JEOLOJİK VERİ BANKASI OLARAK
W
MAĞARALAR
K o ra y T Ö R K MTA Genel Müdürlüğü, Karst ve Mağara
Araştırmaları Birimi [email protected]
Yeroltının karanlıklarında gizlenmiş ve büyük bölüm ü k a rp it ışığı a ltın d a a y d ın la n a b ile n m ağaralar içerdikleri zengin oluşum türleri ile jeolojik miras özelliğini hakeden değerlerdendir.
Heykeltraşı, gene kendisi olan ve sayısız gözde esere imza atan mağaralar; oluşmaya başladığı ilk andan itibaren tüm jeodinamik ve paleocoğrafik kayıtları da bünyesinde barındırmaktadır. Dış ortam la bağlantılı, ancak özgün klim a to lo jik özelliklere sahip mağaralarda yer alan çökellerin o lu şu m u , g e liş im ve ç e ş itliliğ i; sistem d e oluşa bilece k değişim le rle yakından ilg ilid ir.
Mavi Gezegen q-i I Yıl 2009 • Sayı 14
SİMİ
Şekil 1. Mağara duvar akmataş ve dam lataş çökelleri (Gümüşkaya Mağarası, Kahramanmaraş)
Şekil 2, Mağara akmataşları (a) ve dolgu detritik malzeme (b) (Gümüşkaya Mağarası, Kahramanmaraş)
Şekil 3. Mağara çökellerinin genel görünümü (Derinkuyu Mağarası, Muğla)
Je o lo jik geçm işin aydınlatılm ası, günümüzle karşılaştırılması ve geleceğin yorumlanmasında eşsiz veri kaynakları olan mağaraların başlıca
kullanım a la n la rı; a ktif tektonik, p aleo iklim , paleohidroloji, jeolojik evrimdir. Dış ortama göre oldukça korunmuş olan m a ğ arala r bölgesel hidrodinam ik yapıya bağlı olarak farklı gelişim süreçleri geçirmekte, bunun sonucu olarak da çökel yapılarında boyut ve zamansal farklılıklar ve çeşitlilik gözlenmektedir. Kimi mağaralarda örneğin bir sarkıtın güncel konuma gelmesi yüzbinlerce yıl alabilirken kimi mağaralarda bu durum yüzlerce yıl gibi kısa sürede gerçekleşe- bilmektedir (Şekil 1-2-3).
Yüzölçüm ünün yaklaşık % 3 5 -4 0 'lık bölüm ü karbonatlarla kaplı olan Türkiye'de bu oranla p aralel o la ra k geniş b ir karst topoğrafyası y a y ılım ın a da s a h ip tir. Bu g e n iş ka rst topoğrafyasında sayısı onbinlerle ifade edililecek mağaranın olduğu tahmin edilmektedir. Konu ile ilgili en yoğun ve sistematik çalışmayı sürdüren, MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi, 1 979 yılından günümüze tüm Türkiye genelinde yaklaşık 900 mağaranın detay incelemesini tam am lam ıştır (Şekil 4).
Şekil 4. MTA Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi (Gümüşkaya Mağarası, Kahramanmaraş)
Tüm Türkiye genelinde araştırması tamamen ya da kısmen yapılan toplam 1400 m ağaranın yaklaşık % 65'i MTA tarafından yapılmıştır. Büyük
bir potansiyelin araştırılan küçük bir bölümü d ü ş ü n ü ld ü ğ ü n d e d ah a k a ra n lık ta k a la n , ke şfe d ilm e m iş, je o lo jik m iras ko nu m u n da olabilecek çok sayıda mağaranın varlığından söz etmek yanlış olmaz. Bu doğal anıtların geniş kitlelere sunulması ve bozulmadan gelecek nesillere aktarılması da ayrı bir sorumluluktur. Doğal yapısı nedeniyle mağaralar, günlük yaşam ortamından farklılık göstermektedir. Bu nedenledir ki görsel am açlı o la ra k geniş kitlelere sunulduğunda m a ğ arala rd a bazı düzenlem elerin yapılması gerekm ektedir (aydınlatma, yol vs.). Ancak bu düzenlemeler yapılırken mağaranın doğal yapısının ve ekosisteminin hiçbir şekilde etkilenmemesine ça ba g ö s te rilm e s i g e re k m e k te d ir. A n ca k
mağaralardaki bu tür yapılaşmalar ne kadar çaba gösterilse de ister istemez d o ğ a l yapının bozulmasına neden olm aktadır. Bu durum un aşılm asındaki en güvenli yol, sınırlı sayıdaki
"karakteristik" mağaranın olabildiğince doğal haliyle "gezenler için risk yaratm adan" ziyarete açılmasıdır. Bu şekilde geniş kitlelerde mağaraların korunması yönünde bilinç artırılabilecek ve aynı zamanda da daha az sayıdaki mağarada tahribata
neden olunacaktır (Şekil 5).
Şekil 5. Turizme açılan Zeytintaşı Mağarası (Serik, Antalya)
Mavi Gezegen _ _ Yıl 2009 • Sayı 14 I