• Sonuç bulunamadı

3-kimyasal-yapi-beslenme-ve-ureme.ppt---2017

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "3-kimyasal-yapi-beslenme-ve-ureme.ppt---2017"

Copied!
51
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

BAKTERİLERİN KİMYASAL YAPISI

BAKTERİLERİN BESLENMESİ

(2)

Bakterilerin kimyasal yapısı

inorganik

ve

organik maddelerden

oluşur

• İNORGANİK MADDELER

• Oksijen, Karbondioksit, Karbon, Nitrojen, Su, Diğer elementler

SU : vegetatif formda %70-90 sporlarda %5-20

KURU MADDE (Suyun dışında kalan kısım) C,H,O,N, kül ve mineral elementler vardır

Mineral element olarak - Ca,P,Mg,K,Na,Mn,Fe,Co ve çok az miktarda Cu,Al,Zn,Mo

(3)

ORGANİK MADDELER

• Vitaminler, Üreme faktörleri

Bakteri kuru ağırlığının %40-90’ını oluşturur.

Makromolekül

Protein, Polisakkarid, Lipid, Nukleik Asit

Mikromolekül Aminoasit, Monosakkarid, Organik asit, Koenzim,

Üreme faktörleri:

İnositol, mantar, maya ve actinomyces'ler;

kolin, pnömokok ve mikoplasmalar;

sterol, glutamin, asparagin, spermidin, putresin ve permin bazı bakteriler tarafından ihtiyaç duyulur.

(4)

BAKTERİLERİN BESLENMESİ

• Bakteriler;

• Enerji sağlayabilmek

• Hücre komponentlerini yapabilmek,

• Gelişmek-çoğalmak- yaşayabilmek için

çeşitli gıda maddelerine ihtiyaç duyarlar

C, O, H, N, S, P major element

(5)

Bakterilerin gereksinim duydukları

gıda maddeleri kimyasal yapı

bakımından

İNORGANİK

ve

ORGANİK

(6)

İNORGANİK MADDELER

OKSİJEN

Bakteriler O2’e olan gereksinimlerine göre 4 grupta incelenirler. 1.Aerob bakteriler B.anthracis,B. Subtilis,P.multocida

2.Anaerob bakteriler (oksijenli ortamda ençok 10 dakika yaşama)

Clostridium cinsi bakteriler (C.botulinum, C.tetani)

Spherophorus necrophorus

Aerotolerant anaerobikler oksijenli ortamda üreyemez, ancak 6-72 saat canlılığını sürdürür

(7)

3. Mikroaerofilik bakteriler

:

O2’in az bulunduğu ortamlarda ürerler.

Bu amaçla ortama %5-10 CO2 ilave edilir.

B.abortus,Campylobacter fetus

4. Fakültatif bakteriler : Özel enzimatik yapıları sayesinde hem aerobik hemde anaerobik ortamda ürerler.

Enterobakteriler, Stafilokoklar

vd.

CO

2

Havada bulunan CO2 miktarı çoğunlukla bakterilerin üremesi için

yeterli.

Ancak bazı bakteriler O2’in az, CO2’in normal havadakinden daha

(8)

• KARBON :

Bakterilerde bulunan makro ve

mikromoleküllerin yapısına girdiği için gereksinim

duyulan önemli bir maddedir.

• NİTROJEN :

Bakterilerde özellikle nükleik asidlerin ve

buna bağlı olarak purin ve primidinlerin,çeşitli

enzimlerin yapısına girdiği için önemli.

• SU :

Bakterilerin Hücre yapısında %70-90 oranındadır.

Suyun yeterli olmaması durumunda,ortamdaki besin

maddelerinin, enzim ve metabolitlerin hücredeki

alışverişi güçleşir. Bu durum bakterinin ölümüne yol

açar.

