• Sonuç bulunamadı

Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi"

Copied!
17
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRK ATA SÖZLERİNDE "BARIŞ"·

Yrd.Doç.Dr.Muhsine Börekçi*

Yrd.Doç.Dr.Cengiz AIyılmaz·

Yrd.Doç.Dr.Yusuf Tep~li·

Barış, insanlık tarihinin ortak arayışlarından, evrensel kültürün ortak

unsurlarındanbiridir. Bu göstergenin kavramalanındaiseinsanların başka insanlarla,

başka canlılarla toplumların başka toplumlarla, milletlerin başka milletlerle, olan

ilişkileri vardır. Kısaca, ferdin kendi beniyle başlayan barış halkası; ailesi, çevresi, milleti, (I~vleti vs. ile olan ilişkilerini milletlerin vc dcvletlerin birbirleri ilc

ilişkilerini içine alacak kadar genişler. Yani çok geniş kavram alanı olan bir göstergedir.

Türkiye Türkçesindeki barış göstergesi, ba· fiil köküne ·r- ve-ş- fiilden fiil yapım eklerinin getirilmesiyle elde edilmiş barış- fiilinin emir çekiminin kavram işareti olarak kullanılmasıyla oluşmuş bir isimdir Eski Türkçedc

bar-şeklindeolan, bu gOn Türkiye Türkçesinde var- şekline dönüşmüşolan bu kelime, "var-, git-" anlamını taşımaktadır.Köktürk, Uygur veKarahanlı dönemi metinlerinde bar- şeklindegeçen bu fiil, BatıTürkçesinde var- şeklinde, DoğuTürkçesinde ise bar-şeklinde kul1anılmışve hala dakullanılmayadevam etmektedir. Bu gün Türkiye Türkçesinde bu fiilin işteş çatılı kullanımında "varış-, gidiş-" anlamı değil "uyuş-, hoşlan-, anlaş-, sulh et_"anlamı esastır. Zaten bu anlam genişlemesinden dolayıda kelime varış- şekline dönüşmemiş; bu anlam farkını (farklı enformasyonu) ifade etmek için olsa gerek Batı Türkçesinin genel temayülünün aksine barış- şekli korunmuştur. Bu kelimenin isim olarak kullanımı yenidir; fakat 14. yüz yılda barışık, barışıklık isim olarak "barış", "sulh" anlamında kullanılmıştır. Fiil olarakkullanımıise yine bu yüzyılakadar gitmektedir.

Bu makale, 24-25 Ekim 1996 tarihlerinde. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir

Eğitim Fakültesi'nin düzenlemiş olduğu "Dünya Barışı ve Eğitim Ilişkileri Sempoıyumu"ndabildiri olaraksunulmuştur.

Atatürk Üniv. Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Tilrk Dili ve Edebiyatı Bölümü

(2)

Aynca Eski Türkçe'de ba- fiilinin "bağla-" anlamında kullanıldığınıveba~ <ba-g"İlişki, bağ,irtibat" isminin de bu köktentürediğiniilave edelim.

Barış- ve barış kelimelerinin bu gün Türkiye Türkçesinde kullanılan barışçı, barışçıl, barışçılık, barışık, barışıklık, barışma, barışsever, barışseveriik,barıştır-, barıştırmagibi türevlcri vardır.

Ayrıca Türkiye Türkçesinde ateşkes, sulh, hazar, sükun, sükunet,

uyuşma, uzlaşma sözlük biçimbirimleri; Başkurt Türkçesinde tatıv, tatıvlık, tınıshk, dust; Kazak Türkçesinde beybitşilik; Kırgız Türkçesinde tınçtık; Özbek Türkçesinde tinç lik; Tatar Türkçesinde tatu, tatulık, dus, tınıçlı~; Türkmcn Türkçesinde parahatlık, dinçlık; Uygur Türkçesinde teçlik, tinçlik, sülh. biçimbirimleribarış kavramını karşılamaküzerekullanılmaktadırlar.Bukavram ve biçimbirim zenginliği,Türk milletinin hayat felsefesinde gittikçe daha önemli bir yer tutan kavramınTürk dilinde degenişölçüdeişlendiğinigösteriyor.

