TÜRKLER VE BALKAN M~LLETLER~~ ARASINDA
KÜLTÜREL ~L~SK~LER - SORUNLAR
NEJAT GÖYÜNÇ
De~i~ik adlar alt~nda Türk topluluklar~n~n Balkanlar ile ili~kisi erken Ortaça~lardan itibaren görülür. Avarlar, 670'lerde Tuna Bulgar Devletfni kuranlar, Peçenekler, Kumanlar Karadeniz kuzeyinden Balkanlar'a gelen-lerdirl. Tuna Bulgarlar~~ IX. yüzy~l~ n ikinci yar~s~nda Ortodoks kilisesine ba~-lanm~~lar, zamanla Slavla~m~~lard~r. Avarlar~ n da Bizans harp donan~m~na tesir ettikleri belirtilir: Onlar~n yuvarlak çad~rlar~, rüzgâra kar~~~ daha daya-n~kl~~ oldu~undan, Roma zaman~ndan beri kullan~lan, gelenekle~mi~~ dört kö~e çad~rlara tercih edilmi~, üzengi ve dizgini Avarlardan ö~renmi~ler, Avarlar~n atlar~n~n gö~sündeki z~rhlar da Bizans'a örnek te~kil etmi~tir2. Peçenekler ve Kumanlar ise X. yüzy~ldan itibaren Balkanlar'a inmi~lerdi. Kumanlarm nesiller boyu devam eden ili~kiler sonucu Ruslarla kar~~l~kl~~ etki-le~iminden bahs eden RASONYI Kuman özel isimlerinin alfabetik s~ rada aç~klamal~~ bir lugat~n~~ sunar'. Bunlar aras~nda önce ki~i ad~, sonra yer ad~~ olan Basaraba, ayn~~ bölgede bir köy ad~~ Akba~, Baragan, Bulgarlar~n Kuman kökenli çar~~ ~i~man (1371-1393, ~van - Stefan'dan), Tolmaç (tercüman, Mm. Dolmetscher), ihtiyar, ya~l~~ anlam~ ndaki ki~i ad~~ Abu~ka, Macarca'ya Ako~~ ~eklinde ki~i ad~~ ve soyad~~ olarak geçen Aku~~ ismini örnek olarak verelim. Ankara Radyosunun güzel ses sanatç~s~~ Nilgün ABU~KA acaba soyad~n~n Kumanca'dan geldi~ini biliyor mu?
Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlar'a, Bulgaristan'a ikinci bir göç dalgas~~ da 1853-54 K~r~m Harbi'nden sonraki y~llarda vuku bulmu~tur. 1855-1862
Omeljan Pritsak, Die bulgarische Fürstenliste und die Spr-ache der Protobulgaren. Wiesbaden 1955; György Szekeli, "La conqute turcobulgare et la fondation de l'Etat Bulgare"
Studia Turco-Hungarica (K~saca: STH), V, 1981, s. 7-32; Laslo Ftasonyi, "Tuna havzas~ nda
Kumanlar", Belleten, 111, 1939, s. 401-422.
2 Samu Szadecki-Kardoss, "Der awarisch-türkische Einfluss auf die byzatinische Kriegskunst um 600", STH, s. 119-128.
122 NEJAT Go5YONÇ
aras~nda göçenlerin adedi 210.000 ile 230.000 aras~ndan gösterilir'. 1877-78 Osmanl~-Rus Harbi esnas~nda bunlardan sa~~ kalabilenleri tekrar güneye, Anadolu'ya hicrete mecbur kalm~~lard~rs.
Balkanlar'da yerle~en Türk topluluklar~ndan bir di~er grubu da güney-den, Anadolu'dan 1354'ten sonra Osmanl~lar~n Gelibolu Yar~madas~'na ayakbasmalann~~ takip eden y~llarda ve yüzy~llarda Balkanlar'a göçürülenler te~kil ederler6 Makedonya'da, Kuzey Yunanistan'da, S~rbistan'da Bulgaristan'da, Arnavutluk'ta, Mora'da, Bosna-Hersek'te ve nihayet Macaristan'da yerle~en, buralar~~ vatan edinen Türkler yerli halklarla kar~~-l~kl~~ kültür al~~-veri~inde bulunmu~lar, birbirlerinden etkilenmi~lerdir. S~rp dilbilimcisi MiliA Mladenovic'in belirtti~i gibi Kültür Tarihi üzerinde çal~~an-lar için en önemli veriler dilde bulunmaktad~r'. Franz Miklosich'in Die tür-kischen Elemente in den südost- und osteuropischen Sprachens adl~~ eseri bu alanda ilk ciddi çal~~ma olarak tan~n~r. Güney-Do~u ve Do~u Avrupa Dilleri içerisinde de Grekçe, Arnavutça, Rumence, Bulgarca, S~rpça, Küçük ve Büyük Rusça, Lehçe bulunmaktad~r. Yine 1880% tarihlerde bir di~er ara~-t~rma da L.K. Marinkovitch'in imzas~m ta~~maktad~r6.
