• Sonuç bulunamadı

Bürücek Yaylası:Tabiat ve coğrafyası

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bürücek Yaylası:Tabiat ve coğrafyası"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Gülek Boğazı’ndan Tekir yaylûsına bir bakış.

B Ü R Ü C E K

T A B ÎA T VE CO Ğ RAFYASI :

Adana’nm biricik yaylâsı olan Bürücek, Gülek boğazıyla Akdağ' arasındaki Hacın sıradağlarının eteklerinde şirin bir köşedir. Yaylânın denizden yüksekliği 1100 - 1200 metre ara­ sındadır. Adana’ya 90 kilometre uzaklıktadır ve meşhur Tekir yaylâsının gündoğusunda bulunmaktadır.

Bürücek’in güneyini çetin ve sarp bir dağ kaplar. Kuzey doğusunda Bozantı, batısında Tekir yaylâsı ve İbrahim Paşa tabyaları vardır. Kuzeyinde Şıhlı köyü ve Bulgar dağının etek­ leri göze çarpar. Bürücek’in görünüşüne renk veren bir de­ kor da şose yoludur. Bu tarihî ve ünlü yol, yaylânın eteğinde ve biraz alçakta kaldığı için çok sevimli bir manzara göste­ rir. Bu şose, Ulukışla-Tarsus yoludur. Bürücek’in yumuşak bir iklimi vardır. Havasında, suyunda ve manzarasında yay- lâ vasıfları bulunan bu sayfiye, yazları Çukurova’nın cehen­ nem sıcaklarının cenneti olmaya hak kazanmıştır. Rüzgâr ve yağmurları normaldir. Suları boldur. Hele burada bir yaylâ- da aranması gereken geniş ve engin çamlıklar çokça bulunur.

Bürücek’de üç dört ay kadar yaylaya çıkılır. Kışın oturul­ maz. Bazı evlerin yapılışları kışın da oturmaya elverişli ise de bu evler yalnız kışları muvakkat bir zaman dinlenmek için gelecek olanlara mahsustur.

BÜRÜCEK VE C İV A R IN IN T A R İH Î DEĞERİ :

Bürücek ötedenberi bir sayfiye yeri olarak kullanılmakta­ dır. Ramazanoğulları’nın Adana’yı istilâsı sırasında Kızıldağ bir yaylâ haline konulmuştu. O tarihlerde de Bürücek’e bir iki yaylâcı göçü çıkardı. Bürücek’in eski yeri şimdiki cami ve- civandır. Müftüyurdu denilen Bürücek’in beş kilometre

batı-Y A batı-Y L Â S I

Tatta

Toros

smda bulunan şimdiki mesire yerinde de vaktiyle oturulurdu. Burada hâlâ ev yıkıntılarına raslanır. Bundan seksen, doksan yıl önce yıkılmıştır. Buna sebep de, arkasındaki Hacındağı çığlarının her yıl evlere aşırı zarar vermesi ve kazalara se­ bep olmasıdır.

Eskiden Müftüyurdu, Torosların en şen, en kalabalık bir yaylâsı ve konak yeriydi. Bugün ondan eser yoktur. Yanlız içimi güzel, derecesi pek az olan meşhur bir suyu vardır. Bü­ rücek’in civarı ise tarihî eserlerle doludur. Meselâ Kızkalesi, Sarayburnu gibi yerlerde eskiden oturulduğunu gösteren izle­ re raslanır. Bürücek’in gün doğusundaki Arnaşa (Anahşa) çok eski bir köydür. Yine bu adı taşıyan kale, Karapınar is­ tasyonuna bakan kütle halinde kayadan bir dağ üzerine ku­ rulmuştur. Bu kale, Kızıldağ’m kuzeyindeki Meydan kalesiy­ le birlikte Torosların en eski kalesidir. Profesör Ramses,

Coğrafya Dergisi’nde bu kalenin siyah mermerden yapılmış

olan eski Bizans kalesi yıkıntıları olduğunu söylemektedir. Fakat bugün kalede mermer eserler yoktur. Kalenin iki ka­ pısı vardır. Buraya yer altından ve eski Arnaşa çeşmesinden su geldiği, “ künk,, kalıntılarından anlaşılır.