(9)

ORGANİK MADDELER

VİTAMİNLER VE ÜREME FAKTÖRLERİ :

Vitaminler, bakterilerin çoğunlukla sentezleyemediği, hazır alınması gereken maddelerdir.

Vitamin ve üreme faktörlerinin sentezi özel bir genin kontrolü altındaki enzimlerin ortak çalışmasıyla yapılır. Bu genlere sahip olmayan

bakteriler, bu maddeleri üreme ortamlarından alırlar.

En çok gerek duyulan maddeler

Biotin(Vit.- H), Thiamin (Vit.-B1), Riboflavin(Vit.- B2), Pridoksin(Vit.- B6),

nikotinamid, paraaminobenzoikasid(paba), pantotenik asid, inositol, kolin, sterol, glutamin, asparagin, hemin vb.

(10)

Bakterilerin Beslenmesi

• İnorganik (O2, CO2, C, N, Su vs.) • Organik (Vitaminler)

• Beslenme Tarzına Göre Sınıflama; Karbon ve enerji gereksinimleri ve hidrojen/elektron kaynakları esas tutularak sınıflandırılırlar.

– Karbon kaynağı

• Ototrofik (İnorganik karbondan yararlanan m.o: kemoototrof, fotootorof)

• Hetotrofik (Organik karbondan yararlanan m.o)

– Enerji kaynağı

• Kimyasal enerji (kemolitotrof, kemoorganotrof)

• Işık enerjisi (fototrof: fotolitotrofik, fotoorganotrofik)

(11)

MİKROORGANİZMALARIN BESLENMELERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI

• Karbon,enerji ve beslenme özelliklerine göre sınıflandırılırlar. • KARBON ve ENERJİ GEREKSİNİMLERİNE GÖRE

• A - OTOTTROFİK BAKTERİLER (İnorganik karbondan yararlanan • m.o: kemootrof, fotootrof)

• Beslenmelerini inorganik maddelerden ((NaCl(tuz), K2HPO4 (Dipotassium hydrogen phosphate),FECl3(Demir 3 klorür),MgSO4 (Magnesium sulfate ) sağlarlar (Kemootrof)

• Bazı ototrof bakteteriler ise enerjilerini güneş ışığından faydalanarak kimsayasal enerji haline dönüştürürler (Fotootrof)

(12)

B- HETEROTROFİK BAKTERİLER

Heterotrofik Bakteriler; beslenebilmeleri için en az bir tane

ORGANİK maddeye (karbonhidrat, aminoasit, Vitamin vb.) gereksinim duyarlar.

İnsan ve hayvanlarda hastalık oluşturan bakterilerin çoğu heterotrofik beslenme özelliğindedirler.

C- PARATROFİK BAKTERİLER

Bir kısım bakteri kendileri için gerekli olan enerjiyi, konakçı hücrenin biyosentez olayları sonucu oluşan enerjiden sağlarlar.

• Bu tür mikroorganizmalar arasında Rickettsia’lar ve

(13)

• Enerji Kaynaklarına göre sınıflandırma

• 1- Kimyasal enerji

;

• Bir kısım mikroorganizma biyosentez olaylarında gerek duyulan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonundan sağlamalarına (Kemolitotrof) karşın,

• bazılarıda organik bileşiklerden elde ederler (Kemoorganotrof)

• 2- Işık enerjisi;

• Fototrof bakteriler biyosentez için gerekli enerjiyi ışıktan sağlarlar.

• Fototrofik bakteriler, ışık kaynağını inorganik basit kaynaklardan yararlanmak için kullanmasına karşın,

• Fotoorganotrofikler ise ışık enerjisini organik bileşiklerde kullanırlar.

(14)

• Hidrojen/elektron kaynaklarına göre sınıflandırma

• Tüm M.O. lar metabolizmaları için elektron kaynağına ihtiyaç duyarlar.