MilcA Mladenovic, 1960'ta, birkaç istisnas~~ d~~~nda modern Türk tarihçi-lerinin Osmanl~~ döneminde Balkan millettarihçi-lerinin ya~ay~~~~ ile ilgilenmedikle-
4 Mark Pinson, "Russian Policy and the Emigration of the Crimean Tatars to the Ottoman Empire, 1854-1862", Güney-Do~u Avrupa Ara~t~rmalar~~ Dergisi, say~~ 2-3, 1974, s. 109.
Faruk Kocac~k, "Balkanlardan Anadolu'ya yönelik göçIer", Osmanl~~ Ara~t~rmalar~, I (1980), s. 137-190; Nedim ~pek, Rumeli'den Anadolu'ya Türk güçleri, (1877-1890), Ankara 1994, Türk Tarih Kurumu yay~n~; ayn~~ yazar, "Balkanlar, Girit ve Kafkaslardan Anadolu'ya yönelik göçier ve göçmen iskan birimlerinin kurulu~u (1879-1912)", Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi, say~~ 1, Isparta 1995, s. 197-221e; Ahmet Halaçoglu, Balkan Harbi s~ras~nda Rumeli'den Türk Güçleri (1912-1913), Ankara 1994, Türk Tarih Kurumu yay~n~; Justin McCarthy, "Muslim Refugees in Turkey: The Balkan Wars, World War I and the Turkish War of Independence", Humanist and Scolar, Essays in Honor of Andreas Tietze, ~stanbul 1993, The Isis Press yay~ n~, s. 87-111.
6 (5. Lutfl Sarkan, "Osmanl~~ imparatorlugu'nda bir iskan ve kolonizasyon metodu olarak sürgünler", iktisat Fakültesi Mecmuas~, XI, 1949-50, s. 524-570; Halil Inalc~k, "Ottoman Metods of Conquest", Studia Islamica, II, 1954, s. 108-129.
7 M. Mladenovic, "Die Herrschaft der Osmanen in Serbien im Licht der Sprache", Sü d-Ost Forschungen, 20, 1960, s. 159-203.
8 Denkschriften der Kaiserlichen Akadernie der Wissenschaften in Wien, Phil.-hist.K1., XXXIV, XXXV, XXXVIII, Wien 1884.
9 "Vocabulaire des mots Presans, Arabes et Turcs introduits dans la langue Serbe avec un expose de la literature serbe", Abhandlungen und Vortrage des 5. internationalen Orientalisten Congresses (Eylül 1881), Berlin 1882, II/2, s. 304-332.
TÜRKLER VE BALKAN M~LLETLEFtl 123 rinden ~ikâyetçidir. istisnalar rahmetli Ömer Lutfi BARKAN ve ya~ayan en ünlü ve büyük tarihçimiz Halil iNALCIK'ur. Ayn~~ yazar Balkan milletleri tarihçilerinin de bu konuya milli hislerden dolay~~ olsa gerek, fazla ilgi göstermedikleri kan~s~ndad~rl°. Yüzrl~m~z~n ikinci yar~s~nda yer, ~ah~s ve aile isimlerinin Kültür Tarihinin aynas~~ olarak kabul edilmeye ba~lamas~, isimler üzerindeki ara~t~rmalar~n Tarih ara~t~rmalar~nda yard~mc~~ bir bilim dal~~ olarak benimsenmesi ile çe~itli Balkan dilleri üzerinde Türkçe'nin tesirleri hakk~nda yay~nlar ço~ald~. Ayn~~ ~ekilde Türkçe'de de hem ya~ayan dilde, hem de tarihi metinlerde Balkan kökenli kelimeler, deyimlerle ilgili yay~nlar yap~ld~". Güney-Do~u Avrupa Dilleri üzerinde Türkçe'nin tesirlerini incele-yen genel mahiyetteki çal~~malar yan~nda'2, S~rp-H~rvatça, Makedonca, Bulgarca, Arnavutça, Grekçe, Rumence'deki Türkçe etkilerini ara~uranlar~~ da ço~ald~. Bu çal~~malardan Almanca, Frans~zca ve ~ngilizce gibi üç büyük Bat~~ dilinde yay~nlananlar~~ takip etmek ve faydalanmak güç olmamaktad~r. Mahalli dillerdekilerden de k~smen Turkologischer Anzeiger vas~tas~~ ile ha-berdar olunmaktad~r.
Türkçe'nin Balkan dillerindeki tesirlerinden birisi soyadlar~nda görül-mektedir. Mladenovic Araplarda ve Osmanl~larda soyad~~ gelene~i olmad~-~~na, buna kar~~n S~ rplarda ~ah~s isminin yan~nda aile ad~n~ n da kullan~ld~-~~na S~rbistan, Bosna ve Ragusa Cumhuriyeti'ne ait Ortaça~~ belgelerinin ~e-hadet etti~ine i~aret eder, islamiyeti seçenler baba adlar~n~n sonuna -vic veya
1° M. Mladenovic, "Serbische Familiennamen osmanischer Herkunft", SC~d-Ost Forschungen, 19 (1960), s. 380.
