KÜLTÜR
12 HAZİRAN 1987
_____________________________
SİNEMA
ATİLLA DORSAY
7~- S> ^
W-Sinem a Eseri Sahipleri M eslek Birliği Başkanı Türker
SESAM, Türk filmciliğiyle
devlet arasında bir köprü
DE VLET GEÇ KALM IŞ OLMASIN! — SESAM Başkanı Türker Inanoğlu (solda), sinema yazarımız Atillâ Dorsay'la yaptığı konuşmada, “Devlet neden sonra sinemaya yardım elini uzatmaya karar verdi”
diyor. “Umalım ki, çok geç kalmış olmasın!" (Fotoğraf: LALE FİLOGLU)
“ SESAM, Türk
filmciliğiyle devletin
arasında bir köprü
oluşturmayı amaçlayan
yan - resmi bir
kuruluş. Filmcilerin
telif haklarından
doğan haklarını,
sosyal haklarını
aramak, sinema
camiamızı bir araya
toplamak, devletle
ilişkilerinde tek bir
örgüt olarak ona güç
kazandırmak amacı
güdüyor
Kültür Bakanı Mesut Yılmaz1 m geçen haftalar içinde TV, rad yo ve gazetelerde yayımlanan be yanatında, Türk sinemasının ge leceği üzerine umutlu sözler söy lemesi ve yeni yasayla kurulan fonda şimdiden bir milyara ya kın bir para toplandığını belirt mesi ilgi çekti. Bu olayla aynı günlerde, sinemacılar, bir meslek kuruluşu olarak ciddi biçimde örgütleniyor, SESAM (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği) kuruluyor ve Beyoğlu’ndaki ye ni yerinde (eski Şehir Galerisi) görkemli bir toplantıyla açılıyor du. Sinemamıza beklenen, özle nen devlet desteği ve yardımı ar tık gerçekleşiyor muydu? Fonda biriken para nasıl kullanılacak tı? Bu “pasta”dan kimler, ne öl çüde, hangi kıstaslara göre yarar lanabilecekti?
Bütün bu sorular şimdi sine mayla ilgilenen herkesin kafasın da... Bizim bu konuda kamuoyu na açıklamayı görev bildiğimiz düşüncelerimiz var. Ancak bunu haftaya erteleyerek, şimdilik sîz lere bu konularda SESAM Baş kanı, sinemacı Türker İnanoğlu ile yaptığımız konuşmayı aktara
lım. ____________________
“Pasta” nasıl dağılıyor?
— SESAM’ın niteliği, amaçla rı nedir, anlatır mısınız bize?
İNANOĞLU — SESAM,
Türk filmciliğiyle devletin arasın da bir köprü oluşturmak ama cında olan yarı-resmi bir kuru luştur. Filmcilerin telif hakların dan doğan haklarını, sosyal hak larını aramak, sinema camiamı zı bir araya toplamak, devletle ilişkilerinde tek bir örgüt olarak ona güç kazandırmak amacı güt mektedir.
— Sinema, Video ve Müzik Eserleri Yasası, bir fon oluşturul masını öngörüyordu. Bu fon
oluştu. Peki ama, bunun nasıl, ne yönde harcanacağı konusun da gerekli hazırlıklar yapıldı mı, yönetmelikler oluşturuldu mu?
İNANOĞLU — Bunun yö
netmeliği bir hafta önce çıktı. Fon, belli bölümlere ayrıldı. Şöy le: Yüzde 40 bir banka aracılığıy la verilecek kredilere, yüzde 15 muhtaç sinema ve müzik sanat çılarına yapılacak yardımlara, yüzde 15 karşılıksız yardımlara, yüzde 20 Türkiye’nin tarihi, kül türel ve tabii zenginliklerinin ta nıtılmasına yönelik faaliyetlerde, yüzde 10’u da kanunla verilen görevlerin yürütülmesi için mal ve hizmet alımında kullanılır... Bir Fon Harcama Kurulu kuru luyor. Filmcilerin de katılmasıyla bakanlık bünyesinde... Çok il ginç bir proje. Sinema veya vide oda şansı olmayan bir film (bir belgesel gibi) bu fonun “karşılık
sız yardım” faslından yaptırıla
bilecek...
— Peki, bu yönetmelik ve bu Fon Harcama Kurulu sizi tatmin etti mi? Bürokratik bir değerlen dirmeyi aşıp sinemacıların ve si nema sanatı kaygılarının daha etkin olacağı bir ortam sağlana bilecek mi sizce?