• Bazıları bu amaç için elektron kaynağı olarak inorganik bileşikleri (Kemolitotrofik),

• Bir kısım da hidrojen vericisi olarak organik bileşikleri kullanırlar(Kemoorganotrofik M.O. lar)

(15)
(16)

Bakteriler ikiye bölünerek ürerler

• Bakteriler uygun koşullarda türlerine özgü bir hızla

ürerler.

• Koşulların uygunluğu devam ettikçe çoğalma da

sürekli olur.

• Ancak laboratuvarlarda bakterilerin üretilmesi için

kullanılan besiyerlerinde

gıda maddeleri

sınırlı olduğu

için bakterilerin üremeleri de kısıtlanır.

• Sonuçta ortam zamanla uygunsuz hale gelerek üreme

aksar.

(17)

Mikroorganizmalarda üreme

1-EŞEYSİZ (ASEKSÜEL)ÜREME : 3 şekilde olur:

A)ORTADAN BÖLÜNME : Bakterilerde görülür.

Çomak ve sarmal şekilli bakteriler – kısa eksenleri boyunca Yuvarlak şekilli bakteriler – herhangi bir çap boyunca

B)TOMURCUKLANMA : Mayalar ve bazı mantarlar bu şekilde ürerler.

Ana hücrenin bir kenarında oluşan tomurcuk giderek büyür ve olgunlaştıktan sonra ana hücreden ayrılarak bağımsız bir hücre haline gelir.

C)SPORLANMA : Mantarların çoğu bu şekilde ürer.

2-EŞEYLİ (SEKSUEL) ÜREME: döllü hücre aracılığıyla olur. Algler, protozoonlar, bazı mantarlar

(18)

Bakterilerde üreme

• Bakteriler ikiye bölünerek ürerler.

• Bu bölünme çomak ve sarmal şekilli bakterilerde kısa

eksen boyunca yuvarlak şekilli bakterilerde ise

herhangi bir çap boyunca olmaktadır.

• Bölünme başlamadan önce bakteri iki kardeş hücreye

yetecek kadar enzimleri,organik ve inorganik

maddeleri hazırlar ve biriktirir.

• Çomak ve sarmal şekilli bakterilerde hücrenin boyu

uzayarak, hücre içindeki DNA ve bölünmesi gerekli

kısımlar ikiye ayrılır.

(19)

• Bu sırada nukleus sitoplazmik zardaki mezozomlara

bağlanarak

replikasyon

a başlar.

• Replikasyon tamamlanınca hücre duvarından içeri

doğru ve karşılıklı olarak

septum

oluşur. Buna

sitoplazmik zarda katılır ve septumlar uzayarak

hücreyi ortadan ikiye böler.

• Bu iki hücre birbirinden ayrılarak ya bağımsız hale

gelirler ya da birbirlerine bitişik olarak kalırlar.

• Kokların üreme sırasında boyları uzamaz.

(20)

SIVI ORTAMDA ÜREME

• Bakteriler sıvı besiyerlerinde katı besiyerlerine

oranla daha çabuk ürerler.

• Üreme hızı bakteri türüne özgü genetik bir

karakter ancak besiyerinin bileşimi ve çevresel

koşullarda etkilidir.

• Kendileri için uygun koşullar sağlanmış olan

bakteri topluluğundaki her hücre önce

beslenmeye başlar, belirli bir

gelişmeye ulaştıktan sonrada

bölünerek çoğalır.

(21)

• Bakteri topluluğunda oluşan her bölünmeye

GENERASYON

,

• iki generasyon arasında geçen süreye

GENERASYON SÜRESİ

denir.

• Her generasyon sonunda topluluktaki birey

sayısı

iki katı artar

.

• Bakterilerde generasyon süresi değişiktir.

Örn :

E.coli

’de 18-20 dakika

S.aureus

’da

27-30 dakika

(22)
(23)

Üreme 4 dönemde gerçekleşir

:

A-LATENT(GİZLİ) ;

ALIŞMA dönemidir.