11 Bunlara bir kaç örnek: Andreas Tietze, "Griechische Lehnwörter in der türkischen Volkssprache", Oriens, VIII, (1955), 204-257; ayn~~ yazar, "Einige weitere griechische Lehnwörter im anatolischen Tikkisch, Mmeth Armagan~, Ankara 1962, s. 373-388; Ch. Tzitzilis, Griechische Lehnwörter im TC~rkischen, Wien 1987, bu kitap hakk~nda: Hasan Eren, Türk Dili, C. 54/432, (1987), s. 315-336; Andreas Tietze, "Slavische Lehnwörter in der türkischen Volkssprache", Oriens, X, (1957), 1-47; St. Stachowski, "Slawische Wörter in der türkischen Sprache des 17. Jahrhunderts", Studia Slalica Hungarica, C. 25 (1979), 363-370; Peur Miyatev, "Bulgaristan Türklerinin dili üzerine kar~~hkh ve yabanc~~ etki", L Milletleraras~~ Türkoloji Kongresi, Bildiriler, II (Istanbul 1979), 500-504.
12 F. Miklosich (not.8) d~~~nda bak. H.J.Kissling, "Zu den Turzismen in den südslavischen Sprachen", Zeitschrift für Balkanologie (K~saca: Malk.), II (1964), 77-87; Michael Fritsche, "Türkisch-Balkanische Paralleliüten und türkische Elemente in den Verwandt-schaftsterminologien der Balkansprachen", Die Türkei in Europa (yay. Klaus-Deney Grothusen), Göttingen 1979, 118-136; Karl H. Menges, "Türkisches Sprachgut im SU-Slavischen", Tag~~ng, Zkle und Wege der Balkanlinguistik, Referate, (yay. Norbert Reiter), Berlin-Wiesbaden 1983, 132-145.
124 NEJAT GOYÜNÇ
-ic tak~lan soyadlar~~ türetmi~lerdir. H~ ristiyanl~~~~ muhafaza edenler ise eski baba mesle~inden kaynaklanan soyadlar~~ gelene~ini devam ettirmi~ler, lâkin osmanl~ca meslek isimlerini kullanm~~lard~ r'3; Popovic (pop - rahip), Vojevodic (vojevoda - dük, emir), Knezevic (knez - emir, köyün en ya~l~s~), Tepdc (tepdja - saray ileri geleni) Kraljevic (kralj - kral), Kolarevic (kolar - arabac~ ), Kovaevk (kova - demirci), Lorkarevic (lorkar - çömlekçi), Mlinaric (mimar - de~irmenci), Srebrnic (srebro - gümü~), Zlataric (zlato - alt~n) yerine Kantardzic (kantardzija - kantarc~ ), Abadzic (abadzija - abac~ ), Bozadzic (bozadzija - bozac~ ), Bojadzic (bojadzija - boyac~ ), Berberovic (berber - berber), Ustabasic (ustaba§a - ustaba~~ ), Keserovic (keser - keser), Bakalovic (baka! - bakkal), Dzelebdzic (dzelep - celeb) gibi".
Bir k~s~m aile isimleri aras~nda bedeni ve akli zaaflardan kaynaklanan-lara da rastlan~yor: ~olakovic (C.olak - çolak), Topalovic (topal - topal), Budalic (budula - budala), Bilmezovic (bilmez - bilmez)) gibi. Hayvan, ye-mek, çiçek isimlerinden vesaireden türetilen soyadlar~na da i~aret olunmak-tad~r: Tauanovic, Kajmakovic, Zumbulovic, Carapic (arapa - çorap), Gerkic, Topuzovic, HarambaAic (haramba - harami ba~~ ), Dostanic (dost'tan), Dusmanic (dü~man'dan), Pelivanovic (pelivan - pehlivan), Hadzic (hadzija -hac~ ), Stambolic (Istanbul'dan), Pamukovic (Pamukovic'a köyün-den), Spajic (spaid - sipahi veya Sipahiköylü -Spako) gibi IS.
S~rpça'daki geli~menin benzerinin Makedon dilinde de görüldü~ünü Boris Markov belirtir. Makedonya'da XIX. yüzy~lda soyadlar~, di~er bir de-yimle aile adlar~~ kullan~lmaya ba~lanm~~ur: Aladzajkov (alaca'dan), Bujukliev
(büyük'ten), Dzimrev (cimri'den), Pelivanov (pehlivan'dan), Karaguleski (kara gül'den), iAkovski (~i~ko'dan), Bakalovski (bakkal'dan), Papudziski (papuç'tan), Mutavdziev (mutaf, Farsça'dan yün e~irici), Kratovaliev (Kratova'11), Karaormanlija (Karaormanl~), Stamboliski gibil".
Marija Djukanovic 1963'te X. Türk Dil Kurultay~'ndaki bildirisinde Abdullah akaljic'in 1957'de bas~lan iki ciltlik Bosna-Hersek halk dilinde ve
13 M. Mladenovic, "Serbische Familiennamen Osmanischer Herkunft", s. 382. 14 Paran tez içindeki ilk kelime Sirpça, ikincisi Türkçe kar~~hg~dir.
