• Sonuç bulunamadı

Farklı orijinli holştaynların döl ve süt verimi özellikleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Farklı orijinli holştaynların döl ve süt verimi özellikleri"

Copied!
106
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

FARKLI ORİJİNLİ HOLŞTAYNLARIN

DÖL VE SÜT VERİMİ ÖZELLİKLERİ

Kürşat ALKOYAK

DOKTORA TEZİ

ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI

Danışman

Prof. Dr. Orhan ÇETİN

(2)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

FARKLI ORİJİNLİ HOLŞTAYNLARIN

DÖL VE SÜT VERİMİ ÖZELLİKLERİ

Kürşat ALKOYAK

DOKTORA TEZİ

ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI

Danışman

Prof. Dr. Orhan ÇETİN

(3)
(4)

ii ÖNSÖZ

Kırşehir ilinde toplam 101.556 adet sığır olup, merkez ilçe büyükbaş hayvan varlığı bakımından ilçeleri arasında birinci sırada gelmektedir ve 30.225 adet sığır türü hayvan mevcuttur. İl merkezinde bulunan bu hayvanların 17.055’i besi amaçlı (et üretimine yönelik), geriye kalan 13.170 hayvanda süt verimi (süt üretimine yönelik) amacı için yetiştirilmekte olup, damızlık sığır sayısı oldukça azdır.

Kırşehir iline son yıllarda süt üretimine ve et üretimine yönelik olmak üzere ithal büyükbaş hayvanlar getirilmekte olup, ilin damızlık, et ve süt materyal ihtiyacının karşılanmasına çalışılmaktadır. Damızlık Holştayn sığırların ithal edilmesiyle sığır yetiştiriciliğindeki yüksek verimli materyal eksikliğinin kısa sürede çözülmesi ekonomik olarak mümkün görünmemekte, ancak uzun sürede de olsa bölgedeki sığır popülasyonundaki Holştayn ırkı ve melezlerinin oranlarının yükseltilmesinde ithal damızlıkların payı da olacaktır.

Bu araştırmada Kırşehir şartlarında özel bir işletmede, Estonya ve ABD’den ithal edilen farklı orijinli Holştayn sığır ırklarının, aynı bakım ve besleme şartlarında döl ve süt verim özelliklerinin tespit edilerek, farklı orijinli Holştayn’ ların Kırşehir şartlarında ne derece başarılı olduğu belirlenerek, bölgedeki Holştayn yetiştiricilerine ışık tutulması hedeflenmiştir.

Doktora eğitimimin her aşamasında bana olan desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyelerinden başta danışman hocam Prof. Dr. Orhan ÇETİN olmak üzere, tez izleme komitesinde yer alan Prof. Dr. Cafer TEPELİ, Prof. Dr. Aytekin GÜNLÜ ve Doç. Dr. Mustafa GARİP’e, çalışmamın değişik aşamalarında değerli görüşlerinden yararlandığım Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa TEKERLİ’ye, projemin çalışmasını yaptığım TEK-YÖN Hayvancılık İşletmesi sahibi Halit Onur KUTLU ve işletme Veteriner Hekimi Ahmet KABAKÇI’ya maddi ve manevi olarak her zaman yanımda olan eşime, kızım Ece ve oğlum Ege’ye teşekkürlerimi sunarım.

(5)

iii İÇİNDEKİLER Sayfa SİMGELER ve KISALTMALAR……….vi ÇİZELGE LİSTESİ………...vii 1. GİRİŞ ... 1 1.1. Döl Verimi Özellikleri ... 4

1.1.1. Oransal Döl Verimi Özellikleri ... 4

1.1.2. İlk Tohumlama,İlk Gebelik Yaşı ... 5

1.1.3. İlk Buzağılama Yaşı ... 7

1.1.4. Doğum Sonrası İlk Tohumlama Aralığı ... 9

1.1.5. İlk Tohumlama- Gebelik Aralığı(İlk-Son Tohumlama Aralığı) ... 11

1.1.6. Servis Periyodu (Açık Periyod)... 11

1.1.7. Servis Sayısı ... 14 1.1.8. Buzağılama Aralığı ... 16 1.1.9. Gebelik Süresi ... 18 1.2. Süt Verimi Özellikleri ... 20 1.2.1. Laktasyon Süresi ... 20 1.2.2. Gerçek Süt Verimi ... 21

1.2.3. 2x305 Günlük Süt Verimi (Düzeltilmiş Süt Verimi) ... 23

1.2.4. Kuruda Kalma Süresi... 25

2. GEREÇ VE YÖNTEM ... 28

2.1. Araştırma Materyalinin Tanımı ... 28

2.1.1 Sürü Yönetimi ... 28

2.1.2. Düve ve İneklerin Beslenmesi ... 29

2.2. Yöntemler ... 30

2.2.1. Verilerin Elde Edilmesi ... 30

2.2.2. Kullanılan İstatistiksel Yöntemler ... 32

3. BULGULAR ... 35

3.1. Döl Verimi Özellikleri ... 35

3.1.1. Oransal Döl Verimi Özellikleri ... 35

3.1.2. İlk Tohumlama,İlk Gebelik Yaşı ... 46

3.1.3. İlk Buzağılama Yaşı ... 46

(6)

iv

3.1.5. İlk Tohumlama- Gebelik Aralığı(İlk-Son Tohumlama Aralığı ... 48

3.1.6. Servis Periyodu (Açık Periyod)... 49

3.1.7. Servis Sayısı ... 52 3.1.8. Buzağılama Aralığı ... 53 3.1.9. Gebelik Süresi ... 54 3.2. Süt Verimi Özellikleri ... 56 3.2.1. Laktasyon Süresi ... 56 3.2.2. Gerçek Süt Verimi ... 57

3.2.3. 2x305 Günlük Süt Verimi (Düzeltilmiş Süt Verimi) ... 57

3.2.4. Kuruda Kalma Süresi... 60

4. TARTIŞMA ... 62

4.1. Döl Verimi Özellikleri ... 62

4.1.1. Oransal Döl Verimi Özellikleri ... 62

4.1.2. İlk Tohumlama,İlk Gebelik Yaşı ... 64

4.1.3. İlk Buzağılama Yaşı ... 65

4.1.4. Doğum Sonrası İlk Tohumlama Aralığı ... 66

4.1.5. İlk Tohumlama- Gebelik Aralığı (İlk-Son Tohumlama Aralığı) ... 67

4.1.6. Servis Periyodu (Açık Periyod)... 69

4.1.7. Servis Sayısı ... 70 4.1.8. Buzağılama Aralığı ... 71 4.1.9. Gebelik Süresi ... 73 4.2. Süt Verimi Özellikleri ... 73 4.2.1. Laktasyon Süresi ... 73 4.2.2. Gerçek Süt Verimi………...……..75

4.2.3. 2x 305 Günlük Süt Verimi (Düzeltilmiş Süt Verimi) ... 76

4.2.4. Kuruda Kalma Süresi ... 78

5. SONUÇ ve ÖNERİLER... ... 79

6. KAYNAKLAR ... 81

7. EKLER ... 89

EK-A: Estonya Orijinli HolştaynDüvelerde İlk Tohumlama Yaşı, İlk Tohumlama-Gebelik Aralığı, Servis Sayısı ve İlk Buzağılama Yaşına İlişkin Varyans Analizleri ve Belirleme Dereceleri(R2 ) ... 89

(7)

v

EK-B: Tüm sürüdekiHolştayn İneklerde Doğum Sonrası İlk Tohumlama Aralığı, İlk Tohumlama-Gebelik Aralığı ve Servis Sayısı’na ilişkin Varyans Analizleri ve Belirleme Dereceleri(R2) ... 90 EK-C: Tüm sürüdekiHolştayn İneklerde Servis Periyodu,Gebelik Süresi ve

Buzağılama Aralığı’na ilişkin VaryansAnalizleri ve Belirleme

Dereceleri(R2) ... 91 EK-D: Tüm sürüdekiHolştayn İneklerde Laktasyon Süresi,Gerçek Süt

Verimine İlişkin Varyans Analizleri ve Belirleme Dereceleri(R2) ... 92 EK-E: Tüm sürüdekiHolştayn İneklerde 2x305 Gün Süt Verimi(Düzeltilmiş

Süt Verimi) ve Kuruda Kalma sürelerine İlişkin Varyans Analizleri ve

Belirleme Dereceleri(R2)……….…...93

EK-F: Etik Kurul Kararı……….94

(8)

vi SİMGELER ve KISALTMALAR

ABD Amerika Birleşik Devletleri

GLM General Linear Model (Genel Doğrusal Model)

kg Kilogram

ÖD Önemli Değil

KO Kareler Ortalaması

KT Kareler Toplamı

LSD Least Significant Difference (En Küçük Anlamlı Fark)

SD Serbestlik Derecesi

TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu

(9)

vii ÇİZELGE LİSTESİ

Sayfa Çizelge 3.1. Estonya orijinli Holştayn’larda yıllara göre döl verimi

özelliklerine ait oransal değerler...38

Çizelge 3.2. ABD orijinli Holştayn’larda yıllara göre döl verimi

özelliklerine ait oransal değerler ...39

Çizelge 3.3.Tüm sürüdekiHolştayn’larda yıllara göre

döl verimi özelliklerine ait oransal değerler...40

Çizelge 3.4. Estonya orijinli Holştayn inek ve düvelerde mevsimlere göre

dölverimi özelliklerine ait oransal değerler...43

Çizelge 3.5. ABD orijinli Holştayn ineklerde mevsimlere göre

dölverimi özelliklerine ait oransal değerler ...44

Çizelge 3.6.Tüm sürüdekiHolştayn ineklerde

mevsimlere göre dölverimi özelliklerine ait oransal değerler...45

Çizelge 3.7. Estonya orijinli Holştayn düvelerde ilk tohumlama yılı ve mevsimlerine

göre; ilk tohumlama yaşı ve ilk buzağılama yaşına ait en küçük kareler

ortalamaları...47

Çizelge 3.8.Tüm sürüdekiHolştayn ineklerde orijinine, buzağılama yılına, mevsimine

ve yaşına göre doğum sonrası ilk tohumlama aralığı, ilk tohumlama-gebelik aralığı ve servis periyoduna ait en küçük kareler

ortalamaları...51

Çizelge 3.9. Estonya orijinli Holştayn düvelerde ilk tohumlama yılı ve mevsimlerine

göre; ilk tohumlama-gebelik aralığı ve servis sayısına ait en küçük kareler

ortalamaları...53

Çizelge 3.10.Tüm sürüdekiHolştayn ineklerde orijinine, buzağılama yılına,

mevsimine ve yaşına göre servis sayısı, buzağılama aralığı ve gebelik süresine ait en küçük kareler ortalamaları...55

