• Sonuç bulunamadı

Dede Korkut Üzerine Celâl Memmedov

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Dede Korkut Üzerine Celâl Memmedov"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

DEDE KORKUT ÜZERİNE

- ' ' 1 f^ iârîi!

\;v£*X:

Celâl MEMMEDÖV*

Folklor veya halkbilimi varlığını gelenek­ te sürdürüyor ve bu varlık medeniyetin, etnik değerlerin en yüzeyinde olan katıdır. Bunun için destanî veya epik gelenekte izlenilmesin- de oldukça büyük önem taşımaktadır.

Bu açıdan epik gelenekte Dede Korkut’un yerinin kesin olarak belirlenmesi etnik kültü­ rel sistem in bilimsel bir biçimde tam olarak araştırılm asına fayda sağlar.

Açıktır ki, Korkut Ata veya Dede Korkut dediğimiz varlığın epik geleneğimizdeki yeri m üstesnadır. R ahm etli B ahaeddin Ögel’in doğru olarak kaydettiği gibi "Korkut Ata h a­ kiki Türk ruhunun taşıyıcısıdır. Hakiki Türk ruhum uzun taşıyıcısı olan bu varlık hakkında çok sayıda efsane ve rivayetler vardır.

Bu efsane, rivayet ve inanışların, bunun yanında yazılı kaynakların K orkut’a atfen verdikleri bilgilerin ortalam a görünüşü veya m anzarası şöyledir: Korkut Ata ozanlar piri, tabip, kopuzun ilk yaratıcısı, ulu bir kişi, bir şeyh, vezir ve sultandır.

Sözkonusu kaynaklara dayanan a ra ştırı­ cılar geçen yüzyılın birinci çeyreğinden başla»- yarak günümüze k ad ar çeşitli fikirler söyle- mişleç, fakat, çoğu kusurlu olmuş ve bu yüz­ den de Korkut'la ilgili bir çok sorun hâlâ ge­ reğince çözülmeden kalmıştır.

Fikrimizce, söylenmiş fikirlerin bir çoğu­ nun eksik olması, mesel<^£ bütün bir sistem halinde bakılm am ış olm asındandır. E tnik k ü ltü re l sistem in içerisinde de alınm adığı için birçokları K orkut Ata'yı ta rih î şahsiyet olarak kabul etm iştir. Dede Korkut’un şahsi­ yeti, kimliği üzerine hem üst üste düşen, hem de biri diğeri ile çelişen çok sayıdaki fikirlerin ta h m in î m anzarasını şu şekilde belirtm ek

* Azerbaycan Bilimler Akademisi Nizami Adına Edebiyat Enstitüsü.

mümkündür: Dede Korkut;

1) Eski mitolojik düşüncelerle ilişkilidir; 2) H akkında doğru ve yeterli tarihî kay­ n aklar olmadığı için onun tarihî şahsiyet mi efsanevî şahsiyet mi olduğu belli değildir;

3) Bir halk filozofu ve bilge bir kişidir; gi­ derek umumileşmiş ve sembolik hale gelmiş­ tir;

4) Efsanevî şahsiyet olduğu hakkındaki sözler ve iddialar gerçeğe aylandır. Dede Kor­ kut tarihî şahsiyettir:

5) Gerçek ta rih î kimliğini aram anın b ir temeli yoktur;

6) İhtim al ki kendi kökeni itibanyla me­ rasim veya eski tören koruyucusu tipine bağ­ lanm aktadır vb.

Görüldüğü gibi, fikirler oldukça değişik­ tir. Fakat fikirlerin bu tü r değişikliği de Kor­ k ut Ata’nın şahsiyeti veya kimliğini anlatm a- m aktadır. Anlaşılıyor ki, bu fikirlerin bir ço­ ğunun temelinde hadiseye donuk bakış çerçe­ vesi durm aktadır. Böyle sınırlar içine alıcı bir bakış açısı hadiseyi kalıpta görür. Bu durum ­ da ise herhangi bir folklor hadisesi bütün ge­ lişimiyle anlaşılamaz.

