Eğitim Antropolojisi Açısından Kişiliğin
Kültürler Arası Araştırılması
V ictor Bam ouw* Çev. : Dr. M ahm ut TEZCAN
Antropoloji Pıofesörü Wisconsin Üniversitesi — Milwankee
Bir antropolog, çalıştığ ı toplumun üyelerinin o rtaklaşa bir «temel» ya da «modal» kişiliğinin varlığına inandığında bunun neye benzediği konusundaki kavram a nasıl u laşacağ ın ı ve b aşkalarına böyle o rtak laşa biı kişilik tipinin varlığını nasıl g österecektir? Bu tür yaklaşım a girişm ek zordur ve kolaylıkla yanılgı konusu olur.
Davranışın G özlem i
Bu konuda bir yol. insanların nasıl hareket ettiğini, ne y a p tıkla rını ve ne söylediklerini, nasıl söylediklerini ve ne tür davranış ve jest te bulunduklarını gözlem ektir. G regory B atescn «Modal kişilik» kav ramını kullanm am akla birlikte, onun New G u ın ea'd e insan a vcılığ ı y a pan bir kabile olan I atm ul üzerindeki gözlem lerinin b azıları a çıkla yıcı, am açlar bakım ından bir örnek o la b ilir :
«Törenin yapıldığı eve girm ekte elan önem li bir kimse, kamunun gözünün kendisinde olduğunun bilincindedir ve bu uyarıya bir tür a ş ı rı vurgulam a ile tepki gösterir. Bir jestle girecek ve varlığına herhan gi bir işaretle dikkati çektirecektir.
Bazen a şırı derecede gururlu ve çaka sa tıcı olm ak eğilim indedir, bazen de soytarılık yaparak tepki gösterir. O grup içindeki yeri ne kadar yüksekse d avran ışları da o derecede göze çarp ıcı olur. Durum ları henüz tam anlam ıyla belirlenem eyen g ençler arasında kendi ken dini denetim i daha fazladır. Törenin yapıldığı eve ciddi olarak girer ler ve yüksekten atıp tutan büyüklerinin yanında se ssiz ve ağ ır b a ş lı olarak otururlar.
A yakta duran genç insanlar arasında temin edilm işlik değil daha çok kendini denetim vardır. Vakur ve göze batm ayacak bir biçim de tören evine girecek ve yüksekte bulunan yaşlıla r huzurunda se ssizce ve ağırbaşlı olarak oturacaktır. A yrıca erkek ç o cu k la r için küçük bir tören evi de vardır. O nlar burada, yaşlıların bulunduğu evdeki törem minyatür olarak yerine getirirler ve onları gurur ve m askaralık k a rışı mıyla taklit ederler.» (1)
‘Yazarın «An Introduction to Anthropology Ethnology U. S. A. 1975 isimli yapıtından çevrilmiştir.
Bateson, burada, tören evine giren bir ya da daha fazla erkeğin ne söylediklerini, ne yaptıklarını ve ne gibi jestler yap tıklarını kaydet mekten çok, tipik d a vra n ış hakkında genelleştirm ede bulunmuştur. B ö yle ce genelleştirm eleri desteklem ek için doküm ante etmeye gerek sinim duyulursa, alanda kaydedilen notlar m etnekonabilir ya da e kle nebilir. Bateson, tören evine girerken hem başarılı yaşlı adam ın, hem de daha az b aşarılı genç adam ın d avran ışın ı açıklar. G e n ç adam ın d avranışını iki durum da a ç ık la r : B irin cisi, yaşlıla rın önündeki, diğeri ise gençlerin tören evindeki davranışı. Bundan başka erkeklerin diğer durum lardaki karakteristik d avran ışların ı da açıklar. Ö rneğin bir er ginlem e töreninde : «Erginleme töreninin başka kısım larında eziyet etm e görevi, bunu yapm aktan hoşlanan ve bu görevi alaycı, şa ka cı bir hava ile yerine getiren k işile rce yapılır.» (2). B a te so n ’un a çıkla m a ları, gözlem ve yorum la birleşm iştir. Eğer in sa n la r çe şitli farklı ko num lar ve durum larda gözlenirse ve d avranışlarında uygunluk g öste riyorsa etnolog, onların k işilik eğilim leri hakkında bazı deneysel so n u çla r çıkarabilir. B un lar projektif testler gibi diğer bilgi çe şitle ri ta rafından desteklen eb ilir ya da karşıt so n u çlara vardırılabiir.