Çizelge 3.11.Tüm sürüdekiHolştayn ineklerde orijinine, laktasyona giriş yılına,

mevsimine, yaşına ve laktasyon sırasına göre laktasyon süresi, gerçek ve 2x305 gün süt verimlerine ait en küçük kareler ortalamaları...59

Çizelge 3.12.Tüm sürüdekiHolştayn ineklerde orijinine, laktasyona giriş yılına,

mevsimine, yaşına ve laktasyon sırasına göre kuruda kalma sürelerine ait en küçük kareler ortalamaları...61

(10)

viii ÖZET

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Farklı Orijinli HolştaynlarınDöl Ve Süt Verimi Özellikleri

Kürşat ALKOYAK Zootekni Anabilim Dalı DOKTORA TEZİ / KONYA-2016

Bu araştırma, Kırşehir’deki entansif olarak, özel bir işletmede yetiştirilen farklı orijinli Holştein’lara ait bazı döl ve süt verimi özelliklerinin ve bu özellikler üzerindeki bazı çevre etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın materyalini 2011-2012 yıllarında ABD ve Estonya’dan getirilen Holştayn gebe düveler ve bunların yavrularının verim kayıtları oluşturmuştur. Araştırmada 118 Amerika, 142 Estonya orijinli olmak üzere 260 ineğin döl verim kayıtları ile 79 Estonya orijinli düvenin ilk tohumlama kayıtları, süt verimi özellikleri için 118 Amerika, 145 Estonya orijinli 263 ineğe ait toplam 495 laktasyon verisi incelenmiştir. Verilerin istatistiki analizleri, oransal değerlerde t- testi, çevresel faktörlerin etki paylarının belirlenmesinde en küçük kareler metodu kullanılmıştır.

Araştırma sonucunda oransal döl verimi özelliklerinden; gebelik, doğum, ölü doğum ve yavru atma oranları işletmedeki tüm inekler için sırasıyla % 95.8, % 88, % 3.3 ve % 8.7; Estonya orijinliler için aynı sırayla % 94.3, % 85, %4, %10.1; ABD orijinliler için aynı sırayla % 98.5, %93.1, %2, ve %4.9 olarak belirlenmiştir. Estonya orijinli düvelere ait döl verimi özelliklerinden ilk tohumlama yaşı, ilk tohumlama-gebelik aralığı, servis sayısı ve ilk buzağılama yaşları sırasıyla 445.973.75 gün, 13.042.96 gün, 1.3540.076 ve 24.5900.164 gün olarak saptanmıştır. Düvelerde ilk tohumlama yılı ve mevsimin tüm döl verimi özellikleri üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur.

Döl verimi özelliklerinden doğum sonrası ilk tohumlama aralığı, ilk tohumlama-gebelik aralığı, servis periyodu, servis sayısı, buzağılama aralığı ve gebelik süresine ait ortalama değerler işletmedeki tüm inekler için sırasıyla 84.33+-2.01 gün, 78.52+-3.82 gün, 162.45+-4.11 gün, 2.71+-0.09; 422.43+-4.24 gün ve 275.570.64 gün; Estonya orijinliler için aynı sırayla 87.695.47 gün, 95.513.9 gün, 173.64+-9.2 gün, 3+-0.24, 426.87+-6.96 gün ve 275+-1.09 gün; ABD orijinliler için aynı sırayla 72.656.44 gün, 52.613 gün, 11412.4 gün, 2.30.29, 392.313.9 gün ve 277.552.17 gün bulunmuştur. Doğum sonrası ilk tohumlama aralığında orijin ve buzağılama mevsimi (P<0.05 ve P<0.001), ilk tohumlama-gebelik aralığında orijin ve buzağılama mevsimi (P<0.01 ve P<0.05), servis periyodunda orijin ve buzağılama yılı (P<0.001 ve P<0.05), servis sayısında orijin ve buzağılama yılı (P<0.05 ve P<0.05), buzağılama aralığında orijin ve buzağılama yaşı (P<0.05 ve P<0.05)’nın etkisinin önemli olduğu; gebelik süresi üzerinde ise tüm faktörlerin etkisinin önemsiz olduğu bulunmuştur.

Süt verimi özelliklerinden laktasyon süresi, gerçek, 2 x 305 gün süt verimi ve kuruda kalma süresi ortalama değerler işletmedeki tüm inekler için sırasıyla 3523.85 gün, 8986113 kg, 700467.4 kg ve 61.60.6 gün, Estonya orijinliler için aynı sırayla 370.710.1 gün, 9034295 kg, 6738161 kg ve 60.781.37 gün; ABD orijinliler için aynı sırayla 296.115.1 gün, 8383441 kg, 7450240 kg ve 57.872.06 gün bulunmuştur. Laktasyon süresinde orijin ve laktasyona giriş yaşı (P<0.001 ve P<0.05) gerçek süt veriminde laktasyon sırası (P<0.01), 2 x 305 gün süt veriminde orijin ve laktasyona giriş yılı (P<0.001 ve P<0.05), kuruda kalma süresinde ise laktasyon sırasının (P<0.05) etkisi önemli bulunmuştur.

Kırşehir bölgesinde ithal edilerek yapılacak entansif Holştayn sığır yetiştiriciliğinde daha fazla döl ve süt verimi elde etmek için ABD orijinli Holştayn’lar, Estonya orijinli Holştayn’lara tercih edilebilir.

(11)

ix SUMMARY

REPUBLIC of TURKEY SELÇUK UNIVERSITY HEALTH SCIENCES INSTITUTE

Fertility and Milk Yield Traits of Different Origins of Holstein Cattle Kürşat ALKOYAK

Department of Animal Science PhD THESIS / KONYA-2016

In this study, it was aimed to determine the reproduction and milk yield traits together with environmental effects on different Holstein breed reared in a private intensive dairy in Kırşehir. The material used in the study was comprised of the yield data of the pregnant Holstein heifers and their calves imported from the USA and Estonia in 2011-2012. In the study, records of 260 cows (118 from USA, 142 from Estonia) for reproductive performance, records of 79 cows from Estonia for first AI dates and records of 263 cows (118 from USA, 145 from Estonia) for milk production was analyzed. Totally 495 lactation records were analyzed. The statistical analyses of the data were t- test for the proportional values and the method of least squares for impacts of environmental factors.

At the result of this study the proportional reproductive parameters found as; pregnancy, calving, stillbirth and abortion rates were 95.8 %, 88%, 3.3% and 8.7 %for all cows; 94.3%, 85%, 4% and 10.1% for Estonian Holsteins; 98.5 %, 93.1 %, 2 %, and 4.9% for USA Holsteins respectively. Age at first insemination, interval from first insemination to pregnancy, number of insemination per pregnancy and first calving age of reproductive performance traits were 445.973.75 d, 13.042.96 d, 1.3540.076 and 24.590160 d for Estonian Hosteins. First insemination year and seasons effect on all reproductive traits for heifers was not significant.

With regard to reproductive performance parameters; interval from calving to first insemination, interval from first insemination to pregnancy, days open, number of insemination per pregnancy, calving interval and gestation length were 84.332.01 d, 78.523.82 d, 162.454.11 d, 2.710.09; 422.434.24 d and 275.570.64 d for all cows; 87.695.47 d, 95.513.9 d, 173.649.2 d, 30.24, 426.876.96 d and 2751.09 d for Estonian Holsteins; 72.656.44 d, 52.613 d, 11412.4 d, 2.30.29, 392.313.9 d and 277.552.17 d for USA Holsteins. Origin of cows and calving season was significant (P<0.05 and P<0.001) on days to first service and first to last insemination interval (P<0.01 and P<0.05). Origin of Holsteins and calving year was also significant (P<0.001 and P<0.05) on days open and number of insemination per pregnancy(P<0.05 and P<0.05). Origin of Holsteins and calving age had effect on calving interval (P<0.05 and P<0.05). No significant difference was found for gestation length.

As for milk yield traits; the resuts of gestation lenght, actual and 2 x 305 d milk yield, dry period length were 3523.85 d, 8986113 kg and 700467.4 kg, 61.60.6 d for all cows; 370.710.1 d, 9034295 kg and 6738161 kg, 60.781.37 d for Estonian Holsteins; 296.115.1 d, 8383441 kg and 7450240 kg, 57.872.06 d for USA Holsteins. The origin of cows and age at the begining of the lactation during lactation period (P<0.001 and P<0.05), lactation number with actual milk yield (P<0.01), origin of cows and year of lactation with 2 x 305 d milk yield (P<0.001 and P<0.05), lactation number and dry period length (P<0.05) were found significant.

It can be concluded from this study that USA Holsteins are preferable to Estonian Hosteins in terms of reproductive performance and milk production in intensive Holsteinbreeding in Kırsehir region of Turkey.

(12)

1 1. GİRİŞ

Günümüzden yaklaşık 8.000 yıl önce evcilleştirilen sığır (Alpan 1990), hayvansal kökenli (et, süt vb.) ürünlerin elde edildiği en önemli çiftlik hayvanıdır. Hayvansal ürünlerden olan süt; biyolojik değeri yüksek, protein içeriği ile kalsiyum, fosfor ve vitaminler bakımından zengin bir yapıya sahip olup yeni doğmuş bebeklerden yaşlılara kadar tüm insanların ihtiyaç duyduğu besin öğelerini belirli bir denge içinde taşıyan temel bir besin maddesidir. Günümüzde hayvansal ürünlerin her yaştaki nüfusun beslenmesindeki önemi herkes tarafından bilinmektedir. Ancak, süt insan beslenmesinde çok önemli olmasına rağmen, Türkiye'deki kişi başına düşen süt üretimi yıldan yıla artış göstermekte ise de, yeterli düzeyde değildir. (Anonim 2016, Akman 2016).

Süt üretiminin arttırılması ve ekonomik bir üretim yapabilmenin ilk koşulu inek başına verimi yükseltmektir. Bu, hayvanlara uygulanan bakım ve besleme şartlarının iyileştirilmesi yanında genotipinde iyileştirilmesi gerekir. Bunun ise başlıca iki yolu vardır. Birincisi, damızlık inek dışalımı yaparak kültür ırkı oranını yükseltmek, ikincisi ise özellikle suni tohumlama yoluyla yerli ırkların ıslahına gitmektir. Her iki yolda da damızlık kültür ırkları veya materyali ithaline ihtiyaç vardır (Pelister ve ark 2000).