Demek ki Türk milleti barış kavramını her şeyden önce somut anlamda

"ilişki"olarak yorumlamışve bağ ile ba~la- ile aynı kökten türetmiştir. Bunun da son derece gerçekçi biryaklaşım olduğunusöylemekyanlışolmaz. Zira bu gün herkes her seviyede barışın önce iletişim ile yani Türkçe bar- "var-, git-" fiil kökünde

olduğugibi "gidip gelme" ile ilgili olduğunu kabul etmektedir. Modem söylemde diyalog veya iletişim diye adlandırılan kavramların temeli de gidiş geliş'e dayanmaktadır.Bu yüzden Türk muhayyilesi "Gözden ırakolan, gönülden de ırak

olur." sözünü yaratmışgibidir. Yani Türk milleti, dolayısıylaTürk dili barış için temelolan eylemi ilk yazılı metinler zamanında doğru tespit etmiş ve milli kü1Lürümüze evrensel kültür unsurlarındanbiri olanbarış kavramını kazandırmıştır.

Bunun sonucu olarak da insan ilişkileri, toplum ilişkileri, millet ilişkileri aıa

sözlerinin temel konularından biri halinegelmiştir.

Atalar sözü, milletlerin yüz yıllar süren deneyimlerini genç kuşaklara

aktarmayı amaçlayan özlü sözlerdir. İnsanların, toplulukların, milletlerin hayat tecrübelerini dile aktararakölümsüzleştiren,böylece de bilgileri, deneyimleri birbirine ekleyerek millethayatının güzelleşıirilmesine katkı sağlayan değerlifonnüllerdir. Bu

(3)

• formüllerin insan ömrünün asla yeuneyeceğiçok uzun yıllardenenerek eldeedildiği düşünülürsedeğeribir kat dahaartar.

tnsan, her coğrafyada, her millette insandır. Yani hangi milletten olursa olsun, hangicoğrafyada yaşarsa yaşasın "insanlık"ortakpaydasıalnndabirleşir.Bu da onun kültüründe milli unsurlann yanı sıraevrenselunsurlarında yeraldığı anlamına

gelir. MiUi kültüründe yaşattığıevrensd değerlerin çokluğu,bir milletin kendini

aşması, başka kültürleri de kucaklaması kısaca uygar bir toplum olması anlamını taşır.Ata sözleri içerikaçısından ıa"nif edildiğindeonlan yaratan halk. rnuhayyilesinin ne kadar arif, ne kadar alim, ne kadar filozofolduğuveaynı zamanda evrenselkülıüre

ne kadardamgasını vurabildiğide ortayaçıkar.Ata sözlerinin dilde yüzyıllarca işlenen kavramlarınimbikten geçirilircesine titizlikle seçilip yargılaşurıldığı düşünülürsebu kavramlann milletlerin milli ve evrensel boyutlardaki kültür düzeyini göstermekte ne kadar yetkin bir ölçüolduğu anlaşılır.

Güzel bir Türk ata sözünde "Dervişin fkri ne ise zikri de odur."

~

denilmektedir. BarışınTürk dilinin en eski kavramlarındanbiri olduğu yukarıda açıklanmaya çalışıldı.Demek ki barışTürk hayat felsefesinin temel kavramlarından

biridir. Bukavramın Türk milletinin zikrine deyansımış olmasıtabiidir.

Tarihiinsanlıktarihi kadar -.;skiye dayanan, çokdeğişikvegeniş coğrayalarda yaşayıp hüküm süren, birbirinden farklı ırktanve dinden milletlerle sosyal, kültüreL, siyasal, politik, ekonomik, ticari ilişkileri ,)Ian Türk milletinin de barış'ın kavram

alanına giren sevgi, dostluk, hoşgörü, birlik-bütünlük-beraberlik, iyilik, fedakarlıkvb. konularıyla ilgili deneyimlerini deyim, vecize ve ata sözleri gibi kalıplaşmış, tabiri caizse billurlaşmışifadelerle geçmişten hale, halden de istikbale iletmiş olması son derece tabiidir. Bu da Türk ata sözlerini taradığımızda barışkavram alanıiçinde pek çok ata sözüylekarşılaşacağımız anlamınagelmektedir.

Ata sözlerinin her şeyden önce deneyimlerin geleceğe aktarılma vasıtası olduğu düşünülürse onların "eğitim" amaçlı oldukları anlaşılır. Barış da tesis edilmesi,geliştirilmesive korunması çuk zor olan, ciddi bireğitimsüreci gerektiren, her zaman bir bedeli olan,kişiliğindentaviz verme durumundan çok ince bir çizgi ile

(4)

aynlankısacasıciddi bir altyapıisteyen bir olgudur. Hiçbir fert, hiçbir toplum, hiçbir millet herşeye rağmen barışa razıolamaz. Bu nedenle debarışınkavram alanıiçine giren alt kavramlar, barışın niteliğinive bazı şartlarını ortaya koyması bakımından

çok önemli olan ayrıntılardır. Genelde ata sözleri, özelde Türk ata sözleri bu

ayrıntılarınhiçbirini atlamadanişlemişler;böylece de bir toplumun, Türk toplumunun hangi şartlarda venasıl birbarıştelkin ettiğini ortaya koymuşlardır.Bu durum da

doğalolarak doğrudan barış kavramının işlenmediği,bu olgunun ortayaçıkmasına

veya çıkmamasınazemin hazırlayan çeşitli ayrıntıların işlendiğiata sözlerinin

oluşmasınasebepolmuştur.

