• Sonuç bulunamadı

Görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilimsel beceri edinimlerine katkısına yönelik öğretmen görüşleri (Ankara ili örneği)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilimsel beceri edinimlerine katkısına yönelik öğretmen görüşleri (Ankara ili örneği)"

Copied!
108
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

GAZ ÜN VERS TES

M B

MLER ENST TÜSÜ

GÜZEL SANATLAR E

BÖLÜMÜ

RES M-

E

ANAB

M DALI

(ANKARA L’ ÖRNE

)

GÖRSEL SANATLAR DERS

N Z

NSEL ENGELL

RENC LER N B

SEL BECER ED

MLER NE KATKISINA

YÖNEL K Ö RETMEN GÖRÜ LER

YÜKSEK L SANS TEZ

HAZIRLAYAN Songül AKÇAL

(2)

T.C.

GAZ ÜN VERS TES

M B

MLER ENST TÜSÜ

GÜZEL SANATLAR E

BÖLÜMÜ

RES M-

E

ANAB

M DALI

(ANKARA L’ ÖRNE

)

GÖRSEL SANATLAR DERS

N Z

NSEL ENGELL

RENC LER N B

SEL BECER ED

MLER NE KATKISINA

YÖNEL K Ö RETMEN GÖRÜ LER

YÜKSEK L SANS TEZ

HAZIRLAYAN Songül AKÇAL

Dan manlar

Yrd. Doç. Dr. Güzin AYRANCIO LU Yrd. Doç. Dr. Bülent SALDERAY

(3)

JÜR ÜYELER N MZA SAYFASI

Songül AKÇAL’ n, “(Ankara l’i Örne i) Görsel Sanatlar Dersinin Zihinsel Engelli rencilerin Bili sel Beceri Edinimlerine Katk na Yönelik Ö retmen Görü leri” ba kl tezi 11.12. 2012 tarihinde, jürimiz taraf ndan Güzel Sanatlar E itimi Anabilim Dal nda Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmi tir.

Ad Soyad mza

Üye (Dan man): Yrd. Doç. Dr. Güzin AYRANCIO LU ………..

Üye (ASIL): Yrd. Doç. Dr. Halil D NDAR ..………

Üye (ASIL): Yrd. Doç. Dr. sa EL ………..

Üye (YEDEK): Yrd. Doç. Dr. Reyhan Y. GEMALMAYAN ………...

(4)

ÖNSÖZ

Görsel sanatlar e itiminin, zihinsel engelli bireylere istendik olumlu bili sel beceriler kazand rmada birçok çal mada vurgulanmaktad r. Bu do rultuda, (Ankara li Örne inde) görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli ö rencilerin bili sel beceri edinmelerine ne kadar etkili oldu unun anla lmas ve dersin amaçlar n ne kadar gerçekle ti inin belirlenmesi yönünde ö retmen görü leri ile mevcut program n de erlendirilmesine gereksinim duyulmu tur. Ortaya ç kan gereksinim ile, (Ankara l’i örne i)’nde görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli ö rencilerin bili sel beceri edinimlerine katk na yönelik ö retmen görü lerinin belirlenmesi dü üncesi olu mu ve olu an dü ünce do rultusunda bu ara rmaya girilmi tir. Bu ara rma, ba lang ç

amas ndan sonuç a amas na kadar birçok ki inin deste i al narak haz rlanm r.

Ara rman n ba ndan buyana gereksinimini duydu um deste i ve güveni hiçbir ekilde benden esirgemeyen, her s nt an mda cesaret, umut ve güç veren, bana her a amada yol gösteren dan manlar m Yrd. Doç. Dr. Güzin ALTAN AYRANCIO LU’na ve Yrd. Doç. Dr. Bülent SALDERAY’a; yüreklendiricili i, yönlendiricili i, konu malar ve vermi oldu u güven duygusu ile arkamda desteklerini her zaman hissetti im hocalar m Yrd. Doç. Dr. Reyhan Y. GEMALMAYAN, Yrd. Doç. Dr. Halil D NDAR’a ve Say n Muhittin ÖNGÜT’e te ekkürü bir borç bilirim. Ayr ca; tez süreci boyunca bana anlay ve uyum gösteren, tezin her a amas nda yard mc olan, maddi manevi her konuda beni destekleyen biricik ailem: sevgili anneci im Zümre AKÇAL’a, babac m Mehmet Emin AKÇAL’a, ablalar m Zeliha, Semra, Özlem ve Öznur’a, Abilerim Abdurrahman ve Osman’a minnettarl belirtirim.

(5)

ÖZET

(ANKARA L’ ÖRNE ) GÖRSEL SANATLAR DERS N Z NSEL ENGELL RENC LER N B SEL BECER ED MLER NE KATKISINA YÖNEL K

RETMEN GÖRÜ LER

Akçal, Songül

Yüksek Lisans, Resim- Ö retmenli i Bilim Dal Tez Dan manlar :

Yrd. Doç. Dr. Güzin Altan AYRANCIO LU ve Yrd. Doç. Dr. Bülent SALDERAY Aral k 2012

Ara rmada, (Ankara l’i Örne i) görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli rencilerin bili sel beceri edinimlerindeki katk de erlendirilmi tir. Ara rman n evrenini, Ankara Milli E itim Müdürlü üne ba 2011-2012 e itim- ö retim y nda itim uygulama okulunda görev yapmakta olan, görsel sanatlar dersini veren 197 retmen içerisinde 10’unu görsel sanatlar ö retmenleri ve 187’sini özel e itim retmenleri olu turmaktad r.

Ara rman n örneklemi ise Ankara Milli E itim Müdürlü üne ba mevcut 14 itim uygulama okulu iken 2011-2012 e itim-ö retim y nda faaliyet gösteren 13 itim uygulama okulu olmas nedeniyle ara rman n evreni de 13 e itim uygulama okulu belirlenmi tir. Bu ara rma kapsam nda, faaliyette olan 13 e itim uyguma okulu birebir ziyaret edilerek anket formu kullan lm r. Anket formu ile elde edilen bilgiler, SPSS program kullan larak de erlendirilmi tir. Bu do rultuda, ö retmenlerin alg puanlar n görsel sanatlar ya da özel e itim alan nda olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlaml farkl k gösterip göstermedi inin belirlenmesi amac yla Mann Whitney U testi ve ö retmenlerin cinsiyetlerine göre alg puanlar n bayan ya da erkek olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlaml farkl k gösterip göstermedi inin belirlenmesi amac yla ise t- testi kullan lm r. Analizlerin sonuçlar aritmetik ortalama (c) ve anlaml k (p) de erlerine dayal olarak yorumlanm r.

Ara rmada:

Görsel sanatlar ö retmenleri ile özel e itim ö retmenleri, görsel sanatlar itimi dersinin, ö rencilerin renk ve boyut kavramlar , yaz yazma, say sayma ve tane kavram , problem çözme ve yaz araç gereçlerini kullanabilme, çizgi çizme, e leme ve

(6)

ay rt etme, biçim ve ekil, boyut, konum, s rl boyama, renk kavram , görsel haf za, ak lda tutma, s flama ve gruplama, çevre ile ilgili gözlemlerini, izlenimlerini, duygular ve dü üncelerini çizgisel, renksel veya ekillendirme olarak yans tabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-k sal k, kal nl k incelik ve azl k-çokluk kavram becerilerinin ediniminde anlaml bir fark bulunmam r. Ancak, görsel sanatlar

retmenleri ile özel e itim ö retmenleri aras nda ortalama puanlar incelendi inde küçük bir fark gözlenmektedir.

retmenlerin cinsiyetlerine göre de erlendirmesinde ise, görsel sanatlar itimi dersinin, ö rencilerin biçim ve ekil kavram , boyut kavram , konum, yaz yazma becerileri, görsel haf za becerileri, ak lda tutma becerileri, çevre ile ilgili gözlemleri, izlenimlerini, duygular ve dü üncelerini çizgisel, renksel veya

ekillendirme olarak yans tabilme becerilerinin geli iminde katk konusunda bayan ve erkek ö retmenler aras nda anlaml bir fark bulunmakla birlikte; çizgi çizme e leme ve ay rt etme, say sayma ve tane kavram , s rl boyama renk kavram , s flama ve gruplama, problem çözme, yaz araç gereçlerini kullanabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-k sal k, kal nl k incelik ve azl k-çokluk kavram becerilerinin ediniminde ise bayan ve erkek ö retmenler aras nda anlaml bir fark bulunmad gözlenmektedir. Ayr ca, ara rma sonunda ortaya ç kan sorunlara dayal olarak ara rmac taraf ndan ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

(7)

ABSTRACT

TEACHERS OPINIONS ABOUT CONTRIBUTION TO AQUISITION OF COGNITIVE SKILLS OF VISUAL ARTS LESSONS TO MENTALLY DISABLED

STUDENTS (Ankara province, example) AKÇAL, Songül

Master’s Degree, Arts and Crafts Education Department Dissertation Consultants:

Asst. Prof. Dr. Güzin Altan AYRANCIO LU and Asst. Prof. Dr. Bülent SALDERAY June 2012

In this research, it is evaluated that Visual Arts lessons contribution to mentally disabled students cognitive skill acquisition (Ankara province, example). Universe of the research consists of 10 visual arts teachers and 187 special education teachers in for 197 teachers who teach visual arts lessons that works in training schools affiliated to Ankara Directorate of National Education in 2011-2012.

Because one training school is inactive instead of 14, example of the research consists of 13 training schools which are active and affiliated to Ankara Directorate of National Education in 2011-2012. As part of the research 13 active training schools were visited and conducted a questionnaire in person. Data acquired from questionnaire form is analyzed in SPSS program. Thus, In order to determine the statistical difference on teachers’ perception points; according to branches whether being visual arts or special education, Mann Whitney U test is utilized and in order to determine the difference in points according to genders, independent samples t-test is utilized. Results of the analysis explained according to mean and p values.

In the research:

No significant difference is found between visual arts teachers and special education teachers on students’ acquisition of; color and dimension concepts, writing, counting and piece concepts, problem solving and ability of using writing tools, drawing a line, matching and discriminating skills, shape, size, location concepts, limited painting skills, color concept, visual memory and retention skills, classifying

and grouping skills, skills of reflection the observations, impressions, feelings and thoughts using colors and shapes, magnitude, length, thickness and quantity

(8)

concepts. But there is a slight difference might be observed when the mean points are analyzed.

Between teachers’ thoughts according to genders significant difference is found on students’ acquisition of; color and dimension and location concepts, writing skills, visual memory skills, retention skills, skills of reflection of observations, impressions, feelings and thoughts using colors and shapes. Between genders, teachers’ thoughts did not differ significantly on students’ acquisition of drawing a line, matching, discriminating, counting skills and piece concept, limited painting skills, color concept, classifying, grouping, and problem solving skills, ability of using writing tools, magnitude, length, thickness and quantity concepts. Also at the end of this study researcher’s suggestions are introduced depending on the problems emerged.