• Üreme olmadığı için sayıca artma olmaz,

• Uyum sağlayamayanların ölmesi nedeniyle sayıda

azalmalar görülebilir.

• buna karşın metabolizma artar

Bu dönemin süresi aşağıdaki durumlara bağlıdır;

• Bakteri cinsine,

• Ekim yapılan hücre sayısına,

• Aynı cinsten bir bakteriden uygun besiyerlerine ne

kadar çok ekim yapılırsa latent dönem kısalır.

(24)

• Kültürün eskiliğine; eski bir kültürden ekim

yapılmışsa yaşlı hücrelerin metabolik aktiviteleri

yavaş olacağı için bu dönem uzun sürer.

• Besiyerinin bileşimi,

• Çevresel koşullar,

Bakteriler bir önceki kültürün üreme döneminde

alınmışsa ve koşullar aynıysa latent dönem

oluşmaz. Bakteriler normal üremelerini

sürdürürler.

(25)

B-ÜREME DÖNEMİ (LOGARİTMİK) :

• Bulundukları ortama alışan ve gerekli gıdaları yeterince

alan bakteriler, hızlanan metabolizmaları sayesinde

bölünerek çoğalmaya başlarlar.

• Üreme dönemi çok uzun sürmez. Birkaç saat sonra

üreme yavaşlar.

• Neden yavaşlar ?

;

• Besiyerinde –gıda ve enerjinin harcanarak azalmaya

başlaması,

• Metabolizma artıklarının ve toksik maddelerin

birikmesi,

• Ozmotik basınç ve yüzey geriliminin değişmesi,

• O

2

azalması,

(26)

C-DURMA DÖNEMİ :

• Hücrelerin bölünmesi yavaşlamaya başlar,

generayon süresi uzar. Ancak bölünme

durmaz.

• Bakterinin üremesi için uygun koşullar

değişmedikçe böyle devam eder.

• Bakteri topluluğu bir süre sayıca değişmeden

kalır, sonra azalmaya başlar.

(27)

D-ÖLME DÖNEMİ :

• Durma dönemi değişmedikçe ortam koşulları çok

uygunsuz hale geldiği için bakteriler ölmeye başlarlar.

• Ancak düşük düzeyde bölünen bakteriler de olduğu

(28)

KATI ORTAMDA ÜREME

• Katı besiyerlerinde üreme daha sınırlıdır

• Belli noktalarda kolonilerin (besiyerinden

(29)

Katı besiyerlerinde üremeyi olumsuz yönde etkileyen

faktörler

• Gıda

diffüzyonunun

güç olması

• Hücre içinde oluşan metabolik artıkların ve

toksinlerin atılamayarak hücre içinde birikimi

Dolayısıyla metabolizma bozulur ve üreme

kısıtlanır.

• Basınç nedeniyle koloninin alt yüzünde

bulunan bakterilerde dejenerasyon görülebilir

.

• Çevrede gelişen koloniler nedeniyle beslenme

(30)

• Bakteriler birbirine bitişik durumda oldukları

içinde üreme kısıtlanır. Ancak kenardakiler

üreme şansına sahiptir.

• İnkubasyon ısısı nedeniyle besiyerlerinden

sürekli

su kaybı

, ortamın kurumasına ve

(31)

SENKRON ÜREME

• Saf kültürlerde bulunan bakterilerin hepsi aynı anda bölünmezler.

• Bir kısmı bölünürken bir kısmı olgunlaşma dönemindedir. • Kültürlerde bulunan bakterilerin KISA BİR SÜRE için AYNI

ANDA BÖLÜNMELERİNE SENKRON ÜREME denir.

• Senkron üremeyi sağlamak için bazı yöntemler geliştirilmiştir. • Örn :E.coli timin olmayan ortamlarda bölünmez.