Bu tü r bir bakış açısıyla bir süreç içinde gelişen hadiselerin iç yüzüne varm ak zordur. Süreçleri içinde bir bütünlük taşıyan olay ve kişiler sınırlı bakış açısı yüzünden parçalara bölünür ve bu bölünmüş parçalardan bütün hakkında tasavvur yaratılm aya çalışılır. Bu tü r tasavvurlar araştm cıya işin m ahiyetine varm a yolunda sadece engeller ve hayalî so­ nuçlara u laştınr. Dolayısıyla, belli bir varlık ve biçim kazanm a süreci söz konusu olduğun­ da, bölünmüş parçaların özelliklerini b ütü­ nün diğer kısım larına teşm il etm ek yanlış olur.

(2)

Korkut Ata’yı tarihî şahsiyet olarak kabul etmek, bize göre, bilhassa, donuk bakış açısı­ nın sonucudur.

F akat evrensel düşünce ile yaşayan atala­ rımız içiri tabiidir ki, o gerçek tasavvur olu­ nan bir varlık idi. Çünkü bizim bugün mitolo­ jik çlarak kabul ettiğim iz varlıklar eski dü­ şünce ve anlayışta gerçek ve m addt olarak kaV ranılırdı. Birçok a ra ştırm a d a K orkut Ata'nın tarihî şahsiyet çizgileri taşım ası görü­ şünün kaynağı bu mitolojik düşünce ve kav­ ram lar olmuştur.

D ikkat edersek birçok araştırm ada da K orkut Ata mitolojik varlık değil esas itiba­ rıyla bediî varlık olarak kabul edilmiştir. Ya­ ni, K orkut Ata bilge bir kişi imiş ve gittikçe umumileşerek sembole dönüşmüştür.

F ak at bu tü r umumileşme ve genellikle mecaz kavram ı estetikle ilişkisi olan bir özel­ liktir. Mitolojik bir varlık için herhangi bir bediilik söz konusu olamaz. Ancak bediî tip­ ler, umumileşme ve mecaz yoluyla yaratılabi­ lir.

Mitolojik varlıklar bediî varlıklar değildir. Çünkü m it kendisi bir edebi tarz değildir. Mit yaşanrtuş bir tarih ve gerçeklik olarak kav­ ranmaktaydı.

B undan dolayı Korkut Ata bediî tahayyül veya sembolleştirme faktörü değildir.

Korkut'la ilgili olan bütün kaynaklar bir yerde bütün olarak ele alındığında ise artık o, tarihî şahsiyet olarak görünmez. Korkut'u tü ­ müyle anlam ak için onu böyle gelişim içinde alm ak gerekir. K orkut’un geçtiği yol bir sü­ reçtir ve böyle bir süreci kavram anın en ger­ çek yolu da onu tümüyle gelişim halinde gör­ mektir.

Şüphesiz, gelenek, etnik-toplumsal hafı­ zanın koruyucusudur. Bu anlamda folklor ha­ fızanın yaşatıcısıdır. Bu hafızada ne varsa hepsi aslî olandan gelmektedir. O ilk olan ise temeldeki bütündür.

Aslî bütün dediğimiz kavram canlı varlık­ lardaki genoma(**) uygun bir kavramdır. N a­ sıl genom da canlı varlığın bütün gelişimi mevcutsa Korkut Ata’da da bütün fonksiyon­ ları ile epik gelenekte böyle bir ilk kompleye

** Üreme hücrelerindeki kromozomlar bütünü.

dayanmış gibi görünmektedir. Çünkü Korkut Ata'nın fonksiyonel-semantik özellikleri birbi- riyle sistematik ilişkiler oluşturm aktadır.

tik komple aslî im kânları kendisinde top­ lam ıştır. Gelişim de bu ilk im kânlardan h u ­ sule gelir. Bu anlam da gelişim ilk im kânların sonradan birbirinden ayrılıp aralanarak inki­ şa f ettirilm esidir. Yani bir bütün şeklinde olanlar parçalara ayrılırlar. îlk komple dağı­ lıp parçalanır. Bununla birlikte ilk komplede daha sonra ayrılacak parçaların izleri toplan­ mış olduğu gibi sonradan ayrılacak parçalar da gelişim in belirli k an u n ları üzerine ilk komplenin izlerini gelişim boyunca kendile­ rinde yaşatır.