Türkiye’de sığır populasyonunun genetik ıslahı ile ilgili ilk ciddi yaklaşımlar Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte başlatılmıştır. Bu dönemde, halkın kaliteli damızlık ihtiyacını karşılamak üzere ülkenin birçok yöresinde hara ve Devlet Üretme Çiftlikleri adı altında ıslah kurumları kuruldu. Yerli sığır populasyonunun ıslahı amacıyla 1925 yılından itibaren değişik ülkelerden küçük partiler halinde Esmer, Simmental, Jersey, Angus, Hereford, Angler ve Holştayn gibi kültür sığır ırklarının ithalatları yapıldı. Bu ırklardan Esmer, Jersey ve Holştayn sığır ırkları ülke şartlarına iyi uyum göstermişler, bu ırkların bir yandan saf yetiştirmesi yapılmış, diğer yandan da melezlemeler yoluyla yerli ırkların verimlerinin artırılmasına çalışılmıştır. (Alpan 1990).

Ülkemiz sığır ıslahında, yabancı gen kaynaklarından yararlanmak üzere, ilk Holştayn sığırlar, 1958 yılında 30 baş dişi ve 17 baş erkek dana olarak ABD’den Karacabey Tarım İşletmesi’ne getirilmiştir olup yerli sığırlarla melezleme çalışmalarına başlanmıştır (Alpan 1990).

(13)

2

Türkiye'de sığırlardan sağlanan üretimin, özellikle de süt üretiminin artırılması îçin yürütülen çalışmalarda kültür ırkı sığır yetiştiriciliğine verilen önemin 1958 yılından itibaren arttığı kabul edilmektedir (Kumlu ve Akman 1999). Bu ırklariçerisinde Türkiye’de en fazla yayılma alanı bulan ve yurt genelinde yetiştiriciliği yapılan ırk Holştayn’dır (Kumlu ve Akman 1999, Kumlu 2000).

Türkiye'de başlangıçta Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde yaygın şekilde yetiştirilen Holştayn ırkı, daha sonra Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesine de yayılmıştır (Şekerden 1986, Akbulut ve ark 1992). Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve bazı özel firmalar aracılığı ile 1986 yılından itibaren yaklaşık 10 yıllık dönemde büyük kısmı Holştayn ırkından olmak üzere, yaklaşık 300.000 baş gebe düve ithal edilmiştir (Akman 1998, Kumlu 2000). Yapılan ıslah çalışmaları sonucunda bu gün 14 223 109 baş olan Türkiye sığır populasyonun da yerli, kültür ve kültür melezi sığırların oranı sırasıyla % 13,9; % 43,4 ve % 42,6’e ulaşmıştır (Anonim 2014a).

Türkiye’nin sığır varlığı bakımından birçok Avrupa ülkesinden ileride olmasına rağmen, inek başına üretim miktarlarındaki düşüklüğün nedenleri araştırılması gereken önemli bir problemdir. Bu konu ile ilgili olarak, Türkiye’de farklı bölgelerde yetiştirilen Holştayn ırkı sığırların süt ve dölverim özelliklerinin tespiti üzerine birçok araştırma yapılmıştır (Bilgiç ve Yener 1999, Erdem ve ark 2007b). Bu konuda yapılması gereken sığır sayısını sabit tutarak üretilen süt miktarını arttırmaktır. Bu da entansif yetiştiricilik şartlarını yerine getirerek, bilimin ön gördüğü optimum çevre koşullarını sağlayarak, hayvan başına düşen verimi yükseltmekle olur.

Süt sığırcılığında ekonomik açıdan temel hedef, yüksek düzeyde ve kalitede süt elde etmektir. Bir inekten yüksek düzeyde süt elde edilebilmesi, dölveriminin sürekliliğine bağlıdır. Modern süt sığırı yetiştiriciliğinde, bir ineğin fizyolojik ve morfolojik gelişimine zarar vermeden mümkün olan en erken yaşta gebe bırakılması ve laktasyona başlatılması, bunu izleyen yıllarda her yıl sağlıklı yavru alınabilmesi ve uzun yıllar damızlık niteliğinin korunması amaçlanmaktadır. Buna karşılık sığırlarda görülen kısırlık ve dölverimi problemleri işletmelerdeki ekonomik kayıpların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Sığırlarda yılda bir yavru alınabilmesi,

(14)

3

özellikle dişilerde dölverimi ile ilgili organların fonksiyonlarının çok iyi düzende işlemesini sağlayacak tedbirlerin alınması ile mümkündür (Alpan ve Aksoy 2012).

Özel sektörün Türkiye’de hayvancılığa ilgisi 90’lı yıllardan itibaren başlamıştır. Bu ilgi halen artan bir ivme ile devam etmektedir. Son yıllarda Türkiye’ deki kaliteli çiğ süt ve damızlık hayvan açığını gören yatırımcılar bu sektöre yatırım yapmaya başlamışlar ve büyük ölçekli modern süt sığırcılığı işletmeleri kurmuşlardır. Halende kurulmaya devam edilen bu işletmeler yüksek kapasiteli ve bilgisayar destekli sağım sistemlerine geçişi de beraberinde getirmiştir. Modern sağım sistemleri ve sürü yönetimi programlarının kullanılmasıyla birlikte hayvanların bireysel olarak takip edilmesi ve dijital olarak kayıt altına alınması mümkün hale gelmiştir. Hayvanların pedigri, tohumlama, doğum ve sağlık işlemleri kayıtlarıyla birlikte süt verim kayıtları da gerçek zamanlı olarak kayıt altına alınmaya başlanmıştır. Dijital ortamda alınan bu verilerin gerek işletmedeki yönetim

sorunlarının giderilmesinde; gerekse hayvanların damızlık değerlerinin

(15)

4 1.1. Döl Verimi Özellikleri

1.1.1. Oransal Döl Verimi Özellikleri

Rocha ve ark (2001), Kuzey Portekiz’deki Holştayn’larda ilk tohumlamadaki gebelik oranını % 51,4; gebelik ortalamasını ise % 71,7 olarak bulmuştur. Aslan ve Altınel (1992), Karacabey Tarım İşletmesi'nde yetiştirilen değişik orijinli Holştayn ineklerin gebelik oranını % 84,6; doğum oranını % 81,8 olarak bildirmişlerdir. Mayne ve ark (2002), Kuzey İrlanda’da birinci tohumlamadaki gebelik oranını % 37,1; ikinci tohumlamadaki gebelik oranını % 38,1 genel gebelik oranı ortalamasını ise % 71,8 olarak tespit etmişlerdir. Spalding ve ark (1975), ABD'nin New York eyaletinde 125 çiftlikte yetiştirilen Holştayn inekler üzerinde yaptıkları bir çalışmada, ilk serviste gebe kalma oranını % 50, ikinci serviste gebe kalma oranını % 26, üçüncü serviste gebe kalma oranını % 13 olarak bildirmişlerdir. Karakaş (1996), Bursa ili Yenişehir ilçesinde Holştayn’larda gebelik oranını % 77,7 olarak, normal doğum oranını boğa altı inek sayısına göre % 75,7 olarak, gebe kalan inek sayısına göre ise % 97,5 olarak, yavru atma oranınıda % 1,9 olarak bulmuştur.

Çekgül (1980), Lalahan koşullarında Holştayn ırkı sığırların bazı dölverim özelliklerinin karşılaştırılması amacıyla yaptığı bir araştırmada, ırklar için gebelik oranını % 77,0 olarak hesaplamış, gebe kalanların % 60,2'sinin ilk tohumlamada gebe kaldığını bildirmiştir. Kısırlık oranını ise % 22,9 olarak hesaplanmıştır. Gebe kalan ineklerin normal doğum oranını % 91,9; yavru atma oranını % 3,2; ölü doğum yapanların oranını ise % 4,8 olarak bildirmiştir. Heuwieser (1999), Almanya’da ilk tohumlamadaki gebelik oranını % 34, ikinci tohumlamadaki gebelik oranını ise % 75 bulmuştur. Şekerden (1988), Amasya'da özel bir süt sığır işletmesinde yetiştirilen İsrail orijinli Holştayn - Friesian ırkı ineklerin, ölü doğum oranını %1,8 ve yavru atma oranım % 4,7 olarak hesaplamıştır. Özçelik ve Arpacık (1996), İç Anadolu şartlarında yetiştirilen Holştayn ineklerde gebelik oranını % 83,4 olarak, normal doğum oranını gebe kalanlara göre % 92,8 olarak, ölü doğum oranını % 2,9 olarak ve yavru atma oranınıda % 4,3 olarak bulmuştur.

Yıldırım (1999), Bursa Akçalar’da gebelik oranını % 58,1 olarak, ilk tohumlamada gebe kalanların oranını % 60,8 olarak, ikinci tohumlamadaki gebelik oranını % 18,8 olarak, ölü doğum oranını ise % 1,7 olarak bulmuştur. Gana'da tropik iklim kuşağında bulunan Kanada orijinli Holştayn-Friesian sığırlarda yapılan benzer

(16)

5

başka bir çalışmada, 1. serviste gebe kalma oranının % 41,0 olduğu, 2. serviste gebe kalma oranının % 33,3 olduğu, 3. serviste gebe kalma oranının % 17,9 ve 4. serviste gebe kalma oranınında % 7,7 olduğunu bildirmiştir (Osei ve ark 1991). Özcan (1994) tarafından Sakarya Tarım İşletmesinde 1990 – 1993 yılları arasında yetiştirilen Holştayn’larda, ilk tohumlamadaki gebelik oranını % 41,4, ikinci tohumlamadaki gebelik oranını % 36,1, üçüncü tohumlamadaki gebelik oranını % 13,5, dördüncü tohumlamadaki gebelik oranını % 9,0, gebelik oranı ortalamasını % 77,7 ölü doğum oranını % 2,6 ve yavru atma oranınıda % 2,9 olarak bulunmuştur. Nijerya'da yapılan bir adaptasyon çalışmasında, Almanya orijinli Holştayn ırkı ineklerin normal doğum oranı % 65,0, abort oranı % 8,2 ve ölü doğum oranı % 6,2 hesaplanmıştır (Mbap ve ark 1991).

Kumlu ve Akman (1999) Türkiye’deki Damızlık Holştayn sürülerinde normal doğum oranını gebe kalanlara göre % 93 olarak bulmuştur. Fonseca ve ark (1983), ABD'nin Kuzey Carolina bölgesindeki sütçü işletmelerde, ilk tohumlamada elde edilen gebelik oranını Holştayn sürüsü için % 49 olarak hesaplamışlardır. Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesinde Holştayn’larda yaptığı çalışmada gebelik oranını % 88,9, birinci tohumlamada gebe kalanların oranını % 48,1, gebe kalanlara göre doğum oranını % 93,1, tohumlamaya ayrılanlara göre ise doğum oranını % 85,8 olarak, ölü doğum oranını % 1,0 ve yavru atma oranını ise % 1,9 olarak tespit etmiştir.