BUrüceğ’e 12 kilometre uzaklıkta bulunan Bozantı nahi­ yesi, yaylânın istasyonudur. Buraya gelen yaylâcılar, yaylâ- ya otobüslerle çıkarlar. Bozantı nahiyesi gerek uzak ve ge­ rekse yakın geçmişte şerefli bir tarihi olan küçük bir yerdir. Burası çok eskiden Bozanos ve Bodandos olarak anılırdı.

Halife Memun’un Bozantı çayından terli olarak su içtiği veya bu çayın kenarındaki meydanda yapılan muharebede ya­ ralanarak öldüğü rivayet edilir. Yakın geçmişte ise Bozantı, Fransızların Çukurova’yı istilâlarında millî kuvvetlerin mer­ kezi olmuş ve askerî üs vazifesini görmüştür. Bozantı bugün

(2)

Biirücek dağlan.

İbrahim Paşa tabyalarından: K ızıl tabya.

de değerini kaybetmemiştir. Torosların en emin ve içerlek bir köşesinde bulunan nahiye merkezi, her türlü gelişmeye elve­ rişlidir. İçinde Cemal Paşa tarafından yaptırılan bir cami ve çeşme vardır.

Bozantı-Bürüeek şosesinde şimdi yıkıntıları bulunan Hayvabeyi, Büyük Harb’e kadar imarlı olan bir telgraf mer­ kezi ve ticaret yeri idi. Şair Ziya Paşa’nın çok beğenip din­ lendiği bu uğrak yerinden bugün hiç bir eser yoktur. Hayva­ beyi üzerindeki şoseyi yaptıran vali İsmail Hakkı beyin çeşmesi bu yola ayrıca bir şirinlik vermektedir.

Tekir’e giderken Şıhlı mezarlığı karşısındaki yıkıntı da çok eskidir. Burası eskiden Mısır - İstanbul, Bağdat-Istanbul posta tatarlarının uğrak yeri olup Tekir’in tipi ve karlarından postaları korumak için iskân edilen Horasanlı bekçilerin ev­ leriydi. Daha ileride, ardıçlar arasındaki geniş mezarlık, Te- kir’deki eski hayat ve kalabalığın derecesini göstermeye ye­ ter. Hem Torosların en güzel semti de Tekir’dir. Tam bir yay- lâ olan Tekir için Karacaoğlan’m ve çeşitli halk şairlerinin

birçok “ seyahatname,, lerin methiyeleri vardır. Tekir’deki

“ Menzil yurdu,,, eski göçlerin, Mısır ve Bağdat seferine gi­ den “ Otağ-ı Hümâyûn,, un indirildiği yerdir. Paşa yazısı, Kek­ lik pınarı, tatlı suları olan tarihî iki pınardır.. Tekir’den Kadir- hanı’na girerken yanmış görünen büyük bir kışla göze çarpar. Buraya işgalde bir Fransız bölüğü sığınmıştı. Sonradan kah­ raman köylüler tarafından yakılmış ve Fransızlar esir edil­ mişlerdi.

Gülek Boğazı’na gelince: burası Torosların tek geçididir. Darius’u, İskender’i, Yavuz’u tanımış olan bu ihtiyar boğaz, tarih kadar eski ye bir ordu kadar kuvvetlidir. Bu boğazı ele geçirenin muharebeyi kazanacağını söyliyen büyük kuman­ danlara ye hükümdarlara tarihte raslanmıştır.

