• Sonuç bulunamadı

Roma İmparatorluk Dönemi mozaik sanatında okeanos ve tethys betimlemelerinin tipolojik ve ikonografik açıdan değerlendirilmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Roma İmparatorluk Dönemi mozaik sanatında okeanos ve tethys betimlemelerinin tipolojik ve ikonografik açıdan değerlendirilmesi"

Copied!
284
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ARKEOLOJİ ANABİLİM DALI

KLASİK ARKEOLOJİ BİLİM DALI

ROMA İMPARATORLUK DÖNEMİ

MOZAİK SANATINDA

OKEANOS VE TETHYS BETİMLEMELERİNİN

TİPOLOJİK VE İKONOGRAFİK AÇIDAN

DEĞERLENDİRİLMESİ

ŞEHNAZ ERASLAN

DOKTORA TEZİ

DANIŞMAN

Prof. Dr. K.LEVENT ZOROĞLU

.

(2)

İÇİNDEKİLER

Sayfa No

Bilimsel Etik Sayfası ... V Tez Kabul Formu ... VI Önsöz ... VII Özet ... VIII Summary ... IX 1. GİRİŞ ... 1 1.1. Konu ... 1 1.2. Araştırma Tarihi ... 2

1.3. Amaç- Yöntem ve Çalışmanın Bölümleri ... 5

2. MOZAİK SANATI ... 8

3. MİTOLOJİDE VE BETİMLEME SANATINDA OKEANOS VE TETHYS 12 3.1. Mitolojide Okeanos ve Tethys ... 12

3.2. Betimleme Sanatında Okeanos ve Tethys ... 13

3.3. Okeanos ve Tethys Betimli Mozaiklerde Görülen Diğer Mitolojik Varlıklar 18 4. TİPOLOJİ ... 21

4.1. Birlikte Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP I) ... 21

4.1.1. Tam Vücut Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP Ia) ... 21

4.1.2. Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP Ib) ... 22

4.2. Tek Betimlenen Okeanos (TİP II) ... 23

4.2.1. Tam Vücut Betimlenen Okeanos (TİP IIa) ... 23

4.2.2. Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos (TİP IIb) ... 23

4.2.3. Baş Biçiminde Betimlenen Okeanos (TİP IIc) ... 24

4.3. Tek Betimlenen Tethys (TİP III) ... 25

4.3.1. Tam Vücut Betimlenen Tethys (TİP IIIa) ... 25

4.3.2. Büst Biçiminde Betimlenen Tethys (TİP IIIb) ... 25

5. ROMA İMPARATORLUK DÖNEMİNDE OKEANOS VE TETHYS BETİMLİ MOZAİKLERİN COĞRAFİ BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI 27 5.1. Asya Roması ... 27 5.1.1. Anadolu ... 27 5.1.1.1. Antiocheia ve çevresi ... 28 5.1.1.2. Zeugma ... 29 5.1.1.3. Tarsus ... 31 5.1.1.4. Anazarbus (Anavarza) ... 31 5.1.1.5. Olimpos (Yanartaş) ... 32 5.1.1.6. Perge ... 33 5.1.2. Ermenistan ... 33 5.1.2.1. Garni ... 34 5.1.3. Suriye ... 34 5.1.3.1. Philippolis (Shahba) ... 34

(3)

5.1.3.2. Bilinmeyen (Zürih Üniversitesi KB 4028) ... 35

5.1.4. Ürdün ... 35

5.1.4.1. Petra ... 36

5.1.4.2. Madaba ... 36

5.1.5. Asya Roması Okeanos ve Tethys Betimli Mozaiklerin Özellikleri ... 36

5.2. Avrupa Roması ... 42

5.2.1. İtalya ... 43

5.2.1.1. Ostia ... 43

5.2.1.2. Cividale del Friuli ... 44

5.2.1.3. Luni (La Spezia) ... 44

5.2.1.4. Baccano ... 45

5.2.2. Fransa ... 46

5.2.2.1. Vienna (Vienne) ... 46

5.2.2.2. Ouzouer-sur- Trézée (Loiret) ... 47

5.2.2.3. Montréal ... 47 5.2.2.4. Maubourguet (Hautes-Pyrénées) ... 48 5.2.2.5. Saint-Rustice ... 48 5.2.3. İngiltere ... 49 5.2.3.1.Verulamium (St. Albans) ... 49 5.2.3.2. Hemsworth ... 50 5.2.3.3. Cirencester ... 50 5.2.3.4. Fordington ... 51 5.2.3.5. Withington ... 51 5.2.4. İspanya ... 52 5.2.4.1. Elche ... 53

5.2.4.2. Emerita Augusta (Mérida) ... 53

5.2.4.3. Casariche (Sevilla) ... 54 5.2.4.4. Jaén ... 54 5.2.4.5. Lugo ... 55 5.2.4.6. Dueñas (Palencia) ... 55 5.2.4.7. Carranque (Toledo) ... 55 5.2.5. Almanya ... 56 5.2.5.1 Bad Kreuznach ... 56

5.2.6. Avrupa Roması Okeanos ve Tethys Betimli Mozaiklerin Özellikleri .... 57

5.3. Kuzey Afrika Roması ... 60

5.3.1.Tunus ... 60

5.3.1.1. Acholla (Henchir Botria) ... 60

5.3.1.2. Thysdrus (El Djem) ... 61

5.3.1.3. Thina (Henchir) ... 61

5.3.1.4. Althiburus (Ebba Ksour) ... 62

5.3.1.5. Sfax ... 63

5.3.1.6. Utica (Bou Chateur) ... 63

5.3.1.7. Vicus Augusti (Sidi El Hani) ... 64

5.3.1.8. Themetra (Chott Mariem) ... 65

5.3.1.9. Kartaca ... 65

5.3.1.10.Thuburbo Majus ... 65

(4)

5.3.1.12. Sousse ... 66

5.3.1.13. Nasr Allah ... 67

5.3.2 Cezayir ... 67

5.3.2.1. Hippo Regius (Annaba) ... 67

5.3.2.2. Aïn Témouchent ... 67 5.3.2.3. Cherchell ... 68 5.3.3. Libya ... 68 5.3.3.1. Sabratha ... 68 5.3.4. Fas ... 69 5.3.4.1. Lixus ... 69

5.3.5. Kuzey Afrika Roması Okeanos Betimli Mozaiklerin Özellikleri ... 69

6. MOZAİK SANATINDA OKEANOS İKONOGRAFİSİ ... 73

6.1. Tam Vücut Betimlenen Okeanos ... 73

6.2. Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos ... 75

6.3. Baş Biçiminde Betimlenen Okeanos ... 83

7. MOZAİK SANATINDA TETHYS İKONOGRAFİSİ ... 101

7.1. Tam Vücut Betimlenen Tethys ... 101

7.2. Büst Biçiminde Betimlenen Tethys ... 103

8. SONUÇ ... 124

9. KATALOG ... 129

KISALTMALAR VE BİBLİYOGRAFYA ... 205

LEVHA VE RESİM LİSTESİ ... 217

LEVHALAR ... 225

TABLO VE GRAFİKLER ... 264

HARİTALAR ... 270

(5)
(6)
(7)

ÖNSÖZ

Doktora çalışmamı belirlememde, danışman hocam Prof. Dr. Sayın K. Levent ZOROĞLU’nun önerileri ve Antik Dönem mozaikleri üzerinde bugüne dek yapılmış olan çalışmaların azlığı etkin olmuştur.

Çalışmaya başladığımızda karşılaştığımız ilk güçlük, bu konudaki mevcut kaynakların yetersizliği ve bilgilerin dağınıklığı oldu. Ancak konunun derinliklerine inildikçe, Antik Dönem mozaiklerinin geçmiş nesillerin toplumsal yaşam ve inançlarını gelecek nesillere görsel anlatımla aktaran önemli bir belge niteliğine sahip oluşu, bizi daha çok çalışmaya yöneltti.

Roma Dönemi mozaikleriyle adını duyuran Antiocheia ve Zeugma mozaiklerini özellikle Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarında bulunan mozaikler ile karşılaştırdığımızda Okeanos ve Tethys figürlerinin sadece Asya coğrafyalarında bir arada betimlendiğini fark ettik ve bu durum ilgimizi çekti. Böylelikle Okeanos ve Tethys kompozisyonlu mozaikler üzerinde çalışmaya karar verdik.

Bu nedenle çalışmamızın kapsamı sadece Anadolu’da bulunan Okeanos ve Tethys örnekleriyle sınırlı kalmayarak Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarında bulunan Okeanos ve Tethys betimli mozaik örneklerini de içine almaktadır.

Çalışmamızın antik mozaikler ile ilgilenen araştırmacılara sağlayabileceği en küçük katkı bile bizi fazlasıyla mutlu edecektir.

Tezin tüm aşamalarında bana destek olan ve tezin tamamlanmasında önemli katkıları olan danışman hocam Prof. Dr. Sayın K. Levent ZOROĞLU’na teşekkürlerimi bir borç bilirim. Tezin yazıya dökülmesi aşamasında desteğini gördüğüm kardeşim Şeyda ERASLAN’a, çevirilerde yardımlarını esirgemeyen arkadaşlarım Sevinç KARATAŞ ve Recep BULUT’a, bu süreçte bana her türlü desteği sağlayan sevgili aileme de ayrıca teşekkür ederim.

Şehnaz ERASLAN Ankara 2011

(8)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö

ğrencinin

Adı Soyadı Şehnaz ERASLAN Numarası 044103011003

Ana Bilim / Bilim Dalı

Arkeoloji/ Klasik Arkeoloji Danışmanı Prof.Dr. K. Levent ZOROĞLU

Tezin Adı Roma İmparatorluk Dönemi Mozaik Sanatında Okeanos

ve Tethys Betimlemelerinin Tipolojik ve İkonografik Açıdan Değerlendirilmesi.

ÖZET

“Roma İmparatorluk Dönemi Mozaik Sanatında Okeanos ve Tethys Betimlemelerinin Tipolojik ve İkonografik Açıdan Değerlendirilmesi” başlıklı bu doktora tezi çalışmasındaki amaç; Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarında bulunan mozaikler üzerinde betimlenen Okeanos ve Tethys figürlerinin birbirleriyle olan etkileşimini ve gelişimini saptamaktır.

Bu konuyla ilgili mozaiklerin tespiti için öncelikle yapılan kütüphane çalışmasında mevcut Okeanos ve Tethys betimli mozaikler ile Türkiye’deki ve Tunus’daki mozaik müzelerinde teşhir edilen Okeanos ve Tethys betimli mozaikler bir araya getirilerek katalog oluşturulmuştur.

Çalışmalar neticesinde konuyla ilgili 70 adet mozaik saptanmış olup bu figürlerin M.S. 2. yüzyıldan başlayarak M.S. 6. yüzyıla kadar varlıklarını sürdürdüğü belirlenmiştir. Ayrıca araştırmalar yapılırken Roma’nın egemen olduğu coğrafyalardaki mozaikler üzerinde betimlenen Okeanos ve Tethys figürlerinin farklı sanatlarda yer alan prototipleri belirlenerek tipolojik ve ikonografik gelişimleri değerlendirilmiştir.

