İSTİKLÂL H A R B Î N D E "MÜTTEFİKLER AR ASI TAHKİK HEYETİ" ÇALIŞMALARI, R A P O R U VE TAHKİKAT
NETİCESİ
Dr. Mustafa T U R A N I. Dünya Harbi'nden yenik çıkan Osmanlı Devleti, Mondros Mütârekesini imzalamak zorunda kaldı. Mütâreke gereğince Mütte-fik Devletler, "güvenliklerini tehdit edecek bir d u r u m ortaya
çıktı-ğında herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekleri"1
gerekçesiy-le Anadolu'yu işgagerekçesiy-le giriştigerekçesiy-ler.
Müttefik Devletler, muhtelif tarihlerde aralarında yaptıkları, Osmanlı topraklarını paylaşmaya matûf, gizli anltlaşmalar ile işgal ve nüfûz bölgelerini aşağı yukarı tesbit etmiş durumdaydılar. 1917 yılında imzaladıkları St. J e a n De Maurienne gizli antlaşması ile Batı Anadolu'nun, izmir'den Konya'ya kadar geniş bir bölgesini İtalyan nüfûz bölgesi olarak tesbit etmişlerdi.
İngiltere ve Fransa, İtalya'nın Akdeniz'de kendileri için tahlikeli olabilecek yayılmasını engellemeyi mümkün kılacak vasıtayı Yunanis-tan'ın Anadolu üzerindeki emellerinde bulmuşlardır. Yapılan gizli antlaşmalarda Yunanistan'ın adı dahi geçmemesine rağmen, Türklere karşı savaşa katılma bedeli olarak Yunanistan'a Aydın Vilâyeti (Ay-dın, İzmir, Manisa, Denizli Sancakları) vaadedilmiştir.
Paris Barış Konferansı'nda2 Yunanlıların arazi isteklerini
ince-lemek üzere 5 Şubat 1919'da kurulan komisyon, 30 M a r t 1919 da
İzmir bölgesinin Yunanistan'a verilmesini tavsiye etti3. İtalyanların
şiddetli itirazlarına rağmen bu tavsiye kabul edildi4.
1 M o n d r o s M ü t a r e k e s i ' n i n 7. m a d d e s i .
2 O s m a n l ı D e v l e t i t o p r a k l a r ı n ı n p a y l a ş ı m projesinin u y g u l a n a b i l m e s i için, g a l i p dev-letler v e b u p a y l a ş ı m d a n y a r a r l a n a b i l e c e k d i ğ e r d e v l e t l e r i n b u k o n u d a k i istekleri v e görüş a y r ı l ı k l a r ı n ı n d i p l o m a s i a l a n ı n d a halledilmesi Paris Barış K o n f e r a n s ı ' n d a m ü m k ü n o l m u ş -t u r . Konferans 18 O c a k 1919 -t a r i h i n d e -t o p l a n m ı ş -t ı r . Bkz. G o -t -t h a r d J a e s c h k e , K u r -t u l u ş Savaşı İ l e İlgili İngiliz Belgeleri, (Çev. C e m a l K ö p r ü l ü ) , A n k a r a , 1986, s. 36.
3 J a e s c h k e , A.g.e., s. 6 1 ; S e l a h a t t i n T a n s e l , A t a t ü r k v e K u r t u l u ş Savaşı. A n k a r a , 1965, s. 11.
696 MUSTAFA T U R A N
Paris Barış Konferansı kararının, Türklerin tepkisine yol açma-dan bildirilmesi ve Yunan işgalleri yapılırken, Türk Makamlarının kendilerine yardımcı olmaları ve mesele çıkarmamaları gerekiyordu. 14 Mayıs 1919 günü Yüksek Komiser Richard Webb tarafından D a m a t Ferid Paşa'ya bir nota verilmiş ve Paris Konferansı'nm kara-rma göre İzmir istihkâmlarının İtilâf kuvvetleri tarafından işgal
edi-leceği bildirilmiştir5. Müttefik Filonun Başkomutanı Visamiral
Calt-horpe da, 14 Mayıs 1919 günü 17. Kolordu Komutanı Miralay (Al-bay) Ali Nadir Paşa'ya bir nota vererek, İzmir istihkâmları ile müdâ-faa tedbirlerini hâiz arazinin Mütârekenâmenin 7. maddesi gereğince
İtilâf Devletleri kuvvetleri tarafından işgal edileceğini bildirdi6.
Ami-ral Caltporpe, aynı gün Aydm Valisi İzzet (Kambur İzzet) Bey'e
de bir nota ile aynı hususu bildirmiştir7.
Amiral Calthorpe, 15 Mayıs 1919 günü 17. Kolordu Komutanı Miralay Ali Nadir Paşa'ya verdiği ikinci bir nota ile İzmir'in Mütte-fik Devletler adına Yunan kuvvetleri tarafından işgal edileceğini, şehirde gereken güvenlik tedbirlerinin alınmasını, işgalden sonra da Yunan komutanının arzusuna göre hareket edileceğini, bu konuda
"Düvel-i muazzama donanmasının nazar-ı dikkate alınması"
tehdi-diyle bildirdi8.
Bâb-ı Âli İtilâf Devletlerine verdiği cevabî nota ile Osmanlı Hü-k ü m e t i n i n İzmir'in İtilâf Hü-kuvvetleri tarafından işgali haHü-kHü-kındaHü-ki Paris Konferansı kararma muhâlefet etmeyeceğini, ancak, Osmanlı Devleti'nin hiç bir parçasının ırk, tarih ve coğrafya açısından Yunan-istan ile hiçbir alâkası olmadığını ifâde etmiş, bu suretle YunanYunan-istan'
ın işgale katılmasını protesto etmiştir9.
5 J a e s c h k e , A.g.e., s. 75; T a y y i b G ö k b i l g i n , M i l l i M ü c â d e l e Başlarken, C . I , A n k a r a , 1959, s. 8 6 ; U t k a n K o c a t ü r k , A t a t ü r k v e T ü r k D e v r i m i Kronolojisi, 1 9 1 8 - 1 9 3 8 , A n k a r a , 1973, s. 27.
6 A T A Ş E (Askeri T a r i h S t r a t e j i k E t ü d Başkanlığı) Arşivi, Kİ. 12 Dos. 74-49 F i h . 27-1, 3 9 - 1 ; Kİ. 26 Dos. 38-105 F i h . 6 4 - 6 5 ; Kİ. 85 Dos. 103-316 F i h . 10; H a r p T a r i h i V e s i k a l a r ı Dergisi, Sy. 37, V e s i k a : 8 9 5
7 K o c a t ü r k , A.g.e., s. 16; Celal B a y a r , Ben d e Y a z d ı m , C . V I , İ s t a n b u l , 1968, s. 2019 (İzzet Bey'in 14 M a y ı s 1919 tarihli d e m e c i )
8 A m i r a l C a l t h o r p e ' u n ikinci notası için Bkz. J a e s c h k e , A.g.e., s. 2 6 5 - 2 6 6 ; Ali N a d i r P a ş a ' n ı n k o n u y l a ilgili H a r b i y e N e z â r e t i ' n e 20 M a y ı s 1919 tarihli r a p o r u için Bkz. M u s t a f a T u r a n , A y d ı n V i l â y e t i ' n d e Y u n a n M e z â l i m i ve T e p k i l e r , 1919-1923, A n k a r a 1990, (Basıl-m a (Basıl-m ı ş D o k t o r a T e z i ) , s. 4 1 5 v d .
İ S T İ K L Â L H A R B İ N D E M Ü T T E F İ K L E R A R A S I T A H K İ K H E Y E T İ 697
>
Bütün bu bilgilerden anlaşılacağı gibi, Türk makamlarına önce İzmir'in İtilâf Devletleri kuvvetlerince işgal edileceği, sonra da İtilâf Devletleri adına Yunan kuvvetleri tarafından işgal edileceği bildiril-mek suretiyle mesele bir oldu-bittiye getirilmiştir. Böylece Türk idâ-recilerinin müdâfaa tedbirleri almaları önlenmiştir. 7 Mayıs 1919 gü-nü Paris Konferansı'nda Venizelos'un, Türklere keyfiyetin ancak
ka-raya asker çıkarmadan az önce bildirilmesini teklif etmesi1 0 de bu
görüşü teyit etmektedir.
Notalarda belirtildiği veçhile, İzmir çevresindeki istihkâmlar
14 Mayıs 1919 sabahı İtilâf kuvvetleri tarafından işgal edilmiş1 1,
15 Mayıs sabahı da, sadece istihkâmlara inhisar etmeyen Yunan işga-li fiilen başlamıştır.
İzmir'de işgalden bir gün önce, yapılacak işgale karşı Türklerin direnme hisslerini sarsmak amacıyla Türk mahallelerindeki evlere
Rumlar tarafından baskınlar yapılmış, silâh ve malzeme aranmıştır1 2.
İzmir'de, Kolordu Komutanı ve Aydın Valisi'nin her ne pahasına olursa olsun, işgal sırasında herhangi bir olaya sebebiyet verilmemesi ve işgalin suhûletle karşılanması için gayret sarfetmeleri, emirler verip tertipler almaları1 3, İzmir'de yeterli askerî bir kuvvetin b u l u n m a m a s ı1 4
ve Türk halkının henüz bilinçlenmemiş olması1 5 Yunan işgali için
rahat bir zemin oluşturmuştur.
İzmir'in işgali, Yunan 5. Piyade Alayı'nm Alsancak iskelesine,
Efzon Alayı'nm da Pasaport iskelesine çıkması1 6 ile başladı.