• Besiyerine timin katılırsa, çoğu aynı anda bölünmeye başlar. • Bakteriler düşük ısıda 15-20 dakika tutulduktan sonra hemen

(32)

ÜREME ÜZERİNE ETKİLİ FAKTÖRLER

• Bakteriler uygun koşullarda gelişirler.

• Koşulların değişmesi durumunda

üreme yavaşlar ve durur.

• Düzeltilmediği sürece bakteri

topluluğunda ölümler olur.

(33)

BAKTERİLERDE ÜREMEYE ETKİLİ FAKTÖRLER ;

ISI

• Bakteriler beslenmeleri ve üremeleri sırasında, enzimlerin

çalışması için, gerekli bir çevre ısısına gereksinim duyarlar.

Bu ısı bakteri türüne özgü maksimal ve minimal sınırlar

içindedir.

• Üremenin en iyi olduğu ısı- OPTİMAL ISIDIR

Patojen bakteriler için; optimal ısı

Üzerinde yaşadıkları konakçının vücut ısısıdır.

Ortalama ısıların altındaki ya da üstündeki ısılarda ENZİM çalışmaları azalır ve durur.

(34)

Bakteriler üreme ısılarına göre 3’e ayrılırlar;

1-Psikrofil

bakteriler

:

• -5 ile +15°C

arasında ürerler

• Bazı toprak ve deniz bakterileri , balıklar için

patojen olan bazı bakteriler bu grupta yer alır.

• Gıda endüstrisi yönünden önemlidir !!!!!!

• Buzdolabı ısısında (+4 °C) üreyerek gıdaların

bozulmasına neden olurlar.

(35)

2-Mezofil bakteriler :

• 20-45 °C

‘ler arasında ürerler.

• İnsan ve hayvanlarda hastalık oluşturan bakteriler

bu grupta yer alır.

3-Termofil bakteriler :

• 50-75 °C

‘lerde ürerler.

• Sıcak kükürtlü su kaynaklarının çevresinde, sütte,

gübrede bulunurlar.

• Özel protein yapıları ve enzim mekanizmaları

sayesinde yüksek ısıya karşın denatüre olmadan

yaşayabilirler.

(36)

Isının bakterilerin üremesi üzerine etkisi, YÜKSEK ISI

ve DÜŞÜK ISI etkileri olarak 2 şekilde incelenir ;

YÜKSEK ISI

• Maksimal sınırı aşan ısı, bakterilerin karakterine göre kısa ya da uzun bir sürede ölümlere neden olur.

• Örn : psikrofil bakteriler- 30-35 °C ‘de mezofil bakteriler - 65 °C ‘de

termofil bakteriler - 80-90 °C ‘de ölürler.

!!!Yüksek ısıda ölümler birçok faktörün etkisiyle olmaktadır.

a)Bakteri türü:Vegetatif bakteriler, kapsüllü ve sporlu bakterilerden daha kısa sürede ölürler.

Vegetatif bakteriler – 60-65 °C ‘de 15-20 dakikada ölürler. Sporlu ve kapsüllü bakteriler daha dayanıklıdır.

(37)

b)Bakteri sayısı:

Kültürdeki yada ortamdaki bakteri

sayısı artıkça, ölmeleri için geçen sürede artar.

Isının yüksek olması gerekir.

c)Besiyerinin bileşimi:

Yağ, protein, mukoid sıvılar vs.

içeren besiyerlerinde bakteriler daha geç ölürler.

Besiyerinin vizkozitesi arttıkça ısı iletme yeteneği azalır.

d)Ph

: Bakteriler optimal pH’da ısıya dayanıklıdırlar. Üst

ve alt pH sınırlarına yaklaştıkça ısıya dayanıklılık azalır.

e)Nem

: Nemli ısı, kuru ısıdan daha etkilidir. Otoklavda

115 °C ölen bakteri sporları, Pasteur fırınında 150 °C

‘de 1 saatte ölürler.