Türk ata sözleri Türk toplumunun hayat şartlarını,geleneklerini ve dünya

görüşünü ortaya koyarken fertlerin pratik zekasını, fikrı kıvraklığını ve sentez

yeteneğinide hesaba katar. Sistemin parçalarınıtek tek işler. Eskilerin deyimiyle

"efradınıcem" edip"ağyarınıdamen" ederek bütüneulaşmak kişilere düşer. Barışıda bir sistem. olarak düşünürsekTürk ata sözkrinde sistemi oluşturan parçaların işlendiğinigörürüz. "Efrat" ve "ağyar"yani unsurlar zıtlıkları ve benzerleri içinde eksiksiz işlenir. Her ihtimal, olumlu ve olumsuz her yan hatırlatılır. Böylece -fert veya millet seviyesinde- kişilikten taviz veren topal ve hayal'ibarış kavramı değil;

ferdin ve milletin kişiliğinedebarış kavramıkadar önem veren üçayaklıve gerçekçi birbarışfelsefesi ortaya konur.

Şimdi barış kavramını oluşturan alt kavramlar etrafında oluşmuş ata sözlerindenbazılarınıalt alta getirerek söylediklerimizi örneklendirmeyeçalışacağız.

Barış kavramının en tymel alt kavramlarındanbiri birlik·bütünıük­

kardeşlikduygusu. İnsanın tek başına yaşayamayacağı, birlikten kuvvet doğacağı gerçeğiTürk ata sözlerinde çok işlenenbir konudur. Daha Orhun Yazıtlarında örneğinibuluruz:

Yuyka erk/i top/aga/ı uçuz ermiş, yinçge erklig üzgeli uçuz; yuyka ka/ın bo/sar top/agu/uk alpermiş;yinçge yogan bo/sar üzgülük alpermiş."(Birşey yufka iken/ ince iken onu delmek kolayimiş;inceolanı kırmakda kolay; yufkakalın olursa

(5)

onu delmek zor imiş, ince olan şey yoğun, sağlam olursa onu kırmak zor imiş.)

(Bilge Tonyukuk Yazıtı. 13-14).

Böylecebirliğin, bütünlüğün, dayanışmanınpek çok tehlikeye karşıkoymak için etken bir silah olduğutelkin edilmektedir. Zira devlet, milletolmanıntemcli ve bunu sürdürmenin ön şartı da birlik·beraberliktir. Bu gerçek yine Orhun

Yazıtlarındanet bir biçimdeşöyle vurgulanmıştır:

"Türük begler bodun bumeşidinTürük bodun lirip ilıUlsıkınıilbunda ur/um yanılıp ölsikinin yeme bunda ur/um." (Türk beğleri. millcti bunu işilin: "Türk milletinin birlik ve beraberlik halinde devlet olacağını/devlet kuracağınıburaya hakkettimfkazıdım,yine hatayadüştüğü(yani birlik beraberliktcn ayrıldığı)takdirde yokolacağını da buraya hakkettim/kazıdım.)(Költigin YazılıGüney Cep. ıo-11).

Türkçede bu konudaki al~l sözlerinin sayısı oldukça fazladır. Bunlardan

bazılarını şöyle sıralayabiliriz: "Adamadamadaim gerek."

"Adam adama yükdeğil,can gövdeye mülkdeğil." "Ağaç ağaçiçinde büyür."

"Ağaçdibinden su içer." "Ağaç yaprağıylagürler."

"Allın eşik. gümüş eşiğe muhıaç." "Arılarbeyolan kovanaüşüşür." "Askersiz serdar olmaz."

"Ayakgiımesecigeıirmez." "Az elaş koıarır,çok eliş kotarır." "Az eliaşlagör, çok eliişıegör."

"Baş başavermeyincelaşyerinden Iwlkmaz." "Başbüyük amaayağa muhıaç."

(6)

"Birbuluıla yağış yağmaı." "Bir çiçekleyaıgelmez."