(9)

NDEK LER

Sayfa

JÜR ÜYELER N MZA SAYFASI………...iii

ÖNSÖZ………..iv ÖZET………...vi ABSTRACT………...vii BÖLÜM I 1.1. Problem………...………1 1.2. Amaç………...………7 1.3. Önem………..………8 1.4. Say tl lar….………...………..8 1.5. S rl klar………...………...8 1.6. Tan mlar………...………...9 BÖLÜM II KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE LG ARA TIRMALAR 2.1. Görsel Sanatlar n Tarihçesi………….……...…...………...11

2.1.1. Klasik Yunan ve Roma Ça , Orta Ça ve Rönesans:.………...…..11

2.1.2. 17. Yüzy l Frans z Akademisi ve 18. Yüzy l Ayd nlanma Ça : ………12

2.1.3. 19. ve 20. Yüzy lda Bat da Görsel Sanatlar E itimi ……….13

2.2. Türkiye’de Görsel Sanatlar E itiminin Tarihi………..…13

2.2.1. Görsel Sanatlar (Resim- ) E itiminde Cumhuriyet Öncesi Dönem…………...14

2.2.2.Türkiye’de Güzel Sanatlar Okullar ………...15

2.2.3. Cumhuriyet Dönemi Görsel Sanatlar E itimi ve Gazi E itim Enstitüsü………..16

2.3. Görsel Sanatlar E itimi………17

2.4. Özel E itimin Tarihçesi………19

(10)

2.5.1.Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Görsel Sanatlar E itimi (Özel Görsel

Sanatlar E itimi)………...23

2.6. Milli E itim Bakanl na Ba E itim Uygulama Okullar ….………...………...29

2.6.1. T.C. Milli E itim Bakanl Özel E itim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlü ü E itim Uygulama Okullar Programlar nda Görsel Sanatlar Dersinin Yeri…..………33

2.7. Görsel Sanatlar Dersinin Ö rencilerin Bili sel Becerilerine Katk ………...33

2.4. lgili Ara rmalar…………..………...36

BÖLÜM III YÖNTEM 3.1. Ara rma Modeli ………..………...38

3.2. Evren ve Örneklem………....………...………..38

3.3. Veri Toplama Arac n Geli tirilmesi……….……….39

3.4. Verilerin Toplanmas ………..………..40

3.5. Verilerin Çözümlenmesi………..……….40

BÖLÜM IV BULGULAR VE YORUM 4.1. Bili sel Beceriler……….…………...42

BÖLÜM V SONUÇ VE ÖNER LER 5.1. Sonuç……….………...83

5.2. Öneriler………..………...84

KAYNAKÇA………..………86

(11)

BÖLÜM I

Ara rman n bu bölümünde; problem durumu, alt problemler, ara rman n amac , say lt lar, s rl klar ve tan mlara yer verilmi tir.

1.1. Problem

“Görsel sanatlar e itimi” kavram genel anlamda sanat n tüm alanlar içine alan yarat sanatsal e itimi, dar anlamda ise okullarda bu alana ili kin verilen dersleri tan mlamaktad r (Y lmaz, 2007). Buna dayanarak görsel sanatlar e itiminin e itim ekli olarak ele al nabilece inin ve görsel sanatlar e itimi ile birlikte derslerde çocuklar n

lenerek ö renebilecekleri gerekli beceri ve davran lar e itim yap içinde edinebilecekleri bir alan oldu u söylenebilir. Salderay (2008) konuyu destekler nitelikte, görsel sanatlar e itiminin, geli mi birçok ülkede, ö rencilerin e lenerek renmelerinde kullan lan, etkili bir e itim ekli olarak görülmekte oldu undan bahsetmektedir. Görsel sanatlar n, ö rencilerin e itimine dolayl destek ç kan bir alan olmaktan öte, ö rencilerin e itilmesinde kullan lan ba ba na temel bir yol olarak ele al nd söylemekte; görsel sanatlar e itiminin, e itim yap içerisinde temel bir yol olarak ele al nmas n, bireyin gerçek ya am için gerekli beceri ve davran lar edinmesine katk sa lad vurgulamaktad r.

Buna dayanarak bireylerin, görsel sanatlar e itimi almalar neticesinde, sorunlar beceri ve davran larla çözme yoluna gitmeleri, çevreyle irtibat halinde olma ihtiyac hissedebilmeleri sonucunu do urabilir. Görsel sanatlar e itimi yoluyla çocuklar n özgüveni geli ir, böylece çocuklar çevresindeki insanlar anlay p kendini anlatabilen birey haline gelebilir. Sonuçta, içinde bulundu u durumlara ayak uydurabilen birey olarak yeti ebilir. K lu (2002), görsel sanatlar e itimi alan bireylerin yapm olduklar çal malarda, anlatmak istenenin izleyiciye iletme amac n güdüldü ünü ve neticesinde görsel sanatlar e itiminin çocu a ve gence sanat arac ile ileti im kurma olana verdi inden bahsetmektedir. “Görsel sanatlar e itiminin, yanl ve yayg n bir kan yla yaln zca yetenekli ö rencilere yönelik bir e itim oldu u dü ünülmektedir. Böyle bir bak aç yla yakla ld nda yetene i olmad dü ünülen

(12)

çocuklar ki ilik geli imleri üzerinde görsel sanatlar e itiminin sa layaca olumlu katk lardan mahrum b rak lm olacakt r. Çocuk veya genç, görsel sanatlar e itimi yoluyla bakmak yerine görmeyi, duymak yerine i itmeyi, dokundu unu hissetmeyi, sacas fark nda olmay , alg lamay ö renecektir” (Y lmaz, 2007). Buna dayanarak, görsel sanatlar e itimi alm çocu un payla m duygusunun geli mi olaca , kar na

kan problemleri çözmekte zorlanmayaca söylenebilir.

Görsel sanatlar e itimi alan ö rencilerin kimi zaman bireysel çal arak kimi zamansa grup çal malar na kat larak sosyal bilinç kazanaca ; çal arak, üreterek, hayal kurarak ö rendi ini göz önüne al nacak olur ise görsel sanatlar e itimi alan bireylerin kendili inden sosyal ya am içerisinde, birlikte çal man n önemini ve ileti im kurmay ö renmeye ba layacaklar ve böylelikle gerekli beceri ve davran lar edinebilecekleri söylenebilir. Görsel sanatlar e itimi alan bu bireylerin ileriki ya amlar nda beceri ve davran kazan mlar neticesinde i hayatlar nda da ba ar olabilecekleri söylenebilir. Salderay' n (2008) da belirtti i gibi, görsel sanatlar

itiminin, e itim yap içerisinde temel bir yol olarak ele al nmas n, bireyin gerçek ya am için gerekli beceri ve davran lar edinmesine ve i piyasas na haz rlanmas na katk sa layan önemli bir alan olarak görülmesine olanak sa lad ndan bahsetmektedir.

Ancak, görsel sanatlar e itimi, normal geli im göstermekte olan bireylerin yan ra geli im bozuklu u olan ve ad na engelli birey denebilen bir grubun da beceri ve davran edinimine katk sa layabilir. Bu katk belirleyebilmek için engelli bireyi tan mak gerekmektedir. Konuyla ilgili olarak Özgür (2004), engel grubunu bireyin ya ad sürece ya , cinsiyet, sosyal ve kültürel faktörlere ba olarak toplumda oynamas gereken rollerin yetersizlik yüzünden yerine getirememesi durumu olarak tan mlamakta ve birey belli bir zamanda belli bir durumda yapmas istenenleri yetersizlik yüzünden yapamazsa, yetersizlik özür-engele dönü ür demektedir.

Toplumun ve ailenin problemi olan özel gereksinimli bireyler, normal geli im göstermekte olan bireylerden farkl olarak e itim ortamlar nda ya da kayna lm

itim programlar yla e itim gördükleri söylenebilir. Bu e itim program içerisinde, ders programlar nda bulunan görsel sanatlar derslerini e itim içerisinde almaktad rlar. Bu grup, beceri ve davran edinimlerini görsel sanatlar dersleriyle teorik de ö renip uygulamal olarak peki tirerek hayata geçirebilir. Böylelikle, görsel sanatlar derslerini

(13)

alan özel gereksinimli bireylerin sosyal ya am içerisinde yer edinmeleri daha da kolayla abilir.

Normal geli im gösteren bireylerin e itimlerinde görsel sanatlar e itiminin önemi bilinirken, özel gereksinimli bireylerin e itimleri aç ndan da bak lacak olur ise sosyal hayat içinde yer alabilmeleri için psiko-motor, bili sel, dil, öz bak m becerileri, davran vb. becerilerin ediniminin gereklili i ortaya ç kabilir. Buna ba olarak bireyin geli imsel durumu, çevre, ya durumlar da göz önünde bulundurulacak olur ise özel gereksinimli bireylerin görsel sanatlar e itimi almalar nda önemli farkl klar n ortaya kt söylenebilir. Konuyla ilgili olarak Özgür (2004), engelli bireylerin farkl engel gruplar nda yer almalar n gereksinimlerinin kar lanmas nda farkl klar aç a

kard ndan ve özel e itim alan nda çal ma yapan uzmanlar n, yeteneksizlikten etkilenen bireylerin e itim ve ö retim gereksinimlerinin saptanmas , kar lanmas yeteneklerinin ve gizil güçlerinin aç a ç kart lmas na yönelik e itim ortamlar n sa lanmas için çe itli tan mlar yapm olduklar ndan bahsetmektedir. Ataman (1997), özel gereksinimli çocuk; zihinsel özellikleri, duygusal yetenekleri, nörolojik ve fiziksel özellikleri, sosyal davran lar ve ileti im becerileri yönünden ortalama ya da normal bir çocuktan farkl olan, bunun için profesyonel yard m almas gereken çocuktur demektedir. Özel e itime gereksinim duyan çocuklar n; bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal, sosyal, sa kla ilgili özellikleri ve durumlar ndaki ola an d ayr klar nedeniyle normal e itim hizmetlerinden gere i gibi yararlanamayan çocuklar oldu unu vurgulamaktad r. Buna dayanarak denebilir ki “Çocu un ya ilerledikçe var olan problemler de ecek, baz lar yok olacak baz lar ekil de tirerek devam edebilecektir. Sosyal geli im alan na yönelik e itim amaçlar , çocu un geli imsel düzeyine ve belirli gereksinimlerine yönelik olarak saptanmal r.” (Dar ca, Pi kin, Gümü çü, 2007). Böylelikle görsel sanatlar e itiminde, özel gereksinimli bireylere beceri kazand lmas na yönelik e itim amaçlar n var oldu unu; bireyin ya am nda var olan problem ve eksikliklerin olumlu yönde de ebilece ini, baz problemlerin de ortadan kalkabilece i görsel sanatlar derslerinin kazand raca beceri ve davran edinimleri ile olaca söylenebilir. Di er bir deyi le bireylerin görsel sanatlar dersleriyle kazanacaklar beceri ve davran edinimleri ile ileriki hayatlar nda sosyal ve günlük ya amlar nda ba ms zla malar ve var olan problemlerin ortadan kalkabilmesi söz konusu olabilir. Konuyu destekler nitelikte Salderay (2008), yap gere i engellilik, bireyin bir ömür boyunca birlikte ya amay ö renece i de mez bir durumdur. Bu

