• Sonuç bulunamadı

Başlık: Köpek meme tümörlerinde yaş, ırk, tümör tipi ve yerleşim yeri arasındaki ilişkinin araştırılmasıYazar(lar):BAŞTAN, AyhanCilt: 49 Sayı: 3 DOI: 10.1501/Vetfak_0000001678 Yayın Tarihi: 2002 PDF

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: Köpek meme tümörlerinde yaş, ırk, tümör tipi ve yerleşim yeri arasındaki ilişkinin araştırılmasıYazar(lar):BAŞTAN, AyhanCilt: 49 Sayı: 3 DOI: 10.1501/Vetfak_0000001678 Yayın Tarihi: 2002 PDF"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ankar<ı Üniv Vet Fak Derg. 49,203-206. 2002

Köpek meme tümörlerinde yaş, ırk, tümör tipi ve yerleşim yeri

arasındaki ilişkinin araştırılması

Ayhan BAŞTANı, Abuzer K. ZONTlJRLU

2

iAnkara Üniver,itesi. Veteriner Fakültesi, Doğum ve Jinekoloji Anahilim Dalı. Ankara:' Harran Üniversllesi. Veteriner Fakıilıesi. Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı. Şanlıurfa

Özet: Bu ara~tırmanın amacı. köpeklerde meme tümörlerinin yerle~im yeri, ırk ve y,I~lara göre dağılımı ve kar~,kteri arasındaki i1hkiyl ara~lirıııaktı. Bu amaçla yaşları S-IS arası deği~en ve değı~ik ırktan toplam 30 köpek materyalolarak kullanıldı. Kopeklerin 15'i terrier (%50). erü poodle (%13.3), 3'ü melez ('i!-I O), 2'si kurt (%6.7), 2'si pinscher (%67).1'1 coeker (%3.3).1'1 Kangal ('103.3), I'i papillon (rır33) ve 1'1 ,etler (%3.3) idi. Otuz köpektc rastlanıl<ın meme [(imöriiniııı 0/rS3.:nl (16130) ıııalı;!n. ''{,467',i (14/30) henign kar<ıkterdeydi. Meme tiimörlerinin %60'1 (IS/30) inguinal, %33.3'ü (1()f3OJ abdonıınal. SUd',1 (21301 lor<ıbl meme lohund<ı idi. Inguinal. abdominal ve torakal meme lohundaki tümörlerdemaligntümöroranı.ıra.ıyla °k'66.7 (12/ i ~). %30 (3/10). %50 (112) idi. Benign tiimör oram i,e aym meme loblarında sırasıyla %33.3 (6/18). °k70 (7/10), °k50 (1/2) ıdı. Beş.C) yaşlı toplam 16 köpekten ekstirpe edilen meme tiimörünün %43.S'i (7/16) malign, % 56.2'si (9/16) henıgn kar~ıkterliydi ve hıı yaş grubu küpek lerde ınguinal. ahdomİnal ve torakal meme lohlarında rastlanan tümör oranları ise sırasıyla %62.5 (I 0/ 16). % 31.2 (5116) ve %6.2 (1/16) ıdi. Anılan hölgelerdeki malign karakterdeki tümörlerin oram sırasıyla %50 (5/10). %20 (1/5). Oj,- J()(I (i/i) oLııak hıılıındu. Benıgn karakterdekı tümörıCrin oranı inguinal ve ahdominal loblarda sırasıyla cl,50 (5/10). %80 (4/5) olııp. ıoı'~ıkal h()I;!cdc hcıııgn karekterde tiimore rastlanmadı. Dokıız ya~ ve üzerindeki köpeklerde ise %64.3 (9/1.:1) oranında ıııalıgn. %3S.7 (S/

