif gerisi fasiyesindeki Alt-Orta Miyosen yaşlı Kaplankaya formasyonu ve resifal nitelikli Burdigaliyen-Langhiyen yaşlı Karaisalı kireçtaşıdır.İnceleme alanındaki en genç çökelimi ise Kuvaterner yaşlı alüvyonlar temsil etmektedir.Gildirli formasyonu, Kaplankaya formasyonu ve Karaisalı kireçtaşından oluşan Tersiyer istifinin, inceleme alanında temeli oluşturan Mesozoyik kayaları üzerine açısal uyumsuzlukla geldiği ve inceleme alanındaki en genç çökelimi temsil eden Kuvaterner yaşlı alüvyonların ise, üzerine geldikleri tüm birimleri açısal uyumsuzlukla örttüğü belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Stratigrafi, Tersiyer, Sarıkavak, Ecemiş, Gülek
ABSTRACT MSc THESİS
THE GEOLOGİCAL CHARACTERİSTİCS OF THE SARIKAVAK- BAĞÇATAĞI (MERSİN) AREA
Lütfiye YILMAZ
DEPARTMENT OF GEOLOGICAL ENGINEERING INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES
UNIVERSTY OF ÇUKUROVA
Supervisor : Prof.Dr.Niyazi AVŞAR Year:2006, Pages: 54 Jury : Prof. Dr. Niyazi AVŞAR : Assoc.Prof. Dr. Ergül YAŞAR : Assist.Prof.Dr. Hakan GÜNEYLİ
The study is around the Sarıkavak and Bağçatağı villages which is on about 15 km southeastern of Çamlıyayla town.In the study area,1/25.000 scale geological mapping based on facies analysis were done using N33 d2-d3-cl ve c4 topographical sheets.Eight stratigraphical units have been distinguished and mapped in this investigation. These unites from bottom to top are upper Triassic-Cretaceous Demirkazık formation,which form the base of all unişts and mainly comprise shallow marine and plateform type carbonates, Jurassic-Cretaceous Magmatic complex, Fındık melange and Mersin ophiolites, Oligocene- Lower Miocecene Gildirli formation which repsents terrer strial origin,Lower-Middle Miocene Kaplankaya formation which is characterice by back reef sediments and finally Burdigalian-Langhian aged Karaisalı limestone characterize by reefal limestone.The youngest Sediments of the study are Quaternary aged alluviums.Tertiary sequences including Gildirli formation, Kaplankaya formation and Karaisalı limestones cover the Mesozoic rock unites with angular uncorformity and the youngest deposites of the area, Quaternary alluviums cover all unites with angular unconformity.
Key words:Stratigraphy, Tertiary, Sarıkavak, Ecemiş, Gülek.
TEŞEKKÜR
Çukurova Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Anabilim dalında Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma Prof. Dr. Niyazi AVŞAR danışmanlığında gerçekleştirilmiştir.
Öncelikle beni yüksek lisans öğrencisi olarak kabul eden ve çalışmalarım süresince yapıcı öneri ve eleştirileri ile yönlendiren, araştırmalarımın her safhasında benden desteğini esirgemeyen Danışman Hocam Sayın Prof. Dr. Niyazi AVŞAR ‘a teşekkürlerimi sunarım.
Ayrıca bu tezin hazırlanmasında bana olan yardımlarından dolayı Sayın Hocam Feyza DİNÇER ‘e teşekkür ederim.
Yapılan bu çalışmanın düzenli olarak yürütülmesini sağlayan Jeoloji Mühendisliği bölüm başkanı sayın Prof. Dr. Fikret İŞLER ‘e ve bu çalışmayı destekleyen Ç.Ü.Araştırma Fonu yetkililerine teşekkürü bir borç bilirim.
İÇİNDEKİLER
sayfa no
ÖZ……….I ABSTRACT………... II TEŞEKKÜR………...III İÇİNDEKİLER………..IV FOTOĞRAF LİSTESİ………...VI ŞEKİLLER DİZİNİ……….VII
1.GİRİŞ………1
2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR………3
3.MATERYAL VE METOD……….11
3.1.Materyal………..11
3.2.Metod………..11
3.2.1.Saha Öncesi Çalışmalar………...12
3.2.2.Saha Çalışmaları………..12
3.2.3.Laboratuvar Çalışmaları………..12
3.2.4.Değerlendirme ve Tez Yazım Çalışmaları………..13
4.BULGULAR VE TARTIŞMA………...14
4.1.Stratigrafi……….16
4.1.1.Mesozoyik………...16
4.1.1.1.Triyas-Jura-Kretase………..16
4.1.1.1.(1).Demirkazık Formasyonu (TRJKd)………16
4.1.1.2.Üst Kretase………...19
4.1.1.2.(1).Magmatik Kompleks (Mmk)……….19
4.1.1.2.(2).Fındık Karmaşığı (Mfk)………20
4.1.1.2.(3).Ofiyolitik Seri (Mersin Ofiyoliti-Mof)………..21
4.1.2.Senozoyik………22
4.1.2.1.Tersiyer………22
4.1.2.1.(1).Gildirli Formasyonu (Tgi)……….22
4.1.2.1.(2).Kaplankaya Formasyonu (Tkp)……….25
4.1.2.1.(3).Karaisalı Formasyonu (Tka)………..31
4.1.2.2.Kuvaterner………...35
4.1.2.2.(1).Alüvyon (Qal)………35
4.2.Yapısal Jeoloji……….36
4.2.1.Tabaka Doğrultu-Eğim Değerleri………37
4.2.2.Açısal Uyumsuzluklar……….38
4.2.3.Kıvrımlar……….38
4.2.4.Faylar………...39
4.3.Fizyoloji ve Jeomorfoloji………40
4.4.Jeolojik Tarihçe………...41
4.5.Ekonomik Jeoloji………...43
5.SONUÇLAR………...44
KAYNAKLAR………..46
ÖZGEÇMİŞ………...52
EK-1………...53
EK-2………...54
FOTOĞRAF LİSTESİ
sayfa no
Foto 4.1.Demirkazık ve Gildirli formasyonları arasındaki dokanağın genel görünümü.(TRJKd:
Demirkazık fm.,Tgi:Gildirli fm)……….………..25 Foto 4.2 Kaplankaya ve Karaisalı formasyonları arasındaki .
dokanağın genel görünümü.Sarıkavak köyü güneydoğusu,
bakış K’ dan G’ ye bakış(Tka:Karaisalı fm., Tkp:Kaplankayfm)………….27
Foto 4.3.Karaisalı formasyonunun genel görünümü………..………...32 Foto 4.4.Karaisalı ve Kaplankaya formasyonları arasındaki
dokanağın genel görünümü……….32
ŞEKİLLER DİZİNİ
sayfa no
Şekil 1.1.Çalışma alanı yer bulduru haritası………...2
Şekil 4.2.Çalışma alanının ölçülü stratigrafi kesiti………...15
1.GİRİŞ Lütfiye YILMAZ
1.GİRİŞ
İnceleme alanı İçel ili, Tarsus ilçesinin yaklaşık 45 km kuzeyindeki Gülek yaylası yakın güneybatısında bulunan Sarıkavak ve Sarıkoyak köyleri civarıdır (Şekil 1). Çalışma alanı 1/25.000 ölçekli Adana N33 d2, d3,c1 ve c4 topoğrafik paftaları içerisinde yer almakta ve yaklaşık 100 km ‘lik bir alanı kapsamaktadır.
(Foto 1).
Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı kaya birimleri litostratigrafi ve kronostratigrafi esaslarına göre ayırtlanmış olup, bölgenin 1/25.000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmıştır. Çalışma alanında Adana ve Mut-Silifke basenleri Tersiyer istifine benzeyen bir istif gözlenmektedir.Bölgede temeli Üst Triyas-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonu oluşturmakta olup, üzerine sırasıyla Oligosen-Alt Miyosen yaşlı Gildirli,Alt-Orta Miyosen yaşlı Kaplankaya ve Karaisalı formasyonu gelmektedir.Bölgedeki en genç çökelim ise Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile temsil edilmektedir.
Bu çalışma ile bölgenin 1/25.000 ölçekli ayrıntılı jeoloji haritası, yapı haritası, inceleme alanının yakın dolayın da yapılan çalışmaları içeren stratigrafik korelasyon çizelgesi,birimlerin yanal –düşey ilişkileri ile litolojik değişimleri, kalınlıkları, kronostratigrafik ilişkilerini gösteren genelleştirilmiş stratigrafi kesiti ve jeoloji enine kesitleri hazırlanmıştır.Hazırlanan harita, kesit, şekil ve çizelgeler ile elde edilen arazi bulguları ve yapılan laboratuar çalışmaları sonuçları, araziden derlenen görüntülerle birlikte Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tez yazım kurallarına bağlı kalınarak bir Yüksek Lisans Tezi sunulmuştur.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Çalışma alanı ve yakın civarında daha önce incelemelerde bulunan önemli çalışmacılar ve çalışmalarının içerikleri aşağıda belirtilmektedir. Ayrıca bu çalışmalardan oldukça önemli olanların birbirleriyle korelasyonunun daha kolayca yapılabilmesi için çalışma alanı stratigrafik korelasyon çizelgesi hazırlanmıştır (Şekil.2).