(14)

nedenle engelli bireylere okullarda verilen e itim içerisinde, engellili in bir ömür boyu sürdü ü göz önüne al narak bireylerin ba ms zla malar hedeflenir demektedir. Özel itim: bireylerin beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bak mlar ndan deneyimli ve sa kl ekilde geli mi bir ki ili e ve karaktere, hür ve bilimsel dü ünme gücüne, geni bir dünya görü üne sahip, insan haklar na sayg , ki ilik ve giri ime de er veren, topluma kar sorumluluk duyan; yap , yarat ve verimli bireyler olarak geli mesidir. Ayr ca ilgi ve kabiliyetlerini geli tirerek gerekli bilgi, beceri ve davran lar ile birlikte i görme al kanl kazand rmak suretiyle ya ama haz rlamak ve onlar n kendilerini mutlu

lacak ve toplumun mutlulu una katk da bulunacak bir meslek sahibi olmalar sa lamak e itimin temel hedefleri olarak i aret edilmektedir (Güne , 2005). Bu bilgilere dayanarak özel gereksinimli bireylerin bilgi, beceri ve davran edinimlerinin e itimin temel hedefi olan programland lm e itim faaliyetleri kapsam nda, özel e itim olarak adland ld söylenebilir. Buna göre; özel e itim alan özel gereksinimli bireylerin bu gerekli beceri ve davran geli imlerini kazanmalar ; normal geli im gösteren bireylerle aralar ndaki fark ortadan kald p geli imsel bozukluklar n en aza indirilmesi ve bu beceri ve davran kazan mlar yolu ile ba ar olunmas sa lanabilir. Bu becerilerin kazan lmas n, bireye sosyal ve günlük ya am nda büyük fayda sa layaca söylenebilir. Konuyla ilgili olarak Salderay (2008), ba ms z ya am sa layan beceri alanlar u ekilde s ralamaktad r: 1) ba ar için gerekli temel beceriler 2) uyum için gerekli temel beceriler 3) günlük ya am becerileri 4) mesle e haz rl k ve mesleki beceriler. Buna göre; özel gereksinimli bireylere görsel sanatlar derslerinin sa layaca beceri edinimleri ele al nacak olunur ise; özel gereksinimli bireylerin sosyal ve gündelik ya amlar nda büyük faydalar görece i söylenebilir.

Buna göre beceri ve davran edinimine tüm özel gereksinimli bireylerin ihtiyaç duyaca söyleyebiliriz. bu beceri ve davran edinimine ihtiyaç duyan özel gereksinimli bireyler aras nda “zihinsel engelli bireyler” de bulunmaktad r. Zihinsel engelli bireylerin normal geli im gösteren bireylerden farkl olarak geli im gösterdikleri söylenebilir. Özel gereksinim durumu olarak görülen zihinsel engellileri Kulaks zo lu (2003), ya tlar n gösterdi i geli im özelliklerini göstermeyen ve farkl oldu unun anla lmas ile çocu un zihinsel engelli oldu u anla r diye tan mlam r. Buna dayanarak zihinsel engelli bireylerin ya tlar ndan daha geride olan bir zihinsel geli im süreci içinde oldu u söylenebilir. Bir di er görü ile de Eripek (1993), Geli im süreci içerisinde genel zihinsel i levlerde normallerden önemli derecede gerilik bunun yan nda

(15)

uyumsal davran larda yetersizlik gösterme durumu olarak tan mlanm r. Bu bilgilere dayanarak Dünya Sa k Te kilat (WHO) taraf ndan da benimsenen bu tan daha da açacak olur isek, (1) zihinsel olarak gerilik, (2) uyumsal davran geli iminde gerilik ve (3) durumun geli im süreci içerisinde görülmesi olarak tan mlanabilir. Amerikan Zeka Gerili i Birli i (AAMR)’ n yapt zeka gerili i tan ise u ekildedir: “zeka gerili i, zihinsel i levler ve kavramsal, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde kendini gösteren uyumsal davran lar n her ikisinde görülen anlaml s rl klar olarak karakterize edilen bir yetersizliktir” (Ataman, 2003). Ancak zihinsel engelli bireylerde var olan zihinsel yetersizli in her birey için ayn derecede oldu u söylenemeyebilir. Zihinsel engelli bireylerin birbirinden farkl olduklar yans tabilmesi için zihinsel yetersizli ini vurgulamak üzere derecelendirilmesi faydal olabilir. Yani zihinsel engelli çocuklar homojen bir grup de ildir, kendi içerisinde önemli farkl klar göstermektedir. Zeka gerili i gösteren çocuklar zihinsel yetersizlik derecelerine göre hafif, orta ve a r eklinde s fland lmaktad rlar. Bu nedenle zihinsel engellilik tan , ta genel anlam içerisinde, bu farkl klar yans tabilmekten uzakt r. Bu yönüyle zihinsel engelli çocuklar n ortak özelliklerine göre s fland lmalar na gereksinim duyulmaktad r. (Ataman, 2003; Eripek, 1993). E itimde yap lan s fland rma “e itsel s fland rma” olarak da adland labilir. E itsel s fland rma içerisinde bireyin neyi, nas l ö renece i üzerinde duruldu u ve bireyin e itim ihtiyac göz önüne al narak s fland ld söylenebilir. Konuyla ilgili olarak Eripek (1993) Bu sistemde zihinsel engelli çocuklar

itim gereksinimlerine göre s fland lmaktad r. Zihinsel engelli çocuklar n neyi renip neyi ö renemeyecekleri, ne derecede ö renecekleri sorular na yan t aranmakta oldu undan bahsetmektedir. Bu bilgilere dayanarak zihinsel engelli bireylerin normal geli im gösteren bireylerden farkl olduklar ve kendi içlerinde dahi farkl klar gösterebildikleri söylenebilir. Bu bilgilerden yola ç karak ara rmalar, genel nüfus içerisinde zihinsel engelli bireylerin oranlar hakk nda “2002 Türkiye engelliler ara rmas sonuçlar na göre, engelli olan nüfusun toplam nüfus içindeki oran %12.29’dur. Bu oran n %0.48’ini zihinsel özürlüler olu turmaktad r” demektedir (Özel

itim Sitesi, 2011). Buna göre zihinsel engellilerin, engelli grup içerisinde küçümsenmeyecek oranda %0.48’lik dilimde ve özel gereksinimli bireyler içinde, yer ald klar söylenebilir. Buna dayanarak özel gereksinimli bireyler içerisinde yer alan zihinsel engelli bireylerin hayatlar boyunca gereksinimini duyaca beceri ve davran edinimi için özel e itim hizmetlerinden programland lm e itim faaliyetleri kapsam nda yararlanabilecekleri söylenebilir.

(16)

Bu bilgilerden yola ç karak Türkiye’deki Özel E itim Hizmetleri ele al nacak olunur ise Milli E itim Bakanl Özel E itim Hizmetleri Yönetmeli i (MEBÖEHY) 1997 tarihli 573 say Özel E itim Hakk nda Kanun Hükmünde Kararname madde 4’te “Özel e itim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri do rultusunda ve ölçüsünde özel e itim hizmetlerinden yararland r. Özel e itim hizmetleri, özel itim gerektiren bireylerin toplumla etkile im ve kar kl uyum sa lama sürecini kapsayacak ekilde planlan r” denmektedir (MEB Mevzuat Bankas , 2011). Ülkemizde özel e itim hizmetlerinden yararlanacak çocuklara MEB taraf ndan bireyi merkez alan davran yakla ma uygun program, çocuklar n kendilerini anlamas , olumlu insan ili kileri kurmas , sosyal, teknolojik ve fizikî çevreye uyum sa lamas , ba ms z ya ayabilme becerisini geli tirmesi amac yla düzenlenmi bilgi ve becerilerden olu mu tur (Özel E itim Rehberlik ve Dan ma Hizmetleri Genel Müdürlü ü, 2011). Bu program içerisinde görsel sanatlar dersi için haz rlanm , on amaç ve 47 alt amaç bulunmaktad r (Özel E itim Rehberlik ve Dan ma Hizmetleri Genel Müdürlü ü, 2011). Buna dayanarak görsel sanatlar derslerinin özel e itimle birlikte ele al nd gerekli beceri ve davran edinimlerini özel e itimin kapsam ndaki görsel sanatlar dersleri ile kazand laca söyleyebiliriz. Bu bilgiler ele al narak söylenecek olunur ise; ilk e itimin ö rencilere aile içinde görerek, ilk istendik beceri ve davran lar n ise okullarda ö rencilere kazand ld söylenebilir. Cümleyi destekler nitelikte Salderay (2008), genel olarak ö rencilerin, okula ba lay ncaya kadar temel beceri ve kavramlar ; topluma uyum sa lamalar na yönelik kurallar ailelerini model alarak ö rendiklerinden ve bunun yan s ra ba ms z ya amalar sa layacak di er davran ve becerileri ise okullardaki e itim programlar vas tas ile ö rendiklerinden bahsetmektedir. S f içi derslerde uygulanan yöntemlerle, ö rencilerin davran lar nda istendik de iklikler meydana getirilmekte ve ba ms z ya am becerilerini kazanmalar sa land ndan da bahsetmektedir. Ancak zihinsel engelli bireylerin gereksinim duydu u beceri ve davran lar n kazand lmas için görsel sanatlar dersinin programla lm okullarda verilmesi gerekti i söylenebilir. Buradan yola ç karak Milli E itim Bakanl na ba Özel E itim Uygulama Okullar nda e itim görmekte olan ilkö retim düzeyindeki

rencilerin, müfredat program içerisinde görsel sanatlar dersinin yer ald söylenebilir. Buna dayanarak E itim Uygulama Okullar n E itim Program nda yer alan genel amaçlar u ekilde ele al nm r: Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bak mlar ndan dengeli ve sa kl ekilde geli mi bir ki ili e ve karaktere, hür ve bilimsel dü ünme gücüne, geni bir dünya görü üne sahip, insan haklar na sayg ,

(17)

ki ilik ve te ebbüse de er veren, topluma kar sorumluluk duyan; yap , yarat ve verimli ki iler olarak yeti tirmek (Özel E itim Rehberlik ve Dan ma Hizmetleri Genel Müdürlü ü, 2011); ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geli tirerek gerekli bilgi, beceri, davran lar ve birlikte i görme al kanl kazand rmak suretiyle hayata haz rlamak ve onlar n, kendilerini mutlu k lacak ve toplumun mutlulu una katk da bulunacak bir meslek sahibi olmalar sa lamak (Milli E itim Bakanl Özel E itim Rehberlik ve Dan ma Hizmetleri Genel Müdürlü ü, 2001) olarak yer almaktad r.

