1
KAMUDA ÇALIŞAN ENGELLİ BİREYLERİN GİYSİ KULLANIMINDA
YAŞADIKLARI SORUNLAR
Pelin KAYA
YÜKSEK LİSANS TEZİ
GİYİM ENDÜSTRİSİ VE MODA TASARIMI EĞİTİMİ
ANABİLİM DALI
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
i
TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU
Bu tezin tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek koşuluyla tezin teslim tarihinden itibaren 3 ay sonra tezden fotokopi çekebilir.
YAZARIN
Adı : Pelin Soyadı : KAYA
Bölümü : Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Eğitimi İmza :
Teslim Tarihi :
TEZİN
Türkçe Adı : Kamuda Çalışan Engelli Bireylerin Giysi Kullanımında Yaşadıkları Sorunlar
iii
ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI
Tez yazma sürecinde bilimsel ve etik ilklere uyduğumu, yararlandığım tüm kaynakları kaynak gösterme ilkelerine uygun olarak kaynakçada belirttiğimi ve bu bölümler dışındaki tüm ifadelerin şahsıma ait olduğunu beyan ederim.
Yazar Adı Soyadı: Pelin KAYA İmza:
vii
ix
TEŞEKKÜR
Bu çalışmanın planlanmasından sonuçlanmasına kadar geçen süreç boyunca değerli katkılarını hiçbir zaman esirgemeyen danışman hocam, Sayın Prof. Sevil KİŞOĞLU’na teşekkürlerimi sunarım.
Ayrıca, bu çalışmanın hazırlanması sürecindeki sabır ve desteklerinden dolayı, annem Ayşe, babam Hasan KAYA’ya, manevi desteklerini esirgemeyen AKDENİZ ailesine, anketlerimin uygulanmasında ve anketime katılan herkese maddi-manevi destekte bulunan Ali ŞAHİN’e, beni destekleyen arkadaşlarıma en içten duygularımla teşekkür ederim.
Pelin KAYA Ankara, 2014
xi
KAMUDA ÇALIŞAN ENGELLİ BİREYLERİN GİYSİ KULLANIMINDA YAŞADIKLARI SORUNLAR
(Yüksek Lisans Tezi)
Pelin KAYA GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
Mayıs 2014
ÖZ
Bu çalışma kamuda çalışan engelli bireylerin giysi kullanımında yaşadıkları sorunları belirlemeye yönelik tarama modelinde bir araştırmadır. Veriler anket yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ve Gaziantep illerinde kamuda çalışan engelli bireyler oluşturmaktadır. Ankara ve Gaziantep illerinde kamuda çalışan engelli bireylerden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiştir ve 246 birey örneklemi oluşturmaktadır. Çalışmada ele alınan problemlerin incelenmesi için öncelikle tanımlayıcı istatistikler her bir anket sorusu için elde edilerek tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Engel türüne ilişkin karşılaştırmalarda ise ki-kare testleri uygulanmıştır. Çoklu seçeneğe sahip sorular için çapraz tablolarla dağılımlar verilerek yorumlanmıştır.
Araştırmanın sonucuna göre;
Katılımcıların çoğunluğunda giysilerin, hareketleri kısıtladığı tespit edilmiştir. Bu konuda en fazla sorun yaşayan bireyler; tek taraflı kol ve bacak ampütasyonu olanlardır. Bu durum en fazla kullanılan uzuvların eksikliğinden kaynaklı olabilir.
Araştırmaya katılanların % 61.8’ inin giyinme esnasında yardım aldığı sonucuna ulaşılmıştır. En fazla yardım alan bireyler tek taraflı kol ampütasyonu ve belden aşağı felçlilerdir. Bu durumun, bireylerin en önemli işleve sahip olan kol uzvunun eksikliği ve hareket eksikliğinden kaynaklı olduğu düşünülmektedir.
Anketlere katılanların en çok pantolon, gömlek ve cekette sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Pantolonda en çok sorun yaşayan bireyler tek ve çift taraflı bacak ampütasyon grubudur. Gömlekte en çok sorun yaşayanlar ise tek taraflı kol ampütasyonu ve kas hastalığı olanlardır. Cekette sorun yaşayan bireyler ise tek taraflı kol ampütasyonu ve belden aşağı felçli gruplardır.
Araştırmaya katılan bireylerde pantolon boyunun uzun, ağ formunun dar, paçanın geniş, diz genişliğinin dar, belin geniş, kalçanın dar olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Gömlekte ise
xii
kol formunun geniş, kol boyunda uzunluk, cekette kol formunun geniş, kol ve ceket boyu uzunluğu tespit edilmiştir.
Bilim Kodu : 706
Anahtar Kelimeler : Bedensel engelli, giyim, moda, konfor Sayfa Adedi : 137
xiii
THE PROBLEMS THAT DISABLED PUBLIC OFFICIERS HAVE IN CLOTHING (M.S Thesis)
Pelin KAYA
GAZI UNIVERSITY
GRADUATE SCHOOL OF EDUCATIONAL SCIENCES May 2014
ABSTRACT
This work is a research as a survey model aiming to point the problems that disabled public officers encounter in clothing. The data have been gathered by means of questionnaires. The universe of the research consists of the disabled individuals labouring in public in Gaziantep and Ankara cities. In this regard, the individuals have been named among the officers labouring in public in Gaziantep and Ankara through the method of simple random sample and the sample includes 246 individuals. To investigate the problems discussed in the work, primarily the determinative statistics have been obtained, tabulated and interpreted for each item of the questionnaire. In the comparison related to the type of the disability, the chi-squared tests have been applied. The multiple choice items have been interpreted by being tabulated with crosstabs.
According to the research conclusions;
It has been confirmed that most of the attendants have remarked clothes restrict their activities. The individuals mostly having problems with this are the ones who have unilateral leg or arm amputations. It is supposed that the lack of mostly-used parts of the body is the reason for this situation.
It has been concluded that the % 61.8 of the attendants receive help while getting dressed. The individuals receiving help mostly are the ones who have unilateral leg or arm amputation and are paraplegic. It is supposed that the reason for this is the lack of motion and an arm having the most important function.
It has been deduced that the attendants have problems mainly with pants, jackets and shirts. The group having problems mainly with pants are the ones having unilateral or bilateral leg amputation and the ones who have problems mostly with shirts are the individuals unilaterally amputated or having sympathy. Finally, the individuals who have problems with jackets are the ones unilaterally amputated and being paraplegic.
xiv
It has been inferred that the lengths of pants are excessive, plexus forms are narrow, trouser legs are large, knee widths are narrow, waist measurements are large and the buttocks are narrow. The attendants have complained that shirts’ and jackets’ sleeve forms are large, lengths are excessive and they also complained that jackets are too long.