G özlenen davranışta, diğer toplum larda aynı durum larda insan ların nasıl d avrandıklarını akılda tutm ak yararlı olur. Bu, önem li ç e liş kileri aydınlığa kavuşturabilir. Bateson ve M argaret Mead, latm ul ve B alinese ço cu kların ın d avran ışların ı karşıla ştıra n «Childhood Riva- Iry in Bali and New Guinea» isim li bir film yaptılar. Mead, Bali'de bir ço cuğ a ve latm ul topluluğundaki bazı ço cu klara oyuncak bebek ve r di. Her iki durum da da onların tepkileri film e alındı. B alinese ç o c u ğu bebeği kabul etm ek istemedi; anne, bebeği ku llanarak oğlunu ra hatsız etm ek istedi ve onu em ziriyorm uş gibi yaptı. B öylece B aline se annelerinin herzam an yaptığı söylenen çocuğ u kıskandırm a g e rçe ğini ortaya çıkara ca ktı, latm ul ço cukları, herhangi bir rahatsız e d il m eye tabi olm adan annelerinin yanında bebekle se ssizc e oynadılar. Hem. Bali, hem de latm ul ç cc u k la rı arasında, aynı yaş ço cu k la rı a ra sında icra edilen kulak delm e işlem i film e alındı. B a li'd e bu işlemi gözleyen büyük kız kardeş küçük kardeşinin duyduğu a cıya hiç a ld ı rış etmedi. O ysaki latm ul’daki erkek büyük kardeşin çe k kaygılan dığı, onunla özdeştiği ve kardeşine çok üzüldüğü kaydedilm iştir. Ç e lişkili film deneyim leri, B a li’de kard e şle r arasında yarışm anın teşvik edildiğini gösterm iş, latm ul'da ise buna önem verilm ediği a n la şıl mıştır. Film lerde gösterilen ço cu kların örneklem ınin tüm nüfusa o ran la az olm asına rağmen onların davran ışları iki kültürdeki kara kte ris tik kalıpları ortaya çıkarm ıştır.
Bu örnekte, film lerde gösterilen duygusal ve işbirliğine yatkın latmul çocuğunun nasıl olup da N aven ’de betim lenen g österişçi, ya
rışmacı, yetişkin durum una geldiği bir merak konusudur. Fa ka t Ba- teson, bunu, erginlem e töreni zam anında erkek çocuğun g eçirdiği z a limce işlem lerle açıklam aya çalışır. «Çocuk sorum suzca bir korkut ma ve rezil etmeye konu olm aktadır. Ö yle ki bunun sonunda yerlilerin «deli dolu» diye tanım ladıkları sert, kinci olarak tanım layabileceğim iz bir adam haline gelm ektedir» (3).
B ateson-M ead film i, davranışın gözlenm esinin (ya da film inin alınması) hem yap ılaşm am ış ve hem de yapılaşm ış durum larla ilgili ola bileceğini gösterm ektedir Antropologlar, genellikle sürüp gitm ekte olan yaşantıyı g özlerler ve gördüklerini kaydederler, ö rn e ğ in Baline- se ve latm ul’daki kulak delm e törenlerinde m uhtemelen olduğu gibi. Fakat, aynı zam anda, M e a d ’ın ço cuklara oyuncak bebek verdiği ö r nekteki gibi belirli bir durumun kasıtlı olarak yaratılm ası olanağı da vardır.
Farklı toplum larda bebek oyunları konusunda birçok incelem eler yapılm ıştır. En yoğun alanların dan birisi, Ju le s ve Zunia H enry’nin Güney A m erika'daki Pilaga yerlilerinin ço cu kların ın oyunları üzeri ne yaptıkları bir araştırm adır. Ç o cu kla ra anne bebek, bir baba bebek ve birçok «çocuk» bebekler, m akas, plastik top ve m ekanik kaplum bağa verilm iştir. Baba bebeğin kel ve b acakları a yrılab ilir türdendi. Ç ocu klar bu organları sad ece ortadan kaldırm ak değil, aynı zam an da sık sık göğüs ya da plastik üreme organı yap m ışlar ve onları be beklere cin sel farklılaşm aya göre yapıştırm ışlardır. O nların bebek oyunları, daha çok seksüel davranış ve kardeş yarışm ası biçim inde idi.» (4).