Biraz da Bozantı ile Gülek Boğazı arasında bulunan İb­ rahim Paşa tabyalarından söz açalım: Ak ve Kızıl tabya

(3)

Bürücek’ten bir görünüş.

lariyle anılan iki kale ile beş yeraltı istihkâmından ibaret olan bu eserlerin asırlık bir geçmişi vardır. Osmanlı imparatorlu­ ğunun başına II. Mahmut zamanında mühim bir belâ musâl- lât olmuştu: kendi kumandanlarından olan Mehmet A li Paşa, Mısır’a giderek istiklâlini ilân etmiş ve baş kaldırarak oğlu İbrahim Paşa’yı kalabalık bir ordu ile Kütahya’ya kadar göndermişti. Şüphesiz dış tesirlerin fazla rolü olan bu baş kal­ dırma hareketi, Türkiye’y i bir kere daha zaafa düşürmüştü. Mehmet A li Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, ilk İş olarak, Adâ- na’yı işgal etti. Ovayı rahatça ele geçirebilmek için Gülek Bo- ğazı’nı almak gerekiyordu. Nitekim İbrahim Paşa, Gülek Bo- ğazı’nı alarak tahkimlere başladı, ilk iş olarak Gülek Boğa- zı’ndan ve Bozantı’dan gelecek herhangi bir tehlikeyi önleye­ bilmek için iki kale yaptırdı. Hâlâ ayakta duran bu kalelerin Hacın dağı eteğinde olanına Aktabya, karşısındakine de Kı- zıltabya denilmektedir. Bunlardan en ehemmiyetlisi Kızıltab- ya’dır. Arkası dağa yaslanmış, Tekir vadisine hâkim bir tepe üzerindedir, içerisinde müdafaa için birçok mazgal delikleri, ve yanlarında da çok sayıda top vardır. Önünü büyük bir de­ re kesen bu kalenin ilerisinde, yer altında oyulmuş beş İstih­ kâm vardır. Bunlar o tarzda yapılmıştır ki yanına yaklaşılma­ dıkça istihkâm oldukları belli olmaz. Buralarda iki yüzden fazla büyük top bulunduğu, fakat çoğunun topraklar altında kaldığı, bir kısmının da başka yerlere taşındığı söylenmekte­ dir. Topların hemen hepsinin üzerinde 1816, 1819 tarihleri ve top numarasiyle "Elhâzetülhaç Mehmet A li Paşa,, yazısı okun­ maktadır. Mısırlı İbrahim Paşa, Tekir civarında yedi yıl kal­ mış, yavlâ bir aşiret ve asker ocağı haline gelmiştir. O sıra­ larda Bürücek, Müftüyurdu yaylâlarına yazı geçirmeye çıkan bir kısım Adana’lılarm Kızıldağ yaylâsım seçmeleri sırf Mı­ sır askerlerinin zararından kendilerini korumak İçindir.

H A L K E D E B İY A T IN D A BÜRÜCEK :

Tekir yaylâsınm aşiret konağı, Bürücek yaylâsımn da

şehirlilerin sayfiye yeri olduğu eski halk türkülerinden de an- .inahşa kalesinin kapısı.

(4)

Anahşa (Arnaşa) kalesinin bir kapısı.

laşılmaktadır. Adana’lılârm ötedenberi üç yaylası vardır: Kı- zıldağ, Bürücek, Gülek. Gidiş gelişteki kolaylık ve tabiat du­ rumu bakımlarından Bürücek diğer iki yaylâyı sönük bırak­ mıştır. Yaylâcılar arasında ötedenberi yayla münakaşaları sürer gelir. Bundan altmış yıl önce Bürücek hakkında bir Kı- zıldağ yaylacısının söylediği taşlamadan şu parçayı okuyalım:

Sinekti bakkalı vardır,

Gündüz de çakkalı vardır', *

Bir cehennem halt vardır, Sana bunlar ayan olsun.

Tabiatiyle bu halk türküsü, yaylâcıları kızdırmak maksa- diyle, şakadan söylenmiştir. Buna karşılık Bürücek hakkın­ da övmelere de raslamr.