10 J a e s c h k e , A.g.e., s. 71 11 K o c a t ü r k , A.g.e., s. 27
12 M e h m e t O k u r e r , İ z m i r K u r u l u ş t a n K u r t u l u ş a , İ z m i r , 1970, s. 170 13 17. K o r . K o m u t a n ı Ali N a d i r Paşa, A m i r d i C a l t h o r p e ' u n ikinci notası ü z e r i n e b i r liklere verdiği e m i r d e , esef verici o l a y l a r a sebebiyet verilmemesini, s ü k û n e t i n m u h a f a z a o l u n -m a s ı n ı iste-mekteydi. Bkz. T ü r k İstiklâl H a r b i , G n , K u r . H a r p T a r i h i Dairesi, C . I I , K s . 1, A n k a r a , 1963, s. 5 3 ; İ z m i r ' i n Y u n a n l ı l a r t a r a f ı n d a n işgal edileceğini ö ğ r e n e n V a l i İ z z e t Bey, b u n u gizleyen ve halkın telaşa k a p ı l m a m a s ı gerektiğini ifâde e d e n bir a ç ı k l a m a y a p m ı ş -tır. Bkz. I s l a h a t , 14 M a y ı s 1919
14 Erlerin işe y a r a y a n l a r ı c e p h e y e g ö n d e r i l d i ğ i n d e n g e r i d e k a l a n k a d r o l a r eksikti. M ü t â r e k e gereği K o l o r d u silahsızlandırılmış, a l a y l a r d a d ö r d e r m a k i n a l ı tüfek bırakılmış ve b ü t ü n t o p c e p h â n e s i Y e n i k a l e i s t i h k â m l a r ı n a d e p o l a n m ı ş t ı . Bkz. R a h m i A p a k , İstiklâl S a -v a ş ı n d a G a r p C e p h e s i Nasıl K u r u l d u ? A n k a r a , 1990, s. 2
15 İ z m i r ' i n Y u n a n l ı l a r t a r a f ı n d a n işgal edileceğini ö ğ r e n e n h a l k Y a h u d i m a ş a t l ı ğ ı n - , d a t o p l a n a r a k işgal k a r a r ı n ı p r o t e s t o etmişlerse d e şehir d â h i l i n d e başarılı b i r m ü d â f a a n ı n i m k â n ı y o k t u ; esaslı b i r teşkilât v ü c u d a getirilememişti. Bkz. K a z ı m Ö z a l p , M i l l i M ü c a d e l e ,
1 9 1 9 - 1 9 2 2 , C . I , A n k a r a , 1988, s. 7
İ M İ
698 MUSTAFA T U R A N
Yerli Rumlar, Yunan askerlerini karşılamak için Kordonboyu' na toplanmışlardı. Üzerlerinde mavi-beyaz kumaştan dikilmiş elbiseler
bulunan R u m kızlarının ellerinde çiçekler ve bayraklar v a r d ı1 7. R u m
-lar, ellerindeki Yunan bayraklarını sallıyor, çiçekler, alkışlar ve "Zito Venizelos" bağırışlarıylaı Yunan askerlerini selâmlıyorlardı. Rıhtım-daki bütün binalar Yunan bayraklarıyla donatılmıştı. Vapurlar ve fabrikalar sürekli düdük öttürüyor, başta Aya Fotini olmak üzere kli-şelerin çanları d u r m a d a n çalıyordu. Bandolar da Yunan milli marşını
çalmakta idiler1 8. Metropolit ve rahipler, diz çökmüş, ağlayarak
ve ilâhiler söyleyerek Yunan bayraklarını öpüyorlardı1 9. Atina
Ha-bercisi adlı Yunan gazetesi 15 Mayısta İzmir'den aldığı şu haberi ya-yınlıyordu: "Rıhtımlar a d a m d a n taşıyor; tıklım tıklım dolu. Hepsi-nin de ellerinde Yunan bayrakları ve çiçeklerle dolu sepetler var. Se-vinçten ağlıyorlar. İzmir'de şimdiye kadar böyle bir manzara görül-müş değildir. Bütün evlerin balkonları bayraklar ve çiçeklerle süslen-miş, sokaklara da halılar serilmiş; halk sevinçten sarmaş dolaş sokak-larda dans ediyor"2 0.
Daha sonra, Efzon askerlerinin Askerî Kışla (Sarı Kışla)
önü-ne geldiği bir sırada atılan bir silah2 1 ile ortalık karışmış. Yunan
işga-liyle beraber -işgalin bitişine kadar devam edecek olan- Yunan
mezâ-limi de fiilen başlamış oluyordu-2.
İzmir'de başlayan Yunan işgali, kısa bir sürede geniş bir sahaya yayılmıştır. Yunanlıların işgal ettikleri hemen her yer insanlık dışı olaylara sahne olmuştur. Türk halkını imhâ ve tehcir gayesi ile yapı-lan zulümler bir süre sonra Batı kamuoyuna yansımıştır.
İzmir'deki İti'âf Devletleri delegeleri, kendi hükümetlerinin Yük-sek Komiserlerine, Yunan işgalinin sebep olduğu ağır durumu şöyle bildirmekteydiler: "Yunanlılar, İzmir'deki İtilâf Devletleri komutan-larının emirlerini yerine getirmemektedirler. Oysa, Yunan kuvvetleri teknik bakımdan bunların komutası altındadır. Yunan sahra subay-ları kendi komutansubay-larının bile emirlerinden habersiz görünmekte, bütünüyle bağımsız davranmakatdırlar. Bunun sonucu olarak, savaş
17 Ö m e r S a m i C o ş a r , İstiklâl H a r b i Gazetesi, 16 M a y ı s 1919 18 A T A Ş E Arş. K İ . 12 Dos. 7 4 - 4 9 Kih. 15.
19 B a y a r , A.g.e., C . V I , s. 1793 20 Coşar, İ H G , 16 M a y ı s 1919
21 İşgal g ü n ü a t ı l a n b u ilk silah, t a r i h i m i z e " İ l k K u r ş u n " olayı o l a r a k geçmiştir. G e -niş bilgi için Bkz. T u r a n , A d ı geçen tez, s. 6 5 - 6 6 .
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A K H I K HEYETI 699
alanlarında, genellikle ordular üzerinde denetim uygulanamamakta ve savaş cephesi boyunda ve yan kanatlarda çarpışan başı bozuk güç-ler de kontrol edilememektedirgüç-ler. Bunlar, Türk halkına her yerde yeni kıyımlar uygulamakta, haydutluk, eşkiyalık ve
yapabildikler-ölçüde yağmalara koyulmaktadırlar."2 3. İstanbul'daki Amerikan
Komisyonu da, 18 Mayıs 1919 tarihli raporunda, Yunanlıların zu-lümlerinden bahsetmekte ve Yunan ordusuna gözlemci olarak İtilâf
Devletleri subaylarının gönderilmesini istemekteydi2 4.
Osmanlı Hükümeti, Başkan Wilson'a baş vurarak, Yunan mezâ-limini tahkik etmek üzere bir komisyon kurulmasını istedi. Sadra-zam vekili Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi, 15 Temmuz 1919 tari-hinde Yunanlıların mezâlimde bulundukları yerlere bir Tahkik
He-yetinin gönderilmesini rica etmiştir2 5. Sabri Efendi, böyle bir
tahki-kâtın Paris Barış Konferansı'nın sorumluluğu altında yapılmasını is-temekteydi2 6.
Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi'nin tahkikât isteği, İzmir' deki İtilâf Devletleri delegelerinin raporlarıyla birlikte Paris Barış Konferansı'nda görüşülmüş ve Georges Clemenceau, Yunan ordusu aleyhindeki suçlamaları incelemek için bir Tahkik Heyeti
kurulması-nı önermiştir2 7. Paris Barış Konferansı, 21 Temmuz 1919 tarihinde
İzmir'deki Yunan zulümleriyle ilgili şikâyetleri incelemek üzere bir
komisyon kurulmasını kararlaştırmıştır2 8. Böylece, Yunan mezâlimi
konusundaki müteaddit şikâyetler, Müttefiklerarası bir heyetin tah-kikâtta bulunmasını sağlamış oluyordu. Bu konuda Atatürk, "... ta-zallüm ve şikâyetlerimiz, binnetice, muhtelit bir komisyonun, İzmir
ve havâlisinde icrâ-yı tahkikât eylemesini icâbettirdi." demektedir2 9.
23 L a u r e n c e E v a n s , T ü r k i y e ' n i n Paylaşılması, 1 9 1 4 1 9 2 4 , (Çev. Tevfik A l a n a y ) , i s -t a n b u l , 1972, s. 1 7 8 - 1 7 9
2 4 K a y h a n S a ğ l a m e r , " A n a d o l u ' n u n İşgali v e Y u n a n M e z â l i m i H a k k ı n d a M ü t t e f i k -lerarası K o m i s y o n u n R a p o r u " , Belgelerle T ü r k T a r i h i Dergisi. C . I X - X , Sy. 49, ( E k i m ,
1971), s. 6 25 J a e s c h k e , A.g.e., s. 8 6 8 7 ; i z z e t Ö z t o p r a k , K u r t u l u ş S a v a ş ı n d a T ü r k Basını, A n -k a r a , 1981, s. 95. 26 S a ğ l a m e r , A . g . m . , s. 6 27 J a e s c h k e . A.g.e., s. 8 7 ; E v a n s , A.g.e., s. 179 2 8 K o c a t ü r k , A.g.e., s. 52 29 Mustafa K e m a l A t a t ü r k , N u t u k , C . I I I ( V e s i k a l a r ) , M i l l i E ğ i t i m Basımevi, İ s t a n -b u l , 1973, s. 1175; 6 Ağustos 1919 tarihli V a z ' i y y e t - i U m û m i y y e T a m i m i ' n d e d e , " Y u n a n işgalinin tevellüd ettiği fecaatlar i t i l â f mehâfilince anlaşılmış v e b u fecayıı tedkik v e tesbit e t m e k ü z e r e m a h a l l i n e b i r i t i l â f k o m i s y o n u m ü t t e h i d i h a r e k e t b u l u n m u ş t u r " d e n i l m e k t e -d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. Kİ. 183 Dos. 1 8 - 8 7 F i h . 31
/
700 MUSTAFA T U R A N
15 Mayıs-20 Temmuz 1919 tarihleri arasındaki olayları incele-yecek olan, Amerikan Yüksek Komiseri Mark Lambert Bristol baş-kanlığındaki heyete, İngiltere adına General Robert Hugh Hare, Fransa adına General Gedrges Hippoltyte Bunoust, İtalya adına da General Alfredo Dall'Olio'nun katılması kararlaştırıldı. Venizelos,
böyle bir heyetin kurulmasına itiraz • etmediyse d e3 0, Yunanlı bir
temsilcinin heyette bulunmasını istemiştir. Clemenceau, Yunan işgal bölgesindeki Türklerin, Yunan üyenin yanında doğru konuşmaya cüret edemeyeceği gerekçesiyle Venizelos'un isteğini kabul edilmez bulmuştur. Sonra, oy hakkı olmamak ve varılacak sonuçlara katılma-mak şartıyla bir Yunanlının heyetin çalışmalarını izleyebileceği teb-liğ edilmiş ve aynı şartlarla bir Türk temsilcinin de heyete katılması kararlaştırılmıştır3 1.
M T H (Müttefikierarası Tahkik Heyeti)'ne Yunanlılardan Al-bay Mazarakis ile Türklerden YarAl-bay Kadri danışman olarak
katıl-mışlardır3?. Heyette ayrıca, yazı ve tercümanlık görevini yapmak
üze-re aynı milletleüze-re mensup subaylar da göüze-rev almıştır3 3.
Barış Konferansı Yüksek Konseyi, izmir ve civarında inceleme-lerde bulunmak üzere M T H ' n i n görevlendirilmesinin kararlaştırıl-dığını 5 Ağustos 1919 tarihinde Osmanlı Hükümeti'ne resmen bildir-miştir3 4.
Türk makamları, M T H ' n i n yapacağı tahkikattan faydalı bir netice alınabilmesi, bu bölgede yapılan insanlık dışı olayların dünya kamuoyunda bilinmesi ve siyâsi plâtformda yapılacak olan teşebbüs-lere yardımcı olması amacıyla her türlü tedbiri almaya, meydana gelen olaylar hakkında heyetin bilgilendirilmesine çalışmaktaydılar.
Harbiye Nazırı tarafından 14. Kolordu Kumandanlığı ile 2. Or-du Müfettişliği'ne gönderilen 6 Ağustcs 1919 tarihli tezkirede: izmir
30 Venizelos, 30 H a z i r a n 1919 d a İngiliz H ü k ü m e t i ' n e i d d i a edilen c i n a y e t l e r i n ye-r i n d e incelenmesi için b i ye-r s o ye-r u ş t u ye-r m a k o m i s y o n u k u ye-r u l m a s ı n ı teklif etmişti. Bkz. S e l a h a t t i n Salışık, T a r i h B o y u n c a T ü r k - Y u n a n İlişkileri v e E t n i k i E t e r y a , İ s t a n b u l , 1968, s. 269.