(9)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö

ğrencinin

Adı Soyadı Şehnaz ERASLAN Numarası 044103011003

Ana Bilim / Bilim Dalı

Arkeoloji/ Klasik Arkeoloji Danışmanı Prof.Dr. K.Levent ZOROĞLU

Tezin İngilizce Adı Evaluation of The Depiction of Okeanos And Tethys in Terms of Typologic And Iconographic in The Mosaic Art of Roman Empire.

SUMMARY

 

The aim of the this dissertation named “Evaluation of The Depiction of Okeanos And Tethys in Terms of Typologic and Iconographic in The Mosaic Art of Roman Empire.” is to study the interaction and the progress of Okeanos and Tethys figures between themselves which were depicted in the mosaics found in Asia, Europe, and North Africa where Roman Empire ruled.

For the library research, first, a catalogue was created by collecting mosaics depicting Okeanos and Tethys from museums of mosaics in Tunusia and Turkey and the ones which were currently available.

At the end of the study, 70 mosaics related to the topic were analyzed and these figures were found to have existed from 2nd century AD to 6th century AD. Additionally, while carrying out the research, typologic and iconographic progress of Okeanos and Tethys figures depicted on mosaics from different areas of Roman Empire was evaluated by determining the prototypes in different branches of art.

(10)

coğrafyalarından günümüze ulaşabilen çok sayıda zemin mozaikleri mevcuttur. Duvar mozaikleri ise dikey yüzeye uygulanmaları nedeniyle nadiren korunabilmişlerdir. Elimizdeki yayınlardan takip ettiğimiz kadarıyla zemin mozaiklerinin en iyi bilinen örnekleri Kuzey Afrika coğrafyasında özellikle Tunus’da, Avrupa coğrafyasında Sicilya’nın Piazza Armerina şehrinde, Asya coğrafyasında ise mozaikleriyle adını duyurmuş Antiocheia ve Zeugma’da bulunduğunu söyleyebiliriz1.

Roma İmparatorluk Dönemi’nde mozaik sanatçılarının repertuarlarında özellikle mimari yapıların havuz ya da hamam bölümlerindeki zemin mozaiklerinde en çok tercih edilen figür olarak Okeanos ve Tethys ön plana çıkmıştır. Antik Dönem’de mimari yapıların işlevi mozaik kompozisyonlarının seçiminde etkili olmuştur. Bu nedenle Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin de genellikle özel mülkiyete ait ev/villaların havuz ya da hamamların zeminlerinde yer alması prensip olarak su unsurunu çağrıştırmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle Okeanos’un baş formundaki betimlemelerinde Tanrıya atfedilen tüm belirteçler denizde yaşayan unsurların birer sembolü olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki başının üzerinden yükselen bir çift ıstakoz kıskacı, saçlarının her iki tarafından çıkan ıstakoz bacakları, kulaklarına yerleştirilen deniz kabukları, sakallarının yosunlarla biçimlendirilmesi adeta denizi simgeler nitelikte olduğunu açıklar gibidir. Tüm bu belirteçlerin yanı sıra Okeanos ve Tethys deniz Tanrıları olarak da kabul edildiğinden mozaiklerde onlara eşlik eden çeşitli deniz canlıları ile mitolojik deniz varlıkların da etraflarında resmedilmesi hiç de şaşırtıcı değildir.

Mozaikler üzerinde M.S. 2. yy’ın başından itibaren karşımıza çıkan Okeanos ve Tethys betimlemeleri diğer sanat dallarında Arkaik Dönem’den başlayarak Roma Dönemi’ne kadar varlığını sürdürmüştür. Roma Dönemi’nde özellikle Okeanos’un tek betimlendiği örnekler heykellerde, sikkelerde ve lahitlerde yer almıştır2.

1 Driss 1962,5 2 Bkz.s.13–16

(11)

Çalışmamız kapsamındaki mozaik örneklerinde görüleceği gibi her ne kadar Okeanos ve Tethys, Grek mitolojisindeki karı-koca kavramlarını temsil etseler de bunların birlikte olduğu az sayıda örnek olmasına karşın tek tek özellikle de Okeanos’un tek başına ve hatta yalnızca baş formunda mozaik betimlemelerine aktarıldığı örnekler sayıca fazladır. Ayrıca bu iki figür, Roma’nın egemen olduğu Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyasında mozaikler üzerinde kompozisyon ve stil farklılığı da göstermektedir.

1.2. Araştırma Tarihi

Mozaik sanatında karşımıza çıkan Okeanos ve Tethys figürlerinin birlikte ele alınıp incelendiği özel bir çalışma bulunmamaktadır. Mozaikler hakkında genel bilgiler veren yayınlarda, Okeanos ve Tethys figürleri hakkında kısa bilgiler yer almaktadır. Fakat Okeanos ve Tethys figürlerinin ayrı ayrı değerlendirildiği bazı makalelerden bahsetmek gerekir.

Okeanos hakkında bize bilgi veren makalelerden biri, Paulian Voute’nin

“Notes sur l'iconographie d'Océan. À propos d'une fontaine à mosaïques découverte à Nole (Campanie)” adlı makalesidir3. Voute bu çalışmasında, İtalya’nın Nole şehrinde bir çeşme yapısının (Nymphaeum) zemininde bulunan Okeanos betimli mozaik hakkında bilgi vermiştir. Voute, mozaiğin bulunduğu çeşme (Nymphaeum) yapısında Okeanos figürünün baş formunda betimlendiğini söyler. Bu sonuca mozaiğin coğrafi olarak yakın olduğu yerleşimlerde bulunan diğer Okeanos betimli mozaikleri inceleyerek varır. Yazar bu inceleme içerisine Fransa ve Cezayir’de M.S.2.yy’a tarihlendirilmiş çeşme yapılarındaki mozaikleri dâhil etmiştir. Ayrıca Voute, birbirine coğrafi olarak yakın olan yerleşimlerde ortak bazı kompozisyonların rastlanmasını da yerleşimler arasındaki bağın kanıtı olarak nitelendirir. Ancak burada Voute, çeşme yapıları dışında değişik mekânlar içinde bulunan Okeanos betimli mozaikler üzerinde durmamış sadece Okeanos’un baş formundaki betimli mozaiklerine ağırlık vermiştir. Biz de bu çalışmamızda, Voute’un ele almadığı Okeanos’un büst ve tam vücut formlardaki betimlemelerini saptamaya çalışacağız.

(12)

Özellikle Okeanos’un baş formunda betimlendiği mozaiklerden bahseden bu çalışmanın ardından yine Okeanos’a yönelik Agnès Paulian’ın “Le dieu Océan en

Espagne: un thème de l’art hispano-romain”, adlı makalesinden bahsetmek gerekir4.

Paulian makalesinde, Roma Dönemi İspanya’sında bulunan sanatın farklı dallarındaki Okeanos betimlemelerini, Kuzey Afriaka’da bulunmuş Okeanos betimli mozaik ve rölyefle kıyaslamayı amaçlamıştır. Paulian, bu kıyaslama için öncelikle İspanya’nın Okeanos betimli mozaikleri ile Okeanos’un Cadix’de bulunan bronz rölyefi biçimsel özellikleri bakımından değerlendirmiştir. Daha sonra Fas’ın Lixus şehrinde bulunan bronz Okeanos başı rölyefini ve Kuzey Afrika’da bulunan Okeanos betimli mozaikleri İspanya’da bulunan Okeanos betimlemeleriyle karşılaştırmıştır. Paulian bu çalışmasının sonucunda, İspanya’da bulunan Okeanos betimli mozaiklerin, Kuzey Afrika coğrafyasında bulunan Okeanos betimli mozaiklere oranla daha az olduğundan bahsetmiştir. Ayrıca İspanya Roması’na ait Okeanos figürlerinin, Kuzey Afrika’daki devasa boyutlarda koruyucu nitelikli Okeanos figürlerine oranla daha çok dekoratif amaçla resmedildiğini açıklamaktadır. Biz de bu çalışmamızda Paulian’ın yaptığı şekilde Okeanos’un farklı sanat dallarındaki betimlemelerini inceleyeceğiz. Fakat bunu yaparken Paulian’dan farklı olarak sadece İspanya ve Lixus örnekleriyle sınırlı kalmayıp, Avrupa ve Asya coğrafyalarında Okeanos’un farklı sanat dallarındaki betimlemelerini, yine Roma’nın egemenliği altındaki coğrafyalarda bulunan Okeanos betimli mozaikler ile benzerlik ya da farklılıkları açısından saptamaya çalışacağız.

İspanya’da bulunan Okeanos betimli mozaikler ile ilgili araştırmaya paralel olan Catherine Balmelle ve Sylvain Doussau’in yaptığı “La mosaïque à l'Océan

trouvée à Maubourguet (Hautes-Pyrénées)”5adlı makaleden de bahsetmek gerekir.

Doussau ve Balmelle bu makalede, Fransa’nın Maubourguet (Hautes-Pyrénées) şehrinde bir havuz zemininde bulunan M.S.4.yy’a tarihlendirilen Okeanos betimli mozaiği yine Fransa’da aynı yüzyıllara tarihlendirilen Montréal ve Saint-Rustice’de bulunan Okeanos betimli mozaiklerle karşılaştırmıştır. Doussau ve Balmelle bu çalışmayı yaparken mozaiklerin aralarındaki benzerlik ve farklılığı ön plana çıkararak, biçimsel olarak değerlendirmiştir. Doussau ve Balmelle aynı zamanda

4 Paulian 1979,115–133

(13)

mozaiklerin tekniğini ele alarak bunları tarihlendirmiş ve mozaiklerin malzeme, kompozisyon, renklerini de inceleyen bir çalışma yapmıştır. Biz bu çalışmamızda Roma’nın egemen olduğu coğrafyalarda bulunmuş tüm Okeanos mozaiklerini incelediğimiz için Doussau ve Balmelle’nin verdiği örneklerden de faydalanarak bu mozaiklerin farklı coğrafyalarda bulunmuş diğer Okeanos betimli mozaiklerle olan kompozisyon farklılığı ya da benzerliğini saptamaya çalışacağız. Dolayısıyla bunu yaparken Doussau ve Balmelle’nin çalışmasından farklı olarak, Fransa’da M.S.2. ve 3.yy’larda bulunmuş daha erken tarihli Okeanos betimli mozaiklerin yanı sıra diğer sanatlarda yer alan örneklerini de belirleyerek değişik coğrafyalarda bulunmuş tüm Okeanos betimli mozaiklerin ikonografik gelişimini değerlendireceğiz.