Science Code : 706
Key words : physically disabled, clothing, trend, comfort Page Number : 137
xv
İÇİNDEKİLER
TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU ... i
ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI ... iii
JÜRİ ONAY SAYFASI ... v
TEŞEKKÜR ... ix
ÖZ ... xi
ABSTRACT ... xi
İÇİNDEKİLER ... xiii
TABLOLAR LİSTESİ ... xvii
KISALTMALAR LİSTESİ ... xxiii
BÖLÜM I GİRİŞ ... 1 1.1. Problem Durumu ... 2 1.2. Problem Cümlesi ... 3 1.2.1. Alt Problemler ... 3 1.3. Amaç ... 4 1.4. Önem ... 4 1.5. Varsayımlar ... 4 1.6. Sınırlılıklar ... 5 1.7. Tanımlar ... 5 BÖLÜM II KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR ... 7
2.1. Giyim ... 7
2.1.1. Giyim Sağlık İlişkisi ... 8
2.1.2. Giysi Seçimini Belirleyen Unsurlar ... 9
2.2. Ergonomi ...12
xvi
2.3.1. Antropometri Veri Tipleri ...15
2.4. Engelliliğe İlişkin Tanımlar ve Engelliliğin Sınıflandırılması ...16
2.4.1. Engelliliğin Tanımı ...16
2.4.2. Engelliliğin Sınıflandırılması ...16
2.4.3. Engellilerin Kullandıkları Yardımcı Araçlar ...20
2.5. Mesleki Rehabilitasyon ...20
2.6. Engellinin Çalışma Hakkı ...22
2.7. İlgili Araştırmalar ...25 BÖLÜM III YÖNTEM ...29 3.1. Araştırma Yöntemi ...29 3.2. Araştırma Materyali ...29 3.3. Evren ve Örneklem ...30 3.4. Verilerin Analizi ...30 BÖLÜM IV BULGULAR VE YORUM ...33
4.1. Kişisel Bilgilere Ait Frekans ve Yüzde Dağılımları ...33
4.2. Engel Türüne Göre Giysi Bilgilerinin Karşılaştırması ...40
BÖLÜM V SONUÇ VE ÖNERİLER ...95 5.1. Sonuç ...95 5.2. Öneriler ...98 KAYNAKLAR ... 101 EKLER ... 105
Ek-1. Anket Formu ... 107
Ek-2. BM. Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ... 111
xviii
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 1. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Yaşadıkları Yerdeki Fiziksel Çevre Düzenlemelerinin, Kullanımına Uygun Olup Olmadığının
Düşüncelerinin Dağılımı ...13
Tablo 2. Engelli Nüfus Oranları Dağılımı ...17
Tablo 3. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Cinsiyete Göre Dağılımı ...19
Tablo 4. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Çalıştığı/Çalışabileceği İşte İhtiyaç Duyduğu Düzenlemeler/Çalışma Koşullarının Dağılımı ...21
Tablo 5. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Çalışma Durumu Dağılımı ...22
Tablo 6. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Beklentileri ...22
Tablo 7. Bireylerin Yaşa Göre Dağılımı ...33
Tablo 8. Bireylerin Cinsiyete Göre Dağılımı ...33
Tablo 9. Bireylerin Medeni Duruma Göre Dağılımı ...34
Tablo 10. Bireylerin Eğitim Düzeyine Göre Dağılımı ...34
Tablo 11. Bireylerin Engel Türüne Göre Dağılımı ...35
Tablo 12. Bireylerin Engelli Olma Süresine Göre Dağılımı ...35
Tablo 13. Bireylerin Yardımcı Alet, Ekipman ve Benzeri Bir Destek Kullanma Durumuna Göre Dağılımı ...36
Tablo 14. Engelleri Nedeniyle Destek Kullanan Bireylerin Kullandıkları Desteklere Göre Dağılımı ...36
Tablo 15. Engel Türü ile Tekerlekli Sandalye Kullanımı Arasındaki Çapraz Tablo ...37
Tablo 16. Engel Türü ile Ortez Kullanımı Arasındaki Çapraz Tablo ...38
Tablo 17. Engel Türü ile Protez Kullanımı Arasındaki Çapraz Tablo...39
Tablo 18. Bireylerin Engel Türlerine Göre Tercih Edilen Giysi Türü Dağılımı ...40
Tablo 19. Engel Türü ile Klasik Giysi Tercihi Arasındaki Çapraz Tablo ...41
Tablo 20. Engel Türü ile Spor Giysi Tercihi Arasındaki Çapraz Tablo ...42
Tablo 21. Bireylerin Engel Türlerine Göre Giysi İhtiyaçlarını Karşıladıkları Yerin Dağılımı ...43
xix
Tablo 22. Engel Türü ile Giysi Mağazalarını Tercih Etme Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...44 Tablo 23. Engel Türü ile AVM Mağazalarını Tercih Etme Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...45 Tablo 24. Engel Türü ile Model Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...46 Tablo 25. Engel Türü ile Renk Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...47 Tablo 26. Engel Türü ile Desen Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...48 Tablo 27. Engel Türü ile Kullanma Talimatı Özelliklerine Uygun Giysi Bulma
Durumları Arasındaki Çapraz Tablo...49 Tablo 28. Engel Türü ile Dikiş Kalitesi Özelliklerine Uygun Giysi Bulma
Durumları Arasındaki Çapraz Tablo...50 Tablo 29. Engel Türü ile Kumaş Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...51 Tablo 30. Engel Türü ile Marka Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...52 Tablo 31. Engel Türü ile Fiyat Özelliklerine Uygun Giysi Bulma Durumları
Arasındaki Çapraz Tablo ...53 Tablo 32. Engel Türü ile Modaya Uygun Giysi Bulma Durumları Arasındaki
Çapraz Tablo ...54 Tablo33.Bireylerin Engel Türlerine Göre Giysilerini Alırken Karşılaştığı
Sorunların Dağılımı ...55 Tablo 34. Engel Türü ile Giysileri Kolay Bulamama Durumu Arasındaki Çapraz Tablo ....56 Tablo 35. Engel Türü ile Tadilat Yaptırma Durumu Arasındaki Çapraz Tablo ...57 Tablo 36. Engel Türü ile Hareketleri Kısıtlama Durumu Arasındaki Çapraz Tablo ...58 Tablo 37. Engel Türü ile Giyinirken Yardım Alma Durumu Arasındaki Çapraz Tablo ...59 Tablo 38. Bireylerin Engel Türlerine Göre Giyerken Yardım Aldığı Giysi
Gruplarının Dağılımı ...60 Tablo 39. Engel Türü ile Ceket Giyerken Yardım Alma Durumu Arasındaki
xx
Tablo 40. Engel Türü ile Pantolon Giyerken Yardım Alma Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...62 Tablo 41. Engel Türü ile Gömlek Giyerken Yardım Alma Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...63 Tablo 42. Bireylerin Engel Türlerine Göre En Çok Problemle Karşılaşılan Giysi
Gruplarının Dağılımı ...64 Tablo 43. Engel Türü ile Cekette Problemle Karşılaşma Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...65 Tablo 44. Engel Türü ile Pantolonda Problemle Karşılaşma Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...66 Tablo 45. Engel Türü ile Gömlekte Problemle Karşılaşma Durumu Arasındaki
Çapraz Tablo ...67 Tablo 46. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Eteklerin Bel Hattında Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...68 Tablo 47. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Eteklerin Kalça Hattında
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...69 Tablo 48. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Eteklerin Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...70 Tablo 49. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Beden Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...70 Tablo 50. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Kol Formunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...71 Tablo 51. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Kol Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...72 Tablo 52. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Bel Hattında Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...73 Tablo 53. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Kalça Hattında Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...74 Tablo 54. Bireylerin Engel Türlerine Göre Ceketlerin Ceket Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...75 Tablo 55. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Bel Hattında Kullanım
xxi
Tablo 56. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Kalça Hattında Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...77 Tablo 57. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Ağ Formunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...78 Tablo 58. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...79 Tablo 59. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Diz Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...80 Tablo 60. Bireylerin Engel Türlerine Göre Pantolonların Paça Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...81 Tablo 61. Bireylerin Engel Türlerine Göre Bluzların Beden Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...82 Tablo 62. Bireylerin Engel Türlerine Göre Bluzların Kol Formunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...83 Tablo 63. Bireylerin Engel Türlerine Göre Bluzların Kol Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...84 Tablo 64. Bireylerin Engel Türlerine Göre Bluzların Bel Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...85 Tablo 65. Bireylerin Engel Türlerine Göre Bluz Boylarının Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...85 Tablo 66. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Elbiselerin Beden Genişliğinde
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...86 Tablo 67. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Elbiselerin Kol Formunda
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...87 Tablo 68. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Elbiselerin Kol Boyunda
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...88 Tablo 69. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Elbiselerin Bel Genişliğinde
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...89 Tablo 70. Kadın Bireylerin Engel Türlerine Göre Elbiselerin Yaka Formunda
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...89 Tablo 71. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Beden Genişliğinde
xxii
Tablo 72. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Kol Formunda
Kullanım Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...91 Tablo 73. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Kol Boyunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...92 Tablo 74. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Bel Genişliğinde Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...93 Tablo 75. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Yaka Formunda Kullanım
Açısından Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...93 Tablo 76. Bireylerin Engel Türlerine Göre Gömleklerin Boyunda Kullanım Açısından
Karşılaştıkları Problemlerin Dağılımı ...94
xxiii
KISALTMALAR LİSTESİ
ÖİB Özürlüler İdaresi Başkanlığı
SPSS Statistical Package for the Social Sciences
TDK Türk Dil Kurumu
1
BÖLÜM I
GİRİŞ
Doğuştan veya sonradan herhangi bir sebeple bedensel, zihinsel, sosyal, duyusal, ruhsal yeteneklerindeki yetersizlik sonucu günlük gereksinimlerini kısmen ya da tamamen kendi başına gideremeyen; korunma, bakım, iyileştirme, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan bireye engelli denir. (http://kayinova.blogcu.com/engelli-tanimi/4014301 (14.02.2014)
Birleşmiş Milletlerin verilerine göre dünyada yaklaşık 500 milyon engelli birey bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri hayatlarında bir çeşit engelli ile doğrudan ya da dolaylı olarak karşılaşmaktadır. (http:// www.devturkiye.org/upload/files/engellilericintasarim.pdf) (14.02.2014)
Sayı bu kadar çok olunca engellilerinde çalışmasının teşvik edilmesi, toplumun genel refah seviyesinin yükseltilmesi, sosyal hizmetlerin nitelik ve nicelik açısından iyileştirilmesi, ancak istihdam seviyesinin artırılması ile mümkündür. Engellilerin üretime katılması halinde, yalnızca bir gelir sahibi olmalarının ötesinde; sosyal ilişkileri, kişisel doyumu, mutluluğu ve aile ilişkileri gibi birden fazla durum da olumlu olarak etkilenecektir (Ağaç, S., Gürşahbaz, N., Kahya, S., Şahinoğlu, M., 2009, s. 369-371).