31 S a ğ l a m e r , A . g . m . , s. 6 ; T ü r k İstiklâl H a r b i , C . I I , K s . 1, s. 2 0 3 ; Ö z t o p r a k , A.g.e., s. 9 5 - 9 6 ; S i n â Akşin, İ s t a n b u l H ü k ü m e t l e r i v e Milli M ü c a d e l e , İ s t a n b u l , 1976, s. 464.
32. Ö z t o p r a k , A.g.e., s. 9 6 ; H a r b i y e N e z â r e t i , H a r i c i y e N e z â r e t i ' n e T a h k i k H e y e t i refâkatine E r k â n - ı H a r b i y e - i U m û m i y e 2. Ş u b e M ü d ü r ü K a y m a k a n ( Y a r b a y ) K a d r i Bey'in t a y i n edilmiş o l d u ğ u n u bildirdi. Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 41
33 Asaf G ö k b e l , M i l l i M ü c â d e l e d e A y d ı n , A y d ı n , 1964, s. 3 0 4 ; A h e n k G a z e t e s i n d e M T H ' n d e 5 k â t i b i n g ö r e v aldığı b i l d i r i l m e k t e d i r . Bkz. A h e n k , 24 Ağustos 1335
3 4 A T A Ş E Arş. K İ . 183 Dos. 1 8 8 7 F i h . 31 (6 Ağustos 1919 tarihli V a z i y e t i U m û -m i y e T a -m i -m i ) ; A h e n k , 6 Ağustos 1335
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A H K H E Y E T I 701
ve havâlisinde meydana gelen olayları tahkik ve tesbit etmek üzere, Sulh Konferansı kararıyla bir komisyonun geleceği bildirilerek, bu komisyon nezdinde Türklerin, uğradıkları zarar ve ziyanların müba-lâğasız, delillere dayalı olarak tesbitinin gerekli olduğu, b u n u n için mülkî memurlar ile ahâlinin birlikte, yanan köylerin, yağma edilen malların, yaralanan, katledilen ve tecâvüze uğrayan insanların isim, zaman, mekân, şâhit ve delil gösterilerek M T H ' n e bildirilmesini is-temiştir. Ayrıca, Osmanlı askerî kuvvetinin intizâmı, tarafsızlığı, muhafaza etmekte olduğu vakar ve sükûn hakkında heyete her vesile
ile misaller verilmesi istenmiştir3 5. 14. Kolordu Komutanı, Harbiye
Nezâreti'ne cevabında, Yunan mezâlimini gelecek olan heyete
bildir-mek üzere gerekli tedbirlerin alınmakta olduğunu bildirmiştir3 6.
Türk makamlarının, Y u n a n zulümlerini gelecek olan heyete bil-dirmek üzere tedbirler almalarına karşılık Yunanlılar, gelecek olan heyeti yanıltmak ve kendi arzuları lehinde bir netice çıkmasını sağ-lamak için her yola başvurmuşlardır. 14. Kolordu Komutanı, Harbiye Nezâreti'ne, Yunanlıların yolsuzluklarını örtmek için T ü r k halkına
baskılar yapmakta olduklarını bildirmekteydi3 7.
Yunanlılar, M T H nazarında temize çıkabilmek için bazı köyler-de halktan masum olduklarına ve kendilerine bir fenalık yapılmadığına dair zorla yazılar almışlardır. 14. Kolordu Komutanlığı'nın 3 Ağus-tos 1919 tarihli Harbiye Nezâreti'ne raporunda, Bergama ile Dikili arasında Kozak Nahiyesi'nde bulunan Yunan kuvvetlerinin, köylerde kalmış olan halktan, masum olduklarına dair zorla varakalar almakta
oldukları ifâde edilmektedir3 8. 14. Kolordu komutanı 6 Ağustos 1919
tarihli Harbiye Nezâreti'ne yazısında da, Yunanlıların böyle yapma-larının sebebinin yakında gelecek olan tahkik heyetinden,
yolsuzluk-larını örtmek olduğunu belirtmiştir3 9.
M T H ' n d e görevli Kadri Bey, Harbiye Nezâreti'ne verdiği ra-porlarla, heyetin çalışmalarını bildiriyor ve Heyetin memnuniyetini
sağlamak için alınması gereken tedbirlere işaret ediyordu4 0. Kadri
35 A T A Ş E Arş. K İ . 183 D o s . 1 8 - 8 7 F i h . 2 2 ; K İ . 14 Dos. 9 1 - 5 6 F i h . 4 5 36 A T A Ş E Arş. K İ . 184 Dos. 1 9 - 8 8 F i h . 66 37 A T A Ş E Arş. K I . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 30 38 A T A Ş E Arş. K İ . 14 Dos. 9 1 - 5 6 F i h . 30 39 A T A Ş E Arş. Kİ. 184 Dos. 1 9 - 8 8 F i h . 66 40 M e s e l a K a d r i Bey, 4 E y l ü l 1919 tarihli H a r b i y e N e z â r e t i ' n e r a p o r u n d a : " . . . K o -m i s y o n ' u n A y d ı n ' d a n N a z i l l i ' y e k a d a r e -m n i y e t l e s e y a h a t i için -m u k t e z î b i l - u -m u -m t e d â b i r i n i t t i h â z ı y l a b e r a b e r N a z i l l i ' d e k e n d i l e r i n e b i r m a h a l l - i m ü n â s i b i h z â r ı h u s u s u n u n m e m u r i n i m ü l k i y e v e askeriyesine e m i r v e t e b l i ğ i n e m ü s a a d e n i z i a r z v e i s t i r h a m e d e r i m " d e m e k t e -d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 53
702 MUSTAFA T U R A N
Bey, müteaddit raporlarından sonra 5 Ekim 1919 tarihli ve Heyetin bütün çalışmalarını kapsayan mufassal raporunu Harbiye Nezâreti'
ne takdim etmiştir4 1.
M T H , 12 Ağustos 1919 tarihinde İstanbul'da ilk toplantısını yaptı ve göreve başladı. Heyet, bu tarihten 15 Ekim 19İ9 tarihine ka-dar 46 toplantı yapmıştır. İlk ve son toplantılarını İstanbul'da yapan Heyet, çalışmalarını olay mahallinde yoğunlaştırmıştır. Toplantıların 20 si İzmir'de, diğerleri ise Yunan kontrolünün yaygın olduğu yerler-de yapılmıştır. M T H , İzmir, Menemen, Manisa, Aydın, Nazilli, Öyerler-de- Öde-miş, Ayvalık, Çine ve civarında tahkikatta bulunmuş ve 175 tanığın ifâdesini almıştır. Türkler, Yunanlılar, Ermeniler, Yahudiler ile
Amerikalı, İngiliz, Fransız ve İtalyanlar Heyet'e ifâde vermişlerdir4 2.
Heyet, daha ziyade yabancıların ifâdelerine önem vermiştir4 3.
M T H azaları İstanbul'dan münferiden hareketle 22 Ağustos
1919 günü İzmir'e geldiler4 4. Vali İzzet Bey'i ziyaret ettikten sonra
toplanmaları için hazırlanan Sultanî Mektebi'ne geldiler. Orada, Belediye Reisi, Müfti, Mektep M ü d ü r ve Muallimi ile bazı eşrâf tarafından karşılanmıştır.
Heyet, ilk toplantısında takip edeceği çalışma hakkında karar almıştır. Osmanlı ve Yuiıan delegelerin toplantılara katılmayıp, yal-nız Heyet'in dinleyeceği şahitlerin hazırlanması ve lüzum görülecek hallerde Heyet'e yardımcı olmalarının uygun olacağı kendilerine bil-dirilmiştir.
Heyet, d a h a önce, 14. Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa ile ba-zı şahısları dinlediği ve muhtelif makamlardan gelen raporları mütâ-laa etmiş olduğu için olaylar hakkında genel bir bilgiye sahipti.
M T H , İzmir'de ilk toplantısını müteâkip bir İtalyan subayını
dinledikten4 5 sonra Vali İzzet Bey'in ifâdesini almıştır. 2,5 saat kadar
devam eden ifâdesinde İzzet Bey, meydana gelen olayları delilleriyle teferruatlı bir şekilde anlatmış; İzmir'in işgali günü, Hükümet Kona-ğı'nın ne surette yağmalandığından, bizzat kendi masasının kilit(41) B u r a p o r için Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 81 Dos. 1 3 9 2 9 9 F i h . 1 1 6 ; Kİ. 118 Dos. 8 1 -4 2 3 F i h . 61 / 1 - 1 5 ; T ü r k İstiklâl H a r b i , G n . K u r . H a r p T a r i h i Dairesi, C . I I , K s . 2 A n k a r a , 1963, s. 374 v d . 42 S a ğ l a m e r . A . g . m . , s. 6 43 A m i r a l Bristol, b i r d o s t u n a , " H e r iki t a r a f ı n t a n ı k l a r ı n a d a g ü v e n e m i y e c e ğ i n d e n " y a k ı n m ı ş t ı r . Bkz. A y n ı yer. 4 4 A h e n k , 22 Ağustos 1335
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F ı K L E R A R A S I T A K H ı K H E Y E T I 703
lerinin nasıl kırıldığından, evrakının karıştırıldığından, hanesi ve ailesinin nasıl kurşun yağmuruna tutulduğundan, elde edebildiği karmakarışık bir çok evrâkı da göstererek bahsetmiştir. îzzet Bey, Amiral Calthorpe'un notasını aldıktan sonra vermiş olduğu emirle, Hükümet'in bu haksız işgale karşı siyaseten bir tedbir alacağı cihetle, halkın kesinlikle itidal ve metanetinin muhafazasına çalıştığını ifâde
etmiş4 6 ve Yunan mezâlimi hakkında Heyet'e bir de rapor vermiştir4 7.
M T H , Vali izzet Bey'i dinledikten sonra Metropolit Hrisosto-mos ile bir iki R u m u ve Fransızlardan, ingilizlerden, italyanlardan da pek çok şahsı dinlemiştir. Kadri Bey, yabancı şahitlerden bazıları-nın Türklerin lehinde ifâde vermiş olduklarını haber aldığını, 4
Ey-lül 1919 tarihli Harbiye Nezâreti'ne raporunda ifâde etmektedir4 8.
M T H , izmir'de bir hafta sürekli olarak Türklerden, Rumlardan ve yabancılardan şahitler dinlemiştir. Yabancı şahitlerin çoğu gör-dükleri mezâlimi olduğu gibi anlatmışlar; memleketin iktisadî haya-tının elîm bir tesir altında bulunduğunu, şehrin harabeye namzet bir d u r u m arzettiğini ikna edici delillerle açıklamışlar ve bu konuda bir
de rapor takdim etmişlerdir4 9.