Yaşam Ö yküsü M ateryali
Bireysel yaşam öyküleri bilgileri Ç ora Du Bois ve Thom as G lad- vvin'in ilk kültür-kişilik incelem elerinde sağlanm ıştır. Buradaki sorun, yaşam öykülerini bir antropoloğa zam an harcayarak anlatm aya iste k li kişilerin, topluluğun daha c sa b î ve daha az başarılı kişileri olm aya uygun kişiler olduğudur. Du Bois, bu çe şit işlere ilgi duyan, çok meşgul ve daha b aşarılı A lo re se ’ler bulabildi.
G e n iş çap ta deneklerin kişilik tiplerini elde edecek örneklem yöntemleri. G lo d w in ’in Truk incelem esinde ve G. M o rris C a rs ta irs ’in yüksek kast H induları üzerinde yaptığı araştırm ada ortaya konm uş tur. Ç arstairs, örneklem ine hem başarılı hem de başarılı olm ayan ki şileri. farklı yaştaki erkekleri, yaşlı ve genç erkek ço cukların ı alm aya çalıştı (5).
Bir yaşam öyküsü çözüm lem esinde bir kimse, yinelenen temleri ve nakledenin belirgin değer ve tutum larını arar. A nlatm ak için ne gibi konuları seçm iş ve nerede su sar? Du Bois nin A lo r araştırm asın daki gibi rüyalar ve onlara ilişkin şeyler de kaydedilebilir.
R o rsch ach Testleri
R orschach. kültür kişilik araştırm alarında geniş ölçüde, yararlanı- lan bir kişilik testi olm uştur. Bu testler on tane iki yanlı sim etrik mü rekkep lekelerinden oluşur. Bunların yarısı renksiz, yarısı da biraz renk lidir; bu kartlar daim a aynı düzen içinde deneklere uygulanır. De nekten lekelerde ne gördüğünü söylem esi istenir. Testi uygulayan, deneğin ne söylediğini kaydeder ve sonra onunla her yanıt için mü rekkebin hangi kısm ının ku llanıldığını ve nasıl görüldüğünü bul mak için yanıtları gözden geçirir. M ürekkep lekeleri bütün denekler için objektif olarak aynı olm asına rağmen onlara verilen yan ıtlar bü yük bir çe şitlilik gösterir. Bu, test projesini alan kişilerin mürekkep lekesinde bulunan birşeyin niçin R o rsch a rch 'ın bir pro jectif test ola rak adland ırıld ığ ın ı gösterir. Deneğin yanıtlarının niteliğinin çözüm le nişi, onun kişilik organizasyonu hakkında ip u çları sağlar.
R o rsch ach testi birçok p siko lo g la rca e le ştirilm iş ve birçokların ca da savunulm uştur. Bazı antropolo glar bu testin kültür k işilik araş tırm alarında kuşkulu bir değere sahip olduğuna inanm ış ve çok fazla zam an a lıc ı özelliğine değinm işlerdir. Bunlar, başka türden alan araş tırm alarına zam an harcanm anın daha yerinde o laca ğ ı inancındadır lar. Bununla birlikte R orsch och testi, ilerde daha fazla değineceğim iz Truk ve A lo r gibi bazı en iyi kültür k işilik araştırm alarında çok önemli rol oynam ıştır. R o rsch ch 'ın a n tro p c lc g la r bakım ından bazı yararları vardır. Bunlar, okum a yazm ayı gerektirm em ek, kültürel bir sın ırla bağ lı olm am ak (lekeler özel herhangi bir şeyi tem sil etmem ektedir.) ye tişkin ler kadar ço cu k la r gibi çe şitli yaş düzeyindeki kişilere uygula n abilirlik gibi özelliklerdir.