Engellilerinde herkes gibi çalışma yaşamında yer almaları bir hak ve çağdaş demokratik toplumların önemli bir gerekliliğidir. Ancak gerek toplumsal ön yargılar, gerekse planlamadaki bazı eksiklikler sonucunda engellilerin istihdamları büyük ölçüde yetersiz kalmaktadır (Dursun, S., Aytaç, S., Özok, A. 2009, s. 543).
“4857 sayılı İş Kanunun 30. maddesi gereğince 50 ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde her yılın Ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırılması gerekmekteydi. Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma oranı % 6’dan az olmayacaktı. 5763 Kanun ile bu oranlar değiştirildi. Buna göre; İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde %3 özürlü, kamu işyerlerinde
2
ise % 4 özürlü ve % 2 eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştıracaklardır.”
Türkiye nüfusunun % 12.29’unun engelli bireylerden oluştuğu gerçeği ile karşı karşıyayken bu yüzdelerin artırılması gerektiği düşünülmektedir (http://onlem.gen.tr/ mambo/index.php?option=com_content&task=view&id=68&Itemid=6) 18.03.2014
“Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkındaki Yönetmelik’ e göre; İşverenler, işyerlerini imkânları ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştırabilecek şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar. Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz. Uygun koşulların varlığı halinde, çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatlerinin, özürlünün durumuna göre belirlenebileceği yer almaktadır” (http://www.hukukimevzuat.com/?x =rega &rg_s=25912 18.03.2014).
Engelliler, iş yaşamlarında birçok güçlükle karşılaşmaktadır. Engellilerin işe alınmaları kadar, iş arkadaşlarının ve idarecilerin tutum ve davranışları da çalışmaya devam edebilmeleri açısından önemlidir. Bunun yanı sıra engellilerin yaşamlarını kolaylaştıracak ve iş hayatına katılımlarını artıracak yeni çözümlerin ve önerilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle pozitif ayrımcılık ilkesinden hareketle engellilere bilgi ve becerilerini en yüksek düzeyde sergileyebilecekleri ergonomik iş ortamları ve rahat giysiler de sağlanmalıdır. (Ağaç vd (2009) s. 371). Bu bireylere özel, stres alıcı, tedavi edici özellik taşıyan, vücut yapılarına uygun, hareketlerini kısıtlamayan, konforlu giysiler üretilmelidir. Bu özellikler iş verimliliğinin de artmasını sağlayacaktır.
1.1. Problem Durumu
İnsanların yaşamında önemli bir yere sahip olan giyim, bazı tüketici grupları için daha fazla önem kazanmaktadır. Özellikle engellilerin vücutlarındaki fiziksel değişiklikler nedeniyle giyimin önemi daha da artmaktadır. Engelliler için, vücutlarındaki fiziksel sınırlamalara uygun giysi seçimi, giyim tercihlerini etkilemektedir. Fonksiyonel ve rahat giysiler, fiziksel ve duygusal rahatlıklarına önemli ölçüde etki etmektedir. Giyinme ve soyunma anında çeşitli sorunlarla karşılaşan engelliler için, fonksiyonel, rahat, konforlu ve vücutlarına uygun giysi bulmaları çok önemlidir. Destek almadan giyilebilen, ergonomik tasarlanmış giysiler fiziksel aktiviteyi etkileyeceğinden engellilerin kendilerine olan güvenini de arttıracaktır.
3
Engelli bireylerin giysi sorunları yıllarca ihmal edilen bir konu olmuştur. Ülkemiz nüfusunun % 12.29 unu engelliler oluşturmaktadır. Ortopedik (bedensel) engelli olan bireylerin giysi seçimlerindeki tutumlarının ve beklentilerinin genellikle aynı olduğu bilinmektedir. Hazır giyim sektöründe engelliler için üretim yapan işletmelerin olmayışı bu kişilerin giyim seçimini etkilemektedir. Engellilerin kullandıkları cihazlara uygun kolay giyip çıkarılabilen, fonksiyonel giysilerin üretilmesi gerekmektedir. (Solak, Kuru, 2006, s. 379)
Engelli bireylerin kendilerini rahat hissedebilmesi ve rahat hareket edebilmesi, vücuda uygun hareket serbestliği sağlayan rahat giysiler ile mümkündür. Ergonomik yönden giysilerin vücuda uyumu ve hareket serbestliği; insan vücudunun hareket sistemi ve giysi kullanım amacını dikkate almak ile mümkündür. Giysilerden beklenen en önemli özelliklerden biri de giysinin vücut hareketlerine uyum sağlayabilmesidir (Şener, Atmaca, 2009, s. 62).
1.2. Problem Cümlesi
“Kamuda çalışan engelli bireylerin giysi kullanımında yaşadıkları sorunlar?”
1.2.1. Alt Problemler
Araştırmanın genel problemi doğrultusunda aşağıda yer alan alt problemlere cevap aranacaktır. Bu alt problemler şunlardır:
1. Kamuda çalışan bedensel engelli bireylerin genel özellikleri nelerdir?
2. Kamuda çalışan bedensel engelli bireyler giyinme sürecinde giysilerinin hangi bölümlerinde sorunlar yaşamaktadır?
3. Kamuda çalışan bedensel engelli bireyler hangi tür giysi grubunu giyerken başkasının yardımını almaktadır?
4. Kamuda çalışan bedensel engelli bireyler, ihtiyaçlarına uygun giysi temin edebiliyorlar mı?
5. Kamuda çalışan bedensel engelli bireylerin giysilerini satın alırken karşılaştığı sorunlar nelerdir?
4 1.3. Amaç
Engelli bireylerin toplum yaşamındaki yerini alması; onların topluma kazandırılması ile mümkün olup, bunun içinde engelli bireylerin fark edilmiş olması gerekmektedir. Günlük yaşamda çoğumuzun dikkat etmediği bu sorunlar tek tek ele alınıp uygun düzenlemeler yapılması halinde engelli bireyler için sorun oluşturan konular çözümlenmiş olacaktır. Bu araştırma, kamuda çalışan bedensel engelli bireylerin giysi seçiminde karşılaştıkları sorunlar ve giysilerde aradıkları özellikleri, giysi seçimindeki tutum ve davranışlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Ayrıca araştırma bu konu ile ilgili kişilerin dikkatini çekmeyi ve bu konuda yapılacak araştırmalara yol göstermeyi, hazır giyim firmaları da dahil olmak üzere tekstil ve konfeksiyon alanında üretim yapan büyük- küçük tüm üreticilerin konuya dikkatini çekmeyi amaçlamaktadır.
1.4. Önem
Bu tip araştırmaların Türkiye’de yok denecek kadar az olması ve kamuda çalışan bedensel engelli bireylerin giysi seçiminde karşılaştıkları sorunları ve giysilerde aradıkları özellikleri belirlemek açısından önem taşımaktadır. Fiziksel duruma göre uygun giysi tasarımında; rahatlık, kalite, fiyat, estetik görüntü, dayanıklılık ve alerjen olmama gibi konular önem taşımaktadır. Engelli bireylerin vücutları arasında yapısal farklılıklar olması sebebiyle kişisel ihtiyaçların ortaya çıkarılması çok önemlidir. Belirlenen sonuç ve öneriler giysi tasarımcılarının yeni oluşturacakları giysilerde dikkate alınarak gerekli girişimlerin yapılmasına öncülük edeceğinden önemlidir.
1.5. Varsayımlar
1. Araştırmanın kavramsal çerçevesini oluşturmak için taranan kaynaklar yeterli ve güvenlidir.
2. Bedensel engelli bireyler, araştırma konusuna ilgi duyacaklardır.
3. Bedensel engelli bireyler ihtiyaçlarına uygun giysi bulamamakta ve bulabildiklerinde ise giyinme güçlüğü yaşamaktadırlar.
5 1.6. Sınırlılıklar
1. Bu çalışma kamuda çalışan ortopedik engelli bireyler ile sınırlıdır. 2. Yapılan araştırma kamuda çalışan bireylerin dış giyimi ile sınırlıdır. 3. Araştırma Ankara ve Gaziantep illeriyle sınırlıdır.
1.7. Tanımlar
Hazır giyim: Standart ölçülere uygun hazırlanan kalıpların, kumaşa uygulanarak seri şekilde üretimidir.
Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal, sosyal bakımdan belli oranda ve devamlı bir şekilde işlev kaybı veya aksaklığı yaşayan, normal hayattaki faaliyetlerini gerektirdiği şekilde gerçekleştiremeyen kişilerdir.
Dış giyim: Doğrudan tene temas etmeyen iç giyimin üzerine giyilen etek, pantolon, bluz, gömlek gibi giysilerdir.
Ortopedik Özürlü: Kas ve iskelet sisteminde yetersizlik, eksiklik ve fonksiyon kaybı olan kişidir. El, kol, ayak, bacak, parmak ve omurgalarında, kısalık, eksiklik, fazlalık, yokluk, hareket kısıtlığı, şekil bozukluğu, kas güçsüzlüğü, kemik hastalığı olanlar, felçliler, serebral palsi, spastikler ve sipina bifida olanlar bu gruba girmektedir.
Serebral Palsi (SP): Diğer adıyla beyin felci, doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı oluşan tablodur (http://tr.wikipedia.org/wiki/Serebral_palsi 18.03.2014).
Spastik: Serebral palsi’nin bir alt grubudur. Ancak, ‘spastik çocuk’ toplumda Serebral palsi’li çocukları tanımlamak için kullanılmaktadır. Serebral palsi vücut hareketlerini ve kasların uyumlu kullanımını etkileyen bir grup bozukluğa verilen addır. (http://www.rehabilitasyon.com/ct/Spastik_Tetrapazi/Hakkinda 18.03.2014).
7
BÖLÜM II
KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
2.1. Giyim
Sözlükteki anlamı “Giyilen şeylerin tümü, giysi, giyecek” olarak açıklanan giyim kavramı; insan vücudunu koruyan sosyal, sanatsal, siyasi ve ekonomik olaylardan etkilenen, insan vücudunun şeklini alan giysilerin tümü olarak açıklanabilir (Pamuk, 2002, s. 9). Giyim insan vücudunu dış etkilerden koruyan bir araç olduğu kadar şık, zarif görünme isteğini yerine getiren bir sanattır. İlk insanlardan bu yana korunma ve süslenme amaçlı kullanılmıştır. Giyim tarihin akışı içinde birçok değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklikte sosyal durumun sürekli gelişmesine yol açmıştır. Giyim ihtiyaçlarının saptanmasında, sosyal durumunun etkisinin de olduğu bilinmektedir (Kırzıoğlu, 1992, s. 6).
Günümüze gelene kadar giyim birçok aşamadan geçmiştir. Dinamizm, yenilik, modernlik gibi birçok gelişme giyim seçimlerini etkilemiştir. Önceleri erkek giysisi olarak kullanılan pantolon, kadınlar içinde artık vazgeçilmez bir giysi olmuştur. Golf, tenis, binicilik, gibi spor dallarına özel giysiler hazırlanmıştır. Günümüzde giyim her türlü ihtiyaca cevap verecek niteliğe ulaşmıştır (Pamuk, 2002, s. 13).
Gelişen ve değişen dünyada engelliler için giysiler artık daha önemli bir duruma gelmiştir. Bu durumda giysiler, vücut özelliklerini ve beden kusurları dikkate alınarak hazırlanmalıdır. İnsan vücudu zaman zaman deformasyona uğrayabilir. Ancak bu durum sağlıklı ve uygun ölçüler alınarak giderilebilir. Bu şekilde vücut yapısına en uygun giyim oluşmaktadır (Güner, 1990, s. 2).
Bireyi tanıma özelliklerinden bazıları davranışları, bazıları ise giyimin dışa yansımasıdır. Bireylerin giyim felsefesi; güzellik anlayışı, ekonomik durumları, üyesi oldukları grup veya üyesi olmak istedikleri gruplar hakkında fikir vermektedir (Arslan, 1999, s. 33). Bireyin giyim anlayışı giysi seçimini etkileyen unsurlar hakkındaki bilgisine bağlıdır. Bu nedenle ülkelerin giysi türleri ve biçimleri, o ülkenin her bölgesinin gelenek göreneklerine,
8
ekonomik, sosyal durumlarına ve yaşa göre değişmektedir. Kişisel psikolojinin doğal bir eğilimi olarak herkes şık ve zevkli giyinmek, çekici görünmek ister (Kırzıoğlu, 1992, s. 7).
2.1.1. Giyim Sağlık İlişkisi
Kumaş vücuda ısı ve nemin dengeli geçişini sağlar. Farklı sıcaklık ve nemliliklerde ki ortamlarda çalışan veya egzersiz yapan bireyler, vücutları tarafından oluşturulan ısı ve nemin geçişini sağlayacak uygun giysiyi giymelidir (Erden, 2001, s. 20).
Giyimin fizyolojik sağlık üzerinde etkisinin olduğu kadar, psikolojik sağlık üzerinde de etkisi vardır. Kıyafet seçimimiz psikolojik sağlığımızdan etkilenir ve psikolojik sağlığımızı etkiler. Bu nedenle psikolojik sağlık; psikolojik rahatı veya rahatsızlığı, öz saygıyı ve zihinsel sağlığı etkileyen geniş bir kavramdır. Bireyler kendilerini giydikleri giysilerden dolayı sıkılmış, utangaç, rahatsız olmuş hissettiklerinde psikolojik rahatsızlık oluşmaktadır. Bu rahatsızlık, bireylerin kendi giysileri ile diğerlerinin arasında zıtlık bulmasının, giysilerin içinde rahat olmaktan çok kendilerinin dikkat çekeceğine inanmalarından kaynaklanmaktadır. Sosyal ortama uygun hissetmekten çok giysilerin kendi vücutlarını sergilediği veya buna dikkat çektiğine inanmalarının bir sonucu olabilmektedir (Erden, 2001, s. 20-21).
Giysilerin neden olduğu psikolojik rahatsızlık duyguları bireylerin daha sonraki davranışları üzerinde etkili olabilir. Örneğin bu duygular; yüz kızarması, terleme, gerginlik, endişe gibi fizyolojik rahatsızlığa neden olabilir. Birbirleriyle her zaman etkileşim halinde olan fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar bedensel engeli bulunan bireylerde çok daha büyük etkilere neden olabilmektedir. Birey sosyal ortamdan çekilebilir veya sosyal ortama ayak uyduramayabilir. Giysiler psikolojik rahatlığı artırabildiği gibi toplum tarafından arzu edilir bir imajı yansıtma vasıtası olarak da kullanabilir. Özsaygının düşük ve yüksek olduğu zamanlar giysiler özgüven duygularını güçlendirmek için de kullanılabilir.
Ayrıca giysileri, zihinsel hastalıkların teşhis ve tedavisinde de kullanmak mümkündür. Giysilerin seçimi, kişilik kavramının bir yansıması olduğu için psikiyatırlar tarafından zihinsel hastalıkların teşhisinde kullanılan bir davranıştır. Kendi giysilerini seçmelerine, giymelerine ve bakım yapmalarına izin verildiğinde hastaların, toplumsal gerçeklik içinde genellikle daha iyi bir kişilik geliştirdikleri gözlenmiştir (Erden, 2001, 21).
9 2.1.2. Giysi Seçimini Belirleyen Unsurlar
Giysi, insan vücut yapısı ve ölçülerine uygun modele göre hazırlanan kalıp ile kesilen kumaşın dikim işlemleri ile bir araya getirilmesiyle elde edilen üründür. Giysi bu açıdan incelendiğinde tasarım ve üretim esnasında bazı unsurların göz önünde bulundurulması gerekir. Bu unsurların başında; insan vücudunun yapısı, giysi kalıbı, kumaş, dikiş, moda, iklim, konfor gelmektedir (Gürşahbaz, 2001, s. 56).
a) İnsan Vücudunun Yapısı
İnsan vücudu, genetik yapısı, yaşam çevresi, beslenme düzeyleri ve sosyo-ekonomik koşulların etkisiyle toplumlara göre farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar vücut özelliklerini etkilediklerinden giysi üretimi ile doğrudan ilgilidir. Giysi tasarımı açısından vücut ölçüleri, vücut ölçüleri arasındaki oranlar, vücudun duruşu, vücut özellikleri önemlidir. İnsan vücudu, eklem ve kas yapılarının yardımıyla sürekli hareket halindedir. Giysilerden beklenen en önemli özelliklerden biri giysilerin vücut hareketlerine uygunluk gösterebilmesidir. Hareketin giysi tarafından engellenmemesi için vücut özelliğine uygun gerekli düzenlemeler yapılmalıdır (Gürşahbaz, 2001, s. 56).