Yunanlılar, izmir'de yaptıkları mezâlimi inkâr edemeyeceklerini anlayınca, hareketlerinin Türkler tarafından yapılan saldırılara birer mukâbeleden ibâret olduğunu söylemek sûretiyle kendilerini mazur göstermek istemişlerdir. M T H ' n e ifâde veren Kadri Bey, Yunanlıla-rın "izmir'de irtikâp ettikleri fecayıı inkâr edemeyeceklerine ka-naat getirdikten sonra yegâne silâh-ı müdafaa olarak, hareketlerinin Türkler tarafından vâki olan taarruzlara birer mukâbeleden ibâret olduğunu ve esâsen nâ-lâyık harekâtın müsebbiplerini de tecziye et-miş oldukları cihetle (izmir işgal K u m a n d a n ı Zafiriau'nun tekâüde şevki ve Aydın'ı harebezâra çeviren Eskinaz'ın mahkûmiyeri gibi) hareketlerinde mâzûr görüleceklerini iddiaya teşebbüs etmiş
oldukla-4 6 K a d r i Bey H a r b i y e N e z â r e t i ' n e 5 E k i m 1919 tarihli r a p o r u n d a , V a l i İ z z e t B e y ' i n ifadesinin H e y e t ü z e r i n d e fevkalâde b i r h ü s n - i tesir b ı r a k t ı ğ ı n ı v e isteklerinin b i r e r s u r e t i n i n H e y e t ' e verildiğini b e l i r t m e k t e d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 4 6 ; K İ . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 6 1 / 1 - 1 5 ; T Î H İ C . I I / 2 , s. 3 7 4 v d .
47 i z z e t Bey 21 E y l ü l 1919 tarihli K a d r i B e y ' e y a z ı s ı n d a H e y e t ' e T i r e l i l e r i n Y u n a n z u l ü m l e r i ile ilgili şikâyetlerini v e t u t a n a k l a r ı b i r r a p o r l a birlikte v e r d i ğ i n i s ö y l e m e k t e d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 81 D o s . 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 1 0 - 7
4 8 A T A Ş E Arş. K İ . 118 D o s . 8 1 - 4 2 3 F i h . 5 3 - 4 , 5 3 - 6 ; Kİ. 184 Dos. 1 9 - 8 8 F i h . 353. 49 K a d r i Bey, b u ş a h i t l e r d e n i n g i l i z B a h r i y e P a p a s ı î m i l i n g ' i n Y u n a n m e z â l i m i h a k -k ı n d a b ü y ü -k b i r infial ile ifâde verdiğini h a b e r aldığını, b u z â t ı n Y u n a n z u l ü m l e r i -karşısında b i r çok T ü r k ü h i m a y e e t m e y e g a y r e t göstermiş o l d u ğ u n u s ö y l e m e k t e d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 1 1 - 6 ; K İ . i 18 D o s . 8 1 - 4 2 3 F i h . 61 / 1 - 1 5 ; T İ H , C . I I / 2 , s. 374 v d .
704 MUSTAFA T U R A N
rını", îzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edileceğini bildiren Amiral Calthorpe'un notasının tebliğinden Yunan askerlerinin İzmir rıhtı-mına çıktığı zamana kadar 8-10 saat geçtiği halde şehrin hiç bir tara-fında, hiç bir kimse tarafından müdafaa tertibatı dahi alınmadığını, bilâkis mülkî ve askerî memurların itidal ve sükûnun muhâfazaı için her tedbiri almaya çalıştıklarını, bütün asker ve subayların Amiral Calthorpe'un, talimatına uygun olarak kışlada bulundullarmı, Yu-nanlıların tertip ettikleri katliâmı örtmenin ve affının kâbil olamacağını söylemiştir. Kadri Bey ifâdesinde, Yunanlılarca işgal günü ya-pılan mezâlimin ve karışıklıkların Yunanlılar tarafından hazırlanmış olduğuna dikkat çekmekte ve İzmir'in işgali günü meydana gelen olay-ların başlangıç ve sebebi sayılan ilk silâhın atılışı üzerinde durmakta-dır. Bu konuyla ilgili olarak da, "... ne kışlanın penceresinden, ne de başka bir yerden Yunan askeri üzerine hiç bir silâh atılmamış idi ve Yunanlıların o vahşiyâne hareketi, o gün tesadüfen hâsıl olmuş bir hâdise değil, belki uzun bir hazırlığın tatbikat-ı hunharânesinden ibâ-ret idi. Ve o sebeple de Müslümanların sükûn-ı mutlakı karşısında kati bahanesini bizzat kendilerince ihdâsa mecbur kalınca kendilerin-den bir R u m ' a bir el tabanca attırdıkları tahakkuk etmiş idi." demek-tedir. Kadri bey, bu husûsun isbatı için bir çok şahidin Heyet önüne çıkarıldığını söylemekte ve işgal günü meydana gelen olaylarda Müs-lüman hâne ve mağazalarının yağma edilmesi, tesadüf ettikleri Türk-lerin katledilmeleri, Türk hâneTürk-lerine girilmesi ve kadınlarının namus ve iffetlerine tecâvüzlerde bulunulması, aynı zamanda İzmir'e civar olan Urla, Nif, Seydiköy, Cumaovası vs. mahallerde de aynı anda benzer saldırıların vukû bulması Yunan mezâliminin önceden
hazır-lanmış olduğunu gösterdiğini ifâde etmektedir5 0.
M T H , 17. Kolordu Komisyon Reisi Erkân-ı H a r p Kemal Bey'i 30 Ağustos 1919 günü 2 saat kadar dinlemiştir. Kemal Bey, olaylara sebep olan ilk silâhın kim tarafından atıldığı ve Kışladan silâh atılıp atılmadığı, U m û m i hapishânedeki mahpusların, hapishânede gar-diyanlar bulunduğu halde ne surette çıkarıldıkları ve silâh almak için Kışla kapısını zorladıkları, subaylardan "Zito Venizelos" diye bağır-mayanların tahkir edildikleri, yaralandıkları ve öldürüldükleri, Su-bayların Patris vapurunda kaç gün kaldıkları, vapurdan ne surette tahliye edildikleri, tahliyeden sonra ne gibi muamelelere mârûz kal-dıkları gibi sorulara m u h â t a p olmuş ve sorulara teferruatlı cevaplar vermiştir5 1.
50 A y n ı y e r
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A H K H E Y E T I 705
İzmir'de iki hafta tahkikatta bulunan M T H buradan Aydın'a gitti. Burada Heyet için Hükümet Konağı tahsis edilmişti. Heyet Aydın'a geldiği zaman, Hükümet Konağı ve civarındaki bin kadar Türk hanesinden ibâret Türk mahallesi ile Sultanî Mektebi binası, Kışla pavyonları ve bazı cami müstesna olmak üzere Aydın şehri tamamen harap olmuş, yanmış ve yağmalanmış bir vaziyettedir. Yu-nan işgalinden önce Aydın'da buluYu-nan 30.000 civarındaki halkın bü-yük bir kısmı göç etmiş ve kısmen katliâma uğramıştır. Aydın şeh-rinden başka civardaki köyler ahâlisi de Nazilli, Söke gibi yerlere
göç etmişler; köyler tamamen yakılmış bir d u r u m d a d ı r5 2.
Kadri Bey, M T H ' n e bir mektup yazarak, Aydın'da kalan Türk-lerin durumlarından bahisle, bunların hiç birinin şahit olarak din-lenmesinin uygun olmayacağını ve Heyet'in takip ettiği adalet gayesi ile bağdaşmayacağını belirtmiş ve Aydın'da meydana gelen olaylarla ilgili olarak şahitlerin Çine ve Nazilli'de dinlenmesini istemiştir. He-yet, bu teklifi kabul ederek Çine ve Nazilli'ye gitmeye karar vermiştir.
M T H ' n i n Aydın'a gittiğinin ilk ve ikinci akşamı, Umurlu taraf-larından top ve tüfek sesleri işitilmiş; Yunanlılar bunu, Türklerin gece baskını olarak nitelendirmişlerdir. Oysa, Yunanlılar tarafından yapı-lan gece baskını Kuvâ-yı Milliye tarafından tardediimiştir. Kadri Bey, Yunanlıların bu hareketini, Türklerin General Milne'in tâlimâ-tına uymadıklarına dair Heyet'te bir zan oluşturmaya matûf oldu-ğunu söylemektedir. Kadri Bey, konuyla ilgili olarak Heyet'e bir
mektup vermiş ve KuvâTyı Milliye'nin General Milne'e verilen söz
hilâfına hiç bir harekette bulunmadığını ve bundan emin olmak için
bir tahkikat yapmalarını istemiştir53.
10 Eylül 1919 da Çine'ye giden M T H , burada en önemli şahit
olarak 57. Fırka Komutanı Mehmet Şefik (Aker) bey'i dinledi5 4.
Erkekler ve kadınlar ayrı ayrı olmak üzere, "Yunanlılarla beraber yaşamak kâbil olamayacağından, Onların küfrân-ı nimetinden ve 52 A y d ı n ş e h r i n d e y a p ı l a n m e z â l i m v e m e y d a n a gelen o l a y l a r için Bkz. T u r a n A.g. tez, s. 145 v d .
53 A T A Ş E Arş. K İ . 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 1 1 - 6 ; Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 6 1 / 1 - 1 5 ; T İ H - C . I I / 2 , s. 3 7 4 v d .
54 K a d r i Bey, 13 E y l ü l 1919 d a H a r b i y e N e z â r e t i ' n e verdiği r a p o r u n d a , Şefik B e y ' i n meseleye t a m a m i y l e vâkıf, vazifesini m ü d r i k o l d u ğ u n u v e Y u n a n l ı l a r ı n ilk r i c ' a t l e r i n d e n son-r a A y d ı n ' d a H ı son-r i s t i y a n halkı k o son-r u m a k l a bilindiği için delilleson-re d a y a l ı a ç ı k l a m a l a son-r ı n ı n H e y e t ü z e r i n d e iyi bir tesir b ı r a k t ı ğ ı k a n a a t i n d e o l d u ğ u n u ifâde e t m e k t e d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 89 Dos. 1 2 9 - 3 2 6 F i h . 9 ; Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 5 4 / 1 - 2
706 MUSTAFA TURAN
memleketlerinin Onların şer ve zulümlerinden kurtarılmasından" bahseden birer dilekçe verdiler. Sonra Yunan zulmüne uğrayanlardan bir kaç kişi ve Bosna muhacirlerinden, kadınlardan oluşan bir heyet ifâde verdi. Bu heyetien bir kadın M T H ' n e verdiği ifâdede: dûçar oldukları mezâlimi anlattı ve kendilerinin hicrete mecbur kalıp peri-şan olduklarını, içlerinden her gün bir çoğunun ölmekte olduğunu kışın gelmesiyle perişanlığın ve zararlarının artacağını, memleketlerine dönmek istediklerini, ancak, Yunanlılar orada bulunduğu sürece bu-na imkân bulunmadığını, çünkü muhacerette ölmek muhtemel ise, Yunan mezâlimi altında ölmenin kat'i olduğunu söylemiş ve Yunan-lıların bir an evvel memleketlerinden çıkarılmasını istemiştir. Heyet, şahitlerin hepsinin dinlenmesinin mümkün olmayacağını, yeterince bilgi sahibi olduklarını, şahit oldukları felâketlere acilen çare bulmak istediklerini ve meseleyi bir an evvel Barış Konferansı'na götürecek-lerini Kadri Bey'e söylemiş şahitlere de teselli edici sözler
söylemişler-d i r5 5. M T H , Çine'de Yörük Ali Efe'yi de dinlemiştir. Yörük Ali Efe
ifâdesinde: kendisinin ve arkadaşlarının niçin Yunanlılara karşı silâ-ha sarıldıklarını, Aydm'ı ne surette Yunanlılardan geri aldıklarını, kendisinin, I. Dünya Harbinde askerliğe gitmediği halde şimdi neden son nefesine kadar Yunanlılarla cenk etmeğe ahdettiğini, Aydın'da Yunanlıların yaptıkları fâciaları gördüğü halde Hırıstiyanlara hiç bir misillemede bulunmadığını, hatta Onların hayatlarını koruduğunu söylemiş ve "Paşa Efendiler, Yunanlıların ikinci defa Aydm'a gelmele-ri üzegelmele-rine tekmil ahâli-i müslime korkularından hicret etmişlerdir. Yalnız 2500 kadar Müslüman kaçmağa vakit bulamayarak şehir dahilinde kalmışlardır. Şimdi işitiyorum ki, Aydın içerisinde 375 kişi kalmış. Acaba diğerlerine ne olmuş?" sorusunu yöneltmiştir. Yörük Ali Efe Heyet'e son mevcutlarının çok az olmasına rağmen Yunanlı-ları Aydın'dan çıkarmağa muktedir oldukYunanlı-larını, ancak tahkikatın neticesini, "Düvel-i m u a z z a m a " nın adaletini bekleyeceklerini ifâde
etmiştir5 6. Çine'de Aydın halkı adına bir muhtıra ile bazı belgeler
Heyet'e takdim edilmiştir57.