Ö zel bir kültürün insanlarının bazen karakteristik türden yanıtlar verdiğini kaydetm eliyiz. Ö rneğin A. I. H allow ell tarafından Ojibw a yer lilerine uygulanan R o rsch ach testinde ve birçok a ra ştırıcıla rın araş tırm alarında ilg in ç yan ıtlar ve a yrıca old u kça fazla beşerî hareketle ri ifade eden yan ıtlar alınm ıştır. Bu birleşm e, Ojibw a kişiliğinin daha ço k içe dönük, ihtiyatlı ve b a şka la rıyla duygusal ilişkilerin de engellen m iş olm ayı içerm ektedir. Bu Ojibvva nın bazı betim sel etnografik araş tırm alarla da uygunluk gösterm ektedir. B en zer R o rsch a ch özellikler W isco n sin ’de M enom ini yerlileri ve B ıitish Colum bia sındaki Kaska yerlilerinde de karakteristiktirler. Bunun karşıtı A lo r'lu lar d eğ işik ya nıtlar verm işlerdir fakat çok az beşerî hareketlerle ilgili yanıtlara yer verm işlerdir. Bununla birlikte D ilag c yerlilerinin ç c c u k la rı ise ne il ginç, ne de hareket yanıtları verm işlerdir. Sam oan ’lılar, Cezayirliler ve T u scaro ra yerlileri «Bütünsel» yanıtlar verm iş, bir yanıtta tüm le keyi kullanm ışlardır. O ysaki Zuni ço cu k ları ço k az ve ayrıntılı yanıt lara yer verm işlerdir. Bu grup değ işiklikleri, farklı kültürlerde farklı m odal kişilik tiplerinin varlığını doğrulam aktadır.
Themci.’c Apperception Testleri
Bu testler (TAT), bir seri resim lerin (bazıları reprodüksiyon) kul lanılması, kitap ya da dergi açıkla m a la rın a bakm ayı içerir. Denekten, kendisine verilen resim lerden bir öykü çıkarm ası istenir. Kendisinden betimlenen görüntüye neyin yol açtığı, resim deki kişilerin ne düşün dükleri ve duydukları ve olayın sonunun ne olacağın ı söylem esi iste nir. Serideki kartların b azıları sa d e ce erkek deneklere, bazıları kad ın lara. b azıları ço cu klara, b azıları da herkese gösterilir. Bir erkeğin a n ne figürü ile ilişkilerini, baba figürünü, kız arkadaş, iş ve tutku ve d i ğer konuları ele alan düzenlenm iş resim ler vardır. Biraz otobiyografik olmayan böyle öykülerin an latılm ası denek için zordur. Kendi değer lerini, tutum larını, beklentilerini ifade etm esi uygun olur. Onun öykü leri. yinelenm e ya da istisnai temler, a çıklan an çatışm a türleri ve onların kararlarının niteliği bakım larından çözüm lenebilir.
Serideki resim lerin bazıları orta sın ıf iç A m erikalıları gösterir; Am erikan tipi giyim ve yüz ifadeleri «Caucasian» dır. Bu resimler, farklı kcnut, giyim ve ırksal özelliklere sahip batılı olm ayan toplum- larda çok iyi gösterilem ez. Bu sorunun bir çözüm ü, kültürel ö ze llikle re çok az yer veren kartların verilm esidir. Bu örneğin Ojibvva ç o c u k larının kültürleştirilm esinde başarılı bir biçim de uygulanm ıştır. Diğer bir çözüm ise d e ğ iştirilm iş TAT serileridir. Bunlardaki resim ler testin verildiği kültür ve ortam a uygun o lara k çizilm iş orjinal serilere para lel resimlerdir. Bu Hepi ve N avaho çocuklarına, M ikronezyalı denek lere, Jap on köylülerine ve çe şitli A frika lı gruplara uygulanm ıştır. Bu uygulamadan g enellikle doyurucu öyküler sağlanm ıştır. Hopi ve N a va ho yerlilerinin ço cu kları üzerinde TAT kullanılarak yapılan araştırm a sonuçlarına kısa ca değinelim. E. Henry, 6-18 yaşları arasındaki Hopi çocuklarının öykülerini çözüm ledi. Cinsiyete göre ayrım, eşit olarak yapılm ıştı. Ö ykülerde yetişkin kadın figürünün egem en bir rol oyndı- ğını ve onlara karşı daha çok b ilin çsiz bir düşm anlık g eliştirild iğ in i ortaya koydu. Baba figürleri anneninkinden daha az belirgindi ve düş m anlık duyulan obje değildiler. Duyguların denetim i bastırılm ıştı ve .kişisel arzu lar grubun ilgilerinde vurgulanm am ıştı. T A T kanıtlarına dayanarak Henry, çocuklard a kapalı kalan sald ırg an lık kötü dedikodu, hırsızlık, tahrip eylem i ve hayvanlara eziyet gibi ç ık ış la r bulunabile ceğini ileri sürdü. Hopinin etnografik betim lenm elerinden bu çözüm le melerin birçocuğunun geçerli olduğu ana figürüne karşı d üşm anlı ğın derecesi beklenm em iş olm akla birlikte bu çözüm lem elerin ço ğ u nun geçerli olduğu görülm ektedir.
