• Sonuç bulunamadı

Kasım

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kasım"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

4 İkinciteşrin

GECjmi

5 ZAlllAn

k a s e m

Kasım girmeden başlayan göçler - Kasımın ma­

nası-Takvimlere göre Kasım-Kasım girince bahçe

[meraklılarına iş çıkardı - Tarihte Kasım isimliler

Y azan : Sermed M uhtar  lu s

Y

azı yalıların üa geçirenler, Boğaziçinin serin - kği ve rütubetlili - ğinden, rumî A ğ u s ­

tos sona ererken, derlenip toplanıp İs­

tanbul veya Beşik­ taş tarafındaki ko­ naklarına taşınırlar; Anadolu yakasın - daki köşklerde otu- eaniar ise,

— Teşrinievvelin haftası bile oldu, neredeyse Kasım gi recek; Elâ gözlü Ka fcim fırtınası tozu dumana katacak. Ne duruyoruz, ne bekliyoruz ayol?

Diyerek ayakla - turlardı.

kâşanemsi yalılar ve köşktekilere göç kaygusu, yorgunluğu yok. Tıklım tıklım yazlık eşya sayfiyede, kışlıklarda ştaiyede, yalnız mevsimlik çamaşır, gi­ yilecek kuşanılacak elbise, tekne kazın­ tılarının ve torunların oyuncak moyun- cağı (hadem ve haşemin) bohçaları be­ raber götürülürdü.

Bunlar, Boğazm Anadolu kıyısında bulunuluyorsa, büyükçe bir kayıkla Hayreddin iskelesine, veya Unkapam- oa nakledilip sonra bir öküz arabasına yükletilir; eğer Boğazın Rumeli kıyı­ cından, Anadolu yakasından taşımla * eaksa, yine bir öküz arabasına dolduru­ lup doğrudan doğruya karadan, yahud Üsküdar İskelesinden araba vapurile Knbataşa, Sirkeciye aktarılırdı.

B

ağa bahçeye fazla meraklı, ehle nıeyva ağacı, süs ağacı, fide, çi­ çek yetiştiren zatı şerifler, şayed çoluk çocuğuna karşı kazak iseıer:

— Kasım geliyor; ha girdi, ha glre- rrk; Halimiz neye varacak? gibi ağız tanburalarına kulak asmaz, aldmş et­

mez, içlerinde Teşrinisani ayını bile çı­ karanlar olurdu.

Yine bağa bahçeye pek düşkün oldu­ ğu halde, yaradılıştan yumuşak, uysal, daha doğrusu kılıbık kimselerde, hafta da iki üç gün sabahleyin erkenden köş­ kün yolunu tutup akşama kadar orada kaiır, bahçıvanın omuz başından ayni­ ni azlardı.

Daireler Cuma günü zaten tatil Pa­ zar da gitmesek olur. Çarşambaları ise kendileri araya katarlardı.

Rumî Teşrinievvelin 26 sında selâ- münaleyküm diyen Kasım 180 gün sü­ rüp Rumi Nisanın 23 ünde Hıdırellez buyurur, o da 186 gün devam ederdi.

TP ski takvimlere bir göz gezdire - lim: Kasımın başlangıcın -da Tuluu âfitap ( Güneşin do­ ğuşu ) ezani saatle 1.39 da, zevali saatle 6,38 dedir. Akşam gü­ ruhu şems (güneşin batışı) ezani de hiç değişmeyip 12 de, zevaiide de 16,58de- dir. Yani günün uzunluğu 10 saat, 21 dakika demek oluyor.

Kasım fırtınası dedik ya, pek sayı - Ulardandı. Hattâ (Filiz kıran), (Tozko paran), Marttaki (Çaylak), (Kırlangıç) fırtınalarına taş çıkartır, yeri göğü bir birine katardı.

Mjadi, Kasımın teşrifinden ya bir ve­ ya iki gün önce, yahud da sonraydı. Ko pup, hükmünü icra edip savulunca, ar­ kasından sırasile çıka gelenler de var : Nüzulü şebnem (Sabahları kırlar, te­ peler, bayırlar, ahmak ıslatan yağmış­ çasına yamyaş). Vezirden! Badı cenubi (Marmaranın lodosu dağlara çıkar, kör fez vapurları işleyemez). İhtifaı başe- rat (sivrisinekler, pireler, tahtakuı-ular ortalıktan çekilip gözler aydın, yürek­ ler rahat olur). Koç katımı fırtınası 14, 15 gün evvelki rahat sicilli fırtınay­ la yarışa çıktığı da vaki. Katım, çift­ leştirmek için koçları koyun sürülerine katmaktan geliyor ki zamanı da işbu vakit.)

— Hâşâ minhuzur, bizim ahırın verasm- daki tarlayı kirizme ettirmeğe başladım!.

— Kütahyaya v iş ­ ne, Sapancaya kiraz,

Çengelköyüne ayva fidanları sipariş eyle­ miştim. Küfesinin çu

kurlarım şimdiden kazdırıyorum!.

•— Aman müstacel davransalar hazret! Malûmu ihsanınız, va kit geçer. Teşrinler - den sonraya kalırsa gerek meyva, gerek­ se sair ağaçlar imkâ m yok tutmaz, kök salmaz!

.— Sena verinizde gerki gibi paçaları sıvadım. Hanei âcizinin poyraz tarafın­

daki bahçe akşamım eyice bellettim; kâfi ve vafi miktarda gübre karıştırma­ yı da ihmal eylemedim!.