Belirtilenler do rultusunda görsel sanatlar dersinin, ö rencilerin akademik beceri edinimlerinde ne kadar etkili oldu unu saptamak ve dersin amaçlar n ne kadar gerçekle ti ini belirlemek amac ile ö retmen görü lerinin de erlendirilmesine gereksinim duyulmaktad r. Belirtilen bu gereksinimden hareketle yap lacak olan ara rmada “(Ankara l’i örne i) görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli ö rencilerin bili sel beceri edinimlerine katk na yönelik ö retmen görü leri nedir?” sorusu ara rmac taraf ndan problem cümlesi olarak belirlenmi tir.

1.2. Amaç

Bu ara rman n genel amac ; ö retmen görü lerine göre, e itim uygulama okullar nda zihinsel engelli çocuklara verilen görsel sanatlar dersinin ö rencilerin bili sel beceri edinimlerindeki katk tespit etmektir. Bu amaçla:

1. Bu dersi veren ö retmenlerin görsel sanatlar dersinin, ö rencilerin bili sel alan ndaki günlük ya am beceri edinimlerine katk na ili kin görü leri nelerdir? sorusuna yan t aranm r.

Alt amaçlar da ise:

1. Görsel sanatlar ö retmenleri ve özel e itim ö retmenlerinin görü leri aras nda anlaml bir fark var m r? sorusuna ve

2. erkek ve kad n ö retmenlerin görü leri aras nda anlaml bir fark var m r? Sorusuna yan t aranm r.

(18)

1.3. Önem

Bu çal ma, zihinsel engelli ö rencilere verilen görsel sanatlar derslerinin bili sel beceri edinimleri aç ndan kullan p kullan lmad na dair ö retmen görü leri ve bu dersi veren ö retmenlerin, zihinsel engelli ö rencilere bili sel becerilerin kazand p kazand rmayaca na ili kin görü lerin belirlenmesi aç ndan önem ta maktad r. Di er bir de ile konuya ili kin ö retmen bak aç n belirlenmesi aç ndan önem ta maktad r. Buna dayanarak; ara rma sonuçlar de erlendirilirken zihinsel engelli ö rencilerin görsel sanatlar e itimi ile gelinen noktalar ve e itimin eksik kalan yerlerinde uzman görü leri ile yeni yap land lmalara gidilmesine olanak sa layaca ve bu çal ma sayesinde alandaki aç n giderilece i dü ünüldü ünde, bu çal ma büyük önem arz etmektedir.

1.4. Say lt lar

Türkiye Cumhuriyeti Milli E itim Bakanl na ba , zihinsel engelli çocuklara itim veren Ankara iline ba E itim Uygulama Okullar nda görsel sanatlar dersini veren ve ara rmaya dahil olan e itimcilerin, kendilerine sunulan anket formu sorular na do ru yan t verdikleri varsay lm r.

1.5. rl klar

Yap lacak olan ara rman n kapsam , Ankara Milli E itim Müdürlü üne ba zihinsel engelli çocuklara e itim veren, mevcut 14 E itim Uygulama Okulundan faal olan 13’ünde , görsel sanatlar dersini veren e itimciler, özel e itim ö retmenleri olarak

rland lm r. Bunun d nda kalan e itimciler ve özel e itim okullar ara rman n kapsam d nda b rak lm r.

(19)

1.6. Tan mlar

Görsel Sanatlar E itimi: Görsel sanatlar e itimi; desen, resim, heykel, seramik, … vb. alanlar n, ö rencinin e itimi içerisinde gerek amaç (iyi nitelikli görsel sanatlar çal mas n olu turulmas ) gerekse arac (görsel sanatlar uygulamalar ile bireyin geli im alanlar na hizmet edilmesi) olarak kullan lmas yolu ile verilen bir e itim

eklidir (Salderay, 2008).

Özel E itim: Özel e itim ço unluktan farkl ve özel gereksinimli çocuklara sunulan, üstün özellikleri olanlar yetenekleri do rultusunda kapasitelerinin en üst düzeye

kmas sa layan, yetersizli i engele dönü türmeyi önleyen, engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek topluma kayna mas ve ba ms z üretici bireyler olmas destekleyecek becerilerle donatan e itimdir (Ataman, 2005: 19).

Görsel Sanatlar Alan çin Bili sel Beceri: Beceri, ki inin elinden i gelme durumu olarak ifade edilmektedir. Bununla birlikte ki inin yatk nl k ve ö renimine ba olarak bir i i ba arma ve bir i lemi amaca uygun olarak sonuçland rma yetene i olarak da ele al nmaktad r (Salderay, 2008).

Özel E itim Alan çin Bili sel Beceri: renen bireyin dikkat, imgelem, alg , haf za ve iç görü gibi süreçleri kullanmas bili sel beceri edinimi sürecidir (Selçuk, 1997: 136). Becerinin kendisini olu turan daha alt basamaklara ayr lma i idir (Diler, 2000: 10). Bu bilgiye dayanarak bili sel becerinin, bireyin edinmesi istenilen amaca yönelik hedef basamaklar n belirlenmesi ve amac n hedefler do rultusunda sonuçlanmas durumu oldu u söylenebilir.

Zihinsel Engel: itimsel aç dan zihinsel engel, normal çocuklar için düzenlenmi itim programlar ndan ve araç gereçlerden zeka geli imindeki gerilik yüzünden gere i gibi faydalanamama durumudur (Esen, 2003: 10).

(20)

itim Uygulama Okullar : : Zeka gerilikleri a r derecede olan okulöncesi ve ilkö retim ça ndaki çocuklar için aç lan gündüzlü okullard r (Esen, 2003). E itim ve uygulama okullar n e itim programlar ; a rl kl olarak temel öz-bak m, sosyal, okuma/yazmaya haz rl k, motor becerilerinden olu ur. Rehberlik ve ara rma merkezleri taraf ndan yap lan de erlendirme sonras nda okula kay t edilen çocuklar takvim ya lar ve becerileri göz önüne al narak gruplanmakta, s flara ayr lmaktad rlar. Özel e itim bölümlerinden mezun veya bu konuda kurs görmü ö retmenler çocuklarla bireysel ya da grup olarak çal maktad rlar. Bu okullara orta/ a r derecede, zeka bölümü 25-45 aras olan çocuklar devam etmektedirler ( B kl ve di erleri, 1995: 28-29).

(21)

BÖLÜM II

KAVRAMSAL ÇERÇEVE LE LG ARA TIRMALAR

Bu bölüm, ara rman n kavramsal yap ve ara rma ile ba lant oldu u dü ünülen di er ara rmalar içermektedir.

2.1. Görsel Sanatlar n Tarihçesi

Görsel sanatlar e itimi, bireyin sanatla iç içe e itimidir. Resim, heykel, seramik vb. görsel sanatlar n ve tasar m alanlar n örgün ve yayg n e itim ve ö retimini içerir (Özsoy, 2003: Salderay,2008). Görsel sanatlar e itiminin yüzy llar içinden günümüze kadar geli erek resim e itimine ad m ad m giri i, a daki gibi s ralanabilir:

2.1.1. Klasik Yunan ve Roma Ça , Orta Ça ve Rönesans: Eflatun ve Aristo’nun sanat ve e itim üzerine yorumlar toplumun hayat sürdürmesini etkileyen önemli konular olarak politik yaz lar nda ortaya ç kar. Yukar daki bölümlerde de inildi i gibi bu tart malarda güzel sanatlar, kültürel yap lanman n araçlar olarak yaln zca kendi estetik de erlerinden dolay de il, ö retici (didaktik) etkilerinden dolay da yer al r. Klasik yunan ve roma ça lar nda sanat n yerinin olmas na kar n sanat yapman n ve yapanlar n özel bir konumunun olup olmad tart lmaktad r. Bu ça da itimli üst tabakan n “iyi bir hayat” , “dengeli bir hayat” için e itim ald klar bilinmektedir.

Orta ça da ise, sanat insanlar tanr ya yönlendirmek için bir araç olarak kullan lm r. Sanat n görevi ruhlar tutmak, korumak olmu tur. Sanatç lar bu amaca hizmet eden birer zanaatç olarak görülmü tür. Manast rlarda ve rahiplerin yeti tirdi i di er dini okullar n yeti tirdi i di er okullarda mesleki e itimi sunulmu tur. Sanatla ra anlar için ise 5- 6 y l süren ç rakl k e itimi, ustalar taraf ndan verilmi ve taklit

(22)

yoluyla ö renme yöntemi uygulanm r. Usta sanatç lar n say sal s belirlemek loncalar n ekonomik yararlar yla do rudan ilgilidir.

Orta ça sanat anlay n devam nda gelen Rönesans döneminde ise hümanist ara rma hareketi herkese yönelik genel e itimi savunmu tur. Bu ça da ilk ve orta dereceli okullar kurulmu tur. Varl kl ve ayr cal kl kesime verilen görsel sanatlar itimi kültürel kimli i olu turmay ve estetik alg lamay geli tirmeyi amaçlam r. Sanatç , “kültürel elit” in ola an üstü yetene i ve gücü olan ki isi olarak görülen bir üyesi olarak görülmü tür. Rönesans’da bilinen ilk sanat tarihçi olan Vasari 1562’ de bir sanat akademisini ba latm r. Sanat akademilerinin müfredat programlar deseni, gösteriyi, kuram olu turmay ve kültürün tart lmas içermi tir. Leonardo Da Vinci ise birbirini izleyen ve ematik iki boyutlu kopyalama, modellerden kopya, perspektif, iskeletten çal ma ve anatomik ayr rmadan olu an program s ras savunmu ve uygulam r (Özsoy, 2003).

2.1.2. 17. Yüzy l Frans z Akademisi ve 18. Yüzy l Ayd nlanma Ça : 17. yüzy lda görsel sanatlar n amac n kral n ihti am sergilemek oldu u görülmektedir. Sanat, kral ve vezirlerinin gözetim ve denetiminde sürdürülmektedir. Sanat bir propaganda arac olarak hizmet etmi ve krallar n kutsal hakk desteklemi tir. Rönesans’ n hümanizm dü üncesi bu yüzy lda kurallara ve formüllere aktar lm r. Bulu , denge, renk, anlat m ve kompozisyon için ölçülerle olu turulmu bir resmi üslup meydana gelmi tir. Sanatta konular bir hiyerar i içerisinde yer alm r. Örne in; ölü do a (natürmort), manzara (görünüm), hayvanlar, insanlar, yüce ki iler (kat nesneler) ve tarihi olaylar gibi. Canl modelden desen çal malar , sadece akademilerde ve kad nlar hariç tutularak gerçekle tirilmi tir. Akademide sanat bilgisi içeren konular ya da dersler yer almam , bunlar özel ilgi duyanlara yönelik ve ki iye özgü olmakla s rl kalm r.