1.1.2. İlk Tohumlama, İlk Gebelik Yaşı

İlk tohumlama yaşı, hayvanların gelişmelerinde, hayat boyu verimliliklerinde ve konstitüsyonlarında önemli bir gerilemeye yol açmadan üremede kullanılabilecekleri en erken yaş olarak tanımlanmaktadır (Yalçın 1981).

Sığır yetiştiriciliğinde, ilk buzağılama yaşına kadar olan sürenin, hayvanın ileri dönemlerindeki verimini etkilememek kaydı ile mümkün olduğu kadar kısa tutulması arzu edilmektedir. Bu yüzden, düvelerin ilk defa damızlıkta kullanılma yaşının belirlenmesi çok önemlidir. Irklara göre değişmekle birlikte düvelerin ergin canlı ağırlıklarının % 70-75’ine ulaştıklarında tohumlanmaları gerekmektedir. Düvelerin erken yaşta tohumlanması, büyümenin yavaşlamasına, daha geç yaşta tohumlanması ise, üreme organlarında ve meme dokusunda yağlanmaya, süt veriminin azalmasına ve döl tutma oranının düşmesine sebep olur. Erken gelişen

(17)

6

ırklar arasında yer alan Holştayn ineklerin 450-510 günlük yaşlarda ilk defa damızlıkta kullanılması ve bu yaşlarda tohumlanan düvelerin 720-780 günlük yaşlarda ilk doğumlarını yapmaları arzu edilmektedir. Genel olarak ilkine buzağılama yaşını 900 güne kadar uzaması ideal olarak kabul edilmektedir (Kumlu ve Akman 1999).

İlk sıfat yaşının erkene alınmasına yönelik yapılan araştırmalar göstermiştir ki, erken yaşta yüksek düzeyde beslenen düveler, cinsel olgunluğa ve tohumlama ağırlığına daha erken yaşta ulaşabilmektedirler (Gardner ve ark 1977, Alpan ve ark 1981).

Sütçü ırk düvelerin ilk kez tohumlanmalarında, düvelerin yaşı, beden gelişimi ve buzağılama mevsimi olmak üzere üç faktörün göz önünde bulundurulduğu ve iyi beslenmek suretiyle beden gelişmesini erkenden tamamlamış düvelerin 15-18 aylarda tohumlanabilecekleri bildirilmektedir (Alpan ve Aksoy 2012).

Damızlıkta ilk kullanma yaşını Duru ve Tuncel (2002b), Koçaş Tarım İşletmesinde 552 gün, Kopuzlu ve ark (2008), Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsünde 664 gün olarak belirlemişlerdir. Koçak ve ark (2007),Bala Tarım İşletmesinde 528 gün, Sehar ve Özbeyaz (2005), Koçaş Tarım İşletmesinde 542 gün, Akbaş ve Türkmut (1990), Bakır ve Çetin (2003) yaptıkları araştırmalarda damızlıkta ilk kullanma yaşını sırası ile 514,2 gün, 587,7 gün olarak belirlemişlerdir. Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesinde ilk tohumlama yaşını 494,1 gün olarak tespit ederken tohumlama yılının ve mevsiminin etkisini önemli bulmuştur.

Aslan ve Altınel (1992), Karacabey Tarım İşletmesinde ortalama ilk tohumlama yaşını 559,9 gün, Özcan (1994) Sakarya Tarım İşletmesinde ortalama ilk tohumlama yaşını 542,9 gün bulurken tohumlama yılının ve mevsiminin etkisini önemsiz bulmuştur.

Yıldırım (1999), ise ilk tohumlama yaşını 546,1 gün olarak saptamış, yılların etkisini önemli, mevsimlerin etkisini önemsiz bulmuştur. Koçak ve ark (2007)’da bu araştırmaya benzer şekilde ilk tohumlama yaşı üzerine mevsimin etkisini önemsiz olarak bulmuşlardır.

Akbaş ve Türkmut (1990), Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde kayıtlı bulunan Holştayn düvelerin boğaya ilk verilme yaşını sırasıyla 17,14 ay olarak

(18)

7

hesaplamışlardır. Özçelik ve Arpacık (1996), İç Anadolu’da ilk tohumlama yaşını 599,9 gün bulmuşlardır. Kanada’da yapılan bir çalışmada, Holştayn inekler için ilkine damızlıkta kullanma yaşı 504 gün olarak belirlenmiştir (Muir ve ark 2004). Halıcıoğlu (1989), Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen ABD, Hollanda ve Karacabey kökenli Holştayn düvelerin ilk sıfat yaş ortalamalarını sırasıyla 608,28 gün, 501,64 gün ve 654,80 gün olarak bildirmiştir. Adana ilindeki 9 özel hayvancılık işletmesini kapsayan bir başka araştırmada, Hollanda orijinli Holştayn’ ların ilk sıfat yaş ortalaması 494,54 gün olarak hesaplanmıştır (Özcan ve ark 1976).

Lee ve ark (1995), Güney Kore’de yaptıkları iki farklı çalışmada Holştayn’lar için ilk tohumlama yaşını 15,7 ay ve 16,2 ay bildirmişlerdir. Raheja ve ark (1989), Holştayn düvelerde ilk tohumlama yaşını 19,3 ay olarak belirlemişlerdir.

Bursa yöresindeki özel işletmelerde bulunan değişik orijinli ithal Holştayn sığırların ilk sıfat yaşı, İsrail orijinli düveler için 496,16 gün, Alman orijinli düveler için 522,84 gün ve ABD orijinli düveler için 538,14 gün olarak saptanmıştır (Karakçı 1990).

1.1.3. İlk Buzağılama Yaşı

Türkiye’de Holştayn ve Esmer ırk saf ve melez düvelerinin ilk tohumlamaları yaklaşık olarak iki yaş civarında yapılmakta, bunların ilk buzağılarını vermeleri de üç yaşı bulmaktadır. Bir diğer deyişle ineklerin gelir sağlaması üç yaşta başlamaktadır. Toleranslı yaklaşımla ineklerin ortalama dördüncü laktasyon sonunda sürüden ayrıldıkları kabul edilirse bir ineğin verimsiz olarak geçen yetişme dönemi tüm hayatının yaklaşık % 40’ını kapsamaktadır (Alpan ve Aksoy 2012). Bu nedenle İlk buzağılama yaşının gecikmesi işletmeye ekonomik kayıplar getirmektedir. Bunun için, süt sığırcılığı işletmelerinde ilk buzağılama yaşı ortalamasının ideal değerler arasında olması son derece önemlidir (Sağlam 2002).

Holştayn düvelerin 15-17 aylık yaşlarda yaklaşık 350 kg canlı ağırlığa ulaştıklarında damızlıkta kullanılmaları istenmektedir. Bu durumda bu hayvanlar ilk buzağılarını 24-26 aylık yaşlarda vereceklerdir. Holştayn’lar için ilk buzağılama yaşının 30 aya kadar uzaması da normal kabul edilmektedir (Kumlu ve Akman 1999).

(19)

8

Holştayn’larda ilk buzağılama yaşını Cady (1991), ABD’de 27,2 ay; Trilk ve ark (1988), Almanya’da 871 gün olarak bulmuşlardır. Rocha ve ark (2001), ilk buzağılama yaşını Portekiz’de 32 ay; Mantysaari ve ark (2002), Finlandiya’da 25,6 ay; Rehout (1991), Çek Cumhuriyetinde 29,3 ay olarak bulmuşlardır.

Bakır ve ark (1994), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliğindeki Holştayn’larda ilk buzağılama yaşını 28,8 ay; Kaya ve ark (2003), Türkiye’deki İtalyan orijinli Holştayn’ların ilk buzağılama yaşını ortalama 28,2 ay olarak bildirmişlerdir. Gündal-Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım İşletmesindeki Holştayn’larda 28,43 ay, Alpan ve ark (1976), Karacabey’de 29,3 ay, Akbulut ve ark (1992), Erzurum Bölgesindeki Holştayn’larda 36,9 ay, Duru ve Tuncel (2002), Koçaş Tarım İşletmesindeki Holştayn’larda 27,7 ay, Karakaş (1996), Yenişehir’de 28 ay, Özcan (1994), Sakarya’da 877,2 gün, Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesinde 784,7 gün olarak bulmuşlardır. Galiç ve ark (2005), İzmir ilinde 1996-2000 yılları arasında yetiştirilmiş, 263 işletme ve 2310 ineğe ait; İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kayıtlarını kullanılarak yaptıkları çalışmada ilk buzağılama yaşını 27,5±0,09 ay olarak bildirilmektedir. ABD’de 1960-1982 yılları arasında ilk doğumlarını yapan 6 milyonun üzerindeki düvenin yaşlarını belirlemek amacıyla yapılan bir çalışmada, Holştayn sığır ırkının ilk buzağılama yaş ortalaması 27,52 ay olarak saptanmıştır (Powell 1985). Nieuwhof ve ark (1989), benzer bir çalışmada, ABD Holştayn’larının ilk buzağılama yaşını 28,2 ay olarak hesaplamışlardır.

Pelister ve ark (2000), Marmara Bölgesindeki Holştayn’larda ilk buzağılama yaşını 34,1 ay olarak bildirirken; yıl ve mevsimin etkilerini önemli bulmuşlardır. Özçelik ve Arpacık (1996) Bala Tarım İşletmesindeki Holştayn’larda ilk buzağılama yaşını 872,3 gün hesaplamışlardır. Yıldırım (1999), Bursa’ da ilk buzağılama yaşını 837,63 gün olarak hesaplamış; tohumlama yıllarının etkisini önemli, mevsimin etkisini ise önemsiz bulmuştur. Polonya’da yetiştirilen değişik kökenli Holştayn düvelerin ilk buzağılama yaşları, Kanada ve Alman orijinliler için 28,8 ay ile en erken, Polonya orijinliler için ise 29,8 ay ile en geç olarak belirlenmiştir (Zarnecki ve ark 1991).

Tropik iklim kuşağında yaş ortalamaları Kenya’da 35,1 ay, Nijerya’da 34-36 ay, Gana’da 34,14 ay olarak bildirilmiştir (Mbap ve ark 1991, Osei ve ark 1991,

(20)

9

Rege 1991). Gaspardy ve ark (1993), Macaristan koşullarındaki Holştayn düvelerin ilk buzağılama yaş ortalamasını 878 gün olarak bildirmişlerdir.