13 M. Mladenovic, ayn~~ makale, s. 384-88.
16 B. Markov, "Fremde Einflüsse bei den mazedonischen Vor- und Familiennamen",
TÜRKLER VE BALKAN MILLETLERI 125 edebiyaunda Türkçe'nin tesirlerini inceledi~i eserinde 6000 kelime derledi-~ini belirtmektedir°7.
S~rbistan'daki yer isimlerini Türkler bazen kendi dillerine uygun bir hale getirmi~ler, Beligradi'den Belgrad, Smederevo'dan Semendire, ZveCan'dan ~zveçan gibi, bazen de yerin belirgin bir özelli~ine göre isim talun~~lard~r: Cuprija (köprüden), Kudumlija (Kur~un madeninden), Tuzla (tuz istihsal mahalli), KoCane (koç'tan) gibi. Baz~~ yer isimleri de Türkçe'ye çevrilerek kar~~l~~~~ kullan~lm~~t~r: Gloub~c~'den Gü~ercinlik, Zelez~n~lu'den Demirhisar
S~rpça'daki Türkçe kelimelerin bir k~sm~~ at, silah ve askeri terimler, ~e-hirlerde al~~-veri~~ ile ilgili deyimler, meslek isimleri, elsanatlarma ait ödünç kelimeler, yemek isimleri gibi çok çe~itli sahalardad~r. Bunlara birkaç örnek verelim:
At'la ilgili: custek (köstek), otaya (ot-ova - ot-luk), cair (çay~r), ahar (ah~r), seiz (seyis), ka.§agija (ka~a~~), nalbanta (nalbant), binjek (binek at~), binjedzija (binici), buin (at~n boynu), k'rat (k~r at), jagrz (ya~~z at) gibi.
Silah ile jatagan (yatagan), handzar (hançer), kiliç (k~l~ç), pala (pala), mizdrak (m~zrak), dzilit (cirit), djule (gülle), topdzija (topçu) gibi.
Askeri terimler: kula (kule), tablja (tabya), mazgale (mazgal), lagum (la~~m), jendek (hendek), busija (pusu), orgaje (u~ra~, sava~), jurii (yürüyü~) gibi.
~ehirlerde al~~-veri~~ ile Cadija (çar~~), bezistan (bedesten, bezzazis- tan) , terazije (terazi), denjak (denk), tezga (tezgah), cama (çanta), dzuzdan (cüzdan), kesa (kese), sermija (sermaye) gibi.
Meslek isimleri ile alvadzija (helvac~ ), akija (a~ç~), burekdzija (börekçi), furundzija (f~r~nc~), kujundzija (kuyumcu), rabadzija (arabac~), neimar (mimar) gibi.
Yemek ve yiyecek isimleri: ajvar (havyar), alva (helva), bestilj (pestil), kajgana (kaygana), Corba (çorba), musaka (musakka), dolma (dolma), pace (paça) sarma, salep, cerviz (kereviz), tarana (tarhana) gibil9.
17 M. Djukanovic, "Les vestiges de la langue turque dam l'actuelle langue serbo-croate", X.
Türk Dili Kurultay~'nda Okunan Bilimsel Bildiriler, 1963 (Istanbul 1964), 31-36.
18 M. Mladenosic, "Die Herrschaft der Osmanen in Serbien im Lichte der Sprache", s. 163. 18 Ayn~~ yazar, ayn~~ makale, s. 172-188.
126 NEJAT GÖYÜNÇ
Bulgarca'daki Türkçe'den ödünç al~nan kelimeler ile ilgili yay~nlar~n, S~rp-H~rvatça'daltilere nazaran daha az oldu~u belirtilir. 1972'deld bir konfe-rans~nda Münih Üniversitesi ö~retim üyesi H.W. Schaller Bulgarca'daki Türkçe ödünç kelimeler ile alâkal~~ ara~t~rma ve yay~nlar hakk~nda genel bir tarihçe verir20. 1929'da Prag'da toplanan I. Slavistler Kongresi'nde T. Kowalski Slav Dillerindeki Türkçe kelimeler ile ilgili çal~~malarda usul soru-nuna de~inmi~tir2°. Takip eden senelerde K. Sandfeld22, A. Schmaus23, K. KirC'ev24, M. Mollova25, A. Grannes2° ve St. Stachowski'nin ve daha ba ~kalan-n~n çal~~malar~~ yay~nlanm~~t~r. Slavlar Do~u Avrupa'da esas yurtlar~ nda otur-duklar~~ zamanlar Türk Dilleri'nden pekçok kelime ödünç alm~~lar, VI. yüz-y~lda Balkanlar'a getirmi~ler, XIV. yüzy~l~n ikinci yar~s~ndan itibaren Türk hâltimiyetine girdikten sonraki y~llarda yeni kelimeler de bu dillere girmi~tir. Onun için St. Stachowski Bulgarca'daki Türkçe kökenli ödünç kelimelerin tarihlenmesindeki zorluldardan bahs eder".
H.W. Schaller Bulgarca'daki Türkçe ödünç kelimelerin dil bilimi bak ~-m~ndan iki grupta toplanabilece~ini söyler:
Bulgarca'ya ses ve yap~~ (morfoloji) bak~m~ndan hiç de~i~meden giren kelimeler, badem, ada~, bostan, kale, minare, esnaf, kibrit, pazar, ergen gibi.