Blumenthal (1947), Adana ile Niğde illeri arasında jeolojik çalışmalarda bulunarak, bölgenin 1/100.000 ölçekli jeolojik haritasını yapmıştır.Ayrıca Belemedik Tektonik Penceresini ve üzerindeki örtü birimleri tanımlanmıştır.Çalışma alanında Paleozoik zamanında , zengin karakteristik fosillerine dayanılarak Devoniyen ve Karbonifer, pizolitik kalkerler yardımı ile de Permiyen yaşlı birimler ayırtlanmıştır. Mesozoyik de fosil içeriği olduğu, ancak Kretase’de çok az Nümmilit ve Rudits kavkılarının bulunduğu ve bunların üzerine ise Eosen filişi ve Fraşa Peridotitlerinin geldiği belirtilmiştir.
Ternek (1957), Adana havzasında yapmış olduğu jeolojik çalışmalarla, Alt Miyosen formasyonları, bunları diğer formasyonlarla olan ilişkilerini ve bölgenin petrol olanaklarını incelemiştir. Çalışmacı Paleozoik ve Miyosen yaşlı formasyonların petrol emareleri içerdiğini belirtmiştir. Alt Miyosen yaşlı formasyonların ana kaya ve ana hazne kaya karakterli; Orta Helvesiyen yaşlı kum ve kalkerler ile Tortoniyen yaşlı kumların hazne kaya; Alt-Üst Helvesiyen yaşlı marn ile Tortoniyen yaşlı marnlı serilerin örtü tabakası karakterli olacağını bildirmiştir.
Adana baseninde petrolün resifal oluşumlarda, teraslarda, gömülü tepe ve sırtların civarındaki stratigrafik, tektonik kapanlarda aranması gerektiğini belirtmiştir.
Schmidt (1961), Adana bölgesinin genel stratigrafisi çalışılarak 47 adet kaya stratigrafi birimi tanımlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda Bulgur dağı petrol sahası belirlenmiştir.Bu çalışmalar sonucunda Bulgur dağı petrol sahasını saptayarak petrolün gömülü tepe ile stratigrafik kapanlarda olabileceğini belirtmiştir.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
Özgül ve ark. (1973), Doğu Toroslar’da Kambriyen-Tersiyer aralığındaki birimleri inceleyen çalışmacılar, bölgenin Kambriyen’den Lütesiyen’e kadar düşey salınım hareketleri etkisinde kaldığını Lütesiyen sonrasında ise sıkışma tektoniğine bağlı olarak bölgede kıvrım ve ters fayların geliştiğini belirtmiştir.
İlker (1975), Adana havzasının kuzeybatı kesiminin jeolojisini inceleyen çalışmacı, bölgede Paleozoik’ten Kuvaterner’e değişen yaş aralığındaki birimleri tanımlayarak bölgenin 1/50.000 ölçekli jeoloji haritasını yapmıştır. Ayrıca bu çalışmada bölgenin petrol olanakları da incelenmiştir. Çalışmada Paleozoik’te fosilli Permiyen mostraları, Mesozoyik’te Yavça formasyonu dışında üç şerit halinde uzanan kalın karbonat istifinin varlığı işaret edilmiştir.Yavça formasyonunun, detritik-karbonatlardan oluştuğu ve Permiyen-Mesozoyik yaşlı kireçtaşları ile ultrabazik kayaları açısal uyumsuz olarak örttüğü belirtilmiştir. Senozoyik’te ise Alt Eosen’in varlığı gösterilmiş olup, Alt Miyosen’de Sebil, Gildirli, Karaisalı, Orta Miyosen’de;Güvenç, Alibeyli, Cingöz;Üst Miyosen’de; Güvenç, Alibeyli, Cingöz;
Üst Miyosen’de Kuzgun, Memişli, Sucular formasyonları ile Pliyosen’de Handere formasyonları tanımlanmıştır.
Demirtaşlı (1976), Toros Kuşağı’nın petrol potansiyelinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmada, Orta-Batı Toroslar’da ortaya çıkan ve petrol bulguları içeren Paleozoik-Mesozoyik yaşlı kireçtaşlarını Teke Torosu kesiminde büyük ölçüde örtülü olduğunu saptamış ve sonuçta; Toros Kuşağı’nın her bir bölümünün petrol potansiyeli açısından ayrı bir dönem taşıdığı belirtilmiştir.
Tekeli (1980), Çalışmacı yapmış olduğu araştırmaları sonucunda Aladağlar’ın yapısal evriminde başlıca üç farklı evrenin varlığından söz etmiştir. Buna göre bölgenin Üst Triyas-Alt Kretase döneminde duraylı bir kıta kenarı olmasına rağmen, Senoniyen de kıta kenarının bozulduğu ve ilk ofiyolit yerleşiminin gerçekleştiği, Maestrihtiyen’de ise Senoniyen havzasının kompresyonel kuvvetler etkisi ile sıkıştığı ve buna bağlı olarak temeli ile birlikte naplı bir yapı kazandığı belirtilmiştir.
Üşenmez (1981), Çalışmacı Belemedik ve civarında yaptığı incelemesinde Paleozoik Mesozoyik yaşlı Belemedik-Erik, Üst Kretase-Oligosen yaşlı Akdağ ve
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
Miyosen yaşlı Gülek Dağı formasyonları ile Kuvaterner’de alüvyon ve alüvyon breşini ayırtlayarak bölgenin 1/25.000 ölçekli jeoloji haritasını yapmıştır.
Üşenmez (1981), Çalışmacı “Pozantı (Adana) güneyindeki Gülek Dağı Miyosen Karbonat İstifinin Sedimantolojisi” adlı incelemesinde, arazi ve laboratuvar yöntemleri yardımıyla bölgede yer alan kireçtaşlarını mikrofasiyes bazında ayırtlamıştır.Bölgede yer alan kireçtaşları başlıca vaketaşı, istiftaşı, tane destekli istiftaşı, bağlamtaşı, foraminiferli-algli istiftaşı olmak üzere altı mikrofasiyese ayırtlanabilmiştir.
Nazik ve Toker (1986), Karaisalı yöresinde Güvenç formasyonunda planktonik foraminiferlere dayanarak yaptığı biyostratigrafik incelemede birim, içinde saptadığı 22 planktonik foraminifer ve ayırtladığı biyozonlar ile çökelin Langhiyen-Serravaliyen yaşında olduğu saptanmıştır.
Yalçın ve ark. (1984), Adana havzasının sedimantolojik evrimi üzerinde yaptıkları çalışmada Havzadaki Neojen istifin Burdugaliyen-Güncel yaş aralığında farklı fasiyeslerde çökeldiğini, denizel çökelmenin Kuvaterner’de büyük ölçüde sona ermiş olduğunu bildirmiştir.
Yetiş ve Demirkol (1984), Çalışmacılar Adana Baseni’nin kuzey- kuzeybatısının stratigrafisine ilişkin gözlemlerde bulunmuştur.Bazı yazarlarca öne sürülen Adana Havzası çökel istifinin Burdigaliyen-Güncel aralığında durulduğu temasına değinen yazarlar,bölgenin Oligosen belki de Eosen’e indirmek için elde yeterli veri olmadığı, ancak Adana Havzası kuzeyinde denizel Lütesiyen mostralarının bulunduğu ve bu birimlerin üzerine ise karasal nitelikli Oligosen çökellerinin uyumsuzlukla geldiği sonucuna ulaşmışlardır.
Lagap (1985), Kıralan-Karakılıç-Karaisalı civarında yapılan çalışmada Paleozoik yaşlı, Yerköprü ve Yellikaya formasyonları ilk kez adlandırılmıştır.
Çalışmacı ayrıca Mesozoyik yaşlı Demirkazık, Senozoyik yaşlı Gildirli, Kaplankaya ve Güvenç formasyonları ile Karaisalı kireçtaşı, alüvyon, taraça ve traverten birimlerini ayırtlamıştır.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
Tanar (1985), Körlü (Tarsus-Mersin) ve civarında yaptığı çalışmalarda Karaisalı, Kuzgun formasyonları ve Memişli üyesini kapsadıkları Molluska faunasına göre incelemiştir.
Ünlügenç (1986), Kızıldağ Yayla (Adana) dolayında yaptığı çalışmada bölgenin ayrıntılı jeolojik incelemesini yapmıştır.Çalışmada bölgedeki birimler allokton,paraotokton ve otokton konumlu birimler olarak üç farklı grupta toplanmıştır. Permokarbonifer yaşlı Karahamzauşağı formasyonu ile Mesozoyik yaşlı Demirkazık kireçtaşı ve Yavça formasyonunun paraotokton, Kızıldağ melanjı ve Faraşa ofiyolitinin ise allokton konumlu oldukları belirtilmiştir.Bölgedeki otokton birimler ise Tersiyer yaşlı Gildirli ve Kaplankaya formasyonları ile Karaisalı kireçtaşıdır.
Yetiş ve Demirkol (1986), “Adana Baseni Batı Kesiminin Detay Jeoloji Etüdü” başlıklı çalışmalarında Adana Baseni’nin temelini Paleozoik yaşlı Yerköprü ve Karahamzauşağı formasyonlarının oluşturduğunu, allokton konumlu Kızıldağ melanjı ve Faraşa ofiyolitinin ise bölgeye Mastrihtiyen’de yerleştiğini belirtmiştir.
Senozoyik’te ise Tersiyer yaşlı birimlerin Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı birimlerin oluşturduğu düzensiz bir paleotopoğrafya üzerine çökelmiş olduklarını belirtmiştir.