İD A R E B A K IM IN D A N BÜRÜCEK :

Bürücek bundan on yıl öfıce Mersin vilâyetine bağlı idi. Eski evkaf ve vergi dairelerinde “ Şıhlı maabürücek,, olarak kayıtlıdır. Şıhlı’da yaz kış oturulur. Burası Bürüceğ’in kuze­ yinde ve karşısında büyücek bir köydür. Son yıllara gelince­ ye kadar Bürücek’in idaresi bu köye aitti. Yaylâ halkı gün geçtikçe çoğaldığı için burada kendi hayatlarına uygun bir idare şekliyle müstakil bir köy kurmak istemişlerdir, ilk iş olarak yaylânın Mersin vilâyetinden Adana vilâyetine bağ­ lanması işi başarılmış, sonradan müstakil köy olarak bir büt­ çesi de yâpımlış ve idaresine başlanmıştır. Müstakil bir köy olarak idare edilmekte ise de buradaki halk senenin büyük bir kısmında Adana’da bulunmaktadır. Kış sporları ve din­ lenmek için kışları Adana’dan Bürüceğ’e çıkanların sayısı pek azdır.

e s k i b ü r ü c e k, y e n i b ü r ü c e k ■.

Eski Bürücek, şimdiki büyük su kaynağı ile cami civarın­ dan ve aşağı mahalleden ibaretti. Hem bu mıntaka, evlerinin eskiliğinden, ağaçlarının yaşlılığından kendi kendine yeni Bü- rücek’ten ayırt edilebilir. Yeni Bürücek eski Bürücek’ten üç defa büyüktür. Yeni Bürüceğ’in on yıllık geçmişi vardır. Çam ormanları arasında reçine kokulariyle başbaşa kalmak isti- yen sayfiye halkının bir kısmı yeni Bürüceğ’in kurulmasına önayak olmuşlardır. Bugünkü görünüşüyle Büyük Bozbayır’- dan K ız Kalesine kadar orman içinde genişliyen Bürücek, Ada­

nasıları sıcaklardan kurtaran bir yaylâdır. Evlern seyrek ve ormanlar arasında bulunması, yaz sıcaklarından bunalan ve iş hayatından yorulan insanlara iyice dinlenme imkânını ve­ rir. Evler gittikçe güzelleşmekte ve yollar her gün biraz daha düzeltilmektedir. Yaylânın su ihtiyacının da daha sıhhî bir usulle temini için çalışılıyor. Susuz ev yok gibidir. Yalnız bir çok suların boşuna akması, açık oluklardan geçmesi önlen­ mekte, kapalı boru ile her eve su verilmesi çareleri düşünüle­ rek tatbik edilmektedir. Kısacası, eski Bürüceğ’i onbeş yıl önce görenler bugünkü yaylâda tam bir değişiklik ve güzel­ lik görerek hayret edeceklerdir.

T A Ş IM A V A S IT A L A R I VE YO L B A K IM IN D A N BÜRÜ­ CEK :

Bürücek yaylâsı Adana’ya hem kara yolu, hem de demir- yoluyla bağlıdır. Bozantı - Adana şosesi Bürüceğ’in yakının­ dan geçer. Bürücek ile Adana arasında her gün birçok otobüs, otomobil gider gelir. Bunlar ağırlığına, taşıma vasıtalarının cinsine ve kuvvetine göre, Adana - Bürücek arasını üç dört saatta alabilirler. Kara yolunun önemli bir parçası, Mersin vilâyetine ait bölgeden geçer. Bu yolun uzunluğu doksan ki­ lometre kadardır. İkinci önemli taşıma vasıtası tirendir. Bel­ ki Bürüceğ’in ünlü, kalabalık bir yer olmasını temin eden d.e bu vasıtadır. Geliş gidişinde Bozantı istasyonundan çok uygun zamanlarda geçen tirenler, Bürüceğ’in gözde tutulmasına yar­ dım etmektedir. Tiren, Adana - Bozantı arasını üç, üçbuçuk sa- atta alır. Bürücek ihtiyar heyetinin yardımiyle her tireni kar- şılıyan bir otobüs vardır. Bu otobüs, Bozantı ile Bürücek ara­ sındaki onüç kilometrelik yolu yirmi dakikada alır, yolcuları yaylâya ve hemen herkesin evine ayrı ayrı bırakabilir. Bu iş daha çok önemlendirilirse Bürücek yaylâsının turizm bakı­ mından değeri artar. Biirücek’le Adana arasında hem otomo­ bil, hem tiren bulunması, eski devirlerin çanlı katırlarla, mah- feli develerle yapılan yaylacılığını öldürmüştür. Yirminci yüz­ yılın taşıma vasıtaları yanında eski biçim yaylâcılık, tabia­ tiyle, yanşamaz, işte Kızıldağ yaylâsının yüksek vasıflarına nispetle sayılı denebilecek ziyaretçisi, yaylâcısı olması taşı­ ma vasıtalarının elverişsizliğinden ileri gelir. Bürücek yayla­ sının yazları iki üç bin nufusu kucağında barındırmasını, ta­ şıma vasıtalarının bolluğuna ve her türlü dinlenmeyi temin et­ mesine borçluyuz, işte taşıma vasıtalarının diğer yaylâlarda bulunmayan vasıf ve çeşitte olması, Bürüceğ’i diğer yayla­ lardan gözde bir duruma getirmiştir, ikinci bir tercih sebebi de, şehirle Bürücek arasında telefon ve posta muhaberesinin temin edilmiş olmasıdır. Bürücek’te yazları bir candarma ka­ rakolu bulunur. Acele işler için bu telefonla. Adana ile görü- şülebiliyor.