Sadece bir şeyin meydana gelmesi değil, ilk im kânların bütün izlerini gerçekleştirerek böylece bozulmaz şekilde ilerlemek gelişimin özelliğidir. Burada rastgele hiçbir şey yoktur. Bu rastgele denilenler de sadece ya tamam en veya genellikle kavranam ayan bir nizam ve kanuna uygunluktur.

Gerçekten de ilk kompledeki im kânlar, somut bir program değil daha çok gelişim sü­ recinin belirip kanunlar üzerinde hareketi için bir yoldur. N oktası n oktasına söylenirse, programlaştırılan sürecin sonucu değil, yönü­ dür.

Dede K orkut'un epik gelenekte izlenebi­ len yolu da sonucu daha önceden belli olan program laştınlm ış bir süreç değildir. Bu yüz­ den de Dede Korkut’un gelişim yolunun niçin bu yönde gittiğini söyleyemiyoruz; fak a t bu yolun genel özelliğini izleyebiliyoruz.

Folklor tabiî özelliğine göre daim a yaşa­ ma halindedir ve gelişim süreci içindedir. Korkut Ata bu gelişim Büreci içinde ele alındı­ ğında bütün yönleriyle açıklanabilir. Özellik­ le de arkaik yapısında Yer Ana kompleksine bağlanmaktadır.

Korkut Ata’nın fonksiyonları ana çizgile­ riyle başlıca olarak Mitolojik Yer Ana’yı h a ­ tırlatm aktadır. Maalesef, T ürk mitolojisinin en muhteşem ve arkaik yapılı varlığı olan Yer Ana gereğince araştırılm am ıştır.

Eğer Korkut Ata ve Yer Ana arasındaki bağlar incelenirse bütün bu n lar K o rk u lu n şaman 1 ıkla bağlantılarına da açıkM: getire­ cektir. Bizce Korkut Ata, şam an b ifflg ü r ola­ rak ulu Yer Ana'nın bir simgesidir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sevgilin cevr ü cefası aşığa minnet olur, bazı şiirlerinde ise gerçek aşk ancak mutlak olan içindir ve ilahi aşkı işaret eder.. Bu bakımdan aşk muhabbetle birlikte

Çalışmada ilk olarak tanım kavramının tanımı belirlenmeye çalışılacak ve ardından tek dilli genel sözlükler için sözlük birimi tanımlama yöntemlerinden biri olarak kabul

Tanpınar’ın AER’de fiil zengini olan Türk dilinin fiil ve fiilimsi imkânlarını kullanarak uzun ve anlamca yoğun kelime grupları ördüğü, hemen hemen her cümlede

Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi Cilt 9 Sayı 22 Ağustos 2020 s.. (Adıvar,

bes qaruvın asıñdı “bes qaruv silahlarını kuşanıp, dört dörtlük oldu” (QÄTS III, 293), bes qaruvın astı “teke teke mücadele için gerekli bes qaruv

Budist etkisiyle yazılmış Eski Uygur Şiirleri ile İslami dönem Klasik Türk Edebiyatının ilk numunesi olan Kutadgu Bilig’de metaforlar bakımından benzerlikler

Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi The Journal of International Turkish Language &amp; Literature Research Cilt /Volume 9 Sayı /Issue 23

Selim İleri’nin Ölüm İlişkileri Adlı Romanında Trajik Bir Karakter: “Cemal” Dede Korkut Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 9/23, s.. Mehmet