Ayhan ve Lengeranlı (1986), Bu çalışma ile Aladağlar’ın orta ve kuzey kesimlerinin ayrıntılı jeoloji haritaları yapılmış olup, Yahyalı, Siyah Aladağ ve Minaretepeler naplarının tektono-stratigrafik özellikleri ile Başyayla ofiyoliti karışığı ve Yahyalı granotoidi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Aladağlar da ayırtlanan tüm formasyon ve üyeler Toroslar’daki benzer oluşuklarda deneştirilmiştir.
Yetiş (1988a), Bu çalışmada Toroslar’ın doğu bölümünde yer alan Feke-Feke dağ alanının Paleozoik-Mesozoyik stratigrafisi açıklanmaya çalışılmıştır.Çalışmada Kambriyen-Jurasik istifinin platform karbonatları ile kırıntılı kayaçlardan oluşan otokton istife ait olduğu ve allokton konumlu ofiyolit dizisi kayaçların bu alanda gözlenmediği belirtilmiştir.Ayrıca Feke-Feke dağı alanındaki Tersiyer istifinin Adana Baseni’ne benzer şekilde Oligosen-Alt Miyosen yaşlı birimle başladığı belirtilmiştir.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
Yetiş (1988b), Kozan N34 paftası ve civarını kapsayan yaklaşık 3000 km²’lik bir alanda Adana Baseni Tersiyer istifinin (Oligosen-Pliyosen) stratigrafik reorganizasyonu gerçekleştirmiştir. Bu çalışmada Schmidt (1961)’in aynı basen içinde ayırtladığı 47 litostratigrafi birimini indirmiştir. Çalışmacı Adana Baseni Tersiyer istifinde Pre-transgresif ve regresif olmak üzere başlıca üç ana dönem ayırtlanmıştır.Yazar Pre-transgresif dönemin düzensiz paleotopoğrafik çukurlukları dolduran, Oligosen-Alt Miyosen yaşlı, karasal Gildirli ve gölsel Karsantı formastonları ile; Miyosen denizi transgresif döneminin, sığ deniz-plaj karakterli kırıntılıları içeren Kaplankaya, resifal karbonatlardan oluşan Karaisalı, Pelajik foraminiferli, derin denizel Güvenç ve türbiditik Cingöz formasyonları ile ve son olarak Regresif dönemin ise baseninin sığlaşmasını karakterize eden sığ denizel- karasal nitelikli çökellerden oluşan Kuzgun (Kuzgun, Salbaş Tüfit ve Memişli üyeleri) ve Handere (Gökkuyu jips üyesi) formasyonları ile temsil edildiğini bildirmiştir.Ayrıca Adana Baseni Tersiyer İstifinin, Kuvaterner’e ait taraça–kaliçi oluşumları tarafından örtüldüğü de bu çalışmada yer almaktadır.
Parlak (1990), Çalışmacı Kozan ve civarındaki “Kozan-Horzum (Adan) arasındaki bölgenin jeolojisi ve tektoniği” adını taşıyan bir Yüksek Lisans Tez çalışması hazırlamış olup, daha önceden otokton olarak nitelenen Paleozoik ve Mesozoyik yaşlı birimleri paraotokton, Tersiyer yaşlı birimleri ise otokton olarak değerlendirmiştir. Yazar çalışma alanında paraotokton ve otokton olarak nitelediği Paleozoik’ten, Senozoyik’e kadar değişen yaş aralıklarında yer alan toplam 11 formasyon ayırt etmiştir. Çalışmacı Paleozoik istifin Kambriyen yaşlı Emirgazi ve Değirmentaş, Ordovisyen yaşlı Armutludere, Alt Silüriyen yaşlı Puşcutepe, Devoniyen yaşlı Ayıtepe, Şafaktepe ve Gümüşali ile Üst Permiyen yaşlı Yığılıtepe formasyonları; Mesozoyik istifinin Jura-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonu ve Senozoyik istifinin ise Tersiyer yaşlı Gildirli ve Cingöz formasyonu ile temsil edildiğini belirtmiştir.
Ünlügenç ve Demirkol (1991), Çalışmacılar Adana ilinin yaklaşık 100 km KKD’ sunda yeralan Karsantı, Akdam ve Eğner arasında kalan bölgenin jeolojisini
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
incelemiştir. Bölgede yer alan başlıca paraotokton, allokton ve otokton olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmacılara göre paraotokton olarak kabul edilen temel Devoniyen yaşlı Yerköprü ve Permo-Karbonifer yaşlı Karahamzauşağı formasyonlarından oluşmakta olup, Mesozoyik yaşlı Demirkazık kireçtaşı ve Yavça formasyonları tarafından açısal uyumsuzlukla üzerlenmektedir. Üst Kretase yaşlı Kızıldağ melanjı ve Faraşa ofiyoliti allokton konumludur. Bölgede yer alan Tersiyer birimleri ise Adana Baseni’nin doğu kanadının uzantısı olup, otokton konumludurlar.
Uçar (1991), Çalışmacı Tarsus kuzeyinde yer alan Bucak ve Çokak yerleşik yerlerin civarında Yüksek Lisans Tezi hazırlamış olup, “Bucak-Çokak (Tarsus kuzeyi) Alanının Stratigrafisi” adlı tez çalışmasında farklı stratigrafik dizilim ve yapısal konum sunan; Paleozoik ve Mesozoyik de birer; ve Senozoyik de ise beş formasyon ayırtlamıştır.Yazara göre bu birimler sırasıyla temeli oluşturan Permo- Karbonifer yaşlı şelf ve sığ denizel özellikli Karahamzauşağı ve bunu açısal uyumsuzlukla üzerleyen Üst Triyas-Kretase yaşlı sığ denizel nitelikli Demirkazık formasyonlarıdır.Bu birimlerin üzerine ise Tersiyer istifi oluşturan Oligosen-Alt Miyosen yaşlı karasal Gildirli, Alt-Orta Miyosen yaşlı sığ denizel Kaplankaya ile resifal Karaisalı ve Orta Miyosen yaşlı derin denizel Güvenç formasyonlarının açısal uyumsuz olarak geldiği, Kuvaterner’in ise taraça ve kaliçi ile temsil edildiği belirtilmiştir.
Özalp (1992), “Gülek-Çamalan (Tarsus) Alanının Stratigrafisi” isimli Yüksek Lisans Tezi kapsamında yaptığı çalışmalar sonucunda Üst Triyas-Kretase yaşlı;
Demirkazık formasyonu, Oligosen-Alt Miyosen yaşlı; karasal nitelikli Gildirli formasyonu, Alt-Orta Miyosen yaşlı; Kaplankaya formasyonu ve Karaisalı kireçtaşı, Pliyosen yaşlı; Gülek çakıltaşı birimlerini ayırtlamıştır. Bölgede temeli, başlıca karbonat yapılışlı, sığ denizel Demirkazık formasyonunun (Üst Triyas-Kretase) oluşturduğu, Mesozoyik temel üzerine Tersiyer istifinin açısal uyumsuzlukla geldiği, istifin tabanında, Miyosen öncesi düzensiz topoğrafyanın vadi ve çukurlarını dolduran, karasal nitelikli Oligosen-Alt Miyosen yaşlı Gildirli formasyonunun bulunduğu,Alt-Orta Miyosen yaşlı, sığdeniz-plaj kırıntılılarından oluşan Kaplankaya
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
resifal karbonatlardan oluşan Karaisalı ve derin denizel şeyl ve marndan oluşan Güvenç formasyonlarının, Gildirli formasyonu üzerine uyumlu bir şekilde geldiği gözlenmiştir.Bölgede Tersiyer istifin tabanı alttaki birimler üzerine açısal uyumsuz olarak gelen Pliyosen yaşlı, karasal nitelikli Gülek çakıltaşı oluşturur.
Uçar (1997), Gülek-Pozantı-Kamışlı dolayının stratigrafik ve sedimanter, petrografik incelemesi adlı doktora çalışmasında Ecemiş Fay Kuşağını da kapsayan bölgenin stratigrafik, sedimantolojik, sedimanter petrografik ve tektonik amaçlı incelemesini yapmış, bölgedeki birimlerin litostratigrafik ve kronostratigrafik konumları, sedimanter birimlerin çökelme ortamları ile bölgedeki tektonik ve yapısal unsurlarını ortaya koymuş olup, Ecemiş Fay Kuşağının doğu ve batı bloğuna ait birimler ile Ecemiş Fay Kuşağı içerisindeki birimleri ayırtlayarak birbirleri ile korele etmiştir.
Taş (2001), Çalışmacı Ecemiş Fay Kuşağı üzerinde yer alan Gülek-Ardıçlı köyleri civarının detay stratigrafik incelemesini yapmıştır.Çalışma alanı doğu ve batı blok olmak üzere başlıca iki blokta incelenmiş olup, batı blokta temeli Permiyen yaşlı Bolkardağ mermeri oluşturmaktadır.Doğu blokta ise temeli oluşturan Üst Triyas-Jura-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonu üzerine sırasıyla Oligosen-Alt Miyosen yaşlı Gildirli, Miyosen yaşlı Kaplankaya ve Karaisalı formasyonları gelmektedir.Bölgedeki en genç çökelimi ise Pliyosen yaşlı Gülek çakıltaşı ve Kuvaterner yaşlı alüvyon ve taraça türündeki oluşuklar temsil etmektedir.