(38)

DÜŞÜK ISI (SOĞUK):

• Bakteriler yüksek ısıya dayanıklı olmamalarına karşın

düşük ısıya oldukça dayanıklıdırlar.

• Birçok bakteriler

-70 -80 °C

‘lerde uzun süre

saklanabilirler. Bazıları

-190 °C

‘de bile canlılıklarını

sürdürürler.

• Bu ısılarda bir kısım bakteriler ölse bile bir kısmı canlı

kalırlar ve yeniden uygun ısı dereceleri sağlandığında

üremelerini sürdürürler.

• Bakterileri daha iyi saklayabilmek için

liyofilizasyon

yapılır. Önce uygun bir sıvı ortama alınarak üretilir,

küçük miktarlarda ampullere dağıtılır.

• Ampuller -40 °C ‘de dondurulur, sonrada vakumda

bırakılarak kurutulurlar.

(39)

RADYASYON

UV, X ve GAMA ışınlarının bakteriler üzerine öldürücü etkileri vardır. Bunun yanısıra mutasyona yol açarlar.

Mikrobiyolojide radyasyondan sterilizasyon ve dezenfeksiyon amacıyla yararlanılmaktadır.

• UV ışınları – daha çok hastane odaları, doku kültürü odaları, aşı üretim odaları ve ilaç fabrikalarının laboratuvarları gibi oda atmosferlerinin ve bazı aletlerin sterilizasyonu için,

• X ve gama ışınları – yapay kalp kapakçıkları, katgüt, ipek dikiş iplikleri, kateter, plastik protezlerin sterilizasyonu için

kullanılırlar.

• – Pişmiş yada çiğ halde ve uygun şekilde ambalajlanmış et ve et ürünlerinin uzun süre saklanması amacıylada yararlanılır. • Bu tip gıda maddeleri X veya gama ışınlarıyla sterilize

(40)

YÜZEY GERİLİMİ

Besiyerlerinde bulunan gıda maddelerinin

bakteriye girmesi ve bakteri içinde oluşan

metabolitlerin dışarı atılması sitoplazmik

membranın yarı-geçirgenlik özelliği ile olur.

Metabolizmanın düzgün olması için bakterilerin

içinde bulunduğu sıvı ile bakteri yüzeyi arasındaki

gerilimin dengede bulunması gerekir. Bu denge

bakteriye giriş çıkışı kolaylaştırır.

(41)

• Yüzey geriliminin ARTMASI durumunda

Kuvvetli bir moleküler zar oluşması

Nedeniyle – sıvı ortamdan bakteriye gıda maddesi girişi zor

olur ve bakteri beslenemez.

• Yüzey geriliminin DÜŞMESİ

durumunda

Sıvı ile bakteri yüzeyinin birbirine teması sonucunda –

bakteri üzerine birçok madde yapışır ve buna bağlı olarak

gıda alışverişi güçleşir. Sonuçta yine bakteri beslenemez.

(42)

OZMOTİK BASINÇ

• OZMOZ – aralarında yarı-geçirgen bir zar bulunan farklı

yoğunluktaki iki sıvının bu zardan birbirine geçişidir. Bu geçiş her iki tarafın yoğunluğu eşit oluncaya kadar devam eder.

• Bakterilerin içinde üredikleri sıvı besiyerinin ozmotik basıncıyla kendi hücre içi ozmotik basınçları arasında bir denge vardır. Bu denge yarı-geçirgen bir zar olan sitoplazmik zar yardımıyla

sağlanır.

• Bakterilerin iç basıncıyla üredikleri ortamda bulunan basınç

arasında fark yoktur yada çok az farklılık vardır – İZOTONİK ortam

• Bakteri ozmotik basıncı düşük (HİPOTONİK) bir ortamda

bulunuyorsa-dışarıdan bakteri içerisine fazla miktarda su girer, hücre duvarı ve sitoplazmik zarın buna bağlı olarak çatlaması sonucu bakteri ölür(PLAZMOPTİZ)Bu olayda geri dönüş yoktur.