Ses veya yap~~ bak~m~ndan veyahut her ikisinden birden de~i~ikli~e u~-rayan kelimeler:
gibi. a. Ses de~i~imine örnekler: mutvak (matbah, mutfak) syurgun (sürgün)
20 Helmut Wilhelm Schaller, "Die türkischen Lehnwörter in der bulgarischen Sprache",
ZIBalk., IX (1973), 174-186.
21 Tadeusz Kowalski, "La methodologie des recherches sur les mots emprunt6 du turc dans les langues slaves", (Schaller, ayn~~ makale, 175, not 8'de zikr olunuyor).
22 Karl Sandfeld, Ling-uistique balkanique. Probk mes et resultats. Paris 1930.
23 Alois Schmaus, "Zur Lautgestalt der törkischen Lehnwörter in den sildslavischen Sprachen", Miinchener Studien zur Sprachwissenschaft, 6 (1955), 104-123. 24 K.
mire,.. Istorkeska gramatika na bulga~skija ezik, Sofija 1963, s. 74-84.
23 Mefkure Molova, "Etude phon&ique sur les turcismes en bulgare", 13alkansko
ezikozanie, Sofija, XII (1967), 115-154; ayn~~ yazar, "Nom orientaux en europe orientale, noms en -Iyq", Prilozi, Sarajevo, C. 27 (1979), 1-59.
26A1f Grannes, Turco-Bulgarica, Wiesbaden 1969, Bu eserde A. Grannes'in
~ ngilizce ve Frans~zca yaz~lm~~~ makaleleri bulunmaktad~ r. Schaller'in bahs etti~i makalesi (s. 175, not 13) "Etude sur les turcismes en bulgare" ad~ n~~ ta~~ makta olup Oslo'da 1970'te bas~lm~~u.
27 St. Stachowski, Studia nad chronologia turcyzmov w jezyku bulgarskim (Krakau 1971)'den naklen Schaller, ayn~~ makale, s. 176.
TÜRKI-ER VE BALKAN MILLETLERI 127
Yap~~ bak~m~ndan de~i~ikli~e u~rayanlara örnekler: kasapin (kasap), bostanciya (bahçivan), kirliv (kirli) gibi.
Hem ses, hem yap~~ bak~m~ndan de~i~ikli~e u~rayanlara örnekler: gyu-rultija (gürültü), körav (kör), bak~rdjiya (bak~rc~) gibi.
Bulgarca'daki Türkçe isimler de mesleklerle, yönetimle, ~slamla, vergi-lerle, ölçü ve a~~rl~klarla, ticaret ve askerlikle, elsanatlar~~ ile ilgililer olmak üzere gr~~pland~r~lmaktad~r. Bunlar~n d~~~nda giyim-ku~amla, yiyecek-içe-cekle, bitkilerle, ev ve ev e~yalar~~ ile, hayvanlarla, paralarla, renlderle alfficah olanlar~~ da vard~r.
S~rpça ve H~rvatça'da oldu~u gibi, Bulgaristan'da da milli devletler ku-rulduktan sonra, Türkçe'nin bu dil üzerindeki etkisinin geriledi~i belirtil-mektedir. Haziran 1972'de Sofya'da yap~lan bir ankette halka sorulan üçyüz kelimeden yüz tanesi bilinmekle beraber eskimi~~ bulunmu~tur. Bunlar ara-s~nda merdiven, irade (ferman), saltanat, m~s~r, hadji (hac~), nur gibi keli-meler vard~r. Yakla~~k yetmi~~ kelime de yaln~z günlük konu~ma dilinde kul-lan~lanlar olarak tan~mlanm~~lard~r: ahmak, arma~an, ak~l, belki, bohça borç, bol gibi. Yüzotuz kadar~~ da ancak yaz~~ dilinde kalanlar olarak nitelen-dirilmi~lerdir: badem, bacanak, bah~i~, dö~ek, zanaat, lâle, kubbe gibi".
Bir ufak makalede de 1898'de ve 1945'te yay~nlanan iki Bulgarca-Frans~zca lugat ile 1957'de Sofya'da bas~lan Bulgarca-Türkçe Talebe Sözlü~û üzerinde yap~lan incelemelerin sonuçlar~~ aktar~lmaktad~r. Bu lugatlarda Türkçe oldu~u ~üphe götürmeyen kelimelerin toplam~~ 574 olarak hesap-lanm~~t~r. Bunlar günlük konu~ma dilinden al~nm~~lard~r, fakat pek çoklar~~ da lugatlarda yer alamam~~lard~r29.