Vücut kusurlarını kamufle etmek için vücut yapısını bilmek gerekir. Örneğin boynu uzun bireyler dik veya kalın yakalar kullanmalıdır. Eşarp, fular gibi bazı aksesuarlar boynu daha kısa göstermektedir. Geniş omuzlu bireyler pili ve nervürlerle süslenmiş modelleri ve omuzu bölen yakaları tercih etmelidir. Dar omuzlularda ise geniş ve dökümlü yakaların yanında vatka kullanılarak görünüm değiştirilebilir. Büyük göğüslü kimseler, omuzdan başlayan ve göğüs üzerinden geçen kesimli modeller kullanmalıdır. Geniş kalçası olan bireyler dar modelleri, koyu renkli kumaşları seçebilirler (Pamuk, 2002, s. 21).
Normal vücut yapısından küçük oranlarda kayma olan bireyler için bu kadar çok püf nokta varken; bedensel engeli bulunan, vücudunun bazı organlarında eksiklik veya işlev kaybı olan bireylerin giysileri için çözüm bulunması gerektiği önemli bir gerçektir.
b) Giysi Kalıbı
Giysi kalıbı; giysi kumaşının kesimi aşamasında kullanılan, vücut ve model özelliğine göre şekillenmiş araçtır. Bir giysinin estetik ve fonksiyonel özellikleri, o giysinin vücuda uygunluk derecesi ile ilişkilidir. Vücuda iyi oturan bir giysi estetik olarak iyi görüneceği
10
gibi aynı zamanda giyen kişi açısından maksimum konforu ve hareket serbestîsini de sağlamalıdır. Giysinin vücuda iyi oturmasını sağlayan unsurların başında, giysi yapımında kullanılan 2 boyutlu kalıpların vücudun 3 boyutlu formunu doğru yansıtması gelmektedir (Mete, 2001, s.70)
Giyim için kalıp hazırlamadaki amaç; her vücut yapısına uygun, düzgün giysi elde edilmesine yardımcı olmaktır. Bu açıdan bakıldığında, engelli bireylerin vücutlarına uygun giysi üretilebilmesi için kalıp hazırlama daha önemli bir hale gelmektedir. Ayrıca ilerleyen işlemler sırasında hata payını düşürerek kumaşın ve zamanın daha ekonomik kullanılmasını sağlar (Avşar, 2006, s. 3).
c) Kumaş
Giysinin hammaddesi dokuma ya da örme kumaşlardır. Giysinin kullanım amacına göre, sınırsız sayıda kumaş çeşitleri bulunmaktadır. Giysi açısından kumaşın dikilebilirliği, dökümlülüğü, yumuşaklığı, esnekliği, ütü tutması özel amaçlar doğrultusunda buruşmazlığı, hava geçirgenliği, su geçirmezliği gibi faktörler önem taşımaktadır (Gürşahbaz, 2001, s. 58).
Kumaş seçiminde bireyin kişiliği kadar vücut yapısı da dikkate alınmalıdır. Giysinin modeli kadar kumaşı da vücut yapısının özelliğini bozmamalıdır. Renk, doku, biçim, yüzey vb öğelerle birlikte kumaşın genel görünüşü arasında uyum olmalıdır. Çünkü bazı kumaşlar, ışığı yansıtabilir veya yutabilir, kalınlık ve ağırlık gibi fiziksel özelliklere bağlı olarak göz aldanması yaratır ve vücut ölçüsünün görünüşünü değiştirebilir (Kırzıoğlu, 1992, s. 118). Vücut ölçüsünü değiştirebilecek kadar önemli olan kumaş özellikleri, engelli bireylerin giysilerinin üretiminde aynı giyside farklı kalınlıkta kumaş kullanılması vb. uygulamalar ile engelliler açısından pozitif bir ayrım yaratılmasını sağlayabilecektir.
d) Dikiş
Kumaşın giysi formunu alması dikiş işlemiyle olmaktadır. Dikiş çeşitleri; kumaşın yapısı, kumaşın birleşme yerlerinin özelliklerine göre seçilmelidir (Gürşahbaz, 2001, s.58).
11 e) Moda
Moda, “insanların değişiklik arama ve yeni biçimler ortaya koyma tutkusudur”. Daha geniş anlamda tanımlanırsa “toplumdaki süslenme ve değişiklik ihtiyacından doğan geçici bir yeniliktir” denilebilir (Komşuoğlu, 1986, s. 2). Moda dinamiktir, doğrudan ya da dolaylı olarak bireylerin giysi seçimlerini yönlendiren, giysinin tüm özelliklerini etkileyen gizemli, itici bir güçtür. Dünyadaki sosyal, ekonomik, siyasal, gelişmeler, doğa, yaşanılan mekanlar, gözle görülebilen ya da görülmeyip hayal edilen her şey modaya yön verir (Gürşahbaz, 2001, s. 58). Bu olayların yanı sıra, Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve TÜİK’ in raporlarında dünya nüfusunun büyük bir oranını oluşturan engelli bireylerin de modaya yön verilirken göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
f) İklim
Değişen hava şartlarına göre giyinmek sağlıklı bir vücut için önemlidir. Yazın; ince pamuklu, keten, ipek gibi hafif kumaşlar kullanılmalıdır. Bitkisel ve hayvansal olmayan suni kumaşlar yine bu aylarda tercih edilmemelidir. Vücuttaki nemi emmediklerinden dolayı kullanılması sağlık açısından sakıncalıdır. Kışın giyim şekli tamamen değişmektedir. Vücut dengesini koruyabilmek için koyu renkli kumaşlar ve daha kalın giysiler seçilmelidir. Yün, kürk veya tüylü kumaşlar ısıyı bünyesinde tutabilmektedir. Giysiler, hava akımını engelleyerek vücut ısısını dengelemektedir (Pamuk, 2002, s. 18-19).
Giysilerin rahat olabilmesi için vücut-iklim-giysi arasındaki etkilerin dengelenmesi gerekmektedir. Bu üç unsur arasındaki etkiler iki önemli parametre olan “ısı izolasyonu” ve “nem taşıma kabiliyeti” ile ayarlanmaktadır. İnsanın doğal çevreye ayak uydurabilmesi için giysinin tasarım aşamasında çevre koşulları ve iklimin göz önünde bulundurulması gerekmektedir (Gürşahbaz, 2001, s. 59).
g) Konfor
Kısaca rahatsızlık ya da hoşnutsuzluğun bulunmaması şeklinde ifade edilebilir. Uyumsuz bir giysi kan dolaşımını etkileyebilir, tenin yıpranmasına neden olabilir, giyen bireyi sinirli, rahatsız, öfkeli hissettirebilir (Gürşahbaz, 2001, s. 59).
Konfor birçok psikolojik ve fizyolojik faktörü içeren karmaşık bir kavramdır. Genel olarak Slater (1985) tarafından ‘vücut ve çevre arasındaki fizyolojik ve psikolojik uyumun sonucu
12
ortaya çıkan memnuniyet duygusu’ olarak tanımlanmıştır (Li, 2001). Birçok araştırmacının ortak fikri, konforun nötr bir his olduğudur. Bir kişinin konforlu sayılabilmesi için hava sıcaklığı, rüzgar hızı, gürültü, ışık, nem gibi çevresel faktörlerle ilgili bir uyarının beyne gönderilmemiş olması gerekmektedir: bu çevresel faktörlerden herhangi birine, giysilerimiz veya psikolojik durumumuza bağlı olarak hissedilen memnuniyetsizlik duygusu konforu ortadan kaldıracaktır (Kadolph, 1998). Yapılan çalışmalar, bu memnuniyetsizlik duygusunun, yani konforun negatif olarak değerlendirilmesinin, pozitif değerlendirmeye göre daha kolay olduğunu göstermiştir. (Kaplan, Küçüka, Okur, 2008, s. 1).
İş yaşamına katılan engelli bireylerin, çalışma aktiviteleri ve giyim tarzları göz önüne bulundurularak gerekli çevresel koşulların belirlenmesi, kişisel rahatlığın yanında iş verimini de önemli derecede etkileyecektir (http://www.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/ 5deaeeae1538fb6_ek.pdf?dergi=73 18.03.2014).
2.2. Ergonomi
Ergonomi, çalışanların biyolojik, psikolojik özelliklerini ve kapasitesini göz önünde bulundurarak “insan-makine-çevre” uyumunun doğal ve teknolojik yasalarını ortaya koyan çok disiplinli bir bilim dalıdır (İncir, 1980, s. 8).