Okeanos için yapılan bu araştırmaların yanı sıra Tethys hakkında benzer bir çalışma da Sara M. Wages’in “A Note on the Dumbarton Oaks Tethys Mosaic” adlı makalesidir6. Wages bu makalesinde, Antiocheia’da 1930’lu yıllarda Princeton Üniversitesi tarafından yapılan kazılar neticesinde “F Hamam” yapısı olarak adlandırılan binada bulunan Tethys betimli mozaik hakkında bilgi vermektedir.

Wages makalesinde, “F Hamam” yapısında bulunan Tethys betimli mozaik hakkında bilgiler verdikten sonra bu mozaiği Antiocheia’da bulunan diğer Tethys betimli mozaikler ile karşılaştırarak, biçimsel özelikleri hakkında değerlendirmeler yapmaktadır. Wages’e göre, Tethys figürleri üç evreden oluşmaktadır. İlk evrede Tethys, Okeanos ile birlikte mozaikler üzerinde resmedilmiştir. İkinci evrede Tethys figürleri yanında Okeanos olmadan tasvir edilmiştir. Son evrede ise Tethys figürlerinin artık denizin kişileştirilmiş formu olan Thalassa figürleri ile yer değiştirdiğini söylemektedir. Biz de bu çalışmamızda Wages’in yaptığı şekilde Tethys figürlerini incelemekle birlikte, Antiocheia’da bulunan Tethys betimli mozaiklerin yanı sıra Roma’nın egemenliği altındaki coğrafyalarda bulunmuş tüm Tethys betimli mozaikleri ele alacak ve dolayısıyla Wages’e göre daha geniş bir coğrafayayı değerlendirmiş olacağız. Ayrıca mozaiklerin tipolojik gelişimlerine yer verecek ve farklı coğrafyalardaki Tethys figürlerini ikonografik açıdan inceleyeceğiz.

(14)

1.3. Amaç- Yöntem ve Çalışmanın Bölümleri

Bu çalışmanın amacı; Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarında bulunan mozaikler üzerinde betimlenen Okeanos ve Tethys figürlerinin birbirleriyle olan etkileşimini ve gelişimini saptamaktır. Bunun için Okeanos ve Tethys figürlerinin farklı sanatlarda yer alan prototiplerinin de belirlenip, tipolojik ve ikonografik gelişimi üzerinde durulacaktır.

Çalışmanın kapsamı içinde Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü coğrafyalardaki Okeanos ve Tethys betimli mozaik örnekleri ele alınmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Roma’nın egemenliği altındaki Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarındaki Okeanos ve Tethys betimli mozaik örneklerini toplamak için uzun süreli bir kaynak tarama çalışması yapılmıştır. Bu çalışma için yapılan kütüphane araştırmasında, ulusal ve uluslar arası yayınlardan Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin tespiti sağlanarak katalog oluşturulmuştur. Ayrıca bu tarama çalışması sonucunda tespit edilen mozaiklerin yanı sıra Okeanos ve Tethys’in farklı sanat dallarında betimlenen örnekleri de saptanmıştır. Bu örnekler arasında Helenistik ve öncesine ait dönemlerin yanı sıra Okeanos betimlemelerinin daha çok görüldüğü Roma Dönemi ağırlıklı olmuştur. Araştırma kapsamı içerisinde müzelerde teşhir edilen Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin fotoğrafları çekilmiştir. Fotoğrafların büyük bir bölümü Gaziantep ve Antakya Arkeoloji müzelerinden sağlanmıştır. Ayrıca Tunus Bardo Müzesi’nde araştırma yapılmış ve burada yer alan Okeanos betimli mozaiklerin de fotoğrafları çekilmiştir.

Roma İmparatorluğu’nun farklı eyaletlerinde bulunan Okeanos ve Tethys betimli mozaikler tasnif edildikten sonra çalışmamızın içerik şeması oluşturulmuştur. İlk olarak “Giriş” başlığında bu araştırmanın amacından bahsedilmiştir. Aynı başlık altında “Araştırma Tarihi” bölümünde Okeanos ve Tethys hakkında bugüne değin yapılmış yayınlar hakkında kısa bilgiler verilmiştir.

İkinci bölümde, “Mozaik Sanatı” ana başlığı altında mozaik sanatının kronolojik gelişimi hakkında kısa açıklamalar yapılmıştır.

“Mitolojide ve Betimleme Sanatında Okeanos ve Tethys” başlığının yer aldığı

üçüncü bölümde, öncelikle Okeanos ve Tethys kavramlarının Grek mitolojisindeki önemine değinilerek bu kavramların mitolojik özellikleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra Okeanos ve Tethys figürlerinin mozaikler haricinde diğer sanat dallarındaki

(15)

betimlemelerine kısaca yer verilmiştir. Bu bölümde ayrıca Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerde, onlara eşlik eden mitolojik varlıklara da yer verilmiştir.

Dördüncü bölümü oluşturan “Tipoloji” başlığı altında, ele aldığımız Okeanos ve Tethys betimli mozaik örneklerine bakarak bunların betimlemeyle ilgili bir tipolojisinin oluşturulması uygun görülmüştür. Bu tipolojiyi oluştururken Okeanos ve Tethys’in birlikte betimlenen ya da tek tek betimlemelerde yer alan modelleri biçimsel özelliklerine göre sınıflanlandırılmıştır.

Belirlediğimiz tipolojileri dikkate alarak “Okeanos ve Tethys

betimlemelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı” adlı beşinci bölümde,

mozaiklerin bulundukları Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika Roması diye Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü üç farklı coğrafya değerlendirilmiştir. Ele geçtikleri yerlerin günümüzdeki isimleriyle verildiği bu örnekler, kendi içlerinde kronolojik bir sıralamaya göre anlatılmışlardır. Bu tespiti yaparken elimizdeki yayınlardan takip ettiğimiz kadarıyla mozaiklerin bulundukları yapılar ve bu yapıların içinde yer aldıkları mekânlardan da bahsedilmiştir. Mozaiklerin coğrafi bölgelere göre farklı biçimsel değerlendirilmeleri yapılmış, böylece Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika mozaiklerinin özellikleri ortaya çıkarılmıştır.

Çalışmamızın altıncı bölümünde yer alan “Mozaik Sanatında Okeanos

İkonografisi” ile yedinci bölümünde yer alan “Mozaik Sanatında Tethys İkonografisi” başlıklarında, Roma İmparatorluğu’nun bu geniş coğrafyasında

belirlediğimiz farklı Okeanos ve Tethys tiplerinin ikonografik değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu değerlendirmede, Okeanos ve Tethys’in hangi bölgelerde hangi sanatsal özelliklere sahip olduğunu ve modellerin olası prototipleri, Okeanos ve Tethys’e ilişkin yazılı kaynaklar ile sikkeler, heykeller ve kabartmalar gibi başka malzemelerden yararlanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, sekizinci bölümde yer alan

“Sonuç” başlığında değerlendirilmiş ve böylece bu iki Tanrının tipolojik ve

ikonografik gelişiminin tablolar ve grafiklerle birlikte anlaşılabilmesi sağlanmıştır. Çalışmamızın son aşaması olan dokuzuncu bölümde ise, “Katalog” başlığı altında Roma’nın egemenliği altındaki bu geniş coğrafyalarda ele geçen mozaik örnekleri sıralanmıştır. Bu sıralamayı yaparken dördüncü bölümde yer alan

(16)

Tez metninin sonuna Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarındaki mozaikler üzerinde betimlenen Okeanos ve Tethys figürlerinin bulundukları günümüzdeki isimleriyle belirtilen kentleri gösteren haritalar eklenmiştir. Bu haritaları düzenlerken öncelikle bu iki figürün bulunduğu Roma’nın egemenliği altındaki coğrafyalarda ele geçen Okeanos ve Tethys figürleri genel olarak ele alınmıştır. Daha sonra sırasıyla Asya Roması, Avrupa Roması ve Kuzey Afrika Roması olarak isimlendirdiğimiz coğrafyalarda bulunan Okeanos ve Tethys figürlerinin bulundukları yerler işaretlenmiştir.

(17)

2. MOZAİK SANATI

Mozaik, standart ölçülere sahip çeşitli renklerde taş, vazo/tuğla parçası ve cam gibi malzemelerin, küp şeklinde biçimlendirilerek yapıların zemin, duvar ve kemerlerini süslemek amacıyla harç içine yerleştirilmek suretiyle oluşturulmuş bir sanat dalıdır7.

Mozaik sanatının kökeninin Sümerlerin Erech (Uruk) kentindeki M.Ö. 4000 ile 3000 arasına tarihlendirilen Eanna Tapınağı’ndaki örneklere kadar uzandığı ileri sürülmektedir8. Bu tapınağın duvarları pişmiş topraktan yapılmış kırmızı, siyah ve beyaz renklerle oluşturulmuş konik biçimli çivilerle süslenmiştir 9.

Mimariye bağlı elemanlar olarak karşımıza çıkan bu ilk uygulamalardan sonra çakıl taşlarından oluşturulmuş gerçek anlamdaki ilk mozaiklere Anadolu ve Kıta Yunanistan’da rastlanmaktadır. Bu ilk örneklerden biri Frig kenti olan Gordion’da bulunmuştur. M.Ö.8.yüzyıla ait megaron evlerin zeminlerindeki mozaikler beyaz, mavi ve koyu kırmızı renkli çakıl taşından yapılan gamalı haçlar, eşkenar dörtgen, birbirine kenetli üçgen desenler siyah bir zemin üzerine gelişi güzel her hangi bir ölçü ve düzene bağlı kalmadan döşenmiştir10.

Çakıl taşından oluşturulmuş zemin mozaikleri daha sonra Yunanistan’da M.Ö.7.yüzyıldan Sparta’daki Artemis Ortia Tapınağı ve M.Ö. 6. yüzyıldan Delphi’deki Athena Pronaia Tapınağı’nda görülmektedir. Bu erken örneklerde çoğu zaman taşların orijinal renkleri kullanılmıştır. Fakat bu zamana ait zeminlerde şekil kullanımına ait herhangi bir kanıt bulunamamıştır11.

M.Ö.5.yüzyıldan itibaren çakıl taşlarıyla yapılan mozaiklerde geometrik süslemeler, insan ve hayvan figürleriyle bezenmiş mozaiklerin yanı sıra mitolojik konulu mozaiklerin de yer aldığı görülmektedir. Bu dönemde mozaiklerdeki

7 Antik Dönem mozaik teknikleri konusunda bkz. Hetherington 1967, 26 vd.; Rossi 1970,7-13;

Fisher 1971, 33 vd.; Dunbabin 1979, 265-277; Dunbabin 1999, 279-291

8

Müller 1939, 247–250; Fisher 1971, 33

9Mozaiğin görülebilir sınırları genellikle siyah, kırmızı veya beyaz tonda renklendirilmiş ve bazısının

gölge ile karartılan, dairesel bir daralma ile ön plana çıkartılan beyaz çerçeveleri bulunmaktadır. Geometrik motiflerinin her biri zigzak şeritler, üçgenler ve baklava dilimi olan duvar, basit yarım sütunların bir dizisinden oluşmaktadır. Saç örgüsüne ve dokuma örneklerine olan benzerlik, duvar kaplamalarının daha dayanıklı bir çeşidinin yapılmasının amaçlanıldığı hipotezini desteklemektedir. Bkz. Fischer 1971, 33

10 Young 1965, 5–13 11 Dunbabin 1999, 5

(18)

figürlerin resimsel etkisini vurgulamak için koyu renk zemin üzerinde genellikle beyaz renklerin hâkim olduğu figürler yerleştirilmiştir12.