55 A T A Ş E Arş. Kİ. 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 11; K İ . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 6 1 / 1 - 1 5 ; Kİ. 8 9 Dos. 1 2 9 - 3 2 6 F i h . 9 ; T İ H , C . I I / 2 , s. 374 v d .
56 K a d r i Bey H a r b i y e N e z â r e t i ' n e r a p o r u n d a : " B ü t ü n silâh ve fişenkleriyle H e y e t ' i n h u z u r u n a d a h i l o l a n Y ö r ü k Ali Efe'nin safiyâne v e t a ' z i m k â r â n e ifâdâtı fevkalâde h ü s n ' i te'sir hasıl e y l e m i ş t i r . " d e m e k t e d i r . Bkz. A T A Ş E Arş. K İ . 89 Dos. 1 2 9 - 3 2 6 F i h . 9 ; Kİ. 118 Dos. 8 1 ^ 2 3 F i h . 5 4 / 1 - 2
57 A T A Ş E Arş. K İ . 118 Dos. 81^4-23 F i h . 5 5 - 1 ; A y d ı n ve H a v a l i s i İ s t i m d a t Reisi v e A z a l a r ı imzasıyla " Y u n a n K u v v e - i İşgaliyesinin A y d ı n v e M ü l h â k â t ı n d a A h â l i - i Islâ-m i y e s i n e İ k â Ettiği M e z â l i Islâ-m i n T a h k i k v e Z a p t o l u n a b i l e n A k s â Islâ-m ı n ı H â v i " bir takrir veril-miştir. Bkz. A T A Ş E Arş. Kİ. 4 2 6 Dos. ( 1 - 6 ) 3 F i h . 96.
I S T I K L Â L H A R B I N D E M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A K H I K H E Y E T I 707
Çine'den Aydın'a dönen Heyet, 11 Eylül 1919 günü Nazilli'ye gitmiştir. Nazilli mıntıkasında bulundukları sürede kendilerine Şefik Bey refakat etmiştir. M T H , Nazilli'de Kaza Kaymakamı ile bazı şa-hısları dinlemiş, Aydın'ın Kuvâ-yı Milliye tarafından zaptı sırasında dahile sevk edilen Aydın R u m l a n n d a n Nazilli Kilisesinde
bulunan-ların durumbulunan-larını da incelemiştir5 8. Heyet aynı gün Aydın'a
dönmüş-tür. Heyet'e, güzergâhtaki Atçe ve Sultanhisar halkı saygıda bulunmuş
ve yemek ikram etmişlerdir5 9.
Aydm'dan izmir'e dönen M T H , Yunan irtibat Subayı
Mazara-kis ile izmir ingiliz Temsilcisi Febç Mavroudis'yi dinlemiştir6 0.
M T H , 19 Eylül 1919 da Menemen'e gitti. Heyet, burada Türkle-ri ve Rumları ayrı ayrı dinledi. Heyet'e ifâde veren bir Türk şahidinin, Yunanlıların zulmü altında mutlaka hicret edeceğinden bahsetmesi üzerine, kendisine hiç olmazsa 15-20 gün daha sabretmesi tavsiye edilmiştir6 1.
M T H , 22 Eylül 1919 da Manisa'ya gitti. Heyet, burada Türkler ve Rumlardan başka Ermeni ve Yahudilerden birer heyeti dinledi. Kadri Bey, Ermenilerin Türkler aleyhinde, Yahudilerin ise lehinde
ifâde verdiklerini söylemektedir6 2. Heyet, Manisa'da Türk kadınları
namına 6 kişilik bir heyeti de dinlemiş ve kendilerine, "Sözlerinizi kemâl-i dikkatle dinledik ve böylece Sulh Konferansı'na arzedeceğiz. itimat ediniz. Bâdema korktuğunuz fenalıklar, olmayacaktır.
Sab-rediniz arzunuz hâsıl olacaktır." denilmiştir6^.
M T H , Manisa'dan tekrar izmir'e dönmüş ve Ayvalık'a gitmiştir. M T H , delegeleri izmir'de bir kaç şahidi daha dinledikten sonra 27 Eylül 1919 dan itibaren istanbul'da toplanmak üzere münferiden izmir'den ayrılmağa başlamışlardır. Kadri Bey, Heyet'e Soma ve Ber-gama'ya gidilmesini teklif etmişse de, artık olaylar hakkında yeterli kanaat oluştuğundan ve tahkikâtın bitirilmesi gerektiğinden, bu teklif kabul edilmemiştir. Buna rağmen, Bergamalı bir kaç kişi, Kadri Bey 5 8 K a d r i Bey, b u n l a r ı n iyi y e m e k y e m e d i k l e r i n d e n b a ş k a b i r şikâyetlerinin o l m a d ı -ğını söylemektedir. Bkz. A T A Ş E Arş. Kİ. 89 Dos. 129-326 F i h . 9 ; K1.118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 5 4 / 1 - 2 .
59 A T A Ş E Arş. Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 5 5 - 1
60 A T A Ş E Arş. Çl. 89 Dos. 1 2 9 - 3 2 6 F i h . 9 ; Kİ. 118 Dos. 8 1 ^ - 2 3 F i h . 5 4 / 1 - 2 61 A T A Ş E Arş. K İ . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 60
62 A T A Ş E Arş. Kİ. 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 11; Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 6 1 / 1 - 1 5 ; T İ H , C . I I / 2 , s. 374 v d .
708 MUSTAFA TURAN
tarafından İzmir'e çağırtılarak, Bergama mezâlimi hakkında Heyet'e bilgi vermişlerdir.
M T H ' n e dolaştığı yerlerde, Yunan mezâliminden kurtarılmala-rını isteyen dilekçeler ile bizzat mezâlime ve zarara uğrayanlar
tara-fından verilen dilekçeler Kadri Bey vasıtasıyla M T H ' n e verilmiştir6 4.
Elimizde M T H refakatine memur Kadri Bey vasıtasıyla M T H ' n e
verilen bir çok belge mevcuttur6 5.
İzmir'den 30 Eylül 1919 tarihinde İstanbul'a dönen M T H , İs-tanbul'da iki hafta daha çalışmıştır. Dinlediği şahitlerin ifâdeleri ile verilen raporları tasnif etmiş ve tahkikat neticesinde oluşan kanaati açıklayan ortak bir rapor tanzim edilmiş ve 15 Ekim 1919 tarihinde mesâisini bitirmiştir.
Kadri Bey, Harbiye Nezâreti'ne raporunda, M T H ' n i n Yunanlı-lar tarafından yapılan mezâlime vâkıf olduğunu ve YunanlıYunanlı-ların mem-lekete saadet ve âsâyiş getirmediklerinin anlaşılmış olduğunu zan ve
hissettiğini ifâde etmektedir6 6.
Kadri Bey, M T H ' n i n özetle şu konuların tahkikine uğraştığını ve neticenin Heyet taralından anlaşıldığını söylemektedir:
1 - Yunan işgalinin İzmir vilâyeti'nin siyasî, iktisadî ve içtimaî d u r u m u için büyük bir felâket teşkil ettiği,
2 - Yunanlıların, İzmir'e girmeleri ile birlikte akıl ve hayâle sığ-maz mezâlime başladıkları,
3 - Yabancıların dahi bu zulümler karşısında Yunanlılardan nef-ret ettikleri,
f
4 - Yunanlıların idâre kaabiliyetlerinin olmadığı,
5 - Yunanlıların ayak bastıkları yerlerde, Müslümanları mahvet-mek gayesi güttüklerinden Müslümanlarla Yunanlıların bir arada yaşamalarının imkânsız olduğu,
6 4 A T A Ş E Arş. K İ . 81 Dos. 1 2 9 - 2 9 9 F i h . 11; Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 61 65 M e s e l a , İ z m i r Valisi İ z e t Bey t a r a f ı n d a n 2 E y l ü l 1919 t a r i h i n d e ( A T A Ş E Arş. Kİ. 81 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 5 - 3 ) v e 4 E y l ü l 1919 t a r i h i n d e ( A T A Ş E Arş. A y n ı Dos. F i h . 5) v e 21 E y l ü l 1919 t a r i h i n d e ( A T A Ş E Arş. A y n ı Dos. F i h . 10); A y d ı n M u t a s a r r ı f ı t a r a f ı n d a n ( A T A Ş E Arş. A y n ı Dos. F i h . 10); A y d ı n M u t a s a r r ı f ı t a r a f ı n d a n ( A T A Ş E Arş. A y n ı D o - . F i h . 6 / 1 1 1 ) verilmiş r a p o r l a r ile T o r b a l ı h a l k ı n ı n ş i k â y e t l e r i n d e n o l u ş a n t u t a n a k l a r ( A T A -Ş E Arş. A y n ı Dos. F i h . 1 3 / 1 vd.) m e v c u t t u r .