18. yüzy l Ayd nlanma Ça ise, “bilim” ve “neden” üzerinde yo unla lan bir dönem ve krall klar n dü meye, krall klar n yok olmaya ba lad bir ça r. Ayd nlanma y llar nda serbest pazar ekonomisinin ortaya ç kt ve de er kazand görülmü tür. Bu ça ayr ca erken dönem romantiklerinden biri olan ve iyinin kayna olarak do ay gösteren Jean- Jacques Rousseau’nun da dönemidir. Onun felsefesi çocuklar “i lenmemi yabaniler”, kad nlar da “do an n yanda lar ” olarak

(23)

tan mlam r. Ayd nlanma ça Amerika’s nda, Massachusetts eyaletinde evrensel itim için ilk politikalar olu turulmu tur. Franklin evrensel e itimin, ngilizce’ den modern diller e itiminden, aritmetikten, denizcilik ve desenden olu mas tavsiye etmi , bu anlamda görsel sanatlar bu dönemde evrensel bir dil olarak görülmü tür. Varl kl Amerikal lar e itimlerinin bir parças olarak büyük Avrupa turlar na kat lm lar, Amerikal sanatç lar yurt d nda e itim almaya ba lam lad r. Sanat ticari bir de er olarak görülmeye ba lanm ve onu yapacak yetenekli insanlara ihtiyaç ba göstermi tir. Dolay yla görsel sanatlar e itimine ilgi artm r (Özsoy, 2003).

2.1.3. 19. ve 20. Yüzy lda Bat da Görsel Sanatlar E itimi: 19. yüzy lda sanayi devrimini ekonomik alanda olu turdu u de iklikleriyle birlikte getirmi tir. 19. Yüzy l politik devrimlerin ve demokrasinin ba lang n oldu u bir ça r ve dikkatlerin “bilim” ile “nedenin” aksine, “özgürlü e” ve “hayal gücüne” yo unla mas yla bir kültürel devrimin (romantizm) ya and bir dönem olmu tur. El i çili inin, zanaat n yerini seri üretim (fabrikasyon) alm ve bunun bir sonucu olarak ürünlerin tasar m kalitesi dü meye, yok olmaya ba lam r. Her ne kadar Fransa’da di er yerlerde ki kadar olmamakla birlikte di er ülkelerde sanatç ve zanaatç lar birbirinden ayr lm lard r. Görsel sanatlar orta s n bir beklentisi olmaya ba lam r (Özsoy, 2003).

20. yüzy lda ise, bat da bu dönemde resim-i e itim ak n yo unla söylenebilir. Bu dönemde ya am olan önemli bir dü ünür, yazar ve tasar mc olan William Morris ngiltere’ de görsel sanatlar ve resim-i ak n savunucusu olmu tur. Bu ak m yolu ile toplumun yeniden biçimlendirilebilece ini savunmu , Kraliçe Victoria dönemi süslemecili ine ka ç km r. Morris’in savundu u bu hareketin dört ilkesi ; “ araçlara, kullan ma, yap ma ve gereçlere bak ” olarak ortaya konmu tur. Kurdu u Uygulamal Sanatlar Okulu program nda bu ilkelere dayal tasar m dersleri a rl kl olmu tur. Amerika’da ise Alfred Üniversitesi ve mimar Frank Lloyd Write bu ilkeleri çal malar na uyarlam lard r (Özsoy, 2003).

2.2. Türkiye’de Görsel Sanatlar E itiminin Tarihi:

nsano lunun atalar , binlerce y l önce do a artlar ndan korunabilmek amac yla nd klar ma aralar n duvarlar na, avland klar hayvanlar n resimlerini çizip boyarken

(24)

sanat yapt klar n bilincinde de illerdi. Yap lan hayvan resimlerinin avland klar hayvanlar olmas n sebebi ise resimlerini yapt klar hayvanlar n gendi güçlerine boyun

ece ine inanmalar yd (Südor, 2000). Anadolu’da bu izlere bugün Türkiye Cumhuriyeti topraklar içinde bulunan Karain, Alacahöyük, Kültepe ma aralar nda rastlan ld söylenebilir. Konuyla ilgili Südor (2000), resim yapman n insanl k tarihi boyunca insano lunun ihtiyaçlar do rultusunda oldu unu ve sanat e itiminin de bu do rultuda ortaya ç kt belirtmektedir (s:8). Bu bilgilere ek olarak, bugün ilk ve orta dereceli okullarda okutulan resim derslerinin uzun bir geçmi i bulunmamaktad r. Ancak bu ders güzel sanatlar n genel e itimi kapsam içinde dü ünüldü ünde, duvar resmi, çini, seramik, minyatür, tezhip, hüsn-i hat vb. gibi geleneksel sanatlar n e itiminin tarihi içinde, türk kültür ve sanat n ba lang ç dönemlerine kadar uzanmaktad r (Özsoy, 2003). Buna dayanarak, Türkiye’de görsel sanatlar e itimine geçi a amalar n

daki s ralamada gösterildi i söylenebilir:

2.2.1. Görsel Sanatlar (Resim- ) E itiminde Cumhuriyet Öncesi Dönem: Tarihi kaynaklara göre Türklerin Orta Asya’ da ilk kez gördükleri yüzy llardan, cumhuriyet dönemine kadar güzel sanatlara ve bunun e itimine önem verdikleri görülür. Nitekim Altay da lar eteklerinde “Pazar k” bölgesinde bulunan ve M.Ö. 3 ve 4. Yüzy llarda tarihlenen Türk sanat örneklerinden; M.S. 8 ve 9. Yüzy llar, Uygur duvar resimlerine kadar olan dönemde meydana getirilen slamiyet öncesi Türk sanat , belli bir sanat , belli bir disiplinle e itilmi sanatç lar taraf ndan ortaya konmu tur.

slamiyet öncesi Türk sanat genellikle dini mabetler ve saraylarda uygulanm olup, gerek dini liderler ve gerekse devlet yöneticilerinin korumas alt nda, kimi zaman da halk n kendi estetik zevk ve ihtiyaçlar do rultusunda geli mi tir. Ancak bilinen odur ki, her durumda e itim, usta-ç rak, baba-o ul, ana-k z do rultusunda olmu ; böyle bir geleneksel yöntem ile sanatç lar, zanaatç lar ve e itimciler yeti mi tir.

Geleneksel sanatlar varl sürdürürken bir taraftan da bat Avrupa ile temaslar n sonucunda sanatsal etkile ime girilmi tir. Tanzimat dönemine kadar bu durum sadece etkile im süreci olarak kalm , e itim boyutuna henüz ula mam r. Bu dönemde nakka hanelerde geleneksel sanatlar usta-ç rak ili kisiyle ö renilmi tir. Her ne kadar “ö retmen yeti tirme” konusu genel e itimden farkl olarak ilk defa 15. Yüzy lda

(25)

Fatih Sultan Mehmet taraf ndan dikkate al nm ise de 18. Yüzy la kadar özellikle sanat retmeni yeti tirildi ine dair bir bilgiye bugüne kadar rastlanmam r.

18. yüzy lda Osmanl mparatorlu u’nun çökü ünü durdurmak maksad yla askeri ve e itim alan nda gerçekle tirilen yenilikler sonucu, resim derslerinin, önce askeri, daha sonra da sivil okullar n programlar na dahil edildi i görülmektedir. 1773’de aç lan mühendishane-i bahri-i Hümayun, 1796’da aç lan mühendishane-i Berri Hümayun mekteplerinde bat anlamda müfredat programlar uygulanm ve bu programda, önceleri askeri amaçla da olsa resim derslerine yer verilmi tir.

Tanzimat dönemine gelindi inde sanat e itimi aç ndan ya anan en önemli geli me Bat Avrupa’dakilere benzer ö retmen okullar n aç r. Daha önceki dönemlerde medreseler, hem kendileri, hem de di er okullar için tek ö retmen kayna durumundayken, ilk defa 1848’de kurulan Darülmuallimin-i rü di ile bu görev, aç lan bu yeni ö retmen okuluna devrediliyordu. Yine 1862’de aç lan lkö retmen Okulu ve 1870’de aç lan K z Ö retmen Okulu da yeni anlay la ö retmen yeti tiren kurumlar olarak Tanzimat döneminde aç lm lard r. Tüm bu ö retmen okullar nda bat anlamda programlar uygulan yor ve resim dersleri de bu programlarda yer al yordu. Bunlara ek olarak 1862’de kurulan Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ve 1868’de aç lan Darü afaka Lisesinin programlar nda da resim derslerinin yer alm r.

Birinci me rutiyet ve ikinci me rutiyet dönemlerinde, sivil “iptidai” ve “rü diye” (sivil ilk ve ortaokul) mektepleri program nda “hüsn-ü hat” (güzel yaz ) bir görsel sanatlar dersi olarak yer alm r. Ayr ca ilk defa K z Rü tiyeleri’nde e itimin üç

sürecinde haftada iki er saat olmak üzere “el hüneri” dersleri verilmi tir.

19. yüzy n sonlar nda do ru resim-i dersinin genel görünümünü Cumhuriyetin ilk sanat e itimcilerinden olan smail Hakk Tonguç “rü tiyelerde litografya, canl cans z modelleri, peyzajlar yahut tahtaya çizilen basit krokileri çizdirmek an’anesi vard ” sözleriyle ifade etmi tir. Bu yöntem zamanla daha da yozla arak, karatahtaya çizilen basit krokilerin ö rencilere kopyas n yapt lmas na dönü mü tür. Bu y llarda böyle basit içerikle bir resim dersi için meslekten ö retmene ihtiyaç duyulmad , okullara yak n oturan, resim dersini okutabilece ini sanan ve

(26)

ço unlukla az nl klar aras ndan gelen ki ilerin bu dersleri verdikleri ifade edilmi tir (Özsoy, 2003).

2.2.2. Türkiye’de Güzel Sanatlar Okullar : Türkiye’deki görsel sanatlar itimine bakt zda 1883 y nda stanbul’da kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi plastik/görsel sanatlardan resim, heykel ve mimarl k alan nda e itim vermekteydi. 1923’te Cumhuriyetle birlikte Tezyinat (süsleme) bölümü kurulan ve 1928 y nda Güzel Sanatlar Akademisi’ne dönü en bu kurumda var olan bölümlerin yan s ra 1929-32 y llar aras nda seramik, iç mimari, grafik ve afi , tezyinat bölümü içerisinde uzmanl k dallar olarak kurulmu tur. Türkiye’nin Bat anlamda sanat e itimi veren ilk yüksek okulu olan bu kurumun ad 1969 y nda stanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, 1982’de Mimar Sinan Üniversitesi olarak de mi tir. Bu okulun temel yap lanmas nda atölye a rl kl Frans z sanat e itiminin kabul edildi i bilinmektedir. Nitekim okulu kuran Osman Hamdi Bey ve daha sonra bu okulda görev alan hocalar n büyük bir bölümü Fransa’da e itim görmü lerdir. lk dönemlerinde plastik/görsel sanatlar a rl kl e itimin egemen oldu u okulda Bauhaus hareketiyle 1929-32 y llar aras nda tasar m alanlar nda da e itim verildi i görülür.

stanbul’da ba ka bir sanat okulu 1957 y nda, Bauhaus ekolünü izleyerek “devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu” ad yla kurulmu tur. Bugün bu okulun önde gelen amac n, “i levsel sanat yap tlar da üretebilecek çok yönlü sanatç lar, tasar mc lar yeti tirmek” oldu u söylenmektedir.