"Bir el eli (yursa) iki el yüzü yur(yıkar). "Bir elin nesi var, iki elin sesi var." "Bir elin sesi(şamLltasl)çJanaz (olmaz). "Bir gözağlarkenöbür göz gülmez." "Bir güiie bahar gelmez."

"Birlik dirliktir (Birlikte olur diriik). "Birlikle demiryumşar."

"Birlikten kuwetdoğar."

"Çokağızbir olunca, birağızhiç olur." "Değirmenikiıaştan,muhabbet iki başıan." "El eli/e,değirmenyel ile."

"El eli (bir el bir eli)yıkar,iki el de yüzü(yıkar)." "El eliyıkar,el de döner yüzüyıkar."

"El eli yur, el (de) yüzü yur." "El elinaynasıdır."

"El, kol ilegörür."

"Harman yel iledüğünel ile." "/ki el birbaşiçin."

"/kifındıkbir olsa, bir kozunbaşınıyarar(iar)." "/nsan insana gerek olur, iki serçeden börek olur." "/nsan insanalazımolur."

"/şiçoklukla görmeli,yemeğiçoklukla yemeli." "Kanatsız kuşuçmaz."

(7)

"Komşuahretyoldaşı."

"Kurtbunalır ahıra düşer,insanbunalırinsanadüşer." "Kurununyanında yaşda yanar."

"Nerde birlik orda diriik." "Palasa bürün, el ile sürün."

"Piliivdun dönenkaşığln sapı kmlsın." "Sade pirinçle zerde olmaz."

"Sermayen bir yumurta isetaşaçal." "Sıkışan pekişir."

"Sürüdenayrılanıkurt kapar." "Taş taşasöykenir(dayanır)." "Taşı /aşa. haşı başavururlar." "Taşımasuyuyladeğirmendönmez."

"Tek elinşakırıısıolmaz. (Tek elin sesi çıkmaz)." "lek kanada (kanadi!kuşuçmaz."

"Ulu ağacıngölgesi dal ile, mutlu evinyakışığıdöl ile." "Yalnızkaz ötmez."

"Yalnızöküzboyunduruğa koşulmaz." "Yalnız taş(la)duvar olmaz."

"Yalnız yapılan iş, yağmursuzgök gürültüsü." "Yalnızyiyen,sofrasmıkendikaldırır." "Yalnızin arkadaşı şeytandır."

"YalnızlıkAllah'a mahsustur."

Gibi örneklerle de çok işlenenbu duygu birlikteyaşamayı dolayısıyla barışın

ilk zeminini bir zorunluluk olarak ortaya koyar. Bu telkinlerden çıkaracağımızsonuç şudur: İnsanlar, toplumlar, milletler birlikte yaşamak zorundadırlar.

(8)

"Komşu komşununkülanemuhtaçtır." "Börakomşunuyemez."

"Komşulukkardeş/ikıenileridir."

"Komşu komşuyabakar, kendini oda yakar."

Türk ata sözlerinden hareket edilincebarışınikinci önemli unsuru

Dostluk-Düşmanlık vb. olarak karşımıza Çıkar. Bu duygular Türk'ün dünya görüşüneve

inancına göre tanımlandığıgibi topluluk içinde yaşamak zorunda olan varlıkların

vazgeçemeyecekleri duygular şeklinde yansıtılır.Bu duygular her seviyede barışın

daha kolay vekalıcı bir biçimdefilizleneceği doğalbir ortamhazırlar: "AhnuıkdoSIakıllı düşmandan beıerdir. "

"Ata doSIUoğ/a mirastır."

"Ayıpsız dost arayandosısuz ka/ır. "

"BUdiğin şeyıan bUmediğininswu.lUnyeğdir." "Bin dost az, birdüşmançoktur."

"Çok dostuo/anınhiçdosıuyoktur." "Çok dostun idaresi güç o/ur. "

Domuz derisinden pOSI olmaz, eskidüşmandalWSI olmaz. " "Dostacısöyler. "

"Dostağ/aıır, düşmangüldürür. "

"Dosta/ışverişte (köıÜgünde) belli o/ur. " "Dosl başabakar,düşman ayağa." "DoslbeğenmeyendOSlsuzka/ır. " "Dost bin ise az, düşmanbir ise çoktur. " "Dosldosıun eyerlenmiş mıdır."

"Dost gelmeye gelmeyedüşmano/ur,düşmange/e gele dost o/ur. " "Dost için ö/me/i,düşmaniçin diri/me/i. "

(9)

"Dostkazanırsantut,düşman kazanırsan giıl. "

"Dost sanma şan/ı vaktinde dost olanı, dost bil gam/ı vaktinde elinden tU/anları."