İNANOĞLU — Atilla Bey,
kaygılarınızı anlıyorum. Bu' fo nun kullanılışı, zamanla yozlaşa bilir, başka yollara kanalize edi lebilir. Ama ben inanıyorum ki
Mesut Yılmaz’ın döneminde
böyle bir şey olmayacaktır. Sine maya çok yakın, sorunlarımızı
bilen, ilgi duyan bir bakan... Ama yarın öbürgün ne olur bi lemem...
Sinema genel müdürlüğü
— SESAM olarak dışarda devletin sinemaya yardımı nasıl gerçekleşiyor, bu konuda araştır manız oldu mu, bakanlığa bir ra por filan verdiniz mi?
İNANOĞLU — Evet, özellik
le Yunanistan’ı inceledik... Ora da sinemaya çok büyük devlet yardımı var, biliyorsunuz... Ora da bir komisyonun kabul ettiği Filmlere devlet, çok düşük faizli kredi veriyor. Filmin yüzde 60-65’ini karşılıyor bu kredi... Filmlerin de mutlaka sanat filmi olması koşulu aranmıyor. Halka, iç ve dıştaki seyirciye bir şeyler verebilecek hemen her film bu yardımdan yararlanıyor. Ancak Yunanistan, bu konuda çok iyi örgütlenmiş. Koca bir Sinema Dairesi kurmuşlar. Bizim yasa, sinemayı tek başına kurtaracak güçte değil. Şimdilik bir ilk adım olarak görmek gerekir bunu... İnşallah zaman içinde daha iyi bir örgütlenme sağlanacak... Bu arada, biz, bir sinema genel mü dürlüğü kurulmasını önerdik. Devlet Tiyatroları Genel Müdür lüğü gibi... Ancak son dönemde fazlasıyla genel müdürlük kurul duğu için, bu alanda pek umut yok. Ama biz, genel müdürlük veya başkanlık düzeyinde bir devlet birimi kurulması konu sunda ısrarlı olacağız.
— Açılış kokteylinizde anlatıl dığına göre, hemen hep muhtaç sanatçılara yardımdan söz edil miş. Bu elbette önemli, ancak üretime, sanatsal düzeyi arttır maya dönük hemen hiç laf edil memiş...
İNANOĞLU — Evet, işin
düygusal yanı daha çok vurgu landı. Aslında fonda biriken pa rayı büyütmemek gerek. İlk etapta yapılabilecek şeylerin üze rinde durmak gerek. Bir iki fil mi finanse etmek zaten yeterli değil. Biz daha çok bununla, si nemamızın ihtiyaç duyduğu alt yapının sağlanmasının yararlı olacağını düşünüyoruz. Stüdyo lar, platolar, laboratuvarlar, vb. Önce bu temeli sağlamak istiyo ruz.
— Peki, üretim aşamasında kredi, destek başladığı zaman, nasıl kriterler oluşturulacak? Ör neğin, arabesk filmler veya çok popüler güldürü oyuncularının filmleri gibi zaten seyirci deste ğine sahip ticari filmler de yar dım kapsamına mı alınacak?
İNANOĞLU — Bu kriterler
zaman içinde oluşacak. Bir ben liği, bir kalitesi olan filmlere ve rilmeli bu... Arabesk filmlere el bette değil. Ancak fonun veriliş biçimi zaten bizim dışımızda, devletin saptayacağı bir şey... Biz sinemacılar, bu konuda ancak dileklerimizi söyleyebiliriz...
Devlet yardımı
— Peki, fondan sinema salon larına yardım diye hiçbir düşün ce yok... Oysa sinema salonları nın gitgide azalması, var olanla rın perişan durumu da sinema mızın önemli bir sorunu değil mi?
İNANOĞLU — Öyle tabii...
Türkiye’de 10-11 salonun dışında tüm salonlar özel sektörün elin de... Biz, asıl başka bir öneride bulunduk. Yapılan toplu konut projelerinde hep bir sinema sa lonu eklenmesini istedik. Türki ye’de sinema sektörünü teşvik için başka önlemler de istedik. Sinema salonlarının yapımı ve ıs lahı için düşük faizli kredi sağ lanmasını, sinema sanayiinin elektrik ücretinden bağışık olma sını istedik. Bu, elbette belediye lerin de ilgisini gerektiriyor. Be lediyelerin sinema salonlarının yıkılmasına engel olmasını iste dik. Engel olamasa bile, hiç ol mazsa, yeni yapılan binada bir salon açılmasını empoze etmesi ni istedik. Bakalım, bunlar ger çekleşecek mi? Devlet sinemaya neden sonra yardım elini uzat maya karar verdi. Umalım ki, çok geç kalmış olmasın...