Avşar (1992), Çalışmada Namrun (İçel) yöresi Paleojen çökellerinde bulunan bentik foraminifer faunasının sistematik incelemeleri yapılarak bölge stratigrafisi hakkında genel bilgi sunulmuştur. Yörede Üst Kretase, Paleojen ve Neojen yaşlı kaya birimleri yüzeylemektedir. Bölgede Üst Kretase yaşlı birimler üzerine uyumsuzlukla Üst Paleosen yaşlı çökeller gelmektedir.Yazar Paleosen çökelleri içerisinde İlerdiyen’i veren foraminifer türleri tanımlanmıştır. Alt Eosen çökelleri İlerdiyen yaşlı çökeller üzerine uyumlu olarak gelmektedir. Alt Eosen çökelleri içerisinde Alveolin ve Nümmilites türleri tanımlanmıştır. Lütesiyen çökelleri, Neojen yaşlı birimler tarafından uyumsuzlukla örtülmektedir.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Lütfiye YILMAZ
Açlan (1985), Çalışmacı, Namrun güneydoğusunda yer alan ofiyolitik birimlerin jeolojik ve petrografik incelemesini yaptığı yüksek lisans tezinde bölgede yer alan mağmatik ve sedimanter kayaların jeolojik özelliklerini araştırmış, bu birimlerin 1/250.000 ölçekli haritalamalarını yapmıştır. Özellikle okyanusal kabuktan türeme mağmatik kayaçlara odaklanılan çalışmada ayrıntılı petrografik araştırmalar yapılarak ofiyolitik birimlerin kökeni hakkında yorumlama getirmiştir.
3. MATERYAL VE METOD Lütfiye YILMAZ
3.MATERYAL VE METOD
3.1.Materyal
İnceleme alanı Mersin ili, Tarsus ilçesinin yaklaşık 45 km kuzeyindeki Gülek yaylası yakın güneybatısında bulunan Sarıkavak-Bağçatağı köyleri civarıdır.
Çalışma alanı Ecemiş Fay Kuşağı’nın en son belirgin olarak gözlenebildiği kesimlerin güneyinde ve Adana N33 d2,d3, c1 ve c4 paftaları içerisinde kalmaktadır.Bu nedenle bölgede yapılacak jeolojik amaçlı çalışmalar özel önem taşımaktadır.
Sarp bir topoğrafyaya ve yoğun bir bitki örtüsüne sahip olan çalışma alanı, doğal güzellikleri ile insanları cezbetmiş ve yaylacılıkla turizminin bu alanda gelişmesine neden olmuştur. Bölgede yer alan başlıca yerleşim birimleri inceleme alanında,belirtilen tepe ve kayalıklar arasında dar ve derin vadiler ile bu vadilerden akan çeşitli büyüklüklerdeki dere ve nehir bulunmaktadır.
Çalışma alanının büyük bir kısmının orman ile kaplı olması nedeniyle,bölgede yaşayan insanlar için ziraat amacıyla ekilebilecek tarım alanları oldukça kısıtlıdır.
Bu nedenle bölge insanının büyük bir çoğunluğu geçimini ormancılıkla sağlamaktadır. Bölgedeki bir diğer geçim kaynağı da yayla turizmi ve tavuk üretim çiftlikleridir. Yaz aylarında sıcaktan bunalan, Özellikle Adana ve Mersin yöresinde yaşayan insanlar bütün yaz boyunca çalışma alanı içerisinde ve yakın civarında yer alan çeşitli yaylalara akın etmektedir.
Bölgeye ulaşım Pozantı-Adana otoyolu ve Tarsus üzerinden geçen tali yollarla sağlanır. Bölge içerisinde köy,mahalle ve yaylalara ulaşım için yeterli sayıda asfalt ve stabilize yol, ormanlık alanlar için ise orman yolları bulunmaktadır.
3.2.Metod
Yüksek Lisans Tezi olarak yapılan bu araştırma İçel ili, Tarsus ilçesinin yaklaşık 45 km kuzeyindeki Gülek yaylası yakın güneybatısında bulunan Sarıkavak- Bağçatağı köyleri ve güneyini kapsamaktadır. Bu çalışma, saha öncesi, saha,
3. MATERYAL VE METOD Lütfiye YILMAZ
laboratuvar, değerlendirme ve tez yazım çalışmaları olmak üzere başlıca 4 aşamada gerçekleştirilmiştir.
3.2.1.Saha Öncesi Çalışmalar
Çalışmacı bu evresinde öncelikle çalışma alanı ile ilgili olarak daha önce yapılmış olan araştırmalar incelenerek, literatür taraması yapılmıştır. Böylece çalışma alanının jeolojisi ile ilgili olarak çeşitli fikir ve öngörüler elde edilerek arazide yapılacak çalışmalara ilişkin yaklaşımlarda bulunulmuştur. Daha sonra sahada yapılacak işlerle ilgili olarak planlamalar gerçekleştirilmiş olup, saha çalışmalarında gerekli olan 1/25.000 ölçekli topoğrafik harita ve benzeri materyaller temin edilmiştir.
3.2.2.Saha Çalışmaları
2006 yılı yaz aylarını kapsayan sürede gerçekleştirilen ve bu çalışmanın en önemli bölümünü oluşturan arazi çalışmaları sırasında öncelikle sağlıklı bir şekilde arazi gözlemleri yapılmış ve gözlenebilen tüm verilerin toplanmasına çalışılmıştır.
Yapılan gözlemler sırasında, arazide yüzlek veren birimlerden 15 adet nokta ve seri örnek alınmış olup, bu örneklerden sadece fosil bulgusu elde edilenlere tezde değinilmiştir. Elde edilen gözlemler ve değerlendirmeler ışığında çalışma alanının fasiyes ayırdımına dayalı 1/25.000 ölçekli ayrıntılı jeoloji haritası yapılmış, belirlenen farklı formasyonlardan örnekler derlenmiş ve petrografik ve paleontolojik çalışmaların de desteği ile çalışma alanında gözlenen tüm birimlerin stratigrafik, sedimanter ve petrografik özellikleri ortaya konulmuştur.
3.2.3.Laboratuar Çalışmaları
Laboratuar çalışmaları sırasında öncelikle araziden derlenen 15 adet nokta ve seri numuneden ince kesitler yapılmıştır. Yapılan bu kesitler, hem danışman hocam
3. MATERYAL VE METOD Lütfiye YILMAZ
Prof. Dr. Niyazi Avşar tarafından paleontolojik, hem de Prof. Dr. Cengiz Yetiş denetiminde tarafımdan petrografik açıdan incelenmiştir.Alınan örneklerden sadece fosil içeren, arazide gözlenen farklı birimleri ve bu birimlerin farklı seviyelerini temsil eden örneklere tezde değinilmiştir.
3.2.4.Değerlendirme ve Tez Yazım Çalışmaları
Arazi öncesi, arazi ve laboratuar çalışmaları sonucunda elde edilen tüm veriler değerlendirildikten sonra, bu veriler ışığında bölgenin stratigrafik konumunu ortaya koyan, yapılan olan harita, kesit, diyagram ve tablolar ile çizilen şekiller ve araziden alınan görüntüler yardımıyla, çalışma alanının detay jeolojisini içeren ve Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tez yazım kurallarına bağlı kalınarak yazılan bir Yüksek Lisans Tezi hazırlanmıştır.Çalışmanın bu safhası yaklaşık 5 aylık bir süreç içerisinde gerçekleştirilmiştir.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
4. BULGULAR VE TARTIŞMA
Çalışma alanı bölgesel ölçekte Ecemiş Fay Kuşağı ile birbirinden ayrılan Orta ve Doğu Toroslar arasındaki sınır zonunda yer almaktadır. Ecemiş Fay Kuşağı çalışma alanının kuzey kesimlerinde arazide bariz bir şekilde gözlenmektedir. Bu zonun Adana Baseni’ne doğru olan devamında, yani çalışma alanının bulunduğu bölgede ise fay zonunun konumu hakkında halen değişik fikirler öne sürülmektedir.
Bu nedenle bölgede yapılacak olan yani çalışmalar özel bir önem taşımaktadır.
Yukarıda tanımlanan alanda yapılan bu çalışmada Mesozoyik ve Senozoyik yaş aralığında sekiz farklı litostratigrafi birimi ayırtlanmıştır. Bölgede temeli Mesozoyik’e ait Üst Triyas-Kretase yaşlı ve başlıca kireçtaşı, dolomit ve dolomitik kireçtaşı litolojili Demirkazık formasyonu oluşturmaktadır. Bu birimin üzerine tektonik olarak bindirmelerle sırasıyla Üst Kretase yaşlı ofiyolitik bir mağmatik kompleks, ofiyolitli melanj ve bir ofiyolitik seri (Mersin ofiyoliti) gelmektedir.
Mesozoyik kayaları üzerine açısal uyumsuzlukla gelen Oligosen-Alt Miyosen yaşlı Gildirli formasyonu, bölgede gözlenen Tersiyer istifin tabanını oluşturur ve genellikle paleotopoğrafik çukurlukları dolduran, karasal nitelikli çakıltaşı,kumtaşı,silttaşı ve çamurtaşı ardalanmasından oluşur. Bu birim üzerine uyumlu olarak çakıllı-kumlu-siltli kireçtaşı ve marn litolojileri içeren Alt-Orta Miyosen yaşlı Kaplankaya formasyonu ve Kaplankaya formasyonu ile yanal ve düşey geçişli bir dokanakla, algli, mercanlı, ekinidli, lamellibranşlı, resifal nitelikli kireçtaşlarından oluşan Alt-Orta Miyosen yaşlı Karaisalı formasyonu gelmektedir.