2.2.3. Cumhuriyet Dönemi Görsel Sanatlar E itimi ve Gazi E itim Enstitüsü: Cumhuriyet döneminde ilk defa olarak güzel sanatlar akademisi bünyesinde 1927 y nda “resim ö retmenli i kursu” düzenlenmi tir. Aç lan kursa, bu okul

rencilerinden resim ö retmeni olmak isteyenler kat lm lar ve smail Hakk Baltac lu’nun verdi i “resim ö retim Yöntemi (resim usulü tedrisi)” derslerini izlemekle yükümlü olmu lard r. Bir sene süren bu dersler sonunda s nav ba ar yla tamamlayanlar ö retmenlik hakk elde etmi lerdir.

(27)

Resim ö retmeni yeti tirecek ayr bir bölümün kurulmas , 1925 ve 1926 llar nda yeni Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin davetiyle Türkiye’ye gelen ünlü itimcilerden John Dewey, G. Stiekler gibi yabanc ve yerli e itimcilerin raporlar ve çabalar yla kararla lm , bu amaçla 1929 y nda kurulan Gazi Orta Muallim Mektebi ve terbiye Enstitüsü bünyesinde 1932 y nda resim bölümü aç lm r.

Bat e itimcilerle yap lan ortak çal malar sonucu haz rlanan ilkeler do rultusunda ç kar lan kanunlarla, resim ö retmenlerinin “gezici ö retmenlik” statüleri kald lm , onlara da di er meslekta lar n haklar tan nm r. Yine bu dönemde bir Sanayi-i Nefise Talimatnamesi (Güzel Sanatlar Yönergesi) haz rlanm ve bir Kurul (encümen) olu turulmu tur. Bu kurulun görevi, ülkedeki güzel sanatlar e itiminin yerle tirilmesi ve geli tirilmesinin sa lanmas olarak belirlenmi tir. 1926’da haz rlanan yeni müfredat programlar çerçevesinde, resim ve eli leri derslerinin kolayl kla uygulanmas için ilk ve ortaokul ö retmenlerine kurslar düzenlenmi tir.

2.3. Görsel Sanatlar E itimi

Görsel sanatlar e itimi; hayat n bir parças r ve hayat n her an nda kar za kmaktad r. Bu dü ünceden hareketle; görsel sanatlar e itimi, görsel sanatlar derslerinde elde edilen deneyimlerle, bireyin küçük ya tan itibaren ya ama uyum sa lamas na ve ya am alg lamas na katk sa layan bir e itim süreci olarak yorumlanabilmektedir (Salderay, 2008). Buna dayanarak görsel sanatlar e itiminin bireyi ya ama haz rlayan çevresinde olup biteni alg layabilmesine ve ya am n birçok alan nda davran ve beceri edinimini sa layaca söylenebilir. Görsel sanatlar e itimi, temelde sanatsal etkinlikler yoluyla bireylerin ve toplumun içinde ya ad klar çevreye duyarl olmalar sa lamaya, çevresi ile yararl bir etkile im içine girebilmelerine, estetik ihtiyaçlar kar lamaya, ürün ortaya koyabilme ve yorumlama güdülerini doyurmaya, ya ant lar daha anlaml hale getirebilmelerine imkan vermeye yönelik dü üncededir (Buyurgan S. ve Buyurgan U. , 2007, s:22). Buna dayanarak denilebilir ki görsel sanatlar e itimi, çocu un çevresi ile aras ndaki etkile imi artt p, duygu ve dü üncelerini rahatl kla aktarabilmesine ve çocu un kendini özgürce ifade edebilmesine katk sa layabilir. Bir ba ka görü ile, “Görsel sanatlar e itimi çocu un kendini özgürce ifade edebilece i bir ortamd r. Çocu un ki ili inin geli mesinde, kendine

(28)

güvenmesinde önemli rol oynar. Atölye derslerinde birey payla ma, sorumluluk, düzen, malzemeyi kullanma konular nda bilinçlenir. Görsel sanatlar e itimi, özgür, bar , insanc l, yarat , toplumu ile bütünle mi , de en artlara göre kendini yenileyebilen, gelece in izlerini yans tan, çocuklar n yeti mesi için vazgeçilmez bir dünyad r. Görsel sanatlar e itimi çocuklara, kültür, sanat ve tarih de erlerini kazand rken ayn zamanda onlar n özgürce yarat dü üncelerini ortaya koyabilecekleri bir süreç olmal r. Nitelikli bir görsel sanatlar e itimi program ile ö renciler soyut dü ünce ve duygular ifade edebilecek, hem sözel hem de sözel olmayan yöntemleri ö renir. Yine ö renciler yarat zekalar na güvenmeyi, hem de baz problemlerin bir çok farkl çözümü oldu unu görürler. Bu nitelik ö rencilere birden fazla do ru cevap oldu u durumlarda, karar vermekten korkmamay ve ürettikleri görsel imgelerin etkili kontrolü için, kavramlar , teknikleri kazand r ve ö retir. Ö renciler, alg sal, yorumsal, çözümsel yetilerini geni letirler. Görsel imgelerle anlam bulmay ö renirler. Sanat eserlerinin estetik niteli ini ö renirler. Görsel sanatlar n dilini do ru kulland klar için, fikirlerini de eksiksiz ifade ederler, estetik yarg lara varmak ve savunmak için yetilerini geli tirirler” (Buyurgan S. ve Buyurgan U. , 2007, s: 23-24). Bu dü ünceden yola

karak görsel sanatlar e itiminin çocu un kendisini, ifade etme gücünü ve özgüven ihtiyac geli tirdi i bir alan oldu u söylenebilir. Ancak, görsel sanatlar e itimi içerisinde, görsel sanatlar derslerinin etkisinin ve amaçlar n hedefine ula abilmesi için

retime dayal sa kl bir yönlendirmenin istikrarl bir ekilde sa lanmas ile olabilir. Bolat Aydo an (2010), Görsel sanatlar e itiminde iyi bir e itim özellikle bireylerde, kar la klar olaylar anlama, muhakeme etme ve do ru kararlar verebilme yete ini olu turmada en önemli etkenlerden biri oldu unu belirtmekte ve bu özellikleri içerisinde bar nd ran sanat n e itimsel i levleri, sanat n bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik ve e itimsel i levlerinin düzenli, etkili ve verimli bir biçimde gerçekle mesini sa layan ö renme ö retme etkile imlerini kapsad vurgulamaktad r. Bu anlamda sanat e itimini insanlara kendi ya ant lar ndan yola

karak amaçl ve yöntemli olarak belirli sanatsal davran lar kazand rma ya da insanlar n sanatsal davran lar kendi ya ant lar yoluyla amaçl ve yöntemli olarak de tirme, dönü türme, geli tirme ve yetkinle tirme süreci oldu unu vurgulamaktad r. Bir di er ifadeyle ise Salderay (2008), iyi bir görsel sanatlar e itiminin geçerlili i ve etkilili i, ö retime dayal iyi bir amaçland rma ve uygulaman n, sistemli bir ekilde sürdürülebilmesine ba oldu unu belirtmektedir. Buna dayanarak Buyurgan ve Buyurgan (2007), geçerli ve etkili bir görsel sanatlar e itiminden bahsederken: sanat

(29)

itiminin amac na uygun ve verimli olabilmesinin birtak m faktörlerle mümkün olabilece inden bahsetmektedir. Bunlar : (1) Sanat e itiminin varl n, öneminin fark nda olan bir bak aç ile, (2) Ça n de en ve geli en artlar na göre kendini yenileyen bir müfredat (ö retim) program ile, (3) Nitelikli sanat e itimcisi ile, (4) Yeterli ders saati ile ve (5) Amaca uygun fiziki donan m ve araç-gereç ile gerçekle ece ini belirtmektedir. Ayn zamanda Salderay (2008) görsel sanatlar itiminin geçerlili inin ve etkinli inin, sistemli bir ekilde sürdürülebilmesi için amaçlar öyle s ralam r: (1) Ö renci için e itsel bir de eri olmal r, (2)

rencinin önce ö rendikleriyle ondan sonra ö renecekleri aras nda bir ili ki olmal r, (3) Program süresi ö renciye yönelik olarak do ru saptanmal r, (4) Kuramsal ve uygulama basamaklar ö renciye belirtilmelidir, (5) Uygulanan program ö rencinin ilgi alan na ve ilgi alan belirlemeye yönelik olmal r, (6) Program içerisinde verilen bilgi ve beceriler gerçek ya amda da uygulanabilir boyutta olmal r (7) Ö rencinin genelleme yapabilme yap geli tirmeli ve di er ö renmeleri ilerletebilmesini desteklemelidir görü lere destek vermektedir.

Belirtiler do rultusunda u neticeye ula labilir; görsel sanatlar e itiminin amac , teoride ve uygulamal dersler içinde düzenleyen bilimsel yöntemlere dayand larak ve disiplinler aras bir anlay la ele al nd ndan, daha çok sanat için

itim anlay içinde dü ünülebilecek bir ders içi yarat etkinlikler program r ve ya am n her an nda bireyin beklenti ve ihtiyaçlar kar layabilecek do rultuda sanatsal olana ula maktan öte, bireyin kendisine ula abilmektir. Bu nedenle görsel sanatlar

itimi, bireyin ihtiyac na cevap verecek bir program kapsamaktad r (Dikici ,2001; Salderay, 2008). Görsel sanatlar e itiminin, normal geli im göstermekte olan bireylerin ya am n her an nda beklenti ve ihtiyaçlar kar layacak do rultuda oldu u bilinirken, geli im bozuklu u olan ve özel e itime gereksinimi olan bir grubun da beceri ve davran edinimine katk sa layabilir. Bu katk belirleyebilmek için özel gereksinimli bireyleri, özel gereksinimli bireylerin e itimlerini bilmek gerekmektedir.