Yunanistan’da M.Ö.5.yüzyılın sonlarına tarihlendirilen Olynthus13

mozaiklerinde bu gelişimin izlerine rastlanmaktadır. Burada figürlerin çizimleri silüet teknikle ve koyu renk zemin üzerinde açık renklerle betimlenmiştir. Bu şekliyle dönemin kırmızı figür vazo resimlerini hatırlatmaktadır14. Mozaikler üzerinde Thetis’in Akhilleus’a silahlarını getirmesi, Bellerophon’un Chimaera’yı öldürmesi, Dionysos’un zaferi ve gerçek ya da fantastik hayvanlar gibi mitolojik konular betimlenmiştir.

Erken Helenistik Dönem’e ait olduğu kuşkusuz bilinmesine rağmen kesin bir tarih henüz yapılamayan Yunanistan’ın antik Pella şehrindeki mozaikler, doğal çakıl taşlarıyla yapılan mozaik çeşidinin en başarılı örneklerini temsil etmektedirler15. Buradaki çakıl taşından yapılmış mozaiklerin hem stil hem de teknik olarak Olynthus mozaiklerinden daha geç bir dönemde yapıldığı düşünülmektedir. Aralarında en az bir yüz yıl olduğu kabul gören bir düşüncedir16. Mozaiklerdeki figürlü sahnelerin boyutları Olynthus mozaiklerine göre daha geniş, kullanılan renkler de daha çeşitlidir17. Figürler, koyu renk zemin üzerinde açık renklerle özellikle beyaz, sarı ve kahverengiyle betimlenmiştir. Ayrıca figürlerin dış hatları terakota ya da ince şeritli kalayla vurgulanmıştır18 .

Erken Helenistik Dönem’de doğal çakıl taşı malzemelerinden oluşmuş mozaikler varlığını sürdürmüştür. Fakat mozaiklerde resimsel etki ve figürlerdeki detayları daha net vurgulama ihtiyacı sonucu çakıl taşlarının yetersiz kaldığı durumlarda, boyama tekniği ve taşların figürlere göre kesilerek kullanıldığı görülmektedir19.Bunun en iyi bilinen örneği Yunanistan’da M.Ö.4.yüzyıla

tarihlendirilmiş olan Olympia Zeus Tapınağı’ndaki zemin mozaikleridir. Bu

12L’Orange-Nordhagen 1966, 34 13Robinson-Graham 1938, 284–90

14Robertson 1965,75; Ling 1998,23; Dunbabin 1999,10 15Dunbabin 1979, 265

16Robertson 1965, 75 17Petsas 1965, 41–55 18Ling 1998, 23 19Dunbabin1999,18

(19)

zeminlerde doğal çakıl taşı malzemenin yanı sıra, kesilip biçimlendirilmiş taşların kullanımı mozaik tekniğinde bir yenilik olarak nitelendirilmektedir20.

M.Ö.3.yüzyılda doğal çakıl taşlarından oluşturulmuş mozaiklerin yerini çok renkli dörtgen prizma şeklinde kesilmiş tesseralar almıştır. Tessera mozaiklerin ilk örneği Sicilya’nın Morgantina kentindeki M.Ö. 3.yüzyılın ikinci çeyreğine tarihlendirilen “Ganymede Evi”ndeki mozaik zeminlerde görülmektedir21. Buradaki mozaik tasarımında doğal çakıl taşı mozaiklerde yapılması mümkün olmayan üç boyutlu teknik, “Ganymede Evi”ndeki paneli çevreleyen meander motifinde kullanılmıştır22.

Helenistik Dönem’e ait diğer tessera mozaiklerin en güzel örnekleri Delos ve Pompei’de bulunmaktadır. Delos’da bulunan mozaik zeminlerinin büyük bir bölümü M.Ö.2.yüzyıla aittir 23. Genellikle dikdörtgen bir şekil içine yerleştirilen mozaiklerin merkezindeki dekoratif motifler opus tesellatum tekniğindedir. Mozaiklerin merkezlerinde sadece figürlü emblema değil aynı zamanda rozet, yıldız gibi çeşitli motifler de yer almıştır24.

Pompei’de bulunan mozaiklerin çoğunluğu M.Ö.2.yüzyılın sonları ya da M.Ö.1.yüzyılın erken dönemlerine tarihlendirilmiştir25. Opus signinum tekniğinde yapılan en erken Pompei mozaikleri, Helenistik mozaiklerin tipik örneklerini temsil etmektedir. Mozaikleri süsleyen sahnelerde yer alan insan ya da hayvan betimlemeleri gerçeğe yakın yapılarak resimsel bir etki yaratılmıştır. Mozaiklerde taşların yanı sıra renkli mermerler, kireçtaşları ve cam kullanılarak gölge ve ışık tekniği başarıyla kullanılmıştır.

Anadolu’nun Helenistik Dönem’e ait mozaiklerini Sinope, Assos, Aphrodisias, Pergamon, Priene, Erthrai, Klazomenai, Tarsos, Halikarnasos, Anemorion ve Kyme’de görmek mümkündür26. Anadolu’da Erken Helenistik Dönem’le birlikte

geometrik düzenlemeli kompozisyonların çeşidinde artış görülmektedir. Ayrıca bu devirde mozaiklerin etrafını çevreleyen bordür yapılmaya başlanmıştır. İlk tessera 20 L’Orange-Nordhagen 1966, 34 21 Phillips 1960, 243–62; Tsakirgis 1989, 395–416 22 Dunbabin 1999, 22 23 Joyce 1979, 255 24 Ling 1998, 27 25 Westgate 2000, 262

(20)

malzemeye ise M.Ö.2.yüzyılda Pergamon (Bergama)’da Kral II. Eumenis’in Sarayı’nda rastlanmaktadır27.

Roma Dönemi’nde İtalya’da yeni bir tip olan siyah-beyaz mozaikler M.S.1.yüzyılda karşımıza çıkmaktadır. Yunan vazo resimlerinde kullanılan siyah figür teknikle benzerlik gösterdiğinden dolayı bu stile siyah-beyaz mozaik adı verilmiştir. Siyah–beyaz adı verilen teknikte, figürler beyaz zemin üzerine siyah tesseralarla tasvir edilmiştir. Siyah renk için genellikle bazalt, beyaz renk içinse mermer ya da kireç taşı kullanmışlardır. Siyah-beyaz teknikte yapılmış en erken örneklerde Okeanos, Poseidon, Nereidler, Tritonlar ve balıkların yer aldığı deniz sahneli mozaiklerin kullanımı popüler olmuştur28.

M.S. 2.yüzyıldan itibaren çok renklilik tekrar kullanıma girmiştir. Motif ve renklerdeki çeşitliliğin yanı sıra ışık-gölge ile sağlanan perspektif mozaiklerde başarıyla uygulanmıştır. Bu dönemde geometrik ve bitkisel bordür ile çevrelenmiş paneller konularını mitolojik sahnelerden almışlardır. Bu mozaiklerin en güzel örneklerini bugünkü Türkiye sınırları içerisinde yer alan Antiocheia29 ve Zeugma30’da görmek mümkündür.

Geç Antik Dönemde (M.S.4.yy-M.S.6.yy) mozaikler üzerinde betimlenen figürlerin stillerinde değişimler olduğu tespit edilmiştir. Bu dönemde cepheden betimlenen oval yüzler, iri ve açıkgözler, vücut hatlarının kontur ile çizilmesi, figürlerin isimleri ile birlikte tanımlanması, çarpıcı renklerin kullanılması, kumaş kıvrımlarında açık ve koyu renklerle sağlanan renk geçişlerinin verilmesi, beyaz zemin üzerinde hareket halinde olan figürlerin resmedilmesi hâkimdir31.

27 Fischer 1971,15,res.9

28 L’Orange-Nordhagen 1966,39; Dunbabin 1999,67; Ling 1998,47

29Antiocheia mozaikleri için bkz. Levi 1947 ; Campbell 1988 ; Cimok 2000

30 Zeugma mozaikleri için bkz. Ergeç- Önal-Wagner 2000, 105–113; Önal 2002 31 Dunbabin 1999,199

(21)

3. MİTOLOJİDE VE BETİMLEME SANATINDA OKEANOS VE TETHYS

3.1. Mitolojide Okeanos (Ὠκεανός) ve Tethys (Τηθύς)

Antik Dönemin coğrafi anlayışında yeryüzü yuvarlak ve yassı bir diske benzer, bu diski çepeçevre saran Okeanos evrensel bir ırmak olarak tasavvur edilmiştir32. Dolayısıyla, batıya olduğu kadar doğuya, güneye olduğu kadar kuzeye doğru uzanarak, en uzak noktalarına varıncaya kadar yeryüzünün sınırlarını belirler33.

Grek mitolojisinin en önemli kaynaklarından olan Hesiodos’in Theogonia’sında, Okeanos ve Tethys ilk kuşak Tanrılar olan Uranos’la Gaia’nın çocukları olarak Titanlar arasında yerlerini almaktadır34. Hesiodos, Okeanos’un

Tethys ile evlendiğini ve bu evlikten ırmakların, denizlerin ve kaynakların oluştuğunu bildirmektedir35. Ayrıca Theogonia’da Okeanos ile Tethys’den doğma üçbin dişi varlık da Okeanos kızları (Okeanides) olarak bilinmektedir. Okeanos kızları, dereleri ve su kaynaklarını temsil etmişlerdir. Antik Dönem şairlerinden Panopolis’li Nonnus, göllerin de Okeanos’un kızları olduğundan bahsetmektedir36.

Homeros’a göre Okeanos, tüm su Tanrılarının en yaşlısı, Tethys ise suların doğurgan dişiliğini temsil etmektedir37. Homeros, Okeanos ve Tethys’in soyundan bahsetmez fakat Tethys’i Okeanos’un eşi, Eurynome ve Perse’yi de kızları olarak tanıtır38. Ayrıca birçok Antik Dönem yazarlarına göre Okeanos ve Tethys’in, Zeus’un Titanlara karşı savaşı sırasında Hera’yı saraylarına aldıkları ve büyüttükleri belirtilmektedir39. Geç dönem Grek ve Latin edebiyatında Tethys, denizlerin kişileştirilmiş biçimi olan Thalassa (Θάλασσα) olarak da tanımlanmıştır40.