Kral H. Menges de 1962'de Bulgar ilimler Akademisi taraf~ndan yay~n-lanan VI. Georgiev, Iv. Gulubov, J. Zaimov ve St. Ilcev taraf~ndan haz~ryay~n-lanan
Etimolojik Bulgar Lugat~'nda
(Bulgarski Edmologken ReCnik)
1917'deSofya'da bas~lan Miladinov'un
Bulgarisch-Deutschen Wörterbuch'unda
bu-lunan bir çok Türkçe kökenli kelimenin eskimi~~ olarak tammlanarak yer ve-rilmedi~ini belirtir, bunlara pekçok örnekler verir". Bunlar aras~nda do~al olarak Türkçe vas~tas~~ ile Bulgarca'ya giren Arapça, Farsça kelimeler de var-
28 H.W. Schaller, ayn~~ makale, s. 176-183.
29 Aziz Yak~n, "Bulgar dilinde Türkçe kelimeler", Türk Kültürü, VII (1969), 477-480.
30 Kral Heinrich Menges, "Zum neuen Bulgarski Etimologiten Renik und den türkischen
128 NEJAT GÖYÜNÇ
d~r: aber, haber (haber), amanet (emanet), ambar (anbar) gibi. Tamamen Türkçe as~ll~~ kelimeler de bulunmaktad~r: ada, azgun (azg~n), arduç (ard~ç) gibi.
Ayr~ca S~rp-H~rvatça, Bulgarca ve Makedonca gibi güney Slav dillerinde Türkçe yolu ile bu lisanlara giren Mne sonekini ta~~yan birçok ödünç söz-cük bulundu~u görülmektedir. Bunlardan baz~lar~~ her üçünde de, bir k~sm~~ da ikisinde veya yaln~z birisinde mevcuttur. Bunlara da örnekler verelim31:
Barutâne'den barutana (S~rp-H~rvatça, Bulgarca ve Makedonca'da ayn~), hapishâne'den S~rp-H~rvatça'da hapsana, Bulgarca ve Makedonca'da apsana, kahveha'ne'den S~rp-H~rvatca'da kafana veya kavana, Bulgarca'da kafene, Makedonca'da kafeana, meyh.ine'den S~rp-H~rvatça'da ve Bulgarca'da me-hana, patrikhâne'den Bulgarca ve Makedonca'da patrikana, Küttiphâne'den S~ rp-H~rvatça'da kutubhana, berberhâne'den veya berber dükkârn'ndan Bulgarca'da berberhane gibi. Bu tür ödünç kelimelerin adedi S~ rp-H~rvatça'da 45, Bulgarca'da 20, Makedonca'da 6 olarak verilmektedir.
Romence'ye Türkçe'den giren kelimelerin Kumanlardan kalma yer isim-leri d~~~nda da mevcudiyetine örnekler verilmektedir: c~ rm~ziu (k~rm~z~ ), dulap (dolap), fanar (fener), harbuz (karpuz), siric (s~r~k), tabul (davul), ~andrama (sundurma), aga (general anlam~nda). Daha sonra XIII-XV. yüz-y~llar aras~nda Iranl~~ anlam~nda ca~llba~~ (k~z~lba~), ulak kar~~l~~~~ olac, çamur manas~nda ceamur, hil'at kar~~t~~ chilaat gibi birçok kelimenin girdi~i belirti-lir. Bunlara Fenerliler devrinde (1711-1821) idari, askeri ve siyasi deyimlerin eklendi~i, lakin bu sonuncular~n halk taraf~ ndan benimsenmedi~i, halka mal olan Türkçe kelimelerin mizahi dil ve edebiyat alan~~ ile yemek kültü-ründe oldu~u söylenir: caraghios (gülünç), dalcouc (dalkavuk), mucalit (mukallit, taklitçi), halva veya alva, baclava, capama, iahni, imam baildi, mu-saca, sarma, pilaf, ghiveci (güveç), chiftea (köfte) gibi32. Bunlar~n say~lar~n~n toplam 2000'den fazla oldu~u belirtilmektedir". Yemek isimlerine günü-
311 Mateic, "Das Suffix -ana (< neupres. hane ) im Südslavischen", Z.173alk., IV, (1966), 78- 32 Mefküre Tamer, "Türkçenin Romenceye tesiri", Türk Kültürü, IV (1966), 259-261. 33 Mihai Maxim, Limba Tu~-co-Osmana, Bucure~ti 1996, s. 20. Rumence'deki Türkçe kelimeler ile ilgili baz~~ ara~t~rmalar için bak. Bogdan Petriceicu Hasdeu, "Sur tes el&nents turcs dans la langue roumaine. Notice lue au VIIe Congres des orientalistes â Vienne le 2 octobre 1886", Bucarest 1886; Teophil Löbel, Elemente turcesti, arabesd si persane in limba romana, Constantinopol-Lipsca 1894; Lazar ~aineanu, Inlluente orientala asupra limbii si culturii romana, Bucure~ti 1900, 141.; Heinz Friedrich Wendt, Die türkischen Elemente im 88.
TÜRKLER VE BALKAN M~LLETLEFt~~ 129
müzde de rastlanmaktad~r. S~rp-H~ rvat dilinde sutlija (sütlaç), &~rba, tatlija,
ebab'Cki (~i~kebab~), Grekçe'de cacikis, musakka vs. gibi. Bunlar uzun süre
birarada ya~am~n~n günümüze intikal eden kalmulard~r.
Edebi alanda uzun süre beraber ya~am~ n izleri de az de~ildir, hatta in-celeme mevzuu bile te~kil etmi~tir. Hasan Kalesi "Arnavut edebiyaunda Türk etkileri" üzerinde çal~~t~~~~ gibi34, Agnija Vasil'eva Desnickaja'n~n Rusça bir eseri de ayn~~ konu üzerindedir".