Henry, aynı zam anda H opilerle aynı yaş grubunda olan 104 N a vaho çocuğunu da TAT ile çözüm ledi. Bu çocuklard a Hopi ço c u k la rına oranla sorum luluk konusunda az bir baskı ve daha fazla özgür
lük ve kendiliğindenlik buldu. A ile ilişkilerin de duygusal b e lirsizlikler ve kard eşlerarası y arışm acılık konusunda az kanıt vardı.
K urallardan sapm a daha az su çlu lu k duygusu yaratm aktaydı (6). N a va h o s’lar konusunda önde gelen otoritelerden C layd e Kluckhonn, H enry'nin genel görüşü ile hem fikirdir.
A n ke tle r
K ü lt ü r — k işilik konusundaki ilk araştırm alarda anket ku llanılm a mıştır. Bunun yerine, katılarak gözlem ve inform al görüşm ele re güvenilm iştir. Antropolog, topluluk olayları üzerinde bilgi sahibi olan larla konuşm uş, sorduğu soru lar üzerinde bir standrtlaşm aya git meden notlar alm ıştır. Fa ka t son zam anlarda bazı geniş kapsam lı araştırm alarda standart an ketler kullanılm ıştır. Daha önceki bölümün sonunda bahsedilen altı kültür projesinde böyle stan d art anket kul lanılm ıştır. Burada am aç, altı kültüren o lan a kla r ölçüsünde k a rşıla ş tırm alı ve toplam aktı. H er toplum da ayrı o lara k 24 anne ile görüş me yapılm ıştır. B ölgesel d e ğ işiklik le r yapılm akla birlikte aşağ ı yuka rı aynı so ru la r sorulm uştur. Annelere, ço cu k la r ağladığı zam an ne- kad ar sık lık la onlarla ilgilendikleri, itaatsiz olduklarında ne yaptıkları vb. gibi so ru la r soruldu. Anne, Kuzey H in d ista n ’da bir Rajput kadını dır. A şağıda, seçtiğ im iz bir örneği belirtebiliriz.
Soru : M ahender sana itaat etm ediği zam an ne yap arsın ? Y a n ıt: Döverim, sabrım yoktur. Sop ayla döverim onu... Soru : Sana sözünü geçirm eye ç a lıştığ ı zam an ne y ap a rsın ız? Y an ıt : Döverim (7).
Eğer her kültürde ynı so ru la r so ru lsayd ı yanıtların kü ltürleraras1 k a rşıla ştırm a sı yapılabilirdi. A yrıca annenin ılım lılık ve sertlik dere ce sin in kaba bir çe rçe ve si elde edilebilirdi. Bu durum da sorun, her hangi bir anketle deneğin gerçeği söyleyip söylem eyeceğidir. Belki Rajput deneği, oğlunu belirttiği gibi sık sık dövmez. Böyle olm ası muh temel olm akla birlikte kadın, gerçekten oğlunu dövdüğünü yatsıyacak tır. Bu sorunun denetim i d avranışın gözlenm esi yoluyla o lan aklı o la bilirdi. Rajput kadınının gerçekten oğlunu dövdüğü görülm üş müdür? Bununla birlikte buradaki güçlük, dışardan gözleyen bir kim senin ya nında bir kadının oğlunu dövm em esi gerektiğidir.
A lo r A raştırm ası
K ültür ve k işilik araştırm aların d a kullanılan bazı yöntem leri kı sa ca gözden geçirdikten sonra şim di de bu yöntem lerden bazılarının iyi b ir araştırm a projesinde nasıl birlikte kullan ıld ıkların a bir göz ata lım. Ç ora Du Bois, Idonesia’da bir ada olan A lo r’lu lar a rasın d a 18 ay çalıştı. Felem enkçe. M a le zyaca ve yerli dil öğrendi. Bu Bois, Alarlu- lar hakkında çoğu, d avran ışsal gözlem leri içeren genel bir etnografya yazdı; 37 kişiye R o rsch ach testi, 36 kişiye kelim e birleştirm e testi ve
55 kişiye porteus m aze testi uyguladı. 33 erkek ve 22 kız çocuğuna resim çizdirdi ve 8 kişinin de uzun yaşam öyküsünü elde etti.