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A H K HEYETI 709
6 - Yunanlıların İzmir Vilâyeti'nde vaad ettikleri medeniyete bedel olarak ölüm, yangın, yağma ve harâbeler getirdikleri
7 - Aydm Vilâyeti'nde Osmanlı Hükümeti'nin yalnız mânâsız bir lâfızdan ibâret olduğu, fesmî binalar üzerine Osmanlı sancağı çekmenin bir çok yerde kâbil olmadığı,
8 - Yunan işgal kuvvetinin Osmanlı Hükümeti'ni ve j a n d a r m a ile polisini imhâya matûf bir siyâset tâkip ettiği, jandarmanın hiç bir yetkisinin olmadığı,
9 - Kadı, Müftî, âyân ve eşrafın, engizisyona rahmet okutacak derecede fecî bir şekilde dövüldükleri, buna Heyet orada iken de de-vam edildiği,
10- Silâh arama bahanesiyle şehirde ve köylerde hânelere gire-rek, ölüm tehdidi altındaki kadınların namuslarına saldırıldığı ve bütün paralarının alındığı,
11- Yunan Divân-ı Harblerinin bütün halkı, hatta Osmanlı su-baylarını muhâkeme, idam ve mahkûm ettikleri,
12- Yunan işgal mıntıkasında kalan halkın Yunanlıların işkence-leri altında inlemekte olduğunu gören diğer halkın, Yunanlıların ken-di memleketlerini de istilâ etmeleri korkusuyla silâha sarılarak nefsi-müdâfaaya başladıkları ve Kuvâ-yı Milliye'nin her gün güçlenmekte olduğu, Yunanlılar İzmir'den çıkmadıkça silahlarını bırakmayacak-ları,
13- İzmir'de işgal kuvvetlerinden başka Yunan mülkiye memur-larının da bulunduğu, bunların idârî işleri ellerine aldıkları, Yüksek Komiser Sterghiades'in herşeyi icrâ ve herşeye müdâhale ettiği, ma-sum halkın inanılmaz işkencelere dûçar olduğu, idam ve mahkûm edildiği, İzmir'e bağlı yerlere de sivil idâre memurlarının tayin edilmiş olduğu,
14- Yunanlıların İzmir'de Hasar Tazmin Komisyonu adıyla bir komisyon kurdukları, bu komisyonun daha çok yabancıların zararla-rını tazmin ile meşgul olduğunu, Türklerin zararlazararla-rının tazmin edil-meyip, her gün yeni ve elîm zararlara uğratıldığı,
15- Yunan işgali karşısında Aydın ve Bergama'dan pek çok Türk' ün hicret etmiş olduğu, bu zavallıların zor şartlar altında bulundukları
16- Bu suretle Türklerden boşalan yerlere Yunanistan'dan gelen Rumların yerleştirildikleri, daha önce Yunanistan'a giden Rumların
710 MUSTAFA T U R A N
İzmir'e gelerek Metropolit Hrisostomos'dan aldıkları yerli R u m vesi-kalarıyla eski yerlerine dönmekte oldukları.
17- Bergama'yı ikinci defa işgal eden Yunanlıların boş bulduk-ları şehri tamamen yağma ettikleri ve aldıkbulduk-ları eşyayı Menemen'de yerli Rumlara dağıttıkları, bir kısmını da Midilliye götürdükleri,
18- İzmir'de Yunan kötülüklerinin Metropolit Hrisostomos vası-tasıyla hazırlanmış olduğu ve O n u n teşvikiyle tatbik olunduğu,
19- Metropolit'in Yunan emellerine hizmet edecek
müslümanla-rı bulmakta dahi güçlük çekmediği6 7. M T H ' n i n tahkike çalıştığı
konuları ve M T H ' n d e hâsıl olan kanaati böylece sıralayan Kadri Bey, Harbiye Nezâreti'ne 4 Eylül 1919 tarihli raporunda da, bu
tah-kikatın -lehte sonuçlanacağını ümit ettiğini ifâde etmiştir6 8.
M T H ' n i n Fransız delegesi General Bunoust, hazırlanan raporun
orjinal m e t n i n i6 9 7 Ekim 1919 tarihinde Paris Barış Konferansı'na
s u n d u7 0. Rapor 8 Kasım 1919 tarihinde Yüksek Konsey'de müzâkere
edilmiştir7 1.
Hazırlanan raporun yayınlanmasına Müttefik Hükümetlerince izin verilmediği gibi, buna bir gerekçe de gösterilmemiştir. Böylece
Yunan katliâmları konusundaki gerçek kamuoyundan gizlenmiştir7 2.
Raporun ilk anda açıklanmasına özen gösterilmişse de, basına bazı
sızmalar olmuştur7 3. İtalyan gazeteleri M T H raporlarını
yayınlama-ya başlamışlardır7 4.
M T H raporlarının Yunanlılara verileceğinin J u r n a l Gazetesinde çıkması üzerine Harbiye Nezâreti, 16 Ekim 1919 tarihinde Hariciye Nezâreti'nden, bu raporların bir suretinin de Osmanlı Hükümeti'ne verilmesinin sağlanmasını istemiştir. Hariciye Nezâreti, 26 Ekim 1919 tarihinde Harbiye Nezâreti'ne, İtilâf Devletleri nezdinde konuyla ilgili müracatın yapıldığını ancak böyle bir tasavvurun bulunmadığı
cevabının alındığını bildirmiştir7 5.
67 A T A Ş E Arş. K İ . 8 1 Dos. 1 3 9 - 2 9 9 F i h . 1 1 / 6 ; Kİ. 118, D o b . 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 6 1 / 1 - 1 5 ; T ü r k İstiklâl H a r b i , s. 3 7 4 v d .
6 8 A T A Ş E Arş. Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h . 5 3 - 6
6 9 H a z ı r l a n a n M T H r a p o r u G e n e r a l B u n o u s t t a r a f ı n d a n F r a n s ı z c a o l a r a k k a l e m e alınmıştır. Bkz. A T A Ş E Arş. A y n ı Dos. F i h . 74
70 K o c a î ü r k , A . g . e . , s. 79
71 S a ğ l a m e r , A . g . m . , s. 9 ; E v a n s , A.g.e., s. 180
72 T a n e r Baytok, İngiliz K a y n a k l a r ı n d a n T ü r k K u r t u l u ş Savaşı A n k a r a , 1970, s. 142 73 Ö z t o p r a k , A.g.e., s. 96
74 A T A Ş E A R Ş . K İ . 257 Dos. 8 - 1 2 F i h . 5 6 ; Kİ. 306 Dos. 5 7 - 2 6 F i h . 2 0 5 75 A T A Ş E A R Ş . Kİ. 118 Dos. 8 1 - 4 2 3 F i h , 7 3 - 1
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A K H I K H E Y E T I 711
Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Riyâseti 5 Ekim 1919 tarihinde Sa-daret'e gönderdiği yazısında M T H tarafından tahkikat zabıtlarının Yunan Hükümeti"ne verileceğinden bahisle, bu durumda, Yunan-lılar aleyhinde beyanda bulunan Türk şahitlerinin YunanYunan-lılarca öğ-renileceği ve bunların imhâsı yoluna gidileceği endişesi belirtilerek
Hükümetin gerekli teşebbüste bulunması istenmiştir7 6. Kadri Bey,
Harbiye Nezâreti'ne raporunda, konuyla ilgili M T H nezdinde yapı-lan teşebbüsten bahsetmekte, zabıtnamelerin Yunanlılara verilmesi-nin Heyet'in vermiş olduğu teminatı ihlâl mânâsına geleceğini bizzat M T H ' n e bildirdiğini ve meselenin arzuları dahilinde çözümlendiğini, M T H ' n i n evvelce zabıtnâmeler yerine yalnız kendi yazdıkları rapo-ru Yunan delegelerine vermek hususundaki kararı da tatbik
etmeye-rek hiç bir şey vermemeğe karar vermiş olduğunu belirtmektedir7 7.
Türk basınına yansıyan biçimiyle M T H raporu Yunan işgali aleyhineydi. Bu işgalin ileriye dönük bir çok zorlukları da beraberinde
getireceği Fransız basınında savunulmaktaydı7 8.
M T H tarafından tanzîm olunan ve 7 Ekim 1919 tarihinde Paris Barış Konferansı'na sunulan rapor üç bölümden meydana geliyordu. "Gerçeklerin Açıklanması" bölümünde izmir'in işgali sırasındaki olay-lar kronolojik oolay-larak 47 madde halinde anlatılmaktaydı. "Mes'uli-yetlerin Tayini" bölümünde 8 madde halinde olayların suçluları ve sorumlulukları sıralanmaktaydı. Üçüncü bölümde ise "Netice" çıka-rılmakta ve önerilerde bulunulmaktadır.
Batı kamuoyunun ilgisini celbeden ve M T H ' n i n tahkikatta bu-lunmasının icâbettiren Aydın Vilâyeti'nin işgali ve işgal sırasındaki olaylar M T H raporuna göre özetle şöyle cereyan etmiştir:
Mondros Mütârekesi'nden beri Aydın Vilâyeti'nde Hıristiyanların emniyeti tehlikede olmadığı gibi, Aydın ve bilhassa izmir'deki emni-yet şartları izmir tabyalarının Mütârekenin 7. maddesine göre işga-lini de gerektirmiyordu, izmir tabyaları 14 Mayıs 1919 günü Mütte-fik kuvvetler tarafından işgal edilmiş, işgalin Mütârekenin 7. madde-sine istinâden yapıldığı ileri sürülmüştür.
14-15 Mayıs gecesi Yahudi mezarlığı tarafındaki Türk mahalle-sinde yapılan ve binlerce Türkün katıldığı toplantının gayesi Yunan
76 A T A Ş E A R Ş . Aynı Dos. F i h . 59 77 A T A Ş E A R Ş . A y n ı Dos. F i h . 74 78 Ö z t o p r a k , A.g.e., s. 96
712 MUSTAFA T U R A N
çıkartmasına karşı silâhlı bir direnişi teşkilâtlandırmak olmayıp, Türk halkının yabancı unsurlara karşı çoğunluk ve üstünlüğünü göstermekti. İzmir'in Yunan kuvvetleri tarafından işgali Barış Konferansı tarafından emredilmiş, işgal emirleri Amiral Calthorpe tarafından ve-rilmiştir.
Tüfk makamları çıkarmaya karşı hiç bir direniş hazırlamamıştır. Ancak işgalden birkaç saat önce Kışla yakınındaki hapishaneden yüzlerce mahkum kaçmış ve bazıları silâh tedârik etmişlerdir. Türk makamları bu kaçışları önlemek için etkili hiç bir tedbir almamıştır. Yunan Komutanlığı, Yunan kuvvetlerinin şehir içinde yürüme-si sırasında âsâyişi muhafaza için önceden hiç bir tedbir almadıkları gibi, askerî, sivil ve dinî Yunan makamları halkı yatıştırıcı hiç bir gayrette bulunmamışlardır. Metropolit tarafından çıkarma sırasında yapılan askerlere takdis merasimi nâhoş bir tesir bırakmıştır.
Çıkarma ile ilgili emirler ırkî bir şekilde tatbik edilmemiştir. İlk silâhların kimler tarafından atıldığı kesin olarak tesbit edile-memiştir. Yunan birlikleri ateş açmamışlar ve yalnızca bu ilk silâha karşılık vermişlerdir. İlk silâh atışları üzerine Yunan askerleri Kışla ve Konak'ın pencerelerine şiddetli bir ateş açmışlardır. Kışladan ateş açılıp açılmadığını tam olarak öğrenmek mümkün olmamıştır.
Subaylar, askerler, Vali ve idare amirlerinden oluşan grup Ko-nak meydanından hapsedildikleri Patris vapuruna götürülürken, kendilerini takip eden kalabalık ve askerler tarafından kötü muame-leye mârûz kalmışlar; "Zito Venizelos" diye bağırmaya icbar edil-mişlerdir. Yunan subayları -bir ikisi hariç- askerlerini şiddet hareket-lerinden men edici hiç bir müdâhalede bulunmamışlardır.
14-15 Mayıs ve d a h a sonraki günlerde aralarında 14 yaşından küçük çocukların da bulunduğu 2500 kişi keyfi olarak tutuklanmış ve kötü muamele görmüştür.
15-16 Mayıs günleri Türk halkına ve evlerine karşı şiddet ve yağma hareketlerine girişilmiştir. Bu hareketler çoğunlukla Yunan halkı tarafından yapılmış, fakat askerlerin de bu hareketlere katıl-dıkları ve askeri makamların bu hareketleri önleyici tedbirleri geç olarak aldıkları tesbit edilmiştir.