ı,,)

beııı;!n lllllHırc rasılandı. Ingıııııal ve abdominal meme lohlarındaki ımılıgn karakterdeki tümörıCrin yüzdesı ,ıra,ıy'" °i~7.5 (7tHı ve 'Yr,,(ı (2/5) ıdı. Torakal meme lobIarında malign tiimöre ra,tlanmadı. Bu grup köpeklerde inguinal. abdomınal ve IOI'<ıbl meme lohları ndaki benıgn karakterdeki tümör yiizdesi sırasıyla % i 2.5 (I IS), %60 (3/5) ve Ok i00 (I /i) idi. Sonııç olarak. kopek lerde meme liimörii en fazla kiiçiik ırkıarda. ileri ya~larda göriilmekte ve tiimörün meme lohlarındaki yerle~imi ilc karakteri arasıııda bir ılışki kıınilabilmektedir. BlI bilgiler köpeğin daha sonraki yaşamıııa yön verme açısından önemli bilgiler olarak dLi~iinLilmektedir.

Anahtar kelimeler: Irk, köpek. meme tiimörii, ya~

The investigation of the relationship between age, tumour character and the localization in canine

mammary tumours

Summary: The aim of the study was to investigate the relationship hetween loealızation, dİ,trıhıılIun according ıo hreed dmı .ıge. ,md characters of mammary tumours. A, a material 30 dogs. S-IS years of age and dillerent breeds were uscd in thı, sıudy.

or

the 30 dogs, 15 teITlers, 4 poodles. 3 mixed hrecds, 2 pinschers, 2 German shepherd dogs. i eocker. i Anaıolıan Shcphcrd e1og. i seller ,md i pdpillon were presented. Distrihution of mammary tumours according to the types. that were encountereel iıı 30 dog,. v.ere 53.3% malıgnant and .:16.7% henign in character. Mammary tumours were localized at inguinal (60CJe). abdomınal (33.3%) and thor~ıcıc (6.7%) mammary glands. \1alignanttumour ratio of inguinal, abdominal and thorauc mammary tumours were f,f,.7%. 30'Y, ~uıd 50%. re,peclively. Benign tumour ratio of inguinal, abdominal and thoracie mammary lumour, were 33.3%. 7{)'lr aııd SO';;,. respeclIvely. The dıstributıon of mammary tumour types that were extirpaıed from \6 dogs in 5-9 ages range were 43S"{; m'ilign,ını and 56.2°,{, bcııign ın character .1I1d ıhe ralIO of malignant tumours which obtained from inguinal, abdomindl and Ihordc'iC mamııı~ıry lobes were 50ok. 2{)G,{. and i Oook. respectively. The ratio of benign tumours at inguinal and abdominal mamm.iry glaııci.<, were SO';;. 'int! Sook. respecli"ely and benign tumours were not seen at thüracic mammary lobes. In 9 years old and/or (ıIder dugs. the dıslrihution of mammary gland tumours were 64.301<, malignant and %35.7 henign in eharacters. The ratio of ıııalıgn.ını liıınoıır, taken from inguınal and abdominal mammary lohes were 87.5% and 40%. respectively and malignant tumour, \Veren'ı seen aı thoracıc mammary lobcs. The ratio of hening tumoıırs taken from inguinal, abdominal and thoracic mamıııary gldnds were 12.5'k. 60'/r; and iO{)%, respeetively. As ilconclusion, the mammary tumours were seen mostly in smail hreeds and old Jogs. and [here \VdS d relalion,hip between character and localization of the tumours. It has been thought that these finding, should be u,eful ın the pnıgnosis of the dogs with the mammary tumours.

Key words: age. brecd, dog. mammary tumollrs

Giriş

Beşeri hekimlikte tümör çok sık rasılanan bir olgu olmakla heraber son yıllarda pet hayvan populasyonunun artmasına bağlı olarak köpek ve kedilerde de sık rasılan-maktadır (4,5).