Ergonomik yaklaşımda sistemler, insan-makine-çevre ilişkileri içinde düşünülür. Sistem kavramı; psikolojik, sosyolojik, biyolojik gibi farklı yaklaşımlar, teknolojik gereksinimler ya da yönetim sorunları gibi, özel bakış açılarına da yer vermek zorundadır. Ergonomi biliminin temel amacı, insan faktörünün verimliliği, sistem içinde entegrasyonu ve iş yaşamının insancıllaştırılması olduğundan insan makine sistemlerinin bu amaca uygun kurallarla kurulması önemlidir.
Ergonominin temel amacı, sadece bireyin kendisiyle barışık uyumlu bir çevrede yaşaması değil, en önemli üretim faktörü olan insan gücünün rahat, kolay ve sağlıklı bir şekilde üretim ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeni vs.nin yaratılması isteğidir. Çünkü biliniyor ki, insanın verimli çalışması, en iyiyi üretmesi ve ekonomik faaliyetlere en etkin şekilde katılabilmesi, bu ideal uyumun yakalanabilmesine bağlıdır (http://www.kobitek.com/makale.php?id=9, 02.02.2014).
13
Aşağıda TÜİK araştırmalarının yer aldığı kayıtlı olan ortopedik engelli bireylerin yaşadıkları yerdeki fiziksel çevre düzenlemelerinin, kullanımına uygun olup olmadığı düşüncelerinin dağılımı tablosu çalışma ortamlarının ergonomisi konusunda görüşlerini ortaya koymaktadır. Araştırmaya katılanların % 63.8’i kamu binalarının ergonomik olarak onlara uygun olmadığını belirtmiştir. Bu oran çok yüksek olduğundan engelli bireyler açısından ergonomik binaların ve çalışma ortamlarının oluşturulmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Tablo 1. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Yaşadıkları Yerdeki Fiziksel Çevre Düzenlemelerinin, Kullanımına Uygun Olup Olmadığının Düşüncelerinin Dağılımı 2010
Fiziksel Çevre Düzenlemeleri Ortopedik Engelli Kamu binaları
Evet, uygun Hayır, uygun değil Fikri yok
100,0 20,2 63,8 16,0 Dükkân, market, mağaza ve lokantalar
Evet, uygun Hayır, uygun değil Fikri yok
100,0 19,6 63,7 16,7
Kaynak: TÜİK, özürlülerin sorun ve beklentileri araştırması, 2010.
Not: Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.
Tablo 1’de Kayıtlı olan ortopedik engelli bireylerin yaşadıkları yerdeki fiziksel çevre düzenlemelerinin, kullanımına uygun olup olmadığının düşüncelerinin dağılımı incelendiğinde kamu binalarının ve dükkan, market, mağaza ve lokantaların uygun olmayışı % 63.7 ile birbirine çok yakındır.
(Aydın, v.d. 2000) Giysi tasarım ve üretim esnasında ergonomik unsurların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bunların basında insan vücudunun yapısı, vücut yapısına uygun kalıp formlarının hazırlanması, giysinin dikileceği kumaş, dikiş özellikleri ve modaya uygunluğun yanı sıra konfor gelmektedir. Giysi tasarımında vücudun hareket sınırlarının da dikkate alınması önemlidir. Bolluk payları verilirken, optimum noktanın esneme değerlerinin bilinmesi gerekmektedir. Esneme değerlerinin verilebilmesi için ise, vücudu oluşturan uzuvların hareket sınırlarının bilinmesi ve tasarımda bu değerlerin dikkate alınması gerekmektedir (Ay, 2007, s. 27).
14
(Solak, 2003) Çalışırken üzerindeki giysi ile kendini rahat hissetmeyen bireyin dikkati işinden çok giysinin kendini rahatsız eden bölümüne yönelecektir. Bu nedenle, “insanın giydikleri ve çevresi ile psikolojik, fizyolojik denge sağlayarak memnun olma hali” olarak tanımlanan giysi konforunun, ergonomi bilimi içinde ele alınması, bireyin iş performansı ve motivasyonunun artırılmasını sağlayacaktır (Ay, 2007, s. 28).
(Vural, 2006) Fiziksel hareketlerde vücut organları birlikte hareket ettiklerinden, organların dinlenme durumundaki ölçüleri ile hareket halindeki ölçüleri arasında farklılıklar oluşur. Bu değişim giysi kalıbını etkilemektedir. Örneğin statik diz ölçüsü ile dinamik diz ölçüsünün farklı değerlerde olması nedeniyle, diz ölçüsü bacağın statik ve dinamik özelliği göz önünde bulundurularak optimum belirlenmelidir. Giysi uyumu ve serbestliği; beden ve giysi arasındaki ilişkiden, giysi tasarımının doğallığından, kumaş sürtünme katsayısından, giysinin vücuda değme temasından yani sonuçta kumaştan etkilenmektedir. Bu nedenle, kumaş esnemesi, giysi uyumu ve giysi serbestîsi, vücut esnemesinin üç farklı değişkeni olarak tanımlanabilir (Koca, 2007, s. 21).
2.3. Antropometri
İnsan vücudunun boyutlarıyla ilgilenen bilim dalına denir. 1- Uzunluk,
2- Genişlik, 3- Yükseklik, 4- Ağırlık,
5- Çevre boyutları (Safa, 200,1 s. 10)
Ergonomik anlamda antropometriyi ele aldığımızda iki çeşidiyle karşılaşmaktayız. Bunlar Statik ve dinamik antropometri olarak incelenmiştir.
a. Statik Antropometri: Gerçekte antropometri insanların durağan ve oturuşlarındaki metrik değerleri ele almaktadır. Statik antropometri, fiziksel çevredeki değişmeyen ve hareketsiz nesnelerle, durağan ilişkilerimizi ölçülendirmektedir. Okul çocuklarının oturacağı sıraların boyutları, gaz maskesi yüz ölçüleri gibi tasarımlarda kullanılır.
b. Dinamik Antropometri: Statik veriler çalışma hayatında, insanların kullandığı geçitler, durduğu hacimler, oturma yerleri gibi tasarımlarda kullanılır ancak iş düzeninde insanlar devinim halindedir. Örneğin sürücü koltuğu, sürücünün devamlı hareket etmesi nedeniyle
15
dinamik boyutta ölçülmelidir. Antropometrik veriler iyi ölçüm yapılarak alınmalı ve istatistiksel metotlar kullanılarak hesaplanmalıdır. İnsan ölçüleri standart değildir. İnsan-makine ara kesitinin optimal tasarımı için bireylerin ayakta dururken, otururken çevrelerindeki malzeme veya işlem noktalarına uzanmak için eğilme, uzanma, dönme hareketlerinin hudutlarının ölçülmesi önemlidir (http://www.başkent.edu.tr/~eraslan/ergo- nomi.htm) (14.09.2011).
2.3.1. Antropometri Veri Tipleri
a. Yapısal antropometrik veriler: Statik pozisyonlarda vücut boyutlarının ölçülmesidir. Örnek; eklemlerin yerden yüksekliği. Mobilya boyutları ve giysi bedenlerinin saptanmasında kullanılır. Giyim açısından antropometrik veriler arasında en kullanabilir olanları oluşturmaktadır.
b. Fonksiyonel antropometrik veriler: Sabit bir noktaya göre vücudun bir bölümünün hareketlerini tanımlayan verilerdir. Örnek: ayaktaki birinin ileri uzanabileceği maksimum mesafe. İş alanı hacimleri tanımlamada kullanılır. Bir operatörün etrafında kolay ve maksimum ulaşılan alan. Panel tasarımı ve kontrol düğmelerinin optimal yerleşiminde faydalanılır.
c. Kuvvetsel antropometrik veriler: İnsan vücudu üzerindeki yüklerin mekanik analizini yapmada kullanılır. Çalışma esnasında oluşacak uygun pozisyonların tanımlanması ve eklemlerin uygun açı dizilerinin bulunmasına yarar (Safa, 2001, s. 11).
Günlük yaşantıda ve çalışma ortamında kullanılan giyim, araç gereç ve her türlü donanım, kullanacak kişinin vücut yapısına, biyomekanik özelliklerine, anatomisine uygun olması, sağlıklı ve verimli olmayı sağlamaktadır. Kişi de özel bir vücut problemi yoksa araç-gereç, giyim ve donanımın rahat, konforlu ve uyumlu olması beklenir. Vücut engeli varsa problemli durumlar için ölçü çalışması yapılmalıdır. Bunun için de hangi amaca ve gruba hitap etmesi bekleniyorsa o alandaki ölçü ve çalışmalar bir standart sisteme dönüştürülmeye çalışılır (Öztürk, 2000, 75). Engelli bireylerin engel çeşitlerine uygun olarak bir standartlaştırma yapılması gerekmektedir.