Bölgede gözlenen en genç çökelim ise Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile temsil edilmektedir.
Ayırtlanan litostratigrafik birimlerinin özellikleri ve birbirleriyle olan dokanak ilişkileri Genelleştirilmiş Stratigrafi Kesitinde sunulmuştur (Şekil 2).
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
4.1.Stratigrafi
Çalışma alanında dördü Mesozoyik’te, üçü Senozoyik’te üç, biri Kuvaterner’de olmak üzere toplam sekiz farklı litostratigrafi birimi ayırtlanmıştır.
Bu birimlerin stratigrafik, sedimantolojik,petrografik, paleontolojik, özellikleri ve birbirleri ile olan konumları aşağıda sunulmuştur.
4.1.1.Mesozoyik
Çalışma alanında Mesozoyik’te litostratigrafi birimi ayırtlanmış olup, bu birim Üst Triyas-Jura-Kretase yaşlı ve başlıca kireçtaşı, dolomit ve dolomitik kireçtaşı yapılışlı Demirkazık formasyonudur.
4.1.1.1. Triyas-Jura-Kretase
4.1.1.1.(1). Demirkazık Formasyonu (TRJKd)
Ecemiş Fay Kuşağı’nın D-KD’sunda geniş alanlar boyunca yayılım sunan açık-koyu gri renkli, Involutina sp. ve alg dışında kıt mikrofosilli,çoğunlukla mikritik yapılışlı kireçtaşı istifine Yetiş (1978a, b), Demirkazık kireçtaşı adını vermiştir. Demirkazık kireçtaşı adı, daha sonra başta Yetiş (1988a ,b), olmak üzere pek çok çalışmacı tarafından Demirkazık formasyonu olarak değiştirilmiştir. Bu çalışmada da, dolomit ve dolomitik kireçtaşı litilojisine sahip olan birim Demirkazık formasyonu adı ile tanılmıştır.
Demirkazık formasyonu özellikle çalışma alanının kuzey kesimlerinde geniş bir alanda yüzlek vermektedir.Birim Darıpınarı köyü kuzeyi, Yalamık köyü kuzeyi, Ayyolo kayalığı ve çevresinde geniş bir yayılıma sahiptir. Ayrıca inceleme sahasının batı kesiminde Sarıkavak köyünün batısında küçük bir mostraya sahiptir (Ek 1).
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Genel olarak akarsu yatakları gibi aşınma alanlarında izlenen birim, sarp topoğrafyası ve açıktan koyuya değişen tonlardaki gri rengiyle belirgindir (Foto 1).
Demirkazık formasyonu genel olarak dolomit, dolomitik kireçtaşı ve mikritik kireçtaşı litiolojilerini içermektedir (Şekil 2). Birimin, kireçtaşlarından türeme çakıllardan oluşan taban kesimleri çalışma alanı içerisinde gözlenememektedir.
Çalışma alanında birimin görünür alt kesimlerini dolomit ve dolomitik kireçtaşları oluşturmaktadır. Bu seviye ayrışmış yüzeyi kahverengimsi gri, taze kırık yüzeyi koyu gri, iri kristalli, oldukça sert-dayanımlı, kötü kokulu, çatlaklı ve kırıklı, çatlak ve kırıkları kalsit dolgulu, orta-kalın tabakalı dolomitlerle başlar. Bu seviyenin üzerine ayrışmış yüzeyi koyu gri, taze kırık yüzeyi gri renkli, orta-kalın tabakalı, sert-sağlam yapılı, çatlaklı ve kırıklı, çatlak ve kırıklı kalsit dolgulu, kıt mikro-makrofosilli ve mikritik dokulu kireçtaşlarına geçilir. Tanımlanan kireçtaşları içerisinde yer yer değişen kalınlıklarda dolomitik kireçtaşı arabantları ve zaman zaman da ince çört yumru ve bantları gözlenmektedir.
Koca alan mevkii GB’sında çalışma alanında bulunan tüm birimleri içeren bir ölçülü stratigrafik kesit alınmıştır (Şekil 2). Demirkazık formasyonundan derlenen örneklere ait ince kesit tanıtımlarında yeterli fosil bulgusuna rastlanamamıştır.
Çalışma alanında, birimin tabanı gözlenemediği için taban dokanağı ve gerçek kalınlığı hakkında bir yargıya varmak mümkün olmamıştır. Ancak üzerine uyumsuz olarak Oligosen-Alt Miyosen yaşlı Gildirli formasyonu gelmektedir (Ek 1-2).
Gildirli formasyonunun Demirkazık formasyonu üzerindeki paleotopoğrafik çukurlukları dolduracak şekilde çökeldiği düşünülmektedir. Birim ayrıca Üst Kretase yaşlı ofiyolitik birimlerin Demirkazık formasyonunu inceleme alanı dışında bindirmeli olarak üzerlendiği gözlenmiştir.
Tabanı gözlenemediğinden Demirkazık formasyonunun gerçek kalınlığı ölçülememiş, ancak arazideki görünür kalınlığı 750 m civarı olduğu saptanmıştır.
Yetiş (1978a, b), Ecemiş fay kuşağının doğusunda birimin 1000 ile 2500 m arasında değişen kalınlıklar sunduğu belirtmiştir.
Yetiş (1978a) Çamardı (Niğde) doğusunda yapmış olduğu çalışmasında derlediği nokta numunelerden aşağıdaki fosilleri bularak birime Üst Triyas-Jura yaşını vermiştir.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Teutloporella tabulata
Thaumatoporella parvovesiculifera (Raineri) Involutina gaschei (Koehn-Zaninetti et Brönniman) Involutina minuta (Koehn-Zaninetti)
Involutina communis (Kristan)
Involutina sinuosa sinuosa (Weynschenk) Trochammina sp.
Penderina sp.
Yetiş ve Demirkol (1986) tarafından inceleme alanının doğu ve kuzeydoğusunda yapılan diğer bir çalışmada Demirkazık formasyonundan derlenen numunelerden M.T.A. paleontologları tarafından incelenmesi ile aşağıdaki fosiller tanımlanmış ve birime çalışmacılar tarafından Alt-Üst Kretase yaşı verilmiştir.
Globotruncana tricarinata (Quereau) Globotruncana lapparenti (Brotzen) Globotruncana elevata (Brotzen) Salpingoperalla sp.
Pseudocyclammina sp.
Nummuloculina sp.
Cuneolina sp.
Nezzazata sp.
Rotalopora sp.
Gumbelina sp.
Globigerina sp.
Sabandina sp.
Orbitolina sp.
Valvulinidae Miliolidae Lituolidae
Bu çalışmada ise yukarıda tanıtımı ve ince kesit görüntüleri verilen örneklerden, Prof. Dr. Niyazi AVŞAR tarafından aşağıdaki fosiller belirlenmiştir.
Rotalia sp.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Globigerina sp.
Belirlenen bu fosiller ile birime kesin yaş verilmesi mümkün olmadığından, bu çalışmada, Yetiş (1978a)’in Üst Triyas-Jura ve Yetiş-Demirkol (1986)’un Alt-Üst Kretase yaş bulguları göz önüne alınarak Demirkazık formasyonuna Üst Triyas- Jura-Kretase yaşı verilmesi uygun görülmüştür.
Ecemiş fay kuşağının doğusunda bulunan kireçtaşlarında saptanan alg ve miliolid gibi fosiller, birimin çökelme ortamının yaklaşık 40-80m kadar derinliğe sahip olduğunu, Thaumatoporella sp. gibi fosiller ise, ortamın 40m veya daha sığ derinlikte olduğunu göstermektedir. (Yetiş,1978a). Demirkazık formasyonunun bolca alg ve foraminifer içeren mikritik yapısı göz önüne alınınca, birimin sığı ve sıcak bir şelf ortamı ile sığ deniz ortamı arasında çökeldiği söylenebilir.
Bu çalışmada Demirkazık formasyonu olarak adlandırılan birim, inceleme alanı ve yakın civarında daha önce çalışmalarda bulunmuş olan Blumenthal’in (1947) Beyaz Aladağ kalkeri, Ternek (1957)’in Kretase kalkeri, Scmidt’in(1961) Kretase yaşlı kireçtaşı;Yetiş (1978a, b)’in Demirkazık kireçtaşı; Üşenmez’in (1981) Akdağ formasyonu ve Taş (2001)’in Demirkazık formasyonu adlarıyla ayırtladıkları birimlerin eşdeğeridir.
4.1.1.2.Üst Kretase
4.1.1.2.(1).Magmatik Kompleks (Mmk)
Birim ilk olarak Türkmen ve İşler (1995) ve Açlan (1995) tarafından ayrıntılı olarak incelenmiş ve petrografik analizleri yapılmıştır. İnceleme alanının güneydoğu kesiminde Çam tepe , Tarsus çayının içinden geçtiği dar bir alanda mostra veren birim ofiyolitik seri ile tektonik ilişkili olup Kaplankaya formasyonu tarafından diskordan olarak üzerlenmektedir (Şekil-2, Ek-1).
Mağmatik kompleks genel olarak granodiyorit, meta granodiyorit, diyorit, granofir, meta dolerit, diyabaz, tüf gibi asitik, bazik ve nötr karakterli, derinlik, yarı
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
derinlik ve yüzey kayalarının birbiri içerisinde düzensiz ve farklı zamanlı sokulumları sonucunda oluşmuştur (Açlan,1995).