Köpeklerde tümörler en sık deride görülmekle bera-ber, ikinci sırada meme !ümörleri ('lr.,2S-S0) gelmektedir. Meme ıümörleri hayvan sağlığını. yaşam kalitesini cl-kileyerek veya süresini kısalıarak etkilemektedir. Köpek-lerde meme tümörleri büyüme hi! ve karakterlerine giire

(2)

204 Ayhan Baştan - Abuzer K. Zonturlu

benign ve malign olarak sınıllandırılmaktadır. Malign tü-mörlerin özelliği, metastaz yaparak vüeudun diğer or-ganlarını da etkilemesidir. Malign meme tümörleri len-fatik ve hematojen yol ile lokal ve regional lenf düğüm-lerine metastaz yapabilmektedir. Benign tümörler ise me-tastaz yapma özellikleri olmamakla birlikte, transformas-yana uğrayarak malign karakter kazanabilmektedirler (1.3)

Köpeklerde meme tümörlerinin etiyolojisi tam ola-rak bilinmemekle beraber, dişi cinsiyet hormonlarının et-kisinin olduğu düşünülmektedir (6,H). Yapılan bazı ça-lışmalar meme bezinin üreme ile ilgili organlara göre ıümöre 5 kat daha fazla duyarlı olduğunu ortaya koy-muştur 0,10.14).

Meme tümörlerinin gelişmesinde yaş da önemli bir faktördür. Meme tümörn özellikle yaşlı köpeklerde gö-rülmektedir. Meme tümör insidensi 1-4 yaşlı köpeklerde 'if4. 48 yaşlı köpeklerde ~. 29, sekiz yaş ve üzeri kö-peklerde ise ('/{)67'dir 0,13). Köpeklerde meme tü-mörünün gelişim hızının en fazla olduğu yaş aralığı

4-ır

dir. Tümör gelişim hızı tümörün karakteriyle ilgili bil-gi ler vermektedir. Özellikle hızlı büyüyen ve ileri yaş-larda rastlanan meme tümörünün malign olma olasılığı yüksektir. Yaşlı köpeklerde malign tümörlerin yüksek oranda görülmesi. bu yaşlarda iyi huylu tümörlerin ma-lign karakter kazanmasından kaynaklanmaktadır (3, 12).

Meme tümörü gelişiminde ırk predispozisyonundan da söz edilmektedir. Özellikle. İspanyol eoeker, poodle, terrier ve av köpeklerinde diğerlerine oranla bir duyarlılık söz konusudur (1,3,7,9).

Meme tümörünün lokalizasyonu ile karakteri ara-sında da ilişki bulunmaktadır. Köpeklerde meme tü-mörlerinin büyük kısmına inguinal meme Iablarında rast-lannıakta ve inguinal meme loblarında görülen tümörler diğer loblardakilere göre daha fazla malign özellik ta-şımaktadır (2,3,14).

Tümörlerin dış görünümleri histopatolojilerine iliş-kin ipuçları da verebilmektedir. Benign tümörler ü1seras .. yon olmayan, deri altında hareketli, yavaş büyüyen, sı. ııırları belirgin, yangı belirtileri göstermeyen bir görünüm sergilerken, malign tümörler ülserasyonlu, sınırları be-lirsiz, yangılı ve üzerindeki deriye yapışık bir klinik gö-rünümIe karşımıza çıkmaktadır (i ,2).

Bu araştırmanın amacı. köpeklerde meme tümörle-rinin yerleşim yeri, ırk ve yaşlara göre dağılımı ve ka-rakteri arasındaki ilişkiyi araştırmaktı.

Materyal ve Metot

Araştırmanın materyali, Ankara Üniversitesi Ve-teriner Fakültesi, Doğum ve linekoloji Anabilim Dalı

Kliniği'ne 1999-2001 yılları arasında getirilen 30 dışi kö pekte rastlanan meme tümörü olgusundan oluşmaktadır.

