}
" T - r - ^ t i U 1 3 20 Mayıs İ950XI inci ölüm yıldönümünde
AĞAOĞLU AHMET
(1869
-
1939
)
Tereddütsüz diyebiliriz ki, bugün
on birinci ölüm yıldönümünü idrak
ettiğim iz Ağaoğlu Ahmet Bey, Türk siyaset ve fik ir tarihinin en dikkate değer simalarından biri ve hattâ ba.ş- lıcasıdır. 1869 yılında Aberbaycan'da dünyaya gelen Ağaoğlu Ahmet Bey
ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra
Pat ise gitmiş ve hukuk tahsilini ora da yaparak, Azerbaycana dönüşünde
millî şuurun uyanmasına çalışan
mefkûreci arkadaşları ile işbirliği
yaptığından Çarlık hükümetinin ta kibine uğramış ve 1908 de TUrkiyeye gelmiştir, İttihat ve Terakki F ırka sına giren, Ziya Gökalp, Yusuf Akço- ra, Mehmet Emin Y’urdakul gibi şah siyetlerle birlikte çalışan,ve o zaman basının en ileri gelenlerinden biri o-
lan Ağaoğlu Ahmet Beyi 1912 de
İstanbul Darülfünununda profesör 0-
larak görüyoruz. Birinci Dünya Sa vaşı içinde A fyon m illetvekilliğini ya pan ve M altaya sürgün edilen mü tefekkir, serbest bırakılır bırakılmaz millî vazifesini yapmak azmiyle Ana- doluya geçmiştir.
Bütün hayatı, (H ür insan uğrunda samimi, hiçbir şeyden yılmayan mü cadele) şeklinde formüle edilebilecek olan bu değerli İnsan henüz millî mü cadelenin bütün şiddetiyle devam et tiği 1921 yılında Hâkim iyeti M illîye gazetesinde neşredilen bir yazı seri sinde mücadelenin içtimai mahiyetini tahlil etmiş, şuurlu bir millet olmak iddiasında bulunmak için harici is
tiklâlin kâfi olmadığını, kanundan
başka hiçbir kuvvetin tahakkümüne tahammül etmeyen serbest dilşünce- , li, serbest duygulu ve hareketli, ne reye doğru gittiğini bilen fertlerin bulunduğu bir topluluğun ancak m il let vasfını iktisap edebileceğini, aksi
halde Anayasada milli hâkimiyfet
prensipi ne kadar parlak ve mulıte-
| şem cümlelerle ifade edilirse edilsin
' bir milletten bahsedilemiyeceğıni 11e- I ri sürerek, daha o zaman Tiirk in
kılâbının şaşmaz ve nihai hedefine 1- ! şaret etmek kudretini göstermiştir. ) Millî zaferden sonra inkılâp matbu- 1 atını senelerce idare ve bugünkü A-
nayasamızııı tanzimine iştirak etmiş tir. 8 sene Kars mebusu olarak Mil-
' let Meclisinde çalışmış ve aynı za
manda Ankara Hukuk Fakültesinde profesörlük etmiştir. Bu faliyetleriy- le Cumhuriyetin kuruluş ve
yerleşme-Î
sinde büyük hizmetler gösteren A ğa-oğlu Ahm et Bey, mesaisinin ağırlık
merkezini fazilete dayandırmasını
bilmiştir.
, Ağaoğluna göre inkılâbın eıı ehem
miyetli tarafı Cumhuriyetin mânevi I cephesidir.
Bu fik ir bilhassa ‘‘Serbest İn sanlar Ülkesi” adlı eserinde en güzel \ ifadesini bulmaktadır. Müellif Rous- seâuvarî bir eda ile yüz yıllarca sü
ren esaretten kurtulmuş bir Türk
ferdini muhayyel hür ve serbest bir ülkeye götürmekte, hür ve serbest
Cumhuriyet vatandaşlarının nasıl
olmaları lâzım geldiğini izah etmek tedir, Ağaoğlu Ahm et Bey bu ese riyle memleketimizin hürriyet ve fa
zilet sayesinde inkişaf ederek nasıl
bir nur ve medeniyet kaynağı olabi
leceğini göstermek istemiştir. 1930
senesinde bilhassa büyük Gazinin ar zusu ile kurulan Serbest Cumhuriyet
Fırkasının kurucularından biri ve
mütefekkiri olmuş ve bu sahadaki
faaliyeti yüz gün kadar sürmüştür.
Bu devre, mücadeleli geçen siyasi
hayatının son merhalesi olmak ba
kımından bir dönüm noktasıdır. Son
senelerde neşredilen (Serbest Fırka
H âtıraları) adlı eserinde memleketi mizde hür insan ve hür fikre karşı
çıkan zihniyetin tam bir tahlilini
görmekteyiz. Müellif: Bu eserle Türk İçtimaî bünyesinin hastalıklarını teş his etmiş, sadece yukarıdan gelen de mokratik hareketlerin, samimi arzu lara rağmen muvaffak olmasının güç lüğünü elemle teslim etmek zorunda
kalmıştır. Son senelerinde İstanbul
Hukuk Fakültesi kürsüsünde bulunan ve 1933 den itibaren fani hayata
göz-BEY
Yazan s
İs m e t G i r ift '
lerini kapadığı 19 mayıs 19, nesi
ne kadar kitapları ve kalemi aşında yorulmak bilmeyen Ağaoğlu Ahm et Bey, memleketin ciddî problemlerini hayatının son dakikasına kadar sa
mimî ve heyecanlı bir eda ile öne
Sürmekten geri durmamıştır. K ıç şüp he yok ki, vatandaş ile hükümet mü
nasebetlerinde fert hürriyetinin en
son ve en büyük teminatı, bizzat va
tandaşların kendi içlerinde ve me
deni cesaretlerindedir. Halk ve hür riyet ancak bu nimetlerin üzerinde ti tizlikle titreyen ve bunları koruma sını bilen vekarlı insanların nasibi dir. Denilebilir ki, merhu- ın hayatı çok defa yalnız başına ve büyük mâ nevi ıstıraplar pahasına memleketi mizde bu hakikatin ilk ve en güzel örneklerinden birini vermek gayesiy le geçmiştir. O, bütün hayatı boyun ca bir taraftan hür fikir ve mües seseler} müdafaa ederken, diğer ta raftan da memleketimizde ilk defa bir hürriyet ve demokrasi edebiyatım vü. cüda getirmiş, bu suretle demokra tik rejimin, ilk koruyucularından ve hocalarından biri olmuştur.
İngiliz Sefirinin Sunderland şerefine verdiği kokteyl
İngiliz Sefiri Sir Noel Charles, dün akşam İn giliz Konsoloshanesinde şehri
mizde m isafir bululma Sunderdand futbolcularlyle basın mensuplarına bir
kokteyl parii vermiştir. Y'ali ve Belediye Başkanı Fahreddin Kerim GÖkayın da hazır bulunduğu toplantı geç vakte kadar neşeli bir şekilde geçmiştir. İngiliz Sefiri bu kokteylde basın mensuplariyle tanışmış olduğundan mem nunluk duyduğunu söylemiştir.