"Dostasırvermedüşmanolur,düşmanakötü söyleme dost olur." "Dostlukbaşka, alışveriş başka."

"Dostlukdağca,hesapkı/ca."

"Dostluk. görünceye kadardeğil.ölünceye kadarolmalı. " "Dostluk. göstermekledüşmanezi/mez.

"Dostluk ikibaştanolur. "

"Dostluk. kantar/a. hesap miskaile." "Dostunattığı taş başyarmaz. "

"Dostun odu cehennem odundan beterdir."

"Dostunsertliğindenkorkma.düşmanın yaltaklanmasındankork. " "Dostunu överken yerecek yerbırak."

"Düğün aşıyladostağırlanmaz." "Düşenindostu olmaz."

"Düşmanasahipçıkan düşmanolur. " "Düşmanın büyüğü küçüğüolmaz." "Düşmanın karıncaolsa, sen fil ol."

"Düşmanınıkendinden üstün gör,zayıf çıJcarsa bahtına." "Inanma dost/ma. saman do/durur postuna. "

"Iyi dost kara günde belli olur."

"Kıışığın dostluğundan ekmeğin düşmanlığıiyidir. " "Su uyurdüşmanuyumaz."

"Tanımayandostunu, pazara verir postunu. " "Yılanın büyüğü. küçüğüolmaz."

(10)

"Dos/alınıp sa/ı/maz".

"Dos/ olmak kolay sürdürmek zor. " "Dos/suz insankana/sız kuşgibidir".

"Düşmanın balını yiyeceğinedos/unun suyunu iç." "Saygının olmadığıyerde dostluk olmaz."

Az önce ifade elliğimizata sözlerinin bazılarında görüldüğügibi dostluk,

insanların, toplumlarınruh zenginliğini yansıtan, birlikte yaşamayı kolaylaştıranama hemsınırları konusunda hem de seçimi konusunda çok dikkatli olunmasıgereken bir olgu olarak karşımıza çıkar. Sınır; kişinin,toplumun, milletin hatta devletin zarar gönnemesidir. Yani dostlukta karşılıklılıkilkesi esasıır. Her şeye nığmendostluk

değil, kişilikli, karşılıklı,her ikitarafında maddi ama özellekle manevi vekalıcı yarar

sağlayacağı bir dostluk tanımlanır ve telkin edilir. Dostluğun zll kardeşi ise

düşmanlıktır. Yukarıdakiörneklerin bazılarındada görüldüğügibi düşmanlık da dostlukla birlikte işlenen kavramlardan biridir. Bu sözlerde düşmanın

küçümsenmemesi, daima uyanık olunmasıve dikkatli davranılması yani Orhun

Yazıtlarındadaifadeedildiğigibi:

"Tabgaç bodun sabz süçig,agısı yımşak ermiş. Süçig sabın yımşakagmaYıp ırakbodunug ançayagı/ur ermiş.yagru koon/ukda küreanyıgbi/ig anda öyürermiş. ... süçig sabınga YI~'ak agısıngaaT/urup üküştürk bodun öltüg." (Çin milletinin sözü tatlı, hediyesi yumuşak imiş. Tatlı sözle ve güzel hediyeyle Türk milletini

kandırıp, uzaklarda yaşayan milletilhalık böylece kendilerine yaklaştırırmış. Yaklaştırdıktansonra işteo zaman fesatlıklarınJ/kötülüklerini düşünürler imiş.o.Çin

milletinin tatlısözlerine veyumuşak hediyelerincıipekhlerinekanıpey Türk milleti!

çok öldün.) (Köl Tigin Yant., Güney C. 5-6). düşmanınri yakar

davranışlarınaaldanılmamasıtelkin edilir.

Buradan çıkarılacaksonucu bir Halk türküsünün bir mısraıyla bağlayalım: "Dos/una dost,düşmanınayaman ol.'''

(11)

Barış'ın önemli alt kavramlarından biri de İyilik-Kötülüktür. Ancak

~

iyilik de kötülük de pek çok kavramıiçinde bulduran geniş bir kavram alanına

sahiptir: Özveri-Bencillik, Hoşgörü-Hoşgörüsüzlük,

Alçakgönüllülük-Kibirlilik, Anlayışlılık-Anlayışsızlık, İtidalli Olma-Sivrilik, Tatlı Dillilik-Sertlik, Nimet-Külfet vs ..