Kliniğe meme tümörü şüphesiyle getirilen kö-pekIerin önee anamnezi alınmış daha snma klınik illli-ayeneleri yapılmıştır. Tüm köpeklerin akciğer racl yografileri çekilmiş, akciğer metastazı saptanamayan. genel sağlığı iyi olanlar opere edilmiş ve daha sonra tü möral yapılar Ankara Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı'na histopatolojik muayene ıçin gönderilmiştir.

Elde edilen bulgular yaş, ırk, lokalizasyon ve tünııir karakteri açısından karşılaştırmaya tabi tutulnıuştur.

Köpekler yaşlarına göre 5-9 ve 9 yaş ve üzerimiekı olarak iki gruba ayrıldı. Beş-9 yaş grubundaki köpekler yaşlı, dokuz yaş ve üzerindekiler ise çok yaşlı olarak de-ğerlendirildi.

Bulgular

Çalışmadaki toplam 30 dişi köpeğin 15' i terricr (%50), 4'ü poodle (%11.3), 3'ü melez «('lrJIO). 2'si pins-cher (%6.7), 2'si kurt (%6.7), i 'i eocker (''i<'U). I'i Kan-gal (%3.3), 1'i seller (%3.3) ve

ı

'i papıııon «('i3.3) ırkı köpeklerden oluşmaktaydı.

Rastlanan meme tümörlerinden

ı

2' sine benign miks tümör (%40), 2'sine adenom (9;,67): 9'una malign miks tümör (%30), Yine adenokarsİnom «(';"-107) ve 2'sine solid karsinam (%6.7) tanısı kondu. Çalışma materyalini oluşturan köpekleri n yaşları 5-15 arası değişmekle be raber ortalama yaş 8.5 idi.

Beş-15 yaş arasındaki köpeklerden alınan meme tü mörlerinin %53.3'ü (16/30) malign, %46.7'si (14/30) be nign özellik taşımaktaydı. Rastlanan meme tümörlerinin %60'1 (18/30) inguinal meme lobunda idi. İnguinal meme lobunda rastlanan meme tümörlerin 7r 67.7' si (i 2/18) ma-lign, %33.3'ü (6/18) benign karakterdeydi. Abdominal bölgede %33.3 (i 0/30) oranında rastlanan tünıörlerin %30'u (3/10) malign, % 70' i

O

/i O) benign karakterdeydi. Torakal meme loblarında toplam iki adet meme tümiirüne rastlandı. Bunlardan biri malign diğeri benign özellik ta. şımaktaydı.

Beş-9 yaşlı toplam 16 köpekten ekstirpe edilen me-me tümörlerinin %43.8' i 0/16) malign ve 'lt,56.2' si (l)/ 16) benign özeııik taşımaktaydı. Bu yaş grubu köpeklerde inguinal, abdominal ve torakal meme loblarında rastlanan tümör oranları ise sırasıyla %62.5 (10/16), %31.2 (5/16) ve %6.2 (1/16) idi. Anılan bölgelerde malign karakterdeki tümörlerin oranı sırasıyla %50 (5/10), %20 (1/5) ve % 100 (1/1) olaraK bulundu. Benign özeııik taşıyan lümiirlerin oranı inguinal ve abdominalloblarda sırasıyla %50 (5/1 O) ve %80 (4/5) olup, bu yaş grubu kiipeklerde tmakal meme lobunda benign karakterde tümöre rastlannıadı.

(3)

Ankara Üııiv Yet Fak Derg, 49, 2002 llı)

Dokuz yaş ve üzerindeki köpeklerde ise %64.3 (9/ 14) oranında malign, %35,7 (5/14) oranında henign lü-möre rastland.. Inguinal meme lohunda 8, ahdominal meme lohunda 5 ve torakal meme lohunda 1 meme lü-mörüne rastlanıldı. lnguinal ve ahdominal meme loh-larındaki malign karaktnde lümörleıin oranı sırasıyla

('1',137.5 (7/8) ve 9;,40 (2/5) olarak bulundu. Torakal meme

lobunda ıııalign karakterde tümöre rastlanılmadı. İn-guinal. abdominal ve torakal meme lahlarında benign ka-raktenk tümörlerin oranı ise sırasıyla % i2.5 (1/13), %60 (.1/5) ve (/r)

ıoo (

i/i) idi.

