• Sonuç bulunamadı

Profesör Hilmi Ziya Ülken'e saygı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Profesör Hilmi Ziya Ülken'e saygı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA

15

FELSEFE YOLUM ) A

ARSLAN KAYNARDAĞ________

Profesör Hilmi Ziya

Ülken'e Saygı

Profesör Hilmi Ziya Ülken 1974 te öldü. Demek ki onu yiti­ reli yirmi yıl oluyor. Felsefeci, düşünce tarihçisi ve sosyo­ logdu Hilmi Ziya Ülken. Büyük bir hocaydı, ülkemizin az ye­ tiştirdiği düşünce adamlarından biriydi.

Türkiye Felsefe Kurumu 1989’da onun için seminer dü­ zenlemişti. Aynı kurum,, bu yıl da onun adına yine bir semi­ ner düzenleyecek.

Hilmi Ziya, 1901’de İstanbul’da doğmuştur. 1924’te lise öğretmeni oldu. 1923’te Anadolu dergisini çıkarmıştı. (1). 1927’de Felsefe ve içtimaiyat Dergisi’ni çıkaranlar arası­ nda yer aldı. Aynı yıl Felsefe Cemiyeti’ni kurdu. Felsefe

Yıllığrm yayımladı.1931’de Aşk Ahlakı'nı, 1932’de Türk Te­ fekkür Tarihi'ni, 1933’te İnsani Vatanperverlik"! yayımladı.

Kitapları, özellikle Türk Tefekkür Tarihi Atatürk’ün ilgisi­ ni çekti ve devlet tarafından Berlin'e gönderildi. Orada bir yıl kadar incelemelerde bulundu.

Almanya'dan döndüğünde üniversitede Türk tefekkür ta­ rihi doçentliğine, 1936’da da içtimai doktrinler tarihi öğre­ tim üyeliğine atandı.

Çok etkili ve sevilen bir hocaydı. Derslerini yalnız kendi öğrencileri değil, başka bölümlerden gelenler de zevk ala­ rak dinliyorlardı. Çok kimse, Hilmi Ziya Ülken’in etkisi altı­ nda kalarak felsefeye yönelmiştir.

örneğin Halil Vehbi Eralp, Ziya Somar ve Bedia Akar- su’nun felsefeyi seçmelerinde onun etkisi büyük oldu, ö ğ ­ rencisi Pertev Naili Boratav’a folklorcu olmayı Hilmi Ziya önermişti.

Dersleriyle olduğu kadar kitapları ve yazılarıyla da fel­ sefeyi ve düşünceyi sevdirdi, saydırdı. Özellikle 1938-43 yılları arasında yayımladığı insan dergisi, insancılığın çağ­ daş düşünce ve sanatın yurdumuzda yayılmasını sağladı.

Çok yönlü bir kültür adamıydı. Felsefeci ve bilim adamı olduğu gibi sanatçıydı da. Şiir yazdı, roman kaleme aldı, resim yaptı. Bu kadar geniş ilgisi ve yaptığı etkilerle Röne­ sans düşünürlerine benziyordu. Cavit Orhan Tütengil’in dediği gibi, "Evrene açılan bir düşünce adamının gerçeği

arama aşkı bütün çalışmalarının ortak yanıydı (2).”

1957’de ordinaryüs profesör oldu. 1960’ta 147’ler Olayı sırasında derslerini bırakmak zorunda kaldı. Hocalığını An­ kara’da ilahiyat Fakültesinde sürdürebildi, ama kırılmıştı.

Türkiye’de İslam felsefesi üzerine bilimsel anlamda eği­ len ilk düşünür Hilmi Ziya Ülken’dir.

Sayıları çok olan kitapları ve yazıları kültür ve düşünce tarihimize ilişkin pek zengin bilgi ve düşünce ile doludur. En küçük emeği bile değerlendirmeye çalışmıştır.

Düşünce tarihimizdeki çağdaşlaşmayı başarı ile ince­ leyen Hilmi Ziya Ülken laikliğe büyük önem veriyordu.

Atatürk ve Din adlı kitaba 1962’de yazdığı “ ör7söz”de şöyle

demişti:

"Türkiye’nin son elli yılda geçirdiği bunalımlı ve sarsıntılı tarihinin en önemli olayı, tereddütsüz diyebiliriz ki laikliğin ilanıdır. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda istilacı düşmanın

sömürgesi olmak tehlikesiyle karşılaşmış bir vatanı savun­ ması, nasıl yalnız Türkiye’nin kurtuluşu değil, bütün Doğu’- nun kurtuluşu olarak değer taşımakta ise devrimlerin en önemli halkalarından biri olan laikliğin kabulü deyeni dev­ let, hukuk ve hayat anlayışının bütün Doğu’da yayılması için bir çağrı gibi görülmesi gerekir.”

Anadoluculukla başlayarak büyük bir aydınlanma ve hü- manizma yolculuğuna çıkan bu çalışkan ve verimli düşün­ ce adamını, felsefeyi sevdiren ve saydıran bu hocayı ölü­ münün yirminci yılında en içten sevgi ve saygı duygularıyla anıyor, onu bir kez daha selamlıyorum.

(1) Ülken, bu dergiyi 1919'da el yazısı ile çoğaltarak çıkarmaya baş­ ladığını söylemektedir.

(2) C. O. Tütengil, Hilmi Ziya Ülken, Cumhuriyet, 20 Haziran 1974

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Vapur kap­ tanları hakkında gerekli takibatın Türk mahkemelerinde yapılıp yapı- lamıyacağı selâhiyetini incelemek üze­ re Lâhi Adalet Divanına baş

醫療衛教 精索靜脈曲張 返回醫療衛教 發表醫師 發佈日期 2014/02/17

We considered that the high incidence and degree of gastric metaplasia in healed type II and type III ulcers might be the results of repeated recurrence and healing of the

Selim İnan (Mersin Üniversitesi) ve arkadaşları tarafından bulunan tarih öncesinin deniz ineği Metaxytherium medium fosili, ülkemizdeki deniz inekleri ailesine (Sirenia) ait

Sitoplazmadaki serbest ribo- zomlarda daha çok hücre içi işlevleri olan protein- ler sentezlenirken, endoplazmik retikuluma bağla- nan ribozomlarda ise genellikle hücre dışına

Yaşamı, yaşamaya değer kılanın üretmek olduğunu belirten çift, “Bizi biz eden ise sevgi ile bilinçle usanmadan.. üretmektir”

Bakım verirken sorun yaşama durumu sorgulandığında hiçbir zaman cevabını verenlerin her zaman, sık sık, bazen ve nadiren cevabını verenlere göre YKTÖ

Dolmabahçe Sarayı’ nda Sul­ tan Aziz ve Sultan Abdülha- m it’in de dostluklarını kazanan Kavuklu Hamdi de, birçok sa­ natçı gibi son günlerini büyük