Bu kavramlar, kişilerin. toplumların, milletlerin birlikte yaşamasını kolaylaşuranveyazorlaşuran dolayısıyla barışiçin uygun veya uygun olmayan ortam yaratanolgulardır.Türk ata sözlerinde bu kavramlar da sıkça işlenmiştir. Yukarıda

ifadeettiğimiz barış'ınalt kavramlanyla ilgili ata sözlerinden birkaçı şunlardır: "Acısözinsanıdinden çıkarır, tatlısözyı/anı deliğinden çıkarır." "Ademoğluna (çok) iyilik yaramaz."

"Afiyet ola demekle deniz suyu içi/mez. " "Ağalık(beylik) vermekle olur."

"Alçak yerde yatma selalır.yüksek yerde yatma yelalır." "Altdeğirmengüçlü akar."

"Ala bini/mez yene bini/ir."

"Bal ile kaymakisıeyenakçesinekıymakgerek." "Balınyoksa, tatlıdilin de mi yok."

"Bana bak bir gözle, sanabakayımiki gözle." "Baş eğmekle baş ağrımaz. "

"Batman ikitaştan,iyi/ik ikibaştanolur." "Bıçak yarasıgeçer, dilyarasıgeçmez." "Birbaş soğanbirkazanıkokutur." "Bir dalabasıncabin dalsa/lanır." "Bir damlakandenizibu/andım"

"Bir elinin (elinle) verdiğiniöbür elinduymasın(görmesin)." "Bir uyuz keçi, bir sürüyü baklar."

(12)

"Düşmmısenitaşile sendüşmmıı aşile." "E~ilen baştaç giyer."

"El öpmekleağızkirlenmez. " "Her nimetin bir kü/fetivardır." "Kulunum demekle kulolunmaz." "Meyveliağaç başını e~er."

"Ne ilerikoşmalı,ne geridekalmalı." "Ne sert olasıl.neyavaşolbasıl." "Ocün iyisibağışlamaktır."

"Onden giden yorulur, arkadan giden soyulur."

"Pekyaşolmas!kılırsın,pek de kuru olmakırılırsın." "Sirkesini,sarımsağınısayanpaçayıyiyemez." "Tatlıdilyılanı deliğinden çıkartır."

"Tatlısöz canazlğı, acısözbaş kaıığı."

"Tatlısöz yerden malçıkarır, acısöz dinden imandançıkarır." "Zalimettiğinibulur."

"Zalimin ömrü az olur."

Bu örnekler, yukarıdasözünü ettiğimiz kavramlarınniteliklerini, bedelini, sonucunu, şartlarınıortaya koyar ve toplumun barış içinde yaşamasıiçin uygun

ortamın oluşturulmasıkonusunda yol gösterir. Ata sözleri tek tek incelenirse birbiri ileçelişirgibi görünenbazı yargıların aslındadengeyisağladığıgözlenir. Çünkübarış

içindeyaşaMakçok boyutlu bir olgudur. İnsandaninsana, milletten millete, mekandan mekana. zamandan zamana, durumdan durumadeğişir.Ata sözlerinde bu farklılıklar.

küçük aynnular dikkatealınarakinsanlann çevresinden sorumlu ama herişebumunu sokmayan. alçak gönüllü amakişilikli,özverili ama aptalolmayan, soğukkanlıama

gerektiğindeheyecanlanabilen,yumuşakhuylu ama ezilmeyen birvarlık olmasıtelkin edilir.

(13)

Ooltruluk.Oürüstlük, Güvenme-İtimat,hem insan ilişkilerinin hem ! de toplum. devletilişkilerinin dolayısıyla barışın sağlamveya çürük temellerinden biridir. Dürüstlük üzerine kurulmayan,karşılıklıgüvene dayanmayan ilişkilerhangi seviyede olursa olsun kalıcı olamazlar ve banşı tesis edemezler. Ancak Türkler "güvenilen dağlara kar yağabileceğini"bilirler. Ala sözleri bu konudada dikkatli olmayı telkin ederler. İnsanı açık olmaya, dürüst olmaya. güvenilir olmaya davet ederler ama kimseye, hiçbirşeyesonsuz derecede güvenmemeyisalıkverirler:

"Allah'ın bildiğikuldan saklanmaz,"

"Arkasından söyleyeceğiniyüzüne söylemeli." "Ateşin dostluğuolmaz."

"Bakma ellerin sözüne,bulaştırmaeline yüzüne!" "Doğruol,eğri belasınıbu/ur."

"Doğruyola giaen yorulmaz." "Doğruluk acıdır,meyvesitalil."