İzmir'de işgal gününe ait ölü ve yaralı sayıları Yunanlılar ve Türk-ler tarafından değişik miktarlarda tahmin edilmiştir.
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A K H I K HEYETI 713
İzmir'in işgali haberi civar kasaba ve köylerde öğrenilmesinden sonra, buraların Yunan halkı Türk evlerini yağmalamaya ve hayvan-larını gasbetmeye başlamışlar, bazı köylerde de bazı Türkler öldürül-müştür.
İzmir'e geleu Yunan Yüksek Komiseri, Müttefik temsilcisinin müsâadesini almadan, birliklere Aydm'ı işgal etmeleri emrini vermiş-tir. Yunan kuvvetlerinin Manisa-Ödemiş ve Aydın-Nazilli'ye kadar ilerlemeleri, İzmir olaylarının yarattığı heyecana rağmen başlangıçta tatmin edici şartlar altında cereyan etmiştir.
Yunan Komutanlığı, Yunan kuvvetlerine yardım etme bahanesi ile yağma ve her türlü taşkınlığa girişen Yunan silâhlı sivillerine mü-samaha göstermekle hata işlemiştir.
Yunan Komutanlığı tarafından İzmir'de kurulan H a r p Divânı 1 5 / 1 6 Mayıs olayları için 3 ü ölüm olmak üzere 74 mahkûmiyet kararı vermiştir. Bunlar arasında 43 Yunanlı, 13 Türk, 12 Ermeni ve 1 Yahudi bulunmaktaydı.
Silâhlı sivillerin yardımı ile Yunan askerlerinin Türk evlerinde yaptıkları silâh aramaları halkın memnuniyetsizliğini hat safhaya çıkarmıştır.
Sivil Rumların taşıdığı silâhlar mütârekeden beri Adalar ile Türk sahilleri arasında faaliyet gösteren kayıkçılar tarafından temin edilmiş olmalıdır. Türkler tarafından Yunan Kızılhaç'ının işaretlerini taşıyan sandıklar içinde silâh çıkarıldığı ithamını doğru olarak mütalâa etmek yerinde değildir.
Yunan karakollarına Türk çetecileri ve isyancıları tarafından ya-pılan baskınların bazıları, askerî bakımdan haklı görülebilecek Yunan misilleme hareketlerini icâbettı'rmiştir. Ancak bu misillemeler hoyrat-ça yapılmış ve karşılıklı bazı öldürme olayları vukû bulmuştur.
Yunan kuvvetlerinin 1 9 / 2 0 Haziranda Nazilli'den çekildikten sonra Türk makamları silâhsızlandırılan ve dağıtılan j a n d a r m a kuv-vetlerinin yerini tutacak bir emniyet kuvveti teşkil etmeye zaman bula-mamış; Yunan kuvvetlerinin çekilmesini müteâkip Nazilli'ye gelen Türk çetecilerinin bir kaç Yunan ailesinin yağma ve katledilmesine mâni olamamışlardır.
Yunanlılar tarafından şüpheli oldukları iddiasıyla tutuklanan 30 kadar Nazillili geri çekilen Yunan kuvvetleriyle birlikte götürül-müş, bunlardan birkaçı kaçabilmiş, büyük bir kısmı öldürülmüştür.
714 M U S T A F A T U R A N
Yunanlılar tarafından Aydın civarında yapılan silâhlı keşifler sonunda birkaç köy yakılmıştır.
Yunan kuvvetlerine Aydm'dan çekilmeleri esnasında Türkler ta-rafından ateş açılmıştır. Yunanlılar yangından kaçmaya çalışan Türk-lerin büyük bir kısmını sebepsiz olarak öldürmüşlerdir. 30 Haziran günü Yunan mahalleleri Aydın'a gelen Yörük Ali Çetesi tarafından yakılmış, sokaklarda rastlanılan Yunan halkı insafsızca öldürülmüştür. Ölümden kurtulabilen 2000-3000 kadar Yunanlı 57. Fırka Komu-tanı Şefik (Aker) Bey'in himayesinde Konak'a getirilmiştir. Aydın'ı 4 T e m m u z d a ele geçiren Yunanlılar Türk mahallesini yakmışlardır. Aydın'da meydana gelen yangınlar şehrin 2 / 3 sini tahrip etmiştir. Şehrin yanmayan kısmı da yağmalanmıştır.
Aydın'm tekrar işgali emri, Müttefik temsilcisinin kesin tâlima-tına rağmen Yunan Yüksek Komutanlığı tarafından verilmiştir. Ay-dın Vilâyeti'nin Yunan kuvvetlerince işgali, mahsûl ve mülk bakı-mından büyük zararlar yaratmıştır.
Bergama'yı geri alan Türk çetecileri, Yunanlıları iyi karşılamış olan Türkleri öldürmüşler, esir aldıkları bütün Yunan askerlerini de katletmişlerdir.
Bergama'nın tahliyesinden sonra Menemen'de toplanan Yunan askerleri ciddi bir sebep olmaksızın Türk halkının katliâmına giriş-mişlerdir. Bir Fransız subayının tahkikatına göre Türklerin zâyiatı 200 ölü, 200 yaralıdır. Menemen'deki katliâm Yunan Komutanlığın-ca tertip edilmemiş; Bergama olaylarının tesiri altındaki askerlerde hâsıl olan ve yatıştırılamayan panik yüzünden meydana gelmiştir.
Manisa, Müttefik Temsilcisinin müsâadesi olmadan ve Yüksek Makam haberdar edilmeden işgal edilmiştir.
Yunanlılar tarafından işgal edilen topraklarını terk eden Türkler, Yunanlılara olan itimatsızlıkları ve bazı politik sebepler yüzünden ev-lerine dönememektedirler. Bu göçmenlerin sayısı çok yüksektir ve M T H bu miktarı teshit edememiştir.
Bazı bölgelerde, yerleşmek üzere gelen Yunan göçmenlerinin is-kânı Türklerin buralardan ayrılmaları sebebiyle kolay olmuştur. Yu-n a Yu-n makamları kütle haliYu-nde göç edilmemesi emriYu-ni verdikleriYu-ndeYu-n, diğer göçmenlerin Yunan makamlarının kontrol ettikleri limanlar dışından gelmiş olmaları muhtemel olmakla, Şeyhülislâm tarafından
ileri sürülen iddialar haklı değildir7 9.
ISTIKLÂL HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A K H I K HEYETI 715
Bu bilgilerden M T H ' n i n Kadri Bey'in işaret ettiği hususları aşa ğı yukarı vâkıf olduğu söylenebilir. İzmir, Aydın, Manisa Sancaklarıy la civar bazı yerlerin Yunanlılar tarafından ne şekilde işgal edildiği ve buralarda cereyan eden olaylar hakkındaki sorumluluklar üzerinde de kanaatlerin belirtildiği göze çarpar. Ancak, M T H raporunun asıl 2. ve 3. bölümlerinde olayların sorumluları tesbite çalışılmış ve neti-ce beyan edilmiştir. Bu itibarla M T H raporunun 2- ve 3. bölümlerini tercüme edilmiş şekliyle aynen alıyoruz:
"Mesuliyyetlerin Tayini"
1 - Aydın Vilâyeti'ndeki Hıristiyanların vaz'iyyet-i umûmiyesi-nin mütârekeden beri şâyân-ı memnûniyet bulunduğu tahkikat ne-ticesinde sâbit olmuştur. Hıristiyanların emniyeti tehkikeye ma'rûz değil idi. İzmir'in işgali hakkındaki emir, Sulh Konferansı tarafından şâyed yanlış ma'lûmâta istinâd edilerek verilmiş ise vakayım mes'uliy-yet-i evveliyesi meydân-ı sübûta vâsıl olan nikatın birinci fıkrasında, mevzû-ı bahs istitlâta mümâsil bu gibi ma'lûmâtı tahkik etmeksizin tesbit veya tebliğ eden eşhâs ve hükümete râcîdir. (İtalya mümessili General, 37. celse zabıtnâmesinde münderic kuyûd-i ihtirâzîyeyi bu husûsta dahi tekrar etmiştir).
2 - Vakayım sebeb-i aslîsini mezhep münâferetinde aramak lâ-zım gelir. Yunanlılar bu mezhep münâferetinin tezâhürâtını men' içun hiç bir şey yapmamışlardır. Yunan işgali, bir vazife-i medeniyet-perverânenin ifâsı mâhiyyetini hâiz olmayıp derhal bir zapt ü istilâ ve ehl-i salîb seferi şeklini iktisâb eylemiştir.
3-15-16 Mayıs tarihlerinde İzmir'de tehaddüs eden vakayı'la Yunanlıların karaya asker çıkarmasını tâkib eden ilk günlerde şehrin civarında cereyan eden hâdisâttan mütevellîd mes'uliyyet Yunan Başkumandanlığımla vazifesinde kusur eden bazı zâbitâna aid ve râ-cidir.
Yunanistan Hükümeti mes'ûl olanlar hakkında tatbik ettiği ma-karrât ile bu mes'uliyyeti i'tirâf ve tasdik etmiştir.
Maa-hazâ cerâim-i âdiye mahkûmîninin Yunanlılar gelmeden evvel firarını ve kendilerini esliha ile teslîh ve techîz etmelerini men' içun bir gûnâ tedâbir ittihaz etmemiş olan İzmir Osmanlı me'mûrîn-i hükümetinin dahi hâsse-i mes'uliyyeti vardır.
4 - Yunan askerlerinin ileri harekâtı esnasında memleket dahilin-de kan akmasını mûcib olan iğtişâşât-ı vahîmenin mes'uliyyeti, esbâb-ı
716 MUSTAFA TURAN
âtiyeden dolayı, Yunan Hükümetini İzmir'de temsil eden en yüksek mülkiye me'muriyetine ve dolayısıyla hükümet-i mezkûreye aid ve râcîdir.
A- Me'muriyet-i mezkûre, Mösyö Venizelos'un 7-20 Mayıs tarih-li telgrafıyla tebtarih-liğ ettiği mectarih-lis-i âtarih-li ta'tarih-limâtına tevfîk-i hareket et-memiştir. Kezâlik, î'tilâf Mümessili'nden bir gûnâ me'zûniyyet taleb etmeksizin izmir Livası h u d u d u n u n hâricinde Aydın, Manisa ve Ka-saba'ya asker şevki zımnında askerî kumandanlığınca emir verilmesi-ne müsâade etmemiştir.
B- Me'muriyet-i mezkûre, işgal sahasının derece-i vüs'at ve im-tidâdınm ahâlice mechûl kalmasını iltizâm etmiş ve bu sûretle ahâli-i îslâmiye beyninde heyecan ve asabiyyetin teşeddüdüne ve dolayısıyla iğtişâşâtın çoğalmasına sebebiyet vermiştir.
5 - Müsellâh sivil ahâlinin memleket dahilinde cevelânına mü-sâade edilmesi keyfiyeti, Yunan me'murîn-i âlîsine tahmîl-i mes'uliy-yet eder. Me'murin-i mezkûre, harekât-ı askeriye ile te'min-i inzibat gayesine ma'tûf harekâtın ba'zılarında âsâkir-i muntazama ile beraber aynı zamanda bu müsellâh sivillerin istihdâmını tecvîz eylemişlerdir.