Kurumuş bağ çubuklarının yerine yenilerini, Amerikanlarım garsettinlz nd? Bu keyfiyeti zinhar feramuş etme­ yiniz. Şunu da derhatır ettireyim: Eski bağlan budamanın da tam zamanı. Ni­ tekim kiraz, elma, armud, ayva, vişne ve erikleri de!..

— Ne dersin mirim? Makul keferedir deyip durduğum bizim Sakızlı bahçıvan Nikoll, mevcud herekleri yıkıldığı yer­ den alıp alıp yakıyor, tencere kaynat­ mıyor mu imiş? Herifi derhal dehle­ dim!.

— Benim başıma gelenleri de sorma­ yınız. Kıble cihetine müteveccih duvar dibine kendi elceğizlmle badem, itayıssj, şeftali çekirdekleri dikmiştim. Bahçıva­ na tembih tembih: (Uç gösterince so­ ğuktan kavrulurlar. Kuzum Zeynel ağa üzerlerini örtmeği unutma!) Geçen gün bir de gidip bakayım ki zebella hiç oralı olmamış, insan öfkeden çattadak çatlı- yacak!..

K

asımda doğanlara Kasım ismini takmak ötedenberi âdet. Binaen­ aleyh Anadoluda, Rumelide, lstanbutda bu adlılar çoktur.

Eski zamanlarda da bu ismi taşımış­ lardan hayli büyük zatlar, meşhurlar, tarımmışlar mevcud. Bunlardan bazısı-

Dinki, arabça mânasından alınmış: Netekim, hem doğum, hem ölüm

ci-K

asım kelimesi arabça fail isim. Lügati de: Ayıran, taksim eden manasına geliyor. Bildiğimiz harcıâlem mânası şundan türemiş:

Eskiler, seneyi ve mevsimleri (bahar, yaz, güz, kîş) diye dörde bölmezler, iki ye ayırırlarmış: Hıdırellezden Kasıma kadar yaz; Kasımdan Hızırelleze kadar kış

K

asımdan sonra bahçe sevdalıları­ na çok iş çıkardı. Trende, vapur­ da birbirlerine rastladılar mı; dairede, kaiemde karşı karşıya geldiler mi; hoş beş için yekdiğere oturmağa gittiler mi artık çeneleri dinle:

helinden Hazıeti Peygamberin Uk oğlu, iki yaşında Mekkede irtihal eden ır.ii-! barek. Hattâ peygamberimizin Ebiilka-i sim künyesi bundan dolayıdır.

Gsmanlı şehzadeleri içinde kaç tane' Kasım vardır:

— Mevlâna, Kameriyemin etrafı er- baasındaki çerçeve kasımpatlarmın sey­ rine doyum olmuyor!.

15 inci asrın sonlarında büyük ün a- lao Kütahyalı Izarî Kasım çelebi. Pek j maruf âlimlerden ve şairlerden olan bu j

zat, şiirde Izaıî mahlaz kullanırmış. Şi­ irlerinden bir beyti örnek verelim:

«Sakın ahundan ey nigâr sakın «Kinecudur bıı rüzgâr, sakın

Yenicamiin mimarı Koca Kasım. Dör düncü Mehmedin anesi Hatice Turhan sultana Köprülü Mehmed Paşayı tavsi­ ye eden, padişaha sadrazam yaptırtan zattır.

Güzelce lâkablı Kasım Paşa. Kanunî sultan Süleyman zamanında üçüncü ve­ zirlikte, Mora valiliğinde bulunmuş. Ha Üçteki semte adım bırakan, orada cami ve medrese kuran pasadır.

S erm ed M u h ta r A Iu s

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

12.Hafta Döküm sonrası işlemler (Gümüş) Metal ağaçların alçıdan temizlenmesi ve ağartılması. 13.Hafta Modellerin koçandan ayrılması ve

Birçok primat göreceli olarak iri bir beyine, stereoskopik görüşe, diğer parmakları karşılayabilen başparmaklara, özelleşmiş kol ve bacak diğer parmakları

( … ) İtfaiyeciler yangının vereceği zarardan korunmak için koruyucu kıyafet giymelidir. tatmak sağlığımıza koruyucu cildimize koklamak..  Aşağıdaki işleri

(22) tara- fından yapılan çalışmada mRSA ile kontamine olmuş yarada %3.3 konsantrasyonda hazırlanan çay ağacı yağı temizleme solüsyonu olarak kullanılmış

Avrupa tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan verilere baktığımızda haftanın ilk önemli verisi beklentiye paralel gelen eylül ayına ait Euro Bölgesi Sanayi

Avrupa’nın diğer bir önemli ekonomisi olan İngiltere’den gelen verilere baktığımızda, Tüketici fiyat Endeksi (CPI) ve Perakende Satışlar verileri beklenti üzerinde

anlamına gelen file veya filon ve doğumla ilişkili anlamındaki genetikos ("doğum" anlamında olan genesis kökünden gelir) terimlerinden türetilmiştir. • İlgili

• Alçak gövdeli dutlarda (gövde yüksekliği 0.5 m ya da daha kısa) sıralar arası uzaklık 1.5-2 m, aynı sıradaki fidanlar arası uzaklık 0.6-1.2 m olmalıdır. • Orta