Okeanos ve Tethys Grek mitolojisinde çok nadir karşımıza çıkmaktadır. Bunlar arasında en bilineni Homeros’un İlyada destanında Tanrıların babası olarak 32 Erhat 2004, 227 33 Grimal 1997, 571 34 Hesiod, Theog, 132 35 Hesiod, Theog,136, 337 36 Nonnus, Dionysiaca 6, 352 37 Homer, Il, xiv.201

38 Homer, Il. xiv, 302, xviii, 398;Od. x.139

39 Hesiod, Theog, 136,337; Homer, Il. xiv. 303; Apollod, i,1, § 3;Plat. Tim. 40; Ovid. Fast, v.81;

Virg. Georg. i.31

(22)

nitelendirdiği Okeanos ve Tethys’e Hera’nın yapmış olduğu ziyaretidir.41 Odysseia’da Odysseus’un ölüler ülkesine varmak için Okeanos kıyılarına kadar geldiğinden bahsedilir42. Ayrıca, Herakles’in Hesperidler ülkesine varmak için

Okeanos’u geçmesi gerektiği ve bu nedenle Helios’dan ödünç olarak altın kâsesini istediği anlatılmaktadır43. Ovidius’un Metamorphosis’sinde anlatılan mitolojik anlatımların birinde de Okeanos ve Tethys, Zeus’un Kallistro ile aldattığı Hera’yı teselli ederken karşımıza çıkmaktadır.44

3.2.Betimleme Sanatında Okeanos ve Tethys

Çalışmamız kapsamında Okeanos ve Tethys’in betimlendiği mozaikler daha sonraki bölümlerde ayrıca değerlendirilecektir. Bu nedenle burada sadece Okeanos ve Tethys’in diğer sanat dallarında yer alan betimlemeleri üzerinde durulacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Okeanos ve Tethys Grek mitolojisinde karı-koca kavramlarını temsil etselerde bunların birlikte olduğu az sayıda örnek olmasına karşın Okeanos’un sanatın farklı dallarında tek betimlendiği örnekler sayıca fazladır.

Okeanos ve Tethys bir arada ilk defa Attik vazo sanatında M.Ö.580 yıllarına tarihlendirilen ve şu anda British Müzesi’nde sergilenen Sophilos’un boyadığı dinos parçası üzerinde görülmektedir45. Söz konusu bu dinos parçası üzerinde Peleus ve Thetis’in düğün töreni tasvir edilmiştir. Düğün töreni için gelen davetliler arasında Thetis’in büyükbabası Okeanos ve karısı Tethys’de yer almaktadır. Burada Okeanos, kaslı bir adamın uzun sakallı ve boynuzlu yüzüyle, belden aşağısı ise balık gövdesi

41Homer, Il, xiv, 200–210. “Gidiyorum bol ürün veren toprağın bir ucuna, Tanrıların atası Okeanos’la, ana Tethys’i görmeye, onlar almışlardı beni Rhea’nın elinden, saraylarında iyice beslemişler, büyütmüşlerdi. İri gözlü Kronos’u Zeus o zamanlar kapatmıştı toprağın, ekin vermeyen denizin altına. Gidiyorum işte görmeye onları”Çev. Azra Erhat-A.Kadir. Can Yayınları,1984.

42 Homer, Od, xi,155. “Nasıl geldin çocuğum, sisli karanlıklar ülkesine diri, yaşayan insanlar kolay kolay göremez buraları, büyük ırmaklar var orada, korkunç akıntılar var: Önce Okeanos var, bulamazsın bir sığ yerini, ,sağlam yapılı bir gemin yoksa aşamazsın onu”.Çev. Azra Erhat-A.Kadir.

Can Yayınları,1988

43 Grimal 1997, 267

44 Ovid, Met, II,510–515 “ Aldı ikisini de göklere, güçlü esen bir yel, birer komşu yıldız olarak yerleştirmiş onları boşlukta. Gücenmiş ortağını görünce yıldızlar arasında Hera, İnmiş Tethys’le yaşlı Okeanos’un köpüklü sularına, Bütün Tanrıların derin saygı duyduğu kişinin yurduna. Sormuşlar bu yolculuğun gerçek nendenini ondan: Tanrılar ecesinin gökte durduğu yerden Neden buraya indiğimi sorarsınız öyle mi? Yalan değil yerimde başka bir kadın var, yıldızlar ışırken görürsünüz. Budur beni üzen. Okeanos ve Tethys başlarını salladılar, doğru dediler. Çev. İ.Z.Eyüboğlu, Payel Yayınevi,1997. 45 Carpenter 1991, 86

(23)

şeklinde betimlenmiştir. Herhangi bir belirtece sahip olmayan Tethys ise Okeanos’a eşlik etmektedir.

Okeanos ve Tethys’in birlikte resmedildiği bu ilk örnekten sonra her iki tanrının birlikte olan betimlemeleri Roma Dönem’i mozaiklerine kadar karşımıza çıkmamaktadır. Mozaikler haricinde Tethys’in tek betimlendiği örneklere rastlamasak da Okeanos’un sanatın çeşitli dallarında betimlemelere aktarıldığını görmekteyiz.

Okeanos’un betimlendiği en erken örneklerden biri Helenistik Dönem’e ait olan Bergama Zeus Altarı’nda karşımıza çıkmaktadır. M.Ö.2. yüzyıla tarihlendirilen ve şu anda Berlin’de Pergamon Müzesi’nde sergilenen Bergama Zeus Altarı’nın Batı frizinde, deniz ile ilgili Tanrı heykelleri betimlenmiştir46. Bunlar arasında Okeanos, Nereus, Doris, Amphitrite ve Triton vardır. Okeanos burada gür ve kabarık sakallı, vücudu kaslı, iri insan biçiminde ve ayakta tasvir edilmiştir.

Roma Dönem’i ile birlikte Okeanos betimlemeleri çeşitli tiplerde kompozisyonlara aktarılmışlardır. Arkaik ve Helenistik Dönem’e ait örneklerin aksine Roma Dönemi’nde Okeanos’un yarı uzanmış, büst ve baş biçiminde betimlemeleri heykellerde, sikkelerde, kabartmalarda, lahitlerde ve mozaiklerde karşımıza çıkmaktadır.

Okeanos’un yarı uzanmış biçimdeki örneklerden biri de Efes’de Antonine Altarı’nda bulunmuştur. M.S. 2. yüzyıla tarihlendirilen ve şu anda Vienna’da Kunsthistoriches Müzesi’nde sergilenen Altarın bir yüzünde belden aşağısı himationa sarılı, yarı uzanmış biçimde Okeanos heykeli betimlenmiştir47.

Kompozisyonda Okeanos, diğer örneklerden farklı olarak genç ve sakalsız tasvir edilmiştir.

Roma Dönem’i sikkelerinde de Okeanos’un yarı uzanmış biçimdeki kompozisyonlarına rastlamaktayız. Genel olarak sikkelerin merkezinde yer alan Okeanos, sol kolu üzerine dayanmış ve sağ eliyle dümen tutarken tasvir edilmiştir. Etrafında ise deniz canlıları yer almaktadır. Bu sikkelerden biri Roma’da bulunmuştur. M.S.119–122 yıllarına ait altın sikke, şu anda British Müzesi’nde sergilenmektedir. Sikkenin ön yüzünde İmparator Hadrian arka yüzünde ise

46 Smith 1995,196

(24)

Okeanos’un yarı uzanmış belden aşağısının himationa sarılı bir sahnesi yer almaktadır48.

Okeanos’un denizden omuzlarına kadar çıkmış yani büst formunda betimlemeleri de sikkelerde yer almaktadır. Genel olarak kompozisyonlarda sikkelerin merkezinde, denizden omuzlarına kadar çıkmış Okeanos’un, sağ omzuna dayalı dümen tuttuğu görülmektedir. Bu sikkelerden biri de İngiltere’nin doğusunda yer alan Gosbeck‘de ele geçmiştir. M.S.287–293 yıllarına ait gümüş sikke şuanda British Müzesi’nde sergilenmektedir. Sikkenin ön yüzünde Caracusius arka yüzünde ise Okeanos tasvir edilmiştir49. Okeanos omuzlarına kadar denizden çıkmış biçimde ve sağ omzunda dümen taşımaktadır. Başının her iki yanından ıstakoz kıskaçları çıkmaktadır.

Okeanos’un Roma Dönemi’nde en çok tercih edilen kompozisyonu, baş biçiminde betimlenen örnekleridir. Bu kompozisyonun en erken örneklerinden biri İngiltere’nin Bath şehrinde’deki Sulis-Minerva Tapınağı’nın pedimentinin merkez yüzünde bulunmaktadır. M.S.2.yy’ın sonlarına tarihlendirilen kabartmada, Okeanos’un saçları ve sakallarına balıklar tutturulmuştur50.

Benzer bir örnek Fas’ın Lixus şehrinde bulunmuştur. M.S.3.yy’a tarihlendirilen bronz Okeanos başı, tıpkı Bath’da bulunan örnek gibi gür sakal ve saçlara sahiptir. Saçlarının üzerine denizde olduğunu simgelemesi için çeşitli balıklar tutturulmuştur51.

Okeanos’un baş biçiminde betimlenmiş örneklerini genellikle deniz thiasosu topluluğunu oluşturan figürlerle beraber de görmekteyiz. Bir topluluk ya da grup anlamına gelen thiasos kelimesi çeşitli deniz yaratıklarının üzerine binerek suyun üzerinde süzülen Nereid ve Triton figürlerinden oluşan deniz canlıları grubunu tanımlamak için de kullanılmıştır52

Roma Dönem’i lahit kabartmalarında da Okeanos’un Triton ve Nereid figürleriyle birlikte betimlemelerine rastlamaktayız. Bu kompozisyonlarda genel olarak Okeanos başı, lahitin ön yüzünün merkezinde, etrafında ise deniz thiasosu 48 Strack 1933; Mattingly 1976 49Williams 1999, 307–313 50 Becatti 1967, 349, res. 334 51 Paulian 1979,121–123, res. 7 52 Lattimore 1976, 14–15

(25)

topluğunu oluşturan Tritonlar ve Nereidler tasvir edilmiştir. İtalya’da bulunan ve şu anda Borghese Müzesi’nde sergilenen M.S. 2. yüzyıla tarihli Okeanos başının betimlendiği lahiti bu gruba örnek verebiliriz. Lahitin üzerindeki Okeanos başının sağında ve solunda Tritonlar üzerine binmiş Nereidler resmedilmiştir53.

Triton ve Nereidlerle birlikte işlenen Okeanos konusu muhtemelen Dionysiac thiasos ile bağlantılıdır. Örneğin İngiltere’de Mildenhall’da bulunan M.S.4.yüzyıla tarihlendirilen gümüş tabağın merkezindeki Okeanos başının etrafında, Tritonlar üzerine uzanmış Nereidler tasvir edilmiştir. Gümüş tabağın sınırlarını belirleyen alanda ise Satyr, Menadlar ve Dionysos betimlenmiştir54.