İlkel sokulumu oluşturan granit mağmatik kompleksin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Granit kütlesi diğer magmatikler tarafından keskin bir biçimde kesilmiştir. Ana hatlarıyla kompleks içerisindeki tüm minerallarde tektonizma izi bulunmaktadır. Bunun yanında bazı asitik ve nötr kayaçlarda ikincil mineralizasyon meydana gelmiştir (Açlan,1995). Birimin yaşı, bölgesel tektonik konum ve stratigrafik konumu itibari ile Üst Kretase olarak önerilmiştir (Açlan,1995).
4.1.1.2.(2).Fındık Karmaşığı (Mfk)
İnceleme alanında izlenen birim Gözne ve Deliçay vadisinde mostra veren benzer özellikteki Yaman, (1991) tarafından Fındık Karmaşığı olarak adlandırılmış olup,çalışma sahasında gözlenen kaya grubu için de aynı adlama kullanılacaktır.Birim inceleme alnının güneybatısında, Sarıkavak köyü batısında sınırlı bir alanda mostra vermektedir.
Birim genel hatlarıyla radyolarit, serpantinit, kireçtaşı blokları ve fliş karakterli , ince kırıntılı kayalardan oluşmaktadır.Fındık Karmaşığı içerisindeki yaygın morfolojiyi aşırı serpantinize peridotik malzeme, sarp ve bloklu yapılar ise yumuşak kesim içinde yüzer vaziyette yer alan çeşitli boyutta kiraçtaşı blokları ile kısmen ofiyolitik seriye ait kayaç blokları oluşturmaktadır (Açlan,1995).
Karmaşık içerisinde yer alan radyolarit ve kumtaşı;kahverengi-kırmızımsı kahverengi,ince tabakalı olup oldukça sert görünümlüdür.Bol radyolaria kavkıları içeren silisli, demirli ve yer yer sert killi katmanlar oluşmuştur.
Birim inceleme alanında Gildirli ve Kaplankaya formasyonları tarafından dikordan olarak üzerlenmekte olup magmatik kompleks üzerine bindirmeli olarak gelmektedir.Birimin yaşı, bölgesel tektonik konum ve stratigrafik konumu itibari ile Üst Kretase olarak önerilmiştir (İşler,1990).
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
4.1.1.2.(3). Ofiyolitik Seri (Mersin Ofiyoliti-Mof)
Çalışma alanında yaygın şekilde gözlenen ofiyolitik birim Juteau (1980) tarafından adlandırılan ve Mersin ofiyoliti olarak bilinen ofiyolitik serinin küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.
Birim Sarıkavak köyü güneyi, Akyaşlıburun tepe ve Tarsus çayının içinden geçtiği,inceleme alanının güney batı kesiminde mostra vermektedir.Mersin ofiyolitinin oluşturduğu mağmatik kayalar, üzerlerinde gelişen kendine has bitki örtüsü ile diğer kaya gruplarından kolaylıkla ayırt edilebilmektedir.Birim üzerinde yoğun maki cinsi bitki örtüsü gelişmiştir. Ofiyolitik seri kayaları başlıca zeytin yeşili, kahverengimsi yeşil, sarımsı yeşil, mavimsi yeşil ve siyahımsı renklerde mostra vermektedir.Maruz kaldığı uzun ve yoğun tektonizma sonucunda çok faklı yönde ve yoğun şekilde eklem ve çatlak sistemleri gelişmiştir.
Mersin ofiyoliti başlıca çok büyük harzburjit dilimleri ile bunları yoğun biçimde kesen toleyitik diyabaz daykları ve birkaç cm kalınlığa ulaşan, dunit, harzburjit, ortopiroksenit bantlaşmalarından meydana gelmektedir (Juteau,1980).
Bölgedeki ofiyolitik birimin büyük bölümünü genelde serpantinize harzburjit oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, serpantinize dunit, serpantinize lerzolitler de yer yer gözlenmektedir. Ofiyolitik serinin inceleme alanı içerisinde kalan kesiminde gözlenen diğer farklı kayalar manyezit cevherleşmesinin bulunduğu yerlerde ofikalsit, spilit, anortozit, granofir, mikrodiyorit ve amfibol şistler de bulunmaktadır (Açlan,1995).
Birim Fındık karmaşığı üzerine bindirmeli bir dokanakla gelmekte olup Gildirli ve Kaplankaya formasyonları tarafından açılı diskordansla üzerlenmektedir.
Juteau (1980), bölgede allokton olarak yerleşen yer alan birimin yerleşme yaşının Üst Kretase olduğunu belirtmiştir.
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
4.1.2.Senozoyik
4.1.2.1.Tersiyer
Çalışma alanında Tersiyer’de 3 adet birim ayırtlanmış olup,bu zamanda çökelen birimlerin tabanını Oligosen-Alt Miyosen yaşlı,karasal Gildirli formasyonu oluşturmaktadır.Üzerine Miyosen denizinin transgresyonuna bağlı olarak gelişen Alt-Orta Miyosen yaşlı,sığ deniz-plaj nitelikli Kaplankaya formasyonu ve bu birimle yanal ve düşey geçişli olan resifal nitelikli Karaisalı kireçtaşı gelir.
4.1.2.1.(1).Gildirli Formasyonu (Tgi)
Adana Baseni’nde gözlenen karasal, gel-git ile sığ deniz nitelikli Alt Miyosen yaşlı çökeller Schmidt (1961) tarafından Gildirli formasyonu olarak ayırtlanmıştır.
Bu çalışmada da Schmidt (1961) tarafından ayırtlanan birime benzer litolojilere aynı adın kullanılması uygun görülmüştür.
Gildirli formasyonu çalışma alanın özellikle kuzey kesiminde oldukça geniş yüzlekler sunmakta ve kırmızımsı-kahve rengi ve yer yer oluşturduğu oldukça dik şevlerle kolayca tanınmaktadır (Foto1). Birim Darpınarı köyü kuzeyi ve doğusu , Yalamık köyü doğu ve güneydoğusunda ve Biber tepe kuzeydoğusunda yaygın yüzlekler sunmaktadır.Ayrıca inceleme alanının batı kesiminde Sarıkavak köyünün güneyinde küçük bir mostra göstermektedir (Ek-1).
Gildirli formasyonu genel olarak çakıltaşı, kumtaşı ve silttaşından oluşan bir litolojiye sahiptir. Birimin tabanında iri blok boyutundan çok ince çakıla kadar değişen çakılların, çok kabadan inceye kadar değişen boyutlardaki kum matriksle orta derecede tutturulması ile masif görünümlü bir çakıltaşı seviyesi bulunmaktadır.
Bu seviye oluşturan çakıllar 50 ile 3 cm arasında değişen boyutlarda, az yuvarlaklaşmış ve polijenik kökenli olup, kötü boylanmalıdır.
Yukarıda tanımlanan taban seviyelerinden birimin üst seviyelerine doğru gidildikçe birimi oluşturan çakıl ve kum malzemenin boyutunun küçüldüğü, kum matriksle birlikte karbonat çimentonun geliştiği ve birimin iyi derecede pekiştiği
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
gözlenir.Bu seviyelerde çökel kötü boylanmalı ve tane yuvarlaklığı orta derecededir.
Birimin daha üst seviyelerinde ise çok ince boyutlu çakılların ince kum boyu matriks ve karbonat çimentoyla iyi derecede tutturulduğu, tanelerin yuvarlak, boylanmanın orta derecede, tabakalanmanın ise ince-orta kalınlıkta olduğu gözlenir.
Birimin bu seviyeleri arasında yer yer ince-orta taneli, silis çimentolu, yuvarlak, iyi boylanmalıdır. İnce ve yer yer çapraz tabakalı, polijenik elemanlı kumtaşı mercekleri boylanmalıdır. Birimin en üst seviyelerinde ise ince taneli,karbonat çimentolu, yuvarlak, ince ve yer yer çapraz tabakalı, polijenik elemanlı iyi boylanmalı kumtaşları ile çok ince taneli, karbonat çimentolu, yuvarlak, iyi boylanmış, dağılgan yapılı ve polijenik elemanlı silttaşları ardalanmalı olarak izlenmektedir.Yukarıda tanımlanan her bir seviye birimin çökelmesi sırasında farklı dönemleri temsil etmekte ve birimin genelinde yukarıya doğru küçülen bir tane boyu gözlenmektedir.
Ayrıca birim genel olarak büyük ölçekte merceksel bir geometri sunmakta ve her bir düzeyde teknemsi çapraz tabakalanma ve çamur topakçıları gözlenmektedir.Adana Baseni Tersiyer istifinin tabanını oluşturan karasal nitelikli Gildirli formasyonu düzensiz bir topoğrafyaya bağımlı olarak Demirkazık formasyonu üzerine paleotopoğrafik çukurlukları dolduracak şekilde uyumsuz olarak gelmektedir (Foto 1). Üzerinde ise birbirleriyle yanal ve düşey yönde geçişli olarak Kaplankaya formasyonu ve Karaisalı kireçtaşı yer alır .