Giysinin vücuda iyi uyması, fonksiyonel olması ve rahat hareket olanağı sağlaması, kalıp ölçülerinin sağlıklı olması, antropometrik ölçülerden yararlanarak, hazırlanması gerekir. İnsan vücudunun statik bir geometrik modeli oluşturulmuşsa da hareket halinde bu model
16
değişir. Dolayısıyla, giysinin geometri modeli yapılırken, dinamik durumunu da dikkate almak statik ve dinamik yapıyı karşılayacak modellerin oluşturulmasını sağlamak gerekmektedir (Öztürk, 2000, s. 73).
2.4. Engelliliğe İlişkin Tanımlamalar ve Engelliliğin Sınıflandırılması
2.4.1. Engelliğin Tanımı
Engelli; yaralanma, fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanan kişidir. Engeller doğuştan gelebilir, sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Engellilik 6.10.2011)
Whyte ve Ingstad’a göre (1995);
(Burcu 2002) En genel anlamda engellilik, yeteneklerdeki ve güçteki sınırlanmışlık ya da eksiklik durumudur. Daha açık bir ifadeyle, engellilik bireyin belirli aktivitelerini yerine getirmesini ve sosyal yaşamdaki rollerini oynayabilmesini sağlayan “ideal-normal” kapasitesinin dışında olmaktır. Engelli birey, tedavisi mümkün olmayan ancak rehabilite edilebilen birey olarak kabul edilmektedir (Erdugan 2010, s. 5).
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1980 yılında yayınlamış olduğu bildirgesinde engellilikle ilgili temel kavramlar tanımlamış ve engelliliğin sağlık boyutuna ağırlık veren bir sınıflandırmayla bu konuda üç ayrı kategoride tanımlama geliştirmiştir:
1- Yetersizlik (Impairment): Fizyolojik, psikolojik veya anatomik yapının kaybını ya da normalden sapması halini ifade eder. Bu tanım özellikle organ düzeyindeki bozuklukları kapsar.
2- Özürlülük (Disability): Fiziksel ve zihinsel yeti kaybını ifade etmektedir. Sağlığın bozulması sonucu oluşan yetersizlikten dolayı bir yeteneğin normale oranla azalması veya kaybedilmesi olarak tanımlanır.
3- Engellilik (Handicap): Yukarıda açıkladığımız yetersizlik veya özürlülük halleri nedeniyle kişinin yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel düzeyine göre normal kabul edilen yaşam gereklerini yerine getirememesidir (ÖİB, 2005, s. 95). Bu tanımdan da hareketle engellilik bedensel yetersizlik olarak tanımlanabilir (Atıcı, 2007, s. 14).
17
Tablo 2. Engelli Nüfusun Toplam Nüfus İçindeki Oranları Dağılımı
Toplam Engelli Nüfus % Ortopedik, Görme, İşitme, Dil ve Konuşma ve Zihinsel Engelli Nüfus %
Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın
12.29 11.10 13.45 2.58 3.05 2.12
Kaynak: TÜİK, özürlülerin sorun ve beklentileri araştırması, 2010
Tablo-2 incelendiğinde, engelli olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29’dur. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlülerin oranı (yaklaşık 1.8 milyon) %2.58’dir.
2.4.2. Engelliliğin Sınıflandırılması
Engel türlerinin sınıflandırılmasına ilişkin çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı ve T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırmasında engellilik altı ana başlık altında incelenmektedir:
1- Ortopedik Özürlü 2- Görme Özürlü 3- İşitme Özürlü
4- Dil ve Konuşma Özürlü 5- Zihinsel Özürlü
6- Süreğen Hastalık (DİE, ÖİB, 2004).
Araştırmada sadece bedensel engelliler konu alındığından ortopedik özürlü (bedensel özürlü) kavramı açıklanarak devam edilecektir.
Ortopedik Engelliler
Zihin sisteminin zedelenmesi, hastalıklar, kazalar ve genetik problemler nedeniyle kas, iskelet ve eklemlerin işlevlerini yerine getirmemesi sonucunda meydana gelen vücut hareketlerinde ilgili yetersizlikler olarak tanımlanır.
18
Türkiye de 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında kanun hükmünde kararname hükümlerine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde ortopedik yetersizlik “iskelet, kas ve eklemlerdeki hastalık, bozukluk ve yetersizlikten dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumu” olarak, sinir sisteminin zedelenmesi ile ortaya çıkan yetersizlik ise” gelişim sürecinde oluşan nörolojik bozukluğun, bireyin durumu olarak tanımlanmaktadır (http://serifeaydogdu.blog- spot.com.tr/2010/04/ortopedik-yetersizliktenetkilenmis.html) (05.02.2014)
Doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası dönemde herhangi bir nedenle, iskelet, kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle sosyal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini kar-şılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiye ortopedik özürlü, bu duruma yol açan durumlara ise ortopedik özür denir http://www.ozgurbedenler.com/engelli_tutunma_barlari.asp?id=408 &/ortopedik-engel (01.10.2012)
Ortopedik Özürlülerin Sınıflandırılması
A- Doğuştan olan özürler
1- Doğuştan uzuv eksiklikleri, (Ampüte) 2- Doğuştan kalça çıkığı,
3- Çarpık ayak, 4- Doğuştan kol felci,
5- Doğuştan omuriliğin kese şeklinde dışa doğru çıkması (Meningomyelosel), 6- Yapışık parmak,
7- Doğuştan omurga eğrilikleri, 8- Doğuştan kas hastalıkları. B- Beyin felci
C- Süreğen kemik ve eklem iltihapları D- Romatizmal hastalıklar
E- Çocuk felci (Polio) F- Omurga eğrilikleri G- Travmatik özürler
19 2- Kırık kaynama yokluğu,
3- Yanlış kaynamış kırıklar, 4- Eklem sertliği,
5- Travmaya bağlı felçler ve kuvvet kayıpları, H- Kalıtsal ilerleyici sinir hastalıkları
I- Cücelik (http://www.ozurluveyasli.gov.tr/tr/html/470/Ortopedik+Ozurluler (01.10.2012). Araştırmada kullanılan engel türleri açıklanarak devam edilecektir.
1. Çocuk felci (Polio): Genellikle ateş ya da üst solunum yolu enfeksiyonu ile başlayan kol, bacak ve gövde kaslarında felçlere, omurgada eğriliklere ve bacakta kısalığa yol açan viral bir hastalıktır. Genellikle 1-4 yaşları arasında çocuklarda görülür. (http://www.ozurlu- veyasli.gov.tr/tr/html/470/Ortopedik+Ozurluler, 01.10.2012).
2. Belden Aşağı Felç ( Parapleji): Belden aşağı her, iki bacağın tutmaması, felç hali (http://tip.terimleri.com/parapleji.html, 26.02.2014).
3. Uzuv Kaybı: Travma anında ya da sonrasında parmak, el, kol, bacak gibi uzuvların kaybedilmesine travmatik ampütasyon denir.
Tek Taraflı Kol Ampütasyonu Tek Taraflı Bacak Ampütasyonu
Çift Taraflı Bacak Ampütasyonu olarak 3 grupta ele alındı.
4. Kas Hastalığı: İskelet kaslarının yapısındaki bozulma ve buna bağlı ilerleyici kas güçsüzlüğü ile seyreden, doğumdan itibaren ortaya çıkan bir grup hastalıktır. Kas güçsüzlüğünün yanı sıra eklem sertlikleri, şekil bozuklukları ve ilerleyici sakatlık meydana gelebilir (http://www.ozurluveyasli.gov.tr/tr/html/470/Ortopedik+Ozurluler, 01.10.2012).
Tablo 3. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Cinsiyete Göre Dağılımı, 2010 Ortopedik engelli (%)
Toplam 8,8
Cinsiyet Toplam 100,0
Kadın 43,8
Erkek 56,2
Kaynak: TÜİK, özürlülerin sorun ve beklentileri araştırması, 2010.
20
Tablo 3 incelendiğinde Türkiye genelinde TÜİK araştırmaları sonucu engelli nüfusun oranı % 12.29 olarak belirlenmiştir. Bu araştırtmalar da ortopedik bir engel taşıyan bireylerin oranı ise % 8.8 gibi büyük bir yer kaplamaktadır. Cinsiyetlere göre dağılımlıları incelendiğinde ise yakın değerler olduğu görülmektedir.
2.4.3. Engellilerin Kullandıkları Yardımcı Araçlar
A- Protez: Doğuştan ya da sonradan olan herhangi bir nedenle bir uzvun tam veya kısmi kaybında, o uzvun fonksiyonlarını yerine getirmek ve görsel olarak vücut bütünlüğünü sağlamak üzere atölyelerde hazırlanan parmak, el, kol, bacak şeklindeki dışarıdan uygulanan takma uzuvlara protez denmektedir. Ayrıca, eklemlerde içten uygulanan protezler de mevcuttur.