Okeanos ve Tethys betimlemeleri Roma Dönemi’nde mozaiklere aktarılmış olmasına rağmen, yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere diğer sanatlarda Arkaik Dönem’den başlayarak Roma Dönemi’ne kadar çeşitli tiplerde karşımıza çıkmaktadır. En erken örneklerde, her iki Tanrı da herhangi bir belirtece sahip değilken, Roma Dönemi ile birlikte Okeanos saçlarının üzerinden çıkan bir çift ıstakoz kıskacı ve omzuna dayadığı dümen ile betimlenmiştir. Genel olarak Okeanos yaşlı bir adamın beyaz sakallı ve saçlı yüzüne sahipken, vücudu idealize edilmiş insan biçiminde tasvir edilmiştir. Okeanos ve Tethys figürleri deniz Tanrıları olmaları nedeniyle bazı örneklerde denizden omuzlarına kadar çıkmış biçimde, bazı örneklerde ise denizin içinde tasvir edilmişlerdir. Denizin içerisinde olduğunu göstermek amacıyla etraflarında yunuslar, midyeler, değişik türde ve boyutta deniz balıkları ya da mitolojik deniz varlıklarıyla birlikte karşımıza çıkmaktadır.

Çalışmamızın daha sonraki bölümlerinde yer verdiğimiz mozaiklerde de göreceğimiz gibi, Okeanos betimlemelerinin Roma Dönemi’ne ait diğer sanat dallarındaki Okeanos betimlemeleriyle parelellik sergilediği anlaşılmaktadır. Mozaiklerde de Okeanos genellikle yaşlı bir adam olarak beyaz sakallı ve saçlı tasvir edilmiştir. Belirteçleri arasında başının üzerinden çıkan bir çift ıstakoz kıskacı ve omzuna dayadığı dümen yer almaktadır. Tethys ise erken Roma Dönemi mozaiklerinde mitolojik bir rol olarak kocası Okeanos’a eşlik etmektedir. Bu dönemde genellikle genç ve güzel bir kadın olarak tasvir edilmiştir. Belirteçleri arasında başının her iki yanından çıkan bir çift kanat ve boynunu saran Ketos vardır.

53 LIMC 1992,803, res. 249 54 Toynbee 1964, 308, lev. LXXI a

(26)

M.S.3.yy’ın ikinci yarısı ve sonrasına ait mozaiklerde Tethys’in yanında Okeanos olmadan tek olarak betimlenmeye başladığını tespit etmekteyiz. Bu dönemde Tethys’in belirteçleri olan kanatlar ve Ketos’un yanısıra omzuna dayadığı dümen de görülmektedir. Ne zaman olduğu tam olarak bilinmese de Tethys ifadesi Grekçe deniz anlamına gelen Thalassa olarak isimlendirilen denizin kişileştirilmiş figürüyle bütünleşmiştir. Thalassa geç Roma Dönemi mozaiklerinde genellikle başında bir çift ıstakoz kıskacı, elinde dümeni ve göğsünde bir sıra deniz yosunu ile denizden beline kadar çıkmış olarak betimlenmiştir.

Tethys ile Grek mitolojisinde Achilleus’un annesi olarak bilinen Thetis, Antik Dönem’den başlayarak günümüze kadar birbirleri ile sıklıkla karıştırılan mitolojik karakterler olmuşlardır. Bu karışıklığın nedeni her ikisinin de deniz Tanrıları olmalarından kaynaklanmaktadır. Fakat Thetis, Grek mitolojisinde denizlerin ana Tanrıçası olarak nitelendirilen Tethys’den daha az öneme sahiptir. Thetis’in ünü Tethys’in torunları olan Nereidlerden birisi olması ve mitolojide ölümlü Peleus’un karısı ve Achilleus’un annesi olarak tanınmış olmasından ileri gelmektedir. Birçok Latin ve modern araştırmacıların bu iki tanrıçayı birbirine karıştırdıkları bilinmektedir55. Örneğin, Antiocheia’da 1930’lu yıllarda Princeton Üniversitesi’nin başlattığı arkeolojik kazılar neticesinde Doro Levi, Antiocheia ve çevresinde bulunan mozaikleri (Levi 1947) yayınlamıştır. Levi, kitabında yer alan ve değişik yüzyıllara tarihlendirdiği Tethyslerin tümüne, onların bu tanrıçayı temsil ettiğiyle ilgili kanıt göstermeden Thetis olarak isimlendirmiştir. Levi’nin bu yanlışlığı yapmasına “F Hamam Yapısı”nda bulunan ve şu anda Dumbarton Oaks Koleksiyonu’nda teşhir edilen mozaiğin neden olduğunu düşünmekteyiz. Levi, bu mozaikteki kadın figürünün sol yanında yer alan Tethys (Τηθύς) yazıtınıThetis olarak tanımlamıştır56.

Bu durum bu konuda çalışan birçok yazarın Okeanos’un yanında yer alan ve aslında Tethys olan Tanrıçanın, Thetis ile karıştırmalarına neden olmuştur. Fakat bu yanlışlık Wages tarafından kanıtlar da gösterilerek Antiocheia’da Okeanos’a eşlik eden Tanrıçanın, Achilleus’un annesi olan Thetis değil, Okeanos’un eşi olan deniz tanrıçası Tethys olması gerektiği belirtilerek düzeltilmiştir57.

55 Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için bkz. Şahin 2008,148–153 56 Levi 1947,I,258

(27)

3.3.Okeanos ve Tethys Betimli Mozaiklerde Görülen Diğer Mitolojik Varlıklar

Roma İmparatorluk Dönemi’nde mozaiklerde betimlenen Okeanos ve Tethys figürlerine bazı mitolojik varlıkların eşlik ettiğini görmekteyiz. Bunlar arasında Ketos, Eros, Triton ve Nereidler’in sıklıkla tasvir edildiği anlaşılmaktadır.

Ketos (Κτος)

Ejderha kafalı ve yılan gövdeli olan deniz yaratığı, Grek mitolojisinde Ketos olarak bilinmektedir. Mitolojik bir figür olarak denizin tehlikesi biçiminde kişileştirilmiştir. Aslında Ketos, betimleme sanatında değişik biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, M.Ö.4.yüzyıl ortalarında faaliyette bulunan Marsyas ressamının bir peliksi üzerinde, Peleus’un Thetis’i kaçırması sahnesinde, Ketos’u, Peleus’un bacağına sarılmış ve onu ısırır pozda görmekteyiz58.

Ketos, özellikle Antiocheia, Zeugma ve Anavarza’da bulunan Tethys betimli mozaiklerde, zaman zaman sanki koruyucu bir varlıkmış gibi Tethys’in tarafında durup, dışarıya doğru hamle yapar tarzda karşımıza çıkmaktadır. Tethys’in belirteçlerinden olan ve sanki kendi vücudunun bir parçasıymış gibi Tanrıçanın alnından yükselen kanatlarının yanı sıra, Ketos’un da Tethys’in kimi zaman boynunu saran gövdesiyle, kimi zaman da Tethys’in yanında duran görüntüsüyle, Tanrıçanın belirteçlerinden biri olduğunu düşünmekteyiz.

Eros(Ἔρως)

Eros, Antik Dönem’in en eski metinlerinden beri evrende birleşme ve üretmeyi sağlayan doğal bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır59. Thegonia’da Khaos ve Gaia’dan sonra Eros’un varlığından bahsedilir60.

Eros, M.Ö.5.yüzyılın son çeyreğinde seramikler üzerinde yaygın bir biçimde betimlenmiştir. Bu dönemde genellikle kutsayan figür geleneğini anımsatmaktadır. Klasik Dönem Erosları 12, 13 ya da 15 yaşında çocuk biçiminde, Roma İmparatorluk Dönemi’nde ise bebek biçimindedir61. Mozaik sanatında ise Erosları yunuslarla birlikte betimlemek Helenistik Dönem’de karşımıza çıkmaya başlar. Roma İmparatorluk Dönem’i ile birlikte Erosları özellikle mozaiklerde bebek biçiminde,

58 Robertson 1992,281,res.283 59 Erhat 2004,106

60 Hesiod, Theog,116 61 Robertson 1992,247

(28)

kimi zaman yunusa binmiş balık avlarken, kimi zaman da ayakta görebilmekteyiz. Konumuzu ilgilendiren Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerde de Eros figürleri, çoğunlukla panellerin köşelerinde Okeanos ve Tethys’e eşlik ederken betimlenmişlerdir.

Triton (Τρίτωνος)

Triton, Theogonia’da Poseidon ve Amphitrite’nin oğlu olarak tanımlanmıştır62. Genellikle belden yukarısı insan, belden aşağısı ise balık kuyruğu ile tasvir edilen Triton, Ovidius’un Metamorphoses’ında omuzlarının deniz kabukları ile kaplı, denizin habercisi olarak nitelendirilir.63. Triton’un ismi ve görüntüsü deniz Tanrılarına eşlik eden ve birbirinin aynı olan görüntülere sahip Tritonlarla ilişkilendirilmiştir. Genellikle borozan yerine kullandıkları deniz kabuklarını üfler vaziyette tasvir edilirler. Konumuzu ilgilendiren Okeanos figürlerinin etrafında Tanrıya eşlik eden Tritonlar görülmektedir. Özellikle Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü Avrupa Roması coğrafyasında erken dönem Roma mozaiklerinde tasvir edilen Okeanos başlarının etrafında, birbirinin aynı olan Triton figürleri betimlenmiştir.

Nereidler (Νηρηΐδες)

Okeanos ve Tethys’in etrafındaki figürlerden biri de Nereidlerdir. Hesiodos, Nereidler’den Okeanos ve Tethys’in kızı olan Doris ve deniz Tanrısı Nereus’un kızları olarak bahsetmektedir64. Denizle özdeşleşen Nereidler, genellikle yunuslar ve deniz yaratıkları üzerine oturmuş ya da uzanmış biçimde tasvir edilmişlerdir. Antik yazarlar, Nereidler’in yunuslarla birlikte gemilere eşlik ettiklerinden bir nevi refakat vazifesi yaptıklarından bahsetmektedirler65.

Konumuzu ilgilendiren özellikle Avrupa ve Kuzey Afrika Roması coğrafyasında bulunan Okeanos betimli mozaiklerde, Nereidler’i Okeanos başlarının yanlarında Tanrıya eşlik etmek üzere betimlendiğini görmekteyiz. Bu mozaiklerde Nereidler deniz canlıları üzerinde yolculuk yaparken, balıklarla ve küçük yunuslarla

62 Hesiod, Theog, 930

63 Ovidius, Met, I, 331–340 “ Atmış bir yana üççatallı mızrağını, yatıştırdı suları deniz Tanrısı, çağırdı Triton’u, yükseldi yeryüzünde kavkılarla kaplı omuzları, buyurdu; Çalınsın dedi, boynuz, birden belirdi yer yer dalgalar, ırmaklar, öttürdü borusunu. Giderdi borusunun sesi diplerine denizlerin, karaların, sesler yayılırdı denizlere, kıyılara.” Çev. İ.Z.Eyüboğlu, Payel Yayınevi,1997. 64 Hesiod, Theog.240

(29)

birlikte yüzerken gösterilmiştir. Ayrıca bu mozaiklerde Thetis dışında genellikle Nereidler’in betimlerde isimleri belirtilmemiştir.

