15 TEM M UZ 1987
KULTUR
MÜZİK
FİLİZ ALİ
M ekân konsere elverişsiz, piyanonun akordu bozuktu
Her türlü ahval ve şerait
•
____
altında piyanist Idil Biret
İdil Biret gibi her türlü ahval
ve
şerait altında konser vermeyi
tevekkülle kabul edecek
sanatçılarımız var oldukça, ilgililer
uygun koşullarda bir salon yapmaya
girişmeyecek ve piyanoları yine akort
etmeyi beceremeyecekler herhalde.
Festivalin üçüncü haftasma, günden güne yükselen sanat grafiği ve coşkusuyla girmiştik. Önce Moskova Devlet Senfoni Orkestrası ve so listleri, derken Mischa Maisky, Viktoria Mul-
lova gibi günün “star”lan, Penderecki’nin “Re- quienT’ini kendi yönetmesi, Orpheus Oda Or
kestrası ve kemancı Gidon Kremcr’in unutul maz yorumlan, İvo Pogoreüch’in büyülü dün yası, öte yandan Willem Breuker Kollektief,
Chick Corea ve Gary Burton beraberliği, Ray Charles, Oregon gibi caz ve pop tanımlamala
rının sınırlarını aşan üst düzey müzik olayla rıyla şenlenen 15. Uluslararası İstanbul Festi- vaii’nin sanatseverlere sunduğu programlar ger çekten koltuk kabartıcıydı Türkiye açısından. Üçüncü haftanın heyecanla beklenen konser lerinin başında Berlin Senfoni Orkestrası ve Berlin Siemens Korosu’nun yorumlayacağı Cari OrfFun “Cannina Burana”st geliyordu. Yağmur ve sel dolayısıyla izleme olanağı bulamadığımız bu konser hakkında basında övücü yazılar çık tığını duyduk. 7 temmuz tarihinde yine aynı or kestra ve koronun yorumladığı Benjamin Brit-
ten’m “S t Nicolas KantatT’nı dinledikten sonra
bazı insanların pek çok konuda olduğu gibi mü zikte de güzelle çirkin, iyi ile kötü arasında pek ayrım yapamadıklarını gördük. Orpheus Oda Orkestrası gibi bir orkestrayı dinledikten son ra, örnek daha sıcak iken, Berlin Senfoni Or- kestrası’nın düzey düşüklüğünü duymamak ola naksız gibi geliyordu bize. Siemens Korosu’yla ilgili en doğru eleştiriyi de festivali sürekli iz leyen müziksever dinleyiciler yaptılar aslında. Almanya'nın herhangi bir kasabasındaki ama tör korolardan hiç farkı yoktu Siemens Koro su’nun. Sesleri Aya İrini gibi akustiği koro için kusursuz olan bir mekânda bile tınlamayan,
B İRETÎN RAHMANİNOV YORUMU — Piyanist İdil Biret, Berlin Senfoni Orkestrası eşliğinde Rahmaninov'un yapıtlarım yorumladı. Ancak salonun elverişsizliği ve akortsuz piyano, konseri epey etkileyen öğelerdi. (Fotoğraf: MEHMET AKİF)
ruhsuz ve bozuk entonasyonlu bu koroyu din leyeceğimize yine tümüyle amatörlerden oluşan TRT Gençlik Korosu’nu dinleseydik keşke.
9 temmuzda piyanist İdil Biret, Wolf-Dieter Hauschild’in yönettiği Berlin Senfoni Orkest rası eşliğinde Rahmaninov’un Op. 43 “Paga-
nini’nin Bir Teması Üzerine Rapsodi”sini yo
rumladı. Bu kez mekân Hilton’un Büyük Top lantı ve Sergi Salonu’ydu. Konser vermeye ve dinlemeye bu derece elverişsiz ve aykırı bir baş ka mekân düşünülemezdi. Biz, Spor ve Sergi Sarayı’na itiraz ederken başımıza bir de Hilton Salonu çıktı. İdil Biret gibi her türlü ahval ve şerait altında konser vermeyi tevekkülle kabul edecek sanatçılarımız var oldukça, ilgililerimiz biz İstanbul dinleyicisine dünya standartlarına uygun koşullarda bir konser salonu yapmaya girişmeyecekler ve piyanolan yine dünya
stan-dartiarm a uygun biçimde akort etmeyi becere meyecekler herhalde.
Zaten baştan bozuk olan akort, sanatçının bis olarak çaldığı Rahmaninov’un Kreisler’in Bir Valsi Üzerine Transkripsiyonunda artık da yanılmaz boyutlara ulaşmış, western filmleri nin alameti farikası “saloon” piyanolarına dö nüşmüştü.
Berlin Senfoni Orkestrası ise vasat bir orkest raydı. Şef Hauschild, dış görünüşü itibariyle bir müzisyenden çok toplama kampı kumandanı na benziyor ve biraz da o göreve yakışır katılık ve sertlikle yönetiyordu orkestrayı. Uzun sözün kısası, Beri inli konuklarımız Türkiye’deki kon ser dinleyicisinin büyük bir bölümünün iyi ile kötü arasındaki ayrımı pekâlâ yapabileceğini hesaba katmamışlardı gibime geldi.
İstanbul Şehir üniversitesi Kütüphanesi Taha Toras Arşivi