(43)

☻ Bakteri ozmotik basıncı YÜKSEK (HİPERTONİK) bir

ortamda bulunuyorsa – bu kez bakteri içinden dış

ortama fazla miktarda su çıkar, sitoplazmik zar hücre

duvarından ayrılır ve sitoplazma ile birlikte büzülerek

ortada toplanır(PLAZMOLİZ)

Bu olayda bakteri hücresi ölmez ve koşullar

normale dönerse bakteri de eski haline döner.

Bazı halofil (tuz seven) bakteriler ve deniz

bakterileri yüksek ozmotik basınç ortamında yaşarlar.

Böyle bakterilere OZMOFİLİK BAKTERİ denir.

(44)

NEM

• Su, ortamdaki gıdaların bakteri içine girmesinde ve bakteri içinde oluşan metabolitlerin dışarı atılmasında önemli role sahiptir.

• Kültürlerdeki su kaybı bakterinin beslenmesi ve üremesini olumsuz yönde etkiler. Ayrıca bakteri içinde ozmotik basıncın artması

sonucunda bulunan su miktarının (%70-90)azalması ölümlere yol açar.

• Bu nedenle bakterilerin üretildiği ortamlarda yeterli nem sağlanmalıdır.

• Etüvlere ağzı açık kaplarla su konularak besiyerlerindeki suyun eksilmesi önlenir.

• Buzdolaplarında uzun süre saklanacak bakteri kültürleri için de buharlaşmaya karşı önlem alınmalıdır.

• Bunun için kültürlerin bulunduğu kapların(tüp, petri) ağız yada kenarları parafinle kapatılarak, kültürlerdeki suyun buharlaşması önlenir.

(45)

pH

Ortamın pH’ sı özellikle enzimatik etkinlikler için

önemlidir.

Her enzimin çalışabilmesi için ortalama pH sınırı

vardır.

Bakterilerin çoğu için en uygun

pH:6.8 - 7

Ph ortamın ısısının azalması ya da artmasına bağlı

olarak değişir.

Isı arttıkça aside

(46)

OKSİDASYON-REDÜKSİYON POTANSİYELİ

(Eh)

• Eh – bakterilerin beslendikleri ortamda bulunan, elektron akımına bağlı güç.

• Elektronların bir maddeden diğerine geçişi, iki madde arasında potansiyel fark yaratır.

• Oksitleyici maddeler – fazla e- verme gücünde olduğu için

elektriksel potansiyelleri yüksek

• İndirgeyici maddeler – elektriksel potansiyelleri düşük.

• Bir ortamda okside olan madde ile redükte olan maddelerin e-

yoğunlukları eşitse o ortamda Eh SIFIRDIR !!!

• Oksidan maddelerin fazlalığında – potansiyel YÜKSEK azlığında - potansiyel DÜŞÜK

(47)

ANAEROB bakteriler negatif oksidasyon-redüksiyon potansiyeline sahip (-0.2 volt gibi)

Oksidasyon-redüksiyon yani fazla redükleyici dolayısıyla

potansiyeli yükseldiği oksijen tutucu besiyerlerinde

takdirde üreyemezler ürerler

Besiyerleri dışındaki ortamlar içinde aynı durum geçerlidir. Örn : Sağlam dokunun Eh’sı +12’dir

Bu nedenle sağlam doku anaerob bakterilerin üremesi için uygun değildir

Ancak parçalanmış ve içinde yabancı cisim, kan pıhtısı, nekrotik dokular bulunan yaralarda Eh düştüğü için anaerob bakterilerin üremesi için uygun koşullar oluşur.

(48)

SONİK VE ULTRASONİK TİTREŞİMLER

• İnsan kulağının duyabileceği titreşimler 100-10000 frekanslı

titreşimlerdir.