Tartı~ma

ve Sonuç

Withrow (I 2), yaptığı hir çalışmada, meme lümörü insidensini pointer ve seller gibi av küpeklerinde %5 I. poodle. terrier, cocker gibi küçük ırkıarda %28, boxer ve collie gibi büyük ırkıarda % 17 ve melez ırkıarda l)(,9 ola-rak belirtmiştir. Özellikle küçük ırkıarda meme lü-mürüne, büyük ırkıara oranla daha sık rastlanmaktadır. A v ırkı. hoxer, terrier ve poodle gibi ırkıarda meme lü-mörünün görliIme riski yüksek olarak belirtilmektedir (1,3). Bu çalışmada meme tümürü şikayetiyle gelen kö-peklerin %71.2'si küçük ırkıardan oluşmaktaydı (terrier (1t,50. poodle IY,13.3. pinseher %6.7, cocker %3.3). Ça Iışma bulgularında iizellikle küçük ırk ve melezierdeki oran. Withrow (l2l'un bulgularını destekler nitelikte ikcn. av köpeklerindcki bu oran farklılık taşımaktadır. Farklılıkların nedeni, kliniğe gelen köpeklerde av ırkı oramnın düşük olmasına bağlanahilir. Bu veriler daha önce yapılan çalışma verilerini destekler nitelikte de-ğerlendirilebilir. Ancak, ırklar arasındaki predispo/.isyon farklılığı ırka özgü predizposizyon teorisiyle açık-lanabilir. Irklar arasındaki insidens farkı ve melez ırk-larda meme lümörü görülme oramnın düşük olması hi-reysel ve kalıtsal faktörlere, saf ırkıarda yüksek olması ise kan yakınlığına hağlı olarak değerlendirilehilir.

Araştırmalar ( i .3, 14), meme tümörlerinin ço-ğunlukla ileri yaşlarda görüldüğünü, özellikle meme tü-mörü gelişiminin 4-8 yaş arasında hızlı olduğunu gös-termekıedir. Yapılan çalışmalar (3,5,7) sonucunda, 13 yaş ve üzerindeki köpeklerde meme lümörü oranı %67 olarak bulunmuştur. Oysa ki, 3-4 yaşlı köpeklerde bu oran %4 ci\'arındadır. İleri yaşlarda rastlanılan meme tümörünün malign olma olasılığı yüksek olarak belirtilmektedir (14). Bu çalışma sonucunda ise )-9 yaş arasındaki 16 köpektc rastlanan meme tümörlerin 11043.8'i malign, %56,2'si be-nign özellik taşımakta iken, 9 yaş ve üzerindeki köpek-lerdeki tümörlerin %64.3'ü (9114) malign ve %35.7'si (5/

14) benign özellikıe idi, Bu bulgular araştırıcıların (3,5,7)

bulgularına benzerlik göstermektedir. Çünkü ilerı yaşlı köpeklerde malign tümör oranı oldukça yüksek bulun-muştur. Bu durum erken yaşlardaki benign Wmörlerin. ileri yaşlarda transformasyona uğrayarak malign karakter kazanmış olmalarından kaynaklanmış olabilir.