İlkine buzağılama yaşını Kopuzlu ve ark (2008), Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsünde 936 gün, Duru ve Tuncel (2002b), Koçaş Tarım İşletmesinde 831 gün, Sehar ve Özbeyaz (2005), Koçaş Tarım İşletmesinde 830 gün olarak belirlemiştir. Gündal-Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım İşletmesi’ndeki Holştayn sığırların döl verimi özelliklerini 10 yıllık periyot içinde inceledikleri araştırmalarında, ilk buzağılama yaşını 28,43 ay düzeyinde bildirmişlerdir. Aynı özelliğe ait ortalamayı İtalya’da Pirlo ve ark (2000), 851,2 gün, İran’da Nilforooshan ve Edriss (2004), 790,4 gün olarak bildirmektedirler.

Duru ve Tuncel (2004), Koçaş Tarım İşletmesinde Holştayn sığırlardaki ilk buzağılama yaşı değerlerinin genel olarak 23 ile 29 ay arasında değiştiğini tespit etmişlerdir. Araştırıcılar, incelenen sürünün ilk buzağılama yaşı ortalamasının 27,7 ay olduğunu ve ilk buzağılama yaşının yıllara göre önemli seviyede varyasyon gösterdiğini bildirmişlerdir.

1.1.4. Doğum Sonrası İlk Tohumlama Aralığı

Süt sığırı işletmeciliğinde dölverimi konusundaki temel hedef ineklerden her yıl bir yavru elde edilmesidir. Bunun sağlanabilmesi için doğum yapan ineklerin sağlıklı bir doğum sonrası dönem (puerperium) geçirmesi gerekir. Bu dönem sırasında, genital organlar gebelik öncesi konumuna döner, doğum sırasında oluşan mikrobik bulaşmalar elimine edilir ve hayvan yeniden kızgınlık döngüleri göstermeye başlar (Alaçam 1992). Çiftlik hayvanlarında puerperal dönemin uzaması doğumla yeniden gebe kalma aralığını uzatacağından ekonomik önemi büyüktür (Küplülü ve Salmanoğlu 1994). İlk yavrusunu veren ineklerin genital organları 42 gün, birkaç defa buzağılayanların genital organları ise 50 gün sonra yeni gebelik için hazır hale gelir (Erk ve ark 1980). Sığır yetiştiriciliğinde yaygın olan uygulama, buzağılamanın 60. gününü izleyen ilk kızgınlık döneminde ineğin tohumlanmasıdır (Alpan ve Aksoy 2012).

Rocha ve ark (2001), Kuzey Portekiz’de yetiştirilen Holştayn’ların doğum ile ilk tohumlama arasındaki süreyi 95,4 gün olarak bulmuşlardır. ABD’nin Kentucky eyaletinde bulunan 181 adet Holştayn sürüsündeki ineklerin doğum sonrası ilk

(21)

10

tohumlama aralığı ortalaması 82,6 gün hesaplanmıştır (Olds ve ark 1979). Mayne ve ark (2002), Kuzey İrlanda’daki Holştayn’ların doğum sonrası ilk tohumlama aralığını 84,3 gün bulmuşlardır. Bu değer New York’ta yetiştirilen 9076 adet Holştayn için 87 gündür (Spalding ve ark 1974). Etherington ve ark (1985), Holştayn-Friesian ırkı sığırlar için buzağılama ile ilk servis arası geçen süreyi 92 gün hesaplamışlardır. Hovi ve ark (2002), İngiltere’de buzağılama ve ilk tohumlama aralığını 80 gün tespit etmişlerdir. Eldon ve ark (1988), İzlanda sütçü sığırlarının buzağılama sonrasındaki bazı dölverimi parametrelerinin belirlenmesi amacıyla yaptıkları bir araştırmada,

buzağılama ile ilk tohumlama arası geçen süreyi 7424 gün bulmuşlardır. Moore ve

ark (1990), Holştayn’larda doğum sonrası ilk tohumlama aralığını 82 gün bulmuşlardır. Silva ve ark (1992), Holştayn ırkının doğumdan sonraki ilk servis aralığını 95 gün hesaplamışlardır. Slama ve ark (1976) tarafından yapılan benzer bir araştırmada ise aynı değer 84,8 gün bulunmuştur.

Gündal–Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım işletmesindeki Holştayn’lar üzerinde yaptıkları çalışmada doğum sonrası ilk tohumlama aralığını 73,74 gün, bu aralığa buzağılama yılının etkisi önemli, mevsimin etkisi ise önemsiz olarak bulunmuştur. Yıldırım (1999), tarafından Bursa’da doğum ile ilk tohumlama arasındaki süre 84,58 gün tespit edilirken yılın etkisi önemli, mevsim ve yaşın etkisi önemsiz bulunmuştur. Pelister ve ark (2000), Marmara Bölgesindeki Holştayn’larda doğum sonrası ilk tohumlama aralığını 67,2 gün bulmuş olup Almanya ve Türkiye’de doğanlar olarak iki ayrı orijinden oluşan sürüde, orijinin doğum sonrası ilk tohumlama aralığı üzerine etkisini önemsiz bulmuşlardır.

Doğum ile ilk tohumlama arasındaki süre, Aydın ve Deveci (2001), tarafından Elazığ’da 90,42 gün; Orman (2003), tarafından Tahirova Tarım İşletmesinde 93,05 gün olarak tespit edilmiştir. Orman (2003), doğum ile ilk tohumlama arasındaki süreye etki eden çevre faktörlerinden buzağılama yılının ve mevsiminin etkisinin önemli, buzağılama yaşının etkisini ise önemsiz bulmuştur. Holştayn’larda doğum ile ilk tohumlama arasındaki süre Özcan (1994), tarafından Sakarya’da 69 gün hesaplanırken yılların ve mevsimlerin etkileri önemli, buzağılama yaşının etkisi önemsiz bulunmuştur.

(22)

11 1.1.5. İlk Tohumlama-Gebelik Aralığı (İlk-Son Tohumlama Aralığı)

Buzağılamadan sonraki ilk tohumlama ile gebelik arası geçen süreilk tohumlama - gebelik aralığı (ilk-son tohumlama aralığı) olarak tanımlanmaktadır. Normal koşullarda tohumlamaya ayrılan ineklerin ilk tohumlamada gebe kalmaları beklenir. Ancak döl verimi özellikleri çok sayıda genetik ve çevresel faktörün etkisi altındadır. Bu faktörlerden birinin ya da birkaçının olumsuz etkileri ile ilk tohumlamada gebelik meydana gelmeyebilir. İlk tohumlama – gebelik aralığının uzun ya da kısa oluşu sürünün tohumlamadaki verimliliğini göstermesi bakımından önem taşır. Slama ve ark (1976), Holştayn sığırların ilk-son tohumlama aralığı’ nı 33 gün olarak hesaplamışlardır. Matsoukas ve ark (1975), ABD’de dört üniversite çiftliğinde yetiştirilen Holştayn’ların ilk tohumlama ile gebelik arası geçen süreyi 33,6 gün olarak bulmuşlardır.

Florida’da 7 süt işletmesini kapsayan bir çalışmada, Holştayn için belirlenen değerler 45 gündür (Silva ve ark 1992). Yıldırım (1999), ilk tohumlama – gebelik aralığı Holştayn düvelerde 13,11 gün, ineklerde 46,37 gün bulurken buzağılama yaşı, yılı ve mevsimin etkisinin önemsiz olduğunu bildirmiştir. İlk tohumlama – gebelik aralığı Özcan (1994), Holştayn düvelerde 66,1 gün, sürü genelinde 67,4 gün, Aydın ve Deveci (2001), 42,26 gün bulmuştur.

Gündal-Çörekçi ve ark (1996), tarafından Holştayn düvelerde 24,71 gün, sürü genelinde 31,29 gün hesaplanmış olup; yılların etkisini önemli, mevsimin etkisini önemsiz bulmuşlardır. Orman (2003), tarafından Tahirova Tarım İşletmesinde düvelerde ilk tohumlama gebelik aralığı 8,61 gün, ineklerde 25,72 gün olarak hesaplanmış olup düvelerde tohumlama yılı ve mevsiminin etkisinin önemsiz olduğu, ineklerde ise buzağılama mevsiminin etkisinin önemli, buzağılama yaşı ve yılının etkilerinin önemsiz olduğunu bildirmiştir.

1.1.6. Servis Periyodu(Açık Periyod)

Buzağılama tarihi ile bunu izleyen gebelik arasındaki süreye servis periyodu veya açık periyot adı verilir (Alpan ve Aksoy 2012). İşletmelerin karlılığı için her inekten yılda bir buzağı elde edilebilmesi için en uygun buzağılama aralığının 365 gün olması istenmektedir. Arzu edilen bu ideal süreye ulaşılabilmesi için servis periyodu ortalamasının azami 85 gün olması gerekir (Kumlu ve Akman 1999).

(23)

12

Tohumlamaya ayrılan ineklerin buzağılamadan sonraki sekizinci ile onikinci haftalar arasında gebe bırakılmaları, ineklerin normal seksüel sikluslarının kontrolü bakımından önem taşır (Smale 1992).

Döl verimi kriterleri içinde sayılan servis periyodunun değişimi hayvan hayatında ve döl veriminde, dolayısıyla işletme ekonomisinde dikkate alınması gereken çok önemli bir ölçüdür. Üreme sürecinin takip edilmesi; gelişme ve çiftlik yönetiminde, sürülerin döl verim performansının belli başarıyı sağlamasında, et ve süt üretiminin arttırılmasında etkili bir faktördür (Özkök 2003).

Gündal-Çörekçi ve ark (1996) Kumkale Tarım İşletmesi’ndeki Holştayn sığırların döl verimi özelliklerini araştırdıkları çalışmalarında, servis periyodunun 110,25 gün olduğunu bildirmişlerdir. Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen ABD, Hollanda ve Karacabey orijinli Holştayn sığırların servis periyodu ortalamaları sırasıyla 218,76; 193,91 ve 174,49 gün olarak saptanmıştır (Halıcıoğlu 1989).

Silva ve ark (1992), ABD’nin Florida eyaletinde yetiştirilen Holştayn ırkı sığırların tohumlama periyodu ortalamasını 124 gün olarak saptamışlardır. Kuzey Carolina bölgesindeki 2 Holştayn sürüsünü kapsayan bir çalışmada, buzağılama ile bir sonraki gebelik arasında geçen süre 109,2 gün olarak hesaplanmıştır (Fonseca ve ark 1983).