(30)

4. TİPOLOJİ

Okeanos ve Tethys figürlerinin betimleme özelliklerine göre biçimsel değerlendirilmesini bu başlıkta yapacağız. Bir başka deyişle, Roma İmparatorluk Dönemi’nde Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyalarında bulunan Okeanos ve Tethys betimlemeleri içeren mozaikleri, kompozisyon açısından değerlendirerek kendi içerisinde tipolojisini oluşturmaya çalışacağız.

Bu tipolojiyi yapmaktaki amaçlarımızdan birisi de daha sonraki bölümde yapacağımız ikonografiye bir temel oluşturmaktır.

Şimdiye kadar topladığımız örnekleri dikkate alarak aşağıdaki ana tipleri ve alt tipleri saptadık.

TİP I: Birlikte Betimlenen Okeanos ve Tethys

a-Tam Vücut Betimlenen Okeanos ve Tethys b-Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos ve Tethys

TİP II: Tek Betimlenen Okeanos

a-Tam Vücut Betimlenen Okeanos b-Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos c- Baş Biçiminde Betimlenen Okeanos

TİP III: Tek Betimlenen Tethys

a-Tam Vücut Betimlenen Tethys b-Büst Biçiminde Betimlenen Tethys

4.1. Birlikte Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP I)

Birlikte betimlenen Okeanos ve Tethys tipinde iki farklı kompozisyon özelliği görmekteyiz. Bunlardan birincisinde, Okeanos ve Tethys sahnelerde tam vücut, ikincisinde büst biçiminde omuzlarına kadar denizden çıkmış olarak tasvir edilmişlerdir.

4.1.1. Tam Vücut Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP Ia)

Bu tipe giren Okeanos ve Tethys betimlemeleri, Antiocheia ve yakın çevresinde katoloğumuzda 1 ve 2 numaralı örneklerde yer almaktadır. Bu tipin en belirgin özelliği katalogdaki 1 numaralı örneğimizde olduğu gibi Okeanos ve Tethys’in karşılıklı oturur ya da 2 numaralı örneğimizde olduğu gibi yarı uzanmış

(31)

biçimde betimlenmiş olmalarıdır. 1 numaralı örneğimizde Tethys ve Okeanos belden aşağısı himationa sarılı olarak ve etraflarında çeşitli deniz canlılarıyla birlikte gösterilmektedirler. İki deniz Tanrısı da deniz zeminine oturmuş bir şekildedir. Tethys sola doğru yaslanmış ve sol elini yukarı doğru kaldırmıştır. Muhtemelen sol eliyle Ketos’un gövdesini tutmuş olmalıdır. Okeanos ve Tethys zıt yönlere doğru oturmuştur fakat yüzleri birbirine dönüktür. Bu tipte yer alan Okeanos figürleri omuzlarına dayadıkları dümen ve saçlarının üzerinde betimlenen bir çift ıstakoz kıskacı ile resmedilmişlerdir. Tethys ise saçlarının üzerinde betimlenen bir çift kanat ve etrafındaki Ketos ile görülmektedir. 2 numaralı örneğimizde kayık içerisinde, Okeanos ve Tethys karşılıklı oturur biçimde, yüzleri ve vücutları birbirine doğru olarak betimlenmişlerdir. Öyle görünüyor ki, Tethys İkonografisi bölümünde de değerlendireceğimiz gibi Okeanos ve Tethys’in birlikte tam vücut betimlemeleri Antiocheia kökenli kompozisyonlardır ve Anadolu dışındaki Roma eyaletlerinde şimdiye kadar iki Tanrının birlikte tam vücut betimlendiği örnek mevcut değildir.

4.1.2. Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos ve Tethys (TİP Ib)

Bu tipe ait örneklerimiz 3, 4, 5, 6, 7, 8 numaraları ile kataloglandırılmıştır. Bu tipte yer alan Okeanos ve Tethys büstleri genellikle kare ya da dikdörtgen bir çerçeve içerisinde görülmektedir. En belirgin özellikleri her iki Tanrının da yan yana denizden omuzlarına kadar çıkmış olarak betimlenmiş olmalarıdır. Kimi zaman 4, 7, 8 numaralı örneklerimizde olduğu gibi Tethys sol tarafta, Okeanos ise sağ tarafta kimi zaman da 3, 5, 6 numaralı örneklerimizde görüldüğü gibi Tethys sağda Okeanos ise sol tarafta yer almıştır. Tümünde de çevrelerinde deniz canlıları yer alır, ancak Zeugma’da bir de Poseidon betimlenmiştir.

Tethysler’in saçları çoğunlukla 3, 6, 7, 8’de olduğu gibi uzun ve omuzlarını kapatacak şekilde tasvir edilmişken, 4 ve 5 numaralı örneklerde ise saçlar kısa olarak boynunun arkasına kadar uzamıştır. Bu tipteki Tethyslerin tümü tam vücut betimlemelerinde görüldüğü gibi saçlarının ve alınlarının birleştiği yerden çıkan bir çift kanat ile karşımıza çıkmaktadır. 3, 6, 7 örneklerinde olduğu gibi yanındaki ya da boynuna sarılı Ketos ile birlikte, kimi de 4, 5, 8 de görüldüğü gibi yanında Ketos olmadan tasvir edilmiştir. Bu tipte yer alan Okeanoslar’ın ortak özelliği hepsinin gür sakal ve saçlara sahip olmasıdır. Ayrıca hepsi gür saçların arasından çıkan bir çift

(32)

ıstakoz kıskacıyla betimlenmiştir. Bazı örneklerde 6, 7, 8’de olduğu gibi Okeanos arkasında ya da yanında duran bir dümen ile görülmektedir.

4.2. Tek Betimlenen Okeanos (TİP II)

Bu başlık altında Okeanos’un yanında Tethys olmadan betimlendiği mozaik örneklerinin tipolojisini oluşturmaya çalışacağız. Bunlar aşağıda da görüleceği gibi sırasıyla Tam vücut, büst ve baş biçiminde olmak üzere üç alt tipte incelenecektir.

4.2.1. Tam Vücut Betimlenen Okeanos (TİP IIa)

Bu tip için kataloğumuzda iki örnek mevcuttur. Bunlardan biri 9 numaralı örnekte olduğu gibi Okeanos’un belden aşağısının himationa sarılı olarak oturduğu mozaiktir. Diğeri ise 10 numaralı örneğimizde olduğu gibi ayakta betimlendiği mozaiktir. Bu grupta yer alan Okeanos tiplerinde Tanrının sahip olduğu belirteçler hemen hemen birincisi ile aynıdır. Okeanos’un belirteçleri olan başındaki kıskaç, elindeki dümen burada da mevcuttur. Saç ve sakalların kabarık ve gür, vücudunun iri ve güçlü tasviri bu tipte de devam etmektedir. Fakat Birlikte Betimlenen Okeanos ve Tethys grubundaki Okeanoslardan en belirgin farklılığı, 10 numaralı örnekte, ayakta resmedilen Okeanos’un sol elinde diğer örneklerde görmediğimiz bir gemi tutmuş olmasıdır. Ayrıca 10 numaralı örnekte, Okeanos’un başının üzerinde Yunanca Okeanos diye yazılmış bir yazıt mevcuttur.

4.2.2. Büst Biçiminde Betimlenen Okeanos (TİP IIb)

Bu tipe ait mozaikler kataloğumuzda 11, 12, 13, 14, 15, 16 numaralı örneklerde yer almaktadır. Burada Okeanoslar denizden omuzlarına kadar çıkmış bir durumda resmedilmiştir. Kimi zaman 14 numaralı örneğimizde olduğu gibi bir liman manzarasının önünde, ama çoğunlukla kare ya da dikdörtgen bir çerçeve içerisinde, elinde dümeni ve başındaki ıstakoz kıskacıyla tek betimlenmiştir. Fakat 13 ve 15 numaralı örneklerde, Tanrının belirteci olan ıstakoz kıskacı görülmemektedir. Kimi örnekte de 11,12’de olduğu gibi yine Tanrının belirteçlerinden biri olan dümene yer verilmemiştir. 16 numaralı örnekte ise Okeanos’un yanında görmeye alışık olduğumuz dümenin yerine, Poseidon’un yabasının tasvir edildiği dikkat çekmektedir. Bu tipin en belirgin özelliği, Okeanos figürlerinin farklı coğrafyalarda

(33)

farklı stil özellikleri göstermiş olmasıdır. 13, 14 ve 15 numaralı örneklerimizde Okeanos Helenistik Dönem heykel büstlerine benzemektedir. 12 numaralı örneğimizde, Okeanos’un saçlarının arasından çıkan “L” şeklinde ıstakoz bacakları resmedilmiştir. 16 numaralı örneğimizde ise Tanrının daha önce değindiğimiz belirteçlerine ek olarak, bıyıklarının devamı gibi yanlara doğru uzayan yunus motifleri dikkati çekmektedir. Bu konuya İkonografi bölümünde ayrıca değinilecektir.

4.2.3. Baş Biçiminde Betimlenen Okeanos (TİP IIc)

Baş biçiminde betimlenen 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29,

30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57 katalog numaralı örneklerimizde Okeanos figürleri mevcuttur. Okeanos’un mozaik üzerinde en yaygın betimlendiği tip, baş şeklinde işlenmiş olanlarıdır. Bu tip altında Okeanos’un başı cepheden betimlenmiştir. Saçları ve sakalları önceki örneklerimiz gibi kabarık ve 24, 25, 27, 29, 31, 32, 33, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 57 numaralı örneklerde olduğu gibi yosun yapraklarıyla biçimlendirilmiştir. Kimi örneklerde, daha çok Avrupa Roması’nda karşılaştığımız sakallarının ya da bıyıklarının devamı gibi yanlara doğru uzayan yunus motifleri 19, 21, 34, 38, 46, 47, 48, 55 numaralı örneklerimizde görülmektedir. Geç tarihli olan 30, 42, 44, 49, 50, 51, 52, 57 numaralı örneklerimizde karşımıza çıkan iri Okeanos başları ise Kuzey Afrika coğrafyasında panellerin neredeyse tamamını kaplayacak şekilde tasvir edilmişlerdir.

Okeanos’un baş tipinin en yaygın olduğu coğrafi bölge Avrupa ve Kuzey Afrika Romasıdır. Burada Okeanoslar, çoğunlukla dikdörtgen, kare ya da yarım daire panoların merkezlerine ya da köşelerine denk gelecek şekilde yerleştirilmişlerdir. Hepsinin ortak özelliği alınlarından çıkan ıstakoz kıskacı ile tasvir edilmiş olmalarıdır. Mozaik ustası, bazen Okeanos’un betimlendiği mozaik alanını doldurmak için kimi zaman Nereidler’i kimi zaman deniz canlıları ya da deniz yaratıklarını Okeanos başının etrafında resmetmiştir.