Yapılan bir çok çalışmada (4,7.14), köpeklerde en fazla inguinal meme lohu tümörlenne rasılanmıştır. Meme tümörü lokalizasyonu ile karakteri arasıııda da bir ilişkiden söz edilmektedir. Ayrıca, pek çok araştırıcı (9,12.14), çalışmalarında hüyük ırk köpeklerde inguinal meme lohunda daha yüksek oranda meme tümörüne rast-lamışlardır. Oysa. kranial meme lohu (aksillar, torakal) tümör insidensi düşük olarak helirtilmektedir. Bu araş-tırıcılar çalışma hulgularında. inguinal meme lohu tü-mörlerinin yüzdesini oldukça yüksek olarak bi Idırınek te ve inguinal meme lobu tümörlerinin malign olma riskini de yüksek olarak açıklamaktadırlar. Vural ve Yılmaz (LI) yaptıkları bir araştırmada meme !Ümörlerinin % 11.6' sına torasik, %3lA'üne ahdominal ve 'kAO.7'sine inguinal meme lobunda rastlamışlardır. B u araştırmada ise meme tümörlerinin %60' ı inguinal, %33.3' ü ahdominal ve

lj,6.7' si torakal meme lohunda idi. İnguinal mcme

10-hunda O/{60 oranında memc tümörli gürlilmesi Vural ve Yılmaz (1 Il'ın bulgularını destekler niteliktedir. Inguinal meme lobu tümörlerinin %66, Tsi (I 2/ iX) malign ve %33.3'ü (611 8) benign karakter göstermekteydi Ab-dominal meme lobunda toplam iO tümörele ise hu oran %30'u (3/10) malign ve ~7()'i (7/10) henign şeklinele idi. Torakal meme lobunda saptanan :2 {ümürden I' i henign.

l'i de malign idi. Arka meme loblarındaki meme ((i-mörlerinin malign olma olasılığındaki artış. hu lohlardaki hezierin sekresyon sürelerinin daha uzun ve ağır olmasına hağlanabilir.

Sonuç olarak, köpeklerde meme ttimörü en fazla küçük ırkıarda, ileri yaşlarda görülmekte ve ((imürün meme lobları arasındaki lokalizasyonu ve karakteri ara-sında hir ilişki kurulabilmektedir. Dolayısıyla, bu bilgiler küpeğin daha sonraki yaşamına yön verme açısmelan önemli bilgiler olarak değerlendirilehilir.

Kaynaklar

i. Baştan A, Kayrnaz M (I 999): Klil'ekler"e meme lü-mrirleri. YetJlck Dcr Derg, 3, 40-44.

2, Bendcr AP, Dom CR, Schncidcr R (I n4) A/1 eıil-demiologicCl/ slud\' oL CClıııne mulııp/e lıeill'lwııı iıı voIl'/ng ılıe jemCl/e cıııd 117C1I"rl'producIIl'e sysleıııs Vel Med. L 715-731.

3. Boldizsar H, Szenci O, Muray '1', Cscnki J (t<)<)2)

Sıu-dies 011 cClnine mClll7ma,.y IWl1ours. L. Agı' .. ıeasoııa/ a/1d hreed disırihUliOll. ;\cta Yet Hung. 40, 75-87.

4. Brcarley MJ (ı989): MCllI7mCln ;;lcıııd Iwnilurs in ılıe dilg In Practice, 23. 248-253.

(4)

20(i Ayhan Ba~ıan - Abuzer K. Zonturlu

6. 5.

..,,.

Crow S (I 986): N/'oplasma of ıhe Reproductive Orgwıs oııd Mamm(ll"\' Clmıds of ıh/' Dog. 640-646. In: DA Mor-row (Ed). ClIrreIll Therapy in llıeriogenology, WB Sa-1Il1der, Company, Philadelphi.1.

Ferguson R (1985): Cııııiıı/' mammary glaııd lumotln. J Smail Aııim Pract. IS, SOI-SIO.

Karayannopoulou M, Kaldrimidou E, Dessiris A (ı 08')): Som/' epidl'llliologicııl aspecls of C(lIıiıı/' maml/wr)' lumour.1 Ir/'IIIII1l'1l1 oııd progııosis. RuH I-Iellenic Veı Med Soc, 44. i i 1-121.