Nobel Edebiyat Mükâfat~~ kazanan ~vo Andriç'in ünlü Drina Köprüsü'ndelti Türkçe kelimeler, ayn~~ yazar~n bir öyküsündeki Türkçe tesir-ler ve sözcüktesir-ler de ara~t~rma konusu te~kil etmi~tir".
Balkan dilleri Türkçe'yi de etkilemi~tir. Gerek tarihi metinlerde, gerekse günlük halk dilinde hâlen ya~amakta olan kelimeler, deyimler vard~r. Bunlara da iki örnek verelim:
a. somar ve sabt~r deyimleri hakk~ nda. Amasya, Trabzon, Rize, Kars, Erzincan ve Erzurum yörelerinde 16 kg.l~ k bir hububat ölçe~ine bugün halk aras~nda somar ad~~ verildi~i tespit olunmaktad~r". Bu deyimin ba~ka anlam-lar~~ da vard~r. XV. yüzy~ la ait osmanl~~ kay~ tlar~nda bu deyim bir s~v~~ birimi olarak da kar~~m~za ç~kmaktad~r38. A. Bryer bu deyimin XIII. ve XIV. yüzy~l-larda Do~u Karadeniz yöresinde kuru m~s~ r ölçe~i olarak kullan~lan
psomiarion ve psomarin'den geldi~ini belirtir", bir kat~~ madde birimidir.
S~v~~ ölçe~i ise sa bur veya çabur'dur. N. Beldiceanu bu deyimin Balkan kö-
Rumnischen, Berlin 1960, Berliner Byzantinische Arbeiten 12; Elena Buruiana, Influenta
limbii turce asupra limbii romane, Moskova Üniversitesi Lisans tezi 1964; bn Matei, "Notes sur tes "Turcismes' du dialecte roumain de Banat. Un probkme de trkthode", RESEE (Ren~e des
&udes sud-est europt5ennes), V (1967), s. 567-571; ayn~~ yazar, "Mots d'origine roumaine en turc", RESEE„ IV (1966), 223-232. Bu bilgiler için Prof. Mihai Maxim'e müte~ekkirim.
34 Hasan Kale~i, X. Türk Dil Kurultay~nda okunan Bilimsel Bildiriler, s. 61-74. 33 Albanskaja literatura i albansk~jjazyk, Leningrad 1987.
36 J.J. Kragalott, The Turkish Loan Words in Ivo Andric's Na Drini cupr~ja, Dr. tezi, Ohio State University 1969, Süreyya Yusuf, "S~rp-H~rvat dilinde Türkçe'nin etkisi ve ~vo Andriç'in bir öyküsünde kullan~lan Türkçe sözcükler". Sesler, (Üsküp), IV, (1968), 37-41.
37 Türkiye'de Halk Agz~ndan Söz Deneme Dergisi, III, ~stanbul 1942, s. 1242; ayr~ca bk. Ch. Tzitzilis, ayn~~ eser, s. 138, no. 597.
38Heath W. Lowry, "Privilege and Property in Ottoman Maçuka in the Opening Decades of the Tourkokratia: 1461-1553", Continuity and Change in Late Byzantine and Early Ottoman
Society, yay. A. Bryer ve H.W. Lowry, Birarningham-Washington, 1986, s. 124, 96 no.lu dipnotu. 39 Anthony Bryer, "Rural Society in Ma tzouka", ayn~~ eser, s. 91-92.
130 NEJAT G~IYONÇ
kenli oldu~u iddias~ndad~r40. Macarca'da csöbör, Arnavutça'da sabur, S~rpça'da çabur ~ekline dönü~mü~tür. Trabzon'a Arnavutluk'tan gelen sipa-hiler taraf~ndan getirilmi~tir. Asl~nda csümör tulum kar~~l~~~d~r, peynir, sa-deya~, tur~u, kuruyemi~, bal, ~urup bu ölçekle muamele görmektedir. Böylece bazen kat~, bazen s~v~~ cisimler ölçülebilmektedir41. Do~al olarak öl-çülen madenlerin yo~unlu~una göre, farkl~~ a~~rl~klar elde edilmekte, Mardin yöresinde pelunez, kuru üzüm, f~nd~k, tuz vs. birimi olan migrafa (kepçe) veya onun ufa~~~ nevgi (nügi) gibi.
b. pastav deyimi hakk~nda. Buda gümrük defterinde Breslau ve Nürnberg kuma~lar~~ için kullan~lan bir ölçek olarak geçmektedir43. Halil
~nalc~k bunun 50 zira uzunlu~unda oldu~unu belirtmektedir44, 1 zira 68,5
cm. oldu~una göre, 1 pastav 34,5 m. uzunlu~undad~r, top anlam~ndad~r. XVI. yüzy~lda Mardin'de bir köyde dokunan kuma~lar vergilendirilirken bi-rim bastavid~r. Macarca kelime Güney-Do~u Anadolu'ya kadar gelmi~tir.