Bu projenin en önem li yeniliği, o kültür hakkında hiçb ir bilg isi ö l meyen farklı uzm anlara projektif m ateryallerin verilerek «Kapalı çö- zümleme»ye (Blind analysis) tabi tutulm ası idi. R o rsch a ch s'lar Ror- schach çözüm lem e uzm anına, resim ler resim an alizcilerin e ve yaşam öyküleri. Abram Kardiner tarafından incelendi. H er uzm andan kendile rine verilen m ateryale dayalı olarak bir A lc re s e ’linin k işilik yapısını tnım lam alcrı istendi. Eğer bu tanım lam alar birbirinden oldukça farklı olsaydı kullanılan yöntem lerin geçerliliğinden kuşku duyulabilirdi. F a kat, sonunda, raporlar arasında ve etnografların g örüşleriyle de bir uygunluk görülmüştür. Bu yöntem, A lo re se ’linin k işilik tanım lam asın daki yanlılık ve sübjektiflik olanağını asgariye indirmiştir.
R orschach çö zü m leyicisi Em il Oberholzer, A lo rese'lilerin birbir lerine karşı kuşkulu ve güvenmeyen bir kişiliğe sahip olduklarına iş a ret etmiştir. Bunların ed igen ve yaratıcı olm ayan bir kişiliğe ahlp o l dukları ve sürekli çaba içinde bir am aç yoksunluğu görüldüğü sonu cuna varm ıştır. A lo rese'linin du1. gusGİ taşkınlıklara, öfkeye ve huysuz luğa ve samimi a rkad aşları olm ayan bir kişiliğe sahip olduklarını ileri sürmüştür.
Resim çizm e an alizcisi, ço cukların yaln ızlık duygusu içinde ve yaratıcılıktan yoksun olduklarını belirtm iştir.
Kardiner, babaya ait figürlerin idealleştirilm ediğini ve üst benlik (süper ego) biçim inin zayıflığını gözlem lem iştir.
Yaşam ın hangi görünüm leri bu bunaltıcı durum dan sorum ludur? Kardiner ve Du Bois, ço cuklukta geniş ölçüde maddi savsam anın (ihmalin) söz konusu olduğuna inanm ışlardır. Bu toplum, kadınların geçim ekonom isinde temel rol oynadığı bir toplumdur; erkekler d o muzların, gongların ve düm beleklerin mali d eğiş tokuşuyla (mübade leleriyle) uğraşırken kadınlar, tarım sal uğraşılar içersindedirler. Bir ço cuğun doğum undan sonra on gün ve iki hafta içinde anne kendi üze rinde elan tarım sal işlere geri dener. Bazı toplum larda görüldüğü gi bi çocuğu tarlaya beraberinde götürmez. Fakat onu babasının, kar deşinin. kız kardeşinin ya da büyük annesinin yanına bakılm ak için bırakır. Günün büyük bir kısm ında anne yoktur. Ç o cu k bazen başka bir kadın tarafından bakılır. Fakat bu durum her zam an m evcut de ğildir. Ç ocu k konuşm a yoksunluğundan za ra r görür. Anne akşam a doğru eve gelince çocuğu emzirir. Du E o is ’e göre yürüme aşm asına gelindikten sonra engel olunm alar daha kötü duruma gelir. Çocuk artık kucakta taşınm az ve böylece daha önce sürekli olarak sahip o l duğu insan teni ile tem as ve bundan desteklenm e olanağını kaybe der. Çocuk, kendinden yaşlı kardeşleri ve başkalarınca düzensiz o la
rak beslenir. B all'deki gibi cocuğun kızdırılm ası ve k ıska n çlığ a tahrik edilm esi anne tarafından uygulanır. G ençlere yetişkin ler tarafından b ıça kla rla şaka yap ılır elleri ya da kukları kesileceği biçim de kor kutulurlar.
ö fk e nöbetleri A lo resli çocuğun genel görünüm lerindendir. Bu nö betler, sabahleyin anne tarlaya gittiği zam an cereyan eder. Ç o cu k ö f kelenebilir ve kafasını yere vurur. Bu nöbetler beş ya da altı yaşları civarında durm aya başlar.