Bürücek’te emniyet durumu da eski yaylâya nispetle çok iyidir. Köyde hizmet gören dört bekçi ve ayrıca candarmalar bulunur. Nahiye merkezi yakındır. Bundan başka orman ko­ ruma kıtaları da vardır. Bürücek’te hastaları her zaman mu­ ayene edebilecek bir doktor da bulunur ve ufak tefek ilâçlar da tedarik edilebilir.

TURİZM B A K IM IN D A N BÜRÜCEK :

insan ruhunun değişikliğe, dinlenmeye olan ihtiyacı, ma­ kine asrının doğurduğu hayatta daha çok artmıştır. Bugün her iş sahibinin senenin belli aylarında, yeni yerler görmesi, dinlenmesi önemli bir ihtiyaçtır. Toroslar bu ihtiyacımızı bol böl giderecek imkânlar diyarıdır. Toroslarm karlı tepeleri­ ni, uçurumlu’ eteklerini görmek, aynı zamanda tatlı ve temiz bir havada dolaşmak her yerde ele geçlrilemeyen güzel bir fırsattır. Yalnız, yurdumuzu bir turizm yuvası haline getire­ bilmek için bazı teşkilât yapmak zorundayız. Toroslarda mü­ kemmel oteller yapmak ve turizm zevkini kökleştirmek lâzım­ dır. Alp dağlarının eteklerindeki spor şenliklerini Toroslarda da göreceğimiz günler gelecektir.

10

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleğ Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alarak iş resmine göre ölçme, kontrol, markalama ve kesme işlemleriyle ilgili uygulamalar yapar.. İş sağlığı ve

Dünya’nın çevresindeki elips şeklindeki yörüngesine fırlatıldıktan sonra -yörüngedeyken aracın Dünya’ya olan uzaklığı 250 km -23.500 km arasında değişir- Mars

A) Mevsim şartları ve erzak yetersizliği. B) Rus birliklerinin İngilizler tarafından desteklenmesi. C) Osmanlı Ordusu’nun başka cepheye yönlendirilmesi. D) Osmanlı

büyük kara memelisi olarak bilinen “Dev Ger- gedan”a ait fosiller (Şekil 5), Adana-Yumurta- lık sahilinde karaya vuran güncel “Uzun Balina

İki ülke arasındaki "Mavi Büyüme" isimli ilk stratejik proje, Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Bakanlığı tarafından yönetilen 2014 - 2020 Dönemi Interreg -

den ge rek se bir çok Ko mü nist Par ti için den bir çok ko mü nist, re viz yo nist Kruş çef’in der di nin ger çek te ya pı lan ki mi yan lış lık la rı dü zelt mek

onnation using the relational database management name relational systems from the fact that each record tlıabase contains information related to a single subject

Benzeri düzenlemeler 6331 say ılı Kanunda yer alıyor ama teftiş yetkisi sadece, "iş sağlığı ve güvenliği yönünden tefti şe yetkili iş