2.4. Özel E itimin Tarihçesi

Özel gereksinimli bireylerin insanl k tarihi kadar eski oldu u söylenebilir (Çetinkaya, 2010: 51). Ancak insanl k tarihine öyle bir göz att zda özel gereksinim

(30)

duyan çocuklar n ula abilecekleri en üst performansa ula malar görü ünün insanl k tarihine göre oldukça yeni oldu u ve özel e itim konusunda benimsenen ilkeler ve itsel yakla mlara ise çok kolay ula lmad görülebilir Tek tanr büyük dinlerin ortaya ç kmas na kadar geçen çok uzun bir dönemde normal insanlardan farkl do an bebekler veya normal geli im göstermeyen çocuklar ya öldürülmü ya da kaderlerine terk edilmi tir, Hristiyanl k ve Müslümanl k gibi büyük dinlerin ortaya ç kmas ve yay lmas ile birlikte farkl özellikler ta yan engelli bireylere ac narak yakla lm ve bu bireyler korumaya al nm r. Bu yakla mlar n arkas nda daha çok sevap kazanmak veya günah i lememek duygusu yatmaktad r (Kulaks zo lu, 2003). Tarihsel süreç içerisinde zihinsel engellilere verilen e itime bak lacak olunur ise, en eski kay tlar n 300 y l öncesine uzand söylenebilir. 1800’lü y llara kadar özel gereksinimli bireylerin

itimine kar sert bir tutumun hakim oldu u, 1800’lü y llar n ba nda ise tutumlar n daha ml oldu u bir dönem ya anm r (Çetinkaya, 2010: 51). 18. ve 19. Yüzy l özel itim kavram n olu maya ba lad ve çe itli bireysel çal malar ile özel e itim ve zihinsel engelliler için önemli bir ba lang ca ad m at ld söylenebilir. Bu bilgilerden yola ç karak 19.yüzy l da Frans z Devriminin etkisi özel gereksinimli bireyleri de kapsam na almaya ba lam r. Bu dönemde Avrupa’da zihinsel engellilerin e itimleri konusunda önemli çal malar görülmektedir. Benzer ekilde 20.yüzy l zihinsel engelin tarihi bak ndan önemli geli meler içermektedir. Ya ad z zaman içerisinde ise önemli kuramc lar n çal malar günümüz özel e itim ilkelerinin, yasalar n, uygulamalar n etkilenmesini sa lam r (Çetinkaya, 2010: 51). Her çocu un bir di erinden farkl oldu u ve bu nedenle de e itimin bireysel temelli olmas n gereklili i, ça da e itimi anlay n özünü olu turmu tur (Kulaks zo lu, 2003).

Türkiye’de özel e itim alan nda ilk çal malar n üstün zekal ve üstün yetenekli çocuklar n e itim ve ö retimleri ile ba lad söylenebilir. Osmanl lar döneminde 1365 nda II. Murat zaman nda kurulan Enderun Mektebi dev irilen üstün zekal ve üstün yetenekli çocuklar n yeti tirildi i ilk örgün e itim kurumudur. Enderun Okulunda görev alacak ö retmenler her bak mdan ba ar ö renciler aras ndan seçilirdi. Cumhuriyetten önceki 2. at m 1889 y nda Mösyö Grati taraf ndan aç lan körler ve sa rlar okulu olmu tur. 1924 y nda TBMM’nin himayesinde zmir Sa r ve Dilsizler Okulu aç lm r.

(31)

Özel e itimin MEB’in örgün e itim hizmetleri aras nda yer almas ancak 1951 n sonlar na do ru olmu tur. 1983 y nda ç kar lan 2916 say Özel E itime Muhtaç Çocuklar Kanunu ve bu kanunun emretti i yönetmelikler bugünkü uygulamay belirlemi tir. Buna göre özel e itim, bakanl k merkez örgütünde Özel E itim Rehberlik ve Ara rma merkezleri yoluyla yürütülmektedir (Ça lar, 2006: 30). Özel e itim çal malar ; sa rlar, körler, ortopedik özürlüler, e itilebilir ve ö retilebilir zeka gerili i olanlar için ayr okul ve s f uygulamas biçiminde görüldü ü söylenebilir. Türkiye’de özel e itim personelinin e itimi konusu 1952-53 ders y nda Gazi E itim Enstitüsü içinde aç lan özel e itim ubesiyle ba lam r. Özel e itim durumu, sorunlar ve çözüm önerilerini kapsayan “Özel E itim Konseyi” 13-15 May s 1951 tarihinde toplanm , sekiz ayr komisyon çal malar raporla rm r. Bu konsey Türkiye’ de özel e itim konusunda yap lm kapsaml ve ura nitelikli bir çal mad r (Okuturlar, 1968).

2.5. Özel Gereksinimli Bireylerin E itimleri (Özel E itim)

Bireyler birbirinden farkl ve benzer özelliklere sahip olup, benzerliklerini ve farkl klar dikkate alan, geli mekte olan dünyaya ayak uydurmalar sa layacak bir

itim sürecine ihtiyaç duyarlar (Ersoy ve Avc , 2001, s:7). Buna dayanarak özel itimin genel amac n bireyin kendi ihtiyaç ve beklentilerini özel e itim sonucunda kar layabilmesi oldu u söylenebilir. Konuyu destekler nitelikte Sa ro lu (2006), özel gereksinime sahip bireylerin e itiminde amaç, onlar n ileride ba kalar na ba ml olmadan ya amlar sürdürmeleri, kendi kendilerine yetmeleri ve toplumla bütünle melerinin sa lanmas oldu unu belirtmektedir. Bu amaçlar kapsam nda özel

itim alan bireyin en erken zamanda kendi gereksinimlerini kar layacak e itim alarak toplum kar nda kendine dü en rol ve sorumluluklar da yerine getirebilmesine katk sa layaca söylenebilir. Konuyla ilgili olarak Ersoy ve Avc (2001), özel gereksinimi olan bireylerin, mümkün olan en erken dönemde, gereksinimlerine uygun e itim ortamlar nda, uygun yöntemler ve araç-gereçler kullan larak desteklenmesi var olan kapasitelerini en üst seviyede kullanabilmeleri aç ndan önemlidir. Ayr ca bu bireylerin toplumca kendilerinden beklenen rol ve sorumluluklar ile geli imsel görevlerini yerine getirebilmeleri, kendilerine en uygun özel e itim hizmetinden yararlanabilmelerine ba r demektedirler (s: 8). Özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlar tan lama ve bu tan lama süreci neticesinde gerekli görülen e itim programlar na yerle tirilmeleri çe itli

(32)

yönleriyle ele al nmaktad r. Bu durumu Salderay (2010), özel e itim gereksinimli bireylerin uygun e itim programlar na yerle tirilmeleri e itsel tan lama süreci ile ba lamaktad r. T bbi tan lama hastanelerde, e itsel tan lama ve de erlendirme ise Rehberlik Ara rma Merkezlerinde yap lmaktad r. Her iki tan lamada da erken tan esast r. Özel e itim ihtiyac olan bireylerin, özel e itim hizmetlerinden ne ekilde faydalanaca R.A.M.’ da olu turulan özel e itim de erlendirme kurulu taraf ndan kararla lmaktad r. Bu tan lama sürecinden sonra bireyin kayna rma yoluyla e itimi amac yla özel e itim s na (en az k tlay ortam), özel e itim okuluna, hastane ilkö retim okuluna veya evde e itim ortam na yönlendirilmesi yap lmaktad r. Seviyeleri ayr s fta e itim görmeyi gerektiren bireylere ise yetersizlik düzeyine uygun okul ve kurumlarda özel alt s flar aç lmaktad r. Özel e itim s flar nda, okulun e itim programlar ndan farkl bireyselle tirilmi e itim program (BEP) uygulanmaktad r. Ayr ca engel türüne göre görme, i itme, ortopedik veya zihinsel engeli olan, süre en hastal bulunanlar ile otistik bireylerin e itiminin özel e itim okullar nda sürdürülmekte oldu unu belirterek aç klam r. Buna dayanarak özel e itime gereksinimli her bireyin kendilerine uygun bir tan lama sürecinden sonra, hayat boyunca gereksinim duyabilece i özel e itim hizmetinden yararlanabilmesi için, ilkeler belirlenmi oldu u söylenebilir. Bu dü ünceyi destekler nitelikte Ersoy ve Avc (2001) , bireysel farkl klar ve gereksinimleri olan bireylerin kendileri için en uygun özel

itim hizmetinden yararlanabilmesinin, çe itli ulusal ve uluslararas sözle melerde ad geçen “E itimde f rsat e itli i” ilkesine göre de zorunluluk arz etmekte oldu undan bahsetmektedir (s: 8). Konuyu destekler nitelikte; Özürlüler ve Baz Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De iklik Yap lmas Hakk nda Kanun (2005) Özel gereksinimli bireylerin temel e itim ilkeleri do rultusunda genel e itim, özel e itim ve mesleki e itim görme haklar kullanabileceklerinden bahsedilmekte olup ayr ca özel gereksinimli bireyler ile ilgili olarak 5378 Say Özürlüler Kanunu’nun 15. Maddesinde “hiçbir gerekçeyle özürlülerin e itim almas engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yeti kinlere, özel durumlar ve farkl klar dikkate al narak, bütünle tirilmi ortamlarda ve özürlü olmayanlarla e it e itim imkan sa lan r.” ibaresine yer verilmektedir. Bunun yan s ra 6 Ocak 2011 tarihinde resmi gazetede yay mlanan Milli

itim Bakanl Özel E itim ve Rehabilitasyon Merkezleri ile ilgili yönetmelikte, Özel E itim ve Rehabilitasyon Merkezinin amac Madde 5’te öyle aç klanmaktad r: “Toplum içindeki rollerini gerçekle tiren, ba kalar ile iyi ili kiler kurabilen, i birli i içinde çal abilen ve çevresine uyum sa layabilen, üretici bir vatanda olarak

(33)

yeti meleri ve dil-konu ma, geli im güçlü ü ile zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal ve davran problemleri olan özel e itim gerektiren bireylerin, engellilik hâlinin ortadan kald lmas ya da etkilerinin en aza indirilerek yeteneklerinin en üst seviyeye ç kar lmas ve topluma uyumlar n sa lanmas , temel öz-bak m becerilerinin ve ba ms z ya am becerilerinin geli tirilmesini sa lamak için itim çal malar yapmakt r” ibaresi yer almaktad r (Milli E itim Bakanl Özel

itim ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeli i, 2011). Toplumun bir parças olan özel gereksinimli bireylerin, normal geli im göstermekte olan bireylerden farkl olarak özel gereksinimleri do rultusunda, e itim ortamlar nda ya da kayna lm e itim programlar yla e itim gördükleri söylenebilir. Bu e itim program içerisinde, görsel sanatlar dersleri de yer almaktad r. Bu grup, gerekli beceri ve davran edinimlerini görsel sanatlar dersleriyle teoride ö renip, uygulamal olarak hayata geçirebilir. Bu yolla, görsel sanatlar derslerinde ö rendikleriyle, özel gereksinimli bireylerin sosyal ya am içerisinde yer edinmeleri daha da kolayla abilir.