6 - Menderes havâlisinde zuhûr eden iğtişâşâtın bâis-i aslisi, bir gûnâ sebeb-i ma'kûl olmaksızın ikâ edilen işgaldir. Yunan asâki-rinin ileri hareketi ve dahil memlekette yerleşmesi esnasında vukûa gelen hâdisât-ı müessife, asâkir-i merkûme ileri hareketine başlar baş-lamaz memlekette tekûn eden hâl-i harbin neticesidir.
Şurası muhakkaktır ki; asırlardan beri Türkler ve Yunanlılar arasında mevcûd olan kin ve münâferet, vakâyı-ı mezkûrenin kesretle tâhaddüs ve vahşiyâne bir mâhiyet almasına sebep olmuştur. Bundan yalnız Yunanlıların mes'ûl tutulması muvâfık-ı şîme-i nısfet olamaz; Aynı mülâhazat, Bergama havâlisiyle Manisa ve Ödemiş civarında tahaddüs eden vakayıa da şâmildir.
7 - Bunun aksine olarak Menemen katl-i âmından yegâne mes'ul olanlar Yunanlılardır. Bu katl-i âmm, evvelden hazırlanmış değil idi. Fakat; Bergama vak'ası üzerine Yunan askerinin hâl-i heyecâna geldiğini bilen Yunan Kumandanlığı'nm askeri teskin içun tedâbir-i lâzime ittihâz etmesi cümle-i vezâifinden olmakla beraber bu husûs mümkün idi. Asabiyyet, yorgunluk ve korku taht-ı te'sirinde bulunan asâkir-i merkûme, ahâli tarafından sebebiyyet verilmemiş olduğu halde müdafaadan m a h r u m sivil Türkleri hakiki manâsıyla katl-i âmmey-lemişlerdir.
I S T I K L L HARBINDE M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A H K H E Y E T I 717
Menemen Kasabası'nda bulunan Yunan zâbitânı vazifelerini kat'iyyen îfâ etmemişlerdir.
8 - Vaz'iyyet-i hâzıra gerçi d a h a iyi ise de Aydın Vilâyeti'nde sükûn henüz te'sis etmemiştir.
Anadolu'nun dâhiliyle olan muâmelât-ı ticâriye heman külliyyen tevakkuf etmiştir. İşbu vaz'iyyetin, işgal neticesi olduğu ve Yunan asâkirinin işgal mıntıkasını artık tevsi etmemelerine rağmen asâkir-i merkûme ile muntazam asker a'dâdine dâhil olmayan Türkler ara-sında temâdı eden hâl-i harbden mütevellid bulunduğu muhakkaktır.
Eski eşkiyâ çeteleri rüesâsıyla müttehiden hareket etmekte olan Türk harekât-ı milliye rüesâsı kendilerine tâbi kuvvetlerin ba'zen akm icrâ etmelerini men' içun muktezî nüfûzu hâiz değildirler. Bun-dan dolayı memleketin vaz'iyyet-i hazırasma aid mes'uliyyetin bir kısmı rüesâ-yı mûmâ-ileyhümâ teveccüh ve isâbet etmektedir.
Bunların mes'uliyyeti yanında diğer bir mes'uliyyet teressüm ediyor ki, o da, bu güne kadar hareket-i milliye rüesâsı üzerinde hiçbir nüfûzu hâiz olmayan Türk Hükümeti'nin mes'uliyyetidir.
K O M İ S Y O N A Z A L A R I "
" K o m i s y o n Tarafından Arz O l u n a n Fezleke-i N e t â y i c
1 - İşgal neticesi olarak İzmir'de ve Aydın Vilâyeti'nde tahaddüs eden vaz'iyyet, esbâb-ı âtiyeden dolayı gayr-ı tabiîdir.
A- Esas i'tibârıyla âsâyişin idâmesi gayesini istihdâf eden işgal, hakikat-ı hâlde ilhâkın bil-cümle evsâfı arz eylemektedir. Yalnız Yunan Mümessil-i âlisi (Komiser) müessir bir nüfûz isti'mâl etmek-tedir. Me'muriyetlerinde bırakılmış olan me'murîn-i Osmaniyenin artık hiç bir nüfûz ve selâhiyeti kalmamıştır. Me'murîn-i mumâileyhim artık İstanbul'dan emir almamakta ve Osmanlı polisi ile jandarması-nın heman kâmilen ortadan kalkması neticesi olarak ittihaz ettikleri makarrâtm mevkî-i icrâya vaz'ı içun lâzım olan vesâitten m a h r û m bulunmaktadır;
B- Yunanistan'a mevdû-i vazife, muvakkat bir mâhiyyeti hâiz olduğu ve yalnız te'min-i âsâyiş maksadını istihdâf etmekte bulunduğu takdirde işgal, Yunanistan'a vazife-i mezkûre ile gayr-ı mütenâsib askerî fedâkârlıklar tahmîl eylemektedir;
718 MUSTAFA TURAN
C- K a h t tehlikesine ma'rûz kalan ahâlinin şiddetle muhtaç bu-lunduğu âsâyiş ve sükûnun avdetine, şekl-i hâzırıyla işgal, mânî teşkil etmektedir.
2 - Komisyon'un fikir ve mütâlaasına göre:
A- Şâyed memleketin işgal-i askerî altında bulundurulmasından maksad-ı yegâne halkın emniyetini ve âsâyiş-i umûmînin bekâsını te'mînden ibâret ise işgalin Yunan askeri tarafından icrâ edilmeyib asya-yı suğrâda müttefikin kıtaatı başkumandanlığının emri altında bulunan müttefikin askeri tarafından icrâ edilmesi muktezîdir;
B- Memleketin yalnız Y u n a n askeri tarafından işgali, ancak ha-vâli-i mezkûrenin Yunanistan'a tamâmen ve sûret-i kat'iyyede ilhâkı, Sulh Konferansınca kat'iyyen mukarrer bulunduğı hâl ü takdirde ibkâ edilmelidir.
Bu hâl ve takdirde, yani ilhâk mukarrer ise Türk kuvvetlerine karşı icrâ-yı hareket husûsunda Yunan K u m a n d a n l ı ğ ı n a serbesti bahşedilmelidir;
C- Nefs-i izmir Şehriyle* Ayvalık Kasabası'nın hâricinde işgale tâbi olan havâlide Türk unsurunun R u m ve Yunan unsuruna fâikiyyeti şek ve şüpheden vâreste bulunduğu cihetle madde-i sâbıkada mevzû-ı bahs ilhâk keyfiyyeti milliyetlere hürmet edilmesini âmir bulunan düstûra mügâyir olacaktır.
Türk kavminin şimdiden selâbeti, tezâhür eden hissiyât-ı milli-yesinin bu ilhâkı kabul etmeyeceğinin nazar-ı dikkate vaz'ını Ko-misyon cümle-i vezâiften addeder. Türk kavmi ancak kuvvet önünde yani Yunanistan'ın yalnız başına olarak, velevki, cüz'i bir ihtimal muvaffakiyetle sevk ve tahrik edemeyeceği bir kuvve-i seferiyye kar-şısında serfürû edecektir.
3 - Esbâb-ı anifeye binâen Komisyon tedâbir-i âtiyenin ittihazını teklif eyler:
A- Yunan askerinin kâmilen veya kısmen işgal mıntıkasından bir an evvel geri alınıp yerine miktarca d a n a az müttefikin kıtaaatı ikâ-mesi;
B- Eğer Yunanîlerin gurur-ı millisini halelden vikâye içun Yunan askerinin bir kısmının emr-i işgale iştiraki taht-ı karara alınacak
olur-* İ z m i r ' d e sâkin H ı r i s t i y a n l a r ı n a d e d i yüksek b i r y e k û n t u t m a k t a ise d e H ı r i s t i y a n R u m l a r v e Y u n a n l ı l a r ı n a d e d i T ü r k l e r i n a d e d i n e nisbeten çok a ğ a ğ ı d a d ı r .
I S T I K L Â L H A R B I N D E M Ü T T E F I K L E R A R A S ı T A H K H E Y E T I 719
sa Yunan askerinin Türk kuvâ-yı Milliyesiyle doğrudan doğruya temâsına meydan kalmamak içun asâkir-i merkûmenin işgal mıntıkası dahiline tevzi' ve taksimi;
C- Memleket müttefikin kıtaatı tarafından işgal edilince jandar-manın beynel-müttefikîn zabitler idâresi ve kumandası altında ola-rak icrâ-yı tensîkı husûsunun Hükümet-i Osmaniyeden taleb edilme-si; Bu j a n d a r m a kuvvetinin mmtıka-i meşgûlenin her tarafında âsâ-yişi te'mîn ile müttefikin kıtaatının bu maksatla yerine kâim olabile-cek bir hâl ve vaz'iyyete bir an evvel gelmesi içun sarf-ı mesâi edilme-si lâzımdır;
D- Osmanlı Hükümeti, j a n d a r m a n ı n tensikatını icrâ ile beraber idâre-i mülkiyeyi iâdeten te'sis ile mükellef olacaktır.
4- Hareket-i milliye rüesâsı husûmet ve mahâlefetlerinin yalnız Yunanlılara müteveccih olduğunu defaat ile beyân ve ilân etmiş ol-dukları cihetle bâlâda ta'dât olunan tedâbir ittihaz edildiği takdirde rüesâ-yı mümâileyhimin müsellâhan mukâvemet etmeleri içun ortada bir sebep kalmayacak ve Dersaâdet'deki hükümet-i merkeziye artık hâiz olmadığı nüfûzu tekrar iktisâb etmiş olacaktır.
Gayr-ı muntazam asâkirin terhisine artık m ü m â n a a t edilmemesi icâb edecektir. Aksi takdirde, İ'tilâf Devletleri gerek hareket-i milliye rüesâsı gerek erkân-ı hükümet vasıtasıyla sadâkat ve merbûtiyetleri hakkında Türkler tarafından vâkî olan te'minâta ne dereceye kadar atf-ı ehemmiyet edilebileceğini nihayet anlayacaktır.
Komisyon A ' z â l a r ı "8 0 Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye'nin 24 Eylül 1919 tarihinde Sadâret' e sunduğu raporda; M T H ' n i n Aydın Vilâyeti'nde Yunan işgalinin devamının kâbil olmayacağına ve buna mutlaka bir çözüm bulunması gerektiği kanaatine vardığı, ancak, Barış Konferansı'nca alınacak kararın Yunanlılarca ne sûrette telâkki edileceğinin bilinmediği ifâde edi'miştir8 1.
11 Kasım 1919 tarihli Matin Gazetesinde, M T H raporunun tedki-ki neticesinde Yüksek Konsey'in Yunan işgalinin devamına karar
8 0 T ü r k i y e ' d e Y u n a n F e c â y y ı , D â i h l i y e V e k â l e t i Y a y ı n ı , C . I I , A h m e t i h s a n M a t baası, i s t a n b u l , 1337, s. 281 v d . ; A n a d o l u ' d a Y u n a n Z u l ü m v e V a h ş e t i , M a t b u a t ve I s t i h b â r â t M a t b a a s ı , A n k a r a , 1338, s. 31 v d . ; A T A Ş E A R Ş . Kİ. 306 Dos. 5 7 2 6 F i h . 2 0 5 ( i t a l -y a n g a z e t e l e r i n d e n t e r c ü m e )