Gelemen Tarım İşletmesi Holştaynsığır sürüsünün 15 yıllık dölverim kayıtlarının değerlendirildiği bir başka araştırmada ise aynı özellik için saptanan değer 133,0±3,3 gündür (Şekerden ve ark 1989a). Şekerden (1988), özel bir süt sığırı işletmesinde yetiştirilen İsrail Frizyan ırkı sığırların ortalama servis periyodu süresini 120,9 gün olarak hesaplamıştır.

Türkyılmaz (2005),Aydın’da özel bir sığırcılık işletmesinde yetiştirilen Holştayn sığırlarda 480 verim kaydı kullanılarak yaptığı çalışmada; ortalama servis periyodu uzunluğunu 114,5±1,7 gün olarak bulmuştur. Holştayn sığırların Erzurum şartlarındaki adaptasyon yeteneklerinin araştırıldığı bir çalışmada, açık periyot süresi 176,7 gün olarak saptanmıştır (Akbulut ve ark 1992).

Taylor ve ark (2003), İngiltere’deki Holştayn’ların servis periyodunu 135 gün olarak bulmuşlardır. Kanada’da 226 Holştayn-Friesian ırkı ineğin tohumlama periyodu ortalaması 121±2,6 gün olduğu bildirilmiştir (Etherington ve ark 1985).

(24)

13

Florez ve ark (1991)’nın Kolombiya’da yetiştirilen Holştayn’ların servis periyodu değerini 177,4 gün olarak saptamışlardır. Pryce ve ark (2003), İskoçya’daki ilk defa buzağılayan ineklerin servis periyodunu 106 gün, sürünün genel ortalamasını ise 101 gün olarak bulmuşlardır. Pakistan’a Almanya’dan ithal olarak getirilen Frizyan ırkı sığırların servis periyodu ortalaması 147,13 olarak belirtilmiştir (Khan ve ark 1989). Rocha ve ark (2001), Kuzey Portekiz’deki Holştayn’larda servis Periyodunu farklı işletmelerde 148,1 gün ile 176,9 gün arasında bulmuşlardır. İngiltere’de Holştayn’lar üzerine yapılan bir araştırmada (Topaloğlu ve Güneş 2005) ise servis periyodu 112,07 gün olarak tespit edilmiştir. Juma ve ark (1990)’nın Irak’ta yetiştirilen Holştayn’lar için hesapladıkları servis periyodu ortalaması 145,54 gündür. Etherington ve ark (1996), ABD’de yaptıkları çalışmada servis periyodunu 120 gün olarak bulmuşlardır. Servis periyodu uzunluğu İtalya’da (Biffani ve ark 2005) 85 gün, Tunusta (Ajili ve ark 2007) 163 gün, ABD’de (Campos ve ark 1994) 166 gün olarak belirlenmiştir. Stolla (1993), Almanya’da 29 süt sığırı işletmesini kapsayan çalışmasında, ineklerin doğumdan bir sonraki gebeliğe kadar geçen süresini 106,4 gün olarak saptamıştır.

Duru ve Tuncel (2002), Koçaş Tarım İşletmesindeki Holştayn’ların servis periyodunu 93,33 gün, Bakır ve ark (1994), Ankara Şeker Fabrikası Çiftligindeki Holştayn’ların servis periyodunu 125,06 gün, Gündal–Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım işletmesinde servis periyodunu 106,98 gün, ayrıca yılın etkisini önemli, mevsimin etkisini önemsiz, Akman ve ark (2001), Gelemen Tarım İşletmesinde 110,2 gün, Balcı (1999), Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Çiftliğindeki Holştayn’larda 118,1 gün, Özcan (1994), servis periyodunu Sakarya’da 138,9 gün ayrıca buzağılama yılı ve mevsimini önemli, yaşını önemsiz bulmuşlardır. Karakçı (1990), Bursa yöresinde halk elindeki işletmelerde bulunan İsrail, Alman ve ABD orijinli Holştayn sığırların servis periyotlarını sırasıyla 143,30, 100,37 ve 100,76 gün hesaplamıştır. Genel ortalama değerini ise 118,10 gün olarak bildirmiştir. Tuna (1997), Tahirova Tarım İşletmesinde servis periyodunu 97,98 gün ve yılın etkisini önemli, Pelister ve ark (2000), Marmara Bölgesinde Almanya’dan ithal edilmiş Holştayn’larda 87,86 gün olarak tespit etmişler ve Almanya ve Türkiye’de doğanlar olarak iki ayrı orijinden oluşan sürüde, orijinin servis periyodu üzerine etkisini önemsiz bulmuşlardır. Şekerden (1998), özel bir süt sığır işletmesinde yetiştirilen İsrail Holştayn’larında servis periyodunu 120,9 gün olarak hesaplamıştır.

(25)

14

Servis periyodu uzunluğunu Sehar ve Özbeyaz (2005), Koçaş Tarım İşletmesinde 100 gün, Bakır ve Çetin (2003), Reyhanlı Tarım İşletmesinde 103 gün, Koçak ve ark (2007), Bala Tarım İşletmesinde 109 gün olarak saptamışlardır. Akbaş ve ark (1990), Ege Bölgesindeki Holştayn’larda servis periyodu ortalamasını 108,17 gün olarak bulmuşlardır.

Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesi’nde servis periyodunu 115,93 gün olarak bulup; yılın ve mevsimin önemli olduğunu bildirmiştir. Akkaş ve Şahin (2008), tarafından Burdur’da Holştayn’lar üzerinde yapılan bir araştırmada servis periyodu 124,37±3,32 gün olarak bulunmuştur. Servis periyodu üzerine buzağılama mevsiminin, buzağılama yılının, laktasyon sayısının ve buzağılama yaşının etkisi önemsiz bulunmuştur. Yıldırım (1999), servis periyodunu 131,4 gün olarak hesaplarken bu süreye yılın, mevsimin ve yaşın etkisinin önemsiz olduğunu bildirmiştir. Özçelik ve Arpacık (1996), Bala’ da 109,2 gün buldukları servis periyodunu en uzun ilkbaharda, en kısa ise sonbaharda buzağılayanlarda tespit etmişlerdir. Erdem ve ark (2007b), Türkyılmaz (2005), yaptıkları araştırmalarda servis periyodu üzerine buzağılama mevsiminin, yılın ve laktasyon sayısının etkisinin önemsiz olduğunu tespit ederlerken, Koçak ve ark (2007), mevsimin servis periyodu üzerine etkisinin önemli olduğunu bildirmiştir.

Yapılan çeşitli araştırmalarda Holştayn’larda servis periyodunun, buzağılama mevsimi tarafından etkilendiği tespit edilmiştir. Bekele ve ark (1991), bu periyodun uzun yağmurlu mevsimde uzadığını, Ray ve ark (1992), servis periyodunun ilkbahar ve sonbaharda kısa (103 gün), yazın buzağılayanlarda ise daha uzun (119 gün) olduğunu bildirmektedirler. Yine Mc Dowell ve ark (1976), ilk laktasyondaki Holstaynlarda servis periyodunun kış mevsiminde en kısa (117 gün), yaz mevsiminde ise daha uzun (144 gün) olduğunu, Chaudhry ve ark (1989), ise ilkbaharda buzağılayanların en uzun, sonbahar ve yazın buzağılayanların ise en kısa servis periyoduna sahip olduklarını tespit etmişlerdir.

1.1.7. Servis Sayısı

Sığırlarda gebelik başına düşen tohumlama sayısına, gebeliğe has tohumlama sayısı ya da servis sayısı denir. Bu sayı ne kadar küçük olursa, başarı o kadar yüksek olur. Türkiye şartlarında 1,5 rakamının altındaki değerler çok iyi, 1,5-2,0 arası vasat,

(26)

15

2,0’nin üzerindeki tohumlama sayıları ise problemli olarak kabul edilmektedir (Alpan ve Aksoy 2012).

Halıcıoğlu (1989), Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen ABD, Hollanda ve Karacabey kökenli Holştayn’ların servis sayılarını sırasıyla 2,01; 2,11 ve 1,97 olarak hesaplamıştır. Özcan (1994), Sakarya’da servis sayısını ineklerde 2,4 olarak düvelerde ise 2,1 olarak bulmuştur. Gebelik başı tohumlama sayısını, Türkyılmaz (2005), özel bir işletmede 2,01 olarak, Bakır ve Çetin (2003), Reyhanlı Tarım İşletmesinde 1,58 olarak, Sağlam (2002), Tahirova’da 1,60 olarak, Duru ve Tuncel (2002b), Koçaş Tarım İşletmesinde 1,33 olarak belirlemiştir. Bursa yöresindeki özel süt sığırı işletmelerinde yetiştirilen Holştayn sığırların servis sayısı ortalaması 1,73 olarak bulunmuştur (Karakçı 1990).

Taylor ve ark (2003), İngiltere’de ilk doğumunu yapmış Holştayn’larda servis sayısını 2,1 olarak tespit etmişlerdir. Slama ve ark (1976), Oklahoma State Üniversitesi çiftliğinde yetiştirilen Holştayn sığırlarda gebelik başına düşen servis sayısını 1,95 olarak hesaplamışlardır. Pryce ve ark (2003), İskoçya’da ilk defa buzağılayan Holştayn’larda servis sayısını 1,5 olarak, sürüdekilerin ortalamasını ise yine 1,5 olarak tespit etmişlerdir. Trilk ve ark (1988), Almanya’da 2,63 bulmuşlardır. Florez ve ark (1991)’nın Kolombiya’da yetiştirilen Holştayn’lar için saptadıkları tohumlama sayısı ortalaması 2,2’dir. Kanada’da ilk laktasyonlarında bulunan Holştayn sığırlar için saptanan tohumlama sayısı değeri 1,58 dir (Moore ve ark 1990).

Gebelik başı tohumlama sayısı Tunus’ta Salem ve ark (2006), 2,20 olarak, İtalya’da Biffani ve ark (2005), 1,70 olarak, İrlanda’da Berry ve ark (2003), 1,80 olarak, Kuzey Portekiz’de Rocha ve ark (2001), 1,4 olarak, İngiltere’de Washburn ve ark (2002)’da 1,91 olarak belirlemişlerdir.