• 100-10 000 frekanslar arası titreşimler SONİK

• 30 000-140 000 frekanslar arası titreşimler ULTRASONİK

• Bir sıvı içine konulan nikel levha elektromanyetik mekanizma ile titreştirilir ve elde edilen titreşimlere bakteriler değişik tepki gösterirler.

Bazı bakteriler 9 000 -10 000 sonik titreşimle birkaç dakikada parçalanır bazılarının ise parçalanması için daha yüksek titreşim gereklidir.

Bu titreşimler sonucu hücre parçalanır, enzimatik işlevler durur, proteinler

koagule olur.

(49)

ELEKTRİK VE ELEKTROFOREZ

• Sıvı kültürlerde uzun süreli elektrik akımı geçirilirse ;

• Isının artması, pH değişikliği, gıda maddelerinin ayrışması sonucu bakteriler ölebilir.

• Sıvı ortamlarda bulunan bakteriler (süspansiyon halinde) NEGATİF elektrik yüklüdür.

• Bu sıvı ortamda sürekli elektrik akımı geçirilirse, bakteriler ANOTA doğru göç ederler.

• Elektriğe bağlı bu göç olayına ELEKTROFOREZ denir.

(50)

OKSİJEN

• Bakterilerin O

2

‘e olan gereksinimleri farklıdır. Bu

nedenle bakteri türlerinin üremeleri için gerekli olan

O

2

ortamı sağlanmazsa üreme de olmaz.

• O2 ‘e olan gereksinimlerine göre bakteriler 4’e ayrılır ;

Aerob

Anaerob

Mikroaerofilik

(51)

• Aerobik – üremek için O2 ‘e gereksinim duyarlar. Aerob

solunumda son hidrojen alıcısı O2 ‘dir. Buna bağlı olarak H2 O2

oluşur. Aerob bakterilerde bulunan sitokrom oksidaz enzimleri bu bakterilere serbest oksijeni kullanma olanağı sağlar. Yine bu

bakterilerde bulunan katalaz enzimi H2 O2 ‘i su ve oksijene ayrıştırır.

• Anaerobik - O2 ‘siz ortamlarda ürerler. Son hidrojen alıcısı oksijen

dışındaki maddelerdir.(N,S,C gibi)

• Mikroaerofilik – üremeleri için havadaki oksijen miktarının

azaltılmış olması gerekir. Bu nedenle üreme ortamına %5-10 CO2

ilave edilir.

• Fakültatif – Özel enzimatik mekanizmalar sayesinde hem aerobik,

Referanslar

Benzer Belgeler

The first objective: Learn about the appearance behavior of the students of the Kindergarten Department: To verify the current goal, the researcher used the T-test for one sample

Proposed a classifier based on Fuzzy Rough Set Theory (FRST) in this paper for predicting future cotton pets occurrence according to historical data like pets data and

To enhance and fulfil the service gap faced by the cloud, many network computers models or stake cloud computing are raised such as grid computing, edge computing,

Toraksa nafiz olmayan bir kesici delici alet yaralanması olarak düşünülen hastanın kontrol amaçlı çektirilen akciğer grafisinde bıçak uç kısmının kırılıp

En sık rastlanılan yabancı cisimler arasında ilk sırayı 24 hasta (%23) ile topuzlu iğneler almakta, bunu 19 hasta (%18) ile ayçekirdeği ve 18 hasta (%16) ile baklagiller

Yaş grupları açısından GİS’e kaçan yabancı cisimler tüm yaş grubunda görülse de en sık olarak 0-4 yaş grubunda diğer yaş gruplarına göre daha fazla olduğu

Herhangi bir kültürün saflığını test etmek için o kültürden katı besiyerine özeyle çizgi ekim yapılır.. İnkübasyon

Alttaki gözün ise hemen altından veya boğum arasının sonundan düz olarak kesilir..