"Eğri ağaca yayım,hergördüğüne dayımdeme!" "Elatınabinen tez iner,"

"Elsii,iinehakn'"karısınr çahukboşar," "Güvenmevarlığa. düşersin darlığa." "Hesabıpakolanınyü"ü ak olur,"

"Yılan(bile)doğrulmayınca deliğinegiremez,"

Beşeri, sosyal ve siyasi ilişkileri kolaylaştıran birbaşkaözellik de gücünü bilmek. ona göre davranmaktır. Her kişi. her toplum her devlet kendi misyonunu. kendi gücünü bilip ona göredavranırsaen azındankendisi için işlerdaha kolayolur. Türkçemizdeki Haddini bilmek deyimi de işte bu durumu tanımlarve bazı ala sözlerimiz bunuöğütler:

"Ağzın karnındanbüyükolmasın." "Aklınageleniişleme,herağacı ıaşlama,"

(14)

"At ileeşek yarışmaz."

"Ayı meşeye küsmüş, meşenin haberiolmamış." "Bakemediğineli (bi/eği)öpbaşınakoy." "Büyük lokma ye. büyük söz söyleme."

"Çömlek taşadokunursa vay çömleğin haline, taş çömleğedokunursa yine vayçömleğinhaline"

"Eğilmeyen başın ayağı öpüıür." "Ordek kaza bakarak çatlar,kıçını yırtar." "Senden büyülelekonuş, yanındayatma!" "Söndüremeyeceğin ateşeelini sokma."

Her işte olduğugibi her türlü ilişkidede zamanlama çok önemlidir. Doğru adımları doğruzamanda atmak; yanlış adım aulırsatelafisinin çok zor hattaimkansız

olduğunubilmek gerekir. Yani barışkonusunda da iş işten Geçmeden davranmak ve heradımı di1şi1nerekatmakesastır.çünkü Ata sözlerimizde ifadeedildi~igibi:

"Atılanok geri dönmez."

"Eşekçamura çöktüktenakıl öğretençok olur." "Olmiiş eşekkuman korkmaz."

'Tabuta girdikten sonra pencere aranmaz." "Yolazınca yol gösteren çok olur."

Her sevyede barışıengelleyen en azından barışfilizinin yeşerip büyümesini

zorlaştıran hatta bazan imkansızlaştıran Garaz-Kin, Kavga, Silah, Tamah· Tamahkarlık, Ara Bozmak (Dedikodu, fitne), Gaflet, Hırs·ihtiras­ Kanmamak· Yetinmernek gibi olumsuz kavramlar, erdemsizlikler de Türk ata sözlerinde istenmeyen olgular olarak dikkatlere sunulmuştur:

"Ara bozana Cennet'inkapısınıaçmazlar." "Arabozanın ardındanrahmet okunmaz." "Araya girersen çözmeye gir, bozmaya girme."

(15)

"Kişioglu ara yapar,muJıanneslerara bozar. "Gafilbaşa düşman erişfr."

"Gaflet göziln perdesidir." "Gafilkuşun avcısıçok olur."

"Ojkeyle

iuı/kan zararla oturur." "Yeni/en pehlivangüreşedoymaz." "Din olan yerde kin olmaz."

"Döğüşteyumruk sayl/maz." "Garaz,lTIaTauiu."

"Gider diller beresi, gitmez kuyruk yaresi.

"KavgacıköpekIf ynra eksik olmaz." "Silah sahibine bi/edüşmandır."

"Tabancanın dolusu birkişiyikorkutur. boşu kırk kişiyi." "Taşın gözü olmaz."

"Tü/egin vurmazıolmaz."

"Arı kızdıranı sokar." sözünde de de olumsuz bir davranışınyani suçun

cezasız kalmayaca~ı, dolayısıyla arının sokmasını istemeyen kişinin, toplumun dikkatlidavranması gerektiği vurgulanır.

Buraya kadar içerikbakımındançok genelhatlarıylatasnif edereksıralamaya çalışuğımlZbu ata sözlerini LOplu olarakdeğerlendirirsek şu sonuçları Çıkarırız:

1. İnsanlar, toplumlar, milletler birlikte yaşamak, birbirlerine katlanmak

wrundadırlar.

2. Dostluk insanlar için, toplumlar için vazgeçilmez bir olgudur. Ancak istismara çok elverişlidir. Bunun için dikkatli olunması, çok akılcı davranılması gereken bir müessesedir.

(16)

4.İyilikde kötülük de ikibaşlıdır.Yanibarışındasavaşındaoluşmasındaher iki taraf da önemli roloynar. Barışisteyen kişi, toplum veya devlet bu arzusunu

davranışa dönüştürmeli,bu meziyetinikorumalıdır.