Aslan ve Altınel (1992), Karacabey Tarım İşletmesinde servis sayısını düvelerde 1,51 olarak, Balcı (1999), Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Çiftliğindeki Holştayn’larda 2,03 olarak, Özçelik ve Arpacık (1996), İç Anadolu’da 1,6 olarak ve mevsimlerin etkisini önemsiz, Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesinde düvelerde 1,25 ve ineklerde ise 1,69 olarak tespit etmişlerdir. Ayrıca Orman (2003), servis sayısına düvelerde tohumlama yılı ve mevsiminin etkisini önemsiz, ineklerde ise mevsimin etkisini önemli bulmuştur. Yıldırım (1999),

(27)

16

Bursa’da servis sayısını inekler için 1,91 düveler içinde 1,31 bulurken tohumlama yılı ve mevsiminin etkisini önemsiz olarak belirtmiştir.

Tohumlama, gebe kalma ve buzağılama mevsiminin, bir gebelik için tohumlama sayısını hem etkilediği hem de etkilemediği tespit edilen araştırmalar vardır. Juma ve ark (1988) ile Ray ve ark (1992), tohumlama mevsiminin bu özellik üzerinde önemli etkisinin olduğunu ve bu değerin en az ilkbaharda, en fazla ise yazın tohumlananlarda elde edildiğini tespit ederlerken, Matsoukas ve Fairchild (1975), buzağılama ayının bu özellik üzerinde önemli etkisinin olmadığını saptamışlardır. Gündal–Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım İşletmesi’ndeki Holştayn’larda servis sayısını 1,56 olarak bulurken, düvelerde 1,34 olarak hesaplamış ve yılının etkisini önemli, mevsimin etkisini önemsiz bulmuşlardır.

1.1.8. Buzağılama Aralığı

Süt sığırı işletmelerinde üreme verimliliğinin ölçülmesinde değerlendirilen en önemli parametrelerden biri iki buzağılama arası geçen süre veya buzağılama aralığıdır. Buzağılama aralığının ideal süresi 365 gün olmasına karşın, uygulamada 390 günü bulmaktadır (Özcan 1994). Yüksek verimli ineklerde ve ilk kez buzağılayan düvelerde bu süre 400 güne kadar uygun görülmektedir (Noakes 1997). Buzağılama aralığının ideal değerden uzun olması bir yandan ineğin yıllık olarak karlılığını, diğer yandan ineğin hayat boyu verimliliğini azaltır. Buzağılama aralığının uzamasında ineğin gebe kalmasının gecikmesi yani servis periyodunun uzaması önemli rol oynar (Özcan 1994). Buzağılama aralığının uzamasında ineğin gebe kalmasının gecikmesi (servis periyodu) önemli bir rol oynar (Smale 1992, Alpan 1990). Buzağılama aralığını servis periyodu ve gebelik süresi belirler. Süt sığırı yetiştiriciliğinde her bir sığırdan yılda bir döl alınması ve bunun düzenli olarak sürdürülmesi çok arzulanırsa da, bunda tam başarı çoğunlukla sağlanamamaktadır. Ancak iki doğum arası süre bir süt sığırcılığı işletmesinin döl verimi konusundaki başarısını ortaya koymada kullanılabilecek en güvenilir bilgi kaynağıdır (Akman 1998, Harrinson 1990, Osterman 2003).

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Çiftliği Süt Sığırcılık Ünitesi’nde bulunan ve çoğunluğu Holştayn olan sığır yetiştiriciliğinde, döl verimi sorunlarından kaynaklanan ekonomik kayıpların incelendiği bir çalışmada, buzağılama aralığında bir günlük gecikmeden dolayı

(28)

17

yaklaşık 11 kg, ilk buzağılama yaşındaki bir günlük gecikmeden dolayı ise 16 kg süt kaybının karşılığı ekonomik kayıplara neden olduğu bildirilmiştir (Yalçın 2000).

Halıcıoğlu (1989), Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen değişik orijinli Holştayn ineklerin genel buzağılama aralığı ortalamasını 478,21 gün hesaplamış, ABD, Hollanda ve Karacabey kökenli ineklerin değerlerini sırasıyla 496,84; 473,25 ve 450,87 gün olarak bulmuştur. Bakır ve ark (1994), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliği’ndeki Holştayn’larda buzağılama aralığını 402,48 gün olarak bulmuşlardır.

Olds ve ark (1979), ABD’de Holştayn ırkı ineklerin buzağılama aralığı değerini 383,4 gün olarak saptamışlardır. Florida eyaletinde yapılan başka bir çalışmada, Holştayn için hesaplanan iki buzağılama arasında geçen süre 401 gündür (Silva ve ark 1992). Pryce ve ark (2003), İskoçya’da yetiştirilen Holştayn’larla yaptıkları çalışmada ilk kez buzağılayanlarda buzağılama aralığını 391 gün, sürü ortalamasını ise 387 gün olarak bulmuşlardır. Slama ve ark (1976)’ ın Holştayn için bildirdikleri buzağılama aralığı 396,1 gündür. Jurma ve ark (1990), Irak’da yetiştirilen Holştayn ırkı ineklerin buzağılama aralığı ortalamasını 414,09 gün olarak hesaplamışlardır. Ray ve ark (1992), ABD’de Holştayn’ların buzağılama aralığını ilkbaharda 378 gün, yaz döneminde 396 gün, İtalya’da (Biffani ve ark 2005), 413 gün olarak belirlemişlerdir.

Sıcak ve nemli bölgelerde yetiştirilen değişik kökenli Holştayn’lar için bildirilen buzağılama aralığı değerleri Pakistan’da 433,09 gün, Kenya’da 411,6 gün, Tunus’ta 380-383 gün, Nijerya’da 541 gün, Gana’da 16 aydır (Khan ve ark 1989, Mbap ve ark 1991, Osei ve ark 1991, Rege 1991, Djemali ve ark 1992). Rocha ve ark (2001), Kuzey Portekiz’de buzağılama aralığını farklı işletmelerde 392,5 ila 418 gün arasında tespit etmişlerdir. Tunus’ta yapılan araştırmalarda Salem ve ark (2006), 407 gün, Ajili ve ark (2007), 427 gün, Tayland’da Chonkasikit (2002), 462 gün, İrlanda’da 398 gün olarak tespit edilmiştir.

Yalova Devlet Üretme Çiftliği’ndeki Holştayn’ların iki buzağılama arası geçen süreyi 366,4 gün ile normal değere çok yakın bulunmuştur (Tuncel ve Eker 1972). Pelister ve ark (2000), bu süreyi Almanya’dan ithal edilmiş Holştayn’larda 369,61 gün, Türkiye’dekilerde ise 358,30 gün, sürü genelinde ise 363,96 gün olarak tespit ederken, bu aralığa yıl ve yaşın etkilerini önemli bulurken orijinin etkisini önemsiz bulmuşlardır. Akbulut ve ark (1992)’ın Erzurum şartlarında yetiştirilen

(29)

18

Holştayn inekler için bildirdikleri buzağılama aralığı değeri 454,7 gündür. Gelemen Tarım İşletmesi Holştayn sığır populasyonunun buzağılama aralığı ortalaması 410,3 gün olarak bildirilmiştir (Şekerden ve ark 1989a). Amasya ili entansif süt sığırcılığı geliştirme projesi kapsamında bulunan 31 işletmedeki Almanya ve Danimarka orijinli Holştayn ineklerin buzağılama aralığı süresi 409,0 ve 434,7 olarak hesaplanmıştır (Şekerden ve ark 1987).

Akman ve ark (2001), Gelemen Tarım İşletmesi’nde buzağılama aralığını 388,5 gün, Özcan (1994), Sakarya’da 419 gün ve mevsimin etkisini önemli, Tuna (1997), Tahirova Tarım İşletmesi’nde 377,9 gün, Balcı (1999), Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Çiftliği’nde 399,9 gün, Koçaş Tarım İşletmesi’nde Duru ve Tuncel (2002), 12,3 ay bulurken aynı işletmede Sehar ve Özbeyaz (2005), 389 gün, Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesi’nde 394,91 gün olarak bulmuşlardır. Kumlu ve Akman (1999), Türkiye’de yetiştirilen Holştayn inekler için ortalama buzağılama aralığı uzunluğunu 401 gün olarak bildirmişlerdir. Özçelik ve Arpacık (1996), İç Anadolu’da 391,8 gün bulurken, yılın etkisini önemli, en kısa buzağılama aralığını sonbaharda, en uzun buzağılama aralığını ise ilkbaharda buzağılayanlarda tespit etmişlerdir.

Buzağılama aralığını Koçak ve ark (2007), Bala Tarım İşletmesi’nde 401 gün, Bakır ve Çetin (2003), Reyhanlı Tarım İşletmesi’nde 394 gün, Koç ve ark (2004), Dalaman Tarım İşletmesi’nde 391 gün olarak belirlemişlerdir. Gündal–Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım İşletmesindeki Holştayn’larda buzağılama aralığını 386,25 gün, yılın etkisini önemli, mevsimin etkisini önemsiz bulmuşlardır. Yıldırım (1999), buzağılama aralığını 405,9 gün hesaplarken incelediği tüm çevre faktörlerinin etkilerini önemsiz bulmuştur.

1.1.9. Gebelik Süresi

Memelilerde fekondasyonla başlayıp, süresi genetik, anne, yavru ve çevre faktörleri tarafından belirlenen, yavrunun dış dünyada yaşayacak düzeye gelmesini sağlayan bir dizi fizyolojik olayın geçtiği döneme gebelik denir. Ortalama gebelik süresinin Holştayn-Fresian ırkında 279 gün olduğu bildirilmektedir. Bu süre ırklar içindeki fertler arasında da çevresel faktörlerden dolayı farklı olabilmektedir (Harvey 1962, Yalçın 1981, Alpan 1990).

(30)

19

Pelister ve ark (2000), değişik orijinli Holştayn’ların gebelik süresi genel ortalamasını 277,35 gün, Yıldırım (1999), 278,36 gün, Duru ve Tuncel (2002), Koçaş Tarım İşletmesinde 276,5 gün, Akman ve ark (2001), Gelemen Tarım İşletmesinde 278,2 gün, Karakaş (1996), Yenişehir’de 276 gün, Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesinde 279,5 gün ve çevre faktörlerinin etkilerini önemsiz olarak tespit etmişlerdir. Akbulut ve ark (1992), Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi İşletmesi’nde 279 gün olarak bulmuşlardır. Karakçı (1990), Bursa yöresinde halk elinde yetiştirilen İsrail, Alman ve ABD orijinli Holştayn ırkı ineklerin gebelik sürelerini sırasıyla 275,27; 274,27 ve 274,61 gün olarak hesaplamıştır. Gebelik süresini, Türkyılmaz (2005), özel bir işletmede 278 gün, Koçak ve ark (2007), Bala Tarım İşletmesi’nde 279 gün, Sehar ve Özbeyaz (2005), Koçaş Tarım İşletmesi’nde 277 gün olarak bulmuşlardır.