Kocaalan ölçülü stratigrafi kesitine göre Gildirli formasyonunun çalışma alanında yaklaşık 350 m’lik bir kalınlığı bulunmaktadır (Şekil 2). Gildirli formasyonu için inceleme alanı civarında daha önce çalışmalarda bulunan İlker (1975) maksimum 350 m, Schmidt (1961) ve Yalçın ve Görür (1984) birkaç m ile 300 m; Yetiş ve Demirkol (1986) 120 ile 400 m ve Uçar (1991) ise 15 ile 150 m arasında değişen kalınlıklar bildirmişlerdir.
İnceleme alanında Gildirli formasyonuna yaş verebilecek herhangi bir fosil bulgusuna rastlanılamamıştır.Yukarıda da belirtildiği gibi birimin tabanında gözlenen en genç kaya stratigrafi birimi Üst Triyas-Jura-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonudur.Ancak birimi oluşturan malzeme içerisinde Eosen (Lütesiyen)’e ait Nummulites’li kireçtaşı çakılları bulunmaktadır (Ternek, 1957; Schmidt, 1961;İlker,
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
1975; Yetiş, 1978a b; Yetiş ve Demirkol, 1984; Avşar, 1992). Bu bulgu birimin Eosen’den daha genç olduğu sonucunu ortaya çıkarmakta ve Lütesiyen sonrasında denizin çekilmesiyle birlikte, bölgenin bir aşınma evresinde girdiği ve bu sırada o zamanki çukurluklarda çökelen Gildirli formasyonunun korunarak Miyosen denizi transgresyonunun tabanında yer alan karasal kırıntılıları oluşturduğu düşünülmektedir. Üzerine ise birbirleriyle yanal ve düşey geçişli olan, Alt-Orta Miyosen yaşlı Kaplankaya formasyonu ve Karaisalı kireçtaşı gelmektedir. Sonuç olarak bu çalışmada yukarıda değinilen tüm bulgulara dayanılarak Gildirli formasyonuna Oligosen-Alt Miyosen yaşı verilmesi uygun görülmüştür .Kırmızımsı-kahve hakim renk tonu, çapraz tabakalı,aşınmalı tabanlı dönemler, çok kötü boylanması ve çok kıt fosil içermesi yanında, hiç denizel fosil bulunamayışı gibi özellikleri Gildirli formasyonun akarsu ortamında çökelmiş olması olasılığını akla getirmektedir. Çakıltaşı seviyelerinin yer yer oldukça kalınlaşması ve çakıl boyunun iri blok boyutuna ulaşması ise akıntı sisteminin yüksek enerjili olduğunu göstermektedir.
Gildirli formasyonu, Schmidt (1961)’in, Adana Basenin de Gildirli formasyonu Abdülselamoğlu (1962)’nun, Ecemiş koridoru ve Karsantı batısında çakıltaşı, kumtaşı, bitümli şist ve gölsel karbonatlar, İlker (1975)’in, Aslan köyü- Çamlıyayla da Sebil formasyonu, Görür (1979) ve Yalçın ve Görür (1984)’ün, Gildirli formasyonu, Yetiş (1984)’in, Adana Baseni kuzeyinde Gildirli formasyonu,Yetiş ve Demirkol (1986)’un, Adana Baseni kuzeyinde Gildirli formasyonu; Uçar (1991)’ın Bucak-Çokak (Tarsus kuzeyi) Alanda Gildirli formasyonu ve Taş (2001)’in Gülek-Ardıçlı (Mersin) dolayında Gildirli formasyonu olarak ayırtlanmış oldukları birimlerin eşdeğeridir.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Foto 4.1.Demirkazık ve Gildirli formasyonları arasındaki dokanağın genel görünümü. (TRJKd:Demirkazık FM.,Tgi:Gildirli fm).
4.1.2.1.(2).Kaplankaya Formasyonu (Tkp)
Adana Baseni’nin kuzeyindeki Kaplankaya Tepe’de tip kesit ve yeri gözlenen ve başlıca kumlu-siltli kireçtaşı, çakıllı kumtaşı ve marn litolojilerden oluşan bu birime ilk defa Yetiş ve Demirkol (1986) Kaplankaya formasyonu adını vermişlerdir.Bu çalışmada da inceleme alanında benzer litolojik özellikler sunan birim için aynı adın kullanılması uygun görülmüştür.
Kaplankaya formasyonu, çalışma alanının kuzey kesimlerinde bantlar şeklinde uyumlu mostralar göstermektedir. İnceleme alanının kuzey batı kesimlerinde, iki fay arasında kalan kesimde bir çöküntü alanında geniş yüzlek vermektedir. Bölgenin orta ve güney kesimlerinde ise Karaisalı formasyonunun aşındığı kesimlerdeki çukurluklarda bağımsız mostralar halinde yer almaktadır (Ek-1). Birim inceleme alanının kuzey kesimlerinde Darıpınarı köyü ve çevresinde (Ek-1), Bağçatağı köyü
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
dolayında (F-2), Yalamık köyü çevresinde, Ereze mahallesi kuzeyinde ve Sarıtaş tepe batısında büyük ölçüde fay kontrollü mostralar göstermektedir. İnceleme alanının batı bölümünde; Sarıkavak köyü ve çevresinde , Hacı tepe ve çevresinde ve Sarıkonak köyü çevresinde genelde uyumlu düzgün sınırları ile geniş alanlar kaplamaktadır (Ek-1). Güney kesimlerde de Ortaköy ve Meşelik köyü dolayında uyumlu dokanakları ile mostra vermektedir (Ek-1).
Kaplankaya formasyonu tabanda, sarımsı-kahve renkli, orta yuvarlak, tane destekli, masif görünümlü, kuvars, çört ve ofiyolit ile birlikte genelde kireçtaşlarında türeme kötü boylanmalı çakıltaşı-kumtaşı ardalanmasından oluşan bir seviye ile başlar. Üzerine ayrışmış yüzeyi sarımsı-kahve, taze kırık yüzeyi sarımsı-yeşil renkli, ince-orta tabakalı, yuvarlak, ince-orta taneli, denizel lamellibranş, gatrapod ve ekinid türü fosiller içeren, iyi boylanmalı kumtaşı-silttaşı düzeyleri gelmektedir.
Birimin daha üst seviyelerinde ise, ayrışmış yüzeyi gri, taze gri yüzeyi sarımsı-gri renkli, ince ve orta tabakalı, orta dayanımlı, kıymıksı kırıklı, küresel ayrışmalı ekinid, lamellibranş ve gastrapod tür fosil içerikli marnlar ile ayrışmış yüzeyi açık gri, taze kırık yüzeyi krem, sarımsı-açık gri renkli, orta-kalın tabakalı, orta dayanımlı, bol fosilli, çatlaklı ve kırıklı, çatlak ve kırıklı kalsit dolgulu tabakalanma düzlemi boyunca kısmen karstik erimeli, killi kumlu kireçtaşı seviyeleri yer almaktadır.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Foto 4.2. Kaplankaya Karaisalı formasyonları arasındaki dokanağın genel görünümü. Sarıkavak köyü güneydoğusu,bakış K ’den G’ ye bakış (Tka:Karaisalı Fm.,Tkp:Kaplankaya fm).
Kaplankaya formasyonundan derlenen örneklerin ince kesit tanıtımları aşağıda sunulmuştur.
E.A.3.Borelis’li kumlu kireçtaşı (Koca alan (C3)’ ın 1 km kadar GB’ sı):
Ayrışmış yüzeyi açık gri ,taze kırık yüzeyi krem, sarımsı-açık gri renkli, orta- kalın tabakalı, orta dayanımlı, bol fosilli, çatlak ve kırıkları kalsit dolgulu, tabakalanma düzlemi boyunca düzlemi kısmen karstik erimeli, killi kumlu kireçtaşı.
Kesitte %5 oranında lamellibranş, foraminifer (Peneroplis sp. ve Rotaliidae), ekinid dikeni v.b. biyoklast gözlenmiştir. Ayrıca %10 oranında küt köşeli, as yuvarlak ve ince kum boyu kuvars, %2-3 feldispat, %2 mika ve %5 ofiyolit kökenli taneler olduğu belirlenmiştir. Kayacı oluşturan taneler CO ‘lı bir matriks içerisinde tane desteklidir.
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Kumlu Biyomikrit:
Küt köşeli, az yuvarlak, ince kum boyu kuvars taneleri oldukça seyrektir (%2- 3) %30 kadar biyoklastı , iri lamb kavkı parçaları ile, seyrek ekinit kavkı-dikey kesiti ve bol miktardaki foraminifer oluşturur. Biyoklastlar mikritik zeminde matriks desteklidir.Yer yer FeO li killi maddeler ile kahverengiye boyanmış küçük olanlar ayrışmış opak mineraller ile ilgili olmalıdır.
Çalışma alanında Gildirli formasyonu üzerine uyumlu gelen Kaplankaya formasyonu Karaisalı formasyonu ile yanal ve düşey yönde geçişlidir. Kaplankaya formasyonu ve Karaisalı kireçtaşı arasındaki dokanak ilişkisi foto 2’de gözlenmektedir.
Kocalan ölçülü stratigrafi kesitinde Kaplankaya formasyonunun çalışma alanında 130 m’lik bir kalınlığa sahip olduğu belirlenmiştir. İnceleme alanı kuzeyinde daha önce çalışmalarda bulunan Taş (2001) tarafında birim için 50 m’lik bir kalınlık bildirilmiştir.
İnceleme alanı yakınlarındaki daha önce çalışmalarda bulunan Yetiş ve Demirkol (1986)’un derledikleri nokta ve seri numunelerin M.T.A.
paleontologlarınca incelenmesi sonucunda aşağıdaki fosiller ayırtlanarak birime araştırmacılar tarafından Alt-Orta Miyosen yaşı verilmiştir.