5.lnsan toplum veya devlet haddini bilmeli, başkalarına aşırı derecede güvenm.emeli,; daima dikkatiolmalıdır.

6. İnsan için, toplum için olumsuz olan bazı özellikler aynı zamanda

faydasızdırda. Tamah, hırs, kin, nefret gibi olumsuz duygularıneninde sonunda

kişininya da toplumun kendisine zararvereceği gerçeğigözardıedilmemelidir.. 7. Daimaiyiliğin kazanacağı unutulmamalıdır.

İşteyüzyıllarboyuncaçeşitli coğrafyalardabazanbarışbazan de kavgaortamı içindeyaşamışolan Türk milletinin asırlarsüren deneyimleri bize böyle bir sosyal ortam öğütıüyor.Bunlar olmadan akılcı, gerçekçi bir barışıntesis edilemeyeceği açıktır. Kısacası, barışında şartlarıve bir bedeli vardır. Barışçıolmak hem çok kolay hem çok zordur. Ata sözleri zorolanıyani altyapınınniteliklerini veşartlarınıortaya koyarak işimizibüyük ölçüdekolaylaştırmışlardır.Bizedüşen atalarımızın yaşadıkları

deneyimleri yok saymamak, birbakımatarihten ders almak, kötüsayfalarınıtekerrür ettirInemek. Akifindediğigibi:

Dersatınsaydıtarih tekerrürmüederdi?

(17)

.!

KAYNAKÇA

ACAROGLU, M. TÜrkcr. Dünya Atasözleri (Dünyanın 155 Ulus ve

Dilinden 16.175 Atasözünü Kapsar), KayaYayınları, İstanbuL.

AKSOY, Ömer Asım. Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, I, II, III.

c. , Ankara 1984.

AL YILMAZ Dr. Cengiz. Uygur Ata Sözü ve Deyimlerinden

Seçmeler, Atatürk Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları, Enstitüsü Yayınları, Erzurum 1995.

ATALA Y, Besim. Divanü Lugat-it-Türk Tercümesi I, II, III, IV, Ankara 1986.

HüSEYtNZADE, Ebülgasım.Atalar Sözü, Bakü 1956. RZAYEV, Xahg Ağa Hesenoğlu,Atalar Sözü, Bakü 1992 .

SOYKUT İ. Hilmi. Türk Atalar Sözü Hazinesi, Ülker Yayınları,

İstanbul1974.

TAYMAS, Abdullah Balta!. Kazan Türkçesi'nde Ata Sözleri ve Deyimler, Ankara 1988.

TEKİN, ProLDr. Talat. Orhun YazıUan,Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Dil KurumuYayınları.Ankara 1988.

ÜLKÜSAL, Müstecib, Dobruca'daki Kırım Türklerinde Atasözleri

ve Deyimler, Ankara 1970.

YURTBAŞı, Metin. Sınıflandırılmış Türk Atasözleri, Özdemir

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu konfe- ranslarda tropikal mimarlık, bir dizi iklime duyarlı tasarım uygulaması olarak tanım- lanmış ve mimarlar tropik bölgelere uygun, basit, ekonomik, etkili ve yerel

Sp-a Sitting area port side width Ss- a Sitting area starboard side width Sp-b Sitting area port side Ss- b Sitting area starboard side Sp-c Sitting area port side Ss- c Sitting

Taşınabilir kültür varlıkları için ağırlıklı olarak, arkeolojik kazı ve araştırmalara dayanan arkeolojik eserlerin korunması ve müzecilik hareketi ile daha geç

Sakarya İli Geyve İlçesi Geleneksel Konut Mimarisi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi) Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı,

Tasarlanan mekân için ortalama günışığı faktörü bilgisi ile belirlenen yapay aydın- latma kapalılık oranı, o mekân için gerekli aydınlık düzeyinin değerine

Şekil 1’de görüldüğü gibi otomatik bina yönetmelik uygunluk kontrol sistemlerinin uygulanması için temel gereklilik, nesne tabanlı BIM modellerinin ACCC için gerekli

yüzyıl başlarının modernist ve ulusal idealleri doğrultusunda şekillenen mekân pratiklerinin doğal bir sonucu olarak kent- sel ölçekte tanımlı bir alan şeklinde ortaya

ağaç payanda, sonra ağaç poligon kilit, koruyucu dolgu tahkimat: içi taş doldurulmuş ağaç domuz damlan, deneme uzunluğu 26 m, tahkimat başan­ lı olmamıştır (Şekil 8).