K ardiner ve Du Bois, ço cu klu k döşem indeki bu gerilim lerden Alo- rese kişilik ö zelliklerinin a çıklan m asın ı yaptılar. Yetişkin yaşam ında kadın ve erkek arasın d aki ilişk ile r gerilim lidir; ortalam a olarak adam başına iki boşanm a cereyan etm ektedir. Kadın-erkek gerilim lerinin, çocuğ u n anneye karşı b a şlan g ıçta duyduğu k a rşılıklı çatışa n duygu ve düşüncelerinden ve erkeklerin sürekli olarak besleyen bir anne aram aları ile geliştiğinden ortaya çıktığ ı sonucuna varılm ıştır. Kadın bu bakıcı rolünü yeterince yerine getirm ediği sürece gerilim ler sürer.
Bu araştırm anın bazı yönlerine eleştiriler yapılm ış olm akla bir likte, «The People of Alor» hâlâ unutulm az bir başarı örneğidir. Eğer okuyucu analtik yorum ların bazılarından kuşku duyuyorsa onların d ayandıkları verileri inceleyebilir. Yaşam öyküleri, aşağ ı yukarı kita bın yarısın ı oluşturur. Ç o cu k resim lerinin çoğu yeniden ço ğ a ltılm ış tır. R o rsch ach kayıtlarının bazıları, O berholzer in ayrıntılı kayıt çö züm lem eleriyle birlikte mevcuttur. (8)
O rijinal verilerin yorum larla birlikte benzer sunumu, « T ru k : Man in Paradise» isim li yapıtta bulunur. Bu yapıt da yaşam öyküleri, R o rsch a ch s ve değiştirilm iş TAT testlerini içerm işlerdir. Böylece oku yucu, çözü m leyicilerin n asıl son u ca vardıklarını görebilir. (9) Eğer onların yorum ları yetersiz bulunursa veriler, hâlâ d eğişik açıklam alar sağ la ya cak biçim de incelenm eye hazırdır.
N o t l a r :
1 — Gregory Batcson, Naven, 2 and (ed (Stanfoıd, Calif : Stanford Üni-versity Press, 1958), pp. 124-25 (First Published in 1936)
2 — Ibid., p. 130. 3 — Ibid, p. 131.
4 — Jules and Zunia Henry, Dollplay of pılaga İndian Children An Experı-mental and Field Analysis of The Behavior of the pilaga indian Chil dren, Research Monograph No. 4 (New York : Amarican Orthopsye- hiatric Association, 1944).
6 — G. Morris Carstairs, The Twice - Born : A Study of a Community of High — Çaste Hindus (Bloomington : Indiana University Press, 1958), pp. 37-38.
6 — William E. Henry, The Thematıc Apperception Technique in the Study of Culture-Personality Relations, Genetic Psychology Monograph, No. 35 (1947), pp. 92-114.
7 — Leigh Minturn and William W. Lambert, Mothers of Six Cultures : Antecedents of Child Rearing (New York : John Wiley And Sons, 1964), s. 313.
8 — Çora Du Bois, The People of Alor : A Social Psychological Study of an East İndian Island, ith analyses by Abram Kardiner and Emil Ober holzer (Minneapolis : Üniversity of Minnesoto Press, 1944).
9 — Thomas Gladwin and Seymour B. Sarason, Truk : Man in parodise, Viking Fund Publications in Anthropology, No 20 (New York. 1953).
YENİ K A R AR LA R IM IZ
1. Eğitim ve Bilim D e rg isin in içeriğinin, ulu slararası eğitim hare ketlerini izleyecek ve okurlarına akta ra cak biçim de g e liştiril mesi,
2. Basın girdilerindeki zorunlu artışla r nedeniyle Dergim iz fiya tının bu sayıdan ( M a r t - 1980) geçerli olm ak üzere, 40 liraya yükseltilm esi,
3. Öğretim üyesi, öğretm en ve öğrencilere, Dernek Bürosu'ndan (Ziya G ö kalp Cad. No. 48 Y enişehir — A N K A R A ) % 20 indi rimle sa tış yapılm ası,
4. Türk Eğitim Derneği, Yayınları olan «Yükseköğretim e G iriş S o runları» ile «Ulusal Eğitim Politikam ız» adlı yapıtların fiy a tla rının 100 liraya yükseltilm esi, kararlaştırılm ış bulunm aktadır O kurlarım ıza saygı ile duyurulur.