Özel bir işletmede yetiştirilen İsrail orijinli Frizyan ırkı ineklerin gebelik süresi ortalaması 278,2 gün bulunmuştur (Şekerden 1988). Gündal–Çörekçi ve ark (1996), Kumkale Tarım İşletmesindeki Holştayn’larda gebelik süresini 276,03 gün, mevsimin etkisini önemli, Özcan (1994), Sakarya’da 279,2 gün, çevre faktörlerinin etkilerini önemsiz, Çekgül (1980), Lalahan Araştırma Enstitüsü’nde gebelik süresi ortalamasını 280,3 gün, Balcı (1999), Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Çiftliği’nde gebelik süresini 275,9 gün, çevre faktörlerinin etkilerini önemsiz bulmuşlardır.

Silva ve ark (1992), subtropik iklim kuşağında yetiştirilen Holştayn ırkı ineklerin gebelik süresi ortalamasını 280 gün olarak hesaplamışlardır. Moore ve ark (1990), Holştayn’larda gebelik süresini 282 gün olarak bildirmişlerdir. Slama ve ark (1976)’ın Holştayn ırkı inekler için bildirdikleri gebelik süresi değeri 278,2 gündür. Trilk ve ark (1988), Almanya’daki Holştayn’larda gebelik süresi 281 gün olarak bulmuşlardır. Gebelik süresi uzunluğu Kanada’da 280 gün (Jamrozik ve ark 2005), Bulgaristan’da 281 gün (Vassilev 1998), Tayland’da 281 gün (Chonkasikit 2002) olarak tespit edilmiştir.

Gebelik süresini çevre faktörleri etkilemektedir. İlkbahar buzağılamalarında, sonbaharda doğanlardan 2 gün daha uzun gebelik süresi oluştuğu bildirilmektedir (Harvey 1962, Yalçın 1981, Alpan 1990). Holştayn’larda buzağılama mevsiminin gebelik süresini etkilediği, birçok araştırmada tespit edilmiştir. Özçelik ve Arpacık

(31)

20

(1996), İç Anadolu’da yetiştirilen Holştayn’larda gebelik süresini 279,2 gün olarak bildirirken en kısa gebelik süresini yazın, en uzun gebelik süresini kışın buzağılayanlarda tespit etmişlerdir. Stevenson (1989), Fisher ve Williams (1978), ilkbahar ve yazın buzağılayanlarda, sonbahar ve kışın buzağılayanlardan daha kısa gebelik süresi oluştuğunu tespit etmişlerdir. Bir başka araştırmada Sang ve ark (1986), en kısa gebelik süresinin yazın, en uzun ise kısın buzağılayan ineklerde olduğunu bildirirlerken; Costa ve ark (1982), kış ve ilkbahardaki doğumlarda, yaz ve sonbahar doğumlarından, daha uzun gebelik süresi oluştuğunu saptamışlardır.

1.2. Süt Verimi Özellikleri 1.2.1. Laktasyon Süresi

İneklerde buzağılamadan kuruya çıkana kadar geçen süreye laktasyon dönemi denir. Holştayn’larda laktasyon süresi, 300 – 320 gün arasında değişmektedir. Çevre sıcaklığının yüksek olması, süt veriminin azalmasına neden olduğu gibi, laktasyon süresini de kısaltmaktadır (Özcan ve Yalçın 1985, Alpan 1990).

Etherington ve ark (1996), ABD’de yaptıkları çalışmada laktasyon süresini 341 gün olarak bulmuşlardır. Djemali ve ark (1992)’nın Tunus’ta yetiştirmesi yapılan Holştayn’lar için bildirdikleri laktasyon süresi ortalaması 281 gündür. Dillon ve ark (1999), İrlanda’daki Holştayn’ların laktasyon süresini 301 ile 308 gün arasında bildirmişlerdir. Irak’taki bir çiftlikte bulunan Avusturya ve Danimarka kökenli Holştayn - Friesian ırkı ineklerin laktasyon süreleri 320 gün olarak bulunmuştur (Juma ve ark 1990). Ojango ve Pollott (2002), İngiltere’deki Holştayn’ların laktasyon süresini 334 gün olarak bildirmişlerdir. Pakistan’a Almanya’dan gebe olarak ithal edilen Holştayn düvelerin laktasyon süreleri 334,96 gün olarak bildirilmiştir (Khan ve ark 1989). Haile – Mariam ve ark (2003), Avustralya’da yaptıkları çalışmada birinci laktasyon süresini 303 gün, ikinci laktasyon süresini 294 gün olarak tespit etmişlerdir. Florez ve ark (1991), Kolombiya’da yetiştirilen Holştayn’ların laktasyon süresini 324 gün olarak hesaplamışlardır.

Laktasyon süresini Bakır ve Çetin (2003), Reyhanlı Tarım İşletmesinde 321 gün, Özkütük ve ark (1986)’nın Hatay ilinde yaptıkları bir araştırmada, Holştayn ineklerin ortalama laktasyon süresini 292 gün hesaplamışlardır. Önder ve Ceyhan (2005), Koçaş Tarım İşletmesinde 275 baş Holştayn sığırda yaptıkları çalışmada; laktasyon süresini 297 gün olarak tespit etmişlerdir.

(32)

21

Bursa yöresinde halk elindeki işletmelerde bulunan ABD orijinli Holştayn ineklerin ortalama laktasyon süresi 293,98 gündür (Karakçı 1990). Pelister ve ark (2000), laktasyon süresini Almanya orijini olanlarda 286,31 gün, Türkiye orijinli olanlarda 287,38 gün, Akbulut ve ark (1992), Erzurum’da 355,5 gün, Duru ve Tuncel (2002), Koçaş Tarım İşletmesi’nde 304,4 gün ve buzağılama yılının ve buzağılama yaşının etkisini önemli bulmazlarken, Akman ve ark (2001), Gelemen Tarım İşletmesi’nde 322,6 gün, Tuna (1997), Tahirova Tarım İşletmesi’nde 304,64 gün, yılın etkisini önemli, mevsimin etkisini önemsiz, Özcan (1994), Sakarya’da 349,4 gün, Güneş (1999), Kumkale Tarım İşletmesi’nde 312 gün, yılın ve mevsimin etkisini önemli, yaşın etkisini önemsiz olarak bildirmişlerdir. Aslan ve Altınel (1992), Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen değişik genotipteki Holştayn ineğin ilk verim dönemine ait laktasyon süresini 298,74 gün olarak saptamışlardır. Özçelik ve Arpacık (1996), İç Anadolu’da yetiştirilen Holştayn’larda laktasyon süresini 286,8 gün olarak bulmuş ve en kısa laktasyon süresini 267,8 gün ile kış mevsiminde, en uzun laktasyon süresini ise 298,5 gün ile yaz mevsiminde buzağılayan grupta olduğunu tespit etmişlerdir. Bakır ve Söğüt (1999), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliği’nde 321 gün, Yener ve ark (1994), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliği’nde 330 gün, Kaya ve ark (2003), Türkiye’deki İtalyan orijinli Holştayn’ların laktasyon süresini 336 gün olarak bulmuşlardır. Şekerden ve ark (1987), Almanya ve Danimarka’dan getirildikten sonra Amasya’daki 31 işletmede yetiştirilen Holştayn sığırlarda laktasyon süresinin sırasıyla 323 gün ve 349 gün olduğunu belirlemişlerdir. Koçak ve ark (2007), Bala Tarım İşletmesi’nde 325 gün olarak tespit etmişlerdir. Orman (2003), Tahirova Tarım İşletmesi’ndeki Holştayn’larda laktasyon süresi ortalamasını 293,1 gün olarak bildirirken buzağılama yılını ve buzağılama yaşını önemli buzağılama mevsimini önemsiz bulmuştur.

1.2.2. Gerçek Süt Verimi

ABD’deyapılan çalışmalarda (Stanton ve ark 1991, Campos ve ark 1994) gerçek süt verim ortalamaları sırası ile 6321 kg ve 6939 kg, Kanada’da 7689 kg (Muir ve ark 2004), Ojango ve Pollott (2002), İngiltere’deki Holştayn’ların gerçek süt verimini 8236 kg olarak bulmuşlardır. İngiltere’de 8060 kg (Dimov ve ark 1995), Haile–Mariam ve ark (2003), Avustralya’da yaptıkları çalışmada birinci laktasyonda gerçek süt verimini 5558 kg, ikinci laktasyon gerçek süt verimini 6374 kg olarak tespit etmişlerdir. Tunus’ta 5905 kg (Ajili ve ark 2007), Cady (1991), ABD’de

Şekil

Çizelge  3.9  Estonya  orijinli  Holştayn  düvelerde  ilk  tohumlama  yılı  ve  mevsimlerine  göre; ilk tohumlama-gebelik aralığı ve servis sayısına ait en küçük kareler ortalamaları  (x̅sx̅)

Referanslar

Benzer Belgeler

Yaş gruplarına göre başvuru nedenlerine bakıldığında ise trafik kazası nedeniyle başvuru ilk 15 yaş altı adli olgularda en sık başvuru nedeni olarak tespit edildi.. 15-

aplotype fre uencies in different populations is a a or point for t e proper interpretation of t e genetic profile atc es in paternity and forensic case or and infor ation on

Tubergen ve ark.nın 120 AS’li hastayla yaptığı ça- lışmada, standart ilaç tedavisinin yanında kaplıca ile birlikte egzersiz uygulanan grubun sadece egzersiz tedavisi alan

Her gün yeni bir orman yangınıyla yeşil alanlar yok olurken, sabotaj iddialarıyla ilgili Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, &#34;En büyük servetimiz ormanlara kastedenlere

İstatiksel olarak önemli olmasa da PRID grubunda, vaginal direnç değerleri prostaglandin gubuna göre daha yüksek bulunmuştur (Sırasıyla 103/95).. Bu durumun temel

İnek ve düveler birlikte değerlendirildiğinde süperovulasyon sayısının embriyo transfer sonuçlarına olan etkisinin, transfer edilebilir ve edilmez embriyo oranı

K~rg~zlar ile ilgili ara~t~rmalar, K~rg~z halk~n~n co~rafik, tarihi, et- nografik, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel çevresini ara~t~ran ~arki- yat ilminin bir bölümü gibi

Çalışmada kullanılan repeat breeder düvelerde embriyolarının kalitesindeki olası düşüklükten kaynaklanabilecek aksaklıkların FM uygulaması ile giderilmiş olabileceği,