Bu iki örnek XV. ve XVI. yüzy~llarda Balkanlar'dan Anadolu'ya gelen Türkçe'ye ödünç olarak giren ve hâlen de halk a~z~nda kullan~lan kelimelere tan~kl~k ederler. Daha pekçok ba~kalar~~ da vard~rt5.
Macarca'da da Türkçe kelimeler Suzanne Kakuk46'un ara~urmalar~mn konusunu te~kil etmi~tir. Türklerin Balkan millederinin atasözlerine47, gün-
40 Nicoara Beldiceanu, "Biens monastiques d'aprös un registre ottoman de Tröbizonde (1487): Monastöres de la Chrysoköphalos et du Pharos", Revue des Etudes Byzantines, XXXV (1977), 190-193.
41 L. Fekete ve Gy. Kaldy-Nagy (yay.), Rechnungsbücher türkischer Finanzstellen in Buda (Ofen), 1550-1580, Budapest 1962, s. 709'da csöbör Almanca'ya "Eimer" (kova) ~eklinde
tercüme edilmi~tir. Kullan~lan ticari mallar için bk. s. 723-726.
42 Nejat Göyünç, XVI. yüzy~lda Mardin sancap, 2. bask~, Ankara 1991, s. 130-131, 160-161, 165-167.
45 L Fekete ve Gy.Kaldy-Nagy, aym eser, s. 730-731.
44 Halil Inak~k, "Introduction to Ottoman Mewology", Turcica, XV (1983), s. 350. 45 A. Tiet~e, "Ein slavisches Lehnwort in den frilhosmanischen Volksprache", Oriens, X (1957), 219-222; Markus Köhbach, "Ein serbokroatisches Lehnowort ~im Osmanischen", Wiener Zeitschrift für die Kunde des Morgenlandes, 70 (1978), 79-81 Dimitri Theodoridis, "Türkeitiirkisch ~ska", Balkansko Ezikoznanie, Sofya, 21 (1978), 41-42.
46 Recherches sur l'histoire de la langue osmanlie des XVIe et XVI!' skdes. Les &6nents osmanlis de la langue hongroise, Budapest 1973.
47 Ismail Eren, "Makedonlann kullanm~~~ olduklan Türk atasözleri ve deyimleri", Sesler, 11 (1975), 150-157, Irfan Morina, "Arnavut atasözlerinde Türkçe sözcükler", Çevren, 12 (1985), say~~ 46, s. 31-57, say~~ 47, s. 39-55, say~~ 48, s. 33-48.
TÜRKLER VE BALKAN M~LLETLER~~ 131
lük hayata tesirle~i de olmu~tur48. Halk ~ark~larm~n da bu tesirler alt~nda kal-d~~~na deliller vard~r49.
Türk halk türkülerinde Estergon Kalesi, Vardar Ovas~, Bat~~ Trakya'da Maya Da~'dan kalkan kazlar ve benzeri sözcükler Balkanlar'~n Türkleri ne derecede etkiledi~inin bir ba~ka örne~idir.
Sonuç: Balkanlar'da Türkler ile Balkan milletleri aras~ndaki ili~kiler derin ve çok yönlüdür. Bu alanda ara~t~ rma yapmak için hem Balkan dille-rini, hem Türkçe'yi, hem de ara~t~rmalar~~ takip için Bat~~ dillerini de bilmek gereklidir. Bu kadar geni~~ dil bilgisine sahip olmak, yay~nlar~~ takip etmek pek kolay olmamaktad~r. Ara~ur~c~lar da s~n~rl~~ kalmaktad~r. Bu bak~mdan Balkan Milletleri ile Türkler aras~ nda daha s~ k~~ i~birli~i yapmak, Balkan ülke-lerinde ya~ayan Türk as~ll~~ bilim adamlar~n~~ da yaln~z Osmanl~~ Tarihini de-~il, kar~~ l~ kl~~ kültür al~~-veri~ini de incelemeye te~vik etmek lâz~ md~ r. ~stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde oldu~u gibi Romence, Makedonca dille-rinin okutulmas~, bunlar~n ba~~ na k~ymetli Tarihçi ve Do~u Bilimcilerin geti-rilmi~~ olmas~~ ileride bu yönde çal~~malar~n geli~mesine hizmet edecektir, ümidindeyizw.
48 Klaus Roth, "Osmanische Spuren in der Alltagskultur Südosteuropa", Internationale
Hochschulwoche, Die Staaten Südosteuropas und die Osmanen, yay. H.G.Majer, München
1989, 319-332.
49 Olivera Jaar-Nasteva, "Makedonya halk sark~larunn dilinde ve tarz~nda Türk unsurlar, Skopje 1987, Makedonca olan bu eser hakk~nda bk. Suat Engüllii, Türk Dili, 488/1992, s. 156-159.
s° Bu makale, Ankara Üniversitesi'nin kurulu~unun 50. y~ldönümü münasebeti ile 13-14
Kas~m 1996'da Ankara'da toplanan "Tarihte Güney-Do~u Avrupa: Balkanolojinin dünü, bugünü ve sorunlan sempozyumu"na sunulan bildiri metninin geni~letilmesi ile meydana gelmi~tir.