B- Ortez (Cihaz): Doğuştan veya sonradan olan, bir uzuvdaki fonksiyon kaybı, yetersizlik, istenmeyen bir pozisyonu veya bir hareketi önlemek, vücut parçalarından birini desteklemek ya da korumak gerektiğinde kullanılan metal, plastik, deri ya da kumaş parça-larından üretilen yardımcı desteklere ortez denir.
C- Koltuk Değnekleri ve Bastonlar: Bağımsız yürüme potansiyeli olan ancak dengenin sağlanması için bir desteğe gereksinim duyan hastalar için kullanılabilirler. Bastonların ve koltuk değneklerinin pek çok çeşidi vardır.
D- Tekerlekli Sandalye: Bir yerden başka bir yere harekete yardım etmektedir.
2.5. Mesleki Rehabilitasyon
Mesleki rehabilitasyonda amaç, engelli bireylerin mesleğine devam edebilmesini sağlamak veya eğer devam edemiyor ise var olan fonksiyonlarına uygun yeni bir iş için eğitimidir. Bu amaca ulaşabilmek için, engelli bireyin fonksiyonel çalışma kapasitesi değerlendirilmektedir ve hangi iş kolunda eğitim verileceğine karar verilmektedir. Bunu takiben seçilen iş kolunda çalışma kapasitesini arttırıcı eğitim ve mesleki rehabilitasyon hizmeti verilir.
21
Tablo 4. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Çalıştığı/Çalışabileceği İşte İhtiyaç Duyduğu Düzenlemeler/Çalışma Koşullarının Dağılımı, 2010
İşte İhtiyaç Duyduğu Düzenlemeler Çalışma Koşulları Ortopedik Engelli Ağır ve fiziksel iş gücü gerektirmeyen işlerde çalışmak 66,3 Sağlık problemleri nedeniyle çalışma zamanı içinde daha fazla
kısa molalar kullanmak
34,4
Yarı zamanlı (part-time) işlerde çalışmak 26,7
İşin bazı bölümlerinde başka birinden yardım almak 14,2 Tedavi için yılda ilave 30 günden fazla izin kullanmak 18,6 İş seyahatleri ve arazi çalışması olmayan işlerde çalışmak 17,8
Ev ortamında olan işlerde çalışmak 10,3
İşleri gerçekleştirirken özel destek ve ekipmanlar kullanmak 11,2
Kaynak: TÜİK, engellilerin sorun ve beklentileri araştırması, 2010
Not: Bir kişi birden fazla seçeneği işaretleyebildiği için toplamı 100,0 vermemektedir.
Kayıtlı olan ortopedik engelli bireylerin çalıştığı/çalışabileceği işte ihtiyaç duyduğu düzenlemeler/çalışma koşullarının dağılımı tablosu mesleki rehabilitasyon uygulamaları düzenlenirken dikkate alınması gereken engelli bireylerin isteklerini belirlemede önemli sonuçlar içermektedir. Ağır ve fiziksel iş gücü gerektirmeyen işlerde çalışmak isteği araştırmaya katılan bireylerin % 66.3 gibi büyük bir oranını kapsamaktadır. Bu sonuca bakıldığında engelli bireylerin vücut bütünlüklerine ve çalışma esnasında karşılaşacakları zorluklar açısından büyük oranda endişe taşıdıkları görülmektedir. İş seyahatleri ve arazi çalışması olmayan işlerde çalışmak (% 17.8) ve ev ortamında olan işlerde çalışmak (% 10.3) cevapları da bu sonuçların yüksek oranını destekler niteliktedir.
Sağlık problemleri nedeniyle çalışma zamanı içinde daha fazla kısa molalar kullanmak isteyen katılımcıların oranı ise % 34.4’ tür. Bedenlerinde meydana gelmiş olan deformasyonlar sonucu çalışma esnasında dinlenmeye daha çok ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Yarı zamanlı (part-time) işlerde çalışmak (% 26.7) ve tedavi için yılda ilave 30 günden fazla izin kullanmak (% 18.6 ) cevapları yorumlandığında sağlık problemlerinin çalışma hayatlarına etkisini destekler niteliktedir.
22
Tablo 5. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Çalışma Durumu Dağılımı, 2010 Ortopedik Engelli (%)
Çalışanlar 25,5
Ücretli, maaşlı, yevmiyeli 82,3
İşveren, kendi hesabına 10,3
Ücretsiz aile işçisi 7,3
Kaynak: TÜİK, Engellilerin Sorun ve Beklentileri Araştırması, 2010
Not: Bir kişi birden fazla seçenek işaretleyebildiği için, toplamı 100 ‘ü vermemektedir.
Tablo 5’de kayıtlı olan ortopedik engelli bireylerin çalışma durumu dağılımı incelendiğinde ortopedik engelli bireylerin çalışma yaşamına katılım oranı % 25.5 tir. Bu oran çalışma yaşamında aktif rol alan engelli birey sayısının çok az olduğunu ortaya koymaktadır. Bu oranlar kanun düzenlemeleri ile desteklenerek yükseltilmelidir. Aşağıda yer alan Tablo 6’da kayıtlı olan ortopedik engelli bireylerin kamu kurum ve kuruluşlarından beklentileri sorusunun cevabı incelendiğinde % 40.5 oranında katılımcı iş bulma olanaklarının arttırılmasını istemektedir. Ancak çalışma hayatına katılamayan engelli bireylerin oranı ile katılan bireylerin oranı arasında % 15 gibi büyük bir fark mevcuttur.
Tablo 6. Kayıtlı Olan Ortopedik Engelli Bireylerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Beklentileri, 2010
Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Beklentiler Ortopedik Engelli(%)
İş bulma olanaklarının artırılması 40,5
Fiziksel çevre ve ulaşım imkânları konusunda düzenlemelerin yapılması
23,0
Kaynak: TÜİK, özürlülerin sorun ve beklentileri araştırması, 2010
Not: Bir kişi birden fazla seçeneği işaretleyebildiği için toplamı 100,0 vermemektedir.
2.6. Engellinin Çalışma Hakkı
Aşağıdaki kurumlar en az % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır: - Genel ve katma bütçeli daireler
- İl özel idareleri ve belediyeler
23
- Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan bankalar - Hususi kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküller
Engelli açık kontenjanının doldurulmaması halinde engelli istihdam etmeyen kamu kurum ve kuruluşları için yükümlülüğün dolduğu tarihten yükümlülüklerini yerine getirecekleri tarihe kadar her engelli açık kontenjanı her ay itibarı ile 1475 Sayılı İş Kanununun 98/c maddesindeki para cezası uygulanır.
(30 Mayıs 1997 tarihinde Bakanlar Kurulunca alınan karara göre 1475 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin a fıkrasının 1. bendinde zorunlu engelli çalıştırma oranı belirtilmiştir.)
Engellinin işyerindeki hakları:
* Bir iş yerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan engelli işçiler, eski iş yerlerine alınmalarını istedikleri takdirde işveren kadroda boşluk varsa derhal, yoksa boşalan ilk kadroda kendilerine şans tanımalıdır.
* Bir iş yerinde çalışırken iş kazası nedeniyle sakatlanan kişilerin öncelik hakkı vardır. İşveren, bu işçisini sakat kadrosunda öncelikle çalıştırmakla yükümlüdür. Çalıştığı iş yerinde sakatlananlar, durumlarını tescil için İş ve İşçi Bulma Kurumuna başvurabilirler. * Engellilik dereceleri % 40’ın üzerindeyken işe girip de daha sonra durumlarında bir iyileşme görülerek dereceleri % 40’ın altına düşenler engelli kadrosunda çalışmaya devam ederler.
* Bu hükümlere aykırı hareket eden, özürlü işçi çalıştırmayan işverene çalıştırmadığı her ay için para cezası verilir.
Engellilerin emekli olma ve kendilerine malul aylığı bağlanma şartları * 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olarak işe girenler;
- Çalışma gücünün en az %40’ını kaybettiğini belgeleyerek özürlü olarak işe girmiş olanlar, en az 15 (on beş) yıl fiili hizmet süresini doldurdukları takdirde istekleri üzerine emekliye ayrılabilirler (39. maddenin J Bendi).
- 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışırken herhangi bir hastalık veya kaza sonucu çalışma gücünü kaybederek (hayatını çalışarak kazanamayacak derecede) malul duruma düşenlere 10 yıllık emekliliğe tabi hizmetleri olmaları halinde aylık bağlanır.