Pitadia (Callista) cf.erycynoides Lamarck Andara (Andara) cf. Diluvii Lamarck Borelis melo Fichtel ve Moll
Operculina sp.
Elphidium sp.
Gypsina sp.
Miogypsinoides sp Globorotalia sp.
Globigerina sp.
Soritidae Rotaliidae
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
İnceleme alanı kuzeyinde çalışmalarda bulunan Taş (2001) ise, araziden derlediği nokta ve seri örneklerin Prof. Dr. Niyazi AVŞAR (Ç.Ü.) tarafından incelenmesi sonucu aşağıdaki fosilleri bularak birime Alt-Orta Miyosen yaşını vermiştir.
Borelis melo curdica (Reichel) Orbitolites sp.
Gypsina sp.
Peneroplis sp.
Globorotalia sp.
Globigerina sp.
Textulari sp.
Amphistegina sp.
Sorites sp.
Heterostegina sp.
Spirolina sp.
Asterigerina sp.
Quinqueloculina sp.
Textularidae Gastrapoda Rotaliidae Miliolidae Alg
Bu çalışmada ise,arazide derlenen örneklerin Prof. Dr. Niyazi AVŞAR tarafından incelenmesi sonucu aşağıdaki fosiller belirlenerek Alt Miyosen yaşı uygulanmıştır.
Textularia sp.
Amphistegina sp.
Peneroplis sp.
Rotalia sp.
Operculina sp.
Heterostegina sp.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Borelis sp.
Rotaliidae Miliolidae
Ancak, Yetiş ve Demirkol (1986), ve Taş (2001)’ın derledikleri örneklerde Orta Miyosen’i de bulmaları nedeniyle, bu çalışmada Kaplankaya formasyonunun yaşı Alt-Orta Miyosen olarak kabul edilmiştir.
İnceleme alanında Kaplankaya formasyonu, tabandaki karasal akarsu karakterli Gildirli formasyonu üzerine, denizel lamellibranş, gastrapod, ekinid ve çeşitli türden foraminiferler içeren çakıltaşı, kumtaşı, silttaşı ve çakıllı-kumlu kireçtaşı ve marn gibi litolojiler sunmakta, sonuçta tabanda kırıntılılarla başlayıp yukarıya doğru kırıntı oranı azalan, buna karşın karbonat oranı artan bir istif oluşturmaktadır. Buna göre Kaplankaya formasyonu litolojik özellikleri, fosil içeriği ve geometrisi ile sığ deniz-plaj ortamı ve resif gerisi lagün ortamında çökelmiş olmalıdır.
Kaplankaya formasyonu, yakın çevrede çalışan bazı araştırıcılar tarafından kimi zaman Gildirli formasyonu, kimi zaman da Karaisalı kireçtaşı içerisine dahil edilerek incelenmiştir. Schmidt (1961), Gildirli formasyonunun üst kesimlerinde kırmızı renkli tabakaların kaybolarak genellikle çapraz tabakalı çakıltaşı ile az tuzlu denizel faunaların görülmeye başladığını; Abdüsselamoğlu (1962), Gildirli eşdeğeri konglomeratik ve karasal karekterli Oligosen-Miyosen yaşlı birim üzerine transgresif olarak Burdigaliyen’e ait kumlu-siltli bol makro fosilli kireçtaşlarının geldiğini bildirmiştir. İlker (1975), Adana baseninde Gildirli formasyonunun pembe renkli kumtaşı düzeyleri arasında Alt Miyoseni temsil eden fosilli kalkarenit bantlarının bulunduğunu işaret etmiştir. Görür (1979,1980), Yalçın ve Görür (1984).
Gildirli formasyonunun tabanında yer alan kırmızı renkli fosilsiz çakmak üyesi ile daha üstte yer alan sarımsı gri renkli, fosil parçaları ile alg, mercan, bentik foraminifer ve ekinid içeren çakıltaşı-kumtaşı, silttaşı yapılışlı birimi Kabalak tepe üyesi olarak ayırtlanmışlardır.Yetiş ve Demirkol (1986), çalışma alanı güneydoğu kesimlerinde boz renkli kireçtaşı, silttaşı vb.yapılışlı alg, foraminifer, ekinid, lamellibranş kapsayan ve Alt-Orta Miyosen yaşlı birimi Kaplankaya formasyonu olarak tanımlamışlardır.
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
4.1.2.1.(3).Karaisalı Kireçtaşı (Tka)
İlk kez Schmidt (1961) tarafından kullanılan Karaisalı kalkerli adı daha sonraki araştırıcılar tarafından Karaisalı kireçtaşı ve Karaisalı formasyonu olarak değiştirilmiştir. Birim adını, tip kesit ve yerinin gözlendiği ve oldukça geniş mostralar sunduğu Adana’nın Karaisalı ilçesinden almıştır. Bu çalışmada ise Karaisalı kireçtaşı isminin kullanılması uygun görülmüştür.
Çalışma alanında oldukça geniş bir yayılım sunan Karaisalı kireçtaşı, genellikle çalışma alanındaki topoğrafik yükseltileri oluşturmakta ve sunduğu tek düze görünüm ,litoloji, sedimantoloji ve palentoloji özellikleri ile sahada kolayca tanınabilmektedir (Foto 3). Birim çalışma alanının yaklaşık 3/4 ünü kaplamakta olup yalnızca inceleme sahasının güneybatı bölümünde, ofiyolitik birimlerin yer aldığı kesimlerde hakim formasyon niteliğinde değildir (Ek-1). Karaisalı kireçtaşı çalışma alanında hemen her bölgede yer almakta olup yalnızca kuzey kesimlerde sınırlı alanlarda gözlenmemektedir.
Çalışma alanında genellikle dik şevler sunan resifal nitelikli Karaisalı kireçtaşı, başlıca kireç taşından oluşmaktadır. Kireçtaşı ayrışmış yüzeyi gri-bej, taze kırık yüzeyi gri, sarımsı-gri ve kirli beyaz renklerde olup, sert sağlam yapılı keskin köşeli kırıklı ve bol miktarda alg, foraminifer, mercen, lamellibranş, gastropod ve ekinid kavkıları içermektedir. Oldukça kırıklı, çatlaklı ve yer yer parçalı bir yapı sunan birim, genelde orta kalın tabakalı, yer yer de masif görünümlüdür. Birim içerisinde yer yer ayrışmış yüzeyi koyu sarı-gri, taze kırık yüzeyi sarı-açık gri renkli, ince tabakalı, orta dayanımlı, bol fosilli, yer yer killi ve ayrışmalı kireçtaşı bantları bulunmaktadır.
4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Foto4.3.Karaisalı formasyonunun genel görünümü.
Foto 4.4 Karaisalı ve Kaplankaya formasyonları arasındaki dokanağı görünümü.
Karaisalı kireçtaşı içerisinden derlenen örneklerin ince kesit tanıtımları aşağıda sunulmaktadır.
4. BULGULAR VE TARTIŞMA Lütfiye YILMAZ
Kumlu Fosilli Biyomikrosparit :
%10 kadar ekstra klasttan başlıca ince kum boylu, küt köşeli, az yuvarlak kuvars taneleri ile ofiyolitten türeme tanelerden oluşmaktadır. İri lamelli kavkıları ile ekinid kavkı ve dikey kesitleri ile gastrapod, bilinmedik foraminifer vb’ den oluşan biyoklasttan %30 kadardır.Taneler yer yer sparitik , çoğunlukla mikro sparitik zeminde tane desteklidir.Kimi fosillerin içi sparikalsit dolguşudur.
Ofiyolitik taneler ile ilişkili orta kum boyutuna erişen seyrek opak mineraller olağandır.
Karaisalı kireçtaşı çökelimi sırasında bölgedeki paleotopografik düzensizlikler, deniz seviyesindeki alçalıp yükselmeler ve havzaya taşınan çökel oranındaki değişimlere bağlı olarak taban ve tavandaki birimlerle hızlı, yanal ve düşey fasiyes değişimleri sunmaktadır.Karaisalı formasyonu çalışma alanında tabanda Kaplankaya formasyonu ile yanal ve düşey geçişlidir (Foto 4). Üzerine ise bölgedeki en genç çökelimi temsil eden alüvyon gelmektedir. Ancak çalışma alanı dışında resifal nitelikli birimin üzerine resif ilerisi fasiyeste Güvenç formasyonu gelmektedir.
Kocalan ölçülü stratigrafi kesiti ve arazi gözlemleri sonucunda birimin kalınlığının 50 ile 150 m arasında değiştiği düşünülmektedir. Karaisalı kireçtaşı için, bölge civarında daha önce çalışmalarda bulunan Schmidt (1961) 2-350 m, İlker (1975) 600 m, Uçar (1991) 197 m, Özalp (1992) 114,5 m, arasında değişen kalınlıklar belirtmişlerdir.
Çalışma alanının batısında, Körlü-Tarsus çevresinde Tanar (1985), körlü ölçülmüş stratigrafi kesiti ile derlediği aşağıdaki fosillere göre birime Burdigaliyen yaşını vermiştir.
Clypeaster cf.crassicostatus Sismonda Clypeaster cf.acimunatus Desor Archaias sp.
Rotalia sp.
Asterigerina sp.
Lithothamnidae