(34)

4.3. Tek Betimlenen Tethys (TİP III)

Bu başlık altında Tethys’in tek betimlendiği mozaik örnekleri incelenecektir. Bu tipte yer alan Tethysler, görüntü olarak Birlikte Betimlenen Okenos ve Tethys tipindeki Tethys figürleriyle aynıdır. Burada da Tethysler, çoğunlukla başlarındaki bir çift kanat ve boyunlarına dolanan Ketos ile resmedilmişlerdir. Fakat bazı örneklerde Tanrıçanın başında kanat yerine ıstakoz kıskacının tasvir edildiği fark edilmektedir.

4.3.1. Tam Vücut Betimlenen Tethys (TİP IIIa)

Bu tipe ait bir mozaik kataloğumuzda 58 numaralı örneğimizde mevcuttur. Tethys yarı uzanır şekilde resmedilmiştir. Yarıya kadar çıplak olan Tanrıçanın bacaklarını himationu örtmektedir. Sol eliyle uzun bir dümeni, sağ elinde ise yüzü Tanrıçaya dönük ve vücudunu Tanrıçanın omuzlarına sarmış bir Ketos tutmaktadır. 1 numaralı örneğimiz olan ve Tam Vücut Betimlenen Okeanos ve Tethys Tipindeki Tethys örneğiyle hemen hemen aynıdır. Tanrıçanın tüm belirteçleri mevcuttur. Başındaki bir çift kanat, elindeki dümen ve boynundaki Ketos ile diğer tiplerdeki Tethysler ile benzer özellikler göstermektedir.

4.3.2. Büst Biçiminde Betimlenen Tethys (TİP IIIb)

Bu tipe ait mozaikler kataloğumuzda 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70 numaralı örneklerimizde mevcuttur. Bu tipte yer alan Tethysler, yanlarında Okeanos olmadan, denizden omuzlarına kadar çıkmış bir durumda resmedilmişlerdir. Çoğunlukla Tethyslerin başlarında kanatlar mevcuttur. Tethys tipleri mozaik sanatında ilk olarak Okeanos ile birlikte ve saçlarından çıkan kanatlarla ve etrafındaki Ketos ile tasvir edilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda Tethys’in yanında Okeanos olmadan tek ve bu tipin 59 ve 60 erken örneklerinde saçlarından çıkan kanat ve Ketos ile 61, 62, 63, 64 numaralı örneklerde, saçlarındaki kanat, omzuna dayadığı dümen ve etrafında Ketos ile tasvir edilmiştir. Fakat bazen de diğer örneklerden farklı olarak 66, 67 ve 68 numaralı örneklerde olduğu gibi Tanrıçanın başının her iki yanından ıstakoz kıskacı çıktığı görülmektedir. Ayrıca 69 numaralı örneğimizde olduğu gibi Tanrıçanın başının çiçeklerle süslendiği 70 numaralı örneğimizde ise Tanrıçanın belirleyici sembollerden olan kanat ve ıstakoz kıskacının

(35)

artık betimlenmediği anlaşılmaktadır. Mozaiğin merkezine büst şeklinde işlenen Tethyslerin yanlarında bazen Erosların bazen de deniz canlılarının eşlik ettiği tespit edilmiştir.

(36)

5. ROMA İMPARATORLUK DÖNEMİNDE OKEANOS VE TETHYS BETİMLİ MOZAİKLERİN COĞRAFİ BÖLGELERE GÖRE

DAĞILIMI

Kataloğumuzda yer alan Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin coğrafi bölgelere göre dağılımını bu başlık altında yapacağız. Bu nedenle Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin bulunduğu Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü günümüz Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika Roması diye adlandırdığımız üç farklı coğrafya değerlendirilecektir (Harita 1).

5.1. Asya Roması

Asya Roması coğrafyası olarak adlandırdığımız bölge günümüzdeki Anadolu,

Suriye, Ermenistan ve Ürdün’de yapılan kazılarda Okeanos ve Tethys betimli mozaiklerin bulunduğu yerlerden oluşmaktadır (Harita 2).

Asya Roması coğrafyasından elde edilen Okeanos ve Tethys mozaik örneklerini incelediğimizde, bunların hem kamuya ait hamamlarda, hem de özel mülkiyet niteliğindeki binaların hamam ya da havuzlarında bulunduklarını tespit etmekteyiz.

Kataloğumuzda Asya Roması’ndan toplam 22 adet Okeanos ve Tethys konulu mozaik örneği bulunmaktadır. Bunlardan 1, 2 numaralı örneklerimizde Okeanos ve Tethys birlikte ve tam vücut formunda (TİP Ia); 3, 4, 5, 6, 7, 8 numaralı örneklerimizde Okeanos ve Tethys birlikte ve büst formunda (TİP Ib); 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 67, 68, 69, 70 numaralı örneklerimizde Tethys tek ve büst formunda (TİP IIIb); 15 numaralı örneğimizde Okeanos tek ve büst formunda (TİP IIb); 10 numaralı örneğimizde ise Okeanos tek ve tam vücut formunda (TİP IIa) betimlenmiştir.

Kataloğa sayısal olarak baktığımızda, Okeanos ve Tethys betimli kompozisyonlardan 17 tanesinin Anadolu’da, 2 tanesinin Suriye’de ve Ürdün’de, 1 tanesinin de Ermenistan’da olduğunu görmekteyiz.

5.1.1. Anadolu

Kataloğumuzda bulunan Okeanos ve Tethys betimli kompozisyonların 17 tanesi Anadolu coğrafyasına aittir. Mozaiklerin 11 adeti Antiocheia ve çevresinde, 2

(37)

adeti Zeugma’da, 1’er adeti de Tarsus, Anavarza, Olimpos ve Perge ’de karşımıza çıkmaktadır. Antiocheia’da bazen Okeanos ve Tethys birlikte, bazen büst, bazen de tam vücut olarak, Zeugma’da yine Okeanos ve Tethys birlikte fakat bu sefer sadece büst formunda betimlenmiştir. Tarsus, Anavarza ve Olympos’da Tethys tek olarak, Perge’de ise Okeanos’un tek ve büst formunda tasvir edildiğini saptamaktayız.

5.1.1.1. Antiocheia ve Çevresi

1930’larda Antiocheia ve çevre yerlerdeki Daphne ve Seleukia’da Princeton Üniversitesi tarafından yapılan kazılar sonucunda, kazı raporlarında geometrik mozaikler hariç olmak üzere, 180 ayrı zemin mozaiği listelenmiştir66. Bu mozaiklerden konumuzu ilgilendiren Okeanos ve Tethys’in birlikte ya da Tethys’in tek betimlendiği örnekler kataloğumuzda yer almaktadır. Antiocheia’da bulunmuş Okeanos ve Tethys betimli mozaikler içerisinde yer alan 1, 2, 4, 7, 8, 58, 59, 60, 65, 67 numaralı örnekler evlerin zeminlerinden, 64 numaralı örneğimiz ise kamuya ait hamamın zemin mozaiği olarak çıkarılmıştır.

Mozaiklerdeki biçimsel duruma bakarsak, 1 numaralı örneğimizde Okeanos ve Tethys birlikte tam vücut formunda, deniz zemininde otururken, 2 numaralı örneğimizde de Okeanos ve Tethys tam vücut hatlarıyla kayık içerisinde karşılıklı yarı uzanmış biçimde betimlenmiştir67. Her iki panoda da Okeanos’un belirteçlerinden sağ eliyle tuttuğu dümen ve saçlarının arasından yükselen ıstakoz kıskaçları görülmektedir. Tethys’in belirteçlerinden ise saçlarının üzerinden çıkan bir çift kanat bulunmaktadır. 58 numaralı örneğimizde, Tethys tek olarak tam vücut formunda tasvir edilmiştir. Burada da Tanrıça yarı uzanmış biçimde sol omzuna dayadığı dümen, sağ eliyle tutuğu Ketos ve saçlarının üzerinden yükselen bir çift kanat ile karşımıza çıkmaktadır. Biçim olarak 1 ve 2 numaralı örneklerimizle hemen hemen aynıdır. Tanrıçanın belden aşağısı himation ile örtülü, sol kolunu amphoraya dayamış biçimde görünmektedir. 4, 7, 8 numaralı örneklerimizde Okeanos ve Tethys

66 Konuyla ilgili detaylı bilgi için bkz.Levi 1947; Campbell 1988

67 Elimizdeki mozaikler içerisinde Okeanos’un kayık içerisnde betimlendiği tek örnek, Antiocheia’da

“Okeanos ve Tethys Evi”nde bulunmuş mozaikte görülmektedir. Bkz. (Kat.No.2.Lev.2.Res.4;Lev.3.Res.5) Daha sonra değineceğimiz Kuzey Afrika Roması’nde ise panellerin merkezine yerleştirilen Okeanos başlarının etrafında gemi motifleri bulunmaktadır. Bkz. (Kat.No.28.Lev.16Res.32) (Kat.No.43.Lev.24Res.48) (Kat.No.44.Lev25.Res.49) (Kat.No.45.Lev.25 Res.50)

Referanslar

Benzer Belgeler

İbn Miskeveyh, duyusal hazların çoğunlukla acı ile hem dem olduğunu ve acının bertaraf edilmesinden başka bir işe yaramadığını, onları yerine getirmenin insan için

Sonuç olarak; futbol oyuncularına uygulanan futbola özgü 8 haftalık core antrenman programının genç futbol oyuncularının nondominant bacak durarak uzun atlama ve

Çalışmada, kan serum lipid değerlerileri olarak, T-KOL (Total Kolesterol), TG (Trigliserid), HDL-K (Yüksek Dansiteli Lipoprotein), APO-A1 (Apolipoprotein-A1), APO-B

Renklere göre en çok anımsanan kavramlar: Beyaz renk birincil olarak temizlik-saflık, ikincil olarak huzur; siyah renk birincil olarak asalet, ikincil olarak gece;

Sonuç: Ö¤rencilerin pirsing riskleri konusunda bilgilerinin yeterli olmad›¤›, ço¤unlukla kula¤a pirsing yapt›rd›klar›, e¤itim düzeyi ve gelir durumu yüksek olan

Women had higher scores than men on childhood emotional abuse and fear of “cheerfulness ends up with bad faith.” Compared to nonmembers, female dissociative taxon members had

Do UCP2, IL-17, mi196a2, and NR3C1 gene variants contribute to the risk of microtia.. A preliminary study in

Öğrencilerin sorumluluk sahibi olma, doğal çevreye ve tarihsel mirasa duyarlılık, vatanseverlik (bayrağa ve İstiklal Marşı’na saygı) ve