Nerurkar VR, Chilale AR, Jalnapurkar BV, Naik SN, Lalitha VS (i(89): ComparaıiI'/' paıh%g)' of wnine 1I)(//11m(ll)' Itlmors. JComp Paıhol, IOI, 389-397.

Sarlin EA, Bames S, Kcapicn RP, Wolfc LG (1992) Esırogeıı aııd progesıeroıı/' r/'ceplor stalus of mammary carcuıomas and corre/alioıı ""iıh clinical outcome iıı dof!,s. Arn JVet Res, 53. 2196-2200.

LO. Ünal EF, Mısırlıoğlu D, Nak Y, Nak D, Kahraman MM, Özmen Ö (I 994): Dojfu/11 kliııif[iııde sık rasılanan lümiir ol;.:u/al'{. ll. Memf' ıümiirlen. L'ıuda~ Üniv Vet Fak Derg,

13. ')4-lm.

1 i. Vural SA, Aydın Y (2001): Allkura'do 1<)73.1<)<)8 nllon arasuıda iııcel/'lI('Il knpek m/'me lümiirlNI Turk .i Veı Anim Sci, 25.233-239.

12, Withrow S,J (I 975): Surflu'al mwwgt'l/1l'1I1 of UIIIIII/' /11,111"/-man ıwnotln. Arn Smail Anim Pracl, S. 495506.

ı3. Yamagami

T, Kobayashi T, Takahashi K, Sugiyama M

(1996): In/lueııce %l'anectom) oııh/' ıime olmo ..•.ıeelom\ on ıhe profl'lOsis/;)r caııiıı/' moligııaıııııwııımory ıımwun. J Smail Anim Praet. 37. 462-466

14. Zaninovic P, Simeic V (I 99i): l~pidl'/llU1log\ of II:Ulll111Un lumoun in dog. Z B Veı Fak Uıııv LIlIblj.ıııa. i.57-72.

Celiş tarihi. 7.i1.2001/ Kabulıurihı. 4.22!J02

Yazışma adrcsi: Doç. Dr Ayhan Başıan

Ankara Üniversil/'.,;, Vderiııe!' Fakülını Dolfum 1'1'lindoloji Aııahilim Dolı OM LODışkapı Aııkam

Referanslar

Benzer Belgeler

İlk olarak, Şeyh Hacı Hâfız Hüsnü Nûmânâgiç Efendî’nin (ö 1931) hayatı, faaliyetleri ve hikmetli sözleri hakkında, hemen ardından onun iki en önemli

Therefore, organizations will improve the work satisfaction of their workers by rising perceived operating satisfaction, social satisfaction, and remunerative

Pearson's coefficient of correlation (r) was introduced to calculate the frequency of the interaction between the two variables.The researcher decided to determine

Sonuçta bölgede % 0.9 olan alkolizm oranı erkeklerde % 1.9 bu- lunmuş, kadınlarda alkolik tespit edilmemiştir. Bu haliyle oranlar çok yüksek görülmese de, toplumumuzda

(*) O.D.T.Ü. Fen ve Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğr.. Köktürk, Soğd, Uyğur, Mani, Brahmi, Süryani, Arap, Grek, Ermeni, İbrani, Lâtin ve İslâv alfabeleri ile ifade

CCl 4 grubunda GSH, GSH redüktaz, GSH-px ve SOD düzeylerinin ise kontrol grubuna göre anlamlı olarak azaldığı, NAS.. verilmesi ile düzeylerinin arttığı

Bunun sonucu olarak kliniğimizde yapılan çalışmada konvansiyonel RT ve SIB ile 70 Gy uygulanan grup için sırası ile medyan sağkalım (14.9 ay vs 21.9 ay; p:0.451), 1

This paper describes a direct measurement using the reconstruction of secondary vertices due to hadronic interactions of primary particles, and is based on a careful comparison of