2.5.1. Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Görsel Sanatlar E itimi (Özel Görsel Sanatlar E itimi)

Görsel sanatlar dersleri normal geli im gösteren çocuklar n yan s ra toplum içerisinde özel e itime gereksinimi olan bir grubunda e itim hayat nda bulunmaktad r. Bu özel gereksinimli bireylerin görsel sanatlar e itimi almalar sürecinin normal geli im gösteren bireylere göre de ebilece i ve bu özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlar n, itim içeri inin farkl la mas sonucunu do uraca söylenebilir. Bu e itim dal na, özel gereksinimli bireylere yönelik görsel sanatlar e itimi (özel görsel sanatlar e itimi) de denilebilir. Salderay (2008), toplum içerisinde bireylerin alg lama yap lar n farkl olmas , onlara verilen e itimde içerik farkl la mas gerektirmektedir. Bu ba lamda özel gereksinimli bireylerin e itimi onlar n alg sal yap lar na ve düzeylerine uygun olmas gerekti ini belirtmi tir. Bu konudan yola ç larak özel gereksinimli bireylerin itim hayatlar n onlar n hayatlar boyunca ihtiyac olan davran ve becerileri kapsamas gerekti i söylenebilir. Buna yönelik bir e itim, görsel sanatlar e itimiyle birlikte mümkün olabilmektedir. Görsel sanatlar e itiminin her tür alanla ba da abilme özelli i onun özel e itim alan yla da ba da mas na imkan tan r. Görsel sanatlar itiminin, özel e itim alan yla ba da mas “özel e itimde görsel sanatlar e itimi” diye

(34)

yeni bir olgunun ortaya ç kmas sa lam r. Bununla birlikte özel e itim sürecinde, görsel sanatlar temelli ö retim ve ö renme yöntemlerinin ö renmenin bir parças oldu u anla lm ve geleneksel ö retim yöntemlerinin her konuda yeterli olmad hissedilmi ; özel gereksinimli bireylere yönelik görsel sanatlar e itiminin, ö retim programlar içerisinde yer almaya ba lam oldu undan bahsetmi tir. Bir ba ka dü ünce ile Henley (1992), Victor Lowenfeld’ in özel gereksinimli çocuklar için ‘sanat ile terapi’ ba kl ara rmas nda, görsel sanatlar e itiminin özel gereksinimli çocuklar ve görsel sanatlar e itimi sürecinde ‘sanat e itiminin terapötik yönleri’nin oldu unu ve ‘sanat itimi ile terapi’ olabilece inden; çocu un fiziksel ve duygusal durumu ne olursa olsun her çocu a uygulanabilece inden bahsetmi tir. Bu ara rmadaki as l amac n ise görsel sanatlar e itimi ile tedavi yöntemini birle tirerek, her çocu un yarat potansiyelini ortaya ç karmak ve çocu un hayat boyunca gerek duyaca davran ve becerilerini geli tirmek oldu unu belirtmi tir. Bunun yan s ra yapt ara rmalar nda, normal geli im gösteren çocuklar n tüm ya am boyunca gereksinimini duyaca e itim sisteminden farkl olarak özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlar olan e itim sisteminin farkl oldu unu, özel gereksinimli çocuklar n küreselle en dünyada, zihinsel büyüme ve yarat dü ünce düzeylerinin görsel sanatlar e itimi ile mümkün olaca belirtmi tir. Bu yönleriyle, görsel sanatlar e itimi ile özel gereksinimli bireylerin kendini ifade etme gücünün, ba ms zl k dü üncesinin, esnek dü ünme ve sosyal ya am becerilerinin, estetik bilinçlerinin geli ece ini ifade etmi tir. K sacas Victor Lowenfeld, özel gereksinimli çocuklar n, görsel sanatlar e itimi almalar neticesinde, bilgilerini, kendilerinde var olan ve görsel sanatlar e itimi ile geli tirilecek olan potansiyelin zevk alarak olu turulabilece ini belirtmi tir.

Buna dayanarak özel gereksinimli bireylerin geleneksel ö retimlerinin yetersiz kalmas neticesinde fakl ihtiyaçlar n kar lanmas için görsel sanatlar e itimine gereksinim duyulmu ve ö retim program nda yer alm r denilebilir. Buradan yola

karak özel gereksinimli bireyler için görsel sanatlar e itimi, normal geli im gösteren bireylere verilen görsel sanatlar e itiminden farkl olabilir ve görsel sanatlar

itiminden özel gereksinimli bireylerin, katk görmesinin sa lanmas gerekti i söylenebilir. Görsel sanatlar e itiminin özel gereksinimli bireyler için önemi, özel gereksinimli bireylerin fayda görmesini sa lamak ve gereksinimi olan beceri ve davran lar geli tirmektir denilebilir. Bu nedenle özel gereksinimli bireyler için görsel

(35)

sanatlar e itimi programlar n haz rlanmas ve uygulanmas nda dikkat edilecek hususlar” (Salderay, 2008) bulunmaktad r.

Özel Gereksinimli Bireyler çin Görsel Sanatlar E itimi Programlar n Haz rlanmas ve Uygulanmas : Özel e itim gibi her eyin özel olmas gereken bir alanda, engelli bireyin temel ihtiyaçlar kar layabilecek bir görsel sanatlar e itimi program n haz rlanmas , engelli bireyin sa kl geli imine katk sa layacakt r. Ancak

u unutulmamal r; e er amaç görsel sanatlar kullanarak bireye ula mak ise bireyin temelde var olan ilgi ve ihtiyaçlar na cevap verebilecek bir program n haz rlanmas artt r. Bu da bireyin bire bir ihtiyaçlar na yönelik haz rlanm bir görsel sanatlar e itimi program ile mümkün olabilmektedir (Salderay, 2010). Buna dayanarak özel gereksinimli bireyler için haz rlanan programda, görsel sanatlar e itiminin ihtiyaca yönelik olmas için özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlar göz önüne al narak haz rlanmas gerekti i söylenebilir. Konuyla ilgili olarak Aykut (2006), görsel sanatlar

itim program n ö rencilerin ihtiyaçlar kar layacak e itim içeri inin, bireye özgü ekillendirilmesi gerekti ini belirtmektedir. Bir ba ka görü le ise Dikici (2001), görsel sanatlar e itiminin ihtiyaca yönelik olmas için u ilkeleri s ralam r: sanat e itiminin herkes için gereklidir. Ancak görsel sanatlar e itiminde bireysel farkl klar nda göz önünde bulundurulmas gerekir. Bunun dayana da görsel sanat e itiminin çocu a göre olmas gereklili idir. Görsel sanatlar e itimi kuru ve kurumsal bilgi yerine i e ve yarat a dayand lmal r demektedir. Denilebilir ki özel gereksinimli bireylere haz rlanan programlarda bu bireylerin ihtiyaçlar göz önüne al nmal özel gereksinimli bireylerin gereksinimini duydu u davran ve becerileri edinebilecekleri bir program olarak haz rlanmal r. Haz rlanacak olan programda gerekli koordinasyonu sa lamak gerekece inden özel e itim alan nda uzman olan ve deneyimli e itimcilere de ihtiyaç duyulacakt r. Bu ekilde söz konusu uzman ve deneyimli e itimcilerle haz rlanan program amac na ula abilir. Salderay (2010) Bilindi i gibi, özel e itim sürekli ve düzenli bir koordinasyonu gerekli k lan bir aland r. Bu nedenle, ö renci hakk nda farkl alanlarda e itim alm bireyler (özel e itim ö retmeni, fizyoterapist, psikolog, sosyal hizmet uzman vb.)’in, ö rencinin ailesinin, ö renci ile daha önce çal e itimcilerin görü ve önerileri ile birle tirilerek birtak m amaçlar belirlenmelidir. Belirlenen amaçlar sa ve uzun süreli olmak üzere ayr ld ktan sonra öncelikli amaçlar do rultusunda, süre en ve birbirini tamamlayan görsel sanatlar (resim-i / plastik sanatlar) içerikli

(36)

etkinlikler dizini olu turulmal r. Olu turulan bu görsel sanatlar (resim-i / plastik sanatlar) içerikli etkinlikler, yine farkl alanlarda e itim alm bireylerin (özel e itim retmeni, fizyoterapist, psikolog, sosyal hizmet uzman vb.) ö rencinin ailesinin, renci ile daha önce çal e itimcilerin görü ve önerilerinin resim i e itim uzman n görü ve önerileri ile birle tirilerek olu turulmal r. Böylece, farkl alan bilgilerine, haz rlanacak e itim program içerisinde yer verilmi ve etkin olarak kullan lm olaca ndan bahsetmektedir.

Özel Gereksinimli Bireyler çin Görsel Sanatlar E itimi Programlar n Haz rlanmas ve Uygulanmas nda Göz Önünde Bulundurulacak Hususlar:

1. rencinin performans n al nmas (mevcut durumun belirlenmesi, hangi davran problemlerinin var oldu unun belirlenmesi, gözlem, kaba de erlendirme formunun uygulanmas , istenilen ko ullar n ö rencide var olup olmad n belirlemesi).

2. Ailenin beklentisi, dü üncesi ve kar la sorunlar n belirlenmesi ve konuyla ilgili bizim gözlem ve görü lerimiz.

3. Toplum yap z içerisinde özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlar na kar k verebilecek merkezler ve kurumlar ile etkile ime geçme ve ö rencinin topluma kat için gerekli olan e itim program belirleme. Di er bir deyi le, çocu un ald

itim sonucunda toplumda nas l bir rol üstlenece inin belirlenmesi.

4. renci ile daha önce çal ve çal acak olan e itim personelinin görü lerini almak.

5. Bu maddeye gelene kadar edinilmi olan bilgi ve birikimleri bir senteze ula rmak. Di er bir deyi le, bir e itim program haz rlamak.

6. Haz rlanan e itim program aile ve e itim personeline bildirmek ve konuyla ilgili geri bildirimlerini almak.

Şekil

Tablo 1. Bili sel Alandaki Günlük Ya am Becerileri Ölçe i Maddelerinin Aritmetik  Ortalama, Standart Sapma De erleri
Tablo 4: Ö retmenlerin Soru 2’ye ili kin görü lerinin bran lar na göre U-testi  sonuçlar :
Tablo 5 ö retmenlerin Soru 3’e ili kin görü lerinin bran lar na göre U-testi  Sonuçlar :
Tablo 6 ö retmenlerin Soru 4’e ili kin görü lerinin bran lar na göre U-testi Sonuçlar :
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

135. 2005’teki Muhammed karikatürleri tart›flmas› müslüman dünyas›n- da ve baz› Avrupa flehirlerinde büyük ve fliddetli protestolar›n do¤- mas›na neden olmufltu.

Özel eğitim; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim

Bu bölümde çal›flman›n nas›l yap›ld›¤›, sonuçlar ayr›nt›l› olarak tekrar verilmemelidir ya da nörolojinin bafllang›c›ndan itibaren olan bilgiler

Özellikle yeni ça¤la birlikte felsefenin temel çal›flma alan› bilim olmufl ve buna ba¤l› olarak bilim felsefesi do¤mufl, “gerçe¤i bütünü olarak de¤erlendirme”

MEB’e ba¤l› olan tüm e¤itim kurumlar›nda da oldu¤u gibi, 23 Mart 2020 tarihi itibari ile yüksekö¤retim kurumlar› uzaktan e¤itim ça¤›na geçifl yapm›flt›r..

Elinizde bulunan bu onüçüncü bask›da, eski bask›larda kullan›lan Türk Ti- caret Kanunu maddelerinin tümü gözden geçirilmifl, tamam›na yak›n› de¤ifltiri- lerek yeni

Çal man n bulgular na göre, kat mc lar n ortaya att klar metaforlar n genel olarak renim gördükleri ö retmenlik bran na göre belirgin biçimde farkl la mad , ancak geli tirilen baz

Mehmet kendisinden istendiğinde karışık olarak verilen dört işlem problemlerini